Fenerbahçe Kupada Yarı Finale Yükseldi; Rakip Sivasspor

Ziraat Türkiye Kupası Çeyrek Final karşılaşmasında Fenerbahçe ile Kayserispor, Şükrü Saraçoğlu’nda karşı karşıya geldi. Hakem Volkan Bayarslan’ın yönettiği karşılaşmadan 4-1 galip ayrılan Fenerbahçe, kupada adını yarı finale yazdırdı.

Haber Merkezi / Fenerbahçe’ye galibiyeti getiren golleri 8. ve 42. dakikalarda Emre Mor, 59. dakikada Serdar Dursun ve 90. dakikada Arda Güler kaydetti. Kayserispor’un tek golü ise 18. dakikada Dimitrios Kolovetsios’dan geldi.

Bu sonucun ardından adını yarı finale yazdıran Fenerbahçe, Sivasspor’la eşleşti. Çift maç eleme usulüne göre oynanacak yarı finalde birinci maçlar 2, 3 veya 4 Mayıs tarihlerinde yapılacak.

Karşılaşmadan dakikalar

8. dakikada soldan Alioski’nin penaltı noktasına ortasında Valencia, topu Emre Mor’un önüne indirdi. Emre’nin gelişine şutunda. top ağlara gitti: 1-0.

14. dakikada hücum yönünün sağından kullanılan köşe vuruşunda savunmanın uzaklaştırmak istediği top ceza sahasında karambole dönüştü. Son olarak meşin yuvarlağı altıpas çaprazında önünde bulan Rossi’nin ters ayağıyla şutunda, top üstten auta çıktı.

18. dakikada hücum yönünün solundan paslaşarak kullanılan köşe atışında Kemen’in ortasında penaltı noktası civarında topa iyi yükselen Kolovetsios’un kafa vuruşunda, meşin yuvarlak filelerle buluştu: 1-1.

34. dakikada Ferdi’nin orta sahanın sağından kullandığı serbest vuruşta Serdar Dursun’un ceza sahasına indirdiği topa Szalai dokunamadı. 36. dakikada hızlı gelişen Fenerbahçe atağında Valencia’dan aldığı topla ceza sahası dışı sağ çaprazdan kaleyi gören Serdar Dursun’un yerden şutunda, meşin yuvarlak direk dibinden auta gitti.

42. dakikada ceza sahası dışında aldığı topla aniden hızlanan Emre, Serdar Dursun ile yaptığı verkaçla ceza sahasına girdi. Emre’nin sağ ayağıyla gelişine şutunda, meşin yuvarlak ağlarla buluştu: 2-1.

47. dakikada Emre Mor’un sağ kanattan Serdar Dursun’a attığı ara pasta kaleci Cenk Gönen son anda kalesinden çıkarak ayaklarıyla topu uzaklaştırdı.

59. dakikada Kolovetsios’un geri pasında kaleci Cenk Gönen topu kontrol etmek isterken ayağından açtı. Pozisyonun devamında yaptığı presle topu kazanan Serdar Dursun, meşin yuvarlağı boş ağlara gönderdi. 3-1

62. dakikada Rossi’nin pasında penaltı noktası üzerinde topla buluşan Ferdi’nin yaptığı vuruşta, kaleci Cenk Gönen son anda yaptığı kurtarışla meşin yuvarlağı kornere çeldi.

74. dakikada Serdar Dursun’un ceza sahası dışı sağ çaprazından yaptığı sert vuruşta top yandan dışarı gitti.
78. dakikada Bernard Mensah’ın ceza sahası ön çizgisinden yaptığı sert vuruşta top üstten auta çıktı.

90. dakikada topla ceza sahasına hareketlenen Serdar Dursun pasını Arda Güler’e aktardı. Arda Güler’in ceza sahası içi sağ çaprazından yaptığı plase vuruşta meşin yuvarlak filelerle buluştu. 4-1

Stat: Şükrü Saraçoğlu

Hakemler: Volkan Bayarslan, Süleyman Özay, Erdem Bayık

Fenerbahçe: Altay Bayındır, Ferdi Kadıoğlu, Samet Akaydin, Attila Szalai, Ezgjan Alioski, İsmail Yüksek (Willian Arao dk. 68), Emre Mor (Mert Hakan Yandaş dk. 68), Miha Zajc (Miguel Crespo dk. 46), Diego Rossi (İrfan Can Kahveci dk. 68), Serdar Dursun, Enner Valencia (Arda Güler dk. 79)

Kayserispor: Cenk Gönen, Gökhan Sazdağı, Dimitrios Kolovetsios, Arif Kocaman (Anthony Uzodimma dk. 57), Majid Hosseini, Oliver Kemen, Yaw Ackah, Mame Thiam (İlhan Parlak dk. 80), Miguel Cardoso (Ramazan Civelek dk. 80), Carlos Mane (Emrah Başsan dk.30), Mario Gavranovic (Bernard Mensah dk. 46)

Goller: Emre Mor (dk. 8 ve 42), Serdar Dursun (dk. 59), Arda Güler (dk. 90) (Fenerbahçe), Kolovetsios (dk. 18) (Kayserispor)

Paylaşın

Başakşehir, Kupa’da Adını Yarı Finale Yazdırdı

Ziraat Türkiye Kupası Çeyrek Finali karşılaşmasında Galatasaray ile Başakşehir, Ali Sami Yen’de karşı karşıya geldi. Mücadeleyi 3-2 kazanan Başakşehir adını yarı finale yazdırdı ve MKE Ankaragücü’nün rakibi oldu.

Haber Merkezi / Başakşehir’e turu getiren goller 12. dakikada ve 66. dakikada Patryk Szysz ve 30 Danijel Aleksic’ten geldi. Galatasaray’ın golleri ise 20. dakikada Kaan Ayhan, 51. dakikada Icardi attı.

Ziraat Türkiye Kupası’nda yarı final ilk maçları 4-5 veya 6 Nisan, rövanşları ise 25-26 veya 27 Nisan’da oynanacak.

Daha önce 2016-2017 ve 2020-2021 sezonlarında yarı final oynayan Başakşehir, bir kez de yarı final oynama başarısı gösterdi.

İstanbul ekibi, 2016-2017 sezonunda 2-2’lik iki maç sonunda Fenerbahçe’yi penaltıyla eleyerek finale yükseldi, Konyaspor’a penaltılarla elenerek kupayı kaybetti.

Başakşehir, 2020-2021 sezonunda ise Beşiktaş’a 3-2 yenilerek yarı finalde elenmişti.

Goller

12. dakikada Serdar Gürler pasında topla buluşan Szysz, ceza sahası içi sol çaprazdan uzak köşeye yaptığı vuruşta meşin yuvarlağı ağlara gönderdi. 0-1

20.dakikada sağ taraftan Kerem Aktürkoğlu’nun kullandığı köşe vuruşunda ön direkte bulunan Icardi, kafa vuruşuyla topu içeri çevirdi. Kale önünde müsait pozisyonda Kaan Ayhan’ın yaptığı kafa vuruşunda meşin yuvarlak ağlara gitti. 1-1

30. dakikada Serdar Gürler’in pasında sol kanattan içeri giren Figueiredo, topu kale önünde Aleksic’e aktardı. Aleksic boş kaldığı pozisyonda düzgün bir vuruşla topu ağlara gönderdi. 1-2

38. dakikada Başakşehir Teknik Direktörü Emre Belözoğlu’na, hakem Hakan Ceylan yoğun itirazları nedeniyle direkt kırmızı kart gösterdi.

