Kastamonu: Şeyh Şaban-ı Veli Vakıf Müzesi

Şeyh Şaban-ı Veli Vakıf Müzesi; Kastamonu’nun Merkez İlçesi, Hisarardı Mahallesi, Şeyh Şaban-ı Veli Caddesi üzerinde yer almaktadır.

2006 yılında Kastamonu ve bölgesindeki vakıf eserlerini ve Şeyh Şaban-ı Veli ve külliyesinde kullanılan eşyaların korunması, sergilenmesi için açılmış bir müzedir.

Son yıllarda Kastamonu çok önemli ve değerli işlere imza atmış olan Vakıflar Bölge Müdürlüğü, bu işlerini bu müze ile değerlendirmiştir. Bir vakıf kenti olan Kastamonu’da bu köklü ve soylu uygulamanın en iyi gösterildiği alan işte bu müze olmuştur.

Müze Şeyh Şaban-ı Veli Külliyesi içerisindeki konaklardan bir tanesinde hizmet görmektedir. Müzenin sahip olduğu eserlerin büyük bir bölümü Kastamonu’dan, bir kısmı da Vakıflar Bölge Müdürlüğü’nün sorumlu olduğu illerden toplanan eserlerden oluşmaktadır.

Müzedeki ana eser grupları, kandiller, el yazmaları, Şeyh Şaban-ı Veli’nin kişisel eşyaları, halılar ve hatlardır. Birbirinden değerli bu eserler arasında Şeyh Şaban-ı Veli’nin kişisel eserleri, 1600’lü yıllardan kalma ve çok önemli bir geleneği gösteren Sadaka Taşı, 1182 yılından kalma el yazması Kuran-ı Kerim ve stil kritik açısından Kastamonu’ya özgü olan kandiller oldukça ilgi görmektedir.

Şeyh Şabanı-ı Veli Vakıf Müzesi, ziyaretçilerine ücretsiz hizmet vermektedir.

Paylaşın

Kastamonu: Etnografya Müzesi

Etnografya Müzesi; Kastamonu’nun Merkez İlçesi, İsfendiyar Mahallesi, Cumhuriyet Caddesi üzerinde yer almaktadır.

Etnografya Müzesi, 1997 yılında restorasyonu tamamlandıktan sonra 1887 yılında yapılmış olan Liva Paşa Konağı gibi oldukça seçkin bir mekânda bulunmaktadır.

Bodrumuyla birlikte dört katlı olan bu konağın 3 katın aktif olarak kullanılmaktadır. 1. katta Kastamonu’nun yakın geçmişine ilişkin fotoğraflara ait sergi ve müze kitaplığı bulunmaktadır.

2. kat ise Kastamonu’nun binlerce yıllık halk kültürünün ve zanaatlarının sergilendiği alandır. Urgancılık, dokumacılık, taş baskı, ağaç işleri, ayakkabı ve yemenicilik gibi bölümlerin bulunduğu bu alanda Kastamonu kültürünün köklülüğü ve gelişmişliği görülebilir.

Bu bölümdeki birbirinden değerli eserlerin içerisinde en değerlisi ise Kasaba Köyü Mahmutbey Cami’ye ait kapının varlığıdır. Bu kapı tek kelimeyle bir sanat şaheseridir ve Kastamonu’nun en değerli eserlerinden biridir.

Müzenin üst katı ise bir Kastamonu konağının yerleşiminin, odaların işlevlerinin mankenlerle canlandırıldığı bölümdür. Bu bölümün önemi de Kastamonu’daki kent kültürünün gösterilmesi, kent soyluluğun burada yerleşik olmasının ifade edilmesidir.

 

Paylaşın

Kastamonu: Arkeoloji Müzesi

Arkeoloji Müzesi; Kastamonu’nun Merkez İlçesi, İsfendiyar Mahallesi, Cumhuriyet Caddesi üzerinde yer almaktadır.

