“HDP Aday Sayısını İkiye Düşürdü” İddiası

Halkların Demokratik Partisi’nin (HDP) cumhurbaşkanı aday sayısını ikiye düşürdüğü ileri sürüldü. Adayın kadın olma ihtimalinin yüksekliği doğrulanırken milletvekili olmayacağı iddiası ise yalanlanmıyor.

HDP’nin adayla ilgili daha fazla bilgi paylaşmak istememesinin bir nedeni Emek ve Özgürlük İttifakı’nın 24 Ocak Salı günü yapacağı toplantı olarak gösteriliyor. Aday önerilerinin önce bu toplantıda ittifak ortakları ile değerlendirileceği ardından şubat ayı başında açıklanacağı kaydediliyor.

Gazete Duvar’da yayımlanan Duvar Arkası’ köşesine göre, kendi cumhurbaşkanı adayını çıkaracağını ilan eden HDP, “aday müzakere sonrası ilk tura girmeden çekilir” iddiaları sonrası el yükseltti! HDP Eş Genel Başkanı Pervin Buldan, partisinin cumhurbaşkanlığı seçimine kendi adayıyla girme kararlığını bu kez “6’lı Masa adayını çeksin, bizim adayımıza oy versinler. Bu kadar net konuşuyoruz” sözleriyle dile getirdi.

Peki HDP’nin adayı kim olacak? Parti içinde adayla ilgili görüşmelerin sürdüğü biliniyor. Son bilgi, oluşturulan isim havuzunda aday sayısının son görüşmelerin ardından ikiye düşürüldüğü yönünde. Adayın kadın olma ihtimalinin yüksekliği doğrulanırken milletvekili olmayacağı iddiası da yalanlanmıyor.

HDP’nin adayla ilgili daha fazla bilgi paylaşmak istememesinin bir nedeni Emek ve Özgürlük İttifakı’nın 24 Ocak Salı günü yapacağı toplantı olarak gösteriliyor. Aday önerilerinin önce bu toplantıda ittifak ortakları ile değerlendirileceği ardından şubat ayı başında açıklanacağı kaydediliyor.

Altılı Masa’da “Güçlendirilmiş Parlamenter Sisteme geçişte” üç senaryo

Öte yandan Cumhuriyet Halk Partisi (CHP), İYİ Parti, Saadet Partisi, Demokrat Parti, Demokrasi ve Atılım (DEVA) Partisi ve Gelecek Partisi’nden oluşan Atılı Masa, 26 Ocak’ta yeniden bir araya gelecek.

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener’in ev sahipliğinde, yapılacak toplantı öncesi trafik hızlandı. “Ortak Politika Metni” ve “Geçiş Süreci Yol Haritası” için son düzenlemeler yapılıyor. İki metin, 30 Ocak’ta paylaşılacak. Altılı masanın cumhurbaşkanı adayının da şubat ayında açıklanacağı belirtiliyor.

Cumhuriyet’ten Sertaç Eş’in Altılı Masa kurmaylarından edindiği bilgiye göre, 6 partinin iktidara gelmesi durumunda “güçlendirilmiş parlamenter sisteme geçişte” üç farklı senaryo hazırlandı.

1- 400 vekil ve üzeri: Masadaki partilerin toplam milletvekili sayısı 400 ve üzerinde olursa, “Seçilen ortak cumhurbaşkanı ve oluşturacağı kabine bir yıl görev yapacak.” Bu süreçte güçlendirilmiş parlamenter sisteme geçişte altyapı oluşturulacak ve bir yılın ardından Türkiye seçime gidecek.” Böylece, “Tartışmalı cumhurbaşkanlığı hükümet sistemine” son verilecek.

2- Referandum aralığı: “6’lı masanın 360 ila 399 arası milletvekili çıkarması” öngörüsünde bulunuluyor. Eğer masadaki partiler bu aralıktaki kadar vekil çıkarabilirse “güçlendirilmiş parlamenter sisteme geçişe” ilişkin anayasa değişikliği Meclis’te 400 “evet” oyuna ulaşamasa dahi cumhurbaşkanınca referanduma götürülecek. Bu seçenekte ise “cumhurbaşkanı ve kabinenin 2 yıl iktidarda kalması” öngörülüyor.

3- 360 vekilin altı: En kötümser senaryoya göre, muhalefet Meclis’te çoğunluğu sağlayacak ancak güçlendirilmiş parlamenter sistem değişikliği için referanduma gitme yeterliliğine ulaşamayacak.

Paylaşın

İYİ Parti Ve CHP Seçmeni Kaygılı, HDP Seçmeni İse En Mutsuz

Türkiye 2023 seçimlerine hazırlanıyor… Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) ve İYİ Parti seçmeni ise en kaygılı seçmen kitlesi olurken, Halkların Demokratik Partisi (HDP) seçmeni ise en mutsuz seçmen kitlesi oldu.

Toplumsal Etki Araştırmaları Merkezi (TEAM), 1-14 Ocak tarihleri arasında gerçekleştirdiği araştırmanın sonuçlarını kamuoyuyla paylaştı. Araştırma 2 bin 524 kişiyle yüz yüze yapıldı. Araştırmada, “Türkiye’deki siyaseti düşündüğünüzde, nasıl bir duygu durumu içindesiniz?” diye soruldu.

Araştırmaya göre ‘en az mutlu’ parti seçmeni HDP olurken, ‘en mutlu’ parti seçmeni ise AK Parti ve MHP seçmeni oldu. Öte yandan araştırmaya göre İYİ Parti ve CHP seçmeni ise en ‘en kaygılı’ seçmen oldu.

