ABD’den İran’a “İsrail” Tehdidi

Beyaz Saray Ulusal Güvenlik Sözcüsü John Kirby, bir saldırı olasılığını tahmin etmenin zor olduğunu ancak ABD”nin İran’ın açıklamalarını ciddiye aldığını söyledi. Kirby, ABD’nin İran’ın herhangi bir saldırısında İsrail’i savunmaya kararlı olduğunu ifade etti.

ABD’nin Orta Doğu’da iki uçak gemisi saldırı grubunun yanı sıra bir de F-22 savaş uçağı filosu bulunuyor. ABD’nin Orta Doğu’da farklı ülkelerde bir çok askeri üssüde yer almakta.

Beyaz Saray Ulusal Güvenlik İletişim Danışmanı John Kirby, ABD’nin İran’ın herhangi bir saldırısında İsrail’i savunmaya kararlı olduğunu ve Gazze’de olası bir ateşkes anlaşmasından umutlu olduğunu söyledi.

John Kirby, Salı günü İsrail’in Kanal 12 televizyonuna yaptığı açıklamalarda, bir saldırı olasılığını öngörmenin zor olduğunu ancak Beyaz Saray’ın İran’ın açıklamalarını ciddiye aldığını kaydetti. Kirby, “İstedikleri takdirde hala bir saldırı düzenlemeye hazır olduklarına inanıyoruz, bu nedenle de bölgede askeri gücümüzü arttırdık” dedi.

İran’a verdikleri mesajın tutarlı olduğunu ve öyle kalacağını söyleyen Kirby, “Birincisi, bunu yapmayın. Bunu tırmandırmak için hiçbir neden yok. Potansiyel olarak bir tür topyekun bölgesel savaş başlatmak için hiçbir neden yok. İkincisi, eğer iş bu noktaya gelirse İsrail’i savunmaya hazır olacağız” diye konuştu.

İran, Hamas’ın siyasi lideri İsmail Haniye’nin geçen ay Tahran’ı ziyareti sırasında öldürülmesinden sorumlu tuttuğu İsrail’e sert bir karşılık vereceğini tekrarlıyor. İsrail ise saldırıyla ilgisi olduğunu ne doğruladı ne de reddetti.

ABD, Ortadoğu’da iki uçak gemisi taarruz grubunun yanı sıra bir F-22 savaş uçağı filosu da bulunduruyor. ABD’nin Orta Doğu’da farklı ülkelerde bir çok askeri üssüde yer almakta.

Kirby, bu gücün “İsrail’in savunmasına yardımcı olmak ve bölgedeki ABD birliklerini ve tesislerini korumak için yerinde tutmalarını gerektiğini düşündükleri sürece” kalacağını söyledi.

Gazze’de 10 aydır devam eden savaşı sona erdirecek ve kalan 108 İsrailli rehineyi geri getirecek olası bir ateşkes anlaşması konusunda iyimserliğini koruyan Kirby, sürecin “yapıcı” olduğunu ve ilerleyen günlerde Doha’da daha fazla görüşme yapılmasını dört gözle beklediğini de kaydetti.

Kirby, iki tarafı da suçlamaktan kaçınarak, bir anlaşmanın İsrail ve Hamas’ın uzlaşmasını ve liderliğini gerektireceğini söyledi.

“Taraflar hala temasta ve bu iyi bir şey” diyen Kirby, “Çalışma gruplarıyla başka bir aşamaya geçmiş olmamız kötü bir şey değil. Bu, tarafların hala konuşmaya devam ettiği anlamına geliyor. Bu da son birkaç ayrıntıyı da halledip ilerleyebileceğimize dair hala umut olduğu anlamına geliyor. Hamas hala bu çalışma grubu görüşmelerinde temsil ediliyor ve bu iyi bir şey. Kimse süreçten tamamen kopmuş değil” ifadelerini kullandı.

(Kaynak: VOA Türkçe)

Paylaşın

Pakistan’da Silahlı Saldırılar: En Az 60 Ölü

Pakistan’ın Belucistan eyaletinin özgürlüğü için mücadele eden Belucistan Kurtuluş Ordusu militanlarının polis karakolları, demiryolu hatlarına ve otoyollara düzenlediği saldırılar ve güvenlik güçleri ile çıkan çatışmalarda 60’tan fazla kişi öldü.

Haber Merkezi / Belucistan Kurtuluş Ordusu (BLA) yaptığı açıklamada, savaşçılarının sivil giyimli askerleri hedef aldığını ve kimlikleri tespit edildikten sonra vurulduklarını bildirdi. Ancak Pakistan İçişleri Bakanlığı, ölenlerin masum vatandaşlar olduğunu duyurdu.

Pakistan İçişleri Bakanı Muhsin Naqvi yaptığı açıklamada “Bu saldırılar Pakistan’da anarşi yaratmak için yapılmış bir plandır” dedi ve güvenlik güçlerinin Pazar ve Pazartesi günü saldırıların ardından düzenlediği operasyonlarda 12 militanı öldürdüğünü sözlerine ekledi.

Pakistan ordusu, büyük bir otoyolda otobüs ve kamyonları hedef alan saldırıların en büyüğünün ardından çıkan çatışmalarda 14 asker ve polis ile 21 militanın öldürüldüğünü açıkladı. Bu rakama İçişleri Bakanlığı’nın öldüğünü doğruladığı 12 militanın dahil olup olmadığı hemen belli olmadı.

Yerel yetkililer, silahlı kişilerin yolcuların kimliklerini kontrol ettikten sonra birçoğunu vurduğu ve araçları ateşe verdiği otoyol saldırılarında en az 23 kişinin öldüğünü söyledi. Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif güvenlik güçlerinin misilleme yapacağına ve sorumluları adalete teslim edeceğine dair söz verdi.

