Uysal’dan “Millet Hesap Sorulmasını İstiyor” Çıkışı

Demokrat Parti Lideri Gültekin Uysal, sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı açıklamada, “Milletimiz, kendi kaynaklarını yağmalayanlardan hesap sorulmasını istiyor. Suç işlememiş insanların korkacağı bir şey yok!” dedi ve ekledi:

Haber Merkezi / “Devletimizi aciz göstermeyin diye caka satıyorlardı, yardım yapılacaksa benim siyasetime akredite kurumlar üzerinden yapılır diyorlardı. Şimdi çay, şeker istiyorlar! Zaafiyeti ifade eder hale geldiler. Babaların, annelerin feryadı, en küçük bir mahcubiyet duymayanların omuzundadır.”

Uysal, açıklamasının devamında, “Hiç bir ölçülerinin olmadığını, hedefe gitmek için neler yapabileceklerini gösteriyorlar. Çaresizliğin fotoğrafı!

AKP’nin adaleti “Deniz Feneri” davasında batmıştı. Kendi siyasetlerine zararı olmasın diye o mahkemelere müdahale ettiler.

Allah’tan ekonomistler, bir de olmasalar vay halimize! Bu ülkenin hangi varlığı nereye ipotek edilmiş, hangi varlığı nereye satılmış; bilgimiz yok!

Cumhur İttifakının tek bir hedefi var; Erdoğan’ın iktidarını devam ettirmek.” ifadelerini kullandı.

Millet İttifakı’nı oluşturan partiler arasında yer alan Demokrat Parti’nin Genel Başkanı Gültekin Uysal, sosyal medya hesabından sıralı mesajlar paylaştı. Uysal’ın mesajları şu şekilde;

“Umuda #İhtiyacımızVar Bu büyük ülkenin nereden geldiğini biliyoruz.
Bu ülkede doğan insanlarımızın bu topraklarda geleceğini şekillendirmesi için umuda ihtiyacı var.

Bir Milletin kaderinin nasıl değiştiğini, bir kişinin bir Milletin kaderini nasıl değiştirdiğine şahidiz. Büyük Atatürk’ün Harbiye’ye girişi de bu değişikliğin başlangıcı!

Atatürk ve arkadaşları Türkiye Cumhuriyeti’ne bir yüz yıl kazandırmış. Bugün hepinizin sorumluluğu yeniden bu Büyük Ülkeyi, Cumhuriyetin kurucu değerleri ile yeni bir yüzyıla taşımak. Sorumluluğumuz huzur üreten, refah üreten, güvenlik üreten bir ülke halinde gelmesi.

Bir sistemin etkinliğinin, sağlıklı işleyip işlemediğinin kanıtı bu gibi hadiselerdir.

Biz Manavgat’ta, Milas’ta yangınlarda bu “fiyasko”nun provasını yaptık!

O gün orada THK’nin nasıl çökertildiğini, Orman Genel Müdürlüğü’nün böyle bir felakete hazırlık yapmadığını gördük.

Bu gibi bir felakette tüm Milli güç unsurlarının sevk edilmesi gerekirdi.

Bugün deprem bölgesinde kaç insanımızı kaybettiğimize dair şüphelerimiz var!

Sadece seçime yönelik bir acelecilikle, teknik analizleri, alt yapı çalışmaları adam akıllı yapılmadan bir inşa sürecine girildi.

Yıllardır devleti ele geçireceğiz diye uğraşıyorlar; Kızılay’ı ele geçirdiniz de ne oldu?

Sayın Erdoğan’ın bütün hesabı; seçim arefesinde böyle bir deprem yaşandı, acaba ben nasıl zarar görmem!

“Ne istediniz de vermedik” diyerek neler yaptığını itiraf eden Erdoğan, bu tavrı ile ülkeyi 15 Temmuz’da bir darbe ile burun buruna getirdi. Sonrasında da helallik istedi!
Milletimiz affetsin dedi!

Sadece sandıkta değil, bunun hesabı hukuk önünde de sorulacak! Görevini yapmayan, hazırlık yapmayan, bu felakete sebep olan kim varsa hesabını vermeli!

Milletimiz, kendi kaynaklarını yağmalayanlardan hesap sorulmasını istiyor. Suç işlememiş insanların korkacağı bir şey yok!

Devletimizi aciz göstermeyin diye caka satıyorlardı, yardım yapılacaksa benim siyasetime akredite kurumlar üzerinden yapılır diyorlardı. Şimdi çay, şeker istiyorlar! Zaafiyeti ifade eder hale geldiler. Babaların, annelerin feryadı, en küçük bir mahcubiyet duymayanların omuzundadır.

Hiç bir ölçülerinin olmadığını, hedefe gitmek için neler yapabileceklerini gösteriyorlar.
Çaresizliğin fotoğrafı!

AKP’nin adaleti “Deniz Feneri” davasında batmıştı. Kendi siyasetlerine zararı olmasın diye o mahkemelere müdahale ettiler.

Allah’tan ekonomistler, bir de olmasalar vay halimize! Bu ülkenin hangi varlığı nereye ipotek edilmiş, hangi varlığı nereye satılmış; bilgimiz yok!

Cumhur İttifakının tek bir hedefi var; Erdoğan’ın iktidarını devam ettirmek.”

