Afyonkarahisar: Yüzbaşı Agâh Efendi Şehitliği

Yüzbaşı Agâh Efendi Şehitliği; Afyonkarahisar’ın Merkez İlçesine bağlı Büyük Kalecik kasabası sınırları içerisinde yer almaktadır. Afyonkarahisar şehir merkezine 12 kilometre mesafededir.

Büyük Taarruz’un 2’nci günü, 27 Ağustos 1922’de kendilerinden çok güçlü olan 2 bin 500 kişilik düşman tümeni ile Başkomutanlık karargâhının bulunduğu Kocatepe’ye tek geçit yeri olan Kalecik ve Kurtkaya bölgesini almakla görevlendirilen 24 yaşındaki 12’nci Tümen 36’ncı Piyade Alayı 6’ncı Bölük Komutanı Bayburtlu Ziver Bey oğlu Yüzbaşı Agâh Efendi, komutasındaki 150 Mehmetçik ve Sinoplu Üsteğmen Feyzullah ile birlikte düşman kuvvetlerinin içerisine kadar dalmış ve düşmana ağır kayıplar verdirdikten sonra, Feyzullah Efendi ve 101 Mehmetçik ile birlikte kendisi de şehit düşmüştür.

Bu kahramanlar adına yapılan şehitlik, ilk olarak 26 Ağustos 1972 tarihinde Milli Savunma Bakanlığı tarafından inşa edilmiştir. Daha sonra, 1993 yılında Kültür Bakanlığı tarafından şehit kabirleri, bir anıt, tören alanı, geçiş yolları yapılmış, Ağâh ve Feyzullah Efendilerin mezarlarının üzeri Selçuklu Mimarisi tarzında kemerli bir kubbe ile kapatılarak, şehitliğe sahip olduğu manevi değere yaraşır bir görünüm kazandırılmıştır. Ayrıca yola bakan duvarının önüne çeşme yapılarak yoldan geçenlerin istifadelerine sunulmuştur.

 

Paylaşın

Afyonkarahisar: Yıldırım Kemal Şehitliği

Yıldırım Kemal Şehitliği; Afyonkarahisar’ın Sinanpaşa İlçesi Yıldırım Kemal Köyü sınırları içerisinde yer almaktadır.

İstasyon binası yakınında, önde kübik bir kaide üzerinde piramidal bir anıt ve arkada mezarın bulunduğu şehitlik, 27 Ağustos 1922’de bu mevkide şehit düşen 2’nci Süvari Tümeninden Asteğmen Yıldırım Kemal ile 26-27 Ağustos 1922 tarihlerinde şehit düşen 36 şehidin anısına 1966 yılında yapılmıştır.

Paylaşın

Afyonkarahisar: Selimiye Kaya Mezarları

Selimiye Kaya Mezarları; Afyonkarahisar’ın İscehisar İlçesi, Alanyurt Beldesi, Selimiye Mahallesi sınırları içerisinde yer almaktadır.

Dolmuşla Selimiye (Sarıçayır) köyüne ulaşım sağlanmaktadır.

Selimiye (Sarıçayır) Köyü’nün çevresinde bulunan kayalıklarda, Bizans Dönemi’nde yapılan kayaya oyma, aile ve tek mezar odaları, mezar tekneleri vardır. Yüzeyi kabartma ve bezemelerle süslenmiş, kimlere ait olduklarını belirten kırmızı boyayla yazılar yazılmıştır.

Paylaşın

Konya: Alaeddin Camii

Alaeddin Camii; Konya’nın Selçuklu İlçesi, Hamidiye Mahallesi. Alaaddin Caddesi üzerinde yer almaktadır. 

Yapımına Selçuklu Sultanı I. Rükneddin Mesud (1116-1156) zamanında başlanan cami, I. Alâeddin Keykubad zamanında tamamlanmıştır (1221).

Cami, İslam mimarisi yapı tarzında inşa edilmiş, üzeri ağaç ve toprakla örtülmüştür. Yapıda Roma ve Bizans devirlerine ait kırkın üzerinde mermer sütun bulunmaktadır.

