Ankara: Ziraat Bankası Müzesi

Ziraat Bankası Müzesi; Ankara’nın Altındağ İlçesi, Doğan Bey Mahallesi, Atatürk Bulvarı üzerinde yer almaktadır. Toplu taşım araçları ile ulaşım mümkündür.

Ziraat Bankası Müzesi, 1926-1929 yılları arasında İtalyan Mimar Giulio Mongeri tarafından yapılan ve I. Ulusal Mimarlık Dönemi yapılarından biri olan Ziraat Bankası Genel Müdürlük Binası Şeref Salonu’nda yer almaktadır. Bankanın 118’nci kuruluş yıldönümünün kutlandığı 20 Kasım 1981 tarihinde, dönemin Danışma Meclisi Başkanı Şadi Irmak tarafından açılmıştır.

Ülkemizin ilk ve tek banka müzesi olma özelliğini taşır. Başlangıcından bugüne kadar Türkiye bankacılık sisteminin ticari, ekonomik, siyasi, kültürel, sanatsal ve eğitsel değişimi ile günümüze kadar gelinen gelişimi gösteren Ziraat Bankası Müzesi, bu özellikleri içinde barındıran ve bankacılık sisteminde kullanılan pek çok antika nesneyi, tarihi bir atmosfer içinde sergilemektedir.

Ziraat Bankası’nın çekirdeği olarak tanımlanan, 1863 yılına ait orijinal “Memleket Sandığı”; yüz yılın üzerinde tarihi geçmişi olan yevmiye defterleri, bugün artık kullanılmayan altın alım ve satım kayıt defterleri, “Kinin” tevzi ve satışına ait defterler, Genel Müdürlük ve şubelerde kullanılan hesap ve yazı makineleri ile kristal hokka takımları, eski telefonlar, çeşitli altın ve mektup terazileri, bekçi kontrol saatleri, eski yazı banka kapı levhaları ile çeşitli kurum ve kuruluşların bankaya verdiği madalyon ve berat örnekleri teşhirde bulunan değerli eşyalar arasındadır.

Yine geçmiş dönemlerde kullanılan “Kura Çarkı”, bazı şubelere ait resmi banka mühür örnekleri, 60-70 yıllık haberleşme kopya defterleri, tasarruf hesabı cüzdan örnekleri, fiş ve makbuz dipkoçanlarından örnekler, eski yazı çekler, kasa esas defterleri, tarihi nitelikteki teftiş defterleri ve raporları gibi geçmişi belgeleyen önemli belgelerin yanı sıra 1929 yılında Genel Müdürlük Binasının açılışında kullanılan altın orak ve tepsi ile Osmanlı ve Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk yıllarına ait para örnekleri de ilgi çeken değerli objeler olarak sayılabilir.

Paylaşın

Ankara: Plastik Sanatlar Müzesi

Mustafa Ayaz Vakfı Plastik Sanatlar Müzesi; Ankara’nın Çankaya İlçesi, Balgat Semti, Ziyabey Caddesi üzerinde yer almaktadır. Toplu taşım araçları ile ulaşım mümkündür.

Mustafa Ayaz’ın farklı dönemlerine ait eserlerinin sergilendiği Mustafa Ayaz Vakfı Plastik Sanatlar Müzesi yaklaşık olarak 5 bin metrekarelik kullanım alanına sahiptir. Binada müze katları dışında sanat galerisi, atölyeler, kütüphane, hediyelik eşya bölümü ve müze kafe bulunmaktadır.

Giriş katında yer alan Mustafa Ayaz Sanat Galerisi’nde yerli ve yabancı sanatçılara yönelik sergiler periyodik olarak düzenlenmekte, atölyelerde ise güzel sanatlar fakültelerine hazırlık, resim, heykel ve seramik kursları verilmektedir.

Paylaşın

Ankara: Şefik Bursalı Müze Evi

Şefik Bursalı Müze Evi; Ankara’nın Çankaya İlçesi, Ahmet Mithat Efendi Sokak üzerinde yer almaktadır. Toplu taşım araçları ile ulaşım mümkündür.

