Beşiktaş, Galibiyet Hasretine Son Verdi

Beşiktaş, Süper Lig’in 16. haftasında Kayserispor’u konuk etti. Maçın son bölümünde bulduğu gollerle Kayserispor’u 4-2 mağlup eden Beşiktaş, ligde galibiyet hasretine son verdi. Beşiktaş, bu sonuçla puanını 24’e çıkarırken, Kayserispor ise 19 puanda kaldı.

Haber Merkezi / Beşiktaş’a galibiyeti getiren golleri 45. dakikada Larin, 84. ve 90. dakikalarda Batshuayi ve 90+6’da Güven Yalçın kaydederken, Kayserispor’un gollerini ise 38. ve 71. dakikalarda Thiam attı.

Goller;

38. dakikada Onur Bulut’un sağ kanattan ceza sahasına ortasına Mame Thiam’ın geriden gelip altıpas çizgisi önünden yaptığı kafa vuruşu kalenin sol üst köşesinden ağlarla buluştu. 0-1

45. dakikada Serdar’ın rakip yarı sahanın ortalarından ceza sahasına havalandırdığı topta hafif sol çaprazda Ramazan’dan önce iyi yükselen Larin’in kafa vuruşu uzak köşeden filelere gitti. 1-1

71. dakikada Larin’in rakip yarı sahada kaptırdığı top sonrası hızlı çıkan Kayserispor’da Ramazan’dan aldığı pasla sağ taraftan ceza sahasına giren İbrahim Akdağ’ın son çizgiye inmeden kale önüne kestiği meşin yuvarlağa Thiam’ın dokunuşu ağlarla buluştu. 1-2

84. dakikada Güven’in ceza yayı önünden verdiği ara pasıyla içeriye hareketlenen Batshuayi, sol çaprazda kaleciyle karşı karşıya pozisyonda yaptığı vuruşla maça bir kez daha dengeyi getiren golü attı. 2-2

89. dakikada rakip yarı sahanın ortalarında topu alan Güven, pasını bekletmeden sağındaki Batshuayi’ye verdi. Bu oyuncunun bir süre topla ilerledikten sonra ceza alanına girip sağ çaprazdan çektiği yerden sert şut filelere gitti. 3-2

90+6. dakikada rakibinden kaptığı topla hızlı kat eden Güven, sol tarafındaki Batshuayi ile verkaça girdi. Savunmanın arkasına sarktıktan sonra Batshuayi’nin pasıyla meşin yuvarlağı alan Güven Yalçın, düzgün vuruşla ağları sarstı. 4-2

Stat: Vodafone Park

Hakemler: Ali Şansalan, Bahtiyar Birinci, Samet Çavuş

Beşiktaş: Ersin Destanoğlu, Rosier, Serdar Saatçı, Vida, Rıdvan Yılmaz, Can Bozdoğan (Dk. 90+3 Mehmet Topal), Pjanic, Atiba (Dk. 74 Oğuzhan Özyakup), Ghezzal, Larin (Dk. 74 Güven Yalçın), Batshuayi

Kayserispor: Lung, Onur Bulut (Dk. 43 Ramazan Civelek), Hosseini, Uğur Demirok, Carole, Campanharo (Dk. 90+2 Mustafa Pektemek), Emrah Başsan, İbrahim Akdağ (Dk. 90+2 Mane), Kemen (Dk. 62 Attamah), Thiam, İlhan Parlak (Dk. 62 Cardoso)

Goller: Dk. 38 ve Dk. 71 Thiam (Kayserispor), Dk. 45 Larin, Dk. 84 ve Dk. 90 Batshuayi, Dk. 90+6 Güven Yalçın (Beşiktaş)

Paylaşın

Meteoroloji’den Bir Çok İl İçin Kuvvetli Yağış Uyarısı

Meteoroloji Genel Müdürlüğü (MGM), aralarında İstanbul, Kocaeli, Bursa, Yalova, Balıkesir, Manisa ve Çanakkale’nin de bulunduğu bir çok il için kuvvetli yağış uyarısında bulundu. MGM, kuvvetli yağışın etkili olacağı yerlerdeki vatandaşlara olumsuzluklara karşı dikkatli ve tedbirli olunmalı çağrısı da yaptı.

Haber Merkezi / MGM tarafından yapılan son değerlendirmelere göre: Ülkemizin kuzey, iç ve batı kesimlerinin parçalı ve yer yer çok bulutlu, Marmara, Ege, Batı Akdeniz, Eskişehir, Bolu, Düzce, Zonguldak çevreleri ile Ankara’nın batı kesimlerinin yağmur ve sağanak, Kıyı Ege ile Batı Akdeniz kıyılarının yer yer gök gürültülü sağanak yağışlı, diğer yerlerin az bulutlu ve açık geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların Kıyı Ege, İstanbul, Kocaeli, Bursa, Yalova, Balıkesir ve Manisa çevreleri ile Çanakkale’nin güney kesimlerinde yer yer kuvvetli olması bekleniyor. Doğu kesimlerde yer yer pus ve sis bekleniyor.