BLA, Pakistan’ın güneybatısında yer alan ve Afganistan ve İran’la sınırı bulunan Belucistan’ın bağımsızlığını istiyor. Belucistan’ın on yılardır zengin gaz ve mineral kaynaklarının sömürdüğünü ileri süren BLA merkezi hükümete karşı mücadele eden birkaç etnik isyancı grubun en büyüğü.

BLA, Belucistan’daki önemli altyapı projelerini ve güvenlik noktalarını sıklıkla hedef alsa da, diğer bölgelerde de saldırılar düzenledi.

Belucistan, Pakistan’ın coğrafi olarak en büyük, nüfus olarak en küçük eyaletidir ve batıda İran’la, kuzeyde Afganistan’la komşudur. Belucistan’ın güneyde, Körfez’in Hürmüz Boğazı petrol nakliye hattından çok uzakta olmayan uzun bir Arap Denizi kıyısı vardır.

Paylaşın

Ukrayna Savunması Çökebilir: Rusya, Kritik Şehri Almaya Çok Yakın

Ukrayna ordusu Kursk harekatında ilerleyişini sürdürürken Rusya da doğu cephesinde stratejik öneme sahip Pokrovsk’a yaklaşıyor. Rus ordusunun, şehre 10 kilometreden daha kısa bir mesafede olduğu bildirildi.

Pokrovsk, Ukrayna ordusunun askeri merkezleri arasında önemli bir ikmal yolu üzerinde yer alıyor. Donetsk bölgesinin halen Kiev kontrolü altındaki kısmında Ukrayna savunmasının bel kemiğini oluşturuyor.

ABD merkezli Military Watch Magazine sitesinin haberinde, Ukrayna ordusunun, ABD’nin gönderdiği M1 Abrams tanklarının yaklaşık üçte ikisini 6 ay içinde kaybettiği savunuluyor.

Amerikan ordusunun Ukrayna’ya tedarik ettiği 31 tanktan yaklaşık 20’sinin, bu yıl ocak ila nisanda gerçekleşen çatışmalarda Rus askerleri tarafından imha edildiği öne sürülüyor.

Haberde, Ukrayna ordusunun Rus toprağı Kursk’a 6 Ağustos’ta başlattığı harekatta, Sovyet döneminden kalma T-80’lerin yanı sıra Britanya üretimi Challenger 2, Alman yapımı Leopard ve ABD üretimi M1 Abrams tanklarını kullandığı bildiriliyor.

M1 Abrams’ların genellikle doğu cephesindeki Donetsk Oblastı’nda yer alan Avdiyivka’da kullanıldığı fakat son harekatla bunların Kursk’ta da görüldüğü ifade ediliyor. 22 Ağustos’ta düzenlenen bir saldırıda Amerikan tanklarından birinin yok edildiği savunuluyor.

Ukraynalıların, M1 Abrams’ları patlayıcılara karşı daha dayanıklı hale getirmek amacıyla ek zırhlarla donattığı ancak Rus askerlerinin yarı otomatik lazer güdümlü tanksavar füzesi Kornet’lerle bunları etkisiz hale getirebildiği iddia ediliyor.

Haberde, Ukrayna’nın kullandığı ve imha edilen Leopard’ların yerine Avrupa Birliği ülkelerinden yeni tanklar gönderilebileceği belirtilirken, ABD’nin yeni Abrams tankı göndermeyi planladığına dair bir işaret olmadığına dikkat çekiliyor.

Diğer yandan Amerikan medya kuruluşu CNN’in mayıstaki haberinde, M1 Abrams’ların Ukrayna cephesinde beklenen performansı gösteremediği yazılmıştı.

Haberde, tanesi yaklaşık 10 milyon dolar değerindeki M1 Abrams’ların, Amerikan ordusu tarafından Irak işgalinde kullanıldığı fakat aracın zırhının modern silahlara karşı güçsüz kaldığı ifade edilmişti.

Ukrayna ordusu Kursk harekatında ilerleyişini sürdürürken Rusya da doğu cephesinde stratejik öneme sahip Pokrovsk’a yaklaşıyor.

CNN, Rus ordusunun şehre 10 kilometreden daha kısa bir mesafede olduğunu ve binlerce kişinin Pokrovsk’u terk ettiğini yazıyor.

Pokrovsk, Ukrayna ordusunun askeri merkezleri arasında önemli bir ikmal yolu üzerinde yer alıyor. Donetsk bölgesinin halen Kiev kontrolü altındaki kısmında Ukrayna savunmasının bel kemiğini oluşturuyor.

Pokrovsk yetkililerinden Serhiy Dobriyak, günde yaklaşık bin kişinin şehri terk ettiğini belirtiyor. Dobriyak, yetkililerin çocuklu aileleri tahliye ettiğini de söylüyor.

Rusya Savunma Bakanlığı’nın cumartesi yaptığı açıklamada, Kursk harekatında Ukrayna’nın toplamda 5 bin 500 askeri ve 71’i tanktan oluşan 100’den fazla askeri aracı kaybettiği savunulmuştu. Kiev ise kayıplara dair bilgi paylaşmıyor.

(Kaynak: Independent Türkçe)

Paylaşın

İran’dan İsrail’e “Misilleme Ölçülü Olacak” Mesajı

İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi, Hamas lideri İsmail Haniye’nin Tahran’da öldürülmesine ilişkin ülkesinin misilleme planlarına bir kez daha değinerek, “ölçülü ve iyi hesaplanmış olacak” dedi.

