Erdoğan’dan Papa Fransuva’ya Filistin Mektubu

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Katoliklerin ruhani lideri Papa Fransuva’ya gönderdiği Filistin mektubunda, “Öldürmenin tüm Semavi dinlerce haram kılındığı bilincine sahip olan insanlık, Gazze’de uluslararası hukukun ve uluslararası insancıl hukukun çiğnenmesine daha fazla müsaade etmemelidir” dedi ve ekledi:

Haber Merkezi / “Savaşta bile dokunulmaması gereken hastaneler, okullar, camiler, kiliselerin bilerek bombalanması karşısında sesini yükseltmelidir. Filistin-İsrail meselesi adil bir çözüme kavuşturulmadan, Orta Doğu’da kalıcı barış ve istikrarın tesisi mümkün değildir. 1967 sınırlarında, başkenti Doğu Kudüs olan, bağımsız, egemen ve coğrafi bütünlüğe sahip bir Filistin devletinin vücut bulması ve uluslararası toplumun eşit bir üyesi olarak küresel sistemdeki yerini alması şarttır.”

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Katoliklerin Ruhani Lideri Papa Fransuva’ya Filistin mektubu gönderdi. Erdoğan, mektubunda şu ifadelere yer verdi:

“Türkiye, insani diplomasi şiarıyla Kırım’ın yasadışı ilhakının gerçekleştiği 2014 yılından bu yana Ukrayna’nın toprak bütünlüğünü desteklerken, Filistinli masum sivillerin yaşam hakkının ve haklı davasının savunulmasında da en ön sıralarda yer almış, almaya da devam etmektedir.

Türkiye, 7 Ekim 2023 tarihinden beri gönderdiği 45 bin tona yakın insani malzemeyle Gazze’ye en fazla yardım sağlayan ikinci ülke konumuna gelmiştir. Aralarında Hristiyanların da bulunduğu, 450 refakatçinin eşliğinde, 429 Gazzeli hasta ve yaralının tedavisi de ülkemizde sürdürülmektedir.

Öldürmenin tüm Semavi dinlerce haram kılındığı bilincine sahip olan insanlık, Gazze’de uluslararası hukukun ve uluslararası insancıl hukukun çiğnenmesine daha fazla müsaade etmemelidir. Savaşta bile dokunulmaması gereken hastaneler, okullar, camiler, kiliselerin bilerek bombalanması karşısında sesini yükseltmelidir.

Filistin-İsrail meselesi adil bir çözüme kavuşturulmadan, Orta Doğu’da kalıcı barış ve istikrarın tesisi mümkün değildir. 1967 sınırlarında, başkenti Doğu Kudüs olan, bağımsız, egemen ve coğrafi bütünlüğe sahip bir Filistin Devleti’nin vücut bulması ve uluslararası toplumun eşit bir üyesi olarak küresel sistemdeki yerini alması şarttır.

İnsani yardımların ulaştırılamaması nedeniyle açlıktan ölümlerin baş gösterdiği Gazze’de mübarek Ramazan ayında dahi ayrım gözetmeksizin devam eden İsrail saldırıları ve üçüncü yılına giren Ukrayna Savaşı’nın küresel etkileri başta olmak üzere, karşı karşıya bulunduğumuz meydan okumalar, uluslararası toplumun iş birliği ve eşgüdüm içinde hareket etmesini gerekli kılmaktadır.

Dünya çapında yayılan İslam karşıtlığı, ırkçılık ve yabancı düşmanlığı gibi son dönemde toplumlararası barış ve istikrarı tehdit eden eğilimler de akılda bulundurulduğunda dünyamız, kapsayıcı ve akılcı siyasete, her koşulda bütün taraflarla diyalog kurabilen aktörlere, tarihte hiç olmadığı kadar ihtiyaç duymaktadır.

Bu anlayış çerçevesinde, ortak insani değerlerimiz ve dünya barışına hizmet etme gayemiz temelinde, barış içinde bir arada yaşama ve karşılıklı anlayış kültürünü yaygınlaştırmak üzere, Vatikan’la diyalog ve iş birliğimizi daha da geliştirmekte kararlıyız.”

Paylaşın

Erdoğan’dan Ekonomi Mesajı: Allah’ın İzniyle Çözmekte Kararlıyız

Ramazan Bayramı dolayısıyla yayınladığı mesajında ekonomiye değinen Erdoğan, “Hayat pahalılığı ve enflasyonla mücadele en hassas olduğumuz konudur. Tüm dünya ile birlikte millet olarak bizim de canımızı yakan bu meseleyi Allah’ın izniyle çözmekte kararlıyız” dedi ve ekledi:

“Uyguladığımız ekonomi programının olumlu etkilerini yılın ikinci yarısından itibaren daha net bir şekilde görebileceğiz. 31 Mart seçimlerinin suhuletle tamamlanmasıyla ortaya çıkan 4 yıllık seçimsiz dönemi, bu hedeflerimizi gerçekleştirmek için kullanacağız.”

Erdoğan, mesajının devamında, “Türkiye’nin ortak vatanımız, demokrasimizin ortak değerimiz olduğunun bilinciyle hep birlikte çok çalışacağız, üreteceğiz, emek vereceğiz. Türkiye Yüzyılı vizyonumuzu hayata geçirinceye kadar bize durmak, dinlenmek, soluklanmak yok. Rabb’im yar ve yardımcımız olsun diyorum. Bu vesileyle bir kez daha 31 Mart seçimlerinde sandığa giderek iradesine sahip çıkan tüm vatandaşlarıma teşekkür ediyorum” ifadelerini kullandı.

AK Parti Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ramazan Bayramı dolayısıyla bir video mesaj yayımladı. Erdoğan’ın mesajından öne çıkan bölümler şöyle:

“Mübarek Ramazan Bayramınızı canı gönülden tebrik ediyorum. Başı rahmet, ortası mağfiret, sonu ebedi azaptan kurtuluş olan bir Ramazan ayını daha geride bırakarak hep birlikte bayrama vasıl olduk. Bayramın ülkemiz, milletimiz, İslam dünyası ve tüm insanlık için barışa, huzura ve esenliğe vesile olmasını diliyorum. Bizleri sevdiklerimizle beraber sağlık ve afiyet içerisinde bir bayrama daha kavuşturduğu için rabbime hamdediyorum.

11 ayın sultanı olan Ramazan-ı Şerif’i, Gazze’nin yanı sıra gönül coğrafyamızın farklı köşelerinde yaşanan acılar ve zulümler sebebiyle buruk karşıladık, buruk geçirdik. Gazze 7 Ekim’den beri sadece bizim değil, tüm insanlığın kalbinde, tüm insanlığın vicdanında kanayan bir yara oldu.

Savaşta bile dokunulmaması gereken hastanelerin, okulların, kiliselerin, camilerin bilerek bombalandığı bir vahşet sahnesiyle karşı karşıya kaldık. İsrail’in saldırıları sonucu 33 bin Filistinli şehit düşerken, 75 binden fazla kardeşimiz de yaralandı. Hayatını kaybeden tüm kardeşlerimize Allah’tan rahmet, yaralılara acil şifalar niyaz ediyoruz.

Türkiye olarak bugüne kadar bölgeye sevk ettiğimiz toplam 45 bin tonu aşan yardım malzemesiyle bu zor günlerinde Filistin halkının yanında olduğumuzu gösterdik. İnşallah bundan sonra da Gazze’de akan kan duruncaya ve Filistinli kardeşlerimiz 1967 sınırları temelinde başkenti Doğu Kudüs olan özgür Filistin Devleti’ne kavuşuncaya kadar desteğimizi sürdüreceğiz.

