Gençlerin Yüzde 42’si Evlenmeyi Düşünmüyor

Yeni yayınlanan bir araştırmaya göre; Gençlerin yüzde 42’si henüz erken olduğu için evlenmeyi düşünmediğini ifade etti. Gençlerin, yüzde 26’sı ise maddi imkansızlıklar nedeniyle evlenemediğini belirtti.

Araştırma şirketi KONDA’nın Mayıs 2025 tarihli Barometre raporu, Türkiye’de evliliğe bakışın değiştiğini ve özellikle gençlerin evliliği ertelemelerinin ardında birçok toplumsal, ekonomik ve kişisel nedenin bulunduğunu ortaya koydu. 1757 katılımcıyla yapılan araştırmada, evlenmeyi düşünmeyen bireylerin en çok “henüz erken olduğunu düşündükleri” ve “maddi imkansızlıklar” nedeniyle bu kararı aldıkları görüldü.

Araştırmaya göre, evlenmeyi düşünmeyenlerin yüzde 42’si bu kararı almalarının temel gerekçesinin “henüz erken olduğunu düşünmeleri” olduğunu belirtti. Katılımcıların yüzde 34’ü iş veya okul gibi bireysel hedeflerin evlilikten daha öncelikli olduğunu ifade ederken, yüzde 31’i ise “ülke ve dünyanın geleceğinden endişe duyduğu” için evliliği gündemine almadığını söyledi.

Katılımcıların dörtte biri (%26), evlilik kararlarını ertelemelerinin başlıca nedeninin maddi imkansızlıklar olduğunu dile getirdi. Yüzde 21’lik kesim ise “evlenecek aday” bulamadığını söyledi. Bu veriler, ekonomik belirsizliklerin ve sosyal çevre faktörlerinin evliliği nasıl etkilediğine dair önemli bir tablo sunuyor.

Araştırmada daha düşük oranlarda da olsa dikkat çeken başka nedenler de yer aldı: Yüzde 3, partnerinin ya da sevgilisinin evlenmek istemediğini belirtirken, aynı oranda katılımcı ailesinin izin vermediğini söyledi. Yüzde 2 ise sağlık sorunlarını gerekçe gösterdi. Yüzde 7’lik bir kesim ise “diğer” seçeneğini işaretleyerek, farklı bireysel gerekçelerle evliliği düşünmediğini ifade etti.

Paylaşın

Türkiye’nin Kısa Vadeli Dış Borcu 222,3 Milyar Dolar

Türkiye’nin orijinal vadesine 1 yıl veya daha az kalmış dış borçları 222,3 milyar dolar olarak kayıtlara geçti. Borçların yüzde 35’ini Dolar, yüzde 27’sini Euro, yüzde 23’ünü Türk Lirası ve yüzde 15’ini diğer döviz cinslerinden oluştuğu görüldü.

Haber Merkezi / Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), Kısa Vadeli Dış Borç İstatistikleri Gelişmeleri Mayıs 2025 verilerini açıkladı.

Buna göre; Türkiye’nin Kısa Vadeli Dış Borç (KVDB) stoku, bir önceki aya göre yüzde 1,2 oranında artarak Mayıs ayı itibarıyla 170,3 milyar dolar oldu. Orijinal vadesine bakılmaksızın vadesine 1 yıl veya daha az kalmış borçları gösteren kalan vadeye göre KVDB stoku 222,3 milyar dolar olarak gerçekleşti.

Yurt içi bankaların yurt dışından kullandıkları kısa vadeli krediler, bir önceki aya göre yüzde 7,8 oranında azalarak 12,0 milyar dolar seviyesinde gerçekleşmiştir. Yurt dışı yerleşik bankaların yurt içindeki mevduatı yüzde 1,2 oranında azalışla 18,8 milyar dolar olmuştur. Banka hariç yurt dışı yerleşiklerin döviz tevdiat hesabı yüzde 0,1 oranında artışla 20,4 milyar dolar olurken, TL cinsinden mevduatları yüzde 9,9 oranında artarak 22,7 milyar dolar oldu.

Diğer sektörler kaynaklı KVDB stoku, bir önceki aya göre yüzde 2,0 oranında artarak 66,8 milyar dolar düzeyinde gerçekleşti. Dış ticaret işlemlerinden kaynaklanan ticari krediler yüzde 0,5 oranında artarak 62,1 milyar olurken, nakit krediler kaynaklı yükümlülükler yüzde 25,5 artarak 4,7 milyar dolar olarak kaydedildi.