Haber Merkezi / Abbas Erakçi, ayrıca “Biz bölgesel tırmanıştan korkmuyoruz ancak İsrail’in aksine onun peşinde de değiliz” ifadelerini kullandı.

İsrail ile Lübnan Hizbullahı arasında hafta sonu yaşanan karşılıklı saldırıların ardından, bölgede yeni hafta gergin ama nispeten daha sakin başlarken, İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi, ülkesinin 31 Temmuz’da Tahran’da Hamas lideri İsmail Haniye’nin öldürülmesinin ardından İsrail’e karşı misilleme yapmayı planladığını belirterek, bunun “ölçülü ve iyi hesaplanmış” olacağını duyurdu.

İtalya Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Antonio Tajani ile yaptığı telefon görüşmesinde de konuyu belirttiğini ifade eden Abbas Erakçi, “Biz bölgesel tırmanıştan korkmuyoruz ancak İsrail’in aksine onun peşinde de değiliz” ifadelerini kullandı.

İsrail, Tahran’da İran cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan için düzenlenen yemin törenine katıldıktan saatler sonra öldürülen İsmail Haniyeh’in suikastına karıştığını ne doğruladı ne de yalanladı. İran ve Hamas, Haniyeh’in öldürülmesinden İsrail’i sorumlu tuttu misilleme yapmaya yemin etti.

Tahran, nisan ayında, İsrail tarafından Şam’daki İran konsolosluk binasının hedef alınması sonrası, İsrail’e karşı füze ve insansız hava aracı saldırısı düzenlemişti.

Hizbullah’ın İsrail topraklarına yönelik geniş kapsamlı füze saldırısı ve sonrasında İsrail’in Lübnan’da Hizbullah hedeflerini vurmasının ardından, bölgedeki güçlerden şiddet sarmalının büyümemesi için temkinli açıklamalar yapıldı.

Hizbullah lideri Hasan Nasrallah, örgütün üst düzey komutanı Fuat Şükür’ün geçen ay öldürülmesine misilleme olarak gerçekleştirdiği yaylım ateşinin “planlandığı gibi” tamamlandığını söyledi.

İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu Bakanlar Kurulu toplantısında yaptığı konuşmada “Hizbullah’a sarsıcı ve ezici darbeler vuruyoruz. Bu, kuzeydeki durumu değiştirme ve halkımızı güvenli bir şekilde evlerine döndürme yolunda atılmış bir başka adım. Ve tekrar ediyorum, bu son sözümüz değil” dedi.

Gazze Şeridi’nde İsrail saldırılarında hayatını kaybedenlerin sayısı 71 artarak 40 bin 405’e yükseldi. Gazze’de İsrail saldırılarında yaralananların sayısı ise 112 artarak 93 bin 468’e çıktı.

Gazze’de İsrail saldırılarında ölenlerin yüzde 70’ini çocuklar ve kadınların oluşturduğu aktarılırken, saldırılar sonucu oluşan yıkımdan dolayı çok sayıda kişinin hala enkaz altında olduğu vurgulandı. Sivil savunma ve acil sağlık ekiplerinin bu kişilere ulaşmakta zorluk yaşadığı kaydedildi.

Paylaşın

Rusya’dan Ukrayna’ya Yönelik “Büyük” Hava Saldırısı

Rusya, Ukrayna’nın enerji altyapısını İnsansız Hava Aracı (İHA) ve füzelerle vurdu. Bu, Rusya’nın haftalardır gerçekleştirdiği en büyük hava saldırısı olarak kayıtlara geçti. 

Gece yarısı başlayan ve gün ağardıktan sonra da devam eden saldırılarda, en az üç kişinin hayatını kaybettiği bildirildi.

Ukrayna Hava Kuvvetleri’ne göre, çok sayıda Rus insansız hava aracı grubu ve ardından çok sayıda seyir ve balistik füze, Ukrayna’nın doğu, kuzey, güney ve orta bölgelerine yöneldi.

Başkent Kiev’de patlama sesleri duyuldu. Kiev Belediye Başkanı Vitali Klitschko, saldırı nedeniyle kentteki elektrik ve su kaynaklarının kesintiye uğradığını söyledi.

Yaylım ateşinin ardından şehir yönetimi, enerji kesintileri sırasında insanların cihazlarını şarj edebilecekleri ve içecek alabilecekleri sığınak tipi yerler olan “yenilmezlik noktaları” açmayı planladığını duyurdu. Bu tür noktalar Ukrayna’da ilk kez 2022 sonbaharında, Rusya’nın ülkenin enerji altyapısını haftalık barajlarla hedef aldığı dönemde açılmıştı.

Ukrayna’nın batısındaki Lutsk’un belediye başkanı Ihor Polishchuk, çok katlı bir konut binasının ve belirtilmeyen bir altyapı nesnesinin vurulduğunu ve bir kişinin öldüğünü söyledi.

Dnipropetrovsk Bölge Başkanı Serhii Lysak da, saldırının birden fazla yangına yol açtığı, bir düzine evin hasar gördüğü ve iki evin tamamen yıkıldığı bölgesinde bir kişinin öldüğünü kaydetti. Lysak, bir kişinin enkaz altından kurtarıldığını ekledi.

Güneydoğuda kısmen işgal altındaki Zaporijya Bölgesi Başkanı Ivan Fedorov de bir kişinin öldüğünü söyledi. Fedorov’a göre bir altyapı tesisi isabet aldı ve alev aldı.

Güneydeki Mykolaiv bölgesinde ise Bölge Başkanı Vitalii Kim üç kişinin yaralandığını bildirdi. Kim ayrıca bölge sakinlerini bölgedeki “yenilmezlik noktalarını” kullanmaya çağırdı.