Paylaşın

Kılıçdaroğlu: 418 Milyar Doları Kim Çaldı, Nasıl Çaldı Ortaya Çıkacak

Millet İttifakı’nın cumhurbaşkanı adayı Kılıçdaroğlu, “Bu ülkenin 418 milyar doları çalınmış. Kim çaldı, nasıl çaldı ortaya çıkacak. Ortaya çıkmakla da kalmayacak; her kuruşu geri alınacak. Yağma düzeni son bulacak, nepotizm, kayırmacılık son bulacak” dedi ve ekledi:

“Ucu nereye gidiyorsa gitsin. Evrensel hukuk kaideleri içinde, kesinlikle ve kesinlikle hukuk içinde kalınarak yapılması gereken ne varsa yapılacak. Bunun önünde durmak isterlerse kendileri bilir. Tercih onların…”

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı ve Millet İttifakı’nın cumhurbaşkanı adayı Kemal Kılıçdaroğlu, Sözcü gazetesinden Aytunç Erkin’e açıklamalarda bulundu.

Kılıçdaroğlu, “Adaylığınız açıklanana kadar geçen sürede ‘Sadece 5’li çete değil bazı finans çevreleri’ tarafından da size karşı duvar örüldüğünü söylediniz. Bugün de bu finans çevrelerinin size karşı duvar olacağını düşünüyor musunuz?” sorusuna şöyle yanıt verdi:

“Bu duvarı nasıl yıkacaksınız? Bakın; altılı masanın bir ortak politikalar metni ve bu metinle birlikte de bir anayasa önermesi var. Bu iki metnin özeti size göre nedir derseniz, demokrasidir, hak- hukuk adalettir. Ama yaşamın her alanında hak, hukuk ve adalettir. Siyasette, eğitimde, sanatta, iş dünyasında, çalışma hayatında, doğa politikalarında, ekonomide; her alanda hak, hukuk ve adalet. Haliyle biz yaşamın her alanında demokrasiyi tesis edeceğiz ve adaleti sağlayacağız.

Bakın, bu ülkenin 418 milyar doları çalınmış. Kim çaldı, nasıl çaldı ortaya çıkacak. Ortaya çıkmakla da kalmayacak; her kuruşu geri alınacak. Yağma düzeni son bulacak, nepotizm, kayırmacılık son bulacak. Ucu nereye gidiyorsa gitsin. Evrensel hukuk kaideleri içinde, kesinlikle ve kesinlikle hukuk içinde kalınarak yapılması gereken ne varsa yapılacak. Bunun önünde durmak isterlerse kendileri bilir. Tercih onların…”

Kılıçdaroğlu, “Rövanş duygunuz var mı? Çünkü kutuplaştırmadan en çok yakınan sizsiniz.” sorusuna ise şu şekilde yanıt verdi:

“Hayatımın hiçbir döneminde rövanşist olmadım. Ahlaka ve vicdana sığmayan, hukuk dışı tüm uygulamaların karşısında oldum ama rövanşist olmadım. İktidarı devraldığımızda geçmişe elbette bakacağız. Geçmişte yaşananlar arasında hukuk dışı bir takım uygulamalar varsa bunların gereğini elbette yargı yapacaktır. Ama bunu yaparken rövanşist, intikamcı bir yöntemi asla benimsemem, benimsenmesine de izin vermem. Altılı masanın tüm liderleri de benimle aynı noktada.”

Söyleşinin tamamını BURADAN okuyabilirsiniz.

Paylaşın

Millet İttifakı’nın Adayı Kılıçdaroğlu’ndan ‘Suikast’ İddialarına Dair Açıklama

Suç örgütlerinin kendisine yönelik saldırı planladığı iddiaları sorulan Kılıçdaroğlu, “Olur, böyle şeyler; önemsemiyorum. Ben terör örgütleri tarafından öldürülmek ve kimi güçler tarafından linç edilmek istenen bir siyasetçiyim. Ne yaşamış olursam olayım, bir adım geri adım atmadım. Dolayısıyla kimse de endişe etmesin” dedi ve ekledi:

“Bu türden haberlerin aynı zamanda bazı mahfillerin propaganda enstrümanı olduğunu da biliyorum. Toplumda bu tür haberler üzerinden korku, endişe yaratmaya çalışırlar; bu tür haberlerle toplumu sindirmeye çalışırlar. Kimsenin endişesi olmasın. Neyle ve kiminle tehdit ederlerse etsinler; tehdit eder görünürlerse görünsünler başaramayacaklar. İlk seçimlerde iktidarı devralacağız ve cumhuriyetimizi demokrasiyle taçlandıracağız.”

Kılıçdaroğlu, Bursaspor maçında Amedspor’a ve taraftarlarına yönelik saldırı ve maçta açılan ‘beyaz Toros’, ‘Yeşil’ pankartlarıyla ilgili olarak, “Amedspor’un isminin Amedspor olduğunu yeni mi duymuşlar? Hiç kimse hiç kimseyi geçmişte yaşanan acıların sembolleri ve failleri üzerinden tehdit edemez” ifadelerini kullandı.

