İsrail, Golan’daki İşgalini Pekiştirmeye Mi Çalışıyor?

İsrail’in, Golan Tepeleri yakınlarında ilerleyişini ve işgali sürdürdüğü iddia ediliyor. Golan Tepeleri, bin 800 kilometrekarelik bir alana yayılıyor ve onlarca yıldır bölgenin kritik noktası konumunda yer alıyor.

Beşar Esad rejiminin geçen yıl Aralık ayında devrilmesinin ardından, güvenlik gerekçesiyle askerlerini Suriye topraklarına sokan ve burada bir tampon bölge oluşturmaya çalışan İsrail’in bölgede yayılmaya devam ettiği öne sürüldü.

İsrail ordusunun, işgal altındaki Golan Tepeleri yakınlarında bulunan Suriye köylerine ilerleyişini sürdürdüğünü aktaran Londra merkezli Suriye İnsan Hakları Gözlemevi, İsrail askerlerinin Kuneytra’nın batısındaki El-Rafid’de de görüldüğünü duyurdu.

İki gün önce de onlarca İsrail askerinin Kudna köyüne girdiği belirtilmişti. On ikiden fazla İsrail askeri aracının da Sayda Golan köyünde görüldüğü kaydedilirken askerlerin bölgede bir kontrol noktası oluşturduğu ve yoğun denetimler gerçekleştirmeye başladığı ifade edildi.

Yerel politikacılar ve bölge sakinleri İsrail’i “yeni bir gerçeklik yaratmaya çalışmakla” ve Suriye topraklarında askeri mevzi ile helikopter iniş pistleri kurmakla suçluyor. Ayrıca İsrail ordusu, bölgedeki altyapıyı ve tarım arazilerini tahrip etmekle itham ediliyor.

İsrail ordusu, Alman haber ajansı dpa’nın konuya ilişkin sorusuna cevaben, birliklerinin konumuyla ilgili yorumda bulunmayacağını belirtti.

İsrail, Suriye topraklarına yönelik askeri harekatını Hizbullah ve Hamas militanları tarafından kullanılabilecek silah depoları ve sevkiyat yollarına karşı mücadeleyle gerekçelendiriyor. Hizbullah’ın devrik lider Esad’ın müttefiki olduğunu ve artık bu tür bir gerekçeye konu olmayacağını savunan Suriye’nin yeni devlet başkanı Ahmed Şara ise İsrail’in işgal ettiği topraklardan geri çekilmesini talep ediyor.

(Kaynak: DW Türkçe)

Paylaşın

İsrail, 34 Filistinli İşçiyi “İşkence Ederek” Öldürdü

Arap İşçi Sendikası, Hamas’ın 7 Ekim 2023’te başlattığı saldırının ardından, İsrail güvenlik güçleri tarafından gözaltına alınan Filistinli işçilerden 34’ünün işkenceyle öldürüldüğünü duyurdu.

Merkezi Nasıra’daki (Nazareth) Arap İşçi Sendikası’nın hukuk danışmanı Vehbi Badarneh, Arab48 haber kuruluşuna yaptığı açıklamada sendikanın derlediği tanıklıklara göre, 8 Ekim 2023’ten beri kayıp olan ve kendilerinden haber alınamayan Gazzeli 46 Filistinli işçinin akıbetlerine konusunda İsrail polis ve ordu makamlarına yönelik sorularına yanıt aldıklarını söyledi.

Buna göre İsrail Hapishane Hizmetleri, Filistin sendikasına, gözaltı merkezlerinde “meçhul koşullar altında veya kalp krizinden” 34 işçinin öldüğünü doğrulayan muğlak bir yanıt verdi.

Badarneh, 7 Ekim 2023’e kadar Gazzeli 18 bin Filistinlinin çalışma izniyle İsrail’de olduklarını ancak saldırıdan sonra İsrail yetkililerinin işgal altındaki Batı Şeria ve Gazze’den Filistinlilerin çalışma izinlerini kaldırdıklarını söyledi.

Vehbi Badarneh, Batı Şeria’dan gelenlerin nispeten daha kolay geri döndüklerini ancak kuşatma altındaki Gazze’den gelecek işçiler için durumun çok daha zor olduğunu söyledi.

Badarneh, Arab48’e verdiği demeçte, “İsrail ile Gazze arasındaki ‘Gazze Cebi’ denilen sınır bölgesinde bir kargaşalık hali ve bilgi karmaşası vardı, duvarlar aşılıp yıkıldıktan sonra kimin işçi kimin karşıdan gelenler olduğunu bilen yoktu.” dedi ve ekledi:

“Bu kargaşa nedeniyle Gazzeli işçiler dağıldı, kimileri Gazze’ye dönmekten korktu, kimileri Batı Şeria’ya sığındı, ve kimileri de Gazze Cebi’ndeki olaylara misilleme olarak askeri kontrol noktalarında gözaltına alındı, tutuklandı ve vahşice ve korkunç muamelelere maruz kaldılar.”

