CHP Kurmayları Kılıçdaroğlu’nun ‘Hazırım’ Çıkışını Değerlendirdi

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun bir televizyon programında yaptığı “Altılı masa ismim üzerinde uzlaşırsa hazırım” açıklamasını CHP kurmayları değerlendirdi.

Cumhuriyet’ten Sapr Sağkal‘ın aktardığına göre, adayın açıklanacağı tarihin henüz belli olmadığını söyleyen kurmaylar, “Millet masası son kararı verecektir. Genel başkanımız da yaptığı açıklamada onların kararına saygı duyduklarını söyledi. Bizim birinci önceliğimiz Türkiye’nin temel sorunları, buna karşı çözüm önerileri ve yol haritası. En önemli nokta bu” yorumunu yaptı.

Bir aday açıklaması yapılmadan önce o adayın seçildikten sonra neler yapacağı, yetkilerinin neler olacağı, sistem değişikliğinin nasıl gerçekleşeceği gibi konuların açıklanacağını söyleyen CHP’liler, “Bu masanın asıl konusu Türkiye’nin sorunları. Türkiye bir avuç tefecinin kucağında, ekonomide sıkıntı var. Adaylık en son konuşulacak şey. Birinci öncelik adaylık olursa AKP’den farkımız olmaz. Tek adam rejiminin Türkiye’yi getirdiği nokta belli” dedi.

“Her alanda hazırız”

“CHP, Kılıçdaroğlu’nun adaylığına hazır mı” sorusunu yanıtlayan kurmaylar, şunları söyledi:

“Biz zaten yerel seçim bittikten sonra sahada kalmaya devam ettik. Sadece seçim dönemlerinde değil her zaman çalıştık. Pandemide bile sahadaydık ve Türkiye’nin temel sorunlarının nasıl çözüleceğini anlatıyorduk. Aday kim olursa olsun saha çalışmalarımızda bir değişiklik olmayacak ve bu tempoda devam edecek. CHP her zaman sahada olduğu için hazır. Sandık güvenliğinden projelere kadar hazırız.”

CHP Lideri Kılıçdaroğlu, katıldığı bir televizyon programında, altılı masanın kendi ismi üzerinde uzlaşması durumunda Cumhurbaşkanı adayı olup olmayacağına ilişkin soruya, “Hazırım. Zaten devletin nasıl yönetilmesi gerektiği belli” diye yanıtı vermişti.

Paylaşın

Altılı Masa, Kılıçdaroğlu’nun ‘Adaylık’ Mesajını Nasıl yorumlandı?

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, katıldığı bir televizyon programında cumhurbaşkanı adaylığı niyetini bir adım daha ileri taşıyarak “Ben hazırım” mesajı vermesi siyaset kulislerini hareketlendirdi.

Daha önce de adaylık niyetini dile getiren Kılıçdaroğlu’nun özlerinin, 2 Ekim’de yapılacak ikinci tur toplantı öncesinde 6’lı masaya bir mesaj olup olmadığı tartışılıyor.

CHP’de, aday isminin “Ekim-Kasımda netleşmesi gerektiği” görüşü ağırlık kazansa da, 2 Ekim toplantısında, masadan aday isminin çıkması beklenmiyor.

BBC Türkçe’den Ayşe Sayın’ın aktardığına göre, muhalefet kulislerinde, ikinci tur görüşmelerde “aday belirleme usulü”nün netleştirildikten sonra aday isminin açıklanacağı dile getiriliyor.

Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem mutabakatıyla bir araya gelen 6 muhalefet partisi, ikinci tur görüşmelere 2 Ekim’de, CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun ev sahipliğinde yapılacak toplantıyla başlayacak.

İlk tur görüşmelerde Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem, cumhurbaşkanı adayının nitelikleri, seçim güvenliği, iktidara gelinmesi halinde ekonomi ve kamu yönetiminin yapılanmasına ilişkin ilkeler üzerinden yürütüldü.

İkinci tur görüşmelerin cumhurbaşkanı adayının belirlenmesi, parlamento seçimi için ittifak modelleri ve parlamenter sisteme geçiş sürecinin netleştirilmesi gibi somut adımların atılması planlanıyor.

İkinci tur görüşmelere 1 aydan az bir süre kala, CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun, FOX TV’nin sabah programı “Çalar Saat”te 6’lı masayı işaret ederek, “Üzerimde uzlaşma olursa adaylığa hazırım” açıklaması, siyaset kulislerini hareketlendirdi.

Bu açıklamanın ardından, muhalefetin cumhurbaşkanı adayının “kim olacağının” 2 Ekim toplantısında masaya gelip gelmeyeceği de merak konusu oldu.

CHP: Ekim mi, Kasım mı olur ama artık konuşulmalı

CHP kulislerinde, Kılıçdaroğlu’nun yaptığı son açıklamanın, aslında daha önce de dile getirdiği adaylık niyetinin devamı niteliğinde olduğuna dikkat çekiliyor.

2 Ekim’deki toplantıda doğrudan aday isminin konuşulmasının beklenmemesi gerektiği ifade edilse de, artık aday belirleme sürecinin geciktirilmemesi de isteniyor.

