CHP Lideri Kılıçdaroğlu: Devletin Geleceği Tehlikede

Partisine katılan muhtarla bir araya gelerek rozet takan Kılıçdaroğlu, Altılı Masa’da her partinin farklı görüşte olduğunu ancak ortak görüşün Türkiye’ye aydınlığa çıkarma amacında buluştuklarını söyledi. Kılıçdaroğlu, “Türkiye’yi aydınlığa çıkarmak zorundayız, bir rayına oturtmak zorundayız. Devletin geleceği tehlikede” dedi.

Kayseri’de görevli 14’ü AK Parti, biri MHP’den istifa eden 57 muhtar Cumhuriyet Halk Partisi’ne (CHP) katıldı. Partinin genel merkezinde düzenlenen törende CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, yeni katılan isimleri temsilen 5 muhtara rozet taktı. Törene CHP Milletvekilleri de katılırken, Kılıçdaroğlu da gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

“Tarihimizde olmadığımız kadar kamplaştık ve kutuplaştık. Bu doğru değil” diyen Kılıçdaroğlu, kimlik üzerinden siyaseti doğru bulmadığını belirterek, “Herkesin yaşam tarzı kendisine aittir. Birlikte olmak zorundayız ve Türkiye’nin bu kutuplaşmayı aşması lazım. Çok büyük sorunlarımız var. Düşündüğünüzden çok daha büyük” dedi.

‘Devletin geleceği tehlikede’

Altılı Masa’ya ilişkin de konuşan Kılıçdaroğlu, “Her birimiz ayrı partiyiz, aslında. Her birimizin programı ayrı. Ama her birimizin bir ortak görüşü var. Az önce söylediğim görüş. Türkiye’yi aydınlığa çıkarmak zorundayız, bir rayına oturtmak zorundayız. Devletin geleceği tehlikede. Bu olmaz. Biz bütün komşularla dost olmak zorundayız. Niye biz Suriye’nin iç işlerine karışıyoruz? Neden kavga ediyoruz Suriyelilerle? Kaldı ki Orta Doğu coğrafyasıyla biz akrabayız zaten. Akrabayız yani, orada Türkmenler yok mu? Var. Burada da Türkler var, akrabayız. Orada Kürtler yok mu? Var? Burada da var, akrabayız. Orda Araplar var. Burada da var, akrabayız. Geçen Düzce’deydim, orada söyledim, ezogelin çorbasını hepimiz seviyoruz, ezogelin kim? Bizim kızımız, nereye verdik? Suriye’ye gelin verdik. Hâlâ akrabalık var, hâlâ gidip gelenler var” ifadelerini kullandı.

“Orta Doğu’da barışı sağlamak ne demek biliyor musunuz? Türkiye’nin çok hızlı büyümesi demektir, Türkiye’nin çok hızlı kalkınması demektir” diyen Kılıçdaroğlu, “Türkiye dominant ülke, dominant Türkiye. Biz ürettiğimiz malların tamamını Orta Doğu’ya satabiliriz. Orta Doğu’yu besleyebiliriz. Onlar da büyürler, biz de büyürüz. Bizim Avrupa Birliği’ne; tamam, demokratik standartlarını alalım. Güzel ama biz bütün mazlum ülkelere de örnek olmak zorundayız. Biz bağımsızlığımızı ilan ettikten sonra bütün mazlum ülkelere ülkeler de bağımsızlık ilan etti. Biz cumhuriyeti ilan ettik. Bütün o Müslüman ülkelerin tamamı cumhuriyeti ilan ettiler. Dolayısıyla biz onlara örnek olmak zorundayız” şeklinde konuştu.

Muhtarların toplumun kanaat önderi olduğunu söyleyen CHP lideri, “Seçilmiş kişilersiniz, vatandaşın en rahat ulaştığı, seçilen kişi sizsiniz. Bakana ulaşamaz, milletvekiline ulaşamaz; diğer seçimle gelen pek çok kişi… Belediye başkanına rahat ulaşamaz ama muhtarın kapısı açıktır. Kapıyı çalar, içeri girer, varsa derdini anlatır. Sizin o açıdan güçlü olmanız lazım. Kendi tarihimizi iyi bilmemiz lazım” derken, “Siz ne kadar güçlü olursanız, demokrasi de o kadar güçlü olur. O nedenle muhtarlık kurumunun güçlenmesi lazım. Artı, sosyal yardımların muhtarlar eliyle dağıtılması lazım. Benim inancım böyledir. Çünkü bir mahallede, bir köyde kimin fakir kimin zengin olduğunu en iyi muhtar bilir” diye konuştu.

“Siyasette olmazsa olmaz bir kural vardır. Siyasetçi millete hesap vermek zorundadır. Çünkü sizin paranızı vatandaşın parasını harcıyor” sözleri ile devam eden Kılıçdaroğlu, “Ben kendi cebimden para harcamıyorum. Sizin ödediğiniz vergileri ben harcıyorum, iktidar olduğumda harcayacağım. O zaman size hesap vermek zorundadır siyasetçi. Milletin parasını harcıyorsan, millete hesap vereceksin” vurgusunda bulundu.

