Rusya, Otomobil Devi Volkswagen’in Ülkedeki Tüm Varlıklarını Dondurdu

Rusya’da mahkeme, Batılı ülkelerin Moskova’ya karşı yaptırımlarının ardından Rusya’daki faaliyetlerini askıya alan Volkswagen Group’un (VW) tüm varlıklarını dondurdu.

Volkswagen, geçen yıl Rusya’da yaklaşık 42 bin otomobil ve 1.500 ticari araç satmış, grubun satışları 2021 yılına göre yüzde 80 gerilemişti.

Rusya’da mahkeme kararıyla, Alman otomobil üreticisi Volkswagen’in ülkedeki tüm varlıkları donduruldu. Reuters haber ajansı karara ilişkin mahkeme dokümanını gördüklerini duyurdu.

Volkswagen, Rusya’da üretim yapan Avrupalı otomobil üreticilerinden biri ancak Rusya’nın Ukrayna’ya saldırılarının başlamasının ardından devreye giren yaptırımlar nedeniyle şirket Rusya’daki üretimini durdurmuştu.

Volkswagen’in Rusya’daki üretim ortağı GAZ isimli Rus otomotiv şirketi, Alman şirket hakkında sözleşme şartlarını ihlal ettiği gerekçesiyle dava açtı.

Fabrikasında Volkswagen araçların üretildiği şirketler Alman Volkswagen firması sözleşmesini geçen yıl Ağustos ayında yaptırımlar gerekçesiyle fesh etmişti.

GAZ şirketinin anlaşmanın feshi nedeniyle yaklaşık 208 milyon dolar kayba uğradığı tahmin ediliyor.

Volkswagen anlaşmayı sonlandırmasının ardından ilk olarak Rusya’nın Kaluga şehrindeki fabrikayı satmayı denemişti.

Yıllık 225 bin otomobil üretim kapasitesine sahip şirketin çalışanları da 2022 yılının Mart ayından bu yana ücretsiz izine gönderilmiş durumda.

Volkswagen, geçen yıl, Rusya’da yaklaşık 42 bin otomobil ve 1.500 ticari araç sattı. Grubun satışları 2021 yılına göre yüzde 80 geriledi.

Paylaşın

NATO’da Bir İlk: Polonya Ukrayna’ya Savaş Uçağı Gönderecek

NATO (Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü) üyesi Polonya’nın Cumhurbaşkanı Andrzej Duda, ülkesinin Ukrayna’ya 4 Sovyet yapımı MiG-29 savaş uçakları tedarik etmeyi planladığını bildirdi.

Haber Merkezi / Polonya, böylelikle Ukrayna’nın savaş uçağı taleplerine karşılık veren ilk NATO ülkesi olacak. Polonya ayrıca Ukrayna’ya Alman yapımı Leopard 2 tankları tedarik eden ilk NATO ülkesiydi.

Polonya Cumhurbaşkanı, Ukrayna’ya verilecek uçakların yerine Güney Kore yapımı FA-50 ve Amerikan yapımı F-35 uçaklarının konacağını kaydetti.

Binlerce Amerikan askerinin konuşlandığı, en fazla sayıda Ukraynalı mülteciye evsahipliği yapan Polonya, savaş sırasında Ukrayna’ya kritik destek sağladı.

Varşova’nın sahip olduğu MiG-29’ların Ukrayna’ya hibe edilmesi konusu, 2022 yılının Şubat ayında, Rusya’nın Ukrayna’ya saldırdığı ilk günlerde gündeme gelmişti.

Bu arada Slovakya hükümeti de, kendi envanterindeki MiG-29’lardan bazılarını Ukrayna’ya verebileceğini duyurdu. Ukraynalı jet pilotlarının, Sovyetler Birliği’nde üretilen MiG-29’lara alışık oldukları bildiriliyor.

Başkent Varşova’da Çekya Cumhurbaşkanı Petr Pavel’i ağırlayan Duda, Çek mevkidaşı ile görüşmesinin ardından yapılan basın toplantısında, Ukrayna’ya verilecek savaş uçaklarının bu dördü ile sınırlı kalmayacağını, şu an bakımda olan jetlerin de daha sonra Kiev’e teslim edileceğini söyledi.

Polonya Hava Kuvvetleri’nin envanterinde, eski Demokratik Almanya Cumhuriyeti’ne ait olup, Almanya’nın yeniden birleşmesi sonrasında 90’lı yılların başında Polonya’ya verilen yaklaşık bir düzine MiG-29 olduğunu belirten Duda, bu uçakların halihazırda Polonya hava savunması için görev yaptıklarını dile getirdi.

Ukrayna’ya savaş uçağı temin eden ilk NATO ülkesi

Polonya Cumhurbaşkanı Duda, geçen hafta yaptığı bir açıklamada, uluslararası koalisyon kapsamında Ukrayna’ya MiG-29 tipi savaş uçağı gönderebileceklerini belirtmiş ancak ayrıntı vermemişti.

