Erdoğan, Yeniden Refah’a Yüklendi: Figüranların Tek Görevi…

Konya’da halka seslenen Erdoğan, “Geçen seçimleri hatırlayın birbirlerini yolda görseler selam vermeyecek olanları bir araya getiren işte bu odaktır. Bugün yerel seçimlerin kendine mahsus özelliklerini kullanarak cepheyi biraz daha genişlettiler. CHP yine DEM ile gizli saklı bir iş birliği halinde. Sözde kent uzlaşması adı altında şehirleri ilçeleri belediye meclislerini paylaşıyorlar” dedi ve ekledi:

“Kendi iradesi olmayan DEM yönetimi dışarıdan aldığı emirlere göre hareket ediyor. En çok oyu aldığı illerde bile şehirleri yönetecek değil örgütün emrinden çıkmayacak kukla isimleri aday gösteriyorlar. Yani Kandil’den. CHP ile yaptığı pazarlıkta payına düşen yerlerde ise siyasi tabanı olan değil yine işaret edilen isimleri öne sürdüler. Bu iki partinin kurduğu sinsi oyuna AK Parti’ye kaybettirmek için katılan başka aktörler de var.”

Erdoğan, konuşmasının devamında “Senaryoya asli unsur olarak dahil edilmeyen bu figüranların tek görevi Cumhur İttifakı’nın gücünü zayıflatarak CHP-DEM ittifakının değirmenine su taşımaktadır. CHP’nin kifayetsiz muhterisleri yıllardır laiklik, Atatürkçülük gibi belirli kavramların istismarıyla varlıklarını sürdürmeye başarmışlardır. Şimdi aynı anlayışın farklı bir sürümü ile karşı karşıyayız” ifadelerini kullandı.

AK Parti Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, yerel seçim çalışmaları kapsamında, partisinin Konya mitinginde konuştu. Erdoğan’ın konuşmasından öne çıkanlar şöyle;

“Konya vefanın şehridir. Buraya her gelişimde sizlerle büyük bir vefa ve dostluk kucaklaşması yaşıyorum. Girdiğimiz her mücadelede Konya’yı dimdik yanımızda bulduk. Hep Konya ile birlikte yol yürüdük. İnşallah Türkiye Yüzyılı’nın inşasını da Konya ile birlikte gerçekleştireceğiz… Şimdi emniyetten sordurdum meydanda ne kadar katılım var diye. Yollar hariç evet 110 bin kişi burada. Sizler bu duruşunuzla meselenin sadece seçim ve sandık değil, kutlu bir davayı yüceltmek olduğunu tüm dünyaya gösterdiniz.

Konya’nın 31 Mart’ta da rekor bir oyla belediyecilikte tarih yazacağını ve sancağı da en yükseğe çıkaracağını inanıyorum. Selçuklu başkenti Konya’ya da bu yakışır. Şehirler içinde emsali bulunmayan Konya’ya milli iradeye sahip çıkma konusunda emsalsiz olmak yakışır. Unutmayınız Konya sadece kendi sınırlarından ibaret bir şehir değildir. Nice şehirlere şahlık yapmıştır Konya. Sadece kendisi kalkınmakla gelişmekle kalmadı herkese faydası dokundu… Son deprem felaketinde de gördük ki Konya tüm mazlumlara gönüllerini açtı. Konya Büyükşehir Belediyesi deprem bölgesine çok sayıda destekte bulundu.

Ülkemize yönelik sayısız saldırıların önüne set çektik. Sayısız saldırıyı bertaraf ettik. Ülkemizi siyasi, ekonomik ve askeri olarak geliştirdik. Cumhuriyet tarihi boyunca yaşadığımız demokrasi, hak, özgürlük ihlallerini telafi edecek reformları hayata geçirdik… CHP yine DEM ile gizli saklı bir işbirliği içinde. Bu işbirliğini milletin gözünden kaçırmak için her gün yeni bir ifade buluyorlar. Sözde kent uzlaşması adı altında şehirleri, ilçeleri ve belediye meclislerini paylaşıyorlar. DEM, emirlere göre hareket ediyor, en çok oyu aldığı yerlerde bile örgütün emrinden çıkmayacak kukla isimleri aday gösteriyor, yani nereden, Kandil’den.

Bu iki partinin kurduğu sinsi oyuna Cumhur İttifakı’na kaybettirmek için katılan başka aktörler de var. Onlar da kendilerince bazı kavramlara sığınarak siyasette tırnak tutturmanın peşindeler… Partimizden ayrılıp altılı masaya misafir oldular. Şu anda parlamentoda bile yerleri yok. Hepsinin sonu hüsran oldu. Sırf AK Parti ve Erdoğan husumetiyle siyaset yaptıklarını sananları anlamakta zorlanıyoruz. Sırtını sadece konjonktüre dayamaktan başka sermayesi olmayanların akıbeti, yeni bir konjonktürle silinip gitmektir. “

Paylaşın

Tuncer Bakırhan, Ekonomi Üzerinden İktidara Yüklendi

Konya Cihanbeyli’de halka seslenen DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, “Yakın zamanda bir anket yapıldı. Türkiye halklarının yüzde 73’ü ‘AKP iyi yönetmiyor, Türkiye’de işler kötüye gidiyor’ diyor. Hükümete sorduğumuz zaman ise güllük gülistanlık bir Türkiye’de yaşadığımızı söylüyorlar” dedi ve ekledi:

Haber Merkezi / “Emeklilere müjde, müjde, müjde dediler de ne yaptılar? Bin lira ikramiyenin üzerine koydular. Sonra da diyorlar ki emekli bu 3 bin lirayla bayram kutlasın. Yahu etin kilosunun 600 lira olduğu yerde, emekli kimi masasına oturtsun? Emekli hangi komşuyla otursun da yemek yesin, utanmaz herifler! Zannediyorlar ki herkes saraydaki gibi yaşıyor. Başlarını saraydan çıkarıp bir halka baksınlar, halka!”

Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, Konya’nın Kulu ve Cihanbeyli’de ilçelerindeki halk buluşmasına katıldı. Bakırhan, Cihanbeyli’deki halk buluşmasında şunları söyledi:

“Hepinizi partim adına saygıyla selamlıyorum. Hoş geldiniz. Buradan Nagihan arkadaşımızı ve rahmetli Genel Başkanımız Murat Bozlak’ı saygı ve minnetle anıyorum. Yine şu anda cezaevinde olan kardeşiniz, arkadaşınız, yoldaşınız Leyla Güven ve Mehmet Bozlak’a da buradan binlerce selam gönderiyorum. Cezaevindeki yoldaşlarımız emin olsunlar ki bugün hem Kulu’da hem de Cihanbeyli’de onların bayraklarını kadın arkadaşları onurlu bir şekilde taşıyor.

