Erdoğan: Nefret Siyaseti Fayda Getirmez

Adli Yılı Açılış Töreni’nde konuşan Erdoğan, “Adalete kolay erişim ile onarıcı ve telafi edici adalet uygulamalarını da sistemimize kazandıracağız. Türkiye kuşatıcı ve özgürlükçü bir anayasaya da hazırdır. Yeni anayasa meselesinin önündeki en büyük engel ise önyargılardır” dedi ve ekledi:

“Özellikle muhalefet çevrelerinde bir özgüven eksikliği görüyoruz. Kemikleşmiş önyargılardan kaynaklı bir kakofoni yürüyor. Yeni anayasayı da haklarımızı, kardeşliğimizi içeren bir toplum sözleşmesi olarak görüyoruz. Hep birlikte ülkemizi geleceğe taşıyacak bir anayasa hazırlayacağız. Darbe mahsulü mevcut anayasadan kurtulma vakti geldi, biz samimi ve kararlıyız. Sorunlarımızı kavga ederek değil ancak konuşarak yaparız.”

Erdoğan, konuşmasının devamında “Nefret siyaseti fayda getirmez. Hakaret edenleri kahramanlaştıranı millet affetmez. Son günlerde altı harlanan nefret ve kavga siyasetinin demokrasimize, milletimize fayda sağlamadığını herkesin görmesi, buna göre siyaset üretmesi gerekiyor” ifadelerini kullandı.

AK Parti Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 2024 – 2025 Adli Yılı Açılış Töreni’nde konuştu. Erdoğan’ın konuşmasından öne çıkan bölümler şöyle:

“Yargıtay Başkanımız Sayın Ömer Kerkez’i canı gönülden tebrik ediyorum ve görevinde başarılar diliyorum. Toplumun huzuru iç barışı, refahı için vazgeçilmez kavramlar vardır. Bunların en başında adalet gelir. Osmanlıyı asırlarca yaşatan formül de adalettir. Devletin temel direği varlık sebebi meşruiyet kaynağı adalettir. Refah toplumunu inşa etmenin yolu da adaletten geçer.

Siyasetimizin merkezine kalkınmayla birlikte adaleti yerleştirdik. Yaklaşık 22 yıla ulaşan iktidarlarımız boyunca bu önceliğimize hep sadık kaldık. Devlet ve vatandaş arasındaki bağı güçlendirmenin çabasında olduk. Adalet sitemimizin etkin ve bağımsız olması için her alanda adımlar attık. Hedef süre uygulamasından, hakim savcı sayılarının artırılmasına, yeni hizmet binalarının artırılmasına, mahkeme salonlarının çoğaltılmasında, yargıdaki vesayetçi yapıların tasfiyesine kadar çok sayıda çalışma gerçekleştirdik. İstinaf mahkemeleriyle Yargıtay’ın iş yükünü azalttık. Sayısız reform ve yeniliği adalet sistemine kazandırdık.

Modern adliye binaları ve teknolojiden istifade edilmesi önemlidir. Ama aslolan vicdanların sükûn bulmasıdır. Adalet insan için insanı yaşatmak içindir. Bu yıl iki yeni uygulamayı hayata geçiriyoruz. Bunlardan ilki hukuk mesleklerine giriş sınavıdır. İlk sınavı 29 Eylül’de gerçekleştireceğiz. Diğer uygulama da hakim ve savcı yardımcılığı sistemi olacak.

“Hep birlikte ülkemizi geleceğe taşıyacak bir anayasa hazırlayacağız”

Adalete kolay erişim ile onarıcı ve telafi edici adalet uygulamalarını da sistemimize kazandıracağız. Türkiye kuşatıcı ve özgürlükçü bir anayasaya da hazırdır. Yeni anayasa meselesinin önündeki en büyük engel ise önyargılardır. Özellikle muhalefet çevrelerinde bir özgüven eksikliği görüyoruz. Kemikleşmiş önyargılardan kaynaklı bir kakofoni yürüyor. Yeni anayasayı da haklarımızı, kardeşliğimizi içeren bir toplum sözleşmesi olarak görüyoruz.

Hep birlikte ülkemizi geleceğe taşıyacak bir anayasa hazırlayacağız. Darbe mahsulü mevcut anayasadan kurtulma vakti geldi, biz samimi ve kararlıyız. Sorunlarımızı kavga ederek değil ancak konuşarak yaparız. Nefret siyaseti fayda getirmez. Hakaret edenleri kahramanlaştıranı millet affetmez. Son günlerde altı harlanan nefret ve kavga siyasetinin demokrasimize, milletimize fayda sağlamadığını herkesin görmesi, buna göre siyaset üretmesi gerekiyor.

Kamuoyuna yansıyan bazı kararlarda bazı hakimler ve savcılarımız hedefe konuluyor. Sosyal medya organize kötülüğün merkezi haline geldi. Hemen hemen her gün bir kişi sosyal medyada hedef oluyor. “

Paylaşın

AK Parti’nin Düşünce Kuruluşu SETA: Erdoğan’ın Zırhı Delindi

AK Parti’nin düşünce kuruluşu olarak çalışan, bürokrasiye atamalar ve tüm görevlendirmelerde basamak olarak kullanılan SETA, son raporunda, toplum psikolojisinde Erdoğan’ın dokunulmazlığının ortadan kalktığı tespitini yaptı.

