Gözler Muhalefet Liderlerinin Bir Araya Geleceği Çalışma Yemeğine Çevrildi

Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem’e geçişin yol haritasını belirlemek üzere bir süredir ortak metin çalışması yürüten CHP, İYİ Parti, Saadet Partisi, Demokrat Parti, DEVA Partisi ve Gelecek Partisi’nin genel başkanları, Cumartesi günü düzenlenecek çalışma yemeğinde ilk kez bir araya geliyor.

Toplantıda ortak metnin yanı sıra Millet İttifakı’nın genişleyip genişlemeyeceği konusunun da gündeme gelmesi beklenirken, Ankara kulislerinde toplantı için “İttifakın ilk provası” yorumları yapılıyor.

Edinilen bilgiye göre genel başkanlar Kemal Kılıçdaroğlu, Meral Akşener, Temel Karamollaoğlu, Gültekin Uysal, Ahmet Davutoğlu ve Ali Babacan, ortak metin üzerine son bir kez görüş ve önerilerini dile getirecek. Karşılıklı görüş alışverişinin ardından yönetici özetinin yer alacağı ortak metnin imzalanmasına yönelik bir yol haritası belirlenecek.

‘Ön şart, kırmızı çizgi yok’

Altı siyasi parti liderinin aynı masa etrafında bir araya gelmesi, Türkiye siyasetinde sık tanık olunan bir durum değil. O nedenle de bu buluşma, tüm katılımcılar tarafından “çok kıymetli” sözleriyle ifade ediliyor.

Kulislere yansıyan bilgilere göre buluşma masasına, seçim öncesi ve sonrası sürecinin nasıl planlanacağı, ittifakın genişleyip genişlemeyeceği dahil, seçim iş birliğine ilişkin hemen her konu gündeme gelebilir.

Bu kapsamda Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu’nun bir süre önce Kılıçdaroğlu ve Akşener’le ikili görüşmeler yaparak “Millet İttifakı’nın adının ve yapısının değiştirilmesi” önerisinin de gündeme gelmesi olası görülüyor.

İYİ Parti’nin “marka değeri” olduğunu belirttiği Millet İttifakı’nın isminin değiştirilmesine sıcak bakmadığı biliniyor.

CHP kurmayları ise liderler buluşmasında her şeyin konuşulabileceğine dikkat çekerek “Kategorik olarak ‘şunu konuşmayız, şu konuları ele alabiliriz’ gibi bir ön şartımız, kırmızı çizgimiz yok. Farklı siyasi geleneklerden gelen partilerin bir araya gelmesi son derece kıymetli. Sayın Davutoğlu da önerisini gündeme getirebilir, kabul görür, görmez o ayrı bir şey” görüşünü dile getiriyor.

Ancak ittifakın yapısının nasıl olacağının konuşulması için öncelikle tarafların “ittifaka katılma konusunda irade beyanı” ortaya koyması gerektiği vurgulanarak “Aynı masada oturduğumuza göre yarın öbür gün beraber yol yürüyebiliriz, fikir kafalarda oluştuysa bunlar konuşulabilir. Kabul görür, görmez, onu bilemeyiz ama konuşulur. Siyasi perspektifimize uygun her konu o masada konuşulur” değerlendirmesi yapılıyor.

Görüşmelerin devamı gelebilir

Liderlerin bu ilk buluşmasının ardından devamının da geleceği ifade ediliyor. İttifakın nasıl genişleyeceği, seçim öncesi ve sonrası sürecin planlanmasının yanı sıra en kritik konulardan olan muhalefetin cumhurbaşkanı adayının nasıl belirleneceği konusunda görüş alışverişinde bulunulabileceği ifade ediliyor.

CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun muhalefetin cumhurbaşkanı adayı olma konusunda istekli olduğu uzun süredir konuşuluyor. Ancak ilk toplantıda kimin aday olacağı gibi kritik bir konuya girilmesi beklenmiyor, adayın kim olacağının ancak seçim sürecine girildiğinde netleşeceğine dikkat çekiliyor.

(Kaynak: DW Türkçe, BBC Türkçe)

Paylaşın

CHP Lideri Kılıçdaroğlu’ndan Faturalarla İlgili Bir Çağrı Daha

Daha önce yaptığı açıklama ile elektrik zamlarının geri alınması çağrısı yapan CHP lideri Kılıçdaroğlu, sosyal medya hesabından konuyla ilgili yeni bir açıklama yaptı. Kılıçdaroğlu, açıklamasında, “Bu hatadan ivedilikle dönülsün. Dönülmez ise diğer adımları da atacağım!” dedi.

Haber Merkezi / CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a seslenerek elektrik zamlarının geri alınmasını, geri alınmazsa elektrik faturasını ödemeyeceği çıkışını yapmıştı.

CHP Lideri Kılıçdaroğlu, sosyal medya hesabından konuyla ilgili yeni bir açıklama yaptı. Kılıçdaroğlu, CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel’in açıklamalarını alıntılayarak, “Bu konuda uyarımı aylar önce yapmıştım. Bu konuyla ilgili ilk adımımdır. Bu hatadan ivedilikle dönülsün. Dönülmez ise diğer adımları da atacağım!” dedi.

CHP Lideri Kılıçdaroğlu, daha önce yayımladığı videoda şu ifadeleri kullanmıştı; “Bu akşam uzun zamandır dile getirdiğim saraya fon oluştur diye defalarca çağrı yaptığım Karakış şartları ve elektrik faturalarıyla ilgili bazı ivedi çözümleri sizlerle paylaşacağım.

Çok zor zamanlardan geçtiğinizi pekala biliyorum. Sevgili yurttaşlarım durumun buraya gelmemesi için bu vurdumduymazlara aylarca seslendim. Bu saraylılar temel bir insan hakkı olan haysiyet hakkını ve insana yaraşır bir yaşam hakkını sizlere tanımıyor.

Saraylılar zengin hayatın tadını çıkarırken milyonlarca insan dayanılmaz bir şekilde artan yoksulluk ve geçim sıkıntısına tahammül etmek zorunda bırakılıyor. Aylardır bugünlerin kapıda olduğunu her fırsatta söyledim. Her fırsatta kara kış çağrısı yaptım. Adım adım ne yapılması gerektiğini anlattım. Dinlemediler dinlemediler. Geldik fırtınanın gözüne.

Öncelikle neden bunlar başımıza geliyor. Onu bir netleştirmek istiyorum. Sonra da acil önlemleri kanamayı durduracak adımları açıklayacağım. Tüm bu durumların kökeninde aynı hikaye yatıyor. Elektrik özelleştirmelerine de bakacak olursanız çok tanıdık isimleri orada da görürsünüz. 5’li çeteyi oraya da soktu Erdoğan. O çete ne yaptı, soydu süpürdü. Bu soygun biraz uzun hikaye. Ama çok isterlerse onu da anlatırız.