Hava sıcaklığı İç Ege ile Batı Karadeniz kıyılarında 3 ila 5 derece azalacağı, diğer yerlerde önemli bir değişiklik olmayacağı tahmin edilirken, rüzgarın ise genellikle güney ve güneydoğu, Güneydoğu Anadolu’da kuzeyli yönlerden hafif, ara sıra orta kuvvette, Akdeniz’in iç kesimlerinde güneyli yönlerden kuvvetli (40-60 km/sa) olarak esmesi bekleniyor.

Bölgelerimizde hava durumu ise şöyle;

Marmara ve Ege Bölgesi

Marmara Bölgesi’nin parçalı ve çok bulutlu, bölge genelinin aralıklı sağanak ve yer yer gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların İstanbul, Kocaeli, Bursa, Balıkesir ve Yalova çevreleri ile Çanakkale’nin güney kesimlerinde yerel olarak kuvvetli olması beklenirken, Ege Bölgesi’nin parçalı ve çok bulutlu, bölge genelinin aralıklı sağanak ve yer yer gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların Kıyı Ege ile Manisa çevrelerinde yerel olarak kuvvetli olması bekleniyor.

Akdeniz ve İç Anadolu Bölgesi

Batı Akdeniz’in çok bulutlu ve aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı, Orta ve Doğu Akdeniz’in parçalı ve az bulutlu geçeceği tahmin ediliyor. Rüzgarın, iç kesimlerinde güneyli yönlerden kuvvetli (40-60 km/saat) olarak esmesi beklenirken, İç Anadolu Bölgesi’nin parçalı ve az bulutlu, batı kesimlerinin yer yer çok bulutlu Eskişehir çevreleri ile Ankara’nın batı kesimlerinin yağmur ve sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Bu gece ve sabah saatlerinde doğu kesimlerinde yer yer pus ve sis hadisesi bekleniyor.

Karadeniz Bölgesi

Batı Karadeniz’in parçalı ve çok bulutlu, Bolu, Düzce ve Zonguldak çevrelerinin yağmur ve sağanak yağışlı geçeceği tahmin edilirken, Orta ve Doğu Karadeniz’in parçalı ve az bulutlu geçeceği tahmin ediliyor. Bu gece ve sabah saatlerinde bölgenin iç kesimlerinde yer yer pus ve sis hadisesi bekleniyor.

Doğu Anadolu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi

Doğu Anadolu Bölgesi’nin parçalı ve az bulutlu geçeceği tahmin ediliyor. Bölge genelinde yer yer pus ve sis beklenirken, Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nin az bulutlu ve açık geçeceği tahmin ediliyor. Doğu kesimlerinde yer yer pus ve sis hadisesi bekleniyor.

Paylaşın

Kovid 19’da Son Veriler Açıklandı: Koca’dan Omicron Açıklaması

Kovid 19’da son 24 saatte 17 bin 956 yeni vaka tespit edilirken, 182 kişi hayatını kaybetti. Verileri yorumlayan Bakan Koca, “Ülkemizde toplam 6 kişide Omicron varyantı tespit edilmiştir. Biri İstanbul’da, 5’i İzmir’dedir” ifadelerini kullandı.

Haber Merkezi / Sağlık Bakanlığı, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınının Türkiye’deki seyrine ilişkin olarak yeni verileri yayınladı. Açıklanan verilere göre, son 24 saatte, 345 bin 754 test yapılırken, 17 bin 956 yeni vaka tespit edildi. 182 kişi hayatını kaybederken, 22 bin 648 kişi sağlığına kavuştu.

Bakan Koca’dan Omicron açıklaması

Güncel verilerle ilgili değerlendirmesini sosyal medya hesabından paylaşan Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, şu ifadeleri kullandı; Ülkemizde toplam 6 kişide Omicron varyantı tespit edilmiştir. Biri İstanbul’da, 5’i İzmir’dedir. Bu 6 kişi Covid-19’u hafif belirtilerle geçirmektedir. Hastaneye yatırılmalarına ihtiyaç olmamıştır. Vatandaşlarımız kaygılanmamalı, tedbirlere uymalı, eksik aşılarını tamamlamalıdır.

Verilerde, aşılamada önde giden illere de yer verildi. Bakanlığın tablosuna göre Türkiye’de en çok aşılamanın gerçekleştirildiği Ordu’yu Osmaniye, Amasya, Muğla, Kırklareli, Çanakkale, Eskişehir, Balıkesir, Zonguldak ve Bartın takip etti. Bakanlığın tablosuna göre Türkiye’de en az aşılamanın gerçekleştirildiği Şanlıurfa’yı sırasıyla Batman, Siirt, Diyarbakır, Muş, Bingöl, Mardin, Bitlis, Ağrı ve Bayburt takip etti.

Paylaşın

TBMM Genel Kurulu’nda Almanca Ve Kürtçe Gerilimi

Halkların Demokratik Partisi (HDP) Batman Milletvekili Feleknas Uca, Meclis Genel Kurulu’nda Milli Eğitim Bakanlığı ve bağlı kuruluşların bütçeleri görüşülürken anadilde eğitime ilişkin konuştu. Anadilde eğitim engelini eleştiren Uca, konuşmasını tamamladıktan sonra “Şimdi bu konuşmamı çok dilli bir vekil olarak Almanca ve Kürtçe tekrar yapacağım” dedi.