Değerli Cihanbeyliler; aslında bir ilden daha büyük bir yüz ölçüme sahip Cihanbeyli. Ama maalesef siz Kürtler burada yaşadığınız için, dilinden ve kültüründen vazgeçmeyen onurlu İç Anadolu Kürtleri bu topraklarda yaşadığı için Cihanbeyli gerekli olan değeri bir türlü bulmadı. Yani Cizre nasıl üvey evlatsa, Siirt nasıl üvey evlatsa, Cihanbeyli de öyle üvey evlat olarak görülüyor. Bin yıllardır bu topraklarda kardeşçe barış içinde yaşamak isteyen Kürtler, maalesef Türkiye’nin neresinde olurlarsa olsunlar ayrımcı bir politikaya tabi tutuluyorlar.

İşte o yüzden bu seçimler; irademizi cezaevine atanlardan, dilimizi “bilinmeyen dil” olarak ananlardan, Kürt gençlerini işsiz bırakanlardan, Kürt kadınları ya katleden ya da cezaevine koyan bu sistemden hesap sorma günüdür. 31 Mart’ta değerlerimiz için, dilimiz için, kültürümüz için; Selahattinler, Figenler, Leylalar için Cihanbeyli’yi alacak mıyız?

Cihanbeyli bir Kürt kentidir, ilçesidir. Hem 7 Haziran seçimlerinde hem de sonrasında yapılan seçimlerde birinci partiye yakın oy alıyoruz. Neden Cihanbeyli gibi bir ilçemizde DEM Parti belediyesi olmasın? Kaldı ki DEM Parti demek; adalet demek, hukuk demek, halk demek, eşitlik demek. DEM Parti olarak belediyeyi aldığımız zaman kimi kendini bilmez, ırkçı, faşist, şoven adaylar gibi kapılarımızı halklara kapatmayacağız. Bizim kapılarımız herkese açık olacak. Türk’e de Kürt’e de Alevi’ye de Sünni’ye de. Bu kentte yaşayan herkese açık olacak.

Seçimlere 24 gün kaldı. Cumhurbaşkanı ve küçük ortağını dinlediğimiz zaman sanki harbe gidiyoruz, sanki savaş var. Savaş gemileri, tank, top diyor başka bir şey demiyorlar. Tek dertleri Kürtler insanca yaşamasın. Zannedersiniz ki yerel seçim yok, savaşa giriyoruz. Türkiye’de yerel seçimler için öyle bir hava estiriyorlar. Bu savaştan beslenenlerden, bu Kürt inkarından beslenenlerden, bu Kürtleri yoksullaştıranlardan hesap soracak mıyız?

“Bu toprakları Kürtsüzleştirmek istiyorlar”

Cihanbeyli Türkiye’nin en verimli toprakları üzerindedir. Böylesine verimli topraklarda olan bir ilçe dışarıya niye göç veriyor? İnsanlarımız geçinemediği için, demokratik bir ortamda yaşamadığı için. İnsanlar bu bereketli toprakları niye bırakır? Gübre alamıyor, mazot alamıyor, tarlasını ekemiyor, emekli maaşıyla geçinemiyor. İş yok, fabrika yok, aş yok. Kürt’sen hiçbiri yok! Bu sistem bilinçli olarak Kürtlerin olduğu her yerde, onları ekonomiyle, yoksullukla ya da baskı ve zorla tehdit ederek o toprakları Kürtsüzleştirmek istiyor. Peki, siz değerli halkımız; dilimizi yok sayan, kentlerimizi Kürtsüzleştirmek isteyen bu sisteme 31 Mart’ta gerekli cevabı verecek misiniz?

Türkiye bir tarım ülkesi, tarımı bitirdiler. Belki burada birçok insanımız tarlasını ekemiyor. Hayvancılık bölgesi ama Arjantin’den angus getiriyorlar, et ithal ediyorlar. Erdoğan gittiği her yerde, “Bizden önce yağ kuyrukları, şeker kuyrukları vardı” diyor. Şimdi tarım ve hayvancılık bölgelerinde et kuyruğu var, ekmek kuyruğu var. Eskiden insanların cebinde parası vardı ama yağ yoktu, gaz yoktu. Şimdi kimsenin cebinde parası yok. Bunlar ülkeyi yoksullaştırdılar, ekonomiyi batırdılar. Emekliler 10 bin lira maaş alıyor. Erdoğan ne diyor biliyor musunuz? “İktidara geldiğim zaman emekliler 66 lira alıyorlardı, şimdi ben 10 bin lira veriyorum.

Daha ne yapayım?” Erdoğan matematiği Devlet Bahçeli’den öğrenmiş. Bahçeli’nin o yaptığı ama kimsenin anlamadığı matematik var ya. Şimdi Erdoğan’a Cihanbeyli’den cevap veriyoruz. Evet, 66 lira alıyorlardı ama o 66 lirayla emekliler 7 çeyrek altın alıyorlardı, 7 çeyrek! Şimdi on bin lira ile kaç çeyrek altın alıyorlar? 2 buçuk altın. Ne kadar kaybettiler? 4 buçuk altın. Al sana matematik. Bahçeli’den değil halktan, esnaftan matematiği öğren Sayın Erdoğan!

Meclis’te Kürtçe konuşuyoruz sesimizi kısıyorlar, “bilinmeyen dil” diyorlar ama Bingöl’de Kürtçe şarkılarla seçim propagandası yapıyorlar. Amed’de Kürtçe seçim şarkıları çalıyorlar. Bu ikiyüzlüler Kürdistan’a gittikleri zaman Kürt oluyorlar, Ankara’ya geldikleri zaman kurt oluyorlar. Bunlar Ankara’da “Seyid Rıza, Şeyh Said teröristtir” diyor ama Kürdistan’da Şeyh Said’i anıyorlar. Öylesine ikiyüzlüdürler. 3-5 oy almak için yapmayacakları hile, hurda, haram yok. Dolayısıyla bu çalıp çırpanlardan, Kürt’ü yok sayanlardan, haram yiyenlerden, çocuklarımızın hakkını yiyenlerden kesinlikle hesap sormalıyız.

Şimdi belediye başkanları çıkmış İstanbul’da diyor ki biz kazanırsak Gazze halkı sevinecek. Haydi oradan! Sanki Cihanbeyli halkı bilmiyor İsrail’le en büyük gıda ticaretini yapanı. Cihanbeyli için, Kulu için Konya Büyükşehir Belediyesi ne yapıyor? Kürt nerede yaşıyorsa orada alt yapı yok, yol yok. Kürt’ün olduğu yerde çocuk için oyun parkı yok. Hani hakkaniyetliydiler? Hani belediye imkanlarını herkese eşit hizmet vermek için harcayacaklardı? Bakın, genel başkanı öyle, belediye başkanı böyle.