Araştırmaya göre parti seçmenlerinin yanıtları şöyle:

AK Parti

  • Yüzde 36,4 kaygılıyım
  • Yüzde: 26,6 öfkeliyim
  • Yüzde 45,7 mutluyum
  • Yüzde 52,8 umutluyum
  • Yüzde 42,9 heyecanlıyım

CHP

  • Yüzde 71,7 kaygılıyım
  • Yüzde 63,9 öfkeliyim
  • Yüzde 22,4 mutluyum
  • Yüzde 37,9 umutluyum
  • Yüzde 30 heyecanlıyım

İYİ Parti

  • Yüzde 79,5 kaygılıyım
  • Yüzde 78 öfkeliyim
  • Yüzde  19,8 mutluyum
  • Yüzde 33,9 umutluyum
  • Yüzde 31,6 heyecanlıyım

HDP

  • Yüzde 67,4 kaygılıyım
  • Yüzde 69,7 öfkeliyim
  • Yüzde 6,6 mutluyum
  • Yüzde 17,8 umutluyum
  • Yüzde 15,9 heyecanlıyım

MHP

  • Yüzde 34,8 kaygılıyım
  • Yüzde 32,4 öfkeliyim
  • Yüzde 39,3 mutluyum
  • Yüzde 39,9 umutlu
  • Yüzde 29,4 heyecanlıyım

TEAM, araştırma analizinin devamında şu açıklamayı yaptı: “Seçmenlere Türkiye’deki siyaseti düşündüklerinde nasıl bir duygu durumu içinde olduklarına yönelik sorular da yönelttik. Muhalif seçmenlerde ve yeni seçmenlerde kaygı yüksek, umut, heyecan ve mutluluk seviyeleri düşük.”

Araştırma merkezi yaptığı açıklamada, “İttifaklar bazında bakıldığında siyasi iklimle ilgili seçmen duygularında net bir fotoğraf var. Muhalif seçmen kaygılı, öfkeli, mutsuz, umutsuz ve heyecansız. İktidarı destekleyen seçmenlerde umut, mutluluk ve heyecan düzeylerinin yüksek olmaması da dikkat çekici” ifadelerini kullandı.

(Kaynak: Gazete Duvar)

Paylaşın

HDP Eş Genel Başkanı Buldan: Altılı Masa Bizim Adayımızı Desteklesin

HDP’nin Altılı Masa’nın lehine aday çıkarmaması gerektiğine yönelik eleştirilere yanıt veren HDP Eş Genel Başkanı Buldan, “Bizim 6’lı Masa lehine adayımızı çekmemiz gerektiği düşünülüyor da 6’lı Masa’nın çekmesi neden düşünülmüyor?” dedi ve ekledi:

“6’lı Masa adayını çeksin, bizim adayımıza oy versinler. Bu kadar net konuşuyoruz. Çıkaracağımız aday 6’lı Masa’nın adayında çok daha kapsayıcı, çok daha güven verici ve Türkiye toplumunun vicdanına seslenecek birisi olacak. Bizim adayımız ikinci turda da yarışabilir.”

Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eş Genel Başkanı Pervin Buldan, 7 Ocak’ta partisinin Kars İl Kongresi’nde yaptığı konuşmada HDP’nin cumhurbaşkanı adayı çıkaracağını ve kendi adayıyla seçimlere gireceğini açıklamıştı.

Buldan’ın aday çıkışının ardından kamuoyunda tartışmalar başladı. HDP’nin aday çıkarması durumunda “AKP’nin kazanacağı” ve hatta “HDP’nin AKP ile anlaştığı” yorumları yapıldı.

Seçimde belirleyici olması beklenen HDP’nin kapatılması davası ise devam ediyor.

HDP Eş Genel Başkanı Buldan, yaptığı aday açıklamasının ardından çıkan tartışmalara yönelik Bianet’e açıklamalarda bulundu.

Buldan, HDP’nin kendi adayını çıkaracağını bu konuda geri adım atmayacaklarını vurguladı. Şubat ayı başında adayın kamuoyuna açıklanacağını ifade etti. Buldan, HDP’nin kendi adayıyla seçime girmesinin AKP’nin işine yarayacağı söylentilerine kesinlikle katılmadığını ifade ederek şunları söyledi:

“Aday çıkarmamak için sebebimiz yok”

“Bizim aday çıkarmamızın AKP’nin işine yarayacağı söylentilerine kesinlikle katılmıyorum. Tam tersine biz her zaman olduğu gibi AKP rejimini bitirmek-devirmek, AKP- MHP bloğunu göndermek için uzun süredir bir mücadele yürütüyoruz ve bu mücadelemizi bu seçimlerde de sürdürmekte kararlıyız. Bunun altını özellikle çizmek istiyorum.

Aday çıkarmamızın bu kadar yankı uyandırmasını çok normal karşılıyorum çünkü şimdiye kadar HDP’ye hep çantada keklik gözüyle bakanlar, sadece bir tarafa yamaymış gibi algılayanlar HDP’nin bir siyasi parti olduğunu ya da HDP’nin bir irade olduğunu unutarak bu söylemlerini sürdürdüler ve bu algıyı yaratmaya çalıştılar.

Oysa HDP bugün Türkiye’de üçüncü büyük parti ve bir irade belirleyen bir güç. Gücünü, irade olduğunu son seçimlerde ortaya koymuştu ve hâlâ aynı iddiayla yürüyen ve bu iddiasını gittikçe büyüten, bu doğrultuda da bu seçimlerde bir kez daha belirleyen bir güç olduğunu ispat edecek bir parti.

