Selahattin Demirtaş Yazdı: Değişim Nedir?

Yaklaşık altı yıldır Edirne F Tipi Cezaevi’nde tutuklu bulunan eski Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, “Değişim Nedir?” başlıklı bir yazı kaleme aldı.

Yazısında, “Cumhuriyet’in ikinci yüzyılı demokrasiyle taçlanacaksa demokratik değişim bizden, her birimizden başlamalı. Yoksa Cumhuriyet durup dururken demokrasiyle taçlanmaz, hiçbir taç gökten inmez” ifadelerine yer veren Demirtaş’ın Gazete Duvar’da yayınlanan yazısı şöyle:

“Bu yazıda kastedilen sensin, başkası değil.

Muhalefet haklı olarak, 14 Mayıs seçimlerini değişimin başlangıcı olarak görüyor. Peki nedir bu değişim, tam olarak ne değişecek? Muhalefet seçimi kazanırsa öncelikle iktidar değişecek. Ama değişimden kastedilen sadece bu olmasa gerek.

Benim değişimden anladığım şey, mevcut düşünce kalıplarımızdan ve şablonlarımızdan sıyrılmamızdır.

Her birimiz durduğumuz yeri en kusursuz, en mükemmel yer olarak belirleyip geri kalan herkesin bizi baz alarak değişmesini bekliyorsak feci şekilde yanılıyoruz demektir. “Değişim değişim” deyip bunu zerrece kendi üstümüze alınıyorsak değişim olmayacak demektir.

Cumhuriyet’in ikinci yüzyılı demokrasiyle taçlanacaksa demokratik değişim bizden, her birimizden başlamalı. Yoksa Cumhuriyet durup dururken demokrasiyle taçlanmaz, hiçbir taç gökten inmez.

Birey olarak sosyal yaşamımızda, evde, iş yerinde ne kadar demokratız? Farklı inançlara, kimliklere, doğaya, hayvanlara karşı ne kadar demokratız? Kadın erkek ilişkilerinde ne kadar demokratız?

Üyesi olduğumuz siyasi partilerde, derneklerde, meslek odalarında, sendikalarda demokrasi var mı? Yoksa önemli kararlar halen kapalı kapılar ardında, dar gruplar tarafından mı alınıyor? Örneğin, önümüzde milletvekili seçimleri varken adaylar neden ön seçimle belirlenmiyor, bunun bir açıklaması var mı?

Bizden farklı düşünenlere saygıyla yaklaşıyor muyuz? Sorunlarımızı konuşarak, tartışarak, uzlaşmayla çözmeye açık mıyız?

Hak ve özgürlüklerimizi, korumakta ve büyütmekte bilinçli miyiz, atak mıyız?

Örgütlü toplumun gücünün farkında mıyız? Yoksa örgütlü hareket etmekten halen çekiniyor, korkuyor muyuz?

Özgür düşüncenin ne olduğunu, önemini tam olarak kavramış durumda mıyız?

Sorular çoğaltılabilir. Cevapları ise aynaya bakarak vermeni rica ediyorum.

Devletin demokratikleşmesi ise kurumların ve kuralların evrensel insan hakları, demokrasi standartlarına uygun işletilmesiyle olur. Devlet demokratikse hem kararlar verilirken hem de denetim yapılırken yurttaşa açık olur. Demokratik devlet; yurttaşın önüne engel çıkarmayan, baskılamayan, özgürlüklere saygılı devlettir.

Demokratik devletin bozulup yozlaşmamasının, faşizan devlete dönüşmemesinin garantisi de demokratik toplum ve demokratik bireydir.

Biz değişmemişsek devlet üstten değişse bile bunun kimseye yararı da olmaz, zaten öyle bir değişim kalıcı da olmaz. Dolayısıyla demokratik cumhuriyet ancak demokrat bireylerle, demokratik toplumla var olabilir.

Sözün özü, kimse kendini de halkı da kandırmaya kalkmasın. Bu seçim kampanyasından başlayarak kendimizi değişime açık hale getirelim.

Değişmemekte ısrar edip öte yandan demokrasi havarisi gibi ortada dolaşanlar çok sırıtıyor, benden söylemesi. Sıfatınız, kimliğiniz, kudretiniz ne olursa olsun demokratik bir şekilde yaşamadan, demokratik düşünmeden demokrasiyi savunmak çok çirkin bir görüntü oluşturuyor. Hele halkı temsil eden veya bu iddiada olan bir siyasetçiyseniz çok daha fazla göze batıyor.