Vehbi Badarneh’e göre, Gazzeli yüzlerce işçi, aralarında Gazze’den kaçırılan Filistinlilerin uğradıkları işkenceler nedeniyle adı çıkan Sde Teiman ve Ofer gözaltı merkezlerinin de olduğu İsrail’in kurduğu cezaevlerine aktarıldılar.

Badarneh, Arap İşçi Sendikası’nın başlangıçta yakınlarıyla iletişimlerini kaybetmiş Filistinlilerden çok sayıda istek ve şikayet aldıklarını söyledi. Badarneh, “Bu şikayetlerin sayısı yüzlere ulaştığında, sorunun ciddi olduğunu ve bireysel vakalarla sınırlı olmadığını gördük” diye ekledi.

Sendika bazı İsrailli yetkililer ve devlet kuruluşlarıyla iletişime geçseler de bilgi edin me istekleri ilgisizlikle karşılandı ve önemsenmedi. Ancak grup çabalarını ısrarla sürdürmeye devam ettikçe bazı kapılar aralanmaya başladı.

Vehbi Badarneh, “Çalmadık tek bir kapıyı bile bırakmadık” dedi ve ekledi: “Evet, Yüksek Mahkeme’ye de gittik ve sonunda İsrail gazetesi Haaretz konuyla ilgili bir haber yayımladı.”

Haber üzerinde çalışan gazeteciye bir İsrail ordu sözcüsünce kontrol noktalarında öldürülen kimi işçilerin cesetlerinin Erez kontrol noktası üzerinden gömülmek üzere Gazze’ye nakledildiği söylendi.

“Korkunç işkence yöntemleri açığa çıktı”

Batı Şeria’ya sığınan ve Eriha’da Filistin askeri okulunda barındırılan Gazzeli kimi işçilerin kaçırılmalara ilişkin verdikleri bilgilere göre, o dönemde görgü tanıklarının anlatımları ve video kliplerle de doğrulandığı şekilde gözaltına alınan Filistinli işçiler vahşice dövüldüler, güysileri çıkarılarak soyuldular ve çeşitli işkence yöntemlerine maruz kaldılar.

Sendika bu bilgilere dayanarak, kayıp Filistinli işçilerin İsrail gözaltı merkezlerinde işkenceyle öldürüldüğü sonucuna vardı. Sendika daha sonra ellerindeki bilgileri Uluslararası Adalet Divanı’nda (UAD) İsrail aleyhine şikayetler kapsamına alınması için Avrupa’daki sendikalara iletti.

Badarneh, İsrail tarafından seyahat etmeleri önüne engeller çıkarılan “Gazzeli işçilerin, tüm zorluk ve kısıtlamalara rağmen, Uluslararası Çalışma Örgütü önünde ifade vermek üzere Cenevre’ye çağrıldıklarını” ekledi.

Middle East Eye (MEE) Kasım 2023’te söyleşi yaptığı işçilerin anlatımlarının Badarneh’in söyledikleriyle bire bir çakıştığını belgeledi.

Bir işçi MEE’ye Kasım 2023’te verdiği söyleşide “İşkence gördük, kimse bize merhamet etmedi. Paramızı ve giyeceklerimizi aldılar, işkenceler sırasında bizi üç gün boyunca çıplak bıraktılar. Açtık, tekmelediler ve yumrukladılar, başımıza bastılar, ve hala bu acılar sürüyor” demişti.

Aynı ay, Euro-Med İnsan Hakları Gözlemcisi, Gazze’den binlerce işçinin dört haftalık esaretleri sırasında İsrail güçleri tarafından “korkunç işkence biçimlerine” maruz kaldığını ortaya koymuştu.

Euro-Med, “Tanıklıkların, işçilerin birkaç gün boyunca yiyecek ve su olmadan bırakıldıklarını, işkence gördüklerini, elektrik akımına maruz bırakıldıklarını ve yakıldıklarını, ayrıca cinsel tacize uğradıklarını ve vücutlarına işenerek kasıtlı aşağılandıklarını ve benzeri görülmemiş kötü muameleye maruz kaldıklarını gösterdiğini” bildirdi.

Kuruluş çok sayıda Filistinli işçinin de işverenlerinin kötü muamelesine uğradığını ücretlerinin ödenmesinin reddedildiğini, üzerlerine tükürüldüğünü, aşağılama ve hakaretlere maruz bırakıldıklarını da belirtti.