“Cihanbeyli’nin köylerinde doğru düzgün su ve elektrik yok”

Cihanbeyli’nin köylerinde doğru düzgün su ve elektrik yok, dünya kadar sorun var. Hızlı trenden sırf Cihanbeyli halkı yararlanmasın diye kenarından geçildi. Öyle mi değil mi? Peki, Türkiye’nin en büyük yüzölçümüne sahip bir ilçesinden neden hızlı tren geçmez? Cihanbeyli yararlanmasın diye, değil mi? Emin olun burası başka bir ilçe olsaydı, hattı tam merkezinde kurarlardı. Yine eğitim yok, sağlık yok. Vatandaş çok önemli bir hastalığa yakalandığı zaman Konya-Ankara yollarında yaşamını yitiriyor.

Hani sandıkta devrim yapmıştık? Hani sandıkta insanlar Avrupa standartları üzerindeydi? İl olacak bir ilçemizdir Cihanbeyli ama dikkat edin Cihanbeyli il olmuyor. Niye? Burada Kürtler yaşıyor, burada emekçiler yaşıyor, burada yoksullar yaşıyor. Dolayısıyla ekonomide bizi yoksullaştıran, dilimize “bilinmeyen dil” diyen, değerlerimizi kullanan, gençlerimizi Avrupa’ya, Amerika’ya, Kanada’ya göç yollarına bilerek koyan bu anlayış bizim dostumuz değildir.

Şimdi diğer siyasi partilerden kimi belediye başkanları çıkmış diyorlar ki biz de Kürt’üz. Yahu Kürt olan burada olur, Kürt halkının partisi DEM Parti’dir. Kürdistan halkının evi DEM Parti’dir. Afyon’da ırkçı, faşist bir belediye başkan adayının “Kürtler bu kapıdan giremez” sözünden sonra vicdanlı Kürt istifa eder, buraya yanımıza gelirdi? Öyle değil mi? Vicdanlı bir Kürt, “DEM Parti Meclis’te olmamalıdır” diyen iktidar partisinden aday olmaz.

Çünkü DEM Parti sizsiniz, Kürt’tür, emekçidir. Dolayısıyla Cihanbeyli halkımız kimseye kanmasın. Kürt’ün evi de burasıdır, kapısı da burasıdır, yeri de burasıdır. Kürt Leyla Güven’dir, Kürt Murat Bozlak’tır. Birileri Kürt kimliğini inkar edecek, reddedecek, belediyelerimize kayyım atayacak, belediye eş başkanlarımızı ve milletvekillerimizi cezaevine dolduracak; birileri de kendi çıkarları için gidip orada ben de Kürt’üm diyecek. Haydi oradan! Cihanbeyli halkı yemez bunları. Cihanbeyli halkı onurludur.

Bu sistemin bu topraklarda asimile etmediği, yok etmediği halk kalmadı ama İç Anadolu Kürtleri yüzyıllardır tüm baskılara rağmen dilini, kimliğini, kültürünü koruyarak onurlu bir duruş ortaya koymuştur. Bu onurlu halka onurlu belediye başkanları lazım. Bu onurlu halkı temsil edecek insanlar burada olun. Lütfen kimseye kanmayın, sizin eviniz burasıdır. Afyon’da “Kürtler belediyeden içeri giremez” diyen adayın partisi, burada hangi yüzle sizlerden oy isteyecek? İnsan biraz utanır.

Konya’da ırkçı saldırılardan dolayı Kürtler büyük baskı altındadır. Dedeoğulları ailesini biliyorsunuz. Kürt oldukları için 7 canlarını faşist, ırkçı bir zihniyet ellerinden aldı. Ne oldu davada? 1 kişiyi yakaladılar, üzerini örtmeye çalışıyorlar. Kürt’ü öldürmek bu sistem tarafından cezasızlıkla ödüllendiriliyor. Kürt’ü katletmek, göçertmek ödüllendiriliyor. Daha dün faili meçhul cinayetlerde yargılanan o dönemin yöneticileri istinaf mahkemesi tarafından beraat ettirildi. Yani ne diyor yargı bize? Kürt’ü öldürmek serbest, Kürt’ü öldürene ceza yok.

O zaman diğer siyasi partilerdekilere sesleniyorum. Kürt’ün katliamına bile ödül veriliyorsa, hangi vicdanla oradasınız? Hangi vicdanla oy istiyorsunuz? İstiyorlar ki Kürtler dilinden vazgeçsin, Kürtler kimliğinden vazgeçsin. Peki, biz bunların dediğini yapacak mıyız? Hayır, biz Şeyh Saidlerin torunlarıyız. Dar ağacına giderken diyor ki ben istiyorum ki torunlarım benden utanç duymasın. Biz de diyoruz ki biz sizden utanç değil onur duyuyoruz, onur!

“Başlarını saraydan çıkarıp bir halka baksınlar”

Yakın zamanda bir anket yapıldı. Türkiye halklarının yüzde 73’ü “AKP iyi yönetmiyor, Türkiye’de işler kötüye gidiyor” diyor. Hükümete sorduğumuz zaman ise güllük gülistanlık bir Türkiye’de yaşadığımızı söylüyorlar. Emeklilere müjde, müjde, müjde dediler de ne yaptılar? Bin lira ikramiyenin üzerine koydular. Sonra da diyorlar ki emekli bu 3 bin lirayla bayram kutlasın. Yahu etin kilosunun 600 lira olduğu yerde, emekli kimi masasına oturtsun? Emekli hangi komşuyla otursun da yemek yesin, utanmaz herifler! Zannediyorlar ki herkes saraydaki gibi yaşıyor. Başlarını saraydan çıkarıp bir halka baksınlar, halka!

“Bize oy verene de vermeyene de saygı gösteririz”

Bu zihniyetin belediye başkanı da aynı mantıkta. Bakın Cihanbeyli Belediye Başkanı da kendi genel başkanını taklit ediyor. Diyor ki oy vermezseniz hizmet yok. Böyle bir anlayış olabilir mi? Peki, sen hiç DEM Parti’nin belediyelerini gördün mü? Biz, bize oy verene de vermeyene de kardeşçe yaklaşırız. Ben Siirt’te belediye eş başkanlığı yaptım. Kapımız Araplara da Türklere de Kürtlere de açıktı. Biz belediyenin her kuruşunu Siirt halkının menfaatini gözeterek herkes için adil ve eşit bir şekilde harcadık. Biz adil insanlarız.

Biz Şeyh Saidlerin, Seyid Rızaların torunlarıyız. Biz kimsenin hakkını yemeyiz, haram yemeyiz. Bizim başımız seccadede, elimiz semada, aklımız haramda olmaz, ancak onlarınki olur. Bize oy verene de vermeyene de saygı gösteririz. Onun demokratik düşüncesi olarak sayarız. Ama bunlar, oy yoksa hizmet de yok diyor. Haydi oradan! 24 gün kaldı ve 24 gün sonra bu halk seni de AKP zihniyetini de buradan süpürerek demokratik, halkçı, toplumcu belediyeciliği iktidara taşıyacaktır.

