Akşener: Bu Sistemi Değiştirip Demokrasi Getireceğiz

SÖZCÜ TV’de gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulunan İYİ Parti Lideri Akşener, “Bir, beraber olacağız, ayrışma noktalarımıza saygı duyacağız, farklılıklarımıza saygı duyacağız. Bu ülkeye, bu sistemi değiştirip demokrasi getireceğiz” dedi.

Akşener, Kılıçdaroğlu’nun yayınladığı “Alevi” videosuna ilişkin, “Böyle bir açıklama yapmak durumunda kendini hissetmesinden çok kalbim acıdı. Rumeli göçmeni bir ailenin çocuğuyum ben. Türkiye’den gitmişiz ama Türkiye’ye geri döndüğünüz zaman biz, birçok şeyleri yaşadık bu ülkede” ifadelerini kullandı.

Millet İttifakı’nı hedef alan Erdoğan’a ” Bir Cumhurbaşkanı için ne kadar ayıp bir şey” diyerek tepki gösteren Akşener ekledi: Yarın başımıza bir şey gelirse sorumlusu odur.

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, SÖZCÜ TV yayınına katılarak gündemi değerlendirdi.

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın, Millet İttifakı Cumhurbaşkanı adayı ve CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na yönelik “Terörist başı Öcalan’ı çıkaracakmış. Bu ülke terör devleti değildir. Türkiye asla bu terör örgütlerinin oyuncağı değildir. Bu 7’li masa iyice dağıttı” sözlerine tepki gösteren Akşener’in açıklamaları özetle şöyle:

Sayın Cumhurbaşkanı, Sayın Erdoğan böyle yapacak yani el kol sallanacak. İşte ertesi gün tehdit edecek, ediyor zaten.

Bugün mesela tam izleyemedim. Size gelirken bir arkadaşım atmış. Mitingte bir terör videosu göstermiş. İçeriğini bilmiyorum yani bakamadığım için. Ama mesela Sayın Kılıçdaroğlu’nun Abdullah Öcalan’ı affedeceğini, çıkaracağını söylediğini söylemiş. Ben de yanındaymışım, hiçbir şey dememişim. Külliyen yalan. Sayın Kılıçdaroğlu’na da büyük hakaret, büyük haksızlık.

“Savaşa mı gidiyoruz arkadaş?”

Yani zorla dürtüyorlar adamı. Yahu arkadaş, sayın Erdoğan sol elinde PKK var senin, tutuyorlar hâlâ, sağ elinde de Hizbullah var ya. Birisi yani Kürtlerin bebeklerini bile öldüren bir kanlı örgüt, öbürü de Gaffar Okkan’ı öldüren bir kanlı örgüt. Kime ne diyorsun ki? Dolayısıyla bu konuşmalar dahi, savaşa mı gidiyoruz arkadaş? Seçime gidiyoruz alt tarafı. Cenge gidiyoruz şu anda bu dille.

İşte bulundukları bu yeri kaybetmemek için her şeyi yapmak gibi, her dili konuşmak gibi bir tavırları var. Biz bu üçkağıda, bu katakulliye düşmeyeceğiz. Bir, beraber olacağız, ayrışma noktalarımıza saygı duyacağız, farklılıklarımıza saygı duyacağız. Bu ülkeye, bu sistemi değiştirip demokrasi getireceğiz.

Bize çemkirip bizi gayri millî görenlerin, yerli ve milli olmadığımızı iddia edenlerin hatta teröristlerle yan yana kabul edilip bizi teröristlerle yan yana gömeceklermiş. Bir Cumhurbaşkanı için ne kadar ayıp bir şey, hiç yakışmaz bir Cumhurbaşkanı’na böyle bir tehdit. Yarın başımıza bir şey gelirse sorumlusu odur.

Paylaşın

Akşener: ‘Devlet Eşittir Benim’ Diyen Bir Kişiyle Karşı Karşıyayız

Bayram kahvaltısı programında konuşan İYİ Parti Lideri Akşener, “Yaşadıklarımızın üzerimizde bıraktığı bu tecrübemizle biz aynı zamanda bu ülkeyi yeniden inşa edeceğiz. Çünkü devletin hafızası gitmiş. Çünkü ‘devlet eşittir benim’ diyen bir kişiyle karşı karşıyayız” dedi ve ekledi:

“Nasıl olur, milletin vergileriyle kurulmuş devletin kamu binaları üzerinde Cumhurbaşkanı Adayı Sayın Recep Bey’in resmi olur? Onun propagandası olur? Böyle bir ülke olabilir mi? Rayından çıkmış bu ülke. İnşallah ekonomiyi yönetecek Bilge Yılmaz karşımda oturuyor.

Darmaduman edilmiş, bilerek daha da aşağıya ittirilen bu ekonomiyi 30 sene Amerika’da yaşayıp vatandaşlık almamış bir arkadaşımızın yönetmesi için çalışacağız. En önemli okulda ömür boyu hocasınız ve vatandaşlık almıyorsunuz. Bize milliyetçilik satıyorlar öyle mi? Bize milli ve yerlilik satıyorlar öyle mi? Bizi terör örgütleriyle yan yana getiriyorlar öyle mi? Yarınız başka ülkelerin vatandaşısınız.”

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş ile İYİ Parti Ankara İl Başkanlığı’nın düzenlediği bayram kahvaltısı programına katıldı.

ANKA’nın aktardığına göre programda konuşan Akşener, şunları söyledi:

Dikkat edin İYİ Parti öncesinde hiç böyle konuşmalar yoktu. Hiç böyle hakaretler bu manada havada uçuşmuyordu. Ne namusumuz ne şerefimiz ne cinsiyetimiz hiçbir şeyimiz kalmadı. En son kurşun bile yedik. Evim basıldı. Basın danışmanım saldırıya uğradı, İstanbul il başkanımız saldırıya uğradı yani olmayan şey kalmadı.

Bunun karşılığı direnildi. Biz direndiğimiz için kadınıyla, erkeğiyle, genciyle geleceğini heba eden, etmeyi göze alan bu gençlerle, çocuklarının geleceğini soru işareti bir hale bırakan annelerle direnildiği için bugün Türkiye tarih yazacak, birlikte kazanacağız ve Türkiye’ye baharlar gelecek.

Eğer İYİ Parti olmasaydı, İYİ Parti’yi kurarken o eziyetler çekilmeseydi ve direnilmeseydi, biz direne direne kazandık. Şimdi elbette birleşe birleşe kazanacağız. Bundan sonraki meselemizde cumhurbaşkanlığı seçimini kazanmak, bu inşallah oluyor ama şimdi sizden istediğim bir şey var; biz birinci parti olmak zorundayız.

Millet İttifakı’nın ortak belediye başkanlarının yaptığı somut hizmetlerin eğer o iftiraları nasıl yere düşürdüğünü gördüysek biliyorsak bugün Millet İttifakı’nın tümüne yapılan iftiralarında ortadan kalkabilmesi ve bunlara vatandaşın inanmasının önüne geçilmesi İYİ Parti’nin kadrolarının bir görünür olması, iki oy oranının yüksek olması, üç çok milletvekili çıkarmaktan geçiyor.

Eğer 15 Mayıs sabahı Sayın Kılıçdaroğlu cumhurbaşkanı olacak, İYİ Parti’de eğer birinci parti olur, milletvekili sayısı çok olursa bu ülkeyi yönetmekle ilgili irade burada büyük çoğunluk burada olur.