Ekonomi cephesinde hayat pahalılığı ve enflasyonla mücadele en hassas olduğumuz konudur. Tüm dünya ile birlikte millet olarak bizim de canımızı yakan bu meseleyi Allah’ın izniyle çözmekte kararlıyız. Uyguladığımız ekonomi programının olumlu etkilerini yılın ikinci yarısından itibaren daha net bir şekilde görebileceğiz. 31 Mart seçimlerinin suhuletle tamamlanmasıyla ortaya çıkan 4 yıllık seçimsiz dönemi, bu hedeflerimizi gerçekleştirmek için kullanacağız.

Türkiye’nin ortak vatanımız, demokrasimizin ortak değerimiz olduğunun bilinciyle hep birlikte çok çalışacağız, üreteceğiz, emek vereceğiz. Türkiye Yüzyılı vizyonumuzu hayata geçirinceye kadar bize durmak, dinlenmek, soluklanmak yok. Rabb’im yar ve yardımcımız olsun diyorum. Bu vesileyle bir kez daha 31 Mart seçimlerinde sandığa giderek iradesine sahip çıkan tüm vatandaşlarıma teşekkür ediyorum.

Rekabet seviyesi çok yüksek bir seçimden yeni çıkmış aziz milletimizden, bayramın manevi iklimini, kırgınlıkları gidermek için fırsata çevirmelerini özellikle istirham ediyorum. Bayram ziyareti veya tatil amacıyla yollara çıkan tüm vatandaşlarımdan trafik kurallarına riayet etmelerini bekliyoruz. Rabb’imden Ramazan Bayramı’nın gönüllerimize huzur, ülkemize esenlik, dünyamıza ve mazlum coğrafyalara barış getirmesini diliyor, sizleri bir kez daha muhabbetle selamlıyorum. Bayramınız mübarek olsun.”

Paylaşın

Erdoğan, Yerel Seçimler Sonrası ‘Yeni Yol Haritası’ Çizdi

AK Parti Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 31 Mart Pazar günü yapılan yerel seçimlerde partisinin aldığı başarısız sonucun ardından “yeni yol haritası”nı çizdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İnanan insanlarız, ‘Bunda da hayır var’ diyeceğiz. Artık ekonomiye odaklanacağız. Mağduriyetleri giderecek çalışmalarımız olacak” dedi.

Sabah’tan Zübeyde Yalçın’ın haberine göre, Erdoğan, partisinin yetkili kurulları ve kurmayları ile yaptığı toplantılarda 31 Mart seçimleriyle ilgili önemli tespitler yapıp AK Parti ve hükümetin önümüzdeki sürece ilişkin yol haritasını çizdi. Neler yapacaklarını tek tek anlattı.

“Sonuçlar elbette ki hepimizi üzdü” diyen Erdoğan, şöyle devam etti: Hayatta kaybetmek de var. Biz inanan insanlarız. ‘Bunda da bir hayır vardır’ diyeceğiz. Bundan sonraki süreçte kendimizi hesaba çekip eksiğimizi, fazlamızı tespit edeceğiz. Önümüzde, seçimlere kadar yeterli bir dönem var. Bu dönemi iyi değerlendirmemiz lazım. Bu süreci çok iyi yönetip, yine milletin gönlüne gireceğiz.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, seçimlerde katılımın az olması ve sandıktan çıkan oylara ilişkin detaylı bir analiz yapılması talimatı verirken, “Sandığa küsen vatandaşlarımızı iyi analiz edeceğiz. Neden böyle bir tavır sergilediğini iyi anlayacak ve gerekenleri yapacağız” dedi.

Türkiye’nin önünde seçimsiz 4 yıl olduğunu hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Seçim analizi yaparken artık ekonomiye odaklanacağız. Bu konuda özellikle dar ve sabit gelirliler için mümkün olan adımları atacağız” mesajı verdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan; emekliler ve dar gelirli vatandaşlara yönelik de “Mağduriyet oluştu. Bu mağduriyetleri giderecek çalışmalarımız olacak. Ekonomik program ve bütçe kapsamında gerekli adımlar zaman içinde atılacak” dedi.

Paylaşın

Erdoğan: 31 Mart Daha Büyük Zaferlerin Habercisi

Katıldığı bir iftar programında konuşan Erdoğan, “Çok partili demokrasimiz 31 Mart Pazar günü yapılan mahalli idareler seçimlerinden de başarıyla çıktık. Seçmenin iradesini rehin alma girişimleri bir kez daha sandıkta hüsrana uğradı” dedi ve ekledi:

“Bizler kadere ve takdire inanan insanlarız. Sandık sonuçlarının da davamız, hareketimiz, mücadelemiz açısından Allah’ın izniyle hayra tebdil olacağına yürekten inanıyoruz. Bu tarz neticeler insanlık tarihi boyunca kiminin pervasızlığını kiminin de sabrını, metanetini, dayanışmasını, birlikteliğini ve mücadele azmini artırmıştır. 31 Mart yeni bir dönüm noktası değil aynı zamanda daha büyük zaferlerin müjdecisi, muştusu ve habercisi olacaktır.”

AK Parti Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İbn Haldun Üniversitesi’nde düzenlenen TÜRGEV iftar programında konuştu. Erdoğan, konuşmasında şunları söyledi:

“Meyve veren ağaç taşlanır. Birileri eline gelen her fırsatı TÜRGEV gibi gençliğe hizmet çatılarını yıkmak için kullandı. Ne siz ne de biz bunların hiçbirine aldırmadık. Hukuk, meşruiyet, hakka ve halka hizmet yolundan ayrılmadık. Bizi yok etmeye gelenlerin bizde hayat bulacağı yüksek bir ruh haliyle mücadelemizi kararlılıkla devam ettirdik.

Sen doğru olursan, sen dürüst, samimi olursan eğri er ya da geç mutlaka bulur diyoruz. Ağızlarını her açtıklarında hak, hukuk, adalet kavramları üzerinden gönüllü kuruluşlarımıza dil uzatanların iki yüzlülüklerini çok iyi biliyoruz. Sürekli ahlak tüccarlığı yapan, işçinin emekçinin hakkından bahseden bu çevreler, önceki gün Beşiktaş’ta hayatını kaybeden 29 kişiyle ilgili çıkıp tek cümle kurmadılar.

Bu binaya inşaat ruhsatını veren, imar ruhsatını veren ve binanın en alt bodrum katlarını gazino haline getirmeye müsaade edenler kim? Şimdi tabii ki savcılarımızla bunu takip ediyoruz. Bunu kovalıyoruz, kovalamaya devam edeceğiz. Kimler bunlar? 29 vatandaşımızın ölümüne göz yumanlar kimler? Skandallar zinciri karşısında başlarını kuma gömmeyi tercih ettiler. Birileri hemen koşup gittiler. Kendi günahlarını nasıl örtüreriz, bunun peşinde koştular. Daha önce aynı vicdansızlığı evlatlarını bölücü alçakların pençesinden kurtarmak için çırpınan annelere bunlar göstermişlerdir. Yüreği kan ağlayan bu anneleri yalnız bırakmışlardı.

Biz yaklaşık yarım asırdır, vakfımız 28 yıldır çetin mücadelenin içerisindeyiz. Bu zorlu süreçte sizlere hizmet etmekten, sizleri en donanımlı şekilde hayata hazırlamaktan başka gayemiz olmadı. Hep daha fazla çalıştık, daha fazla koştuk. Ne yaptıysak siz gençlerimiz için yaptık.

Ülkemizi çok daha ileri götürebilmek için sizin enerjinize, yeteneklerinize, heyecanınıza ihtiyacımız var. Bunun için kendimizi başkalarına göre tanımlayacak, başkalarının bizi kendi kalıplarına hapsetmelerine izin vermeyeceğiz. İşimizi, görevimizi, sorumluluğumuzu ülkemize, milletimize ve umudunu bizlere bağlamış ailelere karşı vazifelerimizi en güzel şekilde yerine getirmeye çalışacağız.