Dolayısıyla cumhurbaşkanı adayımızı çıkarmamak için herhangi sebebimiz yok, aksine cumhurbaşkanı adayımızı çıkarmamız için birçok nedenimiz vardı. Ayrıca bu kararın sadece benim söylemim üzerinden algılanmaması gerekiyor. Karar mekanizmalarımız bu konuda hazırlık yaptığını, kurullarımızın bu noktada kararlı olduğunu ifade eden birçok söylemimiz olmuştu. Son aşamada HDP’nin bu seçimlerde kendi adayıyla var olduğunu, var olacağını belirttik ve bunun arkasındayız.

Aday çıkarma meselesinin AKP’ye göz kırpmak olduğunu veya AKP’nin kazanmasına zemin hazırlayan bir yol olduğunu ifade edenlere de şunu söylemek isterim: Bizim tek amacımız AKP’yi bu seçimlerde tarihe ve tarihin çöplüğüne gömmektir, bu kadar net söylüyorum.”

Altılı Masa- HDP ilişkileri açıklamaları

HDP’li Buldan ortak aday ve Altılı Masa’ ya yönelik de açıklamalarda da bulundu. Altılı Masa’nın HDP ile olan ilişkilerine yönelik Grup Başkanvekili Saruhan Oluç’un “Bir düğün yapılıyor, davetiye gönderiliyor ama bize düğüne gelmeyin, takınızı da gönderin fakat zarfın üstüne isminizi yazmayın, diyorlar” ve Garo Paylan’ın “Bizimle daha güç elinizde değilken yan yana gelmeye çekiniyoruz, gücü elinize geçirdiğinizde size nasıl güveneceğiz” açıklamaları hatırlatılarak Altılı Masa’nın HDP’den ne beklediği sorulduğunda ise Buldan “Altılı masa bizden ‘yanımızda görünmeyin, biz sizinle ortak fotoğraf vermeyelim ama bu iktidarı değiştirmek için koşulsuz şartsız, bizim belirleyeceğimiz adaya oy verin’ beklentisi içinde. Ancak bu şu an itibariyle mümkün olmayan bir şey” yanıtını verdi.

“Altılı Masa bizim adayımıza oy versin”

HDP’nin kendi adayıyla çok büyük bir yarış içerisinde Cumhurbaşkanlığı seçimine gireceğini söyleyen Buldan “Belki 6’lı Masa’nın adayı bizim adayımızı destekleme kararı alacak” ifadelerine yer verdi.

HDP’nin Altılı Masa’nın lehine aday çıkarmaması gerektiğine yönelik eleştirilere ise “Bizim Altılı Masa lehine adayımızı çekmemiz gerektiği düşünülüyor da Altılı Masa’nın çekmesi neden düşünülmüyor? Altılı Masa adayını çeksin, bizim adayımıza oy versinler. Bu kadar net konuşuyoruz. Çıkaracağımız aday Altılı Masa’nın adayında çok daha kapsayıcı, çok daha güven verici ve Türkiye toplumunun vicdanına seslenecek birisi olacak. Bizim adayımız ikinci turda da yarışabilir” sözleriyle yanıt verdi.

“İkinci tura kalırsa yeniden karar vereceğiz”

Buldan, “Emek ve Özgürlük İttifakı’nın Kemal Kılıçdaroğlu aday gösterildiği takdirde destekleme durumu var mı?” sorusuna karşılık ise “Biz bir siyasi parti olarak kendi adayımızı çıkarıyoruz ve şu an konuşacağımız tek şey HDP’nin kendi adayının nasıl kazanacağıdır. Türkiye toplumunun HDP’nin adayı etrafında kenetlenmesini sağlayacak formülleri bulmaktır. Bunun dışında diğer partilerin çıkaracakları adayların bizim açımızdan değerlendirilmesi gibi bir durum söz konusu değil” diye konuştu.

Seçim ikinci tura kalırsa partisinin tutumunun ne olacağı yönündeki soruya da “Şu an birinci tura yoğunlaşıyoruz, ikinci tura kalacağı zaman veya öyle bir aşamaya geldiğimizde kurullarımızla yeniden bir karar vereceğiz. Ama şu an tek hedefimiz kendi adayımızın birinci turda kazanması yönünde. 6’lı Masa’nın adayının bizim adayımız lehine çekilmesi durumunda adayımızın birinci turda kazanma şansının çok yüksek olduğunu söylemek isterim” diyerek yanıt verdi.

Açıklamaların tamamı için TIKLAYIN

Paylaşın

Demirtaş’tan Muhalefete Eleştiri: HDP’ye Gelince Herkes Özel Harekatçı

Eski HDP Eş Genel Başkanı Demirtaş, “Siyasi partiler ve özellikle de muhalefet ‘terörle mücadele personeli’ değildir. ‘Terör’ olarak tanımlasa bile sorunlara siyasi, barışçıl çözüm bulmak siyasetin işidir. Ama Türkiye’de söz konusu Kürt sorunu ve HDP olunca herkes kendini özel harekatçı gibi konumlandırıyor” dedi ve ekledi:

“Devletin resmi ideolojisi ve yüz yıllık hatalı politikaları beyinleri öylesine zehirlemiş ve teslim almış ki, sivil düşünebilen, devlet aklıyla değil de kendi aklıyla meselelere yaklaşabilen muhalefet çok sınırlı ne yazık ki.”

Edirne F Tipi Cezaevi’nde tutuklu bulunan eski Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, İz Gazete’den Pınar Teke’ye konuştu. Demirtaş, HDP’nin aday çıkarma açıklaması ile Emek ve Özgürlük İttifakı’nın ortak aday kararını yorumladı.

Demşirtaş, altılı masanın adayı HDP’yi ve Emek ve Özgürlük İttifakı’nı ziyaret edip ülkenin geleceğine dair açık, şeffaf bir müzakere yürütürse ve oradan bir uzlaşma çıkarsa ortak adayla seçime gidilebileceğini tüm HDP sözcülerinin açıkladığını kaydetti.