Kalan vadeye göre KVDB stokunda, Mayıs ayı itibarıyla bankalar ve diğer sektörlerin kredi yükümlülükleri yaklaşık 62,0 milyar dolara gerilemişken, yurt dışı yerleşiklerin Türkiye’de yerleşik bankalardaki mevduat stoku ise yaklaşık 62,0 milyar dolara yükseldi.

Paylaşın

Özgür Özel Hakkında Yeni Soruşturma

CHP Lideri Özgür Özel hakkında, “kamu görevlisine görevinden dolayı alenen hakaret” ve “tehdit” nedeniyle soruşturma başlatıldı. Özel’in Silivri’de yaptığı konuşma soruşturma gerekçesi olarak gösterildi.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, CHP Genel Başkanı Özgür Özel hakkında, Silivri’de yaptığı konuşma nedeniyle soruşturma başlatıldığını duyurdu.

Savcılıktan yapılan açıklamada şu ifadeler kullandı: “CHP Genel başkanı Özgür Özel hakkında 16/07/2025 tarihinde ilimiz Silivri içerisinde yapmış olduğu basın açıklamasında Cumhuriyet Başsavcılığımız Örgütlü Suçlar Soruşturma bürosunda görevli Cumhuriyet Savcısı Cahit Cihad Sarı’ya yönelik sözlerine nedeniyle kamu görevlisine görevinden dolayı alenen hakaret ve tehdit suçlarından re’sen soruşturma başlatılmıştır. Ayrıca adı geçen şahsın bu söylemlerinden sonra Cumhuriyet Savcımızı hedef alan sosyal medya hesaplarındaki paylaşımlara yönelik ayrıca soruşturma başlatılmıştır.”

Özgür Özel ne demişti?

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Akın Gürlek’i tehdit ettiği iddiasıyla yargılanan CHP’nin cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu’na verilen cezayı değerlendirirken,  İBB operasyonlarında görevli bir savcıyla ilgili önemli iddialarda bulundu. Silivri’deki Marmara Cezaevi’nde açıklamayan yapan Özel, Erdoğan’ın ‘beyaz Toros’ olaylarına değinmesine atıfta bulunarak, bir savcının İBB operasyonlarında tutuklanan kişiler üzerinde baskı uyguladığını söyledi.

Özel, ismini vermeyip “saçını toplayıp aklını başına toplamayan biri” diye bahsettiği bir savcıya sert ifadelerle yüklendi. Özel, açıklamalarından İBB operasyonlarında görevli olduğu anlaşılan savcıya ilişkin olarak,  “Beyaz Toros’u koymuş oraya, sen kimi tehdit ediyorsun! Onun malına çök, bunun malına çök! Ne diye yetiştirdiler sizi? 1 masum yanlışlıkla içeride duracağına 99 suçlu dışarıda geçsin. Tutukluluk tedbirini buna göre verin diye öğrettiler. Ne yapıyorsun sen? Ne diye herkesin anasının, babasının emeğiyle kurulmuş 60 yıllık şirketlere pat diye çöküyorsun. Kul hakkı yemiyor musun, nasıl vereceksin hesabını?” dedi.

Paylaşın

Popüler Kültürde Keltler Ve Kelt Mitolojisi

MÖ 1200 ile MÖ 550 yılları arasını kapsayan Demir Çağı’nda Avrupa’nın büyük bir kısmında yaşayan Keltler, özellikle Britanya Adaları, İrlanda, Galya ve İberya gibi bölgelerde etkili olan bir halktır.

Kurtuluş Aladağ / Keltler, zengin mitolojileri, doğa merkezli inançları ve gizemli sembolleriyle popüler kültürde derin etkiler bırakmışlardır.

Kelt mitolojisinin temel unsurları: Kelt mitolojisi, doğaüstü varlıklar, tanrılar, kahramanlar ve doğayla iç içe bir dünya görüşü üzerine kuruludur.

Kelt mitolojisinde yer alan Lugh, Dagda, Morrígan gibi tanrılar; periler (fairies), leprechaunlar ve banshee gibi mitolojik varlıklar popüler kültürde sıkça işlenir. Kelt toplumunun bilge rahipleri olan druidler, mistik ve doğayla bağlantılı figürler olarak romantize edilir.