Soru şu: Ne yapılıyor bu paralarla. Son videomda on binlerce trollden bahsettim. Finanse edilen yandaş medyadan bahsettim. Eğitim vakfı yapılı maskeli parelel yapılardan bahsettim. Saraylı hayatından bahsettim. İşte bu paralar sizin cebinizden ödeniyor sevgili halkım.

Eskiden de öyleydi ama şimdi tek bir farkla. Elinizdekini avucunuzdakini artık çok hızlı bir şekilde almak zorundalar. Bundan dolayı bu kadar agresif bir biçimde üstünüze geliyorlar. Kasa ekside. Erdoğan 31 Aralık’ta imzaladığı zamları geri çekinceye kadar ben hiçbir elektrik faturamı ödemeyeceğim.

Paylaşın

Akşener’den Kılıçdaroğlu’nun Cumhurbaşkanı Adaylığına Yeşil Işık

Kılıçdaroğlu’nun, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a yönelik ‘çıksın karşıma’ resti sonrası adaylığa bir adım daha yaklaştığı, Akşener’in de ‘Kılıçdaroğlu’nun olası adaylığına itiraz etmeyeceği’ öğrenildi. Akşener’in de bu konuda kararı ‘CHP’ye bıraktığı, gerek Kılıçdaroğlu’nun adaylığı gerekse CHP’nin göstereceği bir başka isme itiraz etmeyeceğinin’ altı çizildi.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a yönelik “Biz erken seçim istiyoruz. Hem de hemen. Erken seçim olsun ve Erdoğan karşıma çıksın, onu sandıkta göndereyim” sözleri sonrası, İyi Parti Genel Başkanı Meral Akşener ile görüşmesi siyaset kulislerini hareketlendirdi.

Selda Güneysu’nun Cumhuriyet’te yer alan haberine göre, “Kılıçdaroğlu, adaylığa bir adım daha yaklaştı.” Akşener’in de “Kılıçdaroğlu’nun olası adaylığına itiraz etmeyeceği” öğrenildi. Akşener’in de bu konuda kararı “CHP’ye bıraktığı, gerek Kılıçdaroğlu’nun adaylığı gerekse CHP’nin göstereceği bir başka isme itiraz etmeyeceğinin” altı çizildi.

Ancak Akşener’in, “Eğer Cumhurbaşkanlığı seçimi kaybedilirse, bunun CHP’ye faturası ağır olur” dediği iddia edildi. İyi Parti kanadı, Akşener’in, “Başbakanlığa adayım” şeklindeki açıklamalarını anımsattı. İyi Parti’nin stratejisini çok önceden kurduğu ve “Akşener’in bu açıklamayla Millet İttifakı’nın önünü açtığı” ifade edildi.

Ortak aday olmalı

Ayrıca, altı muhalefet liderinin 12 Şubat’ta ilk kez bir araya geleceği toplantıda ana gündem maddesinin “aday belirleme” değil, “farklı ideolojilere sahip partilerin iktidara geldikten sonra izleyeceği ortak yol haritasının tespiti” olacağı öğrenildi. Siyaset kulislerinde gözler; CHP, İYİ Parti, Saadet Partisi, Demokrat Parti, DEVA Partisi ve Gelecek Partisi’nin genel başkanlarının cumartesi günü yapacağı görüşmeye çevrildi.

Paylaşın

Kılıçdaroğlu’ndan ‘Elektrik Zammı’ Çıkışı: Faturamı Ödemeyeceğim

Sosyal medya hesabından açıklama yapan CHP Lideri Kılıçdaroğlu, “Erdoğan 31 Aralık’ta imzaladığı zamları geri çekinceye kadar ben hiçbir elektrik faturamı ödemeyeceğim” dedi. Kılıçdaroğlu, açıklamasında, “Bir dilim kuru ekmeğinize kim göz dikti?” diye sordu.

Haber Merkezi / Öğlen saatlerinde sosyal medyadan paylaşımda bulunan CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, “Sevgili Halkım, Bu akşam saat 22.00’de önemli bir konuyu konuşmak üzere sizi evime davet ediyorum. Burada buluşmak üzere…” ifadelerini kullandı.

Saat 22.00’de de CHP Lideri Kılıçdaroğlu, beklenen videoyu yayınladı. Evinden çektiği videoyla halka seslenen Kılıçdaroğlu, “Neden elektrik faturalarınız şişirildi? Bir dilim kuru ekmeğinize kim göz dikti? Bu zulme ancak birlikte son verdirebiliriz. Buyurun bu ibret tablosunu konuşalım…” dedi.

CHP Lideri Kılıçdaroğlu, yayımladığı videoda ise şu ifadeleri kullandı; “Bu akşam uzun zamandır dile getirdiğim saraya fon oluştur diye defalarca çağrı yaptığım Karakış şartları ve elektrik faturalarıyla ilgili bazı ivedi çözümleri sizlerle paylaşacağım.

Çok zor zamanlardan geçtiğinizi pekala biliyorum. Sevgili yurttaşlarım durumun buraya gelmemesi için bu vurdumduymazlara aylarca seslendim. Bu saraylılar temel bir insan hakkı olan haysiyet hakkını ve insana yaraşır bir yaşam hakkını sizlere tanımıyor.

Saraylılar zengin hayatın tadını çıkarırken milyonlarca insan dayanılmaz bir şekilde artan yoksulluk ve geçim sıkıntısına tahammül etmek zorunda bırakılıyor. Aylardır bugünlerin kapıda olduğunu her fırsatta söyledim. Her fırsatta kara kış çağrısı yaptım. Adım adım ne yapılması gerektiğini anlattım. Dinlemediler dinlemediler. Geldik fırtınanın gözüne.

Öncelikle neden bunlar başımıza geliyor. Onu bir netleştirmek istiyorum. Sonra da acil önlemleri kanamayı durduracak adımları açıklayacağım. Tüm bu durumların kökeninde aynı hikaye yatıyor. Elektrik özelleştirmelerine de bakacak olursanız çok tanıdık isimleri orada da görürsünüz. 5’li çeteyi oraya da soktu Erdoğan. O çete ne yaptı, soydu süpürdü. Bu soygun biraz uzun hikaye. Ama çok isterlerse onu da anlatırız.

Soru şu: Ne yapılıyor bu paralarla. Son videomda on binlerce trollden bahsettim. Finanse edilen yandaş medyadan bahsettim. Eğitim vakfı yapılı maskeli parelel yapılardan bahsettim. Saraylı hayatından bahsettim. İşte bu paralar sizin cebinizden ödeniyor sevgili halkım.

Eskiden de öyleydi ama şimdi tek bir farkla. Elinizdekini avucunuzdakini artık çok hızlı bir şekilde almak zorundalar. Bundan dolayı bu kadar agresif bir biçimde üstünüze geliyorlar. Kasa ekside. Erdoğan 31 Aralık’ta imzaladığı zamları geri çekinceye kadar ben hiçbir elektrik faturamı ödemeyeceğim.

