Gıda Fiyatları 21 Ayda Yüzde 338,3 Arttı

Birleşik Kamu-İş tarafından yapılan “Halkın Enflasyonu” araştırmasına göre, Türkiye’nin, bugünkü enflasyon sarmalına sürüklendiği Eylül 2021’den bu yana gıda fiyatları yüzde 338,3 oranında arttı.

Haber Merkezi / Diğer bir ifadeyle Eylül 2021’de 100 liraya satın alınan bir gıda sepeti için bu yıl mayıs ayında 438 lira ödemek gerekirken, kamu çalışanı ve emeklisinin Eylül 2021’deki 100 liralık geliri 241 lira, asgari ücretlininki 300 lira, işçi ve bağımsız çalışan emeklisininki ise 232 lirada kaldı.”

Birleşik Kamu-İş tarafından yapılan araştırmaya göre gıda fiyatları mayısta yüzde 2,3, yılın ilk beş ayında 30,9, geçen yılın aynı ayına göre ise yüzde 87,8 artış gösterdi. Araştırmaya ilişkin yapılan değerlendirmede “Yanlış ekonomik politikaların gıda fiyatlarında yol açtığı artış, açlık riskini giderek daha da büyütüyor” denildi.

Birleşik Kamu İş Görenleri Sendikaları Konfederasyonu (Birleşik Kamu-İş) tarafından yapılan “Halkın Enflasyonu” araştırmasının Mayıs 2023 sonuçları bugün açıklandı.

Birleşik Kamu-İş Konfederasyonu Ar-Ge Birimi’nin (KAMUAR) fiyatlarını Ankara’daki marketlerden düzenli olarak derlediği ve halkın en fazla tükettiği 64 temel gıda maddesinden oluşan bir sepeti esas alarak hazırladığı gıda fiyatları endeksi araştırması ile gelirinin büyük bölümünü gıdaya ayırmak zorunda olan ve enflasyona karşı herhangi bir koruması bulunmayan, dar ve sabit gelirlilerin, ücretlilerin ve yoksulların yaşadığı gerçek enflasyonun boyutunun tahmin edilmesi amaçlanıyor.

Araştırma sonuçlarına göre gıda fiyatları mayısta yüzde 2,3, yılın ilk beş ayında 30,9, geçen yılın aynı ayına göre ise yüzde 87,8 artış gösterdi.

‘Açlık riskini giderek daha da büyüyor’

Araştırmaya ilişkin yapılan değerlendirmede ise şu ifadeler yer aldı:

“Yanlış ekonomik politikaların gıda fiyatlarında yol açtığı artış, açlık riskini giderek daha da büyütüyor. Eylül 2021’den bu yana kamu çalışanları ve kamu emeklilerinin ücret ve aylıkları enflasyon farkları da dahil yüzde 141 oranında arttı. Asgari ücretteki artış yüzde 200 oldu, işçi ve bağımsız çalışanların emekli aylıklarına ise yüzde 132,2 oranında zam yapıldı.

Türkiye’nin, yıllarca sürecek bugünkü enflasyon sarmalına sürüklendiği Eylül 2021’den bu yana gıda fiyatları ise yüzde 338,3 oranında arttı. Diğer bir ifadeyle Eylül 2021’de 100 liraya satın alınan bir gıda sepeti için bu yıl mayıs ayında 438 lira ödemek gerekirken, kamu çalışanı ve emeklisinin Eylül 2021’deki 100 liralık geliri 241 lira, asgari ücretlininki 300 lira, işçi ve bağımsız çalışan emeklisininki ise 232 lirada kaldı.”

Paylaşın

DİSK-AR Duyurdu: İşsiz Sayısı 8,5 Milyon

Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK) Araştırma Merkezi (DİSK-AR), “İşsizlik ve İstihdamın Görünümü (2023 1. Çeyrek)” isimli raporunu yayımladı. Rapora göre, geniş tanımlı işsiz sayısı 8,5 milyon oldu.

DİSK-AR, Kayıtlı Tam Zamanlı İstihdam’ın (KATİ) sadece 22,1 milyon olduğunu, her 100 kadından sadece 19’unun kayıtlı ve tam zamanlı istihdamda yer aldığını belirtti. Verilere göre gerçek genç işsizliği yüzde 42, genç kadın işsizliği ise yüzde 51.

Sendikanın araştırma sonucu şöyle:

“Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) 2023 1. çeyrek dönemine ait Hanehalkı İşgücü Araştırması (HİA) 17 Mayıs 2023’te yayımlandı. Hanehalkı İşgücü Anketleri 6 Şubat 2023’te gerçekleşen deprem felaketi sebebiyle depremden etkilenen 7 kentte gerçekleştirilememiştir.

2023 1. çeyrek dönemi Ocak, Şubat ve Mart 2023 aylarını kapsıyor ve TÜİK’in yeni metodolojisine dayanıyor. Bilindiği gibi TÜİK, Mart 2021’den beri aylık ve üç aylık verileri ayrı ayrı açıklıyor. Aylık veriler daha sınırlı iken üç aylık veriler daha geniş bir kapsama sahiptir.

TÜİK, mevsim etkisinden arındırılmış istihdamda 2022 yılı 1. çeyrek ile 2023 yılı 1. çeyrek arasındaki bir yıllık dönemde 195 bin kişilik bir artış olduğunu açıkladı. Böylece 2023 yılı 1. çeyreğinde 29 milyon 948 bin olarak açıklanan mevsim etkisinden arındırılmış istihdam edilenlerin sayısı 2023 yılı 1. çeyreğinde 31 milyon 558 bin olarak hesaplandı.