T24’ten Murat Sabuncu’nun sorularını yanıtlayan CHP Genel Başkanı ve Millet İttifakı’nın cumhurbaşkanı adayı Kemal Kılıçdaroğlu şu ifadeleri kullandı:

“Türkiye Futbol Federasyonu, Bursa Valiliği ve Emniyeti’nin de dahil olduğu bir ihmaller zinciri olduğu görünüyor. Gerekli soruşturmanın başlatıldığı açıklandı. Bekleyeceğiz, bakalım ne çıkacak soruşturmadan? Taraftar boyutuna ilişkin ise bu ülkede hiç kimse hiç kimseyi hangi gerekçeyle olursa olsun tehdit edemez…

Hiç kimse hiç kimseyi geçmişte yaşanan acıların sembolleri ve failleri üzerinden tehdit edemez. Kim bu tehdidi yapıyor veya bu tehdide aracılık ediyor, göz yumuyorsa haindir, bölücüdür. Hukuk ivedilikle gereğini yapar, yapmalıdır.

Amedspor’un ismine gelince… Yıllar önce Türkiye Futbol Federasyonu onayladı bu ismi. Yaklaşık 10 yıldır, mücadele ettiği kümelerde yüzlerce maç oynamış, Türkiye’nin dört bir yanına deplasmana gitmiş, Türkiye’nin dört bir yanından Diyarbakır’a gelmiş takımlara ev sahipliği yapmış. Amedspor’un isminin Amedspor olduğunu yeni mi duymuşlar?”

Kılıçdaroğlu, HDP ile ne zaman görüşeceğine dair soruya da “HDP’nin değerli Eş Genel Başkanlarıyla görüşeceğim. Arkadaşlarım planlamayı yapıyorlar” diye cevap verdi.

Suikast iddiası

Suç örgütlerinin kendisine yönelik saldırı planladığı iddiaları da sorulan CHP lideri Kılıçdaroğlu şunları kaydetti:

“Olur, böyle şeyler; önemsemiyorum. Ben terör örgütleri tarafından öldürülmek ve kimi güçler tarafından linç edilmek istenen bir siyasetçiyim. Ne yaşamış olursam olayım, bir adım geri adım atmadım. Dolayısıyla kimse de endişe etmesin. Bu türden haberlerin aynı zamanda bazı mahfillerin propaganda enstrümanı olduğunu da biliyorum.

Toplumda bu tür haberler üzerinden korku, endişe yaratmaya çalışırlar; bu tür haberlerle toplumu sindirmeye çalışırlar. Kimsenin endişesi olmasın. Neyle ve kiminle tehdit ederlerse etsinler; tehdit eder görünürlerse görünsünler başaramayacaklar. İlk seçimlerde iktidarı devralacağız ve cumhuriyetimizi demokrasiyle taçlandıracağız.”

Paylaşın

Millet İttifakı Adayı Kılıçdaroğlu “Muhafazakar Kadınlara” Seslendi

“Muhafazakâr genç kadınlara seslenmek istiyorum” diyen Kılıçdaroğlu, “Biz baskıcı olan her şeyden arındık, demokratikleştik. Onlar en baskıcı olanı yanlarına çektiler. Kadına şiddetin önlenmesi kanununa savaş açanı ittifak ortağı yaptılar” dedi ve ekledi:

Haber Merkezi / “Kazanım ve özgürlüklerinizin yok edilmesine izin vermeyeceğiz.”

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı ve Millet İttifakı Cumhurbaşkanı Adayı Kemal Kılıçdaroğlu, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda muhafazakar genç kadınlara seslenerek çağrıda bulundu.

Kılıçdaroğlu, çağrısında şu ifadeleri kullandı:

“Muhafazakâr genç kadınlara seslenmek istiyorum. Biz baskıcı olan her şeyden arındık, demokratikleştik. Onlar en baskıcı olanı yanlarına çektiler. Kadına şiddetin önlenmesi kanununa savaş açanı ittifak ortağı yaptılar. Kazanım ve özgürlüklerinizin yok edilmesine izin vermeyeceğiz.”

 

Paylaşın

Kılıçdaroğlu: 15 Mayıs’tan Sonra Türkiye’de Çok Şey Değişecek

CHP Genel Başkanı ve Millet İttifakı’nın cumhurbaşkanı adayı Kılıçdaroğlu, “15 Mayıs’tan sonra Türkiye’de çok şey değişecek. Türkiye’de zihniyet değişecek. Hiçbir ayrılık gayrılık olmayacak. Herkes birbirini kucaklayacak” dedi ve ekledi:

“Daha güzel, daha yaşanabilir bir atmosferi hep birlikte hayata geçireceğiz. Hep beraber mücadele edeceğiz.”

Kemal Kılıçdaroğlu, 6 Şubat depremlerinin merkezi Kahramanmaraş’ta depremzedelerle bir araya geldi.

Kılıçdaroğlu’na; CHP Genel Başkan Yardımcısı, Kahramanmaraş Milletvekili Ali Öztunç, CHP Genel Sekreteri Selin Sayek Böke, CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, CHP Kadın Kolları Genel Başkanı Aylin Nazlıaka ve Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş eşlik etti.

Kılıçdaroğlu, burada kendisini karşılayan depremzedelere, şöyle seslendi:

“Hepinize geçmiş olsun. Büyük bir acı yaşadık. Biz de yüreğimizde taşıdık aynı acıyı. Sizden isteğim; moralinizi asla bozmayın. Bütün sorunlar aşılabilir. Türkiye güzel ve zengin bir ülke. Bütün bu sorunları aşabilecek kabiliyeti ve yeteneği olan bir ülke. Emin olun beraber yaraları sarmaya çalışıyoruz.

