14 Mayıs’taki Seçimde 36 Siyasi Parti Yarışacak

AK Parti Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın seçim kararını imzalamasının ardından Resmi Gazete’de yayımlanan karar sonrası 14 Mayıs’a uzanan seçim süreci başladı.

Haber Merkezi / Yüksek Seçim Kurulu’nun (YSK), 14 Mayıs yapılacak seçimde 36 siyasi partinin seçimlere katılma yeterliliği sağladığını duyurdu.

Seçime girme yeterliliği bulunduğu onaylanan partiler şunlar:

Adalet ve Birlik Partisi, Adalet Partisi, Adalet ve Kalkınma Partisi, Anavatan Partisi, Bağımsız Türkiye Partisi, Büyük Birlik Partisi, Büyük Türkiye Partisi, Cumhuriyet Halk Partisi, Demokrasi ve Atılım Partisi, Demokratik Sol Parti, Demokrat Parti, Emek Partisi, Gelecek Partisi, Genç Parti, Güç Birliği Partisi, Hak ve Özgürlükler Partisi, Halkın Kurtuluş Partisi, Halkların Demokratik Partisi, Hür Dava Partisi, İYİ Parti, Memleket Partisi, Millet Partisi, Milliyetçi Hareket Partisi, Milli Yol Partisi, Saadet Partisi, Sol Parti, Türkiye Değişim Partisi, Türkiye İşçi Partisi, Türkiye Komünist Hareketi, Türkiye Komünist Partisi, Vatan Partisi, Yeniden Refah Partisi, Yenilik Partisi, Yeni Türkiye Partisi, Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi, Zafer Partisi.

Seçime katılacak partiler arasında Zafer Partisi, Büyük Türkiye Partisi, Güç Birliği Partisi, Hak ve Özgürlükler Partisi, Halkın Kurtuluş Partisi, Milli Yol Partisi, Yenilik Partisi ve Yeşil Sol Parti seçime girme yeterliliğini yeni kazanan siyasi partiler oldu.

Cumhurbaşkanı seçimi nasıl olacak?

Cumhurbaşkanı seçiminde ilk oylama 14 Mayıs günü düzenlenecek.

İlk oylamada hiçbir aday yüzde 50 artı 1 çoğunluğunu sağlayamazsa bu oylamayı izleyen ikinci pazar günü yani 28 Mayıs’ta seçmenler bir kez daha sandık başına gidecek.

İkinci turda seçime tüm adaylar değil, sadece ilk oylamada en çok oy alan iki aday katılacak. Oylama sonucu geçerli oyların çoğunluğunu alan aday cumhurbaşkanı seçilecek.

Oylamalara tek adayla gidilmesi halinde, seçim referandum şeklinde yapılacak. Bu durumda geçerli oyların salt çoğunluğunu alan aday cumhurbaşkanı seçilecek.

Milletvekili seçimi nasıl olacak?

Cumhurbaşkanı seçimiyle aynı gün TBMM’deki 600 sandalye için milletvekili seçimi de yapılacak.

Siyasi partilerin milletvekili çıkarabilmesi için ya tek başına ülke seçim barajını geçmesi ya da bir ittifak içerisinde yer alması ve bu ittifakın toplam oyunun geçerli oylara göre belirlenmiş ülke barajını geçmesi gerekecek. Ülke barajı yeni seçim yasası ile yüzde 10’dan yüzde 7’ye indirilmişti.

Bu nedenle ittifakta yer alan partilerin ayrı ayrı yüzde 7’yi geçmeleri gerekmeyecek. İttifakın aldığı oy toplamı genel baraj olan yüzde 7’yi geçtiğinde ittifak içindeki tüm partiler barajı geçmiş sayılacak.

Bir ittifak barajı geçmesi durumunda ittifakı oluşturan siyasi partilerin milletvekili sayıları, ittifakın aldığı toplam milletvekili sayısının, her partinin aldığı oy oranına göre dağıtılarak hesaplanacak.

Hangi ilden kaç vekil seçilecek?

YSK’nın 31 Aralık 2022 nüfus verileri kapsamında illerin milletvekili sayıları dağılım tablosu 3 Mart’ta Resmî Gazete’de yayımlandı.

Tabloda 600 milletvekilinin il ve seçim bölgelerine göre dağılımları yer aldı. Buna göre Ankara 36, İstanbul 98, İzmir 28 milletvekili çıkaracak.

Ankara 3, Bursa 2, İstanbul 3, İzmir ise 2 seçim bölgesine ayrılacak.

Kocaeli ve Sakarya’nın çıkaracağı milletvekili sayısı birer artarken Tunceli ve Bayburt’un milletvekili sayısı birer azaldı. Kocaeli’nin vekil sayısı 13’ten 14’e, Sakarya’nın 7’den 8’e çıktı. Tunceli ve Bayburt’un çıkaracağı milletvekili sayısı 2’den 1’e düştü.

Diğer iller ve çıkaracakları milletvekili sayıları ise şöyle sıralanıyor:

Adana 15, Adıyaman 5, Afyonkarahisar 6, Ağrı 4, Amasya 3, Antalya 17, Artvin 2, Aydın 8, Balıkesir 9, Bilecik 2, Bingöl 3, Bitlis 3, Bolu 3, Burdur 3, Bursa 20, Çanakkale 4, Çankırı 2, Çorum 4, Denizli 7, Diyarbakır 12, Edirne 4, Elazığ 5, Erzincan 2, Erzurum 6, Eskişehir 6, Gaziantep 14, Giresun 4, Gümüşhane 2, Hakkari 3, Hatay 11, Isparta 4, Mersin 13, Kars 3, Kastamonu 3, Kayseri 10, Kırklareli 3, Kırşehir 2, Konya 15, Kütahya 5, Malatya 6, Manisa 10, Kahramanmaraş 8, Mardin 6, Muğla 7, Muş 3, Nevşehir 3, Niğde 3, Ordu 6, Rize 3, Samsun 9, Siirt 3, Sinop 2, Sivas 5, Tekirdağ 8, Tokat 5, Trabzon 6, Şanlıurfa 14, Uşak 3, Van 8, Yozgat 4, Zonguldak 5, Aksaray 4, Karaman 3, Kırıkkale 3, Batman 5, Şırnak 4, Bartın 2, Ardahan 2, Iğdır 2, Yalova 3, Karabük 3, Kilis 2, Osmaniye 4 ve Düzce 3.

Paylaşın

Seçim Kararı Resmi Gazete’de Yayımlandı; Süreç Nasıl İşleyecek?

AK Parti Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın seçim kararını imzalamasının ardından karar Resmi Gazete’de yayımlandı. 14 Mayıs’a uzanan seçim süreci başlarken, taslak seçim takvimine göre süreç nasıl ilerleyecek?

