Karamollaoğlu’ndan Erdoğan’ın ‘Ekonomik Kurtuluş Savaşı’ Sözlerine Sert Tepki

Saadet Partisi (SP) Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “Bu ekonomik kurtuluş savaşından da milletimizi zaferle çıkaracağız” sözlerine sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı açıklama ile tepki gösterdi.

Haber Merkezi / SP Lideri Karamollaoğlu, açıklamasında, “Zam değil; ‘güncelleme’, yüksek döviz kuru değil; ‘rekabetçi kur’, ekonomik kriz değil; ‘ekonomik kurtuluş savaşı’ diyerek yaşadığımız sorunlar ortadan kalkmıyor, aksine problemlerimiz derinleşiyor. Bunun adı ekonomi yönetimi değil; olsa olsa “algı yönetimi”dir!” ifadelerini kullandı.

Karamollaoğlu, açıklamasının devamında, “Saadet Partisi olarak artık algılar değil çözüm önerileri konuşulsun istiyor, bunun gayretini veriyoruz. Bunun ilk adımı da problemlerin var olduğunu kabul etmektir, kavramlara işimize geldiği gibi takla attırmak değil! Biz problemleri biliyoruz ve bunları çözmeye de talibiz!” dedi.

Erdoğan ne demişti?

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ülkemizi eskiden hep yaptıkları gibi denklemin dışına itmek isteyenlerin, kur, faiz fiyat artışları üzerinden oynadıkları oyunu görüyoruz. Biz aynı oyunu vesayetle mücadelede gördük. Sabrettik ve başardık. Biz aynı oyunu terör örgütleriyle mücadelede gördük. Karşı atağımızı yaptık başardık. Bu ekonomik kurtuluş savaşından da milletimizi zaferle çıkaracağız. Ülkemizde önceliğimiz olan istihdamın yolunun yatırımdan, büyümeden geçtiğinden kimsenin şüphesi olmasın.” demişti.

Paylaşın

SP Lideri Karamollaoğlu’ndan ‘Zam’ Tepkisi

Sosyal medya hesabı üzerinden bir açıklama yapan SP Lideri Karamollaoğlu, “Yıl içerisinde zam gelmeyen herhangi bir ürün kaldı mı? ….’ya zam geldi!’ cümlesindeki noktalı yer, her gün bir başka hatta birkaç ürün ile dolduruluyor.” ifadelerini kullandı.

Haber Merkezi / Son dönemde gıda, enerji, akaryakıt başta olmak üzere pek çok alanda ve üründe peş peşe gelen zamlara Saadet Partisi (SP) Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı açıklama ile sert tepki gösterdi.

Açıklamasında, “Yıl içerisinde zam gelmeyen herhangi bir ürün kaldı mı? ….’ya zam geldi!’ cümlesindeki noktalı yer, her gün bir başka hatta birkaç ürün ile dolduruluyor.” ifadelerini kullanan Karamollaoğlu, şunları söyledi;

“Yıl içerisinde zam gelmeyen herhangi bir ürün kaldı mı? ….’ya zam geldi!’ cümlesindeki noktalı yer, her gün bir başka hatta birkaç ürün ile dolduruluyor. Şimdi de şekere %25 zam haberi! Artık market çalışanları da insanımız da bu zam yağmuru karşısında ne yapacağını şaşırdı.

Şeker fabrikalarının özelleştirilmesine şiddetle karşı çıkışımız, tarımda ithalata dayalı modeli reddedişimiz ve her fırsatta ve de zeminde “üretim” ısrarımızın nedeni bugün çok daha iyi anlaşılıyor zannediyorum. Biz ısrarlı ve kararlıyız; bu yanlış politikaları değiştireceğiz!”

Paylaşın

Saadet Partisi’nden Dikkat Çeken ‘Dolar’ Paylaşımı

Türk Lirası (TL) karşısında defalarca rekor kıran dolar, halkın bir numaralı gündemi olurken, Saadet Partisi (SP), konuya ilişkin sosyal medya hesabından dikkat çeken bir paylaşımda bulundu.

Haber Merkezi / NTV’nin 2011 yılında yaptığı ”1,84’ü geçerek tarihi rekor kıran doların nereye kadar yükseleceği merak ediliyor” haberini alıntılayan Saadet Partisi, paylaşımına “Bir Zamanlar Anadolu’da” notunu düştü.

Saadet Partisi’nin paylaşımı şöyle:

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın kabine toplantısı sonrası yaptığı açıklamalar sırasında yükselişe geçen dolar, Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası’nda (TCMB) gece yarısı yapılan görevden almalarla rekor üstüne rekor kırmaya başlamıştı.

Haberi hazırladığımız saatlerde, dolar, 9.32 TL’ye ulaşarak tüm zamanların en yüksek seviyesinde işlem görmekteydi. Euro ise, 10,81 TL ile yine tüm zamanların en yüksek seviyesinde işlem görmekteydi.

