Yeni bir radyoloji çalışması, aşırı işlenmiş gıda (UPF) tüketiminin diz osteoartriti riski taşıyan bireylerde uyluk kaslarında yağ birikimiyle ilişkili olabileceğini ortaya koydu.
Haber Merkezi / Bulgular, yüksek UPF tüketiminin kas kalitesini düşürebileceğine işaret ediyor.
Yakın zamanda yapılan bir radyoloji araştırması, uyluk MR görüntülemesini temel alarak aşırı işlenmiş gıda (UPF) tüketimi ile diz osteoartriti (KOA) riski taşıyan bireylerde kas sağlığı arasındaki ilişkiyi inceledi. Çalışmada, özellikle uyluk kaslarında görülen yağ infiltrasyonu (MFI) ile beslenme alışkanlıkları arasındaki bağlantı değerlendirildi.
Aşırı işlenmiş gıdalar; emülgatörler, koruyucular ve yapay tatlandırıcılar gibi katkı maddeleri içeren, endüstriyel olarak üretilmiş ürünler olarak tanımlanıyor. Bu gıdalar genellikle yüksek enerji içeriğine sahipken vitamin ve mineral açısından yetersiz bulunuyor.
Araştırmalar, yüksek UPF tüketiminin obezite, metabolik sendrom, kardiyometabolik hastalıklar, depresyon ve genel mortalite artışı gibi birçok sağlık sorunu ile ilişkili olduğunu gösteriyor. Obezitenin ise diz osteoartriti için en önemli risk faktörlerinden biri olduğu biliniyor.
Diz ekleminin stabilitesinde kritik rol oynayan uyluk kaslarındaki fonksiyon kaybı, hem hareket kısıtlılığını artırıyor hem de hastalığın ilerlemesini hızlandırabiliyor. Özellikle kas içi yağlanmanın artması, kas gücünü azaltarak eklem sağlığını olumsuz etkiliyor.
Çalışma, Osteoartrit Girişimi (OAI) verileri kullanılarak kesitsel analiz yöntemiyle gerçekleştirildi. Başlangıçta diz veya kalça ekleminde radyografik hastalık ya da sistemik rahatsızlığı olmayan yetişkinler araştırmaya dahil edildi.
Katılımcıların beslenme alışkanlıkları, son 12 aya ait verileri içeren Block Brief 2000 besin sıklığı anketi (FFQ) ile değerlendirildi. Ancak bu yöntemin, gıda işleme düzeyini tam olarak ölçememesi ve hatırlamaya dayalı olması nedeniyle bazı sınırlılıklar taşıdığı belirtildi.
Araştırmaya 615 kişi (340 kadın, 275 erkek) dahil edildi. Ortalama yaş 59,5, ortalama beden kitle indeksi (BMI) ise 27 olarak kaydedildi. Katılımcıların büyük kısmının fazla kilolu veya obez olduğu belirlendi.
Çalışmanın öne çıkan sonuçları şöyle sıralandı:
Günlük diyetin ortalama %41’i aşırı işlenmiş gıdalardan oluştu.
Erkekler kadınlara kıyasla daha yüksek UPF tüketimine sahipti.
Kadınlarda tüm kas gruplarında yağ infiltrasyonu daha yüksek bulundu.
UPF tüketimi ile kas içi yağlanma arasında doğrusal bir ilişki gözlendi.
Özellikle adduktör ve ekstansör kaslarda ilişki daha belirgin oldu.
Cinsiyetin bu ilişkiyi anlamlı şekilde değiştirmediği tespit edildi.
Araştırma, yüksek aşırı işlenmiş gıda tüketiminin diz osteoartriti riski taşıyan bireylerde uyluk kaslarında daha fazla yağ birikimi ve dolayısıyla daha düşük kas kalitesi ile ilişkili olabileceğini ortaya koyuyor.
Uzmanlar, çalışmanın kesitsel tasarımı nedeniyle doğrudan neden-sonuç ilişkisi kurulamayacağını vurgulasa da, bulguların sağlıklı beslenmenin kas-iskelet sistemi üzerindeki önemine güçlü bir işaret olduğu belirtiliyor. Buna göre, UPF tüketiminin azaltılması bu risk grubunda yaşam kalitesini artırabilecek önemli bir adım olarak değerlendiriliyor.































