NATO’dan Türkiye’ye İsveç’in Üyeliğini Daha Fazla Geciktirme Çağrısı

NATO (Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü) Genel Sekreteri Jens Stoltenberg, Türkiye’ye İsveç’in NATO üyeliğini daha fazla geciktirmemesi çağrısında bulundu. Stoltenberg, “Türkiye’nin İsveç’i NATO’ya kabul etme vakti geldi” dedi.

Haber Merkezi / İsveç’in Türkiye’ye verdiği tüm taahhütleri yerine getirdiğini vurgulayan NATO Genel Sekreteri Stoltenberg, “Artık katılım sürecini tamamlamak Türkiye’ye kalmıştır” dedi.

NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın İsveç’in NATO’ya Katılım Protokolü’nü imzalamasının ardından İttifak üyesi ülkelere bir yazı göndermişti. Stoltenberg, İsveç’in resmen üyeliğe kabulü için, Brüksel’de NATO dışişleri bakanlarının toplanacağı 28-29 Kasım tarihlerine işaret etmişti.

İsveç ve Finlandiya, Rusya’nın Ukrayna’yı işgalinin ardından askeri tarafsızlık ilkesinden vazgeçerek 2022’nin Mayıs ayında NATO’ya üye olabilmek için resmi başvuruda bulunmuştu. Finlandiya 4 Nisan 2023’te NATO’nun 31’inci üyesi olarak İttifak’a katılmıştı.

Türkiye, Finlandiya’nın aksine, “PKK gibi terör örgütleri ile yeterince mücadele etmediği” gerekçesiyle İsveç’in üyeliğini uzun süre bloke etmişti.

İsveç’in Türkiye’nin taleplerini karşılamaya yönelik adımları neticesinde Türkiye Temmuz ayında Litvanya’nın başkenti Vilnius’ta yapılan zirvede İsveç’in üyeliğine yönelik itirazını kaldırmıştı. İsveç’in NATO’ya (Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü) katılım protokolü TBMM (Türkiye Büyük Millet Meclisi) Dışişleri Komisyonunda görüşülmüştü.

AK Parti Ankara Milletvekili Fuat Oktay başkanlığında toplanan komisyona Dışişleri, Adalet, Milli Savunma, İçişleri Bakanlıkları ile Milli İstihbarat Teşkilatı Başkanlığı yetkilileri de katılmıştı.

Fuat Oktay, toplantının başında yaptığı açıklamada İsveç’in NATO üyeliği süreci ile ilgili Dışişleri Bakanlığı yetkililerinden geniş bilgi alacaklarını belirterek, “Bakanlık ve gerekirse diğer kurum temsilcileri olabilecek ek sorularımızı yanıtlayacaklar. Diğer anlaşmalarda olduğu gibi konuyu etraflıca tartışacak ve değerlendirmelerimiz sonucu nihai kararımızı vereceğiz” demişti.

Oktay, her bir uluslararası anlaşmanın ülke için önemli olduğunu söyleyerek, “Milli çıkarlarımız bizim için önceliktir. Gündemimizde sekiz antlaşma bulunuyor” hatırlatmasında bulunmuştu.

İktidar ve muhalefet partilerinin milletvekillerinin yanı sıra Dışişleri ve Adalet Bakanlığı tavsiyelerinin yaptığı konuşmalar ve bilgilendirmeler sonrasında protokol için bekleme kararı alınmıştı.

Komisyon Başkanı Fuat Oktay, çoğu AKP milletvekillerinden gelen görüşmelerin çok uzadığını ve ayrıca ilgili başka kesintilerin de katılmama taleplerine cevap vermesi durumunda herkesin hemfikir olması beklenebileceğini belirtmişti. Oktay, “Bizim gösterdiğimiz hassasiyeti ne yazık ki ki muhataplarımız bize göstermiyor” diyerek, Türkiye’nin çıkarları çerçevesinde hareket edilmesinin kendileri için önemli olduğunu kaydetmişti.

Daha sonra AK Partili vekillerin toplantısının bitirilmesine yönelik teklifte bulunulması kabul edilmişti.

Komisyon’da kabul edilmesi durumunda protokol için daha sonra Genel Kurul aşaması önem taşıyor. Genel Kurul’un gündemine ne zaman alınacağı ile ilgili net bir tarih bulunmayan protokolün onay sürecinin tamamlanmasının bütçe görüşmelerinin ardından olmasına yüksek ihtimal veriliyor.

İsveç’in NATO’ya Katılım Protokolü Meclis’in açılmasının beklenmesinin ardından Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından imzalanarak 23 Ekim’de TBMM’ye sevk edilmişti. Protokol 25 Ekim’de de TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş tarafından ilgili komisyona yani Dışişleri Komisyonu’na gönderilmişti.

Paylaşın

İsveç’in NATO Üyeliği: TBMM’den Erteleme Kararı

Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından imzalanarak 23 Ekim’de TBMM’ye gönderilen İsveç’in NATO’ya üyeliği protokolü TBMM Dışişleri Komisyonu’nda görüşüldü. Komisyon, protokol görüşmelerinin iptali ve onay için beklemeye karar verdi.

İsveç, Rusya’nın 24 Şubat 2022’de Ukrayna’ya saldırması sonrasında askeri tarafsızlık ilkesinden vazgeçerek Finlandiya ile birlikte NATO’ya üye olmak için başvuruda bulunmuştu. Ancak Türkiye, “PKK gibi terör örgütleri ile yeterince mücadele etmediği” gerekçesiyle İsveç’in üyeliğini uzun süre bloke etmişti.

İsveç’in Türkiye’nin taleplerini karşılamaya yönelik adımları neticesinde Türkiye Temmuz ayında Litvanya’nın başkenti Vilnius’ta yapılan zirvede İsveç’in üyeliğine yönelik itirazını kaldırmıştı.

