Özay Gönlüm Kimdir? Hayatı, Albümleri

5 Şubat 1940 yılında Erzincan’ın Tercan ilçesinde dünyaya gelen Özay Gönlüm, 1 Mart 2000 yılında Ankara’da hayatını kaybetti. Özay Gönlüm’ün naaşı Cebeci Asri Mezarlığı’na defnedildi.

Çocukluk yıllarını Denizli, Afyonkarahisar ve Kütahya’da geçiren Özay Gönlüm, ilkokulu Kütahya’da, ortaokul ve liseyi Denizli’de bitirdi. Özay Gönlüm, 1953 yılında başladığı Denizli Erkek Sanat Enstitüsü’nde farklı kişiliği ve müziğe yatkınlığı ile okulda sevilen biri oldu. 16 yaşında Türk türkülerinin en ünlü derleyicisi olan Muzaffer Sarısözen’le tanışması Özay Gönlüm’ün kariyerinde belirleyici oldu.

Özay Gönlüm, Ankara Radyosu Yurttan Sesler programıyla sanat dünyasına adım attı. Belli bir süre Türkiye Cumhuriyeti Millî Eğitim Bakanlığı “Film Radyo Televizyon Merkezi”‘nde çalışan Özay Gönlüm, 1966’da “yetişmiş saz sanatçısı” olarak Ankara Radyosu’nda çalışmaya başladı.

1960’larda sahneye de çıkan Özay Gönlüm, 1973’ten itibaren düzenli şekilde İzmir Enternasyonal Fuarı’nda sahne aldı. Özay Gönlüm, Kültür Bakanlığı Halk Müziği Geliştirme Merkezi (HAGEM) Repertuvar Kurulu üyeliği yaptı

Radyo oyunlarında ve tiyatrolarında roller alan Özay Gönlüm, radyo ve TV’lerde yayınlanan Nineden Mektuplar tiplemesiyle çok sevildi. En sevilen türkülerinden biri olan “Çöz de Al Mustafa Ali” türküsünü, “Fişini de Al Mustafa Ali” diye de seslendirerek, halkı fiş (vergiye yönelik makbuz) toplamaya davet etmesiyle sosyal bilincini gösterdi.

Avrupa, Amerika Birleşik Devletleri, Avustralya, Çin ve Hindistan’da konserler veren Özay Gönlüm, başta Denizli ve Kütahya yöreleri gelmek üzere Denizli, Kütahya, Muğla, Aydın, İzmir, Manisa, Balıkesir, Bursa, Afyon, Burdur, Isparta yörelerinden 3400’den fazla türkü derledi. Özellikle, “Denizli’nin Horozları” (Çil Horoz), “Çöz de Al Mustafa Ali”, “Sultan Seccadesi”, “Asmam Çardaktan”, “Cemile’min Gezdiği Dağlar Meşeli”, “Osmanım’ın Mendili”, “Adım Adım Denizli’nin Yolları”, “Şu Dağlar Tepe Tepe” gibi türküleriyle tanınıyordu.

Paylaşın

Oğuz Aksaç Kimdir? Hayatı, Albümleri

4 Eylül 1974 yılında Ankara’nın Altındağ ilçesinde dünyaya gelen Oğuz Aksaç, lise yıllarında tanıştığı arkadaşı Mustafa Özarslan’la birlikte 1994 yılında müzik çalışmalarına başladı ve Grup Çığ’ı kurdu.

Grup Çığ ile 4 albüm çıkartan Oğuz Aksaç, 2004 yılının eylül ayında 4. albümü “MEVSİM”‘i çıkardıktan sonra gruptan ayrıldı. Gruptan ayrılır ayrılmaz solo albüm çalışmalarına başlayan Oğuz Aksaç, 2005 yılının mart ayında “OĞUZNAME” isimli ilk solo albümünü piyasaya çıkardı.

Sanatçı ikinci solo albümü olan “DALGALAR” albümünü de 2007 yılının mart ayında çıkardı. Sanatçı bu albümünde daha önceki albümlerinde yapmadığı bir şeyi yapıp kendi yazdığı bestelediği eserleri de okudu. Üçüncü solo albümü olan “GİZ”‘i 2009 yılında çıkardı.