CHP’li bir parti yöneticisi, yeni seçim yasasının yürürlüğe gireceği Nisan ayından itibaren her an seçim olabileceğine işaret ederek artık adayın netleşmesi gerektiğini vurguluyor:

“Aslında Genel Başkan, uzun süredir adaylık konusunda hazır olduğunu söylüyor. Ama şimdi bir adım daha ileri taşımış oldu ve daha net olarak ifade etti. Ama kendi başıma adayım, gibi bir çıkış da yapmıyor, kararı masaya bırakıyor. Bu önemli. Ancak artık Ekim mi olur, Kasım mı olur, aday kim olacak açıklanmalı. Seçim sürecine giriliyor ve bu konuda artık daha geç kalınmamalı.”

İYİ Parti: Önce usul belirlenir

Millet İttifakı’nın diğer büyük ortağı İYİ Parti’de ise Kılıçdaroğlu’nun açıklamalarına temkinli yaklaşılıyor.

Siyasi partilerin, kendi stratejileri doğrultusunda hamleler yapabileceği, sadece Kılıçdaroğlu’nun değil, Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu’nun da 11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün adaylığı konusunda açıklamalar yaptığına dikkat çeken İYİ Parti kurmayları, “Partilerin göstermek istediği adaylara saygı duyulur, ama kararı 6’lı masa verir. Şu anda bizim gündemimizde de, masanın gündeminde de aday kim olacak konusu yok” görüşünü dile getiriyorlar.

İYİ Partililere göre, masaya “aday isminden önce usul” konusu gelecek:

“Aday nasıl olmalı, konusu birinci tur toplantılarla netleşti. Tahmin ediyorum, artık aday belirleme süreci nasıl olmalı konuşulacaktır. Parti liderlerinden birini mi aday yapalım, yoksa adaylık prensiplerine uyan birisini mi tercih edelim, adaylık niyeti olan bir lideri mi aday yapalım? Buna göre tercih yapılabilir. Bunlar yeni bir tecrübe olacak her parti için. Kırmadan, dökmeden bir usul oluşturmak lazım. Ekim, Kasım’da daha çok bu usul netleşir diye tahmin ediyorum. Usul üzerinde anlaşılırsa, isim üzerinde uzlaşı daha kolay olur.”

DEVA Partisi: Liderlere yüz yüze görüşmede açabilir

DEVA Partisi’nde CHP liderinin bu açıklaması, “adaylığını masaya getireceğinin mesajı” olarak yorumlandı.

Kılıçdaroğlu’nun adaylık niyetini, liderlerle “yüz yüze” yapacağı görüşmeler veya “arka kapı diplomasisi” ile nabız yokladıktan sonra masaya getireceğini belirten bir parti yöneticisi, bundan sonra izlenecek yönteme ilişkin ise şu değerlendirmeyi yaptı:

“Kemal Bey adaylığını bir şekilde masaya getireceğini ilan etmiş oldu. Kemal Bey bu niyetini ya doğrudan kendisi ya da partinin arka kapı diplomasisi olarak tanımlanmış unsurları üzerinden yapmazlarsa, partiler bunu kendi kendilerine tartışmazlar. CHP bu konuyu partiler arası diyalog zeminine taşımış değil. Biz de parti olarak olarak hiçbir ortamda bunu konuşmuş değiliz.

“Kemal Bey, liderlerle 2 Ekim öncesinde yapacağı yüz yüze görüşmelerde bu niyetini dile getirebilir. Yani yöntem olarak, masada tartışmaya açmadan önce birebir görüşmeyle adaylığını gündeme getireceğini düşünüyorum. Eğer böyle bir şey olursa, siyasi partiler bunu kendi içlerinde değerlendirir, ondan sonra masada aday ismi konuşup netleşir.”

Saadet Partisi: Masayı işaret etmesi önemli

Saadet Partisi’nde ise Kılıçdaroğlu’nun adaylık açıklamasının doğrudan 2 Ekim toplantısına dönük bir mesaj olarak yorumlanmıyor.

CHP liderinin adaylık niyetini daha önce de dile getirdiğini, ancak bu konudaki karar için yine “6’lı masayı referans” göstermesinin önemli olduğuna işaret ediliyor. CHP lideri’nin 6’lı masaya “basın üzerinden mesaj vermeyeceğini” belirten parti kaynakları, adaylığı düşünen birisinin gazetecilerin bu yöndeki sorularına “Aday değilim” yanıtını da vermeyeceğini ifade ediyorlar.

Parti kaynakları, seçim sürecine girilmeden aday isminin netleşmeyeceği görüşünde:

“Kemal Bey daha önce de söyledi adaylık niyetini. Ama esas önemli olan, masanın kararını işaret etmesi. Bu açıklamalardan bir cümle öne çıkarılacaksa, mutabakata verdiği önem ön plana çıkarılmalı. Aday olma niyeti zaten gizli değil, yadırganacak da bir şey değil. Ama muhalefet, seçim sathı mahalline girilmeden, ne 2 Ekim’de, ne de 2 Kasım’da adayını açıklamaz.”

Paylaşın

CHP Lideri Kılıçdaroğlu: Nisandan Sonra Seçim Güçlü Olasılık

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Türkiye’nin seçim gündemine girdiğini belirterek “Öyle ya da böyle erken seçim görünüyor. Yaptıkları son değişikliğin uygulanabilmesi için bir yıl geçmesi gerekiyor ya, nisandan sonra seçim güçlü olasılık” dedi.