Mezopotamya Ajansı’nın haberine göre; Uca bu sözlerin üzerine önce Almanca konuşmaya başladı. AK Parti ve MHP sıralarından tepkiler yükselirken TBMM Başkanvekili Haydar Akar, Uca’ya müdahale etti ve “Sayın hatip, belki bir kelime belki bir cümle olabilir ama hangi dil olursa olsun bir metin okunamaz. Resmi dilimiz Türkçe” dedi.

Uca Almanca konuşmasını bitirdikten sonra konuşmasının bir kısmını Kürtçe olarak da tekrar etti.  Akar, tepki gösteren MHP ve AK Partililere “Hatip iki dilde daha konuşmasını tekrarlayacağını söyledi. İlk konuşması Almancaydı, Almanca da olsa, İngilizce de olsa Fransızca da olsa ana dilde de olsa mutlaka birkaç kelime söylenebilir ama bir metin uzun süre kullanılamaz.  Çünkü Türkiye’nin resmi dili Türkçedir. Zaten hatip de bir metnin tümünü okumamıştır” diyerek oturuma devam etti.

“Eğitim kurumlarını kapatıyorsunuz”

Milli Eğitim Bakanlığı bütçesine dair söz alan HDP Dış İlişkilerden Sorumlu Eş Genel Başkan Yardımcısı Feleknas Uca, Türkiye’de çok dilli bir kültür olduğunu ancak anadil de eğitimin yasak olduğunu söyledi. Uca, “Türkiye’deki tüm halkları bu haktan mahrum eden hükümetin, Kürtçeye yönelik baskıları ise anadilde eğitimin çok ötesindedir. Okullarda Kürtçenin seçmeli ders olmasıyla, Kürtçe Radyo-TV açmakla övünüyorsunuz ancak Kürtçe eğitim veren kurumları kapatıyorsunuz.

Kürt dili eğitimi veren akademisyenleri tutukluyorsunuz. Genel Kurul’da Kürtçeye tahammül edemediğiniz için mikrofonları kapatıyorsunuz. Kültür sanat etkinliklerini yasaklıyorsunuz. Kürtçeye duyduğunuz rahatsızlık öyle bir boyuta gelmiş ki ülke içindeki müdahaleler yetmemiş, Tokyo üniversitesinde başlayan Kürtçe derslerin kaldırılması için Japonya’ya baskı yaptınız” dedi.

“Neden Kürtçeden korkuyorsunuz?”

AB’nin başkentinin içinde olduğu Belçika’nın üç, İsviçre’nin dört, Hindistan’ın bölgelerde de konuşulmak üzere 22 resmi dili olduğunu belirten Uca, şunları söyledi: “Birleşmiş Milletlere üye yüz kırk üç ülkenin, birden fazla resmi dili var. İsveç eğitim sistemi, evde konuşulan dili eğitimde de geçerli dil olarak kabul etmekte ve en az beş kişilik grup oluştuğunda, belediyeler anadilde eğitimin verilmesiyle yükümlü oluyor.

Ancak bu ülkelerin bölünme korkusu yok. Çünkü çok kültürlü ve çok dilli olmanın bir ülkeyi bölmeyeceğinin, aksine zenginleştireceğinin, sizden başka herkes farkında. Cumhurbaşkanı Erdoğan Almanya’ya yaptığı ziyaretlerde sık sık, Türkler için anadilde eğitim talebinde bulunuyor.

Fakat Almanya’da ilkokuldan itibaren zorunlu anadil eğitimi veriliyor. Şimdi soruyorum size; Almanya’da talep ettiğiniz anadil eğitiminden, Türkiye’de neden rahatsızlık duyuyorsunuz? Siz neden Kürtçeden bu kadar korkuyorsunuz? İnsanların kendilerini anadilinde ifade etmesinin, eğitim almasının size ne zararı var?”

Paylaşın

DİSK’ten ‘Asgari Ücret’ Mitingi: En Az 5200 TL Olsun

Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK), İstanbul Kartal’da büyük bir miting düzenledi. Asgari ücretin net 5 bin 200 lira olması talebiyle ve ‘geçinmek istiyoruz’ şiarıyla yapılan mitinge toplumun her kesiminden yurttaşlar katıldı.

Sadece asgari ücretliler değil emeklilikte yaşa takılanlar, öğrenciler, kamu emekçileri, emekliler, sağlık çalışanları ve gazeteciler de mitingdeki yerini aldı. Mitinge Türkiye Komünist Partisi (TKP), Türkiye İşçi Partisi (TİP), Emek Partisi (EMEP) ile çok sayıda sivil toplum kuruluşu ve emek örgütü de destek verdi.

Miting öncesinde Marmaray’ın Başak Metro İstasyonu önünde toplanan işçiler kortej halinde bir yürüyüş gerçekleştirdi. Buradan Kartal Meydanı’na kadar yürüyen işçiler sık sık ‘iş, emek, özgürlük’ sloganları attı. “Gelirde adalet, vergide adalet” istedi.

