Demirtaş’ın Mektubuna İYİ Parti’den Yanıt: Siyasette Böyle Bir Metot Yok

Demirtaş’ın mektubu hakkında konuşan İYİ Partili Bahadır Erdem, “Siyasette böyle bir metot yok. Ama biz kendi düşüncelerimizi söylüyoruz. Açık söylüyoruz. Hatırlarsanız bu yayınlarda söyledim” dedi ve ekledi:

“AYM kararlarına uyulması, kayyum uygulamalarının demokrasiye aykırı olduğu yahut AİHM kararına uyarken iktidarın sevdiği ya da sevmediği tutuklu gibi bir ayrımın olamayacağını… Bunlar yeni söylediğimiz şeyler değil.”

Halk TV’deki “Sözüm Var” programına konuk olan İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Bahadır Erdem, Halkların Demokratik Partisi (HDP) eski Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’ın İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener’e yazdığı açık mektuba yanıt verdi. Erdem, şöyle dedi:

“Ben Selahattin Demirtaş’ın mektubu hakkında konuşmak istemiyorum. Çünkü siyasette böyle bir metot yok. Ama biz kendi düşüncelerimizi söylüyoruz. Açık söylüyoruz. Hatırlarsanız bu yayınlarda söyledim. AYM kararlarına uyulması, kayyum uygulamalarının demokrasiye aykırı olduğu yahut AİHM kararına uyarken iktidarın sevdiği ya da sevmediği tutuklu gibi bir ayrımın olamayacağını… Bunlar yeni söylediğimiz şeyler değil.”

“Ama bizim kesin olan çizgilerimiz var” diyen Erdem, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Her siyasi parti milletin sesidir. Milletin temsilcisi olduğu, milletin değerlerini temsil ederek bunu gündeme getirdiği zaman ancak teveccüh görür ve yaptığı siyaset bir işe yarar diye düşünüyorum. 85 milyonun da inandığını düşündüğümüz terör konusundaki şeylerimiz netti. Bunu hep söyledik, bugünde netiz dolayısıyla bizde değişen bir şey yok. Hep aynı şeyi söylüyoruz.”

Ne olmuştu?

Selahattin Demirtaş, sosyal medya hesabından İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener’e yazdığı açık mektubunu paylaşmıştı.

Demirtaş, mektubunda Akşener’e şu soruları yöneltmişti:

“1- HDP’li seçmen olarak benim oyumu istiyor musunuz? Benim de oyumla Cumhurbaşkanlığı Yardımcılığı ve bakanlık koltuklarına oturacağınıza göre beni nasıl ikna etmeyi düşünüyorsunuz? Bu arada, yerel seçimlerde Millet İttifakının belediye başkanlarının kazanmasını sağlayan HDP oyları için “istemem” demediğinizi de hatırlatırım.

2- HDP’nin bakanlık isteği olmamasına rağmen bazı arkadaşlarınız “HDP’ye bakanlık vermeyiz” diyerek biz HDP’li seçmenleri incitmiş, ötekileştirmişti. Şimdi bu arkadaşlarınız HDP seçmeninin oylarıyla bakanlık koltuklarına oturmaya adaylarsa bizi ikna etmeniz gerekmez mi?

3- HDP demokratik ilkeler dışında herhangi bir talepte bulunmadığını açıklamasına rağmen “HDP ile diyaloğu CHP kurabilir ama taviz verilemez, talepleri de bu masaya getirilemez” dediniz. Demokratikleşmeye dair talepleri taviz olarak mı görüyorsunuz?

Eğer iktidar olursanız ve HDP’nin talepleri sizin masanıza gelmeyecekse bize hangi masayı öneriyorsunuz? Elli yıldır yapıldığı gibi bizi yine “terörle mücadele masasına” mı yönlendirmeyi düşünüyorsunuz?

4- HDP de HDP seçmeni de eşitler arası, omuz hizasında yapılacak bir müzakere dışında hiçbir üstenci, dayatmacı, egemen bakış açısıyla yaklaşımı asla kabul etmeyecektir.”

Paylaşın

Demirtaş’tan Akşener’e Dikkat Çeken “Dört Soru”

İYİ Parti Lideri  Akşener’e açık mektup yollayan eski HDP Eş Genel Başkanı Demirtaş, “HDP’li seçmen olarak benim oyumu istiyor musunuz? Benim de oyumla Cumhurbaşkanlığı Yardımcılığı ve bakanlık koltuklarına oturacağınıza göre beni nasıl ikna etmeyi düşünüyorsunuz?” diye sordu ve ekledi:

Haber Merkezi / “Bu arada, yerel seçimlerde Millet İttifakının belediye başkanlarının kazanmasını sağlayan HDP oyları için “istemem” demediğinizi de hatırlatırım.”

Demirtaş, ayrıca Akşener’e, “Sorunlarımızın demokratik siyaset alanında, barış içinde, çağdaş şekilde konuşarak çözülmesi dışında herhangi bir yöntemi benimsemiyoruz. Sizin önerdiğiniz başka bir yöntem var mı?” diye sordu.

