Necat Çavuş Kimdir? Hayatı, Eserleri

1957 yılında Mardin’de dünyaya gelen Necat Çavuş, ilk öğrenimini burada yaptı. Orta ve lise öğrenimini Elazığ’da tamamladı. 1986 yılında İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi Ekonometri Bölümünü bitirdi. Bir müddet İstanbul’da özel bir kurumda çalıştı.

İhsan Deniz’le birlikte Bürde (4 sayı, 1991) dergisini çıkardı. Gökyüzü (Gaziantep) gazetesinin yayın yönetmenliğini yürüttü. Arap edebiyatından şiir ve roman çevirileri yaptı. Türkistan Geceleri (Necip El-Kiylani’den, 2000) adlı romanı dilimize kazandırdı. Yolcunun Gözleri Parlıyor (1989) adlı şiir kitabı ile 1989 Türkiye Yazarlar Birliği Şiir Ödülü’ne değer bulundu.

80 kuşağı içerisinde metafizik eğilimli şiir anlayışıyla tanınan Necat Çavuş’un ilk şiirleri Muştu dergisinde yayımlanmıştır. Daha çok; Diriliş, Yönelişler, Yedi İklim, Şiir Atı, Bürde ve İpek Dili dergilerinde yayımlanan şiirleriyle adını duyurmuştur. Selam ve Yeni Şafak gazetelerinde ise günlük yazılar kaleme almıştır. Adnan Özer’e göre Necat Çavuş 80 kuşağı içersinde özgün bir şairdir ve dönemin onun üzerinde pek etkisi görülmez (Özer 1990).

Keşifler adlı ilk şiir kitabı 1983’te yayımlanmış ve bunu Ölümden Önceki Sözler (1986) ile Yolcunun Gözleri Parlıyor (1989) izlemiştir.

İhsan Deniz, Çavuş’un şiirini şu cümlelerle değerlendirmiştir: “Çavuş ilk şiir kitabı Keşifler’de, birkaç şiirdeki performansıyla göze batmakla birlikte, şiirler yekûnu olarak, başlangıçta, sonradan bulacağı esas şiir yatağına uzak düşmüştü. Bence ‘Necat Çavuş şiiri’nin atardamarı, ikinci kitabı Ölümden Önceki Sözler’de karşımıza çıkar. ‘Söz’ü sahiciliği hemen hemen hiç kaybetmez; yapay ve sahte deyişleri asla şiir bünyesine sokmaz. Teknik biçimi ‘mısra’dan yana bir özellik arz eder. Kelâm-ı kibarında Doğu’nun bilgece vasfını ve zekâ parıltılarını sezinlemek mümkündür. Geleneğin şiir burçları ve özellikle Sezai Karakoç’la ruh akrabalığı dikkat çeker.”

Şairin 1999 yılına kadarki şiirleri Bindörtyüz Ondokuz (1999) adıyla kitaplaşmıştır. Asiltürk’e göre, Necat Çavuş ilk kitabından itibaren hem içinde bulunduğu çevrenin hem de başka çevrelerin ilgisini çeken bir şiir yaratmıştır. Özellikle ilk kitabında eski şiirimizin sesinden yararlanmış, sonraki kitaplarında ise daha modern bir ifadenin peşinde olmuştur. Necat Çavuş’un şiirleri toplu hâlde Küçük Okyanuslar (2015) adıyla yayımlanmıştır.

Necat Çavuş’un eserleri: Keşifler (1983 Şiir), Ölümden Önceki Sözler (1986 Şiir), Yolcunun Gözleri Parlıyor (1989 Şiir), Bindörtyüz Ondokuz (1999 Şiir), Amerika (2003 Şiir), Küçük Okyanuslar (2015 Şiir).

Paylaşın

Necla Işık Kimdir? Hayatı, Eserleri

1947 yılında Kilis’te dünyaya gelen Necla Işık, ilkokulu Kilis Kartalbey Okulu’nda okuduktan sonra Denizli Öğretmen Okulu’na kaydolur. Ardından Atatürk Eğitim Enstitüsü’nün Fransızca bölümünde eğitimine devam eden sanatçı, 1964-1967 yılları arasında lisans eğitimini tamamlar.