Polonya Başbakanı Mateusz Morawiecki ise, Şubat ayında yapılan Münih Güvenlik Konferansı’nda, böyle bir uygulama için NATO tarafından bir karar alınmasının şart olduğunu dile getirmişti.

ABD Savunma Bakanı Lloyd Austin ise, ülkesinin, başka ülkelerin Ukrayna’ya savaş uçağı göndermesine engel olmayacağını duyurmuştu.

Ukraynalı liderler, diğer NATO üyelerine de Kiev’e uçak göndermeleri konusunda çağrılar yapıyor.

Ukrayna, Rusya ile savaşındaki ikinci yılında hava savunmasını güçlendirmek amacıyla Batı ülkelerinden savaş uçakları talep ediyor.

Bu arada Danimarka Başbakanı Mette Frederiksen, ülkesinin Ukrayna’ya savaş uçağı göndermesiyle ilgili görüşmelerin sürdüğünü belirterek, “Bu konuda müttefiklerimizle istişarelerimiz sürüyor.” dedi.

Paylaşın

Rusya, Ukrayna’yı Bu Kez Hipersonik Füzelerle Vurdu: En Az 9 Ölü

Rusya’nın bölgesel bir operasyon olarak adlandırdığı Ukrayna’nın ise ‘Batı’lı güçlerin desteğiyle devam ettirdiği savaşın bir yılı geride kalırken, Rusya, Ukraayna’yı bu kez hipersonik füzelerle vurdu.

En az dokuz kişi hayatını kaybettiği saldırılar nedeniyle Avrupa’nın en büyüğü konumunda olan Zaporijya Nükler Santrali’nin elektriği de kesildi. Ancak daha sonra bu sorun giderildi.

Rusya Savunma Bakanlığı Sözcüsü Igor Konaşenkov, Perşembe günü yaptığı açıklamada, “Kinzhal hipersonik füze sistemi de dahil olmak üzere havadan, denizden ve karadan uzun menzilli silahlarla Ukrayna’nın askeri altyapısının temel unsurlarını vurduk” dedi.

Söz konusu yaylım ateşi, Ocak ayının sonundan bu yana gerçekleştirilen en büyük Rus saldırısı olarak kayıtlara geçti.

Ukrayna ordusu, 34 seyir füzesinin ve dört de İran yapımı insansız hava aracının düşürüldüğünü iddia etti. Ancak yetkililer, Kinzhal balistik füzeleri, Kh-22 gemisavar füzeleri ve S-300 uçaksavar füzelerini ise imha edemediklerini de aktardı.

Reuters’a konuşan Ukrayna hava kuvvetleri sözcüsü, “Bu büyük bir saldırıydı ve ilk defa bu kadar çok farklı türde füze kullanıldı. Böyle bir şey daha önce hiç olmamıştı” dedi.

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ise ülkesinin ses hızının beş katından daha hızlı hareket edebilen balistik hipersonik füzelere yaptığı yatırımı vurguladı.

Nükler enerji operatörü Energoatom, Zaporijya’daki elektrik kesintisinin Ukrayna elektrik sistemi ile tesis arasındaki bağlantıyı yok ettiğini duyurdu.

Tesisteki enerji kesintisi daha sonra çözüldü. Ancak çözüm sağlanana kadar ise santral dizel jeneratörlerle çalıştırıldı.

Santraldeki radyoaktif maddelerin soğutulması için elektriğe ihtiyaç duyuluyor.

Uluslararası Atom Enerjisi Kurumu (IAEA) Başkanı Rafael Grossi, “Bugün enerji kaybının, Zaporijya Nükleer Santrali için durumun ne kadar kırılgan ve tehlikeli olduğunu bir kez daha gösterdi” dedi.

Grossi, Perşembe günü sabah saatlerinde tesisin korunması için uluslararası bir taahhüt verilmesini istemişti.

“Her seferinde bir zar atıyoruz” diyen Grossi sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bunun defalarca devam etmesine izin vermemiz durumunda, bir gün şansımız tükenecek.”

Başkent Kiev’de ise şehrin batı ve güney bölgelerinde patlamalar meydana geldi. Acil servisler bu noktalara müdahalelerde bulundu.

Odesa valisi Maksim Marçenko, liman kentindeki bir enerji tesisine füze isabet ettiğini ve bu nedenle elektrik kesintilerinin yaşandığını söyledi. Bölgede yerleşim yerleri de vurulurken, herhangi bir can kaybının olmadığı bildirildi.

(Kaynak: BBC Türkçe)

Paylaşın

Rusya’dan Ukrayna’nın Birçok Kentine Füze Saldırısı: En Az 5 Ölü

Rusya’nın bölgesel bir operasyon olarak adlandırdığı Ukrayna’nın ise ‘Batı’lı güçlerin desteğiyle devam ettirdiği savaşın bir yılı geride kalırken, Rusya bugün erken saatlerde Ukrayna’nın birçok kentinde çoğunlukla enerji altyapısını hedef alan geniş çaplı füze saldırıları düzenledi.

