ENAG Duyurdu: Yıllık Enflasyon Yüzde 82,81

Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) aylık olarak yüzde 13,58, yıllık olarak yüzde 36,08 olarak açıkladığı enflasyona karşılık Enflasyon Araştırma Grubu (ENAG) aylık 19,35 yıllık da yüzde 82,81 enflasyon açıkladı.

Bu, 2002’den bu yana hesaplanan en yüksek enflasyon oranı. ENAG’a göre TÜİK alt grupları gösterge olarak alındığında en az aylık artış yüzde 1,98 ile ‘ev eşyası’nda, en fazla yükseliş ise yüzde 35,75 ile ‘gıda ve alkolsüz içecekler’ kaleminde.

ENAG’ın kendi gösterge gruplarında ise aylık en az artış yaşanan grup yüzde 0,32 ile elektrik yakıt, en fazla yükseliş görülen grup ise yüze 48,92 ile yağ ürün grubunda. ENAG’ın aylık enflasyon bülteni için buraya, yıllık enflasyon bülteni için de buraya tıklayın.

Enflasyon Araştırma Grubu hakkında 

Enflasyon Araştırma Grubu (ENAG), bir grup akademisyen tarafından Türkiye’deki enflasyonun saatlik, günlük ve aylık olarak açıklanması amacıyla kuruldu.

Üyeleri arasında Prof. Dr. Veysel Ulusoy (Yönetici),  Dr. Öğretim Üyesi Caner Özdurak (Yönetici), Serkan Gençer (Finansal Ekonomi, Doktor Adayı, Yürütücü), Serhat Çebi (Uni. of Basque Country, Ekonomi, Doktor Adayı), Mustafa Demirok (Finansal Ekonomi, Doktor Adayı), Mehmet Ali Özer (Veri Bilimi), İbrahim Can (Yönetim, Organizasyon, Doktor Adayı) ve Mehmet Çağdaş (Finansal Analist) bulunuyor.

Grup, anlık olarak takip edilen döviz kuru, faiz ve borsa hisse fiyat değişimlerini etkileyen enflasyon verisinin de anlık olarak hesaplanması hedefleniyor. TÜİK, enflasyon verilerini sadece aylık olarak açıklıyor.

İlk verisini Eylül 2020’de yayınlayan ENAG, bu ayda enflasyonu yüzde 3,61 olarak tahmin etmiş, buna  karşılık TÜİK yüzde 0,97’lik enflasyon açıklamıştı. ENAG’ın enflasyon sepetinde, TÜİK sepetindeki 418 maddenin 314 tanesi yer alıyor.

Bu da TÜİK’in enflasyon sepetinin ağırlık olarak yüzde 80’ine denk geliyor. Geriye kalan 104 madde ise enflasyona etkilerinin yoğun olmaması ve tüketim davranışlarını tam olarak yansıtmamaları nedeniyle kapsam dışında tutuluyor.

Ancak TÜİK enflasyon oranı ile birebir karşılaştırma yapılabilmesi için bu 104 ürünün aylık fiyat değişimi, TÜİK’ten alınarak ENAG’ın hesapladığı enflasyon oranının içine kalan yüzde 20 olarak ekleniyor. Böylece ENAG’ın enflasyon hesaplamasında ürün sepeti ve ürün ağırlıkları TÜİK ile aynı şekilde ele alınırken ölçümleme ve metodolojide farklılık görülüyor.

TÜİK’e daha önce enflasyon sepetine aldığı ya da almadığı ürünler üzerinden bazı eleştiriler yöneltilmişti.

Paylaşın

Kovid 19’da Son Veriler Açıklandı: Bakan Koca’dan Uyarı

Kovid 19’da son 24 saatte 33 bin 520 yeni vaka tespit edilirken, 129 kişi hayatını kaybetti. Verileri yorumlayan Bakan Koca, “Ölüm oranı yüksek bu grup, 60 yaş üzerindekilerle kronik hastalığı olanlardır. Büyükler, kronik hastalığı olanlar kendilerini koruma altına almalıdır. Mutlaka.” ifadelerini kullandı.

Haber Merkezi / Sağlık Bakanlığı, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınının Türkiye’deki seyrine ilişkin olarak yeni verileri yayınladı. Açıklanan verilere göre, son 24 saatte, 362 bin 836 test yapılırken, 33 bin 520 yeni vaka tespit edildi. 129 kişi hayatını kaybederken, 22 bin 161 kişi sağlığına kavuştu.

Bakan Koca’dan uyarı

Güncel verilerle ilgili değerlendirmesini sosyal medya hesabından paylaşan Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, şu ifadeleri kullandı; 60 YAŞ ÜZERİ RİSK ALTINDA. Son 1 ay içindeki verilere göre, kayıplarımızın %87,2’si vakaların %16,8’i arasından oldu. Ölüm oranı yüksek bu grup, 60 yaş üzerindekilerle kronik hastalığı olanlardır. Büyükler, kronik hastalığı olanlar kendilerini koruma altına almalıdır. Mutlaka.

