DEM Parti’den “Çerçeve Yasa” Açıklaması: Barışın Hukuki Zemini Oluşuyor

DEM Parti Sözcüsü Ayşegül Doğan, TBMM gündemine sunulan “Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi” hakkında kapsamlı değerlendirmelerde bulundu.

Doğan, teklifin Türkiye’de uzun yıllardır devam eden çatışmalı sürecin hukuk ve demokratik siyaset zemininde ele alınması açısından önemli bir başlangıç niteliği taşıdığını söyledi.

Konuşmasında, DEM Parti’nin tarihinde ilk kez bir kanun teklifine imza attığını vurgulayan Doğan, söz konusu düzenlemenin yalnızca partileri açısından değil, Türkiye’nin ortak geleceği bakımından da önemli bir anlam taşıdığını ifade etti.

Doğan, teklifin “ortak yaşam”, “barış” ve “demokratik birlikte yaşam” hedefleri doğrultusunda atılmış önemli bir adım olduğunu belirterek, bu sürecin kalıcı barışa katkı sunmasını temenni ettiklerini dile getirdi.

Kanun teklifinin tüm sorunları tek başına çözecek nihai bir düzenleme olmadığını ifade eden Doğan, bunun uzun soluklu demokratikleşme sürecinin ilk adımı olarak görülmesi gerektiğini söyledi.

Barışın yalnızca yasal düzenlemelerle değil, toplumsal uzlaşı ve ortak mücadeleyle kalıcı hale gelebileceğini belirten Doğan, eksik görülen yönlerin eleştiri ve önerilerle geliştirilmesi gerektiğini kaydetti. Yapıcı katkıların süreci zayıflatmayacağını, aksine güçlendireceğini dile getirdi.

DEM Parti Sözcüsü, teklifin ortak geleceğin inşasına yönelik hukuki zeminin ilk taşını oluşturduğunu belirterek, bundan sonraki süreçte demokratik reformların devam etmesi gerektiğini söyledi.

Teklifin, örgütün feshi ve silahsızlanmasının ardından ortaya çıkacak hukuki süreci düzenlemeyi amaçladığını ifade eden Doğan, geçmişte çıkarılan benzer düzenlemelerden farklı olarak bireysel pişmanlık yerine kolektif geçiş sürecini esas alan bir yaklaşım benimsendiğini savundu.

Doğan ayrıca, teklifin demokratik siyaset alanının genişletilmesi, ifade ve örgütlenme özgürlüğü, yerel demokrasi ve temel hakların daha güçlü biçimde tartışılabilmesine imkân sağlayabilecek bir başlangıç oluşturduğunu ifade etti.

“Süreçte Tüm Kesimlerin Sorumluluğu Var”

Basın toplantısında sürecin yalnızca DEM Parti’nin değil, tüm siyasi partilerin ve toplumun ortak sorumluluğu olduğunu dile getiren Doğan, farklı görüşlere rağmen ortak demokratik geleceğin inşa edilmesi gerektiğini söyledi.

Toplumsal diyalog ve uzlaşının önemine dikkat çeken Doğan, siyasi aktörlerin sürece yapıcı katkı sunmasının kalıcı barış açısından kritik olduğunu ifade etti.

Doğan, konuşmasının bir bölümünde Abdullah Öcalan’ın süreçte önemli aktörlerden biri olduğunu belirterek, sürecin ilerleyebilmesi için çalışma ve iletişim koşullarının yeniden düzenlenmesi gerektiğini savundu.

Ayrıca Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) kararlarının eksiksiz uygulanmasının önemine vurgu yapan Doğan, demokratikleşme sürecinin hukuki zeminde ilerlemesi gerektiğini söyledi.

Konuşmasının sonunda silahlı çatışmaların sona ermesinin tek başına yeterli olmadığını belirten Doğan, bundan sonraki dönemde barışın toplumsal ve siyasal zeminde güçlendirilmesi gerektiğini ifade etti.

Barışın empati, diyalog ve ortak sorumluluk anlayışıyla kalıcı hale gelebileceğini belirten Doğan, yeni dönemin temel kavramlarının “sorumluluk, ciddiyet, demokratik olgunluk ve cesaret” olması gerektiğini söyledi. Siyasi aktörlere, kutuplaştırıcı söylemler yerine çözüm ve uzlaşı odaklı bir dil benimseme çağrısında bulundu.

Soru-Cevap Bölümünde Yasa Teklifinin Kapsamına Açıklık Getirdi

Basın toplantısının ardından gazetecilerin sorularını yanıtlayan Doğan, teklifin kendisini fesheden PKK ve bağlantılı yapılar için öngörülen özel bir geçiş hukuku mekanizmasını içerdiğini ifade etti.

Yasadan kaç kişinin yararlanacağına ilişkin soruya ise henüz net bir rakam vermenin mümkün olmadığını belirten Doğan, teklifin önce TBMM Adalet Komisyonu’nda görüşüleceğini, kapsam ve uygulama detaylarının ilerleyen süreçte netleşeceğini söyledi. Meclis’teki tüm siyasi partilere geniş uzlaşıyla destek verme çağrısında bulundu.