HDP’li Pervin Buldan’dan ‘Aday’ Çıkarma Hakkında Yeni Açıklama

HDP’nin cumhurbaşkanı adayı çıkarma kararına ilişkin konuşan Pervin Buldan, “Dün Kars’ta bir açıklama yaptım, HDP kendi adayını açıklayacak ve kendi adayıyla seçimlere girecek dedim, dünden beri tartışılan tek mesele HDP’nin aday çıkarıp çıkarmayacağı meselesi” dedi ve ekledi:

“HDP niye aday çıkarmasın? HDP’nin sizden ne farkı var? HDP bu ülkede bir irade değil mi? HDP bir siyasi parti değil mi, seçimlere girme hakkı var mı yok mu? Bu ülkeyi değiştirme ve dönüştürme iradesine sahip mi değil mi? Bütün bunları göz önünde tutarak bir kez daha ifade etmek isterim ki HDP kendi ittifakları ile birlikte adayını çıkaracak.”

Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eş Genel Başkanı Pervin Buldan, bugün Iğdır’da HDP İl Başkanlığı Olağan Kongresine katıldı.

Burada açıklamalarda bulunan Buldan, “Şimdi gözlerini HDP’ye diktiler. Geçmişte partilerimizi kapattılar ama o partilerin yerine yenileri açıldı, daha da büyüdü, daha da genişledi, siyasetine ve mücadelesine devam etti. Onlar zannediyorlar ki HDP’yi kapatırsak HDP çalışmayacak, HDP’ye oy veren milyonlar evlerinde oturacak, sadece seyirci olacak. Onlar hayal dünyasında yaşamaya devam etsinler, HDP’nin kapatılmayacağını, demokratik siyasetine devam edeceğini ve HDP’nin her anlamda ülke siyasetinde yer alacağını bu ülkeyi yönetenlere buradan bir kez daha iletmek istiyoruz. HDP sadece bir binadan ibaret değildir ki kapısına kilit vurduğunuzda kapatılacak bir parti haline gelsin” diye konuştu.

“Asla bizi demokratik siyasetten geri döndüremezsiniz”

“Şimdi gözlerini HDP’nin aldığı Hazine yardımına diktiler” diyen Buldan, “Halkımızın vergileriyle bize verilen Hazine yardımını bloke eden anlayışa bu kürsüden şunu ifade etmek isterim, siz halkımızın, milyonların iradesine asla bloke koyamazsınız, bu iradeyi asla engelleyemezsiniz, asla bizi demokratik siyasetten geri döndüremezsiniz” ifadelerini kullandı.

Buldan, şöyle devam etti: “Bütün bu haksızlık ve hukuksuzlukların siyasi kararlar olduğunu ve asla hukukla ilgisinin olmadığını hepimiz çok iyi biliyoruz. Onların amacı HDP’siz bir Türkiye, bir parlamento yaratmak ama bunu gerçekleştiremeyeceklerini, bizim HDP olarak her seçimde oylarımızın yükseldiğini ve daha güçlü bir şekilde seçimlerden çıktığımızı bilmelidirler.”

“HDP niye aday çıkarmasın?”

HDP’nin cumhurbaşkanı adayı çıkarma kararına ilişkin konuşan Pervin Buldan, “Herkesin gözü HDP’de yani bizde, aday çıkaracak mı çıkarmayacak mı? Millet İttifakını destekleyecek mi, desteklemeyecek mi? HDP’nin stratejisi yerel seçimlerdeki gibi mi olacak yoksa yeni bir hedefi mi var, yeni bir strateji mi belirlenecek? Dün Kars’ta bir açıklama yaptım, HDP kendi adayını açıklayacak ve kendi adayıyla seçimlere girecek dedim, dünden beri tartışılan tek mesele HDP’nin aday çıkarıp çıkarmayacağı meselesi” dedi.

Buldan, şunları kaydetti: “HDP niye aday çıkarmasın? HDP’nin sizden ne farkı var? HDP bu ülkede bir irade değil mi? HDP bir siyasi parti değil mi, seçimlere girme hakkı var mı yok mu? Bu ülkeyi değiştirme ve dönüştürme iradesine sahip mi değil mi? Bütün bunları göz önünde tutarak bir kez daha ifade etmek isterim ki HDP kendi ittifakları ile birlikte adayını çıkaracak.”

Paylaşın

Selahattin Demirtaş: HDP Elinden Geleni Yaptı, Sorumluluk Muhalefette

HDP Eş Genel Başkanı Buldan’ın ”HDP cumhurbaşkanı adayı çıkaracak” açıklamasını değerlendiren Demirtaş, “Eğer muhalefetin diğer bloku ortak aday çıkarmak için veya çıkacak adayda ilkeler üzerinde ortaklaşmak için HDP’yi ziyaret edip açık bir diyalog ve müzakere yürütmeyi düşünmüyorsa elbette HDP seçmenin karşısına kendi adayıyla çıkacaktır” dedi ve ekledi:

“Bundan daha normal, bundan daha meşru bir tutum olamaz. Öyle bir durumda biz de tüm gücümüzle partimizin adayının arkasında durup başarısı için elimizden gelen tüm çabayı göstereceğiz. Nihayetinde HDP bir siyasi partidir, kendisini dikkate almayacak bir adayı destekleme derneği değildir.

Ortak aday için HDP elinden geleni yapmıştır ve yine Sayın Buldan’ın açıklamasında belirttiği gibi kapıları tümden de kapatmamıştır. Bundan sonraki sorumluluk ve adım atma iradesi muhalefetin diğer blokundadır. Sonuç olarak HDP, doğru ve olması gerektiği gibi, kararlarını alarak ilerliyor.”