Tefekkürü, tezekkürü hayatının her alanına uygulayan bir gençlik, Türkiye ile birlikte İslâm aleminin hatta tüm insanlığın umududur. Sizlerden kendi şahsi geleceğinizin yanında ülkenizin istikbali ile ilgili hayaller kurmanızı, hedefler belirlemenizi istiyorum. Kişiye değer katan üretmektir. Yaptıklarının üzerine koymak kendini aşmaktır. İnsan ürettikçe mutlu ve motive olur. Düşünüp, tefekkür edip, çalışıp, çabalayıp ortaya iş koyduğunda mutlu, huzurlu kendisiyle barışık olur.

İmkan size gelmez, siz imkanlara gideceksiniz. Proje, plan, tezlerinizle beraber mücadele azminiz de varsa hiçbir güç sizi yolunuzdan geri döndüremez. Azminizi, kararlılığınızı, inancınızı asla ama asla kaybetmeyin. Sizlerden yarını değil daha ötesini görerek çalışmanızı, kendinizi geliştirmenizi bekliyoruz. Bunları başardığınızda Allah’ın izniyle sizlerin önünüzde durabilecek hiçbir engel tanımıyoruz. Sizlerden beklentimiz dijital kültürde sadece takipçi değil içerik üreticisi olmanızdır.

Menderes’ten bu yana canımızla, kanımızla, emeklerimizle büyüterek bugünlere getirdiğimiz çok partili demokrasimiz 31 Mart Pazar günü yapılan mahalli idareler seçimlerinden de başarıyla çıktık. Seçmenin iradesini rehin alma girişimleri bir kez daha sandıkta hüsrana uğradı. Bizler kadere ve takdire inanan insanlarız.

“Milletimiz için nice ihanetleri püskürttük”

Sandık sonuçlarının da davamız, hareketimiz, mücadelemiz açısından Allah’ın izniyle hayra tebdil olacağına yürekten inanıyoruz. Bu tarz neticeler insanlık tarihi boyunca kiminin pervasızlığını kiminin de sabrını, metanetini, dayanışmasını, birlikteliğini ve mücadele azmini artırmıştır. 31 Mart yeni bir dönüm noktası değil aynı zamanda daha büyük zaferlerin müjdecisi, muştusu ve habercisi olacaktır.

Siyasette yarım asra yaklaşan mücadelemizin zafer sancağını burca dikecek ve ardından gönül huzuruyla nöbeti sizlere devredeceğiz. Bugüne kadar gençlerle yürümüş, gençlerin yoldaşlığından güç ve cesaret almış bir büyüğünüzüm. Mensubu ve hizmetkârı olmaktan şeref duyduğumuz milletimiz için nice ihanetleri püskürttük. Bizim karşılaştığımız sıkıntıları gençlerimiz yaşamasın diye emek verdik.

Gerektiğinde ölümü göze alarak vesayet odaklarına meydan okuduk. Bölgemize, insanımıza ve siz gençlerimize bedel ödettirmemeye çalıştık. İmkanlarımızı zorlayarak üzerimize düşeni yapmanın gayretindeyiz. Sizler de sorumluluklarınızı yerine getireceksiniz. Artık biz siz gençlerimizin zamanının misafiriyiz. Bizden önceki aksiyon, fikir ve gönül adamlarının namusumuza emanet ettiği, bizim de canımız pahasına sahip çıktığımızı davamızı inşallah yakında sizler omuzlayacaksınız.

Bu emaneti sizler taşıyacak, yükseltecek ve yücelteceksiniz. Sizlerin şu vakur duruşunuzu gördükçe verdiğiniz mücadelenin boşa gitmediğini görmenin bahtiyarlığını yaşıyorum. Rabbime hamdediyorum sizler gibi mücadele arkadaşlarını bahşettiği için. Allah’ın izniyle yarınlarımızın bugünden çok daha aydınlık olacağına inanıyorum. Her birinizi ayrı ayrı alkışlıyorum.”

Paylaşın

MGK Bildirisinde ‘Gazze’ Vurgusu

MGK toplantısı sonrası yayınlanan bildiride, “Gazze’deki katliamı sürdüren İsrail’in uluslararası hukuku yok sayan saldırı ve insanlık dışı uygulamalarına engel olunmamasının, uluslararası sistemin hâlihazırdaki yıpranmışlığını artıracağı ve meşruiyetinin daha fazla sorgulanmasına yol açacağı ifade edilmiştir” ifadelerine yer verildi.

Haber Merkezi / Bildirinin devamında, “Dünyanın gözleri önünde gerçekleşen katliamların neticeleri ile yalnızca faillerin değil iş birlikçilerin de yüzleşmek zorunda kalacağı vurgulanmış; uluslararası topluma, Gazze halkına ve yardım kuruluşlarına yönelik saldırıların bir an evvel sona erdirilmesi ve bölgeye kapsamlı insani yardım ulaştırılması ile kalıcı barış için gösterdiğimiz çabalara destek vermesi çağrısında bulunulmuştur” denildi.

AK Parti Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığındaki Milli Güvenlik Kurulu (MGK) toplantısı sona erdi. Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde düzenlenen toplantı, 2,5 saat sürdü. Toplantı sonrası yayınlanan bildiride şu ifadelere yer verildi:

“PKK/KCK-PYD/YPG, FETÖ VE DEAŞ terör örgütleri başta olmak üzere millî birlik ve beraberliğimiz ile bekamıza yönelik her türlü tehdit ve tehlikeye karşı yurt içinde ve yurt dışında azim, kararlılık ve başarıyla gerçekleştirilen operasyonlar hakkında Kurula bilgi sunulmuştur.

Komşumuz Irak ile oluşturulan stratejik iş birliği zemininin her geçen gün güçlenmesinden duyulan memnuniyet ifade edilmiş; müreffeh bir bölge ve gelecek inşa etmek maksadıyla güvenlik, ekonomi, enerji ve ulaştırma alanları başta olmak üzere müşterek ve çok boyutlu gayretlerin uzun vadeli bir anlayışla sürdürülmesinin önemi vurgulanmıştır.

Bölgemizin geleceğinde terör örgütlerine ve onların destekçilerine hiçbir surette yer verilmeyeceğinin altı çizilmiş; terör örgütlerini cesaretlendiren tüm aktörlerin aklıselimle hareket ederek terörle irtibatlarını kalıcı şekilde ve gecikmeksizin kesmesinin önemine işaret edilmiştir.

PKK/KCK-PYD/YPG terör örgütünün Avrupa’da yaşayan vatandaşlarımızı ve temsilciliklerimizi hedef alan saldırılarının yakından takip edildiği belirtilmiş; bölücü terör örgütünün gerçek yüzünü gözler önüne seren menfur saldırıların engellenmesi ve sorumluların cezalandırılması hususunda mesuliyeti bulunan devletlere, terör örgütlerine müsamaha göstermelerinin er ya da geç kamu düzenlerinin bozulması ve nihayetinde kendilerinin de terörün hedefi hâline gelmeleri ile neticeleneceği gerçeği bir kez daha hatırlatılmıştır.

Uluslararası Adalet Divanı ve Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi kararlarına rağmen Gazze’deki katliamı sürdüren İsrail’in uluslararası hukuku yok sayan saldırı ve insanlık dışı uygulamalarına engel olunmamasının, uluslararası sistemin hâlihazırdaki yıpranmışlığını artıracağı ve meşruiyetinin daha fazla sorgulanmasına yol açacağı ifade edilmiştir.

Dünyanın gözleri önünde gerçekleşen katliamların neticeleri ile yalnızca faillerin değil iş birlikçilerin de yüzleşmek zorunda kalacağı vurgulanmış; uluslararası topluma, Gazze halkına ve yardım kuruluşlarına yönelik saldırıların bir an evvel sona erdirilmesi ve bölgeye kapsamlı insani yardım ulaştırılması ile kalıcı barış için gösterdiğimiz çabalara destek vermesi çağrısında bulunulmuştur.