51. dakikada savunmadan seken topu ceza sahası içi sağ tarafında önünde bulan Zaniolo, yerden attığı pasta ön direkte Icardi’nin vuruşunda meşin yuvarlak ağlara gitti. 2-2

66. dakikada ceza sahası içi sol tarafında topla buluşan Aleksic’in kale önünde çevirdiği topa Mahmut Tekdemir’in vuruşunda kaleci Muslera’nın kurtarışında top arka direkte Szysz’nin önünde kaldı. Szysz’in boş kaleye yaptığı vuruşta meşin yuvarlak filelerle buluştu. 2-3

Stat: Ali Sami Yen

Hakemler: Kadir Sağlam, Volkan Narinç, Mustafa Sönmez

Galatasaray: Muslera, Sacha Boey, Kaan Ayhan, Abdülkerim Bardakçı (Gomis dk. 85), Kazımcan Karataş, Midtsjö (Oliveira dk. 66), Torreira, Zaniolo (Yunus Akgün dk. 66), Mertens (Barış Alper Yılmaz dk. 75), Kerem Aktürkoğlu (Rashica dk. 66), Icardi

Başakşehir: Muhammed Şengezer, Ömer Ali Şahiner, Duarte, Touba, Lucas Lima, Biglia, Szysz (Deniz Türüç dk. 82), Mahmut Tekdemir, Aleksic (Berkay Özcan dk. 74), Serdar Gürler (Januzaj dk. 74), Figueiredo (Keny dk. 74)

Goller: Kaan Ayhan (dk. 20), Icardi (dk.51) (Galatasaray), Szysz (dk. 12 ve 66), Aleksic (dk. 30) (Başakşehir)

Kırmızı kart: Emre Belözoğlu (dk. 38) (Başakşehir)

Paylaşın

Aleksander Ceferin Üçüncü Kez UEFA Başkanı Seçildi

UEFA (Avrupa Futbol Federasyonları Birliği) Başkanı Aleksander Ceferin, üçüncü kez bu göreve seçildi. 2016 yılında ilk kez UEFA Başkanı seçilen Ceferin, 2019 yılında yine tek aday olarak girdiği kongrede, ikinci bir dönem başkanlık koltuğunda oturmaya hak kazanmıştı.

UEFA Başkanı Aleksander Ceferin, Avrupa’nın bazı önde gelen kulüpleri tarafından oluşturulmak istenen Süper Lig projesini de bir kez daha ağır ifadelerle eleştirdi.

“Süper Lig birkaç ay içinde Kırmızı Başlıklı Kız’daki bir karaktere, seni yemek isteyen büyükanne kılığındaki kurta dönüştü. Peki herhangi bir kimse aldatılabilecek mi?” ifadelerini kullanan Ceferin, söz konusu masala atıfta bulunarak, “Neyse ki avcıların hiçbiri utancından ölmedi” dedi.

UEFA Başkanı Aleksander Ceferin, Portekiz’in başkenti Lizbon’da yapılan kongrede bu göreve yeniden seçildi. Başkanlık için tek aday olan 55 yaşındaki Slovenyalı Ceferin’in seçimi delegeler tarafından alkışlanarak yapıldı.

2016 yılında ilk kez UEFA Başkanı seçilen Ceferin, 2019 yılında yine tek aday olarak girdiği kongrede, ikinci bir dönem başkanlık koltuğunda oturmaya hak kazanmıştı. UEFA Başkanı sıfatıyla aynı zamanda FIFA (Uluslararası Futbol Federasyonları Birliği) Başkan Yardımcısı olan Ceferin, Lizbon’da delegelere yaptığı teşekkür konuşmasında, “Bu büyük bir onur ama her şeyden önce büyük bir sorumluluk. UEFA delegelerini ve futbolu hayal kırıklığına uğratmamak için elimden gelenin en iyisini yapacağım” dedi.

Süper Lig’e ağır eleştiriler

UEFA Başkanı Aleksander Ceferin, Avrupa’nın bazı önde gelen kulüpleri tarafından oluşturulmak istenen Süper Lig projesini de bir kez daha ağır ifadelerle eleştirdi. “Süper Lig birkaç ay içinde Kırmızı Başlıklı Kız’daki bir karaktere, seni yemek isteyen büyükanne kılığındaki kurta dönüştü. Peki herhangi bir kimse aldatılabilecek mi?” ifadelerini kullanan Ceferin, söz konusu masala atıfta bulunarak, “Neyse ki avcıların hiçbiri utancından ölmedi” dedi.

Süper Lig planlarını “ahlaki olarak adice” diye nitelendiren UEFA Başkanı, “Kendi çıkarlarını, toplumun çıkarlarının üstüne koyuyorlar. Gerçeklerin yerine yalanları yayıyorlar. Demokrasinin yerine bir tekel getirmek istiyorlar” ifadelerini kullandı. “Futbol bir halk sporudur” diyen Ceferin, sözlerini şöyle sürdürdü: “Görevimizin, futbolun çıkarlarını, bir avuç seçkinin çıkarlarının üstünde tutmak olduğunu asla unutmamalıyız. (…) Bu kıtada kartellere yer yok!”

Almanya’da yapılacak olan 2024 Avrupa Futbol Şampiyonası’na da değinen Aleksander Ceferin, bu turnuvanın ekolojik anlamda bir öncü ve daha sonraki spor organizasyonları için örnek olacağını dile getirdi. Organizasyonun, “Tarihin en yeşil Avrupa Futbol Şampiyonası” olacağını belirten Ceferin, “Gezegenimizin korunmaya muhtaç olduğunu göstereceğiz” dedi.

(Kaynak: DW Türkçe)

Paylaşın

MKE Ankaragücü, Kupada 23 Yıl Sonra Yarı Finalde

Ziraat Türkiye Kupası çeyrek finalinde MKE Ankaragücü ile Trabzonspor, Eryaman Stadı’nda karşı karşıya geldi. Karşılaşmayı 3-1 kazanan MKE Ankaragücü adını 23 yıl sonra yarı finale yazdırdı.

Haber Merkezi / MKE Ankaragücü’ne yarı finali getiren golleri 51. dakikada Ali Sowe, 69. dakikada Diack ve 83. dakikada Ali Sowe kaydetti. Trabzonspor’un tek golünü ise 22. dakikada Abdülkadir Ömür attı.

MKE Ankaragücü yarı finalde Galatasaray – Başakşehir maçının galibiyle karşılaşacak.

Ankaragücü, Trabzonspor’u 11 maç aranın ardından mağlup etti. Sarı-lacivertliler, rakibini son olarak 1 Mayıs 2010’da Ankara’da oynanan Süper Lig maçında 1-0 yenmişti.

MKE Ankaragücü’nün yeni teknik direktörü Tolunay Kafkas, takımının başında Ankara’da ilk maçına çıktı.

Goller

22. dakikada Visca’nın tersten gönderdği topa hareketlenen Markovic, boş durumdaki Abdülkadir Ömür’e akıl dolu bir pas attı. Ceza sahasında topla buluşan yıldız 10 numara, düzgün bir vuruş yaparak meşin yuvarlağı ağlarla buluşturdu. 0-1

51. dakikada MKE Ankaragücü, golcüsü Ali Sowe ile eşitliği yakaladı. Taylan’ın ceza sahasına yaptığı ortada düzgün bir kafa vuruşu yapan Sowe, direği geçemedi. Dönen topu tamamlayan Gambiya forvet, ağları sarstı. 1-1

68. dakikada Ghayas Zahid’in soldan ceza sahasına gönderdiği topa Lamine Diack kafayı vurdu. Kaleci Uğurcan dokunmasına rağmen golü engelleyemedi. 2-1.

83. dakikada Atakan’ın savunmadan gönderdiği uzun pasa iyi yükselen Chatzigiovannis, topu kafasıyla Ali Sowe’un önüne indirdi. Bordo Mavili ekip savunmasından şık çalımlarla sıyrılan Gambiyali forvet, düzgün bir şutla ağları sarstı ve takımını iki farklı üstünlüğe taşıdı. 3-1

Paylaşın

Beşiktaş, Fenerbahçe’yi Kadıköy’de Devirdi

Süper Lig’in 27. haftasında Fenerbahçe ile Beşiktaş, Şükrü Saraçoğlu’nda karşı karşıya geldi. Hakem Halil Umut Meler’in yönettiği karşılaşmadan Beşiktaş, 4-2 galip ayrıldı. Bu sonucun ardından Beşiktaş 52 puana yükseldi, Fenerbahçe ise 54 puanda kaldı.

