Hamaney’den Dikkat Çeken Açıklama: Kültürde Devrime İhtiyaç Var

İran’da muhafazakar yönetimin bir numaralı ismi konumundaki Ali Hamaney, kültürde devrim çağrısı yaparak, “Yüksek Konsey, ülkenin farklı alanlarında kültürdeki zayıflıkları gözlemlemelidir” diye konuştu.

Mahsa Amini’nin ölümüyle patlak veren gösteriler, zamanla yaşam tarzına müdahale eden katı muhafazakar yönetim anlayışına yönelik protestolara dönüşmüştü. Yoğun tepkiler üzerine ahlak polisinin lağvedildiği yönünde Başsavcılığın açıklaması medyaya yansımış, ancak konuyla ilgili belirsizlik oluşmuştu.

22 yaşındaki Jina Mahsa Amini’nin, yeterince örtünmediği gerekçesiyle ahlâk polisi tarafından gözaltına alındıktan üç gün sonra, 16 Eylül’de kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetmesi, haftalar sürecek protestoların fitilini ateşlemişti. İnsan hakları örgütlerinin verilerine göre protesto gösterilerinde 470 gösterici ve 60’ın üstünde güvenlik görevlisi öldü, 18 bin kişi tutuklandı.

Son olarak bugün Entekhab haber sitesi, ahlâk polisinin faaliyetlerinin durdurulduğunu bildirdi. Haber sitesi, ahlâk polisinin bağlı olduğu “İyiliği Emretme ve Kötülükten Sakınma Merkezi”nin sözcüsü Ali Hanmuhammedi’nin, “Ahlâk polisinin faaliyetleri Başsavcılığın talimatıyla durdurulmuştur” açıklamasına yer verdi. Hanmuhammedi, İslami kıyafet formlarına uyumu sağlamanın diğer yolları ile ilgili kararın kısa zaman içinde verileceğini kaydetti.

İran’da kadınlara nasıl muamele yapılıyor?

İran, Afganistan’daki Taliban rejimi dışında kamusal alanda başörtüsü takmayı zorlayan tek ülke.

İranlı kadınların eğitime tam erişimi var, ev dışında çalışıyor ve kamu görevlerinde bulunuyorlar. Ancak, başörtüsü takmanın yanı sıra uzun, bol elbiseler de dahil olmak üzere halka açık yerlerde “mütevazı” giyinmeleri gerekiyor. Evli olmayan erkek ve kadınların birbirine yakın durması ve teması yasak.

1979 İslam Devrimi’nden sonraki günlere dayanan kurallar, “devletin her kademesinde yolsuzluk ve rüşvet gibi durumların aleniyet kazandığı ülkede” ahlak polisi tarafından uygulanıyor.

Resmi olarak Rehberlik Devriyesi olarak bilinen bu birimler, halka açık alanlarda geziyor ve hem erkeklerden hem de kadınlardan oluşuyor.

Uygulama, bir noktada ahlak polisini aşırı saldırgan olmakla suçlayan ve nispeten ılımlı olan eski Cumhurbaşkanı Hassan Ruhani döneminde yumuşatıldı. 2017 yılında kadınların kıyafet kurallarını ihlal ettikleri için tutuklanmayacağı sadece uyarılacağı açıklandı.

Ancak geçen yıl seçilen sert görüşlü Reisi yönetiminde, ahlak polisinin ajanları farklı bir uygulamaya geçti.

BM insan hakları ofisi, son aylarda genç kadınların yüzlerine tokat atıldığını, coplarla dövüldüklerini ve polis araçlarına alındıklarını söylüyor.

Ne olmuştu?

İran’ın Sakız kentinden başkent Tahran’a akrabalarını ziyarete gelen Mahsa Amini erkek kardeşinin kullandığı aracı durduran ahlak polisince gözaltına alınmıştı. Kardeşine, nasihat edilip serbest bırakılacağı söylenerek götürülen genç kadının, gözaltına alındıktan iki saat sonra komaya girdiği ve kaldırıldığı hastanede öldüğü ortaya çıktı.

Devlet televizyonu Amini’nin dövüldüğü iddialarını yalanlayarak, polisin genç kadını “nasihat etmek ve eğitmek” üzere karakola götürdüğünü ve orada kalp krizi geçirdiğini söyledi. Akrabaları, kadının herhangi bir kalp rahatsızlığı olduğunu yalanladı.

Devlet televizyonu bir polis karakolunda Amini olduğu söylenen bir kadının oturduğu koltuktan bir yetkiliyle konuşmak üzere kalktıktan sonra yere düştüğünü gösteren güvenlik kamerası kayıtları yayınladı. Ancak görüntülerden kadının Amini olduğu doğrulanamadı.

Amini’nin dövülerek öldürüldüğü yolunda sosyal medyada yayılan iddialarını reddeden Tahran emniyeti açıklamasında, “Ayrıntılı araştırmalara göre, Amini’nin araca alınması sonrasında ve tutulduğu karakolda fiziksel bir temas olduğunu” reddetti.

Ancak, İran’ın yarı resmi Fars haber ajansı, Mahsa Amini’nin ahlak polisince dövülmesi nedeniyle komaya girdiğini duyurdu.

Şu ana kadar Tahran, Senendec, Kerec, Tebriz, Meşhed, Kiş, Kirman, Yezd, Reşt, Bender Abbas, Abadan, Kirmanşah, Erdebil, İsfahan, Urumiye, Kazvin, Zencan, İlam, Mazenderan, Hemedan başta olmak üzere birçok şehirde gösteriler düzenlendi. Birçok noktada eylemciler ile güvenlik güçleri arasında şiddetli arbede yaşandı.

Paylaşın

İran’da Ahlak Polisi Belirsizliği; Kaldırılması Sorunu Çözer Mi?

İran’da Mahsa Amini’nin hayatını kaybetmesi ile birlikte ahlak polisi, yeniden gündeme gelmişti. Amini, kılık kıyafet kurallarına uygun örtünmediği gerekçesiyle ahlak polisi tarafından gözaltına alınması sonrası kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetmiş, genç kadının 16 Eylül’deki ölümü ülke genelinde protestolara yol açmıştı.