Paylaşın

SP Lideri Karamollaoğlu’ndan ‘fezleke’ eleştirisi: Kabul edilemez

Sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı açıklama ile Meclis’e gönderilen fezlekeleri eleştiren SP Lideri Karamollaoğlu, “Ana Muhalefet Lideri Sn. Kemal Kılıçdaroğlu’nun dokunulmazlığının kaldırılmasının gündeme gelmesi dahi ülkemiz açısından büyük bir ayıptır. Fezlekeler üzerinden demokrasimize darbe üstüne darbe vurma girişimleri kabul edilemez!” dedi.

Haber Merkezi / Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, sosyal medya hesabı üzerinden gündemde öne çıkan konular hakkında açıklama yaptı.

Karamollaoğlu, Meclis’e gönderilen fezlekeleri eleştirerek, Fezlekeler üzerinden demokrasimize darbe üstüne darbe vurma girişimleri kabul edilemez!” dedi. ” Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın iftar ziyaretine de değinen Karamollaoğlu, “Mesele gariplerin sofrasında olmak değil, o garipliği bitirmektir” ifadelerini kullandı.

Karamollaoğlu, paylaşımında şu ifadelere yer verdi:

Ana Muhalefet Lideri Sn. Kemal Kılıçdaroğlu’nun dokunulmazlığının kaldırılmasının gündeme gelmesi dahi ülkemiz açısından büyük bir ayıptır.

Fezlekeler üzerinden demokrasimize darbe üstüne darbe vurma girişimleri kabul edilemez!

Konuşan, düşünen, sorgulayan, eleştiren, herkesi ‘hain ve suçlu’ olarak gören anlayıştan bir an önce vazgeçilmeli; tarihimize kara bir leke olarak geçecek yeni yanlış kararlar alınmamalıdır.

Bir Cumhurbaşkanı, vatandaşın sofrasına birkaç çeşit daha koyabiliyorsa o Cumhurbaşkanı her akşam vatandaşın sofrasındadır. Mesele gariplerin sofrasında olmak değil, o garipliği bitirmektir.

Paylaşın

Karamollaoğlu: Aç olan insan açtır, rakamları değiştirseniz ne yazar

Haftalık basın toplantısında gündeme ilişkin açıklamalarda bulunan SP Lideri Karamollaoğlu, “Rakamlarla oynamak, rakamları değiştirmek hiçbir zaman gerçeği değiştirmez. Aç olan insan açtır. Karnını doyuramayan insan, karnını doyuramamıştır. Bir eksiğini gideremeyen, çocuğunun ihtiyacını karşılayamayan insan bunu karşılayamamıştır. Rakamları değiştirseniz ne yazar.” dedi.

Haber Merkezi / Saadet Partisi (SP) Genel Başkanı Temel Karamolloğlu, haftalık basın toplantısında gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu.

SP Lideri Karamollaoğlu, açıklamasında, Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’nın ’84 milyon suçlu’ açıklamasına tepki göstererek, “Evet buna uymayan vatandaşlar varsa bunlar kabahatlidir de uymayan yönetimler, topluluklar ne olacak?” dedi.

Karamollaoğlu, açıklamasının devamında, iktidara ekonomi üzerinden yüklenerek, “Rakamlarla oynamak, rakamları değiştirmek hiçbir zaman gerçeği değiştirmez. Aç olan insan açtır. Karnını doyuramayan insan, karnını doyuramamıştır. Bir eksiğini gideremeyen, çocuğunun ihtiyacını karşılayamayan insan bunu karşılayamamıştır. Rakamları değiştirseniz ne yazar.” ifadelerini kullandı.

Konuşmasında, iktidara emekli ikramiyesine zam önerisinde bulunan Karamollaoğlu, özetle şunları şöyle;

“Başlangıçta belirttim Ramazan ayı dertlerimizi paylaşma ayıdır. Burada da önümüze ister istemez geçim meselesi önümüze çıkıyor. Toplumun az bir kesimi istisna olmakla beraber toplumun büyük kısmı geçim sıkıntısı çekmektedir. Marketlerde ve pazarlarda yaşanan zamlara baktığımız zaman bu Ramazan kurulan iftar sofralarının bedeli maalesef hepimiz için öncekilerden çok ağır olacak. Israrla bu konunun üzerinde duruyoruz, çünkü biz milletimizin derdini, sıkıntısını açık bir şekilde görüyoruz. Her ne kadar rakamlar aksini iddia etse de durum ortada; milletimiz geçinemiyor. Ramazan bir anlamda tefekkür ayıdır. Umarız iktidardaki arkadaşlarımız da milletimizin durumunu bir tefekkür etme fırsatı bulur bu vesileyle… Bakınız; TÜİK verilerine göre 2021 yılı Şubat ayı işsizlik oranı 0,7 puanlık artışla yüzde 13,4 seviyesinde gerçekleşti. İşsiz sayısı ise bir önceki aya göre 250 bin kişi artarak 4 milyon 236 bin kişi oldu.