Haber Merkezi / Beşiktaş’a galibiyeti getiren goller 58 ve 62. dakikalarda Cenk Tosun, 75. dakikada Nathan Redmond ve 90+1’de Aboubakar’dan gelirken Fenerbahçe’nin gollerini 41. dakikada Enner Valencia penaltıdan ve 90+5’te İrfan Can Kahveci kaydetti.

Süper Lig’de gelecek hafta Beşiktaş sahasında Giresunspor’la karşılaşacak, Fenerbahçe ise Fatih Karagümrük’e konuk olacak.

Karşılaşmadan dakikalar:

8. dakikada Pedro’nun sol kenarda Tayyip Talha Sanuç’tan kaptığı top Arda Güler’in önüne düştü. Topla ceza sahası içine kat eden bu oyuncunun vuruşunda, meşin yuvarlak Masuaku’ya çarparak kornere çıktı.

27. dakikada Arda Güler, orta sahada kaptığı topu ilerde bekleyen Valencia’ya gönderdi. Ceza sahasında kale önüne kadar topu süren ve kaleciyle karşı karşıya kalan Valencia’nın vuruşunda kaleci Mert Günok, gole izin vermedi.

38. dakikada şık çalımlarla ceza sahasına giren Arda Güler, Onur Bulut’un müdahalesi ile yerde kalınca hakem Halil Umut Meler penaltı noktasını gösterdi.

41. dakikada beyaz noktanın başına geçen Valencia’nın vuruşunda meşin yuvarlak kaleci Mert Günok’un sağından filelerle buluştu. 1-0

43. dakikada kafalardan seken top Beşiktaşlı Welinton’un önünde kaldı. Bu oyuncunun ceza yayı önünden yaptığı sert vuruş savunmadan döndü.

45+1. dakikada orta sahadan uzaklaştırılan ve Samet Akaydın’ın kontrol edemediği top Aboubakar’ın önüne düştü. Aboubakar’ın kaleciyle karşı karşıya kaldığı pozisyonda kaleci Altay Bayındır, golcü oyuncunun ayaklarına uzanarak topu kontrol etti.

50. dakikada savunma arkasına atılan uzun pasta topla buluşan Valencia, Welinton’un müdahalesi ile yerde kaldı. Hakem Halil Umut Meler, penaltı noktasını gösterirken, Welinton ikinci sarıdan kırmızı kartla oyun dışı kaldı.

53. dakikada penaltıyı kullanan Valencia’nın vuruşunda top sol kale direğine çarparak auta gitti. 57. dakikada çalımlarla ceza sahası içine giren Ferdi Kadıoğlu’nun vuruşunda Colley’e de çarpan top kaleci Mert’te kaldı.

58. dakikada konuk ekip beraberlik golüne ulaştı. Sağ kanattan Redmond’un ortasına ön direkte iyi yükselen Cenk Tosun’un kafa vuruşunda, meşin yuvarlak ağlarla buluştu: 1-1.

62. dakikada konuk ekip öne geçti. Orta sahada topu kapan Redmond’un ara pasını iyi değerlendiren Cenk Tosun, kaleciyle karşı karşıya kaldığı pozisyonda topu kalecinin sağından ağlara göndererek takımını öne geçirdi: 1-2.

71. dakikada topla beraber süratli bir şekilde ilerleyen Emre Mor’un ceza yayı üzerinden şutunda top, sağ kale direğinin dibinden auta çıktı.

75. dakikada rakiplerini çalımlayarak ilerleyen Redmond, ceza yayı önünden sert bir şutla topu filelere gönderdi. 1-3

90+1. dakikada Redmond’un pasında sol çaprazda topla buluşan Aboubakar, ceza sahasına girerek yaptığı vuruşta meşin yuvarlağı ağlara yolladı. 1-4

90+5. dakikada İrfan Can’ın ceza sahası dışı sağ çaprazdan sert vuruşunda meşin yuvarlak filelerle buluştu. 2-4

Stat: Şükrü Saraçoğlu

Hakemler: Halil Umut Meler, Emre Eyisoy, Kerem Ersoy

Fenerbahçe: Altay Bayındır, Serdar Aziz (Emre Mor dk. 68), Samet Akaydin, Szalai, Osayi Samuel (Zajc dk. 63), Arao, Mert Hakan Yandaş (Rossi dk. 63), Ferdi Kadıoğlu, Arda Güler (İrfan Can Kahveci dk. 77), Joao Pedro (Serdar Dursun dk. 77), Valencia

Beşiktaş: Mert Günok, Onur Bulut, Tayyip Talha Sanuç (Welinton dk. 10), Omar Colley, Masuaku, Amir Hadziahmetovic (Nathan Redmond dk. 46), Rachid Ghezzal (Maxim dk. 46), Salih Uçan, Gedson Fernandes (Necip Uysal dk. 55), Cenk Tosun (Tayfur Bingöl dk. 80+4), Aboubakar

Goller: Valencia (dk. 41 pen.), İrfan Can Kahveci (dk. 90+5) (Fenerbahçe), Cenk Tosun (dk. 58 ve 62), Nathan Redmond (dk. 75), Aboubakar (dk. 90+1) (Beşiktaş)

Kırmızı kart: Welinton (dk. 51) (Beşiktaş)

Paylaşın

Rachid Ghezzal: Taraftarlarımızı Mutlu Etmeyi Çok İstiyoruz

Fenerbahçe ile oynanacak karşılaşmayı değerlendiren Beşiktaş’ın başarılı oyuncusu Rachid Ghezzal, “Çok önemli bir maça çıkacağız. Derbiler, kulüp ve taraftarlar için önemlidir. Takım olarak yüzde yüzümüzü vereceğiz… Kazanarak taraftarlarımızı mutlu etmeyi çok istiyoruz” dedi.

Haber Merkezi / Beşiktaş, Süper Lig’de hafta sonu oynayacağı Fenerbahçe, maçının hazırlıkları devam etti. Antrenman öncesi Rachid Ghezzal, basın mensuplarına açıklamalarda bulundu. Ghezzal’ın açıklamaları şöyle:

“Çok önemli bir maça çıkacağız. Derbiler, kulüp ve taraftarlar için önemlidir. Takım olarak yüzde yüzümüzü vereceğiz.

Sakatlıktan döndüğümden beri iyiye gidiyorum. Form grafiğim yükseliyor. Kendimi iyi hissediyorum. Derbide yüzde yüzümü vermek için elimden geleni yapacağım.

Taraftarlarımızın deplasmanda bizimle beraber olamaması kötü bir şey. Biz yine de elimizden geleni yapıp deplasmanda kazanarak taraftarlarımızı mutlu etmeyi çok istiyoruz.

Şenol Güneş’le aramızdaki iletişim çok iyi. Hocam sürekli olarak nasıl hissettiğimi bana soruyor. Sakatlıktan döndükten sonra hazır olup olmadığımı sürekli sordu. İlişkimiz gerçekten iyi. Zor bir sezon oluyor. Uzun bir sakatlık yaşadım. Kalan maçlarda gerçek seviyeme ulaşmayı hedefliyorum. Takımımıza sezon bitene kadar elimden geldiğince yardımcı olmaya çalışacağım.

ABD’deki ameliyat çok zorlu bir ameliyat değildi, uzmanı tarafından yapılması gereken özel bir ameliyattı. Her ameliyattan sonra olduğu gibi zaman içinde iyiye gittim. Şu an iyi ve mutluyum, doğru kararı verdiğimi düşünüyorum.

Kalan maçlarda elimizden geleni yaparak sonrasında matematiksel olarak işler nereye gidiyor onu göreceğiz. Ligden çekilen kulüplerin puanlarıyla ilgili bir değişim olursa ve ligi daha iyi bir konumda bitirme durumu söz konusu olursa biz de taraftarlar için bunu yapmayı hedefleriz.

Bu tarz sakatlıklar ve ameliyatlar sonrası dönüş kolay olmuyor. Kariyerimin henüz başlarında buna benzer bir ameliyat yaşamıştım. Böyle ameliyatlardan sonra tedavi süreci uzun oluyor. Takıma faydalı olmak gerekir, bu da baskı unsuru oluyor. Elimden geldiğince kendi seviyeme ulaşmaya çalışıyorum. Kalan süreçte takıma katkı sağlamayı hedefliyorum.