(Kaynak: Bianet)

Paylaşın

İsrail, Filistinlilerin Gazze’den Ayrılması İçin Hazırlıklara Başladı

Uluslararası toplumun muhalefetine rağmen İsrailli yetkililer, ABD Başkanı Donald Trump’ın Filistinlileri Gazze Şeridi dışına yerleştirme önerisini hayata geçirmek için somut adımlar atmaya başladı.

Haber Merkezi / İsrail Savunma Bakanı İsrael Katz’ın, İsrail Savunma Kuvvetleri’ne (IDF) Gazze Şeridi’nde yaşayanların bölgeyi gönüllü olarak terk etmelerine yönelik bir plan hazırlamaları talimatı verdiği duyuruldu.

İsrael Katz, “İsrail’in Gazze’deki eylemleri konusunda yanlış ithamlarda bulunan İspanya, İrlanda, Norveç ve diğer ülkelerin yasal olarak Gazzelileri kendi topraklarına kabul etme yükümlülükleri bulunduğunu” öne sürdü.

“(Bunu) reddederlerse ikiyüzlülükleri ortaya çıkacaktır” diyen Katz, diğer yandan Kanada gibi göçmen kabul programı olan ülkelerin de daha önce Gazzelileri kabul etmeye gönüllü olduklarını ifade ettiklerini hatırlattı.

Hamas’ın Gazzelileri canlı kalkan olarak kullandığı iddiasını yineleyen Katz, karadan çıkış opsiyonunun yanı sıra bölgeden ayrılanlar için deniz ve hava yolu düzenlemelerinin de olacağını söyledi. İsrael Katz, “Gazze halkı, dünyada her yerde olduğu gibi serbest dolaşım ve göç hakkına sahip olmalıdır” dedi.

ABD Başkanı Donald Trump, İsrail’in çatışmalar sona erdikten sonra Gazze’yi ABD’ye teslim edeceğini ve Gazze’deki nüfusun başka yerlere yerleştirileceğini kaydetti. Trump, bu durumun, sahada ABD askerlerine ihtiyaç duyulmayacağı anlamına geldiğini belirtti.

Trump’ın Gazze Şeridi’ni sahiplenip geliştirerek “Ortadoğu’nun Rivierası” haline getirmeyi hedeflediğini açıklamasının dünya çapında tepki görmesinden bir gün sonra İsrail’de, orduya Gazze’de yaşayanların bölgeden “gönüllü ayrılışına” izin vermeye hazırlanma emri verildi.

Daha önce ABD askerlerinin Gazze’ye konuşlandırılmasını reddetmiş olan Trump, sosyal medya platformu Truth Social’da yaptığı yorumlarında planlarına açıklık getirdi.

Truth Social paylaşımında Trump, “Gazze Şeridi, çatışmalar sona erdiğinde İsrail tarafından ABD’ye teslim edilecek” dedi. Filistinliler’in “bölgede yeni ve modern evleri olan çok daha güvenli ve güzel topluluklara zaten yerleştirilmiş olacaklar” şeklinde devam eden Trump, “ABD’nin hiçbir askerine ihtiyaç duyulmayacağını” belirtti.

Trump, “ABD’nin dünyanın dört bir yanından gelen büyük kalkınma ekipleriyle birlikte çalışarak, inşaatın yavaş ve dikkatli bir şekilde başlayacağını ve dünya üzerindeki türünün en büyük ve en görkemli gelişmelerinden biri haline geleceğini” belirtti ve “Bölgede istikrar hüküm sürecek!!!” dedi.

Gazze’deki onlarca Filistinli, ABD Başkanı Donald Trump’ın kendilerini Gazze Şeridi’nden çıkarmaya yönelik “cehennem planını” protesto etti. Merkezdeki Deir al-Belah kasabasında bir çadır kampında barınan Filistinliler, Gazze’nin dışına kalıcı olarak yerleştirilme fikri karşısında dehşete düştüklerini ve bunu kabul etmeyeceklerini ifade ettiler.

Paylaşın

Gazze’nin Yüzde 88’i Yok Edildi; Maddi Kayıp 38 Milyar Dolar

Gazze Hükümeti Medya Ofisi, 470 gün süren İsrail’in Gazze Şeridi’ne yönelik saldırılara ilişkin yıkıcı verileri ortaya koydu. Verilere göre, Gazze’nin yüzde 88’i yok edildi ve maddi kayıplar 38 milyar doları buldu.

Haber Merkezi / Gazze Şeridi’nde İsrail saldırılarında hayatını kaybedenlerin sayısı 72 artarak 47 bin 107’ye yükseldi. Gazze’de İsrail saldırılarında yaralananların sayısı ise 56 artarak 111 bin 147’ye çıktı.