Milletvekili adaylarına da bir önerim var.

Cumhuriyet’in demokrasiyle taçlanması için o tacı önce kendi başınıza oturtun, öyle yola çıkın. Aksi halde emin olun siyasi yaşamınız fiyasko ile son bulur, ortalıkta bolca örneği olduğu gibi.”

Paylaşın

Demirtaş’tan “Cumhur İttifakı” İçin Dikkat Çeken Benzetme: Taliban İttifakı

14 Mayıs’ta yapılacak seçimlere haftalar kala ittifaklar da netleşmeye başlıyor. Son olarak Yeniden Refah Partisi (YPR) Cumhur İttifakı’na katılmıştı. Hür Dava Partisi’de (HÜDA PAR) seçimlere AK Parti listelerinden katılacağını açıklamıştı.

6 yılı aşkın süredir Edirne F Tipi Cezaevi’nde tutuklu bulunan eski Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, Artı Gerçek’te yayımlanan “Taliban İttifakı’na karşı hep birlikte kazanacağız” başlıklı yazısında gelişmeleri değerlendirdi.

Cumhur İttifakı’nı Taliban’a benzeten Demirtaş’ın yazısı şöyle:

“Cumhur İttifakı, Türkiye siyasi tarihinin en sağcı, en gerici bloku haline geldi. Bir tür Taliban İttifakı oluştu.

Bu Taliban İttifakı, yüzde 50+1’i yakalamayı ve TBMM’de çoğunluğu almayı istiyor.

Ülkeyi her anlamda yıkıma sürüklediler. Yeni hikayeleri de yeni çözüm projeleri de yok. Buna rağmen halen seçim kazanma iddiaları varsa bunun tüm sorumluluğu muhalefettedir.

Muhalefetin tüm gücünü ve enerjisini şehirlerin yeniden inşası, ekonomi, demokrasi, adalet, tarım, hayvancılık, turizm, eğitim ve sağlık gibi temel konulardaki somut çözüm projelerine harcaması gerekir.

Taliban İttifakının yol açacağı tehdit ve tehlikelere ilişkin toplumu uyarması, bilinçlendirmesi de önemli bir başlıktır.

Görünen o ki Taliban İttifakı, seçim kampanyasını sadece karalama çalışmaları ve algı operasyonlarıyla yürütecek. Bu kampanyalarının en önemli ayağı olarak da HDP’yi düşman olarak seçmiş durumdalar. HDP’nin de buna karşın dikkatli, duyarlı olması, kampanya süresince parti programını ve çözüm politikalarını sağduyuyu elden bırakmadan tüm Türkiye’ye en makul dille anlatması gerekiyor.

Taliban İttifakı dışında, bir de muhalif tarafta yer aldığı halde HDP’yi düşman kategorisinde gören bir kanat var. Ulusalcılık, ırkçılık ve faşizm arasında seyreden bu kafalar, Türkiye’yi babalarının mülkü sanıyorlar. Kürt sözünü duyduklarında tüyleri diken diken olan bu zihniyete kalsa Erdoğan’la devam etmeyi tercih ederler. Demokrat, barış isteyen, birlikte eşit yaşamı savunan bir Kürt yerine Taliban’ı tercih edecek kadar ırkçılığın zehrine bulanmış bu kafalar, seçimin en büyük kaybedeni olacaklarının henüz farkında değiller.

14 Mayıs akşamı, her iki sandıktan da muhalefetin büyük bir zaferle çıkacağından eminim. Ancak rehavet ve başıboşluk, önümüzde kalan günlerin en ciddi hatası olur. Herkes seçim çalışmalarına canla başla katılmalı, şimdiden sandık gönüllüsü olmak üzere hazırlanmalıdır.

Özellikle kadınların görüp görebileceği son seçim, bu olabilir. Çünkü Taliban İttifakı, ilk olarak kadınların haklarının gasp edilmesi için kolları sıvayacaktır. Dolayısıyla kadınlar, bu seçimin öncü gücü olarak öne çıkmalı ve seçime renklerini, damgalarını vurmalıdırlar. Umarım tüm muhalefet listelerindeki seçilebilecek yerlerde en az yüzde 50 kadın aday da yer alır. Aksi durum, tam bir ikiyüzlülük olur.