Grup Kızılırmak solisti İlkay Akkaya ile birlikte SALKIM SÖĞÜT 4 albümünü 2002 yılında çıkardı. Bunun dışında da birçok ortak albümde yer alan sanatçı müzik çalışmalarına devam ediyor.

Oğuz Aksaç’ın albümleri: Grup Çığ: Çığ Türküleri, Yayla Çiçeği, Nida, Mevsim.

Solo: Oğuzname, Oğuzname Dalgalar, Giz, Sevdadır, İğde Kokusu, Gökyüzü, Eyvah / Oğuzname 6, Seher Oldu.

Ortak Albümler: Salkım Söğüt 4 (İlkay Akkaya ile birlikte).

Yer Aldığı Albümler: Şarkılar Yaşar, Dost Kervanı, Türkülerimiz Var Bizim, Yola Yoldaş Olanlar.

Paylaşın

Oğuz Yılmaz Kimdir? Hayatı, Albümleri

25 Ekim 1968 yılında Ankara’nın Sincan ilçesinde dünyaya gelen Oğuz Yılmaz, 19 Mayıs 2021 yılında Ankara’da hayatını kaybetti. Oğuz Yılmaz’ın naaşı Karşıyaka Mezarlığı’nda toprağa verildi.

Küçük yaşlarda Gençlik ve Spor Bakanlığı’nın düzenlediği müzik yarışmalarına girerek müziğe başlayan Oğuz Yılmaz, 1989 yılında “Duydun mu? – Bi Denem” adında albümünü yayımladı ve yaptığı bu şarkı satış rekorları kırdı. 1991 yılında yaptığı anlaşmayla Kazan Plak’la anlaşma yaparak 10’a yakın albüme imza attı. 1993’te “Çarşı Çakalı”, 1994’te “Vurgunum Sana”, 1995 yılında “Zilli Dilek”, 1996 yılında “Nazlı’mı Beklerim”, 1997 yılında “Keriman” gibi albümlere imza attı.

1999 yılında “Usta” albümünü yayımladı. Bu albümünde yer alan parça “Bas Bas Paraları Leyla”ya, Türkiye’de ve Avrupa’da büyük ilgi gördü. 2001 yılında “Gördün mü?” albümü ile tekrar müzik marketlerdeki yerini aldı. “Çekirge ve Gördün mü?” gibi hit şarkılara imza attı, “Çekirge” parçasıyla çocukların büyük beğenisini kazandı. 2004 yılında kendi müzik şirketiyle yoluna devam eden Oğuz Yılmaz Yılmazlar Plak Şirketini kurdu. Oğuz Yılmaz ayrıca kızı Sude’yle “Uğur Böceğim” şarkısında düet yaptı.

Oğuz Yılmaz’ın albümlerinden bazıları: Keriman, Alemci, Sen Uyurken Gideceğim, Yersen, Coştur Coştur, Gördün Mü?, Nazlı’mı Beklerim, Zilli Dilek, Vurgunum Sana, Çarşı Çakalı.

Paylaşın

Nilüfer Akbal Kimdir? Hayatı, Albümleri

1967 yılında Muş’un Varto ilçesinde dünyaya gelen Nilüfer Akbal, 1987 yılında İstanbul’a taşındı ve Arif Sağ Müzik Merkezi’nde solfej ve şan dersleri dersleri almaya başladı.

Nilüfer Akbal, daha sonra Timur Selçuk yönetimindeki Çağdaş Müzik Merkezinde ve İstanbul Devlet Operası Eğitim görevlisi Begüm Erdem’den özel şan dersleri aldı. 1995 yılından 2000 yılına kadar sırasıyla Köln ve Strazburg’da şan ve fonetik dersleri aldı.

Kurmançça, Soranice, Zazaca, Türkçe ve Farsça müzik anlayışıyla dikkat çeken Nilüfer Akbal, müzik kariyerinde Arzuhal Eyledim, Klasiken Kurdi, Ben Bir Kadınım gibi albümleri çıkardı. İlk albümü Arzuhal Eyledim’i 1988 yılında çıkaran Nilüfer Akbal, o tarihten bu yana milyonlarca insanın takdirini kazandı.