31 Mart 2024 mahallî idareler genel seçimlerinin, vatandaşlarımızın feraseti ve tüm kurumlarımızın gayretli çalışmalarıyla huzur ve güven ortamı içerisinde güçlü demokrasi geleneğimize yaraşır şekilde gerçekleştirilmesinden memnuniyet duyulduğu vurgulanmıştır.”

Paylaşın

Erdoğan: Milletin İradesine Hiçbir Şekilde Hürmetsizlik Etmeyiz

Katıldığı bir etkinlikte gündeme ilişkin açıklamalarda bulunan Erdoğan, “Geçmişte olduğu gibi Türkiye’nin siyasetini, ekonomisini, diplomasisini terör örgütleri vasıtasıyla dizayn etmeye çalışanlar inşallah emellerine ulaşamayacaktır. Can çekişen terör örgütlerini yeniden palazlandırma niyetlerini görüyoruz” dedi ve ekledi:

” Birileri yine sokaklarımızı terörize etmeye kalkıştı. Emniyet güçlerimiz gerekli müdahalelerde bulunarak olayların büyümesini engellemişlerdir. Her kim şiddeti, kaosu, eşkıyalığı, vandallığı hak arama yolu olarak görürse yine karşısında devletimizin çelikten yumruğunu bulacaktır. Dünyanın hiçbir medeni devleti böyle bir şeye göz yummaz. Türkiye Cumhuriyeti de bir çadır devleti değildir, olmayacaktır.”

Erdoğan, açıklamasının devamında, “Milletin iradesine ve takdirine hiçbir şekilde hürmetsizlik etmeyiz ama Kandil’deki terör baronlarının da baskıyla vatandaşlarımıza musallat olmalarına, şehirlerimizin huzuruna ve barışına kast etmelerine, artık geçmişte kalan acıları insanımıza tekrar yaşatmalarına kesinlikle izin vermeyiz veremeyiz. Bu tarz teşebbüsler karşısında hukuk devletinin gereği neyse demokrasimiz neyi gerektiriyorsa onu yapmaktan çekinmeyeceğiz. Tüm siyasi aktörlerden hukukun üstünlüğüne saygı göstermeyi bekliyoruz. Terörle mücadeleyi demokratikleşmeden, demokratikleşmeyi de ekonomiden bağımsız görmüyoruz” ifadelerini kullandı.

AK Parti Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi Sergi Salonu’nda Emniyet, Jandarma ve Sahil Güvenlik mensupları ile bir araya geldiği iftar programında konuştu. Erdoğan’ın açıklamalarından öne çıkan başlıklar şöyle:

“Dün Beşiktaş’ta bir yangın faciasını yaşadık. Bu faciada rızkının peşinde koşan 29 kardeşimiz hayatını kaybetti. Hayatını kaybeden insanlara rahmet, yaralılara acil şifalar temenni ediyorum. Faciayla ilgili adli tahkikat hemen başlatılmış ve 9 kişi gözaltına alınmıştır. Belediye dahil kimin sorumluluğu, ihmali ve kusuru varsa hepsinin üzerine kararlılıkla gidilecektir. Birkaç münferit hadise dışında Allah’a şükürler olsun demokrasimize gölge düşürecek hiçbir olay vuku bulmadı. Bazı illerimizde bölücü örgüt mensuplarının provokasyonlarını siz emniyet güçlerimizle boşa çıkardık.

Buradan sizlerin şahsında seçimlerin suhuletle gerçekleştirilmesi için fedakârca çalışan tüm güvenlik güçlerimizi cani gönülden tebrik ediyorum. Bu seçimler milli iradenin gücünün yanısıra her seçim gündeminde gündeme getirilen kimi ithamların asılsız olduğunu ortaya koymuştur. Ülkemiz, milletimiz ve gelecek kuşaklar adına değerli kazanım olarak gördüğümü ifade etmek istiyorum. Türkiye hangi kökene, meşrebe, partiye mensup olursa olsun 85 milyonun tamamının ortak yuvasıdır, ortak vatanıdır. Çok partili demokrasimiz ise uğruna ağır bedeller ödeyerek 75 yılda canımızla terimizle inşa ettiğimiz muazzam ve muhkem bir binadır.

Bu ortak değerlerimize ne kadar samimiyetle sahip çıkar, güçlendirirsek istikbalimiz için o derecede iyi olacaktır. Burada şu hakikati de vurgulamak durumundayım, Türkiye’nin ve demokrasimizin yüksek seviyelerde sizin harcınızın, emeğinizin, mücadelenizin çok büyük katkıları var. Siyaset üstü görmemiz gereken bir diğer konuda terör belasıdır. PKK’sından FETÖ’süne, DEAŞ’ından DHKP/C’sine hiçbir ayrım yapmadan tüm terör örgütleri milletimizin düşmanıdır. Siyaset üstü görmemiz gereken bir diğer konuda terör belasıdır.

PKK’sından FETÖ’süne, DEAŞ’ından DHKP/C’sine hiçbir ayrım yapmadan tüm terör örgütleri milletimizin düşmanıdır. Türkiye’nin ve terörün geleceğinde teröre yer olmadığını dost düşmana göstermekle kararlıyız. Geçmişte olduğu gibi Türkiye’nin siyasetini, ekonomisini, diplomasisini terör örgütleri vasıtasıyla dizayn etmeye çalışanlar inşallah emellerine ulaşamayacaktır. Can çekişen terör örgütlerini yeniden palazlandırma niyetlerini görüyoruz. Özellikle dün akşamdan itibaren bazı illerimizde sokaklarımı karıştırma, milletimizin malına, mülküne saldırma hadiseleri yaşandı.

“Terörle mücadeleyi demokratikleşmeden, demokratikleşmeyi de ekonomiden bağımsız görmüyoruz”

Birileri yine sokaklarımızı terörize etmeye kalkıştı. Emniyet güçlerimiz gerekli müdahalelerde bulunarak olayların büyümesini engellemişlerdir. Her kim şiddeti, kaosu, eşkıyalığı, vandallığı hak arama yolu olarak görürse yine karşısında devletimizin çelikten yumruğunu bulacaktır. Dünyanın hiçbir medeni devleti böyle bir şeye göz yummaz. Türkiye Cumhuriyeti de bir çadır devleti değildir, olmayacaktır.

Milletin iradesine ve takdirine hiçbir şekilde hürmetsizlik etmeyiz ama Kandil’deki terör baronlarının da baskıyla vatandaşlarımıza musallat olmalarına, şehirlerimizin huzuruna ve barışına kast etmelerine, artık geçmişte kalan acıları insanımıza tekrar yaşatmalarına kesinlikle izin vermeyiz veremeyiz. Bu tarz teşebbüsler karşısında hukuk devletinin gereği neyse demokrasimiz neyi gerektiriyorsa onu yapmaktan çekinmeyeceğiz. Tüm siyasi aktörlerden hukukun üstünlüğüne saygı göstermeyi bekliyoruz. Terörle mücadeleyi demokratikleşmeden, demokratikleşmeyi de ekonomiden bağımsız görmüyoruz.

Bugüne kadar hep özgürlük, güvenlik dengesini korumaya gayret ettik. Birini ötekine tercih etmeden dengeli şekilde bugünlere geldik. Son 21 yılda olduğu gibi gelecekte de hak ve özgürlükler alanında idame ettireceğiz. İstihdamı ve ihracatı artırıyoruz. Yılın ikinci yarısından itibaren enflasyonun düşüşe geçtiğine inşallah hep birlikte şahit olacağız. Bugün TÜİK tarafından açılan verilen aylık enflasyonun Mart ayında gerilediğini gösteriyor. Enflasyonun düşmesi ücret artışlarını önleyerek kalıcı refah artışlarını sağlayacaktır. Aynı şekilde düzensiz göç ve suç örgütleriyle mücadelede de etkin kararlı ve kapsamlı adımlar atmayı sürdüreceğiz.