Böylelikle işçiler 2022’de uygulanacak asgari ücretin en az 5200 TL olması talebi de yineledi. İşçilerin Kartal Meydanı’nı doldurmasının ardından da İlkay Akkaya konseri başladı. DİSK Genel Sekreteri Adnan Serdaroğlu, 20 bin kişilik katılım sağlandığının tahmin edildiğini açıkladı.

“Türkiye büyüdüyse hakkımızı istiyoruz”

İlkay Akkaya’nın konserinin ardından DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu bir konuşma yaptı. Çerkezoğlu konuşmasında, “Patronundan daha fazla vergi ödemeye yeter diyenler, memleketine emeğine sahip çıkanlar bugün Kartal Meydanı’nda toplandık. Geçinemeyenler adına, barınamayanlar adına bu meydanı doldurduk. TÜİK enflasyon sadece yüzde 21 diyor. Biz geçinemiyoruz diyoruz, onlar ‘ekonomi şahlanıyor’ diyorlar. Kardeşlerim bu meydan yanıtlasın, enflasyonun yüzde 21 olduğuna inanan var mı?” dedi.

Çerkezoğlu ayrıca, “Biz çalışıyoruz, biz üretiyoruz. Türkiye büyüdüyse hakkımızı istiyoruz. Hakkımızı alana kadar da mücadele edeceğiz” diye konuştu. Çerkezoğlu konuşmasında “Bize yaşatmaya çalıştıkları kara kışa karşı işçi baharını getireceğiz. Sadece emeğimiz, ekmeğimiz için değil; adalet için, özgürlük için, demokrasi için ayağa kalkıyoruz işçi sınıfı olarak.  Bu adaletsiz sistemi değiştirmek boynumuzun borcudur. Türkiye’deki en büyük adaletsizlik de asgari ücrettir. Buradan hep birlikte söyleyelim; işçi sınıfının asgari ücretle ilgili kırmızı çizgisi en az 5 bin 200 TL’dir.” ifadelerini kullandı.

(Kaynak: bianet)

Paylaşın

Otomotiv Üretimi Yüzde 7 Azaldı

Otomotiv Sanayii Derneği (OSD), Ocak-Kasım 2021 üretim ve ihracat adetleri ile pazar verilerini açıkladı. Buna göre,  otomotiv üretimi Ocak Kasım döneminde yüzde 0,3 bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 7 oranında azaldı.

Haber Merkezi / Ocak – Kasım döneminde toplam üretim 1 milyon 144 bin 356 adet, otomobil üretimi ise 706 bin 265 adet düzeyinde olurken, aynı dönemde toplam pazar geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 3 artarak 706 bin 166 adet düzeyinde gerçekleşti. Bu dönemde otomobil pazarı ise yüzde 2 oranında azaldı ve 518 bin 294 adet olarak gerçekleşti.

Aynı dönemde ticari araç grubunda, üretim yüzde 14 seviyesinde, ağır ticari araç grubunda yüzde 41 oranında, hafif ticari araç grubunda yüzde 11 oranında arttı. Söz konusu dönemde ticari araç pazarı yüzde 18, hafif ticari araç pazarı yüzde 13 ve ağır ticari araç pazarı yüzde 57 arttı.

Ocak – Kasım döneminde bir önceki yılın aynı dönemine göre, toplam otomotiv ihracatı adet bazında yüzde 2 oranında artarken, otomobil ihracatı ise yüzde 6 oranında azaldı. Yine bu dönemde, toplam ihracat 834 bin 594 adet, otomobil ihracatı ise 507 bin 399 adet düzeyinde gerçekleşti.

Söz konusu dönemde bir önceki yılın aynı dönemine göre, toplam otomotiv ihracatı dolar bazında yüzde 16, euro bazında geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 12 arttı. Bu dönemde toplam otomotiv ihracatı 26,9 milyar dolar olarak gerçekleşirken, otomobil ihracatı yüzde 1 artarak 8,4 milyar dolar seviyesinde oldu. Euro bazında otomobil ihracatı ise yüzde 3 azalarak 7 milyar euro seviyesinde gerçekleşti.

Paylaşın

Pervin Buldan: Bu Seçim Rejim Seçimi Olacak

Van’da katıldığı bir etkinlikte konuşan HDP Eş Genel Başkanı Buldan, açıklamasında, “Bu seçimler cumhurbaşkanlığı seçimi değil rejim seçimidir. Gelecek 100 yılı belirleme seçimidir. Bu seçim, halkın huzur ve refah içinde eşitçe yaşayacağı güçlü bir demokrasi ve herkes için adalet düzeniyle, hukuksuzluk, talan ve soygun düzeni arasındaki bir seçim düzenidir” dedi.

Halkların Demokratik Partisi (HDP)  Eş Genel Başkanı Pervin Buldan, partisinin Van’da “Birlikte kazanalım” sloganıyla gazeteci, yazar ve aydınlarla düzenlediği etkinliğe katıldı. Buldan, konuşmasına Kocaeli 1 Nolu F Tipi Kapalı Cezaevi’nde şüpheli şekilde yaşamını yitiren Garibe Gezer’e ilişkin konuştu.