İşte Mansur Bey, burada. Ekibi ile beraber, donanımı, araçları ile gereçleri ile beraber… Kırsalda hayvan yemi taşıyor. Fideler taşıyacak. Ama bunlar yeter mi, yetmez. Herkes evinde huzur içinde yaşamak ister. Depreme dayanıklı evlerinde yaşamak ister. Onu da bekleyin, biraz sabredin.

15 Mayıs’tan sonra Türkiye’de çok şey değişecek. Türkiye’de zihniyet değişecek. Hiçbir ayrılık gayrılık olmayacak. Herkes birbirini kucaklayacak. Daha güzel, daha yaşanabilir bir atmosferi hep birlikte hayata geçireceğiz. Hep beraber mücadele edeceğiz.”

Paylaşın

Saadet Partisi Lideri Karamollaoğlu’ndan ‘İttifak İçi İttifak’ Açıklaması

Saadet Partisi Lideri Karamollaoğlu, “İttifakın içinde bulunan partilerden özellikle yeni kurulan Gelecek ve DEVA Partisi’yle Saadet Partisi arasında bir seçim ittifakının yapılmasını önemsiyorum. Bunu parti liderlerine de aktardım” dedi ve ekledi:

“Üç parti ayrı ayrı seçime girdiğimiz zaman alacağımız oy mertebeleri anketlerde şöyle veya böyle görünüyor. En fazla 3/4 milletvekili çıkartılabiliyor. Ancak biz bir araya geldiğimiz zaman mecliste 30-40 milletvekili ile temsil edilme imkânımız var.”

“AK Parti bir sene öncesinden beridir yüzde 15’ten fazla seçmeni kaybetti. Onlar gidecek yer aradılar, kısmen belli bir yerlere niyetlendiler ama hâlâ bu seçmenin yüzde 5 ile 7’si adres arıyor” diyen Karamollaoğlu, Az önce ifade ettim bir ittifak içerisinde bir araya gelirsek 30-40 milletvekili çıkarabiliriz ama doğuracağı sinerjiyle birlikte 130-140’lara çıkarabiliriz.” ifadelerini kullandı.

Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, TV5’te yayınlanan “Gündem Türkiye” programında gazeteci Mustafa Yılmaz’ın sorularını cevaplandırdı.

Millet İttifakı’nın son toplantısında ortak cumhurbaşkanı adayının belirlenmesinin ardından Meclis seçimleri için de çeşitli ittifak formülleri üzerinde çalışılıyor. Bunlardan biri “ittifak içi ittifak” olarak nitelendirilen formül. Karamollaoğlu bu formüle dair programda şunları söyledi:

“İttifakın içinde bulunan partilerden özellikle yeni kurulan Gelecek ve DEVA Partisi’yle Saadet Partisi arasında bir seçim ittifakının yapılmasını önemsiyorum. Bunu parti liderlerine de aktardım. Üç parti ayrı ayrı seçime girdiğimiz zaman alacağımız oy mertebeleri anketlerde şöyle veya böyle görünüyor.

En fazla 3-4 milletvekili çıkartılabiliyor. Ancak biz bir araya geldiğimiz zaman mecliste 30-40 milletvekili ile temsil edilme imkânımız var. AK Parti bir sene öncesinden beridir yüzde 15’ten fazla seçmeni kaybetti.

Onlar gidecek yer aradılar, kısmen belli bir yerlere niyetlendiler ama hâlâ bu seçmenin yüzde 5 ile 7’si adres arıyor. Az önce ifade ettim bir ittifak içerisinde bir araya gelirsek 30-40 milletvekili çıkarabiliriz ama doğuracağı sinerjiyle birlikte 130-140’lara çıkarabiliriz.”

Paylaşın

Kılıçdaroğlu’ndan Seçim Tarihi Yorumu: Türkiye’nin Değişime İhtiyacı Var

Millet İttifakı’nın cumhurbaşkanı adayı Kemal Kılıçdaroğlu, seçim tarihinin netleşmesiyle ilgili yaptığı değerlendirmede, “Hayırlısı olsun. Türkiye’nin buna ihtiyacı var. Türkiye’nin seçime ihtiyacı var. Değişime ihtiyacı var. Hayırlı uğurlu olsun” ifadelerini kullandı.

Haber Merkezi / Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı ve Millet İttifakı’nın cumhurbaşkanı adayı Kemal Kılıçdaroğlu, 14 Mayıs’ta yapılması kesinleşen seçimler hakkında ilk açıklamasını yaptı.

Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş ve partisinin üst düzey yöneticileriyle deprem bölgesinde incelemelerde bulunan Kılıçdaroğlu, seçim tarihinin netleşmesiyle ilgili “Hayırlısı olsun. Türkiye’nin buna ihtiyacı var. Türkiye’nin seçime ihtiyacı var. Değişime ihtiyacı var. Hayırlı uğurlu olsun” dedi.

“Yaşanabilir bir Türkiye”nin zamanı artık gelmiştir!”

Ayrıca Millet İttifakı üyelerinden Saadet Partisi’nin Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu seçim kararının ardından “Hayırlı olsun. “Yaşanabilir bir Türkiye”nin zamanı artık gelmiştir!” ifadelerini kullandı.

İkinci tur 28 Mayıs’ta

Yüksek Seçim Kurulu (YSK) Başkanı Ahmet Yener, “Bugün Cumhurbaşkanımızın seçimlerin yenilenmesi kararı üzerine YSK yaptığı toplantıda 14 Mayıs’ta Cumhurbaşkanlığı ve milletvekili seçimlerinin yapılması olarak belirlenmiştir. Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin ikinci tura kalması halinde 28 Mayıs tarihi belirlenmiştir. Çalışmalara devam ediyoruz” dedi.

