Diyarbakır: Urfa Kapısı (Rum Kapısı)

Urfa Kapısı (Rum Kapısı); Diyarbakır’ın Sur İlçesi, Melikahmet Mahallesi, Melik Ahmet Caddesi üzerinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım mümkündür.

Kalenin batısında bulunan Urfa Kapısı, kitabesine göre Artuklu Hükümdarı Karaslanoğlu Artukoğlu Muhammed tarafından 1183-1184 yılında yaptırılmıstır. Kapı üç girişlidir. Kuzey tarafta yer alan girişin kentle, güneydekinin ise Meryem Ana Süryani Kadim Kilisesi ile bağlantılı olduğu söylenir.

Kuzey girişi 5.yüzyıla tarihlenmektedir. Kapı üzerinde yer alan bir kitabeye göre, Artuklu döneminde hükümdar Sultan Mehmet tarafından onarılmış ve üzerinde stilize edilmiş insan ve hayvan figürleri bulunan demir kapı kanatları eklenmiştir. Diğerlerinden daha farklı ve büyük olan ortadaki kapının ise Osmanlı döneminde “Saltanat” yâda “Humayun” kapısı olarak işlev gördüğü, padişahın sefer zamanlarında açılıp sonrasında örtüldüğü söylenmektedir.

İki dairesel beden arasında yer alan kapı çeşitli değişiklerle günümüze ulaşmıştır. İki katlı olarak düzenlenen bu kapının üst kısmında seyirdim yeri devam etmektedir. Katlardaki giriş merdivenleri ile top yuvalarının eski hali günümüzde sağlam durumdadır. Üç girişten ortadaki kapatılmış olup yanlardaki girişler günümüzde sağlamdır. Güney girişin üst kesimlerine karşılıklı birer boğa başı kabartması yer almaktadır.

Yine buradaki kitabenin üstünde stilize bir boğa başına yer verilmiştir. Bu figürün üstünde boğa başına basar şekilde bir kartal kabartması bulunmaktadır. Urfa Kapı’da bulunan çift başlı kartal ambleminin, ne yazık ki baş kısmı tahrip edilmiş durumdadır. Kapıda çok sayıda kitabe yer almaktadır. Kitabedeki yazılar arasında yer alan bitkisel süslemeler yazıların okunuşlarını zorlaştırmaktadır. Ejder kabartmaları, boğa başları, kartal motifleri kapıya abidevi bir görüntü vererek gücü sembolize etmiştir.

Paylaşın

Diyarbakır: Yeni Kapı (Dicle Kapısı-Su Kapısı)

Yeni Kapı (Dicle Kapısı-Su Kapısı); Diyarbakır’ın Sur İlçesi sınırları içerisinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım mümkündür.

Şehrin doğusunda yer alan basık kemerli ve tek girişli olan bu kapı, kenti; Suya, yani Dicle’ye bağlar. Ulu cami’nin Hanefiler bölümünde yer alan 1240-1241 tarihli kitabede “Su Kapısı” olarak anılır. Basık kemerli ve tek girişli olan bu kapı, şehirden Dicle’ye yani suyoluna inişi sağlamaktadır.

Kapıya dıştan dayanak duvarları üzerine yerleştirilmiş sağlam bir rampa ile kapıya girilir. Girişin hemen kuzeyinde iki katlı dikdörtgen bir burçla tahkim edilmiştir. Geçirdiği onarımlara rağmen Bizans dönemi yapısı olma karakterini korumuştur.

Paylaşın

Diyarbakır: Behram Paşa Camii

Behram Paşa Camii; Diyarbakır’ın Sur İlçesi, Abdaldede Mahallesi, Bayrampaşa Sokak üzerinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım mümkündür.

Yapı 1564-1572 yılında Diyarbakır’ın 13. Osmanlı Valisi Behram Paşa tarafından yaptırılmıştır. Yapı, Mimar Sinan’ın eserlerinin derlendiği Tuhfetül Mi’marin kitabında Mimar Sinan eseri olarak geçmektedir.

Tamamen kesme taştan yapılmış, tek kubbeli bir yapı olan cami ilk bakışta tek kubbeli basit bir yapı olarak görünmekteyse de iç ve dış süslemesiyle Diyarbakır’ın taş işçiliği yönünden zengin yapıları içinde başlı başına bir yer tutar. Caminin içindeki duvarlar alttan belli bir yüksekliğe kadar karakteristik XVI. Yüzyıl İznik çinileriyle süslenmektedir.

Caminin diğer bir özelliği de kuzeyinde çift kademeli yanlardan taşan beş sahınlı bir son cemaat yerinin olmasıdır. Son cemaat yeri yanlara doğru taşmış olup, sağdaki kısmın üzerine de minare yerleştirilmiştir. Caminin giriş kapısı mukarnaslı bir bordür ile çevrilmiş, üzerine de bir kitabe yerleştirilmiştir.