Gezer’in yaşadıklarına ilişkin HDP tarafından birçok çağrı yapıldığını ancak bu çağrılara kulak verilmediğini söyleyen Buldan, “Gezer’in şaibeli bir şekilde yaşamına yitirdiğine tanıklık ettik. Garibe’nin yaşamını yitirmesi şaibelidir.

Adli Tıp Kurumu’ raporunun aileye verilmemesi bile bu durumun şaibeli olduğunu ortaya koyuyor. Adalet Bakanlığı bu şaibeli ölüm ile ilgili olan tüm sorumluları ortaya çıkarması gerekiyor. Biz HDP olarak hukuken bu işin peşini bırakmayacağız. Bu şaibeli ölümün nasıl olduğunu ortaya çıkarılması için mücadele edeceğiz” dedi.

Buldan’ın konuşmasından satırbaşları şöyle:

“Bugün tüm ülkeyi adım adım çöküşe götüren büyük bir demokrasi ve siyaset krizlerinin sonucu olan ekonomi, sosyal ve toplumsal bir buhranla karşı karşıyayız. Bu kriz Cumhuriyet tarihinin en büyük krizidir. Cumhuriyetin demokrasi ve barışla buluşturulması çabalarının her defasında otoriter rejimin darbe uygulamalarıyla akamete uğratılması, çoğulculuğun ve farklıkların reddi, yaşanan çoklu krizlerin, çöküşlerin temel nedenidir.

Demokratik siyaseti, katılımcılığı hak ve adalet arayışları ile barış çabalarını tasfiye ederek faşizmin her alanda kurumsallaştırılması çoklu krizin temel nedenidir. Tarihsel bir sorun olan Kürt sorunun 100 yıllık ret ve inkar politikasına, Alevi toplumunun sorununu inanç tekçiliğine, kadınların eşitlik taleplerini erkek düzene, emekçilerin sosyal adalet talebi sömürü çarkına, adil paylaşılması gereken ekonomik kaynakları yolsuzluk cenderesine, doğayı rant mekanizmasına mahkum etmeye çalışan bu ceberut düzen, tüm krizlerin, yıkımların ve kötülüklerin ana kaynağıdır.

Türkiye’nin artık bir yol ayrımında. Bir tarafta, yeni sahipleriyle kendisini gelecek yüzyıla taşımak isteyen bir asırlık ret ve inkarcı, tekçi düzenin faşizm dayatması vardır. Bunun karşısında ise, Cumhuriyete demokrasiyle taçlandırarak, barışı ve adaleti esas alan eşit ortaklığa dayalı yeni bir yaşam kurmak isteyen, Kürdüyle, Alevisiyle, tüm inanç ve kimlikleriyle, emekçileriyle, kadın ve gençleriyle umudu ayağa kaldıran Türkiye halklarının sımsıkı sarıldığı güçlü demokrasi vardır.

Köhnemiş bu sistemin karşısında mücadele üstünlüğü, demokrasiden, barıştan, adaletten ve halklardan yanadır. Rüzgar, bizden yanadır. Çünkü bu mücadele inkarcı sistemin politikalarında önemli kırılmalar yaratmaya başlamıştır.

“Çıtayı yükselttik”

En önemli başarı, farklılıkların, kimlik ve inançların tekleştirilmemiş olmasıdır. Bu başarı, kadınların ilmek ilmek örerek, bedel ödeye ödeye, ama bir an olsun vazgeçmeyen kararlılıkla sürdürdüğü eşitlik ve özgürlük mücadelesinde çıtayı daha da yükselmiş olmasıdır.

HDP’nin fikriyatı, çözüm politikaları ve örgütlülüğüyle Türkiye siyasetinde belirleyici bir güç. Kobanê kumpas davası, intikam amaçlı kapatma davasıyla gözaltı ve tutuklama operasyonlarıyla HDP’yi saldırmalarının nedeni budur, onlara kaybettirecek olmamızdır. Kendilerine HDP’nin olmadığı dikensiz bir gül bahçesi oluşturmak istediklerini görüyoruz. Vakti zamanında bir bakan ’Okullar olmasa maarifi ne güzel idare ederdik’ demişti.

AKP-MHP iktidarı da aynı akla sahiptir. Bu iktidarın tüm hukuksuzluklarını, usulsüzlüklerini, yolsuzluklarını, savaş ve rant düzenini teşhir eden, hakikatleri her gün iktidarın karşısına çıkaran HDP’dir.

İktidarın yalanları, çarpıtmaları karşısında hakikati dimdik ayakta tutan ‘kral çıplaktır’ diyen HDP’dir. Kürt sorunun demokratik müzakereyle çözümünü, bu sorun çözülürse demokrasinin de adaletin de ekonomik refahında büyüyeceği gerçeği siyasetin ve toplumun gündemine taşıyan HDP’dir.

“Rejm seçimi olacak”

Bu seçimler cumhurbaşkanlığı seçimi değil rejim seçimidir. Gelecek 100 yılı belirleme seçimidir. Bu seçim, halkın huzur ve refah içinde eşitçe yaşayacağı güçlü bir demokrasi ve herkes için adalet düzeniyle, hukuksuzluk, talan ve soygun düzeni arasındaki bir seçim düzenidir.

