Biden: ABD, Ukrayna’ya Savaş Uçağı Göndermeyecek

Ukrayna’nın şu aşamada F-16 savaş uçaklarına ihtiyacı olmadığını belirten, ABD Başkanı Joe Biden, ABD’nin Ukrayna’ya savaş uçağı göndermeyeceğini söyledi. Ancak Biden bu konuda kapıyı tamamen de kapatmadı.

Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Başkanı Joe Biden, Ukrayna’ya sürpriz ziyaretinin ardından Amerikan ABC televizyonuna özel bir mülakat verdi ve gezisini değerlendirdi.

Joe Biden, “Ukrayna’nın şu an F-16’lara ihtiyacı olmadığını mı düşünüyorsunuz?” sorusuna “Hayır şu an F-16’la ihtiyaçları yok” yanıtını verdi.

Ancak ABD Başkanı Biden bu konuda kapıyı tamamen de kapatmadı. Sunucu David Muir’in “Asla göndermeyiz mi diyorsunuz?” şeklindeki sorusuna da ABD Başkanı, şu aşamada bunu tam olarak bilmenin imkansız olduğu yanıtını verdi.

Joe Biden, ilerideki dönemde Ukrayna’nın ihtiyaçlarının ne yönde şekilleneceğini şu aşamada tam olarak bilmenin mümkün olmadığını dile getirdi. Biden, “Ordumuzun şu an Ukrayna’da F-16 savaş uçaklarına ihtiyaç olduğu şeklinde bir gerekçe yok” diye konuştu.

ABD Başkanı, şu aşamada Ukrayna’nın ihtiyaçlarının gönderildiğini söylediç Biden, “Biz onlara şu an tecrübeye sahip ordumuzun ihtiyaç olduğunu düşündüğü şeyleri gönderiyoruz. Ukrayna’nın şu an tanklara, toplara, aralarında HIMARS füzelerinin de bulunduğu hava savunma sistemlerine ihtiyaçları var” dedi.

Biden, Ukrayna’nın bu bahar aylarında, yaz aylarında ve sonbaharda avantajlı duruma geçmesini sağlayacak mühimmatın kendilerine gönderileceğini belirtti.

(Kaynak: VOA Türkçe)

Paylaşın

Avrupa Birliği, Rusya’ya 10. Yaptırım Paketini Kabul Etti

Ukrayna işgalinin birinci yıldönümünde Avrupa Birliği (AB), hem sivil hem askeri amaçlar için kullanılan mallara daha sıkı ihracat kısıtlamalarının yanı sıra savaşı destekleyen, propaganda yayan veya Rusya tarafından kullanılan İHA’ları teslim eden kuruluşlara karşı adımları içeren Rusya’ya 10. yaptırım paketini kabul etti.

Yaptırımların yürürlüğe girmesi için tüm AB üyesi ülkeler tarafından onaylanması gerekiyor. Bu da 27 ülke arasında müzakerelerin genellikle uzun sürmesine neden oluyor.

Avrupa Birliği (AB), dönem başkanı İsveç tarafından Twitter’da yapılan açıklamada “AB üye ülkeleri Ukrayna’ya savaşta yardım etmek için birlikte en güçlü ve geniş kapsamlı yaptırımları uygulamaya koydu. AB Ukrayna ve Ukrayna halkıyla birlikte. Ne pahasına olursa olsun Ukryana’yı desteklemeye devam edeceğiz” denildi.

Gece yarısına iki saat kala Avrupa Birliği (AB), ülkeleri tasarıyı onayladı. Polonya daha önce tasarıya itiraz etmişti.

Polonya itiraz etmişti

Varşova, AB’nin Rus kauçuğu ithalatı için önerdiği kısıtlamalardan muaf tutulan ürün sayısının çok fazla olduğu ve uzun geçiş sürecini içerdiğini için pratikte hiçbir etkisi olmayacağını söylemişti.

Diğer AB ülkeleri, bloğun önde gelen Rusya karşıtlarından biri olan Varşova’nın, daha geniş bir paketin yalnızca bir maddesi nedeniyle Rusya’nın Ukrayna işgalinin birinci yıl dönümünde yeni yaptırımlar ilan edilmeme riskini almasına şaşırmıştı.

Yaptırımların yürürlüğe girmesi için tüm AB üyesi ülkeler tarafından onaylanması gerekiyor. Bu da 27 ülke arasında müzakerelerin genellikle uzun sürmesine neden oluyor.

AB, savaşın başlamasından bu yana Rusya’ya uygulanacak 10. yaptırım paketinin, savaşın finansmanını zorlaştırmayı ve Rusya’nın Ukrayna’ya karşı kullanılan teknik ekipman ve silah yedek parçalarına erişimini engellemeyi hedeflediğini söyledi.

Yaptırımlar ayrıca batı tarafından “Rusya propagandacısı” olarak görülen, Kiev’in Ukraynalı çocukları Rusya’ya götürmekle suçladığı ve cephede kullanılan İran insansız hava araçlarını ürettiğini söylediği kişilerin dahil olduğu daha fazla kişinin kara listeye alınması anlamına geliyor.