Kelt düğümü, triskele ve haç gibi semboller, hem estetik hem de manevi anlamlarıyla popüler kültürde dövmelerden mücevherlere kadar yaygın şekilde kullanılır. Kral Arthur efsanesi, Merlin ve Kutsal Kase gibi hikayeler, Kelt mitolojisinden etkilenerek popüler kültürün temel taşlarından biri haline gelmiştir.

Keltlerin popüler kültürdeki yansımaları: Kelt mitolojisi, edebiyat, sinema, müzik, oyunlar ve diğer sanat formlarında kendine özgü bir yer edinmiştir.

J.R.R. Tolkien’in Yüzüklerin Efendisi serisi, Kelt mitolojisinden esinlenen doğa merkezli temalar, elfler ve büyüyle doludur. Tolkien, Kelt hikayelerinden ve doğa bağlantılarından ilham almıştır. Thomas Malory’nin Le Morte d’Arthur gibi eserleri, Kelt kökenli Arthur efsanesini popülerleştirmiştir.

Marion Zimmer Bradley’nin Avalon’un Sisleri gibi eserleri, Kelt mitolojisini feminist ve mistik bir perspektifle işlemektedir. Braveheart (1995) gibi filmler, Kelt kökenli İskoç kültürünü romantize etmektedir. The Princess and the Goblin gibi animasyonlar da Kelt masallarından esinlenmiştir.

Legend of the Seeker ve Merlin gibi yapımlar, Kelt mitolojisinden türeyen büyü, druidler ve destansı kahramanlık hikayeleri işlemektedir. Harry Potter serisinde, Kelt mitolojisinden esinlenen yaratıklar (örneğin, banshee veya kelpie benzeri varlıklar) ve İrlanda kökenli karakterler (Seamus Finnigan gibi) yer almaktadır.

Enya, Clannad ve Loreena McKennitt gibi sanatçılar Kelt müziğini popülerleşmiştir. Bu müzikler, Kelt mitolojisinin melankolik ve mistik atmosferini yansıtmaktadır. Folk ve metal müzik türlerinde (örneğin, Cruachan gibi gruplar) Kelt mitolojisi temaları sıkça kullanılmaktadır.

The Witcher serisi, Kelt mitolojisinden esinlenen yaratıklar (örneğin, banshee veya wraith benzeri varlıklar) ve doğa temalarını içermektedir. Assassin’s Creed Valhalla, Kelt ve İskandinav mitolojilerini harmanlayarak druidler ve mistik ritüelleri işlemektedir. The Elder Scrolls gibi oyunlar, Kelt sembolleri ve doğa temalarını fantastik evrenlere taşımaktadır.

Kelt düğümleri ve semboller, dövmelerde ve mücevher tasarımlarında popülerdir. Bu semboller, sonsuzluk, bağlantı ve doğayla uyum gibi anlamlar taşımaktadır. Kelt estetiği, gotik ve fantastik sanat akımlarında sıkça kullanılmaktadır.

Sonuç olarak; Keltler ve Kelt mitolojisi, popüler kültürde fantastik, mistik ve romantik bir lensle yeniden yorumlanarak sinema, edebiyat, müzik ve oyunlarda derin etkiler bırakmıştır. Bu kültür, hem tarihsel kökenleriyle hem de modern hayal gücünün yeniden şekillendirdiği haliyle, evrensel bir çekicilik sunmaktadır.

Kelt mitolojisinin büyüsü, hem sanatsal yaratıcılığı beslemeye devam eder hem de modern izleyiciyi doğanın ve insan ruhunun gizemleriyle buluşturur.

Paylaşın

İsrail, Suriye Savunma Bakanlığı’nı Hedef Aldı

İsrail, Suriye Savunma Bakanlığı’nın girişine insansız hava aracı (İHA) ile saldırı düzenlediğini açıkladı. İsrail, Dürzilere zarar verilmesi durumunda “askeri caydırıcılığı” devreye sokacağını açıklamıştı.