Gazze Hükümeti Medya Ofisi, İsrail’in Gazze Şeridi’ne yönelik 470 gün süren saldırılarına ilişkin dikkat çeken bir rapor yayınladı. Rapora göre, Gazze’nin yüzde 88’i yok edildi ve maddi kayıplar 38 milyar doları buldu.

Raporda ayrıca, Gazze’de gerçekleştirilen 9 bin 269 katliam da belirtildi. Raporda, 2 bin 092 ailenin tamamen yok olduğu vurgulandı. Raporda, 12 bin 316 kadının, bin 155 sağlık personelinin, 94 sivil savunma çalışanının ve 205 gazetecinin öldürüldüğü belirtildi.

Gazze Şeridi’nde İsrail saldırılarında hayatını kaybedenlerin sayısı 72 artarak 47 bin 107’ye yükseldi. Gazze’de İsrail saldırılarında yaralananların sayısı ise 56 artarak 111 bin 147’ye çıktı.

Gazze’de İsrail saldırılarında ölenlerin yüzde 70’ini çocuklar ve kadınların oluşturduğu aktarılırken, saldırılar sonucu oluşan yıkımdan dolayı çok sayıda kişinin hala enkaz altında olduğu vurgulandı. Sivil savunma ve acil sağlık ekiplerinin bu kişilere ulaşmakta zorluk yaşadığı kaydedildi.

Öte yandan İsrail ile Hamas arasındaki ateşkesin ne kadar kalıcı olacağı ile ilgili hararetli tartışmalar yürütülüyor.

İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu’ya baskı uygulayarak ateşkesin sağlanması konusunda önemli bir rol oynadığı belirtilen ABD’nin yeni Başkanı Donald Trump, çok da umut verici konuşmadı.

Dün yemin töreni sonrasında Beyaz Saray’da ilk kararnamelerine imza attığı sırada kendisine Gazze’deki sağlanan ateşkesin sürdürüleceğinden emin olup olmadığı sorusu yöneltilen Trump, “Sürdürüleceğinden emin değilim” yanıtını verdi.

“Bu, bizim savaşımız değil, onların savaşı” sözlerini kaydeden Trump ayrıca Gazze’nin sahne olduğu devasa boyuttaki yıkıma dair fotoğrafları gördüğünü söyleyerek, soru işaretlerine yol açan şu ifadeleri kaydetti:

“Gerçekten de farklı bir şekilde yeniden imar edilmesi gerekecek… Gazze ilginç, deniz kenarında harikulade bir yer, en iyi iklime sahip, biliyorsunuz, her şey çok güzel. Burayla çok güzel şeyler yapılabilir, Gazze’yle fantastik şeyler yapılabilir.”

Trump ayrıca dün ilk iş olarak Joe Biden’ın Batı Şeria’daki güvenliği zedeleyen, Filistinlilerin topraklarını gaspeden, aşırıcılık yanlışı İsrailli yerleşimcilere yaptırım öngören kararını da kaldırdı.

Bu arada İsrail’in bugün işgal altındaki Batı Şeria’daki Cenin mülteci kampına düzenlediği hava saldırısında iki Filistinlinin öldüğü açıklandı. İsrail ordusu tarafından yapılan açıklamada saldırının “terörle mücadele” amacıyla gerçekleştirildiği duyuruldu.

Bölge diken üstünde. Ateşkesin sekteye uğramaması için çağrılar yapılıyor.

Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres taraflara taahhütlerini yerine getirme, anlaşmayı tam olarak uygulama çağrısı yaparak tüm rehinelerin serbest bırakılmasının sağlanması gerektiğini söyledi.

Kalıcı ateşkesin önemine vurgu yapan Guterres, Gazze’ye tüm engellere, zorluklara ve kısıtlamalara rağmen insani yardımı arttırmak için ellerinden geleni yapacaklarının altını çizdi.

Guterres, “Ortadoğu halklarının bu çalkantılı dönemden barış, onur ve umut ufkuyla çıkmalarını sağlama konusunda sorumluluğumuz var” dedi.

Paylaşın

Gazze Saldırılarının İsrail’e Maliyeti 34 Milyar Dolar

İsrail Maliye Bakanlığı, 7 Ekim 2023’te başlayan Gazze Şeridi’ne yönelik saldırıların, ülkeye maliyetinin 125 milyar şekel (34,09 milyar dolar) olduğunu açıkladı.

Haber Merkezi / Gazze’de İsrail saldırılarında hayatını kaybedenlerin sayısı 61 artarak 46 bin 645’e yükseldi. Gazze’de İsrail saldırılarında yaralananların sayısı ise 281 artarak 110 bin 012’ye çıktı.

İsrail Maliye Bakanlığı, 7 Ekim 2023’te başlayan Gazze Şeridi’ne yönelik saldırıların, ülkeye maliyetinin 125 milyar şekel (34,09 milyar dolar) olduğunu açıkladı.