Füze saldırıları, Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres’in Ukrayna’nın Karadeniz limanlarından tahıl sevkiyatına ve Rusya’nın gıda ve gübre ihracatına izin veren bir anlaşmanın uzatılması konusunda Ukrayna Cumburbaşkanı Vladimir Zelenskiy ile görüşmek üzere Kiev’i ziyaret etmesinden saatler sonra geldi.

Ukraynalı yetkililer konutların da isabet aldığı saldırılarda en az beş kişinin öldüğünü, çok sayıda yaralı olduğunu açıkladı.

Son üç haftadır Rus güçlerince yapılan en şiddetli saldırıda füzelerin başkent Kiev, ülkenin ikinci büyük kenti Harkiv, Karadeniz’deki önemli liman kenti Odesa’nın yanı sıra ülkenin merkezindeki Dinyeper ve Poltava’dan batıdaki Zitomir, Vinnitsya ve Rivne’ye  kadar uzandığı bildirildi.

Yerel makamlar dört sivilin batıdaki Lviv bölgesinde, bir kişinin de Dnipropetrovsk’te füzelerin yerleşim yerlerine isabet etmesi sonucu hayatını kaybettiğini açıkladı.

Ukrayna Enerji Bakanı Herman Haluşçenko füze saldırılarında Kiev, Mikolaiv, Harkiv, Zaporijya, Odesa, Dnipropetrovsk ve Zitomir bölgelerindeki enerji tesislerinin hedef alındığını söyledi ve saldırıları “Ukrayna’nın enerji altyapısına yönelik bir başka barbarca saldırı” olarak nitelendirerek kınadı.

Saldırılar sonucu kentlerde durum

Kiev Belediye Başkanı Vitali Klitschko, kentin güneybatısında patlamalar olduğunu ve acil servislerin bölgeye gittiğini belirtti. Kentin bazı bölgelerinde elektriklerin kesildiği bildirildi.

Harkiv Valisi Oleh Syniehubov da, Ukrayna’nın doğusunda yer alan kentin kuzeydoğusuna 15 füze isabet ettiğini ve sivillerin yaşadığı binalarının vurulduğunu açıkladı. Bu kentte de elektrik kesintileri yaşandığı aktarıldı.

Odesa bölge valisi Maksim Marchenko da yaptığı açıklamada, toplu bir füze saldırısının liman kentindeki bir enerji tesisini vurduğunu ve elektriklerin gittiğini belirtti. Kentte yerleşim alanlarının da vurulduğu aktaran vali halka sığınaklarda kalmaları uyarısında bulundu.

Devlete ait nükleer enerji şirketi Energoatom da, Rus güçleri tarafından işgal edilen Zaporijya Nükleer Santrali füze saldırıları sonucunda güç kaybettiğini açıkladı. Energoatom, santralin aylar önce Rusya tarafından devralınmasından bu yana altıncı kez elektrik kesintisine uğradığını ve bunun da santrali 10 gün boyunca çalıştırabilecek 18 dizel jeneratöre güvenmek zorunda bıraktığını söyledi. Nükleer santraller soğutma sistemlerini çalıştırmak ve bir erimeyi önlemek için sürekli güce ihtiyaç duyuyor.

Öte yandan Rus ve Ukrayna güçleri arasında Bahmur bölgesini ele geçirmek için yoğun çatışmalar sürüyor.

(Kaynak: Eurnews Türkçe)

Paylaşın

İkinci Yılına Giren Rusya – Ukrayna Savaşı Silah Şirketlerine Yaradı

Merkezi Stockholm’da bulunan Uluslararası Barış Araştırma Enstitüsü SIPRI’nin verilerine göre küresel silah satışı 2021’de yaklaşık yüzde 2 arttı. SIPRI, Ukrayna’daki savaşın 2022’de silahlara ulaşma isteğini daha da arttırdığını belirtiyor.

Rakamlar da bunu doğruluyor. Amerika’yla yabancı ülkeler arasındaki silah satışı 2022’de 51,9 milyar dolar arttı.

Bunun önemli nedeni Amerika’nın Avrupa’daki müttefiklerinin Rusya’nın Ukrayna işgali sonrası kendilerini silahlandırmak için hızlı hareket etmeleri. Önceki yıla kıyasla bu yüzde 49’luk bir artış anlamına geliyor.

Doğrudan ticari satışlar yani yüklenici firmalardan hükümetlere doğrudan satışta da büyük artış var. 2021’de 103,4 milyar dolar olan satış, 2022’de 153,7 milyar dolara yükselmiş.

SIPRI’ye göre Rusya 2021’de en fazla silah ihracatı yapan ikinci ülkeydi.