Haber Merkezi / İsrail ordusu (IDF) tarafından yapılan açıklamada, “İsrail Savunma Kuvvetleri, kısa süre önce Şam’da Suriye askeri karargâhının girişine bir drone saldırısı gerçekleştirdi. Güney Suriye’de Dürzî sivillere karşı gelişmeleri izlemeye devam ediyoruz. Siyasi otoritenin direktifleri doğrultusunda bölgeye yönelik saldırılar sürecek ve farklı senaryolara karşı hazırlıklıyız” denildi.

Öte yandan Suriye’nin güneyindeki Süveyda ilinde Dürziler ve Bedevi Arap aşiretler arasında iki gündür devam eden çatışmalarda ateşkes sağlandı. Şam hükümetine bağlı güçlerin asayişi sağlamak üzere gece saatlerinden itibaren bölgeye konuşlandırılmasının ardından Suriye Savunma Bakanlığı tarafların ateşkesi kabul ettiğini duyurdu. Bakanlıktan yapılan açıklamada “Şehrin ileri gelenleri arasında varılan uzlaşının ardından Süveyda’daki tüm gruplar ateşkes ilan etti” denildi.

Dürzi azınlığın dinî liderleri bir açıklama yaparak hükümet birliklerinin bölgeye girmesine onay vermiş ve silahlı gruplara ateşkes çağrısı yapmıştı.

Suriye İçişleri Bakanlığı, iki gündür devam eden çatışmalarda 30 kişinin öldüğünü açıklarken Londra merkezli Suriye İnsan Hakları Gözlemevi yerel kaynak ağına dayanarak ölü sayısının 99’a yükseldiğini, 200’den fazla kişinin yaralandığını bildirdi. Çatışmalarda ikisi çocuk, ikisi kadın toplam 60 Dürzi’nin, 18 Bedevi milis, 14 asker ve askerî üniformalı kimliği bilinmeyen yedi savaşçının öldüğü kaydedildi.

Paylaşın

Araştırma: Yalnızlık Hissi Diyabet Riskini Artırabilir

Yeni yayınlanan bir araştırma, sosyal olarak izole hisseden yaşlı yetişkinlerin diyabet geliştirme olasılığının daha yüksek olabileceğini ve kan şekerlerini yönetmekte zorluk çekebileceğini ortaya koydu.

Haber Merkezi / Araştırma, yalnızlığın yalnızca duygusal bir sorun olmadığına, aynı zamanda tıbbi bir sorun olduğuna dair giderek artan kanıtlara bir yenisini ekledi.

Araştırmanın baş yazarı Dr. Samiya Khan, Covid-19 pandemisinden bu yana sosyal izolasyonun sağlık üzerindeki etkilerine daha fazla dikkat edildiğini ifade etti. Khan, yaşlı yetişkinlerin sosyal yaşamlarına daha fazla dikkat etmesi gerektiğini söyledi: “Güçlü sosyal bağlar sadece ruh sağlığı için değil, aynı zamanda diyabet gibi kronik hastalıkların yönetimi için de önemlidir.”

Khan ve ekibi, araştırma için, Amerika Birleşik Devletleri’nde (ABD) yaşayanların sağlık durumlarını yansıtan Ulusal Sağlık ve Beslenme İnceleme Anketi (NHANES) verilerini kullandılar. Ekip, 2003 – 2008 yılları arasında toplanan ve 60-84 yaş aralığındaki 3 bin 833 yetişkinden alınan sağlık bilgilerini içeren anket verilerine odaklandılar. 

Ekipte yer alan bilim insanları, verileri dikkatlice analiz edip diğer risk faktörlerini de hesaba kattıktan sonra, sosyal izolasyon ile diyabet arasında güçlü bir bağlantı olduğunu buldular. Sosyal olarak izole olan yaşlı yetişkinlerin diyabet olma olasılığı, sosyal olarak daha bağlantılı olanlara göre yüzde 34 daha fazlaydı. 

Daha da çarpıcı olanı, kan şekeri seviyelerinin zayıf bir şekilde kontrol altında olma olasılıklarının yüzde 75 daha fazla olmasıydı. 

Bu, yalnız yaşlı yetişkinlerin diyabet geliştirme olasılığının daha yüksek olmasıyla kalmayıp, aynı zamanda durumlarını kontrol altında tutmakta daha fazla zorluk çektikleri anlamına da geliyor. Yüksek kan şekeri seviyeleri, kalp hastalığı, görme kaybı ve böbrek hasarı gibi ciddi komplikasyonlara yol açabilir.