Cumhuriyet yazarı Mustafa Balbay, bugünkü köşe yazısında CHP lideri ile yaptığı görüşmeye yer verdi. Buna göre Kılıçdaroğlu’nun gündeme dair açıklamaları şöyle:

(Abdullah Gül’ün adaylığı) Biz altı lider yeni seçilecek cumhurbaşkanı ile birlikte yapılması gerekenleri konuşuyoruz. Temel konularda mutabıkız. Ancak henüz masada isimlendirme yapmadık. Herkes aday olma hakkına sahiptir. Elbet sayın Gül de… İnsanlar aday olarak görmek istediği kişilerin adını telaffuz edebilir. Bizim 6’lı masada isim değerlendirmemiz yok.

İstanbul, Ankara, öteki belediye başkanlarımız gayet güzel çalışıyorlar. Görevlerinin gereğini yerine getiriyorlar.

(Peker’in iddiaları) Sedat Peker mafya içindeki bir kişi olarak içeriden bilgi veriyor. Zaten mafyatik örgütler bu yolla çökertilir. Savcıların bir şey yapmasına gerek yok. Sedat Peker’in söylediklerini sıralayıp ifade alacaklar. Tek tek kişilerle uğraşmak yerine köklü bir temiz eller operasyonu gerekli. Ancak çarkın içindekiler çarkı temizleyemezler. Burada ana sorun savcılar değil, başsavcılar.

Türkiye seçim atmosferine girdi. Öyle ya da böyle erken seçim görünüyor. Yaptıkları son değişikliğin uygulanabilmesi için bir yıl geçmesi gerekiyor ya, nisandan sonra seçim güçlü olasılık…

Sandık güvenliğini şimdiden örgütlemeye başladık. Kusura bakmasınlar YSK’ye güvenmiyoruz. 81 ildeki sandık sorumlusu belli. İlçe başkanlarımız onları zaman zaman arayıp sağlama yapıyor.

Ekonomi, Nebati olayı falan değil. Onu aştı. Günübirlik yaşıyorlar. Tam bir talan ekonomisine döndü. Giderayak ne bulursak götürelim, diyorlar.

Beşli çete bir ara bizimle diyalog ortamı aramıştı. Artık bıraktılar. Umutlarını yitirmiş olmalılar.

Devlet kurumlarından bize bilgiler gelmeye devam ediyor. Bunları arkadaşlarımız değerlendiriyor. Hemen kullanma amacı da gütmüyoruz.

Helalleşme beklediğimden daha çok karşılık buldu. Tersine helalleşme de söz konusu oluyor. Bize gelip “Geçmişte size çok haksızlık ettik” diyorlar…

Sadece bizde değil dünyada da otoriter yönetimler döneminin sonuna geliniyor. Değişim Türkiye’den başlayacak.

Bu iktidar gidici. Halk bu kararı verdi. Her şey bizim daha fazla güven vermemize bakıyor. Bunun için Anadolu’yu dolaşıyoruz. Muhtarlarla toplantı yaptığımız gün vali de toplantı koyuyor. Ama çoğunlukla bizi tercih ediyorlar.

Yazının tamamı için TIKLAYIN

Paylaşın

‘Altılı Masa’dan Kılıçdaroğlu’nun ‘Hazırım’ Sözlerine Yanıt

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Cumhurbaşkanlığı adaylığı ile ilgili “Benim ismim üzerinde uzlaşma sağlanırsa, ben hazırım” çıkışı yaptı. Kılıçdaroğlu’nun bu sözleri 6’lı masada yer alan diğer muhalefet partilerince “adaylık için yeşil ışık” olarak değerlendirilip “uzlaşı” vurgusu yapıldı.

6’lı masanın cumhurbaşkanı adayını ne zaman açıklayacağı tartışılırken CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun “Ben hazırım” sözleri 6’lı masada yer alan diğer muhalefet partilerinde de yankı buldu.

Cumhuriyet’ten Selda Güneysu’nun aktardığına göre, Kılıçdaroğlu’nun, daha önce 6’lı masada yapılan “uzlaşı” açıklamasına da atıfta bulunduğu değerlendirilirken Saadet Partisi yetkilileri, “Kılıçdaroğlu’nun soruya verdiği yanıt, makul bir yanıt. Bugüne değin Cumhurbaşkanlığı adaylığı ile ilgili adı geçen herkes zaten benzer açıklamalarda bulunuyor. Saadet Partisi olarak da ‘uzlaşıya’ işaret ediyoruz. Eğer masada 6 siyasi partinin lideri Kılıçdaroğlu’nun adaylığı ile ilgili bir uzlaşı sağlarsa, alınan karara saygı duyarız” değerlendirmesinde bulunuyor.

SP’li yetkililer, 6’lı masanın ikinci tur görüşmelerinin 2 Ekim’de, CHP Genel Merkezi’nde başlayacağına da atıfta bulunurak, “Ekimde, masada ortak aday masaya gelir. Liderler tartışırlar, bu isim Kılıçdaroğlu olacaksa Kılıçdaroğlu, başka bir isim olacaksa başka bir isim, her kimse değerlendirilir” yorumunu da yapıyor.