Bölge Başkanı Ruslan Kravchenko, dış Kiev bölgesinde, belirtilmemiş altyapı nesnelerini ve konutları vuran bir saldırıda bir kişinin yaralandığını söyledi.

Ukrayna’nın özel enerji şirketi DTEK, internet üzerinden yaptığı açıklamada “ülke genelindeki enerji çalışanlarının Ukraynalılar’ın evlerini yeniden aydınlığa kavuşturmak için 7/24 çalıştığını” söyleyerek acil durum kesintileri başlattı.

Komşu Polonya’da ordu, saldırı sonucunda Polonya ve NATO hava savunma sistemlerinin ülkenin doğu kesiminde aktif hale getirildiğini söyledi.

Bu arada Rus yetkililer gece boyunca ve sabah Ukrayna’ya ait bir insansız hava aracının saldırdığını bildirdi.

Rusya’nın merkez bölgesi Saratov’da dronların iki şehirdeki konutları vurması sonucu dört kişi yaralandı. Yerel yetkililer, bir insansız hava aracının Saratov kentinde yüksek bir konuta çarptığını, bir diğerinin de daha önce saldırıya uğrayan bir askeri havaalanına ev sahipliği yapan Engels kentinde bir konuta çarptığını söyledi.

Rusya Savunma Bakanlığı gece ve sabah saatlerinde Rusya’nın orta kesimlerindeki Saratov ve Yaroslavl bölgeleri de dahil olmak üzere sekiz Rus bölgesi üzerinde toplam 22 Ukrayna insansız hava aracının yakalandığını açıkladı.

(Kaynak: VOA Türkçe)

Paylaşın

İsrail Hizbullah’ı 100 Jetle Vurdu; Hizbullah 320 Roketle Karşılık Verdi

İsrail, saldırı hazırlığında olduğu belirtilen Hizbullah hedeflerini 100 savaş uçağıyla vurduğunu, Hizbullah ise, İsrail’e 320’den fazla roket fırlattığını ve bir dizi askeri hedefi imha ettiğini açıkladı.

Haber Merkezi / Hizbullahı lideri Hasan Nasrallah, İsrail’in Güney Lübnan’a yönelik saldırılarında “tüm kırmızı çizgileri aştığını” belirtti. Nasrallah, Hizbullah’ın, İsrail rejimine karşı misilleme operasyonlarında sivilleri hedef almadığını da sözlerine ekledi.

İsrail savaş uçakları pazar sabahı Lübnan’da Hizbullah hedeflerini bombaladı. İsrail ordusundan yapılan açıklamaya göre eş zamanlı olarak 100 savaş uçağının katıldığı operasyonda 40’dan fazla roket fırlatma noktası imha edildi.

İsrail’in Hizbullah’tan önce gerçekleştirdiği “önleyici” operasyona rağmen Lübnan’dan İsrail’e onlarca roket ve insansız hava aracıyla (İHA) saldırı yapıldı.

Örgüt eylemin, geçtiğimiz haftalarda Beyrut’ta İsrail hava saldırısı sonucu ölen üst düzey Hizbullah komutanlarından Fuad Şükür’ün intikamı almaya yönelik olduğunu duyurdu. Hizbullah İsrail’in kuzeyinde 11 askeri tesisi 320 roket ve çok sayıda İHA ile hedef aldıklarını öne sürdü.

İsrail ordu sözcüsü Hizbullah roketlerinin İsrail’de çok az zarara yol açtığını söyledi. Patlayıcı yüklü İHA’lardan birinin İsrail’in kuzeyinde otoyola isabet ettiği görülürken, saldırılarda bir kadının hafif şekilde yaralandığı açıklandı. Lübnan’da ise İsrail saldırıları sonucu üç Hizbullah savaşçısının öldüğü bildirildi.

ABD Ulusal Güvenlik Konseyi sözcülerinden Sean Savett, Başkan Joe Biden’ın İsrail ve Lübnan’daki durumu yakından izlediğini bildirdi. Savett, “Şu aşamada, Amerikalı yetkililer İsrailli muadilleriyle sürekli temas halinde. İsrail’in kendini savunma hakkına verdiğimiz desteği ve bölgede istikrar için yürüttüğümüz çabaları desteklemeyi sürdüreceğiz” açıklaması yaptı.

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, son gelişmeler üzerine güvenlik kabinesini acil toplantıya çağırırken, Savunma Bakanı Yoav Gallant’ın, saldırıları Tel Aviv’deki IDF askeri üssünden yönettiği bildirildi.

Gallant aynı zamanda ülke çapında 48 saatlik olağanüstü hal ve “özel durum” ilan etti. İsrail’in Tel Aviv Ben Gurion Havalimanı da pazar sabahı erken saatlerde geçici olarak kapatıldı.

İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu, Kabine toplantısının başında yaptığı konuşmada, ordunun “kuzey İsrail’i hedef alan binlerce roketi” ortadan kaldırdığını söyledi ve İsrailliler’i İç Cephe Komutanlığı’nın direktiflerine uymaya çağırdı.

Netanyahu, “Ülkemizi savunmak, kuzeyde yaşayanları güvenli bir şekilde evlerine geri döndürmek ve basit bir kuralı sürdürmeye devam etmek için her şeyi yapmaya kararlıyız: Bize kim zarar verirse, biz de ona zarar veririz” dedi.

Nasrallah: İsrail tüm kırmızı çizgileri aştı

Nasrallah, bu sabah gerçekleştirilen İsrail – Hizbullah misilleme saldırılarından sonra Lübnan medyasına bir konuşma yaptı. Nasrallah, İsrail’in Beyrut’un güneyine yönelik saldırıda “tüm kırmızı çizgileri” aştığını söyledi.