Değerli halkımız, sizden rica ediyorum. Buranın ikinci büyük partisiyiz. Bilhassa kadın arkadaşlar sizden rica ediyorum, lütfen ev ev gezin. Genç arkadaşlarım, kahveye gitmek yok. Lütfen dükkanları dolaşın, anlatın ne kadar haklı olduğumuzu. Türkiye’de barış için, demokrasi için, özgürlükler için mücadele ettiğimizi anlatın. Melelerimiz, seydalarımız, camide komşusuna anlatsınlar. Hırsızlık yapanlara, bizi reddedenlere Cihanbeyli’den belediyeyi alarak büyük bir cevap verelim.

Bu haramcılar, Kürtlerin belediyeyi kazandığı yerlere kaçak seçmen taşıyorlar. Sizden ricam, Kürdistan’dan gelmiş ama orada seçmen arkadaşlar varsa, el birliğiyle kendi kentlerinde oy kullanmaları için onlara ulaşmanız. Parası olmayan arkadaşlarımız il ve ilçe örgütlerimize gitsinler, sıcak bir demli çay içsinler, yol biletlerini alıp oylarını kullanmak için gitsinler. Bunlar bir haram seçmen taşıyorsa, biz iki helal seçmeni sandık başına götürmek zorundayız.

“Her birimiz belediye başkan adayı gibi çalışalım”

Ana muhalefet partisi her yerde “DEM Parti neden aday çıkardı?” diyor. Biz onlara Cihanbeyli’den söylüyoruz; sizin oyunuz burada belediye almaya yetmez, buyurun siz Cihanbeyli’de oylarınızı ikinci büyük parti olan DEM Parti’ye, bize verin ve burayı AKP’den kurtaralım. Değerli Cihanbeyliler, sizlerle her zaman gurur duyduk. Her yerde, Avrupa dahil olmak üzere yönetimlerdesiniz, katkı sunuyorsunuz, destek veriyorsunuz. Em bi we serbilind in. Em li ku derê bibînin serê me bilind dibe. Varsa kendi içimizdeki sorunları bir kenara bırakma zamanıdır.

Birlik olma zamanıdır, beraber olma zamanıdır. Anadilinize “bilinmeyen dil” diyorlar, hiç mi vicdanınıza dokunmuyor? Selahattin Demirtaş, Gültan Kışanak, Leyla Güven, Sebahat Tuncel içeride; binlerce insanımız suçsuz bir şekilde cezaevinde. “Kürt’üm” diyenin vicdanına hiç mi dokunmuyor? Dolayısıyla, elinizi vicdanınıza koyun. Sadece adaylarımız değil, her birimiz bir belediye başkan adayı gibi çalışalım. Burada kazanma şansımız büyük.

AKP bu memleketi batırdı, bitirdi. Şimdi yetmiyor diyor ki operasyon yapacağım. Kime, Kürtlere. Kürtlerin yaşadığı her yere “teröristan” diyen bu anlayışı sandıkta mahkum etmek lazım. Kürtlere terörist demek yerine oturup insanca diyalogla bu meseleyi çözmek varken, tank top yığmak hangi aklın ürünüdür? Bunların kafalarında Kürtlere karşı büyük bir kin ve nefret var. Kürtler Malazgirt’ten beridir kardeş elini uzatmış, Kurtuluş Savaşında can ve kan vermiş. Ama ne yaptıysak karşımızdaki bu ırkçı anlayışı bir türlü yok edemedik.

Onun için bu seçimler önemlidir. Lütfen Avrupa’daki çocuklarınıza, kardeşlerinize sesleniyorum: Cihanbeyli’de seçim varsa, her biriniz birer ay izin alacaksınız, buraya gelip seçim çalışması yürüteceksiniz. Bugünden tezi yok, Avrupa’daki kızlarınıza, oğullarınıza, kardeşlerinize anlatın. Burada Cihanbeyli’de son 24 günü bizimle birlikte çalışarak geçirsinler. Var mısınız? Avrupa’dakiler bir sene de tatil yapmasın, gelip halkının şehrine, bayramına, mücadelesine katkı sunsun. Bugünden itibaren Cihanbeyli’de seferberlik ilan ediyoruz.

Köy köy, ev ev, gücü yeten kendi arabasıyla, yetmeyen arabasını alsın üç kişi mazotunu karşılasın. Ama lütfen çalmadığınız kapı, dokunmadığınız insan kalmasın. Bu haklı mücadele bir gün mutlaka ama mutlaka başta Cihanbeyli’de olmak üzere başarıya ulaşacaktır. Bir çağrı da diğer siyasi partilerde siyaset yapan Kürtlere: Biraz vicdan varsa, biraz onur varsa, onları da halkının yanında siyaset yapmaya davet ediyorum. Buyursunlar gelsinler.

Bu halk demokrasiye, özgürlüklere, anadilini özgürce konuştuğu bir Türkiye’ye sahip oluncaya kadar Selahattin olacağız, Leyla olacağız, Şeyh Said olacağız, Seyid Rıza olacağız. Ama asla pes etmeyeceğiz. Seyid Rıza’nın dediği gibi asla başımızı eğmeyeceğiz. Bunu herkes çok iyi bilsin. Cihanbeyli halkımızı bu coşkulu karşılamadan dolayı kutluyoruz. DEM dema we ye, DEM dema Cihanbeyli ye, DEM dema Kurdan e, DEM dema me hemûyan e. Büyükşehir Belediye Eş Başkan Adayımız Bülent Kılıç arkadaşımızı hepiniz tanıyorsunuz.

Gerçekten yıllardır emeği olan bir arkadaşımızdır. Bir oy belediye başkanı arkadaşımıza, bir oy büyükşehir belediyesine diyeceğiz. Gülbahar Gündüz arkadaşımız ne kadar donanımlı, nitelikli, birikimli. Kadın arkadaşların yoldaşı olduğunu biliyoruz. Yıllardır emek veriyor. Her iki aday arkadaşımız emanetinizdir. Ama en önemlisi Cihanbeyli’yi kesinlikle alacağız. Eylül arkadaşımız şu an bir çalışma için Avrupa’da, onu da size emanet ediyorum. Hasan arkadaşımız da “oy yoksa hizmet yok” diyenler, “DEM Partililer, Kürtler belediye kapısından geçemez diyen” diyenler karşısında en değerli, en bilinçli, en yetenekli, en davasına sahip çıkacak arkadaşlarımızdan biridir.

Arkadaşlarımız, Selahattin Demirtaş’ın, Figen Yüksekdağ’ın, Murat Bozlak’ın, Şeyh Saidlerin, Seyid Rızaların, bugüne kadar bu mücadelede bedel ödemiş herkesin size emanetidir. Emanetinize sahip çıkacağınıza inanıyorum. Sağ olun, var olun. 31 Mart’ta müjdeli haberlerinizi bekliyorum. Selamlarımı ve saygılarımı iletiyorum.”