İnsan hakları aktivistleri Amini’nin ahlak polisi tarafından dövüldüğü için yaşamını yitirdiğini öne sürerken devlet yetkilileri bu iddiayı yalanlamıştı. Kılık kıyafet kurallarına uymayan kadınları gözaltına almakla görevli ahlak polisi olarak bilinen “İrşat Devriyesi”nin lağvedilip edilmediği tartışma konusu oldu.

DW Türkçe’den Burcu Karakaş’a konuşan İran araştırmacısı Gizem Aslantepe, söz konusu tartışmanın İran Başsavcısı Muhammed Cafer Muntazeri’nin ahlak polisinin sokaklarda görünmemesinin sebebinin sorulması üzerine verdiği “Kurulduğu yerden kaldırıldı” cevabından kaynaklandığını söylüyor.

Aslantepe, İran’da ahlak polisinin aylardır sokaklarda olmadığını belirterek, “Bu durum protestoların devam etmesiyle ilişkilendirilmişti. Hatta Parlamentodaki Hukuk ve Yargı Komisyonu üyesi Mehdi Bakırî, güvenlik güçlerinin sayısında sıkıntı yaşandığından İrşat Devriyeleri’nin çalışmadığını söylemişti” diyor.

İran’da devletin teokratik yönünü, dini ayağını güçlendiren bir kurum olan İyiliği Emretme ve Kötülükten Sakındırma Merkezi (Emr be Maruf ve Nehyi Ez Münker) Sözcüsü Seyyid Ali Hanmuhammedi’nin, “Ahlak polisinin görevi sona erdi. Başörtüsü denetimi konusunda daha modern bir çerçevede bu denetimi sürdüreceğiz” dediğini aktaran Aslantepe, bu açıklamanın kurumun lağvedildiğini kanıtladığını ama akıllarda başka soru işaretleri oluştuğunu dile getiriyor: “Modern denetimden kasıt nedir? Ahlak polisinin yerini ‘teknolojik araçlar’ mı alacak?”

“Kadınlara yönelik müdahaleler devam edecek”

İran ve Ortadoğu Uzmanı Arif Keskin de ülke çapında protestoların fitilini ateşleyen Jina Mahsa Amini’nin ölümünün ardından ahlak polisi biriminin İran devleti içerisinde gündeme geldiğini dile getiriyor: Tartışmanın özünü, ‘Tesettür konusu inançla, değerle ilgilidir. Dolayısıyla bu aslında kolluğu ilgilendiren bir konu değil, kültürel bir konudur’ düşüncesi oluşturuyordu.

Arif Keskin, ahlak polisinin kaldırılmasının olumlu bir gelişme olarak değerlendirilse dahi yeterli olmayacağını vurguluyor. Keskin, “İran kadınları açısından belki bir başarı olarak gözükebilir ama onları tatmin etmiyor, onları memnun etmiyor” diyor.

İran araştırmacısı Aslantepe de aynı görüşü paylaşıyor. Ahlak polisi kaldırılsa da kadınlara yönelik müdahalelerin devam edeceğini söylüyor. Aslantepe, kadınların zorunlu başörtüsü kanununa uymamasının, ahlak polislerinin meşruiyetini zedelediği kanaatinde.

Uzmanlara göre, ahlak polisinin lağvedilmesinin tek başına yeterli olmamasının sebebi, sorunun daha köklü olmasından kaynaklanıyor. Yani ahlak polisi lağvedilse bile İranlı kadınların rejimle yaşadığı sorunların çözülmeyecek olması. Arif Keskin, “İranlı kadınların sorunu sadece İrşat Devriyesi’nin ilgileneceği sınırlı bir alan değil. Bu sadece tesettürle ilgili değil. İran Anayasası, cinsiyetçi bir anayasa. Bir kadın lider olamaz, cumhurbaşkanı olamaz, yargı erki olamaz. İran İslam Cumhuriyeti köklü olarak dönüşmediği sürece İran’da kadın sorunu çözülmeyecek” diyor.

Protestoların önünü almak için mi yapıldı?

Ahlak polislerinin kaldırıldığına yönelik İranlı yetkililerden gelen açıklamaların ülkede devam eden protestoların önünü almak için yapıldığına dair yorumlar da yapılıyor. Arif Keskin, “Var olan öfkeyi yumuşatmak için olabilir. ‘Aslında biz değişiyoruz’ havasını yaratıp protestolara katılmak isteyen toplumsal kesimlerin önünü kesmek için olabilir” diyor.

Gizem Aslantepe ise tansiyonu düşürecek bir hamle yapılmak istendiğini ama bir yandan da rejimin reform arayışının sürdüğü kanaatinde: Özellikle başörtüsü uygulaması ve bu uygulamayı denetleme konusunda yeni bir formüle ihtiyaç var. Bunu sağlayan, müesses nizamı hiç hesapta yokken reformu düşünmeye iten kadınlar oldu.

Ahlak Polisi belirsizliği

Mahsa Amini adlı 22 yaşındaki bir kadının, Eylül’de ‘başörtüsünü düzgün takmadığı’ gerekçesiyle ahlak polisi tarafından gözaltına alındıktan üç gün sonra yaşamını yitirmesi ülke çapında protestoların başlamasına neden olmuştu. Ahlak polisinin Amini’nin başına vurduğu söyleniyor. Ancak polis Amini’nin kalp krizi geçirdiğini öne sürüyor.

Amini’nin ölümünden sonra başlayan eylemler, hükümet karşıtı protestolara dönüşmüştü. Hükümetin ‘isyan’ diye nitelediği eylemlerde göstericiler, yoksulluk, işsizlik, eşitsizlik, adaletsizlik ve yolsuzluğu protesto ettiğini söylüyor. Hâlâ devam eden eylemlerde şimdiye kadar yüzlerce kişi hayatını kaybetti.

İran’da 1979 İslam Devrimi’nden bu yana farklı “ahlak polisi” (İrşat Devriyeleri) birimleri görev yaptı. Şimdiki ahlak polisinin devriyeleri 2006’da başladı. Bu polisler, sokaklarda kadınların İslami kurallara giyinip giyinmediğini denetliyor.

Başlarını örtmeleri ve uzun kıyafetler giymeleri istenen kadınların yırtık kot pantolon, şort ya da “uygunsuz” kabul edilen diğer kıyafetleri giymeleri yasak.

