TÜİK Açıkladı: Türkiye’nin Nüfus Artış Hızı Binde 7,1

Türkiye’de yıllık nüfus artış hızı 2021 yılında binde 12,7 iken, 2022 yılında binde 7,1 oldu. Türkiye’de ikamet eden nüfus, 31 Aralık 2022 tarihi itibarıyla bir önceki yıla göre 599 bin 280 kişi artarak 85 milyon 279 bin 553 kişiye ulaştı.

Haber Merkezi / Nüfusun 42 milyon 704 bin 112’sinin erkek, 42 milyon 575 bin 441’inin ise kadın olduğu tespit edildi. Diğer bir ifadeyle toplam nüfusun yüzde 50,1’ini erkekler, yüzde 49,9’unu ise kadınlar oluşturdu.

Türkiye’de 2021 yılında 33,1 olan ortanca yaş, 2022 yılında 33,5’e yükseldi. Cinsiyete göre incelendiğinde, ortanca yaşın erkeklerde 32,4’ten 32,8’e, kadınlarda ise 33,8’den 34,2’ye yükseldiği görüldü.

Türkiye’de ikamet eden yabancı nüfus bir önceki yıla göre 31 bin 800 kişi artarak, 1 milyon 823 bin 836 kişi oldu. Bu nüfusun yüzde 49,5’ini erkekler, yüzde 50,5’ini kadınlar oluşturdu.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2022 yılı Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi (ADNKS) 2022 verilerini açıkladı.

Buna göre, Türkiye’de ikamet eden nüfus, 31 Aralık 2022 tarihi itibarıyla bir önceki yıla göre 599 bin 280 kişi artarak 85 milyon 279 bin 553 kişiye ulaştı.

85 milyon 279 bin 553 kişiye ulaşan nüfusun 42 milyon 704 bin 112’sinin erkek, 42 milyon 575 bin 441’inin ise kadın olduğu tespit edildi. Diğer bir ifadeyle toplam nüfusun yüzde 50,1’ini erkekler, yüzde 49,9’unu ise kadınlar oluşturdu.

Yabancı nüfus bir önceki yıla göre 31 bin 800 kişi arttı

Kayıt sitemine göre, Türkiye’de ikamet eden yabancı nüfus bir önceki yıla göre 31 bin 800 kişi artarak, 1 milyon 823 bin 836 kişi oldu. Bu nüfusun yüzde 49,5’ini erkekler, yüzde 50,5’ini kadınlar oluşturdu.

Türkiye’de 2021 yılında yüzde 93,2 olan il ve ilçe merkezlerinde yaşayanların oranı, 2022 yılında yüzde 93,4 oldu. Diğer yandan belde ve köylerde yaşayanların oranı yüzde 6,8’den yüzde 6,6’ya düştü.

İstanbul’un nüfusu, bir önceki yıla göre 67 bin 51 kişi artarak 15 milyon 907 bin 951 kişi oldu. Türkiye nüfusunun yüzde 18,65’inin ikamet ettiği İstanbul’u, 5 milyon 782 bin 285 kişi ile Ankara, 4 milyon 462 bin 56 kişi ile İzmir, 3 milyon 194 bin 720 kişi ile Bursa ve 2 milyon 688 bin 4 kişi ile Antalya izledi.

Bayburt, 84 bin 241 kişi ile en az nüfusa sahip olan il oldu. Bayburt’u, 84 bin 366 kişi ile Tunceli, 92 bin 481 kişi ile Ardahan, 144 bin 544 kişi ile Gümüşhane ve 147 bin 919 kişi ile Kilis takip etti.

Nüfus piramitleri, nüfusun yaş ve cinsiyet yapısında meydana gelen değişimi gösteren grafikler olarak tanımlanıyor. Türkiye’nin 2007 ve 2022 yılı nüfus piramitleri karşılaştırıldığında, doğurganlık ve ölümlülük hızlarındaki azalmaya bağlı olarak, yaşlı nüfusun arttığı ve ortanca yaşın yükseldiği görüldü.

Türkiye’de 2021 yılında 33,1 olan ortanca yaş, 2022 yılında 33,5’e yükseldi. Cinsiyete göre incelendiğinde, ortanca yaşın erkeklerde 32,4’ten 32,8’e, kadınlarda ise 33,8’den 34,2’ye yükseldiği görüldü.

Ortanca yaşın illere göre dağılımına bakıldığında, Sinop’un 42,4 ile en yüksek ortanca yaş değerine sahip olduğu görüldü. Sinop’u, 41,6 ile Kastamonu ve Giresun izledi. Diğer yandan 20,8 ile Şanlıurfa en düşük ortanca yaşa sahip il oldu. Şanlıurfa’yı, 22,2 ile Şırnak ve 23,3 ile Siirt ve Ağrı takip etti.

Ortanca yaşın illere ve cinsiyete göre dağılımı incelendiğinde, erkeklerde 41,4 ile Sinop en yüksek ortanca yaşa sahip olan il olurken, 20,4 ile Şanlıurfa en düşük ortanca yaşa sahip olan il oldu. Kadınlarda 43,5 ile Sinop yine en yüksek ortanca yaş değerine sahip olan il olurken, Şanlıurfa 21,3 ile en düşük ortanca yaş değerine sahip olan il oldu.

Türkiye’de 2009 ve 2022 yılı cinsiyete göre medeni durumun dağılımı incelendiğinde, erkeklerde hiç evlenmeyenlerin oranının kadınlara göre daha yüksek olduğu, kadınlarda ise eşi ölenlerin ve boşananların oranının erkeklerden daha fazla olduğu görüldü. Diğer yandan büyük çoğunluğu oluşturan evlilerin oranının 2009 ve 2022 yılında her iki cinsiyette de birbirine yakın oranlarda olduğu görüldü.

Çalışma çağı olarak tanımlanan 15-64 yaş grubundaki nüfusun oranı, 2007 yılında yüzde 66,5 iken 2022 yılında yüzde 68,1 oldu. Diğer yandan çocuk yaş grubu olarak tanımlanan 0-14 yaş grubundaki nüfusun oranı yüzde 26,4’ten yüzde 22’ye gerilerken, 65 ve daha yukarı yaştaki nüfusun oranı ise yüzde 7,1’den yüzde 9,9’a yükseldi.