İsveç’in NATO’ya (Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü) katılım protokolü TBMM (Türkiye Büyük Millet Meclisi) Dışişleri Komisyonunda görüşüldü.

AK Parti Ankara Milletvekili Fuat Oktay başkanlığında toplanan komisyona Dışişleri, Adalet, Milli Savunma, İçişleri Bakanlıkları ile Milli İstihbarat Teşkilatı Başkanlığı yetkilileri de katıldı.

Fuat Oktay, toplantının başında yaptığı açıklamada İsveç’in NATO üyeliği süreci ile ilgili Dışişleri Bakanlığı yetkililerinden geniş bilgi alacaklarını belirterek, “Bakanlık ve gerekirse diğer kurum temsilcileri olabilecek ek sorularımızı yanıtlayacaklar. Diğer anlaşmalarda olduğu gibi konuyu etraflıca tartışacak ve değerlendirmelerimiz sonucu nihai kararımızı vereceğiz” dedi.

Oktay, her bir uluslararası anlaşmanın ülke için önemli olduğunu söyleyerek, “Milli çıkarlarımız bizim için önceliktir. Gündemimizde sekiz antlaşma bulunuyor” hatırlatmasında bulundu.

İktidar ve muhalefet partilerinin milletvekillerinin yanı sıra Dışişleri ve Adalet Bakanlığı tavsiyelerinin yaptığı konuşmalar ve bilgilendirmeler sonrasında protokol için bekleme kararı alındı.

Komisyon Başkanı Fuat Oktay, çoğu AKP milletvekillerinden gelen görüşmelerin çok uzadığını ve ayrıca ilgili başka kesintilerin de katılmama taleplerine cevap vermesi durumunda herkesin hemfikir olması beklenebileceğini belirtti.

Oktay, “Bizim gösterdiğimiz hassasiyeti ne yazık ki ki muhataplarımız bize göstermiyor” diyerek, Türkiye’nin çıkarları çerçevesinde hareket edilmesinin kendileri için önemli olduğunu kaydetti.

Daha sonra AK Partili vekillerin toplantısının bitirilmesine yönelik teklifte bulunulması kabul edildi. Komisyonun bir daha ne zaman toplanacağı şu an için net değil.

Komisyon’da kabul edilmesi durumunda protokol için daha sonra Genel Kurul aşaması önem taşıyor. Genel Kurul’un gündemine ne zaman alınacağı ile ilgili net bir tarih bulunmayan protokolün onay sürecinin tamamlanmasının bütçe görüşmelerinin ardından olmasına yüksek ihtimal veriliyor.

İsveç’in NATO’ya Katılım Protokolü Meclis’in açılmasının beklenmesinin ardından Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından imzalanarak 23 Ekim’de TBMM’ye sevk edilmişti. Protokol 25 Ekim’de de TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş tarafından ilgili komisyona yani Dışişleri Komisyonu’na gönderilmişti.

Paylaşın

İsveç’in NATO Üyeliği İçin “28-29 Kasım” İşaret Edildi

Türkiye’nin ve Macaristan’ın onay süreçlerini tamamlamasının ardından NATO’ya (Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü) katılması beklenen İsveç için, NATO dışişleri bakanlarının toplanacağı 28-29 Kasım tarihleri işaret edildi.

İsveç ve Finlandiya, Rusya’nın Ukrayna’yı işgalinin ardından askeri tarafsızlık ilkesinden vazgeçerek 2022’nin Mayıs ayında NATO’ya üye olabilmek için resmi başvuruda bulunmuştu. Finlandiya 4 Nisan 2023’te NATO’nun 31’inci üyesi olarak İttifak’a katılırken, İsveç ise Türkiye’nin itirazı nedeniyle NATO’ya katılma hedefini gerçekleştirememişti.

NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın İsveç’in NATO’ya Katılım Protokolü’nü dün imzalamasının ardından İttifak üyesi ülkelere bir yazı gönderdi. Alman haber ajansı dpa’nın diplomatik çevrelerden edindiği bilgilere göre Stoltenberg, İsveç’in resmen üyeliğe kabulü için, Brüksel’de NATO dışişleri bakanlarının toplanacağı 28-29 Kasım tarihlerine işaret etti.

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı dün Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın İsveç’in NATO’ya Katılım Protokolü’nü imzaladığını duyurmuştu. İletişim Başkanlığı’nın X hesabından yapılan paylaşımda,” İsveç’in NATO’ya Katılım Protokolü, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan tarafından 23 Ekim 2023 tarihinde imzalanarak Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne sevk edilmiştir” ifadeleri yer almıştı. İsveç’in üyeliği için NATO üyelerinden sadece Türkiye ve Macaristan’da meclis süreci henüz tamamlanmadı.

İsveç Başbakanı Ulf Kristersson, dün X hesabından yaptığı açıklamada şimdi konuyu ele alma sırasının meclise geldiğini belirterek NATO’ya üye olmayı “sabırsızlıkla beklediklerini” ifade etti. Stoltenberg de İsveç’in “hızlı bir şekilde” NATO üyesi olmasını beklediklerini açıkladı.

TBMM’den geçmesine kesin gözüyle bakılıyor

İsveç’in NATO’ya Katılım Protokolü’nün ne zaman TBMM’nin gündemine geleceği henüz bilinmiyor. Protokolün TBMM Genel Kurulu’nda oylamaya sunulmasından önce, TBMM’nin Dışişleri Komisyonu’ndan da geçmesi gerekiyor.

TBMM Başkanlığı’nın protokolü önce Dışileri Komisyonu’na göndermesi, komisyonun onayının ardından protokolün TBMM Genel Kurulu’na gönderilmesi bekleniyor. TBMM Genel Kurulu’nda yapılacak oylamanın ardından İsveç’in NATO’ya üye olması için gereken onay süreci tamamlanmış oluyor. Uzmanlar protokolün TBMM’den geçmesine kesin gözüyle bakıyor.

