İmamoğlu Ve Ekibinin “Değişim” Toplantısı: Kılıçdaroğlu’ndan Karşı Hamle

İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun bazı üst düzey Cumhuriyet Halk Partili (CHP) yöneticilerle yaptığı online toplantının internete sızdı. Kılıçdaroğlu, İmamoğlu öncülüğünde yürütülen olağanüstü Parti Meclisi (PM) toplantısı çağrısına karşı Pazar günü PM’yi olağan toplantıya davet etti.

Bugün içinse Kemal Kılıçdaroğlu’nun, Ekrem İmamoğlu ekibi tarafından kamuoyuna açıklama yapılacağı yönündeki hazırlığı öğrenerek MYK’yı sabah toplantıya davet etmesi de dikkat çekti. CHP MYK toplantısı yaklaşık 2 saat sürdü.

VOA Türkçe’den Yıldız Yazıcıoğlu’nun haberine göre; 14 ve 28 Mayıs’ta yapılan seçimlerin ardından Cumhuriyet Halk Partisi’ndeki (CHP) “değişim” tartışması, Kemal Kılıçdaroğlu’nun görevden ayrılması amacıyla nasıl bir çalışma yürütüldüğüne ilişkin bir toplantının videosunun sızdırılmasıyla yeni bir boyut kazandı.

Ana muhalefet partisi CHP”de 14 Mayıs’ta parti oyu dolayısıyla milletvekili sayısında artış sağlanamaması ve 28 Mayıs’ta Cumhurbaşkanı Seçimi’nin kaybedilmesiyle “değişim” talebi gündemde. CHP tabanındaki seçim sonuçlarına yönelik eleştiriler üzerine “değişime hazırım” diyen Kılıçdaroğlu, ilk önce Merkez Yürütme Kurulu (MYK) yani yakın çalışma ekibini yenileyerek, “kaptan” olarak gemiyi güvenli limana ulaştıracağını söyledi.

Bu yaklaşımı yeterli olmayınca Kılıçdaroğlu, Cumhurbaşkanılığı seçiminde aldığı yüzde 48 oyla toplumdaki ulusalcı, Kürt, muhafazakar, ülkücü farklı kesimleri barıştırdığı ve böylece aslında değişimi gerçekleştirdiği görüşünü paylaştı.

“Başörtülüsü, başı açığı, seküleri, Atatürkçüsü, milliyetçisi biraraya geldiyse büyük bir değişimi zaten başlatmışız demektir. Ama biz toplum olarak neyin değiştiğine değil, neyin değişmediğine bakarsak hata yapmış oluruz. Değişen şeyler yüzde 20’lerden yüzde 48’lere uzanan kitlelerdir. Değişen şeyler, asla görüşülemez denilenle görüşmek, ittifak yapmaktır” sözleriyle genel başkanlıktan ayrılmayacağı şeklinde yorumlanan Kılıçdaroğlu’na karşı lider değişimi talebi ise hız kazandı.

İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu öncülüğünde, olağanüstü Parti Meclisi (PM) toplantısı ve ilçelerdeki kongre sürecine Kılıçdaroğlu yönetimince müdahale edilmesini engelleme hazırlığı yapıldığı kamuoyuna taşındı. Kılıçdaroğlu’yla seçim öncesinde MYK üyesi olarak görev alan bazı isimlerin katılımıyla yapılan çevrimiçi toplantı, Youtube’da “Değişim Gerçeği” adlı bir hesaptan paylaşıldı.

Parti Meclisi pazar günü toplanıyor

Kemal Kılıçdaroğlu ise, İmamoğlu öncülüğünde yürütülen olağanüstü PM toplantısı çağrısına karşı Pazar günü PM’yi olağan toplantıya davet etti. Bugün içinse Kılıçdaroğlu’nun, İmamoğlu ekibi tarafından kamuoyuna açıklama yapılacağı yönündeki hazırlığı öğrenerek MYK’yı sabah toplantıya davet etmesi de dikkat çekti. CHP MYK toplantısı yaklaşık 2 saat sürdü.

İmamoğlu’nun hazırlığı “ihanet” suçlamasıyla sızdırıldı

“İşte yüzyılın ihaneti. Kılıçdaroğlu’na tarihi ihanet” başlığıyla sızdırılan videonun altında açıklama bölümünde yer alan yazıdaki, “İmamoğlu’nun Değişim A Takımı ile gizli darbe toplantısı” ifadesi dikkat çekti.

Yazıda, “Tamamı partiye çökmüş, dönemlerdir her türlü malı götürmüş, son seçimde milletvekili listesini yapmış kişiler. Değişim manifestosunu Bülent Tezcan yazıyor, örgütleri Tekin Bingöl ayarlıyor” ifadesiyle geçmişte Kılıçdaroğlu’nun yakın çalışma arkadaşı olmalarına vurgu yapıldı. Yazıda ayrıca, “Ayağa kalk CHP örgütü, ihaneti gör, partine sahip çık” denilmesi de göze çarptı.

Video kapsamında olağanüstü PM çağrısı hazırlığına eski MYK üyeleri Bülent Tezcan, Tekin Bingöl, Engin Altay, Onursal Adıgüzel, Muharrem Erkek ve Selin Sayek Böke ile CHP Grup Başkanı Özgür Özel’in destek verdiği görüldü. Videoda yer almamalarına rağmen tanıtım yazısında, Hakkı Süha Okay, Pınar Uzun, Sevgi Kılıç, Gökan Zeybek ve Ahmet Hakan Uyanık’ın da ekipte bulunduğu açıklandı.

14 Mayıs’ta İstanbul milletvekili olduktan sonra CHP Grup Başkanvekili olan Gökhan Günaydın’ın doğrudan hazırlık sürecini yürüttüğü de görüldü. Ayrıca PM üyeleri Hasan Baltacı, Umut Akdoğan, Yaşar Selman, Erbil Aydınlık ve Turan Aydoğan’ın da sürece katıldığı öne sürüldü.

“Aile meselesi gibi konuşuyoruz”

İBB Başkanı İmamoğlu ise bugün, kendisi ile CHP’li bazı kurmayların çevrimiçi yaptıkları toplantı kaydının sızdırılması hakkında yaptığı açıklamada, bu görüşmelerin hiçbir gizli tarafı olmadığını belirterek, “Biz partimizle ilgili mevzuları partimizin yetkilileriyle çekinmeden açık ve seçik kalbimizde ne varsa birarada, bir aile meselesi gibi konuşuyoruz, konuşmaya da devam edeceğiz. Oradan sağlıklı karar çıkması için de yapılan her işlemi takip etmeye devam edeceğiz” dedi.

Toplantı videosunu kimin, nasıl sızdırdığını araştıracaklarını söyleyen İmamoğlu, sızdırma meselesiyle ilgili soruya, “Bugün bile buna benzer toplantılarımız var. Konuşulan konular partinin konularıdır. Bunlarla ilgili hiçbir kelimesini sizin huzurunuzda konuşmayacağım. Ama masalarda konuşmaya devam edeceğim” yanıtını verdi.