Bakanlığın tablosuna göre Türkiye’de en çok aşılamanın gerçekleştirildiği Osmaniye’yi, Ordu, Amasya, Muğla, Kırklareli, Çanakkale, Eskişehir, Balıkesir, Zonguldak ve Bartın takip etti. Bakanlığın tablosuna göre Türkiye’de en az aşılamanın gerçekleştirildiği Şanlıurfa’yı sırasıyla Batman, Siirt, Diyarbakır, Bingöl, Muş, Mardin, Bitlis, Ağrı ve Elazığ takip etti.

Paylaşın

Kılıçdaroğlu Ve Akşener Birlikte Meydana Çıkıyor

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ve İyi Parti Genel Başkanı Meral Akşener, Mersin Cumhuriyet Meydanı’nda düzenlenecek temel atma törenine katılacak. Kılıçdaroğlu’nun daha önce Mersin Cumhuriyet Meydanı’nda düzenlemek istediği mitinge izin verilmemiş, miting başka bir meydanda yapılmıştı.

Sözcü gazetesi yazarı Saygı Öztürk, “Verilmeyen meydana Kılıçdaroğlu ve Akşener birlikte çıkıyor” başlıklı yazısında Akşener ve Kılıçdaroğlu birlikte temel atma törenine katılacağını yazdı. Öztürk bugünkü yazısının bölümü şöyle;

“CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Mersin Cumhuriyet Meydanı’nda miting düzenlemek istemişti. Ancak, Valilik, ‘Orası miting alanı değil’ dedi. Kılıçdaroğlu da, Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer de, “Ama aynı meydanda; AKP Genel Başkanı miting düzenlemişti. Bizde düzenleyeceğiz” dedi.

İtirazlardan bir sonuç alınamadı. Miting bir başka meydanda yapıldı. Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer, deneyimli bir siyasetçi. Kılıçdaroğlu’nun aynı meydanda miting düzenlemesine izin verilmiş olsa, ertesi gün, AKP ve CHP’nin miting fotoğrafları karşılaştırılacak ve bunu basınla paylaşacaktı. CHP’liler, mitinglerinin daha kalabalık olacağını biliyorlardı. O karşılaştırma yapılamadı.

Çünkü, Valilik, “Erdoğan, Cumhuriyet Meydanı’nda miting düzenlemedi. Açılış yaptı” görüşünü savundu. Madem, “Miting” demeden Cumhuriyet Meydanı veriliyorsa, CHP’de 3 Ocak 2022 Pazartesi günü o meydanda temel atma töreni düzenlenmesini kararlaştırdı. Tören, Mersin için son derece önemli. Çünkü metronun temeli atılacaktı.”

Öztürk şunları kaydetti:

“Mersin Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçiminde ittifak yapılmamış, İYİ Parti de aday çıkarmıştı. Durum, bugün çok farklı. Millet İttifakı’nı oluşturan partilerin genel başkanları da 3 Ocak’ta Mersin’de yapılacak törene davet edildi. Eğer programda değişiklik olmazsa; Kılıçdaroğlu ile birlikte Meral Akşener de Mersin’de olacak.”

Yazının tamamı için TIKLAYIN

Paylaşın

Akşener’den Dikkat Çeken Paylaşım: Az Kaldı

İYİ Parti Lideri Akşener, “2021 yılı; Acıyı da, mutluluğu da milletimizle birlikte yaşadığımız, Çareyi de, umudu da birlikte aradığımız bir yıldı… Zenginlikte eşitlenen, mutlulukta birleşen, huzurla güçlenen Türkiye’yi hep birlikte inşa edeceğiz. Bize inanın, bize güvenin.” dedi.

Haber Merkezi / İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, sosyal medya hesabından 2021 yılı içerisinde yurdun bir çok şehrine yaptığı ziyaretlerden derlenen bir video paylaştı.

Videoda Akşener’in gerçekleştirdiği memleket ziyaretlerinde karşılaşılan vatandaş sorunlarından kesitler ve grup toplantılarında Akşener’in vatandaş sorunlarına yönelik ürettiği çözüm önerileri yer aldı. Paylaşılan video İYİ Parti Lideri Akşener’in sesinden şu sözlerle son buldu:

“2021 yılında 59 ilimize gittik. 115 bin kilometre yol yaptık. İl il, ilçe ilçe, memleketin dört bir yanında milletimizi dinledik. Meydanlardan çaresizlerin sesini duyurduk.

Çözümsüz sanılan dertlerimize çözümler sunduk ve milletimizle omuz omuza geçirdiğimiz bir yılı daha  geride bıraktık. 2022 yılında da daima milletimizin yanı başında durmaya, çaresizlerin yükselen sesi olmaya, memleketin başına bela edilen sorunlara çözümler üretmeye devam edeceğiz.

Fakirlikte değil, zenginlikte eşitlenen, çaresizlikte değil, mutlulukta birleşen, dertlerle değil huzurla güçlenen, yasaklarla değil adaletle özgürleşen, korkularla değil umutla konuşan bir Türkiye’yi hep birlikte inşa edeceğiz. Bize inanın, bize güvenin. Hiç merak etmeyin az kaldı…”

Paylaşın

Meteoroloji’den Bir Çok İl İçin Kuvvetli Yağış Uyarısı

Meteoroloji Genel Müdürlüğü (MGM), aralarında Tokat, Ordu, Giresun, Trabzon, Rize, Artvin, Van, Bitlis ve Muş’unda bulunduğu bir çok il için kuvvetli yağış uyarısında bulundu. MGM, kuvvetli yağışın etkili olacağı yerlerdeki vatandaşlara olumsuzluklara karşı dikkatli ve tedbirli olunmalı çağrısı da yaptı.