1973’te Montpellier Üniversitesi’nden aldığı bursla Fransa’ya gider ve bir müddet burada bulunur. 1980’de Marmara Üniversitesi Fransız Dili ve Edebiyatı kürsüsünde akademisyenliğe başlayan sanatçı, 1996’da kendi isteğiyle emekli olur. Necla Işık evli ve iki çocuk annesidir.

Sanat hayatına çevirilerle başlayan yazarın; A. Carpentier, T. B. Jelloun, A. Clot, A. Ribard, J. Cortazar, A. Jardin, gibi Fransız yazarlardan birçoğu kitaplaştırılmış onlarca çevirisi bulunmaktadır. Sanatçının çeşitli yazı, öykü ve şiirleri Yaşasın Edebiyat, Sanat Olayı, Varlık ve In Vivo gibi dergilerde yayımlanmıştır.

Fransız kültürü ve romanları üzerine çeşitli dergilerde yayımlanmış makaleleri bulunan sanatçıya asıl ününü şiirleri sağlar. Işık, geniş okuma yelpazesinin kazandırdıklarını eserlerine aktarırken olay, durum ve duygulara kişisel bakış açısını da ekler. Şiirlerinde Türk kültürünün izlerini sürerken yer yer farklı kültürlere ait unsur ve ifadelere rastlamak mümkündür.

Göç olgusunu tarihsel ve toplumsal yapı içinde kalem aldığı Göç adlı romanında yine şiirden kopmayarak manzum anlatım tekniğini kullanır. Öykü kitapları Üç Kuşaklık Bilmece ve Yusuf’ta ise hayattan ve insanlıktan manzaralar sunar.

Necla Işık’ın eserleri: Brochier, Jean Jacgues: Hala Lanetli Bir Yazar: Marquis De Sade (1987 Makale), Marquis de Sade Dosyası (1987 Makale), Seksek (1988 Çeviri), Göç: Şiirle Şiirlere (1990 Roman), Güz Göndermişsin Aldım (1990 Şiir), Kutlamalar (Şiir) (1991 Çeviri), Rüzgâr’ın Doğduğu Yer (1991 Şiir), Serüven Romanlarından Ayrılma Noktası: Şövalye Romanlarından Pikaresk’ten Polis Romanlarına (1991 Makale),

Suların Ayrıldığı Yer (1991 Çeviri), Yol Çatı (1991 Şiir), Yusuf (1992 Hikaye), Fransız Edebiyatı ve Sürgünlük (1994 Makale), Kum Çocuk (1995 Çeviri), Üç Kuşaklık Bilmece (1995 Hikaye), Fanfan (1996 Çeviri), Fatih Sultan Mehmet: Çağ Açan Hükümdar (1998 Çeviri), Artemisia (2000 Çeviri), Dalların Güncesi (2004 Çeviri), İnsanlık Tarihi 1 (2010 Çeviri), İnsanlık Tarihi 2 (2010 Çeviri).

Paylaşın

Necdet Şen Kimdir? Hayatı, Eserleri

1956 yılında Giresun’da dünyaya gelen Necdet Şen, çizerliğe Gırgır adlı mizah dergisinde başladı. Daha sonra gazetelerde günlük tefrikalar yazıp çizdi. Güneş gazetesindeki spor çizerliğinin yanı sıra çeşitli kitap kapakları yaptı. 

Çulsuz Köyün Sultanı, Bunalım Burhan, Karagöz’ün Maceraları bu dönemde çizdiği bazı hikâyelerdi. En bilinen karakteri, ilk olarak 1980 yılı sonunda Hey dergisinin mizah eki Curcuna’da görülen, bezgin, eleştirici ve muhalif bir kişilik olan “Hızlı Gazeteci”dir.

1984 yılı sonunda Cumhuriyet gazetesinde yeniden başlattığı çizgi hikâyeleri daha sonra çeşitli albümlerde toplandı. İki kez yargılandı. İlk defa cumhurbaşkanı Turgut Özal’a hakaretten, ikinci defa Joker  dergisine çizdiği Memet ile Memo çizgi romanında “devletin güvenlik güçlerine ve orduya hakaretten” hakkında dava açıldı, her ikisinden de beraat etti. Soraki yıllarda Hürriyet gazetesinde çalıştı.