Paylaşın

Kılıçdaroğlu: Erdoğan’ı Siyaseten Yenmemiz Lazım

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın adaylığı konusunda açıklama yapan CHP Lideri Kılıçdaroğlu, “Erdoğan bunun arkasına sığınarak, kendisine mağduriyet yaratmaya çalışıyor. Bizden de bir sürü arkadaş, ‘vay efendim Erdoğan iki dönem oldu, bir daha olmayacak. Anayasaya aykırı falan filan’ Ben de biliyorum.” dedi.

Kılıçdaroğlu, konuya ilişkin açıklamasının devamında, “Ama ortada anayasayı uygulayacak kim? Nereye başvuracaksın? Siz Anayasa Mahkemesi’ni askıya almışsınız, anayasayı askıya almışsınız, anayasanın emredici hükümlerini uygulamıyorsunuz, AİHM kararlarını uygulamıyorsunuz. Yeri geldiğinde ‘AİHM kararlarına uymuyorum, saygı da duymuyorum’ diye açıklama yapıyor. Şimdi böyle bir kişiyi siyaseten yenmemiz lazım. Sandığı koyacağız, milletin takdirine sunacağız.” ifadelerini kullandı.

CHP’den ayrılarak AK Parti’ye geçen Ağrı Belediye Başkanı Savcı Sayan’ın “CHP’de namazı A4 kağıtları üstünde kılıyordum” sözlerinin hatırlatılması üzerine Kılıçdaroğlu, “Siyasette kulvar değiştirebilirsiniz, bunu bir noktaya kadar anlayışla karşılayabilirim ama yalan söylemek, gerçekleri saptırmak asla doğru değildir. Doğruları söylemek lazım. Seccademiz var, oturur namazını kılarsın kimse bir şey demez ki” dedi.

Muhalefet partilerinin liderlerinin hafta sonu yapacağı buluşmaya da değinen Kılıçdaroğlu, şu ifadeleri kullandı: “Toplantıyı cumartesi günü Ankara’da Çankaya’da yapacağız. Bir yuvarlak masanın etrafında oturacağız. Güçlendirilmiş parlamenter sistemin kamuoyuna duyurulması lazım. Oturup, karar alacağız. 6 lideri de buluşturan demokrasi talebidir, yapılan harcamaların hesabının vatandaşa verilmesidir. Diğer partilerin de taleplerini de liderler açıklarlar. Ben de açıklamaları takip ederim. Bugünden bir şey söylemem doğru değil.”

Millet İttifakı’nda kriz mi var?” sorusunu da yanıtlayan CHP Lideri Kılıçdaroğlu, “Havuz medyası alır bunları işler, kriz çıktı der. Hepimiz insanın oturur konuşuruz. Bunu krize, kavgaya dönüştürmek… Böyle bir şey hiç olmadı. ‘Kriz oldu, gerginlik oldu’ bunların hiçbiri doğru değil” dedi.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, TV5 canlı yayınında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Kılıçdaroğlu’nun açıklamalarından öne çıkan kısımlar şöyle;

Erdoğan’ın adaylığı

“Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarına ‘ben uymam’ diyorsun. Anayasada açık hüküm var. Sırf  AHİM kararlarına uyalım diye Anayasa değiştirildi. En üst mahkeme orası. Kendi dönemlerinde oldu bu. Demokratikleşmenin, AB’ye uyumun gereği olarak ifade edildi.

Anayasa Mahkemesi’nin kararını en alttaki mahkeme uygulamıyor. Böyle bir tablo içerisinde Erdoğan’ın bir daha cumhurbaşkanı mı olacak, bir daha olmayacak mı? falan filan bu tartışmalar entelektüel düzeyde yapılabilir, hukuk düzeyinde yapılabilir ama bugün Türkiye’nin yaşadığı siyaset zemininde bu tartışmalar sadece Erdoğan’a yarar.

Erdoğan yine çıkıp meydanlara diyecek ki, ‘Bak cumhurbaşkanı olacağım yine karşıma 367 garabeti çıkardılar, cumhurbaşkanlığıma engel oluyorlar’ diyecek. Adım gibi biliyorum. Bu tartışmayı biraz da onun için yapıyor. O nedenle dedim, ‘kardeşim getir sandığı seçimi yapalım’. Niye korkuyorsun?

İstanbul seçimlerinde bir zarfın içine 4 tane oy pusulası koyuyorsunuz. Yüksek Seçim Kurulu ne dedi? 4 oy pusulasından birisi doğru değil, diğer 3’ü doğrudur. Diğer 3’ünün neden doğru olmadığına karar vermiyorsun? Bir adam sahtekarlık yapıp zarfa koyduysa tamamını iptal edersin. Etmediler, niçin? Erdoğan’dan talimat aldıkları için.

Türkiye’de hukuk yok, Türkiye’de hukuk askıya alınmış vaziyette. Türkiye’de anayasa var, şeklen var ama uygulanabilir bir anayasa maalesef yok. Biz niye diyoruz ki, ‘cumhuriyetin ikinci yüz yılında cumhuriyetimizi demokrasiyle taçlandıracağız’. Çünkü demokrasi olmadığı için. Bunu dillendiriyoruz.

Erdoğan bunun arkasına sığınarak, kendisine mağduriyet yaratmaya çalışıyor. Bizden de bir sürü arkadaş, ‘vay efendim Erdoğan iki dönem oldu, bir daha olmayacak. Anayasaya aykırı falan filan’ Ben de biliyorum.

Ama ortada anayasayı uygulayacak kim? Nereye başvuracaksın? Siz Anayasa Mahkemesi’ni askıya almışsınız, anayasayı askıya almışsınız, anayasanın emredici hükümlerini uygulamıyorsunuz, AİHM kararlarını uygulamıyorsunuz.

Yeri geldiğinde ‘AİHM kararlarına uymuyorum, saygı da duymuyorum’ diye açıklama yapıyor. Şimdi böyle bir kişiyi siyaseten yenmemiz lazım. Sandığı koyacağız, milletin takdirine sunacağız.

Devlet Bahçeli’ye yanıt

Bahçeli’nin şöyle bir özlemi var: CHP’nin kendisini hedef almasını istiyor. Biz oradan kaçınıyoruz, ciddiye almıyoruz. Bahçeli’yi ciddiye almıyoruz, o da Saray’dan talimat alıyor. Sayın Bahçeli de biliyor ki Anayasa değişmeden Erdoğan bir daha cumhurbaşkanı adayı olamaz. ‘Biz bunu değiştireceğiz’ diyor.

Değiştirsinler, güçleri yetiyorsa getirsinler parlamentoya  değiştirmekle ilgili önergeyi sunsunlar. Hatta önergeyi MHP bile hazırlayabilir. Ak Parti’ye jest olsun diye ‘Senin önergeni ben hazırlayacağım, ben vereceğim. Tekrar cumhurbaşkanı adayı olabilirsin diyebilir.