Yüksek Seçim Kurulu (YSK) toplanarak Cumhurbaşkanı kararına dayanarak Cumhurbaşkanı ve 28. Dönem Milletvekili Seçimi için takvimi belirleyecek ve seçimin başlangıç tarihini duyuracak.

Peki seçim süreci nasıl işleyecek?

Seçimin yenilenmesi kararı ne anlama geliyor?

Anayasa’nın 116. Maddesine göre, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM), üye tam sayısının beşte üçünün yani 360’ının çoğunluğuyla seçimlerin yenilenmesine karar verebiliyor.

Cumhurbaşkanının da seçimlerin yenilenmesi kararı alma hakkı bulunuyor.

Ancak Cumhurbaşkanının seçimi yenilemesi kararı “TBMM’nin feshi” anlamına gelmiyor. O nedenle Meclis, seçim nedeniyle ara verme kararı alana kadar çalışmalarını sürdürebilecek.

Cumhurbaşkanının da seçimlerin yenilenmesini kararı alma hakkı bulunuyor. Bu şekilde yenileme kararı verilmesi halinde genel seçim ile cumhurbaşkanı seçimi birlikte yapılıyor.

Seçim takvimi taslağına göre süreç nasıl?

YSK iki seçim için tek takvim hazırlayacak. Beklenti, Kurul’un seçim takvimini 20 ya da 21 Mart günlerinde başlatması yönünde.

Resmi olmayan taslak takvime göre milletvekili adayı olmak isteyen kamu görevlilerinin tahminen 17 Mart’a kadar istifa etmeleri gerekecek. Bu kapsamda hâkimler ve savcılar, yüksek yargı organları mensupları, yükseköğretim kurumlarındaki öğretim elemanları, Yükseköğretim Kurulu üyeleri, RTÜK üyeleri, kamu kurumu ve kuruluşlarının memur statüsündeki görevlileri ile yaptıkları hizmet bakımından işçi niteliği taşımayan diğer kamu görevlileri gibi çeşitli kamu görevlilerinin istifa etmesi gerekiyor.

Siyasi partilerin en geç 10 Nisan’da milletvekili aday listelerini YSK’ya bildirmeleri ve ardından kurulun partilerin aday listelerini, adaylık koşullarını taşıyıp taşımadıkları konusunda incelemeye başlaması bekleniyor.

YSK’nın seçim çevreleri itibarıyla milletvekili kesin aday listelerini ilan edilmek üzere 19 Nisan civarında il seçim kurullarına ve Resmi Gazete’ye göndermesi de öngörülüyor.

YSK aynı zamanda seçim takvimi süresince izlenecek usul ve yöntemlere ilişkin çeşitli genelgeler de yayınlayacak.

Olası takvime göre siyasi partilerin Cumhurbaşkanı adaylığı için yapacakları başvurunun 25 Mart’a kadar olması öngörülürken ittifak yaparak seçime katılma kararı alan siyasi partilerin genel başkanlarının imzalarını içeren ittifak protokolünün YSK’ya tesliminin de en son 26 Mart’ta olması bekleniyor.

Başvurular yapıldıktan sonra ise önce Cumhurbaşkanı geçici aday listesi Resmi Gazete’de yayımlanacak ve böylelikle olası itiraz süreci başlayacak. Tahmini 2-3 Nisan günlerinde de cumhurbaşkanlığı kesin aday listesinin RG’de yayımlanması bekleniyor.

Cumhurbaşkanı seçimi nasıl olacak?

Cumhurbaşkanı seçiminde ilk oylama 14 Mayıs günü düzenlenecek.

İlk oylamada hiçbir aday yüzde 50 artı 1 çoğunluğunu sağlayamazsa bu oylamayı izleyen ikinci pazar günü yani 28 Mayıs’ta seçmenler bir kez daha sandık başına gidecek.

İkinci turda seçime tüm adaylar değil, sadece ilk oylamada en çok oy alan iki aday katılacak. Oylama sonucu geçerli oyların çoğunluğunu alan aday cumhurbaşkanı seçilecek.

Oylamalara tek adayla gidilmesi halinde, seçim referandum şeklinde yapılacak. Bu durumda geçerli oyların salt çoğunluğunu alan aday cumhurbaşkanı seçilecek.

Milletvekili seçimi nasıl olacak?

Cumhurbaşkanı seçimiyle aynı gün TBMM’deki 600 sandalye için milletvekili seçimi de yapılacak.

Siyasi partilerin milletvekili çıkarabilmesi için ya tek başına ülke seçim barajını geçmesi ya da bir ittifak içerisinde yer alması ve bu ittifakın toplam oyunun geçerli oylara göre belirlenmiş ülke barajını geçmesi gerekecek. Ülke barajı yeni seçim yasası ile yüzde 10’dan yüzde 7’ye indirilmişti.

Bu nedenle ittifakta yer alan partilerin ayrı ayrı yüzde 7’yi geçmeleri gerekmeyecek. İttifakın aldığı oy toplamı genel baraj olan yüzde 7’yi geçtiğinde ittifak içindeki tüm partiler barajı geçmiş sayılacak.

Bir ittifak barajı geçmesi durumunda ittifakı oluşturan siyasi partilerin milletvekili sayıları, ittifakın aldığı toplam milletvekili sayısının, her partinin aldığı oy oranına göre dağıtılarak hesaplanacak.

Hangi ilden kaç vekil seçilecek?

YSK’nın 31 Aralık 2022 nüfus verileri kapsamında illerin milletvekili sayıları dağılım tablosu 3 Mart’ta Resmî Gazete’de yayımlandı.

Tabloda 600 milletvekilinin il ve seçim bölgelerine göre dağılımları yer aldı. Buna göre Ankara 36, İstanbul 98, İzmir 28 milletvekili çıkaracak.

Ankara 3, Bursa 2, İstanbul 3, İzmir ise 2 seçim bölgesine ayrılacak.

Kocaeli ve Sakarya’nın çıkaracağı milletvekili sayısı birer artarken Tunceli ve Bayburt’un milletvekili sayısı birer azaldı. Kocaeli’nin vekil sayısı 13’ten 14’e, Sakarya’nın 7’den 8’e çıktı. Tunceli ve Bayburt’un çıkaracağı milletvekili sayısı 2’den 1’e düştü.