Necdet Şen’in eserleri: Çizgi Roman: Hızlı Gazeteci Serisi ( 32 cilt, 2002-04), Tatilcinin El Kitabı (2003), Papatya (2003), Bir Geminin Son Seferi (2003), Galiba Sana Aşık Oldum (2003), Gazetecinin Bir Günü (2003), Beni Böyle Sev Seveceksen (2004), İffet Nasıl Afet Oldu? (2004).

Gezi: Nereye?: Uzak Asya Yollarında Bir İç Yolculuğun Öyküsü (2001).

Paylaşın

Nedim Uçar Kimdir? Hayatı, Eserleri

5 Ocak 1945 yılında Nevşehir’in Hacıbektaş ilçesine bağlı Köşektaş köyünde dünyaya gelen Nedim Uçar, 26 Kasım 2018 yılında Eskişehir’de hayatını kaybetti. Ankara Polis Koleji ve Polis Akademisi’nden mezun oldu.

Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ni ve Ankara Üniversitesi Eğitim Fakültesi’ni tamamladı. Anadolu Üniversitesi Mimarlık Mühendislik Fakültesinden mineraller, kıymetli ve yarı kıymetli taşlar ve tarihî eserler konusunda uzmanlık belgeleri aldı.

1964 yılından itibaren Emniyet Genel Müdürlüğü bünyesinde Eskişehir ve Ankara’da Emniyet Müdürü, Polis Müfettişi olarak görev yaptı. Teftiş Kurulu Başkanlığından 2005 yılında başmüfettişken emekliye ayrıldı. Nedim Uçar, 26 Kasım 2018 günü Eskişehir’de hayatını kaybetti. Nedim Uçar için Emniyet Müdürlüğü’nde tören yapıldı. Cenazesi Reşadiye Camii’nde kılınan İkindi Namazını müteakip Asri Mezarlığına defnedildi.

MESAM, WCP (World Academy of Art and Culture – Dünya Sanat ve Kültür Akademisi), İLESAM, İnternational Poetry Review (Dünya Şairler Konseyi) ve Türkiye Yazarlar Birliği üyesiydi. İlk şiiri 1964 yılında Hürriyet gazetesince çıkarılan Genç Şairler Antolojisi’nde yer almıştı. Sonraki ürünleri Gülpınar, Defne, Çağrı, Türk Dili, Ozan, İstiklal, Size, Hürriyet, Sakarya, 2 Eylül, Bakış gibi gazete dergilerde yayımlandı.

İki yüz kırk şiiri Türk sanat müziği, ikisi hafif müzik dalında, üçü çocuk şarkısı olarak bestelendi, beş şiiri de marş olarak kabul edildi. İki yüze yakın şiiri yabancı dillere çevrildi. Düzenlenen ulusal, uluslararası, kurumsal ve bölgesel etkinliklerde şiir, destan, hikâye, slogan, marş, güfte ve Türk sanat müziği alanlarında yüzün üzerinde ödül kazandı.

Şiirlerinin bir bölümü ders kitaplarında yer aldı. 1993 yılında Dünya Sanat ve Kültür Akademisi’nin daveti ile Meksika, Amerika ve Kanada’da 14. Dünya Şairler Şölenine katıldı. 1994 yılında kendisine Kaliforniya Üniversitesi WCP Akademisince, Çin Cumhuriyeti Taipei Şehrinde Dünya Edebiyat Doktora diploması ve unvanı verildi.

Nedim Uçar’ın eserleri: Şiir: Öksüz (1974), Yağmurla Geliyorum (1991), Yıldızlar Düşer Avuçlarıma (1992), Gül Kurusu Akşamlar (1992), Göz Kırpan Yıldızlar (1992), Gün Işığında Zaman (Türkçe-İngilizce, 1993), Dünya Bir Dostluk Bahçesi (Türkçe-İngilizce, 1993), Titreyen Sular (Türkçe-İngilizce, 1993), Yeşil Vadiler Akşam (2000).

Roman: Onlar Niçin Üşümediler (1992).

Hikâye: Dizelerle Nasrettin Hoca Hikâyeleri (1992).

Oyun: Gecenin Kartalları (oyn. 1992, bas. 1992), Huzur Polis Karakolu (oyn. 1992, bas. 1993), Huzur Çıkmazı (oyn. 1992, bas. 1994), Bir Gün 24 Saattır (oyn. 1992, bas. 1995).

