2024 Göçmenler İçin En Ölümcül Yıl Oldu

Birleşmiş Milletler (BM) Uluslararası Göç Örgütü (IOM), geçen yıl yaklaşık 9 bin kişinin sınırları geçmeye çalışırken hayatını kaybettiğini duyurdu. 2024 yılında en az 8 bin 938 göçmen hayatını kaybetmişti.

Haber Merkezi / Asya, 2 bin 788 göçmen ölümüyle en çok ölüm bildirilen bölge olurken, onu 2 bin 452 ile Akdeniz ve 2 bin 242 ile Afrika izledi. Uluslararası Göç Örgütü ayrıca Karayipler’de “341 can kaybı”, Avrupa’da 233 ve Kolombiya ile Panama arasındaki Darien geçişinde 174 can kaybı olduğunu duyurdu.

IOM, toplam göçmen ölümlerinin en az yüzde 10’unun şiddet sonucu gerçekleştiğini, bu kategoriye silahlı saldırı, bıçaklama ve dayak gibi olayların yanı sıra devletin izin verdiği göçmen cinayetlerinin de dahil olduğunu belirtti.

Uluslararası Göç Örgütü (IOM) Operasyonlardan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Ugochi Daniels yaptığı açıklamada, “Dünyanın birçok bölgesinde ölümlerdeki artış, daha fazla trajik can kaybını önleyebilecek uluslararası, bütüncül bir müdahaleye neden ihtiyaç duyduğumuzu gösteriyor” dedi.

Ugochi Daniels, bu tür şiddet içeren ölümlerin en çok yaşandığı ülkelerin İran, Myanmar, Bangladeş ve Meksika olduğunu söyledi ancak her bir vakada cinayetlerden kimin sorumlu olduğunu belirtmedi. Daniels, sahil güvenlik güçleri tarafından denizde zorla geri itilen göçmenlerin boğulma vakalarının şiddet içeren ölümlere ilişkin verilerde yer almadığını da sözlerine ekledi.

Birçok göçmen, deniz yoluyla göç ederken boğuluyor, hastalıklar nedeniyle hayatını kaybediyor ya da ölümcül şiddet vakalarına kurban gidiyor.

Paylaşın

Afganistan’da En Az 524 Kişi Halka Açık Alanda “Kırbaçlandı”

İngiltere merkezli insan hakları grubu Rawadari’ye göre; 2024 yılında Afganistan’da en az 524 kişi halka açık alanda kırbaçlandı, iki kadın da yasadışı ilişki iddiasıyla halka açık alanda taşlandı.

Haber Merkezi / Afganistan’da yönetimi elinde bulunduran Taliban ise Rawadari’nin bulguları hakkında açıklama yapmadı. Taliban, daha önce benzer raporları reddederek, güvenliği sağladıklarını ve tüm vatandaşların haklarını savunduklarını iddia etmişti.

İngiltere merkezli insan hakları grubu Rawadari, 2024 Afganistan İnsan Hakları Durum Raporu’nu yayınladı.  Rapora göre; 2024 yılında 544 kişinin (bunların arasında 40 kadın ve 101 çocuk) öldürüldü. Yedi kadın ve 60 çocuk olmak üzere 224 kişi de yaralandı.

Rawadari, 2023 yılında da benzer bir can kaybının yaşandığını, 772 kişinin öldüğünü veya yaralandığını bildirdi.

Raporda, can kayıplarının hedefli bombalamalar, intihar saldırıları, savaşın patlayıcı kalıntıları ve yargısız infazlar nedeniyle meydana geldiği belirtildi. Öldürülenler arasında eski hükümet çalışanları, aileleri, kabile büyükleri, Taliban muhalifleri ve eleştirmenler yer aldı.

Bir önceki yıla göre intihar saldırılarından kaynaklanan sivil kayıplar yüzde 27,8 azalırken, kara mayınları ve patlamamış mühimmattan kaynaklanan sivil kayıplar yüzde 51,4 arttı. Hedefli ve yargısız infazlar yüzde 1,6, eski hükümet çalışanlarının öldürülmesi yüzde 9,6 arttı.

Raporda ayrıca muhalif gruplarla işbirliği yaptıkları iddiasıyla öldürülen sivillerin sayısının iki katına çıktığı, zorla kaybetmelerin ise yüzde 70 arttığı belirtildi.

