Tüketici Güveni Mart Ayında 80,1’e Geriledi

2023 şubat ayında 82,5 olan Tüketici Güven Endeksi, mart ayında 80,1 olarak kayıtlara geçti. Böylece şubatta son 23 ayın en yüksek seviyesine ulaşan endeks mart ayında tekrar gerilemiş oldu.

Haber Merkezi / Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Tüketici Güven Endeksi, Mart 2023 verilerini açıkladı.

Buna göre, Türkiye İstatistik Kurumu ve Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası işbirliği ile yürütülen tüketici eğilim anketi sonuçlarından hesaplanan tüketici güven endeksi, Mart ayında bir önceki aya göre yüzde 2,9 oranında azaldı.

Şubat ayında 82,5 olan endeks, mart ayında 80,1 oldu. Böylece şubatta son 23 ayın en yüksek seviyesine ulaşan endeks mart ayında tekrar gerilemiş oldu.

Aylık tüketici eğilim anketi ile tüketicilerin maddi durum ve genel ekonomiye ilişkin mevcut durum değerlendirmeleri ile gelecek dönem beklentileri, harcama ve tasarruf eğilimleri ölçülüyor.

Endeksin 100’den büyük olması genel ekonomik duruma ilişkin iyimserliği, 100’den küçük olması ise genel ekonomik duruma ilişkin kötümserliği gösteriyor.

Tüketici güven endeksi nedir ve neden önemlidir?

Tüketici güven endeksi, aylık tüketici eğilim anketi ile tüketicilerin maddi durum ve genel ekonomiye ilişkin mevcut durum değerlendirmeleri ile gelecek dönem beklentileri, harcama ve tasarruf eğilimleri ölçülmektedir.

Anket sonuçlarından hesaplanan tüketici güven endeksi 0-200 aralığında değer alabilmektedir. Tüketici güven endeksinin 100’den büyük olması tüketici güveninde iyimser durumu, 100’den küçük olması tüketici güveninde kötümser durumu göstermektedir.

Tüketici eğilimine ilişkin endekslerden, tüketimin finansmanı amacıyla borç kullanma ihtimali endeksinin artması iyimser durumu, azalması ise kötümser durumu göstermektedir.

Benzer şekilde tüketici fiyatlarının değişimine ilişkin düşünce ve beklenti endekslerinin artması tüketici fiyatlarında düşüş düşüncesini/beklentisini, azalması ise tüketici fiyatlarında artış düşüncesini/ beklentisini göstermektedir.

İşsiz sayısı beklentisi endeksinin artması işsiz sayısında azalma beklendiğini, endeksin azalması ise işsiz sayısında artış beklendiğini ifade etmektedir.

Paylaşın

Anne Babasının Ev Ödevlerine Yardım Ettiği Çocukların Oranı Yüzde 54,8

Anne babaların ayda en az bir kez ödevlerine yardım ettiği çocukların oranı yüzde 54,8 olurken, çocukların yaşları ilerledikçe, ebeveynlerin çocukların ev ödevlerine yardım etme oranının azaldığı görüldü.

Haber Merkezi / Ebeveynlerinin ayda en az bir kez ödevlerine yardım ettiği  6-9 yaş grubundaki çocukların oranı yüzde 82,8 iken 15-17 yaş grubundaki çocukların oranı ise yüzde 23,1 oldu.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Türkiye Çocuk Araştırması 2022 verilerini açıkladı.

Buna göre, Kendine ait odası olan çocukların oranı yüzde 34,0 iken kendine ait odası olmayan çocuklar arasında, uyumak için kullandığı odayı bir hanehalkı üyesi ile paylaşanların oranı yüzde 29,4, iki veya daha fazla hanehalkı üyesi ile paylaşanların oranı ise yüzde 36,6 oldu.

Kendine ait odası olan çocukların oranı yaş grubuna göre incelendiğinde, yaş ilerledikçe kendine ait odası olan çocukların oranının arttığı görüldü. Bu oran 0-1 yaş grubunda yüzde 23,4 iken 15-17 yaş grubunda yüzde 45,3 oldu.

Kendine ait odası olan çocukların oranı annenin/temel bakım verenin eğitim durumuna ve hanenin gelir durumuna göre incelendiğinde, annenin/temel bakım verenin eğitim düzeyi arttıkça ve hanenin geliri yükseldikçe kendine ait odası olan çocukların oranının arttığı görüldü.

Günde en az bir defa diş fırçalayan 3-17 yaş grubundaki çocukların oranı yüzde  66,5

Anneleri/temel bakım verenleri tarafından günde en az bir defa diş fırçaladığı belirtilen 3-17 yaş grubundaki çocukların oranı yüzde 66,5 oldu.

Diş fırçalama oranları cinsiyete göre incelendiğinde, kız çocukların erkek çocuklara göre daha fazla diş fırçalama oranına sahip olduğu görüldü. Günde bir defa diş fırçaladığı belirtilen 3-17 yaş grubundaki kız çocukların oranı yüzde 36,7 iken erkek çocukların oranı yüzde 34,1 oldu. Günde bir defadan fazla diş fırçaladığı belirtilen 3-17 yaş grubundaki kız çocukların oranı yüzde 36,7 iken erkek çocukların oranı yüzde 26,0 oldu.

Diş fırçalama oranları yaş gruplarına göre incelendiğinde, yaş ilerledikçe diş fırçalayan çocukların oranının arttığı görüldü. Günde bir defadan fazla diş fırçaladığı belirtilen 3-5 yaş grubundaki çocukların oranı yüzde 21,3 iken 13-17 yaş grubundaki çocukların oranı yüzde 39,3 oldu.

Yürüyüş/koşu yapan 4-17 yaş grubundaki çocukların oranı yüzde 14,1

Son bir hafta içinde en az bir gün, günde en az bir saat yapılan sportif faaliyetler incelendiğinde, anneleri/temel bakım verenleri tarafından 4-17 yaş grubundaki çocukların yüzde 14,1’inin yürüyüş/koşu yaptığı, yüzde 7,6’sının futbol oynadığı, yüzde 4,0’ünün bisiklet sürdüğü, yüzde 1,8’inin voleybol oynadığı, yüzde 1,5’inin basketbol oynadığı, yüzde 5,8’inin ise diğer sportif faaliyetleri yaptığı görüldü.

Çocukların yaptığı sportif faaliyetler cinsiyete göre incelendiğinde, 4-17 yaş grubundaki erkek çocukların en fazla yaptığı sportif faaliyet yüzde 14,3 ile futbol oynamak oldu. Bu faaliyeti yüzde 13,1 ile yürüyüş/koşu yapma, yüzde 5,1 ile bisiklet sürme izledi. Aynı yaş grubundaki kız çocukların en fazla yaptığı sportif faaliyet yüzde 15,2 ile yürüyüş/koşu yapmak oldu. Bu faaliyeti yüzde 3,4 ile voleybol oynama, yüzde 2,9 ile bisiklet sürme izledi.