Başsavcı Muhammed Cafer Montazeri’ye Pazar günkü dini etkinlikte ahlak polisi soruldu. Montazeri “Ahlak polisinin yargıyla ilgisi olmadığını, kurulduğu yer tarafından lağvedildiğini” söyledi.

Başsavcı bununla birlikte yargının toplumun davranışlarını izlemeye devam edeceğini vurguladı. İrşat Devriyeleri polis gücünün bir parçası ve İçişleri Bakanlığı’na bağlı.

Yabancı medya kuruluşlarının başsavcının açıklamalarını yayımlamasından sonra devlet denetimindeki yayın organlarında aksi yönde haberler yer aldı. Arapça yayın yapan Al-Alam televizyonu, “Bazılarının başsavcının açıklamalarını yanlış yansıtmaya çalıştığını” savunarak “Başsavcı, sadece kurulduğundan bu yana İrşat Devriyeleri’nin yargıyla bağlantısı olmadığını söyledi” dedi.

Muhafazakar çizgideki Öğrenci Haber Ağı (SNN) de “yanlış manşetler”e gönderme yaparak “İran’da başörtüsünün hâlâ zorunlu olduğunu” duyurdu. Fakat reform yanlısı Şark gazetesi Tahran polis gücünün ahlak polisinin tasfiye edilip edilmediğiyle ilgili soruları “geçiştirdiğini” yazdı.

İran Dışişleri Bakanı Hüseyin Amir Abdullahyan’a da Sırbistan ziyareti sırasında bu soru soruldu. Abdullahyan, bu haberleri ne doğruladı ne de yalanladı ve “Her şey demokrasi ve özgürlük çerçevesinde ilerliyor” demekle yetindi.

Doğrulanması halinde  ahlak polisinin lağvedilmesi protestoculara verilmiş bir taviz olacak. Ancak bunun protestoları durdurmayabileceği belirtiliyor.

Paylaşın

Mahsa Amini Protestoları: Grev Ve Boykot Çağrısı

İran’da ‘tesettüre uygun olmayan’ giyimi gerekçesiyle gözaltına alındıktan sonra hayatını kaybeden Mahsa Amini’nin ölümü sonrası başlayan protestolar sürüyor. Protestocular üç günlük grev çağrısı yaparken, üniversite öğrenciler de üç gün boyunca dersleri boykot edecek.

Uluslararası ajanslar, ülkede “İrşad devriyesi” olarak bilinen “ahlak polisi” biriminin kaldırıldığını açıklasa da söz konusu birimin bağlı olduğu İçişleri Bakanlığı’ndan henüz konuyla ilgili bir açıklama yapılmış değil.

İran’ın devlet televizyonu El Alam, “İran İslam Cumhuriyeti’nden hiçbir yetkili ahlak polisi biriminin kapatıldığını doğrulamadı” dedi.

“Ahlak polisinin” kaldırıldığını açıklayan İran Başsavcısı Muhammed Cafer Muntazeri de haber ajanslarının paylaştığı açıklamasında, “yargının ahlak polisi üzerinde herhangi bir otoritesi bulunmadığını” söylemişti:

“Ahlak polisliğinin yargı erki ile bir bağı ve ilişkisi yok. Ahlak polisliği geçmişte nerede ve kim tarafından kurulduysa öyle kaldırıldı. Elbette, yargı erki olarak toplumdaki ahlaki sorunlar hakkında görüşümüzü sunacağız.”

“Bu, ayaklanmayı durdurma taktiği”

Haberlerin ardından sosyal medya hesaplarından açıklama yapan bazı İranlı aktivistler de söz konusu haber ve açıklamaların “protestoları yatıştırmak için kullanılan bir strateji olduğunu” ifade etti.

ABD’de yaşayan İranlı aktivist Masih Alinejad, sosyal medya hesabından dün (4 Aralık) paylaştığı mesajda, “İran İslam Cumhuriyeti’nin ahlak polisini kaldırdığı [haberleri] dezenformasyondur. Ayaklanmayı durdurmak için bir taktiktir” açıklamasında bulundu.

“Protestocular ahlak polisini ya da başörtüsü zorunluluğunu kaldırmak için silahlar ve kurşunlar ile karşı karşıya kalmıyor” diyen Alinejad, protestocuların “İslami rejime son vermek istediğini” söyledi.

İranlı gazeteci ve sunucu Sima Sabet de “İran’daki ahlak polisi kaldırılmadı. Bu, önümüzdeki günlerde ülke çapında protesto çağrıları yapılırken protestocuları kandırmak ve bölmek için bir yalan” dedi.

Protestoları takip eden Middle East Matters sayfası da paylaşımında, “ahlak polisinin” kaldırıldığına ilişkin polis yetkilileri, yürütme erki veya parlamentodan herhangi bir açıklama yapılmadığını” kaydetti.

Protestoculardan grev çağrısı

Öte yandan, Amini’nin öldüğü 16 Eylül’den bu yana eylemlerini sürdüren protestocular ülkede üç günlük grev ve çarşamba günü (7 Aralık) başkent Tahran’ın Azadî (Özgürlük) meydanında miting çağrısında bulundu.

Hengaw İnsan Hakları Örgütü de İran’daki 20 şehirde insanların grev çağrısına uyarak kepenk kapattığını söyledi.

Üniversitelerde üç günlük boykot

Üniversite öğrencileri de üniversite yönetimlerinin öğrencilere yönelik uygulamalarını protesto etmek için üç gün süreyle dersleri boykot edeceklerini duyurdu.

İslami Kuruluşlar Öğrenci Birliği’nin Telegram sayfasından yayımlanan açıklamada, Mazenderan eyaletindeki “Noşirevani” ile “Bilim ve Teknoloji” üniversiteleri öğrencilerinin 5-7 Aralık tarihlerinde derslere katılmayacağı belirtildi. Boykot kararı alan öğrencilerin talepleri şöyle:

  • Tutuklu tüm öğrencilerin serbest bırakılması,
  • Üniversite alanında polis ve güvenlik güçlerinin öğrencilere müdahalesine son verilmesi, Disiplin Kurulu’nda alınan tüm kararların iptal edilmesi,
  • Öğrencilerin üniversitede toplantı yapma hakkının güvence altına alınması
  • Üniversite bahçesinden öğrencilerin gözaltına alınarak götürülmesi gibi olaylarda sorumluların belirlenip cezalandırılması.