Partisinin Kars il kongresinde konuşan HDP Eş Genel Başkanı Buldan, “Şimdi herkesin dört gözle beklediği cumhurbaşkanı adayının kim olacağı meselesi. Biz HDP olarak en kısa zamanda kendi cumhurbaşkanı adayımızı Türkiye halklarıyla paylaşacağız. HDP kendi adayını çıkaracak, kendi adayını gösterecek ve seçimlere kendi adayıyla gidecek” dedi ve ekledi:

“Bizim ne Cumhur İttifakıyla ne Millet İttifakıyla herhangi bir ortaklığımız yok. Ancak ilkesel yaklaşımlarımız var. Bunları zamanı geldiğinde oturup konuşabiliriz, müzakere edebiliriz, diyalog içinde olabiliriz. Ama HDP’nin şu anki kararı kendi adayıyla seçimlere girmektir. Hiç kimse HDP’yi a ya da b partisine bağlamasın. HDP, Türkiye’de bir iradedir, büyük bir güçtür. Ve seçimlerde büyük bir oy oranıyla çıkmayı hedefleyen bir siyasi partidir.”

Buldan’ın açıklamasının ardından Edirne Cezaevi’nde tutuklu bulunan eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’tan da açıklama geldi.

Cumhuriyet’e konuşan Demirtaş, Buldan’ın HDP’nin kendi cumhurbaşkanı adayını göstereceği yönündeki açıklamasının sürpriz olarak karşılanmaması gerektiğini söyledi ve “HDP, ortak aday konusunda uzlaşmaya açık olduğunu, bununla birlikte kendi adayını çıkarma hazırlıklarını da aksatmadan sürdüreceğini defalarca açıkladı zaten” dedi.

Demirtaş, açıklamasını şöyle sürdürdü: “Eğer muhalefetin diğer bloku ortak aday çıkarmak için veya çıkacak adayda ilkeler üzerinde ortaklaşmak için HDP’yi ziyaret edip açık bir diyalog ve müzakere yürütmeyi düşünmüyorsa elbette HDP seçmenin karşısına kendi adayıyla çıkacaktır. Bundan daha normal, bundan daha meşru bir tutum olamaz.

Öyle bir durumda biz de tüm gücümüzle partimizin adayının arkasında durup başarısı için elimizden gelen tüm çabayı göstereceğiz. Nihayetinde HDP bir siyasi partidir, kendisini dikkate almayacak bir adayı destekleme derneği değildir. Ortak aday için HDP elinden geleni yapmıştır ve yine Sayın Buldan’ın açıklamasında belirttiği gibi kapıları tümden de kapatmamıştır. Bundan sonraki sorumluluk ve adım atma iradesi muhalefetin diğer blokundadır. Sonuç olarak HDP, doğru ve olması gerektiği gibi, kararlarını alarak ilerliyor.”

Paylaşın

Demirtaş’tan Buldan’ın ‘Aday’ Açıklamasına Destek: Yürü HDP!

Eski HDP Eş Genel Başkanı Demirtaş, HDP Eş Genel Başkanı Buldan’ın ”HDP cumhurbaşkanı adayı çıkaracak” açıklamasına destek vererek, “Vebal muhalefette, sorumluluk muhalefette. Çözüm de muhalefette. Yürü HDP! Yolun açık olsun” ifadelerini kullandı.

Haber Merkezi / Partisinin Kars il kongresinde konuşan HDP Eş Genel Başkanı Buldan, “Şimdi herkesin dört gözle beklediği cumhurbaşkanı adayının kim olacağı meselesi. Biz HDP olarak en kısa zamanda kendi cumhurbaşkanı adayımızı Türkiye halklarıyla paylaşacağız. HDP kendi adayını çıkaracak, kendi adayını gösterecek ve seçimlere kendi adayıyla gidecek” dedi ve ekledi:

“Bizim ne Cumhur İttifakıyla ne Millet İttifakıyla herhangi bir ortaklığımız yok. Ancak ilkesel yaklaşımlarımız var. Bunları zamanı geldiğinde oturup konuşabiliriz, müzakere edebiliriz, diyalog içinde olabiliriz. Ama HDP’nin şu anki kararı kendi adayıyla seçimlere girmektir. Hiç kimse HDP’yi a ya da b partisine bağlamasın. HDP, Türkiye’de bir iradedir, büyük bir güçtür. Ve seçimlerde büyük bir oy oranıyla çıkmayı hedefleyen bir siyasi partidir.”

Buldan’ın açıklamasının ardından Edirne Cezaevi’nde tutuklu bulunan eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’tan da açıklama geldi.

Demirtaş, açıklamasında, ”Yarım kilo ucuz kıyma alabilmek için sabahın karanlığında kuyruğa giren, bayat ekmek almak zorunda kalan on milyonlarca insanın, gelecekten umudunu kesmiş gençlerin umudu muhalefette. Vebal muhalefette, sorumluluk muhalefette. Çözüm de muhalefette. Yürü HDP! Yolun açık olsun” ifadelerini kullandı.

Paylaşın

Demirtaş: Bu Dönemde Herkese Sorumluluk Düşüyor

Seçim güvenliği ve sosyal medya dezenformasyonu ile ilgili değerlendirmelerde bulunan eski HDP Eş Genel Başkanı Demirtaş, “Niyetinden bağımsız şekilde sırf dikkat çekmek, beğeni almak, takipçi artırmak veya egosunu tatmin etmek için sorumsuzca yazanlar var” dedi ve ekledi:

“Bunlar da dolaylı şekilde manipülasyona hizmet ediyorlar, bundan artık vazgeçmeliler. Bu dönemde herkese sorumluluk düşüyor. Ayrıca her kılığa girebilen, Saray merkezli profesyonel sosyal medya manipülatörleri var. Düşüncenize çok yakın gibi görünen bazı hesaplar, güveninizi sağlayarak seçime yakın bir zamanda açıktan manipülasyona başlayacaktır. Bunlara karşı çok dikkatli olmalısınız”

Cezaevinde tutuklu bulunan eski Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eş Başkanı Selahattin Demirtaş, Twitter hesabından seçim güvenliği ve sosyal medya dezenformasyonu ile paylaşımlar yaptı.