Paketin bir diğer amacı özel Alfa-Bank ve çevrimiçi Tinkoff gibi bankaları küresel SWIFT sisteminden koparmak ve AB ile Rusya arasındaki ticaret hacmini 10 milyar Euro’dan fazla azaltmak.

PAP haber ajansına konuşan Polonya’nın AB Büyükelçisi Andrzej Sados, Varşova’nın yeni yaptırım paketini altı konuya bağlı olarak koşullu şekilde kabul ettiğini bildirdi.

Sados bu koşullar arasında AB ve Avrupa Konseyi’nin Ukraynalı çocukların yasa dışı şekilde Rusya’ya götürülmesini yaptırımlar kapsamında ele almasının ve Rusya’nın müttefiki Belarus’a karşı derhal bir yaptırım paketi üzerinde çalışılmasının olduğunu ekledi.

(Kaynak: Reuters)

Paylaşın

ABD’den Rusya’ya Yeni Yaptırımlar; Ukrayna’ya Ek Destek

Ukrayna savaşının birinci yıldönümünde yeni yaptırımlar ve ticaret kısıtlamalarıyla Rusya’yı hedef alan ABD yönetimi, üçüncü ülke aktörlerinin de dahil olduğu Rusya’ya destek veren 200’den fazla kişi ve kuruluşa yaptırım uygulanacağını duyurdu.

Ayrıca, ABD Kongresi’nde iki partinin de desteği sayesinde, sağlık, eğitim ve acil ihtiyaçların karşılanması için bu hafta Ukrayna’ya 9,9 milyar dolarlık finansmanın sağlanmaya başlandığı bildirildi. Söz konusu bütçe desteğinin, Dünya Bankasının ilgili mekanizması aracılığıyla yapılacağı da belirtildi.

Ayrıca Rusya’nın, saldırılarıyla enerji altyapısına zarar verdiği Ukrayna’ya mart ayında elektrik iletim şebekesi ekipman sevkiyatı yapılacağı bildirildi. Biden yönetiminin bu kapsamda 250 milyon dolara kadar ek acil durum enerji yardımı sağlamayı planladığı bildirilen bilgi notunda, Moldova’ya da 300 milyon dolara kadar acil enerji yardımı planlandığı aktarıldı.

ABD Maliye Bakanlığı 22 Rus vatandaşı ve 83 kuruluşa, Dışişleri Bakanlığı da 60’tan fazla üst düzey Rus yetkiliye yaptırım getirdi. Ticaret Bakanlığı da Rusya, İran, Çin ve Belarus’a yeni kısıtlamalar açıkladı

ABD Maliye Bakanlığı, Rus bankalarına bugün yeni yaptırımlar açıkladı ve ülkenin madencilik ve metal sektörünü hedef aldı. Bakanlık, Moskova’nın Ukrayna’ya karşı ikinci yılına giren savaşını finanse etmesine yardımcı oldukları gerekçesiyle İsviçre, Almanya ve diğer ülkelerden 30’dan fazla kişi ve şirketin peşine düştü.

Maliye Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada, Rusya’nın işgalinin birinci yıldönümünde açıklanan yeni yaptırımların, 22 Rus şahsı ve 83 kuruluşu hedef alarak, Washington’un Rusya’yı küresel ekonomiden daha fazla izole etmeyi çalıştığı kaydedildi

Açıklamada, son yaptırımların Rusya’nın mali hizmetler sektöründeki bankaları, varlık yönetimiyle ilgili firmaları ve bireyleri hedef alarak “Cumhurbaşkanı Vladimir Putin rejiminin savaşı desteklemek için sermaye toplama kabiliyetini engellemeyi” amaçladığı belirtildi.

Söz konusu yaptırım kararları, Rusya’nın binlerce kişinin ölümüne ve milyonlarca Ukraynalı’nın yerinden edilmesine neden olan savaşı finanse etme kabiliyetini daha da azaltmak amacıyla diğer ABD kurumları, ABD müttefikleri ve G-7 ülkeleri ile birlikte alındı.

Bakanlık ayrıca bugünkü yaptırımların Rusya’nın yaptırımlardan kaçınma çabalarıyla bağlantılı, silah kaçakçılığı ve yasadışı finansla ilgili olanlar dahil, 30’dan fazla üçüncü ülke bireyleri ve şirketleri içerdiğini kaydetti.

Açıklamada, “Toplam Rus bankacılık sektörü varlıklarının yüzde 80’inden fazlasını temsil eden Rus bankaları halihazırda ABD ve uluslararası yaptırımlara tabi olsa da OFAC (Yabancı Varlıklar Kontrol Ofisi) bugün, varlık değeri bakımından en büyük ilk on bankadan biri dahil Rusya’daki bir düzineden fazla finans kuruluşunu belirliyor. Rusya uluslararası finans sistemine erişim için yeni yollar ararken, yaptırım uygulanan aktörlerin yaptırımlardan kaçmak amacıyla daha küçük bankalara ve varlık yönetimi şirketlerine yöneldiği biliniyor’’ denildi.

