Avrupa’da En Fazla Asgari Ücretli Çalışan Oranı Türkiye’de

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın 2014 verilerine göre Türkiye’deki kayıtlı işçilerin yüzde 40’dan fazlası asgari ücretle çalışıyor. Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) asgari ücretle çalışan işçi sayısını açıklamıyor. Türkiye’de asgari ücretle çalışan işçi sayısına ilişkin en son bilgi 2014 yılına ait.

2010 yılı verilerine göre Avrupa’da asgari ücretle çalışan işçi oranının en yüksek olduğu ülke açık ara Türkiye. Kayıt dışı çalışanlar ve asgari ücret primi tanımı hesaba katıldığında Türkiye’deki oran yüzde 40’tan daha yüksek. Hükümet ise asgari ücretle çalışan işçi sayısını açıklamıyor. Muhalefet partilerinin bu konudaki soru önergeleri de hükümet tarafından yanıtlanmıyor.

24. Dönem MHP Ankara Milletvekili Özcan Yeniçeri’nin dönemin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik’e verdiği soru önergesine verilen cevaba göre 2014 Temmuz ayı itibariyle asgari ücretle çalışan işçi sayısı 4 milyon 970 bin 737.

Yine Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı verilerine göre, Temmuz 2014’te ülkede toplam kayıtlı işçi sayısı 12 milyon 287 bin 238. Bu da toplam kayıtlı işçi sayısının yüzde 40,45’inin asgari ücret üzerinden çalıştığı anlamına geliyor.

Avrupa’da asgari ücretle en fazla çalışan oranı Türkiye’de

Avrupa İstatistik Ofisi’nin (Eurostat) hangi ülkede işçilerin yüzde kaçının asgari ücretle çalıştığına ilişkin bir araştırması da bulunuyor. Araştırma 2010 ve 2014 yıllarına dair veriler içeriyor ancak Türkiye’ye ilişkin 2014 verileri yer almıyor. Eurostat asgari ücretle çalışan oranını teknik olarak “asgari ücretin yüzde 105’inden daha az kazananlar” olarak ifade ediyor.

Buna göre 2010 yılında Türkiye’de asgari ücretle çalışan oranı yüzde 43. Ancak bu araştırma en az 10 işçi çalıştıran iş yerlerini kapsıyor. 10’dan daha az işçi çalıştıran firmalar da eklendiğinde bu sayının ciddi oranda yükselmesi bekleniyor.

Türkiye bu alanda yüzde 42,9 ile Avrupa Birliği ülkeleri arasında açık ara zirvede yer alıyor. Türkiye’ye en yakın ülke yüzde 19,2 ile Slovenya iken üçüncü sırada yüzde 16,8 ile Portekiz bulunuyor. Belçika’da ise asgari ücretle çalışan işçi oranı yüzde sıfır. Bu oran İspanya’da yüzde 1,1, Çekya’da yüzde 1,9 ve Macaristan’da yüzde 3,2. AB’nin büyük ülkeleri İngiltere’de ise yüzde 4,9 ve Fransa’da yüzde 8,3.

Gerçek sayı bu mu? Kayıt dışı istihdam ne kadar?

Öte yandan SGK’nın açıkladığı tüm bu veriler kayıtlı işçileri içeriyor. Kayıt dışı istihdam hesaba katıldığında Türkiye’de 2014 yılında asgari ücretle çalışanların oranı yüzde 50’leri buluyor. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre Temmuz 2014’te kayıt dışı istihdam sayısı 9 milyon 622 bin. Bunların 3 milyon 524 bini “ücretli veya yevmiyeli”lerden oluşuyor. Bu kişilerin çok büyük bir kısmı asgari ücret veya daha düşük ücrete çalışıyor. Kayıt dışı istihdamın diğer kalemleri olan “işveren, kendi hesabına veya ücretsiz aile işçileri” bu hesaplamaya dahil değil.

Ayrıca SGK verileri; primleri sadece asgari ücretten yatırılan işçileri kapsıyor. Birçok iş yerinde işçilere yemek ve yol ücreti de ödeniyor. Eğer yemek ve yol ücreti SGK primine yansıtılırsa bu işçiler asgari ücretten daha fazla kazanmış görünüyor.