Çalışma çağındaki birey başına düşen çocuk ve yaşlı birey sayısını gösteren toplam yaş bağımlılık oranı, 2021 yılında yüzde 47,4 iken 2022 yılında yüzde 46,8’e düştü. Çalışma çağındaki birey başına düşen çocuk sayısını ifade eden çocuk bağımlılık oranı, yüzde 33’ten, yüzde 32,3’e gerilerken, çalışma çağındaki birey başına düşen yaşlı birey sayısını ölçen yaşlı bağımlılık oranı ise yüzde 14,3’ten yüzde 14,5’e yükseldi. Diğer bir ifadeyle, Türkiye’de 2022 yılında, çalışma çağındaki her 100 kişi, 32,3 çocuğa ve 14,5 yaşlıya bakıyor.

Türkiye’de kilometrekareye 111 kişi düşerken İstanbul’da 3 bin 62 kişi düştü

Nüfus yoğunluğu olarak tanımlanan ‘bir kilometrekareye düşen kişi sayısı’, Türkiye genelinde 2021 yılına göre 1 kişi artarak 111 kişiye yükseldi. İstanbul, kilometrekareye düşen 3 bin 62 kişi ile nüfus yoğunluğu en yüksek il oldu oldu. İstanbul’dan sonra 576 kişi ile Kocaeli ve 371 kişi ile İzmir nüfus yoğunluğu en yüksek olan iller oldu.

Diğer yandan nüfus yoğunluğu en az olan il ise bir önceki yılda olduğu gibi, kilometrekareye düşen 11 kişi ile Tunceli oldu. Tunceli’yi, 19 kişi ile Ardahan ve 21 kişi ile Erzincan izledi. Yüz ölçümü büyüklüğünde ilk sırada yer alan Konya’nın nüfus yoğunluğu 59, en küçük yüz ölçümüne sahip Yalova’nın nüfus yoğunluğu ise 350 olarak gerçekleşti.

Paylaşın

DİK-AR: En Yoksul Gelir Grubunun Gıda Enflasyonu Yüzde 104,8

TÜİK, ocak ayında yıllık enflasyonun yüzde 57,68 olduğunu açıklarken, ENAG ise aynı döneme ilişkin enflasyonun yüzde 121,62 olduğunu duyurdu. DİK-AR ise ocak ayında, en yoksul yüzde 20’lik gelir grubunun gıda enflasyonu yıllık bazda yüzde 104,8 olduğunu bildirdi.

DİSK-AR, emeklilerin gıda enflasyonunu yüzde 90,5, en yüksek gelir grubunun gıda enflasyonunu ise yüzde 57,3 olarak hesapladı.

Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu Araştırma Merkezi (DİSK-AR), gıda enflasyonunu verilerini açıkladı.

DİSK-AR’ın, “Yıllık enflasyondaki yükseliş devam ediyor” başlığıyla yayımladığı bültene göre, emeklilerin gıda enflasyonu yüzde 90,5 olarak hesaplandı. Üçüncü yüzde 20’lik gelir grubunun gıda enflasyonu yüzde 77,1; düşük gelirli ikinci yüzde 20’lik grubun gıda enflasyonu yüzde 91,5 olurken, en yoksul yüzde 20’lik gelir grubunun gıda enflasyonu ise yüzde 104,8 olarak gerçekleşti.

“Enflasyon, gelir gruplarına göre önemli ölçüde farklı hissedildi”

DİSK-AR’dan yapılan açıklamada, “Böylece, en yoksul gelir grubu, yüzde 114,9 oranında gıda enflasyonu hissederken, en yüksek gelir grubu ise yüzde 57,3 oranında gıda enflasyonu hissetmiş oldu. Bu durum, enflasyonun, gelir gruplarına göre önemli ölçüde farklı hissedildiğini ortaya koyuyor” denildi.

Aralık 2002’de yüzde 29,7 olan enflasyon oranının Ocak 2023’te yüzde 57,68 olduğunun anımsatıldığı raporda, şu ifadelere yer verildi: AKP hükümeti, enflasyonu 28 puan artırdı. 2005’te 114 olan TÜFE, 2023’te 1203’e yükseldi. 2005’te 112 olan gıda fiyatları endeksi ise 2023’te 1628’e çıktı.

Böylece 2005’ten bu yana TÜFE 1089 puan, gıda fiyatları endeksi 1546 puan arttı. 2005’te yüzde 9,2 olan enflasyon oranı, 2023’te yüzde 57,7 oldu. 2005’te yüzde 6,8 olan gıda enflasyonu ise 2023’te yüzde 71’e yükseldi.

TÜİK: Ocak ayında yıllık enflasyon yüzde 57,6

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) Ocak ahyına ilişkin enflasyon verilerini bugün kamuoyu ile paylaştı. TÜİK’in açıkladığı verilere göre, Ocak ayında Tüketici Fiyat Endeksi’ndeki (TÜFE) artış geçen yılın aynı ayına göre yüzde 57,6 oldu. TÜİK, TÜFE’de aylık bazdaki artışın yüzde 6,6 olduğunu duyurdu.

TÜİK,  bir önceki yılın aynı ayına göre en az artış gösteren ana grubun yüzde 24,24 ile giyim ve ayakkabı olduğunu, buna karşılık, bir önceki yılın aynı ayına göre artışın en yüksek olduğu ana grubun ise yüzde 77,22 ile sağlık olduğunu açıkladı.

TÜİK verilerine göre Türkiye’de enflasyon geçen yılın Ekim ayında yüzde 85,51 ile zirveye ulaşmıştı. Enflasyon, Aralıkta yüzde 64’e gerilemişti.

TÜİK verilerine göre, üretici fiyat endeksi bir önceki ayın aynı dönemine göre yüzde 4,15 yükseldi. Yıllık bazda ise üretici fiyat endeksinde yüzde 86,46’lık artış meydana geldi.

ENAG: Enflasyon yüzde 121,6

Bağımsız iktisatçılardan oluşan ENAG ise kendi hesaplamalarına göre Ocak ayında yıllık enflasyonun yüzde 121,6 olarak tespit edildiğini açıkladı. ENAG, ENAGrup Tüketici Fiyat Endeksi (E-TÜFE) Ocak ayında yüzde 9,26 arttığını duyurdu.