İran’da kadınlara nasıl muamele yapılıyor?

İran, Afganistan’daki Taliban rejimi dışında kamusal alanda başörtüsü takmayı zorlayan tek ülke.

İranlı kadınların eğitime tam erişimi var, ev dışında çalışıyor ve kamu görevlerinde bulunuyorlar. Ancak, başörtüsü takmanın yanı sıra uzun, bol elbiseler de dahil olmak üzere halka açık yerlerde “mütevazı” giyinmeleri gerekiyor. Evli olmayan erkek ve kadınların birbirine yakın durması ve teması yasak.

1979 İslam Devrimi’nden sonraki günlere dayanan kurallar, “devletin her kademesinde yolsuzluk ve rüşvet gibi durumların aleniyet kazandığı ülkede” ahlak polisi tarafından uygulanıyor.

Resmi olarak Rehberlik Devriyesi olarak bilinen bu birimler, halka açık alanlarda geziyor ve hem erkeklerden hem de kadınlardan oluşuyor.

Uygulama, bir noktada ahlak polisini aşırı saldırgan olmakla suçlayan ve nispeten ılımlı olan eski Cumhurbaşkanı Hassan Ruhani döneminde yumuşatıldı. 2017 yılında kadınların kıyafet kurallarını ihlal ettikleri için tutuklanmayacağı sadece uyarılacağı açıklandı.

Ancak geçen yıl seçilen sert görüşlü Reisi yönetiminde, ahlak polisinin ajanları farklı bir uygulamaya geçti.

BM insan hakları ofisi, son aylarda genç kadınların yüzlerine tokat atıldığını, coplarla dövüldüklerini ve polis araçlarına alındıklarını söylüyor.

Ne olmuştu?

İran’ın Sakız kentinden başkent Tahran’a akrabalarını ziyarete gelen Mahsa Amini erkek kardeşinin kullandığı aracı durduran ahlak polisince gözaltına alınmıştı. Kardeşine, nasihat edilip serbest bırakılacağı söylenerek götürülen genç kadının, gözaltına alındıktan iki saat sonra komaya girdiği ve kaldırıldığı hastanede öldüğü ortaya çıktı.

Devlet televizyonu Amini’nin dövüldüğü iddialarını yalanlayarak, polisin genç kadını “nasihat etmek ve eğitmek” üzere karakola götürdüğünü ve orada kalp krizi geçirdiğini söyledi. Akrabaları, kadının herhangi bir kalp rahatsızlığı olduğunu yalanladı.

Devlet televizyonu bir polis karakolunda Amini olduğu söylenen bir kadının oturduğu koltuktan bir yetkiliyle konuşmak üzere kalktıktan sonra yere düştüğünü gösteren güvenlik kamerası kayıtları yayınladı. Ancak görüntülerden kadının Amini olduğu doğrulanamadı.

Amini’nin dövülerek öldürüldüğü yolunda sosyal medyada yayılan iddialarını reddeden Tahran emniyeti açıklamasında, “Ayrıntılı araştırmalara göre, Amini’nin araca alınması sonrasında ve tutulduğu karakolda fiziksel bir temas olduğunu” reddetti.

Ancak, İran’ın yarı resmi Fars haber ajansı, Mahsa Amini’nin ahlak polisince dövülmesi nedeniyle komaya girdiğini duyurdu.

Şu ana kadar Tahran, Senendec, Kerec, Tebriz, Meşhed, Kiş, Kirman, Yezd, Reşt, Bender Abbas, Abadan, Kirmanşah, Erdebil, İsfahan, Urumiye, Kazvin, Zencan, İlam, Mazenderan, Hemedan başta olmak üzere birçok şehirde gösteriler düzenlendi. Birçok noktada eylemciler ile güvenlik güçleri arasında şiddetli arbede yaşandı.

Paylaşın

Mahsa Amini Protestoları: Sinema Oyuncusu Mitra Heccar Tutuklandı

İran’da ‘tesettüre uygun olmayan’ giyimi gerekçesiyle gözaltına alındıktan sonra hayatını kaybeden Mahsa Amini’nin ölümü sonrası başlayan protestolara destek veren İranlı oyuncu Mitra Heccar tutuklandı.

İran resmi haber ajansı IRNA’nın haberine göre, Sinema Evi’ne bağlı sanatçıların tutuklanmasından sorumlu takip komitesinin üyesi Mehdi Kuhiyan, ünlü sinema oyuncusu Heccar’ın tutuklandığını duyurdu. Haberde, Heccar’ın tutuklanma nedenine ilişkin bilgi verilmedi.

Çevre aktivisti kimliğiyle de bilinen ve ülkedeki gösterilere destek veren sanatçılar arasında yer alan Heccar geçen ay “sosyal medyada belgesiz ve provokatif içerik yayınlanmak” suçlamasıyla savcılıkta ifade vermişti.

İran’da bazı sinema oyuncuları, “ayaklanmaları teşvik etmek ve provokatif sosyal medya paylaşımları yapmak” gibi gerekçelerle tutuklanmıştı.

İran Sinema Evi’nden konuyla ilgili yapılan açıklamada, bazı sinemacılara yönelik gözaltı ve tutuklamaların devam etmesi halinde üyelerin greve giderek, ülkedeki sinema ve dizi projelerinden çekileceği belirtilmişti.

İran’da kadınlara nasıl muamele yapılıyor?

İran, Afganistan’daki Taliban rejimi dışında kamusal alanda başörtüsü takmayı zorlayan tek ülke.

İranlı kadınların eğitime tam erişimi var, ev dışında çalışıyor ve kamu görevlerinde bulunuyorlar. Ancak, başörtüsü takmanın yanı sıra uzun, bol elbiseler de dahil olmak üzere halka açık yerlerde “mütevazı” giyinmeleri gerekiyor. Evli olmayan erkek ve kadınların birbirine yakın durması ve teması yasak.