Millet İttifakı genişleyecek mi?

Toplantıyı cumartesi günü Ankara’da Çankaya’da yapacağız. Bir yuvarlak masanın etrafında oturacağız. Güçlendirilmiş parlamenter sistemin kamuoyuna duyurulması lazım. Oturup, karar alacağız. 6 lideri de buluşturan demokrasi talebidir, yapılan harcamaların hesabının vatandaşa verilmesidir. Diğer partilerin de taleplerini de liderler açıklarlar. Ben de açıklamaları takip ederim.

Bugünden bir şey söylemem doğru değil. Türkiye’de elektrik zamları var. Doğal olarak bu da tartışılabilir. İkinci adım ne olmalı? Bunlar konuşulabilir. Sorunsuz hiçbir alanımız yok. Sorunlar çözüleceğine daha da derinleşiyor. Bugün de söyledim mutfaklarda yangın var diyorduk, artık her odada yangın var. İnsanlar artık televizyon ışığında oturmaya başladılar. Bu tablo karşısında bizim sessiz kalmamız mümkün değil.

Bir araya geldiğimizde ekonomi de konuşuluyor.Ben sağ duyunun egemen olacağını düşünüyorum. Türkiye’nin yaşadığı bütün sorunların demokratik yollarla çözülebileceğini düşünüyorum. Bütün imkanlar var ama yönetemiyorlar.

İyi bir yönetimi Türkiye hak ediyor. İlk kez 6 genel başkan fotoğraf vereceğiz. Bu fotoğrafta son derece önemli bir fotoğraf. Çünkü; o fotoğrafta demokrasiyi isteyen liderler bir arada olacak.

Millet İttifakı’nda kriz iddiası

Havuz medyası alır bunları işler, kriz çıktı der. Hepimiz insanın oturur konuşuruz. Bunu krize, kavgaya dönüştürmek… Böyle bir şey hiç olmadı. ‘Kriz oldu, gerginlik oldu’ bunların hiçbiri doğru değil.”

Paylaşın

CHP Lideri Kılıçdaroğlu: Halk Perişan

Isparta’da perşembe gününden itibaren yaşanan elektrik kesintisine tepki gösteren CHP Lideri Kılıçdaroğlu, “Beceriksiz yönetimin sonucu halk perişan! Yaşanan skandalın sebebi; özelleştirilmiş elektrik dağıtımı ve yollar. Araştırma önergesi vereceğiz, reddedecekler” dedi.

Haber Merkezi / CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, yoğun kar yağışının hayatı felç ettiği Isparta’da günlerdir yaşanan elektrik kesintisini sosyal medya hesabından yaptığı açıklama ile eleştirdi.

Açıklamasında ana muhalefet partisine mensup milletvekillerinin günlerdir Isparta halkı ile birlikte olduğunu belirten CHP Lideri Kılıçdaroğlu, “Beceriksiz yönetimin sonucu halk perişan! Yaşanan skandalın sebebi; özelleştirilmiş elektrik dağıtımı ve yollar. Araştırma önergesi vereceğiz, reddedecekler” dedi.

Kılıçdaroğlu, İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun İngiliz Büyükelçi Dominick Chilcott ile yediği yemeğe dair MOBESE kayıtlarının basına servis edilmesine göndermede bulunarak şunları kaydetti: “Mobese’lerden ses yok tabii. Trollerde büyük sessizlik.”

Belediye başkanı iddiaları yalanladı

Öte yandan Isparta Belediye Başkanı Şükrü Başdeğirmen, CNN Türk yayınına katılarak “akşama kadar tüm şehre elektrik verileceğini” açıkladı. Bir kişinin soğuktan donarak öldüğü iddialarını da yalanladı.

Ara tatil sonrası ülke genelinde 7 Şubat’ta okullar yeniden açılıyor. Isparta’da ise Pazar günü açıklanan kararla, şehirde ilk ve orta dereceli okullar bir hafta daha tatil edildi.

“Yüzde 95’ine elektrik verildi”

Akdeniz Elektrik Dağıtım A.Ş.’den ise kentteki elektrik kesintisi ve yapılan çalışmalar hakkında Cumartesi günü yazılı bir açıklama yapıldı.

Açıklamada “saatlerce hiç durmadan yağan karın yarattığı yük ve aşırı buzlanmanın etkisiyle” önemli sayıda enerji nakil hattının ağır hasar aldığı belirtildi.

“Isparta ili genelinde 299 bin abonemiz bulunmakta olup abonelerimizin yüzde 95’ine an itibari ile enerji sağlanmıştır” ifadesinin yer aldığı açıklamada kesinti ve arızayla mücadele edildiği aktarıldı:

“İl merkezindeki 582 alçak gerilim kesinti ihbarına, 201 saha personelimiz ve 75 araç ile müdahale edilmektedir.”

Şirket ilk anda Isparta ili, ilçe ve köylerinde 113 bin aboneye enerji verilemezken bu sayının 16 bin aboneye kadar indiğini belirtti.

CHP’li Cesur konuyu TBMM’ye taşıdı

İYİ Parti Isparta Milletvekili Aylin Cesur, Isparta’da kar yağışı ile başlayan ve elektrik kesintisi ile devam eden krizi Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne taşıdı.

Cumhuriyet gazetesine konuşan Cesur, ulaşımda ciddi sıkıntılar bulunduğunu ve oksijen tüpüyle yaşayanlar için endişelendiklerini söyledi.

Paylaşın

Altı Muhalefet Partisinin Genel Başkanı Bir Araya Geliyor

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun daveti üzerine altı muhalefet partisinin lideri 12 Şubat Cumartesi günü çalışma yemeğinde bir araya gelecek.

“Güçlendirilmiş parlamenter sistem” çalışmasını Aralık ayı sonu itibariyle tamamlayan altı siyasi partinin lideri ikili buluşmaların ardından, ilk kez ortak bir platformda buluşacak.

CHP Genel Merkezi’nden yapılan açıklamaya göre İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, Demokrat Parti Genel Başkanı Gültekin Uysal, Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu ve DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, Kılıçdaroğlu’nun daveti üzerine çalışma yemeğinde bir araya gelecek.

BBC Türkçe’den Ayşe Sayın’ın haberine göre; CHP kaynaklarının verdiği bilgiye göre bu buluşma, hem “güçlendirilmiş parlamenter sistem çalışması”nın kamuoyuna duyurulma takvimi hem de seçimlere dönük bundan sonra izlenecek yol haritasının ele alınacağı ilk toplantı olacak.