Başbakan olmayı hedef seçtim, İYİ Parti’nin iktidar olması için seçtim. Ben başbakan olmayı onunla, bununla pazarlık yaparak, ona buna yalvararak yapamam. Fıtratım buna ters. Onun için birinci parti çıkacağız ki ben sizin bileğinizin hakkıyla, kendi bileğimin hakkıyla çalışmakla, her bir vatandaşımızın kapısından girerek ona ikna ederek ben başbakan olacağım. Şartım budur. Biz koalisyon hükümetlerini bilenleriz.

Bu da bir nevi koalisyondur. Koalisyon hükümetleri son derece faydalıdır. SHP-DYP koalisyonunun bir dönem şahidi oldum. Ana yolun hatta ‘mektupçusu’ derler, arka kapı diplomasisini yürütenlerden biriydim. Refah Yol’un aynı yanındaydım aynı şekilde rahmetli hocayla, Doğru Yol Partisi Genel Başkanı Sayın Çiller arasındaki arka kapı diplomasisinde göre alanlardan birisiydim ve o iktidarın İçişleri Bakanı oldum.

“Hani DHKP-C’liler, PKK’lılar su saatini okuyacaktı?”

Bu ülke için her biriniz gibi bırakın istikbali, canını vermeye hazır bir insanım. Biz Sayın Mansur Yavaş’la, Sayın İmamoğlu’nu Sayın Kılıçdaroğlu’nun koşu partneri yaptık. Her ikisinin de hem etkili hem yetkili hem icracı başkan yardımcılıklarını net bir şekilde yazıya dökerek sağladık.

Gittiğimiz her yerde ben ağırlıklı olarak Mansur Yavaş ile geziyorum, onun yaptığı çalışmaları referans olarak anlatıyorum. İcra ne kadar önemli. Hani DHKP-C’liler, PKK’lılar su saatini okuyacaktı? Hani yapılan yardımlar kesilecekti? Hani sadece bir kesime yardım yapacaktı? Hani sadece bir siyasi görüşteki insanların elinden tutacaktı? Bunlar oldu mu? Hayır.

Bir deprem oldu darmaduman ortalık. İftira atıyorlar, yalan söylüyorlar. Biz İYİ Parti olarak büyük bir STK gibi çalıştık. Dün Hatay’da, Reyhanlı’da, Ticaret Odası’nın başkanı bana bir şey sordular: ‘99 depremini yaşamış bir insansınız, ne kadar sürede ayağa kalktınız? Ne kadar sürede kalıcı evler yapıldı?’

O problemlerin nasıl çözüldüğünü anlattım. 1999 nere, 2023 nere? Teknolojik olarak hayatımızda neler değişti bir düşünün. Neyi öğrendik? AFAD’ı kurmuşlar içinde insan yok, Sivil Savunma Genel Müdürlüğü’nü kaldırmışlar. Biz bu devletin bütün ayarlarını bozan sistemin birincisi mutlaka demokrasiyle İYİ Parti mensuplarının çok daha fazla çalışmasıyla demokrasi yoluyla, helal oylarla gitmesini sağlayacağız.

“‘Devlet eşittir benim’ diyen bir kişiyle karşı karşıyayız”

Yaşadıklarımızın üzerimizde bıraktığı bu tecrübemizle biz aynı zamanda bu ülkeyi yeniden inşa edeceğiz. Çünkü devletin hafızası gitmiş. Çünkü ‘devlet eşittir benim’ diyen bir kişiyle karşı karşıyayız. Nasıl olur, milletin vergileriyle kurulmuş devletin kamu binaları üzerinde Cumhurbaşkanı Adayı Sayın Recep Bey’in resmi olur? Onun propagandası olur? Böyle bir ülke olabilir mi? Rayından çıkmış bu ülke. İnşallah ekonomiyi yönetecek Bilge Yılmaz karşımda oturuyor.

Darmaduman edilmiş, bilerek daha da aşağıya ittirilen bu ekonomiyi 30 sene Amerika’da yaşayıp vatandaşlık almamış bir arkadaşımızın yönetmesi için çalışacağız. En önemli okulda ömür boyu hocasınız ve vatandaşlık almıyorsunuz. Bize milliyetçilik satıyorlar öyle mi? Bize milli ve yerlilik satıyorlar öyle mi? Bizi terör örgütleriyle yan yana getiriyorlar öyle mi? Yarınız başka ülkelerin vatandaşısınız.”

Paylaşın

İYİ Parti Lideri Akşener’den Sert Sözler: Ulan Manyaklar…

Seçim çalışmaları kapsamında bulunduğu Antalya’nın Kepez ilçesinde vatandaşlara seslenen İYİ Parti Lideri Akşener, “Ulan manyaklar, hem ateist hem kafir hem FETÖ’cü, hem faili meçhulcü hem de PKK’lı olunur mu? Siz işte kafayı böyle yediniz. Dolayısıyla kişi kendinden bilirmiş, kendinden…” dedi ve ekledi:

“Sen eğer İstanbul seçimini iptal ettirir, 31 Mart’ta iptal ettirir, 13 bin 500 oy farkını kabul etmez, ‘mutlaka bir şeyler olmuştur, olmasa bile olmuştur’ dersen, iptal ettirirsen; ondan sonra ne olur biliyor musunuz? Bu aziz millet, sürdürmez. Milli iradeye el sürdürmez, iradesine el sürdürmez. El sürdürmediği için de döner öyle bir Osmanlı tokadı atar ki feleğini şaşırırsın.”

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş ile birlikte Antalya’nın Kepez ilçesinde vatandaşlara seslendi.  ANKA‘nın aktardığına göre Akşener’in konuşmasından öne çıkanlar şöyle:

“İYİ Parti kurulmasaydı, bugün bu kürsüden konuşan arkadaşlarımız, konuşan kardeşlerimiz değerli ağabeyim Sayın Mansur Yavaş ve diğer Büyükşehir Belediye Başkanları; acaba konuşuyor olabilecekler miydi? İYİ Parti kuruldu, bir şey değişti, her şey değişti.

Onun için İYİ Parti’ye ve İYİ Parti’nin Genel Başkanı bana olmadık hakaretlerin, olmadık iftiraların, olmadık tehditlerin yapıldığı bir 5 yıl geçirdik. Korktuk mu? Hayır. Çaldık mı? Hayır. Ne yaptık? Birleşe birleşe kazandık. Ne yaptık? Önce 2018’de beraberce CHP ile birlikte Saadet Partisi, Demokrat Parti ile beraber önce Millet İttifakı’nı kurduk. Karşımızda Cumhur İttifakı vardı.

Yine olmadık hakaretler, olmadık iftiralar atıldı. Ya arkadaş; FETÖ’cü oldum, PKK’lı oldum. Aynı anda hem FETÖ’cü hem ateist bir de kafir ilan ettiler. Ben ki hacıyım, ben ki 7 yaşından beri 5 vakit namaz kılarım… Beni kafir ilan ettiler. Aynı anda FETÖ’cü, kafir, PKK’lı ama Diyarbakır’a gittiğim zaman, Urfa’ya, Van’a gittiğim zaman da faili meçhulcü ilan ettiler.

“Ulan manyaklar…”

Ulan manyaklar, hem ateist hem kafir hem FETÖ’cü, hem faili meçhulcü hem de PKK’lı olunur mu? Siz işte kafayı böyle yediniz. Dolayısıyla kişi kendinden bilirmiş, kendinden… Sen eğer İstanbul seçimini iptal ettirir, 31 Mart’ta iptal ettirir, 13 bin 500 oy farkını kabul etmez, ‘mutlaka bir şeyler olmuştur, olmasa bile olmuştur’ dersen, iptal ettirirsen; ondan sonra ne olur biliyor musunuz? Bu aziz millet, sürdürmez. Milli iradeye el sürdürmez, iradesine el sürdürmez. El sürdürmediği için de döner öyle bir Osmanlı tokadı atar ki feleğini şaşırırsın.”