‘Mutabakat sağlanmalı’

DEVA Partisi yetkilileri ise daha önce genel başkan Ali Babacan’ın dile getirdiği “Önceliğimiz mutabakat ve ortak aday” sözlerini anımsatıyor. Partinin 6’lı masada ortak cumhurbaşkanı adayı konusundaki önkoşulunun “geçiş süreci üzerinde mutabakat sağlanması” olduğunun altını çizen DEVA Partili yetkililer, “Daha önce de belirttiğimiz gibi 6 siyasi partiyi öncelikli bir araya getiren en önemli konu güçlendirilmiş parlamenter sistem. Cumhurbaşkanlığı seçimi kazanıldığında ise geçiş süreci nasıl sağlanacak? 6’lı masada bu kararın alınması elzem. Hesap verilebilirlilik ve şeffaflık olması gerek. Bu mutabakat sağlandıktan sonra aday tartışılır” görüşünü dile getiriyor.

Yetkili kurullara işaret

İYİ Partili yetkililer ise Kılıçdaroğlu’nun sözleri sonrasında “partinin yetkili kurullarını” işaret etti. İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener’in adaylık tartışmalarıyla ilgili olarak “Aday olma konusunda bir problem yok, Sayın Kemal Kılıçdaroğlu da dahil olmak üzere” şeklindeki açıklamasına atıfta bulunan yetkililer, “Her zaman önemli konuları yetkili kurullarımızda tartışmışızdır. Cumhurbaşkanlığı adaylığı konusu için de partimiz önceden bir değerlendirme yapmak yerine yetkili kurullarda alınan karar doğrultusunda hareket edecektir” değerlendirmesini yapıyor.

Paylaşın

Kılıçdaroğlu’ndan Altılı Masa Açıklaması: Topluma Hayal Kırıklığı Yaşatmayacağız

Gündeme dair dikkat çeken açıklamalarda bulunan Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, 6 muhalefet partisi liderinin topluma hayal kırıklığı yaşatmayacağını belirtti.

İktidara geldiklerinde 6 ay içerisinde toplumun rahat nefes alacağını belirten CHP lideri, “bu sefer kemer sıkma sırasının 5’li çete geldiğini” ifade ederek “O giden milyonları da geri getireceğiz” dedi.

CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, Halk TV’den İpek Özbey’in gündeme dair sorularını yanıtladı. CHP liderinin açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:

“Provokasyona gelmeyin” diyorsunuz. Bunun karşısında, “Peki biz demokratik haklarımızı kullanamayacak mıyız, yanlışı haykıramayacak mıyız” diye eleştirenler var sizi…

Elbette haksızlığa uğradığı zaman “Haksızlığa uğradım” diye söyleyecek. Şenyaşar ailesi adliyenin önünde adalet istiyorum diye beklerken onu ziyarete giden bendim. Toplumsal çatışmaya ortam hazırlanmaması gerektiğini söylüyorum. İktidar bu çatışmayı istiyor, tahrik ediyor. En son öğretmenlerin gayet masum talepleri karşısında bir polis çıkıp bir öğretmeni yerde sürükledi ve “Bunu alın” dedi. Ben o polise işaret ettim, bütün polislere değil, çünkü toplumu tahrik eden o kişi. Dolayısıyla bu tip olaylar karşısında hepimizin dikkatli olması lazım.

Yaşadığımız birçok sorun var ve siz bunları dile getiriyorsunuz. Liyakat yoksunluğu, yolsuzluk, yoksulluk, rüşvet vs. Nasıl çözeceksiniz?

Üstesinden gelmemiz gereken birden fazla alan var. Türkiye’nin sosyolojik olarak da, psikolojik olarak da, ekonomik olarak da, yönetimsel olarak da rahatlaması için bazı kararları kolektif ve eşzamanlı almak zorundasınız. Örneğin; bir taraftan ‘Hasar Tespit Komisyonu’ kuralım darken, öbür taraftan Merkez Bankası’nın bağımsızlığıyla ilgili karar almak zorundasınız. Hemen ardından BDDK’yla ilgili… Ekonomik ve Sosyal Konseyi toplamalıyız hemen. Üniversiteler vasatlaştı, onlarla ilgili süratla karar almak zorundasınız. Çiftçinin beklentisi farklı, sanayicinin beklentisi farklı, esnafınki, üniversite öğrencisininki farklı. Biz her kesimi rahatlatacağız, “Özgürlük geldi, demokrasi geldi” dedirteceğiz.

Altı lider her şeye birlikte mi karar vereceksiniz? Bu uzun yıllar şikâyet edilen yavaş bürokrasi gibi bir sıkıntıya yol açmaz mı?

Altı lider önce Türkiye’nin temel sorunları konusunda bir ortak payda oluşturmamız, bunu yazılı hale getirmemiz, bunun altına imza atmamız lazım. Bunun ayrıntılarının genel başkan yardımcıları tarafından kamuoyuyla paylaşılması lazım. O kadar dikkatli adım atıyoruz ki… Biz gerçekten ülkenin var olan sorunlarını parti ayrımı yapmadan çözmek istiyoruz.