‘Eleştiriye açığım’

Kendisinin eleştiriye açık olduğunu söyleyen Kılıçdaroğlu, “‘Her şeyi ben bilirim’ demem, ‘En doğruları ben söylerim’ de demem. Dolayısıyla eksiğim, hatam varsa rahatlıkla söyleyebilirsiniz, rahatlıkla tartışabiliriz. O nedenle beni evde en çok eşim eleştirir. ‘Şurada hata yapıyorsun’ der, bazen düşünürüm ‘Ya doğruyu söylüyor galiba biz burada hata yapmışız’ Dolayısıyla o çerçevede bakmak lazım” ifadelerini kullandı.

Paylaşın

Kılıçdaroğlu ÖTV’yi İşaret Etti, Erdoğan ÖTV’de Yetkili Oldu

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun dün akşam halktan sıfır araç alımını ertelemesini isteyerek seçim sonrası ÖTV düzenlemesini işaret etmesi sonrası Resmi Gazete’nin bugünkü sayısında bir tebliğ yayımlandı.

Tebliğle birlikte Cumhurbaşkanı motorlu araçların ÖTV’sinde yetki sahibi oldu. Eski tebliğdeki ‘Bakanlar Kurulu’ ibaresi ‘Cumhurbaşkanı’ olarak değiştirildi ve Bakanlar Kurulu’nun yetkisi Cumhurbaşkanına verildi.

Cumhurbaşkanına ÖTV oranları ve matrahlarının alt ve üst sınırlarını 3 katına kadar artırma ve sıfıra indirme yetkisine sahip oldu.

Cumhurbaşkanı ayrıca; belirlenen ÖTV ve matrah sınırları içinde kalmak şartıyla motorlu araçlar için farklı matrah grupları oluşturmaya, malların matrah grupları, motor gücü, cinsi, sınıfı, üst yapı gövde tanımı, emisyon türü ve değeri, istiap haddi ile yolcu ve yük taşıma kapasitesi itibarıyla farklı oranlar belirlemeye yetkili oldu.

Tebliğle ayrıca, “itfaiye öncü araçları” ÖTV kapsamından çıkartıldı. Araçların bu kapsamda ÖTV’siz olarak teslimi için gerekli donanım özelliklerine ilişkin düzenleme yapıldı.

Kılıçdaroğlu seçim sonrasını hatırlatmıştı

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, dün akşam halktan araç satın almayı birkaç ay ertelemesini istemiş “İktidarımızda 1.6 motora kadar olan araçlardan alınacak ÖTV’yi kaldıracak, otomobil alırken ödediğiniz vergiyi yüzde 25’ine kadar düşüreceğiz. Lüks araçlarda vergi indirimi olmayacak. Hafif ticari araçların vergisi de düşecek.” demişti.

Paylaşın

CHP Lideri Kılıçdaroğlu: Lozan Ülkemizin Tapu Senedidir

CHP Lideri Kılıçdaroğlu, “Parlamento açıldığında vereceğimiz ilk kanun teklifi, Lozan’ın resmi bayram olarak kabul edilmesinin teklifi olacaktır. Lozan, ülkemizin tapu senedidir” dedi.

Haber Merkezi / Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, Lozan Barış Antlaşması’nın 99’uncu yıl dönümü nedeniyle sosyal medya hesabından bir açıklama yaptı.

CHP Lideri Kılıçdaroğlu, açıklamasında, “Büyük bir diplomasi zaferine imza atarak bağımsız Türkiye’nin yolunu açan Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü, İsmet İnönü’yü ve tüm milli mücadele kahramanlarımızı saygı ve minnetle anıyor, #LozanBarışAntlaşması’nın 99. yılını kutluyorum.

Milli mücadelemizi, büyük bir diplomasi zaferiyle taçlandırdığımız #LozanBarışAntlaşması’nın yıl dönümünde tekrar söylüyorum. Parlamento açıldığında vereceğimiz ilk kanun teklifi, Lozan’ın resmi bayram olarak kabul edilmesinin teklifi olacaktır. Lozan, ülkemizin tapu senedidir!” ifadelerini kullandı.

Kılıçdaroğlu, Lozan Antlaşması’nın 99’uncu yıl dönümü kapsamında Cumartesi günü Bursa’da düzenlenen “Büyük Mübadil Buluşması”na katılmış ve burada da aynı sözü vermişti.

CHP lideri burada yaptığı konuşmada şöyle konuşmuştu:

“Lozan’ı eleştirenler var. Eleştirenler, Türkiye’yi bilmiyor. Lozan’ı eleştirenler var. Türkiye’yi sevmiyorlar onlar. Cumhuriyeti sevmiyorlar. Demokrasiyi sevmiyorlar. Bir mücadelenin nasıl verildiğini bilmiyorlar. Bu ülkede yoksulluk içinde mücadele verdik. Kanlarımızla mücadeleyi verdik. Dedelerimiz, babalarımız bu mücadeleyi verdi. Sizler de bu mücadelenin birer kahramanısınız. Şimdi hep beraber Türkiye’yi büyütme zamanı.”