Şimdi bakın, bedava Başbakanlık yok. Evet ben Başbakan olmaya talibim ama onunla bununla abidik gubidik işler yaparak değil, pazarlık yaparak değil, sizin helal oylarınızla birinci parti çıkacağız ve ben Başbakan olacağım. Çok çalışacaksınız.

Ondan sonra da o oyları aldıktan sonra da Sinan Ateş kardeşimin kızları Bengisu ve Banu Çiçek’in, Ayşe Ateş’in kalbini serinletmek, gözyaşlarını silmek için, o katilleri bulmak benim boynumun borcudur. Ahd olsun, şart olsun, yemin olsun ki… Nereye kaçmışlarsa oradan bulup çıkarmak benim görevim olacak.

Bu arkadaşlar, o kadar bedavacılığa alıştılar ki, o kadar yandaş kayırmaya alıştılar ki, ekonomiyi o kadar berbat ettiler ki, bu seçime giderken oculuk buculuk üzerinden devam ettirmeye çalışıyorlar, ama millet yemiyor. 100 bin öğretmen tayin edeceğiz ilk 1 ay içinde, seçimi kazanacağız, 100 bin öğretmen tayin edeceğiz.

Hemen Antalya’da Antalyalılar turistlerin her türlü hizmetinde, turistlere her türlü yardımı yapıp onlara Antalya’da hizmet ediyor. Onların kaldıkları yerlerle ilgili bir vergi var. Onlar birilerinin cebine gidiyor sizden çıkıyor. Dolayısıyla o vergiyi kaldıracağız. O vergiyi sizin, işletmelerin Antalyalıların almasını sağlayacağız.

Tam 3 yıl boyunca dolaştım ve sizleri dinledim. Partimi övmedim, propaganda yapmadım, başka bir partiyi de yermedim. Ama şimdi seçime gidiyoruz. Sizlerin oylarını istiyorum. Suriyeliler gidecek. Dolayısıyla Atatürk’ün kurduğu Cumhuriyet’in yeniden değerlerine sahip olan bu gençlerin taleplerine uygun bir ülkeyi beraber inşa edeceğiz. Oylarınıza talibiz. Saygılar sunuyorum, hayırlı bayramlar, hayırlı iftarlar diliyorum.”

Paylaşın

Akşener: 50 Bin Tane İftira Atıyorlar Ama Hırsız Diyemiyorlar

Sinop’ta vatandaşlara seslenen Akşener, “50 bin tane dedikodu yapıyorlar, 50 bin tane iftira atıyorlar. Artık işleri iftiraya kaldı. Ama söyleyemedikleri bir şey var. Hırsız diyemiyorlar. Çünkü, kendileri hırsız. Hırsız deseler, hırsızlıklarını çat diye yüzlerine vuracağız” dedi ve ekledi:

“Beş maaşlı, 10 maaşlı, 15 maaşlı danışman olmayacak. 801 milyon dolara Ankara’da bir park yaptılar. Kaç çocuğun bursu ödenirdi? Kaç öğrencimize karşılıksız burs verilebilirdi? 801 milyon dolar… Yani 16 milyar lira. Utanmaları yok. Üç AK Partili müteahhite verildi. Sizin çocuklarınız ağladı, sizin çocuklarınız, umutsuz, mutsuz. İşte o nedenle bu harami düzeni beraber değiştireceğiz.”

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, Ankara Büyükşehir Belediye (ABB) Başkanı Mansur Yavaş ile birlikte Sinop İskele Meydanı’nda vatandaşlara seslendi. Akşener’in konuşmasından önemli başlıklar şöyle:

“Sinop emekli şehri. Emekli maaşlarında 5500 alanı 7500 lira yaptılar, aslında asgari ücret olmalıydı. 6500 alan da 7500 lira oldu. Biz iktidara gelir gelmez o aradaki farkı da düzelteceğiz. Birincisi bu. İkincisi 100 bin öğretmen ataması yapacağız bir ay içerisinde. 3600 ek göstergede ortaya çıkan haksızlığı gidereceğiz. 2020 yılında ve ondan önce soru çalınarak mağdur olmuş KPSS mağdurlarının mağduriyetlerini gidereceğiz.

Ben, İYİ Parti’ye oy istiyorum aynı zamanda Millet İttifakı Cumhurbaşkanı adayı Kemal Kılıçdaroğlu’na da oy istiyorum. Biz bu ucube sistemi birlikte değiştirmeliyiz. Bu harami düzeni birlikte değiştireceğiz. Bedava olmaz, oylarınızı vereceksiniz. Ben de kimseyle pazarlık etmeden bu ucube sistem değişecek sonra da başbakan olacağım. Biliyorsunuz, sayın Mansur Yavaş’la sayın İmamoğlu’nun mutlaka bu sistemin içerisinde olmasını istemiştim.

Dolayısıyla masada problem oldu. Mansur Bey ve Ekrem İmamoğlu her ikisi de geldiler. Şahsıma dair bir talebim olmadığı ortaya çıkınca her ikisini etkili, yetkili Cumhurbaşkanlığı Yardımcılığı’na getirdik. El birliğiyle imzaladık. Bir televizyona gittim. TV’de dediki ilgili arkadaşımız, ‘Siz o masaya nasıl oturdunuz? Diyorlar ki, dış güçler oturttu” dedi. Ben de dedim ki, beni o masaya jet hızıyla ikna eden Mansur Yavaş oldu. Kendisi, Beypazarı doğumlu bir Angaralıdır.

Bu iki belediye başkanıyla beraber, hem bizler hem sayın Kılıçdaroğlu, haram yemeden sosyal devleti ortaya koyarak, kayırmadan, adaleti sağlayarak, demokrasiyi ve hukukun üstünlüğünü sağlayarak, gençlerin gelecek hayallerini yeniden inşa ederek önce seçimi kazanacağız. Sonra da bu ucube sistemden el birliğiyle kurtulacağız.

Size söz olsun. 50 bin tane dedikodu yapıyorlar, 50 bin tane iftira atıyorlar. Artık işleri iftiraya kaldı. Ama söyleyemedikleri bir şey var. Hırsız diyemiyorlar. Çünkü, kendileri hırsız. Hırsız deseler, hırsızlıklarını çat diye yüzlerine vuracağız.

Beş maaşlı, 10 maaşlı, 15 maaşlı danışman olmayacak. 801 milyon dolara Ankara’da bir park yaptılar. Kaç çocuğun bursu ödenirdi? Kaç öğrencimize karşılıksız burs verilebilirdi? 801 milyon dolar… Yani 16 milyar lira. Utanmaları yok. Üç AK Partili müteahhite verildi. Sizin çocuklarınız ağladı, sizin çocuklarınız, umutsuz, mutsuz. İşte o nedenle bu harami düzeni beraber değiştireceğiz.”