Paylaşın

TÜİK Enflasyon Rakamlarını Açıkladı; Ekonomistler Verileri Nasıl Yorumladı?

TÜİK, ocak ayında enflasyonunu yıllık bazda yüzde 57,68, aylık bazda ise yüzde 6,65 olduğunu açıkladı. Ekonomi uzmanları, açıklanan enflasyonla yıl sonu hedefi arasındaki çelişkiye dikkat çekti.

Ekonomistler TÜİK’in açıkladığı rakamlara ilişkin dikkat çeken yorumlara imza attılar. İşte o yorumlardan bazıları:

Ekonomi yazarı Uğur Gürses ise Bakan Nebati’ye “2010-2020 arası 10 yılda Ocak ayı TÜFE artış oranı ortalama yüzde 1.39, 2023 Ocak ayı yüzde 6.65. Dalga mı geçiyorsunuz?” diye yanıt verdi.

İktisatçı Hakan Kara, “Bugünkü enflasyon verisi beklentiler bozulduğunda döviz kurunu sabitlemenin de işe yaramadığını net bir şekilde gösterdi” dedi.

Ekonomi uzmanları, açıklanan enflasyonla yıl sonu hedefi arasındaki çelişkiye dikkat çekti.

Trive Yatırım’dan Serdar Pazı, yıl sonu yüzde 22’lik enflasyon hedefinin tutması için yılın kalan 11 ayında enflasyonun aylık ortalama yüzde 1,2 olması gerektiğini söyledi ve “Daha ilk ayda şaşan yıllık enflasyon tahmini olur mu?” diye sordu.

Gazeteci İrfan Donat da gıdada “fiyat sabitleme ve indirim çağrılarının pek işe yaramadığını” belirtti.

Fortuna Capital’dan Altuğ Özaslan, yıl sonu enflasyon beklentisinin yüzde 60 olduğunu söyledi:

“ÜFE’den TÜFE’ye geçişkenlik bariz bir şekilde başladı ve önümüzdeki aylarda bunu azalarak da olsa görmeye devam edeceğiz.”

Gazeteci Ali Ekber Yıldırım ise Ocak’ta sağlıkta yüzde 18,35, gıdada ise yüzde 6,62 artış olmasının halk sağlığına da zarar verebileceğini belirtti.

Uğur Gürses, Ocak ayında 8.500 TL’ye yükseltilen asgari ücretin resmi enflasyona göre alım gücünün Şubat itibarıyla 7 bin 972 TL’ye gerilediğine dikkat çekti, “Kötü bir deney yaşıyoruz” dedi.

Doç. Dr. Baki Demirel ise “Enflasyon düşerken emekçilerin gelir erozyonu devam ediyor. Yoksullaşma makro ekonomik istikrarın düşmanı” paylaşımında bulundu.

Ekonomist Atilla Yeşilada “Erdoğan TÜİK uzmanlarını kovmasına rağmen enflasyonu düşüremedi” dedi.

Hazine ve Maliye Bakanı Nureddin Nebati, enflasyonda en zorlu dönemin geride kaldığını söyledi, “Mevcut veriler önümüzdeki ayların çok daha iyi olacağını işaret etmektedir” dedi.

(Kaynak: BBC Türkçe)

Paylaşın

Üretici Enflasyonu Yüzde 86,46

Üretici enflasyonu ocak ayında bir önceki aya göre yüzde 4,15, bir önceki yılın aralık ayına göre yüzde 4,15, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 86,46 ve on iki aylık ortalamalara göre yüzde 125,53 artış gösterdi.

Haber Merkezi / Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksi (Yİ-ÜFE), Ocak 2023 verilerini açıkladı.

Buna göre, Yİ-ÜFE 2023 yılı ocak ayında bir önceki aya göre yüzde 4,15, bir önceki yılın aralık ayına göre yüzde 4,15, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 86,46 ve on iki aylık ortalamalara göre yüzde 125,53 artış gösterdi.

Sanayinin dört sektörünün yıllık değişimleri; madencilik ve taş ocakçılığında yüzde 101,51, imalatta yüzde 70,49, elektrik, gaz üretimi ve dağıtımında yüzde 237,14 ve su temininde yüzde 116,64 artış olarak gerçekleşti.

Ana sanayi gruplarının yıllık değişimleri; ara malında yüzde 60,98, dayanıklı tüketim malında yüzde 69,42, dayanıksız tüketim malında yüzde 97,14, enerjide yüzde 188,23 ve sermaye malında yüzde 60,19 artış olarak gerçekleşti.

Sanayinin dört sektörünün aylık değişimleri; madencilik ve taş ocakçılığında yüzde 6,08 artış, imalatta yüzde 5,12 artış, elektrik, gaz üretimi ve dağıtımında yüzde 3,13 azalış ve su temininde yüzde 2,15 artış olarak gerçekleşti.

Ana sanayi gruplarının aylık değişimleri; ara malında yüzde 3,46 artış, dayanıklı tüketim malında yüzde 7,34 artış, dayanıksız tüketim malında yüzde 8,19 artış, enerjide yüzde 0,64 azalış ve sermaye malında yüzde 6,29 artış olarak gerçekleşti.

Yıllık en düşük artış; yüzde 28,97 ile ana metaller, yüzde 43,33 ile kağıt ve kağıt ürünleri, yüzde 47,77 ile kauçuk ve plastik ürünler alt sektörlerinde gerçekleşti. Buna karşılık elektrik, gaz, buhar ve iklimlendirme yüzde 237,14, diğer madencilik ve taş ocakçılığı ürünleri yüzde 147,26, diğer metalik olmayan mineral ürünler yüzde 145,09 ile endekslerin en fazla arttığı alt sektörler oldu.

Aylık en yüksek azalış; yüzde 9,00 ile ham petrol ve doğal gaz, yüzde 3,13 ile elektrik, gaz, buhar ve iklimlendirme alt sektörlerinde gerçekleşti. Buna karşılık içecekler yüzde 20,42, kömür ve linyit yüzde 15,37, diğer ulaşım araçları yüzde 13,57 ile endekslerin en fazla arttığı alt sektörler oldu.