Tüm gücümüzle seçim kampanyalarına yüklenelim, bu seçimin tarihi bir kırılma anı olduğunu bir an bile unutmayalım.

Seçimlerin kazanılmasıyla birlikte, büyük bir demokratik değişim durumu belirecek. Bununla birlikte, 15 Mayıs sabahı tüm sorunlarımız çözülmüş olmayacak. Ama tersi durumda, hepimiz Taliban yönetimine uyanacağız.

Türkiye Cumhuriyeti, ikinci yüzyılında Afganistan’a mı benzeyecek İsviçre’ye mi?

Bu sorunun yanıtını siz vereceksiniz çünkü mühür sizde.”

Paylaşın

Demirtaş: Ajan Provokatörler Bu Seçimle İfşa Olacaklar

Eski HDP Eş Genel Başkanı Demirtaş, 14 Mayıs seçimlerine ilişkin yaptığı değerlendirmede, “AKP’nin muhalefet partilerine sızdırdığı ajan provokatörler de bu seçimle ifşa olacaklar” dedi ve ekledi:

Haber Merkezi / “2017 referandumu ve 2018 seçimlerinde bu ajanlar içeriden çok kritik etki yaptılar, bu defa hepsinin ipliği pazara çıkacak. Yok öyle yağma. Oyun bitti. Halk nasıl istiyorsa öyle olacak.”

Edirne Cezaevi’nde 6 yıldır tutuklu bulunan eski Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, sosyal medya hesabından 14 Mayıs’ta yapılacak olan cumhurbaşkanlığı ve milletvekilliği seçimlerine ilişkin açıklamalarda bulundu.

“Değişim başladı” diyen Demirtaş’ın açıklamaları şöyle:

“1- AKP’nin muhalefet partilerine sızdırdığı ajan provokatörler de bu seçimle ifşa olacaklar.

2017 referandumu ve 2018 seçimlerinde bu ajanlar içeriden çok kritik etki yaptılar, bu defa hepsinin ipliği pazara çıkacak.

Yok öyle yağma. Oyun bitti. Halk nasıl istiyorsa öyle olacak.

2- Halkımız bilmeli ki, siyasi tarihimizin en derin tasfiye operasyonlarını, direnerek boşa çıkardık. Partimizi de bizi de teslim alamadılar.

Dört koldan yürüttükleri itibarsızlaştırma, yok etme girişimleri halkımızın güvenine, sevgisine, iradesine çarpıp geri döndü.

3- Demokrasi ve Özgürlük Hareketinin direniş tarihini bilmeyenler “iş verenleri” ile birlikte tarih çöplüğüne gidecekler.

Değişim başladı. Hiçbir kirli odak bunu durduramaz. Güzel günlere az kaldı. Huzura, refaha, barışa az kaldı.

Hep birlikte, coşkuyla çalışmaya devam edelim.”

Paylaşın

Demirtaş’tan “Meclis’teki Yeni 100’ümüz Yeşil Sol Parti” Paylaşımı

HDP’nin seçimlere Yeşil Sol Parti çatısı altında gireceğini duyurmasının ardından, eski HDP Eş Genel Başkanı Demirtaş, ‘hedef100vekil’ etiketiyle yaptığı paylaşımda “Meclis’teki yeni 100’ümüz Yeşil Sol Parti” ifadelerini kullandı.

Haber Merkezi / Halkların Demokratik Partisi’nin (HDP) seçimlere Yeşil Sol Parti çatısı altında gireceğini duyurmasının ardından, HDP Eş Genel Başkanı Mithat Sancar, “Biz 100’ün üstünde milletvekili çıkarmayı hedef koyduk” açıklamasında bulundu.

Edirne Cezaevi’nde tutuklu bulunan eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşım ile Mithat Sancar’ın açıklamasına destek verdi. Demirtaş’ın paylaşımı şöyle:

“Arkadaşlar, Yeşil Sol Parti bizden 100 istiyor, ne diyorsunuz? 100 verecek miyiz? 🙂 Meclis’teki yeni 100’ümüz Yeşil Sol Parti, #hedef100vekil.”