Muhalefet milletvekilleri AK Parti hükümetine 2014 yılından sonra da bir çok soru önergesi vererek Türkiye’de asgari ücretle çalışan işçi sayısını sordu. Ancak bunlar dönemin çalışma ve sosyal güvenlik bakanları ile Başbakan Ahmet Davutoğlu tarafından yanıtlanmadı. Öte yandan geçtiğimiz hafta bir toplantıda konuşan eski Ekonomi Bakanı Ali Babacan, Türkiye’de çalışanların yaklaşık yarısının asgari ücretlilerden oluştuğunu söyledi. (Kaynak: euronews)

Paylaşın

Süper Lig’de 16. Haftanın Hakemleri Açıklandı

Türkiye Futbol Federasyonu (TFF), Süper Lig’de 16. Hafta karşılaşmalarını yönetecek hakemleri açıkladı. Buna göre, ligin zirvesini ilgilendiren Antalyaspor : Trabzonspor Küçük maçında Zorbay düdük çalacak.

Haber Merkezi / Yine ligde üst sıraları ilgilendiren Beşiktaş : Kayserispor karşılaşmasını Ali Şansalan, Sivasspor : Galatasaray maçını Ümit Öztürk, Gaziantep FK : Fenerbahçe karşılaşmasını ise Atilla Karaoğlan yönetecek.

İşte Süper Lig’de 16. haftanın maçlarını yönetecek hakemler:

10 Aralık Cuma

20 : 00 Altay – Hatayspor: Mete Kalkavan

11 Aralık Cumartesi

13 : 30 Fatih Karagümrük – Konyaspor: Yaşar Kemal Uğurlu

16 : 00 Başakşehir – Kasımpaşa: Fırat Aydınus

16 : 00 Rizespor – Göztepe: Erkan Özdamar

19 : 00 Antalyaspor – Trabzonspor: Zorbay Küçük

12 Aralık Pazar

13 : 30 Adana Demirspor – Giresunspor: Alper Ulusoy

16 : 00 Yeni Malatyaspor – Alanyaspor: Yasin Kol

19 : 00 Beşiktaş – Kayserispor: Ali Şansalan

13 Aralık Pazartesi

18 : 00 Sivasspor – Galatasaray: Ümit Öztürk

20 : 30 Gaziantep FK – Fenerbahçe: Atilla Karaoğlan

Paylaşın

Asgari Ücret Tespit Komisyonu’nun 3. Toplantısından Da Uzlaşma Çıkmadı

Milyonlarca çalışanı doğrudan ilgilendiren Asgari Ücret Tespit Komisyonu’nun 3. toplantısı Türkiye İşveren Sendikaları (TİSK) ev sahipliğinde sona erdi. Taraflar baz alınacak enflasyon rakamlarında anlaşamadı.

BBC Türkçe’de yer alan habere göre; Toplantı sonrasında konuşan Çalışma Bakanlığı Müsteşarı Nurcan Önder, “TİSK asgari geçim tutarını 3100, Türk-İş 3900 lira olarak öngörüyor” dedi.

Türk-İş Genel Eğitim Sekreteri Nazmi Irgat, “İşveren kesimiyle uzlaşmazlıkları maalesef gideremedik” dedi.

Irgat, “Son 1,5 ayda anormal şekilde artan enflasyon dar gelirlileri daha zora soktu. Biz yaşanan enflasyon, çarşı-pazar enflasyonunu esas alan, büyümeden de refah payı alan bir asgari ücret bekliyoruz” diye konuştu.

Irgat, “İşverenlerin büyük itirazı üzerine TÜİK rakamları açıklayamadı” dedi.

Üçüncü toplantıya ev sahipliği yapan TİSK Genel Sekreteri Akansel Koç ise TÜİK’in enflasyon rakamlarını dikkate alacaklarını belirterek “Enflasyona karşı çalışanlarımızı koruyacağız” dedi.

SGK işçi primlerinin ödenmesinde 5 puanlık işveren desteğinin işçilere de sağlanması ve vergi diliminin yıllık brüt asgari ücret dilimine çekilmesi konularında tarafların anlaşmaya vardığı belirtildi.

TİSK Genel Sekreteri Koç, “3161 TL gibi resmi bir teklifimiz söz konusu değil” ifadesini kullandı. Komisyonun 4. toplantısı için tarihin daha sonra açıklanacağı belirtildi.