Konsantre olmada zorluk yaşayan 5-17 yaş grubundaki çocukların oranı yüzde 1,4

İlgili işlev alanında çok zorlanan veya hiç yapamayan çocuklar incelendiğinde, anneleri/temel bakım verenleri tarafından görmede zorluk yaşadığı belirtilen 5-17 yaş grubundaki çocukların oranının yüzde 1,0, duymada zorluk yaşadığı belirtilen aynı yaş grubundaki çocukların oranının %0,2, yürümede zorluk yaşadığı belirtilen çocukların oranının %1,1, kendi özbakımını yapmada zorluk yaşadığı belirtilen çocukların oranının ise yüzde 0,9 olduğu görüldü.

Anneleri/temel bakım verenleri tarafından iletişim kurmada zorluk yaşadığı belirtilen 5-17 yaş grubundaki çocukların oranının yüzde 0,8, öğrenmede zorluk yaşadığı belirtilen aynı yaş grubundaki çocukların oranının yüzde 1,5, hatırlamada zorluk yaşadığı belirtilen çocukların oranının yüzde 1,1, konsantre olmada zorluk yaşadığı belirtilen çocukların oranının ise yüzde 1,4 olduğu görüldü. Değişikliği kabul etmede zorluk yaşadığı belirtilen çocukların oranı yüzde 2,1, davranış kontrolünü sağlamada zorluk yaşayan çocukların oranı yüzde 1,6, arkadaş edinmede zorluk yaşayan çocukların oranı ise yüzde 2,1 oldu.

Anneleri/temel bakım verenleri tarafından her gün kaygı yaşadığı belirtilen 5-17 yaş grubundaki çocukların oranı yüzde 7,3 iken her gün depresyonda hissettiği belirtilen aynı yaş grubundaki çocukların oranı ise yüzde 4,7 oldu.

Okul derslerinin baskısı altında hisseden 6-17 yaş grubundaki çocukların oranı yüzde 13,4

Anneleri/temel bakım verenleri tarafından okul derslerinin baskısı altında hissettiği belirtilen 6-17 yaş grubundaki çocukların oranı yüzde 13,4 oldu. Okul derslerinin baskısı altında hissettiği belirtilen 6-17 yaş grubundaki erkek çocukların oranı yüzde 12,7 iken aynı yaş grubundaki kız çocukların oranı ise yüzde 14,1 oldu.

Çocukların okul derslerinin baskısı altında hissetme oranının yüzde 14,3 ile en yüksek 15-17 yaş grubunda olduğu görüldü. Okul derslerinin baskısı altında hissettiği belirtilen 6-9 yaş grubundaki çocukların oranının yüzde 12,1, 10-12 yaş grubundaki çocukların oranının yüzde 14,0, 13-14 yaş grubundaki çocukların oranının ise yüzde 13,8 olduğu görüldü.

Ebeveynlerin ev ödevlerine yardım ettiği 6-17 yaş grubundaki çocukların oranı yüzde 54,8

Anneleri/temel bakım verenleri tarafından ebeveynlerinin ayda en az bir kez ödevlerine yardım ettiği belirtilen çocukların oranı yüzde 54,8 oldu. Çocukların yaşları ilerledikçe, ebeveynlerin çocukların ev ödevlerine yardım etme oranının azaldığı görüldü. Ebeveynlerinin ayda en az bir kez ödevlerine yardım ettiği belirtilen 6-9 yaş grubundaki çocukların oranı yüzde 82,8 iken 15-17 yaş grubundaki çocukların oranı yüzde 23,1 oldu.

Anneleri/temel bakım verenleri tarafından ebeveynleri ile birlikte ayda en az bir kez okul durumları hakkında konuştukları belirtilen 6-17 yaş grubundaki çocukların oranı yüzde 89,7, kitap, film veya televizyon programları hakkında konuştukları belirtilen çocukların oranı yüzde 69,9, kütüphaneye veya kitapçıya gittiği belirtilen çocukların oranı ise yüzde 28,5 oldu.

Ebeveynleri ile birlikte ayda en az bir kez ülke gündemi hakkında konuştukları belirtilen 6-17 yaş grubundaki çocukların oranı yüzde 33,3 oldu. Çocukların yaşları ilerledikçe, ebeveynleri ile birlikte ülke gündemi hakkında konuşma oranının da arttığı görüldü. Ebeveynleri ile birlikte ayda en az bir kez ülke gündemi hakkında konuştukları belirtilen 6-9 yaş grubundaki çocukların oranı yüzde 19,3 iken 15-17 yaş grubundaki çocukların oranı yüzde 47,8 oldu.

Peynir ve yoğurt gibi süt ürünlerini her gün tükettiği belirtilen çocukların oranı yüzde 57,8

Anneleri/temel bakım verenleri tarafından peynir ve yoğurt gibi hayvan sütünden yapılan yiyecekleri her gün tükettiği belirtilen 6 aylık ve daha yukarı yaştaki çocukların oranı yüzde 57,8 oldu.

Anneleri tarafından ekmek veya makarna gibi tahıl içeren yiyecekleri her gün tükettiği belirtilen 6 aylık ve daha yukarı yaştaki çocukların oranı yüzde 62,4 iken meyveyi her gün tükettiği belirtilen çocukların oranı yüzde 50,5, sebzeyi her gün tükettiği belirtilen çocukların oranı yüzde 33,0, et, tavuk veya balığı her gün tükettiği belirtilen çocukların oranı yüzde 12,7 ve fasulye, nohut, mercimek gibi kuru baklagilleri her gün tükettiği belirtilen çocukların oranı yüzde 10,9 oldu.

Şeker veya çikolata gibi tatlıları her gün tükettiği belirtilen çocukların oranı yüzde 32,6, cips ve kraker gibi atıştırmalıkları her gün tükettiği belirtilen çocukların oranı yüzde 21,4, kola veya şeker içeren diğer alkolsüz içecekleri her gün tükettiği belirtilen çocukların oranı ise yüzde 15,1 oldu.

Şeker veya çikolata gibi tatlıları, cips ve kraker gibi atıştırmalıkları, kola veya şeker içeren diğer alkolsüz içecekleri her gün tüketen çocuklar yaş gruplarına göre incelendiğinde, yaş ilerledikçe bu ürünleri her gün tükettiği belirtilen çocukların oranının arttığı görüldü.