Paylaşın

TÜİK Duyurdu: Yıllık Enflasyon Yüzde 57,68

TÜİK’e göre ocak ayında enflasyon yıllık bazda yüzde 57,68 oldu. Aylık artış oranı ise yüzde 6,65 olarak gerçekleşti. ENAG ise, ocak ayı enflasyonu yıllık bazda yüzde 121,62, aylık bazda ise yüzde 9,26 olarak açıklamıştı.

Haber Merkezi / TÜİK verilerine göre Ekim 2022’de yüzde 85,51 ile zirveye ulaşan enflasyon, Aralık 2022’de yüzde 64’e gerilemişti.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), ocak ayı Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) verilerini açıkladı. Buna göre, TÜFE ocak ayında bir önceki aya göre yüzde 6,65, bir önceki yılın aralık ayına göre yüzde 6,65, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 57,68 ve on iki aylık ortalamalara göre yüzde 72,45 olarak gerçekleşti.

Ocak ayında bir önceki yılın aynı ayına göre en az artış gösteren ana grup yüzde 24,24 ile giyim ve ayakkabı oldu. Buna karşılık, bir önceki yılın aynı ayına göre artışın en yüksek olduğu ana grup ise yüzde 77,22 ile sağlık oldu.

Ana harcama grupları itibarıyla ocak ayında bir önceki aya göre en az artış gösteren ana grup yüzde -1,53 ile giyim ve ayakkabı oldu. Buna karşılık, ocak ayında bir önceki aya göre artışın en yüksek olduğu ana grup ise yüzde 18,35 ile sağlık oldu.

Ocak ayında, endekste kapsanan 143 temel başlıktan, 12 temel başlığın endeksinde düşüş gerçekleşirken, 2 temel başlığın endeksinde değişim olmadı. 129 temel başlığın endeksinde ise artış gerçekleşti.

İşlenmemiş gıda ürünleri, enerji, alkollü içkiler ve tütün ile altın hariç TÜFE’deki değişim, ocak ayında bir önceki aya göre yüzde 7,07, bir önceki yılın aralık ayına göre yüzde 7,07, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 57,05 ve on iki aylık ortalamalara göre yüzde 63,81 olarak gerçekleşti.

ENAG: Enflasyon Yüzde 121,62

Akademisyenlerin ve ekonomistlerin bağımsız biçimde oluşturduğu Enflasyon Araştırma Grubu (ENAG), ocak ayına ilişkin enflasyon verilerini açıkladı.

ENAG verilerine göre, Tüketici Fiyat Endeksi (E-TÜFE), yıllık bazda yüzde 121,62 olarak gerçekleşti. E-TÜFE, ocak ayında bir önceki aya göre yüzde 9,26 yükseldi.

Fiyatlardaki artışın sürmesine karşın enflasyondaki düşüş, baz etkisi nedeniyle gerçekleşti.

Paylaşın

Vatandaşın Bankalara Toplam Borcu 1 Trilyon 537 Milyar Lira

Yayınlanan resmi verilere göre tüketici kredileri yaklaşık 1 trilyon 85 milyar liraya ulaşırken bunun 674,8 milyar lirasını ihtiyaç kredileri oluşturdu. Kredi kartları borçları ise 452,5 milyar liraya ulaştı. Böylece vatandaşın bankalara toplam borcu 1 trilyon 537 milyar lirayı buldu.

Tüketici Birliği Federasyonu Başkanı Avukat Mehmet Bülent Deniz, yüksek enflasyon ve özellikle gıda, iletişim, ulaşım, enerji gibi zorunlu giderlerde yaşanan anormal fiyat artışlarının, tüketiciyi yaşamak ve ayakta kalabilmek için borçlanma araçlarını kullanmak zorunda bıraktığını söylüyor.

Enflasyon farkı dikkate alındığında dahi tüketicinin borç stokunun yaklaşık 1,6 trilyon seviyesinde olmasının toplumsal bir sorun olduğuna işaret eden Deniz, “Bu yüksek borç stokunu ödemekle yükümlü olan milyonlarca tüketicinin, süreç bu şekilde ilerlediği sürece yasal takibe düşmesi kaçınılmaz. Bu durum milyonlarca tüketicinin ekonomi dışında kalması ve toplumsal barışın daha da bozulması sonucunu doğuracaktır” diyor.

AK Parti’nin Eylül 2021’den bu yana uyguladığı düşük faiz yüksek kur stratejisine dayanan yeni ekonomi modeli borçlarda ciddi yükselişe yol açtı. Son bir yılda vatandaşların da şirketlerin de bankalara olan borcu 1’er trilyon lirayı geçti.

Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu’nun (BDDK) dün açıkladığı Aralık 2022 verilerine göre bankalara olan toplam borç (bireysel ve ticari) 2021’deki 1 trilyon 788 milyar lira seviyesinden 2022’de 2 trilyon 751 milyar liraya yükseldi. Yani borçlar bir yılda 963,1 milyar lira -yaklaşık 1 trilyon lira- arttı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın faiz oranlarını yüzde 19’dan yüzde 9’a düşürme kararlılığı, TL’nin 2022’de dolara karşı yüzde 30 gerilemesine yol açarken, enflasyon Ekim 2022’de yüzde 85,51 ile 24 yılın zirvesine çıkmıştı. Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) açıkladığı resmi verilere göre Aralık 2022 itibarıyla enflasyon yüzde 64,27, gıda enflasyonu yüzde 77,87 düzeyinde bulunuyor. Reel gelirlerde yaşanan ciddi boyuttaki erime ise hanehalkı borcuna yansıyor.

Yayınlanan resmi verilere göre tüketici kredileri yaklaşık 1 trilyon 85 milyar liraya ulaşırken bunun 674,8 milyar lirasını ihtiyaç kredileri oluşturdu. Kredi kartları borçları ise 452,5 milyar liraya ulaştı. Böylece vatandaşın bankalara toplam borcu 1 trilyon 537 milyar lirayı buldu.

“Tüketici yaşamak için borçlanıyor”

DW Türkçe’den Pelin Ünker’e konuşan Tüketici Birliği Federasyonu Başkanı Avukat Mehmet Bülent Deniz, yüksek enflasyon ve özellikle gıda, iletişim, ulaşım, enerji gibi zorunlu giderlerde yaşanan anormal fiyat artışlarının, tüketiciyi yaşamak ve ayakta kalabilmek için borçlanma araçlarını kullanmak zorunda bıraktığını söylüyor.