HDP’li siyasetçi şöyle devam etti: “Böyle bir şey olmazsa da HDP mecburen kendi adayıyla ve iddialı şekilde seçim yarışına girecek. Yani ortak aday için HDP kapılarını tümden kapatmadan, kendi adayı için ciddiyetle hazırlık yapıyor. Durum şimdilik budur. Top da altılı masadadır.”

Demirtaş, Türkiye’nin birinci yüzyılını şu beş maddeyle değerlendirdi:

  • Birlikte verilen muhteşem Kurtuluş Savaşı.
  • Birlikte kurulan yeni cumhuriyet.
  • Elitlerin cumhuriyete el koyması.
  • Devletin halkları yok sayması, yok etmeye çalışması.
  • AKP ile yıkılış ve kapanış.

Demirtaş’ın ikinci yüzyıl beklentisi şöyle:

  • Birlikte verilen muhteşem bir mücadele ve seçim zaferi.
  • Birlikte yeniden inşa edilen cumhuriyet.
  • Halkın yerelden genele her yerde yönetimde söz sahibi olması.
  • Devletin herkesin ve her kesimin ortak devleti haline gelmesi ve demokrasi ile buluşup yoluna devam etmesi.
  • Yoksulluğun, işsizliğin, sömürünün, kadın soykırımının, doğa katliamların yaşanmadığı barış, refah ve huzur içinde bir yüzyıl.

‘HDP’ye gelince herkes özel harekatçı’

Demirtaş’ın açıklamasından öne çıkanlar şöyle:

Siyasi partiler ve özellikle de muhalefet ‘terörle mücadele personeli’ değildir. ‘Terör’ olarak tanımlasa bile sorunlara siyasi, barışçıl çözüm bulmak siyasetin işidir. Ama Türkiye’de söz konusu Kürt sorunu ve HDP olunca herkes kendini özel harekatçı gibi konumlandırıyor.

Devletin resmi ideolojisi ve yüz yıllık hatalı politikaları beyinleri öylesine zehirlemiş ve teslim almış ki, sivil düşünebilen, devlet aklıyla değil de kendi aklıyla meselelere yaklaşabilen muhalefet çok sınırlı ne yazık ki.

Düşünün ki ben bir Kürt olarak “Dilim” dediğimde “Terörörö” diye üstümüze bir dolu hakaret, tehdit boca ediliyor. “Kimliğim” dediğimde “Önce terörü kına” diye linç ediliyorum. “Barış” dediğimde “Savaş mı var barış olsun, terör var terör!” denip lafım ağzıma tıkılıyor.

E ben de o zaman dönüp diyorum ki “Buyurun o zaman terörle mücadele edin” Bu mücadelede 40 yıldır başarılı olamayınca bu defa yeniden bana dönüp bağırıyor, işkence ediyor, beni hapse atıyor, öldürüyor. “Niye böyle yapıyorsun” diye sorsak “Sen bize terörle mücadelede yardım etmiyorsun, o yüzden sen de teröristsin” diyor.

İyi de kardeşim, daha en başta sana demedim mi, ben terörle mücadele personeli değilim, siyasi çözüm arayan siyasetçiyim, sen de JÖH, PÖH gibi davranmak yerine siyasetçi gibi davransan oturup konuşacağız ve kimse ölmeden, öldürmeden, memleket bölünmeden sorunlarımızı çözeceğiz.

Ama yok. Maalesef muhalefetin bir kısmı bir türlü JÖH, PÖH üniformasını çıkarıp da siyaset yapamıyor halen. Biz de bu acı gerçeği değiştirebilmek için sabırla uğraşıp duruyoruz işte.

Altılı masadan ne bekliyor?

Sadece seçimi değil, büyük demokratik geleceği de kazanmaya odaklanmalılar. Bunun için de çok daha geniş siyasal, toplumsal kesimlerle iş birlikleri, diyalog ve uzlaşma zemini yaratmalılar. Altılı Masa diyalog için önemli ve kıymetli bir deneyimdir ama yetmez, kimsenin dışarıda bırakılmayacağı bir demokratik Cumhuriyet için daha cesur olmak gerek. ‘AKP-MHP’nin trolleri saldıracak, oy kaybedeceğiz’ diye korkmak büyük kaybettirir. Genişlemek oy da kazandırır, aydınlık yarınları da.

Edebiyatta halen çok iddialı değilim ama geliştiğimi fark edebiliyorum. Yazmaya devam edebilirsem bir gün edebi açıdan daha iddialı eserler de ortaya çıkarabileceğime inanıyorum. Ama tesis yok, alt yapı yok. Altı yıldır 12 metrekarelik hücrede yazıyorum sonuçta. Bu son derece kısıtlayıcı ve engelleyici bir olgu tabii.

Paylaşın

Demirtaş’tan 14 Mayıs yorumu: Erdoğan’ın Anlatacak Yeni Bir Hikayesinin Olmadığının İtirafı

Cumhurbaşkanı  Erdoğan’ın seçimler için 14 Mayıs işaret etmesini değerlendiren Demirtaş, Adnan Menderes’e gönderme yapmak aynı zamanda Erdoğan’ın anlatacak yeni bir hikâyesinin olmadığının da itirafıdır. Tek parti ve Menderes dönemi, hele de günümüz gençlerinde hiç heyecan yaratmaz. Tam tersine, geçmişi işaret etmek son derece hatalı bir seçim stratejisi” dedi ve ekledi:

“Aslında mayıs ayı, Erdoğan’ın gidişi için son derece uygun bir ay. Anlaşılan bu mayıs, tarihe geçecek güzel bir mayıs olacak. Şimdiden ‘Yaşasın 1 Mayıs’ diyelim, devamını getiririz.”