Paylaşın

İYİ Parti Lideri Akşener: Bu Seçimi Kazanacağız

Ankara’da katıldığı bir programda konuşan İYİ Parti Lideri Akşener, “Ben Meral Akşener, hakkımda söylenmedik kalmadı. Ama Allah’a şükür hırsız denmedi. Sayın Kılıçdaroğlu, söylenmedik şey kalmadı ama hırsız diyemediler. Çünkü, yaşantımız meydanda. Çünkü çoluğumuzun, çocuğumuzun hayatı meydanda. Çünkü bütün bilgiler ellerinde, o her türlü bilgi ellerinde dolayısıyla onu söyleyemediler” dedi ve ekledi:

“Hepimizin namusuna, şerefine laf, iftira atıldı. Diyordum ki, yahu bunu niye yapıyorlar? Bu nasıl bir şeydir? Bugün o önce Sedat Peker’in iddialarıyla, dün izlediğim o Muhammed Yakut’un sözlerinden gördüğüm kadarıyla kendi günahlarını, kendi hırsızlıklarını, kendi adaletsizliklerini, kendi acımasızlıklarını ve kendi hayasızlıklarını örtmek için bu kadar gürültü çıkarmışlar. Dünden itibaren, and olsun ki Allah şahidimdir; derim soyuluncaya kadar çalışacağım, İYİ Partililere sesleniyorum: Size önderlik edeceğim ve bu seçimi kazanacağız.”

Akşener, konuşmasının devamında, “Bir şey daha istiyorum buradaki İYİ Partililerden. Tek tek çalışacaksınız; hem İYİ Parti’ye oy isteyeceksiniz hem Sayın Kılıçdaroğlu’na oy isteyeceksiniz ve 15 Mayıs sabahı hem güneş doğacak hem baharlar gelecek, hem hep birlikte tarih yazacağız.” ifadelerini kullandı.

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, Millet İttifakı’nın cumhurbaşkanı adayı ve CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ile Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş’ın ev sahipliğinde temel atma ve proje tanıtım törenine katıldı. Akşener, burada yaptığı konuşmasında şunları söyledi:

“14 Mayıs akşamı, yani o güzel günde inşallah ülkemize baharların geleceği, hep birlikte tarih yazacağımız, 13. Cumhurbaşkanımız Sayın Kemal Kılıçdaroğlu ve değerli hazirun, bu davetin sahibi Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Mansur Yavaş, sizlerin şahsında burada bulunan bütün hanımefendileri, bütün beyefendileri, bütün gençleri en derin saygı ve sevgilerle selamlıyorum.

Mansur Başkan konuşurken yıllar evvel anneannemin anlattığı bir kıssa aklıma geldi. Anneannem, 30 yaşlarında gözlerini kaybetmiş bir kadındı ama bilge bir kadındı, devrin lise mezunu bir kadındı. Çok dini, ahlakıyla ve kul hakkıyla yaşayan bir kadındı. Bize de onu öğreten bir kadındı. Hz. Adem kıssasını anlatmıştı, hiç unutmadım. Hz. Adem kıssasının en büyük özelliği, haramdır. Mansur başkan konuşurken o geldi aklıma. Çılgın projelerin yapılma nedeni başkanım harama el uzatmak. Kul hakkına girmek, ona el uzatmak.

Çok enteresan bir tarafta binlerce konut yapıp gerçekten ihtiyacı olan ailelere ucuz, onların oturabileceği konutlar imal etmek… Hani siz hiçbir şey bilmezdiniz ya bunu Paris’te, Lyon’da Fransızlar yapar biliyor musunuz? Yani sosyal devlet kavramı, o ülkenin eğer demokrasisinin içinde varsa onlar yapar. Fransa’da yaparlar, Almanya’da yaparlar ve kuzey demokrasilerinde yaparlar. Evlenir bir çift. Birinin işi vardır, birinin yoktur. Onu yapıyorsunuz… Veya emekli bir çift, hayat boyu ev alamamış; onlara… O evler üretilir, o evlerde minicik bir kira vermek kaydıyla otururlar.

Hiç kira veremeyecek durumda olanlar kira vermez. ‘Devlet konutu’ denir onlara. Sonra durumları iyileştikçe o insanların, kredi yöntemiyle geçerler; oraya tekrar başkaları gelir. Bunun adı Batı demokrasilerinde, kuzey demokrasilerinde sosyal devlet, fırsat eşitliği kavramıdır. Siz aslında onu yapıyorsunuz. Batı demokrasilerinin hesap verebilir, vergim nereye gitti diye sorulabilir kavramı içinde yapıyorsunuz. Allah bin kere razı olsun. Burada çalmaya, çırpmaya zaten yer olmaz, zaten imkan olmaz. İsteseniz de yapamazsınız. Bu sistemi yönetim anlayışına koyan, zaten dürüsttür, dürüst olmak zorundadır. Allah bin kere razı olsun zaten ve arkadaşlarından. Büyük bir imkanın oluşacağı bir projenin açılışındayız, temel atma törenindeyiz. Hesap verilebilirlik önde…

Dün akşam tesadüfen Muhammed Yakut diye bir arkadaşın ortaya koyduğu iddiaların olduğu bir video izledim. Muhtemelen bir çoğunuz izlediniz. Daha evvel de Sedat Peker’in videolarını izledik. Bu iddiaların binde biri doğruysa sokakta gezemez bu arkadaşlar. Hayatımda ilk defa duydum Pırlanta Konutları, sitesi… Şehrazat Sitesi… Bu ülke ne olmuş? Bu ülkeyi yönetenler ne olmuş? Ne olmuş biliyor musunuz? Hz. Adem kıssasına göre harama el uzattığın dakikada edep yerlerin açılır. Edep yerlerinin açıldığı andan itibaren edep duygun, haya duygun, utanma duygun, hicap duygun kaybolur ve senin için hiçbir şeyin önemi kalmaz. O videodan ve daha önceki videolardan gördüm ki haramın dibine gidilmiş.

Eğer doğruysa sokakta gezemeyecek insanlar, döndürüp bize iftira atıyorsa, Sayın Kılıçdaroğlu’na iftira atıyorsa, Meral Akşener’e iftira atıyorsa, Mansur Yavaş’a iftira atıyorsa batsın bu dünya. Bunları yapanlar sokakta gezemeyecekse ve hiç utanmadan sırıta sırıta geziyorsa evet 14 Mayıs’ta her birimize düşen şey şu: Eğer milli gelirimizin çalınmasını istemiyorsanız, gençler nefes almak istiyorsa, bu hırsızlardan hesap sorulmak isteniyorsa; bu arsızlarda, edepsizlerden, hayasızlardan hesap sorulması isteniyorsa 14 Mayıs’ta herkes sandığa gidecek. Herkes yanında bir kişi getirecek, Sayın Kılıçdaroğlu’nu cumhurbaşkanı seçeceğiz inşallah.

Ben Meral Akşener, hakkımda söylenmedik kalmadı. Ama Allah’a şükür hırsız denmedi. Sayın Kılıçdaroğlu, söylenmedik şey kalmadı ama hırsız diyemediler. Çünkü, yaşantımız meydanda. Çünkü çoluğumuzun, çocuğumuzun hayatı meydanda. Çünkü bütün bilgiler ellerinde, o her türlü bilgi ellerinde dolayısıyla onu söyleyemediler. Hepimizin namusuna, şerefine laf, iftira atıldı.

Diyordum ki, yahu bunu niye yapıyorlar? Bu nasıl bir şeydir? Bugün o önce Sedat Peker’in iddialarıyla, dün izlediğim o Muhammed Yakut’un sözlerinden gördüğüm kadarıyla kendi günahlarını, kendi hırsızlıklarını, kendi adaletsizliklerini, kendi acımasızlıklarını ve kendi hayasızlıklarını örtmek için bu kadar gürültü çıkarmışlar. Dünden itibaren, and olsun ki Allah şahidimdir; derim soyuluncaya kadar çalışacağım, İYİ Partililere sesleniyorum: Size önderlik edeceğim ve bu seçimi kazanacağız.