Rawadari, 2024’te Taliban tarafından 885 tutuklama yapıldığını belgeledi, bu bir önceki yıla göre yüzde 42’lik bir artış. Tutuklananlar arasında 142 eski hükümet çalışanı vardı, yüzde 20,3’lük bir artış ve muhalif gruplarla işbirliği yapmakla suçlanan 282 kişi vardı, bu rakam 2023’e göre iki katına çıktı.

İnsan hakları grubu, gözaltılardaki artışın Taliban’ın “Erdemi Teşvik ve Kötülüklerden Korunma” yasasını uygulamasına bağlandığını belirterek, yasanın uygulanmasında tutuklama ve hapis gibi güç ve şiddet yöntemlerinin kullanıldığını kaydetti.

Rawadari ayrıca 2024 yılında en az 524 kişinin alenen kırbaçlandığını bildirdi. İki kişi cinayetten idam edildi ve iki kadın da iddia edilen yasadışı ilişkilerden dolayı taşlandı.

Raporda, Taliban’ın kadınlara, etnik ve dini azınlıklara yönelik ayrımcılığını sürdürdüğü vurgulanarak, örgütün bu kesimlere devlet hizmetlerine, ulusal kaynaklara ve insani yardıma eşit erişim hakkı tanımadığı belirtildi.

Afganistan’da yönetimi elinde bulunduran Taliban ise Rawadari’nin bulguları hakkında açıklama yapmadı. Taliban, daha önce benzer raporları reddederek, güvenliği sağladıklarını ve tüm vatandaşların haklarını savunduklarını iddia etmişti.

Paylaşın

İsrail’den Gazze Şeridi’ne Hava Saldırıları: En Az 400 Ölü

İsrail’in Gazze Şeridi’ne düzenlediği geniş kapsamlı hava saldırılarında aralarında çok sayıda çocuğun da bulunduğu 400’den fazla Filistinli hayatını kaybetti, 100’den fazla kişi de yaralandı.

Haber Merkezi / İsrail ordu sözcüsü Avichay Adraee, “Siyasi düzeyin talimatları doğrultusunda, İsrail ordusu ve (İsrail iç istihbarat teşkilatı) Shin Bet, Gazze Şeridi genelinde Hamas’a bağlı hedeflere geniş çaplı bir saldırı başlattı” dedi.

Gazze İçişleri Bakan Yardımcısı ve bölgedeki en üst düzey Hamas güvenlik yetkilisi Mahmud Ebu Vafah’ın düzenlenen saldırılarda öldürüldüğü bildirildi.

İsrail Başbakanlık Ofisi tarafından yapılan yazılı açıklamada, Başbakan Binyamin Netanyahu ve İsrail Savunma Bakanı İsrael Katz’ın, İsrail ordusuna Hamas’a karşı “güçlü bir eylem” talimatı verildiği belirtildi.

Saldırıların, “Hamas’ın rehinelerimizi serbest bırakmayı tekrar tekrar reddetmesinin yanı sıra ABD Başkanlık Temsilcisi Steve Witkoff ve arabuluculardan aldığı hiçbir öneriyi kabul etmemesi” üzerine gerçekleştiği kaydedildi. Buna göre saldırı planı hafta sonu onaylandı.

İsrail’in BM Büyükelçisi Danny Danon, Hamas’ı tüm rehineleri serbest bırakması konusunda uyardı ve “düşmanlarımıza merhamet göstermeyeceğiz” dedi.

İsrail Savunma Bakanı Yisrael Katz, yaptığı açıklamada, Hamas’ın İsrailli esirleri serbest bırakmayı reddetmesi nedeniyle saldırıları yeniden başlattıklarını söyledi.

Katz, “Hamas esirlerin tamamını serbest bırakmazsa Gazze’de cehennemin kapıları açılacak.” ifadesini kullandı. Şiddetli saldırılar düzenleyecekleri tehdidinde bulunan Katz, hedeflerine ulaşana kadar saldırıları sürdüreceklerini kaydetti.

“İsrail rehinelerin hayatlarını tehlikeye atıyor”

Hamas yaptığı açıklamada son saldırıları kınarken, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’yu Filistinlilere karşı “provoke edilmemiş bir gerilimi yaratmaktan” sorumlu tuttu.

Telegram üzerinden yapılan açıklamada, “Gazze’ye, savunmasız sivillere ve Filistin halkımıza yönelik hain saldırının sonuçlarından suçlu Netanyahu’yu tamamen sorumlu tutuyoruz” denildi.