Edirne F Tipi Cezaevi’nde tutuklu bulunan eski Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, İYİ Parti lideri Meral Akşener’e açık mektup yazdı.

Demirtaş’ın “İYİ Parti Genel Başkanı Sayın Meral Akşener’e açık mektubum” diyerek paylaştığı mektup şöyle:

“Sayın Meral Akşener,

İYİ Parti Genel Başkanı,

Sayın Genel Başkan, bu mektubu HDP seçmeni kimliğimle kaleme alıyorum. Millet İttifakı’nın Cumhurbaşkanı adayı Sayın Kemal Kılıçdaroğlu ile birlikte Millet İttifakı’ndaki partilerin genel başkanları ve iki belediye başkanı olarak tarihi bir dönemde zorlu bir görev üstlendiniz.

Öncelikle hayırlı olsun diyor, başarılar diliyorum.

İzleyebildiğim kadarıyla, Sayın Kılıçdaroğlu ile sizin dışınızdaki partilerin genel başkanları, HDP seçmeni dahil tüm seçmenleri demokratik dönüşüm umudu etrafında buluşturmak istiyorlar.

‘Hayır, biz de HDP seçmeninin oyuna ve desteğine talibiz ama HDP’yi kurumsal olarak muhatap almaya karşıyız’ diyorsanız hemen belirtmeliyim ki, tıpkı diğer partilerin seçmenlerinin yaptığı gibi ben de siyasi haklarımı koruma görevi ve sorumluluğunu HDP’ye vermiş bulunuyorum.

Dolayısıyla çok güvendiğim HDP yönetiminin kararı hangi yönde olursa benim de oy tercihim aynı yönde olacak, doğal olarak.

Partimiz HDP, aynen İYİ Parti gibi meşruiyetini halktan almıştır. Üstelik, halk HDP’ye partinizden daha fazla ilgi göstererek HDP’yi Türkiye’nin üçüncü partisi yapmıştır. Zaten Meclis sıralarında HDP ile yan yana olup komisyonlarda da aynı masada oturuyorsunuz. Ayrıca zaman zaman Meclisimizi, HDP Milletvekili Sayın Nimetullah Erdoğmuş yönettiğinden, Meclis’teki varlığımızı da biliyorsunuzdur.

Sayın Genel Başkan,

Bu tarihi seçim öncesinde toplumun büyük bölümü “birleşe birleşe kazanacağız” sloganlarıyla umudu büyütmeye çalışırken sizin, partimiz HDP’ye dönük bazı açıklama ve yaklaşımlarınızın bu amaca uygun olmadığını düşünüyorum.

HDP’li bir seçmen olarak sizi daha iyi anlayabilmek için bazı konuların netleşmesinde büyük yarar görüyorum.

Siz Millet İttifakının bir parçası olarak kendi ittifakınızdaki partilerle bile kıran kırana bir müzakere yürüttünüz. Size hak olan müzakere siyaseti, HDP için neden bir hak değil?

HDP seçmenini ikinci sınıf yurttaş, iradesiz vatandaş olarak görmediğinizden eminim. O halde HDP’nin, oy vereceği Cumhurbaşkanı adayı ile müzakere yapmasının nasıl bir sakıncası olabilir?

Kaldı ki HDP’nin defalarca açıkladığı gibi müzakere başlıkları da Eylül 2021’de HDP’nin ilan ettiği 11 maddelik tutum belgesidir, öyle gizli kapaklı şeyler de değil.

HDP destek kararı alırsa Sayın Kılıçdaroğlu çok yüksek olasılıkla Cumhurbaşkanı olacak ve siz de Cumhurbaşkanı Yardımcısı olacaksınız. Ayrıca partiniz birkaç bakanlık görevi üstlenecek.

“Bizi ikna etmeniz gerekmez mi?”

Sayın Genel Başkan, bu durumda açık açık sormam gerekiyor:

1- HDP’li seçmen olarak benim oyumu istiyor musunuz? Benim de oyumla Cumhurbaşkanlığı Yardımcılığı ve bakanlık koltuklarına oturacağınıza göre beni nasıl ikna etmeyi düşünüyorsunuz? Bu arada, yerel seçimlerde Millet İttifakının belediye başkanlarının kazanmasını sağlayan HDP oyları için “istemem” demediğinizi de hatırlatırım.

2- HDP’nin bakanlık isteği olmamasına rağmen bazı arkadaşlarınız “HDP’ye bakanlık vermeyiz” diyerek biz HDP’li seçmenleri incitmiş, ötekileştirmişti. Şimdi bu arkadaşlarınız HDP seçmeninin oylarıyla bakanlık koltuklarına oturmaya adaylarsa bizi ikna etmeniz gerekmez mi?