Paylaşın

Diyarbakır: Hadım Ali Paşa Camii

Hadım Ali Paşa Camii; Diyarbakır’ın Sur İlçesi, Ali Paşa Mahallesi, Kuzu Sokak üzerinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım mümkündür.

Ali Paşa Camii dönemin Diyarbakır valisi Hadım Ali Paşa tarafından 1534-1537 tarihleri arasında inşa edildiği kabul edilmektedir. Yapı Mimar Sinan’ın eserlerinin değinildiği Tuhfetül Mi’marin’de Mimar Sinan eseri olarak geçmektedir.

Mardin Kapısı ile Urfa Kapısı arasında aynı ismi taşıyan mahallede bir yapı topluluğunun içinde yer alır. Medresesi, zikir yeri, hamamı, ve şafilere ait camisiyle bir külliye halinde inşa edilmiştir. Kare planlı yapının ibadet mekanının üzeri kubbeyle örtülüdür.

Kubbe dışarıdan sekizgen, yüksek bir kasnak üzerine oturmuş ve piramidal bir çatı ile örtülmüştür. Caminin iç duvarları belli bir yüksekliğe kadar mavi renkli, altıgen çinilerle kaplanmıştır. Yapının son cemaat yeri dört ayak ve iki duvar uzantısı ile kubbeli beş bölüme ayrılmıştır.

Paylaşın

Diyarbakır: Hoca Ahmet Camii (Ayn Minare)

Hoca Ahmet Cami (Ayn Minare); Diyarbakır’ın Sur İlçesi, Ali Paşa Mahallesi, Ilgaz Sokak üzerinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım mümkündür.

Halk arasında Ayni Minare ismiyle anılan yapı Hacı Ahmet isimli bir hayırsever tarafından Akkoyunlular döneminde yaptırılmıştır. Tek katlı, tek minareli kargir bir yapıdır. Mardin Kapısı yakınında bulunan bu caminin kitabesi bulunmamaktadır.

Ancak, 1489 tarihli vakfiyesinden Hoca Ahmet tarafından yaptırıldığı öğrenilmektedir. Akkoyunlu dönemi eseri olan bu caminin mimarı belli değildir. Caminin içi zaviyeli plan tipinde inşa edilmiştir. İç mekan ince uzun dikdörtgen şeklinde olup, ortası çapraz, yanları da beşik tonozla örtülmüştür. Mihrap çıkıntısı dışarıya doğru köşeli yarım yuvarlak olarak uzanmıştır.

Avlunun güneyinde, dört bölümlü bir son cemaat yeri bulunmaktadır. Son cemaat yerinin birinci ve üçüncü bölümleri kubbe ile, diğerleri de zamanla tahrip olduğundan düz çatı ile örtülmüştür. Son cemaat yerinin onarımında düzensizlikler yapılmış ve burası özelliğini yitirmiştir. Avlu içerisinde olan caminin minaresi camiden oldukça mesafelidir. Bu minaresi tuğladan olup, kare kaideli sekizgen gövdelidir.

Paylaşın

Diyarbakır: Hüsrev Paşa Camii

Hüsrev Paşa Camii; Diyarbakır’ın Sur İlçesi, Cemal Yılmaz Mahallesi, Çukurlu Sokak üzerinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım mümkündür.

1521-1528 yılları arasında Diyarbakır’ın 2. Valisi Hüsrev Paşa tarafından yaptırılmıştır. Eser Hüsrev Paşa Mahallesinde yer almaktadır. Medrese olarak inşa edilen yapının mescit kısmı devamlı ibadet yeri olarak kullanılınca yapıya 1728’de bir de minare eklenerek cami olarak kullanılmaya başlanılmıştır.

Ortak bir avlu etrafında konumlanan cami ve medreseden oluşan yapıda avlunun etrafını sivri kemerli revaklar çevirmekte ve revakların arkasında medrese odaları yer almaktadır. Yapının güneyinde yer alan cami olarak kullanılan kısım ters T planlıdır.

Caminin silindirik planlı manaresi Diyarbakır’daki diğer Osmanlı minarelerinden ayrılmaktadır. Minarede yerden külaha kadar kara bazalt taş kullanılmış gövde kısmına ise yer yer bordür şeklinde beyaz kalker taşı kullanılarak bu kısımda yer bezemeye yer verilmiştir.

Paylaşın

Diyarbakır: İskender Paşa Camii

İskender Paşa Camii; Diyarbakır’ın Sur İlçesi, İskender Paşa Mahallesi, Uzun Sokak üzerinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım mümkündür.