Hamas, saldırıların ateşkesi ihlal ettiği ve rehinelerin kaderini tehlikeye attığı uyarısında bulundu. Açıklamada, “Netanyahu ve aşırılık yanlısı hükümeti ateşkes anlaşmasını ihlal etmeye ve Gazze’deki esirleri bilinmeyen bir kadere maruz bırakmaya karar verdi” denildi.

Arap ülkeleri ve İslam İşbirliği Teşkilatının (İİT) sorumluluklarını yerine getirerek Filistin halkının yanında yer alarak Gazze Şeridi’ne dayatılan ablukayı kırmaları talebinde bulunulan açıklamada, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyine (BMGK) de acil toplanması çağrısında bulunuldu.

Gazze Şeridi’nde 48 binden fazla Filistinli İsrail saldırılarında hayatını kaybetti. Gerçek sayının bunun çok daha üzerinde olabileceği tahmin ediliyor.

Gazze’nin 2,1 milyonluk nüfusunun çoğu birden fazla kez yerinden edildi. Binaların yaklaşık yüzde 70’i hasar gördü veya yıkıldı, sağlık, su ve hijyen sistemleri çöktü. Bölgede ağır bir yiyecek, yakıt, ilaç ve sığınak sorunu yaşanıyor.

Paylaşın

Pakistan’da Beluç İsyancılar 214 Rehineyi Öldürdü İddiası

Pakistan’da Belucistan Kurtuluş Ordusu, 48 saatlik sürenin sona ermesinin ardından 214 rehineyi infaz ettiğini açıkladı. Belucistan, Pakistan’ın en büyük ama aynı zamanda en az nüfusa sahip eyaleti.

Pakistan’da bir trene saldırı düzenleyerek çok sayıda kişiyi rehin alan silahlı militan grup Belucistan Kurtuluş Ordusu, ellerindeki 214 rehineyi infaz ettiklerini öne sürdü. Yetkililere 48 saat süre tanıyan militanlar, rehineler karşılığında tutuklu üyelerinin serbest bırakılmasını talep etmişti.

Hindustan Times’ın aktardığına göre militanlar, yetkililerin uyarıyı dikkate almadıkları gerekçesiyle rehineleri öldürdüklerini açıkladı. Öte yandan grup iddialarını destekleyecek herhangi bir kanıt sunmadı.

Pakistan Ordusu sözcüsü Ahmed Şerif Çaudri ise askerlerin 33 militanı öldürdüğünü ve 354 rehineyi kurtardığını iddia ediyor.

Çaduri, grubun elinde başka rehinelerin bulunduğuna dair bir kanıt olmadığını söylerken, Pakistanlı yetkililer de iddiaların abartılı olduğunu savunuyor.

Petrol ve mineral zengini Belucistan, Pakistan’ın en büyük ama aynı zamanda en az nüfusa sahip eyaleti. Ülkenin etnik Beluç toplumu genellikle bu eyalette konumlanıyor. Beluçlar merkezi hükümet tarafından ayrımcılık ve sömürüye maruz kaldıklarını söylüyor.

Ayrılıkçı grupların yanı sıra, İslamcı militanlar da eyalette faaliyet gösteriyor.

Belucistan Kurtuluş Ordusu, Ağustos ayında Belucistan genelinde yolcu otobüslerine, polise ve güvenlik güçlerine yönelik çok sayıda koordineli saldırı gerçekleştirerek çoğunluğu sivil olmak üzere 50’den fazla kişinin ölümüne neden olmuştu.

2024 sonlarında ise Pakistan’ın güneybatısında bir tren istasyonunda canlı bomba saldırısı gerçekleştiren örgüt, askerler ve demiryolları personeli de dahil olmak üzere en az 24 kişinin hayatını kaybetmesine sebebiyet vermişti.

(Kaynak: Euronews Türkçe)

Paylaşın

İran’da Tepki Çeken Zorunlu Başörtüsü Yasası Askıya Alındı

İran’da büyük bir kesimin tepkisini çeken zorunlu başörtüsü yasası askıya alındı. Ülkede zorunlu başörtüsü kuralını ihlal gerekçesiyle Eylül 2022’de gözaltına alınan Mahsa Amini’nin katledilmesiyle başlayan eylemler yaklaşık 4 aydan fazla sürmüştü.