3- HDP demokratik ilkeler dışında herhangi bir talepte bulunmadığını açıklamasına rağmen “HDP ile diyaloğu CHP kurabilir ama taviz verilemez, talepleri de bu masaya getirilemez” dediniz. Demokratikleşmeye dair talepleri taviz olarak mı görüyorsunuz?

Eğer iktidar olursanız ve HDP’nin talepleri sizin masanıza gelmeyecekse bize hangi masayı öneriyorsunuz? Elli yıldır yapıldığı gibi bizi yine “terörle mücadele masasına” mı yönlendirmeyi düşünüyorsunuz?

4- HDP de HDP seçmeni de eşitler arası, omuz hizasında yapılacak bir müzakere dışında hiçbir üstenci, dayatmacı, egemen bakış açısıyla yaklaşımı asla kabul etmeyecektir.

Sorunlarımızın demokratik siyaset alanında, barış içinde, çağdaş şekilde konuşarak çözülmesi dışında herhangi bir yöntemi benimsemiyoruz. Sizin önerdiğiniz başka bir yöntem var mı?

“Haklı taleplerimiz var. Bunu asla unutmayın!”

Sayın Genel Başkan,

Tüm seçmenler gibi İYİ Parti ile HDP seçmenleri de sokakta yan yana yaşıyor, aynı ateşte kavruluyorlar. Seçmenler arasında bir arada durmakla ilgili hiçbir sorun yokken siyasi öncülerin de topluma layık olması gerektiğine inanıyorum.

Koşullarımız ve kararlarımız ne olursa olsun bir arada eşit, özgür ve refah içinde yaşayan Türkiye’yi var etmek zorundayız. Sizlerin de bu çabaya katkı sunacağınıza inanıyor, tekrardan hayırlı olsun diyor, başarılar diliyorum.

Peyva dawî, birêz Akşener bila tu zanibe ku em Kurd in. Em gelê Kurd xwedî nasname, ziman, çand, hûner û dîrok in. Em di doza xwe de jî mafdarin. Bila qet neyê ji bîr kirin! (Sonuç olarak Sayın Akşener, biz Kürdüz. Kimliğimiz, dilimiz, kültürümüz, sanatımız, tarihimiz var. Haklı taleplerimiz var. Bunu asla unutmayın!)

Av. Selahattin Demirtaş

Edirne Hapishanesi”

Paylaşın

Demirtaş’tan “Kılıçdaroğlu” Paylaşımı: Kendisini HDP’ye Bekliyoruz

Eski HDP Eş Genel Başkanı Demirtaş, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun Millet İttifakı’nın cumhurbaşkanı adayı ilan edilmesinin ardından sosyal medya hesabından, “Sayın Kılıçdaroğlu’na hayırlı olsun diyoruz. Kendisini HDP’ye de bekliyoruz” yorumu yaptı.

Edirne F Tipi Cezaevi’nde tutuklu bulunan eski Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, Millet İttifakı’nın cumhurbaşkanı adayı olarak ilan edilen CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nu tebrik etti.

Selahattin Demirtaş’ın sosyal medya hesabından HDP Eş Genel Başkanı Mithat Sancar’ın “Sayın Kılıçdaroğlu’nun adaylığı hayırlı olsun. Kendisiyle genel merkezimizde bunları konuşmak için ziyaretini bekliyoruz” sözleri paylaşıldı.

Demirtaş da “Sayın Kılıçdaroğlu’na hayırlı olsun diyoruz. Kendisini HDP’ye de bekliyoruz” yorumu yaptı.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu ve Demokrat Parti Genel Başkanı Gültekin Uysal, Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu ev sahipliğinde bir araya geldi.

Saat 16.00’da başlayan liderler toplantısı yaklaşık 4,5 saat sürdü. Liderler Saadet Partisi Genel Merkezi’nden kalabalığın önüne çıktı.

SP Lideri Karamollaaoğlu, “Elbette içinde bulunduğumuz günler acılı günler. Vefat eden bütün kardeşlerimize cenab-ı haktan rahmet diliyorum. Yaralılarımıza acil şifalar diliyorum. Birçok şehirde neredeyse bina ayakta kalmadı. Allah vefat edenlere rahmet eylesin. Bugün burada bir araya gelmemizin sebebini biliyorsunuz. Hava biraz soğuk. Ben bu toplantılarımız neticesinde aldığımız kararı duyurmayı bir görev addediyorum. Sayın Kemal Kılıçdaroğlu bizim cumhurbaşkanımızdır. Bu görevin hayırlı olmasını diliyorum. Bu görevin hayırlı olmasını diliyorum” diyerek Kılıçdaroğlu’nun adaylığını açıkladı.

Paylaşın

Demirtaş Seçmene Seslendi: Hep Birlikte Kazanacağız

Eski HDP Eş Genel Başkanı Demirtaş, “Bir de HDP’ye kulak verin. Çözüm birlikte, beraberlikte, güçlü demokraside. Hep birlikte kazanacağız. Dünden daha fazla birlik olacağız, daha sıkı sarılacağız birbirimize. Sen ben yok, BİZ varız ve birlikte başaracağız” dedi ve ekledi:

“Merak etmeyin, liderlerin de sadece bir oyu var, aynen sizin gibi. Mühür sizin elinizde. Güzel yarınlar sizin elinizde. Siz halksınız. İnandığınız yolda yürüyün, liderler sizin arkanızdan gelsin.”