Kılıçdaroğlu ve CHP’yi hedef alan 10-12 bin hesap var

Öte yandan CHP, Twitter’dan Kılıçdaroğlu ve partiyi hedef alan trol hesaplarla ilgili raporunu da açıkladı. Trol hesaplardan üretilen 754 bin 975 gönderi üzerinden yapılan incelemeye göre CHP ve Kılıçdaroğlu aleyhine aylık bazda “faaliyet gösteren” ortalama 10-12 bin trol hesap bulunuyor ve bu hesaplar yine aylık bazda ortalama 250-300 etiket üretiyor.

CHP’nin tespitine göre bu hesapların ürettikleri paylaşımlar ağırlıklı olarak küfür, hakaret, küçük düşürücü ve aşağılayıcı-alaycı içeriklerden oluşuyor. En önemli trol hesapların isimlerinin yer aldığı raporda, trol hesapların “karakteristik özellikleri” şöyle ifade edildi:

“CHP’yi ve Kılıçdaroğlu’nu hedef alan organize trol hesaplar çoğunlukla gerçek bir kimliğe sahip bulunmamaktadır. Bazı trol hesapların adlarında genellikle dört ve daha fazla rakam bulunmaktadır. Bu durum trol hesapların rastgele oluşturulduklarına işaret etmektedir.

“Trol hesapların bir diğer karakteristik özelliği de kullanıcı adlarının belirli bir siyasal partiye, ideolojiye ya da kişiye atıfta bulunması ya da bunlarla özdeşleşmesidir. Dikkat çekici bir başka özellik ise bu hesapların profilleri ya belirli bir siyasal partinin Genel Başkanının fotoğrafını, ya dini veya milli bir sembolü ya da ‘güzel’ veya ‘yakışıklı’ olarak tanımlanacak kadın/erkek görsellerini içeriyor olmasıdır.”

Paylaşın

Kılıçdaroğlu’ndan ‘Erken Seçim’ Tahmini: Bu Sonbahar…

CHP Lideri Kılıçdaroğlu, katıldığı bir televizyon programında erken seçime dair değerlendirmede bulunarak, “Ben sonbaharda seçim olacağını düşünüyorum. Kara kıştan çıkarken bir seçimi tercih etmez Erdoğan. Tercih kendisine ait sonuçta bu sandık gelecek milletin önüne. Vatandaşa duyurum; sağduyulu olun, sakağa çıkmak için tahrik edeceklerdir.” ifadelerini kullandı.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, tv100 özel yayınında Kerem Kırçuval’ın sorularını yanıtladı.

Kılıçdaroğlu, Samsun’da Atatürk Anıtı’na yönelik saldırıya ilişkin, “Bunlar gündemi değiştirmeye yönelik olaylar. Vatandaşın gündemi perişan. Mutfağında yangın var. Bu ülkeyi kurtaran kişi, sadece bizim değil bütün mazlumların önderi olan bir kişi. Hangi gerekçeyle bunu yaparlar? Bir akıl tutulması var” dedi.

Kılıçdaroğlu ihalelerde yolsuzluk iddiasına ilişkin, “Yolsuzluk deyince toplum artık bunu yadırgamıyor. Herkes buna aşina. Yolsuzluğu çok fazla dile getirince bizim oylarımız artacak diye bir şey yok” ifadelerini kullandı.

Devletten en çok ihale alan beş şirketle ilgili Kılıçdaroğlu, ‘Beşli çete’ olarak adlandırdığı şirketlerle görüşme yapmadığını dile getirdi. Dolaylı yoldan gelen görüşme teklifini reddettiğini söyledi.

Kılıçdaroğlu, Diyarbakır’a gittiğinde HDP İl Binası önünde nöbet tutan çocukları PKK’ye katılan  ailelerle de görüşeceğini ifade etti.

Kemal Kılıçdaroğlu, yoksulluğun büyük ölçüde arttığını ve milyonlarca kişinin yoksullaştığını vurgulayarak, bu kışı en azından maddi zorluk yaşayan vatandaşların kışı rahat geçirmeleri hedefiyle doğal gaz ve elektrik paralarının ödemeleri çağrısında bulunduğu kaydetti.

Kılıçdaroğlu, Millet İttifakı’nda çatlak olduğu iddialarına “Milletvekilleri elbette kendi görüşlerini söylerler. Biz saygı duyarız. İkinci önemli nokta: Kimse kimseye mahkum, mecbur değil. İttifakı oluşturan bileşenler kendi özgür iradeleriyle hareket ederler” sözleriyle yanıt verdi.

İşte Kılıçdaroğlu’nun açıklamalarından satır başları…

Ekrem İmamoğlu tartışması

Erdoğan, İstanbul’u kaybettiğini bir türlü içine sindiremedi.

Ekrem İmamoğlu kazanmanın ötesinde başarılı bir belediye başkanlığı performansı da sergiledi. Duran bütün metro yatırımlarının kaynağını bularak sözleşmelerini imzaladı. 10 ayrı yerde 10 ayrı metro inşaatını birden başlattı. Yolsuzlukların da üzerine gitti. Yolsuzlukların üzerine gitti. AK Parti’nin yönetiminde ya da kadın kollarında görev alan kişilerin dolar bazında burs alarak nasıl yurt dışına gittiklerini ortaya çıkardı.

Her kar yağışından sonra kentte olağanüstü bir durum vardır. İmamoğlu Büyükelçi’ye söz vermişti. Katıldığı yemekten haberim vardı.  Ekrem İmamoğlu gidip dozerin başında mı duracaktı? Hayır, yönetecekti orayı.

Binlerce kişi havaalanında sloganlar attılar. Binlerce kişi Türkiye’nin itibarını sorguladı. Binlerce kişi THY’nin ne kadar yetersiz olduğunu gördü. Binlerce kişi o havaalanının ne kadar kötü bir havaalanı olduğunu gördü. Karayollarına ait olan aks tıkanınca açmak için sayın Vali Ekrem İmamoğlu’na telefon edip “Burayı da açar mısın” dedi. Bunlar hiç konuşulmadı.

Ben zaten “Telefonlarımız dinleniyor” diye söylüyordum ama izlendiğimizi de düşünemiyordum. Bu kadar da olmaz diye. Mobese de gösterdi ki izleniyoruz diye. Bu da devletin parti devleti olduğunu gösteriyor. Halkın devleti olmaktan, liyakatli ve adaletli bir devletten olmaktan çıkmış, bir kişinin ve ailesinin şahsi egolarına teslim olmuş bir devlet yapısına dönüşmüş olduğunu görüyoruz. Bunun için bürokratlara çağrı yaptım. Bu suçun üstüne giden yok. Hakimler savcılar kurulunu Saray teslim almış durumda. Bürokrasiye yaptığım çağrı sonrası belgeler, raporlar yağıyor. Ulaştırma Bakanı TV’ye çıkıp açıklama yaptıktan 15 dk sonra bürokratlar gerçek bilgileri bize ulaştırdılar. Çünkü bu ülkede hala dürüst ve ahlaklı çalışan bürokratlar var.