Ukrayna’da ikinci yılına giren savaş küresel silah ticaretini arttırmış durumda. Ülkeler kendilerini muhtemel çatışmalara hazırlarken yeni teçhizatlara da talep artıyor. Savaş silah endüstrisindeki uzun süreli ilişkileri etkilerken kimin kime ne sattığı konusunda hesapları yeniden düzenledi ve müşterilerin envanterlerinde görmek istedikleri ürünler konusundaki taleplerini de değiştirdi.

Los Angeles Times gazetesinde yayınlanan analiz haberde, Avrupa ülkelerinin hem stokları dolu tutmak hem de Kiev’e roket, füze ve tank desteği sağlamak için savunma harcamalarını arttırdığına dikkat çekiliyor. Alman hükümeti İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra askeri konulardaki tereddütünü bir kenara bırakarak ordusu için 100 milyar dolar ayırdı.

Asya’da Japonya ve Güney Kore Çin’e karşı askeri harcamalarını arttırıyor. Çin, 2022’de savunma bütçesini yüzde 7 yükseltmişti. 16 milyar dolarlık artış Pekin’in savunma bütçesindeki en yüksek artışlardan biri oldu.

Silah şirketlerinin borsalardaki değeri de yükseliyor

Silah şirketlerinin borsalardaki değeri de yükselerek son yıllarda görülen en iyi seviyeye geldi. İngiliz güvenlik, savunma, uzay şirketlerini temsil eden ADS Grup’tan Kevin Craven’a göre Ukrayna savaşından önce insanlar paralarını savunma endüstrisinden farklı şirketlere yatırıyordu.

Craven, savaştan bir yıl sonra insanların hükümetin ilk işinin vatandaşlarını ve özgürlükleri korumak olduğunu hatırladığını kaydediyor. Craven bunun da önemli askeri ve savunma endüstrisi gerektirdiğini vurguluyor.

Kevin Craven, İngiltere’nin Ukrayna’ya güçlü askeri desteğinin olası müşterilerin Londra’nın Kiev’e gönderdiği bu teçhizatlara ilgisini arttırdığını da kaydediyor.

İngiltere Amerika’nın ardından Ukrayna’ya en fazla silah desteği sağlayan ülke. Londra Kiev’e tanksavar füzeleri, zırhlı araçlar, topçu bataryaları gönderiyor. İngiliz tankları Challenger 2’lerin de kısa süre içinde Ukrayna’da olması bekleniyor.

Abu Dabi’deki silah fuarı yoğun ilgi gördü

Geçtiğimiz günlerde Abu Dabi’de düzenlenen silah fuarı da son dönemde bir açıdan silah sektörüne artan ilgiyi ortaya koyan bir etkinlik oldu.

Uluslararası Savunma Sergi ve Konferansı’na aralarında Türkiye’nin de bulunduğu 65 ülkeden 1350 şirket katıldı. Sadece Türkiye’den 50’den fazla firmanın fuara katıldığı belirtiliyor.

Fuarda görücüye çıkan silahlar savaşın sektörün yönünü de değiştirdiğini ortaya koydu. Özellikle fazla maliyetli olmayan, savaş alanını gözlemleyen ardından da bir hedefe kilitlenebilen insansız hava araçları dikkat çekti.

Son aylarda Rusya, Ukrayna altyapısını İran yapımı insansız hava araçlarıyla hedef alıyordu. Silah şirketi Edge’nin sahibi Faisal Bannai, Ukrayna’daki savaşın otonom sistemler ve elektronik savaşın ne kadar hayati olduğunu müşteri ülkeler için gösterdiğini belirtiyor.

Geleceğin bunda olduğunu belirten Bannai, bomba ya da mühimmat satabileceğini ama işinin asıl kısmının bu teçhizatlardan oluşmadığını da vurguluyor.

“Ukrayna’daki savaş bizim için büyük reklam oldu”

İnsansız hava aracı üreten Baykar şirketinden Bahadır Özer de “Ukrayna’daki savaş bizim için büyük bir reklam oldu” diyor.

Savaştan önce de şirket Ukrayna’ya Bayraktar TB2 insansız hava aracını gönderiyordu. Nispeten düşük maliyetli drone Karabağ, Libya ve Suriye’de de etkili şekilde ve Ukrayna’daki savaşta da adından söz ettirdi.

Los Angeles Times gazetesine konuşan Özer, TB2’nin uzun süredir başarılı olduğunu ama şimdiki farkın Batı’nın da dikkatini çekmesi olduğunu belirtti.

Bahadır Özer, NATO üyesi Polonya dahil 28 ülkenin TB2 satın aldığını ve daha fazla ülkenin ilgi gösterdiğini de kaydediyor.

“Savaş silahlara ulaşma isteğini daha da arttırdı”

Merkezi Stockholm’da bulunan Uluslararası Barış Araştırma Enstitüsü SIPRI’nin verilerine göre küresel silah satışı 2021’de yaklaşık yüzde 2 arttı. SIPRI, Ukrayna’daki savaşın 2022’de silahlara ulaşma isteğini daha da arttırdığını belirtiyor.