Annenin/temel bakım verenin eğitim seviyesi arttıkça meyve, sebze, et, tavuk veya balık, peynir ve yoğurt gibi hayvan sütünden yapılan yiyecekleri her gün tüketen çocukların oranının arttığı görüldü. Bir okul bitirmemiş annelerin/temel bakım verenlerin çocuklarından her gün meyve tüketenlerin oranı yüzde 30,6 iken yükseköğretim mezunu olanların çocuklarında bu oranın yüzde 70,3 olduğu görüldü. Bir okul bitirmemiş annelerin/temel bakım verenlerin çocuklarından her gün sebze tüketenlerin oranı yüzde 26,5 iken yükseköğretim mezunu olanların çocuklarında bu oranın yüzde 44,6 olduğu görüldü.

Son 12 ayda sinema ve/veya tiyatroya giden 6-17 yaş grubundaki çocukların oranı yüzde 39,1

Anneleri/temel bakım verenleri tarafından son 12 ayda sinema ve/veya tiyatroya gittiği belirtilen 6-17 yaş grubundaki çocukların oranının yüzde 39,1 olduğu görüldü.

Anneleri/temel bakım verenleri tarafından son 12 ayda sinema ve/veya tiyatroya gitmediği belirtilen 6-17 yaş grubundaki çocukların yüzde 40,1’inin aileleri tarafından maddi olarak bu etkinliğin karşılanamadığı, yüzde 24,3’ünün yaşadığı yerin yakınında sinemanın/tiyatronun olmadığı, yüzde 21,0’ının sinema veya tiyatroya ilgi duymadığı, yüzde 6,2’sinin ailesinin zamanı olmadığı için götürmediği, yüzde 5,2’sinin pandemi ile ilgili durumlar nedeniyle, yüzde 2,8’inin ailesinin izin vermediği için gidemediği görüldü.

Diğer çocuklar tarafından zorbalığa uğrayan 6-17 yaş grubundaki çocukların oranı yüzde 13,8

Anneleri/temel bakım verenleri tarafından ayda en az birkaç kez diğer çocuklar tarafından zorbalığa maruz kaldığı belirtilen 6-17 yaş grubundaki çocukların oranı yüzde 13,8 oldu.

Anneleri/temel bakım verenleri tarafından ayda en az birkaç kez diğer çocuklar tarafından bazı şeylerin kasıtlı olarak dışında bırakıldığı belirtilen 6-17 yaş grubundaki çocukların oranı yüzde 7,2 iken ayda en az birkaç kez diğer çocuklar tarafından alay edildiği belirtilen aynı yaş grubundaki çocukların oranı yüzde 7,7 oldu.

Ayda en az birkaç kez diğer çocuklar tarafından hakkında kötü söylentilerin yayılmasına maruz kaldığı belirtilen 6-17 yaş grubundaki çocukların oranı yüzde 4,8 iken ayda en az birkaç kez diğer çocuklar tarafından vurulmaya veya itilmeye maruz kaldığı belirtilen aynı yaş grubundaki çocukların oranı %4,4 oldu.

Ayda en az birkaç kez diğer çocuklar tarafından eşyalarının alındığı veya eşyalarına zarar verildiği belirtilen 6-17 yaş grubundaki çocukların oranı yüzde 3,4 iken ayda en az birkaç kez diğer çocuklar tarafından tehdit edildiği belirtilen aynı yaş grubundaki çocukların oranı yüzde 2,1 oldu.

İşlevsel zorluğu olan çocukların diğer çocuklar tarafından daha fazla zorbalığa uğradığı görüldü. İşlevsel zorluğu olan çocuklarda zorbalığa uğrama oranı yüzde 27,2 iken işlevsel zorluğu olmayan çocuklarda bu oran yüzde 11,6 oldu.

Davranışlarını kontrol edebildiği belirtilen 6-17 yaş grubundaki çocukların oranı yüzde 83,4

Anneleri/temel bakım verenleri tarafından davranışlarını kontrol edebildiği belirtilen 6-17 yaş grubundaki çocukların oranı yüzde 83,4 oldu. Davranışlarını kontrol edebildiği belirtilen 6-17 yaş grubundaki kız çocuklarının oranı yüzde 85,3 iken aynı yaş grubundaki erkek çocuklarının oranı ise yüzde 81,7 oldu.

Anneleri/temel bakım verenleri tarafından karşılaştığı zorluklara rağmen başladığı işleri bitirebildiği belirtilen 6-17 yaş grubundaki çocukların oranı yüzde 79,3 iken duygularını kontrol altında tutabildiği belirtilen aynı yaş grubundaki çocukların oranı ise yüzde 77,6 oldu. Hem davranışlarını kontrol edebilen hem başladığı işi bitirebilen hem de duygularını kontrol altında tutabilen 6-17 yaş grubundaki çocukların oranının ise yüzde 66,3 olduğu görüldü.

Hem davranışlarını kontrol edebilen hem başladığı işi bitirebilen hem de duygularını kontrol altında tutabilen 6-17 yaş grubundaki çocukların oranının yaş ilerledikçe arttığı görüldü. İşlevsel zorluğu olan çocuklarda bu oranın yüzde 45,8 iken işlevsel zorluğu olmayanlarda yüzde 69,6 olduğu görüldü.

Son bir hafta içerisinde en az bir ev işi yapan 5-17 yaş grubundaki çocukların oranı yüzde 52,5

Anneleri/temel bakım verenleri tarafından son bir hafta içerisinde en az bir ev işi yaptığı belirtilen 5-17 yaş grubundaki çocukların oranı yüzde 52,5 oldu. Son bir hafta içerisinde en az bir ev işi yaptığı belirtilen 5-17 yaş grubundaki kız çocukların oranı yüzde 55,2 iken aynı yaş grubundaki erkek çocukların oranı ise yüzde 49,9 oldu.

Anneleri/temel bakım verenleri tarafından son bir hafta içerisinde ev için alışveriş yaptığı belirtilen 5-17 yaş grubundaki çocukların oranının yüzde 39,4, bulaşık yıkayan veya ev temizleyenlerin oranının yüzde 23,1, yemek pişirenlerin oranının yüzde 17,4, evdeki diğer çocuklara bakanların oranının yüzde 13,1, çamaşır yıkayanların oranının ise yüzde 9,1 olduğu görüldü.

Son bir hafta içerisinde eve su getirdiği veya taşıdığı belirtilen 5-17 yaş grubundaki çocukların oranının yüzde 6,2, evde kullanmak için odun/yakacak toplayan veya kömür taşıyan çocukların oranının yüzde 3,2, yaşlı veya hasta birine bakanların oranının ise yüzde 2,9 olduğu görüldü.

Anneleri/temel bakım verenleri tarafından son bir hafta içerisinde en az bir ev işi yaptığı belirtilen 5-17 yaş grubundaki çocukların oranı cinsiyete göre incelendiğinde, ev için alışveriş yapma, eve su getirme veya taşıma ve evde kullanmak için odun/yakacak toplama veya kömür taşıma işlerinin daha yüksek oranda erkek çocuklar tarafından yapıldığı görüldü.