Edirne F Tipi Cezaevi’nde tutuklu bulunan eski Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın seçimler için işaret ettiği 14 Mayıs tarihiyle ilgili görüşünü açıkladı.

Medyascope’dan Ruşen Çakır’ın 14 Mayıs tarihiyle ilgili sorusunu yanıtlayan Demirtaş’ın açıklaması şöyle:

“Erdoğan’ın 73 yıl önceki bir tarihe gönderme yaparak subliminal mesaj vermeye çalışması, halktan da siyasetten de iyice koptuğunun net bir göstergesi oldu.

İnsanlar, yaşadıkları yoksulluktan, ekonominin yol açtığı trajediden dolayı 73 saat önce ne yediklerini hatırlayamaz durumdayken kalkıp 73 yıl önceyi referans vererek heyecan yaratacağını sanmak ancak bugünün Erdoğan’ına yakışırdı.

Adnan Menderes’e gönderme yapmak aynı zamanda Erdoğan’ın anlatacak yeni bir hikâyesinin olmadığının da itirafıdır. Tek parti ve Menderes dönemi, hele de günümüz gençlerinde hiç heyecan yaratmaz. Tam tersine, geçmişi işaret etmek son derece hatalı bir seçim stratejisi.

Muhalefete düşense 73 yıl öncesini değil, 73 yıl sonrasını işaret etmek ve ortaya, buna uygun bir vizyon koymaktır.

Aslında mayıs ayı, Erdoğan’ın gidişi için son derece uygun bir ay. Anlaşılan bu mayıs, tarihe geçecek güzel bir mayıs olacak.

Şimdiden ‘Yaşasın 1 Mayıs’ diyelim, devamını getiririz.”

Paylaşın

HDP’den “Başörtüsü Teklifi” Açıklaması: Seçim Yatırımı

Partisinin genel merkezinde, başörtüsü teklifi görüşmelerine neden katılmadıklarını ilişkin değerlendirmede bulunan HDP’li Ayşe Acar Başaran, “AKP kadın düşmanı politikalarına hız kesmeden devam ediyor. İktidarın kadın bakış açısı ailenin içerisine hapsolmuş, biat eden, geri adım atan; açlıkla, yoksullukla, sefaletle ve ölümle yüz yüze kalan bir tabloyu sürekli kadınlara dayattığını görüyoruz.” dedi ve ekledi:

“Bunun karşısında bizler taleplerimizi, mücadelemizi yükseltirken yine bu süreçte bir seçim yatırımı olarak bir anayasa teklifinin gündemimize geldiğini görüyoruz. Kadınlar ve çocuklar evlerde şiddete, istismara, tacize, tecavüze uğruyor. Bunların içerisinde makul olma dayatılıyor.”

Halkların Demokratik Partisi (HDP) Kadın Meclisi Sözcüsü Ayşe Acar Başaran, partinin genel merkezinde yaptığı basın toplantısında, TBMM Anayasa Komisyonunda devam eden başörtüsüne yönelik Türkiye Cumhuriyeti Anayasasında Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi görüşmelerine neden katılmadıklarını şu sözlerle anlattı:

“AKP kadın düşmanı politikalarına hız kesmeden devam ediyor. İktidarın kadın bakış açısı ailenin içerisine hapsolmuş, biat eden, geri adım atan; açlıkla, yoksullukla, sefaletle ve ölümle yüz yüze kalan bir tabloyu sürekli kadınlara dayattığını görüyoruz. Bunun karşısında bizler taleplerimizi, mücadelemizi yükseltirken yine bu süreçte bir seçim yatırımı olarak bir anayasa teklifinin gündemimize geldiğini görüyoruz. Kadınlar ve çocuklar evlerde şiddete, istismara, tacize, tecavüze uğruyor. Bunların içerisinde makul olma dayatılıyor.

Türkiye’de bu tabloyla karşı karşıyayken iktidar seçim yatırımı olarak anayasa düzenlemesiyle karşımıza geldi. Anayasa teklifine dair AKP’nin görüşme talebini reddettiğimizi kamuoyuyla paylaşmıştık. Yine, Anayasa Komisyonu’nda yapılacak görüşmelere katılmayacağımızı da kamuoyuna deklare etmiştik. Buradan bir kez daha altını çizmek istiyoruz: Çünkü bu ülkede kadına yönelik katliamlar artarken, tecrit, yoksulluk, baskı almış başını giderken ve bunun müsebbibi olan AKP-MHP iktidarının yapacağı bir anayasa düzenlemesinde biz yokuz. Çünkü biliyoruz ki bu iktidarın derdi, kadınlara özgürlük alanı açmak değil, toplumda demokratik değişim değil, demokratik bir anayasa oluşturmak değil; iktidarın tek derdi var; seçim sürecinde nefret söylemini körükleme, tüm bu süreci de kadınların üzerinden yürütmedir.

Her gün anayasayı ayaklar altına alan bu iktidarla anayasa yapılmaz. Tek adam rejimiyle İstanbul Sözleşmesinden bir gece yarısı çekilme kararını deklare eden bir ittifakla özgürlükler adına bir anayasa yapılmaz. Tam da bu nedenle net tutumumuzu ifade ettik: Görüşmelerde yer almayacağız. Partimiz kadın bedeni üzerinden yürütülmek istenen bu seçim propagandasının bir parçası olmayacak.”