İktidarın ‘kazanımlarımızı kaybetmeyelim’ diye bir cümlesi var. Muhafazakâr seçmene din üzerinden fazlaca mesaj vermeye başladı iktidar…

‘Kazanımlarımızı kaybetmeyelim’den ne anlıyoruz, bir kere bunu düşünelim. Eğer “Aile boyu büyük paralar elde ettik, milyar dolarlar kazandık, bunu kaybetmeyelim” diyorlarsa bu kazanımlara karşıyız. Alın terinin değerini teslim edeceğiz. Eğer bundan bahsediyorlarsa kazanımlarını kaybedecekler. İnsanların giyimi, kuşamı, yaşam tarzı, kimliği dolayısıyla bazı haklar elde ettiler ve kaybetmeyelim diyorlarsa biz zaten kimsenin bu bağlamda haklarını kaybetmesini istemiyoruz, yeniden eskiye dönelim, kamplaşmayı yok etmek için bir araya geldik biz. Altılı masanın felsefesi kazanımları daraltmak değil, genişletmek. Din ve vicdan özgürlüğü olduğunda, inancına müdahale etmediğinizde sorun yok. Bütün belediye başkanı arkadaşlarıma şunu söyledim. İnsanlar nerede ibadet etmek istiyorsa, kilise, havra, cemevi, camii, buraları tertemiz yapın, gitsinler insanlar ibadetlerini yapsınlar. Biz olaya böyle baktığımız için karşı taraf tahammül edemiyor zaten.

Erdoğan, KHK’lılarla ilgili yaptığınız açıklamanın ardından, “Böyle bir yetkin yok, bu milleti aldatmaktır” dedi.

Erdoğan ne dediğini bilmiyor. Bizim söylediğimiz KHK ile görevine son verilen barış akademisyenlerini görevine iade edeceğiz. İkincisi; herhangi bir nedenle KHK ile görevine son verilip, savcılığın takipsizlik verdiği kişileri göreve iade edeceğiz. Üçüncüsü yargılanmış, beraat etmiş, göreve iade edeceğiz.

Saray’da köstebeğiniz var diyorlar, kim o?

Erdoğan!

İktidara geldiğinizde ekonomideki düzelmeyi ne kadar zamanda hissedeceğiz?

Altı ay içinde toplum rahat nefes alacak.

Ekonomik olarak enkaz devralındığında kemer sıkmak hep yoksula kalır, yine mi yoksullar kemer sıkacak?

Asla…

Kim sıkacak?

Bu sefer beşli çete. O giden milyonları da geri getireceğiz.

Söyleşinin tamamı için TIKLAYIN

Paylaşın

Altılı Masa İçin Çarpıcı İddia: Adayın Açıklanacağı Tarih

Altılı masanın cumhurbaşkanı adayına ilişkin tartışmalar sürerken, İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener’in katıldığı bir programda “Adayı ne zaman açıklayacaksınız?” sorusuna verdiği yanıt, gözleri altı liderin ikinci tur görüşmelerinin ilkini gerçekleştirecekleri 2 Ekim tarihine çevirdi.

Akşener’in aday açıklamasının tarihine ilişkin soru üzerine “2 Ekim’de bunu söz söyleyeceğim” demesine karşın, partilerin kurmayları erken seçimin gündeme gelip gelmemesine bağlı olarak bu konuda en erken tarih olarak 2022’nin aralık ya da 2023’ün ocak ayına işaret ediyor.

Altılı masa 2 Ekim Pazar günü saat 14.00’de CHP Genel Merkezi’nde toplanacak. CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, toplantı öncesi hem davet hem de gündem önerilerini almak üzere beş lideri tek tek ziyaret edecek. Ancak Akşener’in yarattığı beklentinin aksine, 2 Ekim’deki toplantının gündeminde aday ismiyle ilgili bir başlığın yer alması beklenmiyor.

Partilerin kurmayları, ortak adayın açıklanacağı tarihin, seçimin zamanında yapılması halinde en erken 2023 ocak ya da şubat ayı olacağını ifade ederken, seçimin mayısa çekilmesi durumunda ise aralık ayında adayın açıklanabileceği belirtiliyor. Kurmaylar, “Son ana kadar aday açıklanmayacağı gibi son ana kadar bir isimle partiler kendisini bağlamaz. Ama elbette partilerin aday olarak görmek istedikleri kişilerin piar çalışmaları olacak” değerlendirmesini yapıyor.

Milliyet’ten Mehtap Gökdemir’in haberine göre; 2 Ekim’de yapılacak toplantıda, ortak ilkelerin, politikaların konuşulacağı ifade ediliyor. Cumhurbaşkanı adayının ismi değil ama parlamenter sisteme geçiş sürecinde ülkeyi nasıl yöneteceği, yetkileri, yapması gereken işler gibi detayların değerlendirilebileceği belirtiliyor.

Ortak aday nasıl belirlenecek?

Ortak adayın nasıl belirleneceğine ilişkin de birkaç formül konuşuluyor. Kurmaylar, “Seçeneklerden bir tanesi aday gösterilecek kişinin kamuoyu desteği. Ama tek başına o da değil. Altı partiye, millete, devlete, kurum, kuruluşlara, bürokrasiye güven veren bir isim olması lazım. ‘Yüzde 50 artı 1’ açısından güven dediğiniz o, millete de güven vermesi lazım. Yüzde 50 artı 1’i alamıyorsa istediği kadar Türkiye’nin meselelerine vakıf olsun işe yaramayacak. Hem masanın güvenini hem devletin güvenini hem kamuoyunun hem milletin güvenini kazanabilecek bir isim olması gerekiyor” değerlendirmesini yapıyor.

Anket seçeneğine ilişkin de, “Anket altı kişi, on kişi yarışa girsin, en yüksek oyu kim alsın, öyle bir çalışma olmaz. Sadece olabilecek isimlerin kamuoyu desteği görülmek istenir. Yoksa anketten kim çıkıyor, haydi masada konuşalım değil” görüşü dile getiriliyor. Kurmaylar adayın açıklanacağı tarihe yakın olası isim ya da isimlerin kamuoyunda daha yoğun tartışılacağına işaret ederek, “Kamuoyunun nasıl yaklaştığı görülür” değerlendirmesini de yapıyor.