İsveç ve Finlandiya, Rusya’nın Ukrayna’yı işgalinin ardından askeri tarafsızlık ilkesinden vazgeçerek 2022’nin Mayıs ayında NATO’ya üye olabilmek için resmi başvuruda bulunmuştu. Finlandiya 4 Nisan 2023’te NATO’nun 31’inci üyesi olarak İttifak’a katılırken, İsveç ise Türkiye’nin itirazı nedeniyle NATO’ya katılma hedefini gerçekleştirememişti.

Türkiye, “PKK gibi terör örgütleri ile yeterince mücadele etmediği” gerekçesiyle İsveç’in üyeliğini uzun süre bloke etmişti. İsveç, Türkiye’nin talepleri üzerine terörle mücadele yasalarını sertleştiren değişiklikleri yürürlüğe sokmuştu. İsveç’in Türkiye’nin taleplerini karşılamaya yönelik adımları neticesinde Türkiye Temmuz ayında Litvanya’nın başkenti Vilnius’ta yapılan zirvede İsveç’in üyeliğine yönelik itirazını kaldırmıştı.

Türkiye’nin ve Macaristan’ın onay süreçlerini tamamlamasının ardından İsveç’in 32’inci üye olarak NATO’ya katılması bekleniyor.

(Kaynak: DW Türkçe)

Paylaşın

İsveç’in NATO’ya Üyeliği: Erdoğan Katılım Protokolü’nü İmzaladı

İletişim Başkanlığı, “İsveç’in NATO’ya Katılım Protokolü, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan tarafından 23 Ekim 2023 tarihinde imzalanarak Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne sevk edilmiştir” açıklamasında bulundu.

Haber Merkezi / İsveç Başbakanı Ulf Kristersson, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada Erdoğan’ın kararından memnuniyet duyduklarını belirterek “Artık bu meseleyi ele alma sırası Meclis’te” dedi ve NATO üyesi olmayı umduklarının altını çizdi.

İsveç’in NATO’ya (Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü) Katılım Protokolü’nün Meclis’te ne zaman oylanacağı henüz bilinmiyor.

NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg, 7 Eylül’de yaptığı açıklamada,  “TBMM bu sonbaharda yeniden açıldığında İsveç’in üyeliğinin en kısa sürede onaylanmasını bekliyorum” demişti.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İsveç’in Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü’ne (NATO) katılım protokolünü imzalayarak, Türkiye Büyük Millet Meclisi’ye (TBMM) sevk etti.

İletişim Başkanlığı’nın sosyal medya hesabında yapılan paylaşımda, “İsveç’in NATO’ya Katılım Protokolü, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan tarafından 23 Ekim 2023 tarihinde imzalanarak Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne sevk edilmiştir” ifadeleri kullanıldı.

Finlandiya ve İsveç, Rusya’nın 24 Şubat 2022’de Ukrayna’yı işgalinin ardından onlarca yıldır sürdürdükleri askeri tarafsızlık ilkesinden vazgeçerek NATO’ya katılmak için Mayıs 2022’de ortak başvuruda bulunmuştu.

Ancak Türkiye, 2023 Temmuz ayında Litvanya’nın başkenti Vilnius’ta yapılan NATO zirvesinde sağlanan mutabakatın ardından İsveç’in üyeliğine itirazı kaldırmıştı. Mutabakat metninde NATO desteği karşılığında İsveç’in oluşturulacak Güvenlik Paktı çerçevesinde terörle mücadele konusunda Türkiye’ye güvence verdiği belirtilmişti.

Bir ülkenin NATO’ya üye olabilmesi için İttifak üyesi ülkelerin hükümetlerinin yanı sıra meclislerinin de onay vermesi gerekiyor. İttifak ülkeleri arasında Türkiye gibi Macaristan da İsveç’in üyeliğini henüz onaylamadı. Macaristan’dan yapılan açıklamada, Türkiye’nin tutumunun beklendiği bildirilmişti.

Türkiye ne aldı?

Ankara daha önce Finlandiya ve İsveç’in üyeliklerini onaylamayacağını, bu iki ülke terör konusunda gerekli adımları atmadıkları ve istenilen isimleri iade etmedikleri sürece NATO’ya üye olamayacaklarını söylemişti.

Özellikle İsveç’te yapılan Kuran yakma eylemleri Ankara tarafından sert tepkiyle karşılandı. Ne var ki, önce Finlandiya ardından da İsveç’in NATO üyeliklerine dair vetolar arka arkaya kaldırıldı.

Her iki ülke de NATO üyelik sürecinde terör yasalarında yeni düzenlemeler yaptı ancak Türkiye’ye herhangi bir terör suçlusunun iadesini gerçekleştirmiş değil.

Ancak Türkiye’nin vetoları kaldırarak ABD ile olan uçak satışları konusunda ilerleme kaydedebileceği düşünülüyor.

Paylaşın

İsveç’in NATO Üyeliği: Türkiye, ABD’nin F-16 Ambargosunu Kaldırmasını Bekliyor

TBMM, 1 Ekim’de açılmasına rağmen Dışişleri Komitesi’nin önünde aralarında İsveç’in üyeliği de olmak üzere 60’a yakın uluslararası anlaşmanın tasarısı bekliyor. Türkiye, İsveç’in NATO üyeliğine onay vermeden önce ABD’den F-16 satışı ve modernizasyonuna yeşil ışık yakmasını bekliyor.

Finlandiya ve İsveç, Rusya’nın Ukrayna’yı işgalinin ardından NATO’ya (Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü) üyelik için başvurdu. Finlandiya ittifaka üye olurken, İsveç’in üyeliğini Ankara ile birlikte Budapeşte de geciktiriyor.