AK Parti’nin yerel seçimlerdeki yenilgisinin nedenlerini ortaya koymak amacıyla hazırlanan SETA (Siyaset, Ekonomi ve Toplum Araştırmaları Vakfı) raporu, partinin ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın toplumdaki algısında köklü değişiklikler olduğunu gösteriyor. Aylar süren araştırmanın sonuçları, Erdoğan’ın artık eskisi gibi dokunulmaz olmadığını, yapılan hataların faturasının doğrudan ona kesilmeye başladığını ortaya koyuyor.

Gazete Pencere yazarı Nuray Babacan‘ın, bugün köşesinden yer verdiği raporun, Erdoğan ve AK Parti’nin üst yöneticilerine sunulduğu belirtildi. Babacan, AK Parti’nin düşünce kuruluşu olarak çalışan SETA raporundaki başlıkları şöyle özetledi:

Adaletin yitimi: Rapora göre, adalet duygusu sadece yargı alanında değil, bürokraside ve kamu kurumlarında da zedelenmiş durumda. Liyakat yerine partiye yakın grupların avantaj sağladığına dikkat çekilen rapor, bu durumun toplumsal güveni sarstığını vurguluyor.

Parti içi bölünmeler: AK Parti içinde giderek derinleşen gruplaşmalar, partiyi zayıflatıyor. Ekipler arasında süregelen dedikodular ve çatışmaların, partinin motivasyonunu önemli ölçüde baltaladığı belirtiliyor.

Ekonomik kriz ve gelir adaletsizliği: Enflasyon ve gelir dağılımındaki adaletsizlik, halkın AK Parti’den uzaklaşmasına neden oldu. Raporda, bu ekonomik sıkıntıların yerel seçim sonuçlarına doğrudan yansıdığı ifade ediliyor.

Erdoğan eleştiriden gayri değil: Belki de raporun en çarpıcı sonucu, Erdoğan’ın toplum nezdindeki dokunulmazlığını yitirdiği tespiti. Toplumun artık sadece parti yönetimini değil, Erdoğan’ı da olumsuz koşullardan sorumlu tuttuğu vurgulanıyor.

Sönük kutlama eleştirisi: AK Parti’nin kuruluş yıldönümü etkinliği de eleştirilere hedef oldu. Parti tabanı, organizasyonu zayıf ve etkisiz buldu; ‘Ortalama bir düğün gibiydi…’ yorumları yapıldı.

Öte yandan Nuray Babacan, AK Parti’nin güç odağı olmaya devam ettiği izlenimi yaratmak için yeni transferler yapmaya hazırlandığını belirterek, şu kulis bilgisini yazdı:

“Partinin güç odağı olmaya devam ettiği izlenimi yaratmak için yaptığı son transferlere yenilerinin ekleneceği de konuşulanlar arasında. Yakın zamanda Saadet Partisi’nden 1, Gelecek Partisi’nden 2 ismin AK Parti’ye geçişinin yapılacağı anlatılıyor. Bazı belediye başkanlarıyla da görüşmelerin sürdüğü aktarılanlar arasında…”

SETA’dan açıklama

SETA’dan ise konuya ilişkin açıklama geldi. Farklı konularda birçok raporun hazırlandığı belirtilen açıklamada “Bugün çeşitli medya platformlarında iddia edilen içerikle ilgili bir SETA raporu bulunmamaktadır. Kamuoyuna saygıyla duyurulur” denildi.

Paylaşın

Erdoğan’dan CHP’ye Sert Sözler: Gösteriş Müptelası Elitistler

Recep Tayyip Erdoğan, Malazgirt Zaferi’nin anma etkinliklerinde yaptığı konuşmada, Cumhuriyet Halk Partisi’ne (CHP) yüklendi ve CHP yöneticilerini “gösteriş müptelası elitistler” olarak tanımladı.

Erdoğan, “Meydanlara söz verdikleri halde binlerce belediye işçisini gelir gelmez kapı dışarı ettiler. Halkçılık maskesinin arkasından Avrupa başkentlerinde halkın paralarıyla keyif çatan gösteriş müptelası bir elitizm çıktı” dedi.

“Yıllarca çevre üzerinden bize ders vermeye kalktılar, şimdi İstanbul’un en nadide çevre hazinesini para babalarına peşkeş çekiyorlar. Sabah akşam güya liyakat üzerinden ahlak tüccarlığı yapıyorlardı. Göreve geldikleri belediyeleri 3 ayda hısım-akraba çiftliğine çevirdiler” diyen Erdoğan, kendi partisinin uzun yıllardır sıklıkla muhatap olduğu “nepotizm” suçlamasını ana muhalefete yöneltti.

AK Parti Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Malazgirt Zaferi’nin 953. yıl dönümü kutlama törenleri kapsamında Bitlis’in Ahlat ilçesinde düzenlenen etkinliğe katılarak bir konuşma yaptı.

Erdoğan, konuşmada, “Yasakların, baskıların, yokluk ve yoksullukların olduğu o eski günler artık bir daha gelmemek üzere tamamen geride kalmıştır” ifadelerini kullandı.

Erdoğan ayrıca, “Zorlu mücadeleler neticesinde çok ağır bedeller ödeyerek elde ettiğimiz kazanımlarımızı kimsenin elimizden almasına müsaade etmeyiz. Belini kırdığımız, nefesini kestiğimiz, sınırlarımız içinde artık fıkırdayamaz hale getirdiğimiz terör tehdidinin tekrar hortlatılmasına izin vermeyiz,” diye ekledi.