Dağdaki eşkıyaya nasıl müsaade etmiyorsak kendini devletten, hukuktan üstün gören şehir eşkiyalarına da nefes aldırmayacağız. İstikbalimizin güvencesi olan gençlerimizi hedef alan zehir tacirlerinin tepesine binmekten geri durmayacağız. Bugüne kadar nasıl dayanışma içinde hareket ettiysek bundan sonra birlikte yol yürümeye devam edeceğiz. Rabbim yolumuzu, bahtımızı açık etsin. Türkiye’ye yaptığınız ve yapacağınız hizmetlerden dolayı her birinize şahsım, milletim adına teşekkür ediyorum. Kahraman şehitlerimizi tekrar rahmetle anıyorum. Allah yâr ve yardımcınız olsun diyorum. Şimdiden Kadir gecenizi ve bayramınızı tebrik ediyorum.”

Paylaşın

Erdoğan’dan ’31 Mart’ Yorumu: Kimse Sorumluluktan Kaçamaz

Seçim sonuçlarına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Erdoğan, kendisi dahil AK Parti yönetiminde yer alan kimsenin 31 Mart seçim sonuçlarının sorumluluğundan kaçamayacağını söyledi.

“Ortada sadece bir oy kaybı değil, kan ve ruh kaybı var” diyen Erdoğan, “Ya hatalarımızı görerek kendimizi toparlarız ya da güneşi gören buz misali erimeye devam ederiz” dedi.

31 Mart yerel seçiminde iktidardaki Adalet ve Kalkınma Partisi (AK Parti) yarışı ikinci sırada tamamladı ve yaklaşık 22 yıllık iktidarında ilk kez seçim yenilgisi aldı.

AK Parti Merkez Yürütme Kurulu, 31 Mart yerel seçimlerinin ardından ilk kez AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın başkanlığında toplandı.

Gazete Duvar’da AK Parti kaynaklarına dayandırılarak yer alan habere göre; oy oranlarının düştüğüne dikkat çeken Erdoğan, bunun temel sebebinin 10 ay önce AK Parti’ye oy veren seçmenlerin bu sefer sandığa gitmemesi olduğunu savundu.

“Ortada sadece bir oy kaybı değil, kan ve ruh kaybı var” diyen Erdoğan, “Ya hatalarımızı görerek kendimizi toparlarız ya da güneşi gören buz misali erimeye devam ederiz” diye konuştu.

Toplantıda Erdoğan’ın, mevcut durumda hem genel merkez, hem teşkilat, hem de adayların payı bulunduğunu söylediği, aday belirleme sürecinden seçimin sonuçlanmasına kadar yaşananların uzun uzun değerlendirileceğini vurguladığı öğrenildi.

Erdoğan toplantıda “Acizler ve gafillerin yaptığı gibi bu tablonun suçu millete atılamaz. AK Parti’nin hatayı millette aramak gibi bir geleneği asla olmadı ve olmayacak” ifadelerini kullandı.

“Nerede ihanet varsa…”

Kaynaklara göre Erdoğan, “kendisi dahil AK Parti yönetiminde yer alan kimsenin 31 Mart seçim sonuçlarının sorumluluğundan kaçamayacağını, oy kayıplarının tek bir soruna ve tek bir başlığa indirilemeyeceğini, bunun kolaycılık olacağını ve nerede eksik, hata, kasıt ya da ihanet varsa üzerine gitmenin boyunlarının borcu olduğunu” belirtti.

Toplantıda Erdoğan’ın “22 yıllık zorlu mücadelenin heder edilmesine izin verilemeyeceğini” söylediği de belirtildi.

Toplantıda ayrıca, Cumhur İttifakı partilerinin rekabet ettiği ve bu nedenle CHP’nin kazandığı Amasya, Kütahya, Kırıkkale gibi illerin durumunun da ayrıca değerlendirileceği kaydedildi.

AK Parti oyları yüzde 44,33’ten yüzde 35,48’e düştü

31 Mart yerel seçiminde iktidardaki Adalet ve Kalkınma Partisi (AK Parti) yarışı ikinci sırada tamamladı ve yaklaşık 22 yıllık iktidarında ilk kez seçim yenilgisi aldı. Türkiye genelinde CHP yüzde 37.8, AK Parti yüzde 35.5, Yeniden Refah Partisi yüzde 6.2, DEM Parti yüzde 5.7, MHP yüzde 5, İYİ Parti ise yüzde 3.8 oy aldı.

CHP bu sonuçla, 1989’da Sosyal Demokrat Halkçı Parti’nin (SHP) yerel seçimlerde kazandığı başarıyı da oy oranıyla aşmış oldu. İstanbul, Ankara ve İzmir büyükşehir belediyelerini elinde tutmayı başaran CHP, AK Parti’nin elinden 3 büyükşehir ve 7 il merkez belediyesini daha aldı.

MHP, Yeniden Refah Partisi (YRP) ile DEM Parti de AK Parti’den 2’şer il alırken AK Parti’den İYİ Parti ile Büyük Birlik Partisi’ne de birer il geçti. 2019 yerel seçiminde Türkiye genelinde oyların yüzde 44,33’ünü alan AK Parti’nin 2024 mahalli idareler seçimindeki toplam oy oranı 35,48’e düştü.

Paylaşın

Demirtaş, Erdoğan’a Seslendi: Halkın İradesine Saygı Duymak Bu Şekilde Olmaz

Abdullah Zeydan’ın mazbatasının Abdulahat Arvas’a verilmesine ilişkin açıklama yapan Demirtaş, Erdoğan’a seslenerek, “Seçim gecesi halkın iradesine saygı duyacağınızı ve mesajı aldığınızı belirtmiştiniz. Van’da yaşananlar sizin bu mesajlarınızla uyumlu değil maalesef. Halkın iradesine saygı duymak bu şekilde olmaz” dedi ve ekledi:

Haber Merkezi / “Bunu halk da Hak da kabul etmez. Bu gidişata daha en başından dur demenizi bekliyoruz. Tüm sorunların diyalog ve karşılıklı güven çerçevesinde çözümüne dönük iradeyi boşa çıkaran bu hukuksuz girişime, ülkenin Cumhurbaşkanı olarak dur demenizi bekliyoruz.”

Eski Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, Abdullah Zeydan’ın memnu hakkının (seçilme hakkı) geri alınması ve mazbatasının Abdulahat Arvas’a verilmesine ilişkin açıklamada bulundu. Demirtaş’ın mesajı şöyle:

“Saygıdeğer halkımız, değerli kardeşlerim,

Hepinizi hasretle kucaklıyor, yürek dolusu selam, sevgilerimi gönderiyorum. Van başta olmak üzere, irademize en güçlü şekilde sahip çıkarak seçimlerde gösterdiğiniz başarı nedeniyle sizleri canı gönülden kutluyorum. Bizleri onurlandırdığınız, gururlandırdığınız için binlerce kez teşekkür ediyorum. Bu başarıda emeği olan tüm halkımıza, parti emekçilerimize ve Eş Başkanlarımız Abdullah Zeydan ve Neslihan Şedal’a şükranlarımı sunuyor, başarılar diliyorum.

Halkımız bu tutumuyla hücrelerimizi aydınlatmış, özgürlükteki ısrarıyla yakın geleceğin siyasi yol haritasını da çizmiştir. Ancak belli ki halkın kararlı iradesine halen saygı duymayanlar, geçen on yıldan ders almayanlar da var. Biz tüm hukuksuzluklara rağmen diyaloğun, barışın önünü açmaya çalışırken birileri ısrarla provokasyon peşinde koşmaktadır.