Birleşik Krallık merkezli haber ajansı Reuters, Türkiye’nin İsveç’in NATO üyelik başvurusunu onaylama konusunu bu ay da erteleyeceğini yazdı. Reuters’e konuşan AK Partili kaynaklar, “Türkiye’nin ABD’den F-16 savaş uçağı ve modernizasyon kiti alma talebine destek beklediğini” belirtti.

Reuters’ın haberinde, Türkiye’nin İsveç’in NATO üyelik başvurusunu onaylama konusunda acelesi olmadığı, bu esnada bir gözünün ABD’de olduğu ifade edildi.

AK Partili kaynaklar, “Ankara’nın Washginton ile uyum içinde hareket etmek istediğini, ABD Dışişleri Bakanlığı’nın Türkiye’ye 20 milyar dolar değerinde F-16 savaş uçağı ve onlarca modernizasyon kiti satışının ABD Kongresi tarafından onaylanması için çalışmasının beklendiği” söylediler.

Yetkili, “F-16’lar ve İsveç konusunda güven eksikliği göz önüne alındığında, Türkiye NATO teklifini onaylamak için acele etmiyor ve ABD’nin aynı anda adım attığına dair bir işaret arıyor” dedi. Reuters ayrıca haberinde Cumhurbaşkanlığına ulaştığını ancak yanıt almadığını belirtti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan ne demişti?

Erdoğan daha önceleri ABD’nin Türkiye’ye savaş uçağı satışının İsveç’in NATO üyeliği tartışmasıyla bir ilgisi olmadığını, sorunun İsveç’in “teröre yataklık” etmesinden kaynaklandığını iddia etmişti.

Ancak Erdoğan, İsveç’in NATO üyeliği sürecinde Ankara’ya verdiği sözlerini henüz yerine getirmediğini, kararın TBMM’ye kalacağını söylemişti. Erdoğan, “Stockholm sokaklarında terör eylemleri devam ediyor. Bize verilen sözler tutulmadı. Meclisimin nasıl bir tavır alacağını göreceğiz” demişti.

Ankara’daki bombalı saldırı ve Gazze’deki gelişmeler

Ancak 1 Ekim’de Ankara’da İçişleri Bakanlığı binası yakınındaki bombalı saldırının sorumluluğunu PKK’nın üstlenmesiyle bu iki başkentte söz konusu anlaşmayla ilgili hızla kararlar alınacağı yönündeki umutlar darbe aldı.

Buna misilleme olarak Türkiye, ABD’nin desteklediği Irak ve Suriye’deki PKK bağlantılı hedeflere yönelik saldırılarını iki katına çıkarırken, Washington bölgede bir Türk İHA’sını düşürdü. Bundan sonra ABD ve Türkiye’nin aynı anda paralel hareket etmeleri yolundaki öneri geri plana düştü.

Kongrede Türkiye’nin insan hakları ihlallerine ilişkin siciliyle ilgili itirazlar olduğunu aktaran Reuters, geçen hafta Hamas’ın İsrail’e saldırması ve bunu ardından gelen misillemelerin de Türkiye ve ABD arasındaki ilişkilere yansıması olabileceği yorumunu yaptı.

Filistin davasının önemli savunucusu ve iki devletli çözümün destekçisi Erdoğan geçen hafta yaptığı bir açıklamada, ABD’nin bölgeye İsrail’i desteklemek için uçak gemisi göndermesini sert bir şekilde eleştirdi.

Paylaşın

Washington Post’tan Dikkat Çeken Yazı: Erdoğan, Kartlarına Fazla Güveniyor

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Azerbaycan dönüşü verdiği, ABD’nin F-16 satışını onaylayarak “verdiği söze sadık kalması” halinde TBMM’nin de İsveç’in NATO üyeliği konusundaki protokolü geçirebileceği mesajın ardından ABD’nin önde gelen gazetelerinden Washington Post (WP), dikkat çeken bir analize yer verdi.

Independent Türkçe’nin aktardığına göre; Washington Post (WP), Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın İsveç’in NATO üyeliği konusunda “elindeki kartlara fazla güvendiğini” yazdı.

WP’nin yayın kurulunun kaleme aldığı analizde, Erdoğan’ın yürüttüğü politikayla “NATO ve birliğin düşmanı Rusya arasında gidip geldiğini ve tavizler kopararak kendi güç simsarlığı pozisyonunu kuvvetlendirdiğini” öne sürdü.

Analizde, Erdoğan’ın uluslararası politikadaki konumunu belirginleştirmesi gerektiği savunularak, şu ifadelere yer verildi: Erdoğan’ın çıkarlarının nerede olduğunu yeniden değerlendirmesi akıllıca olur. Ekonomik hasılası toplamda Rusya’nınkinden yaklaşık 10 kat daha fazla olan NATO müttefiklerini mi yoksa Batı yaptırımlarının ağırlığı karşısında ekonomiyi ayakta tutmaya çalışan Kremlin’deki savaş çığırtkanlarını mı destekleyecek?

Haberde, Ankara’nın İsveç’in NATO üyeliğine dair pozisyonundaki değişimlere de dikkat çekildi. Erdoğan’ın temmuzdaki NATO zirvesinde İskandinav ülkesinin üyeliğine onay vereceğini söylediği ancak bu haftaki açıklamasında onayın önce TBMM’den geçmesi gerektiğini belirttiği hatırlatıldı.

Analizde, Erdoğan’ın İsveç’in üyeliğini onaylamadan önce ABD’yle 20 milyar dolarlık F-16 anlaşmasını sağlama almayı hedeflediği belirtildi. ABD Başkanı Joe Biden, F-16 satışına destek verdiğini belirtmişti fakat son karar ABD Kongresi’nin onayına bakıyor. Kongre ise Türkiye, İsveç’in üyeliğine onay vermeden F-16 anlaşmasını geçirme taraftarı değil.