Avrupa’da çok sayıda konser veren Nilüfer Akbal, Türkiye’de ise Nevruz ve bazı festivaller dışında çok az sahneye çıkıyor.

Nilüfer Akbal’ın albümleri: Arzuhal Eyledim, Dört Telde Dört Dilden, Newroz 1, Newroz 2, Ben Bir Kadınım, Miro, Revingi, Raye, Şewa, Herire, Klasiken Kurdi.

Paylaşın

Nuray Hafiftaş Kimdir? Hayatı, Albümleri

2 Kasım 1962 yılında Ardahan’ın Çıldır ilçesinde dünyaya gelen Nuray Hafiftaş, 14 Şubat 2018 yılında İstanbul’da hayatını kaybetti. Nuray Hafiftaş’ın naaşı Zincirlikuyu Mezarlığı’na defnedildi.

Çok sayıda albümü bulunan Nuray Hafiftaş’ın söz ve bestesi kendisine ait 100’ün üzerinde eseri bulunuyor. Bu eserlerden “Ayrılık Nikahı”, “Yalan Dünya” ve “İsyan Ediyorum”u Kibariye, “Hasret” ve “Gurbet”i ise İzzet Yıldızhan okudu.

Nuray Hafiftaş’ın albümleri: Asker Mektubu, Yaradan Aşkına, Dön İki Gözüm, Dilanım, Divane Gönlüm, Turquie Aşık, Atılmaz Sevda, Arada Bir, Dinle, Şimdi Oldu, Eline Düştüm, Eyvah Gönül, Leyli Leyli, Sılayı Ver, Yıllarım, Yazı Bir Dert Kışı Bir Dert, İstanbul ve Sen, Düet Arabesk 2018 (Yunus Bülbül ile birlikte), Yarim.

Paylaşın

Nuri Sesigüzel Kimdir? Hayatı, Albümleri

1 Temmuz 1937 yılında Şanlıurfa’da dünyaya gelen Nuri Sesigüzel, 20 Mayıs 2023 yılında İstanbul’da hayatını kaybetti. Nuri Sesigüzel’in naaşı Büyükçekmece Mezarlığı’na defnedildi.

Doğum adı Nuri Kaçtaş olan Nuri Sesigüzel, 14 yaşında saz çalmaya başladı. Nuri Sesigüzel, 1961 yılında İstanbul Radyosu’nun açtığı sınavlara girdi ve sınavları kazandı. Sesigüzel, radyo sanatçısı olarak profesyonel sanat hayatına başladı.

Nuri Sesigüzel, ilk sahne hayatına adım atarken, kendi derlediği türküleriyle ve sazıyla sanatçıya Nida Tüfekçi eşlik etti. Kısa sürede tüm müzik yapımcılarının dikkatini çeken ve yanık sesiyle herkesin beğenisini kazanan Nuri Sesigüzel, böylece kısa sürede şöhrete ulaştı.

Nuri Sesigüzel’in albümlerinden bazıları: Acı Bana, Aşk Ateşi, Benden Ayrı Gezersen, Dertli Mektup, Durma Güzel Durma, Gurbet, İnce İnce Bir Kar Yağar, Karşılıksız Sevenler, Orta Mektepte, Öbür Dünya Albümü Öbür Dünya Nuri Sesigüzel, Öleyim Mi Yasemin, Vah Yazık Olmuş, Züleyha.

Nuri Sesigüzel’in rol aldığı filmlerden bazıları: Kara Yılan, Fabrikanın Gülü, Ağlayan Gözler, Burçak Tarlası, Fabrikanın Şoförü, Geceler Yarim Oldu, Kara Tren, Kartal Yavrusu Hamido, Seher Vakti, Mezarımı Taştan Oyun, Tütüncü Kız Emine, Vatan Borcu, Günahımı Çekeceksin,

Ham Meyve, Kaderin Oyunu, Züleyha, Başa Gelen Çekilir, Bahtı Kara Yarim, Deli Deli Tepeli, Bir Yiğit Gurbete Gitse.