Diğer iller ve çıkaracakları milletvekili sayıları ise şöyle sıralanıyor:

Adana 15, Adıyaman 5, Afyonkarahisar 6, Ağrı 4, Amasya 3, Antalya 17, Artvin 2, Aydın 8, Balıkesir 9, Bilecik 2, Bingöl 3, Bitlis 3, Bolu 3, Burdur 3, Bursa 20, Çanakkale 4, Çankırı 2, Çorum 4, Denizli 7, Diyarbakır 12, Edirne 4, Elazığ 5, Erzincan 2, Erzurum 6, Eskişehir 6, Gaziantep 14, Giresun 4, Gümüşhane 2, Hakkari 3, Hatay 11, Isparta 4, Mersin 13, Kars 3, Kastamonu 3, Kayseri 10, Kırklareli 3, Kırşehir 2, Konya 15, Kütahya 5, Malatya 6, Manisa 10, Kahramanmaraş 8, Mardin 6, Muğla 7, Muş 3, Nevşehir 3, Niğde 3, Ordu 6, Rize 3, Samsun 9, Siirt 3, Sinop 2, Sivas 5, Tekirdağ 8, Tokat 5, Trabzon 6, Şanlıurfa 14, Uşak 3, Van 8, Yozgat 4, Zonguldak 5, Aksaray 4, Karaman 3, Kırıkkale 3, Batman 5, Şırnak 4, Bartın 2, Ardahan 2, Iğdır 2, Yalova 3, Karabük 3, Kilis 2, Osmaniye 4 ve Düzce 3.

Depremden etkilenen 11 ilde milletvekili sayısı değişecek mi?

YSK, 31 Aralık 2022 tarihindeki nüfus sayımını esas alarak illerin çıkaracağı milletvekili sayılarını ilan etti. O nedenle depremden etkilenen illerde milletvekili sayısı değişmeyecek.

YSK’nın 2 Mart 2023’te ilan ettiği karara göre depremden etkilenen Adana 15, Şanlıurfa 14, Gaziantep 14, Diyarbakır 12, Hatay 11, Kahramanmaraş 8, Malatya 6, Adıyaman 5, Osmaniye 4, Kilis 2 milletvekili çıkaracak.

YSK’nın yürüttüğü çalışmaya göre, rakam ne kadar büyük olursa olsun göç veren illerin de, göç alan illerin de seçimlerde çıkaracağı milletvekili sayılarında bir değişiklik olmayacak.

Depremzedeler nasıl oy kullanacak?

6 Şubat’ta meydana gelen Kahramanmaraş merkezli depremlerden etkilenen 11 ilde yaşayanlar, bulundukları illerden taşınmadılar ise YSK’nın belirleyeceği yerlerde, mevcut seçmen kütüklerine göre bulundukları illerin milletvekili ile cumhurbaşkanını belirlemek için oy kullanabilecek.

Çadır kentlerde ya da konteynerlerde kalan yurttaşlar için YSK’nın gerekli önlemleri almakla yükümlü. Başka illere taşınan yurttaşlar ise seçmen kütüklerini bulundukları illere taşıyabilecek ve oyları bu ilin milletvekili seçimi için geçerli olacak.

Örneğin, Hatay’dan Ankara’ya taşınan bir seçmen, taşındığı ilde oy kullanabilecek ancak oyları Ankara’daki milletvekilliği seçimi için geçerli olacak.

Yeni seçim barajı nasıl uygulanacak, ittifaktaki partiler için seçim barajı nasıl hesaplanacak?

Siyasi partilerin milletvekili çıkarabilmesi için ya tek başına ülke seçim barajını geçmesi ya da bir ittifak içerisinde yer alması ve bu ittifakın toplam oyunun geçerli oylara göre belirlenmiş ülke barajını geçmesi gerekecek.

Geçen yıl yapılan yasal değişiklikle ülke barajı yüzde 7’ye çekildi.

İttifakla seçime girilmesi halinde, ittifakın toplam oylarının yüzde 7’yi geçmesi halinde, ittifak içinde yer alan siyasi partiler de barajı geçmiş sayılacak.

İttifak yapan partilerin milletvekili sayıları nasıl hesaplanacak?

6 Nisan 2022’de yürürlüğe giren seçim yasası değişikliği ile ittifakın barajı geçmesi koşuluyla, her bir siyasi partinin milletvekili sayısı, ittifakın aldığı toplam milletvekili sayısını, her partinin aldığı oy oranına göre dağıtılarak hesaplanacak.

Bu sistem, ittifak içinde yer alan oy oranı düşük siyasi partilerin daha az milletvekili çıkarması sonucunu doğurabilir.

2018 seçimlerinde ise ittifaka giren partilerin milletvekili sayısı, ittifakın toplam oyunun, partilerin bir seçim çevresinde aldığı oylara bölünmesiyle hesaplanıyordu.

Paylaşın

Seçim Ertelenir Mi Tartışmaları: YSK’nın Erteleme Yetkisi Yok

Eski TBMM başkanlarından Bülent Arınç, “YSK’nin seçimi erteleme yetkisi bal gibi var. 79. madde bunu anlatıyor” sözlerini yorumlayan Prof. Dr. Levent Köker, “Anayasa’nın 79. maddesinde böyle bir yetki kesinlikle yok. Seçimlerin hangi gün yapılacağı, 24 Haziran 2018 tarihinden beri bellidir” dedi ve ekledi:

“Anayasa ve kanun hükümlerine göre ‘yeni seçimler’ için oy verme günü 18 Haziran 2023’tür. Bu tarih, TBMM tarafından en az 360 milletvekilinin kararı ile ya da Cumhurbaşkanı tarafından erkene alınabilir.”

Kahramanmaraş merkezli depremler nedeniyle “Seçimler bir kereye mahsus ertelensin” açıklamasıyla tartışma yaratan TBMM Eski Başkanı Bülent Arınç, önceki akşam da Ankara Masası Gündem Özel yayınında Gazeteci Gürkan Zengin’in konuğu oldu.

Seçimle ilgili 3 seçeneğin masada olduğunu söyleyen Arınç, bu seçeneklerin dışında Yüksek Seçim Kurulunun da devreye girebileceğini ifade ederek “YSK’nin seçimi erteleme yetkisi bal gibi var. 79. madde bunu anlatıyor” dedi. Arınç, seçim için 3 seçeneği ön gördüğünü belirterek “Birincisi seçimlerin ertelenmesi, ikincisi seçimlerin kasımda yapılması, üçüncüsü de tüm siyasi partilerin anlaşabileceği bir tarihte yapılması” ifadelerini kullandı.

Arınç’ın “Eğer anlaşma olmazsa partiler pişman olur. Kaos çıkar, birisi yapmayacaksın diyebilir, öbürü yapacaksın diyebilir. Esas seçimi yapmakla görevli olan kurum bu bana yetişmez diyebilir, çık işin içinden. Mecelle’nin kaidesi…Sulh hükümlerin en güzelidir. Burada sulh nedir uzlaşmak” sözlerine de büyük tepki geldi.