Paylaşın

CHP’de Genel Başkan Adayı Özel: Topyekun Bir Değişime İhtiyaç Var

CHP Konya İl Başkanlığı’nın olağan kongresinde konuşan genel başkan adayı Özgür Özel, ”Başkan adayı olarak ‘değişimciler’ diye ifade edilen değişimin yüzyılı ve yüzyılın değişimini savunan gencecik kadrolarımızın, inançlı arkadaşlarımızın yaklaşımı şudur; biz birilerinin göstermek istediği gibi kongrelerde, kurultayda onun karşısında, bunun yanında değiliz” dedi ve ekledi:

“Biz, Cumhuriyet Halk Partisi’nin üyelerinin kalbinde, vicdanında yer almaya, meselemizi, derdimizi, hikayemizi anlatmaya geliyoruz. Ben ilk yola çıkarken şunu dedim. Dedim ki, kaybeden takımın santraforuyum ben. Keyfim yerinde. Takımda en iyi mevkideyim; ama bir karar verdim. İki gece uyumadığım seçimden sonra ve bir karar verdim. Dedim ki, madem ki bu takımın adı Cumhuriyet Halk Partisi’dir, bu takım kaybedemez. Ben kaybeden takımda santrafor olacağıma şampiyon takımda her mevkiye talibim.”

Özel, konuşmasının devamında, “Bu partinin evladı mıyım, evladıyım. Bu partinin yetiştirdiği damarlarından gelen ana damarını, bu partinin ana damarını yani bu altı oku, Atatürk sevgisini şah damarı gibi hisseden, tak tak tak, şah damarında onun attığı bir evladıyım. Dersiniz ki, Özgür çok oynadın, yedek otur, yedek otururum. Özgür orta sahaya, orta sahaya, kaleye, kaleye. Özgür top toplamaya, top toplamaya. Ama diyorsunuz ki, Özgür, vazife sana düştü. Bundan sonra haydi bu takımı şampiyon yapmaya ben varım, bu takımı şampiyon yapmaya” ifadelerini kullandı.

Cumhuriyet Halk Partisi’nde (CHP) Genel Başkanlık için adaylığını açıklayan Grup Başkanı Özgür Özel, partisinin Konya İl Başkanlığı’nın olağan kongresine katıldı. Burada bir konuşma yapan Özgür Özel, şunları söyledi:

28 Mayıs akşamı hepimiz yıkıldık, kaldık. O günden sonra kolumu kaldıracak takatim yoktu, itiraf edeyim. O günden sonra varıp da bir yola çıkmak değil, artık yolu açmanın, partideki değişimin dönüşümün, gençleşmenin, örgüt emeğinin hiçe sayılmasının önünü açmanın peşindeydik. Geçen zaman şöyle bir noktaya geldi. Bir başarısızlık var, bu başarısızlığı kabullenmek, bu başarısızlığı itiraf edip, özeleştiri yapmak noktasında fikir ayrılıklarımız oldu. Bir ayrışma olduğunu gördük. Tüzük değiştirerek her şeyin hallolabileceğini düşünenler oldu.

Bir yandan Manisa’nın bütün ilçelerinden, Türkiye’nin bütün illerinden ve esasen 3 gruptan gelen baskıya dayanamadım. 80 yaşında emekli öğretmen babamın arkadaş grubu, 10 yaşında girip, 17 yaşında çıktığım yatılı okuldaki arkadaşlarımın grubu, bir de 20 yaşındaki kızımın arkadaş grubu… Bunlar diyor ki, ‘Hadi arkadaşım bir şeyler yapın, CHP’yi değiştirin, artık kaybetmeyelim’ diyorlar. Bir değişim olacaksa kararlı olmalı ama vefalı olmalı. Vefasızlık yaparak, genel başkanımıza sataşarak, kötü söz söyleyerek onu itibarsızlaştırarak ve bütün sorumluluğu ona atıp kaçarak değişim mümkün değil.

Ben o süreçte şunu söyledim: Ben Özgür Özel olarak, futbol deyimiyle bu partinin santrforlarından biriyim. Bir karar verdim. Ben şampiyonluğa oynamayan, ikinci olan, kaybeden takımda santrfor olacağıma bundan sonra şampiyon takımdaki her mevkiye talibim dedim. Buna sizler karar vereceksiniz. Takımın gönül verenleri, taraftarları, üyeleri karar verecek. CHP’yi şah damarında hisseden bir örgüt var. Ben bu evin evladıyım. Diyeceksiniz ki, ‘Özgür sen çok oynadın, biraz otur’. Otururum, yedekte. ‘Özgür çık dışarı artık top topla’ derseniz top toplarım. Diyorsanız ki, ‘Özgür, bu iş seninle olur geç takımın başına, ben oraya da varım, siz diyorsanız varım.

Ben konuşmam gereken herkesle konuşacağım dedim, konuştum. Adaylığımı ilanından önce olurunu almayı ihmal ettiğim eşimle, kızımla, annemle, babamla konuştum, ertesi gün de genel başkanla, Ondan sonra adaylığımı netleştirdim, açıkladım. Ama ondan önce bir tutum belgesi hazırladık. Gencecik kadrolarla birlikte. Partideki en genç, en dinamik ekiple. Partiyi, sosyal demokrasiyi biliyorlar, CHP ne zaman sıçramış biliyorlar. Partinin tarihini biliyorlar. Dünyadaki akrabalarımız nerede başarmış, nerede kaybetmiş biliyorlar. Topyekun bir değişime, tüzüğüyle, programıyla, söylemiyle ve konumlayışıyla bir değişime ihtiyaç var diyorlar.

Nasıl yapacağız o değişimi? 40 sayfalık bir tutum belgesi yayınladık. Ne durumdayız, niye bu duruma geldik? Dünya ne durumda? CHP insanları nasıl ikna edebilir diye bir tutum belgesiyle çıktık yola. Burada her şeye söz var. En önemli sözler, örgüte. Genel Başkanı bundan sonra bütün üyelerin seçmesi var. Tavizsiz, koşulsuz ön seçim var. Vatandaşın memnun olmadığı yerel yöneticileri nasılsa kazanıyoruz diye dayatmamak var. Mutlak vatandaş memnuniyeti var.

Karaman’ın ilçelerine 3 ayda bir gelen 700 TL ile bu işin olmadığını hissetmek, anlamak var. Bundan sonra nasıl il başkanı siyasetin odağı olacak, o var. CHP’de siyaset odakları aşındı, törpülendi, görünmez oldu. MYK üyelerinin biliniyor olması lazım. Televizyona çıkabilecek MYK üyesinin sayısının daha fazla olması lazım. Geçiş döneminin genç arkadaşlarına laf etmek için söylemiyorum. İl Başkanlarının siyasetinin odağı olması lazım. Genel Başkan, Atatürk’ün, il başkanları da Genel Başkanın koltuğunda oturuyorsa, il başkanını etkin kılmak lazım. Bu örgütü ezmemek lazım.