Birkaç hafta önce kas sakatlığı yaşadım. O sakatlık, beni on gün takımdan ayrı tuttu. Tutkulu bir şekilde geri dönmek istediğinizde bu tarz şeyler olur. Şu anda kendimi iyi hissediyorum.

Futbolcu için en kötü şey, işinizi yapamıyor olmaktır. Sakatlık dönemi kötüydü. Şu an takım arkadaşlarımla idman yapabildiğim ve maça çıkabildiğim için mutluyum.

Derbiler, taraftarlara mutluluk ve öz güven vermek için bir sebeptir. Oyuncular olarak bu tür maçları oynamayı severiz. Zor bir maç bizi bekliyor. İyi bir rakibe karşı oynayacağız. Galibiyet için elimizden geleni yapacağız. Kazanmaktan başka bir şey düşünmüyoruz. Umuyorum üç puan kazanarak sezonun geri kalanı için büyük bir öz güven elde ederiz.

Bu sezon ne yazık ki iç sahadaki önemli maçlarımızı kazanamadık. İnşallah camiamıza bu hafta sonu üç puanı armağan edeceğiz.”

Paylaşın

Altay Bayındır: Pazar Günü İyi Bir Skor Almak İstiyoruz

Beşiktaş ile oynanacak karşılaşmayı değerlendiren Fenerbahçe’nin başarılı kalecisi Altay Bayındır, “Herkes pozitif ve neşeli. Takımdaşlığımız gayet iyi. Önemli olan tabii ki bunları pozitif anamda sahaya yansıtmak. Herkes iyi konsantre olduğunda, herkes bakış açısını tek yöne çevirdiğinde zaten güzel sonuçlar aldık. Güzel sonuçlar nasıl alınır bunu biliyoruz. Bu yüzden bu birlikteliğimiz her zaman iyi ve daha iyi olarak devam ediyor. İnşallah pazar günü de bu enerjimizi taraftarlarımızla beraber sahaya yansıtırsak iyi bir şekilde ayrılacağımızı düşünüyorum” dedi ve ekledi:

Haber Merkezi / “Her maçın önemi ve kazandığı zaman gelen kazançlar, özgüven, puan anlamında çok büyük oluyor. Enerjisi de çok fazla oluyor. Biz de bu enerjinin neler getirdiğini bildiğimiz için hafta sonu elimizden geleni yapacağız. Tabii ki bu maçların değeri, getirdikleri daha farklı bir özgüven veriyor, daha iyi hissediyorsun.”

Fenerbahçe’nin başarılı kalecisi Altay Bayındır, Fenerbahçe TV’de yayınlanan Günün Röportajı programında açıklamalarda bulundu. Altay’ın açıklamaları şu şekilde:

“Hazırlıklarımızı sürdürüyoruz. Milli takım arası vardı. 1 galibiyet, 1 mağlubiyet aldık. İkinci maçta iyi bir rakiple oynadık. O seviyede her takım iyi oyunculardan kurulmuş oluyor. Aradan sonra tekrar döndük. Özledik. Hafta sonu oynayacağımız derbi maçının hazırlıklarını yapıyoruz. Hocamız da toplantıda belirtti. Bizim için hiçbir maçın bir diğerinden farkı yok. Bu süreçte her maçın önemi final niteliğinde. Her maç çok önemli, iyi konsantre oluyoruz, iyi çalışıyoruz. Her maçı maçtan önce kafamızda oynayarak, teknik ve taktik anlamda gerekli her şeyi konuşarak ilerliyoruz.

Maçların takımlara göre ayrımı yok. Tabii ki derbinin havası ne olursa olsun daha farklıdır; hem taraftarlarımızın hem de herkesin gözünde. Biz profesyonel oyuncular için her maç çok önemli ve değerli. Bunun bilincindeyiz. Her maçın zorluğu ayrı. Bizim için en alt sırada oynayan takım ya da en üst sırada olan takım ya da orta sıradaki takımın birbirinden farkı olmaz. Bu seviyede oynanan her maç iyi konsantre olunması, iyi odaklanılması gereken düzeydeler. Biz de bunu yapıyoruz. İnşallah Alanya’dan aldığımız gibi buradan da galibiyet sonucuyla ayrılırız.

İyi bir şekilde gidiyoruz. Moral bir oyuncunun özgüveninin yüksek olması için çok önemli. Kazanmak çok önemli. Kazanınca özgüvenin artıyor, takımın mutluluğu, bir sonraki maça bakış açısı, hafta içi antrenmanları… Profesyonel oyuncuların kazansalar da kaybetseler de bakış açısı değişmeksizin her zaman sahada iyi konsantre olarak mücadele vermeleri, antrenmanlarını yapmaları ve bir sonraki maça odaklanmaları gerekiyor. Biz de bunu yapıyoruz. Çok iyi bir havadayız. Takım içinde herkes mutlu, neşeli, pozitif. Elimizden geleni son ana kadar –bu maçtan sonrası için de- yapacağız, birlikte mücadelemizi devam ettireceğiz. İnşallah sonu güzel olur.

Milli ara birbirimizi özlememize vesile oldu. Güzel bir arkadaşlığımız var. Herkes pozitif, birbiriyle konuşur. Herkes pozitif neşesini ve enerjisini takıma yansıtır. Bu her takımda oluşturulması istenen bir havadır. Çok şükür ki biz bu havayı yakaladık. En büyük başarılar zaten en güzel arkadaşlıklardan gelir, arkadaşın için mücadele verirsin. Hep pozitif düşünürsün takım için ve onun için. Ya da onun yaptığı bir hatayı telafi etmek için mücadele edersin.

Bunlar çok önemli şeyler, bir takımın olmazsa olmaz parçaları. Şu anda takımımızda mevcut durumda bunu yaşayabildiğimiz için çok mutluyum. Herkes pozitif ve neşeli. Takımdaşlığımız gayet iyi. Önemli olan tabii ki bunları pozitif anamda sahaya yansıtmak. Herkes iyi konsantre olduğunda, herkes bakış açısını tek yöne çevirdiğinde zaten güzel sonuçlar aldık. Güzel sonuçlar nasıl alınır bunu biliyoruz. Bu yüzden bu birlikteliğimiz her zaman iyi ve daha iyi olarak devam ediyor. İnşallah pazar günü de bu enerjimizi taraftarlarımızla beraber sahaya yansıtırsak iyi bir şekilde ayrılacağımızı düşünüyorum.

Her maçın önemi ve kazandığı zaman gelen kazançlar, özgüven, puan anlamında çok büyük oluyor. Enerjisi de çok fazla oluyor. Biz de bu enerjinin neler getirdiğini bildiğimiz için hafta sonu elimizden geleni yapacağız. Tabii ki bu maçların değeri, getirdikleri daha farklı bir özgüven veriyor, daha iyi hissediyorsun. Ama hiçbir zaman da ne olursa olsun rehavete kapılmamak lazım. İyi bir gidişat yakaladık ama her maç kritik ve önemli.

Bir hafta kazanıyorsun ve ondan sonraki hafta kazandığın maç geride kaldı. Ertesi gün antrenmana geldiğinde tamamen önündeki maça odaklanmış şekilde oynaman gerekiyor çünkü kazanarak gittiğin zaman o motivasyon ve odağı kaybettiğin zaman ve diğer maça yansıtamadığın zaman yer yer problemler yaşayabiliyorsun. Bunun önüne geçmek adına odağımızı yüksek tutup, iyi konsantre olup hafta sonuna iyi hazırlanarak güzel bir şekilde maçımıza çıkacağız.

Her maçın hazırlığı benim için aynı. Bazı maçların enerjisi daha farklı oluyor. Zaten sahaya giderken motivasyonunu, farklı hazırlıklarını sergilememiş olsan da sahaya giderken ya da sahaya ilk adımını attığında gelen coşku seni odak noktana hemen itiyor. Bende derbilere hazırlanırken herhangi bir değişiklik olmuyor. Her maçta bir hazırlığım tabii ki oluyor. Kendime göre hazırlıklarım oluyor. Maçtan önce, toplantıdan önce maçı sürekli düşünürüm, sürekli maçı oynarım neler olabilir diye.