Bir şey daha istiyorum buradaki İYİ Partililerden. Tek tek çalışacaksınız; hem İYİ Parti’ye oy isteyeceksiniz hem Sayın Kılıçdaroğlu’na oy isteyeceksiniz ve 15 Mayıs sabahı hem güneş doğacak hem baharlar gelecek, hem hep birlikte tarih yazacağız.”

Paylaşın

İYİ Parti Lideri Akşener: 14 Mayıs Akşamı Erdoğan Saygıyla Yolcu Edilecek

“AK Parti’ye oy veren ve sayın Erdoğan’ı çok seven arkadaşlara sesleniyorum” diyen İYİ Parti Lideri Akşener, “Diyelim ki sayın Erdoğan kazandı. 5 yıl o kadar çabuk geçer ki bir daha da aday olamayacak. Partisinde damatlardan başka kimse kalmadı” dedi ve ekledi:

Haber Merkezi / “Bu ucube sistemin üzerinde bu tarafta haksızlığa uğramış, 82 puan almasına rağmen 52 puanlık dayısı, ayısı olan insanlar atanmış. 82, 92 puanla ortada kalmış gençlerin öfkesi… Bu ülkede nefes alamayan, sürekli itilip kakılan, tecavüze, tacize uğrayan ondan sonra da kendileri suçlanan kadınların öfkesi… Gece çocuğunu aç uyuttuğu için, sabah okula giderken yanına yiyecek koyamadığı için öfkeyle uyuyan annelerin öfkesi”

Meral Akşener ayrıca, “14 Mayıs akşamı, sayın Erdoğan’ın saygıyla yolcu edildiği, Kılıçdaroğlu’nun da alkışla makama oturduğu bir akşam olacak” diye konuştu.

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, Ankara’da Milletvekili Seçim Koordinasyon Merkezinin Açılışı’nda konuştu. Akşener, konuşmasında şunları söyledi:

“Bu seçim önemli bir seçim. Parlamenter sisteme geçişin son defa konuşulduğu bir seçim. Tek adam sisteminin devam ettiği bir sonuç elde edildiği takdirde bir daha bu ucube sistemenden kurtulmayı konuşmak mümkün olmaz. AK Parti’ye oy veren ve sayın Erdoğan’ı çok seven arkadaşlara sesleniyorum.

Diyelim ki sayın Erdoğan kazandı. 5 yıl o kadar çabuk geçer ki bir daha da  aday olamayacak. Partisinde damatlardan başka kimse kalmadı. Bu ucube sistemin üzerinde bu tarafta haksızlığa uğramış, 82 puan almasına rağmen 52 puanlık dayısı, ayısı olan insanlar atanmış. 82, 92 puanla ortada kalmış gençlerin öfkesi…

Bu ülkede nefes alamayan, sürekli itilip kakılan, tecavüze, tacize uğrayan ondan sonra da kendileri suçlanan kadınların öfkesi… Gece çocuğunu aç uyuttuğu için, sabah okula giderken yanına yiyecek koyamadığı için öfkeyle uyuyan annelerin öfkesi…

Tarım, dışarıdan mercimeği, buğdayı, nohutu geçtik saman ithal edildiği, Sırbistan’dan et ithal edildiği, Venezuela’dan hayvan ithal edildiği bir ülkenin tarımında çalışan insanların öfkesi… Evini geçindiremeyen, işsiz kalmış, babanın, erkeklerin öfkesi… Birikecek, birikecek bunlar. Ondan sonra seçilen kişi aynı öfkeyi bu tarafa aktaracak. Çok samimiyetle söylüyorum.

Özellikle sayın Erdoğan’ı çok sevenler, AK Parti’ye yıllarca oy vermiş, bugün de oy vermek isteyenler öncelikle 14 Mayıs’ta İYİ Parti’ye ve Kılıçdaroğlu’na oy vermeliler. Bu ucube sistemin değişmesi lazım. Bu ucube sistem değiştiğinde hukukun üstünlüğü gelecek, liyakat gelecek ve kayırma ortadan kalacak. 82 puan alan çocuk tayin olacak, 100 bin öğretmen hemen atanacak, köy okulları yeniden açılacak. Kepenk kapatan esnafın derdi giderilecek.

Yargıda, adalette, tarafsızlık, bağımsızlık, korkusuzluk, objektiflik sağlanacak. Ayrıca kevgire dönen sınırlar tahkim edilecek. Avrupa’nın hendeği haline getirilen Türkiye’nin inanılmaz bir sığınmacı sorunu var. Bu insanlar tırlara dolduurulup değil, davulla zurnayla iki yıl içinde memleketlerine gönderilecek.

Türkiye kendi potansiyelini kullanacak, Türkiye’nin imkanları geniş. Türkiye öyle bir coğrafyada ki milletle kavga edeceğimize onlarla ticaret, üretim yapsak Türkiye’nin 7 trilyon dolarlık bir ticaret hacmi var sadece birinci sınırdaşlarıyla. Avrupa’yı, Asya coğrafyasını koyduğunuzda 21 trilyon dolarlık bir ticaret hacmi var.

Bunu başardığınız gün bir kişi işsiz kalır mı, kalmaz. Bir genç yurt dışına gitmek ister mi istemez. İstemez. Doktorlarımızı her gün dövdüren bir zihniyetin ortadan kalkması demek. Dolayısıyla 14 Mayıs önemli bir seçim, inşallah ülkemize, milletimize, vatanımıza katkısı olacak.

14 Mayıs akşamı, sayın Erdoğan’ın saygıyla yolcu edildiği, Kılıçdaroğlu’nun da alkışla makamına oturduğu bir akşam olacak. 15 Mayıs sabahı bu ülkeye güneş doğacak. İYİ Parti bu ülkenin sigortasıdır. İYİ Parti’yi birinci parti çıkaracağız, İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener de Başbakan olacak.”

Paylaşın

Akşener: 15 Mayıs’ta Demokrasi Güneşini Karşılayacağız

Partisinin seçim beyannamesini açıklayan İYİ Parti Lideri Akşener, 14 Mayıs seçimlerine vurgu yaparak, “14 Mayıs’ta ülkeyi var olan sistemden kurtaracağız. 14 Mayıs’ta Türkiye tarih yazacak, 15 Mayıs’ta demokrasi güneşini karşılayacağız” dedi.

Akşener, konuşmasında, “Yıkık bir ülkeyi uçurumun kenarından çekip çıkaranlara selam olsun. Bir çift mavi gözün peşinden istiklale koşanlara selam olsun. Tüm zorluklara, imkansızlıklara, acılara rağmen bu cennet vatanda bu güneşin altında bizleri bir araya getiren o büyük destana, o şanlı cumhuriyete şükürler olsun” ifadelerini kullandı.

Meral Akşener, konuşmasının devamında, “Bizi 20 yıllık bir kısır döngünün içine sıkıştırmak isteyenler var. Tarihimizi küçümseyerek kendini büyütmek isteyenler var. Cumhuriyet değerlerimizi yok sayanlar var. Ne yazık ki bugün Türkiye’de tarihin yüz karası, vicdanı kin karası, ahlakı da günah karası olan ciddiyetsiz, beceriksiz ve yüzsüz bir iktidar var” dedi.

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, ATO Congresium’da seçim beyannamesini açıkladı. Akşener’in açıklamasından öne çıkanlar şöyle:

“14 Mayıs’ta tarih yazacaklara selam olsun. Her daim iyilerden yana olanlara selam olsun. Yıkık bir ülkeyi uçurumun kenarından çekip çıkaranlara selam olsun. Bir çift mavi gözün peşinden istiklale koşanlara selam olsun. Tüm zorluklara, imkansızlıklara, acılara rağmen bu cennet vatanda bu güneşin altında bizleri bir araya getiren o büyük destana, o şanlı cumhuriyete şükürler olsun.