Paylaşın

CHP Sözcüsü Faik Öztrak: Etik Olmayan Toplantıları Doğru Bulmayız

İBB Başkanı İmamoğlu’nun CHP’li bazı kurmaylarla çevrimiçi yaptığı toplantı ya ilişkin konuşan CHP Sözcüsü Öztrak, “Millet zulüm altıdayken Zoom konuşmayı doğru bulmayız. Partimizin geleneklerine uymayan, partinin hiyerarşisini dikkate almayan, etik olmayan toplantıyı doğru bulmuyoruz” dedi ve ekledi:

“Yarışmaya ‘Evet’ diyoruz ama bu süreçte partimizin yıpratılmasını doğru bulmuyoruz. Genel merkezimizin de bu görüşmeden haberi yoktu. Partimizin yönetimi 100 yıllık partimizi limana yanaştırmaya kararlıdır.”

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Merkez Yönetim Kurulu (MYK), Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu başkanlığında bu hafta ikinci kez toplandı.

Toplantının ardından kameraların karşısına geçen CHP Sözcüsü Faik Öztrak, ekonomideki gelişmelerinin MYK toplantısında konuşulduğunu belirterek şunları kaydetti:

“Hükümetin zulme dönen zamlarına karşı çıkarmak amacıyla bu MYK’mizde almış olduğumuz ve bundan sonra da alacağımız tedbirleri gözden geçirdik. Bildiğiniz gibi, 81 il başkanımız bu zamları protesto etti, basın toplantılarıyla bu zamlara karşı çıktı.

Ayrıca mutfaklar yanarken milletimize kemer sıktıranlar saraylarında sefa sürerken, millet iradesini tecelligahı TBMM tatil yapmamalı dedik, Meclisimizi olağanüstü toplantıya çağırma kararını da almıştık.”

“Bundan sonra da zamma, zulme karşı çıkmayı sürdüreceğiz. Milletimizin sesi olmaya, bu gidişe dur demeye devam edeceğiz” diyen Öztrak, pazartesi günü (17 Temmuz) yapılan MYK toplantısında eksik kalan bazı il ve ilçe örgütlerine de atamaların yapıldığını söyledi.

“Etik olmayan toplantılar”

Öztrak’ın bu açıklamalarının ardından soru-cevap bölümüne geçildi.

“CHP’de ‘değişim’ tartışmaları devam ederken İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, partinin ileri gelen isimleriyle internet üzerinden toplantı düzenledi. Bu toplantının görüntüleri de sızdırıldı. Toplantıya ilişkin görüşlerinizi alabilir miyiz? Genel Merkez’in bu toplantıya bakışı nedir? Bir ek olarak da Genel Merkez’in bu toplantıdan önceden haberi var mıydı?” sorusuna Öztrak şu yanıtı verdi:

“Ülke yangın yerine dönmüşken, millet zam-zulüm altında inlerken zoom konuşmayı doğru bulmayız. Partimizin kongreler süreci hızla ilerlerken, partimizin geleneklerine uymayan, hiyerarşisini dikkate almayan, etik olmayan toplantıları doğru bulmayız.

Yarışmaya evet diyoruz ama bu süreçte partimizin yıpratılmasını da doğru bulmuyoruz. Partimizin Genel Başkan’ı ve Merkez Yönetim Kurulu yüz yıllık Cumhuriyet Halk Partisi’ni limana hasarsız yanaştırmaya kararlıdır. Bunu da yapacaktır.

Bir de ‘Genel Merkez’in haber var mıydı’ şeklinde bir soru vardı. Hayır haberimiz yoktu.”

Paylaşın

İmamoğlu Ve Ekibinin Toplantısı Sızdı: Kılıçdaroğlu Önceden Öğrenmiş

İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun CHP’li bazı kurmaylarla çevrimiçi yaptığı toplantı kaydının sızdırılması sonrası gözler CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu’na çevrilmişken, Kılıçdaroğlu’nun toplantıdan aynı gün haberdar olduğu ortaya çıktı.

Diken’den Altan Sancar’ın haberine göre dört gün önceki toplantıdan Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun aynı gün haberi oldu. Parti meclisinin imza toplanarak olağanüstü toplantıya çağrılacağını öğrenen Kılıçdaroğlu, bu pazar parti meclisini toplama kararı aldı.

Cumartesi Ankara’da yapılacak belediye başkanları toplantısı sonrası, CHP’nin parti meclisi için toplantı kararı alındı. Normal şartlarda pazartesi toplanan CHP Merkez Yürütme Kurulu da bugün bir kez daha toplanma kararı aldı. Toplantı kararı videonun sızmasından üç saat önce basına bildirildi.

Ne olmuştu?

CHP’li İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu öncülüğünde yapıldığı anlaşılan ve partiyi olağanüstü kurultaya götürme konusunun görüşüldüğü online toplantının görüntüleri internete sızdırıldı.

Engin Altay, Gökhan Günaydın, Tekin Bingöl, Onursal Adıgüzel ve Bülent Teczan gibi üst düzey CHP’li isimlerin katıldığı kapalı devre toplantıda Parti Meclisi’ni toplantıya çağırmak için imza toplama ve olağanüstü kurultayın yapılmasıyla ilgili konular konuşuluyor.

Toplantının başında görüşmenin ana çerçevesini anlatan İmamoğlu, “Parti Meclisi süreciyle ilgili bir zemin oluşturmaya dönük bir kararlılık göstermiştik…İkincisi yine bu özellik ile alternatif bir olağanüstü kurultay süreci olabilir mi olgunlaşabilir mi buna dair bir zemin var mı? Elimizdeki veriler üzerinden bir heyet konuşulmuştu. O konuda da katkısı olacak olan burada olan ve olmayan arkadaşların da katkılarıyla birlikte bir çalışma, bir öngörü zemini oluşacaktı. Bu konuda da bir çalışma sürdürüldü diye biliyorum” ifadelerini kullandı.

Online toplantıya katılan CHP’liler Parti Meclisi’nin toplanması için kaç imza gerektiği ve kimlerin imza verdiğini veya vereceğini tartışıyor. Konuşmalardan Parti Meclisi’nde görevden alınan il ve ilçe başlanlarının itirazlarının görüşülmesinin hedeflendiği anlaşılıyor. Genel Başkan katılmadığı takdirde söz konusu Parti Meclisi toplantısının yapılamama ihtimalini de değerlendiren CHP’liler, buna karşı alınabilecek tedbirleri de tartışıyor.

Gerekli imzalar toplandıktan sonra Parti Meclisi’nin toplanması için dilekçeyi genel merkeze kimin sunacağının da tartışıldığı görüşmede söz alan Bülent Tezcan, “Bu dilekçenin verilmesini çok özel bir törene dönüştürmemek lazım. İlerde olur da başka bir dilekçe verilecek olursa olağanüstü kurultay istemeyle ilgili falan, onun özel bir durumu vardır ama bunun basına geçilmesi yeterlidir” ifadelerini kullanıyor.

14 dakikalık videonun sonunda gerekli imzalara pazartesi gününe kadar ulaşılacağı, bunun ardından dilekçenin gecikmeden genel merkeze sunulması gerektiği konuşuluyor.