“Seçmenimiz mecburiyetin farkında, Yeşil Sol Partiyi sahipleneceklerdir”

Demirtaş, Yeşil ve Sol Parti’den seçime girilmesine ilişkin olarak, “Anayasa Mahkemesi’nin ne yapacağını öngörmek mümkün değil çünkü hukuka göre hareket etmiyorlar. Siyasi sürece, seçimlere açık müdahale anlamına gelebilecek kararlar alıyorlar.

Anayasa Mahkemesi açısından gerçekten hazin bir durumdur, trajedidir. Anayasa’yı korumakla görevli en üst yargı organı, Anayasa’nın çiğnenmesine alet oluyor, bunu kabul etmek mümkün değil.

Elbette Yeşil Sol Parti’yle seçime girileceği için belli zorluklar olacaktır fakat bunlar kısa sürede aşılır. Seçmenimiz mecburiyetin farkında. Durumu kavrıyorlar ve Yeşil Sol Partiyi sahipleneceklerdir. Tek bir oyumuzun ziyan olacağını düşünmüyorum” değerlendirmesinde bulunmuştu.

HDP’nin Yeşil Sol Parti’yle seçimlere girecek iddiaları sonrası Demirtaş, “Merhaba arkadaşlar, nasılsınız? Bu görselin renkli çıktısını alıp evde buzdolabı kapısına, oda kapılarına yapıştırın lütfen. Ne olduğunu bilmeyen kalmasın, lazım olacak 🙂 Haydi arkadaşlar, elden ele…” paylaşımında bulunmuştu.

Paylaşın

Demirtaş’tan Dikkat Çeken Açıklama: Kürtler Erdoğan Sayfasını Kapattı

Eski HDP Eş Genel Başkanı Demirtaş, seçimlere ilişkin yaptığı değerlendirmede, “Erdoğan’ın ne şapkası var ne de Kürt seçmen için şapkadan çıkaracağı bir sürpriz. Şurada seçime 50 gün kaldı artık, son 7-8 yıldır Erdoğan’ın Kürtlere yaşattığını unutturacak ne yapılabilir ki?” dedi ve ekledi:

“Mesela biz seçilmişler, 7 yıla yakındır Erdoğan’ın talimatıyla bir hücrede suçsuz yere tutuluyoruz, halk kendi iradesine her yerde yapılan bu hakareti ve tüm saldırıları önümüzdeki 50 günde unutacak mı? Mümkün mü bu? AKP ve Erdoğan Kürtler açısından kesin olarak kapanmış kara bir sayfadır.”

Edirne F Tipi Cezaevi’nde tutuklu bulunan eski Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, Halktv.com.tr yazarı Şirin Payzın’in sorularını yanıtladı. Demirtaş sorulara yanıtları şöyle:

1- Emek ve Özgürlük İttifakı bugün yaptığı açıklamada doğrudan “Sayın Kılıçdaroğlu’nu destekliyoruz” demedi. Neler söylemek istersiniz?

Emek Özgürlük İttifakı aday çıkarmama kararıyla bir adım atmış oldu ama Cumhurbaşkanı adaylarından kimi destekleyeceğini açıklamadı. Gelişmelere göre belki böyle bir karar da alırlar ama şimdilik isim belirtmemeyi tercih ettiler, buna saygı duymak lazım. Ben de bu kararı doğru buluyorum.

2- Anayasa Mahkemesi, HDP’nin sözlü savunmasının seçim sonrasına kalması talebini reddetti. HDP’yi kapatmaya kesin kararlı olduklarını mı anlıyoruz sizce bundan?

Anayasa Mahkemesi’nin ne yapacağını öngörmek mümkün değil çünkü hukuka göre hareket etmiyorlar. Siyasi sürece, seçimlere açık müdahale anlamına gelebilecek kararlar alıyorlar. Anayasa Mahkemesi açısından gerçekten hazin bir durumdur, trajedidir. Anayasa’yı korumakla görevli en üst yargı organı, Anayasa’nın çiğnenmesine alet oluyor, bunu kabul etmek mümkün değil. Elbette Yeşil Sol Parti’yle seçime girileceği için belli zorluklar olacaktır fakat bunlar kısa sürede aşılır. Seçmenimiz mecburiyetin farkında. Durumu kavrıyorlar ve Yeşil Sol Partiyi sahipleneceklerdir. Tek bir oyumuzun ziyan olacağını düşünmüyorum.