“Hukuk ve demokrasi içinde, anayasal zeminde şehirlerimize hizmet için çalışanlarla herhangi bir sorunumuz yoktur ve olamaz. Ama eski günleri özleyenlere, çatışmayı, terörü, gerilimi, şiddeti, baskıyı özleyenlere bizi eski karanlık günlere tekrar çekmek isteyenlere ise asla eyvallah etmeyiz.”

Cumhurbaşkanı yaptığı konuşmada ayrıca, geçtiğimiz günlerde Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) çatısı altında yaşanan kavgaya da değindi ve lideri olduğu Adalet ve Kalkınma Partisi’nin (AK Parti) İzmir Milletvekili Alpay Özalan’ın saldırdığı Türkiye İşçi Partisi (TİP) İstanbul Milletvekili Ahmet Şık’ı “provokatör” olarak nitelendirdi.

Erdoğan, “Gazi Meclis’in adabına yakışmayacak şekilde provokatörlük yapan bir marjinale kimlerin kol kanat gerdiğini hep birlikte takip ettik. Milletin Meclisi’nde, milletin kürsüsünde millete hakaret eden, milli iradeye hakaret eden, dilinden kin ve nefret akan bu provokatörü ellerinden gelse demokrasi havarisi ilan edeceklerdi,” ifadelerini kullandı.

“Gösteriş müptelası elitistler”

Cumhurbaşkanı konuşmasında ana muhalefet Cumhuriyet Halk Partisi’ne (CHP) de yüklendi ve CHP yöneticilerini “gösteriş müptelası elitistler” olarak tanımladı.

“Meydanlara söz verdikleri halde binlerce belediye işçisini gelir gelmez kapı dışarı ettiler. Halkçılık maskesinin arkasından Avrupa başkentlerinde halkın paralarıyla keyif çatan gösteriş müptelası bir elitizm çıktı” diyen Erdoğan, CHP üst yönetiminin Paris 2024 Yaz Olimpiyatları’nda Türk sporcuları desteklemek için Fransa’nın başkentine seyahat etmelerine değindi.

“Yıllarca çevre üzerinden bize ders vermeye kalktılar, şimdi İstanbul’un en nadide çevre hazinesini para babalarına peşkeş çekiyorlar. Sabah akşam güya liyakat üzerinden ahlak tüccarlığı yapıyorlardı. Göreve geldikleri belediyeleri 3 ayda hısım-akraba çiftliğine çevirdiler” diyen Erdoğan, kendi partisinin uzun yıllardır sıklıkla muhatap olduğu “nepotizm” suçlamasını ana muhalefete yöneltti.

Paylaşın

AK Parti’de “Değişim” Bilmecesi

AK Parti’de “değişim” için Erdoğan’ın 2025 yılında gerçekleştirilecek olağan kurultayı işaret etmesi, partide yeniden tartışmaları beraberinde getirdi. Sürekli “değişim” denilerek gerekli adımların bugüne kadar atılmaması sonrasında parti tabanında kopuşların yaşanmaya başlandığına dikkat çekiliyor.

Parti içinde büyük bir kesimin “değişim beklentisi içinde olduğu” kaydedilerek sürecin 2025 yılına bırakılması “yanlış bir tercih” olarak nitelendiriliyor. Değişimin bir türlü gerçekleşmemesinin 31 Mart yerel seçimlerinde diğer partileri “bir seçenek” olarak gören ve muhalefete yönelen seçmen kitlesinin “AK Parti’ye dönüşünü zorlaştırdığına” dikkat çekildi.

AK Parti Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 31 Mart yerel seçimlerindeki yenilginin ardından “değişim” mesajı vermiş ancak partide birkaç il başkanlığı dışında beklenen değişim gerçekleşmemişti. Erdoğan, partisinin 23. yılı nedeniyle gerçekleştirilen kutlamalar kapsamında bir kez daha “değişim” mesajı verdi.

Ancak “değişim” için Erdoğan’ın 2025 yılında gerçekleştirilecek olağan kurultayı işaret etmesi, partide yeniden tartışmaları beraberinde getirdi. Sürekli “değişim” denilerek gerekli adımların bugüne kadar atılmaması sonrasında parti tabanında kopuşların yaşanmaya başlandığına dikkat çekiliyor.

Cumhuriyet’ten Selda Güneysu’nun haberine göre; Parti içinde büyük bir kesimin “değişim beklentisi içinde olduğu” kaydedilerek sürecin 2025 yılına bırakılması “yanlış bir tercih” olarak nitelendiriliyor. Değişimin bir türlü gerçekleşmemesinin 31 Mart yerel seçimlerinde diğer partileri “bir seçenek” olarak gören ve muhalefete yönelen seçmen kitlesinin “AK Parti’ye dönüşünü zorlaştırdığına” dikkat çekildi.

Başta ekonomi olmak üzere ülke yönetimindeki başlıca sorunlar karşısında seçmen davranışının artık “AK Parti’yi bir seçenek olarak görmemeye başladığı” dillendirilirken, “Değişim geciktikçe ‘AK Parti’ye sandıkta mesaj vermek isteyen’ seçmen yapısı, bir seçenek olarak gördükleri muhalefet partilerinde kemikleşiyor” değerlendirmeleri yapılıyor.

