Bakırhan’dan Demirtaş Ve Yüksekdağ İçin Tahliye Çağrısı

DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, Demirtaş ve Yüksekdağ’ın tahliyesi için yeni bir yasaya ihtiyaç olmadığını savunarak AİHM  kararına işaret etti. Bakırhan, “Demirtaş ve Yüksekdağ için yasaya gerek yok. AİHM kararı var, dolayısıyla bir saat sonra bile bırakılabilirler” ifadelerini kullandı.

Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, T24’ten Murat Sabuncu ve Şirin Payzın’ın sorularını yanıtladı.

Gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulunan Bakırhan, partisinin 6 Eylül’de gerçekleştireceği kongrenin ardından daha geniş katılımlı bir “büyük kongre” düzenleyeceklerini açıkladı. Bakırhan’ın açıklamalarında Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ’ın durumu, Meclis’in yeni yasama döneminde atılması beklenen adımlar ve iktidarla yürütülen temaslar öne çıktı.

Kongrenin öne çekilmesinin nedenini anlatan Bakırhan, mevcut sürenin sona ermesi nedeniyle öncelikle gerekli prosedürlerin tamamlanacağını söyledi. Daha kapsamlı kongrenin ise 6 Eylül’deki kongrenin hemen ardından başlayacağını belirtti.

Bakırhan, bu kongrenin yalnızca parti örgütleriyle sınırlı olmayacağını, farklı siyasi ve toplumsal kesimlere açık bir yapıda gerçekleştirileceğini ifade etti. Süreç nedeniyle bugüne kadar DEM Parti’ye mesafeli duran kesimlerin de siyasete katılabileceği bir yapı oluşturmayı hedeflediklerini belirten Bakırhan, kongrenin farklı kimlik, inanç ve toplumsal grupları kapsayacağını söyledi.

Bakırhan’ın açıklamalarında en dikkat çeken başlıklardan biri ise eski HDP Eş Genel Başkanları Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ’ın durumu oldu.

Demirtaş ve Yüksekdağ’ın büyük kongrede yer alıp almayacağı sorusuna “İnşallah, inşallah, inşallah beraber olacağız” yanıtını veren Bakırhan, iki siyasetçinin tahliye edilmesinin partinin öncelikli hedeflerinden biri olduğunu söyledi.

Bakırhan, Demirtaş ve Yüksekdağ’ın tahliyesi için yeni bir yasaya ihtiyaç olmadığını savunarak Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) kararına işaret etti. Bakırhan, “Demirtaş ve Yüksekdağ için yasaya gerek yok. AİHM kararı var, dolayısıyla bir saat sonra bile bırakılabilirler” ifadelerini kullandı.

Tahliyelerin 6 Eylül’deki kongreye yetişmesini umduklarını belirten Bakırhan, cezaevinde veya yurt dışında bulunan siyasetçilerin partinin gündeminden hiç düşmediğini söyledi.

Kobani davasında yargılanan siyasetçilerin durumuna da değinen Bakırhan, söz konusu isimlerin önemli bölümünün siyasi yasaklarının bulunmadığını belirtti. Bakırhan, partinin deneyimli ve birikimli kadrolarının bir bölümünün cezaevinde, bir bölümünün ise yurt dışında bulunduğunu ifade etti.

Demirtaş, Yüksekdağ ve diğer siyasetçilerin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve devlet yetkilileriyle yapılan görüşmelerde gündeme gelip gelmediği sorusuna ise Bakırhan, bu isimlerin hem DEM Parti’nin hem de devlet yetkililerinin gündeminde olduğunu söyledi.

Bakırhan, AK Parti ve MHP ile yürütülen temaslarda seçimlere ilişkin herhangi bir pazarlık yapılmadığını da vurguladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan ve MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ile yapılan görüşmelerin seçim pazarlığı şeklinde yorumlanmasını eleştiren Bakırhan, böyle bir iddianın hem Erdoğan’a hem de Bahçeli’ye haksızlık olduğunu savundu.

“Bir ülkenin Cumhurbaşkanı, çok önemli bir partinin başındaki insan gelip bizimle seçim pazarlığı mı yapacak?” diyen Bakırhan, görüşmelerde seçim hesabı üzerinden herhangi bir pazarlığın söz konusu olmadığını belirtti.

“Türkiye’nin 100 Yıllık Bir Kürt Meselesi Var”

Türkiye’nin Kürt meselesine ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Bakırhan, bölgedeki gelişmelere dikkat çekti. İran, Suriye ve Irak’taki belirsizliklerin devam ettiğini belirten Bakırhan, Türkiye’nin kendi içinde Kürt meselesini demokratik yollarla çözmesinin önemine vurgu yaptı.

Bakırhan, “Yanı başımız kan deryası” diyerek bölgesel gelişmelerin Türkiye açısından önem taşıdığını belirtti ve Kürtlerle barış içinde birlikte yaşama hedefinin doğal bir gündem olduğunu söyledi.

Sürecin önümüzdeki dönemde Meclis gündemine taşınacağını belirten Bakırhan, ekim ayında başlayacak yeni yasama döneminde daha somut adımlar atılmasını beklediklerini söyledi.

“Barış, her şeyden daha büyüktür” diyen Bakırhan, sürecin geri döndürülemeyecek bir aşamaya geldiğini savunarak Meclis’in bu süreçte önemli bir rol üstleneceğini ifade etti.

Bakırhan’ın açıklamalarında bir diğer önemli başlık ise kamuoyunda “çerçeve yasa” olarak ifade edilen düzenlemeye ilişkin beklentiler oldu.

Bakırhan, düzenlemenin ilk aşamada yaklaşık 3 bin 800 ila 3 bin 900 kişinin cezaevinden çıkmasını sağlayacağını öne sürdü. Yasanın toplamda yaklaşık 125 bin dosyayı etkileyeceğini belirten Bakırhan, ilk aşamada bazı suç ve ceza gruplarının kapsam dışında tutulacağını söyledi.

Bakırhan’a göre 2005 ve öncesinde ağırlaştırılmış müebbet veya müebbet hapis cezası alan ve şiddet ya da öldürme gibi fiillerden hüküm giyen yaklaşık 900 kişi ilk aşamadan yararlanamayacak. Bu kişilerin durumunun ise ikinci aşamada değerlendirileceği belirtildi.

YENİ Parti’nin tutumuna eleştiri

Bakırhan, görüşmenin son bölümünde YENİ Parti’nin tutumuna ilişkin de değerlendirmelerde bulundu. YENİ Parti’nin yaklaşımının DEM Parti tabanında ciddi bir hayal kırıklığı yarattığını belirten Bakırhan, Kürt seçmenin özellikle demokratikleşme ve çatışmaların sona erdirilmesi konusunda daha fazla sorumluluk beklediğini söyledi.

Geçmiş seçimlerde farklı sonuçların ortaya çıkmasında Kürt seçmenin etkisine dikkat çeken Bakırhan, tabanın artık siyasi partilerden yalnızca seçim dönemlerinde değil, barış ve demokratikleşme sürecinde de sorumluluk almalarını beklediğini ifade etti.

Bakırhan, YENİ Parti’nin mevcut tutumunu yeniden değerlendirerek Türkiye’nin demokratikleşmesi ve Kürt meselesinin demokratik yollarla çözümü konusunda daha fazla sorumluluk üstlenmesi gerektiğini savundu.

DEM Parti liderinin açıklamaları, önümüzdeki dönemde hem Meclis’te yürütülecek tartışmaların hem de Kürt meselesinin çözümüne yönelik siyasi temasların daha da yoğunlaşacağının işareti olarak değerlendirildi.