Maç anında sahaya çıktığın zaman dışarıdan bazı kolay gözüken şeyler saha içinde bambaşka olabiliyor. Bazen istediğin gibi gitmeyebiliyor, bazen geri düşebiliyorsun ya da öne geçtiğinde onu korumak… Hepsi farklı şeyler. Ben kesinlikle çok iyi, sağlam bir mental gücün olması gerektiğine inanıyorum. Gidişat neyi gösterirse göstersin rehavete kapılma yaşamadan sahada maçın son düdüğüne kadar aynı konsantrasyonda ve odak noktasında kalabilmek çok önemli profesyonel bir sporcu için. Benim her zaman bakış açım bu. Sadece maçlardan önce maçı oynarım, düşünürüm. Hatta bazen maçı yazarım. Olabilecek şeyleri vs. Evde de kalın bir dosyam vardır, bütün maçların tarihlerinin yer aldığı. Zaten rakip takımın sistemiyle alakalı hep izliyoruz neler yaptıklarını, oyun sistemlerini. Bu tarz hazırlıklarım var.

Şu ana kadar ne yaşamış olursak olalım geçirdiğimiz bir süreç var. Geçirdiğimiz süreç adı üstünde geçmiş bir süreç. Şu an ve bundan sonra neler yapabiliriz buna odaklıyız. Her zaman bunu düşünüyoruz. Kesinlikle bizi nasıl etkiler, ne olur, ne biter gibi bir düşüncemiz yok. Aldığımız galibiyetler, beraberlikler ya da mağlubiyetler geçmişte kalan şeyler. Şu anı yaşıyoruz ve bundan sonrası için bir şeyler yapabilecek durumdayız. Bunun için çalışıyoruz. Ne olursa olsun her zaman devam etmek lazım. İyi de olsa, kötü de olsa devam etmeli.

Zaten bir şeyleri yapamadığında, başaramadığında değil o şeylerden vazgeçtiğinde başarısız olmuş oluyorsun. Her zaman böyle düşünmek gerek. Bazen çok iyi bir süreç yaşarsın bazen sıkıntılı bir süreç yaşarsın sonuç itibarıyla insanız hepimiz. Sporcu da olsak, profesyonel oyuncu da olsak bizler de hastalanıyoruz, bizler de bazı problem yaşayabiliyoruz. Bazen istemesen de kafana taktığın, kendi hayatında yaşadığın bazı şeyler olabiliyor her insan gibi. Ama sahaya çıkıp sahada bazı şeyleri kenara atıp o ana odaklı olup takımın için mücadele vermen gerekiyor. Kesinlikle bizim için şu an önemli. Bundan sonra nasıl daha iyi olabiliriz diye çalışıyoruz.

Her gün toplantılar yapıyoruz, bazı konulara kafa yoruyoruz. Toplantılarımız çok uzun sürüyor. Hocamız neler istediğini aktarıyor, sahaya çıkıyoruz ve bunlarla alakalı pratikler yapıyoruz. Sonuçlarını da alıyoruz. İnşallah almaya devam ederiz. Bizim için önemli olan şu; her maç sahaya çıktığın zaman bazen her şey istediğin gibi olmuyor. Bir oyuncu pas hatası yapıyor, gol kaçırıyorsun ya da gol yiyorsun vs. 90 dakika boyunca o enerjiyi sırtında ve arkanda hissettiğin zaman daha özgüvenli oluyorsun. Bir sabırsızlık var, istek var, arzu var, beklenti var. Ama bazı şeyler de kolay elde edilmiyor. O yüzden bir şeyi elde ettiğindeki sevinç çok büyük oluyor. Zorluğu başardığın zaman zorluğun seviyesi ve düzeyi eğer yüksekse o hazzı ve mutluluğu da o zorluk seviyesi yaşatıyor.

Beraber olmamız lazım. Çok kritik bir maça gittik; Alanyaspor maçı. Çok şükür galibiyetle ayrıldık. Bizim için çok önemli bir maçtı. Bizim için rakiplerimiz tabii ki de önemli ama odak noktasının orada olmasının kesinlikle doğru olduğunu düşünmüyorum. Bizim için önemli olan önümüzdeki maç ve o maçı sağlıklı, başarılı bir şekilde geçebilmek, kazanabilmek. Buna odaklıyız. Anı iyi yaşarsan, o anı iyi geçersen sonu güzel olabilecek bir yolda gidiyor olabiliyorsun. Dolayısıyla biz, şu ana ve bundan sonraki maçlara her zaman bu yaklaşımla, bu bakış açısıyla bakıyoruz. İnşallah bu düşüncemiz, yaptıklarımız, çalışmalarımız pazar günü güzel bir sonuçla ve taraftarlarımızla beraber sağlıklı bir sonuçla biter ve güzel, mutlu bir şekilde ayrılırız. Ama tabii sonrasında da devam etmemiz gerekiyor.

Kayseri deplasmanında yaşananlar anlıktı. Arkadan gelen konuşmalardı, depremden sonraydı ve hepimiz, ülkece hassasız ki depremzede kardeşlerimizle görüştük, konuştuk… Aslında hayatta daha değerli, daha önemli farklı şeyler de var. Bir insanın yaşamı, hayatı! Yani çok daha farklı değer verilmesi gereken şeyler var ve insanlar bazı şeyleri kaybettiğinde değil de elindeyken değerini bildiğinde elindeki şeyler her zaman daha güzel oluyor. Böyle bir dönemi geride bırakıp Kayseri’ye gittiğimizde ki biz her maçta birçok şey duyuyoruz.

Bakış açısını bilemiyorum; rekabet, rakip takım… Evet, kazanmak ama olay bu değil. Bazen öyle bir seviyede oluyor ki olay insanlıktan tamamen çıkmış hal alıyor. Futbol, sadece futbol değil. Daha farklı bir konsept ve bakış açısı çok farklı, özellikle de bizim ülkemizde bu çok farklı bir konseptte. Ama sahada olan oyuncular da sonuç itibarıyla bir emek veriyor, bir çaba sarf ediyor. Kolay değil. Televizyonunuzu açtığınızda 1,5 saatlik bir maçı izliyorsun ama o 1,5 saatin hazırlığı bir ömür gibi bir şey.

Her gün antrenman yapıyorsun, gününün çoğu kısmı burada geçiyor, bir mücadele veriyorsun, emek veriyorsun, geçmişinde çalıştığın, mücadele ettiğin bir zaman dilimi de var ki ben 7 yaşımdan beri sporun içindeyim. Dolayısıyla bazı şeyler kolay olmuyor ve böylesi bir dönemden geçmiş milletin stada geldiğinde ki şu an Kayseri maçıyla alakalı konuşuyorum, taraftarların söylemleri beni biraz rahatsız etti. Ama sağ olsunlar benim onlarla konuşmamdan sonra da farklı şekilde gelişti. İletişim her zaman çok önemli, ne düşünürsen düşün iletişim kurmak gerekiyor. Kapasiteyle iletişime geçmek, belli kapasitedeki insanla iletişime geçmek sağlıklı sonuç veriyor.

Fakat eğer ki o kapasiteyi göremezsen maalesef o iletişim kurma çabandan da sonuç alamıyorsun. İnşallah insanlarımız her maça, ben sadece Fenerbahçe maçı olarak konuşmuyorum, genel olarak ligimizde oynanan bütün maçlarla alakalı olarak daha güzel, daha pozitif oluyor. Aileler çocuklarıyla gelsin, alkış olsun, daha güzel bir enerji olsun. O kaotik enerji gitsin de daha pozitif enerji gelsin. Bunlar güzel şeyler. Futbol sadece futbol değil, futboldan çok daha fazlası. Bu bizim ülkemizde böyle, eğer başarılıysan üsttesin, çok iyisin ama eğer ki o başarıyı sağlayamadıysan en kötüsüsün. Maalesef ortası yok. Bu da her şeye zarar veriyor.