Ebeveynlerinin kendilerini önemsediğini gösterdiklerini belirten çocukların oranı yüzde 92,8

Ebeveynlerinin kendilerini önemsediğini gösterdiklerini belirten 13-17 yaş grubundaki çocukların oranının yüzde 92,8, ebeveynlerinin onlara ihtiyaç duydukları kadar yardım ettiğini belirten çocukların oranının yüzde 91,6, ebeveynlerinin, sorunlarını ve endişelerini anlamaya çalıştıklarını belirten çocukların oranının ise yüzde 87,0 olduğu görüldü.

Ebeveynlerinin üzüldüklerinde kendilerini daha iyi hissetmelerini sağladıklarını belirten 13-17 yaş grubundaki çocukların oranının yüzde 84,8, ebeveynlerinin kendi kararlarını vermeleri için cesaretlendirdiğini belirten çocukların oranının yüzde 83,1, ebeveynlerinin yapmaktan hoşlandıkları şeyleri yapmalarına izin verdiklerini belirten çocukların oranının ise yüzde 81,0 olduğu görüldü.

Ebeveynlerinin yaptıkları her şeyi kontrol etmeye çalıştığını belirten 13-17 yaş grubundaki çocukların oranı yüzde 47,7 iken kendilerine bebek gibi davrandıklarını belirten çocukların oranı yüzde 18,8 oldu. Ebeveynlerinin kendilerine bebek gibi davrandıklarını belirten 13-17 yaş grubundaki erkek çocukların oranı yüzde 16,5 iken aynı yaş grubundaki kız çocukların oranı ise yüzde 21,2 oldu.

Üzüntülerini ve sevinçlerini paylaşabildiği arkadaşları olan çocukların oranı yüzde 85,0

Üzüntülerini ve sevinçlerini paylaşabildiği arkadaşları olan 13-17 yaş grubundaki çocukların oranı yüzde 85,0 oldu. Sorunları hakkında arkadaşları ile konuşabilen 13-17 yaş grubundaki çocukların oranının yüzde 80,3, arkadaşlarının gerçekten kendilerine yardım etmeye çalıştıklarını belirten aynı yaş grubundaki çocukların oranının yüzde 78,1, işler ters gittiğinde arkadaşlarına güvenebildiğini belirten çocukların oranının ise yüzde 71,7 olduğu görüldü.

Kendini mutlu veya orta seviyede mutlu hissettiğini belirten çocukların oranı yüzde 96,7

Tüm yaşantılarında kendini mutlu hissettiğini belirten 13-17 yaş grubundaki çocukların oranı yüzde 69,1 iken kendini orta seviyede mutlu hisseden aynı yaş grubundaki çocukların oranı yüzde 27,6, kendini mutsuz hissedenlerin oranı ise yüzde 3,4 oldu.

Kendini mutlu hissettiğini belirten 13-17 yaş grubundaki erkek çocukların oranı yüzde 71,4 iken kendini orta seviyede mutlu hisseden aynı yaş grubundaki erkek çocukların oranı yüzde 25,6, kendini mutsuz hissedenlerin oranı ise yüzde 2,9 oldu.

Kendini mutlu hissettiğini belirten 13-17 yaş grubundaki kız çocukların oranı yüzde 66,5 iken kendini orta seviyede mutlu hisseden aynı yaş grubundaki kız çocukların oranı %29,6, kendini mutsuz hissedenlerin oranı ise yüzde 3,9 oldu.

Tüm yaşantılarında kendini mutlu hissettiğini belirten 13-17 yaş grubundaki işlevsel zorluğu olan çocukların oranı yüzde 58,6 iken işlevsel zorluğu olmayan aynı yaş grubundaki çocuklarda ise bu oranın yüzde 70,9 olduğu görüldü.

Okulda kendini dışlanmış hissettiğini belirten 13-17 yaş grubu çocukların oranı yüzde 6,8

Okulda kolayca arkadaş edinebildiğini belirten 13-17 yaş grubundaki çocukların oranı yüzde 73,2 iken kendini okula ait hisseden aynı yaş grubundaki çocukların oranı yüzde 72,4 oldu. Diğer öğrencilerin kendini seviyor gibi göründüğünü belirten 13-17 yaş grubundaki çocukların oranı yüzde 55,6, okulda kendini garip ve yabancı hissettiğini belirten 13-17 yaş grubundaki çocukların oranı yüzde 8,8, okulda kendini yalnız hissettiğini belirten çocukların oranı ve okulda kendini dışlanmış hisseden çocukların oranı yüzde 6,8 oldu.

Sınava iyi hazırlanmış olsa bile kendini çok endişeli hissettiğini belirten 13-17 yaş grubundaki çocukların oranı yüzde 50,5 oldu. Bu oran aynı yaş grubu erkek çocuklarda yüzde 43,9 iken kız çocuklarda yüzde 57,6 oldu.

Çocuk Hakları Sözleşmesini duyduğunu belirten 13-17 yaş grubu çocukların oranı yüzde 45,1

Çocuk Hakları Sözleşmesini duyduğunu belirten 13-17 yaş grubundaki çocukların oranının yüzde 45,1 olduğu görüldü. Bu oran aynı yaş grubundaki erkek çocuklarda yüzde 39,1 iken kız çocuklarda yüzde 51,4 oldu.

Hangi haklara sahip olduğunu bilen 13-17 yaş grubundaki çocukların oranı yüzde 53,3 iken yetişkinlerin genellikle çocuk haklarına saygı duyduğunu düşünen çocukların oranı yüzde 52,7 oldu.

Paylaşın

TÜİK Duyurdu: Tarımsal Girdi Enflasyonu Yüzde 95,99

Tarımsal girdi enflasyonu ocak ayında bir önceki aya göre yüzde 6,24, bir önceki yılın aralık ayına göre yüzde 6,24, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 95,99 ve 12 aylık ortalamalara göre yüzde 118,18 artış gerçekleşti.

Haber Merkezi / Tarımsal girdi enflasyonunda aylık bazda yüzde 6,24’lük artış dikkat çekti. Tarımsal girdi enflasyonu haziran ayında yüzde 7,92 artmış; daha sonraki aylarda aylık enflasyon yüzde 1-2 seviyelerinde kalmıştı.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) 2023 Ocak’a ilişkin Tarımsal Girdi Fiyat Endeksi’ni (Tarım-GFE) açıkladı.

Buna göre, tarımsal girdi enflasyonu ocak ayında bir önceki aya göre yüzde 6,24, bir önceki yılın Aralık ayına göre yüzde 6,24, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 95,99 ve on iki aylık ortalamalara göre yüzde 118,18 artış gerçekleşti.