Paylaşın

Nurinisa Toksöz Kimdir? Hayatı, Albümleri

1934 yılında İstanbul’da dünyaya gelen Nurinisa Toksöz, 7 Nisan 2014 yılında İstanbul’da hayatını kaybetti. Nurinisa Toksöz’ün naaşı Karacaahmet Mezarlığı’nda toprağa verildi.

Nurinisa Toksöz, 1952 yılında bir derginin açtığı yarışmada, Türk Halk Müziği dalında birinciliği kazanarak sanat yaşamına adım attı.

TRT İstanbul Radyosu’nda 1958’den itibaren çalışmalarına başlayan Toksöz, aynı yıl “Yüce Dağ Başında Yanar Bir Işık” isimli ilk plağını çıkardı. “Bir Ceket İsterim Beli Dar Ola”, “Hangi Bağın Bağbanısan” gibi yüzlerce türküyü plaklara okuyan Nurinisa Toksöz, 1970’li yıllara kadar sahne ve radyo çalışmalarını sürdürdü.

Paylaşın

Nazmi Yükselen Kimdir? Hayatı, Albümleri

1926 yılında Muğla’nın Milas ilçesinde dünyaya gelen Nazmi Yükselen, 16 Mart 2015 yılında doğup büyüdüğü Milas’ta hayatını kaybetti. Nazmi Yükselen’in naaşı Milas Mezarlığı’nda defnedildi.

İstanbul Radyosu’nun açtığı ses yarışmasında başarılı olarak İstanbul Radyosu’nda çalışmaya başlayan Nazmi Yükselen, 1950’de ilk plağını çıkardı. 1958-1962 yılları arasında TRT İzmir Radyosu’nda çalışan Nazmi Yükselen, 42 adet plak doldurdu ve üç filmin dublaj müziğini yaptı.

Nazmi Yükselen, Sabite Tur Gülerman, Abdullah Yüce, Mualla Mukadder Atakan, Celal İnce, Zeki Müren, Perihan Altındağ Sözeri, Müzeyyen Senar gibi sanatçılarla Sahibinin Sesi Plak ile çalışan sanatçılar arasındadır. Yükselen, Bodrum Hakimi olarak bilinen Bodrumlular Erken Biçer Ekini ve Karaova Düğünü adlı şarkıları yazıp besteledi;

Nazmi Yükselen, Ormancı (Çıktım Belen Kahvesine), Şu Köyceğiz Yolları, Şu Milas’ın İçinde Bir Gül Ben İdim adlı türküleri derleyerek TRT repertuvarına sundu. Bir görüşe göre de Ormancı türküsünün derlemesini kendisine mal etmiştir. Nazmi Yükselen, 1982’de Kültür Bakanlığı tarafından devlet sanatçısı seçildi.

Nazmi Yükselen, 2013 yılında Milas Belediyesi tarafından yayınlanan ve Halim Şafak Şanlıdağ’ın hazırladığı “Şu Milas’ın İçinde Nazmi Yükselen” adında bir de biyografik kitap çıkardı. Yaşamı boyunca İzmir Eşrefpaşa’da ve Muğla’nın Milas ilçesinde yaşayan bestekârın ölümünden kısa süre önce yaşadığı caddeye adı verildi.

Paylaşın

Zara Kimdir? Hayatı, Albümleri

15 Ocak 1976 yılında İstanbul’da dünyaya gelen Zara’nın doğum adı Neşe Yılmaz’dır. Zara, yüksek eğitimini İstanbul Teknik Üniversitesi Türk Musikisi Devlet Konservatuvarı Ses Eğitimi Bölümü’nde tamamladı.

1996 yılında TRT’nin açmış olduğu “Yetişmiş Ses Sanatçısı” sınavını kazanarak “TRT Türk Halk Müziği Akitli Ses Sanatçısı” unvanıyla göreve başlayan Zara, 1997 yılında Atatürk Kültür Merkezi’nde sahnelenen “Yunus Emre Müzikali” nde Amber rolüyle oyuncu ve solist olarak görev aldı. 1

998 yılında 15 aylık çalışmanın ürünü olarak, Zara adı ile ilk albümü olan Avuntu piyasaya sürüldü. Aynı yıl Atıf Yılmaz’ın yönetmenliğinde “Eylül Fırtınası” isimli ilk uzun metraj filminde Tarık Akan ile başrolü paylaştı.