Bu seçim, karanlık ve aydınlık arasında bir seçimdir. Gasp edilen, yok sayılan tüm haklarımızı söke söke geri alacağımız, karanlığın kuşatması altındaki geleceğimizi kurtaracağımız bir sürecin önemli bir aşamasıdır.”

Paylaşın

Samuel Eto’o Kamerun Futbol Federasyonu Başkanlığına Seçildi

2019 yılında jübilesini yapan Samuel Eto’o, rakibi Afrika Futbol Konfederasyonu Başkan Yardımcısı Seidou Mbombo Njoya’yı geride bırakarak Kamerun Futbol Federasyonu başkanı seçildi. Başkanlığa 7 kişi adaylığını koymuş fakat seçim sabahı 5 isim yarıştan çekildi.

Dört defa Afrika’da yılın futbolcusu seçilen Samuel Etoo reform sözü vererek politikalarının merkezine futbolcuları alacağını söyledi. Eto’o dört yıllık görevi süresince en az 10 yeni stadyum inşa etmeyi vaat etti.

Son yıllarda Afrika’dan çıkan en başarılı futbolculardan biri olarak gösterilen Eto’o 16 yaşındayken Real Madrid’e transfer oldu. Sonrasında Leganes, Espanyol ve Mallorca’da kiralık olarak oynadı.

2000 yılında Mallorca ile kontrat imzaladı ve 133 maçta 54 gol atarak takım tarihindeki en golcü futbolcu oldu. 2004 yılında Barcelona’ya transfer olan başarılı futbolcu burada üç defa lig şampiyonluğu yaşadı ve iki defa Avrupa Şampiyonlar Ligi kupasını kaldırdı.

2009 yılında Inter’e imza atan Eto’o İtalyan takımla da Şampiyonlar Ligi kupasını üçüncü defa kazandı. Bunun yanı sıra Seri A şampiyonluğu ve FIFA Dünya Kulüpler Kupası’nı kazandı.

Milli Takım formasıyla da Eto’o Kamerun’un 2000 ve 2002 yıllarında Afrika Uluslar Kupası’nı kazanmasına katkıda bulundu. 2000 yılında da final maçında attığı golle Kamerun’un olimpiyat şampiyonu olmasını sağladı. Kariyerinin son yıllarını Antalyaspor, Konyaspor ve Katar SC’de geçirmişti. (Kaynak: euronews)

Paylaşın

Kılıçdaroğlu’ndan Yeni ‘Helalleşme’ Açıklaması: Açık Yaralar Kapatılacak

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, sosyal medya hesabından, “Türkiye farklılıklarından ve özgürlüklerinden korkan değil, “farklılıklarını ve özgürlüklerini kutlayan” bir ülke haline gelecek. Bu videomda iktidarımızın ilk 6 ayında atacağımız özgürlük adımlarını açıklıyorum. Biraz uzun ama önemli:) Milletimizi şahit olmaya davet ediyorum…” notunu düştüğü yeni bir video paylaştı.

Haber Merkezi / Videoda, iktidar geldiklerinde ilk 6 ayda yurttaş özgürlüklerine yönelik sağlayacakları 6 düzenlemeyi açıklayan Kılıçdaroğlu,  “İktidarlar bu ülkede birbirlerinin özgürlüklerini kısıtladı, birbirlerini ezdi, hep beraber el ele yaptık bu hataları. Oysa insan özgürlükleri basittir ve kolay anlaşılır konulardır, biz anlamak istemedik,  hayatımın bu aşamasında zannedersem artık anlıyorum. Türkiye farklılıkları ve özgürlüklerinden korkan değil, bunları kutlayan bir ülke haline gelmelidir” dedi.

Daha önce ifade ettiği “helalleşmeyi” yineleyen Kılıçdaroğlu, şunları söyledi: “Uçmak istiyorsak, kanatlarımıza ağırlık yapan şeylerle ilgili helalleşmeli, bu bagajları atmalı. Türkiye’de insanlar özgür ve haklar bakımında eşit doğmalı, ömürlerinin sonuna kadar öyle yaşamalı. Mirasım bu olmalı benim, Türkiye’ye bırakmak istediğim miras tam da budur. İfade özgürlüğünü kullanmış ve bu yüzden yargılanan herkesin yargılanması durdurulacak. İfade ve fikir özgürlüğünden ceza alanların kayıpları tazmin ve telafi edilecek. Barış Akademisyenlerinin ve AYM’nin hak ihlali kararı verdiği tüm vatandaşlar da işlerine geri dönecek. Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı ‘propaganda aygıtı’ olarak çalışıyor. İktidarımızda devlet hiçbir siyasi partinin propagandasına alet olamayacağı için, o ucube propaganda aygıtına da ihtiyaç kalmayacak.”

Kılıçdaroğlu, atacakları adımları şöyle sıraladı:

“İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu, İnsan Hakları, Eşitlik ve Özgürlük Kurumu adıyla yeniden yapılandırılacak. Toplumsal ayrımcılık, ötekileştirme, kötü muamele başta olmak üzere, tüm insan hakkı ihlalleri ile mücadele edecek. Tüm kurum ve kuruluşların uygulamaları, insan hakları çerçevesinde denetlenecek.