Sosyal demokrat siyaset, güçlü örgütlü sendikalı işçi sınıfından besleniyor ve o işçi sınıfının karnı doysun diye elinden geleni yapıyor. Biz birincisi işçi sınıfını, ikincisi yitirilen ve yok edilen orta direği, üçüncüsü bizden medet uman, gözümüz gibi bakmamız gereken tüm sosyal sınıfları kucaklamak durumundayız. Tayyip Erdoğan’ın siyasetine mahkum olmak zorunda değiliz. Cumhuriyet Halk Partisi kendi doğrularını belirleyip, duracağı yeri belirleyecek, sonra siyaset CHP’nin çizdiği sosyal medyanın etrafında şekillenecek. Adam, çıkıyor cumhuriyeti kurmuş partinin cumhuriyetçiliğini, milliyetçiliğini sorguluyor.

“Bu parti eze eze seçimi kazanacak”

Tayyip Erdoğan, hatalarımızdan 22 yıldır Türkiye’yi yönetiyor. Ağrımıza gidiyor, bize kimse ahkam kesemez. O yüzden önce duracağımız yeri belirleyeceğiz. Tayyip Erdoğan bir yandan koşuyor, Devlet Bahçeli bir yandan koşuyor. Bizim ittifak partileri birbirine zincirle bağlanmışlar, birlikte koşmaya çalışıyorlar. Bırak kardeşim, seçime kadar herkes kendi kimliğiyle, rengiyle çalışsın. Sol da güçlensin, ittifak icap ederse bir protokolü yazarsın, oraya iç hukuku dercedersin, anlaşırsın, konuşursun…

Ama sen ittifakı iç hukuku olmadan son günlerin müzakeresine bıraktığında işte bugünkü büyük sıkıntılar yaşanıyor. Biz Cumhuriyet Halk Partisi olarak kendimiz olmaya, kendi siyasetimizi yapmaya, özgüvenli siyaset yapmaya talibiz. İttifakı günü geldiğinde ve ilkeli şekilde yaparsak, son gün seçim bitti diye MİT’i bile elinden alsınlar yaklaşımıyla değil, seçimi kazanacağımıza inanacağız, eze eze yene yene seçim kazanacak bu parti. İnsanları da buna inandıracağız.

Son sözüm şu: Pırlanta gibi bir ekibin bir adım önünde olmaya, onlardan güç almaya, onlara güç vermeye talibim. Gençlerin, kadınların sesinin duyulmasına talibim. Partiyi gençleştireceğiz, siyaseti gençleştireceğiz. Mecliste sizin başınızı öne eğdirdin mi? Ben, Meclisteki görevimi yaptığım gibi, milletvekilliğini yaptığım gibi geçmiş meslek örgütünde yaptığım gibi CHP’yi Türkiye’nin en iyi yönetilen kurumu yapmaya talibim.

Ölçerek, değerlendirerek, araştırarak. En doğrusunu yaparak, yanlış yapıyorsak cayarak, inanarak, inandırarak ve CHP’nin üyelerinin, emekçilerinin başarmak için her şeye hazır olduklarını, her şeye sahip olduklarını ama bir daha bu örgütü yeniden ayağa kaldırmamız gerektiğini düşünüyorum. Başarırsak bu örgütü, bu partiyi ayağa kaldıracağız ve hep beraber bu partiyi iktidar yapacağız. Size söz veriyorum.”

Paylaşın

CHP Konya İl Kongresi’nde Blok Liste Krizi: Taraflar Birbirinin Üzerine Yürüdü

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Konya 38. Olağan İl Kongresi’nde blok liste nedeniyle gerginlik yaşandı. Büyüyen gerginlik fiziksel arbedeye dönüşürken, taraflar birbirinin üzerine yürüdü.

Haber Merkezi / Cumhuriyet Halk Partisi’nde (CHP) 14 ve 28 Mayıs’ta yapılan Cumhurbaşkanlığı ve Milletvekilliği seçimlerinin ardından il ve ilçe kongreleri devam ediyor.

3 adayın başkanlık için yarıştığı CHP Konya İl Kongresi’nde blok liste krizi çıktı. Tartışma sonrası taraflar birbirinin üzerine yürürken, yaşanan arbede bazı partililerin araya girmesiyle sonlandı. Tuzlukçu Belediye Başkanı Nurettin Akbuğa, tartışma nedeniyle fenalık geçirirken, bazı ilçe teşkilatları da tepki olarak salonu terk etti.

Kongrede mevcut İl Başkanı Bekir Yaman, CHP Konya eski Kadın Kolları Başkanı Deniz İndibi, CHP Konya 28. Dönem Milletvekili Adayı Dursun Kaplan başkanlık için yarışıyor.

Dün de İzmir’de yapılan CHP kongresinde benzer tartışmalar yaşanmıştı. İzmir’deki kongrede divana 152 il delegesi tarafından ‘blok liste’ önergesi verilmesinin ardından bazı delegeler blok listeye itiraz etmiş, büyüyen gerginlik fiziksel arbedeye dönmüştü. Tartışma, polisin araya girmesiyle sona ermişti.

Öte yandan Cumhuriyet Halk Partisi Grup Başkanı, Genel Başkan Adayı Özgür Özel de kongrede yer alan isimler arasında yer aldı. Özel, burada yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:

“Birilerinin göstermek istediği gibi kongrelerde, kurultayda, onun karşısında, bunun yanında değiliz, biz Cumhuriyet Halk Partisinin üyelerinin kalbinde, vicdanında yer almaya, meselemizi, derdimizi, hikayemizi anlatmaya geliyoruz. İlk yola çıkarken şunu dedim: Kaybeden tarafın santrforuyum ben, keyfim yerinde, en iyi mevkideyim ama bir karar verdim.

İki gece uyumadım seçimden sonra ve bir karar verdim. Madem ki bu takımın adı CHP’dir, bu takım kaybedemez. Ben kaybeden takımda santrfor olacağıma şampiyon takımda her mevkiye talibim. Bu partinin evladıyım. Bu partinin ana damarını, bu altıoku, Atatürk sevgisini şah damarı gibi hisseden bir evladıyım. Diyorsanız ki ‘Özgür yedek otur’, yedek otururum. Ama diyorsanız ki, ‘Özgür vazife sana düştü’.

Ben bu takımı şampiyon yapmaya varım. Mezar taşına kazınan Cumhuriyet ve Cumhuriyet Halk Partisi sevdasından bahsediyoruz. Buna hepimiz inanırsak, Konya inanırsa, Manisa inanırsa, Muş inanırsa, Edirne inanırsa, Bayburt inanırsa… Biz ikna kabiliyeti en yüksek partilileriyiz. Bizim her bir partilimiz, okumaya, anlamaya, anladığını anlatandan daha iyi savunmaya muktedirdir.