Arınç’ın sözlerini Evrensel’den Şerif Karataş’a yorumlayan Kamu Hukukçusu Prof. Dr.  Levent Köker, “Anayasa’nın 79. maddesinde böyle bir yetki kesinlikle yok. Seçimlerin hangi gün yapılacağı, 24 Haziran 2018 tarihinden beri bellidir. Anayasa ve kanun hükümlerine göre “yeni seçimler” için oy verme günü 18 Haziran 2023’tür. Bu tarih, TBMM tarafından en az 360 milletvekilinin kararı ile ya da Cumhurbaşkanı tarafından erkene alınabilir. Ancak, seçimlerin ertelenmesi sadece ve sadece “savaş sebebiyle” ve “TBMM kararı ile” olabilir.

Şu anki duruma göre YSK, 18 Haziran 2023’teki oy verme günü seçimlerin yapılabilmesi için Anayasa’nın 79. maddesinin ve seçimlerle ilgili mevzuatın kendisine verdiği görevleri yerine getirmekle yükümlüdür. YSK’nin yetkisi, seçimlerin yönetimi ve denetimi ile ilgilidir, seçim tarihini belirleme, seçimleri erteleme gibi bir yetkisi kesinlikle yoktur. Hiçbir kişi veya organ kaynağını Anayasa’dan almayan bir yetkiyi kullanamayacağı gibi, seçimleri ertelemek gibi bir yetkinin Arınç’ın yaptığı gibi “yorum yoluyla” türetilmesi de kesinlikle mümkün değildir” ifadelerini kullandı.

“Ortada kaos çıkarılacak bir durum yok”

Seçimlerin ne zaman yapılacağı ile ilgili hukuksal bir belirsizlik olmadığını söyleyen Köker “Bülent Arınç, bu konuda kişisel bir beyanda bulunmuş, kendi fikrini söylemiş, değerlendirmeye değer bir husus yok. Arınç’ın ilk açıklamasında, bu fikrine uygun olarak TBMM’de partilerin uzlaşmasıyla bir Anayasa değişikliği yaparak seçimlerin ertelenmesi önerisi yer alıyordu. Sonraki açıklamalarında, bu olmazsa “kaos çıkar, kendileri bilirler” gibi tam ne demek istediği belli olmayan sözler sarf ettiği görülüyor.

Ortada kaos çıkarılacak bir durum yok. Yukarıda da belirttiğim gibi, seçimlerin 18 Haziran 2023 günü yapılacağı ve bu seçimler için takvimin 60 gün öncesinden (yani18 Nisan 2023 öncesinden, yaklaşık 15 Nisan gibi) başlayacağı, Anayasa ve kanun hükümleri tarafından belirlenmiş durumda. YSK de bu kurallara göre hareket etmekle yükümlü olan bir devlet kurumudur. Herhangi bir belirsizlik veya kaotik ortam oluşturabilecek bir boşluk söz konusu değildir” dedi.

Paylaşın

Kılıçdaroğlu: Yüksek Seçim Kurulu, Seçimleri Erteleyemez

11 ilde büyük yıkıma ve on binlerle ifade edilen can kaybına neden olan Kahramanmaraş Pazarcık ve Elbistan merkezli 7,7 ve 7,6 şiddetindeki depremlerin ardından ardından, cumhurbaşkanlığı ve milletvekilliği seçimlerine ilişkin tartışmalar gündemin öne çıkan başlıkları arasındaki yerini koruyor.

İktidardan tartışmalara ilişkin net açıklamalar gelmezken, ana muhalefet partisi CHP’nin Lideri Kılıçdaroğlu, “Yüksek Seçim Kurulu (YSK), seçimi erteleyemez. Bunun için yetkisi yok. Seçim zamanında yapılacak” dedi.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Habertürk’ten Bülent Aydemir’e yaptığı açıklamada “Seçim zamanında, 18 Haziran’da yapılacak. Önümüzde bunun için 4 ay var. Eğer daha önce seçim yapmak istiyorsa yetkisini kullanıp Meclis’i feshetmesi gerekir” dedi. Kılıçdaroğlu şunları söyledi:

“Parlamento çalışıyor zaten. Bir talebiniz varsa oraya getirin. Ancak kararı YSK üzerinden almayı planlıyorlarsa ve YSK, ‘bu şartlarda sağlıklı seçim yapamayız’ derse kapısına kilit vurmak lazım. Bu teknolojik imkânlarla nasıl seçim yapamıyoruz dersin? Bugünün şartlarında telefonunuzdaki GPS sinyalinden anında yeriniz dahi belirleniyor. YSK böyle bir karar alırsa açık söylüyorum; bu, demokrasiye darbedir. Hukukun üstünlüğüne vurulmuş bir darbedir. Hiçbir hakim böyle bir kararın altına imza atmaz.”

Aydemir’in aktardığına göre Kılıçdaroğlu, seçimi geri bırakabilmek için Anayasa’daki savaş hali hükmüne rağmen YSK’nın, “sağlıklı seçim yapamayız” kararı alması durumunda sine-i millete dönme seçeneğine pek sıcak bakmıyor. Kılıçdaroğlu, “Öyle bir şey olmaz. YSK, seçimi erteleyemez. Bunun için yetkisi yok. Seçim zamanında yapılacak” dedi.

Kılıçdaroğlu, millet ittifakının takvimine dair de “Önümüzde günlerde Temel Bey bir liderler turu yapabilir. Sonrasında toplanacağız” diye konuştu.

Paylaşın

“YSK’da Seçimlere İlişkin Dört Senaryo Konuşuluyor” İddiası

11 ilde büyük yıkıma neden olan Kahramanmaraş Pazarcık ve Elbistan merkezli depremler sonrası seçim tartışmaları sürüyor. Yüksek Seçim Kurulu’nda (YSK) neler konuşulduğu ve YSK’nın tutumu da merak edilenler arasında.

YSK’da 10 gün öncesine kadar seçim 14 Mayıs’ta olursa ne olur, 18 Haziran’da olursa ne olur, neler yapılması gerekir? sorusu üzerine iki senaryonun konuşulduğu, depremlerle birlikte ikili senaryonun dörtlü senaryoya dönüştüğü iddia edildi.

Kısa Dalga’dan Ersan Atar, YSK’da konuşulduğunu belirttiği 4 senaryoyu köşesine taşıdı. Atar’ın kulislerden edindiği bilgiler şöyle:

“Tıpkı kamuoyundaki gibi YSK’da da 10 gün öncesine kadar “Seçim 14 Mayıs’ta olursa ne olur, 18 Haziran’da olursa ne olur, neler yapılması gerekir?” sorusu üzerine iki senaryo oluşturulduğunu öğreniyoruz. Ancak deprem her şeyi, tıpkı ülkedeki gibi, YSK’da da alt üst etmiş görünüyor. Dolayısıyla da “ikili senaryo”, “dörtlü senaryoya” dönüşmüş durumda.