Maliye Bakanı Janet Yellen da yaptığı açıklamada, “Yaptırımlarımızın hem kısa hem de uzun vadeli etkileri oldu ve bu etkiler Rusya’nın silahlarını yenileme mücadelesinde ve izole edilmiş ekonomisinde keskin bir şekilde hissedildi” dedi.

Dışişleri Bakanı Blinken’dan yeni yaptırım açıklaması

ABD Dışişleri Bakanlığı da bugün ayrıca bakanlar ve bölgesel liderler dahil 60’tan fazla üst düzey Rus yetkiliye ve ülkenin nükleer silah programını yürüten üç şirkete yaptırım açıkladı.

ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken yazılı açıklamasında, “Hedefler arasında Rusya’daki hükümetin bakanları, valiler ve üst düzey yetkililerin yanı sıra Ukrayna’nın Rusya tarafından işgal edilen bölgelerinde faaliyet gösteren, tahıl hırsızlığını kolaylaştıran ve Rusya adına yöneten altı kişi ve üç kuruluş yer alıyor’’ dedi.

Dışişleri Bakanlığı’nın, Rusya’nın gelecekteki enerji üretim ve ihracat kapasitesinin arttırılmasıyla ilgili üç kuruluşu da yaptırım listesine aldığını kaydeden Blinken, “Bu eylemler, piyasa aksaklıklarını en aza indirmek amacıyla mevcut üretimi kısıtlamaktan kaçınacak şekilde düzenlenmiştir’’ ifadelerini kullandı.

Blinken’ın yazılı açıklamasına göre Dışişleri Bakanlığı, Rusya’nın nükleer silahlarını geliştiren ve işleten üç kilit kuruluşun yanısıra Rosatom organizasyon yapısı altındaki üç Rus sivil nükleer kuruluşunu da listeye aldı. Ayrıca Rusya’nın Ukrayna’nın Zaporijya Nükleer Tesisi üzerindeki gayrimeşru kontroluna müdahil olanlar da listeye dahil edildi.

Bu isimler arasında Putin’in üst düzey yardımcılarından devlet televizyonunun önde gelen propagancılarından Olga Skabeyeva ve Rusya’nın 24 Şubat 2022’deki işgalinde Zaporijya’yı denetlemekle görevlendirilen Oleg Romanenko da yer aldı.

Rusya’nın ileri teknoloji sektöründeki dört kişi ve 22 kuruluşun da yaptırım altına alındığını kaydeden Blinken, ‘‘Bakanlık, özellikle Operasyonel Arama Tedbirleri Sistemi aracılığıyla Rusya’nın istihbarat toplama yetenekleri için donanım ve yazılım üreticilerini ve geliştiricilerini hedef alıyor’’ dedi.

Bakanlık ayrıca 1200’den fazla Rus ordu mensubuna vize kısıtlaması getirdi.

Açıklamada, Ukrayna’nın egemenliğini, toprak bütünlüğünü ya da siyasi bağımsızlığını tehdit ya da ihlal eden eylemleri nedeniyle subaylar dahil Rus ordusunun 1219 mensubuna vize kısıtlaması getirilmesine yönelik adımlar duyuruldu.

Açıklamada, “Rus askeri yetkililer Artyom Igoreviç Gorodilov, Aleksey Sergeyeviç Bulgakov ve Aleksandr Aleksandroviç Vasilyev, Ukraynalı sivillere ve savaş esirlerine karşı işlenen ağır insan hakları ihlallerine karıştıkları için Göçmenlik ve Vatandaşlık Yasası’nın ilgili bölümü kapsamında belirlendi. Bu yetki kapsamında Gorodilov, Bulgakov ve Vasilyev ile birinci dereceden aile üyeleri ABD’ye giremez’’ denildi.

Ticaret Bakanlığı’ndan ihracat kısıtlamaları

ABD Ticaret Bakanlığı da Rusya’nın Ukrayna’ya yönelik devam eden saldırılarına cevaben bugün Rusya, Belarus ve İran’ın yanısıra üçüncü ülkelerdeki kuruluşlara ek ihracat kısıtlamaları getiren dört düzenleme yayınladı.

İlk düzenleme, Rusya’nın askeri yeteneklerini mümkün kılan kalemlere ve bu yetenekleri destekleyebilecek gelir kaynaklarına erişimi daha da sınırlandırarak Rusya’ya yönelik çok taraflı yaptırımların etkinliğini arttırmayı amaçlıyor.

İkinci düzenleme, Rusya’nın Ukrayna’ya karşı devam eden savaşında İran insansız hava araçları kullanmasını ele almak üzere İran, Rusya ve Belarus’a yeni ihracat kontrol tedbirleri getiriyor.

Üçüncü ve dördüncü düzenlemeler de, Rusya’nın ordusunu veya Rusya’nın Ukrayna’nın işgal altındaki bölgelerine sızma operasyonlarını destekleyen Rusya’daki kuruluşların yanısıra, Rusya’nın askeri veya savunma sanayisine katkıda bulunan Çin dahil üçüncü ülkelerdeki kuruluşlar ticari kısıtlamalar listesine eklendi.