Seçime 5 ay kaldığını hatırlatan Demirtaş, seçim çalışmalarında sosyal medya ve WhatsApp gruplarının çok önemli rol oynayacağını belirterek, “Bu nedenle sosyal medyaya yönelik yasaklama, sınırlama, cezalandırma girişimleri oldu, oluyor ve olacak. Seçim baskıları, hileleri gırla devam ediyor” dedi. Demirtaş şöyle devam etti:

Mesela 2007-2010 arasında nüfus 3 milyon artmış ama çok garip şekilde seçmen sayısı 10 milyon artmış. Bunu ciddiyete araştırmak lazım. Bir yandan sosyal medyanın kullanımını kısıtlayacaklar bir yandan da en büyük manipülasyonları sosyal medya üzerinden yapacaklar. Bu nedenle, tüm ciddi sosyal medya kullanıcılarını, bu konuda bir tartışma yürütmeye davet ediyorum.

“Siyasi partiler de bu başlıkta hemen çalışma başlatmalı”

Demirtaş paylaşımlarında siyasi partilere de çağrıda bulunarak, “Siyasi partiler de bu başlıkta hemen çalışma başlatmalı, iletişim uzmanlarıyla çalıştaylar düzenlemelidir. Teyit mekanizmaları geliştirilmelidir. Tüm muhalif ittifaklar ve sivil yapılar bunu seçim güvenliği başlığında acilen ele almalıdır” dedi ve ekledi:

“Sosyal medya ve iletişim uzmanlarının, kullanıcıları bilgilendirmeleri ve manipülasyonlara karşı yöntem önermeleri de çok yararlı olur. Bu konuda yazan, konuşan güvenilir uzman iletişimcilerin mesajlarını en etkili şekilde yaymalı ve önerilerini görünür hale getirmelisiniz. Belki uzman iletişimci arkadaşlar kısa bilgilendirme videoları çekerler, biz de yaygınlaştırırız.”

“Bir de niyetinden bağımsız şekilde sırf dikkat çekmek, beğeni almak, takipçi artırmak veya egosunu tatmin etmek için sorumsuzca yazanlar var” diyen Demirtaş şöyle devam etti:

“Bunlar da dolaylı şekilde manipülasyona hizmet ediyorlar, bundan artık vazgeçmeliler. Bu dönemde herkese sorumluluk düşüyor. Ayrıca her kılığa girebilen, Saray merkezli profesyonel sosyal medya manipülatörleri var. Düşüncenize çok yakın gibi görünen bazı hesaplar, güveninizi sağlayarak seçime yakın bir zamanda açıktan manipülasyona başlayacaktır. Bunlara karşı çok dikkatli olmalısınız

“Seçim olmayacak, yapmayacak, gitmeyecek” diyenlerden kesinlikle uzak durmalısınız. Moral bozma, dağıtma amacıyla sistematik bir şekilde muhalefete saldıran hesaplardan da uzak durmalısınız. Eleştiri ile manipülasyonu dikkatlice ayırt edebilmelisiniz.

Ancak tümden tedirgin olup eleştiri yapmaktan da imtina etmemelisiniz. Eleştiri yapmaktan çekinirseniz bu defa da muhalefetin hatalarını görmesini sağlayamazsınız. Çok iyi bir denge tutturmayı başarmalısınız yani Bir bilgiyi, haberi, videoyu yaymadan önce mutlaka kontrol etmeli, güvenilir kaynaklara bakmalısınız. Siyasi partiler başarır mı bilemiyorum ama siz sosyal medya kullanıcıları, bu mecralarda bir demokrasi ittifakı şeklinde hareket etmelisiniz.

Son olarak, sosyal medya önemlidir ama zamanınızın çoğunu yüz yüze temasla, sıcak bir dokunuşla sahada geçirmelisiniz. Halen en etkili çalışma yöntemi budur.”

Paylaşın

Pervin Buldan: HDP Kendi Adayını Çıkaracak

Partisinin Kars il kongresinde konuşan HDP Eş Genel Başkanı Buldan, “Şimdi herkesin dört gözle beklediği cumhurbaşkanı adayının kim olacağı meselesi. Biz HDP olarak en kısa zamanda kendi cumhurbaşkanı adayımızı Türkiye halklarıyla paylaşacağız. HDP kendi adayını çıkaracak, kendi adayını gösterecek ve seçimlere kendi adayıyla gidecek” dedi ve ekledi:

“Bizim ne Cumhur İttifakıyla ne Millet İttifakıyla herhangi bir ortaklığımız yok. Ancak ilkesel yaklaşımlarımız var. Bunları zamanı geldiğinde oturup konuşabiliriz, müzakere edebiliriz, diyalog içinde olabiliriz. Ama HDP’nin şu anki kararı kendi adayıyla seçimlere girmektir.”

Buldan konuşmasının devamında, “Hiç kimse HDP’yi a ya da b partisine bağlamasın. HDP, Türkiye’de bir iradedir, büyük bir güçtür. Ve seçimlerde büyük bir oy oranıyla çıkmayı hedefleyen bir siyasi partidir.” ifadelerini kullandı.

Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eş Genel Başkanı Pervin Buldan, Kars 4’üncü Olağan İl Kongresi’nde konuştu. Buldan’ın konuşmasından satırbaşları şöyle:

“AKP ve MHP, her gece korkulu rüyasına giren HDP’nin bütün çalışmalarını nasıl engellerim, HDP’yi nasıl siyasetten uzaklaştırırım diye düşünüyor. Bunun hesabını yapan bir zihniyetin sahibi olan AKP-MHP ittifakı var.