Kılıçdaroğlu, Lozan’ın imzalandığı günün resmi bayram ilan edilmesi için Bursa milletvekilleri öncülüğünde kanun teklifi vereceklerini açıkladı.

CHP lideri, “Atatürk’ün hemşehrisi” olarak seslendiği Balkan göçmenlerine de partiye katılmaları çağrısında bulundu:

“Bütün Balkan göçmenlerinden de istirhamımdır. Mustafa Kemal Atatürk’ün partisine geleceksiniz. Bize katılacaksınız. Oy vereceksiniz ve beraber yürüyeceğiz. Beraber mücadele edeceğiz.”

‘Irkçılık yapmadan mültecileri kendi ülkelerine davul-zurnayla göndereceğim’

Kılıçdaroğlu konuşmasında Türkiye’deki mülteci ve göçmenlere de değindi, “ırkçılık yapmadan bütün mültecileri kendi ülkelerine, davulla zurnayla göndereceğim” dedi:

“Elbette ki bizim ülkemize değişik yerlerden gelen kardeşlerimiz var. Suriyeli göçmenlerimiz var. Afganlardan gelenler var. Size sözüm söz. Irkçılık yapmadan bütün mültecileri kendi ülkelerine, davulla zurnayla göndereceğim. Kendi ülkelerinde yaşayacaklar. Onların da birer insan olduğunu biliyorum. Onların da barış içinde, huzur içinde kendi ülkelerinde yaşamaları gerektiğini biliyorum.”

“O nedenle önce barışı sağlayacağız. Önce can güvenliklerini sağlayacağız. Yollarını, okullarını, kreşlerini, hastanelerini yapacağız. İstihdam alanlarını yaratacağız. Kendi ülkelerinde onları da barış içinde yaşayacaklar. Biz kendi kültürümüzü korumak, kendi kültürümüzü yüceltmek isteriz.”

Paylaşın

CHP Lideri Kılıçdaroğlu: AKP Artık Birinci Parti Değil

CHP Lideri Kılıçdaroğlu, AKP’nin oyunun yüzde 49’dan yüzde 30’un altına düştüğünü belirterek “Şu anda birinci parti değil. Anketlerin ortaya koyduğu bir gerçek var. Cumhuriyet Halk Partisi istikrarlı bir yükselişe sahip ve birinci parti.  Önümüzdeki süreçte oyumuz daha da yükselecek” ifadelerini kullandı.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, siyasi gündem ve önümüzdeki seçimlerle ilgili önemli tespitlerde bulundu.

CHP lideri Kılıçdaroğlu, cumhurbaşkanı adayı konusunda  “Biz 6 lider Cumhurbaşkanı adayımızı ortak belirleyeceğimize dair söz verdik. Altılı masanın hep beraber üzerinde uzlaşacağı bir aday olacak. Bu konuda hiç kimsenin endişesi olmasın” dedi.

İstanbul’un yerel basın organlarından Damga gazetesine konuşan Kılıçdaroğlu, HDP’nin altılı masada olmak istemediğini dile getirdi ve “Onlar 3. bir ittifak kurmak istiyorlar. HDP’nin başkanlığında ya da içinde olduğu bir ittifak” yorumunu yaptı.

Kılıçdaroğlu, AKP’nin oyunun yüzde 49’dan yüzde 30’un altına düştüğünü belirterek  “Şu anda birinci parti değil. Anketlerin ortaya koyduğu bir gerçek var. Cumhuriyet Halk Partisi istikrarlı bir yükselişe sahip ve birinci parti.  Önümüzdeki süreçte oyumuz daha da yükselecek” ifadelerini kullandı.

Memhmet Mert’e konuşan Kılıçdaroğlu’nun röportajı şöyle:

Geçmişte çok sayıda erken seçim çağırısı yaptınız. Ama son günlerde bu tür bir çağrıda bulunmuyorsunuz. Şu anda erken seçim istemiyor musunuz? Ya da Cumhurbaşkanı Erdoğan,  erken seçim yapmaz diye mi çağrıda bulunmuyorsunuz?

Hayır erken seçim istiyoruz. Gecikilen her günün topluma maliyeti artıyor. Bir an önce seçim yapılması lazım. Yeni yönetim ve anlayışın, demokratik anlayışın gelmesi gerekiyor. Toplum çok kutuplaştı. İnsanları kutuplaşmadan arındırmak ve uzlaştırmak gerekiyor. Toplumsal uzlaşma sağlamak gerekiyor. Erdoğan toplumu gererek kendi tabanını tutmak istiyor. Bunda da başarılı olamayacağı çok açık. Erdoğan yönetemiyor. Geldiğimiz nokta bu. Üzülerek söylüyorum.