Paylaşın

Meteoroloji’den Sağanak Ve Kar Yağışı Uyarısı

Meteoroloji Genel Müdürlüğü (MGM), aralarında Edirne, İzmir, Aydın, Muğla, Bartın ve Sinop’unda bulunduğu bir çok il için sağanak Sivas, Malatya, Elazığ ve Iğdır’ında bulunduğu bir çok il içinde yağmur ve karla karışık yağmur uyarısında bulundu. MGM, sağanak ve kar yağışın etkili olacağı yerlerdeki vatandaşlara olumsuzluklara karşı dikkatli ve tedbirli olunmalı çağrısı da yaptı.

Haber Merkezi / MGM tarafından yapılan son değerlendirmelere göre; Orta ve Doğu Karadeniz, Doğu ve Güneydoğu Anadolu ile Bartın, Sinop ve Sivas çevreleri, Kastamonu’nun kuzey ve doğu kesimleri, Hatay’ın batı ilçeleri ile gece saatlerinden sonra Edirne çevreleri, İzmir’in güney ve batı ilçeleri, Aydın’ın kıyı kesimleri ve Muğla çevrelerinin yağışlı geçeceği tahmin ediliyor.

Yağışların, yağmur ve sağanak, Doğu Karadeniz’in iç ve yüksek kesimleri ile Doğu Anadolu’nun kuzey ve doğusunda karla karışık yağmur ve yer yer kar şeklinde görüleceği tahmin ediliyor. Sabah ve gece saatlerinde iç ve batı kesimlerde pus, yer yer sis bekleniyor.

Hava sıcaklığının Marmara, Ege ve Akdeniz’de 2-4 derece artacağı, Orta ve Doğu Karadeniz ile Doğu Anadolu ve Güneydoğu Anadolu’nun doğusunda 2 ila 4 derece azalacağı, diğer yerlerde önemli bir değişiklik olmayacağı tahmin edilirken, rüzgarın is genellikle güneyli yönlerden hafif, ara sıra orta kuvvette, gece saatlerinden sonra Marmara ve Kuzey Ege’de güneybatı yönlerden kuvvetli (40-60 km /saat) olarak esmesi bekleniyor.

Bölgelerimizde hava durumu ise şöyle;

Marmara ve Ege Bölgesi

Marmara Bölgesi’nin parçalı ve çok bulutlu, gece saatlerinden sonra Edirne çevrelerinin sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Sabah saatlerinde yer yer pus ve sis hadisesi beklenirken, Ege Bölgesi’nin parçalı ve çok bulutlu,gece saatlerinden sonra İzmir’in güney ve batı ilçeleri, Aydın’ın batı kesimleri ve Muğla çevrelerinin sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Sabah saatlerinde yer yer pus ve sis hadisesi bekleniyor.

Akdeniz ve İç Anadolu Bölgesi

Akdeniz Bölgesi’nin parçalı ve çok bulutlu, Hatay’ın batı ilçelerinin sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor.. Bu gece saatlerinde Batı Akdeniz’in iç kesimlerinde pus, yer yer sis beklenirken, İç Anadolu Bölgesi’nin parçalı ve çok bulutlu, Sivas çevrelerinin yağmur ve karla karışık yağmur ve yükseklerinin yer yer kar yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Bu gece saatlerinde pus, yer yer sis bekleniyor.

Karadeniz Bölgesi

Batı Karadeniz’in parçalı ve çok bulutlu, Bartın, Sinop çevreleri ile Kastamonu’un kuzey ve doğu ilçelerinin yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların, genellikle yağmur ve sağanak, bölgenin iç ve yüksek kesimlerinde karla karışık yağmur ve yer yer kar yağışı şeklinde görülmesi beklenirken, Orta ve Doğu Karadeniz’in parçalı ve çok bulutlu, bölge genelinin yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların, genellikle yağmur ve sağanak, bölgenin iç ve yüksek kesimlerinde karla karışık yağmur ve yer yer kar yağışı şeklinde görülmesi bekleniyor.

Doğu Anadolu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi

Doğu Anadolu Bölgesi’nin çok bulutlu, bölge genelinin yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların, Malatya, Elazığ ve Iğdır çevrelerinde yağmur, yağış alan diğer yerlerde karla karışık yağmur ve yer yer kar şeklinde görüleceği tahmin edilirken, Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nin çok bulutlu, bölge genelinin yağışlı geçeceği tahmin ediliyor.

Paylaşın

Erdoğan’ın Bütçeyi Sunmamasına Kılıçdaroğlu’ndan Tepki

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın bütçeyi sunmamasına tepki gösteren CHP Lideri Kılıçdaroğlu, “Tek kişilik hükümetse o tek kişi gelecek parlamentoda bütçeyi sunacak. O tek kişi bütçesinin arkasında durmalıdır. Bizim sorularımıza da açık ve net cevaplar vermelidir. Meclis’e gelmeyerek kaçarak bu iş olmaz” dedi.