Ama korkulu rüyalar görmeye devam etsinler, çünkü HDP gümbür gümbür geliyor. Biz biliyoruz ki AKP ve MHP’nin derdi bu ülkenin sorunları değil. AKP ve MHP’nin derdi ülkede yaşanan ekonomik kriz değil, ülkenin sefalete ve açlığa sürüklenmesi değil.

AKP ve MHP’nin derdi sadece ve sadece HDP’nin nasıl engelleneceği, yargı eliyle HDP’nin nasıl küçültüleceği ve engelleneceğidir. Onlar bunun hesabını yapıyorlar.

“Bloke kararı Saray’ın talimatıyla alındı”

En son AYM’nin verdiği karar var. HDP’nin, yani Türkiye’nin üçüncü büyük partisinin, 6 milyondan – bu son seçim için söylediğim rakam – fazla insanın oy verdiği bir partinin hazine yardımının aktarıldığı hesaba bloke konulması kararı var.

Hazine yardımından yoksun bırakılması ve yardımın gasp edilmesi meselesi var. Elbette ki bu kararın hukuki bir karar olmadığını biliyoruz. Bu kararın Saray’ın talimatıyla alındığını da biliyoruz.

AYM bu hukuksuzluğun altına imza atarak kendisini Saray’ın aracı haline getirdi. Bunu üzüntüyle belirtmek istiyorum. Onlar Hazine yardımımızı bloke edebilirler ama halkın iradesini bloke edecek olan hiçbir güç yoktur.

“Bu hukuksuzluk AKP-MHP’nin seçim çalışması”

Biz bu hukuksuzluğun aynı zamanda AKP-MHP’nin seçim çalışması olduğunu biliyoruz. Çünkü onlar seçim çalışmalarını haksızlık ve hukuksuzluklar üzerine kurdu. Bunu devam ettiriyorlar. Kobanî Kumpas Davası buna bir örnektir, HDP’nin kapatılması davası buna bir örnektir. Belediyelerimize atanan kayyımlar buna bir örnektir.

Milletvekillerimizin vekilliklerinin düşürülmesi buna bir örnektir. DBP Eş Genel Başkanı Keskin Bayındır’ın tutuklanması buna bir örnektir. Bütün seçim çalışmalarını hukuksuzluklar üzerinde gerçekleştiren ve bu zihniyeti hayata geçirmeye çalışan AKP-MHP iktidarı, işte seçimlere bu saiklerle hazırlanıyor.

“Seçim sonuçları hüsrana uğratacak”

Bütün bu kumpaslarla, bütün bu hukuksuzluklarla Türkiye’yi bir seçime götürecek olan AKP-MHP ittifakı seçim sonuçlarını gördüğü zaman elbette ki bir hüsran yaşayacaktır. Bunu şimdiden ifade ediyorum. Biz de HDP olarak; bizlere yapılan zulme, haksızlığa, kötülüğe ve zora karşı hummalı bir çalışma yürüterek, kadın ittifakımızı, Kürt ittifakımızı, Emek ve Özgürlük İttifakımızı, tüm ittifaklarımızı kurarak bu seçimlerde üstün bir başarı elde etmeyi hedefliyoruz.

Onların HDP’siz bir siyaset, HDP’siz bir parlamento yaratmaya çalıştıklarını bildiğimiz için bu çalışmalarımızı çok daha görkemli, çok daha güçlü bir şekilde yapmanın zamanı gelmiştir.

“AKP’ye oy vermeyi bir daha düşünün”

Buradan AKP’ye oy veren Kürt halkına kısa da olsa seslenmek isterim. HDP’ye bu kadar zulüm yapılırken, Kürtlere bu kadar zulüm yapılırken, HDP’nin her türlü siyasi hakkı elinden alınmaya çalışılırken, milletvekillerinin ve belediye eşbaşkanlarının cezaevinde olduğu bir süreçte hala AKP’ye oy vermeyi düşünen Kürtlerin artık şapkalarını çıkarıp bir kez daha düşünmelerinin vakti gelmiştir.

Vicdanı olan her bir Kürdün, kendisine insanım diyen her bir demokratın, barış isteyen, demokrasiden yana olan herkesin, ülkenin bütün kaynaklarını savaşa aktaran zihniyetten kurtulmak isteyen herkesin birlikte hareket etmesi gerekiyor.

Tecrit politikasını sadece İmralı’da Sayın Öcalan’a değil Türkiye’nin her yanına yaymaya çalışan ve tecridi bir yaşam biçimi haline getiren ve bunu da sistematik hale getiren AKP ve MHP zihniyetine karşı bu seçimlerde el ele, omuz omuza hareket etmek zorundayız.

“HDP kendi adayını çıkaracak”

“Şimdi herkesin dört gözle beklediği cumhurbaşkanı adayının kim olacağı meselesi. Biz HDP olarak en kısa zamanda kendi cumhurbaşkanı adayımızı Türkiye halklarıyla paylaşacağız. HDP kendi adayını çıkaracak, kendi adayını gösterecek ve seçimlere kendi adayıyla gidecek.

Bizim ne Cumhur İttifakıyla ne Millet İttifakıyla herhangi bir ortaklığımız yok. Ancak ilkesel yaklaşımlarımız var. Bunları zamanı geldiğinde oturup konuşabiliriz, müzakere edebiliriz, diyalog içinde olabiliriz. Ama HDP’nin şu anki kararı kendi adayıyla seçimlere girmektir.

Hiç kimse HDP’yi a ya da b partisine bağlamasın. HDP, Türkiye’de bir iradedir, büyük bir güçtür. Ve seçimlerde büyük bir oy oranıyla çıkmayı hedefleyen bir siyasi partidir.”