Ticaret Bakanlığı, Rusya’nın savunma sektörünü desteklemek amacıyla yaptırımlardan kaçındıkları gerekçesiyle aralarında Çin’in de bulunduğu yaklaşık 90 Rus ve üçüncü ülke şirketine ihracat kontrolu uygulayacak ve bu şirketlerin yarı iletkenler gibi ürünleri satın almalarını yasaklayacak.

Beyaz Saray, Ticaret Bakanlığı’nın ayrıca G7 müttefikleriyle birlikte hareket ederek endüstriyel makineler, lüks mallar ve diğer ürünlere yönelik tedbirleri uyumlu hale getireceğini kaydetti.

Başkan Biden da bugün, Rusya’dan gelen çeşitli mallara yönelik ek gümrük vergisi artışlarını açıkladı. Biden, çoğu metal ve metal ürünlerine uygulanan gümrük vergilerini yüzde 70’e yükseltti.

Biden ayrıca ilave Rus ürünlerine uygulanan gümrük vergilerini de yüzde 35’e yükseltti. Bu tedbirler, ABD’nin Rusya’ya olan bağımlılığını azaltırken Kremlin’e gelir sağlayan önemli Rus ürünlerini hedef almak üzere tasarlandı.

Paylaşın

Ukrayna Devlet Başkanı Zelenskiy: 2023 Zafer Yılımız Olacak

Rusya’nın başlattığı savaşın yıl dönümünde bir mesaj yayınlayan Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy, “24 Şubat tarihinde, milyonlarcamız bir tercih yaptı. Beyaz değil sarı-mavi bayrağı (seçti). Kaçmadı, yüzleşti. Direndi ve savaştı” dedi ve ekledi:

“Bu bir yıl acının, hüznün, inancın ve birliğin bir yılı oldu. Ve bu bir yılda yenilmez olarak kaldık. 2023’ün ise zaferimizin yılı olacağını biliyoruz!”

Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy bu mesajı paylaştıktan sonra başkent Kiev’deki Ayasofya Katedrali’ndeki törene katıldı.

Alman haber ajansı dpa’nın haberine göre askeri kıyafetle törene katılan Zelenskiy, Ukraynalı askerlere madalya taktı. Törende savaşta hayatını kaybeden Ukrayna askerleri için de bir dakikalık saygı duruşunda bulunuldu.

Hava sıcaklığının sıfırın altında olduğu Kiev’de tören alanında geniş güvenlik önlemleri alındı ve törenin yapıldığı bölüm tamamen kapatıldı. Savaşın başlamasının yıl dönümünde Ukrayna’nın Buça gibi birçok başka kentinde daha törenler düzenlenmesi bekleniyor.

“Yenilmezlik Yılı”

Ukrayna Devlet Başkanı Zelenskiy, Twitter mesajının yanı sıra Ukraynalılara hitaben de “Yenilmezlik Yılı” başlığını taşıyan bir görüntülü mesaj paylaştı.

“Bir yıl önce bugün, yine buradan sabah saat yedi sularında sadece 67 saniye süren kısa bir açıklamayla size hitap etmiştim” diyen Zelenskiy “Güçlüyüz. Her şeye hazırız. Herkesi yeneceğiz. 24 Şubat 2022’de bu böyle başlamıştı. Hayatlarımızın en uzun günüydü. Yakın tarihimizin en zor günüydü. Erken kalktık ve o zamandan beri de uyumadık” ifadelerini kullandı.

Batılı askeri kaynakların Avrupa’da İkinci Dünya Savaşı’ndan beri en geniş çaplı sıcak çatışma olarak değerlendirdiği savaşta iki tarafta da en az 100 bin kişinin öldüğü ya da yaralandığı tahmin ediliyor. 10 binlerce sivilin hayatını kaybettiği çatışmalarda milyonlarca kişi de yaşadığı yerleri terk etmek zorunda kaldı.

“Hemen hemen herkesin telefonunda bir daha telefonunu asla açamayacak olan bir kişinin ismi kayıtlı. Kısa mesajla gönderilen ‘Nasılsın’ sorusunu yanıtlayamayacak olan bir kişinin..” diyen Zelenskiy bu sorunun savaş yılında yeni bir anlam kazandığını söyledi.

“Büyük bir ordu olduk” diyen Zelenskiy “Birinin bulduğu, birinin paketlediği, birinin getirdiği ama herkesin katkı sunduğu bir takıma dönüştük” diye konuştu.

Paylaşın

Birleşmiş Milletler’den Rusya’ya Birliklerini Ukrayna’dan Çek Çağrısı

Ukrayna – Rusya savaşının birinci yıldönümü olan 24 Şubat öncesi Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu, Rusya’nın Ukrayna’da başlattığı savaşın yıl dönümünde Moskova’ya Ukrayna’daki tüm birliklerini çekme çağrısı yaptı.

Çok sayıda ülke tarafından hazırlanan karar tasarısına, 193 BM üyesinden Türkiye’nin de aralarında olduğu 141’i lehte oy kullandı.

Ukrayna’da “kapsayıcı, adil ve kalıcı barış” talep eden karar tasarısında Moskova’dan Ukrayna’daki tüm birliklerini “derhal, tamamen ve kayıtsız şartsız” çekmesi istendi.