3- AK Parti’nin HÜDAPAR ile ittifakının, oy oranından çok bölgede HDP tabanını manipüle etmek için yapıldığı yorumlarına katılır mısınız? Erdoğan Kürt oylarını kazanmak için şapkasından başka ne çıkaracak?

HÜDAPAR mevzusu, bizim için değerlendirmeye bile değmez. İsteyen istediği ile ittifak yapar, bizi ilgilendirmez. Tabanımızı da Kürt seçmeni de zerre kadar etkilemez. Halk kimin ne olduğunu acı deneyimleriyle iyi biliyor, gerisi boş ve gereksiz tartışmalardır.

Erdoğan’ın ne şapkası var ne de Kürt seçmen için şapkadan çıkaracağı bir sürpriz. Şurada seçime 50 gün kaldı artık, son 7-8 yıldır Erdoğan’ın Kürtlere yaşattığını unutturacak ne yapılabilir ki? Mesela biz seçilmişler, 7 yıla yakındır Erdoğan’ın talimatıyla bir hücrede suçsuz yere tutuluyoruz, halk kendi iradesine her yerde yapılan bu hakareti ve tüm saldırıları önümüzdeki 50 günde unutacak mı? Mümkün mü bu? AKP ve Erdoğan Kürtler açısından kesin olarak kapanmış kara bir sayfadır.

Paylaşın

Demirtaş’tan Dikkat Çeken Yazı: HDP, Kılıçdaroğlu’ndan Ne İsteyecek?

Partisinin, Millet İttifakı’nın Cumhurbaşkanı Adayı Kemal Kılıçdaroğlu’ndan “ne isteyeceğine” yönelik bir yazı kaleme alan eski HDP Eş Genel Başkanı Demirtaş, “HDP, Emek ve Özgürlük İttifakı’nın kurucu parçası ve kendi öz gücüyle de parlamentoya girecektir. Dolayısıyla HDP’nin kimseden bakanlık, milletvekilliği talebi yoktur” ifadelerini kullandı.

Yazısının başlığında “HDP, Kılıçdaroğlu’ndan ne isteyecek?” sorusunu kullandığını ancak bu sorunun yanlış olduğunu vurgulayan Demirtaş, “HDP, önümüzdeki dönemde parlamentonun ana muhalefet partisi olmaya adaydır” görüşünü paylaştı.

Edirne F Tipi Cezaevi’nde tutuklu bulunan eski Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’ın T24’teki yazısı şöyle:

“Başlıktaki soru yanlış aslında.

Benzeri bir soru, Cumhur İttifakı’nın yeni ortaklarına sorulabilir. Nitekim her biri, birkaç milletvekilliği isteyip ittifaka katıldılar.

Oysa HDP, Millet İttifakının parçası değil, olmak gibi bir isteği de yok.

Zaten HDP, Emek ve Özgürlük İttifakı’nın kurucu parçası ve kendi öz gücüyle de parlamentoya girecektir. Dolayısıyla HDP’nin kimseden bakanlık, milletvekilliği talebi yoktur.

HDP, önümüzdeki dönemde parlamentonun ana muhalefet partisi olmaya adaydır.

Bununla birlikte HDP’nin duymak ve emin olmak istediği şey, yeni dönemde demokratik değişimin ciddiyetle, içtenlikle ele alınıp alınmayacağıdır.

İfade özgürlüğünden örgütlenme ve gösteri hakkına, kadın eşitliğinden çevre haklarına, kültürel haklardan demokratik siyaset hakkına kadar temel haklara nasıl yaklaşılacak? Ekonomiden eğitime, adaletten sağlığa kadar temel politikalar ne olacak? Kürt sorunu TBMM’de, toplumda ve medyada özgürce konuşulup tartışılabilecek mi, barışçıl demokratik anlayışla Türkiye’nin birliği içinde çözüme nasıl bakılacak?

Geçmiş yılların adaletsizlikleri, suçları, yolsuzluklarıyla ilgili ne yapılacak? Toplumsal kutuplaşmanın bitmesi ve eşitsizlik sorunu nasıl ele alınacak?

Yani HDP’nin 11 maddelik tutum belgesinde ifadesini bulan politikalara yaklaşım nasıl olacak?

Gördüğünüz gibi HDP yönetimi kendisi için bir şey istemeyecek; kimseyi ayırmadan, 85 milyonun huzurunu, refahını, barışını sağlamak için hazır olduğunu belirtecek.