Cumhurbaşkanı adayı mı?

Cumhurbaşkanı uzlaşmayı sağlar, demokrasinin erdemlerini anlatan erdemli konuşmalar yapar, devletin adaletli yönetilmesini sağlar. Cumhurbaşkanının kişisel egolardan arınması lazım, gücün esiri olmaması lazım.

Adalet Bakanı’nın değişimi

“Erdoğan çok iyi bir adam, mükemmel biri ama etrafı kötü” ne derlerse desinler bütün bunların sorumlusu Erdoğan. Devlet ona teslim edilmiş vaziyette. Adalet Bakanları çok fazla konuşmaz. Yeri zamanı geldiğinde haksızlıklara karşı bu doğru değil diye söylerdi. Adalet reformu nasıl olacak diye açıkladılar ve bunların hepsi de doğruydu. Ama bunların hiç biri hayata geçirilmedi. Adalet Bakanı’nın gidişten rahatsız olup çekildiği söylendi.

Millet İttifakı seçimleri kazanırsa…

Devr-i Sabık diye bir ifadeyi doğru bulmuyorum. Devletin adaletle yönetilmesi gerekiyor. İktidar olduğunuz için intikam duygusuyla yola çıkarsanız bunlardan bir farkınız kalmaz. Varsa bir yolsuzluk elbette saptayacaksınız. Belgelerini dökümanlarını koyarsınız, bağımsız yargıya gönderirsiniz. Bir intikam duygusundan yola çıkarak hırsla kinle öfkeyle yola çıkarsanız önce kendiniz kaybedersiniz.

‘Erdoğan karşıma çıksa reyting yüksek olur’

(Erdoğan) O bana istediği soruyu sorsun. Ben ona 5-6 soru soracam. Yeter ki karşıma çıkma cesareti göstersin ama gösteremez. Arzu ederse soruları önceden de verebilirim. İsterse cevaplarını prompterle hazırlasın.

Liderler ne zaman bir araya gelecek?

Millet İttifakı kendi içinde tutarlılığı olan görüş birliği sağlamış bir ittifak. Çok yakında altı lider bir araya geleceğiz.

HDP’nin Millet İttifakı’nda olma talebi yok. Bu sürecin böyle olması lazım.

Parlamenter sistem açıklaması

Devlette denetlenmeyen hiç bir kurum yoktur. Her kurum mutlaka denetlenir. Çağdaş demorkrasilerde bu böyledir. Şu anda denetim dediğimiz mekanizme yok. Sayın Erdoğan dedi ki “Biz Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne uymayacağız” Anayasayı çiğniyorsunuz.

Erdoğan bütün dünyaya, “Bizim ülkemizde anayasa var ama benim kararımdan sonra” demek istiyor.

Güçlendirilmiş parlamenter sistem metni

Güçlendirilmiş parlamenter sistem metninde Cumhurbaşkanı’nın görevleri de var. Henüz ortada ittifak oluşturacak bir süreç de yok. Seçim kararı alındıktan sonra ortaya çıkacak bir tablo. Bütün bu çalışmalardan sonra Millet İttifakına evrilebilir.

Korunma

Bana ihbar gelmiyor. Zaten bana gelmez. Ama ben koruma var, görevli polis arkadaşlar var. Bunlar ellerinden gelen çabayı gösteriyor. Büyük ihtimalle ihbar gelirse polis arkadaşlara duyuruluyordu. Korunma derseniz iyi korunduğumu düşünüyorum.

Enflasyon rakamları

Zaten Hazine ve Maliye Bakanı zaten yüzde 50’nin altında olacağını söyledi. TÜİK de ‘Enflasyon yüzde 50 olmasın, altında olsun’ diye bir açıklama yaptı.

Rakamı küçük gösteriyorlar ama olağanüstü bir problem başladı. Önceden gıdada görüyorlardı, şimdi ev oturup doğal gaz elektrik parası öderken zammı görüyorlar. Kaç kişinin elektriğinin doğal gazının ve elektriklerinin kesildiğini açıklamalarını isterim.

Bu tablo Türkiye’nin kaldırabileceği bir tablo değil. Geçmişte bol miktarda borç aldılar, özelleştirme yaptılar, satacak fabrika kalmadı kimse de para vermiyor.

Faiz açıklaması ve yeni mevduat sistemi

(Kur korumalı TL vadeli mevduat hesabı) Özel bankaya ben para vereceğim diyebilir misin’ diyemezsin.

Dolar yükselmesin diye iki model denediler. Türk lirasını eriteceğiz, ihracat patlayacak. Cari açık azalacak. Cari açık patladı.

Merkez Bankası’nın politika faizini düşürdüler. Hangi faiz düştü. Kredi faizi mi, ticari kredi mi? Hiç biri düşmedi. “Politika faizi inince bütün faizler inecek, enflasyon düşecek” dediler. Hem faizler yükseldi hem enflasyon yükseldi.

Dış politika eleştirisi

Libya ile ilişkiler yanlış kuruldu. Taraf olduk, iki tarafı barıştırmalıydık. Suriye ile barışacağız. Suriye ile bütün sorunları çözeceğiz. Suriyeliler ülkelerine dönecek.

Erdoğan’ın Kaftancıoğlu’na açtığı tazminat davası reddedildi

Rusya 33 askerimizi şehit etti. Hesap sormak yerine hesap vermeye gidildi.

Türkiye’yi kimse ciddiye almıyor artık. Erdoğan’ı kimse ciddiye almıyor artık. Dış politika milli olmak zorundadır. İktidarın muhalefeti olmaz dış politikada. Senin Suriye’de ne işin vardı? Egemen güçlerin talimatıyla oraya girdiniz. 3 milyon 600 bin Suriyeli bizde şimdi. “Biz verdiğimiz sözü tutamadık, çekiliyoruz buradan” demeleri gerekiyordu. “Biz hala burada kalacağız” diyorlar.

Toplum büyük bedeller ödedikten sonra farkında oluyorsunuz. Tarihin derinliklerini bilmiyorsunuz. Olayları kavrayamıyorsunuz. Bilgiden yoksunsunuz. Şunu bir deneyeyim diyorsunuz duvara çarpıp dönüyorsunuz. Bundan Türkiye’nin çıkması lazım.

Ukrayna-Rusya meselesinde Türkiye tarafsız bulunmalı, tarafları sağduyuya davet etmeli. Onlar isterse arabulucu olursunuz. Biz arabulucu olalım dediğinde Rusya’da televizyonlar dalga geçiyorsa bu iş olmaz. Bugüne kadar hangi işi çözdün ki bu kadar temel bir sorunu çözeceksin.

Biz zaten her halükarda NATO üyesiyiz. Coğrafi konum itibarıyla önemli bir parçasıyız.