Paylaşın

CHP Lideri Kılıçdaroğlu: Türkiye’ye Demokrasiyi Mutlaka Getirmeliyiz

Katıldığı bir televizyon programında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulunan CHP Lideri Kılıçdaroğlu, “6 siyasi lider hep beraber demokrasi konusunda uzlaştık. Sorun parti sorunu olmaktan çıktı, sorun Türkiye sorunu. Türkiye’ye demokrasiyi mutlaka getirmeliyiz” dedi.

Organize suç örgütü kurmakla suçlanan Sedat Peker’in iddialarına ilişkin de konuşan Kılıçdaroğlu, “Şu an tam bir talan ekonomisi var, talan ülkesi adeta. Her gelen bir şeyleri çalmaya, götürmeye çalışıyor. Ve götürüyorlar da. Sedat Peker bunu aydınlığa çıkardı, yer, zaman, saat veriyor” dedi ve ekledi:

“Talan o kadar yaygınlaştı ve kirlenme o kadar önemli boyutlara ulaştı ki bu yargıya da sıçradı. Zaten devleti yönetenler baştan aşağı zaten kirli, içlerindeki bir kaç düzgün insan ya ayrıldı ya bir kenarda bekliyor. Ancak en tepede oturan hiç rahatsız olmuyor, keyfi yerinde.

Sedat Peker konuşmasın diye önlem almaya çalışıyor. Kendi çevresindeki adamlar zaten malı götürüyor, neden istifa ediyorlar, korkudan. İstifanın sebebini biliyorum, ucu saraya dayanıyor.”

TELE 1 canlı yayınında Enver Aysever’in konuğu olan CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu. CHP lideri Kılıçdaroğlu’nun konuşmasından öne çıkanlar şöyle:

“Erdoğan’ın başkanlığındaki iktidar, Türkiye’de demokrasiyi askıya almış durumda. Biz demokratik yollarla demokrasiyi güçlendirerek hayata geçireceğiz.

Altı siyasi lider hep beraber demokrasi konusunda uzlaştık. Sorun parti sorunu olmaktan çıktı, sorun Türkiye sorunu. Türkiye’ye demokrasiyi mutlaka getirmeliyiz. İnsanların özgürce yazabildikleri, hızla kalkınan bir Türkiye. Millet masası bu ülkeye demokrasiyi mutlaka getirecektir. Türkiye’ye huzur gelmesi lazım. Türkiye’yi yeniden inşa edeceğiz.

HDP’ye şeytan muamelesi yapılıyor. Biz arka kapı diplomasisi değiliz diyorlar. Helalleşme sürecinde siz Meral Hanıma deseniz, Meral Hanım işte HDP burada. Gelin helalleşmeye buradan başlayalım. Meral Hanımın da buna hayır diyeceğiniz sanmıyorum. Kucaklaşan bir Türkiye için bu radikal bir adım olmaz mı?

Daha önce defalarca söyledim, KHK ile barış akademisyenleri atıldı, onları geri getireceğiz. KHK ile atılan bir kişi soruşturma izni verilmediyse, savcı bir şey yok diyorsa, onu işe geri alacağız.

Gerçekten akıl yok bunlarda. Acaba Kılıçdaroğlu’nu nasıl sıkıştırabiliriz diye düşünüyorlar. Ya, FETÖ ile kucak kucağa yatan sizdiniz, aynı tel üzerinde cambazlık yapan sizdiniz, her türlü rezaleti yapan sizdiniz, suçlanan Kılıçdaroğlu oluyor.

Şu an tam bir talan ekonomisi var, talan ülkesi adeta. Her gelen bir şeyleri çalmaya, götürmeye çalışıyor. Ve götürüyorlar da. Sedat Peker bunu aydınlığa çıkardı, yer, zaman, saat veriyor.

Talan o kadar yaygınlaştı ve kirlenme o kadar önemli boyutlara ulaştı ki bu yargıya da sıçradı. Zaten devleti yönetenler baştan aşağı zaten kirli, içlerindeki bir kaç düzgün insan ya ayrıldı ya bir kenarda bekliyor. Ancak en tepede oturan hiç rahatsız olmuyor, keyfi yerinde.

Sedat Peker konuşmasın diye önlem almaya çalışıyor. Kendi çevresindeki adamlar zaten malı götürüyor, neden istifa ediyorlar, korkudan. İstifanın sebebini biliyorum, ucu saraya dayanıyor.

“Siyasi davalardan haksızlığa uğrayan her kişi için adalet tecelli edecek. Selahattin Demirtaş çıkacak, Osman Kavala’nın da çıkması lazım. AİHM kararı var.”

Paylaşın

Kılıçdaroğlu: Beşli Çetenin Burnundan Getireceğim

Samsun’un Bafra ilçesindeki grup toplantısında konuşan CHP Lideri Kılıçdaroğlu, “Ben bu ülkenin beşli çetesine talip değilim. Ben bu ülkenin fakirine, sorunlarına talibim. Herkesin sorunlarını çözme konusunda irade ortaya koyarsak o zaman ülke gerginlikten kurtulur. Sorunu bilmek yetmez. Nasıl çözeceğini de anlatmak lazım. Çiftçinin sorununu biliyorum” dedi.