Caminin abanoz ağacından kündekâri tekniği ile Ahlatlı Mengü Berti tarafından 1155 yılında yapılmış minberi, Anadolu Selçuklu ahşap işlemeciliğinin şaheserlerindendir.

Çinilerle süslü mihrabın önünde yine çini süslü maksure kubbesi mevcuttur. Taç kapısında yapı ustası olarak Muhammed Bin Havlan el-Dımışkî’nin adı yazılıdır.

Konya Alâeddin Camisine defnedilen kişiler;

I. Mesud, II. Kılıçarslan, I. Gıyâseddin Keyhüsrev, II. Rükneddin Süleyman, III. İzzeddin Kılıçarslan, I. Alâeddin Keykubad, II. Gıyâseddin Keyhüsrev, IV. Rükneddin Kılıçarslan ile III. Gıyâseddin Keyhüsrev’in mezarları bulunan türbe ile yanında I. İzzeddin Keykâvus adına yaptırılmış ve yarım kalmış ikinci bir türbe daha bulunmaktadır.

Paylaşın

Afyonkarahisar: Ebheri Kümbeti

Ebheri Kümbeti; Afyonkarahisar’ın Çay İlçesi, Eber Kasabası’nda mezarlık içinde yer almaktadır.

Sekizgen bir gövde üzerinde yükselerek sekizgen bir külahla son bulur. Kümbetin alt kesimi moloz ve devşirme taş, üstü tuğla örgülüdür. Girişi doğudadır. Kapı söve taşları Bizans Dönemi yapı taşlarından olup, devşirme olarak kullanılmıştır.

Kapı boşluğu altında ölü gömme yeri olan kaideye geçişi sağlayan bir küçük kapı bulunur. Kaide içinde iki sandukanın olduğu söylenmektedir. Esirüddin Ebheri’nin asıl künyesi Esirüddin Ebheri Mufaddal bin Ömer el-Semerkandi’dir. Adından da anlaşılacağı gibi Esirüddin, Semerkant’lı bir aileye mensup olup, Türk’tür. Meşhur mantık kitabı İsagoci’nin yazarıdır ve Çay Taş Medrese’de müderristir.

Paylaşın

Afyonkarahisar: Kadınana Türbeleri

Kadınana Türbeleri; Afyonkarahisar’ın Merkez İlçesi, Kadınana Caddesi üzerinde yer almaktadırlar. Şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım sağlanmaktadır.

Selçuklu Sultanı III. Alaaddin Keykubat’ın Afyon’a yerleşen ve Afyon halkı için hizmet eden Asiye, Melek Peyker ve Naime Gevher Hanım adlı üç kızına ait iki türbe vardır.

Bunlardan ilki Asiye Hatun için yapılmış, tek kubbeli kare planlı bir yapı olup, 1940’ta onarım görmüştür. Kemerli kapısı doğuya bakar. Türbede tek sanduka vardır. Kadınana Caddesi’ndeki bu türbede yatmakta olan Asiye Hatun, halk için çok sayıda mezar yaptırmıştır.

Mevlevi (Türbe) Camii yakınındaki kırma çatılı, kârgir yapılı türbe içinde yatan Melek Peyker, açıktan gelen şehir suyunun ark içinde gelmesi için; Naime Gevher ise şehir içindeki kanalizasyon ve köprülerin yapımı için, bilgilerini ve maddi güçlerini ortaya koymuşlardır.

Paylaşın

Afyonkarahisar: Amorium Antik Kenti

Amorium Antik Kenti; Afyonkarahisar’ın Emirdağ İlçesi, Davulga Beldesi, Hisarköy Mahallesi sınırları içerisinde yer almaktadır. Özel araçlar ve turlarla ulaşım sağlanmaktadır.

Amorium Antik Kenti, M.Ö. 2000’li yıllardan itibaren Hitit, Phryg, Yunan, Roma, Bizans, Selçuklu ve Osmanlı dönemlerinde kesintisiz yerleşim görmüş antik kenttir. Kent, Yukarı Şehir ve Aşağı Şehir olarak iki başlık altında değerlendirilmektedir.