Paylaşın

Neşe Düzel Kimdir? Hayatı, Eserleri

1950 yılında Aydın’da dünyaya gelen Neşe Düzel, İzmir Amerikan Kız Koleji ve Ege Üniversitesi İktisat Fakültesi Ekonomi Bölümü mezunu. Neşe Düzel 1979 yılında Gazeteciliğe başladı.

Düzel, Yeni Asır gazetesinde dış haberler servisinde çalıştı. Ardından Rapor gazetesi yazı işleri müdürlüğü yaptı.

1995’te Hürriyet gazetesinde başladığı röportaj yazarlığını Pazartesi Konuşmaları başlığı altında Yeni Yüzyıl, Radikal ve Taraf gazetelerinde sürdürdü. Dünya, Hürriyet, Milliyet gazetelerinde de muhabirlik ve yazarlık yaptı.

Özel televizyonların yayına girmesinden sonra Star TV’de Ahmet Altan’la birlikte Kırmızı Koltuk, Kanal 6’da Bizim Koltuk ve Dinamit, Kanal D’de Dinamit ve Kampana adlı haber ve tartışma programlarını hazırlamıştı.

Röportajlarının bir bölümünü Türkiye’nin Gizlenen Yüzü adı ile 2000 yılında kitap olarak yayımladı. Özellikle Taraf gazetesinde pazartesi günleri yayımlanan “Pazartesi Konuşmaları” başlıklı röportajlarıyla tanınmıştır.

Paylaşın

Nevzat Çevik Kimdir? Hayatı, Eserleri

13 Kasım 1962 yılında Elazığ’da dünyaya gelen Nevzat Çevik, Atatürk Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Klasik Arkeoloji Bölümü (1985) mezunu. Yüksek lisansını (1987) “Batı Urartu’da Bir Eyalet Başkenti. Şebeteria” adlı tezle, doktorasını “Urartu Kaya Mezarları” adlı tezle (1991) Atatürk Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Klasik Arkeoloji Bölümü Protohistorya Anabilim Dalında tamamladı.

Atatürk Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Protohistorya ve Önasya Arkeolojisinde araştırma görevlisi (1990-92), Kültür Bakanlığı Erzurum Bölge Müzesinde arkeolog (1992), Akdeniz Üniversitesi Likya Uygarlıkları Araştırma Merkezinde uzman (1993-95), Akdeniz Üniversitesi Klasik Arkeoloji Bölümünde yardımcı doçent (1995-97), doçent (1997-2003), profesör (2003) oldu.

Likya Uygarlıkları Araştırma Merkezi müdür yardımcılığı, Akdeniz Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Akdeniz Üniversitesi İletişim Fakültesi, Akdeniz Üniversitesi Araştırma Projeleri Birimi ve Akdeniz Dil ve Kültürlerini Araştırma Merkezi yönetim kurulu üyeliği, Arkeoloji Bölüm başkanlığı, Arkeoloji Anabilim Dalı başkanlığı ve Sosyal Bilimler Enstitüsü müdürlüğü görevlerinde bulundu. Patara arkeolojik kazılarına, Tlos ve Territoriumu yüzey araştırmalarına katıldı.

Makalelerini, Anadolu Araştırmaları, Türk Arkeoloji Dergisi, Adalya, Lykia, III. Uluslararası Kilikya Arkeolojisi Sempozyumu, Epigraphica Anatolica, Türk Arkeoloji ve Etnografya Dergisi, Batı Toroslar-I. Ulusal Sempozyumu Kitabı, Anatolia Antiqua, Anatolian Studies dergi ve kitaplarında; yazılarını, Devran, Antalya Kültür ve Sanat Bülteni, Bilim ve Ütopya, Atlas, Akdeniz Atılım, Mimarlık, Cumhuriyet Bilim ve Teknik, Hürriyet Akdeniz, Külliye, Sanatsal Mozaik, Akdeniz Üniversitesi İletişim dergilerinde yer aldı. Yüzey araştırmalarına ve kazılara dair çeşitli sonuçları yayımladı. Çok sayıda sempozyum, seminer ve kongrede arkeolojiyle ilgili bildiri sundu.