İlk albümünün yankıları sürerken 2000 yılında Boyut adlı ikinci albümünü çıkaran Zara, albümünde icra ettiği tüm türkülere çekilen klipler VCD’ye eklendi. 2001 yılında Osman Sınav’ın yönettiği Deli Yürek: Bumerang Cehennemi adlı sinema filminde oynayan Zara, 2002’de üçüncü albümü Misafir’i; 2003 yılında ise 27 eserden oluşan 2 disklik Özlenenler albümünü piyasaya sürdü.

Özlenenler’in birinci albümünde Zara, müzik severlere ilk kez Türk Sanat Müziği okuyarak sürpriz yaptı. Zara, ikinci diskte ise eski Türk filmlerinin şarkılarını seslendirerek tanıdık melodileri sandıktan çıkardı.

Zara’nın 2003 yılındaki bir diğer sürprizi ise, ilk kez Kanal D kanalında 28 bölümden oluşan Gelin isimli televizyon dizisinde başrol oynayarak halkla buluşması oldu. Zara’nın 2004 yılında, 1992’de çekilen ancak deprem felaketlerinden sonra yayını bekletilen, Bayındırlık Bakanlığı ile ortak çalışması Ağıt (Sele gitti) klibi “Doğal Afetlere Bilinçli Toplum” projesi kapsamında yayına girdi.

Zara, Kral TV ve Magazin Gazetecileri Derneği gibi birçok organizasyonların ödülleri ile birlikte, 2000 ile 2003 yılları arasında 4 yıl üst üste “Türk Halk Müziği En İyi Kadın Sanatçısı” Altın Kelebek ödüllerini aldı.

Zara, 2005’te kariyerine, yine çift diskli Zamanı Geldi albümüyle devam etti. Bu albümün ilk diski 17 adet Türk halk müziği eseri, ikinci diski ise 12 adet 70’li yıllar aranjmanı içeriyordu. Sanatçı aynı yılın Ekim ayında, senfoni eşliğinde kaydettiği Bülbül-i Şeyda isimli tasavvuf müziği albümünü piyasaya sundu.

TRT 1’de Zamanı Geldi isimli programın sunuculuğunu üstlenen Zara’nın programı 41 bölüm sürdü. Bu program süresince İbrahim Tatlıses, Selda Bağcan, Yavuz Bingöl, Edip Akbayram, Belkıs Akkale, İzzet Altınmeşe, Sabahat Akkiraz, Uğur Işılak, Funda Arar, Zerrin Özer, Fatih Erkoç, Muzaffer Akgün gibi ses sanatçılarını ağırladı.

2006 yılının Ramazan ayında atv’de Tanrı Misafiri adlı sahur programında Zara ünlü konukların evlerinden canlı olarak yayını gerçekleştirdi. 2008 yılında kendi kurduğu ZR Müzik’ten Bahar isimli albümünü piyasaya sunan Zara, 2009 ile 2011 yılları arasında Oktay Kaynarca ile birlikte sundukları Salı Sefası adlı müzik-eğlence programı, TV8 kanalında iki sezon boyunca yayınlandı.

Sanatçı, 2011 yılında Hazine adlı albümünü yine kendi müzik şirketi ZR Müzik’ten piyasaya sürdü. Zara’nın 2012 yılının Temmuz ayında İstanbul Flamenko 5’lisi ile yaptığı Flamenko tarzıyla harmanladığı albümü çıktı. kendi yapım şirketi olan ZR Müzik’ten çıkardığı bu albümde 11 eser bulunuyor. “Ben Bir Anayım” adlı eserin sözleri Zara’ya ait. Zara, son yıllarda tasavvufa olan merakıyla dikkat çekti.