Paylaşın

Ekrem İmamoğlu’ndan Sızdırılan Videoya İlişkin İlk Açıklama: Araştıracağız

CHP’li bazı kurmaylarla çevrimiçi yaptığı toplantı kaydının sızdırılması hakkında açıklama yapan İBB Başkanı İmamoğlu, “Partinin mevzuları partililerle konuşulur. Partinin yöneticileriyle parti meclisi üyeleriyle konuşulur. Eski yeni milletvekilleriyle konuşulur ilçe başkanlarıyla konuşulur. Bundan daha doğal bir şey yoktur” dedi ve ekledi:

Haber Merkezi / “Bu ve benzeri 200e yakın toplantımız olmuştur diyebilirim seçimden bu yana. Bugün bile buna benzer toplantımız var. Gizli bir bilgi yok. Sızdırılmasını araştıracağız bunu seven kimler var parti içinden mi dışından mı? Kalbimizde ne varsa aile meselesi gibi konuşmaya devam edeceğiz, oradan sağlıklı karar çıkması için de yapılan her işlemi takip edeceğiz.”

İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, İstanbul Elektrik Tramvay ve Tünel İşletmeleri’nin (İETT) ‘125 Yeni Otobüs Temini Sözleşme Töreni’nde konuştu.

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, kendisi ile CHP’li bazı kurmayların çevrimiçi yaptıkları toplantı kaydının sızdırılması hakkında açıklama yaptı.

İmamoğlu şöyle konuştu: “Partinin mevzuları partililerle konuşulur. Partinin yöneticileriyle parti meclisi üyeleriyle konuşulur. Eski yeni milletvekilleriyle konuşulur ilçe başkanlarıyla konuşulur. Bundan daha doğal bir şey yoktur. Bu ve benzeri 200e yakın toplantımız olmuştur diyebilirim seçimden bu yana.

Bugün bile buna benzer toplantımız var. Gizli bir bilgi yok. Sızdırılmasını araştıracağız bunu seven kimler var parti içinden mi dışından mı? Kalbimizde ne varsa aile meselesi gibi konuşmaya devam edeceğiz, oradan sağlıklı karar çıkması için de yapılan her işlemi takip edeceğiz”

Ne olmuştu?

CHP’li İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu öncülüğünde yapıldığı anlaşılan ve partiyi olağanüstü kurultaya götürme konusunun görüşüldüğü online toplantının görüntüleri internete sızdırıldı.

Engin Altay, Gökhan Günaydın, Tekin Bingöl, Onursal Adıgüzel ve Bülent Teczan gibi üst düzey CHP’li isimlerin katıldığı kapalı devre toplantıda Parti Meclisi’ni toplantıya çağırmak için imza toplama ve olağanüstü kurultayın yapılmasıyla ilgili konular konuşuluyor.

Toplantının başında görüşmenin ana çerçevesini anlatan İmamoğlu, “Parti Meclisi süreciyle ilgili bir zemin oluşturmaya dönük bir kararlılık göstermiştik…İkincisi yine bu özellik ile alternatif bir olağanüstü kurultay süreci olabilir mi olgunlaşabilir mi buna dair bir zemin var mı? Elimizdeki veriler üzerinden bir heyet konuşulmuştu. O konuda da katkısı olacak olan burada olan ve olmayan arkadaşların da katkılarıyla birlikte bir çalışma, bir öngörü zemini oluşacaktı. Bu konuda da bir çalışma sürdürüldü diye biliyorum” ifadelerini kullandı.

Online toplantıya katılan CHP’liler Parti Meclisi’nin toplanması için kaç imza gerektiği ve kimlerin imza verdiğini veya vereceğini tartışıyor. Konuşmalardan Parti Meclisi’nde görevden alınan il ve ilçe başlanlarının itirazlarının görüşülmesinin hedeflendiği anlaşılıyor. Genel Başkan katılmadığı takdirde söz konusu Parti Meclisi toplantısının yapılamama ihtimalini de değerlendiren CHP’liler, buna karşı alınabilecek tedbirleri de tartışıyor.

Gerekli imzalar toplandıktan sonra Parti Meclisi’nin toplanması için dilekçeyi genel merkeze kimin sunacağının da tartışıldığı görüşmede söz alan Bülent Tezcan, “Bu dilekçenin verilmesini çok özel bir törene dönüştürmemek lazım. İlerde olur da başka bir dilekçe verilecek olursa olağanüstü kurultay istemeyle ilgili falan, onun özel bir durumu vardır ama bunun basına geçilmesi yeterlidir” ifadelerini kullanıyor.

14 dakikalık videonun sonunda gerekli imzalara pazartesi gününe kadar ulaşılacağı, bunun ardından dilekçenin gecikmeden genel merkeze sunulması gerektiği konuşuluyor.

Paylaşın

Ekrem İmamoğlu Ve Ekibinin “Değişim” Toplantısı İnternete Sızdı

İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun bazı üst düzey Cumhuriyet Halk Partili (CHP) yöneticilerle yaptığı online toplantının internete sızdı. Engin Altay, Gökhan Günaydın, Tekin Bingöl, Onursal Adıgüzel ve Bülent Teczan gibi üst düzey isimlerin katıldığı kapalı devre toplantıda Parti Meclisi’ni toplantıya çağırmak için imza toplama ve olağanüstü kurultayın yapılmasıyla ilgili konular konuşuluyor.

Toplantının başında görüşmenin ana çerçevesini anlatan İmamoğlu, “Parti Meclisi süreciyle ilgili bir zemin oluşturmaya dönük bir kararlılık göstermiştik…İkincisi yine bu özellik ile alternatif bir olağanüstü kurultay süreci olabilir mi olgunlaşabilir mi buna dair bir zemin var mı? Elimizdeki veriler üzerinden bir heyet konuşulmuştu. O konuda da katkısı olacak olan burada olan ve olmayan arkadaşların da katkılarıyla birlikte bir çalışma, bir öngörü zemini oluşacaktı. Bu konuda da bir çalışma sürdürüldü diye biliyorum” diye konuşuyor.

Online toplantıya katılan CHP’liler Parti Meclisi’nin toplanması için kaç imza gerektiği ve kimlerin imza verdiğini veya vereceğini tartışıyor. Konuşmalardan Parti Meclisi’nde görevden alınan il ve ilçe başlanlarının itirazlarının görüşülmesinin hedeflendiği anlaşılıyor. Genel Başkan katılmadığı takdirde söz konusu Parti Meclisi toplantısının yapılamama ihtimalini de değerlendiren CHP’liler, buna karşı alınabilecek tedbirleri de tartışıyor.

Gerekli imzalar toplandıktan sonra Parti Meclisi’nin toplanması için dilekçeyi genel merkeze kimin sunacağının da tartışıldığı görüşmede söz alan Bülent Tezcan, “Bu dilekçenin verilmesini çok özel bir törene dönüştürmemek lazım. İlerde olur da başka bir dilekçe verilecek olursa olağanüstü kurultay istemeyle ilgili falan, onun özel bir durumu vardır ama bunun basına geçilmesi yeterlidir” ifadelerini kullanıyor.

14 dakikalık videonun sonunda gerekli imzalara pazartesi gününe kadar ulaşılacağı, bunun ardından dilekçenin gecikmeden genel merkeze sunulması gerektiği konuşuluyor.