Nevzat Çevik’in eserleri: Araştırma: Urartu  Kaya Mezarları ve Ölü Gömme Gelenekleri (2000), Taşların İzinde Likya (2002).

Editörlük: Bey Dağları Araştırmaları I: Trebenna. Tarihi, Arkeolojisi ve Doğası / Trebenna. History, Archaeology and Nature (ortak, 2004), Bey Dağları Araştırmaları II: Trebenna Çevresi Kalıntıları / Archaeological Ruins in the Territorium of Trebenna (ortak, 2006).

Paylaşın

Muzaffer Buyrukçu Kimdir? Hayatı, Eserleri

1 Şubat 1930 yılında Niğde’nin Fertek Köyü’nde dünyaya gelen Muzaffer Buyrukçu, 22 Ağustos 2006 yılında İstanbul’da hayatını kaybetti ve cenazesi Zincirlikuyu Mezarlığı’na defnedildi.

Çocukluğu Niğde, Manisa ve Yalova köylerinde bahçecilik yapan babasının yanında geçti. İlkokulu Yalova’nın Koru köyünde okudu. Daha sonra ailesiyle birlikte İstanbul’a göç etti, Yenikapı Ortaokulu’na devam etti. Pertevniyal Lisesi’ndeki öğrenimi yarıda bıraktı.

Küçük yaşta çalışma hayatına atıldı; İstanbul ve İzmir’de aşçı yamaklığı, kunduracılık, inşaat işçiliği, Son Telgraf gazetesinde müstahdemlik gibi işlerde çalıştı. 1948-1950 yılları arasında askerliğini yaptı. 1951’de askerlik dönüşü bir süre kalorifercilik ve hâl kâtipliği yaptıktan sonra Toprak Mahsulleri Ofisi’nde memur olarak çalışmaya başladı; 1971’de bu kurumdan emekli oldu. Türkiye Yazarlar Sendikası ve Edebiyatçılar Derneği üyesiydi. Bazı öyküleri İngilizce, Fransızca, Rusça, Bulgarca ve Lehçeye çevrildi.

1946 Tanin Gazetesi Öykü Yarışması Ödülü; Korkunun Parmakları ile 1959 Dost Dergisi Hikâye Ödülü Birincisi; Bulanık Resimler ile 1962 Türk Dil Kurumu Hikâye Ödülü; Kuyularda ile 1963 Otağ Dergisi En Beğenilen Öykücü; Kavga ile 1968 Sait Faik Hikâye Armağanı; Yüzün Yarısı Gece ile 1994 Yunus Nadi Öykü Armağanı ve 1994 Haldun Taner Ödülü’nü kazandı. Muzaffer Buyrukçu, ömrünün son yıllarında akciğer yetmezliği hastalığı ile mücadele etti.

Muzaffer Buyrukçu’nun eserleri: İstikbalin Sesi (1945 Şiir), Kalplerin Feryadı (1947 Şiir), Katran (1956 Hikaye), Acı (1957 Hikaye), Korkunun Parmakları (1959 Hikaye), Bulanık Resimler (1961 Hikaye), Kuyularda (1962 Hikaye), Cehennem (1966 Hikaye), Kavga (1967 Hikaye), Bir Olayın Başlangıcı (1969 Hikaye), Gürültülü Birkaç Saat (1969 Roman),

Mağara (1971 Hikaye), Arkası Yarın (1976 Günlük), Sıcak İlişkiler (1982 Günlük), Şarkılar Seni Söyler (1982 Hikaye), Günlerden Bir Gün (1983 Hikaye), Arkadaş Anılarında Orhan Kemal (1984 Hatıra), Dillerinde Dünya (1985 Günlük), Sayılı Günler (1986 Günlük), Hüzünlü Kar Çiçekleri (1987 Hikaye), Her Yer Karanlık (1989 Hikaye), Bin Hüzün (1992 Hikaye),

Şarkı Gibi (1992 Hikaye), Anında Görüntü (1992 Günlük), Dar Sokaklardaki Duman (1992 Roman), Yüzün Yarısı Gece (1994 Hikaye), Gece Bitmedi (1995 Roman), Bir Aşk Daha (1996 Hikaye), Telefon Konuşmaları (1997 Hikaye), Dünden Bugüne (1997 Günlük), Ucu Güllü Kundura (1998 Roman), Dışardaki Rüzgâr (1998 Roman),

Akan Sular Şarap Olsa (1998 Roman), İlişkiler Arasında Bir Gezinti (1998 Günlük), Dumanı Tüten Çay Gibi (1999 Hikaye), Eski Defterler (1999 Roman), Yaşadığımız ve Yaşananlar (2000 Günlük), Yalnızlığın Arkasındaki Gülümseme (2001 Hikaye), Ay Kokuyor (2004 Hikaye), İpek Pijamalı Katiller (2004 Hikaye).