Rakamlar da bunu doğruluyor. Amerika’yla yabancı ülkeler arasındaki silah satışı 2022’de 51,9 milyar dolar arttı.

Bunun önemli nedeni Amerika’nın Avrupa’daki müttefiklerinin Rusya’nın Ukrayna işgali sonrası kendilerini silahlandırmak için hızlı hareket etmeleri. Önceki yıla kıyasla bu yüzde 49’luk bir artış anlamına geliyor.

Doğrudan ticari satışlar yani yüklenici firmalardan hükümetlere doğrudan satışta da büyük artış var. 2021’de 103,4 milyar dolar olan satış, 2022’de 153,7 milyar dolara yükselmiş.

“Rus savunma sanayine yaptırımlar ABD ve Batılı savunma şirketleri için fırsat”

ABD Savunma Bakanı Llyod Austin silah satışlarının daha hızlı olması için “Tiger Team” adında Ağustos ayında bir ekip kurmuştu.

Defence News dergisine göre Amerikalı yetkililer Rusya’nın savunma endüstrisine karşı yaptırımların Amerikalı ve Batılı savunma şirketleri için bir fırsat olduğunu söylüyor.

SIPRI’ye göre Rusya 2021’de en fazla silah ihracatı yapan ikinci ülkeydi.

(Kaynak: VOA Türkçe)

Paylaşın

ABD’den Rusya’ya Uygulanan Yaptırımlar Deliniyor Uyarısı: Türkiye Detayı

Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Adalet, Ticaret ve Maliye Bakanlıkları, Rusya’ya yönelik yaptırım ve kısıtlamaların aşılması için kullanılan taktikler karşısında dikkatli olma çağrısı yaptı. Açıklamada, yaptırımların delinmesine çalışıldığını gösteren olası ipuçları arasında, paravan şirket kullanımı, takma isimler ve gizlenmiş nakliye bilgileri gibi işaretler olduğu belirtildi.

Haber Merkezi / Bakanlıklar tarafından yapılan açıklamada satışı yasaklı ürünlerin “yasa dışı olarak” Rusya ve Belarus’a yönlendirilmesinde Türkiye, Çin, Ermenistan ve Özbekistan gibi ülkelerin “aktarma noktası” olarak kullanıldığı belirtildi. “Tüm işletmelerin sorumlu şekilde davranıp kontrollere titiz biçimde uymaları gerektiği” ifade edildi.

Ortak açıklamada, “aktörler, Rusya bağlantılı yaptırımlar ve ihracat kontrollerinden kaçınmaya çalışmaya devam ediyor” denildi. Bakanlıklar, söz konusu kişilerin bu amaç doğrultusunda üçüncü tarafların aracı olarak kullanılması gibi yöntemlere başvurduğunu belirtti.

Olası taktikler ve tehlike işaretleri

Açıklamada Rusya yaptırımlarının delinmesine çalışıldığını gösteren bazı olası işaretler şu şekilde sıralandı:

– Müşterinin bir ürünün nihai kullanımı konusunda bilgi vermemesi

– Uluslararası para transferlerinde paravan şirket kullanımı

– Satın alınan malın kurulumu, bakımı gibi hizmetlerin geri çevrilmesi

– IP adresinin müşterinin bildirdiği lokasyon verisiyle örtüşmemesi

– Nakliye talimatlarında son dakika değişiklik yapılması

– Ödemenin daha önce bildirilmeyen üçüncü bir ülke veya şirket üzerinden yapılması

– Şirket ve kurumsal e-mail adresleri yerine şahsi e-mail hesaplarının kullanılması

– İnternette hiç varlık göstermeyen kurumlar üzerinden işlem yapılması

– İşlem belgelerinde değişiklik yapılması

– İç yazışmalardan bilgi çıkarılması

– Yabancı ülkelerdeki paravan şirketlerden ABD banka hesaplarına para transferi ve kaynağını gizlemek amacıyla paranın dağıtımının hızla yapılması.

Rusya-Ukrayna savaşının 24 Şubat 2022 tarihinde başlamasının ardından ABD ve çoğu Avrupa ülkesi koordinasyon içinde Ukrayna’ya askeri destek sağlamaya ve Rusya’ya yönelik çok sayıda yaptırım uygulamaya başladı. Fakat aralarında Türkiye, Hindistan, Brezilya ve Güney Afrika’nın da olduğu ülkeler bu yaptırımlara katılmadı.

Rusya’nın Ukrayna’yı işgalini kınayan Türkiye, Kiev’e silahlı İHA tedarik ederek destek verdi. Ancak Ankara aynı zamanda Batı’nın Rusya’ya yönelik yaptırımlarına da karşı çıkıyor. Buna karşın Türk hükümeti, uluslararası yaptırımların Türkiye’de etrafından dolaşılmayacağına dair söz verdi.