“Yeni bir yol haritası ve vizyon konulmalı”

AK Parti’nin, yeni bir hedef belirlemesi gerektiğine de dikkat çekilirken, “Parti icraatlarıyla gündeme gelen bir parti. Ancak son dönemde icraatlarıyla değil, sorunlarla gündeme geliyor. CHP ise genel başkanın değiştiği kurultayın ardından tüzük kurultayı yapmaya hazırlanıyor. Bu tür değişiklikler seçmeni de ‘diri tutuyor.’ Seçmeni karşısına yeni insanlar, yeni bir yol haritası ve vizyon konulmalı” yorumları yapılıyor.

Bitlis’in Ahlat ilçesinde 23-26 Ağustos’ta Malazgirt Zaferi’nin 953. yıl dönümü kutlanacak. Cumhurbaşkanlığı Kabine toplantısının da Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın başkanlığında 25 Ağustos’ta, ilk kez Ahlat’ta yapılacağı öğrenildi.

Paylaşın

TİP İle AK Parti Arasında “Faşist” Gerilimi

TİP’li Sera Kadıgil, AK Partili Ömer Çelik’in “TİP Genel Başkanı Erkan Baş’ın, sözleri Avrupa’daki faşistlerin Cumhurbaşkanımıza karşı kullandığı dilin aynısıdır” ifadesine yanıt verdi:

“Anayasa’yı ayaklar altına alanlar, Ağzını açan kim varsa hapse tıkanlar, Halk açlıkla mücadele ederken saray üstüne saray yapanlar, Memleketin toprağını, deresini, ormanını, kıyılarını satanlar, ‘Yerli ve milli’ halkını uluslararası sermayeye ucuz işgücü olarak pazarlayanlar, Kadın, çocuk, yaşlı demeden insan öğüttükleri yetmezmiş gibi hayvanlarımızın da canına kast edenler iyi bilsin ki; Avrupa’dan Asya’ya dünyanın dört yanındaki faşistler bizim düşmanımızken sizinse ancak çırağınız çıkabilir.”

Türkiye İşçi Partisi (TİP) Genel Başkanı Erkan Baş’ın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a yönelik ‘padişah bozuntusu’ sözlerine “Avrupa’daki faşistlerin dilini kullanıyor” yanıtı veren AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik’e TİP Milletvekili Sera Kadıgil’den yanıt geldi. Sera Kadıgil, yanıtında şu ifadeleri kullandı:

“Saray Sözcülerinin Genel Başkanımız Erkan Baş’a yönelik sözleri dünyanın her yerindeki faşistlerin başvurduğu, ‘zeytinyağı gibi üste çıkmak’ yönteminin aynısıdır. Bu, Saray Rejiminin bizzat ve isteyerek darmadağın ettiği meşru zeminini boş çıkışlarla tamir etmeye çalışmasından ibarettir. Yurdu NATO’nun güvenli karakolu, Kürecik ve İncirlik işgal üslerinin hamisi yapan İsrail’in ticaret ortaklarının ancak kendilerine yakışacak sıfatları bu ülkenin tam bağımsızlığını savunanlara tahvil etmeye kalkmaları, siyasi açıdan tam bir düzeysizliktir.

‘Demokratik seçimlerle’ ve ‘milli irade’nin desteğiyle seçilmiş Cumhurbaşkanlığı makamının, yine aynı İRADEYLE SEÇİLMİŞ Hatay Milletvekili Can Atalay’ı ESİR TUTABİLMEK uğruna, değiştirmek için yeterli çoğunluğu bulamadığı Anayasa’yı fiilen askıya almış olması, kendi meşruiyetini de ortadan kaldıran apaçık bir darbedir. Anayasa’yı ayaklar altına alanlar, Ağzını açan kim varsa hapse tıkanlar, Halk açlıkla mücadele ederken saray üstüne saray yapanlar, Memleketin toprağını, deresini, ormanını, kıyılarını satanlar, ‘Yerli ve milli’ halkını uluslararası sermayeye ucuz işgücü olarak pazarlayanlar, Kadın, çocuk, yaşlı demeden insan öğüttükleri yetmezmiş gibi hayvanlarımızın da canına kast edenler iyi bilsin ki; Avrupa’dan Asya’ya dünyanın dört yanındaki faşistler bizim düşmanımızken sizinse ancak çırağınız çıkabilir.”

Ne olmuştu?

Türkiye İşçi Partisi (TİP) Genel Başkanı Erkan Baş, Hacı Bektaş Veli Anma Töreni’nde yaptığı konuşmada AK Parti iktidarını ve Erdoğan’ı eleştirmiş; “AKP oradaki saldırılarla bizi susturamayacağını veya bizim geri adım atmayacağımızı zaten biliyor. Amaç yurttaşı susturmak. Amaç Türkiye toplumunu baskı altına almak. Türkiye toplumunu şiddetle hizaya getirmek. Biz elimizden geldiğince, sadece kendi parti milletvekilimize değil bu ülkede hak, hukuk mücadelesi veren tüm yurttaşlarımız için hukuk, demokrasi mücadelesine sahip çıkan tüm yurttaşlar için bu duruşu sürekleştireceğiz. Asla kaba kuvvete boyun eğmeyeceğiz” ifadelerini kullanmıştı.

AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, TİP Genel Başkanı Baş’ın, Erdoğan’a yönelik sözlerine tepki göstermişti. “TİP Genel Başkanı Erkan Baş’ın, Sayın Cumhurbaşkanımıza yönelik sözleri Avrupa’daki faşistlerin Cumhurbaşkanımıza karşı kullandığı dilin aynısıdır” ifadesini kullanan Çelik, şunları kaydetmişti:

“Bu, Avrupa faşistlerine tercümanlık yapmaktan ibarettir. Avrupa faşistlerinin söylemlerini kes-kopyala-yapıştır yöntemiyle kullanmak, siyasi açıdan tam bir düzeysizliktir. Demokratik seçimlerle ve milli iradenin açık desteğiyle defalarca seçilmiş Cumhurbaşkanlığı makamını bu ifadelerle faşistçe hedef almak, demokrasi ve halk düşmanlığının ta kendisidir. Avrupa faşistlerinin partilerine ‘halkçı’ adı koyup, demokrasi düşmanlığı yapmasına özenmiş bir açıklamadır. Bu söylenen sözlere Avrupa faşistlerine verdiğimiz cevabın aynısını veriyoruz.”

Paylaşın

Erdoğan’ın 6 Aylık Koruma Giderleri 90 Bin Emekli Maaşına Eşit

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın korumalarının bağlı olduğu Cumhurbaşkanlığı Koruma Daire Başkanlığı, 2024 yılının ilk 6 ayında 1 milyar 133 milyon lira harcadı.

Bu harcama en düşük emekli aylığı olan 12 bin 500 lira ile kıyaslandığında, yaklaşık 90 bin emeklinin bir aylık maaşına denk geliyor.

Cumhurbaşkanlığı Koruma Dairesi, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yanı sıra ailesini de koruyor.

Emniyet Genel Müdürlüğü’nün (EGM) verilerine göre, bu yılın ilk altı ayında Erdoğan’ın korumalarının bağlı olduğu Cumhurbaşkanlığı Koruma Daire Başkanlığı, 1 milyar 133 milyon TL harcadı.

BirGün’den İsmail Arı’nın haberine göre; Cumhurbaşkanlığı Koruma Dairesi, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yanı sıra ailesini de koruyor.

Başkanlığın görev tanımı şöyle: ‘‘Cumhurbaşkanlığı Koruma Dairesi Başkanlığı, Cumhurbaşkanı ve aile bireylerinin can güvenliği ve saygınlığı başta olmak üzere, konut, çalışma yeri, her türlü ulaşım vasıtası ile intikali esnasında, yakın koruma hizmetlerinden sorumludur. Ayrıca Cumhurbaşkanlığı’na ait tüm yerleşkelerin ve Cumhurbaşkanı’nın bulunduğu her türlü bina ve tesisin güvenliğini sağlamakla görevlidir.’’

Cumhurbaşkanlığı Koruma Dairesi’nin 2024’ün ilk yarısında yaptığı harcama 2023 yılının tamamında yapılan harcamayı geçti. Yıllara göre Cumhurbaşkanlığı Koruma Dairesi’nin harcamaları şöyle:

2020 – 263 milyon TL
2021 – 306 milyon TL
2022 – 526 milyon TL
2023 – 1 milyar TL
2024 – (İlk altı ayda) 1,1 milyar TL

Paylaşın

Erdoğan, Talimat Verdi: AK Parti’de Kongre Hazırlıkları Başladı

AK Parti Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisine kongre süreci için talimat verdi. Erdoğan’ın talimatının ardından AK Parti’de kongre için düğmeye basıldı.

3 Eylül’de yapılması planlanan AK Parti MKYK toplantısında kongre kararı alınması bekleniyor. Karar, toplantıda üyelere ve genel başkana arz edilecek ve daha sonra olağan süreçteki takvim işletilecek.

Türkiye Gazetesi’nden Emrah Özcan’ın haberine göre; ilk başta beldeler, daha sonra ilçeler, ardından il kongreleri ve en son büyük kongre yapılacak. Böylelikle AK Parti 8’inci olağan kongresini icra etmiş olacak.

Kongreler ile birlikte ülke genelinde kadrolar gözden geçirilecek, yenilenecek, tazelenecek ve gerekli yerlere takviyeler yapılacak.

AK Parti olağan kongreleri normalde bir yıl sürüyor. Bu defa standart kongre sürecinin dışına çıkılacak. 2025 ilkbaharı bitmeden kongre takvimi tamamlanmış olacak.

İstişareler geniş tutulacak, toplumsal kesimlerin kanaatleri alınacak. Sadece kadro değişikliği değil geniş toplumsal kesimlere açılım yapılacak. İstişare mekanizması dinamik tutulacak.

MYK üyeleri büyükşehirlerdeki kongrelere katılacak. MKYK’daki değişim inisiyatifi Erdoğan’da olacak. Erdoğan İstanbul ve Ankara il kongrelerine katılacak.

Eylül ayında kongre sürecine paralel olarak ‘Türkiye Buluşmaları’ başlatılacak. Buluşmalarda; bakanlar, MKYK üyeleri ve milletvekilleri ile 81 şehre çıkarma yapılacak.