Buradan sizler aracılığıyla Sayın Cumhurbaşkanı’na seslenmek istiyorum. Seçim gecesi halkın iradesine saygı duyacağınızı ve mesajı aldığınızı belirtmiştiniz. Van’da yaşananlar sizin bu mesajlarınızla uyumlu değil maalesef. Halkın iradesine saygı duymak bu şekilde olmaz. Bunu halk da Hak da kabul etmez. Bu gidişata daha en başından dur demenizi bekliyoruz. Tüm sorunların diyalog ve karşılıklı güven çerçevesinde çözümüne dönük iradeyi boşa çıkaran bu hukuksuz girişime, ülkenin Cumhurbaşkanı olarak dur demenizi bekliyoruz

Van halkı başta olmak üzere tüm halkımızı, demokrasi yanlısı tüm güçleri, siyasi partileri bu hukuksuzluğa karşı durmaya çağırıyoruz. Zaman gerilim, çatışma zamanı değil, barışı inşa etme zamanıdır. Tüm siyasetçiler ve ülkeyi yönetenler Kürt halkının bu sesini duymalıdır. Halkımız, baskılara karşı sonuna kadar iradesine sahip çıkacaktır.

Van halkımız başta olmak üzere tüm halkımıza dayanışma dileklerimizi, sıcak selam, sevgilerimizi gönderiyor, özgür yarınlarda görüşebilmeyi diliyoruz.

An serkeftin an serkeftin.”

Paylaşın

Erdoğan: Seçimlerden İstediğimiz Sonuçları Alamadık

Seçim sonuçlarına ilişkin açıklamalarda bulunan Erdoğan, “Millet, sözünü sandık yoluyla söyler. Millet, siyasetçiye mesajını sandık yoluyla iletir. Milletin kararının hiçbir baskıyla karşılaşmadan tebarüz etmesi büyük bir kazançtır. 31 Mart bizim için bir bitiş değil, bir dönüm noktasıdır” ifadesini kullandı.

Erdoğan, konuşmasının devamında, “Sonuçlardan bağımsız olarak kazanan öncelikle demokrasimizdir, milli iradedir. Kazanan, adaylardan önce demokrasimiz olmuştur.” diyen Erdoğan, “31 Mart seçimleri, son 22 yılda girdiğimiz 18’inci imtihanımızdır. 14-28 Mayıs seçimlerindeki zaferimizden 9 ay sonra maalesef yerel seçim imtihanından istediğimiz sonucu alamadık. AK Parti ve Cumhur İttifakı olarak daha öncekiler gibi bu seçim sınavına yoğun bir şekilde hazırlandık Netice böyle oldu. Her olanda bir hayır vardır” ifadelerini kullandı.

AK Parti Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisinin genel merkezinde vatandaşlara hitap etti. Erdoğan, konuşmasında şu ifadeleri kullandı:

“Aziz milletim, sevgili Ankaralılar, kıymetli yol ve dava arkadaşlarım, değerli genç kardeşlerim, sizleri en kalbi duygularımla, hasretle, muhabbetle selamlıyorum. Buradan AK Parti Genel Merkezi’nden tüm Türkiye’yi saygıyla selamlıyorum. Desteğiniz, kadirşinaslığınız için ayrı ayrı şükranlarımı sunuyorum. Şahsıma sizler gibi vefakar yol arkadaşları, dava arkadaşları veren Rabbime hamdediyorum.

11 ayın sultanı Ramazan-ı Şerif’i idrak ediyoruz. Sizlerle birlikte tüm Müslümanların Ramazan-ı Şerif’ini tebrik ediyorum. Bu mübarek günleri bombaların altında geçiren Gazzeli kardeşlerimizin Mevlam yâr ve yardımcısı olsun diyorum.

31 Mart Mahalli İdareler Seçimlerini demokrasimize yakışır bir olgunlukla hamdolsun tamamladık. Münferit bazı vakalar haricinde seçim atmosferine gölge düşürecek müessif hiçbir hadise yaşanmadı. Doğu ve Güneydoğu bölgemizde bölücü örgütün kölelerinin baskı ve hakaretlerine şahit olduk.

Ama emniyet birimlerimizin etkili müdahaleleriyle ciddi sorun çıkmadı. Vatandaşlarımızın sağduyusu sayesinde Türk demokrasisi rüştünü bir kez daha ispat etmiş oldu. Seçimler bildiğiniz gibi demokrasilerin en kritik günleridir. Milletin iradesi sandıkta tecelli eder. Millet sözünü sandık yoluyla söyler. Millet siyasetçiye mesajını sandık vasıtasıyla iletir. Millet uyarısını ve takdirini sandık aracılığı ile ifade eder. Milletin kararının baskı, dayatma, yönlendirme ile karşılaşmadan sandıkta tebarüz etmesi demokrasimiz için büyük kazançtır.

31 Mart bizim için bir bitiş değil; aslında bir dönüm noktasıdır. 31 Mart mahalli idareler seçimlerinde de Türk milleti yine sandığı vesile kılarak mesajlarını siyasetçilere ulaştırmıştır. Sonuçlardan bağımsız olarak bu seçimin galibi öncelikle demokrasimiz, milli iradededir. Hangi siyasi görüşe mensup olursa olsun 85 milyonun tamamıdır. Seçim maratonunda kazanan adaylardan önce Türkiye olmuştur, milletimiz olmuştur. Uğruna ağır bedeller ödediğimiz demokrasimiz olmuştur. Bugün AK Parti ve Cumhur İttifakı’na oy verenlerle birlikte demokratik haklarını kullanarak sandığın gücüne güç katan herkes kazanmıştır.

Buradan siyasi parti fark etmeksizin iradesini sandığa yansıtan tüm vatandaşlarıma içtenlikle teşekkür ediyorum. Mesai harcayan seçim kurullarımıza, sandık görevlilerimize, emniyet mensuplarımıza samimi teşekkürlerimi iletiyorum. Gecenin bu saatinde sandık kurullarında görevlerini yaparak siz değerli kardeşlerime ayrıca şükranlarımı ifade ediyorum.

Belki de şimdi sahura kadar evde dertleşeceksiniz, hasbıhal edeceksiniz, ondan sonra sahur, yarın okullar tatil. Seçim sonuçlarının ülkemize, milletimize, şehirlerimize, mahallelerimize, köylerimize hayırlı olmasını diliyorum. 31 Mart seçimleri son 22 yılda girdiğimiz 18. sandık imtihanımız oldu. Hep başardık, başararak geldik. Evelallah bundan sonra da başararak yola revan olacağız.

Bu yolda sizlerle inşallah bizler kazanarak yine devam edeceğiz. 14-28 Mayıs seçimlerindeki zaferimizden 9 ay sonra maalesef yerel seçim imtihanından istediğimiz, umduğumuz neticeyi alamadık. AK Parti ve Cumhur İttifakı olarak bu seçim sınavına da yoğun hazırlandık. Seçim takvimi işlemeye başladığı günden itibaren AK Parti kadroları sahadaydı. Teşkilat mensuplarımız, ittifak ortaklarımız uyum içerisinde olağanüstü özveriyle çalıştı, emek verdi.

Biz de son 2 aylık dönemde şahsım, 52 farklı şehrimizi ziyaret ettim. Oralarda mitingler yaptım. Halkımla bütünleştim. Kucaklaştım. Netice böyle oldu. Her olanda bir hayır vardır. Öyle diyor büyüklerimiz.

Teşkilatımızla birlikte son 2 ayı dolu dolu geçirdik. Buradan bizi muhabbetle bağrına basan tüm illerimize teşekkür ediyorum. Genel merkezimizden, il başkanlıkları, ilçe başkanlılarına, sandık görevlilerimizin her birini ayrı ayrı tebrik ediyorum. Cumhur İttifakı’nda beraber hareket ettiğimiz MHP Genel Başkanı sayın Devlet Bahçeli’ye tüm MHP’li kardeşlerime aynı şekilde şükranlarımı sunuyorum.

İttifakımıza desteğini beyan eden diğer siyasi partilerin genel başkanları ve mensuplarına minnettarlığımı ifade ediyorum. Rabbim herkesten, partimizin, ittifakımızın, tüm emektarlarından razı olsun diyorum. Biz siyasi hayatımız boyunca milletle yol yürümüş, milletin çizdiği istikametten ayrılmamış bir kadroyuz. Burada olduğu gibi.