Haber Merkezi / MGM yapılan son değerlendirmelere göre: Ülkemiz genelinin parçalı ve çok bulutlu, Marmara’nın doğusu, İç Ege, Göller yöresi, Doğu Akdeniz’in doğusu, İç Anadolu, Karadeniz, Doğu Anadolu’nun kuzey ve batısı, Güneydoğu Anadolu ile Van, Bitlis ve Muş çevrelerinin yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların; genellikle yağmur ve sağanak, Karadeniz’in iç kesimleri, Doğu Anadolu ile İç Anadolu’nun doğusunda yer yer karla karışık yağmur ve kar şeklinde olması bekleniyor.

Yağışların Batı Karadeniz, Orta ve Doğu Karadeniz kıyıları ile Artvin çevreleri ve Tokat’ın kuzey kesimlerinde kuvvetli yağış, yükseklerinde yer yer yoğun kar yağışı, Rize, Artvin’in kuzeyi, Trabzon’un batısı ile Giresun’un doğusunda çok kuvvetli ve şiddetli sağanak yağış bekleniyor. Gece ve sabah saatlerinde iç ve doğu kesimlerde buzlanma ve don ile birlikte yer yer pus ve sis hadisesi tahmin ediliyor.

Hava sıcaklığı, kuzey ve iç kesimlerde 1 ila 3 derece azalacağı, diğer yerlerde önemli bir değişiklik olmayacağı tahmin edilirken, rüzgarın ise, batı ve kuzeybatı yönlerden hafif, ara sıra orta kuvvette, Akdeniz iç kesimleri, Batı Karadeniz’in iç kesimleri ile Doğu Karadeniz kıyılarında kuzeyli yönlerden kuvvetli ve kısa süreli fırtına (40-80 km/sa) şeklinde eseceği tahmin ediliyor.

Bölgelerimizde hava durumu ise şöyle;

Marmara ve Ege Bölgesi

Marmara Bölgesi’nin parçalı ve çok bulutlu, bölgenin doğusu ile Kırklareli ve Tekirdağ’ın doğusunun yağmurlu geçeceği tahmin ediliyor. Gece ve sabah saatlerinde bölgenin güneyinde yer yer pus ve sis beklenirken, Ege Bölgesi’nin parçalı yer yer çok bulutlu, iç kesimlerinin yağmurlu geçeceği tahmin ediliyor. Gece ve yarın (Pazar) sabah saatlerinde bölgenin iç kesimlerinde yer yer pus ve sis bekleniyor.

Akdeniz ve İç Anadolu Bölgesi

Akdeniz Bçlgesi’nin parçalı bulutlu, göller yöresi ile Doğu Akdeniz’in doğusunun yağmur ve sağanak yağışlı geçeceği tahmin edilirken, İç Anadolu Bölgesi’nin parçalı ve çok bulutlu, kuzeybatısı ile zamanla bölge genelinin yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların yağmur, doğusunda yer yer karlakarışık yağmur ve kar şeklinde olması bekleniyor. Sabah saatlerinde yer yer pus ve sis ile birlikte bölgenin doğusunda buzlanma ve don bekleniyor.

Karadeniz Bölgesi

Batı Karadeniz’in parçalı çok bulutlu ve yağmurlu zamanla iç kesimlerinin yükseklerinin karlakarışık yağmur ve kar yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların Zonguldak, Bartın, Düzce çevreleri ile Kastamonu’nun kıyı kesimlerinde kuvvetli yağmur, iç kesimlerinde yer yer yoğun kar yağışı şeklinde olması bekleniyor. Sabah saatlerinde bölgenin iç kesimlerinde yer yer pus ve sis beklenirken, Orta ve Doğu Karadeniz’in parçalı yer yer çok bulutlu, bölge genelinin aralıklı yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağmur, iç kesimlerinde karla karışık yağmur ve kar şeklinde olması beklenen yağışların yarın (pazar) sabah saatlerinden itibaren Orta ve Doğu kıyılarında kuvvetli, Rize, Artvin’in kuzeyi, Trabzon’un batısı Giresun’un doğusunda çok kuvvetli ve şiddetli (50-100 kg/m2) sağanak yağış şeklinde olacağı tahmin ediliyor. Yağışların Ordu, Giresun, Trabzon, Rize ve Artvin’in 800 m üzeri yüksek kesimlerde yoğun kar yağışı olarak başlaması zamanla sıcaklık düşüşüyle birlikte 400 m üzeri yüksek kesimlerde de kar yağışının etkili olması bekleniyor.