Enflasyon farkı dikkate alındığında dahi tüketicinin borç stokunun yaklaşık 1,6 trilyon seviyesinde olmasının toplumsal bir sorun olduğuna işaret eden Deniz, “Bu yüksek borç stokunu ödemekle yükümlü olan milyonlarca tüketicinin, süreç bu şekilde ilerlediği sürece yasal takibe düşmesi kaçınılmaz. Bu durum milyonlarca tüketicinin ekonomi dışında kalması ve toplumsal barışın daha da bozulması sonucunu doğuracaktır” diyor.

Kredi kartında iki kat artış

Önceki yıl vatandaşın bankalara borcu 986,7 milyar liraydı. Tüketici kredileri 776,7 milyar lira olurken, bunun 464,7 milyar lirasını ihtiyaç kredileri oluşturuyordu. Kredi kartları borçları ise 209,9 milyar lira seviyesindeydi. Buna göre kredi kartı borçları son bir yılda iki katından fazla arttı.

Kredi kartı borcunun asgari tutarını ödeyerek veya yeniden yapılandırarak günü kurtarmaya çalışan çok büyük bir kitle olduğunu ifade eden Mehmet Bülent Deniz, Federasyon olarak yaptıkları kamuoyu araştırmasına göre tüketicilerin yüzde 33’ünün kredi kart hesap özetinin tamamını ödeyemediğini, 36 milyon kredi kartının limitinin dönem bitmeden tükendiğini, sağlık, kasap, manav, bakkal, market ve hatta semt pazarlarındaki alışverişlerin dahi kredi kartı ile yapıldığını aktarıyor.

“Şirketler tehlike altında”

Şirketler açısından da durum değişmedi. Taksitli ticari krediler ve kurumsal kredi kartları borçları toplamda 1 trilyon 214 milyar lirayı buldu.  Bu, 2021’deki 801 milyar 161 milyon lira seviyesinden yaklaşık 413 milyar liralık bir artış anlamına geliyor.

İhtiyaç kredilerindeki artışın genel tüketici kredilerindeki payının yüksek olduğunu, bunun da vatandaşın zorlandığını gösterdiğini vurgulayan iktisatçı Prof. Dr. Mehmet Şişman asıl tehlikenin ise şirket borçlanmaları tarafında olduğu görüşünde.

Prof. Şişman, ticari kredilerdeki artışın enflasyonun üzerinde olduğuna işaret ederek, “Merkez Bankası’nın verileri de bunu gösteriyor. Bu sene şirket gelir ve karları seçim öncesi veya sonrasında düşerse bu alanda sorun çıkar” diyor.

Merkez Bankası’nın 20 Ocak’ta yayınladığı haftalık para istatistiklerine göre TL kredilerin yıllık bazda yüzde 138 arttığını dile getiren Şişman, “Taksitli ticari kredilerde taşıt geçen yıla göre yüzde 202 artmış. Konut kredileri yüzde 109, takipteki kredi kartları yüzde 67 artmış. Bunlar kötü sinyal” ifadelerini kullanıyor.

Mevcut gelirleriyle borçlanma imkânı bulamayan vatandaşların oranının da yüksek olduğuna dikkat çeken Şişman, “Eğer enflasyon yükselmeye devam eder, reel gelirler düşerse vatandaş bu tüketici kredilerini ödemekte daha da zorlanır” diye ekliyor.

66 milyar lira takibe girdi

Verilere göre ödenemeyen borçlardan dolayı bankalarda takipteki alacaklar da arttı. Vatandaşların ve şirketlerin bankalara ödeyemediği borçlar 66,6 milyar lirayı buldu. 2021’de tüketici kredileri ve bireysel kredi kartlarında takipteki alacaklar 24,4 milyar lira seviyesindeyken 2022’de bu rakam 29,8 milyar liraya çıktı. Bu alanda artış 5,4 milyar lira oldu.

Mehmet Bülent Deniz, verilerin tüketicinin borcunun çevrilebilir olma sınırını geçtiğini gösterdiğini vurgulayarak 90 günlük takip süresinin 2023 Aralık dönemine kadar 180 gün olarak uygulanması ve tüketicinin borç stokunun eritilmesi için de borçlarına yapılandırma imkânı getirilmesi çağrısı yapıyor.

Ticari krediler ve kurumsal kredi kartlarında ise takipteki alacaklar 2021’deki 39 milyar 285 milyon seviyesinden, 2022’de 36 milyar 855 milyon lira seviyesine indi.

Borçlar beş yılda üçe katlandı

Veriler son beş yılda borçlarda keskin bir artışa işaret ediyor. Şirketlerin ve vatandaşların bankalara olan toplam borçları 2018’de 889 milyar lira seviyesindeydi. Buna göre borç miktarı beş yılda üç katına çıktı. Tüketici kredileri ve bireysel kredi kartı özelinde borçlar ise beş yılda ikiye katlandı. Aralık 2018’de toplam 504,2 milyar liralık tüketici kredisi ve bireysel kredi kartı borcu bulunuyordu.

Aynı dönemde taksitli ticari krediler ve kurumsal kredi kartı borçları da 384,8 milyar lira seviyesindeydi. Bu alandaki beş yıllık artış üç katı geçti. Bankalara ödenemeyen ve yasal takibe giren borçlar ise 2018’de 43,8 milyar lira seviyesindeydi. Geçen beş yılda bu alanda yaklaşık 23 milyar liralık artış yaşandı.

Paylaşın

Turizm Geliri Yüzde 53.4 Arttı; Türkiye 2022 Hedefini Tutturdu

2022 yılında turizm geliri bir önceki yıla göre yüzde 53,4 artarak 46 milyar 284 milyon 907 bin dolar oldu. Bu yılki gelirin 34 milyar 477 milyon 12 bin dolarını kişisel harcamalar, 11 milyar 807 milyon 895 bin dolarını ise paket tur harcamaları oluşturdu.

Haber Merkezi / Böylece yukarı yönlü revize edilerek hedeflenen 46 milyar dolarlık gelir tutturulmuş oldu. Gecelik ortalama harcama 2022’de 89 olurken, yabancı ziyaretçilerin kişi başı ortalama harcamaları 4. çeyrekte yıllık yüzde 7,7 düşüşle 950 dolara geriledi.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Turizm İstatistikleri, IV. Çeyrek: Ekim-Aralık ve Yıllık, 2022 verilerini yayımladı.