Bakanlık ayrıca, Hamas ve Hizbullah’a yönelik saldırılar nedeniyle, aralık ayında bütçe açığının 19,2 milyar şekel (5,2 milyar dolar) olduğunu bildirdi.

Gazze Şeridi’nde İsrail saldırılarında hayatını kaybedenlerin sayısı 61 artarak 46 bin 645’e yükseldi. Gazze’de İsrail saldırılarında yaralananların sayısı ise 281 artarak 110 bin 012’ye çıktı.

Gazze’de İsrail saldırılarında ölenlerin yüzde 70’ini çocuklar ve kadınların oluşturduğu aktarılırken, saldırılar sonucu oluşan yıkımdan dolayı çok sayıda kişinin hala enkaz altında olduğu vurgulandı. Sivil savunma ve acil sağlık ekiplerinin bu kişilere ulaşmakta zorluk yaşadığı kaydedildi.

Savaş, Gazze’de geniş bir bölgeyi dümdüz etti. Gazze Şeridi’nin 2,3 milyonluk nüfusunun yaklaşık yüzde 90’ını yerlerinden edildi, birçoğu da birden fazla kez kaçmak zorunda kaldı. Yüzbinlerce kişi, yiyecek ve diğer temel ihtiyaçlara sınırlı erişimle sahil boyunca yayılan çadır kamplarda toplanmış durumda.

Son haftalarda İsrail ve Hamas ateşkes ve rehinelerin serbest bırakılması için bir anlaşmaya yaklaşmış gibi görünüyor.

Paylaşın

ABD’den İsrail’e “Gazze’de Derhal Ateşkes” Çağrısı

ABD Başkanı Joe Biden’ın İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’ya, Gazze’de acilen ateşkesin sağlanması gerektiğini söylediği, Netanyahu’nun ise Doha’da süren ateşkes görüşmelerine ilişkin Biden’a bilgi verdiği bildirildi.

Haber Merkezi / Beyaz Saray, ABD Başkanı Joe Biden’ın İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile telefonla görüştüğünü açıkladı.

Açıklamada, “Biden’ın Netanyahu’ya, Gazze’de acilen ateşkesin sağlanması gerektiğini söylediği, Netanyahu’nun ise Doha’da süren ateşkes görüşmelerine ilişkin Biden’a bilgi verdiği” aktarıldı.

Açıklamada ayrıca, iki liderin “Lübnan’daki ateşkes anlaşmasının ardından değişen bölgesel koşullar, Suriye’de Beşar Esad rejiminin devrilmesi ve İran’ın bölgedeki gücünün zayıflaması” konularını ele aldığı belirtildi.

Biden’ın ulusal güvenlik danışmanı Jake Sullivan, Pazar günü CNN’e yaptığı açıklamada, tarafların bir anlaşmaya varmaya “çok ama çok yakın” olduğunu ancak hala sonuca ulaşmaları gerektiğini söylemişti.

Görevi Joe Biden’dan devralmaya hazırlanan ABD’nin seçilmiş başkanı Donald Trump, Netanyahu’yu güçlü bir şekilde destekliyor.

Gazze Şeridi’nde İsrail saldırılarında hayatını kaybedenlerin sayısı 28 artarak 46 bin 565’e yükseldi. Gazze’de İsrail saldırılarında yaralananların sayısı ise 89 artarak 109 bin 660’a çıktı.

Gazze’de İsrail saldırılarında ölenlerin yüzde 70’ini çocuklar ve kadınların oluşturduğu aktarılırken, saldırılar sonucu oluşan yıkımdan dolayı çok sayıda kişinin hala enkaz altında olduğu vurgulandı. Sivil savunma ve acil sağlık ekiplerinin bu kişilere ulaşmakta zorluk yaşadığı kaydedildi.

Savaş, Gazze’de geniş bir bölgeyi dümdüz etti. Gazze Şeridi’nin 2,3 milyonluk nüfusunun yaklaşık yüzde 90’ını yerlerinden edildi, birçoğu da birden fazla kez kaçmak zorunda kaldı. Yüzbinlerce kişi, yiyecek ve diğer temel ihtiyaçlara sınırlı erişimle sahil boyunca yayılan çadır kamplarda toplanmış durumda.

Paylaşın

“İsrail, Suriye’yi Kantonlara Bölme Planı Yapıyor” İddiası

Israel Hayom Gazetesi, İsrail’in Suriye’yi özerk kantonlara bölmeyi planladığını yazdı. Haberde, İsrail’in böyle bir planla ilişkilendirilmesinin Suriye içinde güçlü bir muhalefetle karşılaşacağı da vurgulandı.