Edirne F Tipi Cezaevi’nde tutuklu bulunan eski Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, İYİ Parti’nin, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçardaroğlu’nun cumhurbaşkanı  adaylığını kabul etmeyerek Altılı Masa’dan (Millet İttifakı) ayrılmasına ilişkin açıklama yaptı.

Sosyal medya hesabından avukatları aracılığıyla paylaşım yapan Demirtaş, HDP Eş Genel Başkanı Mithat Sancar’ın bugün yaptığı açıklamayı alıntıladı ve “Bir de HDP’ye kulak verin. Çözüm birlikte, beraberlikte, güçlü demokraside.

“Hep birlikte kazanacağız. Dünden daha fazla birlik olacağız, daha sıkı sarılacağız birbirimize. Sen ben yok, BİZ varız ve birlikte başaracağız.

Merak etmeyin, liderlerin de sadece bir oyu var, aynen sizin gibi. Mühür sizin elinizde. Güzel yarınlar sizin elinizde. Siz halksınız. İnandığınız yolda yürüyün, liderler sizin arkanızdan gelsin” dedi.

Mithat Sancar ne demişti?

HDP Eş Genel Başkanı Mithat Sancar, bugün yapılan Merkez Yürütme Kurulu (MYK) toplantısının ardından sonra özetle şöyle dedi:

Ülkenin ve toplumun geleceği tekçi, otoriter, talancı, demokrasi ve hukuktan yoksun bugünkü baskıcı sistemin değiştirilmesi ile aydınlığa ulaşır. Şahısları, makam paylaşımlarını, siyasi ayak oyunlarını değil politik ilkeleri ve halka karşı sorumluluğu önceleyen her türlü gelecek tahayyülüne sahibiz ve demokratik siyaseti başarıya ulaştırma konusunda kararlıyız.

Türkiye’nin demokratik, özgür, refah ve barış içinde geleceğini inşa etmenin yolu çoğulcu siyaseti hâkim kılarak çoklu krizlere son vermektir. Demokratik Cumhuriyet’e ulaşmak, mevcut iktidar güçleriyle veya onu ikame etmek isteyen restorasyon savunucularıyla değil, demokrasi, adalet ve özgürlük diyen milyonlarla buluşarak mümkündür. Tüm Türkiye halklarına da çağrımız budur.”

Paylaşın

Selahattin Demirtaş: Seçim Ertelemek Darbe Yapmak Demektir

Seçim tarihiyle ilgili tartışmalar hakkındaki soruya yanıtlayan Demirtaş, “Seçimi erteleyemezler. Seçim erteleme demek darbe yapmak demektir. Darbecilere ne yapılıyorsa halk yine onu yapar, tıpkı 15 Temmuz’daki gibi halka direnme hakkı doğar” dedi ve ekledi:

“Herkes aklını başına almalı, kimse darbeciliğe özenmemeli. Seçimleri siyasi partiler yapmaz, halk yapar. Dolayısıyla seçimler halkın hakkıdır, siyasetçilerin değil. Kimse halkın hakkını ortadan kaldıramaz ya da darbeyle çalamaz.”

Demirtaş, “Bu büyük yıkımda halkın ortaya koyduğu büyük dayanışmadan sonra muhalefetin bir araya gelip ortak-tek aday çıkarması mümkün olur mu?” sorusuna, “Benim kişisel görüşüm, bu yeni durum oluştuğu gerçeğinden hareketle, tüm muhalefetin yeni bir tutumu tartışması gerektiği yönünde” yanıtını verdi.

Edirne F Tipi Cezaevi’nde 6,5 yıldır tutuklu bulunan eski Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, T24’ün sorularını yanıtladı.

Demirtaş, 6 Şubat depreminden sonra tutuklu olduğu sürede boyunca ilk kez tahliye başvurusunda bulunduğunu belirtti:

“Ne yazık ki biz de ilk saatlerden itibaren felaketi televizyondan izlemek zorunda kaldık. 6 Şubat sabahı kendim bir dilekçeyle mahkemeye başvuru yaptım ve geçici de olsa tahliye talep ettim. Altı buçuk yıldır ilk defa tahliye talep ediyorum ama hukuk olmadığı gibi vicdanlar da çürümüş. Binlerce tutsak felaketin acısını, kaygılarını içeriden çaresizlik içinde izlemek zorunda kaldı.

“Fakat daha ilk günden bizi rahatlatan büyük bir dayanışma başladı, her geçen gün de artarak devam etti. Depremin büyüklüğüne karşı hükümetin, devletin kılını kıpırdatamadığı gerçeği herkesi harekete geçmeye motive etti. Bu dayanışma binlerce hayatı kurtardı en önemlisi budur.”