Paylaşın

Muzaffer Hacıhasanoğlu Kimdir? Hayatı, Eserleri

1924 yılında Çankırı’da dünyaya gelen Muzaffer Hacıhasanoğlu, 17 Ocak 1985 yılında İstanbul’da hayatını kaybetti. Ankara Gazi Lisesi (1941) ve Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi’ni bitirdi (1948).

Anadolu’nun çeşitli il ve ilçelerinde, Çubuk (1948), Oğuzeli ve Kilis’te (1949-51) sıtma savaş hekimi ve Şabanözü’nde hükûmet tabibi olarak görev yaptı (1951-53). Daha sonra İşçi Sigortaları Ankara Hastanesi’nde asistanlığa başladı. İç hastalıkları ihtisasını tamamlayarak Tosya Devlet Hastanesi’nde baştabip ve iç hastalıkları uzmanı olarak görev yaptı (1958-61).

Bir süre Ayvalık Sağlık Merkezi’nde (1963-64) ve daha sonra Malatya Sosyal Sigortalar Kurumu’nda çalıştı. Malatya’daki görevinden emekliye ayrıldı (1973). Emeklilik sonrası bir dönem Ankara’da serbest hekim olarak çalıştıktan sonra İstanbul’a yerleşti. Eller adlı kitabı ile 1980 Türk Dil Kurumu Öykü Ödülü’nü kazandı. Türk Edebiyatçılar Derneği üyesiydi.

Muzaffer Hacıhasanoğlu’nun eserleri: Bir Tesbih Tanesi (1951 Hikaye), Bu Dağın Ardı (1954 Hikaye), Eller (1979 Hikaye), Atatürk Bakıyor Bize (1981 İnceleme), Trenler Yeni Gidiyor (1982 Roman), Dağ Başındaki Ölü (1983 Hikaye).

Paylaşın

Müfide Güzin Anadol Kimdir? Hayatı, Eserleri

1925 yılında Zonguldak’ın Devrek İlçesi’nde dünyaya gelen Müfide Güzin Anadol, 13 Şubat 2005 yılında İstanbul’da vefat etmiştir. Hakkında Müfide adlı Devrek’teki öğretmenlik günlerini kurmaca bir olay içinde anlatan roman yazılmış; ayrıca memleketi Devrek’e büstü yaptırılarak adı da bir sokağa verilmiştir.

Müfide Güzin Anadol, ilk ve orta öğrenimlerini Zonguldak, Safranbolu, Bartın ve İstanbul’da tamamladı. Daha sonra, yükseköğrenim için kaydolduğu İstanbul Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü’nü bitirdi. Emekli olduğu 1987 tarihine kadar sırasıyla Devrek Ortaokulu, Kırıkkale Lisesi, Zeytinburnu İhsan Mermerci Lisesi, Üsküdar Kız Lisesi, Beylerbeyi Lisesi’nde Türkçe, Fransızca ve edebiyat öğretmenliği yaptı.

Ayrıca köy çocuklarının barınma sorununu gidermek için açılan ve bugünkü Devrek Hamidiye Anadolu Lisesi’nin kuruluşuna temel olacak Devrek Yatı Yurdu Yaptırma Derneği’nin kurucuları arasında yer aldı. (1955) Şair-yazar Zihni Anadol’un kuzeni olan Müfide Güzin Anadol, farklı edebî türlerde çalışmalar yapmış; muhtelif dergi ve gazetelerde bazısı yayımlanan bu çalışmalarını şiir, öykü, roman olarak kitaplaştırmıştır.