Meclis’te bütçe görüşmelerindeki konuşması sırasında yaptığı el hareketine ilişkin olarak açıklamada bulunan Kılıçdaroğlu, “Öyle bir kastım yoktu. Ellerime değil sözlerime baksınlar” ifadelerini kullandı.

Yeniçağ yazarı Orhan Uğuroğlu’nun sorularını yanıtlayan CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Millet İttifakı ortağı İyi Parti’nin lideri Meral Akşener’le Cumhurbaşkanı adaylığı üzerine konuşup konuşmadığına ilişkin soruya, şöyle yanıt verdi:

“İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener ile evet sık sık buluşuyoruz. Hatta aracısız sık sık telefon ile uyum içinde görüş alışverişi yapıyoruz. Hayır, Meral Hanım’la da kimseyle de görüşmedim. Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu ve Demokrat Parti Genel Başkanı Gültekin Uysal’la da bu konuyu konuşmadım.”

128 milyar dolar tepkisi

Helalleşme açıklaması tartışma yaratan CHP lideri Kılıçdaroğlu, 128 milyar doların hesabını sorup sormayacağına ilişkin sorulara da şöyle yanıt verdi:

“128 milyar doları kaçtan sattılar? 6 liradan sattılar. Şimdi dolar oldu 14 lira. Yaklaşık 70 milyar dolar rant var. Bu para kimin cebinden çıkacak? Vatandaşın cebinden çıkacak. Vatandaş ödeyecek, Erdoğan cebinden ödemeyecek… Dolar ile ihale yapıyorsun, aslında bu doğru değil. Türkiye Cumhuriyeti Devleti bir ihale yapıyorsa kendi parası ile yapar. Yetmiyor dolar ile kâr etme güvencesi veriyorsun. Yani alım güvencesi veriyorsun. Yeteri kadar kazanmıyorsa aradaki farkı ben ödeyeceğim diyorsun. Benim torunlarımı da borçlandırıyorsun

Bütün bunların üstüne ben vergimi de veriyorum. O da yetmiyor Dolar ile ihale verdiysen ABD’deki enflasyonu 83 milyonun üzerine yıkıyorsun. Eğer EURO ile güvence vermişsen AB’deki enflasyonu bu milletin sırtına yıkıyorsun. Bu isyan edilecek bir şey.”

‘Tek kişilik hükümetse o tek kişi gelecek parlamentoda bütçeyi sunacak’

Kılıçdaroğlu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın bütçeyi sunmamasına da şöyle tepki gösterdi:

“Tek kişilik hükümetse o tek kişi gelecek parlamentoda bütçeyi sunacak. O tek kişi bütçesinin arkasında durmalıdır. Bizim sorularımıza da açık ve net cevaplar vermelidir. Meclis’e gelmeyerek kaçarak bu iş olmaz. Bu tavır Meclis’in saygınlığına gölge düşürmektedir. Meclis’in itibarı kalmadı. 27’nci dönem bitmeden 27 bin soruya bakanlar cevap vermedi. Bir kişi karar verir, Türkiye’de her şey olur, anlayışı ülkemizde hâkim olmuş durumda. Bu Meclis sadece benim değil, 600 milletvekilinin Meclisi’dir. TBMM vesayet altındadır.”

Yazının tamamı için TIKLAYIN

Paylaşın

Fitch Ratings, Küresel Büyüme Tahminini Aşağı Çekti

Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Fitch, 2021 yılı büyüme tahminini yüzde 6’dan yüzde 5,7’ye çektiği Küresel Ekonomik Görünüm Raporu’nda, küresel ekonominin 2022 yılı büyüme beklentisini de yüzde 4,4’ten yüzde 4,2’ye düşürdü.

Yüksek enflasyonun dünya çapında hissedilmesi ve uzun sürmesi küresel büyümedeki tahminleri değiştirdi. Bu durum küresel para politikalarının normalleşmesinin başlangıcı konusunda tahmin yapanları ve merkez bankalarını yanılttı ve söz konusu normalleşme tahminlerinin daha ileri bir tarihe atılmasına neden oldu.

Raporda, sanayi üretiminde son dönemde yaşanan tedarik zinciri aksamaları nedeniyle ABD, Almanya ve Japonya gibi ekonomilerin bu yıla ilişkin büyüme tahminlerinin düşürüldüğü kaydedildi.