HDP’nin hiçbir gizli ajandası, tek bir örtülü planı yoktur. HDP su gibi berrak, cam kadar şeffaftır.

HDP; Türkiye’nin birliğinden yanadır, demokratik Cumhuriyet’in tarafındadır, şiddetin kalıcı olarak sona ermesi için çalışır, tüm sorunların çözümünde müzakere ve demokratik siyaseti esas alır. Bu ilkelere saygı duyan herkesle de görüşür, birlikte hareket eder.

HDP; yılların mücadele birikimine, deneyimine sahip, kurucu bir siyasi öznedir. Bu misyonu nedeniyle de talep eden değil inşa edendir. HDP, Türkiye Cumhuriyeti’nin sahiplerindendir, Türkiye’nin parçasıdır. Bu nedenle kimseyi hiyerarşik üstü olarak kabul etmez. Tüm gücüyle, demokratik Cumhuriyet’in inşasında bizzat yer alır.

HDP; Türkiye’de demokrasinin gelişmesi, yoksulluğun bitmesi, toplumsal barışın sağlanması için TBMM’de ve toplumsal tüm alanlarda mücadele eder.

Eğer Sayın Kılıçdaroğlu ile ekibi tüm bu düşüncelere, ilkelere saygı duyuyor, değer veriyorsa bunu bizzat kendisinden duymak ister.

Demokratik siyasi ortamın sağlanması için bir niyet, program, ciddiyet, kararlılık görürse de destek verir.

AKP medyasının ucuz yalanlarının hepsi de HDP gerçeğine çarpıp geri döner.

HDP korkulacak değil, el ele verilecek bir partidir. HDP’den korkacaksa devleti, milleti soyanlar korksun. Halka zulüm edenler, çeteler, mafyalar korksun, HDP’den.

HDP Türkiye’nin korkusu değil, barış özlemi ve demokrasi umududur.”

Paylaşın

Demirtaş, Erdoğan’a Seslendi: Yol Yakınken Siyaseti Bıraktığını Açıkla

Sosyal medya hesabından Erdoğan’a seslenen Demirtaş, “Gel, yol yakınken siyaseti bıraktığını açıkla, ülke nefes alsın. Ha, ille de ‘Tarihi bir seçim hezimeti yaşamak benim de hakkım’ diyorsan hakkını teslim edeceğimizden kuşkun olmasın” dedi.

Haber Merkezi / Edirne F Tipi Cezaevi’nde tutuklu bulunan eski Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, sosyal medya hesabından yeni bir paylaşımda bulundu.

Paylaşımında AK Parti Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın fotoğrafını kullanan Demirtaş, şu ifadeleri kullandı:

“Gel, yol yakınken siyaseti bıraktığını açıkla, ülke nefes alsın. Ha, ille de “Tarihi bir seçim hezimeti yaşamak benim de hakkım” diyorsan hakkını teslim edeceğimizden kuşkun olmasın.”

Cumhur İttifakı bileşenleri Recep Tayyip Erdoğan’ı 14 Mayıs’ta yapılacak Cumhurbaşkanlığı seçiminde aday olarak gösterilme kararı almıştı.

Erdoğan, iki dönemdir cumhurbaşkanlığı görevini sürdürmektedir. 10 Ağustos 2014 Pazar günü yapılan cumhurbaşkanlığı seçiminde ilk turda 12. Cumhurbaşkanı seçildi. 24 Haziran 2018 Pazar günü yapılan cumhurbaşkanlığı seçiminde yeniden Cumhurbaşkanı seçildi.

Paylaşın

Selahattin Demirtaş, Yeşil Sol Parti’yi İşaret Etti

Yeşil Sol Parti için destek çağrısında bulunan eski HDP Eş Genel Başkanı Demirtaş, parti amblemini paylaşarak, “Bu görselin renkli çıktısını alıp evde buzdolabı kapısına, oda kapılarına yapıştırın lütfen. Ne olduğunu bilmeyen kalmasın, lazım olacak :)” ifadelerini kullandı.

Haber Merkezi / Edirne F Tipi Cezaevi’nde tutuklu bulunan eski Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, HDP’nin olası kapatılma durumuna karşı B planı olan Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi (Yeşil Sol Parti) için paylaşımda bulundu.