1551-1554 yılları arasında Diyarbakır’ın 12. Osmanlı Valisi İskender Paşa tarafından yaptırılmıştır. Mimar Sinan’ın eserlerinin derlendiği bazı yazmalarda İskender Paşa Camii de geçmektedir.

Kendi adıyla anılan mahallede yer alan İskender Paşa Cami Türk mimarisinde belirli bir plan tipinin özelliklerini taşır. Tek kubbeli, kare plan tipine sahip olan yapının son cemaat yeri yapıya göre dışarı taşkın ve beş gözlüdür.

Yapı ilk bakışta tek kubbeli bir yapı olarak gözükmesine rağmen yanlardaki mekânlarıyla erken Osmanlı Devri camilerinden ters T biçimli camilerin Diyarbakır’da da kullanıldığı görülmektedir.

Caminin sol tarafına silindirik gövdeli, tek şerefeli taş minare eklenmiştir. Minare oldukça sade tutulmuştur. Bu caminin önünde sade şadırvanı, doğusunda da Şeyh Yusuf Efendinin türbesi bulunmaktadır.

Paylaşın

Diyarbakır: Kurt İsmail Paşa Camii

Kurt İsmail Paşa Camii; Diyarbakır’ın Sur İlçesi, Dağ Kapı Semti’ni Seyran Tepe’ye bağlayan yol üzerindedir. Şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım mümkündür.

1869- 1875 yılları arasında Diyarbakır’ın Valisi Kurt İsmail Paşa tarafından kardeşi Medet Bey adına yaptırılmıştır. Mimarı belli değildir.

Sur dışında yapılmış ilk yapı olan Kurt İsmail Paşa Cami sur içindeki diğer camilerden çok farklı tasarlanmış, tek katlı, kargir malzeme kullanılmıştır. Plan itibariyle cami mimarisinden çok türbe mimarisini anımsatmaktadır.

Yapı sekizgen bir ana mekan ve bu mekanı sekizgen olarak çepeçevre çeviren bir revaktan meydana gelir. Yapının minaresi beden duvarına oturtulmuş bir şekilde Diyarbakır’daki diğer minarelerden farklı olarak inşa edilmiştir.

Paylaşın

Diyarbakır: Lala Kasım Bey Camii

Lala Kasım Bey Camii; Diyarbakır’ın Sur İlçesi, Lala Bey Mahallesi sınırları içerisinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım mümkündür.

Halk tarafından Lale Bey ismiyle anılan bu caminin kitabesi bulunmamaktadır. Plan ve mimari özelliklerine dayanılarak Akkoyunlular Döneminde XV. veya XVI. yüzy ıllar arasında Eğil Beylerinden Lala Kasım Bey tarafından yapılmıştır.

Caminin ibadet mekanı kare planlı olup, üzeri çatı ile örtülüdür. Küçük tek kubbeli bir cami olup, kesme taştan yapılmıştır. Değişik dönemlerde yapılan onarımlar görmüşsede ancak son cemaat yeri ile minaresi orijinalliğini korumaktadır.

Son cemaat yeri üç gözlü olup üzeri üç kubbeyle örtülmüştür. Yapının minaresi kesme taştan tek şerefeli olarak yapılmıştır. Bezeme olarak kare bir çerçeve içerisine alınmış kufi yazı ve geometrik motifler bulunmaktadır.

Paylaşın

Diyarbakır: Nasuh Paşa Camii

Nasuh Paşa Cami: Diyarbakır’ın Sur İlçesi, Dabanoğlu Mahallesi, Uğurlu Meydan Sokak üzerinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım mümkündür.

1606-1611 yılları arasında dönemin Diyarbakır Valisi Nasuh Paşa tarafından eşi Servinaz Hanıma adına yaptırılmıştır. Mimarı belli olmayan yapı İç kale yönünden Fatih paşa Mahallesine giden yoldadır.

İlk şeklinin siyah kesme taşlardan yapılmış olduğu bilinen yapı çeşitli devirlerde özensiz şekilde onarılmıştır. Yapının avlusuna üstü kemerle örtülen süssüz, girintili taç kapıdan girilir. Yapını harimi hafif çarpık kareye yakındır. Harimde dört sütunla taşınan bir kubbe yer alır.

Caminin içi bezemeden yoksun, basit görünümlüdür. Yapının kare kaide üzerine silindirik gövdeli olarak yapılan minaresinin üst kısmı 1819 yılında yaşanan ayaklanma sırasında İç kaleden atılan top mermilerden birinin isabetiyle yıkılmıştır. 1972 de aslına uygun olarak onarılmıştır.

Paylaşın