Önceki hükümet döneminde hazırlanan yasanın bazı kısımlarının uygulanamaz durumda olduğunu söyleyen Hukuk İşlerinden Sorumlu Cumhurbaşkanı Yardımcısı Mecid Ensari, “Ülkenin çıkarları doğrultusunda, yürütme makamı Cumhurbaşkanlığı Hukuk Ofisi tarafından bu yasada bir değişiklik hazırlanıp parlamentoya gönderilinceye kadar yasanın yayımlanmasını geçici olarak engellemeye karar verdi” dedi.

Artı Gerçek’in aktardığına göre; Aşırı muhafazakar kesimlerden yasanın var olan haliyle uygulanmasına yönelik baskıları ve bu kesimlerin yaptığı kampanyayı da eleştiren Ensari, şunları kaydetti:

“Seçimden 8 aydan fazla zaman geçti artık kampanya merkezinizi kapatın. Hükümet, liderlerin desteğiyle sorunları çözmeye çalışırken, bazıları neden diğerlerini dışlıyor? Bu ülkede hangi yetkili başörtüsüne inanmıyor? Biz de bu konuda çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Neden her gün toplumun huzurunu bozuyor, çirkinlikler yapıyorsunuz? Şimdi bunların zamanı değil.”

İran’da zorunlu başörtüsü kuralını ihlal gerekçesiyle Eylül 2022’de gözaltına alınan Mahsa Amini’nin polis nezaretinde ölümüyle başlayan gösteriler yaklaşık 4 aydan fazla sürdü. Yüzlerce kişinin öldürüldüğü olaylar bir süre sonra yatışsa da İran’da kadınlar kamuya açık alanlarda başörüerini çıkararak protestolarını sürdürdü.

Buna karlı hükümet, ihlallere kamuya açık yerlerde para cezası, bankacılık hizmetlerinin engellenmesi ve sosyal faaliyetlerden men edilme yoluyla karşı koymayı öngören bir yasa tasarısı hazırladı. Eylül 2023’te Meclisten geçen yasa, seçim kampanyasında sık sık yasayı eleştiren Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan’ın seçilmesi sonrasında askıya alındı.

Bazı muhafazakar siyasetçiler ve din adamları ise sık sık yasanın uygulanması çağrısı yaptı. Meclis çevresinde de muhafazakar kesimler yasanın uygulanması talebiyle gösteri yaptı. Tahran Valiliği ise konuya ilişkin açıklamasında gösteriyi izinsiz ve yasa dışı ilan etti.

Paylaşın

Putin’den Trump’ın “Ukraynalı Askerleri Bağışla” Çağrısına Yanıt: Teslim Olmaları Halinde…

ABD Başkanı Donald Trump’ın Kursk’taki Ukrayna askerlerinin bağışlanmasına yönelik çağrısına yanıt veren Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, “Teslim olurlarsa canları bağışlanacak” dedi.

Haber Merkezi / Trump’ın çağrısının uygulanabilmesi için Ukrayna’nın Kursk’taki askerlere teslim olma talimatı vermesi gerektiğini belirten Putin, Trump ve ekibinin Rusya – ABD ilişkilerini düzeltmek için elinden geleni yaptığını dile getirdi.

ABD Başkanı Donald Trump, Truth Social’da yaptığı paylaşımda, Rusya lideri Vladimir Putin ile “verimli görüşmeler yaptıklarını” ve Rusya-Ukrayna savaşını sona erdirmek için “iyi bir şans olduğunu” kaydetti. Trump, paylaşımında şu ifadeleri kullandı:

“Dün, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile çok iyi ve verimli görüşmeler yaptık; bu korkunç, kanlı savaşı nihayet bitirmek için büyük bir fırsat var. Ancak şu anda binlerce Ukrayna askeri, Rus birlikleri tarafından tamamen kuşatılmış durumda ve çok kötü, savunmasız bir konumdalar. Putin’den hayatlarını bağışlamasını güçlü bir şekilde talep ettim. Bu, İkinci Dünya Savaşı’ndan beri görülmemiş korkunç bir katliam olur. Tanrı hepsini korusun!”

Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski ise ulusa hitaben yaptığı konuşmasında, Putin’in yorumlarının “çok manipülatif” olduğunu kaydetti. Zelenski, Putin’in ABD planına verdiği nitelikli desteğin, planı reddetmek için zemin hazırlama çabası olduğunu düşündüğünü söyledi.