2023 1. çeyreğinde mevsim etkisinden arındırılmış istihdam oranı ise yüzde 48,4 olarak gerçekleşti. Ancak TÜİK’in resmi istihdam verileri de tıpkı dar tanımlı işsizlik verileri gibi işgücü piyasasına ilişkin gerçeğin sadece sınırlı bir kısmını gösteriyor. İstihdam verileri tek başına istihdamın niteliği konusunda bilgi vermiyor. Bu nedenle alternatif işsizlik hesaplamaları yanında alternatif istihdam hesaplamalarına da ihtiyaç vardır.

TÜİK’in resmi istihdam oranı 2023 1. çeyrekte yüzde 48,4 olarak açıklanırken, DİSK-AR tarafından TÜİK verilerinden hareketle hesaplanan Kayıtlı Tam Zamanlı İstihdam (KATİ) oranı yüzde 33,9 olarak gerçekleşti.

Kadınlarda resmi istihdam oranı yüzde 31,2 iken KATİ oranı yüzde 19,3 ve erkeklerde resmi istihdam oranı yüzde 66 olarak açıklanmışken KATİ oranı yüzde 48,8 olarak hesaplandı. Böylece KATİ oranı resmi istihdam oranından genelde 14,5 puan, kadınlarda 11,9 ve erkeklerde ise 17,2 puan düşük olarak gerçekleşti. DİSK-AR tarafından yapılan KATİ hesaplamasıyla çalışma çağındaki (15+ yaş) 65,2 milyon kişinin sadece 22,1 milyonu kayıtlı ve tam zamanlı istihdam (KATİ) kapsamında çalıştığı ortaya çıktı.

Çalışma çağındaki 32,9 milyon kadının ise sadece 6,3 milyonu kayıtlı ve tam zamanlı istidamda (KATİ), çalışma çağındaki 32 milyon erkeğin ise 15,7 milyonu kayıtlı ve tam zamanlı istihdamda yer alıyor. Bu durum nispeten nitelikli istihdamın düşüklüğünü ortaya koyuyor.”

Paylaşın

TÜİK Açıkladı: Atıl İşgücü Oranı Yüzde 22,4

Zamana bağlı eksik istihdam, potansiyel işgücü ve işsizlerden oluşan atıl işgücü oranı 2023 yılı I. çeyreğinde bir önceki çeyreğe göre 1,6 puanlık artış ile yüzde 22,4 oldu. Zamana bağlı eksik istihdam ve işsizlerin bütünleşik oranı yüzde 15,5 iken potansiyel işgücü ve işsizlerin bütünleşik oranı yüzde 17,3 olarak tahmin edildi.

Haber Merkezi / Öte yandan istihdam edilenlerden referans döneminde işbaşında olanların, mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış haftalık ortalama fiili çalışma süresi 2023 yılı I. çeyreğinde bir önceki çeyreğe göre 0,7 saat artarak 44,7 saat olarak gerçekleşti.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), İşgücü İstatistikleri I. Çeyrek: Ocak-Mart 2023  verilerini açıkladı.

Buna göre, Hanehalkı İşgücü Araştırması sonuçlarına göre; 15 ve daha yukarı yaştaki kişilerde işsiz sayısı 2023 yılı I. çeyreğinde bir önceki çeyreğe göre 62 bin kişi azalarak 3 milyon 483 bin kişi oldu. İşsizlik oranı ise 0,3 puanlık azalış ile yüzde 9,9 seviyesinde gerçekleşti. İşsizlik oranı erkeklerde yüzde 8,2, kadınlarda yüzde 13,4 olarak tahmin edildi.

İstihdam edilenlerin sayısı 2023 yılı I. çeyreğinde bir önceki çeyreğe göre 195 bin kişi artarak 31 milyon 558 bin kişi, istihdam oranı ise 0,2 puanlık artış ile yüzde 48,4 oldu. Bu oran erkeklerde yüzde 66,0 iken kadınlarda yüzde 31,2 olarak gerçekleşti.

İşgücü 2023 yılı I. çeyreğinde bir önceki çeyreğe göre 132 bin kişi artarak 35 milyon 40 bin kişi, işgücüne katılma oranı ise değişim göstermeyerek yüzde 53,7 olarak gerçekleşti. İşgücüne katılma oranı erkeklerde yüzde 71,8, kadınlarda ise yüzde 36,0 oldu.

15-24 yaş grubunu kapsayan genç nüfusta işsizlik oranı bir önceki çeyreğe göre 0,9 puanlık artış ile yüzde 19,9 oldu. Bu yaş grubunda işsizlik oranı; erkeklerde yüzde 15,6, kadınlarda ise yüzde 27,6 olarak tahmin edildi.

Mevsim etkisinden arındırılmış istihdam edilenlerin sayısı 2023 yılı I. çeyreğinde bir önceki çeyreğe göre tarım sektöründe 115 bin kişi azalırken, sanayi sektöründe 51 bin kişi, inşaat sektöründe 60 bin kişi, hizmet sektöründe 198 bin kişi arttı. İstihdam edilenlerin yüzde 14,9’u tarım, yüzde 21,5’i sanayi, yüzde 6,3’ü inşaat, yüzde 57,4’ü ise hizmet sektöründe yer aldı.