Müze, 1917 tarihinde Milli Mimari akımının kurucusu Mimar Kemaleddin Bey’in planını çizdiği binada hizmet görmektedir. 1945 yılında müze, depo olarak hizmete başlamış 1951 yılında da resmi açılışı yapılmıştır.

Eser sayısı bakımından ülkenin önde gelen müzelerinden biri olan Arkeoloji Müzesinde 2015 rakamlarıyla 31.282’si sikke olmak üzere 32.904 eser bulunmaktadır.

Müze üç ana bölümden oluşmakta. Birinci bölüm taş eserler seksiyonu adı altında, heykeller, mezar stelleri ve lahitlerin sergilendiği bölümdür. Bu bölümün en ilgi çeken ve önemli eserleri bir tümülüs mezar kazasından bulunan lahit içerisinde eşyalarıyla birlikte sergilenen mezar sahibi bir Satry heykelidir.

İkinci bölüm M. K. Atatürk ve Şapka İnkılâbı bölümüdür. Bilindiği üzere Mustafa Kemal Kastamonu ziyaretlerinden Şapka İnkılâbına ilişkin ikinci nutkunu şu anda müze binası olan dönem CHP Halk Fırkasında vermişti. Seksiyonda Atatürk’e ait eşyalar ile inkılâba ilişkin dokümanlar sergilenmektedir.

Üçüncü bölüm ise kronolojik bir sıra ile Kastamonu ve çevresinde ele geçmiş, taş, metal, pişmiş toprak, cam eserleri tarih öncesinden Bizans dönemine kadar sergilemektedir. Bu bölümde birbirinden ilginç ve önemli eserler bulunmaktadır. Bu eserlerden en önemlileri ise Devrekâni Kınık kazılarında bulunmuş olan madeni eserlerdir.

Dinsel ritüellerde kullanıldığı bilinen bu kaplardan özellikle boğa başlı ryhton denilen kaplar, öte taraftan üzerinde Hitit hiyeroglifi ile yazılmış bilgilerin bulunduğu çanak da çok önemlidir. Bu çanakta hiyeroglifle Taprammi ismi yazılmıştır. Çanağın en özelliği ise üzerindeki betimlemelerde iki yaban hayvanının çiftleşmesi gösterilmektedir. Bu ülkemizden bulunan hiçbir Hitit Dönemi eserinde yer alan bir betim değildir. Eser bu haliyle bile müzeyi başlı başına önemli kılmaktadır. Bu gruptan bir diğer eser de kazılar sırasında bulunan sorguçlu miğfere sahip asker heykelciği ki yine benzer bir eser de hem Türkiye hem de dünya müzelerinde pek yer almaz.

Aynı kazılarda bulunan yine Hitit Dönemi camdan üretilmiş deniz kabuğu da dünya arkeolojisi için nadide örneklerden biri durumundadır. Daha geç dönemlere ait sorguçlu miğferi olan asker heykelciği de çok önemlidir.

Paylaşın

Konya: Taban Mozayiği

Taban Mozayiği; Konya’nın Beyşehir İlçesi, Yunuslar Mahallesi sınırları içerisinde yer almaktadır.

2016 yılında bulunan 575-600. yüzyıl arasına ait olduğu düşünülen taban mozaiğiyle Beyşehir yeni bir turizm değerine daha kavuşmuştur.

Bir kitabe, insan ve çeşitli hayvan figür ve motiflerinin yer aldığı, dönemin villa yapısı olduğu tahmin edilen alanda Konya Müzeler Müdürlüğü tarafından başlatılan arkeolojik çalışmalar devam ediyor.

 

Paylaşın

Konya: Bada Koprusu

Bada Koprusu; Konya’nın Beyşehir İlçesi, Yukarıesence Mevkii’nde yer almaktadır.

14. yüzyıl Osmanlı dönemi eserlerinden Bada Köprüsü, 80,5 metre uzunluğunda 4.90 metre eninde 7 adet sivri kemeri olan tarihi bir köprüdür.