“Bu büyük yıkımda halkın ortaya koyduğu büyük dayanışmadan sonra muhalefetin bir araya gelip ortak-tek aday çıkarması mümkün olur mu?” sorusuna Demirtaş,

“Emek ve Özgürlük İttifakı’nın tüm bileşenleri ve kadroları ilk saatlerden itibaren deprem bölgelerinde, alanda çalışıyor. Henüz bir araya gelip yeni bir siyasal değerlendirme yapamadılar. Sanırım önümüzdeki günlerde toplanıp bu yeni durumu çok yönlü ele alacaklardır. Benim kişisel görüşüm, bu yeni durum oluştuğu gerçeğinden hareketle, tüm muhalefetin yeni bir tutumu tartışması gerektiği yönünde.” yanıtını verdi.

‘Seçim ertelemek darbe yapmak demektir’

Demirtaş, seçim tarihiyle ilgili tartışmalar hakkındaki soruya yanıtında şunları söyledi:

“Seçimi erteleyemezler. Seçim erteleme demek darbe yapmak demektir. Darbecilere ne yapılıyorsa halk yine onu yapar, tıpkı 15 Temmuz’daki gibi halka direnme hakkı doğar. Herkes aklını başına almalı, kimse darbeciliğe özenmemeli. Seçimleri siyasi partiler yapmaz, halk yapar. Dolayısıyla seçimler halkın hakkıdır, siyasetçilerin değil. Kimse halkın hakkını ortadan kaldıramaz ya da darbeyle çalamaz.”

Paylaşın

Demirtaş: Konforlarının Sürmesi İçin Senin Oyuna İhtiyaçları Var

“Türkiye Tek Yürek” başlığıyla ortak canlı yayında yapılan bağış kampanyası hakkında bir yazı kaleme alan Demirtaş, yazısında, “Senin cebinde çay parası yokken hepsinin lüks villalarının önünde boy boy cipler var” ifadelerine yer verdi ve ekledi:

“Sadece 20 yıl önce bunlar da orta sınıftılar. Ama çok büyük paraları var artık, çok çaldılar çok.

Ve bu konforları sürsün diye senin oyuna ihtiyaçları var. Enkaz altında kalman bile içlerini sızlatmadı, kendi iktidarlarının telaşına düştüler. Ya oy vermekten vazgeçersen! Aman Allah’ım, düşüncesi bile kabus gibi onlar için.”

Edirne F Tipi Cezaevi’nde tutuklu bulunan eski Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, “Türkiye Tek Yürek” başlığıyla ortak canlı yayında yapılan bağış kampanyası hakkında Kısa Dalga için “Canın sağ olsun Acun” başlıklı bir yazı kaleme aldı.

Demirtaş’ın yazısı şöyle:

Bu kirli düzende para, güç demektir. Konforlu, güvenli yaşam demektir. Paran yoksa çaresizsin. Güvencesiz, mutsuz…

Para küçük bir azınlığın elinde. Güç de konfor da güvenli yaşam da onlarda. Geri kalanlar enkaz altında. Depremle birlikte iyice görünür hale gelen, işte bu çelişkidir.

Bu soygun düzeni değişmeden hiçbir şey değişmez, burası kesin. Değiştirmek için durmadan mücadeleye devam edeceğiz. Bu amansız çelişkiyi mutlaka çözeceğiz.

Pandemide bütün dünyada gördüğümüz yoksul ile zengin arasındaki yaşam güvencesi farkını, şimdi Türkiye ölçeğinde çok yakıcı şekilde yaşıyoruz.

“Aslında Türkiye’de çok para var”

Tahminlerimizden, aklımızın alabileceğinden de çok. Büyük kısmı kayıt dışı olduğundan resmi rakamlara yansımasa bile resmi rakamlarla da çok para var.

İşte gördünüz, adam çıkıp televizyona bağlanarak milyarlar bağışlayabiliyor! Nasıl bir serveti var ki bu kadar parayı bağışlayabiliyor? İçi insan sevgisi ile dolu olduğu için mi? Elbette hayır, millete ağır küfürler eden tiptir bu. Zaten aynı gün, devletten üç milyardan fazla teşvik aldığı da ortaya çıkmadı mı?

Tek o mu?

Hepsi öyle. Çok büyük paralar çaldılar, çok. Siyasetçisi, iş insanı, gazetecisi, bürokratıyla çoook büyük paralar çaldılar.

Bu konforu, bu şatafatı, bu güvenli yaşamı koruyabilmek ve de hesap vermemek için mutlaka bu iktidarın devamını sağlamak zorundalar.

Bunun için her türlü alçaklığı, haysiyetsizliği, şerefsizliği, zulmü, adaletsizliği yaptılar, yapıyorlar.

“Onlar için şov devam etmeli”

Değerli kardeşim, sen 3 bin TL’lik kiranı güç bela öderken bunlar 3 milyon Euro’ya yat alıyor, sağ olsunlar milyara, ellerinin kiri gibi bakıp hükümete bağışlıyorlar!