Yedi ülke (Rusya, Belarus, Kuzey Kore, Eritre, Mali, Nikaragua ve Suriye) oylamada red oyu kullanırken Çin’in de aralarında olduğu 32 ülke çekimser kaldı.

Birleşmiş Milletler Genel Kurulu kararları bağlayıcılık taşımazken politik olarak önem taşıyor. Genel Kurul’un daha önce aldığı kararlar Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in izlediği siyaset üzerinde etkili olmamıştı.

BM Genel Kurulu Ukrayna konusunda BM’nin önde gelen organı konumunda. Bunun nedeni uluslararası barışı ve güvenliği sağlamakla görevli Güvenlik Konseyi’nin daimi üyelerinden Rusya’nın Ukrayna’yla ilgili tasarılarda veto hakkını kullanması nedeniyle kilitlenmiş durumda olması.

Genel Kurul tasarılarının Güvenlik Konseyi tasarılarının aksine bağlayıcılığı bulunmuyor, ancak dünya kamuoyunun genel kanısını yansıtan bir ölçek görevi görüyor.

Oylamadan önce iki gün boyunca süren konuşmalarda 75 ülkenin dışişleri bakanları ve diplomatları söz aldı. Bunların çoğu BM Sözleşmesi’nin temel prensiplerinden olan bir üye ülkenin toprak bütünlüğünün korunmasını savunan tasarıya destek istedi.

Savaş her iki ülkeden binlerce kişinin ölümüne neden oldu ve Ukrayna kentlerinin harabeye dönmesine yol açtı. Artan gıda fiyatları ve yakıt maliyetiyle yükselen enflasyon tüm dünyayı etkiledi.

Venezuela Büyükelçi Yardımcısı, Ukrayna ile ilgili önceki beş kararın neredeyse tamamına karşı oy kullanan veya çekimser kalan 16 ülke; Belarus, Bolivya, Kamboçya, Çin, Küba, Eritre, Ekvator Ginesi, İran, Laos, Mali, Nikaragua, Kuzey Kore, St. Vincent, Suriye, Venezuela ve Zimbabve adına konseye hitap etti.

Diğer ülkeler Rusya’nın eylemlerine odaklanırken, Venezuela Büyükelçi Yardımcısı Joaquín Pérez Ayestarán, dünkü açıklamasında tüm ülkelerin istisna olmaksızın BM Sözleşmesine sıkı şekilde uyması gerektiğini belirterek ABD ve AB’yi ima etti.

Ayestarán, grubundaki ülkelerin Genel Kurul’da “bölücü eylemlere” karşı ve “uzlaşma ruhundan yana” olduğunu söyledi.

Avrupa Birliği Dış İlişkiler Yüksek Temsilcisi Josep Borrell gazetecilere yaptığı açıklamada saldırgan ve mağdurun aynı kefeye konulamayacağını belirtti.

Çin’den 12 maddelik metin

Oylamada Çin’in izleyeceği tutum merak konusuydu. Çin’in Birleşmiş Milletler Daimi Temsilcisi Büyükelçi Dai Bing nötr bir pozisyon alarak hem Kiev’e hem Moskova’ya çatışmaları sona erdirme ve barış görüşmelerine başlama çağrısı yaptı.

Çin Dışişleri Bakanlığı da internet sayfası üzrinden Ukrayna krizinde “siyasi uzlaşmanın” sağlanması için 12 maddelik bir metin yayınladı.

Metinde “Tüm taraflar Rusya ve Ukrayna’yı aynı yöne doğru çalışma ve olabildiğince hızlı bir biçimde doğrudan diyaloğa yeniden başlama konusunda desteklemelidir” ifadelerine yer verildi.

Çatışma taraflarına da “uluslararası insan haklarına sıkı sıkıya uyma ve sivillere ve sivil binalara saldırılardan kaçınma” çağrısı yapıldı.

Çin ayrıca nükleer silah kullanmama konusunda da uyarıda bulundu. “Nükleer silahlar kullanılamaz ve nükleer savaşlar yürütülemez” diyen Pekin, nükleer silah kullanma tehdidinde de bulunulmamasını istedi.

Çin’in yayınladığı metne Amerika Birleşik Devletleri’nden (ABD) hemen eleştiri geldi. ABD’nin Ulusal Güvenlik Danışmanı Jake Sullivan CNN televizyonuna yaptığı açıklamada “Rusya Ukrayna’ya saldırılarını durdursa ve birliklerini geri çekse savaş yarın sona erebilir” diye konuştu.

Çin’in yayınladığı metnin ilk maddesinin “tüm ülkelerin egemenlik haklarına saygı gösterilmesi” başlığını taşıdığına dikkat çeken Sullivan, “Benim ilk tepkim, metnin birinci maddeden sonra sona erebileceği oldu” diye konuştu.

Sullivan “Rusya’ya saldıran Ukrayna değildi. Rusya’ya saldıran NATO değildi. Rusya’ya saldıran ABD değildi” dedi.

Paylaşın

ABD Başkanı Biden: Rusya Ukrayna’da Asla Zafer Elde Edemeyecek

Polonya’nın başkenti Varşova’da konuşan Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Başkanı Joe Biden, Ukrayna’nın “güçlü durduğunu” ve Moskova’nın asla Kiev’i yenilgiye uğratamayacağını söyledi.