Doğu Anadolu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi

Doğu Anadolu Bölgesi’nin parçalı ve çok bulutlu, kuzey ve batısı ile Van, Bitlis ve Muş çevrelerinin karla karışık yağmur ve kar yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Bölge genelinde buzlanma ve don ile birlikte yer yer pus ve sis beklenirken, Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nin az bulutlu, zamanla parçalı ve çok bulutlu, yağmurlu doğusunun yüksekleri karlakarışık yağmurlu geçeceği tahmin ediliyor. Yarın (Pazar) sabah saatlerinde yer yer pus ile birlikte bölgenin doğusunda buzlanma ve don bekleniyor.

Paylaşın

Kovid 19’da Son Veriler Açıklandı: Günlük Vaka Sayısı 35 Binin Üzerinde

Kovid 19’da son 24 saatte 36 bin 731 yeni vaka tespit edilirken, 145 kişi hayatını kaybetti. Verileri yorumlayan Bakan Koca, “Omicron varyantının oluşturduğu tehlike ve virüsün yayılmasına karşı, salgının ilk aylarındaki ciddiyetimize dönmek zorundayız.” ifadelerini kullandı.

Haber Merkezi / Sağlık Bakanlığı, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınının Türkiye’deki seyrine ilişkin olarak yeni verileri yayınladı. Açıklanan verilere göre, son 24 saatte, 36 bin 731 test yapılırken, 36 bin 731 yeni vaka tespit edildi. 145 kişi hayatını kaybederken, 23 bin 325 kişi sağlığına kavuştu.

Bakan Koca’dan uyarı

Güncel verilerle ilgili değerlendirmesini sosyal medya hesabından paylaşan Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, şu ifadeleri kullandı; MASKE. Omicron varyantının oluşturduğu tehlike ve virüsün yayılmasına karşı, salgının ilk aylarındaki ciddiyetimize dönmek zorundayız. Maske, gelişigüzel takılmak yerine, ağzı ve burnu tamamen kapatacak şekilde kullanılmalıdır. Sosyal mesafe kuralına daha çok dikkat edilmelidir.

Bakanlığın tablosuna göre Türkiye’de en çok aşılamanın gerçekleştirildiği Osmaniye’yi, Ordu, Amasya, Muğla, Kırklareli, Çanakkale, Eskişehir, Balıkesir, Zonguldak ve Bartın takip etti. Bakanlığın tablosuna göre Türkiye’de en az aşılamanın gerçekleştirildiği Şanlıurfa’yı sırasıyla Batman, Siirt, Diyarbakır, Bingöl, Muş, Mardin, Bitlis, Ağrı ve Elazığ takip etti.

Paylaşın

SP Lideri Karamollaoğlu’ndan Zamlara Sert Tepki

Yeni yılla birlikte art arda gelen zamlara tepki gösteren SP Lideri Karamollaoğlu, “Bir kez daha anlaşıldı ki; 2022’nin ‘hoş gelmesi’, ancak bu iktidarın ‘güle güle gitmesi’ ile mümkün olacak!” ifadelerini kullandı.

Haber Merkezi / Saadet Partisi (SP)Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, sosyal medya hesabından art arda gelen zamlara dikkat çektiği bir yeni yıl mesajı paylaştı. Karamollaoğlu, mesajında şu ifadelere yer verdi:

“2021’in son saatlerini doğalgaz, elektrik ve akaryakıta gelen kallavi zam haberleri ile kapattık, yeni yılın ilk gününe de yeni zamlarla uyandık. Bir kez daha anlaşıldı ki; 2022’nin ‘hoş gelmesi’, ancak bu iktidarın ‘güle güle gitmesi’ ile mümkün olacak!”

Elektriğe Yüzde 50 İle Yüzde 125 Arası Zam

Elektrik faturalarında kademeli tarife sistemine geçildi. Kademeli tarife kapsamında mesken aboneleri için aylık 150 kilovatsaate kadar olan tüketim miktarları için nihai fiyat kilovatsaat başına 1 lira 37 kuruş, 150 kilovatsaatin üstü için ise kilovatsaat başına 2 lira 6 kuruş olarak uygulanacak.

Enerji Piyasası Düzenleme Kurumunun (EPDK) konuya ilişkin kurul kararı Resmi Gazete’nin mükerrer sayısında yayımlandı.  EPDK’dan yapılan yazılı açıklamada, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) tarafından kabul edilen yasa kapsamında kademeli tarife uygulamasına geçildiği belirtilerek şu ifadeler kullanıldı:

“Kademeli tarifenin hedefi dar gelirli vatandaşlarımızı korumak ve enerji kullanımında tasarruf ve verimliliği artırmaktır. Bilindiği üzere pandemi koşulları sebebi ile hammadde fiyatlarında yaşanan artışlar sonucunda enerji maliyetlerinde de çok büyük artışlar meydana gelmiştir.

Dünya spot piyasalarında elektrik üretiminde kullanılan kömür fiyatlarında; 5 kat, doğal gaz fiyatlarında ise 10 katlık artışlar olmuştur. Türkiye enerji sektörü de bu süreçte, küresel düzeyde ortaya çıkan olağanüstü maliyet artışlarından etkilenmiştir. Ancak kurumlarımız arasındaki iş birliği ile bu artışlar tüketicilerimize asgari düzeyde yansıtılmıştır.

Ayrıca devletimiz vatandaşlarımızı bu artışlardan koruma amacıyla elektrik faturalarında yarısını, doğal gazda ise beşte dördünü karşılayarak 2021de toplamda 100 milyar liralık bir destekte bulunmuştur.