Tekrar belirtelim ki bizim numaralandıracağımız senaryolar, YSK’da biri diğerinden daha öncelikli veya biri diğerine göre daha az öncelikli değil. Bu senaryoları, tek cümle içinde şöyle sıralamak mümkün: “Yeni yasalı 18 Haziran, yeni yasasız 18 Haziran, yeni yasalı 14 Mayıs, yeni yasasız 14 Mayıs”.

Senaryoların açılımlarını da şöyle anlatabiliriz:

Birinci senaryo: Seçim 18 Haziran’da ve deprem bölgesindeki oy kullanmaya ilişkin Meclis’ten yasa çıkmıyor.

İkinci senaryo: Seçim 18 Haziran’da ve deprem bölgesindeki oy kullanmaya ilişkin Meclis’te yasal düzenleme yapılmış.

Üçüncü senaryo: Seçim 14 Mayıs’ta ve deprem bölgesindeki oy kullanmaya ilişkin Meclis’ten yasa çıkmıyor

Dördüncü senaryo: Seçim 14 Mayıs’ta ve deprem bölgesindeki oy kullanmaya ilişkin Meclis’ten yasa çıkmış.

Bir ara not: Elbetteki buradaki “yasa”dan kasıt, Anayasa’ya “seçim kanunlarında yapılacak değişiklikler bir yıl içinde yapılacak seçimlerde uygulanmaz” hükmüne istisna getiren bir geçici madde eklenmesi ve sonrasında ona göre Seçim Kanunu’nda değişiklik yapılması.

***

Ankara’da YSK’nın, önümüzdeki günlerde siyasi partilerin YSK temsilcilerini çağırıp, “gelin bir konuşalım” diyeceği de konuşuluyor. Şöyle ki YSK tabloya bakıp sağlıklı bir seçmen kütüğü oluşturulmasının güç olacağına kanaat getirirse siyasi partilerden, “Bu sorunu Meclis’te çözün” diyebilir.

YSK haliyle bunu siyasi partilere yazı yazarak yapacak değil veya YSK Başkanının siyasi partileri bunun için arayacağını beklememek gerekir. Kurul’da bu işler şöyle işler: Meclis’te grubu bulunan siyasi partilerin YSK’da temsilcileri vardır. Bunlar bildiğiniz YSK üyesi gibi Kurul toplantılarına katılır. YSK’nın “Sağlıklı bir seçim istiyorsanız, bu işi çözün, oy kullanmaya elverişli adresler oluşturulmasına olanak tanıyan yasayı, Anayasa değişikliğini yapın” diyebileceği de Ankara’da konuşulanlar arasında.”

Paylaşın

Seçimler Yaklaşıyor; Peki Hangi Parti Ne Kadar Hazine Yardımı Alacak?

Siyasi partilere yapılacak Hazine yardımı yasa gereğince bütçe yürürlüğe girdikten sonra Ocak ayı başında Yüksek Seçim Kurulu tarafından belirleniyor ve 10 Ocak’a kadar siyasi parti hesaplarına yatırılıyor.

Bu yılki bütçeye göre, son seçimlerde, en yüksek oyu alan AK Parti 653,8 milyon, CHP 348 milyon, HDP 179,8 milyon, MHP 170,5 milyon, İYİ Parti ise 153,1 milyon TL Hazine yardımı aldı.

Seçim takviminin açıklanmasının ardından partilere ek yardım yapılacak. Bu durumda ise AK Parti’ye 1,3 milyar TL, CHP’ye 695,9 milyon TL, HDP’ye 359,7 milyon TL, MHP’ye 341 milyon TL, İYİ Parti’ye ise 306,1 milyon TL ek yardım yapılacak.

Türkiye’nin seçime hazırlandığı bugünlerde en çok tartışılan konulardan biri de Hazine yardımı. Aldıkları oy oranında Hazine’den yardım alan partiler arasında en büyük pay bu yıl da AK Parti’ye düşüyor. AK Parti 653,8 milyon TL yardım alacak. Yardımdan en az payı, 153,1 milyon TL ile İYİ Parti alacak.

Türkiye’de siyasi partilere Hazine yardımı yapılması uygulaması 1965 yılında, 648 sayılı Siyasi Partiler Kanunu’nda yapılan yasal düzenlemeyle başladı.

Maliye Bakanlığı Strateji Geliştirme Başkanlığı tarafından hazırlanan ‘Siyasetin Kamusal Finansmanı- Siyasal Partilere Devlet Yardımı’ isimli kitapta yer alan bilgilere göre ilk yardımın yapıldığı 1965 yılında, Adalet Partisi 2,5 milyon, CHP 2,5 milyon, Cumhuriyetçi Köylü Millet Partisi 1 milyon TL Hazine yardımı aldı.

Yardım oranları dönem dönem değişse de hala devam eden bir uygulama. Yasaya göre milletvekili genel seçimlerinde toplam geçerli oyların yüzde 3’ünden fazlasını alan siyasi partilere her yıl, o yılki genel bütçe gelirlerinin 5 binde ikisi oranında Hazine yardımı yapılıyor.

3 trilyon 762 milyar 439 milyon 808 bin lira olarak hesaplanan 2023 bütçesindeki gelirlerin 1 milyar 504 milyon 976 bin TL’lik miktarı partilere yardım olarak dağıtılacak. 2023’ün milletvekili seçim yılı olması nedeniyle, yasa gereği, bu miktar üç katına çıkarılarak, 4 milyar 514 milyon lira olacak.

En büyük pay AK Parti’nin

Siyasi partilere yapılacak Hazine yardımı yasa gereğince bütçe yürürlüğe girdikten sonra Ocak ayı başında Yüksek Seçim Kurulu tarafından belirleniyor ve 10 Ocak’a kadar siyasi parti hesaplarına yatırılıyor. Bu yılki bütçeye göre, son seçimlerde, en yüksek oyu alan AK Parti 653,8 milyon, CHP 348 milyon, HDP 179,8 milyon, MHP 170,5 milyon, İYİ Parti ise 153,1 milyon TL Hazine yardımı aldı.

Seçim takviminin açıklanmasının ardından partilere ek yardım yapılacak. Bu durumda ise AK Parti’ye 1,3 milyar TL, CHP’ye 695,9 milyon TL, HDP’ye 359,7 milyon TL, MHP’ye 341 milyon TL, İYİ Parti’ye ise 306,1 milyon TL ek yardım yapılacak.