Fenerbahçe farklı bir dünya

Çok mutluyum. Bekliyordum açıkçası. Kesinlikle alakasız şeyler sürekli yazılıp çizilen şeyler oluyordu. Ben izlediğim ya da takip ettiğim için değil, bir ekip ilgileniyor ve bazı şeyleri benimle paylaşıyor. Oradan bildiğim kadarıyla konuşuyorum. Çünkü her şeyi takip edemeyiz. Her insanın fikir sahibi olup bildiği ya da bilmediği şeyler konusunda bir yorumda bulunmasından dolayı çok fazla takip edemiyorsun. Çok mutluyum, çok güzel bir süreç. Sözleşmemizi 4 yıl daha uzattık. Geride bıraktığım bir dört yıl var. Şu an dördüncü yılımın içerisindeyim. Acı tatlı çok şey yaşadım. Çok farklı hocalarla beraber çalıştım. Burası farklı bir dünya. Sevinci, hüznü, mutluluğu çok yukarıda yaşayan, çok hisli, çok duygulu… Benim bakış açım farklı yani pozitif anlamda farklı. Güzel bir bakış açım var. Ne olursa olsun ben olumsuzluk da yaşasam, eleştiri de alsam… burası benim için farklı bir bakış açısı, seviyorum.

Ama bir takımın, bir camianın mutluluğu, başarısı için orayı kaosa sürüklemektense her zaman o kaostaki olayları çıkarıp pozitif anlamda bizim yapmamız gereken şeyler belli: çalışmak, sahaya çıkmak ve mücadele etmek! Tabii ki de insanlar konuşacak, yorum yapacak çünkü seviyesi yüksek bir yerdeyim. Fenerbahçe farklı bir dünya. Acısıyla tatlısıyla burada yaşadığım her şey için çok mutluyum, çok pozitifim. Dört yıl daha burada kalacağım, dört yıl daha sözleşme uzattığım için mutluyum. Tabii ki de zaman ne gösterir bilemeyiz. Bir gün ayrılma durumunda da kalsam önemli olan buraya pozitif anlamda bir şeyler katmam, en iyi şekilde hizmet etmem. Buraya her anlamda bir şeyler katmak benim için önemli. Çünkü bu dönemde çok fazla şey konuşuldu, çok fazla şey yazıldı. Benimle alakalı olumsuz, gördüğümde güldüğüm, bir amaç ya da sebep nedir bilmiyorum, insanları bunu yapmaya ne itiyor bilmiyorum.

Benim bakış açım, her zaman pozitif olarak devam etmektir. Şöyle de bir gerçek var; 100 yıllık bir kulüpte oynuyoruz. Kimler geldi kimler geçti. Şu an bizler varız, yarın belki başkaları olur. Ama şunu çok kalpten söylüyorum ki bazı şeyler elimizdeyken o elimizde olan pozitif şeylerin değerini bilmek lazım.  O değeri bildiğin zaman bazı şeyler daha güzel oluyor. Eğer ki bir tohumu ektiğinde ona bakarsan o güzel bir çiçek açar. Burası çok fazla kelimelerle de anlatılabilecek bir yer değil, her şeyi zirvede yaşıyoruz. Duyguların yoğun olduğu bir seviye. O nedenle bazen empati de yapabiliyorsun, insanları da anlayabiliyorsun. İnşallah bu düşüncelerin sonu güzel olur.

Her hafta olduğu gibi çok önemli bir maça çıkacağız. Taraftarlarımıza zaten stadı dolduracaklardır, bunu söylemeye gerek yok, her maçta geliyorlar. Ama bizler için en önemlisi gidişat ne olursa olsun hep beraber kalmak, maçın sonuna kadar birlikte herkesle omuz omuza mücadele vermek. Bizler sahada oyuncu grubu olarak pozitif anlamda elimizden geleni sonuna kadar yapacağız. Ama dediğim gibi maç içinde gidişat ne olursa olsun taraftarlarımızın da bize maçın sonuna kadar destek vermelerini istiyoruz. Oyuncular belki robot gibi gözükebilir ama oyuncular sahadayken bazı şeyleri duyabiliyor, hissedebiliyor ve pozitif anlamda bir değer, bir destek aldığı zaman da onu sahaya yansıtabiliyor.

O yüzden benim taraftarlarımızdan ricam maçın sonuna kadar hep birlikte bizler sahada savaşacağız, onlar da tribünde ellerinden geldiğince bizi desteklesinler. İyi bir şekilde maça başlayalım, güzel bir şekilde bitirelim. İnşallah mutlu olalım. O maçtan sonra da aynı şekilde bunu devam ettirelim. Birlikte olduğumuz zaman neleri yaptığımız, neleri başardığımız bugüne kadar ortadadır. Bundan sonrası için de yapmamız gereken şey geçmişimizde yaptıklarımızdan pozitif anlamda nelere sebep verdiğini bilerek sahada hep birlikte omuz omuza mücadele vermek.”

Paylaşın

Attila Szalai: Derbiden 3 Puanla Ayrılacağız

Beşiktaş ile oynanacak karşılaşmayı değerlendiren Fenerbahçe’nin başarılı savunma oyuncusu Attila Szalai, “Geçmişte zor diyebileceğimiz maçlar vardı ama şu zamana kadar önemli 3 puanlar elde ettiğimizi düşünüyorum” dedi ve ekledi:

Haber Merkezi / “Milli ara öncesi de Alanya’ya karşı almış olduğumuz önemli bir galibiyet söz konusu, o da bizler açısından çok değerli oldu. İyi bir maç oldu diyebilirim. Şimdiyse şüphesiz derbiye odaklanıyoruz. Derbi için iyi bir şekilde hazırlanıyoruz. Umuyorum ki pazar günü oynayacağımız derbi maçından 3 puanla ayrılacağız.”

Fenerbahçe, Süper Lig’de hafta sonu oynayacağı Beşiktaş maçının hazırlıklarını Can Bartu Tesisleri’nde devam etti. Antrenmanın ardından Attila Szalai, basın mensuplarıyla bir araya geldi. Beşiktaş derbisi öncesi takımdaki havayı aktaran Szalai’nin açıklamaları şöyle:

“Derbi için iyi bir şekilde hazırlanıyoruz. Umuyorum ki pazar günü oynayacağımız derbi maçından 3 puanla ayrılacağız.

Bana göre sistem futbolda her şey anlamına gelmiyor. Tabii ki bu noktada hocamız karar veriyor, 4’lü mü oynayacağız, yoksa 3’lü mü oynayacağız diye. Ama bahsettiğiniz şeyler temel olarak konuşacağımız sistemlerdir. Fakat maç içerisinde bunlar değişiklik gösterebilir, oyun tarzınız değişebilir. Ofansif ve defansif anlamda maç içerisinde farklı varyasyonlar sergileyebilirsiniz. Bizler şu anda rakibimize yönelik olarak en iyi şekilde hazırlıklarımızı sürdürüyoruz.

Söylemiş olduğunuz gibi pek fazla başarılı sonuçlar elde edemedik derbi maçlarında ama umuyorum ki pazar günü bu değişecek. Şuna da değinmek istiyorum; Avrupa’da 3’lü sistemle oynadığımız maçlarda çok iyi neticeler de almıştık. Bunun güçlü örneklerini de açıkçası Avrupa’da oynadığımız maçlarda görmüştük. Söylemiş olduğum gibi bahsettiğiniz 3’lü, 4’lü oynama konuları önemlidir ama futbolda her şey demek değildir.

Rakibimizin güçlü yanlarını elbette biliyoruz; ofansif noktada gayet kaliteli oyunculara sahip. Sadece Beşiktaş özelinde de konuşmamak lazım. Türkiye’deki diğer takımlarda da aynı şekilde yetenekli, kaliteli oyuncular mevcut. Tabii ki yaptığımız şeyleri sizlere açıklamayacağım ama şunu da söylemem gerekiyor ki, rakibimizi iyi bir şekilde analiz ettik ve o maç için hazırlıklarımızı maça kadar en iyi şekilde tamamlamış olacağız.