Sizler bu salondan çıkıp köylerinize, mahallelerinize gittiğinizde bu salondaki ruhu, 5 Kasım’da Ankara’da doğacak ve yükselecek ruhu, değişimden gelen enerjiyi ve o enerjinin bize getirdiği özgüveni ilçenize, köyünüze taşıdığınızda değişim başlayacak. Biz kazanmaya olan inançla meşgul olmalıyız. Ben inanıyorum, sizin inandığınızı biliyorum, hep beraber bunu başaracağımıza yürekten inanıyorum. Siz de inanıyor musunuz?”

Paylaşın

Abdüllatif Şener, CHP’den İstifa Etti; Milletvekili Seçiminde Listede Yer Almamıştı

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Eski Konya Milletvekili Abdüllatif Şener, katıldığı bir canlı yayında partisinden istifa ettiğini duyurdu. Şener, aday gösterilmediği ve milletvekili unvanını kaybettiği 14 Mayıs seçimlerinin ardından açıklamalarıyla tepki çekmişti.

Abdüllatif Şener, canlı yayında kendisine yöneltilen, “İstifa etmeyi düşünüyor musunuz sayın Şener?” sorusuna Şener, “Ben zaten istifa ettim” diye yanıtını verdi. Şener, açıklamasının devamında “Eleştirilerimin bir partiden ya da adaydan olmakla ilgisi yoktur” ifadelerini kullandı.

Abdüllatif Şener kimdir?

Abdüllatif Şener, 1954 yılında Sivas’ın Yıldızeli ilçesinde doğdu. Baba adı Bedirhan, anne adı Ahzerat’tır. Sivas İmam Hatip Lisesinden mezun oldu ve 1977 yılında Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi İktisat ve Maliye Bölümünde lisans eğitimini tamamladı.

Ankara İktisadi ve Ticari İlimler Akademisine bağlı Bolu Sevk ve İdarecilik Yüksekokulunda araştırma görevlisi olarak başladığı akademik kariyerine Gazi Üniversitesinde Maliye Teorisi alanında doktora yaparak devam etti.

Gazi Üniversitesi Bolu İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesinde dekan yardımcısı oldu. Hacettepe Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Maliye Bölümünde öğretim üyeliği yaptı. Maliye Bakanlığında gelirler kontrolörü olarak çalıştı.

2001 yılında kurulan Adalet ve Kalkınma Partisinin (AK Parti) kurucuları arasında yer aldı. 2002 Türkiye genel seçimlerinde Sivas milletvekili seçildi. 2002-2007 yılları arasında Abdullah Gül Hükûmeti ve Erdoğan Hükümeti’nde devlet bakanı ve başbakan yardımcısı olarak görev yaptı.

2007 yılında yapılan seçimlerde aday olmadı ve AK Partiden istifa etti. 25 Mayıs 2009 tarihinde Türkiye Partisini kurdu. 2011 Türkiye genel seçimleri öncesinde partisinin genel başkanlığından istifa ederek Sivas’tan bağımsız milletvekili adayı oldu fakat milletvekili seçilemedi.

Kurucusu olduğu Türkiye Partisi, 27 Ağustos 2012 tarihinde kapandı. 2018 Türkiye genel seçimlerinde Cumhuriyet Halk Partisinden Konya milletvekili seçildi. Fransızca bilmektedir. Evli ve 4 çocuk babasıdır.

Paylaşın

Ekrem İmamoğlu: Ben Devrini Bitiriyoruz, Biz Devri Başlayacak

Konya’da halka seslenen Ekrem İmamoğlu, “İstanbul’da AK Partili belediye başkanları var hiçbirinin hakkını yemedim, yedirmem. 16 milyonun hizmetkarı olacağım dedim, onu yapıyorum. Mülakatı çöpe atacağız, liyakat gelecek. Millet bizden, onlardan demeyecek. Ben devrini bitiriyoruz, biz devri başlayacak. Kime oy verecekseniz verin ama siyasetçilerin günahına, suçuna ortak olmayın” dedi ve ekledi:

Haber Merkezi / “Kışkırtan siyasete hayır deyin. Düşmanlaştıran dile herkes dur desin. Kim yanlış yaparsa karşısına cesaretle çıkın. Bu memlekette yaşayan kimsenin inancını sorgulamaya kimsenin gücü yetmez. Benim memleketimin insanının inancını ölçecek adam anasını karnından doğmadı. 14 Mayıs’ta bir kişi kaybedecek, 86 milyon kazanacak. Sevgi kazanacak. Her şey çok güzel olacak. Kazanıyoruz. Millet kazanıyor.”

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı (İBB) Ekrem İmamoğlu, seçim çalışmaları kapsamında Konya’da halka hitap etti. Ekrem İmamoğlu, konuşmasında şunları söyledi:

“Sevginin, hoşgörünün, kardeşliğin şehrindeyiz. Gençler, sizlerle bu memleket coşacak. ‘Cömertlik ve yardım etmekte akarsu gibi ol. Şefkat ve merhamette güneş gibi ol. Başkalarının kusurunu örtmekte gece gibi ol. Hiddet ve asabiyete ölü gibi ol. Tevazu ve alçak gönüllülükte toprak gibi ol. Hoşgörülükte deniz gibi ol.’ bu sözlere hayatım boyunca layık olmaya çalıştım. Mevlana’nın memleketinde söz veriyorum, layık olacağım.

Bir kişi bile dışarıda kalmayacak, soğukta kalmayacak herkesi kucaklamaya geliyoruz. Sizlere Erzurum’dan selam getirdim. 150-200 kişiyi yuhlamaya bile değmez. Size canım dadaşların selamını getirdim. Bana taş atılmadı, millete, demokrasiye taş atıldı. 40-50 belediye otobüsünün miting alanına çekildiğini öğrendik. Provokatör olacak, aranızda da olabilir. Sizi provoke etmeye çalışanlar olacak. Herkes kendine yakışanı yapar. Kötülükleri yenmeye, iyilikleri bu memlekete getirmeye geliyoruz. İyilik kazanacak.

Erzurum’da bize teminat verildi ama biz yolda emniyet tedbiri görmedik. 150-200 kişi taş atmaya başladılar. Gözümün önünde çocuklara taş atıldığını gördüm. Türk bayrağıyla milleti selamlayanlara taş atan 15-200 kişinin Erzurumlu’yla ilgisi yoktur. Süreci seyreden polislere emri veren Emniyet Müdürü’dür çok net. O gençleri kışkırtan makam ve mevki sahipleri kim olursa olsun, 14 Mayıs’ta evine gidecek.