Gelinen noktada enerji piyasalarının sürdürülebilirliği, maliyet bazlı fiyatlandırmanın ve öngörülebilirliğin sağlanması için zorunlu hale gelen bir düzenleme yapıldığı aktarılan açıklamada, “Verimlilik odaklı kademeli tarifeye geçiş ile birlikte 1 Ocak 2022 tarihinden itibaren mesken aboneleri için aylık 150 kWhe kadar olan tüketim miktarları için nihai fiyat 1,37 TL/ kWh, aylık tüketimlerin 150 kWhın üstündeki kısmı için ise 2,06 TL/ kWh olarak uygulanacaktır” ifadelerine yer verildi.”

Doğalgaza yüzde 25 zam

Boru Hatları ile Petrol Taşıma AŞ’nin (BOTAŞ) internet sitesinde 2022 yılı ocak ayı doğalgaz toptan satış fiyat tarifesiyle ilgili açıklama yapıldı. Açıklamaya göre, konutlarda kullanılan doğalgaza yüzde 25 zam yapıldı. Büyük sanayi ve ticari kuruluşlara sağlanan doğalgaza yüzde 50 zam geldi. Elektrik üretim amaçlı kullanılan doğalgaz tarifesi de yüzde 15 oranında arttı.

BOTAŞ’ın fiyat tarifesiyle ilgili açıklamasında şu ifadeler yer aldı:

2021 yılı başından itibaren Dünya ve Avrupa enerji piyasalarındaki tüketicilerin, piyasalarda yaşanmakta olan olağan dığı ve olağanüstü dalgalanmalara bağlı olarak fahiş enerji fiyatlarına maruz kaldıkları kamuoyu tarafından da yakinen bilinmekte olup, bütün dünyada yaşanan yüksek enerji fiyatları bugüne kadar tüketicilerimize aynı oranda yansıtılmamıştır.

1 Ocak 2022 tarihi itibari ile tüketicilerimizi imkânlar çerçevesinde asgari düzeyde etkileyecek şekilde doğal gaz satış fiyatlarında bir düzenleme yapılması zorunluluğu ortaya çıkmıştır.

Bu kapsamda 1 Ocak 2022 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere;

  • Konutlarda kullanılan doğal gazın satış fiyatına yüzde 25
  • Elektrik üretimi için kullanılan doğal gazın satış fiyatına yüzde 15
  • Elektrik üretimi haricinde kullanılan doğal gazın satış fiyatına yüzde 50 oranında artış yapılmıştır.
Paylaşın

IFJ Duyurdu: 2021’de 45 Gazeteci Öldürüldü

Merkezi Brüksel’de bulunan Uluslararası Gazeteciler Federasyonu (IFJ), 2021’de dünya çapında toplam 45 gazetecinin öldürüldüğünü, en fazla gazetecinin ise Afganistan’da öldürüldüğünü açıkladı.

Uluslararası Gazeteciler Federasyonu (IFJ), bu sayının herhangi bir yıl için kaydedilen en az can kayıplarından biri olduğunu bildirdi. IFJ yaptığı açıklamada, “Bu düşüş sevindirici bir haber olsa da, devam eden şiddet karşısında küçük bir teselli” ifadelerine yer verdi.

En fazla can kaybı haberi, 9 gazetecinin öldüğü Afganistan’dan geldi. Meksika’da 8, Hindistan’da 4 ve Pakistan’da 3 gazeteci hayatını kaybetti.

Uluslararası Gazeteciler Federasyonu, medya çalışanlarının çoğunlukla, “toplumlarında, şehirlerinde ve ülkelerinde yolsuzluk, suç ve yetkinin kötüye kullanılmasını ifşa etmeleri nedeniyle öldürüldüğünü” söyledi.

IFJ sayımına göre, Afganistan’ı da içeren Asya-Pasifik bölgesi 20 can kaybı ile en ölümcül bölge oldu. Bu bölgeyi 10 ölüm ile Amerika, sekiz ile Afrika, altı ile Avrupa ve bir ile Ortadoğu ve Arap ülkeleri izledi. Açıklamada ayrıca, İran’da meydana gelen “ölümcül bir kazada” iki gazetecinin ölümüne değinildi.

IFJ açıklamasında, “Daha az gazeteci sahada haber yapabildiği için son yıllarda silahlı çatışmalarla ilgili riskler azalmış olsa da, Meksika’daki kenar mahallelerden Yunanistan ve Hollanda gibi Avrupa ülkelerinin sokaklarına kadar uzanan yerlerde, suç çetesi ve uyuşturucu kartellerinin tehditleri artmaya devam ediyor” denildi.

IFJ Genel Sekreteri Anthony Bellanger, “gazetecilerin öldürülmesiyle ilgili hesap verebilirliği sağlamak” için gazetecilerin korunmasına yönelik bir BM sözleşmesine verdikleri desteği vurguladı.

İki hafta önce de Sınır Tanımayan Gazeteciler (RSF) 46 gazetecinin 2021’de öldürüldüğünü açıklamış ve bu sayının, sayımın başladığı 1995 yılından bu yana en düşük seviyede olduğunu kaydetmişti.