WP’nin yazısında, F-16 meselesinin yanı sıra Türkiye’nin “terörle bağlantılı olduğunu savunduğu” İsveç’teki Kürtlere karşı baskının artırılmasını, Avrupa Birliği’ne (AB) üyelik sürecinin yeniden başlatılmasını ve Müslüman ülkelerden büyük tepki toplayan Kuran yakma eylemlerini yasaklamasını talep ettiği de hatırlatıldı.

İsveç’inse buna karşılık bazı Kürtleri ülkeden sınırdışı ettiği, terörle mücadele yasalarını sıkılaştırdığı ve Türkiye’ye uyguladığı silah ambargosunu da kaldırdığı belirtildi.

Analizde, Erdoğan’ın politikasının belirli bir sınıra dayandığı savunularak, şu değerlendirmeler paylaşıldı:

Erdoğan elindeki kartlara fazla güveniyor. İsveç’in NATO üyeliğine onay vermesi karşılığında, Türkiye’nin AB’ye katılımında ilerleme kaydedilmesi ve son zamanlarda yaygın bir protesto eylemine dönüşen Kuran yakmanın resmen yasaklanması için Stockholm’e baskı yapmak gibi sıkı pazarlık çabaları var. Bu taleplerden ilki daha baştan imkansız, ikincisiyse İsveç’in ifade özgürlüğü geleneğine ters düşüyor.

WP’nin analizinde hem Erdoğan hem de NATO için en iyi seçeneğin, ABD Kongresi’nin çizgisinde hareket ederek, Türkiye’nin İsveç’in ittifaka üyeliğine onay vermesi, daha sonra da F-16 paketinin görüşülmesi olduğu savundu.

Paylaşın

İsveç’in NATO Üyeliği: Erdoğan’dan ABD’ye F-16 Mesajı

Azerbaycan dönüşü gazetecilere açıklamalarda bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, İsveç’in NATO üyeliğinin TBMM’nin gündemine ne zaman gelebileceği yönündeki soruya, ABD’nin F-16 satışını onaylayarak “verdiği söze sadık kalması” halinde TBMM’nin de İsveç’in NATO üyeliği konusundaki protokolü geçirebileceği yönünde mesaj vererek yanıtladı.

Erdoğan, konuya ilişkin şu ifadeleri kullandı: Cumhur İttifakı olarak aramızda tabii ki görüşmelerimizi yapacağız. Ona göre de parlamentoya müracaatımızı da bu arada yapıp, parlamentomuz nasıl bir takvim belirlerse, onu da orada takip edeceğiz. Bu konuyla ilgili olarak da Dışişleri Bakanımız Hakan Fidan, Amerika Dışişleri Bakanı Antony Blinken’la da bazı görüşmeler yaptılar. Temenni ederim ki onlar da verdikleri söze sadık kalırlarsa bizim parlamentomuz da verilen söze sadık kalacaktır. Adımını da buna göre atacaktır.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Azerbaycan dönüşü uçakta gazetecilere açıklamalarda bulundu. Erdoğan, ABD’den Türkiye’ye F-16 satışı ve modernizasyonunun önündeki en büyük engellerden biri olan Menendez’in bu durumu sonrası Beyaz Saray’dan bir hamle bekleyip beklemediği yönündeki soru üzerine, “Bizim, F-16’larla ilgili bu konuda en önemli sıkıntılarımızdan biri de ABD’li senatör Bob Menendez’in ülkemiz aleyhine faaliyetleriydi.

Dolayısıyla, Dışişleri Bakanımız Hakan Fidan şu anda bu süreci yakından takip edecek. Zaten ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken ile Dışişleri Bakanımız Hakan Fidan üç-dört gün önce Amerika’da görüştüler. Bu görüşmeler hâlâ devam ediyor. Ama şimdi bu durumu fırsata dönüştürüp kendisiyle tekrar görüşmekte fayda var” yanıtını verdi.

Erdoğan, “Bu sayede F-16 ile ilgili süreci de belki hızlandırma fırsatımız da olabilir. Sadece F-16 değil, diğer bütün konularda Menendez ve onun zihniyetindekiler bize karşı engelleyici faaliyet yürütüyor. Menendez’in devreden çıkması bize avantaj sağlıyor ancak F-16 meselesi sadece Menendez’e bağlı bir konu değil. Yönetilmesi gereken alanları Dışişleri Bakanımız Hakan Fidan yürütecek. Bu konuda ABD’den artık net bir yanıt bekliyoruz. Temenni ediyoruz ki beklediğimiz olumlu neticeyi fazla uzamadan alırız” diye ekledi.

Erdoğan, İsveç’in NATO üyeliğinin 1 Ekim’de açılacak olan TBMM’nin gündemine ne zaman gelebileceği yönündeki soruyu da yanıtladı. ABD’nin F-16 satışını onaylayarak “verdiği söze sadık kalması” hâlinde TBMM’nin de İsveç’in NATO üyeliği konusundaki protokolü geçirebileceği sinyalini veren Erdoğan, şu ifadeleri kullandı:

“Cumhur İttifakı olarak aramızda tabii ki görüşmelerimizi yapacağız. Ona göre de parlamentoya müracaatımızı da bu arada yapıp, parlamentomuz nasıl bir takvim belirlerse, onu da orada takip edeceğiz. Bu konuyla ilgili olarak da Dışişleri Bakanımız Hakan Fidan, Amerika Dışişleri Bakanı Antony Blinken’la da bazı görüşmeler yaptılar. Temenni ederim ki onlar da verdikleri söze sadık kalırlarsa bizim parlamentomuz da verilen söze sadık kalacaktır. Adımını da buna göre atacaktır.”