ABD Başkanı Biden, Rusya Cumhurbaşkanı Vladimir Putin’in ise Ukrayna’yı hafife aldığını belirtti.

Biden, ABD ve ortaklarının Moskova’nın yaklaşık bir yıl önce başlayan Ukrayna işgali nedeniyle bu hafta Rusya’ya karşı yeni yaptırım açıklayacağını söyledi.

Başkan Biden, ABD ve müttefiklerinin Ukrayna’ya verdiği desteğe atıfta bulunarak, “Evet, egemenlik için ayağa kalkardık ve öyle de yaptık, evet, demokrasi için ayağa kalkardık ve öyle de yaptık” diye konuştu.

“Putin NATO’nun parçalanacağını düşünüyordu ama NATO her zamankinden daha birlik halinde” ifadesini kullanan Biden, bugün Rusya Cumhurbaşkanı Putin’in daha güçlü demokrasilerle karşı karşıya olduğunu söyledi.

Joe Biden konuşmasında, “Ukrayna’ya destekten feragat edilmeyecek, NATO bölünmeyecek” dedi. Biden, “Otokratların ihtiyaçlarına karşı taviz verilemez, mutlaka karşı durulmalı” diye de ekledi.

“ABD gelecek yıl NATO zirvesine evsahipliği yapacak”

“Rusya Ukrayna’da asla bir zafer elde edemeyecek, asla” diyen Biden, Rusya’nın Ukrayna halkına karşı zulüm işlediğini, bunun da nefret uyandırdığını söyledi.

Batı’nın Rusya’ya karşı saldırı planlamadığını kaydeden Başkan Joe Biden, Rus işgali başladığından bu yana Polonya’nın Ukrayna’ya desteğini övdü.

ABD’nin gelecek yıl, askeri ittifak 75’nci yılına girerken, NATO zirvesine evsahipliği yapacağını açıklayan Biden, “NATO topraklarının her karışını savunacağız, NATO kaya gibi sağlamdır” değerlendirmesinde bulundu.

Biden, “ABD’nin NATO ittifakımıza ve 5. Madde’ye olan taahhüdünün çok sağlam olduğuna şüphe olmasın” dedi.

NATO’nun bir üyesine saldırının tüm üyelere saldırı olduğu şeklindeki ilkesine atıfta bulunan Başkan Biden, “NATO’nun her üyesi bunu biliyor. Rusya da biliyor ki birine yapılan saldırı, herkese yapılmış demektir” diye konuştu.

Paylaşın

Putin, Batı’ya Meydan Okudu: Rusya’yı Yenilgiye Uğratmak Mümkün Değil

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Ukrayna savaşına ağırlık verdiği Ulusa Sesleniş konuşmasında Batı’ya meydan okuyarak “Rusya’yı yenilgiye uğratmak mümkün değil” ifadelerini kullandı.

Batı’yı Ukrayna’daki savaşı başlatmak ve sürdürmekle suçlayan Putin, “Savaşı başlatan onlar. Biz ise sona erdirmek için güç kullanıyoruz” iddiasında bulundu.

Putin, Batı’nın “Rusya’yı savaş meydanında yenilgiye uğratmanın mümkün olmadığını bildiğini, bu nedenle saldırgan bir enformasyon harekâtıyla Rus kültürünü, dinini ve değerlerini hedef aldığını” ileri sürdü.

Ukrayna’nın, “ülkeyi işgal eden Kiev rejiminin ve Batılı efendilerinin elinde bir rehin haline geldiğini” savunan Putin, “Batılı elitler hedeflerini gizlemeye çalışmıyorlar. Hedefleri Rusya’yı stratejik yenilgiye uğratmak. Niyetleri, yerel bir çatışmayı küresel bir çatışmaya dönüştürmek” ifadelerini kullandı. Putin, Rusya’nın varlığının hedef alındığını ve buna yanıt vermeye hazır olduklarını söyledi.

Resmi olarak “savaş” kelimesini kullanmaktan kaçınan Rusya, 24 Şubat’ta “özel askeri operasyon” ilan ederek Ukrayna topraklarına girmişti. Rusya 2014’te de halen uluslararası hukukta Ukrayna toprağı olarak kabul edilen Kırım’ı ilhak etmişti.

Batılı gazetecilerin katılımına izin verilmedi

Putin’in 2022 sonunda yapması planlanan Ulusa Sesleniş konuşması gerekçe gösterilmeden ertelenmiş, Rus liderin Ukrayna savaşıyla ilgili gazetecilerin eleştirel sorularıyla karşı karşıya kalmaktan kaçındığı yorumları yapılmıştı. Rus Anayasası, Devlet Başkanının yılda bir Ulusa Sesleniş konuşması gerçekleştirmesini öngörüyor.

Bugünkü Ulusa Sesleniş konuşmasına “dost olmayan ülkeler” listesindeki, aralarında ABD, İngiltere ve AB ülkelerinin de bulunduğu ülkelerden medya mensuplarının bizzat katılması yasaklandı. Kremlin, bu ülkelerden medya mensuplarının yayını izleyerek haber yapabileceklerini bildirdi.