Ana gruplarda bir önceki aya göre tarımda kullanılan mal ve hizmet endeksinde yüzde 5,77, tarımsal yatırıma katkı sağlayan mal ve hizmet endeksinde yüzde 9,62 artış gerçekleşti. Bir önceki yılın aynı ayına göre göre tarımda kullanılan mal ve hizmet endeksinde yüzde 95,54, tarımsal yatırıma katkı sağlayan mal ve hizmet endeksinde yüzde 99,13 artış gerçekleşti.

Yıllık artışın düşük olduğu alt gruplar sırasıyla, yüzde 40,24 ile makine bakım masrafları ve yüzde 46,16 ile veteriner harcamaları oldu. Buna karşılık, yıllık artışın yüksek olduğu alt gruplar ise sırasıyla, yüzde 117,25 ile hayvan yemi ve yüzde 115,38 ile tohum ve dikim materyali oldu.

Aylık artışın düşük olduğu alt gruplar sırasıyla, yüzde 1,81 ile enerji ve yağlar ve yüzde 2,94 ile tarımsal ilaçlar oldu. Buna karşılık, aylık artışın yüksek olduğu alt gruplar ise sırasıyla, yüzde 35,17 ile diğer mal ve hizmetler ve yüzde 21,45 ile veteriner harcamaları oldu. Bir önceki aya göre azalış gösteren tek alt grup ise yüzde 4,86 ile gübre ve toprak geliştiriciler oldu.

Paylaşın

Trafiğe Kayıtlı Taşıt Sayısı 26 Milyon 748 Bin 508

Trafiğe kayıtlı toplam taşıt sayısı şubat ayı sonu itibarıyla 26 milyon 748 bin 508 oldu. Trafiğe kayıtlı taşıtların yüzde 53,8’ini otomobil, yüzde 16,1’ini kamyonet, yüzde 15,8’ini motosiklet, yüzde 7,9’unu traktör, yüzde 3,5’ini kamyon, yüzde 1,8’ini minibüs, yüzde 0,8’ini otobüs ve yüzde 0,3’ünü özel amaçlı taşıtlar oluşturdu.

Haber Merkezi / Trafiğe kaydı yapılan taşıt sayısı geçen yılın aynı ayına göre yüzde 63,8 artarken, kaydı yapılan taşıt sayısı motosiklette yüzde 153,8, minibüste yüzde 74,6, traktörde yüzde 61,1, kamyonette yüzde 40,4, otomobilde yüzde 36,4, otobüste yüzde 28,4, kamyonda yüzde 27,0 ve özel amaçlı taşıtlarda yüzde 10,4 arttı.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Motorlu Kara Taşıtları Şubat 2023 verilerini açıkladı.

Buna göre, Şubat ayında trafiğe kaydı yapılan taşıtların yüzde 43,0’ını otomobil, yüzde 33,7’sini motosiklet, yüzde 13,4’ünü kamyonet, yüzde 5,8’ini traktör, yüzde 2,8’ini kamyon, yüzde 0,7’sini minibüs, yüzde 0,4’ünü otobüs ve %0,2’sini özel amaçlı taşıtlar oluşturdu.

Şubat ayında trafiğe kaydı yapılan taşıt sayısı bir önceki aya göre traktörde yüzde 0,8 artarken, otomobilde yüzde 42,3, kamyonette yüzde 41,1, kamyonda yüzde 39,7, minibüste yüzde 38,1, özel amaçlı taşıtta yüzde 36,0, otobüste yüzde 17,6 ve motosiklette yüzde 9,5 azaldı.

Şubat ayında geçen yılın aynı ayına göre trafiğe kaydı yapılan taşıt sayısı motosiklette yüzde 153,8, minibüste yüzde 74,6, traktörde yüzde 61,1, kamyonette yüzde 40,4, otomobilde yüzde 36,4, otobüste yüzde 28,4, kamyonda yüzde 27,0 ve özel amaçlı taşıtlarda yüzde 10,4 arttı.

Şubat ayı sonu itibarıyla trafiğe kayıtlı taşıtların yüzde 53,8’ini otomobil, yüzde 16,1’ini kamyonet, yüzde 15,8’ini motosiklet, yüzde 7,9’unu traktör, yüzde 3,5’ini kamyon, yüzde 1,8’ini minibüs, yüzde 0,8’ini otobüs ve yüzde 0,3’ünü özel amaçlı taşıtlar oluşturdu.

Şubat ayında devri yapılan taşıtların yüzde 69,9’unu otomobil, yüzde 17,2’sini kamyonet, yüzde 5,6’sını motosiklet, yüzde 2,8’ini traktör, yüzde 2,0’ını kamyon, yüzde 1,8’ini minibüs, yüzde 0,5’ini otobüs ve yüzde 0,2’sini özel amaçlı taşıtlar oluşturdu.

Şubat ayında trafiğe kaydı yapılan otomobillerin yüzde 21,0’ı Fiat, yüzde 9,5’i Renault, yüzde 8,7’si Dacia, yüzde 8,1’i Hyundai, yüzde 6,2’si Skoda, yüzde 5,9’u Opel, yüzde 5,8’i Peugeot, yüzde 5,2’si Volkswagen, yüzde 3,9’u Citroen, yüzde 3,2’si Honda, yüzde 2,9’u Audi, yüzde 2,7’si BMW, yüzde 2,2’si Kia, yüzde 2,1’i Mercedes-Benz, yüzde 2,0’ı Toyota, yüzde 2,0’ı Ford, yüzde 1,4’ü Nissan, yüzde 1,3’ü Volvo, yüzde 1,1’i MG, yüzde 0,8’i Seat ve yüzde 4,1’i diğer markalardan oluştu.

Ocak-Şubat döneminde bir önceki yılın aynı dönemine göre trafiğe kaydı yapılan taşıt sayısı yüzde 89,0 artarak 269 bin 181 adet olurken, trafikten kaydı silinen taşıt sayısı yüzde 43,4 azalarak 3 bin 516 adet oldu. Böylece Ocak-Şubat döneminde trafikteki toplam taşıt sayısında 265 bin 665 adet artış gerçekleşti.

Ocak-Şubat döneminde trafiğe kaydı yapılan 128 bin 315 adet otomobilin yüzde 66,4’ü benzinli, yüzde 21,5’i dizel, yüzde 7,6’sı hibrit, yüzde 2,3’ü LPG’li ve yüzde 2,2’si elektriklidir. Şubat ayı sonu itibarıyla trafiğe kayıtlı 14 milyon 398 bin 349 adet otomobilin ise yüzde 36,7’si dizel, yüzde 34,8’i LPG’li, yüzde 27,0’ı benzinli, yüzde 1,0’ı hibrit ve yüzde 0,1’i elektriklidir. Yakıt türü bilinmeyen otomobillerin oranı ise yüzde 0,2’dir.