Adamın biri 250 milyon bağışlayınca Acun Ilıcalı devreye girip “Şunu 300 milyona yuvarlayalım” diyor, “yardımsever”imiz de “Canın sağ olsun Acun” deyip 300’e yuvarlayıveriyor.

Acun’un canının sağlığı için yuvarlanan 50 milyon var ya, işte sırf onunla Maraş’taki Ebrar Sitesi, Diyarbakır’daki Galeria, Hatay’daki 600 Evler Sitesi depreme karşı güçlendirilebilir ve iki binden fazla insan bugün yaşıyor olabilirdi.

Ama önemli değil. Önemli olan şov. Ve ne olursa olsun şov devam etmeli, canın sağ olsun Acun!

“Konforlarının sürmesi için senin oyuna ihtiyaçları var”

Senin cebinde çay parası yokken hepsinin lüks villalarının önünde boy boy cipler var.

Sadece 20 yıl önce bunlar da orta sınıftılar. Ama çok büyük paraları var artık, çok çaldılar çok.

Ve bu konforları sürsün diye senin oyuna ihtiyaçları var. Enkaz altında kalman bile içlerini sızlatmadı, kendi iktidarlarının telaşına düştüler. Ya oy vermekten vazgeçersen! Aman Allah’ım, düşüncesi bile kabus gibi onlar için.

“Dinimizi kullanıyorlar”

Ama neyse ki din var, İslam’ı kendi aşağılık düzenlerine alet ederek sana geldiklerinde kalbinin yumuşadığını biliyorlar. Allah, Hz. Peygamber, Kur’an, namaz dediklerinde senin gönül kapılarını açacağını keşfettiler, bunu tepe tepe kullanıyorlar.

Senin suçun yok, çok ustalaştılar, çok profesyonelleştiler. Yalanda, hilede, dolandırıcılıkta üstlerine yok. Sen enkaz altındayken bile “Allah”ın adını ağızlarına alıp zulüm, adaletsizlik, haksızlık yapmaya devam edecek kadar dibe vurdular.

Bunlar değişmeyecek, burası da kesin, huylu huyundan vazgeçmeyecek.

Peki sen kardeşim, sen?

Allah, Peygamber, Kur’an, namaz ile soygun, hırsızlık, adaletsizlik, ahlaksızlık yan yana olamaz.

Allah ile bu ahlaksız hırsızları aynı cümlede anacaksak sadece “Allah sizin belanızı versin!” demenin zamanı gelmedi mi?

Paylaşın

Demirtaş, Siyasetçilerin Depremzedelerle Kurduğu İlişkiyi Eleştirdi

Siyasetçilerin depremzedelerle kurduğu ilişkiyi eleştiren eski HDP Eş Genel Başkanı Demirtaş, “Siyaset sadece düşünce değil, daha çok da duygu işidir. Gerisi tüccarlıktır” ifadelerini kullandı.

Edirne F Tipi Cezaevi’nde tutuklu bulunan eski Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, siyasetçilerin depremzedelerle kurduğu ilişkiyi eleştirdi.

Demirtaş’ın Twitter hesabından yapılan paylaşımda şu ifadeler kullanıldı:

“Kaç parti başkanı, kaç siyasetçi gecelerini çadırlarda yurttaşlarla geçirdi? Kaçı susuz, tuvaletsiz, banyosuz soğuk 13 gün ve geceyi çocuklarıyla geçiren anne ve babayı tam olarak yüreğinde hissedebildi? Umutsuz, çaresiz, yaralı halk için kaçı kan ağlıyor? Gerisi boştur.

Siyaset, acılı insanların yanında inşa edilmezse gerçekçi, kalıcı olamaz. Ancak acıyı hisseden siyasetçinin sesinde, yüzünde, çözüm önerilerinde hakikati görebiliriz. Siyaset sadece düşünce değil, daha çok da duygu işidir. Gerisi tüccarlıktır.”

HDP: Depremzedeler için kiraları sabit tutun

Öte yandan HDP Eş Genel Başkanları Pervin Buldan ve Mithat Sancar da mülk sahiplerine ‘kiraları sabit tutma’ çağrısı yaptı.

Buldan ve Sancar’ın açıklaması şöyle: “Büyük depremde yaşanan yaraları hep birlikte sarmak için yoğun bir dayanışma gerçekleşiyor. Bu dayanışma çabası ve ruhu geleceğe dair umutlarımızı büyütüyor.

İlk günden binlerce ailemiz evlerini depremzedelere koşulsuz açtı. Bunun için onlara yürekten teşekkür ediyoruz. Ancak az da olsa bizi üzen bazı gelişmeler var.

Özellikle kent merkezlerindeki kira fiyatlarında orantısız bir artış olduğu yönünde bilgiler geliyor. Bu büyük afetin etkilerini azaltmak için hepimiz elimizi taşın altına koymalıyız.