IFJ’nin rakamları, Meksika’da yedi, Afganistan’da altı ve Yemen ile Hindistan’da dörder gazetecinin öldürüldüğünü listeleyen RSF verilerinden az bir farkla ayrıldı.

(Kaynak: Amerika’nın Sesi)

Paylaşın

İstanbul’un Enflasyonu Belli Oldu: Yüzde 34,18

İstanbul Ticaret Odası’nın açıkladığı verilerine göre, İstanbul’da perakende fiyatlar aralık ayında bir önceki aya göre yüzde 9,65, bir önceki yılın aynı ayına göre 34,18 artış gösterdi. Toptan fiyatlar da ise yüzde 11,96 oranında artış gözlendi.

Haber Merkezi / İstanbul Ticaret Odası (İTO), Aralık 2021 Fiyat İndeksleri verilerini açıkladı. Buna göre; 2021 Aralık ayında İstanbul’da; perakende fiyat hareketlerinin göstergesi olan İstanbul Ücretliler Geçinme İndeksi bir önceki aya göre yüzde 9,65, toptan fiyat hareketlerini yansıtan Toptan Eşya Fiyatları indeksi ise yüzde 11,96 oranında arttı.

2020 Aralık ayına göre 2021 Aralık ayında yaşanan fiyat değişimlerini gösteren bir önceki yılın aynı ayına göre değişim oranı İstanbul Ticaret Odası’nın (İTO) 1995 bazlı Ücretliler Geçinme İndeksinde yüzde 34,18, Toptan Eşya Fiyatları İndeksinde ise yüzde 47,10 olarak gerçekleşmiştir.

Aralık 2021’de Perakende fiyatlarda bir önceki aya göre; Ev Eşyası Harcamalarında yüzde 20,11, Gıda Harcamalarında yüzde 14,35, Ulaştırma ve Haberleşme harcamalarında yüzde 6,29, Konut harcamalarında yüzde 5,00, Sağlık ve Kişisel Bakım Harcamalarında yüzde 1,02, Kültür Eğitim ve Eğlence Harcamalarında yüzde 1,01, Diğer Harcamalar grubunda yüzde 0,64 ve Giyim Harcamalarında yüzde 0,61 artış görülmüştür.

Aralık 2021’de Toptan fiyatlarda bir önceki aya göre; Madenler Grubunda yüzde 22,89, Kimyevi Maddeler Grubunda yüzde 18,49, Yakacak ve Enerji Maddeleri Grubunda yüzde 18,30, Gıda Maddeleri grubunda yüzde 13,06, İnşaat Malzemeleri Grubunda yüzde 6,83, İşlenmemiş Maddeler Grubunda yüzde 6,29, Mensucat Grubunda yüzde 4,01, artış görülmüştür.

Paylaşın

Uluslararası Hukukta Bir İlk!

16 Aralık 2021 tarihinde bir ilk gerçekleşti. Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu 10 Kasım’da Brezilya, İspanya ve Katar’ın başını çektiği bir grup ülke tarafından sunulan Nadir Bir Hastalık ile Yaşayan Bireyler ve Ailelerinin Yaşadığı Zorlukların Dikkate Alınması başlıklı öneriyi, aralarında Türkiye’nin de bulunduğu 193 üye ülke ile birlikte kabul eden bir karar aldı.

Bianet’ten Cavidan Soykan’ın haberine göre; Bu karar nadir bir hastalık ile yaşayan benim gibi bireyler için çok önemli çünkü sorun uluslararası düzeyde (hukukta) ilk kez tanınmış oldu.

Dünya nüfusunun 300 milyonunu oluşturan nadir hastalık tanılı bireylerin ve ailelerinin yaşadığı ama kimsenin görmediği ve bilmediği pek çok sorunumuz var.

Türkiye’de SMA hastalığı ile bilinirlilik kazanan nadir hastalıklar nedir önce ona bakalım. Görülme sıklığı nüfusun geneline göre çok az olan, hastayı güçten düşüren, ilerleyici ve sıklıkla kişinin hayatını tehdit eden kronik hastalıklar olarak tanımlamak mümkün.

Nadir hastalıkların 72% si genetik kaynaklı ve çocuklukta başlıyor. Ama benim tanım gibi otoimmün kaynaklı olanları ve nadir görülen kanser türleri de bu tanım içerisinde sayılıyor.

Özel tıbbi uzmanlık gerekliliği

Bu hastalıklara nadir denilmesinin bir başka nedeni de tedavi için üzerine dünyada yeterli bilimsel araştırma olmayışı ve tanı için özel tıbbi uzmanlık gerektirmesi.

Türkiye tanımlama için Avrupa Birliği (AB) kriterlerini dikkate alarak, görülme sıklığı 2000’de 1’den az olan hastalıkları nadir olarak tanımlamakta. Bununla birlikte AB ülkelerinde görülme sıklığı 50 bin’de 1’den az olanlar ‘ultra nadir’ olarak tanımlanıyor.

Dünya genelinde 7000’den fazla nadir hastalık türü tespit edilebilmiş durumda. Örneğin, benim hastalığım ‘stiffperson sendromu’ 1 milyonda 1 görülen ultra nadir bir hastalık ve henüz üzerine araştırma olmadığı gibi, kesin bir tedavisi de yok.