İmamoğlu’na sahip çıktı

CHP’li belediye başkanlarının afet zamanında tatilde olmaları çok tartışılıyor. Her kesimden eleştiri alıyorlar. Bu durumu başkanlarla değerlendirdiniz mi? Bu yönde de hiç açıklamanızı duymadık…

Afet önceden haber vermez. Belediye başkanları tatilde olabilirler. Bulundukları yerin dışında olabilirler, yurt dışında olabilirler. Bunlar birer insan. Tatile ihtiyacı veya bulundukları yerin dışına çıkmak gibi görevleri de olabiliyor. Yurt dışına da çıkabiliyorlar. Afet olduğunda onların kadroları var. Kadrolar dahil olurlar. O işlerle ilgili görevliler var. Görevleri afet alanına süratle ulaşmak ve afetin yarattığı zararları gidermek. Belediye başkanlarımız da bu görevlerini yerine getiriyor.

Siz bu eleştirileri dikkate almıyor musunuz?

Eleştirilere saygı duyuyorum. Ama hayatın bir gerçeği var. Bir yerde yangın çıktığında, su baskını olduğunda herhangi bir afet durumunda belediye görevlileri oradadır. Aracı gereci oradadır. Ekipleri oradadır. Belediye Başkanı alınması gereken kararları alır. Talimatları verir. Gerekirse kendisi de oraya gider müdahil olur.

Adaylık açıklaması

Toplum sizin hoşgörülü, fedakar biri olduğunuz yönünde hemfikir. Yine bu fikirden yola çıkarak “Kılıçdaroğlu’nun kafasında bir aday var. O aday yıpranmasın diye kendi adaylığını öne sürüyor. Yarın yine o adayı açıklayacak” düşüncesine katılıyor musunuz? Böyle bir aday var mı?

Benim altılı masanın bir üyesi olduğumu siz de biliyorsunuz. Biz 6 lider Cumhurbaşkanı adayımızı ortak belirleyeceğimize dair söz verdik. Kafamda birinin olması önemli değil. Önemli olan altı liderin bir araya gelip ortak adayı belirlemesidir. Bu konuda da aramızda konuştuk. Şu aşamada Cumhurbaşkanı adayını konuşmanın ve tartışmanın manası yok. Cumhurbaşkanı adayının kim olduğu sorulduğunda niteliklerini belirleyelim ve kamuoyuna deklare edelim dediler. Yayınladığımız bildiride bu nitelikleri belirledik. Bu niteliklere uygun isim Millet İttifakı’nın adayı olarak açıklanacak ve seçimden sonra Cumhurbaşkanı olacak.

Altılı masadan çıkan isim niteliklere uymasına rağmen sizin onaylamadığınız ve mutabık kalmadığınız birisi olursa ne yaparsınız?

Altılı masa hep beraber üzerinde uzlaşacağımız bir aday olacak. Bu konuda hiç kimsenin endişesi olmasın.

“AKP şu an birinci parti değil”

Ekonomi çok kötü durumda. Bireysel haklar, özgürlükler tartışılıyor. Bütün bunlara rağmen baktığınızda iktidar partisi bütün anketlerde yine birinci parti çıkıyor. Muhalefette ise oy açısından bir patlama görünmüyor. Bunu neye bağlıyorsunuz?

AK Parti yüzde 49’dan yüzde 30’un altına düşmüş durumda. Şu an birinci parti değil. Anketlerin ortaya koyduğu bir gerçek var. Cumhuriyet Halk Partisi istikrarlı bir yükselişe sahip ve birinci parti. Oyumuz yüzde 40 veya yüzde 50 oldu diye bir iddiamız yok. Ama trende baktığınız zaman Cumhuriyet Halk Partisi dikkatli ve istikrarlı bir şekilde oyunu yukarı doğru taşıyor. Önümüzdeki süreçte oyumuz daha da yükselecek.

6’lı msasada oy oranı daha düşük olan partilerle ittifak yapıyorsunuz. Ama oy oranı yüzde 10’un üzerinde gözüken HDP var. Bu HDP’yi dışarda tutmanız HDP seçmenini incitmez mi?

Hayır incitmez. HDP’nin de altılı masada olmak gibi bir iddiası yok. Onlar 3. bir ittifak kurmak istiyorlar. HDP’nin başkanlığında ya da içinde olduğu bir ittifak.”

Paylaşın

Kılıçdaroğlu Ve Akşener’den ‘İstanbul Sözleşmesi’ Tepkisi

Danıştay’ın İstanbul Sözleşmesi’nin feshine ilişkin Cumhurbaşkanı Kararının iptal istemini oy çokluğuyla reddetmesine muhalefet kanadından tepki geldi. Kılıçdaroğlu, “İstanbul Sözleşmesi’ni tekrar yürürlüğe koyacağız” derken, Akşener, “Biz geleceğiz ve İstanbul Sözleşmesi yeniden yaşayacak” ifadelerini kullandı.

İstanbul Sözleşmesi’nden çekilme kararına karşı açılan davaları duruşmalı gören Danıştay 10. Dairesi, sözleşmenin feshine ilişkin 20 Mart 2021 tarihli Cumhurbaşkanı Kararının iptal istemini oy çokluğuyla reddetti.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ve İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener karara tepki gösterdi.