Söz konusu videoda konuşulanlar ise şöyle:

Ekrem İmamoğlu: Birkaç hususta ilk planlamamızı yapmıştık aslında. Hem bu parti meclisi süreci ile ilgili bir zemin oluşturmaya dönük bir kararlılık göstermiştik. Bunun da özellikle örgütün görevden alma sürecine dair bir hazırlık olacaktı. Bu konuda en son Gökhan Bey bir süreç başlattı. İkincisi, yine bu özellikle alternatif bir olağanüstü bir kurultay süreci olabilir mi, olgunlaşabilir mi, buna dair bir zemin var mı, elimizdeki veriler üzerinden bir heyet konuşulmuştu. O konuda da katkısı olacak olan, burada olan ve olmayan arkadaşların da katkılarıyla birlikte bir çalışma bir öngörü zemini oluşacaktı. O konuda da bir çalışma sürdürüldü diye biliyorum. Bir de malum aslında Selin Hanım zaten Amerika’dan gelir gelmez içine eklenecek olan bir çalışma yapılacaktı. Biz de onu yürütüyoruz aslında ve bugün de öyle bir toplantının içinde şu anda Selin Hanım. Böyle bir aşamaları var…

İsterseniz bu PM’den başlayalım, sonra olağanüstü kurultay zemini ya da ihtimali, alternatifi nasıl bir bakış diye devam edelim. Selin Hanım katıldığında biraz içerik detayına girebiliriz. Ardından da önümüzdeki günlere dair, hem mahalle seçimleri nasıl bir akışla gidiyor… Sonrasındaki genel kurullara, kongrelere dair var mı ön tespiti olan… Biraz da ona bakmak lazım. Nasıl bir zemin yürüyor diye tartışalım. Bu şekilde sonlandıralım. yani uygun görürseniz de böyle yaklaşık bir saat gibi bir süre koyarsak toplantımıza, makul bir zeminde toparlarız diye düşünüyorum. Önce Gökhan bey, PM işi galiba sizin tarafta yürüyordu? Değil mi yanlış mı biliyorum?

Gökhan Günaydın: Şöyle söyleyeyim, bir bilgi sunayım ben o konuda. Bülent Bey de burada… Kendisi sağolsun bir metin hazırladı ve metin hazırladıktan sonra da çeşitli imzaları… onun da aldığı imzalar var benim de aldığım imzalar var. Şu andan itibaren durum şudur, 7 kişi imzaladı.

Sayıyorum izninizle, Bülent Tezcan , Gökhan Zeybek, Tekin Bingöl, Hasan Baltacı, Umut Akdoğan, Hakan Uyanık ve Erbil Aydınlık. Biraz evvel ben metni bir zarf içerisinde Selin Hanım’a gönderdim. Selin Hanım da imzalamış olacak…

Böylece 8 imza olacak. Bu akşam 20’de bizim İstanbul içine yönelik bir toplantımız var. Orada Onursal Adıgüzel, Sevgi Kılıç, Pınar Uzun ve Turan Aydoğan da imzalamış olacaklar. Geriye Muharrem Bey, Hakkı Süha Okay Bey ve Yaşar Selman Hanım kalacak. Ben yarın sabah bir arabayla erkenden uygun görürse Çanakkale’ye Muharrem Bey’e göndereceğim imzayı… Oradan galiba Burhaniye’deymiş şey.. Bizim Yaşar Hanım. Yaşar Hanım imzalayacak. Oradan da Bodrum’a geçecek ve Hakkı Abi imzalayacak. Böylece imza sayısı pazartesi akşam itibarıyla on beşe ulaşacak.

Engin Altay: Bir şey söyleyeyim mi… Bence tüzüğün öngördüğünden bir fazla bile olmasın. 15 şey yapar… İşte ‘hepsi 15’ algısı oluşur.

G. Günaydın: Ya şöyle bunu tartıştık. Bunu tartıştık şöyle, bizim Hakkı Abi’nin önerisidir bu. Ben imza atanların hiçbirisinin geri çekeceğini düşünmüyorum ancak, dedi ki ‘insanlık halidir lastik patlar, şoför atlar’…

E. İmamoğlu: Şu katılımcı kim acaba?

G. Günaydın: 2-3 fazla yazmak iyi olur dedi. Zaten bir hafta içerisinde toplayacakları için sayımızın ne olduğunu görecekler yani… Ben 15-16’nın bu düşünce temelinde Engin (Altay) Başkanım..

E. Altay: Hayır Bodrum’a kadar araba göndermeye gerek yok onu diyorum aynı zamanda. Dinliyorum.

G. Günaydın: Ya ben hatta ilave bir şey daha söyleyeceğim. Özgür (Özel) Başkanım da burada… Eğer uygun görürseniz Veli Ağbaba ya da Murat Emir’den birinin de imzasını alalım buraya.

Muharrem Erkek: Evet. İyi olur.

G. Günaydın: Böylece 16 sayısı ile veririz. şöyle bir düşünce var. Bülent bey kendisi de ifade eder: eğer genel başkan toplantıya katılmaz ve başkanlık etmez ise. PM bu çerçevede toplanamayabilir iddiası var. Geçmişte de böyle şeyler olmuştu. Biz bu takdirde bu 16 sayısını ise 32-33 yapıp PM listesini tekrarlayabiliriz diye düşünüyorum. Bu alanda benim söyleyeceklerim bundan ibaret.

Tekin Bingöl: Söz alabilir miyim? (el kaldırarak)

E. İmamoğlu: Tabii Tekin Bey. Buyrun başlayın.

Tekin Bingöl: Ben de bir iki ekleme yapayım. Bu ikazlarla ilgili şu ana kadar benim tespit edebildiğim, ettiğim sayı şu: Muş, Ağrı, Hakkari ve Mardin posta yoluyla, iadeli taahhütlü posta yoluyla cuma günü Genel Merkez’e gönderdiler ama henüz Genel Merkez’e ulaşmış bir şey yok diye biliyorum. Çünkü postada öyle bir iki gün hafta sonu da araya girdi. Van İl Başkanı Seracettin (Burhanoğlu), Muş İl Başkanı’na ‘imza atmayı düşünmüyorum’ demiş ama dün tekrar görüşüldü. Pazartesi o da itiraz dilekçesini gönderecek…

Hatta şunu söyledim: ‘Eğer göndermedi.. şey yapacaksa kargo yoluyla göndersin. Kargo daha erken sürede Genel Merkez’e ulaşır Yurtiçi Kargo falan..’ diye ilçelerin durumunu… Görevden alınan ilçelerin durumunu… İstifalarının olup olmadığını bilmiyorum.

G. Günaydın: Onları da ben söyleyeyim izninizle… Beykoz gönderdi. Şeyin… Hatay’ın Samandağ dahil görevden almışlardı fakat Refik’in şiddetli itirazları karşısında Samandağ’ı görevden almadılar. Geriye kalan tüm Hatay ilçeleri itirazlarını Genel Merkez’e iletti. bende de var zaten bunlar.