Paylaşın

Erdoğan’dan Filistin’e Tam Destek Mesajı

Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas ile görüşen Erdoğan, görüşmede Türkiye’nin Filistin’in haklı davasına destek vermeyi sürdüreceğini, İsrail’in durdurulması ve uluslararası kamuoyunun İsrail’e yönelik baskılarını artırması için çalışmaya devam edeceğini ifade etti.

Haber Merkezi / Erdoğan, İsrail’in Gazze’de aralarında bebeklerin de bulunduğu sivilleri katletmeye, masum Filistinlileri yerlerinden etmeye, okulları, hastaneleri, sivillerin sığındığı alanları vurmaya, insanları açlığa ve susuzluğa mahkum etmeye devam ettiğini, bazı Batılı ülkelerin tüm bunlara sessiz kalmasının ve İsrail’e yardıma devam etmesinin kabul edilemez olduğunu söyledi.

AK Parti Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, TBMM Genel Kurulu’na hitap etmek için Türkiye’ye gelen Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas ile Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde bir araya geldi.

İletişim Başkanlığı’ndan Erdoğan – Abbas görüşmesine ilişkin yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi:

“Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan, Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas ile Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde bir görüşme gerçekleştirdi. Görüşmede İsrail’in Filistin topraklarında gerçekleştirdiği katliamlar, kalıcı ateşkes ve barış için atılması gereken adımlar ile güncel gelişmeler ele alındı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan görüşmede Türkiye’nin Filistin’in haklı davasına destek vermeyi sürdüreceğini, İsrail’in durdurulması ve uluslararası kamuoyunun İsrail’e yönelik baskılarını artırması için çalışmaya devam edeceğini ifade etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, İsrail’in Gazze’de aralarında bebeklerin de bulunduğu sivilleri katletmeye, masum Filistinlileri yerlerinden etmeye, okulları, hastaneleri, sivillerin sığındığı alanları vurmaya, insanları açlığa ve susuzluğa mahkum etmeye devam ettiğini, bazı Batılı ülkelerin tüm bunlara sessiz kalmasının ve İsrail’e yardıma devam etmesinin kabul edilemez olduğunu söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Gazze’de acil ateşkesin sağlanması ve Filistinlilere insani yardımların kesintisiz ulaştırılması için İslam dünyası başta olmak üzere bütün ülkelerin gayretlerini artırması gerektiğini ifade etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan görüşmede, Abbas’ın yarın Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne hitap edecek olmasından duyduğu memnuniyeti de dile getirdi.”

Paylaşın

AK Parti’nin 23. Kuruluş Yılı: Erdoğan’dan Değişim Mesajı

AK Parti 23. Kuruluş Yıl dönümü Programı’nda konuşan Erdoğan, 22 yıllık iktidarında ilk kez 31 Mart’taki yerel seçimlerde net bir yenilgiye uğrayan ve sandıktan ikinci parti olarak çıkan partisinde kapsamlı bir revizyona gidileceği mesajı verdi.

Erdoğan, “Önümüzdeki aylarda başlatacağımız Büyük Kongre sürecimizi sadece bir ‘vitrin yenilenmesi’ olarak değil, milletimizin bizden beklediği kapsamlı değişimin ana zemini olarak görüyoruz. Kendini yorulmuş hisseden varsa, bitkin hisseden varsa, onlardan kenara çekilip biraz soluklanmalarını istiyoruz. Hangi görevde olursa olsun hiçbir arkadaşım, koltuğuna yaslanıp rehavete kapılma lüksüne sahip değildir.

Milletin ve ümmetin umudunu heder edenlere hoşgörü göstermeyiz, gözünün yaşına da bakmayız. Yenilenerek, güçlenerek, tazelenerek ilerlerken, kimsenin bize ayak bağı olmasına müsaade etmeyiz. Bakanlarımız, belediye başkanlarımız, tüm teşkilatımız, her bir arkadaşımız işine odaklanacak” dedi.

AK Parti Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti Kongre Merkezi’nde düzenlenen AK Parti 23. Kuruluş Yıl dönümü Programı’nda konuştu. Erdoğan’ın açıklamalarından öne çıkan bölümler şöyle:

“Tam 23 yıldır AK Parti’nin ülkeye ve millete hizmet sancağını taşıyanlara tek tek teşekkür ediyorum. Binlerce yıllık bu sevdaya gönül veren bu büyük yolculuğa eşlik eden tüm kardeşlerime şükranlarımı sunuyorum. Hiç şüphesiz en büyük teşekkürü aziz milletimiz hak ediyor. Pınarhisar’dan bu yana bizi çok güçlü şekilde destekleyen, saldırılarda yanımızda duran necip milletimize şahsım ve milletim adına teşekkürlerimi arz ediyorum.

AK Parti’nin 23’üncü yaşının ülkemize, milletimize, demokrasimize ve insanlığa hayırlı olmasını rabbimden niyaz ediyorum.

AK Parti bundan 23 sene önce milletin umudu olarak, milletimiz tarafından kuruldu. 14 Ağustos 2001’de biz o güne kadar dalga dalga büyüyen gönül hareketinin tabelasını astık. Kefenimizi giyerek başlattığımız mücadelemizde emanetin emin ellerde olacağının sözünü verdik. 23 sene önce problemlerin altında ezilen Türkiye’ye özgüvenini aşıladık. Muhafazakar demokrat kimliğimizle milletimizin ruh köküne sadık kalarak kronik sorunları çözmeyi vaat ettik. Dip dalga hareketi olarak kurulan AK Parti kısa sürede milyonların umudu haline dönüştü. Toplumun her kesiminden muazzam bir teveccüh gördük. Milletimiz AK Parti’de yıllar sonra kendini gördü, kendi değerlerini temsil eden samimi, liyakatli, gayretli kadrolar gördü.