1979 İslam Devrimi’nden sonraki günlere dayanan kurallar, “devletin her kademesinde yolsuzluk ve rüşvet gibi durumların aleniyet kazandığı ülkede” ahlak polisi tarafından uygulanıyor.

Resmi olarak Rehberlik Devriyesi olarak bilinen bu birimler, halka açık alanlarda geziyor ve hem erkeklerden hem de kadınlardan oluşuyor.

Uygulama, bir noktada ahlak polisini aşırı saldırgan olmakla suçlayan ve nispeten ılımlı olan eski Cumhurbaşkanı Hassan Ruhani döneminde yumuşatıldı. 2017 yılında kadınların kıyafet kurallarını ihlal ettikleri için tutuklanmayacağı sadece uyarılacağı açıklandı.

Ancak geçen yıl seçilen sert görüşlü Reisi yönetiminde, ahlak polisinin ajanları farklı bir uygulamaya geçti.

BM insan hakları ofisi, son aylarda genç kadınların yüzlerine tokat atıldığını, coplarla dövüldüklerini ve polis araçlarına alındıklarını söylüyor.

Ne olmuştu?

İran’ın Sakız kentinden başkent Tahran’a akrabalarını ziyarete gelen Mahsa Amini erkek kardeşinin kullandığı aracı durduran ahlak polisince gözaltına alınmıştı. Kardeşine, nasihat edilip serbest bırakılacağı söylenerek götürülen genç kadının, gözaltına alındıktan iki saat sonra komaya girdiği ve kaldırıldığı hastanede öldüğü ortaya çıktı.

Devlet televizyonu Amini’nin dövüldüğü iddialarını yalanlayarak, polisin genç kadını “nasihat etmek ve eğitmek” üzere karakola götürdüğünü ve orada kalp krizi geçirdiğini söyledi. Akrabaları, kadının herhangi bir kalp rahatsızlığı olduğunu yalanladı.

Devlet televizyonu bir polis karakolunda Amini olduğu söylenen bir kadının oturduğu koltuktan bir yetkiliyle konuşmak üzere kalktıktan sonra yere düştüğünü gösteren güvenlik kamerası kayıtları yayınladı. Ancak görüntülerden kadının Amini olduğu doğrulanamadı.

Amini’nin dövülerek öldürüldüğü yolunda sosyal medyada yayılan iddialarını reddeden Tahran emniyeti açıklamasında, “Ayrıntılı araştırmalara göre, Amini’nin araca alınması sonrasında ve tutulduğu karakolda fiziksel bir temas olduğunu” reddetti.

Ancak, İran’ın yarı resmi Fars haber ajansı, Mahsa Amini’nin ahlak polisince dövülmesi nedeniyle komaya girdiğini duyurdu.

Şu ana kadar Tahran, Senendec, Kerec, Tebriz, Meşhed, Kiş, Kirman, Yezd, Reşt, Bender Abbas, Abadan, Kirmanşah, Erdebil, İsfahan, Urumiye, Kazvin, Zencan, İlam, Mazenderan, Hemedan başta olmak üzere birçok şehirde gösteriler düzenlendi. Birçok noktada eylemciler ile güvenlik güçleri arasında şiddetli arbede yaşandı.

Paylaşın

‘Mahsa Amini Protestoları’nda Bilanço Ağırlaşıyor: Can Kaybı 448’e Yükseldi

İran İnsan Hakları Örgütü, ‘tesettüre uygun olmayan’ giyimi gerekçesiyle gözaltına alındıktan sonra hayatını kaybeden Mahsa Amini’nin ölümü sonrası başlayan protestolarda can kaybının 448’e yükseldiğini açıkladı.

Haber Merkezi / İran İnsan Hakları Örgütü bilançonun toplam 26 kentten elde edilen verilerle oluşturulduğunu, en ağır bilançonun ise Sistan-Belucistan, Sine, Batı Azerbaycan, Mazendaran ve Kirmaşan kentlerinde yaşandığını kaydetti.

İran’da kadınlara nasıl muamele yapılıyor?

İran, Afganistan’daki Taliban rejimi dışında kamusal alanda başörtüsü takmayı zorlayan tek ülke.

İranlı kadınların eğitime tam erişimi var, ev dışında çalışıyor ve kamu görevlerinde bulunuyorlar. Ancak, başörtüsü takmanın yanı sıra uzun, bol elbiseler de dahil olmak üzere halka açık yerlerde “mütevazı” giyinmeleri gerekiyor. Evli olmayan erkek ve kadınların birbirine yakın durması ve teması yasak.

1979 İslam Devrimi’nden sonraki günlere dayanan kurallar, “devletin her kademesinde yolsuzluk ve rüşvet gibi durumların aleniyet kazandığı ülkede” ahlak polisi tarafından uygulanıyor.

Resmi olarak Rehberlik Devriyesi olarak bilinen bu birimler, halka açık alanlarda geziyor ve hem erkeklerden hem de kadınlardan oluşuyor.

Uygulama, bir noktada ahlak polisini aşırı saldırgan olmakla suçlayan ve nispeten ılımlı olan eski Cumhurbaşkanı Hassan Ruhani döneminde yumuşatıldı. 2017 yılında kadınların kıyafet kurallarını ihlal ettikleri için tutuklanmayacağı sadece uyarılacağı açıklandı.

Ancak geçen yıl seçilen sert görüşlü Reisi yönetiminde, ahlak polisinin ajanları farklı bir uygulamaya geçti.

BM insan hakları ofisi, son aylarda genç kadınların yüzlerine tokat atıldığını, coplarla dövüldüklerini ve polis araçlarına alındıklarını söylüyor.

Ne olmuştu?

İran’ın Sakız kentinden başkent Tahran’a akrabalarını ziyarete gelen Mahsa Amini erkek kardeşinin kullandığı aracı durduran ahlak polisince gözaltına alınmıştı. Kardeşine, nasihat edilip serbest bırakılacağı söylenerek götürülen genç kadının, gözaltına alındıktan iki saat sonra komaya girdiği ve kaldırıldığı hastanede öldüğü ortaya çıktı.

Devlet televizyonu Amini’nin dövüldüğü iddialarını yalanlayarak, polisin genç kadını “nasihat etmek ve eğitmek” üzere karakola götürdüğünü ve orada kalp krizi geçirdiğini söyledi. Akrabaları, kadının herhangi bir kalp rahatsızlığı olduğunu yalanladı.