İstihdam edilenlerden referans döneminde işbaşında olanların, mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış haftalık ortalama fiili çalışma süresi 2023 yılı I. çeyreğinde bir önceki çeyreğe göre 0,7 saat artarak 44,7 saat olarak gerçekleşti.

Zamana bağlı eksik istihdam, potansiyel işgücü ve işsizlerden oluşan atıl işgücü oranı 2023 yılı I. çeyreğinde bir önceki çeyreğe göre 1,6 puanlık artış ile yüzde 22,4 oldu. Zamana bağlı eksik istihdam ve işsizlerin bütünleşik oranı yüzde 15,5 iken potansiyel işgücü ve işsizlerin bütünleşik oranı yüzde 17,3 olarak tahmin edildi.

Paylaşın

BİSAM Duyurdu: Açlık Sınırı 9 Bin 814 TL

Türkiye’de sağlıklı ve dengeli beslenmenin maliyeti günlük 327 lira, açlık sınırı ise 9 bin 814 lira oldu. Açlık sınırı üzerinden hanehalkı tüketim harcamaları esas alınarak yapılan hesaplama sonuçlarına göre ise yoksulluk sınırı 33 bin 948 lira olarak gerçekleşti.

Günlük 327 liralık harcama içinde en maliyetli tüketim kalemi 32 lira ile 10-18 yaş arası bir gencin tüketmesi gereken süt ve süt ürünleri miktarı oluşturdu.

Günlük harcamalarda Nisan 2023’de en yüksek maliyet grubunu 114,78 liralık harcama gereksinimi ile süt ve süt ürünleri grubu oluşturdu. Et, tavuk ve balık grubu için yapılması gereken minimum harcama tutarı ise 70,05 lira oldu.

Sebze ve meyve için yapılması gereken günlük harcama tutarı ise 54,93 liraya ulaştı. Ekmek için yapılması gereken harcama tutarı günlük 23,4 lira oldu. Katı yağ ve sıvı yağ ise 19,19 liralık masraf yapılması gereken ürün grupları oldu. Yumurta için 7,81, şeker, bal, reçel ve pekmez için ise 9,13 lira harcama yapılması gerektiği hesaplandı.

Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu’na (DİSK) bağlı Birleşik Metal-İş Sınıf Araştırmaları Merkezi (BİSAM) Nisan 2023 dönemi için açlık ve yoksulluk sınırı verilerini açıkladı. Buna göre, Türkiye’de sağlıklı ve dengeli beslenmenin maliyeti günlük 327 lira, açlık sınırı ise 9 bin 814 lira oldu.

TÜİK (Türkiye İstatistik Kurumu) harcama gruplarına göre endeks rakamları, 2003 yıllı madde fiyatları ile İstanbul Halk Ekmek, zincir market cari ay internet fiyatları ve BİSAM Beslenme Kalıbı üzerinden yapılan hesaplamaya göre dört kişilik bir ailenin sağlıklı ve dengeli beslenmesi için aylık yapması gereken harcama tutarı Nisan 2023 için 9 bin 814 lira oldu.

Bu harcama tutarı sadece gıda için yapılması gereken minimum tutardır. Açlık sınırı üzerinden hanehalkı tüketim harcamaları esas alınarak yapılan hesaplama sonuçlarına göre ise yoksulluk sınırı 33 bin 948 lira olarak gerçekleşti.

Günlük harcama gereksinimi 327 lira

Günlük 327 liralık harcama içinde en maliyetli tüketim kalemi 32 lira ile 10-18 yaş arası bir gencin tüketmesi gereken süt ve süt ürünleri miktarı oluşturdu.

Günlük harcamalarda Nisan 2023’de en yüksek maliyet grubunu 114,78 liralık harcama gereksinimi ile süt ve süt ürünleri grubu oluşturdu. Et, tavuk ve balık grubu için yapılması gereken minimum harcama tutarı ise 70,05 lira oldu.

Sebze ve meyve için yapılması gereken günlük harcama tutarı ise 54,93 liraya ulaştı. Ekmek için yapılması gereken harcama tutarı günlük 23,4 lira oldu. Katı yağ ve sıvı yağ ise 19,19 liralık masraf yapılması gereken ürün grupları oldu. Yumurta için 7,81, şeker, bal, reçel ve pekmez için ise 9,13 lira harcama yapılması gerektiği hesaplandı.

Paylaşın

TÜİK Açıkladı: Ücretli Çalışan Sayısı Yıllık Yüzde 6,5 Arttı

Ücretli çalışan sayısı mart ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 6,5 arttı. Ücretli çalışan sayısı bir önceki yılın aynı ayında 13 milyon 862 bin 333 kişi iken, 2023 yılı mart ayında 14 milyon 757 bin 342 kişi oldu.

Haber Merkezi / Ücretli çalışan sayısı yıllık olarak sanayi sektöründe yüzde 3,4, inşaat sektöründe yüzde 16,6 ve ticaret-hizmet sektöründe yüzde 6,6 arttı. Mart ayında bir önceki aya göre, sanayi, inşaat ve ticaret-hizmet sektörleri toplamında ücretli çalışan sayısı yüzde 0,5 arttı.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Ücretli Çalışan İstatistikleri Mart 2023 verilerini açıkladı.