Zelenski, “Aslında Putin şu anda bir ret hazırlığı yapıyor çünkü elbette Başkan Trump’a bu savaşı sürdürmek, Ukraynalılar’ı öldürmek istediğini söylemekten korkuyor” dedi. Ukrayna’nın ABD’nin önerisini kabul ettiğini ve izleme ve doğrulamayı organize etmeye hazır olduğunu belirten Zelenski, “Süreci zorlaştıran koşulları biz koymuyoruz, Rusya koyuyor” ifadesini kullandı.

Paylaşın

IŞİD’in Suriye Ve Irak Lideri Ebu Hatice Öldürüldü

Irak ve Şam İslam Devleti’nin (IŞİD) Irak ve Suriye sorumlusu Ebu Hatice olarak bilinen Abdullah Mekki Muslih el-Rafiei, ABD öncülüğündeki koalisyon güçleri tarafından düzenlenen bir operasyonda öldürüldüğü duyuruldu.

Haber Merkezi / IŞİD, 2014 yılında Irak’ın kuzey ve orta kesimlerinde kontrolü ele geçirdi. 2017 yılında bölgedeki kontrolünü kaybeden IŞİD, özellikle Diyala, Selahaddin, Kerkük ve Ninova gibi birkaç eyalete ve Suriye sınırında güvenlik tehdidi oluşturmaya devam ediyor.

Irak Başbakanı Muhammed Şii el-Sudani, Irak ve Şam İslam Devleti’nin (IŞİD) Irak ve Suriye sorumlusu Ebu Hatice olarak bilinen Abdullah Mekki Muslih el-Rafiei’nin Irak Ulusal İstihbarat Servisi üyeleri ve ABD öncülüğündeki koalisyon güçleri tarafından düzenlenen bir operasyonda öldürüldüğünü duyurdu.

Sudani, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, “Iraklılar karanlık ve terör güçlerine karşı etkileyici zaferlerini sürdürüyor” ifadelerini kullanırken, Ebu Hatice’nin “Irak ve dünyadaki en tehlikeli teröristlerden biri” olduğunu da sözlerine ekledi.

İsminin açıklanmasını istemeyen bir güvenlik yetkilisi ise, Arap basınına yaptığı açıklamada, operasyonun Enbar vilayetinde bir hava saldırısıyla gerçekleştirildiğini söyledi.

IŞİD, 2014 yılında Irak’ın kuzey ve orta kesimlerinde kontrolü ele geçirdi. 2017 yılında bölgedeki kontrolünü kaybeden IŞİD, özellikle Diyala, Selahaddin, Kerkük ve Ninova gibi birkaç eyalete ve Suriye sınırında güvenlik tehdidi oluşturmaya devam ediyor.

İktidara geldiğinden bu yana ılımlı bir imaj çizmeye çalışan Suriye Geçici Cumhurbaşkanı Heyet Tahrir Şam’ın (HTŞ) Lideri Ahmed Şara, bir zamanlar Irak’ta El Kaide ile birlikte ABD güçlerine ve müttefiklerine karşı eylemler düzenlemişti.

ABD ve Irak, geçen yıl ABD liderliğindeki koalisyonun Irak’taki askeri misyonunun Eylül 2025’e kadar aşamalı olarak sona erdirilmesi konusunda anlaşmaya varmıştı ve ABD güçleri yaklaşık 20 yıldır konuşlandıkları bazı askeri üslerden çekilmeye başlamıştı.

Iraklı siyasi liderler ise, bu anlaşma sağlandığında IŞİD tehdidinin kontrol altına alındığını ve Washington’un kalan IŞİD hücreleriyle mücadelede desteğine artık ihtiyaç duyulmadığını ifade etmişti.

Paylaşın

Trump, Putin’den Ukraynalı Askerleri Bağışlamasını İstedi

ABD Başkanı Donald Trump, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’den, Rus askerleri tarafından kuşatılan Ukraynalı askerlerin hayatlarının bağışlanmasını istediğini söyledi.

Haber Merkezi / ABD Başkanı Donald Trump, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile çok iyi ve verimli bir görüşme gerçekleştirdiğini açıkladı. Donald Trump, Truth Social platformunda yaptığı paylaşımda şu ifadeleri kullandı:

“Bu korkunç, kanlı savaşın sonunda sona erme ihtimali çok yüksek, ama, tam şu anda, binlerce Ukrayna askeri, Rus askeri tarafından tamamen kuşatılmış durumda ve çok kötü ve savunmasız bir durumda. Başkan Putin’den hayatlarının bağışlanmasını şiddetle rica ettim. Bu korkunç bir katliam olurdu, II. Dünya Savaşı’ndan beri görülmemiş bir katliam. Tanrı hepsini korusun!!!”