Paylaşın

HDP’li Beştaş’tan “Aday” Açıklaması: Karşı Çıktığımız Tek İsim…

Altılı Masa’nın Cumhurbaşkanı adayı ile ilgili konuşan HDP’li Beştaş, “Bugüne kadar karşı çıktığımız tek isim oldu o da Mansur Yavaş. Onun adaylığına asla HDP seçmeni sıcak bakmaz. Bizim için denklemde yok. ‘İnşallah’’ kavramını resmi açıklamayla yalanlayan bir insandan herkesi temsil eden bir Cumhurbaşkanı olmaz diye düşünüyoruz.” dedi ve ekledi:

“Bir vatandaş ‘İnşallah Demirtaş hapisten çıkar’ demişti. Ona ‘inşallah’ diye yanıt verdiği söylendi. Ertesi gün belediyeden ‘Böyle bir cümlem olmadı’ diye açıklama geldi. Bu kadar ürkek, tutum alamayan ve taraf olarak gördüğümüz biri. Ayrıntıları kişiler üzerinden tartışmak istemiyorum, tek bir görüşü onun üzerinden tartıştığımız için söyledim.”

Halkların Demokratik Partisi (HDP) Grup Başkanvekili Meral Danış Beştaş, Radyo Sputnik’te Enver Aysever’in Yolcu Yolunda Gerek programında açıklamalarda bulundu.

‘Çok büyük bir hukuksuzluk’

Meral Danış Beştaş, AYM’nin verdiği HDP’ye hazine yardımının geçici süreliğine bloke edilmesi kararıyla ilgili şu yorumu yaptı:

“Bu karar olur mu olmaz mı diye çok tartışıldı. Çok büyük bir hukuksuzluk ve gasp var. Seçim çalışmaları, mahkeme kararlarıyla yürütülüyor. Siyasi partiler, başta bizim partimiz olmak üzere, tasfiye edilmek isteniyor. Yargı maalesef bu süreçte seçim çalışmalarında birinci derecede rol almış durumda. Bunun daha önceki kararlarla da bir uyumu yok. Anayasa Mahkemesi kendince teknik bir bloke kararı vermiş ama bunun hukukta, Anayasada hiçbir karşılığı yok. Tamamen siyasetin kararı veya baskısı olarak nitelendirebiliriz.”

‘Ürkek, tutum alamayan ve taraf olarak gördüğümüz biri’

Altılı Masa’dan çıkacak Cumhurbaşkanı adayıyla ilgili konuşan Beştaş, isimleri değil ilkeleri önemsediklerini söyledi. İsmen karşı çıktıkları tek kişinin Mansur Yavaş olduğunun altını çizen Beştaş, “Ürkek, tutum alamayan ve taraf olarak gördüğümüz biri” ifadelerini kullandı. Beştaş şöyle konuştu:

“İsimlerden ziyade ilkeleri önemsiyoruz. Kürt meselesine yaklaşım turnusol kağıtlarından biridir. Irkçılığa karşı olmak örneğin. Bunda herkesin ezberlerini bozması lazım. Geçmişle yüzleşme lazım. Kürtlerin de herkes gibi bu ülkenin sahibi ve yurttaşı olduğunu kabul etmemiz lazım.

Adil yargılamalar yine çok önemli bir başlık. Kadın eşitliği ve özgürlüğü hayati derecede önem verdiğimiz bir ilke. Doğaya yönelik kırım politikasının son bulması gibi ilkelerimiz var. Bugüne kadar karşı çıktığımız tek isim oldu o da Mansur Yavaş. Onun adaylığına asla HDP seçmeni sıcak bakmaz. Bizim için denklemde yok. ‘İnşallah’’ kavramını resmi açıklamayla yalanlayan bir insandan herkesi temsil eden bir Cumhurbaşkanı olmaz diye düşünüyoruz.

Bir vatandaş ‘İnşallah Demirtaş hapisten çıkar’ demişti. Ona ‘inşallah’ diye yanıt verdiği söylendi. Ertesi gün belediyeden ‘Böyle bir cümlem olmadı’ diye açıklama geldi. Bu kadar ürkek, tutum alamayan ve taraf olarak gördüğümüz biri. Ayrıntıları kişiler üzerinden tartışmak istemiyorum, tek bir görüşü onun üzerinden tartıştığımız için söyledim.”

Paylaşın

AYM Başkanlığı Seçimi ‘HDP Kapatma Davası’nı Nasıl Etkileyecek?

Halkların Demokratik Partisi (HDP) kapatma davasını doğrudan etkileyecek bir durum 13 Şubat’ta görev süresi dolacak olan Zühtü Arslan’ın yerine Anayasa Mahkemesi (AYM) Başkanlığı seçimi olacak. AYM Genel Kurulu’ndaki dosyaların hangi gün gündeme alınacağını doğrudan başkan belirliyor. Başkanın tavrı, kapatma sürecinin uzamasına veya kılmasına yol açıyor.

DW Türkçe’den Alican Uludağ’ın haberine göre, Zühtü Arslan’ın AYM’deki görev süresinin 2024’te dolması nedeniyle yeniden aday olmayacağı konuşuluyor. Buna karşılık en güçlü başkan adayının, iktidara yakın üyeler blokundan çıkması bekleniyor. İktidara yakın görünen çoğunluk üyeler arasında ise iki isim öne çıkıyor: Rıdvan Güleç ve Basri Bağcı. Muhalif üyeler arasında ise başkan vekili Hasan Tahsin Gökcan.

HDP’nin Hazine yardımı hesaplarına bloke koyan Anayasa Mahkemesi (AYM) kararının 7’ye karşı 8 oyla alınması, gözleri AYM’deki dengelere çevirdi. Yüksek Mahkeme’de son dönemde Başkan Zühtü Arslan’ın arasında bulunduğu 5 muhalif üye varken HDP kararındaki muhalif üye sayısının 7’ye yükselmesi dikkat çekti. Bu durumun kapatma kararı için gerekli 10 oyun bulunmasında dengeleri etkileyeceği belirtiliyor. Diğer yandan Şubat ayında yapılacak AYM başkanlığı seçimi ise kapatma davasının gidişatında belirleyici olacak.