Nasrallah, Hizbullah’ın, İsrail rejimine karşı misilleme operasyonlarında sivilleri hedef almadığını da sözlerine eklerken Tel Aviv yakınlarındaki Glilot askeri casus üssünü hedef almaya karar verdiklerini bildirdi.

İsrail, geçen ekim ayında Gazze Şeridi’nde girdiği savaşın başlangıcından bu yana Lübnan merkezli grupla çatışmaya devam ediyor.

Öte yandan bu çatışmaların bölgesel bir savaşa dönüşeceği yönündeki endişe temmuz ayında Hamas’ın Siyasi Büro Şefi İsmail Haniye’nin Tahran’da ve Şükr’ün de Beyrut’ta öldürülmesinden sonra daha da arttı. Her iki suikasttan da İsrail sorumlu tutuluyor.

İsrail ve Hizbullah arasındaki en son kapsamlı savaş 2006’da yaşanmıştı ve iki taraf da bir ilerleme kaydedemeden çatışmalara son verildi. Ancak Şii militan örgütün askeri kapasitesinin o tarihten bu yana arttığı bildiriliyor.

ABD ve İsrail istihbaratına göre Hizbullah’ın elinde 150 bini aşkın füze bulunuyor ve bunların bazıları İsrail’in tamamını vurabilecek kapasitede. Örgüt aynı zamanda İsrail’in hava savunma sistemlerini aşabilecek SİHA’lar ve güdümlü füzelere sahip oldu.

Dünyanın en güçlü ordularından birine sahip İsrail de kapsamlı ve çok kademeli bir füze savunma sistemine sahip. Ülkenin hava savunmasına ABD öncülüğündeki bir koalisyon da destek veriyor.

Son olarak ABD, bu yıl başında İran’dan atılan yüzlerce füzeyi havada imha etmek amacıyla İsrail hava savunmasına destek vermişti. ABD son haftalarda bölgedeki askeri varlığını da arttırmaya başladı.

İsrail kapsamlı bir savaş durumunda ezici yanıt verme uyarısında bulunuyor. Böyle bir savaşın Hizbullah’ın faal olduğu Beyrut’un güneyi ve Güney Lübnan’daki sivil altyapısına ağır hasar verebileceği ve iki taraftan yüzbinlerce kişinin evlerini terk etmesine yol açabileceği bildiriliyor.

İran Hizbullah’ın en büyük destekçisi olarak, geçen ay Tahran’da Hamas’ın siyasi lideri İsmail Haniye’ye düzenlenen suikasta karşı İsrail’e misilleme yapacağını duyurmuştu. İran bombalı saldırıdan İsrail’i suçluyor, ancak İsrail saldırıyı üstlendiğine yönelik hiçbir açıklama yapmadı.

Paylaşın

Taliban, Kadınların Yüksek Sesle Konuşmalarını Yasakladı

2021 yılında Afganistan’da yönetimi ele geçiren Taliban, kadınlara yeni yasaklar getirerek şarkı söylemelerini, şiir okumalarını ya da toplum içinde yüksek sesle konuşmalarını yasakladı.

Taliban’ın 2021 yılında Afganistan’ın kontrolünü ele geçirmesinden bu yana hiçbir ülke, özellikle kadınlara ve kız çocuklarına yönelik sert muamelelerini gerekçe göstererek Taliban’ı meşru hükümet olarak tanımadı.

Afganistan’da iktidardaki Taliban, halihazırda ahlak polisi tarafından denetlenen katı şeriat kurallarını daha sıkı takip etmek amacıyla hazırladığı “Erdem yasasını” yürürlüğe geçirdi.

Afganistan Adalet Bakanlığı, 31 Temmuz’da yürürlüğe giren yasanın detaylarını paylaştı. Kadınlar için örtünme kurallarını ve eşcinselliğin yasaklanmasını da içeren yasanın Taliban lideri Hibetullah Ahundzade tarafından onaylandığı duyuruldu.

Kadınlara, kendileriyle doğrudan akraba olmayan erkeklerin bulunduğu ortamlarda yüzlerini ve vücutlarını gizleme zorunluluğu getiren yasa, Taliban’ın 2021’de iktidara gelmesinden bu yana İslami şeriat hukukuna dayalı davranış kurallarını denetleyen ahlak polisinin yetkilerini de artırıyor.

Yasada erkeklere de en az diz hizasında pantolon giymeleri ve çok kısa olmayacak şekilde sakal bırakmaları zorunluluğu getirildi. Aynı zamanda yasa kapsamında eşcinsel ilişkiler, zina ve kumar yasağı ile canlıların tasvir edildiği video veya resimlerin üretilmesi ve izlenmesi yasağı da daha sıkı denetlenecek.

Yasa çerçevesinde ayrıca kaçırılan namazlar ve ebeveynlere itaatsizlik de cezalandırılabilecek. Yeni yasaya göre medya, “şeriat ve din kurallarına” uygun olmayan içerikler yayınlayamayacak, Müslümanlara hakaret olarak değerlendirilebilecek konulara da yer veremeyecek.

Ahlak polisi ihlallerde bulunanları önce uyaracak, ardından para cezası ve üç güne kadar gözaltı ile diğer yaptırımlara maruz bırakabilecek. Eylemlerin tekrarı halinde ise yargı devreye girecek.

Birleşmiş Milletler (BM) Afganistan Yardım Komisyonu (Unama) daha önceki açıklamalarında Afganistan’daki ahlak polisini ülkede “korku iklimi” yaratmakla suçlamıştı.