Ben her zaman futbolcu olarak en iyisini ortaya koymaya çalışan biriyim. Tanrıya şükür sakatlıkla ilgili bir problem yaşamadım. Genel olarak da zaten vücuduna bakan bir futbolcuyum. Ve futbol adına geliştirmem gereken noktaların üzerinde de sürekli olarak duran bir futbolcuyum. Önemli olan noktalar var; antrenman, besin ve aynı zamanda dinlenmek. Bu 3 faktör bana göre çok önemli.

Aynı zamanda çok mutluyum çünkü Fenerbahçe’yle çok fazla maça çıktım. Bana göre futbolcu için en mutlu edici şeylerden biri sürekli sahada olmaktır, 3 günde 1 maç yapabilmektir. Bana göre bunlar futbolcu için çok önemli. Ben de çok mutluyum. Bunu gerçekleştirmek için de güçlü bir fedakarlık ve efor ortaya koymanız gerekiyor. Ben de aynı şekilde kendim ve Fenerbahçe için profesyonellik anlamında elimden gelenin en iyisini sergilemeye çalışıyorum. Bu şekilde devam etmek istiyorum. Umuyorum sezon sonunda hedeflerimize birlikte ulaşacağız.

Bana göre takımda çok fazla kaliteli oyuncu mevcut. Bununla beraber karakterli oyuncular mevcut. Ben de aynı şekilde bu takımın bir parçası olduğum için kendimi mutlu hissediyorum. Defansta da aynı şekilde çok kaliteli ve iyi oyuncular var. Benim için bir problem teşkil etmiyor. Bana göre hiç kimse için problem teşkil etmiyordur bu durum. Kim hangi mevkide oynarsa oynasın takım için elinden gelenin en iyisini ortaya koymaya çalışıyor ve herkes hazır.

Futbolda adaptasyon çok önemli bir konu. Bazen yeni takım arkadaşlarınızla oynadığınız zaman onlarla güçlü bir iletişimi yakalamak mecburiyetindesiniz. Özellikle defans pozisyonunda oynuyorsanız bana göre iyi bir birliktelik yakalamak adına bu çok önemli. Genel olarak da takım olarak iyi yolda olduğumuzu söyleyebilirim.

Biz kendimize odaklanıyoruz, kendi oynayacağımız maçlara odaklanıyoruz. Elbette sıralamaya bakıyoruz, herkes sıralamaya bakıyor ama en önemli şey bizim kendi oyunumuz, kendi maçlarımız ve alacağımız galibiyetler çünkü hedefimiz şampiyonluk. Umuyorum ki çok çalışarak, kendimizi adayarak fedakarlıkla beraber istediğimiz sonuca erişeceğiz.” şeklinde konuştu.

Bizim için hedef her maç 3 puanı elde edebilmek. Ligin sonu yaklaşıyor ve bizim mantalitemize göre her maç bizler açısından önem ifade ediyor çünkü büyük hedeflere sahibiz. Her maçı final olarak nitelendiriyoruz. Her maçı da kazanmak istiyoruz. Bu maçı da kazanmak istiyoruz ve alacağımız galibiyetle taraftarlarımızı mutlu etmek istiyoruz.

İyi bir şekilde hazırlanarak umuyorum ki pazar günü galibiyetle ayrılan taraf olacağız. Her galibiyet motivasyon sağlar takım için. Bizler iyi yoldayız, iyi bir şekilde çalışıyoruz. Ekstra motivasyon katar mı? Elbette katar. Kazanınca her zaman kendinizi mutlu ve motive hissedersiniz. Umuyorum ki bu mutluluğu pazar günü gerçekleştireceğiz.

Takım olarak ofansif bir oyun ortaya koyuyoruz ve bana göre de bunu saha içerisinde izleyenlere gösteriyoruz. Zira çok fazla gol atıyoruz, çok fazla gol pozisyonuna giriyoruz. Santraforlarımız olsun, takım olarak bana göre ofansif güçlü işler çıkarıyoruz. Hocamızın da zaten sürekli olarak bize söylediği şey, defansif anlamda da açıkçası geliştirebileceğimiz, geliştirmemiz gereken noktaların olduğu yönünde.

Defans olarak da geliştirebileceğimiz noktalara sürekli olarak odaklanıyoruz. Zorluk kısmından söz edersek elbette ki maçlar içerisinde bazı süreçlerde zorluklar yaşayabiliyorsunuz. Ama bana göre başından bu yana bakacak olursak, süreci değerlendirecek olursak takım olarak çok daha güçlü bir noktada olduğumuzu söyleyebilirim. Gerek sisteme gerekse de hocanın felsefesine şu an itibarıyla çok daha aşinayız.

Genel olarak da bana göre bu ofansif oyundan dolayı tüm takım arkadaşlarım keyif alıyor ve herkes bu oyunun parçası olduğu için fazlasıyla kendisini mutlu hissediyor. Biz ofansif ve cesur bir mantaliteyle sahada rakiplerimizin karşısına çıkıyoruz. Ama söylemiş olduğum gibi geliştirmemiz gereken noktaları da geliştirerek bu yolda beraber kazanmaya ve başarılar elde etmeye devam edeceğimizi düşünüyorum.”

Paylaşın

A Milli Futbol Takımı, Hırvatistan’a Direnemedi: 2 – 0

A Milli Futbol Takımı, UEFA 2024 Avrupa Şampiyonası (EURO 2024) Elemeleri D Grubu ikinci maçında Bursa Büyükşehir Belediye Stadyumu’nda karşılaştığı Hırvatistan’a 2-0 mağlup oldu.

Haber Merkezi / Hırvatistan’a galibiyeti getiren golleri 20. ve 45+4. dakikalarda Mateo Kovačić kaydetti.

Bu sonucun ardından 4 puana yükselen Hırvatistan liderlik koltuğuna oturdu. A Milli Futbol Takımı ise gruptaki ilk yenilgisini alarak 3 puanla 3. sıraya geriledi.

D Grubu’nda oynanan günün diğer maçında ise Galler, Letonya’yı 1-0 mağlup etti.

Karşılaşmadan dakikalar

5. dakikada Salih Özcan’ın pasıyla Hırvatistan ceza sahasında topla buluşan Cengiz Ünder’in sağ çaprazdan uzak köşeye yaptığı plase vuruşu kaleci Livakovic, sağına uzanıp çeldi. Boşta kalan meşin yuvarlağı savunma uzaklaştırdı.

10. dakikada Enes Ünal’ın baskısıyla Sutalo’dan kaptığı top Kerem Aktüroğlu’nun önüne kaldı. Kerem’in Hırvat ceza sahasının önünden köşeye gönderdiği şutu, kaleci Livakovic soluna uzanıp kornere çeldi.

20. dakikada Stanisic sağ kanattan ceza sahasına girdi ve pasını Pasalic’e attı. Pasalic ile Perisic’in paslaşması sonucunda savunmaya da çarpan top Kovacic’in önünde kaldı. Bu oyuncunun plase şutunda meşin yuvarlak ağlara gitti: 0-1.

45+4. dakikada İsmail’in orta sahada kaptırdığı topu Modric, sol kanattan bindiren Pasalic’in önüne attı. Pasalic’in ceza sahasında sol çaprazdan şutunda meşin yuvarlak Mert’ten döndü. Boşta kalan topu Kovacic ağlara gönderdi: 0-2.

58. dakikada Modric’in sağ kanattan altıpas içine yerden sert gönderdiği topa Pasalic ayak koydu. Kaleci Mert iyi bir refleksle meşin yuvarlağı kornere çeldi.

77. dakikada sol kanatta topla buluşan Perisic, ceza yayı önündeki Kramaric’e pasını gönderdi. Kramaric’in ayak içiyle çektiği sert şutta meşin yuvarlak yandan auta çıktı.

90+3. dakikada sağ kanatta Arda Güler’den aldığı pasla ceza sahasına giren Cenk Tosun, yakın mesafeden sağ çaprazdan çok sert vurdu, meşin yuvarlak kaleci Livakovic’in kurtarışıyla yükseklik kazandı. Havalanan topa Umut Nayir kafayı vurdu, meşin yuvarlak üst ağlarda kaldı.