1903 yılında Bursa’da doğan Şefik Bursalı, hocaları olan İbrahim Çallı, Hikmet Onat, Feyhamam Duran, Namık İsmail ve Avni Lifij’in Türk Ressamlar Birliği sergilerine öğrenciyken katılmaya başlamıştır. Daha sonra Avrupa’ya gitmiş ve birçok sanat merkezinde çalışma imkânı bulmuştur.

İzmir, Konya ve İstanbul liselerinde öğretmenlik yapmış 1934-1936 yılları arasında Konya’da step karakterini yansıtan Selçuk, Mevlana konulu resimleriyle ün kazanmıştır. 1937-1938 yılları arasında Atatürk’ün arzusuyla eserlerini Moskova, Leningrad, Kiev, Bükreş, Belgrat, Atina ve Paris şehirlerinde sergilemiştir. Avrupa’nın diğer şehirlerinde de sergilere katılmış ve olumlu eleştiriler almış olan ressam 20.04.1990 tarihinde vefat etmiştir.

Yaşadığı ev Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından Şefik Bursalı Müzesi olarak düzenlenmiştir. Ressam Şefik Bursalı, eserlerinin tamamına yakın kısmını ve “atölye-ev”ini Kültür ve Turizm Bakanlığına bağışlamıştır. Bağışlanan eserler sanatçının kendisi tarafından, sanat yaşamının tüm dönemlerini kapsayacak şekilde seçilmiştir.

Müze düzenlenirken ev, eserlerin konulabilmesi için gerekli teknik yapılarla donatılmış ve yeniden döşenmiştir. Evin bahçesi eski doğal özellikleri ile korunmuş ve evin ön kısmına da sanatçının bir büstü yerleştirilmiştir. Bu atölye müze ev sayesinde şimdiki ve gelecek kuşaklar ünlü ressamın sanatını bir bütünlük içinde ve sanatçının yaşadığı atmosferin bir parçası halinde inceleyip tanıyabileceklerdir.

Paylaşın

Ankara: ODTÜ Arkeoloji Müzesi

Arkeoloji Müzesi; Ankara’nın Yenimahalle İlçesi, İnönü Bulvarı. ODTÜ Yerleşkesi içerisinde yer almaktadır. Toplu taşım araçları ile ulaşım mümkündür.

ODTÜ Arkeoloji Müzesi Türkiye’nin ilk üniversite müzesi olarak 1960’lı yıllarda üniversitenin kuruluş sürecinde dönemin rektörü Sayın Kemal Kurdaş’ın öngörüleri ile hayat bulmuştur. Müze düşüncesinin ortaya çıkmasına yol açan gelişme yerleşke içinde bulunan arkeolojik alanlarda kazıların başlaması olmuştur.

Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk kazısı olan ve Atatürk tarafından bizzat başlatılan Ahlatlıbel Arkeolojik Alanı günümüz ODTÜ yerleşkesi içinde kalmaktadır. 1962 yılında başlatılan Yalıncak kazıları ve daha sonra Koçumbeli’de yürütülen arkeolojik kazılarda ele geçen arkeolojik eserler ile 1967-1968 yıllarında yine ODTÜ tarafından yürütülen Ankara Frigtümülüs kazılarında çıkan eserlerden oluşan bir müzenin kurulması 1969 yılında gerçekleştirilmiştir.

ODTÜ Müzesinin asma katında Koçumbeli ve Yalıncak merkezlerinde yapılan kazılardan ele geçen eserler sergilenmektedir. M.Ö. 2500-2300 yıllarına tarihlenen Koçumbeli’nden gelen eserler daha çok günlük çanak-çömlek örnekleri, taş ve kemik aletler, idoller, hayvan figürinleri, ağırşaklar ve damga mühürlerden oluşmaktadır. Yalıncak’ta ele geçen eserler ise, burada M.Ö. 7.’nci yüzyıldan günümüze kadar kesintisiz bir yerleşim olduğunu göstermektedir.