T. Bingöl: Evet şimdi tabii o zaman yani muhtemeldir ki Van’ın da itirazıyla birlikte, bu çarşamba günü tamamlanacaktır. Genel Merkez’de (İmamoğlu’nun bu bilgiyi not aldığı görülüyor.) Biz bu bilgiyi alır almaz o direkt şeyi süratle Genel Merkez’e sunarız. Burada tabii bir de az Gökhan Bey’in söylediği bir konu var: “Genel Başkan katılmaz ise…” Bu yaşandı. Hatırlarsanız 2010’da Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın… Gökhan Bey ile biz o zaman MYK’daydık. Bir iddia… Kesinlikle ‘katılmazsa bile, vekaleten o toplantı yapılır’ deniyordu ama Genel Başkan gelmeyince o toplantı gerçekleştirilemedi ve toplantı yapılmadan dağıldı.

Şimdi bu da bir önümüzde durmalı. Eğer bu girişimi yapacaksak. dediğiniz gibi ona yönelik bir tedbir de alınmalı. Yoksa yani boşa bir atış bizi zor durumda sokar diye düşünüyorum.

G. Günaydın: İzin verir misiniz burada çok küçücük bir şey söyleyeyim. Evet, Genel Başkan bunu 2010’da yaptığı için, 2023’te bunu hatırlayacaktır ya da 2010’da ona bunu söyleyenler 2023’te de bunu söyleyeceklerdir. Ancak, PM’nin 16 üyesinin çağrısına gelmeyen genel başkan’ın hemen ertesi gün ya da birkaç gün içerisinde 33 üyenin de çağrısıyla yapılan bir PM toplantısına gelmemesi onu siyaseten hani belli bir noktaya koyar. Önce bunu ifade etmek isterim. İkincisi de bir önceki konuşmada eklemeyi ihmal ettiğim önemli bir konu var.  Engin Bey (Özkoç) ile ben görüştüm. Cuma günüydü, galiba öyleydi… Bu bilgiyi, aldığım bilgiyi kullanacağımı kendisine de söylediğim için burada aktarıyorum.

E. Altay: Engin Özkoç…

E. İmamoğlu: Özkoç, Özkoç…

G. Günaydın: Efendim? Evet Özkoç… Pazartesi günü saat 14’te MYK toplantısı var oraya muhtemelen Diyarbakır, Urfa ve Rize Ardeşen’i de getireceklermiş… Dolayısıyla biz çarşamba günü bu dilekçeyi verebiliriz. Bülent Bey’in bir orada tecrübesiyle yazdığı (gülerek) torba madde var. İsterseniz siz kendiniz açıklayın. Ben bir şey söylemiş olmayayım Bülent Bey.

B. Tezcan: (Gülerek) Estağfurullah estağfurullah… Devam edin bir mahsuru yok.

G. Günaydın: Orada Bülent Bey hem itiraz edilenleri yazdı ismen hem de arkaya koyduğu bir maddeyle ‘daha sonra itiraz edileceklerin de durumunun görüşülmesi’ diye bir torba madde koydu. Dolayısıyla toplantı günü itibarıyla kimin itirazı ulaşmış olursa hepsi görüşülecek. Bir de şu ifade ediliyor. Bunu Hakkı abi söyledi. Onu da söyleyebilirm. ‘Bazısı 32-33’te kalabilir ama bazısı 40’ı bulabilir’ diyor. Şeyin… Hani… Görevden alınan il-ilçenin durumuna göre bu da kritik bir bilgi bana göre. Sizlerle paylaşmış olayım.

E. İmamoğlu: O zaman PM süreci aslında şu anda ayarında dengede gidiyor. Muhtemelen Tekin Başkan’ın ifade ettiği ‘mektup’ sürecine dayalı olarak çarşamba günü bir aksiyona dönüşecek ya da maksimum perşembe diyelim buna.

G. Günaydın: Bir de bunu izin verirseniz… Çarşamba-Perşembe kimin teslim edeceğini de konuşmuş olalım eğer uygun görürseniz. Bu kritik bir durum doğal olarak.

E. İmamoğlu: İmza sahiplerinden biri olacaktır herhalde…

G. Günaydın: Kuşkusuz öyle olmalı…

E. İmamoğlu: Ankara’da olan kim var arkadaşlarımızdan ya da nasıl yapabiliriz.

T. Bingöl: Başkanım bunu şöyle yapalım mı… Biz bu dilekçeye imza atan arkadaşlar kendi aramızda değerlendiririz.

E. İmamoğlu: Tamam.

T. Bingöl: Çarşamba günü müsait olan bir ya da iki arkadaş götürür verir.

E. İmamoğlu: Ne güzel olur.

B. Tezcan: Evet evet.

E. İmamoğlu: Yani bence tereddüt içermeyen bir durum zaten…

B. Tezcan: Bir de bir de… Evet evet… Tekin Başkan’ın önerisi uygun. Bir de benim düşüncem şu: Yani bu dilekçenin verilmesini çok özel bir törene dönüştürmemek lazım. Önemli olan kayda girip kayıt numarasını almak. Bundan sonra ilerde olur da başka bir dilekçe verecek olursa olağanüstü kurultay istemeyle ilgili…. Onların özel önemi vardır ama bunun basına geçilmesi yeterlidir. Basına verildikten sonra… Yani bence biraz o çerçevede bakalım diye düşünüyorum.

G. Günaydın: Yani “Verildikten sonra basına geçilmelidir” diyorsun ve “Bizim tarafımızdan geçilmelidir” diyorsun.

B. Tezcan: E tabii geçilmeli yani ben öyle düşünüyorum. Bilmiyorum arkadaşlar ne der ama…

G. Günaydın: Ben de aynı fikirdeyim hatta…

B. Tezcan: İletişimini yapmadığımız hiçbir işin kıymeti yok.

T. Bingöl: Ya zaten o dilekçe Genel Merkez’e verildiği andan itibaren o deşifre olur. Yani onun gizlisi saklısı kalmayacaktır. Onu zaten basın dilekçeye imza atanlar üzerinden değerlendirme alacaklardır. Yani önemli bir an önce o dilekçelerin Genel Merkez’e gelmesi… Genel Merkez’e geldikten sonra da biz zaten elimizde bugün Gökhan Bey’in verdiği bilgiye göre en geç pazartesi günü bu sayı tamamlanmış olacak. Elimizde hazır olacak. Zamanlamayı ayarlayıp verilir.

E. Altay: Tekin Bey senin zaten basına vermiş olduğun… ‘Bir an önce  görüşülmeli’ diye… Değil mi öyle hatırlıyorum.

T. Bingöl: Evet evet. Ben bunun yanlış olduğunu özellikle şeyden önce bu tür…

Paylaşın

Türkiye’nin Yarısı Bankalara Borçlu: Vatandaş Borcu Borçla Kapatıyor

CHP Milletvekili Burhanettin Bulut, “Neredeyse Türkiye’nin yarısı bankalara borçlu. Borç dağları aştı. Geliri giderine yetmeyen vatandaş çareyi bankalardan kredi çekmekte buluyor. Ancak maaşı enflasyonla birlikte eridiğinden borçlarını ödeyemiyor” dedi ve ekledi:

“İktidar bozulan ekonominin yükünü, bütçe açıklarını vatandaşın sırtına yükledi. Zamlarla, ÖTV ve KDV artışlarıyla halkın üzerine kabus gibi çöktü. İktidarın art arda yaptığı fahiş zamlar zaten zor durumda olan vatandaşı daha da sıkıntıya sokacak. Önümüzdeki aylarda borçlar katlanacak, icra dairelerine dosya yağacak.”