Yener ayrıca, “Milletvekili adayı olmak isteyen kamu görevlileri 16 Mart saat 17.00’ye kadar istifa edecek” dedi.

Önceki seçimlerde de olduğu gibi bu kararlar; istifa etmesi gereken kamu görevlileri ile illerin çıkaracağı milletvekili sayılarının ilanına ilişkin olacak. Seçim takvimi ise daha sonra ilan edilecek.

YSK’nın seçim takvimini 21 Mart’ta başlatması bekleniyor. Cumhurbaşkanı adayları için son başvuru tarihi 26 Mart olacak. Cumhurbaşkanı adayı olan kamu görevlileri ile belediye başkanlarının da 16 Mart’a kadar istifa etmeleri bekleniyor.

Paylaşın

Millet İttifakı’nın Adayı Kılıçdaroğlu: Elbette HDP’ye Gideceğim

Gelecek Partisi,  Demokrasi ve Atılım (DEVA) Partisi, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP), Demokrat Parti, Saadet Partisi ve İYİ Parti’den oluşan Millet İttifakı’nın cumhurbaşkanı adayı Kemal Kılıçdaroğlu, HDP’ye ziyaret edeceğini açıkladı ve “HDP’yi ziyaret etmem kadar doğal bir şey olamaz” dedi ve ekledi:

“Cumhurbaşkanı adayı olarak, tüm Türkiye’nin, 85 milyonun cumhurbaşkanı olacağım iddiasında biri olarak tüm partileri ziyaret etmem zaten demokrasinin gereğidir. HDP’yi ziyaret etmemde ne sakınca olabilir? Meclis’te HDP’li Başkan Vekili’nin yönetimi altında çalışıyoruz.

Komisyonlarda HDP’li vekillerle birlikte çalışıyoruz. HDP’yi ziyaret etmem kadar doğal bir şey olamaz. Ben zaten toplumun bütün kesimlerine ulaşmaya çalışan bir anlayışa sahibim, bunu da uygulamaya çalıştım. Bu yönde çalışmalarım devam edecek.”

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı ve Millet İttifakı’nın Cumhurbaşkanı Adayı Kemal Kılıçdaroğlu, Halk TV yazarı Fikret Bila’ya konuştu. Kılıçdaroğlu, HDP konusunda şunları söyledi:

Elbette HDP’yi de ziyaret edeceğim. Cumhurbaşkanı adayı olarak, tüm Türkiye’nin, 85 milyonun cumhurbaşkanı olacağım iddiasında biri olarak tüm partileri ziyaret etmem zaten demokrasinin gereğidir. HDP’yi ziyaret etmemde ne sakınca olabilir? Meclis’te HDP’li Başkan Vekili’nin yönetimi altında çalışıyoruz.

Komisyonlarda HDP’li vekillerle birlikte çalışıyoruz. HDP’yi ziyaret etmem kadar doğal bir şey olamaz. Ben zaten toplumun bütün kesimlerine ulaşmaya çalışan bir anlayışa sahibim, bunu da uygulamaya çalıştım. Bu yönde çalışmalarım devam edecek.

Ortak adaylık çalışmaları nedeniyle deprem bölgesinde yaşanan felaketi unutmadıklarını da vurgulayan Kılıçdaroğlu bölgeye gideceğini söylerek ekledi:

Bizim önceliğimiz deprem felaketidir. Önümüzdeki Salı günü deprem bölgesiyle ilgili olarak yaraları nasıl saracağımıza, depremzedelerin sorunlarını nasıl çözeceğimize ilişkin projemizi kamuoyuna açıklayacağız. Zaten belediyelerimiz, milletvekillerimiz hep deprem bölgesindeler. Vatandaşlarımızın sorunlarını çözmek için büyük çaba harcıyorlar. Bu çalışmalara da ara vermeden devam edeceğiz.

İmamoğlu ve Yavaş

Kılıçdaroğlu İstanbul Büyük şehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu ve Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş’ın cumhurbaşkanı yardımcısı olarak atanması konusundaki soruyu da şöyle yanıtladı:

Sayın İmamoğlu da Sayın Yavaş da çok değerli iki arkadaşımız. Çok başarılı iki belediye başkanımız. Sadece belediye başkanı oldukları illerde değil Türkiye’nin neresinde bir sorun olsa hemen o sorunu da çözmek üzere yardıma koşan iki belediye başkanımız. Seçimden sonra cumhurbaşkanı yardımcısı olarak atanacakları tarihe kadar belediye başkanlıklarından ayrılmaları gerekmiyor. Böyle bir hukuki zorunluluk yok. Bu nedenle seçime kadar kampanya boyunca da birlikte çalışacağız. Hiçbir sorun yok.

HDP gündemi

Kılıçdaroğlu’nun ittifakın ortak adayı olarak açıklamasının ardından HDP Eş Başkanı Mithat Sancar, “Kılıçdaroğlu’nun bizi ziyaret etmesini de bekliyoruz” açıklaması yaptı.

Bu konu İYİ Parti Lideri Meral Akşener’e de soruldu. Akşener de Kılıçdaroğlu için “Tabii HDP’ye ziyaret edebilir ama masaya getiremez” yanıtını verdi.