Devlet televizyonu bir polis karakolunda Amini olduğu söylenen bir kadının oturduğu koltuktan bir yetkiliyle konuşmak üzere kalktıktan sonra yere düştüğünü gösteren güvenlik kamerası kayıtları yayınladı. Ancak görüntülerden kadının Amini olduğu doğrulanamadı.

Amini’nin dövülerek öldürüldüğü yolunda sosyal medyada yayılan iddialarını reddeden Tahran emniyeti açıklamasında, “Ayrıntılı araştırmalara göre, Amini’nin araca alınması sonrasında ve tutulduğu karakolda fiziksel bir temas olduğunu” reddetti.

Ancak, İran’ın yarı resmi Fars haber ajansı, Mahsa Amini’nin ahlak polisince dövülmesi nedeniyle komaya girdiğini duyurdu.

Şu ana kadar Tahran, Senendec, Kerec, Tebriz, Meşhed, Kiş, Kirman, Yezd, Reşt, Bender Abbas, Abadan, Kirmanşah, Erdebil, İsfahan, Urumiye, Kazvin, Zencan, İlam, Mazenderan, Hemedan başta olmak üzere birçok şehirde gösteriler düzenlendi. Birçok noktada eylemciler ile güvenlik güçleri arasında şiddetli arbede yaşandı.

Paylaşın

Mahsa Amini Protestoları: İranlı General: 300’den Fazla Kişi Öldü

İran’da ‘tesettüre uygun olmayan’ giyimi gerekçesiyle gözaltına alındıktan sonra hayatını kaybeden 22 yaşındaki Mahsa Amini’nin ölümü sonrası başlayan protestolar devam ederken İran Devrim Muhafızları Hava Kuvvetleri Komutanı Tuğgeneral Emir Ali Hacızade, 300’den fazla kişinin hayatını kaybettiğini söyledi.

Haber Merkezi / İran Öğrenci Haber Ağı SNN’ye göre dün akşam Tahran’daki Şehit Recai Üniversitesi’nde konuşan Hacızade, 11 haftadır devam eden protestolarla ilgili olarak “Elimde son veriler yok. Ama 300’den fazla kişi şehit oldu ve öldü” dedi.

Hacızade’nin “şehit” sözcüğüyle güvenlik güçlerini, “öldü” sözcüğüyle de protestocuları kastettiği düşünülüyor.

Emir Ali Hacızade, “Kandırılarak bu eylemlere katılanlar karşı devrimci değil bizim evlatlarımız ve halkımızın bir parçası. Onlara gerçekleri anlatmalıyız” dedi.

Protestoları güç kullanarak bastıran İran yönetimi, hayatını kaybeden ya da yaralanan kişilerle ilgili açıklama yapmıyor.

Norveç merkezli İran İnsan Hakları Merkezi adlı grup, protestolarda şimdiye kadar 60’ı çocuk 29’u kadın 448 kişinin hayatını kaybettiğini duyurmuştu. Ancak diğer insan hakları örgütleri gerçek sayının bundan çok daha yüksek olduğunu söylüyor.

İran’da kadınlara nasıl muamele yapılıyor?

İran, Afganistan’daki Taliban rejimi dışında kamusal alanda başörtüsü takmayı zorlayan tek ülke.

İranlı kadınların eğitime tam erişimi var, ev dışında çalışıyor ve kamu görevlerinde bulunuyorlar. Ancak, başörtüsü takmanın yanı sıra uzun, bol elbiseler de dahil olmak üzere halka açık yerlerde “mütevazı” giyinmeleri gerekiyor. Evli olmayan erkek ve kadınların birbirine yakın durması ve teması yasak.

1979 İslam Devrimi’nden sonraki günlere dayanan kurallar, “devletin her kademesinde yolsuzluk ve rüşvet gibi durumların aleniyet kazandığı ülkede” ahlak polisi tarafından uygulanıyor.

Resmi olarak Rehberlik Devriyesi olarak bilinen bu birimler, halka açık alanlarda geziyor ve hem erkeklerden hem de kadınlardan oluşuyor.

Uygulama, bir noktada ahlak polisini aşırı saldırgan olmakla suçlayan ve nispeten ılımlı olan eski Cumhurbaşkanı Hassan Ruhani döneminde yumuşatıldı. 2017 yılında kadınların kıyafet kurallarını ihlal ettikleri için tutuklanmayacağı sadece uyarılacağı açıklandı.

Ancak geçen yıl seçilen sert görüşlü Reisi yönetiminde, ahlak polisinin ajanları farklı bir uygulamaya geçti.

BM insan hakları ofisi, son aylarda genç kadınların yüzlerine tokat atıldığını, coplarla dövüldüklerini ve polis araçlarına alındıklarını söylüyor.

Ne olmuştu?

İran’ın Sakız kentinden başkent Tahran’a akrabalarını ziyarete gelen Mahsa Amini erkek kardeşinin kullandığı aracı durduran ahlak polisince gözaltına alınmıştı. Kardeşine, nasihat edilip serbest bırakılacağı söylenerek götürülen genç kadının, gözaltına alındıktan iki saat sonra komaya girdiği ve kaldırıldığı hastanede öldüğü ortaya çıktı.

Devlet televizyonu Amini’nin dövüldüğü iddialarını yalanlayarak, polisin genç kadını “nasihat etmek ve eğitmek” üzere karakola götürdüğünü ve orada kalp krizi geçirdiğini söyledi. Akrabaları, kadının herhangi bir kalp rahatsızlığı olduğunu yalanladı.

Devlet televizyonu bir polis karakolunda Amini olduğu söylenen bir kadının oturduğu koltuktan bir yetkiliyle konuşmak üzere kalktıktan sonra yere düştüğünü gösteren güvenlik kamerası kayıtları yayınladı. Ancak görüntülerden kadının Amini olduğu doğrulanamadı.

Amini’nin dövülerek öldürüldüğü yolunda sosyal medyada yayılan iddialarını reddeden Tahran emniyeti açıklamasında, “Ayrıntılı araştırmalara göre, Amini’nin araca alınması sonrasında ve tutulduğu karakolda fiziksel bir temas olduğunu” reddetti.