21 binden fazla “ahlaksız” müzik aletini imha etti

Daha önce de Afganistan’da radikal İslamcı Taliban yönetimi sakal bırakmayı reddeden emniyet güçlerini görevlerinden almıştı.

İyiliğe Davet ve Kötülükten Sakındırma Bakanlığı tarafından geçtiğimiz günlerde yayınlanan yıllık raporda geçen yıl 13 binden fazla kişinin “ahlaka aykırı eylemleri” nedeniyle gözaltına alındığı bildirilmişti. Raporda, gözaltına alınanların yaklaşık yarısının 24 saat sonra serbest bırakıldığı ifade edilirken gözaltına alınan kişilere yönelik suçlamalar ve cinsiyetleri konusunda ise bilgi verilmemişti.

Bakanlıkta Planlama ve Mevzuat Müdürü olan Muhibullah Muhlis raporun açıklandığı basın toplantısında, sakalsız olduğu tespit edilen güvenlik güçleri mensubu 281 kişinin görevine son verildiğini belirtmişti. Muhlis, 2023’te ülkede 21 bin 328 müzik aletinin de tahrip edildiğini açıklamıştı.

Taliban’ın Ağustos 2021’de iktidarı ele geçirmesinin ardından Kadın Bakanlığı feshedilerek, İyiliğe Davet ve Kötülükten Sakındırma Bakanlığı kurulmuştu.

Ahlak bakanlığı, Birleşmiş Milletler (BM) ve uluslararası insan hakları kuruluşları tarafından kadınları baskı altına aldığı ve ifade özgürlüğünü kısıtladığı gerekçesiyle eleştiriliyor. BM’nin Afganistan’daki temsilcileri, bakanlığın memurlarının İslami kurallara göre giyinmedikleri gerekçesiyle kadınları gözaltına aldığını bildirmişti. Taliban ise iddiaları “mesnetsiz” olarak nitelendirerek kuralların İslami hukuk ve Afgan gelenekleri ile uyumlu olduğunu savunuyor.

Yıllarca süren Batı askeri varlığının ardından radikal İslamcı Taliban Ağustos 2021’de Afganistan’da iktidarı yeniden ele geçirdi ve İslami bir emirlik ilan etti. Bugüne kadar hiçbir devlet Taliban’ı Afganistan’ın resmi hükümeti olarak tanımadı.

(Kaynak: DW Türkçe)

Paylaşın

Birleşmiş Milletler: Gazze Nüfusunun Yüzde 90’ı Yerinden Edildi

Gazze Şeridi’ndeki nüfusun yüzde 90’ını yerinden edildiğini açıklayan Birleşmiş Milletler (BM) Özel Koordinatör Yardımcısı Muhannad Hadi dün yaptığı açıklamada, “Aileleri, genellikle ateş altında ve yanlarında taşıyabildikleri az sayıda eşyayla, giderek daralan bir alana tekrar kaçmaya zorluyorlar” dedi.

Filistinli sivillerin barınaklarının ve insani yardım malzemelerinin ellerinden alındığını ve tıbbi yardımdan mahrum bırakıldıklarını kaydeden Hadi, “Önümüzdeki yol acil olduğu kadar nettir: Sivilleri koruyun, rehineleri serbest bırakın, insani erişimi kolaylaştırın, ateşkes üzerinde anlaşın” diye ekledi. Hadi, İsrail’in sadece bu ay 12 tahliye emri verdiğini dile getirdi. Gazze Şeridi’nde 2,1 milyon kişi yaşıyor.

Gazze Şeridi’nde İsrail saldırılarında hayatını kaybedenlerin sayısı 42 artarak 40 bin 265’e yükseldi. Gazze’de İsrail saldırılarında yaralananların sayısı ise 163 artarak 93 bin 144’e çıktı.

Gazze’de İsrail saldırılarında ölenlerin yüzde 70’ini çocuklar ve kadınların oluşturduğu aktarılırken, saldırılar sonucu oluşan yıkımdan dolayı çok sayıda kişinin hala enkaz altında olduğu vurgulandı. Sivil savunma ve acil sağlık ekiplerinin bu kişilere ulaşmakta zorluk yaşadığı kaydedildi.

ABD, Katar ve Mısır Kahire’de bir ateşkes anlaşması üzerinde uzlaşmaya varmak için çabalarken, Gazze Şeridi’ndeki çatışmalar bugün de sürüyor.

Gazze’deki molozların temizlenmesi en az 15 yıl sürer

Ayrıca Birleşmiş Milletler (BM), Gazze’deki molozların temizlenmesinin en az 15 yıl süreceğini ve yaklaşık 600 milyon dolara mal olacağını bildirdi. BM’nin son raporunda, 9 aydır süren savaşta İsrail bombardımanları nedeniyle Gazze Şeridi’nde en az 40 tonluk moloz oluştuğu belirtildi.

Bu moloz yığınının temizlenmesinin en az 15 yıl süreceği ve işlemin 500 milyon ila 600 milyon dolara mal olacağı aktarıldı. Gazze’de 137 bin 297 binanın hasar gördüğü, bunlardan en az dörtte birinin yıkıldığı, yaklaşık onda birinin ağır hasar aldığı, üçte birininse orta derecede hasarlı olduğu bildirildi.

BM’nin değerlendirmesinde molozların dökülmesi için 250 ila 500 hektarlık devasa bir depolama alanının gerekeceğine işaret edildi. Okulların, sağlık tesislerinin, yolların, kanalizasyonların ve diğer kritik altyapıların İsrail saldırıları sonucu büyük zarar gördüğü belirtildi.

Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP), Gazze’nin yeniden inşasının olası maliyetinin ocakta yapılan tahminlerin iki katına çıktığına ve bu sayının savaşta her gün arttığına dikkat çekti. UNDP’nin mayısta yayımladığı raporda, Gazze’de savaş sırasında yıkılan evlerin yeniden inşasının en iyimser senaryoda 2040’a kadar sürebileceği aktarılmıştı.

Bölgedeki çatışmaların Gazze Şeridi’ndeki sağlık, eğitim ve refah seviyelerini 1980’deki duruma geriletebileceği ve 44 yıllık kalkınmanın etkisini ortadan kaldırabileceği belirtilmişti.

İsrail ordusu, Gazze’nin kuzeyindeki Şucaiyye bölgesinden 9 Temmuz’da çekildiğinde de ardında büyük bir yıkım bırakmıştı. Gazze Şeridi’ndeki sivil savunma ekipleri, saldırılar sonucu bölgedeki binaların yüzde 85’inin kullanılmaz hale geldiğini ve 120 bin kişinin evsiz kaldığını söylemişti.

Paylaşın

Hamas, İsrail’e Karşı Taktik Değiştiriyor

İsrailli medya kuruluşu Kanal 12, Hamas’ın örgüt lideri İsmail Haniye’nin öldürülmesinin intikamını almak amacıyla yurtdışındaki İsraillilere saldırı düzenleme yönünde stratejik bir karar aldığını öne sürdü.

Filistinli kaynaklara dayandırılan haberde, strateji değişikliğinin, İsmail Haniye’nin Tahran’da öldürülmesinden sadece iki gün sonra yapıldığı iddia edildi.

Gazze Şeridi’nde İsrail saldırılarında hayatını kaybedenlerin sayısı 42 artarak 40 bin 265’e yükseldi. Gazze’de İsrail saldırılarında yaralananların sayısı ise 163 artarak 93 bin 144’e çıktı.

Gazze’de İsrail saldırılarında ölenlerin yüzde 70’ini çocuklar ve kadınların oluşturduğu aktarılırken, saldırılar sonucu oluşan yıkımdan dolayı çok sayıda kişinin hala enkaz altında olduğu vurgulandı. Sivil savunma ve acil sağlık ekiplerinin bu kişilere ulaşmakta zorluk yaşadığı kaydedildi.

Hamas’ın, eski lideri İsmail Haniye’ye düzenlenen suikasta misilleme olarak yabancı ülkelerdeki İsraillileri hedef alacağı öne sürülüyor. İsrailli medya kuruluşu Kanal 12’ye konuşan ve kimliklerinin gizli tutulmasını isteyen Filistinli yetkililer, Hamas’ın bu operasyon kararını Haniye’ye 31 Temmuz’da Tahran’da düzenlenen suikasttan iki gün sonra aldığını iddia ediyor.

Kaynaklar, Gazze Şeridi’nden İsrail’e doğrudan saldırı düzenleme kapasitesi azaldığı için örgütün böyle bir strateji değişikliğine gittiğini savunuyor. Hamas’ın İsrailli sivilleri mi yoksa yetkilileri mi hedef alacağının netleşmediği ileri sürülüyor.

Eski Hamas Siyasi Büro Başkanı Haniye, yeni İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan’ın yemin törenine katılmak için Tahran’a gittiğinde kaldığı konutta öldürülmüştü. Hamas ve İran, olaydan İsrail’i sorumlu tutmuş ve suikastın ülke dışından bir füze saldırısıyla düzenlendiğini öne sürmüştü.

Tel Aviv yönetimiyse saldırıyı ne üstlenmiş ne de reddetmişti. İsrail Savunma Kuvvetleri (IDF) Sözcüsü Daniel Hagari, Haniye’nin öldürüldüğü gün ordunun bölgede hava saldırısı düzenlemediğini savunmuştu.

Diğer yandan Amerikan gazetesi New York Times’ın (NYT) haberinde, suikastın Haniye’nin kaldığı odalara yerleştirilen patlayıcılarla düzenlendiği iddia edilmişti. Ancak Hamas’ın İran’daki temsilcisi Halid el-Kaddumi, iddiaları reddederek Haniye’nin bir füze ya da mermiyle öldürüldüğünü savunmuştu.

Ayrıca İran Devrim Muhafızları Ordusu, suikasta ilişkin inceleme raporunda, operasyonun İsrail tarafından tasarlanıp uygulandığını ve ABD’nin buna destek sağladığını iddia etmişti. Raporda suikastın yaklaşık 7 kilogramlık savaş başlığı taşıyan kısa menzilli bir roketle gerçekleştirildiği ileri sürülmüştü. Washington ise suikast planına dahil olduğuna yönelik iddiaları yalanlamıştı.

Öte yandan Hamas, pazar günü Tel Aviv merkezinde düzenlenen bombalı saldırıyı üstlenmişti. Örgüt, saldırganın hayatını kaybettiği ve bir kişiyi yaraladığı olayı Filistin İslami Cihad Örgütü’yle ortak düzenlediklerini savunmuştu.

(Kaynak: Independent Türkçe)

Paylaşın

Tacikistan’da ‘Ulusal Kültüre Uymayan” Yabancı Kıyafetler Yasaklandı

Tacikistan’da en yüksek devlet onaylı İslam kurumu olan İslam Ulema Konseyi, kadınların siyah, dar ve şeffaf giysiler giymesini yasaklayan bir fetva yayınladı. Resmi basında yayımlanan bu fetvada, siyah rengin Tacikistan’ın “ulusal ve coğrafi özellikleriyle uyumlu olmadığı” belirtiliyor.