Buna göre, sanayi, inşaat ve ticaret-hizmet sektörleri toplamında ücretli çalışan sayısı mart ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 6,5 arttı. Ücretli çalışan sayısı bir önceki yılın aynı ayında 13 milyon 862 bin 333 kişi iken, mart ayında 14 milyon 757 bin 342 kişi oldu.

Ücretli çalışanların alt detaylarına bakıldığında; Mart ayında ücretli çalışan sayısı yıllık olarak sanayi sektöründe yüzde 3,4, inşaat sektöründe yüzde 16,6 ve ticaret-hizmet sektöründe yüzde 6,6 arttı.

Sanayi, inşaat ve ticaret-hizmet sektörleri toplamında ücretli çalışan sayısı mart ayında bir önceki aya göre yüzde 0,5 arttı.

Ücretli çalışanların alt detaylarına bakıldığında; Mart ayında ücretli çalışanlar aylık olarak sanayi sektöründe yüzde 0,2, inşaat sektöründe yüzde 1,2 ve ticaret-hizmet sektöründe yüzde 0,6 arttı.

Paylaşın

DİSK-AR Açıkladı: İşsiz Sayısı 8,3 Milyon

DİSK-AR tarafından TÜİK verilerinden yararlanarak yapılan hesaplamaya göre mevsim etkisinden arındırılmış geniş tanımlı işsiz sayısı mart ayında 8 milyon 308 bin kişi olarak gerçekleşti.

Haber Merkezi / TÜİK, mart ayında işsizlik oranının yüzde 10 olduğunu açıklarken, DİSK-AR ise aynı dönemde geniş tanımlı işsizlik oranı yüzde 21,8 olduğunu duyurdu.

DİSK-AR, işsizlik ödeneğinden yararlanma koşullarının ağır olması ve işsizlik sigortası kaynaklarının amacı dışında kullanılması sebebiyle işsizlerin büyük çoğunluğunun işsizlik ödeneğinden yararlanamadığı da belirtti.

Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK) Araştırma Merkezi (DİSK-AR), “İşsizlik ve İstihdamın Görünümü (Mayıs 2023)” raporunu yayımladı. DİASK-AR’ın raporundan öne çıkan bölümler şöyle:

“TÜİK’in Şubat 2023 Hanehalkı İşgücü Araştırması (HİA) sonuçları 10 Nisan 2023’te yayımlandı. Mart ayı TÜİK hanehalkı işgücü istatistikleri anket uygulaması deprem felaketi sebebiyle Adıyaman, Maraş ve Osmaniye illerinde gerçekleştirilemedi.

Mevsim etkisinden arındırılmış dar tanımlı işsizlik oranı yüzde 10,0, mevsim etkisinden arındırılmış geniş tanımlı işsizlik oranı (âtıl işgücü) ise yüzde 21,8 seviyesinde gerçekleşti. TÜİK’e göre Türkiye genelinde 15 ve daha yukarı yaştaki kişilerde dar tanımlı işsiz sayısı (mevsim etkisinden arındırılmış) 2023 Mart ayında 3 milyon 508 bin oldu.

DİSK-AR tarafından TÜİK verilerinden yararlanarak yapılan hesaplamaya göre mevsim etkisinden arındırılmış geniş tanımlı işsiz sayısı ise Mart 2023’te 8 milyon 308 bin kişi olarak gerçekleşti. TÜİK’e göre 2019 Mart’ta yüzde 13,9 olan dar tanımlı işsizlik Mart 2023’te yüzde 10 olarak gerçekleşti. Ancak aynı yıllarda geniş tanımlı işsizlik yüzde 19,6’dan yüzde 21,8’e yükseldi. Mart 2023’te geniş tanımlı işsiz sayısı 8 milyon 308 bin oldu.

Öte yandan işsizlik ödeneğinden yararlanma koşullarının ağır olması ve işsizlik sigortası kaynaklarının amacı dışında kullanılması sebebiyle işsizlerin büyük çoğunluğu işsizlik ödeneğinden yararlanamıyor. Mart 2023’te TÜİK toplam dar tanımlı işsiz sayısını 3 milyon 508 bin kişi olarak açıkladı. İŞKUR’un Mart 2023 verilerine göre ise bu ayda işsizlik ödeneği alabilenlerin sayısı 435 binde kaldı. Böylece Mart 2023’te resmi işsizlerin sadece yüzde 12,4’ü işsizlik ödeneği alabildi. 3,5 milyonu aşkın işsiz işsizlik ödeneğinden yoksun kaldı. Bu da işsizlerin yaklaşık yüzde 87,6’sının işsizlik ödeneği alamadığı anlamına geliyor.

Kadın işsizliği tüm işsizlik türlerinde en yüksek kategori olmaya devam ediyor. Mart 2023 HİA verilerine göre işsizlik türlerinin en yüksek olduğu kategori yüzde 29,7 ile geniş tanımlı kadın işsizliği oldu. İkinci yüksek işsizlik kategorisi ise genç kadın işsizliğidir. Mart 2023’te genç kadın işsizliği yüzde 28,9’dur. İşsizlik genç ve kadınlarda yüksek seyretmeye devam etmektedir.”

Paylaşın

TÜİK Duyurdu: İşsizlik Oranı Yüzde 10

15 ve daha yukarı yaştaki kişilerde işsiz sayısı mart ayında bir önceki aya göre 4 bin kişi artarak 3 milyon 508 bin kişi oldu. İşsizlik oranı ise değişim göstermeyerek yüzde 10 seviyesinde gerçekleşti. İşsizlik oranı erkeklerde yüzde 8,1 iken kadınlarda yüzde 13,8 olarak tahmin edildi.