Paylaşın

Neşet Ertaş Kimdir? Hayatı, Albümleri

1938 yılında Kırşehir’in Akpınar ilçesine bağlı Kırtıllar köyünde dünyaya gelen Neşet Ertaş, 25 Eylül 2012 yılında İzmir’de hayatını kaybetti. Bozkırın Tezenesi olarak bilinen Neşet Ertaş’ın naaşı Bağbaşı Mezarlığı’nda toprağa verildi.

1950’li yılların başlarında TRT Ankara Radyosu’nda canlı olarak yayımlanan, Muzaffer Sarısözen’in yönettiği “Yurttan Sesler” programında, “Geleli gülmedim ben bu cihana” adlı bozlağı solo çalıp okumasından sonra Neşet Ertaş’ın adı ülke genelinde duyuldu. 1970’li yılların ortalarına kadar devam eden yirmi yılı aşkın süre boyunca on beş günde bir “misafir mahallî sanatçı” sıfatıyla Ankara Radyosu’na çağrılarak on beşer dakikalık solo bantlar yaptı.

1957 yılında İstanbul’a giderek ilk kayıtlarını babasının türküleri ile yaptı. Babasına ait Neden Garip Garip Ötersin Bülbül adlı bozlağın yer aldığı ilk taş plağını, diğer plakları ve halk konserleri takip etti. İki yıl İstanbul’da çalıştıktan sonra sahne hayatına Ankara’da Kazablanka Gazinosu’nda devam etti. Önce farklı türlere mensup müzisyen ve oyuncuların da yer aldığı konser turneleriyle, ardından tek başına sahne aldığı solo konserlerle Türkiye’nin hemen bütün şehirlerini ve pek çok ilçesini gezdi.

Askerliğini 1962’de İzmir’in Narlıdere ilçesinde yaptı. Askerlik sonrası Ankara’da tanıştığı Tavşancı lakabıyla bilinen ünlü saz yapım ustası Hüseyin Koluman, Ertaş’ı önce saz dükkânına ortak yaptı sonra da tümüyle dükkânı devretti. Plaklardan ve radyodan tanıdığı Neşet Ertaş’la tanışmak için yanında kız arkadaşıyla saz dükkânına gelen Leyla isimli bu kız ile tanıştıktan kısa süre sonra evlendi.

Yoksul bir ailenin kızı olan Bolulu Leyla ile tanışmaları ve evlenmeleri etrafında sahte ve gerçek dışı gazinolu, pavyonlu pek çok “anonim hikaye” uyduruldu. Gerçek olan, Babası Muharrem Ertaş’ın, kendisinden habersiz ve bilgisi dışında gerçekleştiği için bu evliliği tasvip etmediği idi. Sadece yedi yıl süren Leyla Ertaş ile evliliğinden Döne ve Canan adında iki kız, Hüseyin adında bir erkek çocukları oldu.

1969’da TRT sanatçılarından oluşan bir ekiple konser vermek ve plak doldurmak üzere gittiği Almanya dönüşünde Yugoslavya’da arabasıyla kaza yaptı. Ehliyetsiz otomobil kullanmaktan dolayı Yugoslavya’da 3 ay hapse mahkum oldu. Türkiye’den hiç kimsenin arayıp sormadığı bu dönemde hapishaneye, “Bozkırın tezenesine geçmiş olsun” ibaresi yazılarak imzalanmış bir kitap geldi. Yazarı Yaşar Kemal olan bu kitabı yazarın kendisinin mi yoksa bir başkasının mı gönderdiği konusu, imza sahibini hatırlayamadığı için uzun zaman açıklığa kavuşmadı.