Kurum, herkes için eşit hak ve fırsatları teşvik edecek, gerektiğinde yaptırım uygulayacak. Bu kuruma tahsis edeceğim bina için gözüme saray hükumetinin propaganda aygıtı olan İletişim Başkanlığı’nın binasını kestirdim. Aramızda kalsın. İktidarımızda devlet hiçbir siyasi partinin propagandasına alet olamayacağı için, o ucube propaganda aygıtına da ihtiyaç kalmayacak.

Devlet adaletle yönetilecek, hiçbir yurttaşın özgürlüğüne müdahale edilmeyecek. Bu çerçevede fikir ve ifade özgürlüğü, inanç, yaşam tarzı özgürlüğü vb. tüm özgürlükler herkes için güvence altına alınacak.

İfade özgürlüğü, kamu otoritesinin müdahalesi olmaksızın, bilgi ve fikir alma özgürlüğünü de kapsayacak, ifade hakkı özgürlüğü ihlal edilen herkes, ihlali yapılanların kimliğine ve sıfatına bakılmaksızın  yargıya başvurma hakkına sahip olacak.

İfade özgürlüğünü kullanmış ve bu yüzden yargılanan herkesin yargılanması durdurlacak. İfade ve fikir özgürlüğünden ceza alanların kayıpları tazmin ve telafi edilecek. Barış akademisyenleri, AYM’nin hak ihlali kararı verdiği tüm vatandaşlarımız, iş başı yapacak. AYM ve AHİM kararları neyi zorunlu kılıyorsa o doğrultuda hareket edilecek. Karar, tahliyeyi gerekiyorsa tahliye gerçekleşecek; yeniden yargılamayı gerektiriyorsa yeniden yargılama süreci başlatılacak.

“Mağduriyetler giderilecek”

Birey olma özgürlüğü ve güvenlik hakkı sağlanacak. Tüm yaşam tarzları güvence altına alınacak. Geçmişte devletin bireysel hak ve özgürlüklere müdahalesine maruz kalmış vatandaşlarımın mağduriyetleri aralarında tazminat seçeneği de olacak şekilde giderilecek. Yani devlet vatandaşı ile helalleşecek, açık yaralar kapatılacak. Herkesin hayatını eşit haklarla ve özgürce yaşayacağı bir Türkiye olacak.

Sorulamayacak sorular kanunu çıkartılacak. Özgürlükler güçlendirilecek. Kamu ve özel sektör işe alımında her türlü ayrımcılığın önüne geçilecek. İşveren tarafından sorulamayacak ve bireyin beyan etmek zorunda olmadığı unsurlar, bu kanunda net şekilde tanımlanacak. Soranlar, kanuna aykırı hareket ettikleri gerekçesi ile cezalandırılacak. Basit bir örnek vereyim; kadınlara evlilik ya da doğum planları sorulamayacak.

Bilgiye erişim ilkeleri özgürlükler bağlamında netleştirilecek. Vatandaş denetimi mekanizması tesis edilecek. Vatandaşın devleti denetleme özgürlüğü ortaya konulacak. Devlet sırrı kavramı, evrensel kriterlere engel olacak. Devlet sırrı kapsamına giren konular dışında bilgiye erişimin önündeki tüm engeller kaldırılacak. Bağımsız medya kurumlarının yanı sıra kamuoyuna da resmi kayıtlarına erişim hakkı verilecek.

Adil devlet, yurttaşların hak ve özgürlüklerini kısıtlamayacak. Yasalar ve diğer tüm düzenlemeler, herhangi bir vatandaşı; kimlik, etnik köken, din, engellilik, cinsel yönelim veya yaş özellikleri nedeniyle dezavantajlı duruma düşürmeyecek şekilde hayata geçirilecek. Şimdi troller bunun üzerinden yürümeye çalışacaklar. Varsın yürüsünler, aynen öyle yapacağız. Adil bir devlet, evlatlarını ayırmaz.

Başaracağız sevgili halkım, bu zincirleri kıracağız. Geçmişin yaralarını kapatmayı vallahi de billahi de başaracağız. Çocuklarınız sizin yaşadıklarınızı yaşamayacak bu ülkede. Allah hepimize böyle güzel bir Türkiye nasip etsin.”

Paylaşın

Babacan’dan Erdoğan’a: Artık Gerçekten Yeter Diyoruz

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, “Rabbimiz ‘Sizi biraz korku, biraz açlık ve mallardan, canlardan, ürünlerden biraz eksiltmekle deneriz’ buyurmaktadır” açıklamasına tepki gösteren DEVA Lideri Babacan, “Artık gerçekten yeter diyoruz. Bu milletin hassasiyetlerini istismar etmeyi bırakın. Sebepler alemine bir bakın, orada kendinizi göreceksiniz” dedi.