Haber Merkezi / 15-24 yaş grubunu kapsayan genç nüfusta işsizlik oranı bir önceki aya göre 0,7 puanlık artış ile yüzde 20,1 oldu. Bu yaş grubunda işsizlik oranı; erkeklerde yüzde 15,2, kadınlarda ise yüzde 28,9 olarak tahmin edildi.

Zamana bağlı eksik istihdam, potansiyel işgücü ve işsizlerden oluşan atıl işgücü oranı mart ayında bir önceki aya göre 1,6 puanlık azalış ile yüzde 21,8 oldu. Zamana bağlı eksik istihdam ve işsizlerin bütünleşik oranı yüzde 15,1 iken işsiz ve potansiyel işgücünün bütünleşik oranı yüzde 17,2 olarak tahmin edildi.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) İşgücü İstatistikleri Mart 2023 verilerini açıkladı.

Buna göre, Hanehalkı İşgücü Araştırması sonuçlarına göre; 15 ve daha yukarı yaştaki kişilerde işsiz sayısı mart ayında bir önceki aya göre 4 bin kişi artarak 3 milyon 508 bin kişi oldu. İşsizlik oranı ise değişim göstermeyerek yüzde 10,0 seviyesinde gerçekleşti. İşsizlik oranı erkeklerde yüzde 8,1 iken kadınlarda yüzde 13,8 olarak tahmin edildi.

İstihdam edilenlerin sayısı mart ayında bir önceki aya göre 37 bin kişi artarak 31 milyon 462 bin kişi, istihdam oranı ise değişim göstermeyerek yüzde 48,2 oldu. Bu oran erkeklerde yüzde 66,0 iken kadınlarda yüzde 30,7 olarak gerçekleşti.

İşgücü mart ayında bir önceki aya göre 41 bin kişi artarak 34 milyon 970 bin kişi, işgücüne katılma oranı ise değişim göstermeyerek yüzde 53,6 olarak gerçekleşti. İşgücüne katılma oranı erkeklerde yüzde 71,9 iken kadınlarda yüzde 35,7 oldu.

15-24 yaş grubunu kapsayan genç nüfusta işsizlik oranı bir önceki aya göre 0,7 puanlık artış ile yüzde 20,1 oldu. Bu yaş grubunda işsizlik oranı; erkeklerde yüzde 15,2, kadınlarda ise yüzde 28,9 olarak tahmin edildi.

İstihdam edilenlerden referans döneminde işbaşında olanların, mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış haftalık ortalama fiili çalışma süresi mart ayında bir önceki aya göre 0,2 saat azalarak 44,5 saat olarak gerçekleşti.

Zamana bağlı eksik istihdam, potansiyel işgücü ve işsizlerden oluşan atıl işgücü oranı mart ayında bir önceki aya göre 1,6 puanlık azalış ile yüzde 21,8 oldu. Zamana bağlı eksik istihdam ve işsizlerin bütünleşik oranı yüzde 15,1 iken işsiz ve potansiyel işgücünün bütünleşik oranı yüzde 17,2 olarak tahmin edildi.

Hanehalkı İşgücü Araştırması Mart ayı anket uygulaması, ülkemizde yaşanan deprem felaketi nedeniyle Adıyaman, Hatay, Kahramanmaraş ve Osmaniye illerinde yapılamamıştır. Bu illerdeki örnek hane sayısının örneklem içerisindeki payı yüzde 4,4’tür.

Mart ayı bülteninde yer alan sonuçlar anket uygulaması gerçekleştirilebilen iller üzerinden Türkiye bazında tahmin verecek şekilde ağırlıklandırma yapılarak hesaplanmıştır. Yapılan geçici yöntemsel değişiklik ile ilgili açıklamalar metaveri bölümünde sunulmuştur.

Belirtilen illerde uygulama gerçekleştirilemediği için, depremin etkisi göstergelere yansıtılamamış olup ilerleyen dönemde alan uygulamasına başlanabilmesi ile birlikte geçmiş dönemlere ait deprem etkisinin ölçülmesi ile ilgili çalışmaların yapılması planlanmaktadır.

Paylaşın

Erdoğan Duyurdu: Kamu İşçilerine Yüzde 45 Zam

Beştepe’de yapılan imza töreninde konuşan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, kamu işçilerine refah payı dahil yüzde 45 zam yapıldığını açıkladı. Zamla birlikte en düşük kamu işçisinin ücreti 15 bin liraya yükseltildi.

Haber Merkezi / Zam oranı, karayolları, demiryolları, il özel idareleri, şeker fabrikaları, elektrik üretim santralleri, kömür işletmeleri, üniversiteler ve hastanelerin de aralarında olduğu kamu kurum ve kuruluşlarındaki 700 bin işçiyi ilgilendiriyor.

Beştepe’de yapılan imza töreninde konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi:

“Gerçekten arkadaşlarımızın yapmış oldukları görüşmeler üzerinde vicdanımı, değerlerimi bunları bir kenara koymadan, ülkemin de menfaatlerini bir kenara koymadan şöyle hesabi olmanın ötesinde hasbi bir değerlendirme yapalım istedim. Hasbi değerlendirmenin neticesinde bana gelen bilgileri aşmaya gayret ettim.