“24 saat içinde İstanbul Sözleşmesi’ni tekrar yürürlüğe koyacağız”

İktidara geldiklerinde sözleşmeyi tekrar yürürlüğe koyacaklarını kaydeden Kılıçdaroğlu Meclis’te yaptığı açıklamada “Bu millete sözüm var, iktidar olduğumuzda, Allah’ın izniyle olacağız halkın takdiriyle, ilk bir hafta içinde, hatta 24 saat içinde İstanbul Sözleşmesi’ni tekrar yürürlüğe koyacağız” diye konuştu.

“Biz geleceğiz ve İstanbul Sözleşmesi yeniden yaşayacak”

İYİ Parti lideri Akşener ise tepkisini sosyal medya hesabından dile getirdi. Akşener paylaşımında şunları kaydetti:

“Bugün, kirli bir zihniyeti memnun etmek için verilen bu siyasi karardan sonra; Kadınlara yönelik her türlü şiddette, cübbelerini ilikleyip o imzayı atan parmakların izi olacak. Ama #AzKaldı. Biz geleceğiz ve İstanbul Sözleşmesi yeniden yaşayacak!”

Paylaşın

KYK Borçları Kararının Ardından Kılıçdaroğlu: EYT Loading…

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın KYK borçlarının faizlerinin silindiğini açıklamasının ardından konuyu ilk gündeme getiren isim olan CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, sıradaki hedefinin EYT olduğunu ima ederek bir paylaşımda bulundu.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, KYK kredi borçlarında yalnızca ana paranın tahsil edileceğini duyurdu.

Sosyal medyada konuyu ilk olarak gündeme getiren ve “Gençlere sesleniyorum: Faizli KYK borçlarını ödemeyin! Bir sene içinde iktidara geliyoruz; sözünü verdiğim gibi, sizden sadece ana para talep edilecek, o da iş bulduğunuzda” diyen CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu trend listesine girdi.

Daha sonra bir paylaşım yapan Kılıçdaroğlu, ‘EYT’ ifadeleriyle birlikte ‘loading’ yazılı görsel paylaştı. İngilizce ‘yükleniyor’ anlamına gelen loading ifadesiyle Kılıçdaroğlu, sıradaki hedeflerini Emeklilikte Yaşa Takılanlar olduğunu ima etmiş oldu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kabine Toplantısı sonrası yaptığı açıklamada konuya ilişkin şu ifadeleri kullanmıştı:

“Gençlerimizi böyle bir yükün altında bırakamazdık. Haftalar öncesinde çalışmaları başlattık. Kredi geri ödemelerini herhangi bir enflasyon farkı veya faiz uygulaması olmaksızın sadece alınan kredi üzerinden yapılmasını kararlaştırdık.

Yani ara para. Bu uygulamadan hala kredi geri ödemesi yapan bütün gençlerimiz faydalanacak. Toplamda 26 milyar TL bir yükü gençlerimizin üzerinden kaldırmış olduk.”

Paylaşın

Kılıçdaroğlu’na Verilen Tazminat Cezası AYM’den Döndü

Anayasa Mahkemesi (AYM), Mehmet Özhaseki’nin Kemal Kılıçdaroğlu’na açtığı davada mahkemenin 12 bin liralık tazminat cezasını bozdu. Yüksek Mahkeme, Kılıçdaroğlu’nun ifade özgürlüğünün ihlal edildiğine hükmetti.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na verilen tazminat cezası Anayasa Mahkemesi’nden (AYM) döndü.

AYM’nin kararına göre, Kılıçdaroğlu, 2010’da TBMM Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada dönemin Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Özhaseki’ye yönelik yolsuzluk iddialarını gündeme getirdi. Özhaseki’nin açtığı dava sonunda Kılıçdaroğlu’nun 12 bin lira tazminat ödemesine hükmedildi.

Cumhuriyet’ten Sefa Uyar’ın haberine göre; temyiz incelemesiyle birlikte karar, 2019’da kesinleşti. Kılıçdaroğlu da kararı AYM’ye taşıdı. Başvuruyu görüşen AYM, ifade özgürlüğünün ihlal edildiğine hükmetti.

Kılıçdaroğlu’nun, söz konusu konuşmada olaya ilişkin şüphelerini açıkladığı, soruşturma açılması çağrısında bulunduğu aktarılan kararda, “Dava konusu sözler, mahkemeler tarafından olayın koşulları gözetilmeksizin değerlendirme konusu yapılmıştır. Mahkemeler, başvurucunun ifade özgürlüğüne yapılan müdahalenin zorunlu bir toplumsal ihtiyacı karşıladığını ve dolayısıyla demokratik toplum düzeninin gereklerine uygun olduğunu ikna edici bir şekilde, ilgili ve yeterli bir gerekçe ile ortaya koyamamıştır” denildi.