Raporda, aşağı yönlü revizyona rağmen küresel ekonominin 2021 yılı büyüme beklentisinin 1973’ten bu yana en hızlı büyüme oranına işaret ettiği belirtilerek, küresel ekonomisinin “stagflasyondan” çok uzakta olduğu ifade edildi.

Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Fitch, 2021 yılı büyüme tahminini yüzde 6’dan yüzde 5,7’ye çektiği Küresel Ekonomik Görünüm Raporu’nda, küresel ekonominin 2022 yılı büyüme beklentisini de yüzde 4,4’ten yüzde 4,2’ye düşürdü.

Raporda ayrıca, para politikalarındaki tepkinin beklenenden daha yavaş olduğu ve önümüzdeki aylarda daha fazla gevşeme duyuruları beklerken, şimdi Çin’in büyümesinin 2022’de %5’in altına düşeceği tahmini paylaşıldı.

Raporda ABD Merkez Bankası’nın (FED) Eylül 2022’de ve İngiltere Merkez Bankası’nın (BOE) Aralık 2021’de faiz oranlarını arttırması beklentisi de yer aldı ve her ikisinin de beklentilerden çok daha erken olduğu bilgisi paylaşıldı.

Yüksek enflasyonun politika gerilimlerini arttırdığına işaret edilen raporda, yeni COVID-19’un varyantlarının, büyüme için aşağı yönlü risk oluşturduğu, arzı olumsuz yönde etkileyerek daha fazla fiyat artışına neden olabileceğive merkez bankalarının normalleşmeyi geciktirmesi durumunda risk anlamına gelebileceği vurgulandı.

ABD dolarının daha da güçlenmesinin beklendiğine dikkat çekilen raporda, daha güçlü bir dolar ve Çin’in büyümesinindeki zayıflamanın 2022’de emtia fiyatları üzerinde baskı oluşturabileceği, gelişen piyasa ekonomileri üzerindeki baskıyı artırabileceği ifade edildi.

Paylaşın

Kamu Ve Üniversite Hastaneleri İçin Borç Uyarısı

Kamu ve üniversite hastanelerinin, tıbbi cihaz sektörüne borcu 9 milyar liraya ulaştı. Acil ödeme yapılmaması durumunda kapanmaların başlayacağı uyarısı yapılırken, Sağlık Bakanlığı ise henüz konu ile ilgili bir açıklamada bulunmadı.

Tıbbi cihaz sektörünün, kamu ve üniversite hastanelerindeki vadesi geçmiş alacaklarının yaklaşık 9 milyar liraya ulaştığı uyarısı yapıldı. Açıklama Türkiye Sağlık Endüstrisi İşverenleri Sendikası (SEİS) Başkanı Metin Demir’den geldi. Reuters’a konuşan Demir, acil ödeme yapılmaması durumunda kapanmaların başlayacağını söyledi.

İthalata bağımlı olan sektör, geç ödemeler nedeniyle kur farkı mağduriyeti yaşadıklarından uzun süredir şikayet ediyordu. Demir, kurun sert yükselişi nedeniyle, ithalat ağırlıklı sektördeki birçok firmada sermaye erimesi yaşandığını da kaydetti.

Ürün fiyatlarında yüzde 50’ye varan artış yaşandığını söyleyen Demir, Reuters haber ajansına yaptığı açıklamada, “Biriken, geçmişten kalan bir alacak var. Bir de güncel olarak sürekli malzeme verildiği için eklenen var. Sektörün alacağı şu anda net olmamakla birlikte yaklaşık 9 milyar lira civarında.” dedi.

Metin Demir, alacakların kurun 6 lira olduğu 2020 Ocak ayına kadar gittiğini söyledi. Tıbbi cihaz sektörü, Eylül’de vadesi geçmiş alacaklar için protesto eylemi düzenlemişti. Reuters haberle ilgili temasa geçilen Sağlık Bakanlığı’nın henüz konu ile ilgili açıklama yapmadığını da bildirdi.

Paylaşın

Babacan’dan Dikkat Çeken ‘Bütçe’ Yorumu: Faiz Bütçesi

Partisinin genel merkezinde düzenlediği basın toplantısında gündemi değerlendiren DEVA Lideri Babacan, “Merkez Bankası dün bankalara ortalama yüzde 16 faizle borç para verdi. Aynı gün, aynı ülkenin hazinesi bankalara 3 milyar 300 milyonluk borçlanma ihalesi yaptı ve ihaleye katılan bankalara borçlanırken yüzde 22,70 faiz ödedi. Bu mu yönetmek? Bu bütçenin adı faiz bütçesidir.” dedi.