8 Aralık’ta muhaliflerin başkent Şam’ı ele geçirmesinin ardından İsrail, 1967’den beri işgali altındaki Golan Tepeleri’ni Güney Suriye’nin geri kalan kısmından ayıracak bir harekata girişmiş ve Birleşmiş Milletler devriyesindeki tampon bölgede ilerlemişti.

Israel Hayom gazetesinin haberinde İsrail kabinesinin, Suriye’yi etnik ve mezhepsel hatlar üzerinden özerk kantonlara bölme planını görüştüğü ve bu planın, Beşar Esad hükümetinin devrilmesinden bu yana İsrail yetkilileri tarafından dile getirildiği ifade edildi.

İsrail’in böyle bir planla ilişkilendirilmesinin Suriye içinde güçlü bir muhalefetle karşılaşacağı da vurgulandı.

Gazete, Savunma Bakanı İsrael Katz’ın çarşamba günü kabine toplantısına başkanlık ettiğini ve toplantıda Türkiye’nin Suriye’deki nüfuzunun ele alındığını ileri sürdü. Ancak iddianın kaynağını açıklamadı.

Toplantıya katılan bakanların, İsrail’in Suriye’nin fiili lideri Ahmed eş-Şara hakkındaki endişelerini ve Suriye’deki Dürzi ve Kürt nüfusun “güvenliğini” ele aldığı iddia edildi.

Buna göre, İsrail Enerji Bakanı Eli Cohen, Suriye’deki durumu görüşmek üzere uluslararası bir konferans yapılmasını öneriyor. Cohen temel amaçlarının Suriye’deki silahlı gruplardan gelebilecek olası tehditlere karşı “İsrail’in kuzey sınırını güvence altına almak” olduğunu söylüyor.

8 Aralık’ta muhaliflerin başkent Şam’ı ele geçirmesinin ardından İsrail, 1967’den beri işgali altındaki Golan Tepeleri’ni Güney Suriye’nin geri kalan kısmından ayıracak bir harekata girişmiş ve Birleşmiş Milletler devriyesindeki tampon bölgede ilerlemişti.

Suriye’deki azınlık Dürzi topluluğu çoğunlukla ülkenin güneyinde, Golan Tepeleri yakınlarında yaşıyor.

Esad’ın devrilmesinden kısa bir süre sonra sosyal medyada yayılan bir videoda, Dürzilerin yeni İslamcı yönetimden korktuğu ve kasabalarının ilhak edilmesi için İsrail’e çağrıda bulunduğuna yönelik ifadeler yer alıyordu.

Ancak New Arab’ın haberine göre video Dürzi liderler tarafından yalanlanmıştı.

Öte yandan, Esad sonrası kurulan yeni yönetimin Şam Valisi Mahir Mervan, ABD’de yayın yapan NPR radyosuna verdiği röportajda İsrail’in ülkesinin topraklarına asker sokmasını “anlaşılır” bulduğunu belirtmiş ve barış sinyalleri yollamıştı.

Vali Mervan, ”İsrail yeni yönetim nedeniyle korkmuş ve endişelenmiş. Bu yüzden biraz ilerledi ve bombaladı,” demişti.

(Kaynak: Euronews Türkçe)

Paylaşın

İsrail’den Yemen’e Misilleme Saldırısı

İsrail, Yemen’e yönelik başkent Sana’daki uluslararası havaalanı dahil olmak üzere, altyapı tesisleri, elektrik santralleri ve limanları da içeren geniş çaplı bir saldırı düzenledi.

Haber Merkezi / İsrail, geçtiğimiz hafta da Sana ve Hudeyde’ye saldırılar düzenlemişti, saldırılarda dokuz kişi yaşamını yitirmişti. ABD’de son günlerde Yemen’deki Husileri hedef alıyor.

100 savaş uçağının kullanıldığı iddia edilen saldırılarda, 3 kişinin hayatını kaybettiği, 11 kişinin de yaralandığı bildirildi.

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) Genel Direktörü Tedros Adhanom Ghebreyesus, saldırının gerçekleştiği dakikalarda uçağa binmeye hazırlandığını söyledi.

Ghebreyesus, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada “Hava trafik kontrol kulesi, kalkış salonu – bizim olduğumuz yerden sadece birkaç metre ötede” dedi.  Ghebreyesus, kendisi ve BM meslektaşlarının güvende olduğunu ekledi.

Saldırılar, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun, “Husiler de Hamas, Hizbullah, Esad rejimi ve diğerlerinin öğrendiğini öğrenecek” demesinden bir gün sonra gerçekleşti.

İran destekli Husiler Gazze Savaşı’nın başından bu yana füze ve insansız hava araçları (İHA) ile İsrail’e yönelik saldırılar gerçekleştiriyor. Husiler ayrıca İsrail’e mal taşıdığı iddiasıyla bölgedeki ticari gemileri de hedef alıyor.