ABD bir süredir bu ülkeler üzerinden yaptırımların delinmesine göz yummayacaklarına yönelik açıklamalar yapıyor. Özellikle çip ve askeri sanayide kullanılabilecek ürünlerin ticareti takip ediliyor. ABD Ticaret Bakanlığı kısa süre önce aralarında Rusya ve Çin’deki şirketlerin de bulunduğu 90 tüzel kişiliğe yaptırım uygulamıştı.

Uyarı ziyareti

ABD Hazine Bakanlığı Terörizm ve Mali İstihbarattan Sorumlu Hazine Müsteşarı Brian Nelson, geçen ay Ankara ve İstanbul’da gerçekleştirdiği temaslarda, “Türk işletmeleri ve bankaları, yaptırım uygulanan Rus kuruluşlarıyla iş yaparak yaptırım riski ve G7 pazarlarına erişimlerini kaybetme riski ile karşı karşıya kalabilir” uyarısında bulunmuştu.

Nelson, Türk işletmeleri ve bankalarının “Rus askeri-endüstriyel kompleksi tarafından kullanılabilecek potansiyel ikili kullanıma sahip teknoloji aktarımları ile ilgili işlemlerden uzak durmak için ilave önlem almaları” gerektiğini dile getirmişti.

Nelson, Türkiye Bankalar Birliği’ndeki konuşmasında, “Yaptırım risklerini azaltmak için, finansal kurumlar olarak hepinize, özellikle istismara müsait sektörler de dâhil olmak üzere, Rus kurum ve şahısları ile yapılan işlemlerde daha fazla denetim yapma çağrısında bulunuyorum” demişti.

Paylaşın

Hindistan’daki G-20 Toplantısı’nda Ukrayna Çatlağı

Hindistan’ın dönem başkanlığı kapsamında Yeni Delhi’de gerçekleştirilen G20 dışişleri bakanları toplantısı, üye ülkeler arasında Ukrayna savaşı konusunda ortak bir uzlaşıya varılamadan sona erdi.

Rusya’nın Ukrayna’yı işgalinin yıl dönümünde gerçekleşen G20 Maliye Bakanları ve Merkez Bankası Başkanları Toplantısı’nda yapılacak ortak açıklamada Ukrayna konusunda uzlaşı sağlanamamıştı.

Hindistan’ın Dışişleri Bakanı Subrahmanyam Jaishankar toplantı sonunda yaptığı açıklamada, Ukrayna’daki savaş konusunda “tarafların farklı görüşlere sahip olması nedeniyle ortak bir uzlaşı sağlanamadığını” söyledi.

Özellikle Ukrayna krizi konusundaki görüş ayrılıkları yüzünden ortak bir bildiri yayımlama kararı almadıklarını kaydeden Hintli bakan, “Tüm konularda mükemmel bir fikir birliğine varsaydık, toplu bir açıklama yapılırdı.” dedi.

Jaishankar, bununla birlikte üye ülkelerin çok taraflılığın güçlendirilmesi, gıda ve enerji güvenliğinin teşvik edilmesi, iklim değişikliği, cinsiyet sorunları ve terörle mücadele gibi az gelişmiş ulusların endişelerini içeren çoğu konuda anlaştıklarını da sözlerine ekledi.

Bu arada Hindistan Başbakanı Narendra Modi, dünyanın önde gelen ekonomilerine Ukrayna’daki savaş nedeniyle oluşan ayrımların ötesine geçerek az gelişmiş ülkelerin yaşadığı krizlerin çözümü noktasında uzlaşı çağrısı yaptı.

G20 dışişleri bakanları toplantısına video konferans ile katılan Modi, toplantının, Ukrayna savaşı nedeniyle “derin küresel ayrılıkların” yaşandığı bir dönemde yapıldığına dikkati çekerek, mevcut gerilimlerin grubun gıda, enerji güvenliği, iklim değişikliği ve borç krizi gibi konularda anlaşmaya varmasının önüne geçmemesi gerektiğini vurguladı.

“Küresel yönetişim başarısız oldu”

Modi, İkinci Dünya Savaşı sonrası inşa edilen dünya düzeninin iki temel hedefinin, çatışmaların önlenmesi ve işbirliğinin teşviki olduğunu ancak finansal krizler, salgın, terör ve savaşın çerçevelediği son iki yıllık tecrübenin, “küresel yönetişimin bu hedefleri yerine getirmede açıkça başarısız olduğunu” gösterdiğini söyledi. Modi, “Çok taraflılığın krizde olduğunu kabul etmemiz gerekir.” dedi.

G20 maliye bakanları toplantısı

Hindistan’ın teknoloji merkezi Bengaluru’da geçen hafta düzenlenen G20 maliye bakanları ve merkez bankası başkanları toplantısı da, Rusya ile Çin’in, Ukrayna’daki savaşın nihai bir belgede tanımlanmasına itiraz etmesiyle konsensüs sağlanamadan sona ermişti.