Yerleşmedeki zaman dizini en iyi şeklide çanak-çömlek örnekleri ve sikkelerden izlenebilmektedir. ODTÜ arazisi ile Atatürk Orman Çiftliği ve Bahçelievler arasında kalan Frignekropolünde yapılan kazılardan ele geçen eserler ise müzenin birinci katında sergilenmektedir. Frignekropolünde saptanabilen on dört tümülüsten ODTÜ yerleşkesine yakın olan üçünün yeni bilimsel kazı teknikleri ile açılması Frigkültürüne ait ilginç bulguları ortaya koymuştur.

Ayrıca Beştepeler- Gençlerbirliği Tümülüsü ölü yakma alanında 1986-1988 yıllarında yapılan kurtarma kazılarından çıkarılan çok sayıda ve çeşitli formlarda ölü yakma kapları ile yanmış tören arabası parçaları da bu tarihten sonra müzede Ankara Frig Eserleri katında diğer üç tümülüs eserleriyle beraber sergilenmeye başlanmıştır.

Eserlerin tümü her yıl Türkiye ve dünyanın çeşitli ülkelerinden gelen araştırmacıların çalşmalarına konu olmakta, universite öğrencileri eserler üzerinde tezler hazırlamaktadır. Ayrıca müze farklı üniversitelerin eğitim  fakülteleri ve müzecilik programları kapsamında gerçekleştirilen çalışmalara da ev sahipliği yapmaktadır.

Paylaşın

Ankara: Beypazarı, Kent Tarihi Müzesi

Kent Tarihi Müzesi; Ankara’nın Beypazarı İlçesi, Rüstem Paşa Mahallesi, Cumhuriyet Caddesi üzerinde yer almaktadır. Toplu taşım araçları ile ulaşım mümkündür.

1928 yılında inşa edilen Rüstem Paşa Okulu Beypazarı Belediyesi tarafından İl Özel İdaresinden alınarak Beypazarı Kent Tarihi Müzesi olarak düzenlenmiştir.

İlk çağlardan günümüze kadar geçen sürede Beypazarı ile ilgili tüm tarihi dönemler, maketler, kalıntılar, her döneme özgü eserler ve tüm belgeler müzede görülebilir. Akademik çalışmalar için de bir arşivi olan müze, ilçenin tarihini tüm ayrıntılarıyla canlandırmaktadır.

Paylaşın

Ankara: 100. Yıl Müzesi

100. Yıl Müzesi; Ankara’nın Çankaya İlçesi, Sıhhıye Semti, Atatürk Bulvarı üzerinde yer almaktadır. Toplu taşım araçları ile ulaşım mümkündür.

100. Yıl Müzesi Atatürk’ün doğumunun 100. yılı nedeniyle 24 Kasım 1981 tarihinde Ankara Olgunlaşma Enstitüsü bünyesinde kurulmuştur.

Müze kaybolmaya yüz tutmuş etnografik eserleri korumak, yaşatmak, yeni nesillere aktarmak, enstitüyü ziyaret eden yerli ve yabancı konuklara Türk kültürü ve el sanatlarını tanıtmak amacıyla kurulmuştur. Müze üç bölümden oluşmaktadır. Eserlerin büyük bir kısmı Osmanlı İmparatorluğu son dönemine aittir.

Birinci bölümde gümüş kullanım eşyaları ve takılar, ikinci bölümde el emeği göz nuru nakışlar ve üçüncü bölümde Atatürk’e ait fotoğraflar ve müze anı defterinin bulunduğu Şeref Köşesi yer alır.

Paylaşın

Ankara: Harikalar Diyarı

Harikalar Diyarı; Ankara’nın Sincan İlçesi, Yunus Emre Mahallesi, Ayaş Yolu Caddesi üzerinde yer almaktadır. Toplu taşım araçları ile ulaşım mümkündür.

Yaklaşık 771 bin metrekaresi yeşil alan, 330 bin metrekaresi yol ve meydanlar, 40 bin metrekaresi otopark alanı, 67bin metrekaresi yapı alanı ve 92 bin metrekaresi de su alanları olarak planlanan Harikalar Diyarı içinde, çocuklar için 25bin metrekarelik bir alanda kurulmuş bir Masal Adası da yer alır.