Ne yazık ki bugün Türkiye’de bize geçmişimizi unutturmak isteyenler var. Bizi 20 yıllık bir kısır döngünün içine sıkıştırmak isteyenler var. Tarihimizi küçümseyerek kendini büyütmek isteyenler var. Cumhuriyet değerlerimizi yok sayanlar var. Ne yazık ki bugün Türkiye’de tarihin yüz karası, vicdanı kin karası, ahlakı da günah karası olan ciddiyetsiz, beceriksiz ve yüzsüz bir iktidar var.

Kahramanmaraş’ta, Adana’da, Diyarbakır’da, Gaziantep’te, Osmaniye’de, Şanlıurfa’da, Kilis’te, Malatya’da insanlarımızı yaşatamadılar. Mesela Recep Bey çıktı, ‘Kader planı’ dedi. ‘Ölüm bu işin fıtratında var’ dedi. Hatta daha dün Hatay’da daha da ileri gittiler ‘Bu depremde rahmet var’ dediler. Bunu diyecek kadar ölçüyü kaçırdılar. Sonuç ne oldu? Ne sellerde, ne depremlerde ne maden facialarında insanlarımızı yaşatamadılar.

Mesela ‘Ya davulcuya ya zurnacıya’ dediler, ‘Kadın evinin süsüdür’ dediler, ‘O saatte orada ne işi varmış’ dediler, ‘Kadının karnından sıpayı sırtından sopayı eksik etmeyeceksin’ dediler. Hem de bunu hakimler dedi, hakimler! Sonuç ne oldu? Ceren’leri, Özgecan’ı, Emine’yi, Dilara’yı, Raziye’yi ve daha nice kadını yaşatamadılar.

Başkentin göbeğindeki alçak bir suikastı görmezden geldiler. Katilleri, azmettiricileri, alçaklığa ortak olanları bilmezlikten geldiler. Yargı süreçlerine müdahale ettiler. Gencecik bir akademisyenin kanını yerde bıraktılar. Yani Sinan Ateş’i de yaşatamadılar. İşte tam da bu nedenle bizler bugün buradayız.

Dimdik, omuz omuza ayaktayız. Çünkü devletimizin beceriksiz bir iktidarın elinde içine düşürüldüğü bu acizliği reddediyoruz. Cumhuriyetin ikinci asrında yaşatan bir Türkiye’yi ve yeni bir toplumsal sözleşmeyi vadediyoruz. Çünkü biz gerçek bir huzur ve refahın tam ve kamil bir demokrasiden geçtiğini görüyor ve biliyoruz.

Toplumsal sözleşmemizin ilk unsuru adalet. Adalet, millete hak ettiği yaşam standartlarını sunma erdemidir. Demokratik bir hukuk devletinde adalet anlayışı, insanlara sadece yasalar önünde eşitlik sunmaz, toplumsal gelişimin de önünü açar. Bugün AK Parti eliyle ülkemizdeki adalet anlayışı, iktidar mensuplarının faydalandığı evrensellikten uzak bir kavrama dönüştü. Adalet, kendinden olanları kayırmak demek.

Milletin cebinden alıp kendi cebine koymak demek. 5, 10, 15 maaş almak demek. Onlara göre adalet çocukları lüks arabalarda pudralı turlar atarken, diğerlerinin aç uyuması demek. Adaletin bir gün en çok kendilerine lazım olacağını unutuyorlar ama biz İYİ Parti olarak buradan söz veriyoruz. Recep Bey ve arkadaşlarına karşı adil davranacağımıza söz veriyoruz. Bu memleketin milyonlarca mazlumu gibi, onlar için de adaleti sağlayacağımıza söz veriyoruz.

Türkiye artık karnı aç, mutsuz çocukların ülkesi olmayacak. Bugün ülkemizde sevginin yerine nefret saygının yerine öfke ekiliyor. Milli birliğimiz ve beraberliğimiz günbegün zayıflatılıyor. İnsanlarımız ayrıştırılıyor, kamplaştırılıyor.

Saygının kalmadığı, empatinin olmadığı ülkede milletçe yaşam mücadelesi veriyoruz. AKP iktidarının keyfine göre bir gün hain ilan ediliyoruz, bir gün terörist ilan ediliyoruz, bir gün şükürsüz ilan ediliyoruz, bir gün nankör ilan ediliyoruz. Hatta gün geliyor bu ülkenin kadınları olarak sürtük bile ilan edilebiliyoruz. Peki sonra? Aslında sonrası yok.

Mesela onlarla aynı düşünmediğimiz için sürekli mağdur oluyorlar. Mutlu olmaları için aynı düşünmemiz lazım. Harami düzenlerinin önünü kestiğimiz için fevkelade mağdur oluyorlar. Gençler fikirlerini özgürce söylemek istiyorlar. Bu durumda hapse atılan gençler değil, Recep Bey ve şürekası mağdur oluyor.

Kadınlar, çektikleri eziyete karşı haklarını savunmak istiyor ama mağdur olanlar hep bu kereste gibi adamlar oluyor. Her konuda mağdur oluyor zırıl zırıl ağlıyorlar.

Kurşun bize atılıyor mağdur olan yine onlar oluyor. Yahu arkadaşlar, ben bir kadınım kadın! Yani sizden de bana geçti. Bir türlü mağdur olamadınız hayatınız boyunca ben de sizden gördüm ben de mağdur olamıyorum. Küfür edilen benim, iftiraya uğrayan benim, namusuna şerefine laf edilen benim. Bir kere ağlayamadım, bir kere mağdur olamadım. Kereste gibi adamlar mağdur gibi geziyor ya!

Bizim yolumuz kalkınma yolu olacak. Bu yol dosdoğru berekete, zenginliğe gidecek. Bu yolun sonu dürüstlüğe, liyakate çıkacak. Bu yolun sonunda Avrupa’nın göçmen hendeği olmayan, tefeci lobileri tarafından yağmalanmayan itibarlı bir Türkiye olacak.”

Paylaşın

İYİ Parti Lideri Akşener: Helal Oylarınızla Başbakan Olmak İstiyorum

Partisinin İstanbul’da düzenlediği iftar programında konuşan İYİ Parti Lideri Akşener, “Seçime gidiyoruz ve bu seçimde biz sizlerin oylarınıza talibiz. İki türlü talibiz; İYİ Parti olarak oylarınıza talibiz, beni başbakan etmek istiyorsanız ben de oylarınıza talibim” dedi ve ekledi:

Haber Merkezi / “Asla pazarlıkla başbakan olmak istemiyorum. Sizin helal oylarınızla başbakan olmak istiyorum ve Sayın Kılıçdaroğlu’nun Cumhurbaşkanı adaylığı içinde oylarınıza talibim. Bugün, buradayız. Pek çok iftiraya uğradık. Pek çok iftiraya uğramaya devam ediyoruz.”

Akşener, konuşmasının devamında, “İnsafsızlığın, bu ülkenin birliğini bütünlüğünü bölmenin bir tek oy uğruna, bu insanları birbirine düşürmenin böyle bir iğrençliğin, böyle bir pisliğin… Bu ne demek biliyor musunuz? Kürt’sün eşitsin PKK’lısın. Ben bunu reddediyorum, reddettim. İster oy verin ister oy vermeyin. Reddediyorum.