Yunanistan sorunu: Beylik laflarla bu iş olmaz

Yunanistan’la oturup konuşmamız lazım. Türkiye yüzde 100 kazanır, hiç bir tereddütüm yok. Yunan adalarının mülkiyetinin yine uluslararası hukuk çerçevesinde konuşulması lazım. 21. yüzyıldayız. Uluslararası hukuk sadece bizi değil İngiltere’yi de etkileyecektir. Peki ne olacak? Bizimle ilgili karar verirken bütün bunları düşüneceklerdir. Hukuktan korkmamamız gerekiyor. Beylik laflarla bu iş olmaz.

Erken seçim olur mu?

Ben sonbaharda seçim olacağını düşünüyorum. Kara kıştan çıkarken bir seçimi tercih etmez Erdoğan. Tercih kendisine ait sonuçta bu sandık gelecek milletin önüne. Vatandaşa duyurum; sağduyulu olun, sakağa çıkmak için tahrik edeceklerdir.

Başkaları aday olmak istiyorsa buyursun gelsin. Millet herkese boyunun ölçüsünü versin. Bu tartışmalar artık geride kalmalı. Bir karabasandan Türkiye’nin kurtulması lazım. Bütün alanlar tahrip edildi. Duygular, adalet kurumu tahrip edildi.

(Kaynak: TV100)

Paylaşın

Kılıçdaroğlu’ndan Erdoğan’ın ‘Avrupa Konseyi’ Sözlerine Tepki

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın “Bizim mahkemelerimizi tanımayanları biz tanımayız” açıklamasına ilişkin olarak, “Erdoğan’ın açıklaması Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ne darbe vuran bir açıklamadır” yorumunu yaptı.

Haber Merkezi / CHP Lideri Kılıçdaroğlu, konuya ilişkin açıklamasının devamında, “Bu açıklama şunu gösteriyor, bizim ülkemizde anayasa, hukuk yok; uluslararası sözleşmeleri tanımayız. Arzu ettiğimiz mahkemeden arzu ettiğimiz kararı çıkarırız anlamına geliyor.

Eğer siz bir anayasa yapmışsanız, anayasada düzenlemeler varsa, o yasaya göre AİHM kararlarına uyacaksanız. ‘Biz bunlara uymayacağız’ demeniz, ‘Bizim ülkemizde otoriter yönetim var, ben ülkemi istediğim gibi yönetirim, siz ne derseniz deyin’ anlamı çıkar. Bu Türkiye’nin itibarına vurulmuş ciddi bir darbedir, bunu kimsenin unutmaması lazım. Söyleyen kişinin de unutmaması lazım. Bu ülkede demokrasinin olmadığını biz biliyoruz. Ama demokrasinin olmadığını Erdoğan bütün dünyaya ilan etti.” ifadelerini kullandı.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, parti genel merkezinde düzenlenen programın ardından gazetecilerin sorularını cevapladı.

Soru; Malum gündem ekonomi üzerine kurulu. TÜİK de enflasyon oranını açıkladı ve yüzde 48.69’a yükseldi. Şimdi hem bu artan enflasyon oranlarını değerlendirmenizi rica edeceğim, hem de acaba bu TÜİK Başkanının değişiminin etkili olup olmadığı yönünde ne düşünüyorsunuz?

Kemal Kılıçdaroğlu; TÜİK Başkanının değişimiyle ne kadar ilgisi var onu bilmiyorum. Ama şunu rahatlıkla söyleyebilirim, açıklanan rakam düşük bir rakam. Zaten ENAG’ın açıkladığı rakam bunun çok daha üstünde. Zaten yani pazara gidince, alışverişe gidince hatta alışveriş merkezlerine gidince fiyatları zaten görüyorsunuz. Elektrik faturaları da bunun en açık kanıtıdır. Yüzde 127 elektriğe zam gelmiş ama enflasyon oranına bakıyorsunuz yüzde 49-48 ya da 50 civarında. Gerçeği yansıtmıyor. Gerçek mutfakta.

Soru; Şimdi siz 50’yi yansıtmıyor dediniz ya ek yapmak istiyorum. Hazine Bakanı Nebati de enflasyon Nisan ayında yüzde 50’nin altında tepe yapacak, enflasyonda yüzde 50 seviyelerini göreceğimizi düşünmüyorum umarım yanılmam dedi.

Kemal Kılıçdaroğlu; Yanılmamış doğru, TÜİK onun istediği şekilde yanıt vermiş, 50’nin biraz altında göstermiş Nebati Bey üzülmesin diye.

Soru; Osman Kavala’yla ilgili alınan kararla ilgili Cumhurbaşkanı Erdoğan Avrupa Konseyinin kararlarını tanımıyoruz dedi. Bununla ilgili neler söylersiniz?

Soru; Efendim ek yapmak istiyorum. Cumhurbaşkanı Ukrayna’ya gidişte konuştu. Bizim kararlarımızı tanımayanın kararlarını biz de tanımayız dedi.

Kemal Kılıçdaroğlu; Şimdi bakın arkadaşlar, bu açıklama Türkiye Cumhuriyeti Devletinin itibarına darbe vuran bir açıklamadır. Bu açıklama şunu gösteriyor: Bizim ülkemizde anayasa yok, bizim ülkemizde hukuk yok, bizim ülkemizde yasalar yok, biz uluslararası sözleşmeleri tanımayız, biz sadece kendi ülkemizde ülkemizi dilediğimiz gibi yönetir ve arzu ettiğimiz mahkemeden arzu ettiğimiz kararı çıkartırız anlamına geliyor. Eğer siz bir anayasa yapmışsanız, anayasada düzenlemeler varsa o anayasaya göre Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarına uyacaksanız ve sizin bunu zorunlu olarak bütün yargının uygulaması gerekiyor demeniz gerekirken hayır biz bunlara uymayacağız demeniz bizim ülkemizde otoriter yönetim var, ben ülkemi istediğim gibi yönetirim siz ne derseniz deyin anlamı çıkar. Bu Türkiye’nin itibarına, bizim bugüne kadar süren demokrasi mücadelemize vurulmuş ciddi bir darbedir. Bunu kimsenin unutmaması lazım. Söyleyen kişinin de unutmaması lazım. Bu ülkede demokrasinin olmadığını biz biliyoruz ama demokrasinin olmadığını Erdoğan bütün dünyaya ilan etti. Bu da bizim açımızdan son derece kritik bir süreç.

Soru; Efendim şimdi Trabzon’da biliyorsunuz maalesef kameralara bir çocuğun seslenişi yansımıştı…

Kemal Kılıçdaroğlu; Şöyle ifade edeyim, o sevgili evladımızı çok seviyorum, gözlerinden öpüyorum, hiç kimse merak etmesin.

Paylaşın

Kılıçdaroğlu, ‘Helalleşme’ye Diyarbakır’dan Mı Başlayacak?