Paylaşın

İmralı Heyeti’nden “Süreç” Yorumu: Hukuki Zemin Çok Önemli

16 önem taşıyor” dedi.

Görüşmeye ilişkin İmralı Heyeti’nden Pervin Buldan ise, “Önemli bir ziyaret oldu. Sürecin geldiği aşamaları hem siyasal anlamda, hem hukuki anlamda, hem de bundan süreç açısından gidilmesi gereken yol anlamında genel bir değerlendirme yaptık” ifadelerini kullandı.

DEM Parti İmralı Heyeti’nden Pervin Buldan ile Mithat Sancar, Adalet Bakanı Yılmaz Tunç ile görüştü. Pervin Buldan ve Mithat Sancar, görüşmenin ardından basın mensuplarına açıklamalarda bulundu.

Pervin Buldan, açıklamasında, “Önemli bir ziyaret oldu. Sürecin geldiği aşamaları hem siyasal anlamda, hem hukuki anlamda, hem de bundan süreç açısından gidilmesi gereken yol anlamında genel bir değerlendirme yaptık” dedi.

Buldan, şöyle devam etti: “Komisyon aşamasına girdiğimiz bu süreçte sayın Adalet Bakanı’nın da önemli bir görevi ve rolü olacağı kanaatini taşıyoruz. Bu sürecin hukuki bir zeminde yürütülmesini önemli olduğunu ifade ettik kendisine. Kendisi de her türlü desteği şimdiye kadar sunduğunu ama bundan sonra da bu süreç içerisinde sürecin ilerlemesi açısından hukuki ve yasal zeminde yürümesi için görev üstleneceğini ifade etti. Önemli bir görüşme oldu, olumlu bir görüşme oldu.”

Mithat Sancar ise açıklamasında, “Verimli bir görüşme yaptık. Sürecin geldiği bu aşamda hukuki zemin çok önem taşıyor. Sürecin sağlam ve sağlıklı ilerlemesi ve istediğimiz barışa, hukuk devletine, demokrasiye doğru ilerlemesi için Adalet Bakanlığı özel bir konumda duruyor. Çok fazla çalışma yapılacak bundan sonra elbette” diye konuştu.

“Görüşmede Selahattin Demirtaş’ın tahliyesi konuşuldu mu?” sorusuna Pervin Buldan, “Her konu konuşuldu. Detay vermeyeceğiz, soru da almayacağız aslında öyle kararlaştırmıştık ama sorabileceğiniz hemen hemen bütün konular konuşuldu” yanıtını verdi.

“Silah bırakma süreciyle ilgili bir takvim var mı?” sorusuna ilişkin Buldan, “Takvim yok ama süreç belli aşamalarda ilerleyecek. Aşama aşama gidiyor zaten. Bir silah bırakma, silah teslimi töreninden sonra yeni bir aşamaya geçilecek. Bu aşama, komisyon aşaması elbette ki. Komisyon aşamasında yapılması gereken çok şey var. Bu da tamamlandıktan sonra belki başka bir aşamaya geçilecek. Biz her aşamayı kamuoyuyla paylaşıyoruz, bundan sonra da paylaşmaya devam ederiz” ifadelerini kullandı.

Paylaşın

Bunu Yapmak Kronik İltihabı Durdurmaya Yardımcı Olabilir

Kronik iltihaplanma, vücudun bağışıklık sisteminin çok uzun süre aktif kalması sonucu ortaya çıkmaktadır. Bu durum, Alzheimer, Parkinson, diyabet ve kanser gibi ciddi hastalıklara neden olabilir.

Haber Merkezi / Bu tür iltihaplanmalar çoğunlukla yaşlanma, stres veya çevresel zararlı maddelerden kaynaklanır.

Kaliforniya Üniversitesi’nden Danica Chen liderliğindeki bir ekip, bu zararlı süreci durdurmaya yardımcı olabilecek büyük bir keşifte bulundular. Ekip, hücrelerin içinde bağışıklık sisteminin nasıl tepki verdiğini kontrol eden küçük bir “anahtar” buldu.