AYM, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın kapatma davası kapsamında HDP’nin Hazine yardımı hesaplarına bloke konulması talebini dün kabul etmişti. HDP’nin savunmasının alınmasına kadar geçici olarak hesaplara bloke konulmasına karar verilmişti. HDP’ye bu kapsamda 30 günlük savunma süresi tanındı.

Karardaki oy dağılımı ne anlama geliyor?

Peki AYM’nin HDP kararı ne anlama geliyor, mahkemedeki dengeleri nasıl etkileyecek?

AYM’nin kararı 15 üyeden 8’inin oyuyla alındı. AYM Başkanı Zühtü Arslan’ın arasında bulunduğu 7 üye karara muhalefet etti. HDP aleyhinde açılan davada karar çıkması için 15 üyenin 10 üyesinin oyu gerekiyor. Bu nedenle 7-8 şeklindeki oy dağılımı yargı kulislerinde sürpriz olarak nitelendirildi.

AYM’de şu ana kadar Başkan Zühtü Arslan, başkanvekili Hasan Tahsin Gökcan, üyeler Engin Yıldırım, Yusuf Şevki Hakyemez, Emin Kuz muhalif kararıyla biliniyordu.

Ancak HDP bloke kararına HDP’nin savunması alınmadığı gerekçesiyle ret veren Recai Akyel, Yıldız Seferinoğlu ve Selahattin Menteş de karşı oy kullandı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından seçilen Akyel, Seferinoğlu ve Menteş daha önce çoğunluk grubuyla hareket ediyordu.

Son oy dağılımı, bu üyelerin de HDP kapatma davasında “hayır” oyu vereceği beklentisi yarattı. Ancak karardaki muhalif gerekçenin esasa ilişkin değil usul yönünden olması nedeniyle kapatma kararında üyeler farklı oy tercihinde bulunabilir.

Kararda, muhalif olan üyelerin gerekçesi “HDP’nin savunması alındıktan sonra bloke kararının görüşülmesi” oldu. Ancak kulislerde, 7 üyeden bazılarının bloke kararı verilmesi halinde bunun kapatma kararı öncesinde “ihsas-ı rey” anlamına geleceği endişesini taşıdığı öğrenildi.

“İhsas-ı rey”, bir davada tarafını önceden belli etmek anlamına geliyor.

Kapatma kararı için 10 üyenin oyunun gerekmesi nedeniyle 7 kişilik son muhalif üyelerden ikisinin tercihini değiştirmesi gerekiyor. Aksi durumda HDP hakkında kapatma kararı çıkmaza girecek.

AYM’de kritik başkanlık seçimi

HDP kapatma davasını doğrudan etkileyecek bir durum ise 13 Şubat’ta görev süresi dolacak olan Zühtü Arslan’ın yerine AYM Başkanlığı seçimi olacak. AYM Genel Kurulu’ndaki dosyaların hangi gün gündeme alınacağını doğrudan başkan belirliyor. Başkanın tavrı, kapatma sürecinin uzamasına veya kılmasına yol açıyor.

Peki kulislerde Zühtü Arslan yerine başkanlık için kimlerin adı geçiyor?

Zühtü Arslan’ın AYM’deki görev süresinin 2024’te dolması nedeniyle yeniden aday olmayacağı konuşuluyor. Buna karşılık en güçlü başkan adayının, iktidara yakın üyeler blokundan çıkması bekleniyor.

İktidara yakın görünen çoğunluk üyeler arasında ise iki isim öne çıkıyor: Rıdvan Güleç ve Basri Bağcı. Güleç, muhafazakâr yapısıyla bilinirken Basri Bağcı ise milliyetçi-muhafazakar çizgide görülüyor Bağcı’nın uluslararası hukuk alanında yüksek lisans yapması, bir dönem Adalet Bakanlığı’nda bürokrat olması kulislerde şansını arttıran öğeler olarak yorumlanıyor. Sayıştay kökenli olan Güleç’in ise İngilizce ve Almanca bilmesinin, uluslararası ilişkilerde ön plana çıkmasını sağlayacağı ifade ediliyor.

Diğer yandan adayın belirlenmesinde doğrudan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’dan gelecek işaretin de etkili olacağı ifade ediliyor. Muhalif üyeler arasında ise başkan vekili Hasan Tahsin Gökcan’ın adaylık için istekli olduğu öğrenildi.

Paylaşın

Emek ve Özgürlük İttifakı: Ortak Aday Seçeneğine Yakınız

Emek ve Özgürlük İttifakı’nın İstanbul’da gerçekleştirdiği toplantı sonrası yapılan açıklamada, seçimlere değinilerek, “Türkiye’nin tek adam rejiminden kurtulması, yeni dönemde emeği ve özgürlükleri savunan güçlerin en kuvvetli şekilde temsili için olası yol ve yöntemleri, hazırlıklarımızı, hamlelerimizi gözden geçirdik” denildi.

Haber Merkezi / Açıklamanın devamında, “Gelişmeler Türkiye’ye köklü bir demokratik dönüşüm dayatmaktadır. Bu konuda ittifak olarak tarihi sorumluluğumuzun farkındayız ve Türkiye’nin mevcut koşullardan kurtulması için üzerimize düşen her türlü sorumluluğu yerine getirmeye her zamankinden daha kararlıyız.

Cumhurbaşkanlığı seçiminde kendi adayımızı belirleme sürecinde ilkelerimizle uygun, mutabakat ile belirlenmiş ortak aday seçeneğine daha yakın olduğumuzu ilan ediyoruz” ifadelerine yer verildi.