Bu ay içerisinde, Devlet Dini İşler Komitesi ve Geleneklerin Düzenlenmesi Başkanı Sulaimon Davlatzoda düzenlediği basın toplantısında, “Kültür Bakanlığı, Kadınlar Komitesi ve Dini İşler Komitesi’nden oluşan ortak bir görev gücünün, ulusal değerlerimize ve geleneklerimize en iyi uyum sağlayan giysileri belirlemek için işbirliği yaptığını,” ifade etti.

Geçtiğimiz haziran ayında başörtüsü yasağıyla gündeme gelen Tacikistan’da “ulusal kültürü korumak” amacıyla “tüm yabancı kıyafetlere” yasak getirildi.

8 Mayıs 2024 tarihinde kabul edilen Geleneklerin ve Dini Ayinlerin Düzenlenmesine Dair 2007 Yasası’ndaki değişiklikler, ulusal kültürle uyumsuz olarak algılanan giysilerin ithalatını, satışını ve kamusal alanlarda giyilmesini yasaklıyor (Madde 18). İdari Suçlar Kanunu, bu hükümlerin ihlal edilmesi durumunda 8.000 ile 54.000 Somoni (yaklaşık 25.500 ile 172.300 Türk Lirası) arasında para cezası öngörüyor (madde 481).

Söz konusu değişiklikler, 20 Haziran 2024’te cumhurbaşkanının imzasıyla yürürlüğe girdi. 26 Temmuz 2024’te ise ülkedeki en yüksek devlet onaylı İslam kurumu olan İslam Ulema Konseyi, kadınların siyah, dar ve şeffaf giysiler giymesini yasaklayan bir fetva yayınladı. Resmi basında yayımlanan bu fetvada, siyah rengin Tacikistan’ın “ulusal ve coğrafi özellikleriyle uyumlu olmadığı” belirtiliyor.

Bu ay içerisinde, Devlet Dini İşler Komitesi ve Geleneklerin Düzenlenmesi Başkanı Sulaimon Davlatzoda düzenlediği basın toplantısında, “Kültür Bakanlığı, Kadınlar Komitesi ve Dini İşler Komitesi’nden oluşan ortak bir görev gücünün, ulusal değerlerimize ve geleneklerimize en iyi uyum sağlayan giysileri belirlemek için işbirliği yaptığını,” ifade etti.

Uluslararası İnsan Hakları Ortaklığı (IPHR) son yasaklarla ülkedeki durumun endişe verici boyuta ulaştığını belirterek, Tacikistan makamlarına, ifade özgürlüğü ve din veya inanç özgürlüğü de dahil olmak üzere uluslararası insan hakları standartlarıyla çelişen, bireylerin giyim tarzlarına getirilen bu kısıtlamaların geri çekilmesi çağrısında bulundu.

Yeni yasal hükümler yürürlüğe girmeden önce dahi ulusal kültüre aykırı olduğu iddia edilen kıyafetleri giyen kişilerin hedef alındığını ileri süren IPHR, mayıs ayında yasal değişikliklerin kabul edilmesinin ardından, sosyal medyada başörtüsü takan kadınların başkent Duşanbe’deki tıbbi tesislere girmelerinin engellendiği ve para cezaları ile tehdit edildiklerini iddia etti.

Sivil toplum aktivistleri, bu kısıtlamaların özellikle belirli Müslüman kadınları hedef aldığını öne sürüyor. Başörtüsü ve siyah renkli kıyafetlerin “Arap etkisi” ile ilişkilendirildiği için yasaklandığı iddia ediliyor.

Öte yandan Tacik yetkililer, uluslararası İslam örgütlerini ve daha geniş uluslararası toplumu, yeni kabul edilen yasayla ilgili hak ihlallerine dair raporların yanlış bilgiye dayandığını belirterek, bu değişikliklerin Tacikistan’ın ulusal kültürünü korumak için gerekli olduğunu savunuyor.

13 Ağustos’ta Dışişleri Bakan Yardımcısı Farrukh Sharifzoda bir basın toplantısında, “kültürel kimliği ve eski medeniyeti korumak için [hükümetin] vatandaşlara taklit, yabancı etkiler ve gösterişli görünümlerden kaçınmalarını ve mümkünse ulusal kıyafet giymelerini önerdiğini” ifade etti.

Başörtüsü yasağı

Tacikistan Cumhurbaşkanı İmamali Rahman geçtiğimiz haziran ayında başörtüsü, türban ve İslami sembolleri barındıran tüm kıyafetlere yasak getiren “Gelenek ve Merasimlerin Düzenlenmesi” ile “Çocuk Eğitimi ve Yetiştirilmesi Sorumluluğu” kanunlarını da içeren 35 yasa tasarısını imzalamıştı.

Cumhurbaşkanlığından yapılan açıklamada yapılan kanun değişiklikleriyle milli kültürel değerlerin korunması, batıl inanç ve aşırıcılığın önlenmesi, merasim ve bayramlarda israfa yer verilmemesi amaçlandığı belirtilmişti.

Resmi verilere göre Tacik halkının yüzde 99’u Müslüman. Tacikistan’da başörtüsünün kullanımı uzun yıllardır devlet kurumlarında ve okullarda fiili olarak yasak.

Yapılan resmi açıklamada, başörtüsünün kamusal alanda kullanılmasını yasaklayan yeni yasa tasarısının sadece belirli bir yaş grubundaki çocukları kapsayıp kapsamadığı konusunda bir açıklık getirilmiyor. Ülkede erkeklerin sakal uzatmasına da izin verilmiyor. Geçtiğimiz yıllarda binlerce erkeğin polis tarafından durdurulduğu ve sakallarının zorla tıraş edildiği bildirildi.

(Kaynak: Euronews Türkçe)

Paylaşın