Bugüne hazırlığımızı yaptık. Bugün Kamu Toplu İş Sözleşmeleri Çerçeveleri Anlaşma Protokolü İmza Töreni’yle milletimizin huzurundayız. Bu protokolle yaklaşık 700 bin kardeşimizin 2023-2024 döneminde alacağı ücretin çerçevesini belirliyoruz. Protokol kamu idareleri ve bağlı döner sermayeli kuruluşlar.

İmzalanacak protokolle kamu işçilerimizin taban ücretleri, ücret zamları, sosyal yardımları, maktu ödemeleri belirlenmektedir. Epeyce ayrıntısı bulunan çerçeve neticesiyle refah payı dahil yüzde 45 zam yapıyoruz. En düşük kamu işçisi ücretini de 15 bin liraya çıkarıyoruz. İş primi ödemesi bulunmayan işçilere yüzde 4-6 arasında prim ödemesi uygulamasını da getiriyoruz.

Ayrıca gazi, terör mağduru ve şehit mağduru işçilerimizin çıplak ücretlerine yüzde 10’luk ilave yapıyoruz. Fazla çalışma ücretlerinde yüzde 70’lik artışa gidiyoruz. Gece çalışanların ücretlerini yüzde 8 zamlı ödenmesini öngörüyoruz. Giyim ve yemek yardımlarının rakamlarını güncelleyerek ücret zammı oranında artırıyoruz. Ek ödeme, tediye dışı ikramiye gibi başlıklarda da artışlar yapıyoruz. Toplu sözleşmenin işçilerimize, kurumlarımıza hayırlı olmasını özellikle diliyorum.”

Ne olmuştu?

Cuma günü Türk-İş ve Hak-İş ile yapılan son toplantıda mutabakata varılamamıştı. Türk-İş Genel Başkanı Ergün Atalay toplantıdan sonra, kamuoyunun görüşmelerden bir rakam beklediğini; ancak bir rakam verme durumunun olmadığını söylemişti.

Atalay, görüşmelere 20 Ocak’ta başladıklarını ve işçilerin bu görüşmelerin istedikleri şekilde bitirilmesini istediklerini hatırlatarak, “Uygun bir rakam verirlerse ne ala. Vermezlerse ‘Biz bu meseleyi seçimden evvel bitireceğiz’ diye bir ayet yok. Bir an evvel 3 milyonluk bir ailenin talebini yerine getirsinler.

Salı son olur, salıdan sonra zaten görüşmenin bir anlamı kalmaz. Salı günü inşallah önümüze taban ve tavan ücretle ilgili bir rakam getirirler. İdari maddelerde takıldığımız bir iki konu var, onları da çözüp sözleşme yapılır. Biz burada afaki bir rakam istemiyoruz” ifadelerini kullanmıştı.

Paylaşın

4 Ayda 585 İşçi İş Kazalarında Hayatını Kaybetti

2023 yılının ilk 4 ayında 585 işçi iş kazalarında hayatını kaybederken, nisan ayında ise en az 122 işçi iş kazalarında yaşamını yitirdi. Yılbaşından bugüne her gün ortalama 5 işçi iş kazalarında hayatını kaybetti.

Haber Merkezi / İş kazalarında hayatını kaybedenlerin yüzde 1’i çocuk, yüzde 21’i genç ve yüzde 25’i de emeklilik çağında ya da emekli olduğu halde çalışmak zorunda kalan yaş grubunda.

İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi (İSİG Meclisi) aylık olarak raporlaştırdığı iş cinayetlerinin Nisan bilançosunu paylaştı.

Buna göre Nisan’da en az 122 işçi iş cinayetlerinde hayatını kaybetti. 2023’ün ilk 4 ayında ölen işçi sayısı 585 oldu.

Ocak’ta 120, Şubat’ta 213, Mart’ta 130 işçi çalışırken hayatını kaybetti. Yılbaşından bugüne her gün neredeyse 5 iş cinayeti yaşandı. Ölen işçilerin 46’sı kadın.

İSİG Meclisi yılın ilk 4 ayında ölen işçilerin sadece 30’unun sendikalı (yüzde 5,12) olduğunu tespit etti. Ölen 555 işçi ise sendikasız (yüzde 94,88) olarak çalışıyordu.

2023’ün ilk dört ayında en çok iş cinayeti inşaat – yol iş kolunda (yüzde 16), konaklama (yüzde 13), taşımacılık (yüzde 11) ve tarım – orman (yüzde 10) iş kolunda yaşandı.

Bu yıl inşaat işkolunda en az 92 kişi, konaklama işkolunda 22 motokuryenin de içinde olduğu 76 kişi, taşımacılık işkolunda en az 64 kişi ve çoğunluğu (45) çiftçi olmak üzere tarım, orman işkolunda çalışan en az 59 kişi öldü.

Ayrıca gıda, maden, tekstil, ağaç, çimento, metal, enerji ve tersane sektörlerinde 149 işçi de hayatını kaybetti.

İş cinayetlerinin nedeni olarak İSİG Meclisi, en çok trafik-servis kazalarını (yüzde 22), depremi (yüzde 19), ezilme-göçüğü (yüzde 13) yüksekten düşmeyi (yüzde 13) ve kalp krizini (yüzde 11) gösterdi.

Raporda, bugüne kadar deprem anında çalışırken ya da eğitim-etkinlik-görevlendirme nedenleriyle bölgede bulunan 110 işçinin ölüm tespit yer aldı.