Haber Merkezi / DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, İzmir’de partisinin Torbalı ilçe kongresinde konuştu. Babacan’ın gündeminde ekonomi ve sağlık vardı. Babacan şu ifadeleri kullandı:

“Merkez Bankası iki haftadır piyasaya doğrudan müdahale ediyor. Kuru aşağı çekebilmek için döviz satıyor. Madem kurun artması iyi bir şey, Merkez Bankası şimdi niye döviz satarak kuru düşürmeye çalışıyor? Hangi seviyedeki kur ‘rekabetçi kur’? Aklınızda bir kur seviyesi varsa, açıklayın. Kur fırlayıp gidince ‘Zaten ekonomi modelimizi değiştiriyorduk, yüksek kur istiyorduk, yüksek kur ihracatı artıracak’ gibi saçma sapan gerekçeler uydurup duruyorlar. Enflasyon yükselince Merkez Bankası ‘Bari döviz satıp kuru biraz kontrol etmeye çalışayım’ diyor. Ellerine yüzlerine bulaştırdılar. Ne yaptıklarını bilmiyorlar.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “Rabbimiz ‘Sizi biraz korku, biraz açlık ve mallardan, canlardan, ürünlerden biraz eksiltmekle deneriz’ buyurmaktadır” ifadelerini izleten Babacan şunları söyledi:

“Artık gerçekten yeter diyoruz. Bu milletin hassasiyetlerini istismar etmeyi bırakın. Halkımızın tertemiz dinî duygularını, millî duygularını şahsi siyasetinize alet etmeyin. Korku iklimini siz ürettiniz. Yoksulluk, açlık, sizin yanlış karalarınız yüzünden meydana geldi. Ürünlerin eksilmesine sebep olan, sizin kötü yönetiminiz. Tüm bu açlığın, korkunun, yokluğun, yoksulluğun kaynağı Beştepe’de. Başka yerde aramayın. Bizim inancımızda zorluk karşısında sabır vardır. Ama Sayın Erdoğan’a sesleniyorum; sebepler alemine bir bakın, orada kendinizi göreceksiniz.”

Tuvalet kâğıdı, yumurta, süt, toz deterjan, Türk kahvesi ve ayçiçek yağı fiyatlarındaki bir yıllık artışı ekrana yansıtan Babacan, ekonomik felaketin korkutucu bir boyutunun da sağlık sektöründe yaşanan kriz olduğunu söyledi. Babacan sözlerini şöyle sürdürdü:

“Türk Tabipleri Birliği, Sağlık Bakanlığı’na bağlı hastanelerde bazı ameliyatların durduğunu açıkladı. İlaçlar bulunamıyor, ameliyatlar yapılamıyor. Daha bir ay önce Sosyal Güvenlik Kurumu, 53 ilacı geri ödeme listesinden çıkardığını açıkladı. Bu ne demek? ‘Paran yoksa ilaç da yok’ demek. Bazı ilaçlarda para da kâr etmiyor. Türk Eczacılar Birliği geçen gün 650 ilacın piyasada bulunmadığını söyledi.

“Sağlıkta sosyal devlet diye bir şey artık kalmadı”

Medikal ürünlerde durum içler acısı. Devlet neredeyse iki yıldır medikal cihaz şirketlerinin alacaklarını doğru düzgün ödemiyor. ‘Kredi alın, idare edin, sonra öderiz’ diye oyalıyor. Devlette ciddiyet bırakmadılar. ‘Yaz tahtaya al haftaya’ diyen devlet mi olur? Bunların çoğu KOBİ statüsünde binlerce firma. Devletten vadesi geçmiş 9 milyar TL’lik alacağı var. Pek çoğu batma noktasında. Malzeme tedariki olamadığı için beyin, kalp-damar gibi çok ciddi ameliyatların bazıları devlet hastanelerinde yapılamaz hale geldi. Cebinde parası olan, özel hastaneye gittiğinde bile bunların kıtlığını çekiyor. Sağlıkta sosyal devlet diye bir şey artık kalmadı.

TTB verilerine göre ocak ile kasım arasında 1246 doktorumuz ülkemizi terk etmek için gereken bir belge başvurusunda bulunmuş. Çalışma koşullarındaki orantısız yük, aldıkları ücretlerin değersizliği ve belki de en önemlisi hekimlik mesleğinin itibarsızlaştırılması sebebiyle Avrupa’ya, Amerika’ya gidiyorlar. 18 ayda da 8 bin doktorumuz, devlet hastanelerinden istifa etti. Bu gidişle yakında, pek çok branşta, uzman doktor bulmakta zorluk çekeceğiz. Tıp son sınıf öğrencileri artık TUS sınavına çalışmıyor; yurtdışı denklik sınavına ve İngilizce, Almanca derslerine çalışıyorlar.Onca emekle yetiştirdiğimiz insan gücümüzü göz göre göre başka ülkelere hediye ediyoruz. Sadece doktorlar değil, teknikerler, mühendisler, hemşireler hepsi gitmek istiyor.

Sağlık çalışanlarını mesleklerinden soğutan koşulları ortadan kaldıracağız. Tedaviyi alanın da tedaviyi sağlayanın da memnun olduğu bir sistemi oluşturacağız. Bunu yapmak zorunda olduğumuzu ve yapabilecek bir kadroya sahip olduğumuzu biliyoruz.”

Paylaşın