Toplantının sonunda yayınlanan nihai belgede Ukrayna’daki savaş konusunda herhangi bir anlaşmaya varılamadığı belirtilmişti. Bu sonuç bildirgesi, önde gelen yedi sanayi ülkesinden oluşan G7’nin yine geçen hafta Rusya’ya karşı yeni yaptırımlar açıklaması ardından gelmişti.

Paylaşın

Kremlin Sözcüsü Peskov: NATO Bize Karşı Fiilen Savaşta

İzvestia gazetesine demeç veren Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov, NATO’nun (Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü) Kiev’e hem gönderdiği silahlarla hem de sağladığı eş zamanlı istihbaratla Moskova’ya karşı fiilen savaşta olduğunu belirtti.

NATO’nun 2014 Darbesi’nden beri çatışmaları alevlendirdiğini vurgulayan Peskov, “NATO ülkelerinin istihbaratı gece gündüz bize karşı çalışıyor, her türlü silahı da ordumuzu vurmaları için Ukrayna’ya gönderiyor” dedi.

Newsweek’in haberine göre Dmitriy Peskov, başta ABD, İngiltere ve Fransa olmak üzere NATO’nun fiilen Rusya’yla savaşta olduğunun altını çizdi.

“Hiçbir şeyi saklamaya gerek yok, her ne kadar bu konuda çok hassas gözükseler de” diye sözlerine devam eden Peskov, Batılı ülkelerin çatışmanın bir tarafı olduklarını tekrarladı.

“Bahmut düşerse Donbass düşer”

Öte taraftan Kiev’den tek taraflı bağımsızlık ilan eden Donetsk Halk Cumhuriyeti’nin Artemovsk (Bahmut) kentinde çatışmalar şiddetlenirken, Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy, “Bahmut’u ele geçirmeyi başarırlarsa Donbass sınırlarına ve hatta Dinyeper’e kadar saldıracaklar” dedi.

Rus birliklerin ağır saldırıları altındaki Artemovsk kenti büyük oranda kuşatılmış durumda. Ukrayna Kara Kuvvetleri Komutanı Aleksandr Sırski, Artemovsk’taki durumun son derece gergin olduğunu belirterek “Önemli kayıplar alsa da düşman en iyi eğitimli Wagner gruplarını birliklerimizin savunmasını kırmak için gönderdi” şeklinde konuştu.

Ukrayna lideri Zelenskiy’den de süren çatışmaların önemine dair dikkat çekici bir açıklama geldi. “Burası çok büyük bir kent değil. Ruslar tarafından mahvedilmiş Donbass’taki diğer pek çok kent gibi… Onu korumak bizim için önemli ama mantıkçlı olduğu sürece savaşacağız” ifadelerini kullanan Zelenskiy, kentin düşmesi durumunda Rusların önce tüm Donbass’ı ardından da Dinyeper Nehri’ne kadar olan tüm Ukrayna topraklarını ele geçirmek için saldıracağını öne sürdü.

Ukrayna Genelkurmay Başkanlığı da gün içerisinde çatışmalarla ilgili yaptığı açıklamada Artemovsk’un Rus güçlerinin ana odağı olduğunu doğruladı. Savaş öncesi nüfusu 70 bin civarında olan Artemovsk’ta şimdilerde 5 bin sivilin olduğu tahmin ediliyor.

Paylaşın

Zelenski’nin Rüyası: Putin’in Yakın Çevresi Tarafından Öldürülmesi

Rusya’nın bölgesel bir operasyon olarak tanımladığı Ukrayna’nın ise Batı’nın desteğiyle devam ettirdiği savaşta bir yıl geride kalırken Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski’den dikkat çeken bir iddia geldi.

Ukrayna Devlet Başkanı Zelenski, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’i bir gün kendi yakın çevresinin öldüreceğini öne sürrek, “Yırtıcı hayvanlar yırtıcı hayvanları yutacak” dedi.

The Times’a göre bu yorumlar Ukrayna yapımı Year (Yıl) adlı bir belgeselde yer alıyor.

Bu ifadeler, Rus lider Putin’in halkına, Ukrayna’nın savaşı kazanması halinde bir ulus olarak hayatta kalamayacakları uyarısında bulunmasıyla aynı zamanda geldi.

Zelenski belgeselde, “Putin rejiminin kırılganlığının [Rus] devleti içinde hissedildiği bir an kesinlikle gelecek” dedi.

Ve o zaman yırtıcı hayvanlar yırtıcı hayvanları yutacak. Bir katili öldürmek için bir neden bulacaklar.

Ancak analistler, Putin’in yakın çevresindeki sertlik yanlılarının, konumlarını Putin’e borçlu oldukları için ona karşı hareket etmelerinin pek muhtemel görünmediğini söylüyor.