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Adana Milletvekili Burhanettin Bulut, son beş yılda bankalar tarafından kredi kartı ve/veya bireysel kredi borcu yüzünden bankalar tarafından icra takibine alınan vatandaşların sayısının 3 milyon 840 bin kişiyi geçtiğini söyledi.

Bulut, Mayıs 2023 sonu itibariyle bankalar borcunu ödeyemeyen 2 milyon 398 bin kişiyi, varlık yönetim şirketleri de 2 milyon 29 bin kişiyi icra takibinde tutmaya devam etiğini bilirdi.

38 milyon 565 bin vatandaşın bankalara ve finansman şirketlerine bireysel kredi borcu bulunduğuna dikkat çeken Bulut, bankalara kredi kartı borcu bulunanların sayısının 37 milyon 892 kişi olduğunu, 27 milyon 873 bin kişinin de kredili mevduat hesabı bulunduğunu belirtti.

Vatandaşların bankalara ve tüketici finansman şirketlerine olan bireysel kredi ile kredi kartları borçlarının 2 trilyon 228 milyar liraya kadar yükseldiğini dikkat çeken Bulut, “Yıl başından bu yana tüketici kredileri 310 milyar lira artarak 1 trilyon 430 milyar liraya, kredi kartı borçları ise 343,7 milyar lira büyüyerek 798 milyar liraya kadar çıktı” dedi.

“Vatandaş çareyi bankalardan kredi çekmekte buluyor”

Seçim sonrası zam yağmuruyla birlikte kara listeye alınan vatandaşların sayısının daha da artacağına işaret eden Bulut, “Neredeyse Türkiye’nin yarısı bankalara borçlu. Borç dağları aştı. Geliri giderine yetmeyen vatandaş çareyi bankalardan kredi çekmekte buluyor. Ancak maaşı enflasyonla birlikte eridiğinden borçlarını ödeyemiyor.

İktidar bozulan ekonominin yükünü, bütçe açıklarını vatandaşın sırtına yükledi. Zamlarla, ÖTV ve KDV artışlarıyla halkın üzerine kabus gibi çöktü. İktidarın art arda yaptığı fahiş zamlar zaten zor durumda olan vatandaşı daha da sıkıntıya sokacak. Önümüzdeki aylarda borçlar katlanacak, icra dairelerine dosya yağacak” dedi.

Paylaşın

CHP Ve İYİ Parti Yeni İttifak İçin Nabız Yokluyor

31 Mart 2024 tarihinde yapılması beklenen yerel seçimler yaklaştıkça Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) ve İYİ Parti arasında yapılabilecek yeni ittifak için taraflar nabız yokluyor.

İYİ Parti kurmayları, Adana, Mersin, Manisa gibi büyükşehirlerin de aralarında bulunduğu bazı illerde kendi adaylarının desteklenmesini istiyor. CHP’de ise “Adana ve Mersin gibi şehirleri verebiliriz” görüşü dile getiriliyor.

İki parti arasında yerel seçimlere yönelik ilk temas, CHP Yerel Yönetimlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Ahmet Akın ve İYİ Parti Yerel Yönetimlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Burak Akburak arasında oldu. Kılıçdaroğlu da yerel seçimlerden sonra Akşener ile ilk kez geçen günlerde bir araya geldi. Görüşmede ise gündemin “yerel seçimler” olduğu belirtildi.

İktidar, 2024’teki yerel seçimler için 1994’teki seçimlerde yaşanan bölünmeyi anımsatsa da muhalefet, ittifakı “olası” görüyor. CHP ve İYİ Parti’de “İttifak muhtemelen olacak” görüşü, iki partinin de kulislerinde konuşuluyor. İYİ Parti, daha çok sayıda büyükşehirde İYİ Parti’nin adayıyla seçime gidilmesini isterken yaşanan tartışmaların “İYİ Parti’nin elini güçlendireceği” yorumu yapılıyor. CHP’de ise “Adana ve Mersin gibi şehirleri verebiliriz” görüşü dile getiriliyor.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kurban Bayramı’nda yaptığı açıklamayla 2024’te gerçekleştirilecek yerel seçimler için 1994’teki yerel seçimlere işaret etti ve “1994 gibi milat olacağını” söyledi. Erdoğan’ın bu açıklaması üzerinden “muhalefetin çok parçalı yapısından faydalanacağı” yorumları yapıldı. İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener’in olağan kurultaydaki açıklamasında CHP’ye yönelik eleştirilerde bulunması ve “İnsafınız kurusun. Neymiş? İstanbul, HDP sayesinde kazanılmış. Haydi o zaman bundan sonra size hayatta başarılar diliyorum” ifadelerini kullanması, “ittifakın bittiği” şeklinde değerlendirildi.

Cumhuriyet’ten Sefa Uyar’ın haberine göre; Bu açıklamadan sonra iki parti arasında yerel seçimlere yönelik ilk temas, CHP Yerel Yönetimlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Ahmet Akın ve İYİ Parti Yerel Yönetimlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Burak Akburak arasında oldu. Kılıçdaroğlu da yerel seçimlerden sonra Akşener ile ilk kez geçen günlerde bir araya geldi. Görüşmede ise gündemin “yerel seçimler” olduğu belirtildi.

‘İyi Parti’ye verebiliriz’

İki partide de yerel seçimler yönelik “olumlu hava” esiyor. Parti kurmayları da bu yönde mesajlar veriyor. İYİ Parti’nin 2019’daki ittifakın aksine bir ittifakın kurulması için daha fazla büyükşehirin İYİ Parti’ye bırakılmasını istediği biliniyor. 2019’da bu yönde tabandan eleştiri aldığını belirten partililer, Akşener’in çıkışıyla bu yönde “elini kuvvetlendirmek istediğini, ittifak teklifinin bu kez CHP’den gelmesi gerektiğini” belirtiyor. Aralarında Adana, Mersin, Manisa gibi büyükşehirlerin de bulunduğu illerde İYİ Parti’nin adayının desteklenmesi isteniyor. İYİ Parti kurmayları ise ittifakı “muhtemel” görüyor.

CHP kulislerinde de benzer düşünce hâkim durumda. Parti kurmayları, “İttifak muhtemelen olacak” değerlendirmesini yapıyor. Bazı büyükşehirlerin bu kez İYİ Parti’ye bırakılabileceği kaydedilirken “Adana ve Mersin gibi büyükşehirleri İYİ Parti’ye verebiliriz” görüşü dile getiriliyor.

Paylaşın

ÖTV Zammına Sarıgül’den Tepki: Bir Bardak Benzin Olmuş 10 Lira

ÖTV zammına tepkisini bir akaryakıt istasyonundan gösteren CHP’li Sarıgül, “Evet, görüyorsunuz, akmakta bile zorlanıyor. Neden biliyor musunuz? Bir bardak benzin olmuş 10 lira. Bu 10 lirayla teker nasıl dönecek?” dedi. Sarıgül, aldığı benzini arabasının tekerine döktü.