Ocak-Şubat döneminde trafiğe kaydı yapılan 128 bin 315 adet otomobilin yüzde 35,2’si 1300 ve altı, yüzde 23,7’si 1401-1500, yüzde 23,0’ı 1301-1400, yüzde 8,9’u 1501-1600, yüzde 6,2’si 1601-2000, yüzde 0,7’si 2001 ve üstü motor silindir hacmine sahiptir.

Ocak-Şubat döneminde trafiğe kaydı yapılan 128 bin 315 adet otomobilin yüzde 39,3’ü beyaz, yüzde 29,5’i gri, yüzde 10,1’i mavi, yüzde 7,6’sı siyah, yüzde 7,1’i kırmızı, yüzde 3,1’i yeşil, yüzde 2,0’ı turuncu, yüzde 0,8’i kahverengi ve yüzde 0,4’ü sarı renklidir.

Paylaşın

TÜİK Açıkladı: Yurt Dışı Üretici Enflasyonu Yüzde 48,13

Yurt dışı üretici enflasyonu şubat ayında bir önceki aya göre yüzde 0,42, bir önceki yılın aralık ayına göre yüzde 4,44, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 48,13 ve on iki aylık ortalamalara göre yüzde 85,79 artış gerçekleşti.

Haber Merkezi / Sanayinin iki sektörünün yıllık değişimleri; madencilik ve taş ocakçılığında yüzde 42,66, imalatta yüzde 48,24, aylık değişimleri ise; madencilik ve taş ocakçılığında yüzde 2,25, imalatta yüzde 0,39 artış olarak gerçekleşti.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) şubat ayı Yurt Dışı Üretici Fiyat Endeksi (YD-ÜFE) verilerini açıkladı.

Buna göre, 2023 yılı şubat ayında bir önceki aya göre yüzde 0.42, bir önceki yılın aralık ayına göre yüzde 4.44, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 48.13 ve on iki aylık ortalamalara göre yüzde 85.79 arttı.

Sanayinin iki sektörünün yıllık değişimleri; madencilik ve taş ocakçılığında yüzde 42,66, imalatta yüzde 48,24 artış olarak gerçekleşti.

Enerjide artış

Ana sanayi gruplarının yıllık değişimleri; ara malında yüzde 47,78, dayanıklı tüketim malında yüzde 49,10, dayanıksız tüketim malında yüzde 46,06, enerjide yüzde 55,41, sermaye malında yüzde 49,38 artış olarak gerçekleşti.

Sanayinin iki sektörünün aylık değişimleri; madencilik ve taş ocakçılığında yüzde 2,25, imalatta yüzde 0,39 artış olarak gerçekleşti.

Ana sanayi gruplarının aylık değişimleri; ara malında yüzde 1,01 artış, dayanıklı tüketim malında yüzde 0,16 azalış, dayanıksız tüketim malında yüzde 0,80 artış, enerjide yüzde 3,98 azalış, sermaye malında yüzde 0,52 artış olarak gerçekleşti.

YD-ÜFE sektörlerinden metal cevherleri yüzde 28,40, giyim eşyası yüzde 35,70, ana metaller yüzde 38,17 ile endekslerin en az arttığı alt sektörler oldu. Buna karşılık diğer metalik olmayan mineral ürünler yüzde 70,71, bilgisayarlar ile elektronik ve optik ürünler yüzde 67,53, içecekler yüzde 67,34 ile endekslerin en fazla arttığı alt sektörler oldu.

YD-ÜFE sektörlerinden kok ve rafine petrol ürünleri yüzde 3,98, bilgisayarlar ile elektronik ve optik ürünler yüzde 2,61, motorlu kara taşıtları, römork ve yarı römork yüzde 0,37 ile endekslerin en fazla azalış gösterdiği alt sektörler oldu. Buna karşılık metal cevherleri yüzde 3,00, makine ve ekipmanlar b.y.s. yüzde 1,85, kauçuk ve plastik ürünler yüzde 1,59 ile endekslerin en fazla arttığı alt sektörler oldu.

Paylaşın

Ocak Ayında Dış Ticaret Haddi 3,8 Puan Arttı

2022 yılı ocak ayında 76,4 olarak elde edilen dış ticaret haddi, 3,8 puan artarak, 2023 yılı ocak ayında 80,2 oldu. Dış ticaret haddi, bir ülkenin bir birim mal veya hizmet ithal etmek için kaç birim mal veya hizmet ithal etmesi gerektiğini gösteren bir veridir.

Haber Merkezi / Dış ticaret haddi, ihraç edilen mal ve hizmetlerin ortalama fiyatı ithal edilen mal ve himetlerin ortalama fiyatına bölünerek hesaplanır.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) Dış Ticaret Endeksleri Ocak 2023 verilerini açıkladı.

Buna göre, ocak ayında ihracat birim değer endeksi ocak ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 5,0 arttı. Endeks bir önceki yılın aynı ayına göre, gıda, içecek ve tütünde yüzde 12,5, yakıtlarda yüzde 12,5 ve imalat sanayinde (gıda, içecek, tütün hariç) yüzde 4,3 artarken, ham maddelerde (yakıt hariç) yüzde 3,0 azaldı.

İhracat miktar endeksi ocak ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 5,0 arttı. Endeks bir önceki yılın aynı ayına göre, gıda, içecek ve tütünde yüzde 2,2 azalırken, ham maddelerde (yakıt hariç) yüzde 16,5, yakıtlarda yüzde 32,7 ve imalat sanayinde (gıda, içecek, tütün hariç) yüzde 3,3 arttı.

İthalat birim değer endeksi ocak ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 0,1 arttı. Endeks bir önceki yılın aynı ayına göre, gıda, içecek ve tütünde yüzde 1,0 ve imalat sanayinde (gıda, içecek, tütün hariç) yüzde 1,0 artarken, ham maddelerde (yakıt hariç) yüzde 3,6 ve yakıtlarda yüzde 4,4 azaldı.

İthalat miktar endeksi ocak ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 20,5 arttı. Endeks bir önceki yılın aynı ayına göre, gıda, içecek ve tütünde yüzde 19,0, yakıtlarda yüzde 4,2 ve imalat sanayinde (gıda, içecek, tütün hariç) yüzde 11,7 artarken, ham maddelerde (yakıt hariç) yüzde 22,4 azaldı.

Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış seriye göre; geçen yılın aralık ayında 156,1 olan ihracat miktar endeksi yüzde 4,5 azalarak, bu yılın ocak ayında 149,1 oldu. Takvim etkilerinden arındırılmış seriye göre ise; geçen yılın ocak ayında 130,6 olan ihracat miktar endeksi yüzde 0,9 artarak, bu yılın ocak ayında 131,7 oldu.

Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış seriye göre; geçen yılın aralık ayında 123,1 olan ithalat miktar endeksi yüzde 8,6 artarak, bu yılın ocak ayında 133,8 oldu. Takvim etkilerinden arındırılmış seriye göre ise; geçen yılın ocak ayında 111,3 olan ithalat miktar endeksi yüzde 16,7 artarak, bu yılın ocak ayında 129,9 oldu.

İhracat birim değer endeksinin ithalat birim değer endeksine bölünmesiyle hesaplanan ve geçen yılın ocak ayında 76,4 olarak elde edilmiş olan dış ticaret haddi, 3,8 puan artarak, bu yılın ocak ayında 80,2 oldu.

Paylaşın

TÜİK Bildirdi: Ücretli Çalışan Sayısı Yıllık Yüzde 7,8 Arttı

Ücretli çalışan sayısı ocakta bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 7,8 arttı. Ücretli çalışan sayısı bir önceki yılın aynı ayında 13 milyon 560 bin 968 kişi iken, 2023 yılı Ocak ayında 14 milyon 625 bin 242 kişi oldu.

Haber Merkezi / Ücretli çalışanların alt detaylarına bakıldığında; ücretli çalışan sayısı yıllık olarak sanayi sektöründe yüzde 4,9, inşaat sektöründe yüzde 18,1 ve ticaret-hizmet sektöründe yüzde 7,9 arttı.

Sanayi, inşaat ve ticaret-hizmet sektörleri toplamında ücretli çalışan sayısı bir önceki aya göre yüzde 0,5 arttı.

Ücretli çalışanların alt detaylarına bakıldığında; ücretli çalışanlar aylık olarak sanayi sektöründe yüzde 0,2 azaldı, inşaat sektöründe yüzde 3,6 ve ticaret-hizmet sektöründe yüzde 0,3 arttı.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Ücretli Çalışan İstatistikleri Ocak 2023 verilerini açıkladı.

Buna göre, Ücretli Çalışan İstatistiklerinin hesaplanmasında Muhtasar ve Prim Hizmet beyannamesinden elde edilen veriler kullanılmaktadır.

Ülkemizin yaşamış olduğu deprem felaketinden etkilenen illerde mücbir sebep ilan edilmiş ve beyannameler ertelenmiştir.

Bu nedenle, 2023 Ocak ayına ilişkin hesaplamalarda eksik gözlemler için istatistiksel yöntemler kullanılarak tahmin yapılmıştır. Bu yöntemlerle tahmin edilen büyüklüğün toplam içindeki payı yüzde 4,48’dir.

Ücretli çalışan sayısı yıllık yüzde 7,8 arttı

Sanayi, inşaat ve ticaret-hizmet sektörleri toplamında ücretli çalışan sayısı 2023 Ocak ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 7,8 arttı. Ücretli çalışan sayısı bir önceki yılın aynı ayında 13 milyon 560 bin 968 kişi iken, 2023 yılı Ocak ayında 14 milyon 625 bin 242 kişi oldu.

Ücretli çalışanların alt detaylarına bakıldığında; 2023 yılı Ocak ayında ücretli çalışan sayısı yıllık olarak sanayi sektöründe yüzde 4,9, inşaat sektöründe yüzde 18,1 ve ticaret-hizmet sektöründe yüzde 7,9 arttı.

Ücretli çalışan sayısı aylık olarak yüzde 0,5 arttı

Sanayi, inşaat ve ticaret-hizmet sektörleri toplamında ücretli çalışan sayısı 2023 Ocak ayında bir önceki aya göre yüzde 0,5 arttı.

Ücretli çalışanların alt detaylarına bakıldığında; 2023 yılı Ocak ayında ücretli çalışanlar aylık olarak sanayi sektöründe yüzde 0,2 azaldı, inşaat sektöründe yüzde 3,6 ve ticaret-hizmet sektöründe yüzde 0,3 arttı.

Paylaşın

TÜİK Duyurdu: Tarımda Üretici Enflasyonu Yüzde 127,56

Tarımda üretici enflasyonu şubat ayında bir önceki aya göre yüzde 6,58, bir önceki yılın aralık ayına göre yüzde 18,40, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 127,56 ve on iki aylık ortalamalara göre yüzde 142,90 arttı.

Haber Merkezi / Tarımda üretici enflasyonu 5 alt grup daha düşük, 6 alt grup daha yüksek değişim gösterdi. Yıllık artışın düşük olduğu alt gruplar sırasıyla, yüzde 32,64 ile lifli bitkiler ve yüzde 84,67 ile tahıllar (pirinç hariç), baklagiller ve yağlı tohumlar oldu.

Buna karşılık, yıllık artışın yüksek olduğu alt gruplar ise sırasıyla, yüzde 213,84 ile turunçgiller ve yüzde 188,83 ile yağlı meyveler oldu.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) Tarım Ürünleri Üretici Fiyat Endeksi (Tarım-ÜFE) Şubat 2023 verilerini açıkladı.

Buna göre, Tarım-ÜFE 2023 yılı şubat ayında bir önceki aya göre yüzde 6,58, bir önceki yılın Aralık ayına göre yüzde 18,40, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 127,56 ve on iki aylık ortalamalara göre yüzde 142,90 artış gerçekleşti.

Sektörlerde bir önceki aya göre, tarım ve avcılık ürünleri ve ilgili hizmetlerde yüzde 6,41 artış, balık ve diğer balıkçılık ürünlerinde yüzde 10,68 artış ve ormancılık ürünleri ve ilgili hizmetlerde yüzde 10,91 artış gerçekleşti.

Ana gruplarda bir önceki aya göre çok yıllık bitkisel ürünlerde yüzde 0,95 azalış, canlı hayvanlar ve hayvansal ürünlerde yüzde 6,32 artış ve tek yıllık bitkisel ürünlerde yüzde 10,80 artış gerçekleşti.

Yıllık artışın düşük olduğu alt gruplar sırasıyla, yüzde 32,64 ile lifli bitkiler ve yüzde 84,67 ile tahıllar (pirinç hariç), baklagiller ve yağlı tohumlar oldu. Buna karşılık, yıllık artışın yüksek olduğu alt gruplar ise sırasıyla, yüzde 213,84 ile turunçgiller ve yüzde 188,83 ile yağlı meyveler oldu.

Bir önceki aya göre azalış gösteren alt gruplar sırasıyla, yüzde 2,70 ile turunçgiller ve yüzde 2,04 ile çeltik oldu. Buna karşılık, aylık artışın yüksek olduğu alt gruplar ise yüzde 24,09 ile sebze ve kavun-karpuz, kök ve yumrular ve yüzde 7,52 ile yağlı meyveler oldu.