Beraberce reddediyoruz. Benim gözümde Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı kimdir? Şu nüfus cüzdanının sahipleridir. Bu nüfus cüzdanı sahibi olan ağadır, paşadır, beydir, hepsidir. Hepimizin bu nüfus cüzdanı eşittir. Eşitliktir. Her birimizin bir hissesi vardır, kırmızı çizgi nedir? Vatanımızın birliği, bütünlüğüdür. Milletimizin beraberliği ve al bayrağımızdır.” ifadelerini kullandı.

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, partisinin İstanbul’da düzenlediği iftar programında konuştu. Akşener, şunları kaydetti:

“Siyasi partilerin birbirleri ile proje üzerinden rekabet ettikleri ve seçmene ben daha iyi işler yapacağım dedikleri, birbirlerine küfretmedikleri, birbirlerine iftira etmedikleri, birbirlerine gıybet etmedikleri bir atmosferdir seçim zamanı. Tam üç yıldır dükkân dükkan geziyorum ben. O dükkanların içinde bugüne kadar kendi partimi övmedim, herhangi bir partiyi yermedim. Niye? Çünkü, zamanı değildi. Çünkü, sizin derdinizi dinlemekti esas olan. Çünkü uzun bir süredir siyaset şuculuk, buculuk üzerinden yapılıyordu. Aramızdaki muhtar kardeşlerim bilir, seçmen velinimettir. Siyasetçi seçmenin karşısında topuk selamı verir, hazır ol duruşunda durur.

Çok uzun bir zamandır şapkamı koysam, ceketimi assam seçilirim üzerinden ve her bir kanaat önderinin işaret ettiği, biz olma duygusunu ortadan kaldıran bir dille siyaset yapılıyor. Yani, mübarek seçime gitmiyoruz, cenge gidiyoruz sanki. Halbuki seçimler bayramdır, bayram. Her birinizin kapısının çalındığı, her birinize ulaşıldığı ve sizin velinimet kabul edilip, ne olursunuz bizi görün bizi değerlendirin denildiği bir bayramdır.

Buna karşılık, tam tersi bir seçim dönemine girdik. Yine benim inancıma göre, siyaset şöyledir: Siz sandığa gidersiniz, demokratik hakkınızı kullanırsınız, hür iradeniz ile helal oylarınız ile bir partiyi ya da birden fazla partiyi seçer iktidar edersiniz… Onlar hizmet etmekle yükümlüdür. Bir de bizim gibi olan partilere de dersiniz ki ‘sen muhalefetsin, seni gözetim altına aldım ve benim avukatım olacaksın’, yani seçime kadar muhalefet partilerinin görevi, sizin avukatınız olmaktır ve iktidara dertlerinizi iletmektir. Çözüm üretip iletmektir.

Şimdi, uzun yıllar bu iş böyle oldu ama bugün böyle değil. İşte bu üç yıl içerisinde asla bir partiyi yermeden, kendi partimi övmeden gezme nedenim buydu. Esnaf için müşteri velinimettir, iş adamı için de müşteri velinimettir. Dolayısıyla siyasetçi için de seçmen velinimettir diye hatırlatmak, kendi gücünüzü size yeniden hatırlatmak için tam üç yıldır dükkân dükkan dolaştım.

Bir sürü provokasyonla karşılaştım, pek çok iftira ile karşılaştım ama hiçbirine incitici bir tavır koymamaya gayret ettim. Beni asabi bir tip olarak tanıyor herkes. Dolayısıyla bu asabiyetim ile oynadılar. Ama kayınvalidemin söylediği bir söz var bilinmeyen. İlk İçişleri Bakanı olduğumda rastgele bir gazeteci grubu gelmiş bizim eve, ben Ankara’dayım. Annem oğlum ile İstanbul’da, ‘Gelinin en büyük özelliği ne’ demişler. Annemin söylediği ‘Gelinimin en büyük özelliği sabrıdır’ demiş. Dolayısıyla anladım ki, dürüst olmak, açık olmak, yüze konuşmak, üç kâğıt yapmamak, gıybet etmemek, iftira atmamak asabiyet olarak görülüyor. Ama ben sabırlı bir insanım. Dolayısıyla sabrım bu millet için gerekli olan biz siyasetçilerin sabrının, bu millet için lazım gelen bir haslet olduğuna karar verdim. O günden beri de sabrediyorum.

‘Sizin helal oylarınızla başbakan olmak istiyorum’

Size söyleyeceğim şey şu; seçime gidiyoruz ve bu seçimde biz sizlerin oylarınıza talibiz. İki türlü talibiz; İYİ Parti olarak oylarınıza talibiz, beni başbakan etmek istiyorsanız ben de oylarınıza talibim. Asla pazarlıkla başbakan olmak istemiyorum. Sizin helal oylarınızla başbakan olmak istiyorum ve Sayın Kılıçdaroğlu’nun Cumhurbaşkanı adaylığı içinde oylarınıza talibim. Bugün, buradayız. Pek çok iftiraya uğradık. Pek çok iftiraya uğramaya devam ediyoruz.

Biraz evvel, masada otururken arkadaşlara dedim ki, 31 Mart 2019 seçimlerine giderken 29 belediye başkan adayı ve belediye meclis üyemiz Yeni Şafak Gazetesi’nde kimlikleri ile ifşa edildi. Niye biliyor musunuz? PKK’lı olduklarını iddia ederek ifşa ettiler. Şu nüfus cüzdanını fotoğrafı yayınlandı. Biliyorsunuz, surata dan dan konuşan bir tipim ve asla korkup bir insanı yarı yolda bırakmamışımdır.

Çok enteresan bu 29 arkadaşımızın ortak özelliği Kürt olmalarıydı. Yeni Şafak Gazetesi’nde yayınlandı. 140 CHP’li aday yayınlandı.  Muşlu Abdullah Uçar isimli Kocaeli’nde yaşayan bir kardeşim var. O listede ismi var. Abdullah’ı çağırdım, Bursa’da Sayın Kılıçdaroğlu ile beraber bir miting yapıyoruz, Abdullah geldi. Sordum Abdullah’a ‘Oğlum ne diyeceksin’ dedim. ‘Abla, Kürdüm ama PKK’lı değilim’ dedi. Öyle sert bağırmışım ‘ama’yı kaldır diye, orada bulunanlar sıçradı. Bu ne demek biliyor musunuz? Bu ‘ama’ ne demek? Ben arkadaşlarımın arkasında kaya gibi durdum ama çok enteresan belediye başkanı seçilen PKK’lı denilen o kardeşlerimi, AKP’ye geri geçirdiler.

İnsafsızlığın, bu ülkenin birliğini bütünlüğünü bölmenin bir tek oy uğruna, bu insanları birbirine düşürmenin böyle bir iğrençliğin, böyle bir pisliğin… Bu ne demek biliyor musunuz? Kürt’sün eşitsin PKK’lısın. Ben bunu reddediyorum, reddettim. İster oy verin ister oy vermeyin. Reddediyorum. Beraberce reddediyoruz.

Benim gözümde Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı kimdir? Şu nüfus cüzdanının sahipleridir. Bu nüfus cüzdanı sahibi olan ağadır, paşadır, beydir, hepsidir. Hepimizin bu nüfus cüzdanı eşittir. Eşitliktir. Her birimizin bir hissesi vardır, kırmızı çizgi nedir? Vatanımızın birliği, bütünlüğüdür. Milletimizin beraberliği ve al bayrağımızdır.”