Buna göre, turizm geliri ekim, kasım ve aralık aylarından oluşan IV. çeyrekte bir önceki yılın aynı çeyreğine göre %22,2 artarak 11 milyar 374 milyon 206 bin dolar oldu. Turizm gelirinin yüzde 15,3’ü ülkemizi ziyaret eden yurt dışı ikametli vatandaşlardan elde edildi.

Ziyaretçiler, seyahatlerini kişisel veya paket tur ile organize etmektedirler. Bu çeyrekte yapılan harcamaların 8 milyar 274 milyon 401 bin dolarını kişisel harcamalar, 3 milyar 99 milyon 806 bin dolarını ise paket tur harcamaları oluşturdu.

Turizm geliri 2022 yılında bir önceki yıla göre yüzde 53,4 artarak 46 milyar 284 milyon 907 bin dolar oldu. Bu yılki gelirin 34 milyar 477 milyon 12 bin dolarını kişisel harcamalar, 11 milyar 807 milyon 895 bin dolarını ise paket tur harcamaları oluşturdu.

Ülkemizden çıkış yapan ziyaretçi sayısı 2022 yılı IV. çeyreğinde bir önceki yılın aynı çeyreğine göre yüzde 32,4 artarak 11 milyon 978 bin 111 kişi oldu. Ziyaretçilerin yüzde 13,3’ünü 1 milyon 588 bin 624 kişi ile yurt dışında ikamet eden vatandaşlar oluşturdu.

Ülkemizden çıkış yapan ziyaretçi sayısı 2022 yılında bir önceki yıla göre %75 artarak 51 milyon 369 bin 26 kişi oldu. Bunların yüzde 13,7’sini 7 milyon 27 bin 504 kişi ile yurt dışında ikamet eden vatandaşlar oluşturdu.

Bu çeyrekte ülkemizden çıkış yapan ziyaretçilerin gecelik ortalama harcaması 86 dolar oldu. Geceleme yapan yurt dışında ikamet eden vatandaşların gecelik ortalama harcaması ise 58 dolar oldu.

Yıllık olarak değerlendirildiğinde; geceleme yapanların gecelik ortalama harcaması 89 dolar, yurtdışında ikamet eden vatandaşların gecelik ortalama harcaması ise 60 dolar oldu.

Bu çeyrekte geçen yılın aynı çeyreğine göre paket tur harcamaları (ülkemize kalan pay) yüzde 63,5, yerli uluslararası ulaştırma harcaması yüzde 49,5 ve spor, eğitim, kültür harcaması yüzde 42,4 arttı. Yıllık olarak değerlendirildiğinde ise paket tur harcamaları (ülkemize kalan pay) yüzde 125,2, spor, eğitim, kültür harcaması yüzde 90,5 ve uluslararası ulaştırma yüzde 68,9 arttı.

İkinci sırada yüzde 23 ile “akraba ve arkadaş ziyareti”, üçüncü sırada ise ile yüzde 5,6 ile “alışveriş” yer aldı. Yurt dışı ikametli vatandaşlar ise ülkemize yüzde 72,3 ile en çok “akraba ve arkadaş ziyareti” amacıyla geldi.

Yıllık olarak değerlendirildiğinde ziyaretçilerin geliş amaçlarında birinci sırada yüzde 67,1 ile “gezi, eğlence, sportif ve kültürel faaliyetler” yer alırken yurt dışı ikametli vatandaşlar ülkemize yüzde 64,4 ile en çok “akraba ve arkadaş ziyareti” amacıyla geldi.

Turizm gideri geçen yılın aynı çeyreğine göre yüzde 107,9 arttı

Yurt içinde ikamet edip başka ülkeleri ziyaret eden vatandaşlarımızın harcamalarından oluşan turizm gideri, geçen yılın aynı çeyreğine göre yüzde 107,9 artarak 1 milyar 447 milyon 471 bin dolar oldu. Bunun 1 milyar 211 milyon 150 bin dolarını kişisel, 236 milyon 321 bin dolarını ise paket tur harcamaları oluşturdu.

Yıllık olarak değerlendirildiğinde; turizm gideri, geçen yıla göre yüzde 130,9 artarak 4 milyar 276 milyon 533 bin dolar oldu. Bunun 3 milyar 753 milyon 403 bin dolarını kişisel, 523 milyon 130 bin dolarını ise paket tur harcamaları oluşturdu.

Bu çeyrekte yurt dışını ziyaret eden vatandaş sayısı bir önceki yılın aynı çeyreğine göre yüzde 109,4 artarak 2 milyon 488 bin 855 kişi oldu. Bunların kişi başı ortalama harcaması 582 dolar olarak gerçekleşti.

Yıllık olarak değerlendirildiğinde; yurt dışını ziyaret eden vatandaş sayısı bir önceki yıla göre yüzde 165,4 artarak 7 milyon 266 bin 773 kişi oldu. Bunların kişi başı ortalama harcaması 589 dolar olarak gerçekleşti.

Paylaşın

TÜİK Açıkladı: 2022 Yılı Hizmet Üretici Enflasyonu Yüzde 78,72

Hizmet üretici enflasyonu, 2022 yılı aralık ayında bir önceki aya göre yüzde 1,41, bir önceki yılın aralık ayına göre yüzde 78,72, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 78,72 ve on iki aylık ortalamalara göre yüzde 89,94 artış gösterdi.

Haber Merkezi / Hizmet üretici fiyatları bir önceki yılın aynı ayına göre, ulaştırma ve depolama hizmetlerinde yüzde 80,17, konaklama ve yiyecek hizmetlerinde yüzde 89,99, bilgi ve iletişim hizmetlerinde yüzde 63,97, gayrimenkul hizmetlerinde yüzde 73,24, mesleki, bilimsel ve teknik hizmetlerde yüzde 78,58, idari ve destek hizmetlerde yüzde 80,43 artış kaydetti.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) Hizmet Üretici Fiyat Endeksi (H-ÜFE), Aralık 2022 dönemi verilerini yayımladı.