İSİG Meclisi ayrıca Nisan’da iki kişinin meslek hastalığından hayatını kaybettiğini tespit etti. 40 yaşındaki kot kumlama işçisi Gökhan Dinler’in silikozis nedeniyle, 51 yaşındaki İbrahim Kadir Karaoğlanoğlu’nun da dokuz yıl önce Antalya’da çalıştığı otelde sivrisinek ısırması sonucu yakalandığı fil hastalığına (lenfödem) nedeniyle hayatını kaybettiğini duyurdu.

Yaş guruplarına göre dağılım

İSİG Meclisi’ne göre iş cinayetlerinde ölenlerin yüzde 1’i çocuk, yüzde 21’i genç ve yüzde 25’i de emeklilik çağında ya da emekli olduğu halde çalışmak zorunda kalan yaş grubunda.

Yine yılın ilk dört ayında en az 31 göçmen iş cinayetlerinde hayatını kaybetti. Ölenlerin 10’u Suriyeli, 6’sı Türkmenistanlı, 5’i Afganistanlı, 2’si Bulgaristanlı, 2’si Mısırlı, 1’i Filipinlerli, 1’i Japonyalı, 1’i Iraklı, 1’i Kolombiyalı, 1’i Rusyalı, 1’i Sudanlıydı.

Not: İSİG iş kazalarını iş cinayetleri olarak tanımlıyor.

Paylaşın

TÜİK Açıkladı: Sürekli Yoksulluk Oranı Yüzde 14

2022 yılı anket sonuçlarına göre sürekli yoksulluk oranı bir önceki yıla göre 0,2 puan artarak yüzde 14,0 oldu. Sürekli yoksulluk oranı, eşdeğer hanehalkı kullanılabilir fert medyan gelirinin yüzde 60’ına göre son yılda ve aynı zamanda önceki üç yıldan en az ikisinde de yoksul olan fertleri kapsamaktadır.

Haber Merkezi / Yoksulluk oranının en yüksek olduğu bölgeler; yüzde 15 ile Adana, Mersin, yüzde 14.6 ile Ağrı, Kars, Iğdır, Ardahan ve yüzde 14.3 ile İzmir olarak açıklandı

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) 2022 Yoksulluk ve Yaşam Koşulları İstatistiklerini açıkladı.

Eşdeğer hanehalkı kullanılabilir fert medyan gelirinin yüzde 50’si dikkate alınarak belirlenen yoksulluk sınırına göre, yoksulluk oranı 2022 yılında aynı düzeyde kalarak yüzde 14,4 oldu. Medyan gelirin yüzde 60’ı dikkate alınarak belirlenen yoksulluk sınırına göre hesaplanan yoksulluk oranı ise son yılda 0,3 puan artarak yüzde 21,6 olarak gerçekleşti.

Eşdeğer hanehalkı kullanılabilir fert medyan gelirinin yüzde 40’ı dikkate alınarak belirlenen yoksulluk sınırına göre, yoksulluk oranı bir önceki yıla göre 0,9 puanlık azalış ile yüzde 7,6 olarak gerçekleşti. Medyan gelirin yüzde 70’i dikkate alınarak belirlenen yoksulluk sınırına göre hesaplanan yoksulluk oranı ise bir önceki yıla göre 0,6 puanlık artış ile yüzde 29,3 oldu.

Yoksulluk oranı en düşük haneler tek kişilik haneler

Hanehalkı tipine göre eşdeğer hanehalkı kullanılabilir fert medyan gelirinin yüzde 50’si dikkate alınarak hesaplanan yoksulluk oranlarına bakıldığında; tek kişilik hanehalklarında yoksulluk oranı bir önceki yıla göre 1,0 puan artarak yüzde 7,5, çekirdek aile bulunmayan birden fazla kişiden oluşan hanehalklarında ise 2,6 puan artarak yüzde 11,7 olmuştur. En az bir çekirdek aile ve diğer kişilerden oluşan hanehalklarının yoksulluk oranı 1,1 puan artarak yüzde 19,6, tek çekirdek aileden oluşan hanehalklarının yoksulluk oranı ise 0,3 puan azalarak yüzde 13,9 oldu.

Eşdeğer hanehalkı kullanılabilir fert medyan gelirinin yüzde 50’si dikkate alınarak hesaplanan yoksulluk oranına göre; okur-yazar olmayan fertlerin yüzde 27,7’si, bir okul bitirmeyenlerin yüzde 24,4’ü, lise altı eğitimlilerin yüzde 13,8’i, lise ve dengi okul mezunlarının ise yüzde 7,8’i yoksul olarak hesaplandı. Yükseköğretim mezunları ise yüzde 2,6 ile en düşük yoksulluk oranına sahip grup oldu.

Maddi ve sosyal yoksunluk oranı yüzde 16,6

Geçen yıllarda yayımlanan maddi yoksunluk tanımı Eurostat tarafından revize edilerek tanımın içine sosyal yoksunluk kriterleri de dahil edilmiştir.

Maddi ve sosyal yoksunluk oranı hesabında hane düzeyinde sorgulanan değişkenler; otomobil sahipliği, ekonomik olarak beklenmedik harcamaları yapabilme, evden uzakta bir haftalık tatil masrafını karşılayabilme, kira, konut kredisi ve faizli borçları ödeyebilme, iki günde bir et, tavuk, balık içeren yemek yiyebilme, evin ısınma ihtiyacını karşılayabilme ve yeni eklenen mobilyaları eskidiğinde değiştirebilme durumudur. Geçen yıllarda maddi yoksunluk tanımına dahil olan çamaşır makinesi, renkli televizyon ve telefon sahipliği yeni tanımdan çıkarılmıştır.