İktidar algı için oynadığı rakamlarda bile artan işsizliği gizleyemiyor. Tabi gerçek rakamlar çok daha fecaat bir tablo ortaya koymakta. Ne demek istiyorum? Asıl işsizlik oranı olan, geniş tanımlı işsizlik oranı yüzde 28,3’tür. TÜİK bu rakamı geniş tanımlı işsizlik olarak değil, atıl işgücü oranı diye açıklıyor. Bir şeyin nasıl tanımlandığı değil, ne olduğu önemli. Dolayısıyla gerçek işsizlik oranı yüzde 30’lara dayanmış durumdadır. Türkiye’de çalışabilir nüfus olarak bilinen 15 yaş ve üzeri nüfusun işgücüne katılım oranı yüzde 50 seviyesindedir. İLO verilerine göre bu oranın dünya ortalaması yüzde 60’lardadır. İşsizlik rakamlarındaki çarpıklık ve gerçek dışılık işte buradan başlıyor. İşgücüne katılma oranını düşük gösterdiğiniz sürece işsizliği de düşük gösterebiliyorsunuz. Böylece, aslında yüzde 25-30’lar düzeyindeki işsizlik oranını yüzde 10-14 aralığında imiş gibi kamuoyuna sunuluyor. Demem o ki; rakamlar ile oynayabilirsiniz ama gerçekleri değiştiremezsiniz. Millet canının nasıl yandığını biliyor!

Sizlere içinde bulunduğumuz durumun tam manası ile anlaşılabilmesi için iki fotoğraf sunmak istiyorum; birincisi; geçen yıl nisanda 527 milyar lira olan toplam tüketici kredileri yaklaşık bir yıl sonra mart ayında 682 milyar lira olmuştur. İnsanımızın 393,8 milyar lira ihtiyaç kredisi borcu ve 149,6 milyar lira bireysel kredi kartı borcu bulunmaktadır. Milletimiz borç batağına saplanmıştır. İkinci fotoğraf ise; ödediğimiz her 100 liralık vergimizin 16 lira 8 kuruşu faize gitmiştir. 2006-2020 dönemindeki son 15 yılda 5,58 trilyon lira vergi toplayıp 905.2 milyar lira faiz ödemişiz. Bu para milletimizin; emeğinden, cebinden, geleceğinden gidiyor! Sayın Erdoğan’ın da şiirlerini çok güzel bir şekilde okuduğu; ne diyordu Necip Fazıl; Allah’ın on pulunu bekleye dursun on kul, bir kişiye tam dokuz, dokuz kişiye bir pul.

Bildiğiniz üzere emeklilerimize 2018 yılından bu yana bayramlarda 1000 lira ikramiye verilmektedir. Bu ikramiyeye ne yazık ki enflasyonun hızla arttığı ve paramızın değer kaybettiği 3 yıllık süreç içerisinde herhangi bir zam yapılmamıştır. Biz bu sene Covid-19’un getirdiği sıkıntıları da dikkate alarak emeklilerimize yönelik en az yüzde 50 zamla mümkünse 1550 lira gibi bir rakamla ikramiye verilmesini öneriyoruz. Büyük bir rakam değil emekliler için emin olun böyle bir ikramiye emeklilerimizi tahminlerin ötesinde memnun edecektir. Biz bu teklifimizin iktidar tarafından dikkate alınmasını arzu ediyoruz.

Hal böyleyken iktidar ne yapıyor? Çok değil kısa bir zaman önce yoksulluk diye bir problemimiz yok diyen iktidar, şimdi yoksullara ücretsiz soğan-patates dağıtacağını duyuruyor. Biz bunu memnuniyetle karşıladık. Ama bu bizim plansızlığımızın da ne kadar büyük boyutlarda olduğunu ortaya koydu. Nasıl olacak ki üretimle tüketim birbirini karşılayacak? Soğan patates dağıtımı çok büyük bir iş değil! Darda kalan çiftçimizin de imdadına yetişti tenceresi kaynamayan garibana da çare oldu. Bundan dolayı iktidara teşekkür ederiz ama bilmeliler ki sadece patates soğanla milletimizin ihtiyacı karşılanamaz. Bizim esas sıkıntımız şu; Türkiye’de küçük bir azınlık çok yemekten, israftan, hazımsızlıktan uyuyamazken; büyük bir çoğunluk ise açlıktan, yarın kaygısından, ekmek kavgasından uyuyamıyor. Düşünmeye davet ediyorum, lütfen! Cenab-ı Hakkın size bahşettiği bu nimeti değerlendirin; aklı, fikri, düşünceyi… 19 yıl iktidarda bulunan arkadaşların çıkıp da şimdi meseleleri düzelteceğiz demeleri aslında bir gerçeği itiraf etmektedir.

Ne diyordu Aşık Mahsuni Şerif;

Yoksulun sırtından doyan doyana

Bunu gören yürek nasıl dayana?

Yiğit muhtaç olmuş kuru soğana

Bilmem söylesem mi, söylemesem mi?”

 

Paylaşın