Bugüne kadar hep sağduyunun, sabrın ve vakarın yanında olduk. Her zaman demokrasinin, milli iradenin, sandığın tarafında yer aldık. Bugün de aynı sorumluluk duygusuyla hareket ediyoruz. Milletin muazzez iradesinin üstünde hiçbir güç tanımıyoruz. Milletimizin takdirini baş tacı etmekten, tebrik etmekten, kabul etmekten, millettin iradesine boyun eğmekten geri durmadık. Bugün de milletimiz tarafından seçilen büyükşehir, il, ilçe, belde belediye başkanlarını, meclis üyelerini, muhtarları ve azalarını ayrı ayrı kutluyorum.

Görev sürelerince atalete kapılmadan temsil ettikleri şehrin taleplerini yerine getirmeye gayret edeceklerine bütün kalbimle inanıyorum. Biz de hükümet olarak şimdiye kadar olduğu gibi milletimizin oyuyla seçilmiş şehirlerin hayrına yapacakları işlerde desteklemeye devam edeceğiz. Millet sözünü söylemiş, kararını vermiştir.

YSK önümüzdeki günlerde kesin sonuçları açıklayacaktır. Her siyasi parti seçim sonuçlarını analiz edecektir. Biz de partimizin organlarını açık yüreklilikle değerlendireceğiz, öz eleştirimizi cesaretle yapacağız. Sandık sonuçları bize ülkemiz genelinde mahalli idarelerde irtifa kaybı yaşadığımızı gösteriyor. Elbette yerel bazda yaşanan bu gerilemenin sebeplerini ayrıca masaya yatıracağız. Kaybettiğimiz her yerde seçim sonuçlarını değerlendireceğiz.

“Eksikliklerimizi tamamlayacağız”

Milletimizin teveccühüne mazhar olduğumuz yerlerde bu güveni boşa çıkarmamak için her zamankinden daha fazla çalışacağız. Ama hiçbir surette milletimizin kararına hürmetsizlik etmeyeceğiz. Milletin takdirini sorgulamaktan bugüne kadar olduğu gibi yine uzak duracağız. Milletin sandıkta verdiği mesajları objektif şekilde akıl ve vicdan terazimizde tartarak gerekli adımları atacağız. Önümüzde 4-4,5 yıllık süre var. Bu süre zarfında yanlışlarımızı düzelteceğiz, eksikliklerimizi tamamlayacağız. Bir sonraki seçimlere olan dönemi kendimizi yenilediğimiz, hatalarımızı telafi edeceğiz.

Geçen sene bu zamanlar başlayan genel ve yerel seçim maratonu bugün artık tamamlanmıştır. Son 1 yıldır ülkemizi milletimizi ve ekonomimizi yoran seçim defterini bugün itibariyle kapanması büyük kazançtır. Türkiye’nin önünde hazine değerinde 4 yıldan fazla süre var. Bu zamanı değerlendirmemiz önemlidir. Milletin ve ülkenin vaktini çalacak tartışmalarla bu dönemi heba edemeyiz.

Hem hükümette hem de yerel yönetimlerde mesuliyetlerimizin farkındayız. Deprem bölgesinin yeniden ihyası, ekonomik sıkıntılarımızın giderilmesi başta olmak üzere ülkemizin acil meselelerine daha fazla eğileceğiz. Ekonomide orta vadeli program ve 12. kalkınma programımızı kararlılıkla uyguladık bugüne kadar. Ülkemize, milletimize ve gelecek nesillere bedel ödetecek popülist adımlardan uzak durduk.

Enflasyon başta olmak üzere uyguladığımız ekonomik programımızın olumlu sonuçlarını yılın ikinci yarısında görmeye başlayacağız. İş dünyası, bürokrasi, tüccar, esnaf, işçi, öğrencilerimize kadar herkes k endi asıl gündemine odaklanabilecektir. İyice köşeye sıkıştırdığımız bölücü terör örgütüne ölümcül darbeyi mutlaka indireceğiz.

Güney sınırlarımızın ötesinde bir teröristan kurulmasına izin vermeyeceğiz. 15 Temmuz darbe girişiminin faili FETÖ’nün son kalıntılarını da temizlemekte kararlıyız. Seçim sürecinin geri plana ittiği konuları süratle gündemimize alarak gerekli adımları atacağız. Türkiye’nin sözünün ağırlığını, küresel barıştaki anahtar konumu hamlelerini devam ettireceğiz.

Buradan bir kez daha milletimize ve tüm Türkiye’ye söz veriyoruz. 85 milyonun her ferdinin refah, huzur ve güvenliği, umutlarını artırmak için dinlenmeden koşuşturacağız. Mazlumlara sahip çıkacak, nerede zulüm varsa zalimlerin karşısında dimdik duracağız.

Bundan sonra da eser ve hizmet siyasetimizle farkımızı ortaya koyacağız. Milletimizin yetki verdiği ellerde gerçek belediyecilik vizyonumuzu başarıyla hayata geçireceğiz. Milletimizin farklı tasarrufta bulunduğu yerlerde gönülleri fethetmenin yollarını arayacağız. 31 Mart mahalli idareler seçim sonuçlarının bir kez daha ülkemize ve milletimize hayırlı olmasını diliyorum.”

Paylaşın

Erdoğan, İmamoğlu’nu Hedef Aldı: Ya Sen Nasıl Bir Belediye Başkanısın?

Sultanbeyli’de halka seslenen Erdoğan, “İstanbul’da 30 yıl önce başlattığımız yerel yönetim hamlesi maalesef son 5 yıldır durmuş, hatta ibre tersine dönmüştür. Şehri yönetenler İstanbul’dan başka her şeyle uğraştıkları için devraldıkları sorumlulukları yönetememişlerdir. Büyükşehir Belediyesi’nden ne diyor “tam ileri”, sen tam gaz geri gidiyorsun” dedi ve ekledi:

“Sultanbeyli’yi hiçbir zaman sahiplenmedin ki. Ulaşımıyla, depreme hazırlığıyla İstanbul içler acısı hale gelmiştir. Lazım olduğunda ya tatilde ya cumhurbaşkanı yardımcılığı peşinde ya büyükelçilerle Sarıyer’de balıkta. İstanbul’un yönetimi yarı zamanlı işle olacak değil.  Bu şehir hiç kimsenin atlama taşı, şahsi ihtirasları, oyuncağı, finans kaynağı haline getirilemez.”

Erdoğan, konuşmasının devamında, “İstanbul’a böyle bir zulüm yapılmasına müsaade edemeyiz. Bunun için Yeniden İstanbul diyoruz. Bu şehrin beklentisi ve ihtiyacı çoktur. Ama bazı öncelikleri vardır. Birinci önceliği depreme hazırlıktır. Son dönemde bu konuda bir çaba, proje gördünüz mü? Hayır. Çünkü depreme hazırlık için kullanılması gereken kaynaklar bavul bavul dolar oldu ve bir yere götürülüyor. Depreme hazırlık için gereken vakit DEM’le pazarlıkta, kazanma değil kaybettirme hırsıyla hareket edenleri yemlemekle harcanıyor” ifadelerini kullandı.

AK Parti Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, yerel seçimler kapsamında partisinin Sultanbeyli Kent Meydanı’nda düzenlenen mitingde halka hitap etti. Erdoğan’ın konuşmasından satır başları şu şekilde: “İlçe belediyemiz hayata geçirdiği projeler, yaptığı eser ve hizmetlerle Sultanbeyli’yi her geçen gün daha da güzelleştirdi ve güzelleştiriyor. Bizim hikayemiz de Sultanbeyli’nin durumuyla farklı değil.