Paylaşın

Kılıçdaroğlu’ndan Erdoğan’a F-16 Ve S-400 Çağrısı

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, ABD Temsilciler Meclisi’nden çıkan F-16 kararı ile İsveç ve Finlandiya’dan yapılan açıklamaları değerlendirdi, hükümeti eleştirdi.

Sosyal medya hesabından açıklama yapan CHP Lideri Kılıçdaroğlu “Batı Erdoğan hakkında çok şey biliyor. Batı çok şey bildiği ve elinde tuttuğu bu tarz liderlere bayılır ve destekler” dedi.

Kılıçdaroğlu şu ifadeleri kullandı: “Sevgili Halkım, Daha NATO’daki imzanın mürekkebi kurumadan Finlandiya ve İsveç’ten gelen skandal açıklamalar, Erdoğan’ın yine hiçbir şey alamadan imza attığını gösterdi. Şimdi de skandalın F-16 meselesinde devam ettiğini görüyoruz.

Yatırımcılarından (sahiplerinden) biri olduğumuz F-35 savaş uçağı projesinden çıkartılmamız ve paramızı geri alamamamız yetmiyormuş gibi, yalvar yakar duruma düşürüldüğümüz F-16 uçaklarını nerede kullanıp nerede kullanamayacağımıza dair şartlar koymaya kalktığını görüyoruz.

Erdoğan ne zaman diplomatik görüşmelerde çevirmen olarak yanına o hanım kızımızı aldıysa, ya milyonlarca kaçak sığınmacı ülkemize girdi ya da bedeli milletimize çok yüksek olan sözleşmelere imza attırdılar. Hep söyledim yine söyleyeceğim, Batı Erdoğan hakkında çok şey biliyor.

Erdoğan ucuz propagandalar dışında elle tutulur hiçbir şeyi bu ülkeye kazandıracak durumda değildir. Öyle “dış güçler” demeyi falan bıraksınlar. Batı, Erdoğan rejimine düşman değildir. İddia ediyorum, Batı çok şey bildiği ve elinde tuttuğu bu tarz liderlere bayılır ve destekler.

Şimdi Erdoğan, sana ne yapman gerektiğini söyleyeyim. Çık ve de ki ‘Ben imza attım ama muhalefet bunun onaylanmasını parlamentoda engelleyecek, kendi grubumda da bu konuda kontrolüm tam değil.’

Yeter ki Türkiye masaya yeniden otursun. Tek bir şartımız var. Bu sefer sadece çevirmen hanım kızımızı yanına alarak iş görmeye çalışma sakın, bırak bu işin ehli diplomatlar işlerini yapsınlar. F-35 ve S-400 konularında anlaşmadan da o masadan kimse kalkmasın.

Buradan ABD’ye sesleniyorum. Bu konuda suçlu arayacaksanız, suçlusu biziz. Varsa bir sorununuz, bizimle halledin.

Ayrıca çevirmen hanım kızımızdan, yüzbinlerce Afgan sığınmacının ülkemize gelmesine yol açan o toplantıda Biden ile neler konuşulduğunu seçimlerden sonra devletimize açıklamasını talep edeceğiz. Verilen her yetki, sorumluluğu ile birlikte gelir. Kendisi de bunu bilecek yaştadır.”

Paylaşın

1200 Koltuk İçin Bürokrat Aranıyor

Oksijen’den Gazeteci Gökçer Tahincioğlu, son yazısında, AK Parti’nin kadrolaşma sürecine ve sorunlara dikkat çekti. AK Parti Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın seçime girip kaybetmesi durumunda bürokrası de yaşanacak boşluklara dikkat çeken gazeteci Tahincioğlu, Altılı Masa’nın da bu konuda çalışmaları olduğunu belirtti.

Gökçer Tahincioğlu’nun “1200 koltuk için bürokrat aranıyor” başlıklı yazısı şöyle:

Cumhurbaşkanlığı seçimi ve genel seçimin yaklaşması, muhalefetin 20 yıllık AKP iktidarı döneminde ilk kez seçimi kazanmak konusunda bu kadar iddialı olması, tartışmaların da boyutlanmasına yol açıyor.

Bu tartışmalardan biri de olası bir iktidar değişikliğinde yeni hükümetin 20 yılda oluşan AKP kadrolarıyla nasıl uyum içinde çalışacağı konusunda.

İktidara yakın bazı isimler sadece bu durumun bile iktidar değişikliğinin Türkiye’nin yararına olmayacağır gösterdiğini savunuyor.

Türkiye’de bürokratik kadrolara yönelik gelenekler de değişimin çok kolay olmadığını gösteriyor. Gene alışkanlık geçmişte üçlü kararnameyle atanan üst düze bürokratların sadece iktidar değiştiği için görevden alınamayacağı yönünde. Zira eski uygulamalar, görevden alınan bürokratların yargı kararıyla eski görevlerine dönebildiğini, yeniden göre almaları durumunda yargının net bir şekilde göreve

başlatılmaları yönünde kararlar verdiğini, bu davaların da yıllar sürdüğünü gösteriyor.