Müfide Güzin Anadol’un eserleri: Derviş Hayriyesi (1967 Şiir), Geceleyin (1978 Şiir), Karaduman’ın Serüvenleri (1982 Roman), Gece Sefaları (1985 Şiir), Tahta Evler (1984 Hikaye), Melisa (1989 Roman).

Paylaşın

Münevver Ayaşlı Kimdir? Hayatı, Eserleri

1906 yılında Selanik’te dünyaya gelen Münevver Ayaşlı, 20 Ağustos 1999 yılında hayatını kaybetti. Selanik’in kaybedilmesinin ardından küçük yaşlarda ailesi ile İstanbul’a taşınan Ayaşlı, babasının görevi nedeniyle sekiz yaşında iken Halep’e taşındı.

Öğrenimine Halep’te başlasa da iki yıl sonra babasının tayin olduğu Beyrut’a gitmek durumunda kaldı. Burada eğitimine devam etti ve Fransızca öğrendi. 1919’da annesi ile Almanya’ya gitti.

Önce Almanya’da bir Alman Okulu’nda daha sonra Fransa’da Şark Dilleri Okulu’nda öğrenim gördü; Arapça ve Farsça öğrendi. Türkiye’ye dönerek bir Alman şirketinde, daha sonra Hariciye Vekaleti’nde çalıştı. 1930 yılında Viyana Büyükelçisi devlet adamı ve şair Sadullah Paşa’nın oğlu Nusret Bey ile evlendi. Soyadı Kanunu çıktıktan sonra 1934 yılında Ayaşlı soyadını aldı.

1944 yılında ise eşi Nusret Bey’in vefatının ardından 1947 yılında gazeteciliğe ve yazarlığa başlayarak Yeni İstanbul gazetesinde “Merak” başlığıyla günlük hayatını ve hatıralarını kaleme aldı. Ünlü doğu bilimci Massignon’dan Farsça tasavvuf dersleri aldı.

Tasavvuf eğitimi gören Münevver Ayaşlı, Hacı Bayram Veli tarikatına bağlandı. 1984 yılında Türkiye Yazarlar Birliği Üstün Hizmet Ödülü’nü Fevziye Abdullah Tansel ile paylaştı. Dönemin önemli gazetelerinden olan Yeni İstanbul, Sabah ve Yeni Asya gazetelerinde günlük yazılar ile roman tefrikaları yayımladı. Osmanlı sarayında yetişen ve saray kültürüne hâkim olan Ayaşlı, bu bilgi birikimini eserlerine yansıttı.

Hac vazifesini yerine getiren Münevver Ayaşlı, çocuğu olmadığı için Hasan adında bir çocuğu evlatlık almış, ona soyadını da vermiştir. Kurduğu Ayaşlı Vakfı’nda uzun yıllar boyunca yüzlerce kişiye tezhip, ebrû, tasavvuf musikisi ve Mesnevî dersleri verdirmiş olan yazarın aynı zamanda pek çok kültürel etkinlikte de imzası vardır.

Yeni İstanbul, Sabah ve Yeni Asya gibi gazetelerde yazarlık yapan Ayaşlı, İstanbul Vefa semtinde bulunan İlim Yayma Vakfı’nın kurucuları arasında yer aldı. Kitaplarında ve anılarında önemli isimler ve eserleri hakkında ilginç ve kitaplarda bulunmayan bilgiler vermesi bakımından yazdıkları önemlidir. Vefatının ardından Üsküdar Gençlik ve Eğitim Merkezleri çatısı altında kurulan Bilgi Evleri Çocuk Akademisi’ne Münevver Ayaşlı adı verildi.

Münevver Ayaşlı’nın eserleri: Başvekilimizi Tanıdım (1968 Diğer), Pertev Beyin Üç Kızı (1968 Roman), Pertev Bey’in İki Kızı (1969 Roman), 19. Asır Teşrinisani ve Ötesi Kıbrıs ve Fetvası (1971 Diğer), İşittiklerim-Gördüklerim-Bildiklerim (1973 Hatıra), Dersaâdet (1975 Diğer), Edep Ya Hû (1984 Diğer), Pertev Bey’in Torunları (1992 Roman), Avrupai Osmani Rumeli: Muhteşem İstanbul (2003 İnceleme), Rumeli ve Muhteşem İstanbul (2003 İnceleme), Haminne’nin Suret Aynası (2009 Hatıra).

Paylaşın