Türkiye’yi yönetme mesuliyetini devraldığımızdan itibaren milletimize karşı görevlerimizi yerine getirmenin çabasındayız. Ürken, çekinen, korkan değil; meselelerin üzerine cesaretle giden, çözüme odaklanan anlayışla hareket ediyoruz. Bugüne kadar nice engelle karşılaştık. Yol boyunca nice badireler atlattık. Bizi hizmetten, çalışmaktan alıkoymak isteyen sinsi senaryolarla muhatap olduk. Pek çok tehditle mücadele ettik.

Ankara’nın göbeğinde darbe çığırtkanlığı yaptılar. Partimizi kapatmaya kalktılar. 367 diye bir şey uydurarak milletin iradesine ipotek koymak istediler. Gezi olaylarında sokaklarımızı ateşe verdiler. PKK’dan FETÖ’ye bütün bunlara varıncaya kadar bütün taşeronları üzerimize saldılar. 17-25 Aralık’ta haşhaşileri 15 Temmuz gecesi TSK içindeki hainleri kullanarak milletin iradesine çökmeye kalkıştılar. Sandığın itibarına gölge düşürmek için sayısız yola başvurdular. Türkiye ne zaman kendini toparlasa bir bahane üretip bizi yolumuzdan çevirmeye çalıştılar. Bunların hiçbirine eyvallah etmedik.

14 Ağustos 2001 tarihinde büyük bir heyecanla yola revan olurken milletimize verdiğimiz sözleri tutmanın bahtiyarlığını yaşıyorum. Partimiz 23’üncü yaşını kutluyor. Kesintisiz iktidarımız 22 yılı dolduracak 22 yılımız hizmet ve eser üretmekle geçti. Emeklilerimiz, memurlarımız, işçimiz, sanayicimiz, kadınlarımız ülkemizin kalkınma ve demokrasi hamlelerinin en yakın tanığıdır. Elini vicdanına koyup objektif değerlendirmeler yapan herkes AK Parti’nin ülkemize kazandırdıklarını takdir etmektedir.

AK Parti’yi kurduğumuzda ülkemizin nüfusu 68 milyondu, bugün 85,5 milyona ulaştı. Türkiye nüfusu yüzde 25 arttı. Nüfusumuz artarken Türk ekonomisi iki kat, üç kat arttı. Sağlık milletimizin duasını aldığımız alanların en başında geliyor. Sağlık çalışanı sayısını 3 kat yükselttik. Merdiven altında adalet dağıtılan eski Türkiye’ye son verdik. Asrın projesi Marmaray’ı, Orhan Gazi, 15 Temmuz Çanakkale Köprülerini, tünelleri ve pek çok ulaştırma projesini milletimize sunduk. 26 olan havalimanı sayımız 58 oldu.

Baraj sayımızı 276’dan aldık 742 baraj inşa ederek 1018’e ulaştırdık. Turizmde ülkemizi ziyaret eden kişi sayısını 15 milyonda 57 milyona çıkardık. Dışişlerinde temsilcilik sayımızı 163’ten 261’e çıkararak diplomatik ağı en geniş 3’üncü ülke olduk. Türkiye’nin otomobili TOGG artık yollarda. Savunma sanayinde yerlileşme hamlesini başardık. Kişibaşı milli gelirimiz 3 bin 608 dolarken, 2023 yılında 13 bin 110 dolar seviyesine ulaştı.

Türkiye’nin AK Partili yılları her alanda Cumhuriyet tarihinin en parlak dönemi olarak kayıtlara geçmiştir. Bizim anlayışımızda ekonomik kalkınma demokrasiden bağımsız değildir. Ekonomimizi büyütürken demokrasimizin standartlarını genişletmekten geri durmadık. Türkiye’de sivil siyasetin alanını da genişlettik. Hak ve özgürlükler sahasında ülkemizde sessiz devrime imza attık. Türkiye’yi yasakların, baskıların ve korkuların kol gezdiği ülke olmaktan çıkardık. Milli iradenin üzerinde ne kadar vesayet odağı varsa hepsine karşı tavizsiz mücadele yürüttük.

Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’yle doğrudan halkın iradesiyle yönetim sistemi değişikliğine gittik. Kimsenin ötekileştirilmediği, terörü ve şiddeti övmediği müddetçe her türlü düşüncenin ifade edildiği bir yapıyı ülkemiz genelinde büyük oranda hakim kıldık.

23 yılda Türkiye çok büyük değişim geçirdi. Ülkemiz umutlarını yeniden yeşertti. Milletimiz özgüvenini yeniden kazandı. Bizim lugatımızda durmak, bitti kelimesi olmadı. Türkiye’yi rekorlara ulaştırdık ama bitti demedik. Her zaman kendimizle yarıştık. Bu millet için çalışmak şereftir. Ter dökmek ibadettir. Biz bu şuurdan hamd olsun hiç uzaklaşmadık.

Bugüne kadar milletimizin başını önüne eğdirmedik. Bundan sonra da milletimize mahcup olmayacağız. Aynı aşkla, şevkle bu yolda yürümeye devam edeceğiz. Tarih tüm bu başarılara öncülük eden AK Parti’yi hayırla yad edecektir.