Özel bir peyzaj ve ışıklandırma sistemiyle yapılan Masal Adası’nda, çeşitli masal kahramanlarının kendilerine has mekanlarında canlandırıldığı ve filmlerinin gösterildiği 12 adet cep sineması bulunmaktadır. Bu bölümde; Ergenekon adlı Türk destanında adı geçen Asena isimli dişi kurt, bir Türk kahramanı olan Tarkan, Dedem Korkut hikayelerinde destanı anlatılan Boğaçhan yer alırlar.

Halk edebiyatımızda saygın bir yeri olan halk şairimiz Karacaoğlan, hiciv ustası ve bilge Hoca Nasrettin, masal kahramanlarımız Keloğlan gibi şahsiyetler, masal dünyasının şaheserlerinden Alaaddin ile Sihirli Lambası, Geleneksel Türk Tiyatrosu’nun vazgeçilmez kahramanları Hacivat ve Karagöz aynı mekanı paylaşırlar.

Yabancı kahramanlar arasında ise Roma dönemi çizgi film kahramanı Asteriks, Taş Devri kahramanları Fred Çakmaktaş ve Ailesi ile evrensel insani değerleri yansıtan J.Swift’in unlu eseri Gulliver’in Seyahatleri’nde adı geçen Dağ Adam, Amerikan yaşam tarzının bir kesitini yansıtan Red Kit ve Daltonlar gibi karakterler sergilenmektedir.

Parkta, 2 bin 800 metrekarelik bir alanda, 550 kişilik büyük ana salon ve 2 yarı salondan oluşan bir nikah salonu, göl ve 5 bin kişilik yarı açık göl anfisi, kıyı çay bahçesi, Anadolu mutfağının örneklerini sergileyen Anadolu Sofrası Lokantası, deniz ürünleri lokantası, atıştırma mutfakları, büfeler ve su depoları yer alır. Büyük bir yönetim binası, 350 kişilik modern toplantı salonu, sergi, sinema ve tiyatro salonları bulunan parkta özürlülerin de yararlanabileceği açık ve kapalı yüzme havuzları bulunur.

Futbol, basketbol, voleybol, hentbol sahalarını da içeren parkta, kır kahvesi, kafeteryalar, piknik alanları, otoparklar, bisiklet ve yaya yolları bulunmaktadır. Türkiye’nin en büyük parkı olan Harikalar Diyarı, başkent ve yakın çevresine hizmet verecek olan 1 milyon 300 bin metrekarelik alanıyla aynı zamanda Avrupa kıtasının da en büyük kentsel parklarından birisidir.

Paylaşın

Ankara: AOÇ Müze Ve Sergi Salonu

Atatürk Orman Çiftliği Müze Ve Sergi Salonu; Ankara’nın Yenimahalle İlçesi, Gazi Mahallesi, Alpaslan Türkeş Caddesi üzerinde yer almaktadır. Toplu taşım araçları ile ulaşım mümkündür.

Mustafa Kemal Atatürk’ün doğduğu ve çocukluk günlerini geçirdiği Selanik şehrindeki evin benzeri olan Atatürk Evi, Ankara’da kendisi tarafından kurulan Atatürk Orman Çiftliği arazisi üzerinde yer alır. 10 Kasım 1981 tarihinde ziyarete açılmıştır. Binanın ölçüleri, içine konulan eşyaların ölçü, desen ve biçimleri Selanik’teki evin aynısı olup, yerleştirme düzeni de aslına uygun olarak yapılmıştır.

Ev bodrum katı ile beraber üç katlıdır. Binaya arka kısımda yer alan taş merdivenli kapıdan girilir. Bodrum katında yönetim odası, kütüphane ve kiler bulunmaktadır. Üst katta bir sofa, misafir odası, sandık odası, Atatürk’ün annesi Zübeyde Hanım’ın odası, Atatürk’ün çalışma odası ve yatak odası vardır.