Haber Merkezi / Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Erzincan Milletvekili Mustafa Sarıgül, akaryakıta yapılan Özel Tüketim Vergisi (ÖTV) zammına tepkisini bir akaryakıt istasyonundan bir bardak benzin satın alarak gösterdi.

Sarıgül, akaryakıta yapılan ÖTV zammını protesto etmek için bugün bir akaryakıt istasyonuna gitti. Sarıgül, akaryakıt istasyonunda çektiği videoyu, “Benzin ve motorine yansıyan yeni fiyatlardan sonra iğneden ipliğe her şeye zam gelmeye başlayacak. Halkımız borçla yaşıyor, borcu borçla kapatıyor” mesajıyla sosyal medya hesabında paylaştı.

Akaryakıt istasyonundan bir bardak benzin satın alan Sarıgül, “Evet, görüyorsunuz, akmakta bile zorlanıyor. Neden biliyor musunuz? Bir bardak benzin olmuş 10 lira. Bu 10 lirayla teker nasıl dönecek?” diyerek aldığı benzini arabasının tekerine döktü.

Akaryakıtta ÖTV zammı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın imzasıyla Resmi Gazete’de yayımlanan karara göre, akaryakıtta Özel Tüketim Vergisi’ne (ÖTV) zam yapıldı. ÖTV tutarları, benzinde ve motorinde 5 lira, LPG’de 4 lira artış olarak belirlendi.

Karara göre; benzinin litresinde 2,52 TL olan ÖTV 7,52 TL’ye, motorinde 2,05 TL olan ÖTV ise 7,05 TL’ye yükseltildi. Zam sonrası, benzinin litre fiyatı 28 TL’den 34 TL’ye, motorinin litre fiyatı 26 TL’den 32 TL’ye çıktı. Diğer akaryakıt ürünlerinde de litre başına 5 liraya yakın artış öngörüldü.

Geçen hafta da KDV zammı gelmişti

Erdoğan’ın kararıyla akaryakıt ürünlerinde KDV’nin yüzde 18’den yüzde 20’ye yükseltilmesine ilişkin karar ise 10 Temmuz’da yürürlüğe girmişti.

Doğalgaza da ÖTV zammı geldi 

Resmi Gazete’de yayımlanan kararla ayrıca doğalgaz üzerinden alınan ÖTV’ye de zam geldi. Buna göre, ÖTV tutarı standart metreküp başına doğalgazda 0,0747 TL, motorlu taşıtlarda yakıt olarak kullanılan doğalgazda ise metreküp başına 2,7944 TL oldu.

Doğalgazda bir önceki ÖTV oranı standart metreküp başına 0,0230 TL, motorlu taşıtlarda yakıt olarak kullanılan doğalgazda ise 0,8599 TL olarak belirlenmişti.

Paylaşın

565 Bin Kız Çocuğu Eğitim Sisteminin Dışında

CHP Milletvekili Gamze Akkuş İlgezdi, “Öğrenci Veli Derneği’nin (Veli-Der) 2022-2023 Değerlendirme Raporu’na göre 1998’de eğitim yatırımlarına ayrılan bütçe yüzde 30,03 iken 2023’te, AKP iktidarının 22. yılında sadece yüzde 9,18. Yine aynı rapora göre TÜİK’in 2022 verileri, 15-19 yaş aralığında 565 bin kız çocuğumuzun eğitim sisteminin dışında kaldığına işaret ediyor” dedi ve ekledi:

“Kız çocuklarımız okuldan alınıp çalışmak zorunda bırakılırken, çocuk anne yapılırken ses çıkarmayanlar neden karma eğitimi hedef almaktadırlar? Eğitim sistemimizin öncelikli görevi tüm çocuklarımıza bir dünyanın iki yarısı ve tamamlayıcısı olduklarını kavratmak, iyi birer insan olmaları için yetiştirmek, bilimsel ve çağdaş eğitim almalarını sağlamaktır.”

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) İstanbul Milletvekili Gamze Akkuş İlgezdi, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in karma eğitimi hedef alan açıklamalarına tepki gösterdi. Yazılı açıklama yapan Gamze Akkuş İlgezdi, iktidarın eğitim sistemindeki sorunları çözmek yerine 100 yıl önce sonuca bağlanıp kapatılmış konuları gündeme getirdiğini belirtti.

ANKA’nın aktardığına göre İlgezdi şunları kaydetti:

“Kanunlarla belirlenmiş eğitim sistemini ileriye taşımak yerine yüzlerce yıl öncesinin mantığıyla ele almak boş bir çabadır. Bu mantığa göre Meclisimizdeki kadın ve erkek vekilleri de ayrı ayrı mı oturtalım? İş dünyamızdaki çalışma ortamlarını haremlik-selamlık diye mi ayıralım? AKP, 96 yıldır sorunsuzca uygulanan karma eğitimi tartışıp diğer alanlardaki başarısızlıklarını örtmeye çalışmasın, gerçek sorunlara odaklanıp çözüp üretsin.

Öğrenci Veli Derneği’nin (Veli-Der) 2022-2023 Değerlendirme Raporu’na göre 1998’de eğitim yatırımlarına ayrılan bütçe yüzde 30,03 iken 2023’te, AKP iktidarının 22. yılında sadece yüzde 9,18. Yine aynı rapora göre TÜİK’in 2022 verileri, 15-19 yaş aralığında 565 bin kız çocuğumuzun eğitim sisteminin dışında kaldığına işaret ediyor.

Kız çocuklarımız okuldan alınıp çalışmak zorunda bırakılırken, çocuk anne yapılırken ses çıkarmayanlar neden karma eğitimi hedef almaktadırlar? Eğitim sistemimizin öncelikli görevi tüm çocuklarımıza bir dünyanın iki yarısı ve tamamlayıcısı olduklarını kavratmak, iyi birer insan olmaları için yetiştirmek, bilimsel ve çağdaş eğitim almalarını sağlamaktır.”

Paylaşın

Kılıçdaroğlu’ndan “Değişim” Tartışmalarına Yön Verecek Hamle

14 ve 28 Mayıs’ta yapılan seçimler sonrası “değişim” tartışmalarının başladığı Cumhuriyet Halk Partisi’nde (CHP) Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu, parti içi “değişim” tartışmalarına yön verecek bir hamle yaptı.

“Değişim” tartışmaları kapsamında eleştirilerin hedefinde olan CHP Lideri Kılıçdaroğlu, “liderlik” yerine parti tüzüğü ile CHP programı üzerine görüşler üretilmesi için çalışmalara hız verdi.

VOA Türkçe’den Yıldız Yazıcıoğlu’nun edindiği bilgilere göre, Kılıçdaroğlu hafta başındaki Merkez Yürütme Kurulu (MYK) toplantısında, ilçe ve il kongre süreçleri ile parti tüzüğündeki hazırlıklar da ele alındı. CHP’nin örgüt içi sisteminde en az 6000 görüş topladığı tüzük değişikliğinde, “milletvekilliğinde 2 ya da 3 dönem sınırlandırılması getirilmesi” talebi öne çıktı. CHP üyeleri, “milletvekili aday listesi için ön seçim şart” görüşünde de çoğunlukta birleşti.