Nükleer anlaşma askıya alındı

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, ABD ile nükleer silahların yayılımını önlemek amacıyla imzaladıkları Yeni Stratejik Silahların Azaltılması (New START) anlaşmasını askıya aldıklarını açıkladı.

Rusya’nın ABD ile Rusya arasında 2010 yılında imzalanan anlaşma, iki ülkenin konuşlandırabileceği uzun menzilli nükleer başlık ve nükleer silah taşıyabilecek füze sayısının sınırlandırılmasını öngörüyor. Anlaşmanın süresi 2021 yılında beş yıllığına uzatılmıştı.

Rusya’nın anlaşmadan henüz tamamen çekilmediğini vurgulayan Putin, ABD’nin nükleer silah denemelerini yeniden başlatması durumunda Rusya’nın da aynısını yapabilecek durumda olması gerektiğini kaydetti.

Rusya, tahmini verilere göre 6 bine yakın nükleer savaş başlığıyla dünyanın en büyük nükleer silah envanterine sahip. Rusya ve ABD, dünyadaki nükleer savaş başlıklarının yüzde 90’ını elinde bulunduruyor.

Paylaşın

ABD Başkanı Biden’dan Ukrayna’ya Sürpriz Ziyaret

Rusya’nın Ukrayna’yı işgalinin yıl dönümüne birkaç gün kala Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Başkanı Joe Biden, Ukrayna’nın başkenti Kiev’e sürpriz bir ziyaret gerçekleştirdi. Ziyaret, önceden kamuoyuna duyurulmamıştı.

Haber Merkezi / Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy ile bir araya gelen Biden, Ukrayna’ya yönelik yeni bir askeri yardım paketi açıkladı.

ABD Başkanı Biden, paketin ayrıntılarının kamuoyuna yarın duyurulacağını ve ABD’nin Ukrayna’nın elindeki Yüksek Hareketli Top Roket Sistemleri için daha fazla mühimmat sağlayacağını söyledi.

Joe Biden, “Kiev’e yaptığım ziyaret ile Ukrayna’nın demokrasisine, egemenliğine ve toprak bütünlüğüne sarsılmaz bağlılığımızı yeniden teyit ediyoruz” dedi.

Joe Biden, “Putin yaklaşık bir yıl önce işgalini başlattığında Ukrayna’nın zayıf, Batı’nın da bölünmüş olduğunu düşünüyordu. Bizden daha uzun süre dayanabileceğini düşündü. Ama fena halde yanılmıştı” diye konuştu.

Biden’ın Kiev’i ziyareti sırasında Ukrayna’nın başkentinde sirenler çaldığını bildirildi. Başkan Biden’ın Kiev’den sonra ise Polonya’ya gitmesi bekleniyor.

Brüksel’de toplanacak Avrupa Birliği (AB) Dışişleri Bakanları ise Ukrayna’ya mühimmat yardımını görüşecek.

Zelenskiy de Aralık ayında Washington’a sürpriz bir ziyaret gerçekleştirmiş ve ABD Kongresi’ne ülkesine daha fazla silah yardımı yapılması çağrısında bulunmuştu.

Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodimir Zelenskiy, Biden ile el sıkıştığı anın görüntülerini Telegram sayfasında yayımladı.

Zelenskiy, paylaştığı mesajda, “Joseph Biden, Kiev’e hoş geldiniz! Ziyaretiniz, tüm Ukraynalılara yönelik desteğin son derece önemli bir göstergesi” dedi.

Paylaşın

Fransa Cumhurbaşkanı Macron: Rusya Yenilmeli Ama Ezilmemeli

Ukrayna – Rusya arasındaki savaşa ilişkin verdiği karışık mesajlar nedeniyle eleştirisine maruz kalan Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Rusya’nın Ukrayna ile olan savaşında yenilmesini istediğini ancak “ezilmesini” istemediğini söyledi.

Emmanuel Macron, ayrıca her iki tarafın da çatışmada tam olarak galip gelemeyeceğini öngördü.

Münih Güvenlik Konferansı’ndan döndükten sonra çeşitli basın kuruluşlarına açıklama yapan Macron, müttefiklerin Ukrayna’ya desteklerini arttırması çağrısında bulundu ve savaşın uzun sürme olasılığına karşı Fransa’nın hazırlıklı olduğunu belirtti.

Macron, Le Journal du Dimanche (JDD) gazetesine verdiği demeçte savaşı Rus topraklarına taşımaya karşı olduğunu yineledi.

Macron, “Bazılarının yaptığı gibi, Rusya’ya kendi topraklarında saldırarak Rusya’yı tamamen yenilgiye uğratmayı hedeflememiz gerektiğini düşünmüyorum. Bu gözlemciler her şeyden önce Rusya’yı ezmek istiyorlar. Bu hiçbir zaman Fransa’nın pozisyonu olmadı ve bizim pozisyonumuz da olmayacak.” diye konuştu.

“Her iki taraf da tam olarak galip gelemeyecek”

Fransız gazeteleri JDD ve Le Figaro ile yayın kuruluşu France Inter’e de demeç veren Macron “Rusya’nın Ukrayna’da yenilmesini ve Ukrayna’nın konumunu koruyabilmesini istiyorum” dedi.