Haber Merkezi / Ekonomide Çin modeli tartışmalarına ilişkinde konuşan Babacan, “Hükûmet, son günlerde ekonomide ‘Çin modeli’ diye bir şey uydurdu. Ortada planlanmış, üzerinde çalışılmış bir model falan yok. Bugünkü iktidar bindi bir alamete, gidiyor kıyamete. Yalnız kendini sürüklese neyse de 84 milyonluk ülkenin her bir ferdini, hatta doğmamış çocuklarımızı dahi peşinden sürüklüyor. Ortada, adını ‘model’ olarak koydukları, sadece bir başarısızlık hikayesi var” ifadelerini kullandı.

Konuşmasının sonunda ise dikkat çeken cümleler kullanan Babacan, “Lafa gelince ‘ezilenlerin gür sesi, suskun dünyanın hür sesi’ Sayın Erdoğan’dan, Uygur Türklerine yapılan zulme dair son yıllarda bir cümle duydunuz mu? Dünyadaki en ağır insan hakları ihlallerinden birine karşı Erdoğan görmüyor, duymuyor, konuşmuyor” dedi.

DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, partisinin genel merkezinde düzenlediği haftalık değerlendirme toplantısında gündemi değerlendirdi. Babacan şu ifadeleri kullandı:

“Cumhurbaşkanı uçakta gazetecilere ‘kur manipülasyonu’ demiş. ‘DDK, bu işin arkasında kimlerin olduğu konusunda araştırma yapıyor. Buralardan kimler çıkacak, görme fırsatımız olacak’ demiş. Ben şimdiden söyleyeyim: Bu işin arkasından siz çıkacaksınız. DDK istediği kadar baksın. Araştıracaklar, bakacaklar; cumhurbaşkanı konuştukça kur yükseliyor.

“Bu bütçenin adı ‘faiz bütçesi’dir”

Yıllarca 50 milyar TL mertebesinde giden faiz ödemeleri bu yılki bütçede 180 milyar; 2022 bütçesinde 240 milyar olarak yazılmış durumda. Bundan da fazla olacak. Sözde düşük faiz politikası izleyen kötü yönetim, hazine borçlanma faizlerini daha geçtiğimiz eylül ayına göre tam 5 puandan fazla artırdı. Merkez Bankası dün bankalara ortalama yüzde 16 faizle borç para verdi. Aynı gün, aynı ülkenin hazinesi bankalara 3 milyar 300 milyonluk borçlanma ihalesi yaptı ve ihaleye katılan bankalara borçlanırken yüzde 22,70 faiz ödedi. Bu mu yönetmek? Bu bütçenin adı faiz bütçesidir.

Kamu özel iş birliğinin bütçedeki ödeneğine bakıyoruz, 42,5 milyar ama kurdaki artış sebebiyle 60 küsurlara çıkacak. Bütün tarım destekleri, yap-işlet-devretlere ödenecek rakamın yarısı dahi değil. Sanayinin geliştirilmesi için destek teşvik bütçesi 20 milyar. Deprem hazırlığı, afet yönetimi hepsi 4 milyar. Kadının güçlendirilmesi 943 milyon. Gençlik programı 876 milyon. İnsan hakları bütçesi 83 milyon. Bütçede ekonomik modeli görüyorsunuz. Çiftçi yok, sanayici yok, kültür yok, afet yönetimi yok, kadın yok, gençlik yok, hiçbir şey yok.

“Çatışmayla koltuğunuza sarılmayı artık bırakın”

Sayın Erdoğan, stokçu dedikleriniz, sizin hatalı politikalarınız, kötü yönetiminiz yüzünde fiyat istikrarının kalmadığı bir ülkede, neyi kaçtan satacağını bilemeyen gariban esnaf. Sizin stokçu dedikleriniz bugün sattığı malı yarın sattığından da pahalıya alan ve her gün zarar eden bakkal, manav, kırtasiyeci, çamaşırcı, çorapçı… Yeter artık, vatandaşları birbirine düşürmeyin.  Çatışmayla, ayrıştırmayla, kutuplaştırmayla koltuğunuza sarılmayı da artık bırakın.