Zamanın ruhu alışılan siyaset tarzını değişime zorlamaktadır. Biz de buna uygun politikalar geliştirmek zorundayız. Halktan yükselen değişim dalgasının ürünü olan AK Parti’nin yeni dönemin ruhunu ıskalaması düşünülemez. AK Parti’nin siyaset yapacağı yer Türkiye’nin merkezidir. Özeleştirimizi samimiyetle yapıyoruz, eksiğimiz varsa üzerine cesaretle gidiyoruz.

Büyük kongre maratonumuzu sadece bir vitrin yenilenmesi olarak değil, kapsamlı değişimin ana zemini olarak görüyoruz. Kendini yorulmuş hisseden varsa onlardan kenara çekilmelerini istiyoruz. Hiçbir arkadaşım koltuğuna yaslanıp rehavete kapılma lüksüne sahip değildir. Heyecanını kaybedenler millete hizmetin önünde olmamalıdır. Biz bu aziz milletin umuduyuz. Buna bizim de tahammülümüz olamaz. Kimsenin bize ayakbağı olmasına müsaade etmeyiz.

2028 seçimlerine kadar canla başla çalışmaya, üretmeye, milletimize hizmete devam edeceğiz. 2028 seçimlerinde de milletimiz gayretimizi, tecrübemizi takdir edecek ve emaneti yine AK Partili kadrolara teslim edecektir. Birilerinin gazıyla iktidar hayali kuranlar yine hüsrana uğrayacak, yine avuçlarını yalayacak.

AK Parti milletin partisidir. Türkiye için hayal kuran, çalışan, üreten, koşturan herkese AK Parti çatısı altında yerimiz var. Kuruluşumuzdan itibaren saflarımızı genişletmeye gayret ettik. Farklılıklarımızı büyütmek yerine müştereklerimize odaklandık.

Türkiye’nin karşı karşıya kaldığı sınamalar yeni siyaset tarzına ihtiyacı had safhaya çıkarmıştır. İktidar ve muhalefetiyle daha fazla konuşmamızı, temas ve diyaloğu elzem kılıyor. Milli çıkarlarımız konusunda kararlılık göstermemiz gerekiyor. Hepimiz aynı gemideyiz. Gemideki delikleri büyütmenin, yeni delikler açmanın kimseye faydası olmaz. AK Parti ve Cumhur İttifakı olarak uzlaşmacı ve yapıcı tavrımızı sürdüreceğiz.

Eksiğimiz, kusurumuz elbet vardır ama millete ihanetimiz asla söz konusu değildir. Bu çizgiden hiçbir zaman sapmayacağız. Ekonomide sıkıntıları çok iyi biliyoruz. Enflasyonda düşüş başladı. Fiyat istikrarını sağlayacak enflasyonu tek haneli oranlara çekeceğiz. Kısa süre içinde dar gelirliler ve emekliler için rahatlatacak seviyelere ulaşacağız.”

Paylaşın

AK Parti MYK Toplantısında Erdoğan’ı Kızdıran Sözler

AK Parti MYK toplantısında, bir MYK üyesinin “Siyasi kimliğimizi değiştirelim. Muhafazakar – Demokrat kimliğimizden sıyrılalım” sözlerine Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın çok sinirlendiği ve kızdığı iddia edildi.

AK Parti’nin gençlerle ilgili yaptırdığı son anket önceki gün yapılan AK Parti MYK’da masaya yatırıldı. Gençlik Kolları Başkanlığı tarafından yapılan saha çalışmasında “Kendinizi hangi kimlikle tanımlıyorsunuz?” sorusunu yöneltilen gençler açık ara farkla “Atatürkçü” cevabı vermiş, ikinci sırada ise ‘Milliyetçi’ cevabı yer almıştı.

Türkiye gazetesinde yer alan habere göre, yapılan anket çalışması önceki gün MYK toplantısında gündeme geldi. Bir MYK üyesinin “Siyasi kimliğimizi değiştirelim. Muhafazakar – Demokrat kimliğimizden sıyrılalım” sözlerine Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın çok sinirlendiği ve kızdığı iddia edildi.

Öte yandan yapılan anketlerde 18-30 yaş arası gençlerde Erdoğan’ın oyunun eski CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun oyundan yüksek olduğu tespiti de yer aldı. Erdoğan’ın bunun üzerine “Tanınma konusunda yaşadığımız herhangi bir sorunumuz yok. Biz icraatımızı gençlerimize daha iyi anlatmalıyız” dediği kaydedildi.

Bunun yanı sıra bugün gerçekleştirilecek 23. yaş kutlama programında en az 15 belediye başkanı ile iki milletvekilinin AK Parti’ye geçeceği belirtilirken, Erdoğan’ın, partiye geçmek isteyen diğer siyasilere de kapıyı araladığı ifade edildi.

Önümüzdeki günlerde bu sayının artacağı konuşulurken, Erdoğan’ın “Dışlayarak, dışarıda tutarak değil biz kucaklayarak bugünlere geldik. Ülkeye ve millete hizmet sevdası olan herkese kapımızı açık tuttuk. Harekete güç katacak herkesle ortak değerler etrafında buluşma irademiz dün olduğu gibi bugün de bakidir” dediği öğrenildi.

Paylaşın