Öte yandan Gazze Şeridi’nde İsrail saldırılarında hayatını kaybedenlerin sayısı 38 artarak 45 bin 399’a yükseldi. Gazze’de İsrail saldırılarında yaralananların sayısı ise 137 artarak 107 bin 940’a çıktı.

Gazze’de İsrail saldırılarında ölenlerin yüzde 70’ini çocuklar ve kadınların oluşturduğu aktarılırken, saldırılar sonucu oluşan yıkımdan dolayı çok sayıda kişinin hala enkaz altında olduğu vurgulandı. Sivil savunma ve acil sağlık ekiplerinin bu kişilere ulaşmakta zorluk yaşadığı kaydedildi.

Ayrıca Gazze Şeridi’nde İsrail saldırılarında hayatını kaybeden gazeteci sayısı 201’e yükseldi.

Paylaşın

İsrail, Hamas Lideri Haniye’yi Tahran’da Öldürdüğünü Kabul Etti

İsrail Savunma Bakanı İsrael Katz, İsrail’in Hamas lideri İsmail Haniye’yi İran’da öldürdüğünü kamuoyuna açıkladı. Bu açıklama sonrası, İran ile İsrail arasındaki gerginliği daha da artırması bekleniyor.

Yemen’deki Husi liderine karşı da benzer bir eylemde bulunabileceklerini belirten İsrael Katz, “Onlara net bir mesaj iletmek istiyorum: Hamas’ı yendik, Hizbullah’ı yendik, İran’ın savunma sistemlerini kör ettik ve üretim sistemlerine zarar verdik, Suriye’de Esad rejimini devirdik, Yemen’de ayakta kalan son terör örgütü olan Husi terör örgütüne de ağır bir darbe vuracağız” dedi.

İsrail Savunma Bakanı Israel Katz, İsrail’in geçen yaz Hamas’ın üst düzey liderine suikast düzenlediğini teyit ederek, Yemen’deki Husi isyancı grubun liderine karşı da benzer bir eylemde bulunma tehdidinde bulundu. Katz’ın açıklamaları, İsrail’in Temmuz ayında İran’da meydana gelen bir patlama sonucu İsmail Haniye’yi öldürdüğünü ilk kez kabul ettiği anlamına geliyor. Patlamanın arkasında İsrail’in olduğuna inanılıyordu ve liderler de daha önce İsrail’in bu olaya karıştığını ima etmişlerdi.

Katz, Pazartesi günü yaptığı bir konuşmada, Husilerin de Haniye dahil bölgedeki İran liderliğindeki ittifakın diğer üyeleriyle benzer bir kaderi paylaşacağını söyledi. “Haniye, Sinvar ve Nasrallah’a Tahran, Gazze ve Lübnan’da ne yaptıysak Hudeyde ve Sana’da da aynısını yapacağız” diyen Katz, daha önceki İsrail saldırılarında öldürülen Hamas ve Hizbullah liderlerine atıfta bulundu.

Hamas’ın siyasi lideri İsmail Haniye, ardından yerine geçen Yahya Sinvar, askeri kanadının başı Muhammed Deif, Hizbullah lideri Hasan Nasrallah ve en üst düzey askeri komutanı Fuad Şükr gibi üst düzey liderler bombalı saldırılarda öldürülmüştü.

Katz ayrıca İsrail’in Suriye’de Beşar Esat’ın devrilmesine yardımcı olduğunu ve İran’ın uçaksavar sistemlerini imha ettiğini de belirtti. Israel Katz, “Husiler’in stratejik altyapısını vuracağız ve liderliğin kafasını keseceğiz” dedi.

İran destekli Husiler, Cumartesi günü Tel Aviv’e düşen ve en az 16 kişinin yaralanmasına neden olan bir füze de dahil savaş boyunca İsrail’e çok sayıda füze ve insansız hava aracı fırlattı. İsrail ise savaş boyunca Yemen’de üç hava saldırısı düzenledi ve füze saldırıları durana kadar isyancı grup üzerindeki baskıyı arttırma sözü verdi.

Son olarak geçen hafta Yemen’deki Husiler’in fırlattığı bir füzenin İsrail’in merkezini hedef almasından kısa bir süre sonra İsrail bir dizi yoğun hava saldırısıyla Yemen’in isyancıların elindeki başkenti Sana’yı ve liman kenti Hudeyde’yi vurmuştu. Saldırıda en az dokuz kişinin öldüğü bildirilmişti.

Husiler, Hamas’ın İsrail’e düzenlediği ve 1200 kişinin ölümüne, 250 kişinin de rehin alınmasına yol açan saldırının ardından Ekim 2023’te Gazze Şeridi’nde başlayan İsrail-Hamas savaşından bu yana 100 kadar ticari gemiyi füze ve insansız hava araçlarıyla hedef aldı. Yerel sağlık yetkililerine göre İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırıları şimdiye kadar 45 binden fazla Filistinlinin ölümüne neden oldu.