Paylaşın

Ankara: Şehit Cuma Dağ Tabiat Tarihi Müzesi

Şehit Cuma Dağ Tabiat Tarihi Müzesi; Ankara’nın Çankaya İlçesi, Balgat Semti, Maden Tetkik ve Arama Genel Müdürlüğü içerisindedir. Toplu taşım araçları ile ulaşım mümkündür.

Türkiye’nin ilk ve en büyük tabiat tarihi müzesidir. Maden Tetkik ve Arama Genel Müdürlüğü bünyesinde 7 Şubat 1968 tarihinde, kurumun arazi çalışmalarında toplanan örneklerin sergilenmesi ve depolanması amacıyla kurulmuştur. Müze, yerleşke içinde yapılan yeni binasında hizmet vermeye devam etmektedir.

Türkiye’nin ve dünyanın çeşitli yerlerinden derlenmiş, doğa tarihini anlatan çok sayıda fosil, kayaç, mineral ve maden örnekleri müzede sergilenmektedir. Üç kattan oluşan müzenin giriş katında uzaya yolculuk yapacak, güneş sistemi içindeki gezegenleri yakından tanıyacak, ay taşı, yıldırım taşı ve uzayın postacıları olan gök taşlarını inceleme fırsatı bulunmaktadır.

Görme engelli vatandaşlar için hazırlanmış özel bölüm ile de Türkiye’de bir ilk uygulamaya daha imza atılmıştır. Okul öncesi ve ilkokul öğrencileri için eğitim alanı ve sosyal etkinlikler için sergi alanı, kafeterya ve konferans salonu da binanın giriş katında yer almaktadır. Geçmiş yaşantıların kanıtları olan omurgalı ve omurgasız hayvanlara ait fosiller ve bitki fosilleri, 140 milyon yıl öncesine ait etobur dinazorlar, Maraş Fili ve balina iskeleti müzenin birinci katında yer alırlar.

Diyorama Bölümü (Türkiye’nin hayvan ve bitkilerine ait canlandırma vitrinleri), mağara modeli, çökelme ortamını gösteren maket ve Prehistorya (tarih öncesi insanların kullandığı alet ve malzemelerin sergilendiği) bölümü yine müzenin birinci katında yer alır. Türkiye’nin ve dünyanın çeşitli yerlerinden mineraller, süs taşları ve kayaç örnekleri ile Türkiye’de madenciliğin tarihine ilişkin örnekler müzenin ikinci katında yer alır.

 

Paylaşın

Ankara: Roma Hamamı Ören Yeri

Roma Hamamı Açık Hava Müzesi ve Ören Yeri; Ankara’nın Altındağ İlçesi, Ulus Semti, Çankırı Caddesi üzerindedir. Toplu taşım araçları ile ulaşım mümkündür.

Roma Hamamı Açık Hava Müzesi ve Ören Yeri, caddenin batısında 2,5 metre yüksekliğinde bir platonun üstünde bulunur. Höyük üzerinde yer alan hamamda 1938 yılında yapılan kazılarda Frig, Roma ve Bizans katları bulunmuş, kısmen de Selçuklu ve Osmanlı izlerine rastlanmıştır.  Sürdürülen kazı çalışmaları neticesinde 1940-1943 yılları arasında yapılan kazılarda ortaya çıkartılan bu muhteşem yapı biri palaestra, öteki kapalı hamam kısımları olmak üzere iki kısımdan ibarettir.

Kazılarda bulunan sikkelere dayanarak hamamın Caracalla (M.S. 212–217) döneminde yapıldığı tahmin edilmektedir. Palaestra’nın kuzeydoğusunda yer alan Sütunlu Cadde üzerinde 2007–2011 yılları arasında kazı çalışmaları yapılmıştır. Bu çalışmalarda da cadde ile bağlantılı dükkânlara ait mimari ortaya çıkartılmıştır. Ayrıca burada bulunan devasa bir İmparator heykeli de önemli bulgular arasındadır.

Paylaşın