Geçen yıl dağıtılan Hazine yardımında da en büyük payı yine AK Parti almıştı. 2022 yılında AK Parti 280 milyon 279 bin TL, CHP 149 milyon 134 bin TL, HDP 77 milyon 65 bin TL, MHP 73 milyon 99 bin TL almıştı. Barajı geçen 4 partinin dışında, 2018’de yapılan seçimlerde yüzde 10 barajını geçemeyen ancak yüzde 3’ten fazla oy alan İYİ Parti de 65 milyon 588 bin TL Hazine yardımı aldı.

İYİ Parti’nin Hazine yardımından yararlanmasını sağlayan düzenleme 2013 yılındaki ‘Demokratikleşme Paketi’ ile hayata geçirildi. Yapılan düzenlemeyle yüzde 7 olan Hazine yardımı şartı yüzde 3’e çekildi.

HDP yardımı kullanamayacak

Seçim yardımlarıyla birlikte HDP’nin kasasına 539,5 milyon TL para girecek ancak HDP bu parayı hesaplarına bloke konulduğu için kullanamayacak.

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Bekir Şahin, HDP’nin kapatılması talep edilen dava kapsamında partinin Hazine yardımının bulunduğu hesaplarının tedbiren bloke edilmesini talep etmişti.

HDP’nin seçim yılında bulunulduğu için böyle bir karar alınmaması yönündeki yazılı başvurusuna rağmen AYM, sekiz kabul oyuna karşılık yedi ret oyu ile bu ay başında banka hesaplarının bloke edilmesi yönünde karar aldı. Bunun üzerine HDP de “Hazinemiz Halkımız” sloganıyla yardım kampanyası başlattı.

(Kaynak: VOA Türkçe/Mahmut Bozarslan)

Paylaşın

HDP, Seçim Öncesi Kapatılırsa Hangi Adımları Atacak?

Anayasa Mahkemesi’nin (AYM) seçimden önce kapatma kararı vermesi durumunda ise bu kararın verildiği tarih oldukça önemli. Yüksek Seçim Kurulu (YSK) takvimine göre “listelerin sunulma,” “listelere itiraz” ve “listelerin kesinleşmesi” süreçlerine göre farklı durumlar ortaya çıkacak.

Eğer listelerin sunulma aşaması öncesi kapatma kararı çıkarsa HDP’den siyasi yasak almayan isimler başka partilerden aday olabilecek. Ancak YSK’nin milletvekili aday listelerini kesinleştirdikten sonra parti kapatma kararı verilirse HDP listesindeki tüm isimlerin adaylıkları düşecek ve seçime giremeyecek.

Bu durumda HDP’nin seçmene, seçime giren bir partiye oy verilmesi çağrısı yapması bekleniyor. Olası bu partinin de Emek ve Özgürlük İttifakı bileşenlerinden biri olabileceği gibi Demokratik Bölgeler Partisi ve Yeşil Sol Parti gibi seçenekler olduğuna da dikkat çekildi.

Türkiye’de yapılacak cumhurbaşkanlığı ve milletvekili seçimlerinin resmi tarihi 18 Haziran 2023 tarihi. Ancak hükümet ve AK Parti kanadından gelen açıklamalara göre seçimler öne çekilecek. Henüz bir karar alınma da olası tarihler olarak 30 Nisan ile 14 Mayıs öne çıkıyor.

Seçime giden süreci etkileyecek önemli davaların başında HDP’ye yönelik Anayasa Mahkemesi’nde (AYM) devam eden kapatma davası geliyor. 2018 seçimlerinde yaklaşık 6 milyon kişiden destek alarak yüzde 11,7 oy oranına ulaşan HDP’nin seçime girip girmemesi ya da kapatma kararı çıkması durumu da 2023 seçimlerini etkileyecek önemli faktörlerin başında.

HDP “seçim sonrası” dedi

HDP Eş Genel Başkanı Mithat Sancar,  katıldığı Habertürk televizyonunun yayınında, AYM’ye işaret ederek “Son ana kadar kendilerinin hukuka ve vicdana uygun karar verecek olan inancımı korumak istediğimi belirttim ama Türkiye’de yargının durumu ortada. Sadece mahkeme salonunda karara bağlanacak bir davadan söz etmek naiflik olur.

Biz de naif değiliz. İktidarın bu kararların herhangi birinde etkisi olacağı açık. Bu kararlardan hangisinin ne zaman çıkacağı önemlidir. Seçim sürecinin öncesinde çıkması önemlidir. Seçim sonrasına bırakılması hukuka ve vicdanlara en uygunu olandır. Biz AYM’den böyle bir talepte bulunacağız” açıklaması yaptı.

Serhat Eren: Yargı siyasete yön vermiş olacak

DW Türkçe’den Kıvanç El, Sancar’ın açıklamaları sonrası hem bu başvuru sürecinin nasıl işleyeceğini hem de olası kapatma kararlarına karşın HDP’nin yol haritasını araştırdı.

HDP Hukuk ve İnsan Hakları Komisyonundan Sorumlu Eş Genel Başkan Yardımcısı ve kapatma davası avukatlarından Serhat Eren, başvuruya dair çalışmaların sürdüğünü ve henüz olgunlaşmadığını söyledi. Serhat Eren, “Seçimin hemen öncesinde AYM’nin vereceği bir karar yargının siyasete yön vermesi olacaktır. Böyle olmayacağını umuyoruz ancak biz kararın seçim sonrasını bırakılmasını da resmen talep edeceğiz” değerlendirmesi yaptı.

Başvuru 4 Şubat’a kadar yapılacak

“Tam seçime giderken adil bir seçim kampanyası yapılması gerekiyor ama kapatma davası bunu engelleyen bir süreç oldu” ifadelerini kullanan Serhat Eren, başvuruyu hangi çerçevede ve ne zaman yapacaklarına dair soruya da şu yanıtı verdi:

“AİHM ve Anayasa Mahkemesi kararları çerçevesinde öngörülebilirlik ilkesi gereği kanunlardan doğacak sonuçların önceden kestirilebilir olması gerekir. Şu an böyle bir süreç yok. Biz HDP olarak öngörülebilirlik ilkesi çerçevesinde AYM’ye 4 Şubat’a kadar başvurumuzu yaparak kararın seçim sonrasına ertelenmesini isteyeceğiz.

AYM, Hazine yardımına ilişkin tedbir kararını 4 Şubat’ta değerlendirecek ve buna dair savunma için bir ay süre vermişti. Biz de 4 Şubat’a kadar bu başvurumuzu yaparak kapatma davasının seçim sonrasına bırakılmasını isteyeceğiz. Daha sonra da kararı bekleyeceğiz.”

HDP Eş Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Rüştü Tiryaki de, “Seçim arifesinde verilecek karar kesinlikle siyaseti dizayn etme kararı olacaktır” dedi. Tiryaki, “Seçim sonrası oluşabilecek olası tabloya göre AYM kararını değiştirme ihtimali görüp görmediğine” dair soruya da “Bu talebimiz kapatma tehdidini ortadan kaldıran bir durum değil. Sadece AYM’ye seçimler geçsin, kararını öyle ver seçime müdahale etme diyeceğiz” yanıtını verdi.