Bada Köprüsü, 2014 yılında Karayolları Genel Müdürlüğü tarafından onarılarak turizme kazandırılmıştır.

Paylaşın

Kastamonu: Evkaya Mezarları

Evkaya Mezarları; Kastamonu kent merkezinin hemen güneyinde, Endüstri Meslek Lisesi altında bir ana kaya kütlesi yüzeyinde yer almaktadır.

Alanda üçü anıtsal olmak üzere toplam 8 adet kaya mezarı bulunmaktadır. Anıtsal mezarların ikisi içerisindeki mezar odalarında ikişer adet ölü sediri yer alır.

Alana ismini veren Evkaya Mezarı, sütunlu ön cephesi ve alınlığındaki “Potnea Theron” – “Hayvanlar Hakimesi Tanrıça” betimlemesi ile oldukça ilgi çekmektedir.

 Mezarlar M.Ö. 7. yy. başlarında Frig kültür etkisi altında, bir kaya mezarından çok açık hava kutsal tapınım alanı olarak yapılmıştır.
Paylaşın

Konya: Bayındır Camii

Bayındır Camii; Konya’nın Beyşehir ilçesi merkezine 7 km uzaklıktaki Bayındır Mahallesi sınırları içerisinde yer almaktadır.

Selçuklu ahşap direkli camilerindendir. Bayındır Camii’nin kitabesinden 1365 yılında yapıldığı anlaşılmaktadır. Minaresinin orijinalliği ile dikkat çeker.

Mukarnaslı sütun başlıklarıyla, ahşap aksamını süsleyen çeşitli motif ve renkleriyle Eşrefoğlu Camii mimarisinin benzer özelliklerini taşıyan Bayındır Cami dıştan yaklaşık 17.10×17.15 metre ölçülerinde oldukça muntazam sayılabilecek kare plana sahiptir.

Paylaşın

Konya: Beyşehir, Kız Kalesi ve Adası

Kız Kalesi ve Adası; Konya’nın Beyşehir İlçesi’ne bağlı Gölyaka Köyü sınırları içerisinde yer alan Kubadabad Sarayı’nın 3.5 km. kuzeydoğusundadır.

Manyas kuş cennetinden sonra yurdumuzun 2. kuş cenneti durumunda olan Kız Kalesi Adası, Anadolu Selçuklularının yazlık başkenti olan Kubadabad’ın haremliği ve tersaneliğiydi.

Bu kaleden geriye, harçlı duvar yıkıntıları, sur ve saray kalıntıları kalmıştır. Adada zamanla 230’dan fazla kuş türü bulunmaktaymış. Bu nedenle adaya kuş cenneti de denmektedir.

Paylaşın

Kastamonu: Sekiler Yaylası

Sekiler Yaylası; Kastamonu’nun Tosya İlçesi, Sekiler Köyü sınırları içerisindedir.

Tosya İlçe Merkezi’ne yaklaşık 15 kilometre uzaklıktadır.

Yeşil bir denizi andıran ormanlar ortasındaki bu yayla piknik turizmi için uygundur. Yaylaya uğrayanlar ihtiyaç duyduğu malzemeleri Sekiler Köyü’nden karşılayabilirler.

Paylaşın

Konya: Bezzarlar Hanı

Bezzarlar Hanı; Konya’nın Beyşehir İlçesi, İçerişehir Mahallesi sınırları içerisinde yer almaktadır.

1299 yılında yapımı tamamlanmıştır. Taş tuğlalardan yapılma muazzam kubbeleri mevcuttur.

Osmanlılar zamanında 16.yüzyılda Kanuni Sultan Süleyman döneminde onarılmıştır. Türk taş işçiliğinin nadide örneklerinden biridir.

Anadolu’daki en eski bedestenlerden biridir. 1975 yılında Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından onarılan bina bugün Konya Büyükşehir Belediyesi tarafından restore edilmektedir.

Paylaşın