“Dink katliamında derin güçler yine yargılanmadı”

Gazeteci Hrant Dink’in öldürülüşünün 16. yıldönümü olduğunu hatırlatan Acar-Başaran şöyle devam etti:

“Biliyorsunuz ki bugün 19 Ocak. Sevgili gazeteci Hrant Dink bundan tam 16 yıl önce, kurucusu olduğu Agos gazetesi önünde katledildi. Yine tıpkı tüm siyasi katliamlarda olduğu gibi bir tetikçi yakalandı; ancak bunun arkasındaki derin güçler yine yargılanmadı. Aslında Hrant Dink cinayetinde tıpkı diğer siyasi cinayetlerde olduğu gibi adalet sağlanmadı. Hrant Dink bir yazısında ‘Birlikte yaşamak öyle yukarılardan birilerinin bahşedeceği bir lütuf değil, birlikte yaşayan halkların birlikte üretmeleri gereken bir uygarlıktı’ demişti. Biz de buradan kendisine sözümüzü tekrarlamak istiyoruz, bu uygarlığı hep beraber bizler kuracağız, bunun kurulmasına da az kaldı.”

Paylaşın

Selahattin Demirtaş: AKP Yenilgiden Kurtulamayacak

“Sadece anketler değil sokağın canlı sesi de artık Erdoğan’ın iktidarının sonunu geldiğini gösteriyor” diyen Demirtaş, “Yeni ekonomi paketleri açıklasa da, seçmen üzerinde baskı kursa da, hilelere başvurmayı denese de yenilgiden kurtulamayacak” ifadelerini kullandı.

Selahattin Demirtaş, HDP’nin kapatılma davasında amacın HDP’yi zayıflatıp muhalefette boşluk yaratmak olduğunu söyledi.

Edirne F Tipi Cezaevi’nde tutuklu bulunan eski Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, Reuters Haber Ajansı’nın sorularına yazılı olarak yanıt verdi.

Selahattin Demirtaş “Ancak tüm bu akıl dışı uygulamalara rağmen biz partimiz HDP’nin Anayasa Mahkemesi tarafından kapatılmayacağını düşünüyoruz” dedi.

“Sadece anketler değil sokağın canlı sesi de artık Erdoğan’ın iktidarının sonunu geldiğini gösteriyor” diyen Demirtaş, “Yeni ekonomi paketleri açıklasa da, seçmen üzerinde baskı kursa da, hilelere başvurmayı denese de yenilgiden kurtulamayacak” ifadelerini kullandı.

Kapı kapalı değil

CHP ve İYİ Parti’den oluşan Millet İttifakı’nın HDP ile ortak ittifak kurmak zorunda olmadığını söyleyen Demirtaş, “Ama ortak cumhurbaşkanı adayı etrafında bir iş birliğine gidilecekse söz konusu adayın HDP ile açıkça görüşüp demokrasi ilkeleri hakkında şeffaf, güven verici bir müzakere yürütmesi gerekiyor.

HDP, bunu beklediğini söylüyor ve bu konuda son derece haklıdır. Altılı Masanın tutumuna bağlı olarak ortak aday olasılığı halen masada. Partimizden yapılan açıklamalardan bunu net olarak anlıyoruz. Kapı kapalı değil” diye konuştu.

Aktif siyasette değil aktif mücadelede olacağım

Demirtaş kendisinin cezaevinden çıkması durumunda siyasete dönüp dönmeyeceği sorusuna ise şu yanıtı verdi:

“Açıkçası seçimle gelinen hiçbir göreve talip olma gibi bir düşüncem yok. Mücadelemi sosyal ve sivil alanda sürdürme düşüncesi daha basıyor. Halkın içinde olmayı tercih edeceğim. Aktif siyasette değil aktif mücadelede olacağım. Tabii ki zaman neyi gösterir, hep beraber göreceğiz. Fakat ben aktif temsili siyaset sayfasını kendi açımdan uzun süre önce kapattım.”

Paylaşın

Ahmet Türk: Kürt Seçmende Altılı Masa’ya Dönük Kırılma Var

HDP Danışma Kurulu’nda yer alan Ahmet Türk, “Kürt seçmende Altılı Masa’ya dönük bir kırılma var. Altılı Masa’nın HDP’den uzak durmasının insanlarımız üzerinde etkisi var. Bunu kabullenmiyorlar. HDP seçmeni ‘Biz her türlü fedakarlığı yapıyoruz ama bu fedakarlığa karşı en ufak bir adım atılmıyor’ eleştirisini yapıyor.” dedi.

Türk, “Altılı Masa’nın aday kararına ilişkin bir söz söyleyemem. Bizim seçmenimizin tercihi yine Kılıçdaroğlu’ndan yana olur. Kılıçdaroğlu tecrübeli bir siyasetçi ve her gün kürsüde halka vaatlerde bulunuyor. Başka bir aday ortaya çıkarsa bu vaatler de havada kalır. Bence Kılıçdaroğlu uygun bir aday.” ifadelerini kullandı.

HDP Eş Genel Başkanı Pervin Buldan’ın “kendi adayımızı çıkaracağız” çıkışının ardından gözler kimin aday olacağına çevrilmişken, HDP’den dün yeni açıklamalar gelmişti. HDP Eş Genel Başkanı Pervin Bulda”Türkiye halklarının tüm renklerini temsil eden bir cumhurbaşkanı adayımızla seçimlere gireceğimizin altını bir kez daha kalın harflerle çizmek istiyorum” derken, HDP Eş Genel Başkan Yardımcısı Tayip Temel, adaylarını 10 gün içinde açıklayacaklarını bildirdi.

Gazete Duvar’dan Ceren Bayar’a konuşan HDP Danışma Kurulu’nda yer alan Ahmet Türk HDP’ye açılan kapatma davasından, altılı masa ve adaylık tartışmalarına kadar önemli açıklamalarda bulundu. Türk’ün sözleri özetle şöyle:

“Kilit parti”

AK Parti iktidarı da HDP’nin kilit parti olduğunun farkında. HDP’nin gücünün farkında olduğu için ‘Acaba bu partiyi nasıl dağıtırız, gücünü nasıl eritiriz’ gibi bir hesabın içine giriyor. Bu hesap çok yanlış. Bu, Kürt seçmeni ve demokrasi güçlerini daha fazla öfkelendirir.