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Ukrayna’da ateşkes için ABD önerilere katıldıklarını; ancak herhangi bir ateşkesin çatışmanın temel nedenleriyle ilgilenmesi gerektiğini ve pek çok ayrıntının çözülmesi gerektiğini söyledi.

Putin, Belarus Devlet Başkanı Aleksander Lukaşenko ile yaptığı görüşmenin ardından Kremlin’de düzenlediği basın toplantısında gazetecilere “Düşmanlıkların durdurulması önerilerine katılıyoruz. Ancak bu ateşkesin uzun vadeli barışa yol açacak ve bu krizin asıl nedenlerini ortadan kaldıracak şekilde olması gerektiği gerçeğinden hareket ediyoruz” dedi.

Savaşı sona erdirme çabaları için ABD Başkanı Donald Trump’a teşekkür eden Putin, “Fikrin kendisi doğru ve biz de kesinlikle destekliyoruz. Ancak tartışmamız gereken konular var. Amerikalı meslektaşlarımızla da konuşmamız gerektiğini düşünüyorum” diye konuştu. Konuyu görüşmek için Trump’ı arayabileceğini söyleyen Putin, “Biz bu çatışmanın barışçı yollarla sona erdirilmesi fikrini destekliyoruz” dedi.

Ukrayna’ya askeri sevkiyat yeniden başladı

ABD, ateşkes başlığındaki mutabakat sonrası Ukrayna ile istihbarat paylaşımını da yeniden başlatıyor. Polonya Dışişleri Bakanı Radoslaw Sikorski, ABD’nin Ukrayna’ya askeri malzeme sevkiyatının ülkesi üzerinden yeniden başladığını ve Ukrayna ordusu tarafından kullanılan Starlink uydu sisteminin çalıştığını belirtti.

Sikorski, Ukraynalı mevkidaşı Andrii Sybiha ile başkent Varşova’daki görüşmesinin ardından yaptığı açıklamada, Polonya’nın güneydoğusunda, Ukrayna sınırına yakın Rzeszow – Jasionka havalimanındaki uluslararası askeri ve insani yardım merkezinden silah sevkiyatının yeniden başladığını duyurdu.

Bu gelişme Ukrayna ve ABD’li yetkililerin 11 Mart’ta Suudi Arabistan’da yaptıkları görüşmenin hemen ardından geldi. Polonya Dışişleri Bakanlığı önünde gazetecilere konuşan Sikorski, “Jasionka üzerinden silah sevkiyatları önceki seviyelere döndü. Anladığım kadarıyla Starlink de çalışıyor” dedi.

Ukrayna Dışişleri Bakanı ise Suudi Arabistan’da ABD ile yapılan görüşmelerin sonuçlarının “çok önemli, neredeyse tarihi” olduğunu belirtti. Sybiha, “Ukrayna, bu savaşı sona erdirmek ve adil, kalıcı bir barış sağlamak isteyen en önde gelen ülkedir” diye ekledi.

Paylaşın

Putin’den Trump’ın Ukrayna’da Ateşkes Çağrısına Şartlı Onay

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, düzenlediği bir basın toplantısında, ülkesinin ABD’nin ateşkes önerisine prensipte katıldığını ancak bazı şartların hala müzakere edilmesi gerektiğini Söyledi.

Haber Merkezi / Ateşkesin olası ihlallerini izlemek için bir mekanizma kurulmasının gerekliliğini vurgulayan Vladimir Putin, Ukrayna’nın 30 günlük ateşkesi asker seferber etmek ve yeniden silahlanmak için kullanıp kullanamayacağı konusundaki endişelerini dile getirdi.

Putin, “Çatışmaların durdurulması yönündeki önerilere katılıyoruz, ancak ateşkesin kalıcı barışa yol açması ve krizin temel nedenlerini ortadan kaldırması gerektiği varsayımından hareket ediyoruz” dedi. Putin, ABD’nin Ukrayna’yı ateşkesi kabul etmeye ikna etmiş gibi gözükse de Kiev’in motivasyonunun muhtemelen savaş alanındaki durumdan kaynaklandığını belirtti.

Kursk bölgesine giren Ukrayna güçlerinin önümüzdeki günlerde tamamen kuşatılış olacağına dikkat çekti. Putin, “Bu şartlar altında Ukrayna’nın en az 30 gün süreyle ateşkes sağlamasının faydalı olacağına inanıyorum” dedi.