Paylaşın

Meral Akşener: Çalanlar Ve Yiyenler Hukukla Hesap Verecek

Ankara Büyükşehir Belediyesi Projeleri’nin Tanıtım ve Açılış Töreni’nde konuşan İYİ Parti Lideri Akşener, Türkiye’de sizin paranızı çalanlar hesap verecek. Çalanlar ve yiyenler hukukla hesap verecek. Cumhurbaşkanı parmağını uzatıp ‘Meral Akşener bu daha iyi günlerin, daha başına nelere gelecek’ demeyecek” dedi ve ekledi:

Haber Merkezi / “Çünkü siyasetçi intikam makamı değildir; ama çalanın hırsızlık yapanın ensesinde olması için de yargıyı hür objektif bağımsız kılandır. Gençler az sabredin siz burada kalıp iş sahibi olacaksınız. Yurt dışına giden çocuklarımız Türkiye’ye dönüp hizmet edecek.”

Akşener, konuşmasının devamında, “14 Mayıs günü sandıklara sahip çıkılacak. 14 Mayıs akşamı sayın Erdoğan’ı elbette gayet büyük bir saygıyla yolculayacağız, Kılıçdaroğlu’nu Cumhurbaşkanlığı makamında alkışlayacağız.” ifadelerini kullandı.

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, Ankara Büyükşehir Belediyesi Projelerinin Tanıtım ve Açılış Töreni’nde konuştu. Akşener’in konuşmasından öne çıkanlar şöyle:

“Bu ülkenin gençlerini işsiz bırakanlara, buna karşılık danışmanlarına 5-10 maaş ödeyenlere yuh olsun yuh!

Mansur Başkanım, hep hayırlı hizmetler sana nasip oldu, niye, çalmıyorsun, kayırmıyorsun, cebe atmıyorsun be başkanım. Harama el uzatmadığın zaman, yandaş kayırmadığın zaman yapılamayan hizmetler, son derece uygun paralarla yapılabiliyormuş.

14 Mayıs günü kullanacağınız oyların önemi burada. Sayın Mansur Yavaş, Ankara’da aday olduğu zaman su, elektrik paralarını toplayacak olan DHKP-C’li ve PKK’lıydı. Sizin evinize PKK’lı geldi mi kardeş? Ben biliyorum Ankaralı kadınlar PKK’lı gelse var ya ayakkabının tersiyle kadınlar kovalar. Sizin gibi ailelerin iş bulmaktan yorulmuş çocukları okuyor faturalarınızı.

15 Mayıs’ta inşallah Millet İttifakı iktidar olacak. İyi Parti bu ülkenin sigortasıdır. 13. Cumhurbaşkanı dürüstlüğüne, namusuna kefil olduğu Kılıçdaroğlu olacak.

Türkiye’de sizin paranızı çalanlar hesap verecek. Çalanlar ve yiyenler hukukla hesap verecek. Cumhurbaşkanı parmağını uzatıp ‘Meral Akşener bu daha iyi günlerin, daha başına nelere gelecek’ demeyecek. Çünkü siyasetçi intikam makamı değildir; ama çalanın hırsızlık yapanın ensesinde olması için de yargıyı hür objektif bağımsız kılandır. Gençler az sabredin siz burada kalıp iş sahibi olacaksınız. Yurt dışına giden çocuklarımız Türkiye’ye dönüp hizmet edecek.

14 Mayıs günü sandıklara sahip çıkılacak. 14 Mayıs akşamı sayın Erdoğan’ı elbette gayet büyük bir saygıyla yolculayacağız, Kılıçdaroğlu’nu Cumhurbaşkanlığı makamında alkışlayacağız.”

Paylaşın

İYİ Parti, Milletvekili Aday Listesini YSK’ya Sundu: 25 Vekil Liste Dışı

14 Mayıs’ta yapılacak olan cumhurbaşkanlığı ve milletvekilliği seçimlerine haftalar kaldı. İYİ Parti, milletvekili aday listesini Yüksek Seçim Kurulu’na (YSK) sundu. İYİ Parti’nin 27’nci dönem milletvekillerinin büyük çoğunluğu 14 Mayıs seçimleri için belirlenen aday listesinde yer almadı.

Haber Merkezi / Mevcut milletvekillerinin sadece 11’i aday gösterildi. İzmir Milletvekili Aytun Çıray, listelere itiraz ederek adaylığını çekmiş, “icrada” görev alacağı konuşulan Grup Başkanvekili İsmail Tatlıoğlu da adaylıktan son anda vazgeçmişti.

İYİ Parti; CHP ile ortak liste yaptığı Çorum, Erzincan, Hakkari, Rize, Van, Batman, Bartın ve Düzce’de ise aday çıkarmadı. Bu illerde İYİ Parti adayları CHP listesinden seçime girecek.

“Fermuar sistemiyle” yapılacak düzenlemeye göre liste başlarında CHP adayları ilk sırada, İYİ Parti adayları ise ikinci sırada yer alacak.

MHP’nin Kurucu Genel Başkanı Alpaslan Türkeş’in kızı Ayyüce Türkeş, Adana’da liste başı oldu.

Eski İstanbul İl Başkanı Buğra Kavunu İstanbul 2. Bölge 1. sıradan, AKP’den istifa edip İYİ Parti’ye katılan Ahmet Eşref Fakıbaba ise Ankara 1. Bölge 2.sıradan aday gösterildi.

Parti Sözcüsü Kürşat Zorlu Ankara 2. Bölge 2. sıradan aday gösterilirken; Genel Başkan Meral Akşener’in danışmanı Turhan Çömez Balıkesir’de, eski İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin Ordu’da liste başı oldu.

Genel Sekreter Uğur Poyraz, Antalya’da ilk sırada yer aldı. Eski futbolcu Gökhan Zan ise Hatay’da 2. sıradan aday gösterildi.

“26 parti aday listelerini teslim etti”

Siyasi partilerin milletvekili aday listelerini Yüksek Seçim Kurulu’na (YSK) teslim etmeleri için belirlenen yasal süre 17.00’de sona erdi.

YSK Başkanı Ahmet Yener, Ankara’da yaptığı açıklamada toplam 26 partinin aday listelerini sunduklarını kaydetti.

Yener, listelerde 11 Nisan Salı gününe kadar inceleme yapılacağını ve başvuruda eksiklik varsa tamamlamaları için partilere bildirileceğini söyledi.

YSK 19 Nisan’da kesin aday listesini ilan edecek.

YSK Başkanı Ahmet Yener özetle şunları söyledi: Dün gerçekleştirdiğimiz kura töreninden sonra bugün saat 17.00 itibarıyla siyasi partilerimizin aday listelerini verme süreci tamamlanmıştır.

Bugün itibarıyla listelerini Adalet Birlik Partisi, Adalet Partisi, AK Parti, Ana Vatan Partisi, Bağımsız Türkiye Partisi, Büyük Birlik Partisi, Büyük Türkiye Partisi, Cumhuriyet Halk Partisi, Genç Parti, Güç Birliği Partisi, Hak ve Özgürlükler Partisi, Halkın Kurtuluşu Partisi, İYİ Parti, Memleket Partisi, Millet Partisi, Milliyetçi Hareket Partisi, Milli Yol Partisi, Sol Parti, Türkiye İşçi Partisi, Türkiye Komünist Hareketi, Türkiye Komünist Partisi, Vatan Partisi, Yeniden Refah Partisi, Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi ve Zafer Partisi saat 17.00 itibarıyla listelerini kurulumuza teslim etmişlerdir.

Kurulumuz saat 17.00 itibarıyla milletvekili seçimi kanunu 13, 14, 15 ve 16. Maddelerinde belirtilen koşulları siyasi partilerimizin yerine getirip getirmediğini 11 Nisan’a kadar inceleyecek ve varsa eksiklikleri ilgili siyasi partilere tamamlamaları için bildirilecektir. Bu sürecin demokrasimize ve siyasi partilerimize hayırlı olmasını diliyoruz.

Paylaşın