Haber Merkezi / Kılıçdaroğlu, konuşmasının devamında, “Burada yıllarca çalışan şeker fabrikasının kapısına kilit vurulduğunu da biliyorum. 34 yıl sonra Türkiye ilk defa şeker ithal etti. Hepsi vardı, çetelere çalıştılar. Beşli çetelerin burnundan getireceğim. Paraları götürüyorlar, tamamını getireceğim. Bay Kemal de bunu seyredecek, yemezler. Tamamını geri getireceğim. Benim davam haramilerden bu milleti temizleme, ayıklama davasıdır. O nedenle benim mücadelem sizin mücadelenizdir” ifadelerini kullandı.

Kılıçdaroğlu, konuşmasında, ‘cumhurbaşkanı adaylığı’ tartışmasına değinerek, “Bize ‘Niçin cumhurbaşkanı adayınızı göstermiyorsunuz?’ diyorlar. Önce biz hangi konularda görüş birliğine vardık bunun üstüne konuşmamız lazım” dedi ve ekledi:

“Birliktelikte ne yapacağız, neler yapılacak, hangi komisyonları kuracağız, önce bunları tespit edeceğiz, ardından cumhurbaşkanı adayımızı seçeceğiz ve kamuoyuna duyuracağız. 13. cumhurbaşkanı Millet İttifakı’nın seçtiği cumhurbaşkanı adayı olacak.”

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, partisinin grup toplantısını Samsun’un Bafra ilçesinde gerçekleştirdi. Kılıçdaroğlu’nun konuşmasından öne çıkanlar şöyle:

“Türkiye’nin yeni bir iklime ihtiyacı var. Kavgadan uzak durmaya, barışmaya, beraber olmaya, mücadele etmeye hepimizin ihtiyacı var. Çok ayrıştık, çok kamplaştık. Komşumuzun kimliğini sorgulamaya başladık. Buradan Türkiye’yi çekip çıkarmamız lazım. Ben Türkiye’de bu iklimi yaratmaya talibim ve mutlaka yaratacağım.

Vezirköprü ve Bafra’da da bizim oyumuz çok düşük ama kabahati arayacaksak bizde. Gelmedik, sofranıza oturmadık. Ankara’da laflar ettik. Olmuyor. Olması gereken gideceksin vatandaşın ayağına. Bir derdi var mı yok mu onu parlamentoya taşıyacaksın.

Yeni bir iklim var. Bu iklimin altında hepimiz huzur içinde yaşamak istiyoruz. Bu iklimi yaratmaya çalışıyorum. Toplumla helalleşmek istedik. Kusurumuz, yanlışımız var dedik ama erdemli insan hatadan ders çıkaran insandır. O nedenle geldik, birlikteyiz.

“Beşli çetelerin burnundan getireceğim”

Ben bu ülkenin beşli çetesine talip değilim. Ben bu ülkenin fakirine, sorunlarına talibim. Herkesin sorunlarını çözme konusunda irade ortaya koyarsak o zaman ülke gerginlikten kurtulur. Sorunu bilmek yetmez. Nasıl çözeceğini de anlatmak lazım. Çiftçinin sorununu biliyorum. Burada yıllarca çalışan şeker fabrikasının kapısına kilit vurulduğunu da biliyorum. 34 yıl sonra Türkiye ilk defa şeker ithal etti. Hepsi vardı, çetelere çalıştılar. Beşli çetelerin burnundan getireceğim. Paraları götürüyorlar, tamamını getireceğim. Bay Kemal de bunu seyredecek, yemezler. Tamamını geri getireceğim. Benim davam haramilerden bu milleti temizleme, ayıklama davasıdır. O nedenle benim mücadelem sizin mücadelenizdir.

Olay, bir parti olayı olmayı çoktan aşmış. Olay bir Türkiye olayı. Burada güçlü bir milliyetçi damar olduğunu da biliyorum. Bizim 6 okumuzdan birisinin ‘Milliyetçilik’ olduğunu hiç kimse unutmasın. İlk bir hafta içinde Katar ordusuna verilen Tank-Palet fabrikasını alıp Türk ordusuna vereceğiz. Bizim milliyetçiliğimiz onlarınki gibi değil. Bütün askeri hastaneleri açacağız. Süleyman Şah Türbesi’ni kaçırdılar. Bir hafta içinde kendi toprağımıza getireceğiz.

Adalet en büyük sorunumuzdur. Ülkeye adaletin gelmesi lazımdır. Geçen gün öğretmenler bir hak talebinde bulunuyorlar. Öğretmenler yerde sürükleniyor olmaz, öğretmenin yerde sürüklendiği bir ülke olmaz. Öğretmen başımızın tacıdır. ‘Bana bir harf öğretenin kırk yıl kölesi olurum’ diyorsa Hz. Ali, biz öğretmenlere değer vermek zorundayız.

“13. Cumhurbaşkanı Millet İttifakı’nın seçtiği cumhurbaşkanı adayı olacak”

Bir Millet Masası kurduk ama sayı 6 kişi. Altımız ortak hareket ediyoruz. 6 lider bir araya geldik. Zaman zaman gazetelerde, iktidar kanadının televizyon kanallarında ‘o bunu söyledi, bu bunu söyledi, masa dağıldı’ bunların hepsi hikaye. Bize niçin cumhurbaşkanı adayınızı göstermiyorsunuz diyorlar. Önce biz hangi konularda görüş birliğine vardık bunun üstüne konuşmamız lazım. Birliktelikte ne yapacağız, neler yapılacak, hangi komisyonları kuracağız önce bunları tespit edeceğiz ardından cumhurbaşkanı adayımızı seçeceğiz ve kamuoyuna duyuracağız. 13. Cumhurbaşkanı Millet İttifakı’nın seçtiği cumhurbaşkanı adayı olacak.