Emek ve Özgürlük İttifakı bileşenlerinin genel başkanları, eşbaşkanları ve sözcüleri, dün İstanbul Taksim’deki bir otelde toplandı. İİttifak bileşenleri, toplantıya dair “Saldırılara meydan okuyoruz: 2023’ü siyasi değişimin yılına dönüştüreceğiz” başlığıyla açıklama yaptı. Açıklamada, özetle şöyle denildi:

Demokratik siyasete yönelik baskılar artarak devam ediyor. 6,5 milyondan fazla yurttaşın oyunu alan, Meclis’in 3’üncü büyük partisi olan HDP’ye yönelik iktidar ve ortaklarının yürüttüğü kapatma davası, dava öncesi, 15 üyesi bulunan Anayasa Mahkemesinin başkanı dâhil 7 üyesinin muhalefetine rağmen oy çokluğuyla hesaplarına geçici bloke kararı alındı ve siyasi hesaplarla seçim arifesinde karar aşamasına getirildi.

Demokratik Bölgeler Partisi’nin Eş Genel Başkanı Keskin Bayındır’ın yanı sıra üye ve yöneticileri hukuksuz şekilde tutuklandı. HDP ve DBP belediyelerine dönük kayyım gaspları sürüyor.

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu siyasi yasaklı hale getirilerek, HDP belediyelerinden sonra İstanbul Belediyesinin de kayyım ile gasp edilmesinin hazırlıkları sürüyor.

Gözaltı, tutuklama, saldırılar, sansür ve para cezaları ile özgür basın çalışamaz duruma getirilerek toplumun tüm itiraz mekanizmaları felç edilmeye çalışılıyor. Kobanê kumpas davası, Gezi davasında verilen cezalar, grev yasakları, İstanbul Sözleşmesinden çıkılmasını onaylayan Danıştay kararı örneklerinde de görüldüğü üzere yargı, iktidar tarafından siyasi bir araç olarak kullanılıyor.

Bir avuç sermayedar ve iktidar eliti kârlarına kâr katarken, ekmeğimiz her geçen gün daha da küçülüyor. İşçiler ve emekçilerden sonra emekliler de açlığa mahkûm edildi” ifadelerine yer verildi.

“Ortak aday seçeneğine yakınız”

Toplantımızda, bu yıl yapılacak cumhurbaşkanlığı ve milletvekili seçimlerine kapsamlı değerlendirmelerde bulunduk. Türkiye’nin tek adam rejiminden kurtulması, yeni dönemde emeği ve özgürlükleri savunan güçlerin en kuvvetli şekilde temsili için olası yol ve yöntemleri, hazırlıklarımızı, hamlelerimizi gözden geçirdik.

Gelişmeler Türkiye’ye köklü bir demokratik dönüşüm dayatmaktadır. Bu konuda ittifak olarak tarihi sorumluluğumuzun farkındayız ve Türkiye’nin mevcut koşullardan kurtulması için üzerimize düşen her türlü sorumluluğu yerine getirmeye her zamankinden daha kararlıyız.

Cumhurbaşkanlığı seçiminde kendi adayımızı belirleme sürecinde ilkelerimizle uygun, mutabakat ile belirlenmiş ortak aday seçeneğine daha yakın olduğumuzu ilan ediyoruz.”

Paylaşın

HDP’li Ebru Günay: Mutlaka Kazanacağız

HDP Sözcüsü Ebru Günay, AYM’nin partinin Hazine yardımı hesaplarına bloke konulması kararına ilişkin, “Partimizi güçsüz bırakmak, seçim çalışmasını yürütmesini engellemek, kolumuzu kanadımızı kırmaya çalışanlara birkaç sözümüz var. Partimizi tanımayanlar, yılların direniş geleneğinen bihaber olanlar, devlet ocaklarında kurulan ve büyütülen, ayakkabı kutularından, ranttan ve gasptan beslenen partiler, halkın gücünün ne olduğunu bilemezler” ifadelerini kullandı.

Haber Merkezi / Günay, konuşmasının devamındaBizim gücümüz seçim sabahı ekmek arasına peynir koyarak sandık sandık gezen annelerdir. Bizim seçim coşkumuz, geceden sabaha sokak sokak afiş, bayrak çalışması yürüten ve oradan işe giden gençlerdir. Ev ev gezerek yaşamı değiştiren ve dönüştüren kadınlardır. Sandık başlarına ceplerinde iplerle giden annelerimizdir. Bizim pusulamız özetle halklardır, halkın ‘Artık yeter, değişim istiyoruz’ diyen çığlığıdır.” dedi ve ekledi:

“Bizim için en büyük Hazine yardımı bu davaya gönül veren milyonlardır, emekçi halkımızdır. Bu karar bizi yıldıramayacak, aksine faşizme karşı olan öfkemizi daha da büyütecektir. Şimdi daha inançlı ve daha kararlıyız. Şimdi daha mücadeleciyiz. Şimdi daha umutluyuz geleceğe dair. Çünkü bizler daha büyük geliyoruz. Mutlaka kazanacağız.”

Halkların Demokratik Partisi (HDP) Sözcüsü Ebru Günay, Anayasa Mahkemesi’nin (AYM) partinin Hazine yardımı hesaplarına bloke konulması kararına ilişkin açıklamada bulundu. Günay, şunları söyledi:

“AYM bir kez daha Evrensel hukuk ilkelerinden yoksun, bütünüyle siyasi, utanç verici bir karara imza atmıştır. Demokratik siyasete bir daha vurulmuştur bugün. Demokratik siyasete düşman bir iktidarın yarattığı iklim bu kararın sebebidir. Bu karar halkın iktidara olan öfkesini bilemiş, inancını ve kararlılığını daha fazla büyütmüştür. Kimsenin kuşkusu olamasın, bugünün sonunda kazanan bizler olacağız, Türkiye halkları olacaktır.”

Yargıtay Cumhuriyet başsavcılığının daha önce iki kez yaptığı başvuruyu reddeden AYM, bu kez siyasi baskılara dayanamamıştır. Bu karar ihsası reyi dahi aşan bir karardır. Usul esasları ayaklar altına alınmıştır. Bu karar meşruiyetten yoksundur, hiçbir izahatı yoktur. Türkiye halklarının nezdinde mahkum edilmiştir ve kabul edilemez bir karardır.