Buna göre, 2022 yılı aralık ayında H-ÜFE bir önceki aya göre yüzde 1,41, bir önceki yılın Aralık ayına göre yüzde 78,72, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 78,72 ve on iki aylık ortalamalara göre yüzde 89,94 artış gösterdi.

Bir önceki yılın aynı ayına göre, ulaştırma ve depolama hizmetlerinde yüzde 80,17, konaklama ve yiyecek hizmetlerinde yüzde 89,99, bilgi ve iletişim hizmetlerinde yüzde 63,97, gayrimenkul hizmetlerinde yüzde 73,24, mesleki, bilimsel ve teknik hizmetlerde yüzde 78,58, idari ve destek hizmetlerde yüzde 80,43 artış gerçekleşti.

Bir önceki aya göre, ulaştırma ve depolama hizmetlerinde yüzde 1,08 artış, konaklama ve yiyecek hizmetlerinde yüzde 3,27 artış, bilgi ve iletişim hizmetlerinde yüzde 0,59 artış, gayrimenkul hizmetlerinde yüzde 0,85 azalış, mesleki, bilimsel ve teknik hizmetlerde yüzde 2,84 artış, idari ve destek hizmetlerde yüzde 0,95 artış gerçekleşti.

H-ÜFE sektörlerinden telekomünikasyon hizmetleri yüzde 41,13, depolama ve destek hizmetleri (taşımacılık için) yüzde 43,07, hukuk ve muhasebe hizmetleri yüzde 47,55 ile endekslerin en az arttığı alt sektörler oldu.

Buna karşılık programcılık ve yayıncılık hizmetleri yüzde 121,59, reklamcılık ve piyasa araştırması hizmetleri yüzde 119,97, veterinerlik hizmetleri yüzde 103,97 ile endekslerin en fazla arttığı alt sektörler oldu.

H-ÜFE sektörlerinden programcılık ve yayıncılık hizmetleri yüzde 12,59, hava yolu taşımacılığı hizmetleri yüzde 1,86, su yolu taşımacılığı hizmetleri yüzde 1,86 ile endekslerin en fazla azaldığı alt sektörler oldu.

Buna karşılık diğer mesleki, bilimsel ve teknik hizmetleri yüzde 7,10, sinema filmi, video ve televizyon programı yapımcılık hizmetleri yüzde 5,57, yiyecek ve içecek sunum hizmetleri yüzde 4,25 ile endekslerin en fazla arttığı alt sektörler oldu.

Paylaşın

TÜİK Açıkladı: Ocak Ayında Ekonomiye Güven Yüzde 1,3 Arttı

Tüketici ve üreticilerin genel ekonomik duruma ilişkin değerlendirme, beklenti ve eğilimlerini özetleyen bileşik bir endeks olan ekonomik güven endeksi ocak ayında, aralık ayına göre yüzde 1,3 oranında artarak 99,3 değerini aldı.

Haber Merkezi / Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) ekonomik güven endeksi Ocak 2022 verilerini açıkladı. Buna göre ocak ayında, aralık ayına göre ekonomik güven endeksi yüzde 1,3 oranında artarak 99,3 değerini aldı.

Genel artış eğiliminin aksine perakende ticaret sektörü güven endeksi yüzde 1 ve hizmet sektörü güven endeksi de yüzde 1,7 oranında düşüş gösterdi.

Bir önceki aya göre 2023 Ocak ayında tüketici güven endeksi yüzde 4,6 oranında artarak 79,1 değerini, reel kesim (imalat sanayi) güven endeksi yüzde 1,8 oranında artarak 103,4 değerini, inşaat sektörü güven endeksi de yüzde 0,6 oranında artarak 93,2 değerini aldı.

Endeksin 100’den büyük olması genel ekonomik duruma ilişkin iyimserliği, 100’den küçük olması ise genel ekonomik duruma ilişkin kötümserliği gösteriyor. Yüzde 93,4 değerinde veri ise piyasanın hâlâ pozitif bir bakış açısına sahip olmadığını ortaya koyuyor.

Ekonomik güven endeksi nedir ve neden önemlidir?

Ekonomik güven endeksi, tüketici ve üreticilerin genel ekonomik duruma ilişkin değerlendirme, beklenti ve eğilimlerini özetleyen bir bileşik endekstir. Endeks, mevsim etkilerinden arındırılmış tüketici güven endeksi, reel kesim, hizmet, perakende ticaret ve inşaat sektörleri güven endekslerinin alt endekslerinin ağırlıklandırılarak birleştirilmesinden oluşmaktadır.

Ekonomik güven endeksi hesaplamasında, her bir sektörün ağırlığı o sektörün normalleştirilmiş alt endekslerine eşit dağıtılarak uygulanmakta, güven endekslerine doğrudan uygulanmamaktadır. Bu kapsamda tüketici, reel kesim, hizmet, perakende ticaret ve inşaat sektörlerine ait toplam 20 alt endeks hesaplamada kullanılmaktadır.

Ekonomik güven endeksinin hesaplamasında kullanılan alt endeksler her ayın ilk iki haftasında derlenen veriler kullanılarak hesaplanmaktadır. Ekonomik güven endeksinin 100’den büyük olması genel ekonomik duruma ilişkin iyimserliği, 100’den küçük olması ise genel ekonomik duruma ilişkin kötümserliği göstermektedir.

Paylaşın

Trafiğe Kayıtlı Taşıt Sayısı 26 Milyonu Aştı

Trafiğe kayıtlı toplam taşıt sayısı aralık ayı sonu itibarıyla 26 milyon 482 bin 847 oldu. Bu taşıtların yüzde 53,9’unu otomobil, yüzde 16,2’sini kamyonet, yüzde 15,6’sını motosiklet, yüzde 7,9’unu traktör, yüzde 3,5’ini kamyon, yüzde 1,8’ini minibüs, yüzde 0,8’ini otobüs ve yüzde 0,3’ünü özel amaçlı taşıtlar oluşturdu.

Haber Merkezi / Aralık ayında 1 milyon 106 bin 203 adet taşıtın devri yapıldı. Devri yapılan taşıtların yüzde 69,1’ini otomobil, yüzde 16,3’ünü kamyonet, yüzde 5,4’ünü motosiklet, yüzde 4,2’sini traktör, yüzde 2,5’ini kamyon, yüzde 1,8’ini minibüs, yüzde 0,5’ini otobüs ve yüzde 0,2’sini özel amaçlı taşıtlar oluşturdu.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Motorlu Kara Taşıtları Aralık 2022 verilerini açıkladı.