HDP kararı neden seçim sonrasında istiyor?

Peki HDP hakkında olası kapatma kararına karşın nasıl bir yol haritası izleyecek? Edinilen bilgilere göre HDP, çok sayıda çeşitli senaryolara göre hazırlık yapılıyor.

Seçim sonrası Anayasa Mahkemesi’nden olası bir kapatma kararı çıkması durumunda seçilecek milletvekilleri siyasi yasak kapsamına alınsa dahi milletvekillikleri düşmüyor. Ancak bir partiye üye olamıyor. Bu süreçte yeni bir parti kurulsa dahi siyasi yasak gelen isimler bu partiye katılamayacak, üye olamayacak. Ancak siyasi yasak, bağımsız olarak siyaset yapmaya engel değil.

Bu durumda Meclis’te siyasi yasak kapsamında olmayan 20’den fazla isim bulunması halinde siyasi parti grubu kurulabilecek. HDP’nin listelerini yaparken en az 20 ismi buna göre siyasi yasak almayacak isimler içerisinden belirlemesi planlanıyor.

Seçim öncesi HDP kapatılırsa ne adım atacak?

Anayasa Mahkemesi’nin seçimden önce kapatma kararı vermesi durumunda ise bu kararın verildiği tarih oldukça önemli. Yüksek Seçim Kurulu (YSK) takvimine göre “listelerin sunulma,” “listelere itiraz” ve “listelerin kesinleşmesi” süreçlerine göre farklı durumlar ortaya çıkacak.

Eğer listelerin sunulma aşaması öncesi kapatma kararı çıkarsa HDP’den siyasi yasak almayan isimler başka partilerden aday olabilecek. Ancak YSK’nin milletvekili aday listelerini kesinleştirdikten sonra parti kapatma kararı verilirse HDP listesindeki tüm isimlerin adaylıkları düşecek ve seçime giremeyecek.

Bu durumda HDP’nin seçmene, seçime giren bir partiye oy verilmesi çağrısı yapması bekleniyor. Olası bu partinin de Emek ve Özgürlük İttifakı bileşenlerinden biri olabileceği gibi Demokratik Bölgeler Partisi ve Yeşil Sol Parti gibi seçenekler olduğuna da dikkat çekildi.

HDP’li Eren: Seçeneksiz değiliz

HDP’de olası bu süreçlere dair görüşmeler ve liste hazırlıkları da sürerken henüz kesin alınmış bir karar bulunmadığına da dikkat çekiliyor.

HDP’li Serhat Eren, “HDP seçmeni hiçbir zaman seçeneksiz kalmaz. Geçmişte de benzeri gelişmeler oldu seçeneksiz kalmadı. Belki hemen yeni bir parti kurmak mümkün olmayacak ancak bizimle birlikte mücadele eden çok sayıda parti var. Bu partiden birkaçı seçime girebilecek durumda. Seçeneksiz değiliz” değerlendirmesi yaptı.

Kapatma davası süreci

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı, Anayasa Mahkemesi’ne sözlü mütalaasını sundu. Böylece sözlü aşamada başlamış oldu. HDP’ye savunma için süre verilecek ve ardından savunmadan sonra Anayasa Mahkemesi Başkanı dosyayı raportöre iletecek.

AYM Genel Kurulu ise son kararını verecek. Partiyi kapatma, kapatmama ve Hazine yardımından men etme gibi karar seçenekleri bulunuyor. Kararlar üçte iki çoğunluk ile alınıyor. Bu durumda 15 üyeden 10’unun kapatma yönünde oy kullanması gerekiyor. Bu süreçte kapatma ile birlikte “siyasi yasak” kararı da verilebiliyor.

Paylaşın

İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun Yargılandığı Dava Ertelendi

Yüksek Seçim Kurulu (YSK)  üyelerine hakaret ettiği iddiasıyla 4 yıl bir aya kadar hapis cezası ile yargılanan İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun davası ertelendi.

Haber Merkezi / İBB Başkanı İmamoğlu’nun, 31 Mart 2019 tarihindeki seçimlerin iptal edilmesinin ardından dönemin YSK Başkanı Sadi Güven ve üyelere hakaret ettiği iddiasıyla yargılandığı davanın duruşması bugün görüldü.

Anadolu 7. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen davada İmamoğlu için 4 yıl bir aya kadar hapis cezası istenirken, bugünkü duruşmada davanın 11 Kasım tarihine ertelenmesine karar verildi.

Duruşmayı, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Grup Başkanvekili İstanbul Milletvekili Engin Altay, CHP Mersin Milletvekili Ali Mahir Başarır, İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Bahadır Erdem, İYİ Parti İBB Grup Başkvanvekili İbrahim Özkan, İYİ Parti İstanbul İl Başkanı Buğra Kavuncu, çok sayıda partili, sivil toplum kuruluşu (STK) temsilcisi duruşmayı izledi. İmamoğlu davaya katılmadı.

CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu, İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu ve CHP Üsküdar İlçe Başkanı Suat Özçağdaş’ın davaları öncesi Anadolu Adliyesi’ne girişlerin engellendiğini duyurdu. Kaftancıoğlu, “Korkmayın, biz halkız ve haklıyız ve elbette kazanacağız. 16 milyon kazanacak, 85 milyon kazanacak” dedi.

Davanın önceki duruşmasında İmamoğlu’nun avukatı Kemal Polat, YSK üyelerinin şikayetçi olmadığına dair dilekçe sunmuş ve savcılık yeni bir mütalaa sunmak için süre talep etmişti. İBB Başkanı İmamoğlu’nun avukatları davada reddi hakim talebinde de bulunmuş ancak bu talep reddedilmişti.

Dava öncesi toplanmalar yasaklandı

İstanbul Anadolu Adliyesi’nde görülecek dava öncesi Kartal İlçe Emniyet Müdürlüğü’nün talebi ve kaymakamlığın onayı ile ilçe genelinde her türlü toplanma, basın açıklaması ve gösteri yürüyüşü yasaklandı. Kararda, “kamu düzeni ve kamunun esenliğinin bozulması ihtimali” gerekçe olarak gösterildi.

Yasak kararı ile birlikte adliye çevresi yüzlerce polis tarafından abluka altına alınırken, yurttaşların adliyeye girişlerine ve adliye çevrelerinde bulunmalarına müsaade edilmedi.

Ne olmuştu?