Araştırma, bağışıklık sisteminin NLRP3 inflamazom adı verilen bir bölümüne odaklandı. Bu protein grubu, enfeksiyon veya yaralanma gibi tehditleri tespit etmeye yardımcı olmaktadır. Bilim insanları, NLRP3 inflamazomunun deasetilasyon adı verilen bir işlemle kapatılabildiğini keşfettiler.  Bu işlem, proteinden küçük bir parçanın çıkarılarak proteinin kapatılması işlemidir. SIRT2 adı verilen bir protein bu görevi yerine getirmektedir.

Araştırmanın sonuçları iltihaplanmanın neden olduğu hastalıkların tedavi edebileceği, hatta tersine çevirebileceğini gösteriyor. Bilim insanları deasetilasyon sürecini hedef alan ilaçlar geliştirebilirlerse, Alzheimer ve diyabet gibi yaşlanmayla ilişkili hastalıklarla mücadelede yeni yollar oluşturabilirler.

Bu araştırma, Alzheimer hastalığı için bazı tedavilerin neden işe yaramadığı konusunda da ipuçları veriyor. Birçok tedavi, hastalık çoktan hasara yol açtıktan sonra uygulanır. Ancak doktorlar daha erken müdahale edip iltihabı çok fazla zarar vermeden durdurabilirlerse, başarı şansı çok daha yüksek olabilir.

Kronik iltihabı ve nasıl kontrol altına alınacağını anlamak, insanların daha sağlıklı ve uzun yaşamalarına yardımcı olabilir. Bu araştırma, bağışıklık sistemini dengede tutmanın yaşlandıkça oluşabilecek hasar ve hastalıkları önlemenin anahtarı olduğunu gösteriyor. Ayrıca beslenme, stres ve çevre gibi faktörlerin zaman içinde sağlığı nasıl etkileyebileceğini de hatırlatıyor.

Paylaşın

İnme Riskini Azaltmanın Doğal Yolları

İnme (felç), beyne giden kan akışının kesilmesiyle oluşan ciddi bir tıbbi durumdur. Bu durum beyin hasarına, sakatlığa ve hatta ölüme yol açabilir. İyi haber şu ki, sağlıklı yaşam tarzı değişiklikleri birçok inmeyi önleyebilir.

Haber Merkezi / Konuya ilişkin yapılan araştırmalar, vücuda ve zihne iyi bakmanın felç geçirme riskini büyük ölçüde azaltabileceğini gösteriyor.

En önemli adımlardan biri kan basıncını kontrol altında tutmaktır. Yüksek tansiyon, felç için önde gelen risk faktörlerinden biridir. Yüksek tansiyon, kan damarlarına ekstra baskı uygular ve zamanla hasara yol açabilir.

Araştırmalar, beslenme, egzersiz ve stres yönetimi yoluyla kan basıncını düşürmenin felç riskini yarı yarıya azaltabileceğini gösteriyor. Ayrıca, daha az tuz tüketmek, aktif kalmak ve sigaradan kaçınmak, kan basıncını sağlıklı bir seviyede tutmaya yardımcı olabilir.

Egzersiz, felç önlemede bir diğer güçlü araçtır. Fiziksel olarak aktif olmak kan basıncını düşürmeye, kalp sağlığını iyileştirmeye ve sağlıklı bir kiloyu korumaya yardımcı olur. Her hafta en az 150 dakika tempolu yürüyüş, bisiklet sürme veya yüzme gibi orta düzeyde egzersiz yapılması öneriliyor.

Ne tüketildiği de önemlidir. Meyve, sebze, tam tahıllar ve sağlıklı yağlar açısından zengin bir beslenme düzeni, kan damarlarını koruyabilir ve iltihabı azaltabilir.

Örneğin, Akdeniz diyetinin felç riskini azalttığı kanıtlanmıştır. Bu beslenme şekli zeytinyağı, balık, kuruyemiş ve yapraklı yeşillikler gibi yiyecekleri içerir. Öte yandan, çok fazla kırmızı et, işlenmiş gıdalar ve şekerli içecekler tüketmek felç riskini artırabilir.

Kan şekerinin yönetimi, özellikle diyabet hastaları için önemlidir. Yüksek kan şekeri zamanla kan damarlarına zarar verebilir. Araştırmalar, dengeli beslenme ve düzenli egzersizle kan şekeri seviyelerinin dengede tutulmasının, diyabetli veya diyabetsiz kişilerde felç riskini azaltmaya yardımcı olabileceğini göstermektedir.