Hükûmet, son günlerde ekonomide ‘Çin modeli’ diye bir şey uydurdu. Ortada planlanmış, üzerinde çalışılmış bir model falan yok. Bugünkü iktidar bindi bir alamete, gidiyor kıyamete.Yalnız kendini sürüklese neyse de 84 milyonluk ülkenin her bir ferdini, hatta doğmamış çocuklarımızı dahi peşinden sürüklüyor. Ortada, adını ‘model’ olarak koydukları, sadece bir başarısızlık hikayesi var.

Ekonomide senelerce dünyada ‘Türkiye modeli’ konuşuldu. Herkesin öykünerek baktığı, ‘Bize ders verin’ dediği modeli biz yazmıştık. Bize ‘ilham kaynağı, model ülke’ diyorlardı. Her bir vatandaşımızın refah seviyesini arttırdığımız, demokratik standartları yükselttiğimiz, Avrupa Birliği hedefinde ilerlediğimiz ve bununla beraber büyüttüğümüz ekonomi modelini yazmıştık.

“Türkiye’ye Çin malı ekonomi giydiremezsiniz”

Türkiye’yi bu başarılı yoldan saptırmaları ibretlik konudur. Rotayı ben çiziyorum diyen Perinçek’in hayallerinin iktidarı oldular. Model dediğiniz buysa batsın o model. Sayın Erdoğan; Türkiye’ye Çin malı ekonomi giydiremezsiniz. Bu ülke sizin dar kalıplarınızın esiri olmayacak kadar köklü bir demokrasi bilincine sahip.

Onca sene hak, adalet diye vatandaşın karşısına çıkan Sayın Erdoğan, siyasi kariyerinin finalinde, 28 Şubatçı Perinçek’in dergisine konuşmalarıyla baş yazı olarak konuk oldu. Erdoğan nerede, kimin arkasında görün. İbretlik. Derginin editörleri girişte ‘Vatan Partisi önderliğinde bilmem ne sürecine girdik’ diyor. Bu önderlikten AK Parti’ye oy vermiş vatandaşlarımızın haberi var mı? Yönetimin, girdiği seçimde sadece 98 bin vatandaşımızdan oy alan Perinçek’e teslim edilmesine geri kalan 84 milyonun onayı var mı?

Eğer bir modelden bahsedeceksek, bu sadece ekonomi politikalarından ibaret değildir. Bu bir rejim tercihidir. Böyle bir büyüme modelinde, hiçbir hak hukuk tanımadan çalıştırılan işçilerin acısı vardır. Lafa gelince ‘ezilenlerin gür sesi, suskun dünyanın hür sesi’ Sayın Erdoğan’dan, Uygur Türklerine yapılan zulme dair son yıllarda bir cümle duydunuz mu? Dünyadaki en ağır insan hakları ihlallerinden birine karşı Erdoğan görmüyor, duymuyor, konuşmuyor.”

Paylaşın

Kovid 19’da Son Veriler Açıklandı: Günlük Vaka Sayısı 20 Binin Üzerinde

Kovid 19’da son 24 saatte 20 bin 874 yeni vaka tespit edilirken, 192 kişi hayatını kaybetti. Verileri yorumlayan Bakan Koca, “Yoğun bakımlarda yatan Covid-19 hastalarının önemli bölümü hiç aşı yaptırmamış veya aşısı tam olmayan kişiler. Aşı, alınması gereken bir karar. Pişman olmayı beklemeyin.” ifadelerini kullandı.

Haber Merkezi / Sağlık Bakanlığı, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınının Türkiye’deki seyrine ilişkin olarak yeni verileri yayınladı. Açıklanan verilere göre, son 24 saatte, 356 bin 254 test yapılırken, 20 bin 874 yeni vaka tespit edildi. 192 kişi hayatını kaybederken, 29 bin 883 kişi sağlığına kavuştu.

Bakan Koca’dan uyarı

Güncel verilerle ilgili değerlendirmesini sosyal medya hesabından paylaşan Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, şu ifadeleri kullandı; “İnsanlarımızı aşıdan önyargılarla korkutmaya çalışanlar NE KAZANDI? Hatalı kararlarınsa sonucunu biliyoruz. Yoğun bakımlarda yatan Covid-19 hastalarının önemli bölümü hiç aşı yaptırmamış veya aşısı tam olmayan kişiler. Aşı, alınması gereken bir karar. Pişman olmayı beklemeyin.”