Alandaki en erken yerleşimin merkezi Yukarı Şehir olarak adlandırılmış olan höyüğün bulunduğu bölgedir. Yukarı Şehir, höyüğün kenarlarında hala izleri görülebilen Bizans dönemi sur duvarlarıyla, Aşağı Şehir de bütün şehri kuşattığı takip edilebilen bir koruma (sur) duvarıyla çevrilidir. Sit alanında Klasik ve Hellenistik dönemlere ait arkeolojik kalıntılar olmamasına rağmen Amorium’un o dönemlerde Orta Anadolu tarihinde önemli bir rol oynamıştır.

Amorium’un, Roma Senatosu tarafından bölgede kendi parasını basma izni verilen ilk şehirler arasında oluşu, M.Ö.1’inci yüzyıl başlarında Doğu Phrygia’da önemli bir pozisyonda olduğunu göstermektedir. Amorium Geç Antik Dönem’de düzenli yapılan festival ve fuarlarıyla civar kasabalardan çok sayıda insanı çeken önemli bir ticaret şehri olmalıydı.

Geç Roma şehrinin önemli bir diğer özelliği de İmparator Zenon (M.S.474-491) dönemine tarihlenen sur duvarlarıdır. M.S.640 yılından itibaren Amorium Anadolu’da Bizans ordusunun askeri karargahı ve sonra da Anatolikon Thema’sının (eyalet) başkenti olmuştur. Bizans Dönemi’nde yaşanan Karanlık Çağ boyunca (M.S.7’nci yüzyılın ortasından 9’uncu yüzyılın ortasına kadar) Amorium Arap saldırılarına karşı Bizans topraklarının korunmasında güçlü bir kale görevi görmüştür.

M.S.838 yılında Harun Reşid’in oğlu Mutasım’ın (M.S.833-842) ordusu tarafından kuşatılan, M.S.931’de Tarsus Emir’i tarafından ateşe verilen kent, kazılardan elde edilen verilere göre M.S.10 ve 11.’inci yüzyıllarda askeri ve stratejik önemini yeniden kazanmıştır. M.S. 1116’da Amorium’un Selçukluların elinde olduğu bilinmektedir.

Amorium’da ilk çalışmalar, 1987 yılında Prof. Dr. R. Martin Harrison tarafından bir yüzey araştırması ile başlamıştır. Harrison, 1988’den 1992 yılına kadar kentin güneybatısındaki şehir surlarında, kentin güneyinde kalan ve Geç Roma- Erken Bizans Dönemi’ne tarihlenen ‘Büyük Bina’ olarak adlandırılmış alanda, Aşağı Şehir Bazilika’da ve Yukarı Şehir’de 14. yüzyıl sonu ve 19. yüzyıl sonuna tarihlenen ‘L’ açması olarak adlandırılmış alanda kazı çalışmaları gerçekleştirmiştir.

Amorium Kazıları Projesi 1993-2009 yılları arasında Dr. Chris Lightfoot tarafından devam ettirilmiştir. Dr. Lightfoot 1990 yılında Aşağı Şehir Kilise kompleksinde başlatılan çalışmalara devam etmiştir. Bu çalışmalarda kompleks içinde ana kilise, vaftizhane ve birçok mezar ortaya çıkarılmıştır.

Aşağı Şehir surlarında üçgen planlı kulenin batısında yer alan kapıda, 1996 yılında Aşağı Şehir Kilisesi’nin kuzeyinde, sit alanının yaklaşık olarak ortasında yer alan ve ‘Büyük Mekân’ olarak adlandırılan alanda çalışılmaya başlanmıştır. Bu alanda 2001 yılında MS. 6.-9. Yüzyıllar arasına tarihlenen bir Bizans Hamamı ve döşemesiz bir sokak ortaya çıkarılmıştır. Ayrıca bu alanın, kentin önemli bir şarap üretim merkezi olduğu anlaşılmıştır.

2013 yılında Amorium kazı çalışmaları T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı onayı ile Afyonkarahisar Müzesi Başkanlığı’nda ve Anadolu Üniversitesi’nden Doç. Dr. Zeliha Demirel Gökalp’in Bilimsel Danışmanlığında sürdürülmüştür. 2014 yılından itibaren kazı çalışmaları Doç. Dr. Zeliha Demirel Gökalp’in kazı başkanlığında devam etmektedir.