HDP’nin eski Eş Başkanı Selahattin Demirtaş cezaevinden Akşener’e mektup yazarak, “Bizim oyumuzu istiyor musunuz istemiyor musunuz, bizi nasıl ikna etmeyi düşünüyorsunuz, sizin parti olarak diğer partilerle müzakere hakkınız var da HDP’nin yok mu” gibi bir dizi soru yöneltti.

Paylaşın

Kılıçdaroğlu’nun Adaylığı ‘Kürt Seçmen’de Heyecan Yarattı

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP), Demokrat Parti, Saadet Partisi, Gelecek Partisi,  Demokrasi ve Atılım (DEVA) Partisi ve İYİ Parti’den oluşan Millet İttifakı’nın cumhurbaşkanı adayı olarak Kemal Kılıçdaroğlu’nun açıklanması Kürt seçmenin yoğun yaşadığı Doğu ve Güneydoğu’da heyecan yarattı.

20 yıldır bölgede muhafazakâr Kürtlerin oylarını alan ve HDP’den sonra ikinci parti olan AKP, Cumhur ittifakındaki milliyetçi ortakları nedeniyle bu pozisyonunu kaybetmiş görünüyor. 2018 yılında yapılan genel seçimlerde Diyarbakır’da yüzde 21,5 oy alan AKP’nin oy oranının yüzde 7’lere kadar düştüğü tahmin ediliyor.

AKP’nin yaşadığı kan kaybının tek sebebi MHP ve BBP ile ittifak kurması değil. HDP’ye yönelik tutumlar, kayyum atamaları, Kürt sorununa yönelik güvenlikçi politikalar, iktidarın son yıllarda kullandığı milliyetçi söylem ve ekonomik kriz, AKP’nin Kürt seçmen nezdinde itibar kaybetmesinin ana sebeplerini oluşturuyor.

Türkiye’de son yıllarda yapılan neredeyse tüm seçimlerin belirleyicisi olan Kürt seçmenler, yaklaşık 2 ay sonra yapılacak Cumhurbaşkanlığı ve parlamento seçimlerinde de bu rollerini koruyacakmış gibi görünüyor. Henüz seçim atmosferine girilmemesi nedeniyle yeteri kadar konuşulmasa da seçimi kazanmak için Kürt oylarına ihtiyaç duyulduğu artık herkesin üzerinde hemfikir olduğu bir gerçek. Bu da her iki ittifakın da Kürt seçmenler üzerinden hesap yapmasını zorunlu kılıyor. Peki, bölge seçmeni nezdinde ittifakların durumu nasıl?

CHP’ye sempati artıyor

Son 20 yıldır muhafazakâr Kürtlerden ciddi destek alan AKP’nin kan kaybına uğradığı bölgede CHP için ise tam tersi bir tablo ortaya çıkıyor. Geçmiş yıllarda Kürt seçmenin mesafeli durduğu CHP’ye yönelik sempatinin ciddi şekilde arttı göze çarpıyor. Uzmanlar bu durumu Kemal Kılıçdaroğlu’nun uyguladığı politika ve partideki dönüşüme bağlıyor. Öyle ki, Mayıs ayında yapılması planlanan seçimlerde Millet İttifakı’nın Cumhurbaşkanı adayı olarak Kılıçdaroğlu’nun isminin açıklanması, CHP’nin güçlü olduğu kentler kadar ülkenin doğusunda da heyecan yarattı.

“Kılıçdaroğlu’na olan ilgi desteğe dönüşmüş durumda”

DW Türkçe’den Felat Bozarslan’a konuşan Rawest Araştırma Şirketi Genel Müdürü Roj Girasun da bu durumu Kılıçdaroğlu’nun 2010 yılından beri CHP’de yarattığı değişim ve dönüşüme bağlıyor. Kürt seçmenlerin bu durumu yakından takip ettiğine dikkat çeken Girasun’a göre, önceleri ilgiyle takip edilen dönüşüm daha sonra bir beğeniye dönüştü. Girasun bugün itibariyle bu ilgi ve beğeninin desteğe dönüştüğü görüşünde.

Griasun, “Kürt seçmenler nezdinde Kılıçdaroğlu ismi, artık adaylar içerisinde en çok karşılık bulmaya başlayan aday olarak öne çıkıyor. Kılıçdaroğlu’nun Kürt seçmenler tarafından kolaylıkla oy verebilecekleri bir isim olduğundan bahsedebiliriz. Zaten Kılıçdaroğlu’na Kürt seçmen tarafından duyulan güven, CHP’nin kurumsal kimliğine duyulan güvenin çok fazlasıyla önünde seyrediyordu. Bu güveni altılı masanın diğer birleşenleri ve HDP’nin desteğiyle biraraya getirdiğimizde Kılçdaroğlu’nun Kürt seçmenden ciddi bir destek alabileceğini söylemek zor değil” diyor.

HDP faktörü etkili olacak

Kürt siyasetinin merkezi konumunda olan 2 milyon nüfuslu Diyarbakır’da yakın zamana kadar sokağın gündemi deprem ve ekonomik krizdi. Depremin vurduğu 11 kentten biri olan Diyarbakır’da 409 kişi hayatını kaybetti, binlerce insan ağır hasarlı olan evlerinden göç etmek zorunda kaldı. Ekonomik krizin uzun zamandır yoğun şekilde hissedildiği kentin sokaklarında Kılıçdaroğlu’nun adaylığı ciddi heyecan yarattı.