Sorumluluk bizde değil onlarda

(Altılı masaya…) HDP Türkiye’nin üçüncü büyük partisi. Bu parti ile ilgili bir diyalog ortamının olması muhalefet açısından önemliydi. Ama böyle ötekileştiren, dışlayan, HDP’siz bir masanın oluşturulması demokrasi için büyük bir eksiklik. “Demokrasiyi kalıcı hale getireceğiz” diyen bir masanın demokrasi mücadelesi veren HDP ile görüşmekten kaçınması ve HDP’yi dışlaması toplumda büyük yarılmaya sebep olur. Altılı Masa’nın, muhalefet partilerinin bu işi HDP ile diyalog içinde yürütmeleri gerekirdi. Sorumluluk bizde değil onlarda.

Adayın temasa geçmesi yetmez

Biz de isterdik ki bu iktidarı, bu cumhurbaşkanını ilk turda gönderelim. Ama maalesef Altılı Masa’nın ikircikli tavırları, uzlaşmaz tutumu, HDP’ye uzak durmaları bizim gerçekleştirmek istediğimiz demokrasi bloku konusunda bir eksiklik ortaya çıkardı. Altılı Masa’nın cumhurbaşkanı adayı belirlendikten sonra, sadece bu adayın temasa geçmesi yeterli olmaz. Önemli olan masanın tavrı.

Babacan’ın sözlerini manifestoya çevirsinler sorun kalmaz

DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan’ın açıkladığı ‘DEVA Partisi Temel Haklar Eylem Planı’ndaki Kürt sorunu ile ilgili maddeler Altılı Masa için yol gösterici olabilir. Altılı Masa DEVA Partisi Genel Başkanı’nın bu sözlerini bir manifestoya çevirsin bizim açımızdan sorun kalmaz. Babacan merkez sağda bir siyasetçi olarak Kürt sorunu ile ilgili net bir proje ortaya koydu. Altılı Masa bu konuya dair hiçbir açıklama yapmadı.

Altılı Masa’ya dönük bir kırılma var

Kürt seçmende Altılı Masa’ya dönük bir kırılma var. Altılı Masa’nın HDP’den uzak durmasının insanlarımız üzerinde etkisi var. Bunu kabullenmiyorlar. HDP seçmeni ‘Biz her türlü fedakarlığı yapıyoruz ama bu fedakarlığa karşı en ufak bir adım atılmıyor’ eleştirisini yapıyor.

Seçmenimizin tercihi yine Kılıçdaroğlu’ndan yana olur

Altılı Masa’nın aday kararına ilişkin bir söz söyleyemem. Bizim seçmenimizin tercihi yine Kılıçdaroğlu’ndan yana olur. Kılıçdaroğlu tecrübeli bir siyasetçi ve her gün kürsüde halka vaatlerde bulunuyor. Başka bir aday ortaya çıkarsa bu vaatler de havada kalır. Bence Kılıçdaroğlu uygun bir aday. Konuşulan isimler içinde de en deneyimlisi. Ama bizim de taleplerimiz var.

Demokrasi adına, hak ve özgürlükler adına masanın neleri yapacağını, projelerini açıklaması lazım. Seçime giden süreçte Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Kürt seçmenin oyunu kazanmak için bir hamle yapmasını beklemiyorum. Yapsa bile sonuç alamaz. Bizim seçmenimiz politik ve bilinçli bir seçmen.”

Paylaşın

“HDP’nin Adayı Büyük İhtimalle Belli Oldu” İddiası

Seçimlere 6 aydan daha az bir zaman kala, HDP’nin Emek ve Özgürlük İttifakı’na önereceği ismin büyük ihtimalle Gültan Kışanak olacağı öne sürüldü. Farklı bir ismin ortaya çıkması sürpriz olarak değerlendiriliyor.

Halkların Demokratik Partisi (HDP) Merkez Yürütme Kurulu dün Eş Genel Başkanlar öncülüğünde toplandı. Yaklaşık 5 saat süren toplantıda en önemli gündem cumhurbaşkanı adayı konusu oldu.

Artı Gerçek’ten Seda Taşkın’ın haberine göre, Emek ve Özgürlük İttifakı’nın 24 Ocak tarihinde gerçekleştireceği toplantıya her ittifak üyesi kendi aday önerisini masaya sunacak. Bu kapsamda HDP gerçekleştirdiği MYK toplantısında kendi adayına ilişkin tartışmalar yürüttü.

Özellikle son dönemde yapılan açıklamalar doğrultusunda adayın kadın olacağı da sık sık gündeme geldi. Kulislere yansıyan bilgilere göre HDP’nin Emek ve Özgürlük İttifakı’na önereceği ismin büyük ihtimalle Gültan Kışanak olacak.

HDP Eş Genel Başkanı Pervin Buldan’ın bugün yaptığı grup konuşmasında da “kadınları temsil edecek” bir aday vurgusu da bu ihtimali güçlendirdi.

Buldan, “Kadınların, halkımızın, Türkiye halklarının tüm renklerini, kimliklerini, inançlarını, kültürünü, ortak iradesini, emeğini ve özgürlüğünü temsil eden bir cumhurbaşkanı adayımızla seçimlere gireceğimizin altını bir kez daha kalın harflerle çizmek istiyorum” dedi.

Kışanak’ın cezaevinde bulunması sembolik bir anlam taşıyor. Cezasının onanmamış olması da Kışanak’ın adaylığı önünde herhangi bir engelin olmadığını da gösteriyor. Yine kulislere yansıyan bilgiye göre, farklı bir ismin ortaya çıkması sürpriz olarak değerlendiriliyor.