Netanyahu’nun Türkiye ziyareti

İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu’nun ertelenen Türkiye ziyaretiyle ilgili de konuşan Erdoğan, bu konuda Dışişleri Bakanlığının çalışmalarının devam ettiğini belirterek “Zannediyorum Ekim-Kasım gibi Netanyahu’nun hastalık nedeniyle gerçekleştiremediği ve ertelenen Türkiye ziyareti yapılır. En uygun zamanda bu ziyaretin olması için görüşme trafiği devam ediyor” dedi. Erdoğan “Ondan sonra da biz iade-i ziyaretimizi yapacağız” ifadesini kullandı.

Geçen haftaki ABD ziyareti sırasında İsrail’le enerji sondaj çalışması başlatılacağını açıkladığı hatırlatılan Erdoğan, “Türkiye ve İsrail olarak birçok alanda iş birliği yapıyoruz. Yeni iş birliği alanlarının varlığı da bir gerçek. Özellikle Avrupa, Rusya-Ukrayna savaşı sonrası oluşan konjonktürün de etkisi ile sürdürülebilir enerji kaynağı arayışında. İsrail’in kaynaklarının Avrupa’ya taşınması konusunda arayışta olduğu da herkesin malumu. En akılcı rota ise Türkiye üzerinden bu kaynakların Avrupa’ya ulaştırılması. Bunu son görüşmemizde de ele aldık, çalışmalara başladık” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Diğer taraftan sondaj çalışmaları noktasında da iş birliği fırsatları bulunuyor. Bununla ilgili teknik çalışmaların yapılması talimatlarını ilgili arkadaşlarımıza verdik. En kısa sürede gerek Türkiye’de gerek İsrail’de yapacağımız görüşmelerde rota, takvim ve sondaj alanları gibi ayrıntıları da netleştiririz” diye ekledi.

(Kaynak: DW Türkçe)

Paylaşın

NATO’nun Rusya’ya “Avrupa” Yanıtı: Gökyüzü Kalkanı

Aralarında Almanya, Büyük Britanya, Hollanda, Belçika ve Avusturya’nın da olduğu 15 Avrupa ülkesi Brüksel’deki NATO toplantısı sırasında kısaca “Sky Shield” olarak da adlandırılan ortak bir Avrupa hava savunma sistemi kurmak üzere bir niyet beyanı imzaladı.

Ancak NATO’nun Avrupa’ya yönelik koruyucu şemsiyesinde halihazırda boşluklar var. Almanya’nın geçtiğimiz ekim ayında başlattığı Avrupa Gökyüzü Kalkanı Girişimi (ESSI) adlı hava savunma sistemi, bu açıkları kapatmayı amaçlıyor.

Almanya Başbakanı Olaf Scholz, “Avrupa’nın tümü için bir güvenlik kazanımından” söz etti ve ortak bir Avrupa hava savunmasının, her ülkenin kendi pahalı ve karmaşık hava savunmasını kurmasından daha ucuz ve etkili olacağını savundu.

Ancak Fransa, İtalya ve Polonya şu ana kadar bu girişime soğuk bakıyor. Özellikle Paris’in en önemli eleştiri noktası, proje için İsrail ve ABD’den teknoloji satın alınacak olması.

Rusya’nın Ukrayna’yı işgali ile Avrupa’da uzun yıllar sonra yeniden savaş rüzgârları esmeye başladı. Bir süredir silahlanmayı arka plana atan pek çok Avrupalı NATO üyesi, savaşın ardından yeniden silahlanmaya ve yeni savunma stratejileri geliştirmeye başladı. Bunlar arasında Ukrayna’daki savaşın tırmanması ve Moskova ile bir çatışma yaşanması durumunda olası Rus füze saldırılarına karşı koruma stratejileri de yer alıyor.

Ancak NATO’nun Avrupa’ya yönelik koruyucu şemsiyesinde halihazırda boşluklar var. Almanya’nın geçtiğimiz ekim ayında başlattığı Avrupa Gökyüzü Kalkanı Girişimi (ESSI) adlı hava savunma sistemi, bu açıkları kapatmayı amaçlıyor. 15 ülke Brüksel’deki NATO toplantısı sırasında ortak bir Avrupa hava savunma sistemi kurmak üzere bir niyet beyanı imzaladı.

Kısaca “Sky Shield” olarak da adlandırılan bu girişim belgesine Almanya’nın yanı sıra Belçika, Bulgaristan, Estonya, Finlandiya, Büyük Britanya, Letonya, Litvanya, Hollanda, Norveç, Romanya ve Slovakya, Slovenya, Çek Cumhuriyeti ve Macaristan ilk imza atan ülkeler oldu. Daha sonra Danimarka, İsveç, Avusturya ve İsviçre de girişime dahil oldu.

Almanya Başbakanı Olaf Scholz, “Avrupa’nın tümü için bir güvenlik kazanımından” söz etti ve ortak bir Avrupa hava savunmasının, her ülkenin kendi pahalı ve karmaşık hava savunmasını kurmasından daha ucuz ve etkili olacağını savundu. Ancak Fransa, İtalya ve Polonya şu ana kadar bu girişime soğuk bakıyor. Özellikle Paris’in en önemli eleştiri noktası, proje için İsrail ve ABD’den teknoloji satın alınacak olması.

ESSI’nin amacı kısa, orta ve uzun menzilli savunma sistemlerini mümkün olduğunca koordineli bir şekilde edinerek havadan gelebilecek tüm tehditlere karşı savunma yapabilmek. Alman Savunma Bakanlığı’nın internet sitesinde yer alan bilgilere göre kısa menzil, 15 kilometreye kadar genişlik ve 6 kilometreye kadar yüksekliği kapsıyor. Orta menzil tanımı, 15 ila 50 kilometre uzaklığa ve 25 kilometre yüksekliğe tekabül ediyor. Uzun menzil olarak ise 50 kilometreden daha uzak bir mesafe ve 35 kilometre kadar yükseklik kabul ediliyor.