Emperyalistlerin uzantısı vesayetçilere ve darbecilere eyvallah etmediğimiz için üzerimize tuzak üzerine tuzak kuruldu. One Minute diyerek masumlara uygulanan zulme karşı koyduğumuz tavır için ayrımcılığa maruz kaldık. Dünya 5’ten büyüktür diyerek küresel yönetim ve güvenlik sisteminin çarpıklıklarına itiraz ettiğimiz için ambargolara uğradık.

Önce Allah’ın yardımı sonra da Sultanbeyli’den, İstanbul’dan, milletimizden aldığımız güçle hepsinin üstesinden geldik, geliyoruz. Şu anda İstanbul’u yöneten büyükşehir belediye başkanının acaba Sultanbeyli’ye en ufak bir yatırımı oldu mu? Büyükşehir belediyesinden ne diyor? Tam ileri… Ne tam ileri ya? Sen tam gaz geri gidiyorsun. Sultanbeyli’yi bir defa hiçbir zaman kalkıp da sahiplenmedin ki…

Bilim insanları her gün insanları depreme hazırlayın diye ikaz ediyor. Biz işte bu sebeple afet bölgelerindeki gayretli çalışmalarıyla milletimizin gayretini toplayan Murat Kurum kardeşimizi büyükşehir adayı olarak belirledik.

İstanbul’un 2. gündemi artık hayatı çekilmez hale getiren trafiktir. Ya şuraya doğru dürüst otobüs geliyor mu? Devamlı otobüsler ya yanıyor, buradaki ulaşım ne yazık ki yapılmıyor şimdi bütün bunlara karşı inşallah otobüslerimiz, metrobüsler olarak otobüsler olarak, Sultanbeyli yeni bir döneme geçecek. Mevcut yönetim bizden devraldığı metro hatlarını bile yapamadı, trafiği rahatlatacak başka projeler de geliştiremediği için şehir adeta kilitlendi.

Ya bu öyle bir belediye başkanı ki şurada Sancaktepe’de orada metro ile ilgili açış yaptırmadı. Orayı geldi toprakla doldurdu. Ya sen nasıl bir belediye başkanısın? Bunu biliyorsunuz değil mi? Ha ne diyor bir de akıllı belediyecilik tam ileri. Nasıl bir tam ileri? Sabah işe gitmek, akşam işten eve dönmek, bir yerden bir yere seyahat etmek, kayak yapmak. İstanbul sizin bu zevkinizi çekmeye layık mı?

İstanbul tam bir çile şehri haline geldi. Çekmeköy, Sancaktepe, Sultanbeyli metro hattını durak sayılarını yarıya düşürerek sırf açmış olmak için açtılar. Sultanbeyli’ye kadar ilerlemedikleri gibi uyduruk sebeplerle hastane önünden geçecek durakları iptal ettiler.

İstanbul’un diğer bir önemli ihtiyacı vizyonla çalışılmasıdır. Haliç’i biz temizledik. Ayasofya’yı ibadete açtık. İstanbul Havalimanını faaliyete geçirerek Çamlıca Kulesini ve camiini yaparak her iki tarafta pek çok abide eseri şehre kazandırarak bunun ilk adımlarını attık.

Bir de İstanbul’dan uzak tutulması gerekenler var. Yönetimi üzerinde yapılan her türlü kirli pazarlık bu şehri kirletir. İstanbul’u kirli pazarlıklardan uzak tutmak gerekir. Şehir halkına hizmet için tahsis edilen kaynakları yağmalayıp başka amaçlar için deste deste savurmak bu şehri üzer. İstanbul’u üzmemek gerekir. Her semtini sevmeye bir Ömer vakfedilen İstanbul’u işporta pazarına düşürmek bu şehre ihanettir.

Artık bu şehirde belediyecilik, sosyal medyada değil bizzat hayatın içinde yapılacak. Artık bu şehrin insanları, ihtiyaç duyduklarında belediye başkanlarının nerede olduğunu merak etmeyecekler. İşinin başında olduğunu bilecekler. Bir dönem bizim yanımızda oldukları halde şimdi sadece AKP’ye kaybettirerek CHP’ye seçim kazandırmaya çalışanların söylemlerine itibar etmeyeceğiz. Hiçbir iddiası, elle tutulur hiçbir projesi olmayanlarla oyumuzu ziyan etmeyeceğiz.”

“Vatandaşımıza İstanbul’da yaşamanın eziyetini değil mutluluğunu tattırdık”

Erdoğan daha sonra, partisinin Sancaktepe mitingine katıldı. Burada konuşan Erdoğan’ın açıklamalrından satır başları şöyle: Fakir fukarayı daha fazla kollamamız gereken mübarek günlerden geçiyoruz. Dünyanın birçok yerinde kardeşlerimiz sıkıntı çekiyor. İsrail’in zalim hükümeti Gazze’deki kardeşlerimizi vahşice katlediyor. Ellerimizi semayı Gazeli mazlumlar için de açıyoruz. Şimdiye kadar toplam 40 bin tondan fazla yardım malzemesi gönderdik.

Dün de 8. yardım gemimizi Mısır’a sevk ettik. İsrail üzerindeki baskının artırılması için yoğun çaba harcıyoruz. Canilerin hukuk önünde hesap vermesi için ne gerekiyorsa yapıyoruz. Biz Filistin’in yanında dimdik duruyoruz. Türkiye, tüm kurumları ile Filistin halkının yanındadır. AFAD ve Kızılay başkanımız ile görüştüm ve yoğun şekilde bu yardımları ulaştırma gayretinde olduklarını öğrendim.

Erdoğan’ın her türlü bedeli göze alarak verdiği mücadelenin şahidi Filistinli kardeşlerimizin kendileridir. Türkiye Suriye, Somali, Karabağ imtihanını nasıl alnının akı ile verdi ise Gazze imtihanını da verecektir. Filistinliler özgürlüklerine, bağımsız devletine kavuşana kadar durmayacağız. Gazzeli yiğitlere terörist iftirası atanların bize söyleyecekleri tek kelamı olamaz.

Önümüzde yine kritik bir seçim var. Vaatleri unutacak değil verdiği sözü tutacak başkanları seçeceğiz. İlimizin ilçemizin hangi zihniyet tarafından yönetileceğine sandıkta karar vereceğiz. Bir tarafta taş üstüne taş koymayanlar bir tarafta hayalleri gerçeklere dönüştürenler var. Bir tarafta temiz siyasetin temsilcileri diğer tarafta kaynağı karanlık deste deste dolarlarla eurolarla para kulesi üretenler var. Bir tarafta gerçek belediyecilik, diğer tarafta algı belediyeciliği var. Neymiş tam gaz ileri. Tam gaz ileri değil tam aksine tam gaz geri. Bir tarafta milletine hizmet edenler diğer tarafta şehrin sorunlarına çözüm geliştirenler var.

Kırgınlıkla ve öfke ile değil sağduyu ile meseleye yakalayacağız. Oyumuzun gelecek 5 yılı etkileyeceğini aklımızdan çıkarmayacağız. İstanbul’un bir 5 yıl daha kaybetme lüksünün olmadığını biliyoruz. Sancaktepe metro kuyularını dolduranlara yürüyün demeyecek. Sancaktepeli kardeşlerimiz eser ve hizmet siyaseti ile yola devam edilecek. Biz bu aziz şehrin emanetini 30 yıl önce devraldık.

Büyükşehir başkanı olarak 4 buçuk yıl şehrimize hizmet ettik. Dağ gibi birikmiş sorunlara çözüm bulduk. İstanbul’u çöp çamur çukur belasından biz kurtardık. Vatandaşımıza İstanbul’da yaşamanın eziyetini değil mutluluğunu tattırdık. Son 21 yılımız cumhuriyet tarihinin altın devri olarak kayıtlara geçti. Avrasya tünelini, Marmara’yı, Yavuz Selim Köprüsü’nü, Kuzey Marmara’yı kim yaptı.”

Paylaşın