Paylaşın

HDP Eş Genel Başkanı Buldan: Adayımızı Yakın Zamanda Müjdeleyeceğiz

Partisinin haftalık Meclis grup toplantısında konuşan HDP Eş Genel Başkanı Buldan, “Biri karakış diğeri sonbahar olan iki kutupla bahar bu ülkeye gelmez. Baharı getirecek olan HDP’dir. HDP’nin üçüncü yoludur. Cumhurbaşkanı adayımızı yakın zamanda müjdeleyeceğiz.” dedi ve ekledi:

“Uğruna ağır bedeller ödediğimiz mücadelemizin tabii ki kendi cumhurbaşkanı adayı olacaktır. Siyasette varız, mücadelede varız, cumhurbaşkanlığı adaylığında da varız.”

Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eş Genel Başkanı Pervin Buldan, partisinin Meclis grup toplantısında konuştu.

Emek ve Özgürlük İttifakı’nın pazar günü İstanbul Kartal’da gerçekleştirdiği mitingi hatırlatarak başlayan Buldan, konuşmasında özetle şunları söyledi:

“İlk mitingimizi büyük bir coşkuyla gerçekleştirdik. Bu ülkeyi karanlığa teslim etmemek üzere o meydanda halkımızla sözleştik. Orada da söyledik burada da söylüyoruz, bu daha başlangıç. Yarınların güçlü sözü olarak geliyoruz. Bu ülkeyi AKP-MHP iktidarından kurtarma ortaklığı ve kararlılığıdır.

Büyük finali ve büyük zaferi mutlaka halkımızla buluşturacağız. AKP-MHP bloku kapatma davasıyla, hazine yardımı gaspıyla, özellikle seçim sürecinde belirsizlik ortamı yaratabilmek için çırpınıp durmaktadır. HDP’siz bir seçim süreci algısı yaratabilmek için sis dalgası oluşturmaya çalıştıklarını görebiliyoruz. Bu çabalar boşuna, nafile çabalardır. HDP için de halkımız için de asla bir belirsizlik ortamı yoktur.

Karamsarlığa, umutsuzluğa yer yoktur. HDP’nin de halkımızın da odaklandığı nokta bu iktidar düzenini bir an önce değiştirmektir. HDP’nin gündemini sadece ve HDP ve halkımız belirler. Bizim gündemimiz mücadele hedefimiz siyasete topluma ekmeğe darbe yapanlara karşı bu ülkeyi demokratik bir geleceğe taşımaktır. Bu gündemi hiç kimse değiştiremeyecektir. Sizi sandıkta yeneceğiz, nokta.

HDP’siz bir seçim hayaline asla ve asla kapılmayın. Mühendislikleriniz halktan, meydanlardan geri döner, elbette ki dönecektir. Elbette bedeller ödedik ama asla boyun eğmedik. Bundan sonra da size, rejiminize, baskılarınıza boyun eğmeyeceğiz, biat etmeyeceğiz, önünüzde diz çökmeyeceğiz. Meydanı size mi bırakacağız? Karşınızda milyonlar var. Mücadelemiz var, direnişimiz var.

Ceketimi satarım HDP’ye her türlü desteği sunarım diyen bir halk iradesini durduracağınızı sanıyorsanız çok büyük yanılıyorsunuz. Bu mücadeleyi Türkiye halklarının ortak iradesi ve gücüyle büyük kazanımlarla buluşturacağız. İktidar seçimler için bir takvim arayışındadır. Sürekli papatya falı açıyorlar, kaybedecekleri günü seçmekte zorluk yaşıyorlar. Onlar için elbette ki zor bir seçim olacak. Hazirandan korktuklarını biliyoruz.

Çünkü 7 haziran sendromları var. Nisan-mayıs arasında gidip gelen bir ittifak var. Gidip de gelemeyeceğiniz tarihi ben söyleyeyim. Bu seçimlerin ikinci turu kesinlikle hazirandadır ve hazirandan kaçamayacağınızı özellikle belirtiyorum. Onun için takvimlere pek fazla umut bağlamayın derim. Sizi kurtaracak bir gün yoktur. Ya zamanında yapılacak bir takvimde kaybedeceksiniz ya da erkene alacağınız bir takvimde gideceksiniz. Bütün yollar gidişinize çıkmaktadır.

Sevgili Demirtaş’ın kamuoyuyla paylaştığı mesajların engellenmesine yönelik arayışlarda bir kez daha görüyoruz. Sevgili Demirtaş’ı susturabileceklerini sanıyorlar. Demirtaş milyonların kendisidir. Milyonları susturamaz halkın sesini kesemezsiniz. Halkın sahiplendiği ve umut olarak gördüğü bir siyaseti tecritle, yasaklarla, baskıyla engelleyemezsiniz.  Onun için bir kez daha sorumlu, duyarlı herkese seslenmek istiyorum iktidarın tecrit politikasına hep birlikte karşı çıkalım.

Biz tarihi sorumluluğumuzu yerine getirme konusunda kararlı olduğumuzu ifade etmek istiyoruz… Yakın zamanda cumhurbaşkanı adayımızı müjdeleyeceğiz. Uğruna ağır bedeller ödediğimiz demokrasi mücadelemizin kendi cumhurbaşkanı adayı da olacaktır.

İktidarın küçük ortağı bugün yine bize laf etti. Ben de diyorum ki, asıl sizin ve ortağınızın Kürt düşmanlığı siyasetinin bitirilecek olması demokrasinin en büyük onurudur. Bu onuru da bu ülkeye ilk seçimlerde bizler yaşatacağız.”

Paylaşın