Kılıçdaroğlu ile ilgili size pek çok şey anlatabilirler. Bir şeyden emin olmanızı isterim. Kılıçdaroğlu’nun mücadele ettiği kişiler kul hakkı yiyen kişilerdir. Onlarla mücadele etmek benim için şereftir, onurdur.”

Paylaşın

Öğretmenlere Polisten Sert Müdahale; Siyasilerden Tepki

Ankara’da biraraya gelen Özel Sektör Öğretmenleri, taban maaş ve özlük hakları için bakanlığa yürümek isterken polisin sert müdahalesine maruz kaldılar. Siyasi parti liderleri, polisin sert müdahalesine tepki göstererek, destek açıklaması yaptılar.

Haber Merkezi / CHP Lideri Kılıçdaroğlu, açıklamasında, “Öğretmene yapılan bu efeliği affetmeyeceğiz!” ifadelerini kullanırken, İYİ P7arti Lideri Akşener, “Milletle inatlaşarak devlet yönetilmez!” dedi.

Karamollaoğlu, açıklamasında, “Öğretmeni susturan bir devletin, gelecek nesillere söyleyeceği bir sözü yok demektir.” ifadelerine yer verirken, DEVA Lideri Babacan’da, “Anayasal hakkını kullanan öğretmenlerimizin gözaltına alınmalarını kınıyorum” dedi.

Liderlerin açıklamaları şöyle:

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu:

“Öğretmenlere gaz mı sıktınız, öyle mi? Öğretmenlere şiddet uyguladınız, öyle mi? Öğretmenlere… “Al bunu diyen” o kişi, beni beklesin. Öğretmene yapılan bu efeliği affetmeyeceğiz!”

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener:

“Çiftçilerimiz, gençlerimiz ve doktorlarımızdan sonra sıra; Cumhuriyetimizin teminatı olan öğretmenlerimizde… Onları hem haksızlıklarla baş başa bırakıp hem de haklarını aradıkları için cezalandıramazsınız. Milletle inatlaşarak devlet yönetilmez!”

Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu:

“Özel sektörde öğretmenlik yapan eğitimcilerin tek bir isteği var; insanca yaşam! İktidar bu sese kulak vereceğine, sesleri bastırmaya çalışıyor. Öğretmeni susturan bir devletin, gelecek nesillere söyleyeceği bir sözü yok demektir.”

DEVA Partisi lideri Ali Babacan:

“Öğretmenler eylem yapıyorsa, sebebini öğrenmek, görmezden gelen iktidarın görevidir. Anayasal hakkını kullanan öğretmenlerimizin gözaltına alınmalarını kınıyorum. Görmezden gelinen herkesin sesi olacağız. Öğretmenler gözaltında.”

Ne olmuştu?

Ankara’da biraraya gelen Özel Sektör Öğretmenleri, taban maaş ve özlük hakları için Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) Eğitim ve Kültür Merkezi’nde toplanmış, bakanlığa yürümek isteyen öğretmenler gözaltına alınmıştı. Gözaltına alınan öğretmenler daha sonra serbest bırakılmıştı.

Paylaşın

Kılıçdaroğlu’ndan ‘Provokasyon’ Uyarısı: Gelecek Aylarda…

CHP Lideri Kılıçdaroğlu, sosyal medya hesabından, ‘provokasyon’ uyarısında bulunarak,  “Gelecek aylarda her türlü provokasyona maruz kalacağız. Ne olursa olsun, kavga etmeyeceksiniz” dedi.

Haber Merkezi / Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Twitter’dan yaptığı paylaşımda ‘provokasyon’ uyarısı yaptı.

Gençlere seslenen Kılıçdaroğlu, “Gelecek aylarda her türlü provokasyona maruz kalacağız. Ne olursa olsun, kavga etmeyeceksiniz. İnançlısı, inançsızı, imam hatiplisi, şortlusu, başörtülüsü… Ne olursanız ve kim olursanız olun, bir ortak noktanız var: Gençliğiniz çalındı!” dedi.

Kılıçdaroğlu, ayrıca, Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası’na yapılan polis müdahalesine yaptığı açıklamayla tepki gösterdi.

Kılıçdaroğlu, “Öğretmenlere gaz mı sıktınız, öyle mi? Öğretmenlere şiddet uyguladınız, öyle mi? Öğretmenlere… “Al bunu diyen” o kişi, beni beklesin. Öğretmene yapılan bu efeliği affetmeyeceğiz!” ifadelerini kullandı.

Ankara’da Milli Eğitim Bakanlığı binası önünde basın açıklaması yapmak isteyen özel sektör öğretmenlerine polis müdahale etmişti.

Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası Başkanı Eren Edebali, dokuz kişinin gözaltına alındığını söylemişti.

Sendika kuruluşunun birinci yılında, asgari ücretin altına düşen ücretlere, sözleşme dayatmasına ve uzun mesailere karşı Ankara’da toplantı yapmış, toplantının ardından da MEB önünde basın açıklaması yapmak istemişlerdi.

Paylaşın