Depremzedelerin daha fazla mağdur olmaması için mülk sahiplerine çağrıda bulunuyoruz: Kiraları sabit tutun. Halkımızın mağdur olmasına yol açmayın.

Hep birlikte dayanışarak bu zor günleri atlatalım. Şimdi dayanışma zamanı!”

Paylaşın

Demirtaş “Hesap Sormak Önemli” Dedi, Nedenlerini Sıraladı

11 ilde büyük yıkıma neden olan Kahramanmaraş merkezli depremlere ilişkin açıklama yapan eski HDP Eş Genel Başkanı Demirtaş, “Bunca yıkıma, acıya sebep olanlar bunun bedelini ödemezlerse depremzedeler travmalarını kolay kolay atlatamazlar” dedi ve ekledi:

Haber Merkezi / “Adalet sağlanamazsa bir daha hiçbirimiz güvenli evlerde oturduğumuzu hissedemeyiz. Her an tedirginlik duymaya devam ederiz.”

Demirtaş, açıklamasının devamında, “Kandırıldık, aldatıldık. Bizim paralarımızı vergi adı altında toplayanlar zenginleşirken biz halk olarak öldük, evsiz, geleceksiz kaldık. Bunun mutlaka bir bedeli olmalı ki, bir daha kimse bu alçaklığa cesaret edemesin” ifadelerini kullandı.

Demirtaş, açıklamasını, “Adalet duygusu kaybolursa toplum olarak bir arada ve barış içinde yaşayamayız. Tüm bu nedenlerle, dayanışmayı büyütürken adaletin peşine düşeceğiz ve hesap soracağız mutlaka” cümleleriyle sonlandırdı.

Edirne F Tipi Cezaevi’nde tutuklu bulunan eski Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, avukatları aracılığıyla kullandığı sosyal medya hesabı üzerinden yeni paylaşımlar yaptı.

Kahramanmaraş’ta yaşanan ve 10 ili etkileyen deprem felaketiyle ilgili “Hesap sormak önemli” çıkışı yapan Demirtaş, şu ifadeleri kullandı:

“1- Hesap sormak önemli çünkü:

Bunca yıkıma, acıya sebep olanlar bunun bedelini ödemezlerse depremzedeler travmalarını kolay kolay atlatamazlar.

2- Hesap sormak önemli çünkü:

Adalet sağlanamazsa bir daha hiçbirimiz güvenli evlerde oturduğumuzu hissedemeyiz. Her an tedirginlik duymaya devam ederiz.

3- Hesap sormak önemli çünkü:

Kandırıldık, aldatıldık. Bizim paralarımızı vergi adı altında toplayanlar zenginleşirken biz halk olarak öldük, evsiz, geleceksiz kaldık.

Bunun mutlaka bir bedeli olmalı ki, bir daha kimse bu alçaklığa cesaret edemesin.

4- Hesap sormak önemli çünkü:

Adalet duygusu kaybolursa toplum olarak bir arada ve barış içinde yaşayamayız.

Tüm bu nedenlerle, dayanışmayı büyütürken adaletin peşine düşeceğiz ve hesap soracağız mutlaka.”

Paylaşın

Demirtaş: Özgürlük Hepimiz İçin Her Zamankinden Yakın

Depremler üzerine eşi Başak Demirtaş aracılığıyla ses kaydı paylaşan Selahattin Demirtaş, “Büyük dayanışma gösteren ayrımsız herkese minnet duymamız gerekir. Türkiye’nin ve dünyanın dört bir yanında yardıma koşan kurtarma ekipleri başta olmak üzere tüm gönüllülere, karşısındakinin siyasi görüşüne bakmadan elini uzatan ülkemizin güzel insanlarına, umutlarımızı diri tuttukları için teşekkür ediyorum” dedi ve ekledi:

Haber Merkezi / Kimse merak etmesin, devran hiç durmadı, halen dönüyor. Hiç kimseden de korkmayın. Özgürlük hepimiz için her zamankinden yakındır. Yılmadan yorulmadan, dayanışmaya, kötülüğe karşı mücadele etmeye devam edelim. Elbet refaha, düze çıkacağımız günler de gelir. Allah büyüktür.”

Edirne F Tipi Cezaevi’nde 4 Kasım 2016 tarihinden bu yana tutuklu bulunan eski Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’ın eşi Başak Demirtaş; Demirtaş’ın depremlere ilişkin yaptığı açıklamanın ses kaydını, “Selahattin’den mesaj var” diyerek paylaştı. Demirtaş’ın mesajı şöyle;

“Depremde hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet, yakınlarına başsağlığı diliyorum. ’Herekse geçmiş olsun’ diyeceğim ama bu acıların kolay geçmesi mümkün değil. Enkaz altında canlı ya da cansız hala çıkarılmayı beklerken sözlerime dikkat ederek konuşuyorum.

Doğrusu kendimi zor tutuyorum. Deprem öncesinde ve sonrasında yaşanan yönetim rezaletini günlerce konuşsak da eksik kalır.