Putin, bu açıklamayı, Trump’ın Ukrayna’nın kabul ettiği 30 günlük ateşkesi görüşmek üzere Moskova’ya giden elçisinin varışından birkaç saat sonra yaptı. Putin ayrıca, Trump’a “Ukrayna’daki anlaşmaya bu kadar önem verdiği için” teşekkür etti.

Rusya Devlet Başkanı Putin, Rusya, olası bir ateşkesi gözlemlemek üzere NATO üyelerinden herhangi birinin barış gücünü kabul etmeyeceğini açıkladı.

NATO Genel Sekreteri Mark Rutte ile görüşmesi öncesinde gazetecilere açıklama yapan ABD Başkanı Donald Trump, Rusya’nın Ukrayna ile 30 günlük ateşkesi kabul etmesi çağrısını yineledi. Rusya’nın ABD müttefiklerine saldıracağını düşünmediğini söyleyen Trump, “Böyle bir şey olmayacak. Bunun olmamasını sağlayacağız” dedi.

Trump, Beyaz Saray’da yaptığı açıklamada Kremlin’in ABD’nin Ukrayna’nın destekleyeceğini söylediği 30 günlük ateşkes önerisini kabul etmesini umduğunu söylemişti.

ABD’nin Ortadoğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff’un Moskova’daki görüşmelerde sunduğu ateşkes önerisi, bu hafta başında Suudi Arabistan’da yapılan görüşmelerde Ukrayna tarafından kabul edilmişti.

Putin’in üst düzey dış politika yardımcısı Yuri Uşakov ise, ABD’nin Ukrayna’daki savaşı durdurmak için önerdiği 30 günlük ateşkesin Moskova’ya “hiçbir şey” sunmadığını, ancak Kiev güçlerine çok ihtiyaç duydukları bir savaş molası vereceğini söyledi.

Şubat 2022’de on binlerce askerle Ukrayna’ya giren Rus güçleri, 2024 ortalarından bu yana ilerleyişini sürdürüyor ve Ukrayna topraklarının neredeyse beşte birini kontrol ediyor.

Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in ateşkes önerisine dair açıklamalarını değerlendirdi. Zelenski, “Putin (ateşkesi) reddetmeye hazırlanıyor.” derken, Putin’in bu fikrini ABD Başkanı Donald Trump’a doğrudan söylemekten korktuğunu ifade etti.

Ukrayna’ya askeri sevkiyat yeniden başladı

ABD, ateşkes başlığındaki mutabakat sonrası Ukrayna ile istihbarat paylaşımını da yeniden başlatıyor. Polonya Dışişleri Bakanı Radoslaw Sikorski, ABD’nin Ukrayna’ya askeri malzeme sevkiyatının ülkesi üzerinden yeniden başladığını ve Ukrayna ordusu tarafından kullanılan Starlink uydu sisteminin çalıştığını belirtti.

Sikorski, Ukraynalı mevkidaşı Andrii Sybiha ile başkent Varşova’daki görüşmesinin ardından yaptığı açıklamada, Polonya’nın güneydoğusunda, Ukrayna sınırına yakın Rzeszow – Jasionka havalimanındaki uluslararası askeri ve insani yardım merkezinden silah sevkiyatının yeniden başladığını duyurdu.

Bu gelişme Ukrayna ve ABD’li yetkililerin 11 Mart’ta Suudi Arabistan’da yaptıkları görüşmenin hemen ardından geldi. Polonya Dışişleri Bakanlığı önünde gazetecilere konuşan Sikorski, “Jasionka üzerinden silah sevkiyatları önceki seviyelere döndü. Anladığım kadarıyla Starlink de çalışıyor” dedi.

Ukrayna Dışişleri Bakanı ise Suudi Arabistan’da ABD ile yapılan görüşmelerin sonuçlarının “çok önemli, neredeyse tarihi” olduğunu belirtti. Sybiha, “Ukrayna, bu savaşı sona erdirmek ve adil, kalıcı bir barış sağlamak isteyen en önde gelen ülkedir” diye ekledi.

Paylaşın

Birleşmiş Milletler: İsrail, Filistinlilere Karşı “Soykırım Eylemleri” Gerçekleştirdi

İsrail’in Uluslararası Ceza Mahkemesi’nin (UCM) kurucu anlaşması olan Roma Statüsü ve Birleşmiş Milletler (BM) Soykırım Sözleşmesi’ndeki “soykırımcı eylemler” kategorilerden biri olan “doğumları engellemeye yönelik önlemlere” başvurduğu belirtildi.