Husiler, İsrail’i Gazze’de Hamas’a karşı yürüttüğü kampanyaya son vermeye zorlamak için İsrail, ABD ya da İngiltere bağlantılı gemileri hedef aldıklarını iddia ediyor. Ancak saldırıya uğrayan gemilerin birçoğunun çatışmayla çok az bağlantısı var ya da hiç bağlantısı yok, hatta bazıları İran’a gidiyor.

Husiler, aralarında sivillerin de bulunduğu 150 binden fazla insanın ölümüne neden olan geniş çaplı Yemen savaşında Suudi Arabistan öncülüğündeki koalisyonla mücadele ediyor. Çatışma aynı zamanda dünyanın en kötü insani felaketlerinden birine yol açtı ve on binlerce kişinin daha öldüğüne inanılıyor.

(Kaynak: VOA Türkçe)

Paylaşın

HRW: İsrail’in Gazze’deki Eylemleri “Soykırım”

HRW, İsrail’in Gazze’deki eylemlerinin “soykırım” anlamına geldiğini duyurdu. İsrail ise soykırım iddialarını reddediyor, 7 Ekim 2023’teki Hamas baskınına yanıt olarak başlattığı saldırıda uluslararası hukuka saygı duyduğunu savunuyor.

Gazze Şeridi’nde İsrail saldırılarında hayatını kaybedenlerin sayısı 32 artarak 45 bin 129’a yükseldi. Gazze’de İsrail saldırılarında yaralananların sayısı ise 94 artarak 107 bin 338’e çıktı.

Gazze’de İsrail saldırılarında ölenlerin yüzde 70’ini çocuklar ve kadınların oluşturduğu aktarılırken, saldırılar sonucu oluşan yıkımdan dolayı çok sayıda kişinin hala enkaz altında olduğu vurgulandı. Sivil savunma ve acil sağlık ekiplerinin bu kişilere ulaşmakta zorluk yaşadığı kaydedildi.

İnsan Hakları İzleme Örgütü (HRW) İsrail’in Gazze’de temiz suya erişimi kasıtlı olarak engelleyerek binlerce kişinin ölümüne yol açtığını, bunun yasal olarak soykırım ve imha anlamına geldiğini belirtti.

Perşembe günü yayınlanan 184 sayfalık raporda bazı İsrailli yetkililerin “Filistinlileri yok etmek istedikleri” yönünde geçmişte yaptıkları açıklamalara da yer verildi.

İsrail ise soykırım iddialarını reddediyor, 7 Ekim 2023’teki Hamas baskınına yanıt olarak başlattığı saldırıda uluslararası hukuka saygı duyduğunu savunuyor. Rapora tepki gösteren İsrail Dışişleri Bakanlığı, “HRW bir kez daha İsrail karşıtı propaganda için iftiraları yayıyor. Yalanlarla dolu bu rapor HRW’nin düşük standartları için bile şaşırtıcı” açıklamasını yaptı.

HRW, Uluslararası Af Örgütü’nden (Amnesty International) sonra İsrail’in eylemlerini “soykırım” olarak niteleyen ikinci büyük insan hakları örgütü oldu.

Bu ay başında yayınladığı 300 sayfalık raporunda Af Örgütü İsrail ordusunun kasıtlı olarak savaş suçu işlediğini kaydetmiş, İsrail’e silah sevk eden ülkelere “soykırıma ortak olma riskiyle karşı karşıyasınız” uyarısını yapmıştı.

Her iki rapor da Uluslararası Ceza Mahkemesi’nin (UCM) İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu ve eski Savunma Bakanı Yoav Gallant hakkında “savaş suçu” ve “insanlığa karşı suç” işlendiğine dair güçlü şüpheler bulunduğu gerekçesiyle tutuklama kararı çıkarmasını izliyor.

HRW Ortadoğu direktörü Lama Fakih rapora ilişkin basın toplantısında, “Bulduğumuz şey İsrail hükümetinin, Gazzelilere hayatta kalmak için ihtiyaç duydukları suyu sağlamayı kasıtlı olarak reddettiği oldu” dedi.

Raporda İsrail’in Gazze’ye su temin etmeyi kestiği; elektrik ve yakıt girişini de engelleyerek Gazze içindeki su tesislerinin çalışmasını önlediği belirtildi. Bunun Gazzelileri, hayatta kalmak için gerekli alt sınır olan günlük 15 litrenin çok altında, sadece birkaç litre su ile idare etmeye zorladığı kaydedildi.

(Kaynak: DW Türkçe)

Paylaşın