Ancak, İran’ın yarı resmi Fars haber ajansı, Mahsa Amini’nin ahlak polisince dövülmesi nedeniyle komaya girdiğini duyurdu.

Şu ana kadar Tahran, Senendec, Kerec, Tebriz, Meşhed, Kiş, Kirman, Yezd, Reşt, Bender Abbas, Abadan, Kirmanşah, Erdebil, İsfahan, Urumiye, Kazvin, Zencan, İlam, Mazenderan, Hemedan başta olmak üzere birçok şehirde gösteriler düzenlendi. Birçok noktada eylemciler ile güvenlik güçleri arasında şiddetli arbede yaşandı.

Paylaşın

İran’da Rap Şarkıcısı Salehi, Ölüm Cezasına Çarptırılabilir

22 yaşındaki Mahsa Amini’nin başörtüsü kurallarına uymadığı gerekçesiyle gözaltına alındıktan sonra hayatını kaybetmesi ile başlayan ve 10 haftadır devam eden protestoları destekleyen muhalif rap şarkıcısı Toomaj Salehi, ölüm cezasına çarptırılabilir.

Salehi “yozlaşma ve fesatlık” ile suçlanıyor. Bir yargı yetkilisine göre 31 yaşındaki Salehi propaganda, düşman bir hükümetle işbirliği ve şiddeti kışkırtmakla da suçlanıyor.

Yetkili, davanın Salehi’nin avukatıyla iletişime geçmesine olanak vermeden başladığı iddialarını ise reddediyor. Salehi ülkedeki protestolara katıldığını gösteren videoları paylaştıktan sonra geçen ay gözaltına alınmıştı.

10 haftadır devam eden protestoları destekleyen Salehi ayrıca aynı zamanda konuyla ilgili rap şarkıları da yayınlamıştı.

İranlı yetkililer, yabancı düşmanların kışkırttığı bir “isyan” olarak tanımladıkları protestoları haftalardır bastırmaya çalışıyor.

İnsan Hakları Aktivistleri Haber Ajansı (HRANA) adlı web sitesine göre protestolarda şimdiye kadar en az 451 kişi hayatını kaybetti ve 18 binden fazla kişi gözaltına alındı.

HRANA aynı zamanda yaklaşık 60 güvenlik görevlisinin öldüğünü bildirdi.

Salehi 30 Ekim’de, gözaltına alınmasından sadece birkaç gün önce CBC News adlı haber kanalıyla yaptığı bir röportajda düzeni eleştiren videolar yayımlamanın “zor olduğunu ve kendisini rejim güçleri için bir hedef haline getirdiğini” söylemişti.

Röportaj sırasında Salehi, İranlıların “korkunç bir yerde yaşadığını” ve “gücüne, parasına ve silahlarına tutunmak için tüm ülkeyi öldürmeye hazır olan bir mafya ile baş etmeye çalıştığını” belirtmişti.

Kasım’da İran devlet medyası, Salehi’nin İsfahan eyaletinde gözaltına alındığını gösteren bir video yayınladı.

Bu videoda Salehi olduğunu söyleyen ama gözleri bağlı olan bir adamın yerde oturduğunu görebiliyoruz.

Sesi titreyen bu adam, protestolardan alınan bir görüntüde güvenlik güçlerinin ülkeden gitmesi gerektiğini söylediğine değiniyor ve “hata yaptığını” söylüyor.

İfade özgürlüğü savunuculuğu grubu Article 19, “Toomaj’ın baskı altında itiraf etmeye zorlanmasını” kınadı.

“Asılsız suçlamalarla, ölümden korkmayanlara bir ders vermek istiyorlar”

Yarı resmi İsna adlı haber ajansına göre İsfahan bölge yargı başkanı, Pazar günü yaptığı açıklamada Salehi’nin “yozlaşma ve fesatlık” ile suçlandığını doğruladı ve “ciddi zararlara yol açacak yanlış bilgileri geniş çaplı bir şekilde yaydığını” söyledi.

CBC’ye konuşan Salehi’nin Londra’da yaşayan kuzeni Azadeh Babadi, rap şarkıcısının suçlu bulunmasını sağlamak için delil uydurulmasından korktuğunu söyledi.

Çok sayıda müzisyen, benzer endişeleri dile getirerek Salehi’nin isminin sosyal medyada yoğun bir şekilde paylaşılmasını talep etti.

Hichkas adlı rap şarkıcısı Twitter’da İslam Cumhuriyeti’nin, “Toomaj’ı öldürmeye çalıştığını” paylaşırken şarkıcı Mehdi Yarrahi, “Asılsız suçlamalarla, ölümden korkmayanlara bir ders vermek istiyorlar” yazdı.

Yargı, şimdiye kadar ismi verilmeyen ve protestolarla bağlantılı bir şekilde gözaltına alınan altı kişinin ölüm cezasına çarptırıldığını açıkladı.

Uluslararası Af Örgütü’ne göre Salehi’nin yanı sıra en az 15 kişiye daha idam cezasıyla sonuçlanabilecek suçlamalar yöneltildi.

Bu kişilerin arasında rap şarkıcısı Saman Yasin de bulunuyor.

Bazı ünlüler ve üst düzey yetkilileri kefaletle serbest bırakıldı

Öte yandan Pazar günü İran medyası, protestolara dahil oldukları veya protestoları destekledikleri gerekçesiyle gözaltına alınan bazı ünlülerin ve üst düzey yetkililerin kefaletle serbest bırakıldığını bildirdi.

Bu kişilerin arasında ünlü oyuncu Hengameh Ghaziani, aktivist ve blog yazarı Hossein Ronaghi, eski uluslararası futbolcu Voria Ghafouri ve eski milletvekili Parvaneh Salahshouri de bulunuyor.

Ghaziani bu ayın başlarında bir videoda başörtüsünü çıkararak protestoculara destek vermişti.

Benzer bir şekilde gözaltına alınan oyuncu Katayoun Riahi hakkında ise herhangi bir açıklama yapılmadı.

İran’ın Dini Lideri Ayetullah Ali Hamaney’in yeğeni, İran dışında yaşayan insanları hükümetlerine Tahran ile bağlarını kesmeleri için baskı yapmaya çağırdı.