Paylaşın

Konya: Aziziye Camii

Aziziye Camii; Konya’nın Karatay İlçesi adını verdiği Aziziye Mahallesi sınırları içerisinde yer almaktadır.

Kesme Gödene Taşı ile yapılan mabed son Osmanlı mimarisinin en güzel örneklerindendir.

Yerindeki 1671-1676 yılları arasında Şeyh Ahmed eliyle yaptırılan camii yandığı için 1867 Sultan Abdülaziz’in annesi Pertenihal adına yeniden bugünkü Camii yaptırılmış ve bu adla anılmıştır.

Türk Baroku üslubunda yapılan caminin altı mermer sütuna oturan üç kubbeli son cemaat yerinin iki ucunda kaideleri şadırvanlı iki minaresi dikkat çeker. Üzeri ferah kubbe ile örtülüdür.

Paylaşın

Konya: Eşrefoğlu Camii

Eşrefoğlu Camii; Konya’nın Beyşehir İlçesi sınırları içerisinde yer almaktadır. Camii, 1134 de yaptırılmıştır.

Eşrefoğlu Beyliği’nin yadigarı olan Eşrefoğlu Camii, Beyşehir şehir merkezinde geçmişten günümüze gelen en önemli tarihi değerlerdendir.

Kuzeyden güneye uzanan dikdörtgen bir plan üzerine yapılan caminin kuzeydeki ana kapısının dışında doğuda ve batıda iki kapısı daha bulunmaktadır.

İlk olarak Selçuklu Sultanı, Sultan Sancar’ın emri ile 1134 de yaptırılan ve son şeklini Eşrefoğlu Süleyman Bey’in 1297 de yeniden inşası ile alan cami içerisindeki ağaç işçiliği ile dünyanın en önemli sanat harikalarından biridir.

Paylaşın

Konya: Hacı Veyiszade Camii

Hacı Veyiszade Camii; Konya’nın Selçuklu İlçesi, Devri Cedid Mahallesi sınırları içerisinde yer almaktadır.

Konya’nın son dönemde yetiştirdiği tanınmış din âlimlerinden olan Hacı Veyiszade Mustafa Kurucu’nun adını taşıyan caminin yapımına, Türkiye Diyanet Vakfı tarafından 1986 yılında başlandı.

Şehir merkezinde yer alan ve caminin yanı sıra yayım, misafirhane, müftülük gibi ek tesisleri de barındıran cami, 10 bin cemaat kapasitesine sahiptir. Üçer şerefeli olarak yapılan iki minaresi, 78 metre yükseklikle bölgenin en uzun minareleri olma özelliğini taşıyor.

Türkiye Diyanet Vakfı tarafından yaptırılan Hacıveyiszade Cami ve Külliyesi, şehrin merkezinde geleneksel tarzda inşa edilmiş ve caminin yapımı 1996 yılında tamamlanarak ibadete açılmıştır.

Hacı Veyiszâde Mustafa Efendi Kimdir?

Konya’nın manevî rehberlerinden biri olan Hacı Veyiszâde Mustafa Efendi, 1889 senesinde Konya’da dünyaya gelmiştir. İlk tahsiline babasının yanında başlamış, hafızlığını da onun riyasetinde ikmal ettikten sonra, yörenin âlimlerinden fıkıh, tefsir, hadis, ahlâk, hikmet ve İslâm tarihi alanlarında tedrisat görerek icazet almıştır.

Konya’daki Islâh-ı Medâris müderrislerinden Şeyhzâde Ziya Efendi’den Arapça, Cebir ve Ferâiz tahsil etmiş, Sultan Selim Camii Hatibi Mesnevihan Sıdkî Dede’den de Farsça öğrenmiştir. Hayatında, tasavvufun mühim bir yeri vardır. Hocası Ziya Efendi’nin babası Şeyh Mehmet Bahaeddin Efendi’ye intisap etmiştir.

Paylaşın