Demirtaş sosyal medya hesabı üzerinden parti amblemini paylaşarak “Bu görselin renkli çıktısını alıp evde buzdolabı kapısına, oda kapılarına yapıştırın lütfen. Ne olduğunu bilmeyen kalmasın, lazım olacak :)” ifadelerini kullandı.

Demirtaş’ın paylaşımı şöyle:

Öte yandan BBC Türkçe’den Günce Akpamuk’a konuşan Yeşil Sol Parti Eş Sözcüsü İbrahim Akın süreçle ilgili, “Bizim temsiliyetimizi sağlayan HDP yerine, seçime eğer HDP girmezse -ki öyle bir olasılık yüksek- o zaman Yeşil Sol Parti olarak gireceğiz. Dolayısıyla ittifak içerisindeki pozisyonumuzu temsilen bütün bileşenlerimizi kapsayan bir yerde, Yeşil Sol Parti orada olacak” dedi.

Böylece olası bir yasaklamada Halkların Demokratik Partisi’nin (HDP), Yeşiller Sol Parti çatısında seçime girme formülü netleşti.

Paylaşın

Avrupa Konseyi’nden Türkiye’ye “Toplanma Özgürlüğü” Çağrısı

Avrupa Konseyi, Türkiye’den 2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu’nu Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) ve Anayasa Mahkemesi içtihatlarında belirtilen ilkeler doğrultusunda ‘kuvvetli bir şekilde’ değiştirmesini istedi. 

Avrupa Konseyi, ayrıca Türkiye’den, göz yaşartıcı gaz ve diğer silahların kullanımına ilişkin 2016 tarihli yönetmeliğin uygulanmasının uluslararası standartlara tam olarak uygunluğunu sağlamaya çağırdı.

Öte yandan Avrupa, Türkiye’ye, AİHM kararlarını uygulayarak, Osman Kavala ve Selahattin Demirtaş’ın derhal serbest bırakılması çağrısını yineledi.

AİHM kararlarının uygulanıp uygulanmadığını denetlemek için üç ayda bir toplanan Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi, Strazburg’da yaptığı son toplantısında, AİHM tarafından “derhal serbest bırakılması” kararı alındığı halde halen cezaevinde tutulan eski HDP Genel Başkanı Selahattin Demirtaş ile işadamı Osman Kavala dosyasını görüştü. Komite, bir kez daha, Kavala ve Demirtaş’ın derhal serbest bırakılmasını istedi.

Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi, AİHM’nin kararlarının uygulanmasını denetlemek için yaptığı son üç aylık toplantısında ‘Oya Ataman grubu davasına’ ilişkin ara karar kabul etti.

Türkiye’de barışçıl toplanma özgürlüğüne yönelik orantısız müdahaleleri 15 yılı aşkın bir süredir  incelediğini hatırlatan Komite, Türk makamlarının, 2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu’nu AİHM ve Anayasa Mahkemesi içtihatlarında belirtilen ilkeler doğrultusunda ‘kuvvetli bir şekilde’ değiştirmesini istedi.

Ayrıca Türk makamları, göz yaşartıcı gaz ve diğer silahların kullanımına ilişkin 2016 tarihli yönetmeliğin uygulanmasının uluslararası standartlara tam olarak uygunluğunu sağlamaya çağrıldı.

Türkiye’den son beş yıl içinde toplantı ve gösterilerin polis tarafından denetlenmesi ve 2911 sayılı Kanun’un ihlaline ilişkin kovuşturma ve mahkumiyet kararlarının sayısı hakkında ayrıntılı bilgi verilmesi de istendi.

Bakanlar Komitesi, Türk makamlarını, ilgili kanunların uygulanması ve insan hakları konusunda hakim, savcı ve kolluk kuvvetleri personeline eğitim vermeye davet etti.

İnsan Hakları Derneği (İHD) İstanbul Şubesi eski başkanı Oya Ataman’ın 2000 yılında İstanbul Sultanahmet Parkı’nda F tipi cezaevlerini protesto etmek için basın açıklaması yapmasına polis müdahale ederek izin vermemişti.

Demirtaş’a “tutukluluk dışı bir formül”

Bakanlar Komitesi, Türkiye’de seçim tarihinin açıklandığı güne denk gelen toplantısında, genel seçimlerin önemli aktörlerinden eski HDP Genel Başkanı Selahattin Demirtaş hakkında bir ara kararı kabul etti.