Bir diğer önemli faktör ise kolesteroldür. Çok fazla LDL kolesterol (bazen “kötü” kolesterol olarak da adlandırılır) atardamarlarda birikerek tıkanıklıklara yol açabilir. Bu tıkanıklıklar felce neden olabilir. Doymuş yağ oranı düşük ve lif oranı yüksek besinler tüketmek, kolesterol seviyelerini sağlıklı tutmaya yardımcı olabilir.

Stres genellikle göz ardı edilir, ancak sağlığı birçok yönden etkileyebilir. Kronik stres kan basıncını yükseltebilir ve aşırı yeme veya sigara içme gibi sağlıksız alışkanlıklara yol açabilir. Farkındalık, derin nefes alma ve doğada vakit geçirme, stresle başa çıkmanın bazı basit yollarıdır. Yeterince uyumak, gecede yaklaşık 7 ila 9 saat, aynı zamanda daha düşük felç riskiyle de bağlantılıdır.

Özetle, küçük ve doğal değişiklikler yaparak felç riskini azaltabilir: Sağlıklı beslenme, daha fazla hareket, stres yönetimi ve yeterli uyku. Bu basit alışkanlıklar beyni korumaya ve tüm vücudu yıllarca daha sağlıklı tutmaya yardımcı olabilir.

Paylaşın

Tip 2 Diyabet Görme Özelliğini Nasıl Etkiler?

Tip 2 diyabet, vücudun kan şekerini (glikoz) nasıl kullandığını etkileyen yaygın bir rahatsızlıktır. Yüksek kan şekeri, zamanla vücudun birçok yerinde, özellikle de gözlerde hasara neden olabilir.

Haber Merkezi / Diyabet rahatsızlığı birçok birey, rahatsızlık doğru şekilde yönetilmezse görme özelliklerinin yavaş yavaş kötüleşebileceğinin farkında değildir. Ancak düzenli göz bakımı ve kan şekeri kontrolü görme özelliğini korumaya yardımcı olabilir.

Kan şekeri uzun süre yüksek kaldığında, gözlerdeki küçük kan damarlarına zarar verebilir. Bu küçük damarlar çok hassastır ve hasar gördüklerinde sıvı sızdırabilir veya kanayabilir. Bu hasar, diyabetik retinopati olmak üzere çeşitli göz sorunlarına yol açabilir.

Diyabetik retinopati, gözün ışığı algılayan kısmı olan retinadaki kan damarlarının hasar görmesiyle ortaya çıkar. Hastalığın erken evrelerinde, görmede herhangi bir değişiklik fark edilmeyebilir. Ancak hastalık kötüleştikçe bulanık görmeye, koyu lekelere ve hatta kalıcı görme kaybına neden olabilir.

Ophthalmology dergisinde yayınlanan bir araştırma, diyabetli her 3 kişiden 1’inden fazlasında diyabetik retinopati belirtileri geliştiğini ortaya koydu.

Diyabetle ilişkili bir diğer görme rahatsızlığı ise diyabetik makula ödemidir. Bu durum, retinanın keskin merkezi görüşten sorumlu kısmı olan makulada sıvı birikmesiyle ortaya çıkar. Bu şişlik, okumayı, araba kullanmayı veya yüzleri net görmeyi zorlaştırabilir.

Diyabet, katarakt ve glokom gibi diğer göz hastalıklarının riskini de artırabilir. Katarakt, göz merceğinin bulanıklaşmasına ve görüşün bulanık veya donuk görünmesine neden olur. Diyabetli kişilerde katarakt gelişme olasılığı daha yüksektir.

Optik sinire zarar veren glokom, erken tedavi edilmezse görme kaybına ve körlüğe yol açabilir. Araştırmalar, diyabetli kişilerin glokom geliştirme olasılığının diyabetsiz kişilere göre iki kat daha fazla olduğunu göstermektedir.

Diyabet hastalarının görme özelliğini korumak için atabileceği adımlar var. Kan şekerini, kan basıncını ve kolesterolü kontrol altında tutmak, göz problemleri riskini azaltmaya yardımcı olabilir.

Özetle, tip 2 diyabet görme özelliğini büyük ölçüde etkileyebilir, ancak bu hasarın büyük bir kısmı düzenli kontroller ve sağlıklı alışkanlıklarla önlenebilir.

Paylaşın