İBB Başkanı İmamoğlu’nun, 13 bin oy fark ile kazandığı 31 Mart 2019 seçimlerinin iptal edilmesinin ardından yaptığı basın açıklamasında YSK Başkan ve üyelerine hakaret ettiği iddiasıyla iddianame hazırlanmıştı.

Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı’nca hazırlanan iddianamede o dönem Yüksek Seçim Kurulu’nda çalışan Emekli YSK Başkanı Sadi Güven’in de aralarında olduğu 11 kişinin mağdur olduğu belirtilmişti.

İddianamede, İmamoğlu’nun “Kurul halinde çalışan kamu görevlilerine karşı görevlerinden dolayı alenen zincirleme hakaret” suçundan 1 yıl 3 ay 15 günden 4 yıl 1 aya kadar hapsi ile seçme ve seçilme haklarından mahrumiyeti istenmişti.

Paylaşın

‘Seçim Kuruluna Girmek İstemeyen Hakimler Sağlık Raporu Almaya Başladı’ İddiası

Erken seçim veya zamanında seçim tartışmaları sürerken, il-ilçe seçim kurulu başkanlıklarına yapılacak atamalar için birinci sınıfa ayrılmış hâkimlerin kuraya girmek istemediği için sağlık raporu almaya başladığı iddia edildi.

Türkiye gazetesinden Yücel Kayaoğlu’nun haberine göre, “Yeni Seçim Kanunu kapsamında, il-ilçe seçim kurulu başkanlıklarına yapılacak atamalar için birinci sınıfa ayrılmış hâkimler arasında yapılacak görevlendirmeler konusunda sıkıntı çıktı.

Yüksek Seçim Kurulu (YSK), seçimler sırasında il ve ilçelerde görev yapacak seçim kurulu başkanlarını belirlemek için harekete geçti. Yeni Seçim Kanunu kapsamında il-ilçe seçim kurullarına birinci sınıfa ayrılan hâkimler arasından kurayla seçim yapılması gerekiyor. 6 Temmuz’a kadar bu atamaların gerçekleşmesi gerekirken kuraya girmek istemeyen hâkimlerden YSK’ya sağlık raporu yağmaya başladı.

Edinilen bilgilere göre sadece İzmir’de 40 civarında birinci sınıfa ayrılmış hâkim sağlık raporu alarak kuraya girmek istemediklerini YSK’ya bildirdi. Kuradan çıkacak isimler seçim döneminde yoğun olarak bir ay görev yapacaklar. Bu sebeple birçok hâkimin görev almak istemediği için sağlık raporu aldığı belirtiliyor.” denildi.

Haberde şu ifadelere yer verildi:

“YSK’daki ağırlıklı görüş ise hâkimlik yapmaya engel bir hastalığı yoksa kuraya katılmaları zorunluluğu getirmek. Edinilen bilgilere göre YSK’ya hâkimlerden gelen sağlık raporlarının büyük bölümü bu yüzden kabul edilmeyecek.

YSK önümüzdeki günlerde sağlık raporları ile ilgili bir karar verecek ve sadece kanser hastalığı sebebiyle alınan sağlık raporlarının kabul edilmesi yönünde görüş bildirecek. Buna rağmen ad çekmeye katılacak hâkimin bulunmaması durumunda ise en kıdemli hâkimden başlayarak il ve ilçe seçim kurullarında görev alacak olanlar belirlenecek.”

 

Paylaşın

Erdoğan Üçüncü Kez Aday Olabilir Mi? LDP, Tartışmayı YSK’ya Sordu

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 2023 seçimlerinde Cumhur İttifakı’nın adayı olacağını açıklamasının ardından Anayasa’ya göre 3. kez aday olup olamayacağına ilişkin tartışmalar yeniden başladı.

Aralarında hukukçuların da olduğu pek çok kişi, ‘bir kimsenin en fazla iki defa cumhurbaşkanı seçilebileceği’ hükmünün yer aldığı Anayasa’nın 101. maddesini işaret ederek Erdoğan’ın 2023’te aday olamayacağını öne sürüyor.

İktidar kanadı ise Erdoğan’ın ‘Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nde sadece bir kere seçildiği için adaylığının önünde bir engel bulunmadığını savunuyor.

Kılıçdaroğlu “itiraz etmeyeceğiz” demişti

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ise Erdoğan’ın üçüncü kez aday olması halinde itiraz etmeyeceklerini belirterek, “Aday olmak istiyorsa buyursun gelsin, millet herkesin boyunun ölçüsünü verecektir. Özel bir tartışma yapmayacağız. Bu tartışmalar artık geride kalmalı. Biz yapmayacağız. Başkaları tartışırsa ona bir şey diyemeyiz, en azından biz yapmayacağız” demişti.

YSK’ya soruldu

Bu tartışmalar sürerken Liberal Demokrat Parti (LDP), Erdoğan’ın 3. kez aday olup olamayacağını Yüksek Seçim Kurulu’na yazılı olarak sordu.

LDP Genel Başkan Yardımcısı Hasan Kulaksız tarafından YSK’ya sunulan yazılı soruda, Anayasa’nın 101. Maddesi hatırlatılarak Erdoğan’ın yeniden adaylığı konusunda kurumun görüşünün paylaşılması istendi.

LDP Genel Başkan Yardımcısı Hasan Kulaksız imzalı yazıda şu ifadeler yer alıyor:

1. Mevcut Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan, 2023 yılında yapılacak Cumhurbaşkanlığı Seçiminde aday olacağını 09 Haziran 2022 tarihinde kamuoyuna açıklamıştır.

2. Mevcut Cumhurbaşkanı, iki dönemden beri Cumhurbaşkanlığı görevindedir.

3. Anayasanın 101. Maddesi ‘…Cumhurbaşkanının görev süresi beş yıldır. Bir kişi en fazla iki defa Cumhurbaşkanı seçilebilir…’ şeklinde hüküm içermektedir.

4. Anayasanın 116. Maddesi de ‘….Cumhurbaşkanının ikinci döneminde Meclis tarafından seçimlerin yenilenmesine karar verilmesi halinde. Cumhurbaşkanı bir defa daha aday olabilir…’ Hükmünü ortaya koyarken Cumhurbaşkanı seçilebilmenin diğer koşullarını da belirlemişti.

Sonuç ve istem:

Anayasanın açık hükümlerine göre, mevcut cumhurbaşkanının üçüncü defa adaylığı için hangi koşulların gerçekleşmesi gerektiği hakkında Yüksek Seçim Kurulu’nun görüşünün tarafımızla paylaşılmasını arz ve talep ederiz.

LDP tarafından YSK’ya sorulan soruyu partinin eski genel başkanlarından Cem Toker, “Bakalım ne yanıt gelecek…” diyerek sosyal medya hesabından paylaştı.

(Kaynak: Independent Türkçe)

Paylaşın