Ancak tartışmalarda Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ne geçildikten sonra getirilen yeni kural ve düzenlemeler göz ardı ediliyor.

Kararnamede tek tek pozisyonlar belirtilmiş

Bu tartışmaların yanıtı Cumhurbaşkanlığı’nın 10 Temmuz 2018 tarihli, 30474 sayılı “Üst Kademe Kamu Yöneticileri ile Kamu Kurum ve Kuruluşlarında Atama Usullerine Dair Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi” nde gizli.

“3 Numaralı Kararname” olarak anılan kararnamenin 4. maddesinde, 1 No’lu Cetvel olarak nitelenen listede yer alan bürokratların görev süreleri ele alınıyor. Kararnamenin ilgili düzenlemesi şöyle:

“Bu Cumhurbaşkanlığı Kararnamesine ekli (I) sayılı cetvelde yer alanların görev süresi, atandıkları tarihte görevde bulunan Cumhurbaşkanının görev süresini geçemez. Cumhurbaşkanının görevi sona erdiğinde, bunların görevi de sona erer. Ancak bunlar, yerlerin atama yapılıncaya kadar görevlerine devam eder. Görev süreleri sona erenler yeniden atanabilir. Bunlar, görev süreleri sona ermeden de Cumhurbaşkanınca görevden alınabilir.”  Bu düzenlemeye göre No’lu Cetvel’de yer alan makamlara atananların görev süresi Cumhurbaşkanlığı seçimi ile doluyor. Seçilen Cumhurbaşkanı’nın her koşulda bu görevlere yeniden atama yapması ya da bu koltuktaki kişinin görevini sürdürmesine yönelik bir karar vermesi gerekiyor.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan yeniden cumhurbaşkanı seçilse bile kararnameye göre bu kadrolara yeniden atama yapmak zorunda. Erdoğan değil de bir başka ismin cumhurbaşkanı seçilmesi halinde de bu kadroların tamamı otomatik olarak boşalacak ve yeniden atama yapılacak.

Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi kararnamesi eskiden farklı olarak, aynı zamanda hükümet başkanı da olan yeni Cumhurbaşkanı’na kendi kadrolarıyla çalışma imkanını sunuyor.

MİT Müsteşarından Diyanet İşleri Başkanı’na, TRT Genel Müdürü’nden Merkez Bankası Başkanı’na, valilerden rektörlere kadar yüzlerce makam ve kadro sıralanıyor.

Buna göre cumhurbaşkanlığı seçiminden sonra, seçilecek ismin yaklaşık olarak 1200 ismi bu makamlara ataması gerekiyor.

Atanmayanın yargıyla dönme şansı yok

Buna göre valiler, rektörler, YÖK üyeleri, müsteşarlar, üst düzey kuramların genel müdürleri ve yönetim kurulu üyeleri seçimle birlikte koltuklarından kalmak zorunda olacak. Yeniden bu göreve atananlar, cumhurbaşkanı görevde kaldığı ve kendisinden memnun olduğu sürece görevim sürdürebilecek. Ancak yeniden atanamayanlar için kararnamedeki düzenleme açık olduğu için yargı kararıyla bu göreve dönme şansı olmayacak. Yargıya “Neden yeniden atanmadım” başvurusu yapılması olası değil Anketlerin moralleri yükselttiği altılı masada hem seçime yönelik umutların büyük olması hem de söz konusu düzenleme bedeniyle hummalı bir çalışma yürütülüyor. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, daha önce bürokratları uyarmış ve yeni dönemde liyakati esas alacaklarını söylemişti. CHP, İYİ Parti, Deva Partisi, Gelecek Partisi, Saadet Partisi ve Demokrat Parti’den oluşan altılı masada da bu konu da gözden geçirildi. Alman bilgiye göre liderlerin talimatıyla cumhurbaşkanının değişmesiyle boşalacak kadrolar için çalışma başlatıldı. Listeler üzerinde çalışan komisyon, liderlere tüm koltuklar için isim önerecek.

Altılı masanın ortakları bu çalışmaya büyük önem veriyor. Sızan bilgilere göre cumhurbaşkanının değişmesiyle birlikte, hemen ertesi gün bütün bu kadrolara hemen atama yapabilecek şekilde bir hazırlık yürütülüyor.

Liderlerin listeler konusunda ortaklaştığı başlık liyakat. Bu nedenle kızağa çekilen, kıyıda koşede kalan bürokratların isimleri gözden geçiriliyor, ilk kez atanabilecek isimler değerlendiriliyor.

Paylaşın

Siyasete Yaz Tatili Yok, Muhalefet Sahada Olacak

Meclis kapandı, siyasete verilen bayram arası gelecek hafta bitecek. Uzun süredir sahada olan muhalefet partileri yaz aylarını da yoğun bir tempoda geçirmek için planlamalarını yaptı.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun kurmaylarına, “Millet bunca sorunla boğuşurken, ülke sıkıntıdayken tatil yapma hakkımız yok. Meclis’in açılacağı 1 Ekim’e kadar sahada olacağız, maratona devam edeceğiz” dediği biliniyor.