Putin yakın zamanda NATO’nun nükleer kapasitesini dikkate almaktan başka çaresi olmadığını iddia etmiş ve ABD liderliğindeki askeri ittifakı “eski Sovyetler Birliği ve Rusya’yı dağıtmayı” istemekle suçlamıştı.

Zelenski pazar günü yaptığı açıklamada, savaşın sona ermesinin bir adımının Kırım Yarımadası’nın Ukrayna’nın kontrolüne geçmesi olacağına inandığını ifade etti.

Ukraynalı lider Twitter’da şöyle yazdı:

Burası bizim toprağımız. Bizim halkımız. Bizim tarihimiz. Ukrayna bayrağını Ukrayna’nın her köşesine geri getireceğiz.

CIA Başkanı ise Putin’in, ordusunun Ukrayna’yı dize getirme kabiliyetine “fazla güvendiğini” söyledi. William Burns, Putin’in “zamanı kendi lehine kullanabileceğine, Ukraynalıları ezebileceğine, Avrupalı müttefiklerini yıpratabileceğine ve önünde sonunda siyasi yorgunluğun bastıracağına” inandığını ifade etti.

CBS’in Face the Nation programında konuşan Burns, “Putin bir noktada, Rusya’nın bazı en yoksul bölgelerine gelen tabutlarla birlikte, artan bedellerle de yüzleşmek zorunda kalacak” diye ekledi.

(Kaynak: Independent Türkçe)

Paylaşın

Hindistan’daki G-20 Toplantısı Sonuç Bildirgesi’nde Ukrayna Çatlağı

Hindistan’ın ev sahipliğinde yapılan ve ilk günü Rusya’nın Ukrayna’yı işgalinin yıl dönümünde gerçekleşen G20 Maliye Bakanları ve Merkez Bankası Başkanları Toplantısı’nda yapılacak ortak açıklamada Ukrayna konusunda uzlaşı sağlanamadı.

Kasım ayında Endonezya’nın Bali kentinde yapılan son büyük G-20 toplantısında liderler, Ukrayna’daki savaşın dünya ekonomisindeki kırılganlıkları artırdığı uyarısında bulunarak savaşı şiddetle kınamıştı.

Hindistan’ın G20 dönem başkanlığı 1 Aralık 2022’de başlamıştı. Yeni Delhi, 9-10 Eylül’de gerçekleştirilecek 18’inci G20 Liderler Zirvesi’ne ev sahipliği yapacak.

ABD ve müttefikleri olan G7 ülkeleri maliye bakanları Rusya’nın komşu ülke Ukrayna’ya saldırımasının ortak açıklamada mutlaka kınanmasını isterken bu öneriye Rusya ve Çin delegasyonları karşı çıktı. Bunun üzerine bir uzlaşı sağlanamadı.

G20 üyesi ülkelerden biri olan Rusya, kendisinin özel askeri operasyon olarak nitelendirdiği Ukrayna saldırılarının, savaş ya da işgal olarak nitelendirilmesine karşı çıktı.

Reuters haber ajansına değerlendirmede bulunan bazı diplomatlar ev sahibi ülke Hindistan’ın da sonuç bildirgesinden “savaş” kelimesinin geçmesinden yana olmadığını belirttiler.

G20’nin dönem başkanı konumundaki Hindistan, Rusya’nın Ukrayna’ya yönelik saldırıları konusundan da başında bu yana tarafsız bir tavır almak ve diplomatik çözüm konusunda arayış içerisinde olmaya çalışıyor.

Ancak öte yandan Hindistan’ın son dönemde Rusya’dan aldığı petrol miktarını ciddi şekilde arttırması da dikkat çekiyor.

Fransa Maliye Bakanı Bruno Le Marie de yaptığı değerlendirmede bu aşamada G20’nin, geçen yıl Kasım ayında Bali’de düzenlenen zirvede yaptığı ve üyelerinin çoğunluğunun Ukrayna’daki savaşı kınadığı açıklamasından geri adım atılmasının mümkün olmadığı değerlendirmesini yaptı. Ancak Fransız bakan bazı ülkelerin duruma farklı yaklaştıklarına da dikkat çekti.

Le Marie, “Ya aynı dili konuşuruz ya da nihai bildiriye imza atmayız” ifadelerini kullandı.

Almanya Finans Bakanı Christian Lindner de zirve esnasında gazetecilere yaptığı açıklamada, G20’nin Rusya’nın Ukrayna saldırıları konusunda daha önceki açıklamasının gerisine düşmemek zorunda olduğunu söyledi.

Yetkililer şu aşamada, Rusya ve Çin’in itirazları nedeniyle sonuç bildirgesinde üzerinde uzlaşı sağlamanın zor göründüğünü söylüyorlar.

Bir yetkili de sonuç bildirgesi üzerinde uzlaşı sağlanamaması nedeniyle yayımlanmaması durumunda kapanış bildirgesi olarak dönem başkanı sıfatıyla Hindistan’ın bir açıklama yapabileceğini belirtti.

Paylaşın