HDP’nin 2018 seçimlerinde yüzde 65,5 oy aldığı Diyarbakır’da uzun zamandan sonra sokağın gündemi yeniden siyaset oldu. Sokaklarda HDP’nin cumhurbaşkanı adayı göstermemesi olasılığına da ciddi destek var. Parlamento seçimlerinde ekserisi HDP’ye oy verecek olan kentte, cumhurbaşkanlığı seçimlerinde ise Kılıçdaroğlu’nun adı öne çıkıyor.

“Daha iyisi olamazdı”

Diyarbakır’ın Sur ilçesinde uzun yıllardır çaycılık yapan Nizam Özbek siyaseti de yakından takip ediyor.

Kılıçdaroğlu’nun adaylığını olumlu bulan ve desteklenmesi gerektiğini söyleyen Özbek, “Bence ondan daha iyisi olamazdı” diyor. Dürüst, samimi ve sözünün arkasında bir insan olduğuna inandığı Kılıçdaroğlu’nun cumhurbaşkanı olması durumunda eşit bir vatandaşlık olacağını söyleyen Özbek, “Türkiye’nin hali malum. Kısa dönemde kendisinden birşey beklemem. Ama zaman verilirse çok şeyi düzelteceğine inanıyorum” diyor.

Yaklaşık 50 yıldan beri Dağkapı semtinde esnaflık yapan Nihat Kuş da Kılıçdaroğlu’nun adaylığını olumlu bulanlardan. Bütün Diyarbakır halkının böyle düşündüğünü ifade eden Kuş, “Bu enkazı bir an önce kaldırsınlar. Millet refaha kavuşsun. Temennimiz budur. Yani insanlar artık siyasetin dışında ekmeğin peşindeler” diyor.

59 yaşındaki emekli kamu görevlisi Cengiz Özbek ise Millet ittifakını desteklediğini ifade ediyor. Bu ülkeye adalet ve hukukun lazım olduğunu belirten Özbek’e göre, ekonomik şartlar da gittikçe kötüleşiyor. Özbek, kötüleşen şartlara karşı seçmen olarak Kılıçdaroğlu’nu da denemek istediğini ifade ediyor:

“Bunu da bir görelim. Altı kişidirler. Herkes bir birini denetler. Tek bir kişi değil sonuçta. Şu andaki iktidar tek bir kişidir. O da yanındaki, sağındaki, solundaki kişilere danışsaydı iyi olurdu. Ama tek başına hareket ettiğinden dolayı hem ekonomik açıdan hem depremde yaşadığımız sıkıntılar oldu”

Kürt sorunu ile ilgili beklentiler

Kürt seçmenlerin Kılıçdaroğlu’ndan en önemli beklentisi ise Kürt sorunu ile ilgili. Kürt sorununun artık sivil yollarla çözülmesi gerektiğini söyleyen seçmenler, güvenlikçi politikaların sonuçlarının ortada olduğu görüşünde. Diyarbakır’daki özel bir sağlık kuruluşunda çalışan Birgün Demirtaş Kılıçdaroğlu’nu olumlu karşıladığını, ittifaka yönelik ise genel bir güvensizlik olduğunu ifade ediyor. Cumhurbaşkanı olacak kişinin öncelikle Kürt halkının taleplerine kulap vermesi gerektiğini belirten Demirtaş, “Kürt halkı kendilerinin farkında olunmasını istiyor. Başka bir talebi de yok. Zaten Mithat Sancar da o yekilde belirtti” diyor.

“Çok şey kaybettirecekler”

Diyarbakır sokaklarında Kılıçdaroğlu’na destek verenler çoğunlukta. Ancak az da olsa adaylığına karşı çıkanlar da var. AKP seçmeni olduğunu belirten Filiz Karataş onlardan biri. Kılıçdaroğlu ve altılı masayı asla desteklemeyeceğini söyleyen Karataş, onların Türkiye’ye bir şey kazandırmayacağını, aksine çok şey kaybettireceklerini düşünüyor.

Erdoğan’ın bugüne kadar Türkiye’ye çok şey kazandırdığını ifade eden Karataş, “Kılıçdaroğlu’ndan beklentiniz nedir?” sorusuna ise “Ülkemize ferahlık getirmesini istiyorum. Bu zamlı fiyatları düşürmesini istiyorum. Bugün aldığımızı bir hafta sonra aynı fiyatla alamıyoruz. Doğalgaz, elektrik, su faturalarımız çok çok yüklü geliyor” şeklinde cevap veriyor.

İYİ Parti’li ittifak destek görür mü?

Peki, HDP’ye mesafeli duran İYİ Parti’nin olduğu Millet İttifakı Kürt seçmenden destek görür mü? Rawest Araştırma Genel Müdürü Roj Girasun’a göre, Kürtlerin İYİ Parti’den çekinceleri olsa da masanın asıl sahibinin Kılıçdaroğlu olduğunun bilincindeler:

“Masada başka denge unsurları da var. DEVA, Gelecek ve Saadet partileri gibi Kürt meselesiyle alakalı kismi taleplere olumlu yaklaşan, Kürt meselesiyle alakalı açılımlarıyla da hatırlanan isimler var. Bunlar da orada bir denge oluyor. Sadece CHP ve İYİ parti ortaklığı olsaydı Kürt seçmendeki endişe duygusu daha yüksek olabilirdi. Zaten Kürt seçmenler Kılıçdaroğlu’na verdikleri destekte majör taleplerinin hemen karşılanacağı beklentisinde değiller. Kürt meselesinde nefes alacak bir alan beklentisindeler.