CHP 2 ayda 8 ilde grup toplantısı yapacak

Gazete Duvar’dan Nergis Demirkaya’nın haberine göre; Parti programına göre ağustos ayı başından ekim ayına kadar geçen iki ayda her hafta bir ilde grup toplantısı yapılacak. 2 Ağustos’ta ilk olarak Ağrı ile başlayacak grup toplantıları bir sonraki hafta Edirne’de olacak. Diğer 6 grup toplantısı da ağırlıklı olarak CHP’nin az oy aldığı İç Anadolu ve Karadeniz Bölgesi illerinde yapılacak. Ekim ayına kadar her salı saat 13.30’da farklı illerde yapılacak grup toplantılarında Kılıçdaroğlu’nun konuşmasından sonra milletvekilleri o kentin ilçelerinde çalışmalar yürütecek.

CHP’nin Mersin’de başlattığı, İstanbul ile devam eden Milletin Sesi mitingleri de yaz aylarında sürecek. 23 Temmuz’da Balıkesir’de yapılacak mitingin ardından yazın 1-2 kentte daha miting olması bekleniyor. Bu arada parti bünyesinde kurulan Doğu, Karadeniz, esnaf ve ekonomi masalarının çalışmaları da yaz boyunca devam edecek.

Akşener 2. Türkiye turuna başladı

İYİ Parti de hem genel başkan düzeyinde hem de parti yöneticilerinin ayrı programları kapsamında yaz boyunca sahada olacak. İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener Ocak 2020’de başladığı il ve ilçe ziyaretleri kapsamında 81 kent turunu geçtiğimiz aylarda tamamladı. İkinci turunda 15 il ziyaret eden Akşener yaz boyunca aynı tempoda çalışmaya devam edecek. Gittiği illerde ilçeleri de ziyaret eden Akşener’in bugüne kadar 400’ün üzerinde ilçeye gittiği seçime kadar da bunu 922’ye tamamlayacağı ifade ediliyor. Parti yöneticileri Akşener’in Türkiye’nin tüm ilçelerine giden lider olarak tarihe geçeceğini kaydediyor.

İYİ Parti genel merkez planlamasına göre Akşener yaz boyunca her hafta 3-4 kente gidecek. Akşener’in gelecek hafta ziyaret edeceği kentler Samsun, Ordu ve Giresun olacak. Akşener’in yanı sıra parti yöneticileri de farklı illerde çalışmalar yürütecek.

HDP’de hedef 1 Eylül Dünya Barış Günü

HDP 3 Temmuz’da gerçekleştirdiği 5. Olağan Kongresi’nin ardından bu hafta sonu parti organlarını oluşturacak. 17 Temmuz Pazar günü toplanacak yeni Parti Meclisi MYK üyelerini belirleyecek. Yeni MYK’nın da 18 Temmuz’da ilk toplantısını yapıp yaz programını da oluşturması bekleniyor. Parti yöneticileri programın hafta başında netleşeceğini ifade ederken yaz boyunca hem iki eş genel başkanın hem de parti yöneticisi ve milletvekillerinin sahada olacağını ifade ediyor. Farklı illerde halk buluşmaları, toplantılar yapılacağını kaydeden HDP yöneticileri özellikle 1 Eylül Dünya Barış Günü için özel çalışmalar yapılacağını kaydediyor.

Gelecek Partisi iki koldan çalışacak

Gelecek Partisi’nde de saha çalışmaları yaz boyunca iki koldan sürecek. Genel Başkan Ahmet Davutoğlu il ziyaretlerini sürdürürken partisinin bölge toplantılarına katılacak. Gelecek hafta Giresun ve Balıkesir’e gidecek olan Davutoğlu’nun İstanbul ve Ankara’nın ilçelerine de yaz boyunca ağırlık vermesi bekleniyor. Gelecek Partisi’nde 19 genel başkan yardımcısı ve gölge kabine olarak nitelendirilen politika kurullarındaki yöneticiler de yaz boyunca belirlenen illerde özel çalışma yürütecek. Gidilen il ve ilçelerde esnaf ziyaretleri yapılacak, halk buluşmaları gerçekleştirilecek, yerel medyaya ziyaretler yapılacak.

Ali Babacan il ziyaretlerini sürdürecek

Yeni kurulan siyasi partiler Gelecek Partisi ve DEVA Partisi de yoğun bir yaz çalışması için planlama yaptı. DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan il gezilerini yaz boyunca sürdürecek. Gelecek hafta başlayacak ve 4 gün sürecek program kapsamında Babacan Erzurum, Bayburt, Gümüşhane, Rize ve Artvin’i ziyaret edecek. Yaz boyunca her hafta bu şekilde ziyaretler devam edecek.

Muhalefet partilerinin yaz ayları için planladığı bu çalışmalar Meclis çalışmaları başladıktan sonra yeniden programlanacak. Seçim takvimi belli olduktan sonra ise ayrı kampanyalar düzenlenecek.

Paylaşın