AİHM’in Demirtaş hakkında kabul ettiği AİHS 18. madde uyarınca, ‘başvuranın tutukluluğunun çoğulculuğu bastırmak ve siyasi tartışmanın serbestliğini sınırlamak’ gibi gizli bir amacı güttüğüne ilişkin tespitini göz önünde bulunduran Komite; kararında, “Türk makamlarını bir kez daha, özellikle de Anayasa Mahkemesi önündeki yargılama bitene kadar ‘tutuklama dışındaki diğer tedbirleri’ araştırarak, başvuranın derhal serbest bırakılmasını sağlamaya çağırır” ifadesine yer verdi.

Bakanlar Komitesi, AİHM’in bu kararlarının uygulanması için gerekli özel tedbirlerin yanısıra, yargı bağımsızlığına yönelik garantilerin güçlendirilmesi de dahil, genel tedbirlerin alınması çağrısında bulundu.

Osman Kavala kararı

Bakanlar Komitesi, AİHM kararlarının uygulanmaması nedeniyle Ankara hükümeti aleyhinde “ihlal prosedürü” düğmesine bastığı Osman Kavala dosyasını da görüştü. Kavala’nın, AİHM tarafından 3 yıl önce alınan bir kararla serbest bırakılmasını istediği halde hala hapiste olduğunu belirten Komite, bu durumun sona ermesi için Ankara hükümeti ile gerekli temasların kurulmasını istedi.

Avrupa Konseyi’nden karara ilişkin yapılan açıklamada, “Türk makamlarının, başta Kavala’nın derhal serbest bırakılmasının sağlanması da dahil, bu konuda mümkün olan en kısa sürede ek bir taahhütte bulunması elzemdir” denildi.

Paylaşın

Avrupa Konseyi’nden Demirtaş ve Kavala İçin Serbest Bırakın Çağrısı

Avrupa Konseyi, Türkiye’den Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AİHM) Osman Kavala ve Selahattin Demirtaş için verdiği kararın acil olarak uygulanması çağrısında bulundu.

Avrupa Konseyi, geçen yıl AİHM kararına rağmen Osman Kavala’yı serbest bırakmayan Türkiye hakkında “ihlal süreci” başlatmıştı.

Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi, eski Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eş Başkanı Selahattin Demirtaş ve iş insanı Osman Kavala’nın acil olarak serbest bırakılması yolundaki çağrısını yineledi.

Bakanlar Komitesi adına büyükelçiler seviyesinde bu hafta toplanan Daimi Delegeler Komitesi’nin iki ayrı kararında, Türkiye’den Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AİHM) ilgili kişilerle ilgili verdiği kararlara uymamasından “derin üzüntü” duyulduğu belirtilerek, bu kararların acilen uygulanması istendi.

Selahattin Demirtaş kararının gecikmesi eleştirildi

Bakanlar Komitesi’nin Demirtaş ile ilgili kararında, Anayasa Mahkemesi’nden çıkacak kararın gecikmesi eleştirildi.

Türk yetkililerin, Anayasa Mahkemesi’nin konuyla ilgili kararını bir an önce ve AİHM içtihatlarına uygun olarak alması için gerekli çabayı göstermesi istendi.

Kararda, AİHM kararlarına uyulması için Türkiye’den gerekli tedbirlerin alınması istenirken, bu çerçevede Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu’nun (HSYK) siyasi iktidarın etkisinden kurtarılmasının güvence altına alınması çağrısında bulunuldu.

Kararda siyasi tartışma, çoğulculuk, siyasi temsilcilerin ifade özgürlüklerinin garanti altına alınması konusunda da gerekli tedbirlerin alınması istedi.

Osman Kavala için ihlal süreci başlatılmıştı

Avrupa Konseyi Bakanlar Konseyi geçen yıl AİHM kararına rağmen Kavala’yı serbest bırakmayan Türkiye hakkında “ihlal süreci” başlatmıştı.

Bu süreç çerçevesinde AİHM Büyük Dairesi’nin bir kez daha Kavala’yı serbest bırakmayan “Türkiye’nin ihlali sürdürdüğü” yolundaki kararından sonra Bakanlar Komitesi, Türkiye’ye karşı üyelikten atılma da içinde olmak üzere alınacak yaptırımlara ilişkin sekreterya ile ilişkilerini sürdürüyor.

(Kaynak: Euronews Türkçe)

Paylaşın