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun 27 Ocak’ta gerçekleştirmeyi planladığı, ancak kötü hava koşulları nedeniyle ileri bir tarihe ertelenen Diyarbakır ziyaretini Mart ayı başında gerçekleştirmesi planlanıyor.

BBC Türkçe’den Ayşe Sayın’ın haberine göre; Bir süre önce devletin uygulamaları nedeniyle haksızlığa uğramış kesimlerle “helalleşeceklerini” açıklayan CHP Lideri’nin Diyarbakır ziyaretinde bu konuda somut bir adım atacağı belirtiliyor.

CHP Lideri, 24 Ocak’ta DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan’ı ziyaretinin ardından yaptığı açıklamada, 27 Ocak’ta Diyarbakır’a bir ziyaret gerçekleştireceğini belirterek, “Bu ülkede demokrasi olacaksa, bu ülkede herkes kimliğinden ötürü ötekileştirilmeyecekse, inancından ötürü ötekileştirilmeyecekse bunun yolu Diyarbakır’dan geçer” ifadelerini kullanmıştı.

CHP Lideri’nin bu sözlerine AKP ve MHP sözcülerinin yanısıra, ittifak ortağı İYİ Parti’den de sert tepki gelmişti.

İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Yavuz Ağıralioğlu, sosyal medya hesabından şu sözlerle tepki göstermişti:

“Demokrasi ülkeye Diyarbakır’dan gelecektir diyenlerin ve bize çözüm sürecini, devamında da 1212 şehidimiz ile acıyı yaşatanların yaptıkları ortadadır! Diyarbakır dâhil memleketimizin 81 iline, 84 milyonun tamamına ve bütün ülkeye ne fayda ve hayır gelecekse yolu TBMM’den geçer. TBMM’den geçmeyen ve her ferdini ayırmadan kucaklayamayan vizyonsuzluğun, memleketi 20 senede nereye getirdiği aşikârken Sayın Erdoğan gibi Diyarbakır vurgusu ile siyasi alan açmaya kalkmak, hatada ve aynı macerada ısrar etmektir. Demokrasi ve hukukun yegâne adresi Ankara’dır!”

Kılıçdaroğlu, daha sonra kötü hava koşulları nedeniyle Diyarbakır ziyaretini ertelediğini açıkladı, ancak bu sözleriyle ilgili tartışma, siyaset gündeminden düşmedi.

CHP: Çözüm yeri Meclis

CHP Lideri’ne yönelik Ağıralioğlu’nun bu çıkışı, ittifak ortakları arasında “yeni bir kriz mi?” sorusuna da yol açtı. İYİ Parti kurmayları, iki partinin ittifak ortağı olmakla birlikte, farklı duyarlılıkları olan iki ayrı parti olduğunu belirterek, Ağıralioğlu’nun da bu çerçevede kişisel olarak tepki gösterdiğini, ancak bu durumun ittifakta bir kriz anlamına gelmeyeceğini savunuyorlar.

Benzer şekilde CHP’de de Ağıralioğlu’nun çıkışı kişisel olarak yorumlanıyor ve aslında Kılıçdaroğlu’nun sözlerinin de yanlış yorumlandığı ifade ediliyor. Tepkinin, geçmişte eski Başbakan Mesut Yılmaz’ın “Avrupa Birliği’nin yolu Diyarbakır’dan geçer” sözleri ile özdeşleştirilmesinden kaynaklandığına dikkat çeken bir CHP yöneticisine göre Kılıçdaroğlu’nun konuşmasında böyle bir vurgu yok:

“Diyarbakır’a gidecek olduğu için böyle bir ifadeyi kullandı. Üzerinde çalışılmış bir açıklama değil. Rize’ye gitseydi belki oraya özgü bir sorun için de benzer şeyleri söyleyecekti. Sadece Diyarbakır değil, Türkiye’nin herhangi bir yerinde kan kaybı varsa, demokrasi varsa, oraya yatırımlar gitmiyorsa, bunu dile getirir Genel Başkan. Biz 2012’den bu yana Kürt sorununun çözüm yeri Meclistir diyoruz. Genel Başkan bunu ta o zaman net olarak ifade etti, bir komisyon kurun biz destekleriz dedik. Erdoğan’ı o dönem ziyaret ettik. Kılıçdaroğlu, ‘Benim genel başkanlığıma da mal olacaksa olsun, yeter ki sorunu çözün’ dedi. Genel Başkan’ın bu konudaki samimiyeti o günden bu yana değişmedi, aynı noktadayız. Bu işin çözüm yerinin Meclis olduğunu her keresinde söylüyoruz.”

‘Oy oranımız yüzde 18’lere yükseldi’

Kılıçdaroğlu’nun ertelediği ziyareti Mart ayı başında gerçekleştirmesi planlanıyor. Parti yönetimi Diyarbakır ziyaretine özel önem veriyor. Bölgede oyunu artırmak için bir süredir özel çalışma yürüten ve bu çerçevede “Doğu Masası” kuran CHP yönetimine göre bunun “olumlu sonuçları da alınmaya başlandı.”

CHP kurmayları, son seçimlerde yüzde 2’lerde olan bölgedeki oy oranının yüzde 18’lere tırmandığını belirtirken, başta Diyarbakır ve Şanlıurfa olmak üzere bölgedeki bazı büyük aşiretlerden CHP’ye yöneliş olduğunu ifade ediyorlar. Kılıçdaroğlu’nun Diyarbakır ziyaretinde de CHP’ye katılımlar olacağı belirtiliyor.

İlk helalleşme adımı ‘işkence mağdurlarıyla’

Kılıçdaroğlu’nun Diyarbakır ziyaretinde bir miting planlanmıyor. CHP Lideri, daha önce de yaptığı gibi sivil toplum örgütleri, kanaat önderleri, esnaf, sanayici gibi toplumun farklı kesimleri ile toplantılar yaparak, daha çok onların talep ve önerilerini dinleyecek.

Kulislere yansıyan bilgilere göre Kılıçdaroğlu’nun Diyarbakır gezisindeki en önemli mesajını ise “helalleşme” çağrısı oluşturacak.

Bir süre önce devletin uygulamaları nedeniyle haksızlığa uğramış, mağdur edilmiş kesimlerle “helalleşeceklerini” açıklayan CHP Lideri’nin Diyarbakır’da bu konuda somut bir adım atacağı ifade ediliyor. CHP yönetimi şimdilik bu adımı “sır gibi” saklıyor.

Kulislerde ise Kılıçdaroğlu’nun “helalleşme” çağrısının 12 Eylül askeri darbesi sonrasında işkencelerle anılan ağır işkencelerin yaşandığı “Diyarbakır Cezaevi’nde işkence görenlere” yönelik olacağı konuşuluyor. CHP Liderinin yapacağı ziyaretlerde ayrıca, ekonomi, demokrasi ve özgürlüklere ilişkin de mesajlar vereceği ifade ediliyor.

Paylaşın