“Sonunda bunun askeri olarak sonuçlanmayacağına inanıyorum” diyen Macron, her iki tarafın da çatışmada tam olarak galip gelemeyeceğini öngördü.

Macron’un Ukrayna ve Rusya arasındaki savaşa ilişkin politikası konusunda verdiği karışık mesajlar nedeniyle Paris bazı NATO müttefiklerinin eleştirisine maruz kalıyor ve bazı çevreler tarafından Batı ittifakının zayıf halkası olarak görülüyor.

(Kaynak: Euronews Türkçe)

Paylaşın

Rusya, Ukrayna Genelinde Füze Saldırıları Başlattı

24 Şubat’taki işgalinin birinci yıldönümü yaklaşırken saldırıların daha da yoğunlaşması beklenen Rusya, Ukrayna genelinde füze saldırıları başlattı. Rusya, son haftalarda Ukrayna’nın güney ve doğusunda kara saldırılarını yoğunlaştırmıştı.

Rusya’nın Ukrayna’yı işgal ettiği 24 Şubat tarihinin birinci yılına yaklaşılırken, BM Genel Kurulu’nun gelecek hafta kalıcı bir barışa ulaşılması gerektiğini vurgulayan ve Moskova’nın askerlerini geri çekmesini talep eden bir karar tasarısını oylaması bekleniyor.

NATO’nun Ukrayna’ya askeri desteğini daha da arttıracağını açıklamasının ardından, Rusya bugün Ukrayna genelinde füze saldırıları başlattı.

Reuters haber ajansına göre Ukraynalı yetkililer, ülkenin güneyindeki hava savunma sistemlerinin Karadeniz’de bir gemiden ateşlenen sekiz füzeyi düşürdüğünü, ancak başka füzelerin ülkenin kuzeyini ve batısını vurduğunu açıkladı.

Yetkililer, bir füzenin batıdaki Lviv kentinde bir sanayi tesisine isabet ettiğini ve yangının kontrol altına alındığını söyledi.

Aralık ayında askere alınan on binlerce yedek askerle desteklenen Rusya, son haftalarda Ukrayna’nın güney ve doğusunda kara saldırılarını yoğunlaştırdı. 24 Şubat’taki işgalinin birinci yıldönümü yaklaşırken saldırıların daha da yoğunlaşması bekleniyor.

“Durum gergin”

Ukrayna Savunma Bakan Yardımcısı Hanna Malyar dün yaptığı açıklamada, “Düşmanın saldırıları doğuda gece gündüz devam ediyor. Durum gergin” dedi.

Rusya Savunma Bakanlığı da dün erken saatlerde, Ukrayna güçlerinin doğudaki Luhansk bölgesinden geri çekildiğini iddia etti. Bakanlık Telegram’dan “Ukrayna birlikleri daha önce işgal ettikleri hatlardan 3 kilometre kadar geri çekildiler” açıklamasında bulundu.

Kiev’deki askeri yönetim, hava saldırısı sirenlerinin çalmasının ardından içinde keşif ekipmanı olduğu tahmin edilen 6 Rus balonunun düşürüldüğünü açıkladı.

Doğu’daki Donetsk bölgesindeki Bakmut şehrindeki çatışmalar ise sürüyor. Rusya bu bölgede topçu ve kara saldırılarını sürdürüyor. Analist Oleh Zhdanov bu bölgede Ukrayna güçlerinin zorda olduğunu, “Rus birlikleri bölgeye toplu halde gönderildiği için oradaki güçlerimiz için işler çok zor” sözleriyle açıkladı.

Bakmut’ta yoğun çatışmalar

Ukrayna Silahlı Kuvvetleri Genelkurmay Başkanlığı dün akşam yayınladığı raporda, Rus güçlerinin Bakmut yakınlarında, kentin kendisi de dahil olmak üzere 15’ten fazla kasaba ve köye ateş açtığını söyledi.

Donetsk Bölge Valisi Pavlo Kirilenko ise, Bakmut’un güneybatısındaki Pokrovsk şehrinde yıkılan ve üç kişinin hayatını kaybettiğini söylediği bir apartmanın fotoğraflarını ve videosunu yayınladı.

Bakmut’un ele geçirilmesinin Rusya’ya Donetsk’in batısındaki iki büyük şehir olan Kramatorsk ve Sloviansk’a ilerlemenin önünü açacağı yorumları yapılıyor.

BM Genel Kurulu’nda karar tasarısı oylanacak

NATO son olarak, Ukrayna’ya askeri mühimmat desteğini arttırma kararı almıştı. NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg son olarak, Ukrayna’ya daha fazla mühimmat sağlanmasının önemini vurgulamıştı.

Rusya’nın Ukrayna’yı işgal ettiği 24 Şubat tarihinin birinci yılına yaklaşılırken, BM Genel Kurulu’nun gelecek hafta kalıcı bir barışa ulaşılması gerektiğini vurgulayan ve Moskova’nın askerlerini geri çekmesini talep eden bir karar tasarısını oylaması bekleniyor.

Paylaşın