Verilerde, aşılamada önde giden illere de yer verildi. Bakanlığın tablosuna göre Türkiye’de en çok aşılamanın gerçekleştirildiği Ordu’yu Osmaniye, Amasya, Muğla, Kırklareli, Çanakkale,  Eskişehir, Balıkesir, Zonguldak ve Bartın takip etti. Bakanlığın tablosuna göre Türkiye’de en az aşılamanın gerçekleştirildiği Şanlıurfa’yı sırasıyla Batman, Siirt, Diyarbakır, Muş, Bingöl, Mardin, Bitlis, Ağrı ve Bayburt takip etti.

Paylaşın

TİHV’den Dikkat Çeken Rapor: Özgürlükler Sistematik Saldırı Altında

Türkiye İnsan Hakları Vakfı (TİHV) Akademi, “Kuşatma Altındaki Yurttaşlık Alanı” başlıklı 73 sayfalık bir rapor yayınladı. Raporda, temel özgürlükleri hedef alan baskıların 2015-2019 yılları arasındaki beş yıllık dönemde nasıl bir seyir izlediği mercek altına alındı.

Raporun TİHV Dokümantasyon Merkezi’nin verileriyle hazırlandığına işaret edilen TİHV yazılı açıklamasında, “Rapor, demokratik yurttaşlık alanının siyasi iktidar tarafından nasıl ve hangi mekanizmalarla kuşatılıp daraltıldığını somut veriler ışığında görünür kılmayı amaçlıyor” denildi.

“Kuvvetler ayrılığı ortadan kaldırıldı”

Raporda, Türkiye’nin 2010 Anayasa referandumundan itibaren tedricen anayasızlaştırıldığı, 2017 Anayasa değişikliği ile kuvvetler ayrılığı ve parlamenter rejimin fiilen ortadan kaldırıldığı ifade edildi.

Söz konusu dönemde hukuk devleti, yargı bağımsızlığı ve yargısal denetimin yok denecek düzeye geriletildiği kaydedilen raporda, siyasal çoğulculuk ve seçim güvenliğinin de ağır biçimde zedelendiği uyarısı yapıldı.

Rapora göre anayasasızlaştırma ve her sorunun “beka meselesi” olarak sunulduğu güvenlikleştirme bir döngü halinde birbirini beslerken, polis şiddeti ve yargısal tacizlerle yurttaşlık alanı hızla daraltıldı.

TİHV raporunda, ifade, medya, toplantı, gösteri ve örgütlenme özgürlüklerine ilişkin saldırılar verilerle ayrıntılı bir şekilde ortaya kondu:

İfade özgürlügü ihlalleri (2015-2019)

  • 6.479 kişi gözaltına alındı,
  • 2.801 kişi tutuklandı,
  • 1.372 dava açıldı,
  • 727 kişiye 27.448 ay hapis cezası verildi,
  • 184 yayın kuruluşu kapatıldı,
  • 137 kişi yaralandı,
  • 5 gazeteci öldürüldü.

Toplantı ve gösteri özgürlügü ihlalleri (2015-2019)

  • 20.071 kişi gözaltına alındı,
  • 662 kişi tutuklandı,
  • 4.907 kişiye ceza davası açıldı,
  • 999 kişiye toplam 13.370 ay hapis cezası verildi,
  • 4.450 kişi kolluk güçlerinin fiziksel şiddetine maruz kaldı,
  • 1.022 kişi bombalı sivil şiddet saldırılarında yaralandı,
  • 19 kişi kolluk güçlerinin müdahalesi sonucu öldü,
  • 141 kişi bombalı sivil şiddet saldırıları sonucu öldü.

Toplantı ve örgütlenme özgürlüğü ihlalleri (2015-2019)

  • 15.070 kişi gözaltına alındı,
  • 2.709 kişi tutuklandı,
  • 551 kişiye toplam 32.523 ay hapis cezası verildi,
  • 1.788 örgüt kapatıldı,
  • 127 belediye başkanının yerine kayyım atandı,
  • 120 belediye başkanı tutuklandı,
  • 11 milletvekilinin vekilliği düşürüldü,
  • 17 milletvekili tutuklandı,

351’i kolluk güçlerinin fiziksel şiddet kullanımına, 255’i sivil grupların şiddet saldırılarına, 11’i ise kendisini “polis” veya “devlet görevlisi” olarak tanıtan kişilerce kaçırılıp zorla alıkondukları süre boyunca maruz kaldıkları işkence ve kötü muameleye bağlı olarak toplam 617 kişi yaralandı.

Paylaşın