Nadir bir hastalık ile yaşamak sadece bir sağlık sorunu değil. Bireyler ve aileleri dünya genelinde sosyal dışlanma, ayrımcılık ve yoksullukla da mücadele ediyor. En temel sorunların başında geç tanı alma ve bu nedenle sakat kalma var.

Bu hastalıklar özel uzmanlık gerektirdikleri için hastaların çoğu yıllarca yanlış tanı ve tedaviler ile vakit kaybediyor ve bu arada da özellikle kadın hastalar histerik damgası yiyerek sosyal dışlanmaya maruz kalıyor.

Çoğu hastalığın tedavisinin olmaması veya tedavi imkanlarının ya çok masraflı ya da ülke bazlı -bizde SMA tanılı bebekler ve bireylerde olduğu gibi- kısıtlı oluşu nedeniyle aileler ekonomik olarak büyük bir yükün altına girmek zorunda kalıyor.

Bir diğer mücadele alanı ise bireylerin ve ailelerinin sesini yetkililere duyurma çabası. Mekanlara ve gündelik hayata erişim ile eğitim ve sağlık başta olmak üzere çeşitli hak ve hizmetlerin kullanımında yaşanan ayrımcılıklar ise hiç görülmüyor.

Sağlık çalışanlarına tanı agresyonu

Kişisel bir deneyim olarak, hastalıkların nadir oluşu nedeniyle tanı almamızın özel uzmanlık gerektirmesi ve bu yüzden de tıbbi sürecin çok uzun sürmesi yüzünden kimi doktorlar dahil sosyal çevremiz, çalışma arkadaşlarımız ve ailelerimiz tarafından inanılmıyoruz ve mikro agresyona/saldırganlığa uğruyoruz.

Örneğin benim tanı almam beş yıl sürdü ve bu süreçte üç büyük şehirde onlarca doktor ile kamu ve özel hastaneleri dolaştım. Ekonomik olarak çok ciddi bir miktarı yanlış teşhis ve tedavilere harcadım.

Tanı alamadığım süre boyunca da çevrem tarafından hasta olduğumu uydurduğum ima edildi, hatta açıkça söylendi.

Kişisel bilgi eksikliğinden ve nadir hastalıklara dair kamusal farkındalığın yokluğundan kaynaklanan bu durum, hastalıkla yaşarken psikolojik olarak kişileri ve ailelerini yıpratan konunun bir başka boyutu.

BM’nin söz konusu kararı (resolution) uluslararası hukuk açısından bağlayıcı olmasa da, sorunun insan hakları açısından adının konulması, devletlere yol gösterici ilkeler sunması ve bu konuda savunuculuk yürüten derneklerin, hasta yakınlarının kampanyalarının görünürlük kazanması ve sonucunda da tedavi için bilimsel araştırmaların devletler tarafından mali olarak desteklenmesi için çok önemli.

Kararın taslak olarak Genel Kurul’a sunulmasında Türkiye’nin de desteği var. Şimdi kararda öne çıkan noktaları kısaca size özetlemeye çalışacağım.

Karar sosyal kalkınma başlığı altında ve ‘2030 Sürdürülebilir Kalkınma Gündemi’ kapsamında yer alıyor.

Büyük çoğunluğunu çocukların oluşturduğu nadir hastalık tanılı bireylerin insan haklarının tanınması ve korunması ile onların fırsat eşitliğinden yararlanmasının altını çizerek; topluma anlamlı, eşit ve tam olarak katılmalarının ve potansiyellerini gerçekleştirmek için eşit imkanlardan yararlanmalarının önemine vurgu yapıyor.

Karar, nadir hastalık tanısı ile yaşayan bireylerin bir kısmının engelli olabileceğine dikkat çekerek, engelli bireyler olarak tutumlara ve çevresel faktörlere dayalı birtakım kısıtlamalarla karşılaşabileceklerinin kabul edilmesi gerektiğini ifade ediyor.

Kararda sağlık sistemi içerisinde evrensel, adil ve kaliteli hizmete erişim için mali zorlukların tüm hastalar için ortadan kaldırılması gerektiği; yine adil, sosyal adalete ve sosyal koruma mekanizmalarına dayalı, tüm ayrımcılığın ve damgalamanın sebeplerini ortadan kaldıran bir sağlık sistemi kurmanın gerekliliğinin altı çiziliyor.

Bu noktada sayısı binlerle ifade edilen SMA tanılı bebekleri düşünmemek elde değil. Sosyal adalete dayalı bir sağlık sisteminde bu hastalığı önleyici tedbirlerin çok önceden alınmış olması ve bebek ölümlerine izin verilmemesi gerekirdi.

Kesişimsel bakış açısı

Bu yazıyı yazdığım sırada Sağlık Bakanı’ndan önemli bir açıklama geldi.

Bakan Koca, hastalığın önlenmesi için gerekli olan evlilik öncesi taşıyıcılık testinin tarama programı kapsamında aile hekimliklerinde 27 Aralık 2021 tarihi itibariyle uygulanmaya başlanacağını Twitter üzerinden bildirdi.