Federal Savunma Bakanlığı, “Her üç alanda var olan kabiliyet boşlukları ESSI tarafından kapatılacak ya da mevcut kabiliyetler genişletilecek ya da güçlendirilecek” diyor. Bu amaçla yetersiz kalmaya başlayan mevcut koruma sistemleri, IRIS-T gibi modern sistemlerle değiştirilecek.

IRIS-T, yaklaşan füzelere, seyir füzelerine, insansız hava araçlarına, uçaklara ve helikopterlere karşı 40 kilometreye kadar mesafede ve 20 kilometreye kadar irtifada savunma yapabiliyor. Birim fiyatı ise yaklaşık 145 milyon euro. Bu yılın haziran ayında Alman Federal Meclisi Bütçe Komisyonu, altı adet IRIS-T ateş ünitesinin tedarikine yeşil ışık yaktı. Alman Hava Kuvvetleri, Ukraynalı askerlerin eğitimi sayesinde bu sisteme zaten aşina. Almanya şu ana kadar Ukrayna’ya iki IRIS-T ateş ünitesi teslim etti.

Uzun menzilli hava savunmasında Federal Alman Ordusu Bundeswehr, hâlâ etkili olduğu düşünülen Patriot (Phased Array Tracking Radar to Intercept on Target=Hedefte Durdurma için Faz Dizili Takip Radarı), silah sistemine sahip. Bu sistemin de korunması ve modernize edilmesi planlanıyor. ABD’nin yer tabanlı hava savunma füze sistemi, uçaklara, seyir füzelerine ve orta menzilli balistik füzelere karşı kullanılabiliyor. Patriot, 1984 yılından itibaren Bundeswehr de dahil olmak üzere dünyanın belli başlı ordularında kullanılmaya başlandı. Şu anda Almanya’da 12 Patriot rampası bulunuyor. Ancak bu sayı tüm ülkeyi kapsamak için yeterli görülmüyor.

2 bin 400 kilometreye kadar menzile sahip Arrow 3

Bir başka boşluk da hedeflerine dünya atmosferi dışında da kilitlenebilen uzun menzilli balistik füzelere karşı savunma yeterliliğinde. Federal Alman Savunma Bakanlığı’nın sitesinde konuyla ilgili şu ifadeler yer alıyor: “Özellikle Rusya bu silahlara zaten sahip olduğu için bu alandaki açık hızla kapatılmalıdır. Almanya, bin kilometreden daha uzun menzilli füze tehdidine karşı kendisini, önceden planlanandan daha hızlı bir şekilde koruyabilmelidir.”

Almanya’da 2025 yılı sonuna kadar faaliyete geçmesi beklenen ABD-İsrail füze savunma sistemi Arrow 3 ile hedeflenen de bu eksikliğin kapatılması. Federal Meclis’in bütçe ve savunma komisyonları, haziran ayında söz konusu alımı onayladı. İsrailli kaynaklara göre, toplam maliyet yaklaşık dört milyar euroyu buluyor. Arrow 3, saldırgan silah sistemlerini atmosfer dışında 100 kilometreden daha yüksek bir irtifada yok edebiliyor ve 2 bin 400 kilometreye kadar menzile sahip. “Patriot’a benzer şekilde, Arrow 3 de mobil fırlatıcı, mobil kontrol merkezi, mobil radar istasyonu ve güdümlü füzelerden oluşan bir etkileşim içinde çalışıyor.

Avrupa Gökyüzü Kalkanı Girişimi, ülkeleri gerekli silah sistemlerini ortaklaşa tedarik etmeyi ve bu sayede geniş bir alanı, mümkün olduğunca ucuza koruma kapsamı içine almayı hedefliyor. Bu süreçte hangi ülkenin hangi ihtiyaca sahip olduğunun göz önünde bulundurulması öngörülüyor. ESSI üyeleri, birbirlerini sistemler ve ilgili mühimmat konusunda desteklemeyi de taahhüt ediyor. Bu da ortak tedarik ve bakım, satın alma ve işletme maliyetlerinden tasarruf sağlayacak.

(Kaynak: DW Türkçe)

Paylaşın

İsveç’in NATO Üyeliği: Macaristan’dan Süreci Geciktirme Sinyali

NATO üyeliği bekleyen İsveç’e Budapeşte’den “olumsuz” haber geldi. Parlamento Başkanı ve  iktidardaki Fidesz Partisi’nin kurucularından Laszlo Kover, Macaristan’ın İsveç’in NATO’ya katılma teklifini onaylaması gerektiğinden “emin olmadığını” belirtti.

Euronews Türkçe‘nin aktardığına göre; Sürecin daha da gecikebileceklerinin sinyalini veren Kover’in yorumları, Macaristan Dışişleri Bakanı’nın geçen hafta İsveçli mevkidaşına yazdığı ve bazı İsveçli siyasetçilerin Macar hükümetine yönelik “önyargılı ve haksız” suçlamalarına ilişkin endişelerini bir kez daha dile getirdiği mektubun ardından geldi.

İsveç, Rusya’nın Ukrayna’yı işgaline tepki olarak geçen yıl NATO (Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü) üyeliği için başvurmuş ve ittifak üyelerinin çoğu bu başvuruyu hızla onaylamıştı.

NATO üyeliği için Türkiye ve Macaristan’ın onayını bekleyen İsveç’e Budapeşte’den “olumsuz” haber geldi. Ülkede bir televizyon kanalına konuşan Parlamento Başkanı ve  iktidardaki Fidesz Partisi’nin kurucularından Laszlo Kover, Macaristan’ın İsveç’in NATO’ya katılma teklifini onaylaması gerektiğinden “emin olmadığını” belirterek, sürecin daha da gecikebileceğinin sinyalini verdi.

Macaristan’ın onayı, İsveçli siyasetçilerin Macaristan’ın demokratik açıdan gerilediğine dönük açıklamaları dolayısıyla Temmuz 2022’den bu yana parlamentoda bekletiliyor.