Kayyum atamaları, Kürtçe ile alakalı bazı adımlar atılması, OHAL kalkmış olsa bile uygulamalarının ve milliyetçi dilin esnetilmesine dönük talepleri var. Cezaevlerinde önemli oranda Kürt siyasetçi var. Bu siyasetcilerin de değişen iktidarla beraber serbest bırakılacağına dair umut yaratan bir hava olduğunu biliyoruz. Bunların hepsi Kürt seçmenlerin oy verme davranışını yönlendirecek bir etkiye sahip”

Önceki seçimlerde HDP’nin 9, AKP’nin ise 3 milletvekili çıkardığı Diyarbakır’da bu seçimde tablonun AKP aleyhine bozulması bekleniyor. CHP’nin de en az bir milletvekili çıkarmak istediği kentte AKP’nin milletvekili sayısının 1 veya 2’ye düşmesi bekleniyor.

Paylaşın

CHP Lideri Kılıçdaroğlu’ndan “8 Mart” Mesajı: Kadınlar Kazanacak

Millet İttifakı’nın Cumhurbaşkanı Adayı Kemal Kılıçdaroğlu, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü nedeniyle paylaştığı mesajında, “Gelecek sene 8 Mart, meydanlarda coşkuyla kutlanacak. Kadınlar kazanacak” dedi.

Haber Merkezi / Millet İttifakı’nın 13. Cumhurbaşkanı Adayı Kemal Kılıçdaroğlu, sosyal medya hesabından 8 Mart Dünya Kadınlar Günü vesilesi ile açıklama yayımladı. Kılıçdaroğlu, açıklamasında şöyle dedi:

“Gelecek sene 8 Mart, meydanlarda coşkuyla kutlanacak. Kadınlar kazanacak. Tüm kadınların 8 Mart Emekçi Kadınlar Gününü kutlarım.”

8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü

Dünya Kadınlar Günü ya da Dünya Emekçi Kadınlar Günü her yıl 8 Mart’ta kutlanan ve Birleşmiş Milletler tarafından tanımlanmış uluslararası bir gündür. İnsan hakları temelinde kadınların siyasi ve sosyal bilincinin geliştirilmesine, ekonomik, siyasi ve sosyal başarılarının kutlanmasına ayrılmaktadır.

8 Mart 1857 tarihinde ABD’nin New York kentinde 40.000 dokuma işçisi daha iyi çalışma koşulları istemiyle bir tekstil fabrikasında greve başladı. Ancak polisin işçilere saldırması ve işçilerin fabrikaya kilitlenmesi, arkasından da çıkan yangında işçilerin fabrika önünde kurulan barikatlardan kaçamaması sonucunda 129 kadın işçi can verdi. İşçilerin cenaze törenine 10.000’i aşkın kişi katıldı.

26 – 27 Ağustos 1910 tarihinde Danimarka’nın Kopenhag kentinde 2. Enternasyonale bağlı kadınlar toplantısında (Uluslararası Sosyalist Kadınlar Konferansı) Almanya Sosyal Demokrat Partisi önderlerinden Clara Zetkin, 8 Mart 1857 tarihindeki tekstil fabrikası yangınında ölen kadın işçiler anısına 8 Mart’ın “Internationaler Frauentag” (International Women’s Day – Dünya Kadınlar Günü) olarak anılması önerisini getirdi ve öneri oybirliğiyle kabul edildi.

İlk yıllarda belli bir tarih saptanmamıştı fakat her zaman ilkbaharda anılıyordu. Tarihin 8 Mart olarak saptanışı 1921’de Moskova’da gerçekleştirilen 3. Uluslararası Kadınlar Konferansı’nda (3. Enternasyonal Komünist Partiler Toplantısı) gerçekleşti. Adı da “Dünya Emekçi Kadınlar Günü” olarak belirlendi.

Birinci ve İkinci Dünya Savaşı yılları arasında bazı ülkelerde anılması yasaklanan Dünya Kadınlar Günü, 1960’lı yılların sonunda Amerika Birleşik Devletleri’nde de anmaya başlanmasıyla daha güçlü bir şekilde gündeme geldi. Birleşmiş Milletler Genel Kurulu, 16 Aralık 1977 tarihinde 8 Mart’ın “Dünya Kadınlar Günü” olarak anılmasını kabul etti. Birleşmiş Milletler’in sitesinde günün tarihine ilişkin bölümde, kutlamanın New York’ta ölen işçilerin anısına yapıldığı yazılmamıştır.

Türkiye’de 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü

Türkiye’de 8 Mart Dünya Kadınlar Günü ilk kez 1921 yılında “Emekçi Kadınlar Günü” olarak kutlanmaya başlandı. 1975 yılında ve onu izleyen yıllarda daha yaygın, ve yığınsal olarak kutlandı, kapalı mekanlardan sokaklara taşındı.

“Birleşmiş Milletler Kadınlar On Yılı” programından Türkiye’nin de etkilenmesiyle, 1975 yılında “Türkiye 1975 Kadın Yılı” kongresi yapıldı. 12 Eylül 1980 Askeri Darbesi’nden sonra dört yıl süreyle herhangi bir kutlama yapılmadı. 1984’ten itibaren her yıl çeşitli kadın örgütleri tarafından “Dünya Kadınlar Günü” kutlanmaya devam ediliyor.

Paylaşın