Buna göre, 2022 yılında bir önceki yıla göre trafiğe kaydı yapılan taşıt sayısı yüzde 10,1 artarak 1 milyon 269 bin 912 adet olurken, trafikten kaydı silinen taşıt sayısı yüzde 17,1 azalarak 35 bin 585 adet oldu. Böylece 2022 yılında trafikteki toplam taşıt sayısında 1 milyon 234 bin 327 adet artış gerçekleşti.

Aralık ayında trafiğe kaydı yapılan taşıtların yüzde 41,2’sini otomobil, yüzde 37,2’sini motosiklet, yüzde 12,2’sini kamyonet, yüzde 6,4’ünü traktör, yüzde 2,1’ini kamyon, yüzde 0,5’ini minibüs, yüzde 0,3’ünü otobüs ve yüzde 0,1’ini özel amaçlı taşıtlar oluşturdu.

Aralık ayında trafiğe kaydı yapılan taşıt sayısı bir önceki aya göre motosiklette yüzde 37,6, traktörde yüzde 12,0, minibüste yüzde 2,3, otomobilde yüzde 1,9 artarken otobüste yüzde 18,9, kamyonda yüzde 17,2, kamyonette yüzde 5,2 ve özel amaçlı taşıtlarda yüzde 1,7 azaldı.

Aralık ayında geçen yılın aynı ayına göre trafiğe kaydı yapılan taşıt sayısı motosiklette yüzde 264,2, otomobilde yüzde 91,2, minibüste yüzde 84,0, kamyonette yüzde 43,2, traktörde yüzde 26,3, otobüste yüzde 24,3, kamyonda yüzde 16,9 artarken özel amaçlı taşıtlarda yüzde 19,7 azaldı.

Aralık ayı sonu itibarıyla trafiğe kayıtlı taşıtların yüzde 53,9’unu otomobil, yüzde 16,2’sini kamyonet, yüzde 15,6’sını motosiklet, yüzde 7,9’unu traktör, yüzde 3,5’ini kamyon, yüzde 1,8’ini minibüs, yüzde 0,8’ini otobüs ve yüzde 0,3’ünü özel amaçlı taşıtlar oluşturdu.

Aralık ayında devri yapılan taşıtların yüzde 69,1’ini otomobil, yüzde 16,3’ünü kamyonet, yüzde 5,4’ünü motosiklet, yüzde 4,2’sini traktör, yüzde 2,5’ini kamyon, yüzde 1,8’ini minibüs, yüzde 0,5’ini otobüs ve yüzde 0,2’sini özel amaçlı taşıtlar oluşturdu.

Aynı dönemde trafiğe kaydı yapılan otomobillerin yüzde 14,5’i Fiat, yüzde 13,9’u Renault, yüzde 7,2’si Toyota, yüzde 6,1’i Volkswagen, yüzde 6,0’ı Hyundai, yüzde 5,4’ü Opel, yüzde 4,3’ü Kia, yüzde 4,3’ü Mercedes-Benz, yüzde 4,1’i Peugeot, yüzde 3,9’u Dacia, yüzde 3,7’si BMW, yüzde 3,7’si Honda, yüzde 3,5’i Citroen, yüzde 3,4’ü Skoda, yüzde 2,9’u Audi, yüzde 2,4’ü Nissan, yüzde 2,2’si Ford, yüzde 1,7’si Seat, yüzde 1,4’ü Volvo, yüzde 1,2’si Suzuki ve yüzde 4,3’ü diğer markalardan oluştu.

Ocak-Aralık döneminde trafiğe kaydı yapılan 566 bin 280 adet otomobilin yüzde 70,1’i benzin, yüzde 18,0’ı dizel, yüzde 8,5’i hibrit, yüzde 2,0’ı LPG ve yüzde 1,4’ü elektriklidir. Aralık ayı sonu itibarıyla trafiğe kayıtlı 14 milyon 269 bin 352 adet otomobilin ise yüzde 36,9’u dizel, yüzde 35,1’i LPG, yüzde 26,8’i benzin, yüzde 0,9’u hibrit ve yüzde 0,1’i elektriklidir. Yakıt türü bilinmeyen(2) otomobillerin oranı ise yüzde 0,2’dir.

Aynı dönemde trafiğe kaydı yapılan 566 bin 280 adet otomobilin yüzde 31,0’ı 1300 ve altı, yüzde 27,2’si 1401-1500, yüzde 24,4’ü 1301-1400, yüzde 9,3’ü 1501-1600, yüzde 5,8’i 1601-2000, yüzde 0,8’i 2001 ve üstü motor silindir hacmine sahiptir.

Ocak-Aralık döneminde trafiğe kaydı yapılan 566 bin 280 adet otomobilin yüzde 39,6’sı beyaz, yüzde 28,8’i gri, yüzde 11,3’ü mavi, yüzde 7,7’si siyah, yüzde 7,2’si kırmızı, yüzde 2,5’i turuncu, yüzde 1,5’i yeşil, yüzde 0,7’si kahverengi ve yüzde 0,6’sı sarı renklidir.

Trafiğe kayıtlı taşıtların ortalama yaşı 14,8

2022 yılı sonu itibarıyla trafiğe kayıtlı 26 milyon 482 bin 847 adet motorlu kara taşıtı için ortalama yaş 14,8 olarak hesaplandı. Ortalama yaş otomobillerde 14,0, minibüslerde 15,5, otobüslerde 15,4, kamyonetlerde 13,3, kamyonlarda 17,8, motosikletlerde 13,3, özel amaçlı taşıtlarda 14,3 ve traktörlerde 24,4’tür.

2022 yılında devri yapılan 9 milyon 563 bin 925 adet motorlu kara taşıtı için ortalama yaş 13,2 olarak hesaplandı. Devri yapılan otomobillerin ortalama yaşı 14,1, minibüslerin 12,9, otobüslerin 11,3, kamyonetlerin 11,6, kamyonların 14,3, motosikletlerin 5,8, özel amaçlı taşıtların 15,4 ve traktörlerin 19,5’tir.

Paylaşın