Fakat şu an acilen sürdürmemiz gereken bir şey var, o da dayanışmayı ve yardımlaşmayı kesmemek, sürekli büyütmek.

Bunca tarifsiz acının içinde içimi ısıtan bir şey var ki, kimin kim olduğuna bakmadan, herkesin birbirini insan olarak görüp milyonlarca kişinin seferber olmasıdır. Umut tam da buradadır işte; birbirimize sarılıp el ele verip bu enkazın altından beraberce çıkacağız.

Hatay, Maraş, Adıyaman, Antep, Diyarbakır, Urfa, Kilis, Osmaniye, Adana’ya kadar ağır travma ve büyük yıkım yaşayan halkımıza tüm kalbimle selam sevgi ve saygılarımı iletiyorum. Günlerdir acılar içinde onların mücadelesini izliyor ve dua ediyorum.

Kalbimiz deprem bölgesindeki halkımızla, elinden geleni yapanlarla birlikte atıyor.

Bu arada sessizce, köy köy dolaşıp yardım organize eden, malzeme dağıtan bütün gönüllülere, özellikle HDP’li, partili arkadaşlarıma, sanatçılara, belediyelere, meslek odalarına, sendikalara da selam gönderiyorum. Hepsini kutluyorum.

Büyük dayanışma gösteren ayrımsız herkese minnet duymamız gerekir. Türkiye’nin ve dünyanın dört bir yanında yardıma koşan kurtarma ekipleri başta olmak üzere tüm gönüllülere, karşısındakinin siyasi görüşüne bakmadan elini uzatan ülkemizin güzel insanlarına, umutlarımızı diri tuttukları için teşekkür ediyorum.

Kimse merak etmesin, devran hiç durmadı, halen dönüyor. Hiç kimseden de korkmayın. Özgürlük hepimiz için her zamankinden yakındır. Yılmadan yorulmadan, dayanışmaya, kötülüğe karşı mücadele etmeye devam edelim. Elbet refaha, düze çıkacağımız günler de gelir. Allah büyüktür.”

Paylaşın

Demirtaş: İktidarınızın Sayılı Günlerini Efendice Tamamlayıp Defolun!

Edirne F Tipi Cezaevi’nde tutuklu bulunan eski Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, sosyal medya hesabı üzerinden 10 ilde büyük yıkıma neden olan Kahramanmaraş merkezli 7,7 ve 7,6 şiddetindeki depremlere ilişkin açıklamalar yapmaya devam ediyor.

Haber Merkezi / Depremlerle ilgili hükümeti eleştiren Selahattin Demirtaş, “Bu yıkımın sorumluları ise pişkince, utanmazca, pervasızca halen tehditler, hakaretler savuruyor” dedi ve ekledi:

“Trolleri, çeteleri aracılığıyla halkı sindirmeye, korkutmaya, alçakça üste çıkmaya çalışıyorlar. Herkes el ele vermiş dayanışmayı büyütmeye çalışırken iki tane eleştiriyi bile kaldıramayan bu aşağılık sürüsü, herkese parmak sallayıp “Hesap soracağız” falan diyebiliyor”

Demirtaş, hükümete seslendiği paylaşımında, “Günü geldiğinde küstahça salladığınız o parmaklarınızı, ortaya koyacağı iradeyle tek tek kırıp saltanatınıza son verecek olan da bu halktır, asıl siz korkun! Ve iktidarınızın sayılı günlerini efendice tamamlayıp defolun! Halk ayağa kalkmasını bilir” ifadelerine yer verdi.

Demirtaş İstanbul Pendik’te Şahkulu Sultan Vakfı şubesine silahlı saldırı olduğuna yer verilen habere yer verdiği paylaşımının tamamında şunları söyledi:

“100 binden fazla can kaybı, 85 milyon yaralı yürek var, her yerde feryat var, figan var. Büyük bir yıkım var. Bu yıkımın sorumluları ise pişkince, utanmazca, pervasızca halen tehditler, hakaretler savuruyor.

Trolleri, çeteleri aracılığıyla halkı sindirmeye, korkutmaya, alçakça üste çıkmaya çalışıyorlar. Herkes el ele vermiş dayanışmayı büyütmeye çalışırken iki tane eleştiriyi bile kaldıramayan bu aşağılık sürüsü, herkese parmak sallayıp “Hesap soracağız” falan diyebiliyor.

Siz kendinizi ne sanıyorsunuz be! Devlet sizin tapulu mülkünüz mü? Halk sizin köleniz mi? Haddinizi bilin! Mafyavari böğürmelerinizle korkup sinecek bir halk yok karşınızda!

Günü geldiğinde küstahça salladığınız o parmaklarınızı, ortaya koyacağı iradeyle tek tek kırıp saltanatınıza son verecek olan da bu halktır, asıl siz korkun! Ve iktidarınızın sayılı günlerini efendice tamamlayıp defolun! Halk ayağa kalkmasını bilir.”

Paylaşın