Kover’in yorumları, Macaristan Dışişleri Bakanı’nın geçen hafta İsveçli mevkidaşına yazdığı ve bazı İsveçli siyasetçilerin Macar hükümetine yönelik “önyargılı ve haksız” suçlamalarına ilişkin endişelerini bir kez daha dile getirdiği mektubun ardından geldi.

İsveç, Rusya’nın Ukrayna’yı işgaline tepki olarak geçen yıl NATO üyeliği için başvurmuş ve ittifak üyelerinin çoğu bu başvuruyu hızla onaylamıştı. Ancak Türkiye ve Macaristan henüz İsveç’in başvurusunu onaylamadı ve her iki ülke de bu konudaki tutumlarını yakından koordine ettiklerini açıkladı.

Stockholm, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın temmuz ayında düzenlenen NATO zirvesinde vaat ettiği gibi TBMM’nin ekim ayında yeni yasama dönemi için toplanmasının ardından Ankara’nın üyeliğini onaylamasını umut ediyor.

Macaristan parlamentosu bu ayın sonunda yeniden toplanacak ancak İsveç’in onayına ilişkin bir tartışma ve oylamanın gündeme gelip gelmeyeceği henüz belli değil.

Finlandiya ve İsveç, Rusya’nın 24 Şubat 2022’de Ukrayna’yı işgalinin ardından onlarca yıldır sürdürdükleri askeri tarafsızlık ilkesinden vazgeçerek NATO’ya katılmak için Mayıs 2022’de ortak başvuruda bulunmuştu.

Türkiye ve Macaristan’daki onay süreçlerinin tamamlanması sonrasında Finlandiya Nisan ayında 31’inci üye olarak İttifak’a katılmış, ancak Türkiye ve Macaristan’ın İsveç konusundaki çekinceleri sürmüştü. Bir ülkenin NATO’ya üye olabilmesi için tüm İttifak üyelerinde hükümetlerin onayının ardından meclis onayının da bulunması gerekiyor.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan 11 ve 12 Temmuz tarihlerinde Litvanya’da düzenlenen NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi’nde Türkiye’nin İsveç’in üyeliğine yönelik itirazını kaldıracağını duyurmuştu.

İsveç’in NATO’ya katılım protokolünü onaylayacak yerin TBMM olduğunu vurgulayan Erdoğan, onayın Ekim ayına yetişip yetişmeyeceğiyle ilgili bir soruya, “Şimdi bizim iki aylık bir meclis tatili var. Tabii Ekim ayında bu tatilden çıkma durumu söz konusu değil.

Zira birçok uluslararası sözleşmeler var birçok görüşülmesi gereken yasa önerileri var. Tabii bunların önem sırasına göre bu attığımız adım da burada yerini alacak. Ama mümkün olduğu kadar kısa zamanda bu işi bitirmek hedefimiz” demişti.

Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Genel Kurulu, üç aylık aranın ardından mesaisine 1 Ekim Cumartesi günü yeniden başlayacak.

Paylaşın

NATO Üyeliği: İsveç’ten “Türkiye’nin Onay Sürecini Başlatmasını Bekliyoruz” Mesajı

Ülkesinin NATO (Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü) üyesi olmaya “tam olarak hazır” olduğunu açıklayan İsveç Dışişleri Bakanı Billstrom, Türkiye’nin onay sürecini başlatmasını beklediklerini söyledi.

Finlandiya ve İsveç, Rusya’nın 24 Şubat 2022’de Ukrayna’yı işgalinin ardından onlarca yıldır sürdürdükleri askeri tarafsızlık ilkesinden vazgeçerek NATO’ya katılmak için Mayıs 2022’de ortak başvuruda bulunmuştu.

İsveç Dışişleri Bakanı Tobias Billstrom, Letonya’nın başkenti Riga’ya düzenlediği ziyaret sırasında ülkesinin NATO üyelik sürecine dair açıklamalarda bulundu.

İsveç’in NATO’ya katılmaya  “tam olarak hazır” olduğunu ifade eden Billstrom, Türkiye’nin onay sürecini başlatmasını beklediklerini ifade etti.

Finlandiya ve İsveç, Rusya’nın 24 Şubat 2022’de Ukrayna’yı işgalinin ardından onlarca yıldır sürdürdükleri askeri tarafsızlık ilkesinden vazgeçerek NATO’ya katılmak için Mayıs 2022’de ortak başvuruda bulunmuştu.

Türkiye ve Macaristan’daki onay süreçlerinin tamamlanması sonrasında Finlandiya Nisan ayında 31’inci üye olarak İttifak’a katılmış, ancak Türkiye ve Macaristan’ın İsveç konusundaki çekinceleri sürmüştü. Bir ülkenin NATO’ya üye olabilmesi için tüm İttifak üyelerinde hükümetlerin onayının ardından meclis onayının da bulunması gerekiyor.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan 11 ve 12 Temmuz tarihlerinde Litvanya’da düzenlenen NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi’nde Türkiye’nin İsveç’in üyeliğine yönelik itirazını kaldıracağını duyurmuştu.

İsveç’in NATO’ya katılım protokolünü onaylayacak yerin TBMM olduğunu vurgulayan Erdoğan, onayın Ekim ayına yetişip yetişmeyeceğiyle ilgili bir soruya, “Şimdi bizim iki aylık bir meclis tatili var. Tabii Ekim ayında bu tatilden çıkma durumu söz konusu değil.

Zira birçok uluslararası sözleşmeler var birçok görüşülmesi gereken yasa önerileri var. Tabii bunların önem sırasına göre bu attığımız adım da burada yerini alacak. Ama mümkün olduğu kadar kısa zamanda bu işi bitirmek hedefimiz” demişti.

Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Genel Kurulu, üç aylık aranın ardından mesaisine 1 Ekim Cumartesi günü yeniden başlayacak.

(Kaynak: DW Türkçe)

Paylaşın