İsrail’in Cenevre’deki BM Daimi Misyonu, “temelsiz”, “ön yargılı” ve “güvenilirlikten yoksun” olduğunu iddia ettiği bu suçlamaları “kategorik olarak reddettiklerini” bildirdi. Misyonun açıklamasında, “İsrail ordusunun bu tip suistimalleri katiyen yasaklayan somut yönetmelik ve politikaları bulunmaktadır” denildi.

Birleşmiş Milletler (BM) uzmanları, İsrail’in Gazze’deki çatışmalar sırasında kadınlara yönelik sağlık tesislerini sistematik olarak tahrip ederek, Filistinlilere karşı “soykırım eylemleri” gerçekleştirdiği ve cinsel şiddeti bir savaş stratejisi olarak kullandığı kararına vardı.

BM’nin İşgal Altındaki Filistin Toprakları, Doğu Kudüs ve İsrail’e İlişkin Bağımsız Uluslararası Soruşturma Komisyonu’ndan gelen raporda, İsrail güvenlik güçlerinin Ekim 2023’ten bu yana Filistinlileri cezalandırmak için zorla halk içinde soyma ve cinsel saldırı eylemlerini kullandığı ifade edildi.

Komisyonun açıklamasında, “İsrailli yetkililer, Roma Statüsü ve Soykırım Sözleşmesi’nde yer alan soykırım eylemlerinin kategorilerinden biri olan doğumları engellemeyi amaçlayan tedbirleri de uygulayarak, Gazze’deki Filistinlilerin bir grup olarak üreme kapasitelerini kısmen yok etti,” ifadeleri yer aldı.

Komisyon, bu eylemlerin, tıbbi malzemelere erişimin kısıtlanması nedeniyle anne ölümlerindeki artışa ek olarak, imha etme yoluyla insanlığa karşı suç teşkil ettiğini dile getirdi.

İsrail’den tepki: Temelsiz ve ön yargılı

İsrail’in Cenevre’deki BM Daimi Misyonu, “temelsiz”, “ön yargılı” ve “güvenilirlikten yoksun” olduğunu iddia ettiği bu suçlamaları “kategorik olarak reddettiklerini” bildirdi. Misyonun açıklamasında, “İsrail ordusunun bu tip suistimalleri katiyen yasaklayan somut yönetmelik ve politikaları bulunmaktadır” denildi.

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ise raporun bulgularını reddederek, bunların taraflı ve antisemitik olduğunu savundu. Netanyahu, “Birleşmiş Milletler, Hamas terör örgütünün işlediği insanlığa karşı suçlar ve savaş suçlarına odaklanmak yerine, bir kez daha İsrail devletine asılsız suçlamalarla saldırmayı tercih ediyor,” dedi.

Komisyon, Haziran 2024’te yayımladığı bir önceki raporunda, Hamas dahil Filistinli silahlı grupları 7 Ekim 2023’teki baskında işkence ve aşağılayıcı muamele gibi ciddi hak ihlalleri gerçekleştirmekle suçlamıştı.

Uluslararası Adalet Divanı Ocak 2024’te aldığı kararda, BM Soykırım Sözleşmesi’ne taraf olan İsrail’in Gazze’deki soykırım eylemlerini engellemek için önlem almasının zorunlu olduğuna hükmetmişti.

İsrail, Uluslararası Ceza Mahkemesi’nin kurucu anlaşması olan Roma Statüsü’ne ise taraf değil. Roma Statüsü, soykırım ve insanlığa karşı işlenen suçlarla ilgili olarak bireylere yönelik dava açılabilmesi için UCM’ye yetki veriyor.

Güney Afrika, Gazze’deki eylemlerinden ötürü Uluslararası Adalet Divanı’nda İsrail aleyhine soykırım davası açmıştı.

Hamas’ın 7 Ekim saldırısının ardından İsrail’in Gazze Şeridi’ne düzenlediği saldırılarda, bu bölgedeki sağlık yetkililerinin verdiği bilgilere göre şu ana kadar 48 binden fazla Filistinli hayatını kaybetti. Hamas’ın İsrail’de düzenlediği baskında yaklaşık bin 200 kişi ölürken 251 kişi de rehin alınmıştı.

Paylaşın