Şubat 2023’te, endekste kapsanan 86 maddeden, 14 maddenin ortalama fiyatında azalış, 68 maddenin ortalama fiyatında ise artış gerçekleşti.

Paylaşın

TÜİK Açıkladı: Konut Satışları Yüzde 18 Düştü

Türkiye genelinde satılan konut sayısı şubat ayında geçen yılın aynı ayına göre yüzde 18,8 azalarak 23 bin 476 oldu. Şubat ayında satılan konut sayısı ocak ayına göre ise yüzde 18,1 azalarak  80 bin 31 oldu.

Haber Merkezi / Satış sayılarına göre İstanbul’u 8 bin 235 konut satışı ve yüzde 10,3 pay ile Ankara, 5 bin 31 konut satışı ve yüzde 6,3 pay ile İzmir izledi. Konut satış sayısının en az olduğu iller sırasıyla 16 konut ile Hakkari, 30 konut ile Ardahan ve 47 konut ile Tunceli oldu.

Şubat ayında yabancılara 3 bin 350 konut satıldı. Yabancılara yapılan konut satışı sayısı şubatta yıllık bazda yüzde 27 azaldı. Şubatta toplam konut satışları içinde yabancılara yapılan konut satışlarının payı yüzde 4,2 oldu.

Yabancılara şubat ayında yapılan konut satışlarında iller bazında ilk sırayı 1261 satışla Antalya aldı. Antalya’yı 1133 konut satışıyla İstanbul ve 225 konut satışıyla Mersin takip etti.

Şubat ayında Rusya Federasyonu vatandaşları Türkiye’den 1183 konut satın aldı. Rusya Federasyonu’nu 446 konutla İran, 173 konutla Irak ve 142 konutla Ukrayna vatandaşları izledi.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) Konut Satış İstatistikleri Şubat 2023 verilerini açıkladı.

Buna göre, Türkiye genelinde konut satışları Şubat ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 18,0 azalarak 80 bin 31 oldu. Konut satışlarında İstanbul 14 bin 980 konut satışı ve yüzde 18,7 ile en yüksek paya sahip oldu.

Satış sayılarına göre İstanbul’u 8 bin 235 konut satışı ve yüzde 10,3 pay ile Ankara, 5 bin 31 konut satışı ve yüzde 6,3 pay ile İzmir izledi. Konut satış sayısının en az olduğu iller sırasıyla 16 konut ile Hakkari, 30 konut ile Ardahan ve 47 konut ile Tunceli oldu.

Konut satışları Ocak-Şubat döneminde bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 4,4 azalışla 177 bin 739 olarak gerçekleşti.

Türkiye genelinde ipotekli konut satışları Şubat ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 12,7 azalış göstererek 17 bin 357 oldu. Toplam konut satışları içinde ipotekli satışların payı yüzde 21,7 olarak gerçekleşti. Ocak-Şubat döneminde gerçekleşen ipotekli konut satışları ise bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 11,8 azalışla 33 bin 560 oldu.

Şubat ayındaki ipotekli satışların 5 bin 93’ü; Ocak-Şubat dönemindeki ipotekli satışların ise 9 353’ü ilk el satış olarak gerçekleşti

Türkiye genelinde diğer konut satışları Şubat ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 19,3 azalarak 62 bin 674 oldu. Toplam konut satışları içinde diğer satışların payı yüzde 78,3 olarak gerçekleşti. Ocak-Şubat döneminde gerçekleşen diğer konut satışları ise bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 2,5 azalışla 144 bin 179 oldu.

Türkiye genelinde ilk el konut satış sayısı, Şubat ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 18,8 azalarak 23 bin 476 oldu. Toplam konut satışları içinde ilk el konut satışının payı yüzde 29,3 oldu. İlk el konut satışları Ocak-Şubat döneminde ise bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 9,1 azalışla 51 bin 8 olarak gerçekleşti.

Türkiye genelinde ikinci el konut satışları Şubat ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 17,7 azalış göstererek 56 bin 555 oldu. Toplam konut satışları içinde ikinci el konut satışının payı yüzde 70,7 oldu. İkinci el konut satışları Ocak-Şubat döneminde ise bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 2,4 azalışla 126 bin 731 olarak gerçekleşti.

Yabancılara yapılan konut satışları Şubat ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 27,0 azalarak 3 bin 350 oldu. Şubat ayında toplam konut satışları içinde yabancılara yapılan konut satışının payı yüzde 4,2 oldu. Yabancılara yapılan konut satışlarında ilk sırayı bin 261 konut satışı ile Antalya aldı. Antalya’yı sırasıyla bin 133 konut satışı ile İstanbul ve 225 konut satışı ile Mersin izledi.

Şubat ayında Rusya Federasyonu vatandaşları Türkiye’den bin 183 konut satın aldı. Rusya Federasyonu vatandaşlarını sırasıyla 446 konut ile İran, 173 konut ile Irak ve 142 konut ile Ukrayna vatandaşları izledi.

Paylaşın

İnşaat Maliyetleri Bir Yılda Yüzde 78,52 Arttı

İnşaat maliyetleri ocak ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 78,52 artarken, bir önceki aya göre ise yüzde 15,32 yükseldi. Bir önceki aya göre malzeme endeksi yüzde 5,61, işçilik endeksi yüzde 48,48 yükseldi.

Haber Merkezi / Ayrıca bir önceki yılın aynı ayına göre malzeme endeksi yüzde 69,87, işçilik endeksi yüzde 107,04 arttı.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), İnşaat Maliyet Endeksi Ocak 2023 verilerini açıkladı.

Buna göre, inşaat maliyet endeksi, ocak ayında bir önceki aya göre yüzde 15,32, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 78,52 arttı. Bir önceki aya göre malzeme endeksi yüzde 5,79, işçilik endeksi yüzde 47,79 arttı. Ayrıca bir önceki yılın aynı ayına göre malzeme endeksi yüzde 69,01, işçilik endeksi yüzde 106,95 arttı.

Bina inşaatı maliyet endeksi, bir önceki aya göre yüzde 15,58, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 79,49 arttı. Bir önceki aya göre malzeme endeksi yüzde 5,61, işçilik endeksi yüzde 48,48 arttı. Ayrıca bir önceki yılın aynı ayına göre malzeme endeksi yüzde 69,87, işçilik endeksi yüzde 107,04 arttı.

Bina dışı yapılar için inşaat maliyet endeksi, bir önceki aya göre yüzde 14,45, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 75,36 arttı. Bir önceki aya göre malzeme endeksi yüzde 6,37, işçilik endeksi yüzde 45,26 arttı. Ayrıca bir önceki yılın aynı ayına göre malzeme endeksi yüzde 66,34, işçilik endeksi yüzde 106,63 arttı.

Paylaşın