Bir avuç çıkar dünyası bitiyor onun için çıldırdılar. Çıldırmaya devam etsinler, onları çıldırtacağız. Millet kazanacak. Sakın korkmayın. Cesaret nereden gelir biliyor musun? Sevgi pıtırcığı olmaktan gelir. 86 milyon insanı tek tek sevmiyorsam namerdim. Bu işin sonunu bırakmayacağız. Cesur, demokrasiyi getireceğiz. Bu devlet yöneticisi aklı değişecek. 15 Mayıs’ta valiler, devletin valisi olacak. Emniyet müdürü, devletin emniyet müdürü olacak.

Sokaktaki bir avuç kalabalığı hiç umursamayın. Sabırlı olacağız. Mevlana’nın tavsiyelerini okudum. Sandıkta sözümüzü söyleyeceğiz. Bir hafta sonra kışkırtıcı dil, akıl evine gidecek, mahkemede hesap verecek. Oylarımızı bölmeyeceğiz, ikinci tura bırakmayacağız. Kaybedecek bir günümüz yok. Yapacak çok işimiz var.

Millet huzur istiyor. Geleceklerinden kaygılanmayan bir hayat istiyor gençler. Bir avuç insan, millet kavga etsin istiyor. Gidecekler. İstanbul’da bu kardeşiniz 806 bin farkla başkan seçildi. Kurumların defalarca kapısını çaldık. Cumhurbaşkanı’ndan kaç kez randevu istedim, vermedi. Bana mı vermedi, 16 milyon İstanbulluya vermedi.

Daha önce 11 cumhurbaşkanı oldu, hepsi adaletli oldu. Bu ne kibirdir Allah aşkına… Muhalefetle bir araya gelebilseydi, bu şekilde olur muydu memleket. Düşmanlık tohumu ekmek kolaydır. Bizim terbiyemizde Mevlana var, Hacı Bektaş var, Mustafa Kemal Atatürk var. Bu millet kimseye boyun eğmemiştir. 15 Mayıs’ta huzur getireceğiz. Devletin kapısı herkese açık olacak. Devletin gücü vatandaşa şefkatle gelecek, parmak göstererek değil.

“Ben devrini bitiriyoruz, biz devri başlayacak”

İstanbul’da AK Partili belediye başkanları var hiçbirinin hakkını yemedim, yedirmem. 16 milyonun hizmetkarı olacağım dedim, onu yapıyorum. Mülakatı çöpe atacağız, liyakat gelecek. Millet bizden, onlardan demeyecek. Ben devrini bitiriyoruz, biz devri başlayacak. Kime oy verecekseniz verin ama siyasetçilerin günahına, suçuna ortak olmayın. Kışkırtan siyasete hayır deyin.

Düşmanlaştıran dile herkes dur desin. Kim yanlış yaparsa karşısına cesaretle çıkın. Bu memlekette yaşayan kimsenin inancını sorgulamaya kimsenin gücü yetmez. Benim memleketimin insanının inancını ölçecek adam anasını karnından doğmadı. 14 Mayıs’ta bir kişi kaybedecek, 86 milyon kazanacak. Sevgi kazanacak. Her şey çok güzel olacak. Kazanıyoruz. Millet kazanıyor.”

Paylaşın

Konya’da 5.1 Büyüklüğünde Deprem: Yoğun Şekilde Hissedildi

AFAD, Konya’nın Meram ilçesinde 5.1 büyüklüğünde deprem meydana geldiğini duyurdu. 10.61 kilometre derinlikte meydana gelen deprem, Konya il merkezi ve ilçelerinde yoğun şekilde hissedildi. 

Haber Merkezi / Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD), saat 20.43’de merkez üssü Konya’nın Meram ilçesi olan 5.1 büyüklüğünde bir deprem meydana geldiğini duyurdu.

AFAD’ın açıkladığı verilere göre, deprem 10.61 kilometre derinlikte meydana geldi. Deprem, Konya il merkezi ve ilçelerinde yoğun şekilde hissedilirken, vatandaşlar panikleyerek sokaklara çıktı.

Son zamanlarda birçok kez depremin meydana geldiği Konya Ovası’nda 1900 yılından günümüze kadar en büyüğü 5.7 en küçüğü 4.0 şiddetinde olmak üzere 29 deprem meydana. Ayrıca bahsi geçen bölgeye ait, 1900 yılı öncesi için, 4 adet tarihsel deprem kaydının mevcut olduğu biliniyor.

Paylaşın

Konya: Kadir Efendi Konağı

Kadir Efendi Konağı; Konya’nın Yalıhüyük İlçesi yerleşim sınırları içerisinde yer almaktadır.

Titiz bir el işçiliğiyle süslenen tarihi konak,  Osmanlılar zamanında yaşamış ağalardan biri olan Kadir Ceylani tarafından inşa ettirilmiştir. Geniş bir alanı kaplayan tarihi mekan, bulunduğu yere güzellik katar.

Paylaşın

Konya: Uzun Şıh Camii ve Türbesi

Uzun Şıh Camii ve Türbesi; Konya’nın Taşkent İlçesi, Bektaş Mahallesi, Uzun Şeyh Sokak’ta yer almaktadır.

Camii, ilk defa Yavuz Sultan Selim’in yardımı ile Uzun Şeyh tarafından 1517 yılında yaptırılmıştır.

25 Kasım 2005 Cuma günü çıkan yangın neticesinde tamamen yanmıştır. Aslına uygun olarak restorasyonu yapılan cami, 2008 yılının Eylül ayında ibadete tekrar açılmıştır.

Osmanlı dönemi ahşap işçiliğinin ve kalem işi süslemelerinin güzel bir örneği yok olmuş, camiden geriye beden duvarları ve minaresi kalmıştır.

Paylaşın

Konya: Çetmi Şelalesi

Çetmi Şelalesi; Konya’nın Taşkent İlçesi, Bolay Mevkii’nde yer almaktadır. Bir kanyondan geçen su büyük bir gölete dökülüyür.

Çetmi Şelalesine, Taşkent’ten Ilıcapınar yolundan Balcılar istikametine doğru gidildikten sonra Balcılar Çetmi yol ayrımından Çetmi istikametine gidilir. Çetmiden 2 km uzaklıkta olan şelelenin yolu düzgündür.

Çevresi mesire yeri olarak düzenlenmiş. Derenin karşı tarafına geçen bir köprüde mevcut. Fotoğraflamaya çok uygun. Doğal görünümü bozulmadan çevre düzenlemesi yapılmış ve turizme kazandırılmıştır.

Yaz aylarında ziyaretçi sayısında yoğunluk yaşanmaktadır.Tanıtımlarının yapılmasıyla birlikte İstanbul,Ankara İzmir,Antalya,Konya başta olmak üzere ziyaretçiler gelmektedir.

Çetmi Şelalesinde bahar ayından başlayarak Sonbahara kadar alabalık,gözleme,yayık ayranı ve sabahları kahvaltı hizmeti verilmektedir. Doğal havası ve eşsiz manzarası ile Çetmi Şelalesi yaz kış ziyaretçilerini beklemektedir.

Paylaşın