Hazine yardımının yapılmasına birkaç gün kala talebi işleme alması, üstüne böyle bir karar çıkması, mahkeme üyelerinin açık siyasi baskı altında olduğu izlenimini doğrulamakta, adil kararlar vermesi önünde engeller olduğunu bir kez daha göstermiştir. Süregelen bir davanın ortasın alınan bu karar mahkeme üyelerinin nasıl baskı altında olduğunu ve siyasi nefretin boyutunu gözler önüne sermektedir.

Bu karar, Hazine yardımı seçimlere birkaç ay kala Türkiye’nin üçüncü büyük partisine değil ÖSO çetelerine, beşli çeteye, yandaş patronlara, ranta ve talana gitsin kararıdır. Mafya ile iltisaklı, rant ve talan ilişkilerine batmış, milliyetçi hamasetten başka bir şey bilmeyen siyasi nefreti köpürtenler, halk nezdinde mahkum olmuşlardır.

Partimizi güçsüz bırakmak, seçim çalışmasını yürütmesini engellemek, kolumuzu kanadımızı kırmaya çalışanlara birkaç sözümüz var. Partimizi tanımayanlar, yılların direniş geleneğinen bihaber olanlar, devlet ocaklarında kurulan ve büyütülen, ayakkabı kutularından, ranttan ve gasptan beslenen partiler, halkın gücünün ne olduğunu bilemezler.

Bizim gücümüz seçim sabahı ekmek arasına peynir koyarak sandık sandık gezen annelerdir. Bizim seçim coşkumuz, geceden sabaha sokak sokak afiş, bayrak çalışması yürüten ve oradan işe giden gençlerdir. Ev ev gezerek yaşamı değiştiren ve dönüştüren kadınlardır. Sandık başlarına ceplerinde iplerle giden annelerimizdir. Bizim pusulamız özetle halklardır, halkın ‘Artık yeter, değişim istiyoruz’ diyen çığlığıdır.

Bizim için en büyük Hazine yardımı bu davaya gönül veren milyonlardır, emekçi halkımızdır. Bu karar bizi yıldıramayacak, aksine faşizme karşı olan öfkemizi daha da büyütecektir. Şimdi daha inançlı ve daha kararlıyız. Şimdi daha mücadeleciyiz. Şimdi daha umutluyuz geleceğe dair. Çünkü bizler daha büyük geliyoruz. Mutlaka kazanacağız.”

Paylaşın

HDP’den AYM’nin Kararına Tepki: İktidar Talimatı İle Uygulanan Bir Hak Gaspı

HDP, AYM’nin Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın kapatılma istemiyle açılan davada, partinin Hazine yardımı bulunan hesaplarına tedbiren bloke konulması talebini kabul etmesine tepki gösterdi. 

Haber Merkezi / Halkların Demokratik Partisi (HDP), kararın “hak gaspı” olduğu değerlendirmesinde bulundu.

Partinin sosyal medya hesabından yapılan açıklamada, “Hazine yardımı bulunan hesaplarımıza bloke kararı, iktidar talimatı ile uygulanan bir hak gaspıdır. Adil, demokratik bir seçim sürecini engellemeye ve seçmen iradesini yok saymaya dönük olan bu karar ne iktidarın kaybetmesine engel olur, ne bizim daha büyük kazanmamıza!” denildi.

Ne olmuştu?

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Bekir Şahin, HDP’nin kapatılması davasında hazırladığı iddianamede partinin hesaplarına tedbiren bloke konulmasını talep etmiş, bu talep AYM tarafından reddedilince 19 Aralık’ta talebini tekrarlamıştı.

Anayasa Mahkemesi (AYM) Halkların Demokratik Partisi’nin (HDP) hazine yardımı hesabına geçici olarak bloke koyma kararı aldı.

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, HDP’ye ödenen hazine yardımının kesilmesi talebiyle ilgili Anayasa Mahkemesi’ne dün yanıt verdi. Anayasa Mahkemesi’ne gönderilen 11 sayfalık yazıda, bir kez daha HDP’nin “PKK ile irtibatının” dava sürecinde de devam ettiği belirtildi.

Başsavcılık, “hazine yardımının parti dışı faaliyetlerde kullanılmasının engellenmesi için HDP’nin hazine yardımı ödenen hesaplarına bloke konulması” gerektiğini ifade etti.

HDP, bir ay içerisinde savunmasını yapacak. Bir ay sonra tedbir kararı gözden geçirilerek, tedbire devam ya da tedbir sonlandırılsın kararı verilecek. HDP’ye bu sene 179 milyonu 10 Ocak’a kadar olmak üzere 539 milyon TL hazine yardımı yapılacaktı.

Kapatma davası süreci nasıl işleyecek?

Anayasa Mahkemesi’nde 10 Ocak günü ise Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Şahin, davanın esasına ilişkin sözlü beyanlarda bulunacak. Şahin’in beyanlarının ardından HDP’ye sözlü savunma için bir ay süre verilecek.

Bu aşama tamamlandıktan sonra AYM Başraportörü, davaya ilişkin esas hakkındaki raporunu hazırlayacak. Bu rapor AYM üyelerine dağıtılacak.

Anayasa Mahkemesi Başkanı, raporun dağıtılmasından sonra belirli bir gün tespit ederek kapatma davasının esastan görüşme aşamasını başlatacak. Bu görüşme sonunda kapatma kararı çıkıp çıkmayacağı belli olacak. Kapatma kararı alınabilmesi için 3’te 2 oy çoğunluğu aranacak.

HDP’ye yönelik davanın 843 sayfalık iddianamesinde, partinin temelli kapatılması ve Hazine yardımlarından tamamen yoksun bırakılması istenmişti. 451 partili hakkında ise siyasi yasak talep edilmişti.

Paylaşın