BM Kararı’nda kesişimsel bir bakış açısıyla nadir hastalık tanılı kadın ve kız çocuklarının, özellikle de Pandemi koşullarında çoklu bir ayrımcılığa, dışlamaya ve ötekileştirmeye maruz kaldığı; ev içi bakım yükünün de nadir hastalık tanılı bireylerin ailelerinde kadınların üzerine yıkıldığı belirtiliyor.

Nadir hastalıklara dair toplumdaki bilgi eksikliğinin ve tıp alanındaki uzman yokluğunun, hasta ve yakınlarını daha da yalnızlaştırdığı ifade ediliyor.

Hastalık tanısı eve kapanma ve yalnızlığı beraberinde getiriyor. Benim açımdan kamu görevinden KHK ile ihraç üzerine aldığım ultra nadir hastalık tanısı işsizlik sorunuma başka bir boyut kattı.

Mobilite kısıtım ve sürekli hastanede yatarak tedavi görmek zorunda olmam yapabileceğim işlere de başvurmamı engelledi. Bu da hastalık nedeniyle yaşanan ekonomik zorlukların tedavi masraflarından sonra gelen üçüncü boyutu.

Kararda nadir hastalık tanılı bireylerin özellikle insana yakışır bir ücret ve iş sahibi olmalarının önündeki engellerin ortadan kaldırılması için devletlere çağrıda bulunuluyor.

Özellikle uzun süren tedavi dönemlerinde iş kaybı yaşanmaması ve istihdama geri dönebilme konusunda, Karar devletlere hatırlatma yapıyor ve nadir tanılı hastalara esnek çalışma koşulları ve gerektiğinde hastalık izni sağlanması konusunda çağrıda bulunuyor.

Psiko-sosyal hizmetlere erişim 

Karar ile BM üyesi devletlerin nadir hastalıkların hızlı tanınması için uzman ekipler oluşturması; tanı alan hastaların ve yakınlarının psiko-sosyal destek hizmetlerine erişiminin sağlanması; onlara yönelik her türlü ayrımcılığın ortadan kaldırılması için gerekli tüm tedbirlerin alınması; bu konuda kamuya doğru bilgi verilmesi ve toplumda farkındalık arttırıcı tedbirlerin alınması isteniyor.

Son olarak bu konuda her üye devletin ayrıştırılmış veri toplaması ve bu verilerin devletler arasında paylaşılmasının önemi vurgulanıyor.

Böylelikle kesin tedavisi olmayan nadir hastalıklar için dünyada daha fazla araştırma ve bilgi paylaşımının yolu açılmış olacak.

Karar aslında çok daha uzun ama kendimce önemli bulduğum noktaları sizlere aktarmaya çalıştım. Son olarak nadir ve/veya kronik hastalık tanılı kadınlar üzerine sosyolojik bir araştırma yürütüyorum.

Türkiye’de ne yazık ki, bu konuda oluşturulmuş TBMM Araştırma Komisyonu’nun hazırladığı rapor çok yetersiz. Raporda da ifade edildiği üzere, bir nadir hastalık kayıt sistemimiz bulunmamakta.

Bu da 7 bin’den fazla olduğu ifade edilen nadir hastalıkların hangilerinin ülkemizde görüldüğü ve her birinden kaç hasta olduğu konusunda veri toplanmasını ve tedavi amaçlı araştırma yapılmasını zorlaştıran bir etken.

TBMM raporu nadir hastalıkların büyük çoğunluğunun genetik kaynaklı olduğunu ve evlilik öncesi ve yenidoğan tarama programları ile birçoğunun görülme sıklığının azabileceğini ifade ediyor ama bu konuda önleyici sağlık hizmetleri açısından geride olduğumuzu da teslim ediyor.

Bu durumda da tanı almak güçleşir ve gecikirken, tedavi ve bakım hizmetlerinin maliyeti sağlık sistemi üzerine ek bir yük bindirmiş oluyor.

Çoğu nadir hastalık sadece ilaç ile tedavi edilemiyor ve birçok uzmanın birlikte çalışmasını gerektiren bütünsel bir tıp yaklaşımını zorunlu kılıyor.

Çoğu hastalık destekleyici bakım hizmeti ve evde tedavi gerektiriyor. Meclis raporu en sık görülen ALS, SMA, DMD, MS ve tedavisi bilinmeyen sadece on altı hastalığa odaklanıyor.

Örneğin milyonda bir görülen ve ultra nadir sayılan hastalığım raporda yer almıyor. Stiffperson Sendromu tanılı o kadar az kişiyiz ki, bir dernek kurarak bu konuda yazılan raporlara girebilecek bir temsiliyete erişebileceğimizi hiç sanmıyorum.

Umuyorum ki, BM’nin aldığı bu ilk karar, uluslararası hukukta ve insan hakları temelli çalışan örgütlerde konunun uzun vadede yer bulmasını sağlar ve sağlık hakkı kapsamında nadir hastalık tanılı bireylere yönelik hizmetlerin kalitesinin artmasına hizmet eder. Şimdilik sesimizin sonunda duyulmuş olmasına seviniyorum ama yapacak daha çok işimiz var.

Paylaşın