Stat: Bursa Büyükşehir Belediye

Hakemler: Andreas Ekberg, Fredrik Klyver, Niklas Nyberg (İsveç)

Türkiye: Mert Günok, Zeki Çelik, Çağlar Söyüncü, Merih Demiral, Ferdi Kadıoğlu, Orkun Kökçü (Dk. 67 Arda Güler), Salih Özcan, Hakan Çalhanoğlu (Dk. 38 İsmail Yüksek), Cengiz Ünder (Dk. 81 Cenk Tosun), Kerem Aktürkoğlu (Dk. 67 Barış Alper Yılmaz), Enes Ünal (Dk. 81 Umut Nayir)

Hırvatistan: Livakovic, Stanisic, Sutalo, Gvardiol, Barisic, Brozovic, Kovacic, Modric (Dk. 84 Majer), Pasalic (Dk. 65 Juranovic), Perisic (Dk. 90+2 Ivanusec), Kramaric (Dk. 84 Musa)

Goller: Dk. 20 ve Dk. 45+4 Kovacic (Hırvatistan)

Paylaşın

Trabzonspor’un 18. Başkanı Ertuğrul Doğan

Hayri Gür Spor Salonu’nda gerçekleştirilen Trabzonspor Olağanüstü Genel Kurul Toplantısı sona erdi. Seçime tek aday olarak giren Ertuğrul Doğan, 1129 geçerli oyun 919’unu alarak Trabzonspor’un 18. başkanı seçildi.

Haber Merkezi / Ertuğrul Doğan başkanlığındaki Yönetim Kurulu, “Zeyyat Kafkas, Ali Haydar Gedikli, Sami Karaman, Kemal Ertürk, Serkan Kılıç, Nevzat Kaya, Faruk Hacıhaliloğlu, Yahya Karahasan, Taner Fikret Saral, Coşkun Öztürk, Ahmet Beşir, İbrahim Şahinkaya, Derviş Köz ve Birhan Emre Yazıcı” isimlerinden oluştu.

Oy kullanımının sona ermesi ve sandıkların sayılmasının bitişiyle konuşan Ertuğrul Doğan, şu ifadeleri kullandı:

“Şunu vurgulamak isterim ki, Trabzonspor’un yeni başkanı olmaktan büyük onur ve gurur duyuyorum. Bu ulvi görevi en iyi şekilde yerine getireceğimin, Yönetim Kurulu’ndaki arkadaşlarımla birlikte kulübümüzün menfaatlerini ön planda tutacağımızın sözünü veriyorum. Tek gerçeğimiz olacak, kulübümüzün çıkarları…

Açılış konuşmamda, ‘yeni bir hikayeye başlıyoruz’ demiştim. Bu hikayenin kahramanları Trabzonspor Camiası’nın bileşenleri, yani sizler olacaksınız. Büyük bir aileyiz ve şu andaki sorunları ortadan kaldırabilecek hafızaya, kültüre ve güçlü bir iradeye sahibiz. Kimse endişe etmesin, karamsarlığa da kapılmasın. Beraber aydınlık yarınlara yürüyeceğiz.

Dün ve bugün gerek Trabzon’dan gerek ülkemizin değişik şehirlerinden gerekse Avrupa’dan kongremize katılım göstererek yanımızda olan, gelemedikleri halde gönderdikleri mesajlarla desteklerini ileten herkese teşekkürlerimi sunuyorum.

Allah yolumuzu açık etsin, dualarınızı esirgemeyin. Saygı ve sevgilerimle…”

“Tüm kulvarlarda yarışacak kadro oluşturmanın zamanı”

Ertuğrul Doğan, oy kullanma işlemi öncesinde genel kurula yaptığı konuşmada ise şunları söyledi:

“Sayın Divan, sayın büyüklerim, değerli delegelerimiz hepinize saygı ve sevgilerimi sunuyorum genel kurulumuza hoş geldiniz.

Öncelikle Trabzonspor’umuzun 56 yıl önce temelini atan kurucularımıza, eski başkanlarımıza, teknik direktörlerimize, futbolcularımıza saygı ve minnetlerimi sunuyorum. Ebediyete irtihal edenlere rahmet diliyorum. Trabzonspor var ise onların sayesindendir, sağ olsunlar…

Trabzonspor sadece Trabzon’dan ibaret değildir. Trabzonspor, efsane başkanımız Şamil Ekinci’nin de dediği gibi kökleri Trabzon’da, dalları bütün dünyaya yayılmış çınar ağacıdır. Bu ağacın gölgesinde bulunmaktan büyük onur ve gurur duyuyorum. Bu kürsüden dalları Mardin’e, Antalya’ya, Ağrı’ya, Niğde’ye, İstanbul’a, Urfa’ya, Muş’a, Artvin’e, Berlin’e, Paris’e, Tokyo’ya, New York’a hatta Papua Yeni Gine’ye kadar uzanmış armaya sevdalı tüm Bordo Mavi yüreklere selam gönderiyorum.

Değerli Trabzonsporlular, Trabzon, bir spor kentidir ve geçmişi 1900’lü yıllara dayanmaktadır. Bu köklü geçmiş 2 Ağustos 1967’de birleşerek Trabzonspor’umuzu kurmuştur. O tarihten itibaren ülkede futbol artık eskisi gibi olmayacaktı. Önce ikinci lig şampiyonluğunu kazanan ardından Anadolu ihtilalini gerçekleştirerek birinci lig şampiyonluğunu ilk kez İstanbul dışına taşıyan bu kadim şehrin çocukları, 56 yıldır alın teriyle başarı hikâyeleri yazmış, tertemiz kupaları müzemize taşımıştır.

Şampiyon Başkanımız Sayın Ahmet Ağaoğlu ile birlikte Nisan 2018’de göreve geldiğimizde, kulübümüzün durumu ortadaydı. Finansal manada bitik durumdaydık. Hem ekonomimizi iyileştirmek hem de takımımızı yarışın içerisinde tutmak kolay olmadı. Zor yollardan geçtik ancak camiamızın da sonsuz desteğiyle engelleri aşmayı bildik. Yaklaşık 5 yıllık süreçte birbirinden değerli 4 kupayı müzemize koyduk. Bunlardan biri 10 yıl sonra gelen sekizinci şampiyonluğumuzun kupasıydı.

Bu sezon eleştirilerinize hak veriyorum. Maalesef şampiyonluktan sonraki süreci doğru yönetmekte bazı temel eksikliklerimiz oldu. Bugün; artık yeni bir sayfa açmanın, kulübümüzün ekonomisini sürdürülebilir hale getirmenin ve tüm kulvarlarda yarışacak kadro oluşturmanın zamanı.

Yarın; kısa, orta ve uzun vadedeki 5 yıllık makro planımızı hazırladık. Camiamıza detaylarını daha sonra açıklayacağız ancak özetlemek gerekirse; Yol haritamızın anahtar cümlesi: sürdürülebilir ekonomidir.

Orta vadede sonuç alacağımıza inandığımız sürdürülebilir ekonominin karşılığı kulübümüze gelir sağlayacak yeni projeler, takım bütçesini düşürmek, üreterek yarışacağımız altyapı organizasyonumuzu daha da sağlamlaştırmak ve scouting olacaktır. Bu hamlelerimizin olgunlaşmasını beklerken elbette Trabzonspor’umuz yarışmaya devam edecektir.

Ben ve hepsi birbirinden değerli yönetim kurulu arkadaşlarımla birlikte atacağımız her adımda şeffaflık sözü veriyoruz. Hedeflerimizi gerçekleştirdiğimizde bilin ki Trabzonspor’umuz ayakları yere basan ve kimseye muhtaç olmayan bir yapıya kavuşacaktır. Başarılarla dolu olması umuduyla yol hikayemize başlıyoruz. Camiamızın da dün olduğu bugün de desteğini esirgemeyeceğine inanıyoruz.

Son olarak kongreye tek liste girdik ama görüyorum ki buradan tek yürek çıkıyoruz. Hepinize saygı ve sevgilerimi sunuyorum. Sözlerimi bitirmeden önce yakın zamanda aramızdan ayrılan efsane teknik direktörümüz, kupaların efendisi Ahmet Suat Özyazıcı’yı rahmetle anıyorum.”

Paylaşın