CHP Hukuk İşlerinden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Zeynel Emre başkanlığında parti tüzüğü değişikliği çalışmasına 20 Haziran’da başlanmıştı. Avukat siyasetçiler Ahmet Önal, Servet Mullaoğlu, Atakan Ünver, Abdurrahman Tutdere, Mehtap Yücel ve Batuhan Cakcak ile gazeteci kökenli siyasetçi Atilla Sertel’in katılımıyla yapılan ilk değerlendirme, 10 Temmuz Pazartesi günkü MYK toplantısına yansıdı.

Kılıçdaroğlu, MYK toplantısında parti tüzüğü değişikliği taslağı için örgüt içindeki çalışma devam ederken, CHP 38. Olağan Kurultayı’na sunulmak üzere parti programında güncelleme hazırlığına karar verdiğini açıkladı. Bunun için CHP Bilim ve Kültür Platformu’ndan Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Yunus Emre görevlendirildi.

CHP’de “kol kırılır yen içinde kalır” uyarısı yürürlükte

Bu arada CHP Medya Planlama ve Sosyal Medya sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Eren Erdem’in hazırladığı medya konusundaki tutum belgesi de kabul edildi. Belgede, “Medya önünde partimiz tartışılmaz” bölümü dikkat çekti ve bu belge CHP Meclis Grubu’na gönderildi.

Parti içinde dün yayımlanan yönergede, “İlkemiz daima ‘kol kırılır yen içinde kalır’ olmalıdır. ‘Parti içi sorunların çözüm noktası medya ve kamuoyu değil parti içi organlardır’ ilkesi benimsenmelidir. Parti sorunlarını kamuoyunda konuşmak ‘Bunlar kendi sorunlarını çözemezken ülkeyi nasıl yönetecekler’ algısı oluşturup, CHP’ye ve ülkenin geleceği zarar vermektedir” bölümü göze çarptı.

CHP içinde tüzük değişikliği İmamoğlu’na yanıt mı?

İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun geçtiğimiz hafta “İktidar İçin Değişim” sloganıyla hayata geçirdiği ve “Nasıl bir Türkiye, nasıl bir muhalefet ve nasıl bir CHP?” sorularına herkese açık şekilde görüş istediği web sitesine (https://iktidaricindegisim.org/) karşı parti içinde öneriler toplanması tercih edildi.

CHP üyelerine dolayısıyla sadece parti örgütüne açık “CHP.net” sistemi üzerinden parti tüzüğünde nasıl değişiklikler yapılmalı sorusuna yanıt arandı. CHP Bilgi Teknolojilerinden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Devrim Barış Çelik’in koordinasyonunda, online sistemde en az 6 bin mesaj ile partililerce CHP’nin nasıl yönetileceğini belirleyecek parti tüzüğü üzerine görüşler CHP Genel Merkezi’ne iletildi.

CHP’de milletvekilliğine dönem sınırlaması mı gelecek?

CHP’nin 14 Mayıs TBMM seçiminde oyunu arttıramaması ve Millet İttifakı’nın Cumhurbaşkanı adayı Kılıçdaroğlu’nun 28 Mayıs’ta ikinci turda seçimi kazanamaması üzerine özellikle kimler milletvekili listesindeydi tartışması gündemdeydi. Bu bağlamda, parti tüzüğü değişikliği önerileri arasında seçilecek isimlere dönem sınırlaması getirilmesi talebi ağırlıklı yer tuttu.

CHP lideri Kılıçdaroğlu da, parti örgütü talebi doğrultusunda milletvekili adaylığında, örneğin üç dönem gibi bir sınırlama getirilmesine sıcak baktığını paylaştı.

CHP’nin 2008 tarihli “değişim” başlıklı programında değişim mi?

CHP tarihçesinde belirtildiği üzere en son Aralık 2008’de parti programı ve parti tüzüğü yenilenmişti. O dönemki bu yenilenmeye ilişkin resmi parti tarihçesinde, “CHP laik demokratik Cumhuriyetin, insan hak ve özgürlüklerinin, Türkiye’nin çıkarlarının savunucusu olarak mücadelesine devam etmiştir” vurgusu yer alıyor.

Şimdi “Çağdaş Türkiye için Değişim” sloganıyla 344 sayfalık kitapçık halinde yayımlanan 2008 tarihli CHP Programı’nda güncelleme yapılması söz konusu. Yunus Emre’nin başkanlığında akademisyen görüşleriyle parti programı gözden geçirilecek.

Daha önceki CHP Genel Başkan Yardımcısı Fethi Açıkel’in 2019 ve 2020’de yürüttüğü çalışma ise nihayete ermemişti. Ancak bu sefer Kılıçdaroğlu’nun 38. Olağan Kurultayı öncesinde parti programı güncellemesi hazırlığını tamamlamak istediği öğrenildi.

“Atatürk devrimleri bekçiliği” esaslı değişim programı sol çizgiye mi yaslanacak?

Parti programı açısından en kritik soru ise “CHP kendisini sol çizgide yeniden nasıl tanımlayacak?” olarak işaret edildi.

CHP ile ilgili seçim başarısızlığı sonrası tüm taraflarca “değişim” kavramı gündeme taşınmakla birlikte 2008 tarihli mevcut parti programında da başlığı yanı sıra amacı bölümünde değişim süreci olması dikkat çekiyor.

Mevcut parti programı amacı “21. yüzyılda çağdaş bir Türkiye hedefi ne ulaşmak için CHP Atatürk’ün ilke ve devrimlerine bağlı sosyal demokrasinin temel değerlerini benimseyen bir anlayışla her alanda bir yenilenme ve değişim süreci başlatmaya kararlıdır. Amacımız ülkemizin ve toplumumuzun güvenlik içinde refaha, huzura ve her alanda çağdaşlaşmaya ulaşmasıdır” olarak açıklanıyor.

CHP’de parti örgütüne “medya” talimatı da yürürlükte

CHP Medya Planlama ve Sosyal Medya sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Eren Erdem’in geçtiğimiz hafta hazırladığı ve Kılıçdaroğlu’na sunduğu “Medya Tutum Belgesi” bu hafta MYK’ya sunuldu.

CHP MYK kararıyla “Medya İletişim Yönergesi ve Medya Tutum Belgesi” şeklinde CHP Genel Sekreteri Neslihan Hancıoğlu imzasıyla parti grubuna dolayısıyla milletvekillerine ve parti örgütüne dün gönderildi.

“Amacımız; her arkadaşımızın medyada daha çok yer almasını ve partimizin sesinin daha güçlü duyulmasını sağlamaktır” ifadesiyle gerekçesi göze çarptı.

Belgede, “stratejik” konularda parti yönetimince açıklama yapılması gerektiği vurgulanarak, milletvekilleri dahil olmak üzere CHP’lilere yönetime bilgi verilmeksizin medyada röportaj verilmemesi veya canlı yayına çıkılmaması uyarısı yapıldı.

Belgede, “Partimiz CHP’nin iç sorunları yetkili kurullarında tartışılır. Parti içi sorunlarımız medya ve kamuoyu önünde tartışma konusu yapılamaz. Partimiz ve partililerimizi yıpratacak söz ve eylemler soru olarak yönetilse dahi kesinlikle yanıtlanmaz. Medya önünde partimiz tartışılmaz” bölümü dikkat çekti.

Paylaşın