Köln’deki evinde belgesel çekimi için kendisiyle röportaj yapan Bayram Bilge Tokel’e anlattığı bu hikâyeden hareketle, belgeselin adı Tokel tarafından o anda “Bozkırın Tezenesi” olarak belirlendi. Daha sonra bu tabir o kadar çok beğenildi ve benimsendi ki adeta Neşet Ertaş’ın ikinci ismi oldu. Yıllar sonra, Bayram Bilge Tokel’e ve Kalan Müziğe ulaşan Erdoğan Atakar adında bir hayranı, Yaşar Kemal’in “Üç Anadolu Efsanesi” adlı kitabını, Karaköy’de aynı büroda çalıştıkları üç arkadaşıyla birlikte, “Bozkırın büyük tezenesine geçmiş olsun” yazarak imzalayıp gönderenin kendisi olduğunu bildirdi

Neşet Ertaş, 1976 yılında özellikle sigara ve alkol kullanımına bağlı olarak aniden sahnede iken parmaklarından felç geçirdi. İki yıl süren fizik tedaviden sonuç alamadı ve işsiz kaldı. Almanya’da işçi olarak çalışan ağabeyi Necati Ertaş’ın desteği ile tedavi olmak için Almanya’ya gitti. Kısa süre sonra çocuklarını da yanına getirterek 1979-2003 yılları arasında Almanya’da kaldı. Önce Berlin’e, sonra Köln’e yerleşti.

Avrupa ülkelerinde Türk işçilerin yoğun yaşadığı hemen hemen tüm şehirlerde konserler verdi, düğünlere gitti. Almanya yıllarında 20 civarında kaset çıkardı. Çoğunlukla söz ve müziği kendisine ait türküler, bozlaklar ve deyişler ile Orta Anadolu yöresine ait halay havaları ve oyun havaları seslendirdi. Seslendirdiği diğer eserler arasında genellikle, babası Muharrem Ertaş’tan duyduğu türkülerle söz ve müziği anonim olan çoğu Orta Anadolu yöresine ait türküler, oyun havaları ve halay ezgileri yer almaktadır..

Sanatçı, yirmi beş yıl aradan sonra 2000 yılında İstanbul Harbiye Açıkhava Tiyatrosu’nda verdiği konserle Türkiye’deki sahne hayatına geri döndü. 2002’de devrin Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel tarafından verilmesi uygun görülen “Devlet Sanatçılığı” unvanını kabul etmedi. 2003 yılında Türkiye’ye dönerek İzmir’e yerleşti. 2006 yılında TBMM Üstün Hizmet Ödülü’ne değer görüldü.

Devlet sanatçılığı unvanını reddetmesi hakkında şunları söyledi: “ Devlet sanatçılığını bana teklif ettiler. Ben, ‘hepimiz bu devletin sanatçısıyız, ayrıca bir devlet sanatçısı sıfatı bana ayrımcılık geliyor’ diyerek teklifi kabul etmedim. Ben halkın sanatçısı olarak kalırsam benim için en büyük mutluluk bu. Şimdiye kadar devletten bir kuruş almadım, bir tek TBMM tarafından verilen üstün hizmet ödülünü kabul ettim. Onu da bu kültüre hizmet eden ecdadımız adına aldım.”

2009 yılında Unesco Somut Olmayan Kültürel Mirasın Korunması Sözleşmesi kapsamında Türkiye Ulusal Envanteri’ne alınarak “Yaşayan İnsan Hazinesi” kabul edilen Ertaş’a, 25 Nisan 2011 tarihinde İTÜ Konseyi tarafından “Fahri Doktor” ünvanı verildi. Saz çalma tavrı ve tekniği, sesini kullanma ve türkü okuma üslubu, şair/ozan kimliği yanında havalandırdığı şiirlerinin edebî ve estetik değeri, repertuvarı, üniversite ve konservatuvarlarda ders ve tez konusu oldu.

Neşet Ertaş’ın albümleri: Neden Garip Garip Ötersin Bülbül, Gitme Leylam, Türküler Yolcu, Sazlı Oyun Havaları, Türkülerle Yaşayan Efsan/ Deyişler Bozlaklar Türküler, Gönül Ne Gezersin Seyran Yerinde, Kendim Ettim Kendim Buldum, Kibar Kız, Hapishanelere Güneş Doğmuyor, Sazlı Sözlü Oyun Havaları, Gel Gayri Gel, Şirin Kırşehir,

Kova Kova İndirdiler Yazıya, Seçmeler 2, Seçmeler 3, Seher Vakti, Altın Ezgiler 3, Benim Yurdum, Nostalji 1, Ölmeyen Türküler 2, Ölmeyen Türküler 3, Gönül Yarası.

Paylaşın