Bu oran için fert düzeyinde yeni eklenen değişkenler ise; eskimiş giysileri yerine yenisini alabilme, düzgün iki çift ayakkabıya sahip olabilme, ayda en az bir kez tanıdıkları ile toplanabilme, ücretli boş zaman faaliyetlerine katılabilme, kendini iyi hissetmek için bir miktar para harcayabilme ve kişisel amaçlı kullanım için internet sahipliği olarak belirlenmiştir.

Yukarıda belirtilen on üç maddenin en az yedisini karşılayamayanların oranı olarak tanımlanan maddi ve sosyal yoksunluk oranı; 2021 yılında yüzde 18,1 iken 2022 yılı anket sonuçlarında 1,5 puan azalarak yüzde 16,6 olarak tahmin edildi.

Sürekli yoksulluk oranı yüzde 14

Dört yıllık panel veri kullanılarak hesaplanan sürekli yoksulluk oranı, eşdeğer hanehalkı kullanılabilir fert medyan gelirinin yüzde 60’ına göre son yılda ve aynı zamanda önceki üç yıldan en az ikisinde de yoksul olan fertleri kapsamaktadır. Buna göre, 2022 yılı anket sonuçlarına göre sürekli yoksulluk oranı bir önceki yıla göre 0,2 puan artarak yüzde 14,0 oldu.

İBBS 2. Düzey bölgelerinin her biri için eşdeğer hanehalkı kullanılabilir fert medyan gelirinin yüzde 50’sine göre hesaplanan yoksulluk sınırına göre, gelire dayalı göreli yoksulluk oranının en yüksek olduğu bölgeler; yüzde 15,0 ile TR62 (Adana, Mersin), yüzde 14,6 ile TRA2 (Ağrı, Kars, Iğdır, Ardahan) ve yüzde 14,3 ile TR31 (İzmir) oldu.

Göreli yoksulluk oranı en düşük olan İBBS 2. Düzey bölgeleri ise yüzde 3,7 ile TRC1 (Gaziantep, Adıyaman, Kilis), %6,3 ile TRB1 (Malatya, Elazığ, Bingöl, Tunceli) ve yüzde 7,5 ile TRA1 (Erzurum, Erzincan, Bayburt) oldu.

Göreli yoksulluk, maddi ve sosyal yoksunluk ve düşük iş yoğunluğu göstergelerinin en az birinden yoksun olma durumu olarak açıklanan yoksulluk veya sosyal dışlanma riski altında olanların oranı ilk kez bu yıl hesaplandı.

2022 yılı sonuçlarına göre fertlerin yüzde 32,6’sı yoksulluk veya sosyal dışlanma riski altında kaldı. Bu oran yaş gruplarına göre incelendiğinde; 0-17 yaş grubunda yüzde 42,7, 18-64 yaş grubunda yüzde 30,2, 65+ yaş grubunda ise yüzde 20,5 olarak tahmin edildi.

Kendilerine ait bir konutta yaşayanların oranı yüzde 56,7

Oturulan konuta sahip olanların oranı geçen yıla göre 0,8 puan azalarak 2022 yılında yüzde 56,7 olarak hesaplanırken, kirada oturanların oranı yüzde 27,2, lojmanda oturanların oranı yüzde 1,1, kendi konutunda oturmayıp kira ödemeyenlerin oranı ise yüzde 15,1 oldu.

Kurumsal olmayan nüfusun yüzde 33,6’sı konutunda izolasyondan dolayı ısınma sorunu ile sızdıran çatı, nemli duvarlar, çürümüş pencere çerçeveleri vb. problemleri yaşarken, yüzde 21,7’si trafik veya endüstrinin neden olduğu hava kirliliği, çevre kirliliği veya diğer çevresel sorunlarla karşılaştı.

Geçen yıla göre konut alımı ve konut masrafları dışında borç veya taksit ödemesi olanların oranı 4,3 puan azalarak yüzde 59,4 oldu. Nüfusun yüzde 6,2’sine bu ödemeler yük getirmezken yüzde 17,7’sine çok yük getirdi. Hanelerin yüzde 59,6’sı evden uzakta bir haftalık tatil masraflarını, yüzde 41,5’i iki günde bir et, tavuk ya da balık içeren yemek masrafını, yüzde 31,1’i beklenmedik harcamaları, yüzde 20,4’ü evin ısınma ihtiyacını, yüzde 65,4’ü eskimiş mobilyaların yenilenmesini ekonomik olarak karşılayamadığını beyan etti.

Yoksulluk ve Yaşam Koşulları İstatistiklerinin hesaplandığı Gelir ve Yaşam Koşulları Araştırması 2022 yılı sonuçlarına ilişkin gelir bilgileri, bir önceki takvim yılı olan 2021 yılını referans almaktadır. Gelir ve yoksulluk hesaplamalarında; hanehalkı gelirleri, hanehalkı büyüklüğü ve kompozisyonu dikkate alınarak eşdeğer hanehalkı kullanılabilir fert gelirine dönüştürülmektedir.

Toplumun genel düzeyine göre belirli bir sınırın altında gelire sahip olan bireyler göreli anlamda yoksul sayılmaktadır.

Paylaşın