Aktivist olan Farideh Moradkhani çektiği bir video aracılığıyla, “Ey özgür insanlar, bizimle olun ve hükümetlerinize bu cani ve çocuk öldüren rejimi desteklemeyi bırakmalarını söyleyin” dedi.

Bu video, Moradkhani’nin geçen hafta Tahran’da belirsiz suçlamalarla gözaltına alındığı bildirilen Fransa’daki erkek kardeşi tarafından yayımlandı.

(Kaynak: BBC Türkçe)

Paylaşın

Mahsa Amini Protestoları: Can Kaybı 416’a Yükseldi

İran’da ‘tesettüre uygun olmayan’ giyimi gerekçesiyle gözaltına alındıktan sonra hayatını kaybeden 22 yaşındaki Mahsa Amini’nin ölümü sonrası başlayan protestolarda yaşamını yitirenlerin sayısı 416’a yükseldi.

Haber Merkezi / Norveç merkezli İran İnsan Hakları Örgütü’ne (IHR), ait internet sitesinde yayımlanan raporda, son bir haftadaki olaylarda 72 kişinin daha hayatını kaybettiği belirtildi.

İran’da kadınlara nasıl muamele yapılıyor?

İran, Afganistan’daki Taliban rejimi dışında kamusal alanda başörtüsü takmayı zorlayan tek ülke.

İranlı kadınların eğitime tam erişimi var, ev dışında çalışıyor ve kamu görevlerinde bulunuyorlar. Ancak, başörtüsü takmanın yanı sıra uzun, bol elbiseler de dahil olmak üzere halka açık yerlerde “mütevazı” giyinmeleri gerekiyor. Evli olmayan erkek ve kadınların birbirine yakın durması ve teması yasak.

1979 İslam Devrimi’nden sonraki günlere dayanan kurallar, “devletin her kademesinde yolsuzluk ve rüşvet gibi durumların aleniyet kazandığı ülkede” ahlak polisi tarafından uygulanıyor.

Resmi olarak Rehberlik Devriyesi olarak bilinen bu birimler, halka açık alanlarda geziyor ve hem erkeklerden hem de kadınlardan oluşuyor.

Uygulama, bir noktada ahlak polisini aşırı saldırgan olmakla suçlayan ve nispeten ılımlı olan eski Cumhurbaşkanı Hassan Ruhani döneminde yumuşatıldı. 2017 yılında kadınların kıyafet kurallarını ihlal ettikleri için tutuklanmayacağı sadece uyarılacağı açıklandı.

Ancak geçen yıl seçilen sert görüşlü Reisi yönetiminde, ahlak polisinin ajanları farklı bir uygulamaya geçti.

BM insan hakları ofisi, son aylarda genç kadınların yüzlerine tokat atıldığını, coplarla dövüldüklerini ve polis araçlarına alındıklarını söylüyor.

Ne olmuştu?

İran’ın Sakız kentinden başkent Tahran’a akrabalarını ziyarete gelen Mahsa Amini erkek kardeşinin kullandığı aracı durduran ahlak polisince gözaltına alınmıştı. Kardeşine, nasihat edilip serbest bırakılacağı söylenerek götürülen genç kadının, gözaltına alındıktan iki saat sonra komaya girdiği ve kaldırıldığı hastanede öldüğü ortaya çıktı.

Devlet televizyonu Amini’nin dövüldüğü iddialarını yalanlayarak, polisin genç kadını “nasihat etmek ve eğitmek” üzere karakola götürdüğünü ve orada kalp krizi geçirdiğini söyledi. Akrabaları, kadının herhangi bir kalp rahatsızlığı olduğunu yalanladı.

Devlet televizyonu bir polis karakolunda Amini olduğu söylenen bir kadının oturduğu koltuktan bir yetkiliyle konuşmak üzere kalktıktan sonra yere düştüğünü gösteren güvenlik kamerası kayıtları yayınladı. Ancak görüntülerden kadının Amini olduğu doğrulanamadı.

Amini’nin dövülerek öldürüldüğü yolunda sosyal medyada yayılan iddialarını reddeden Tahran emniyeti açıklamasında, “Ayrıntılı araştırmalara göre, Amini’nin araca alınması sonrasında ve tutulduğu karakolda fiziksel bir temas olduğunu” reddetti.

Ancak, İran’ın yarı resmi Fars haber ajansı, Mahsa Amini’nin ahlak polisince dövülmesi nedeniyle komaya girdiğini duyurdu.

Şu ana kadar Tahran, Senendec, Kerec, Tebriz, Meşhed, Kiş, Kirman, Yezd, Reşt, Bender Abbas, Abadan, Kirmanşah, Erdebil, İsfahan, Urumiye, Kazvin, Zencan, İlam, Mazenderan, Hemedan başta olmak üzere birçok şehirde gösteriler düzenlendi. Birçok noktada eylemciler ile güvenlik güçleri arasında şiddetli arbede yaşandı.

Paylaşın

Mahsa Amini Protestoları: İki Sinema Oyuncusu Gözaltına Alındı

İran’da ‘tesettüre uygun olmayan’ giyimi gerekçesiyle gözaltına alındıktan sonra hayatını kaybeden 22 yaşındaki Mahsa Amini’nin ölümü sonrası başlayan protestolara destek vermeleri sonrası İran sinemasının önde gelen isimlerinden Hengameh Ghaziani ve Katayoun Riahi’nin gözaltına alındığı bildirildi.

Haber Merkezi / Ülkenin resmi haber ajansı IRNA’ya göre, Hengameh Ghaziani ve Katayoun Riahi, İran yetkililerine karşı komplo kurmakla suçlanıyor. IRNA, iki aktristin de Pazar günü Başsavcılığın talimatıyla gözaltına alındığını duyurdu. Hengameh Ghaziani ve Katayoun Riahi, başörtülerini çıkararak protestoculara destek vermişti.

Ghaziani, gözaltına alınması öncesi sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, “Bu benim son paylaşımım olabilir. Şu andan itibaren başıma ne gelirse gelsin, bilin ki her zaman olduğu gibi son nefesime kadar İran halkının yanındayım” demişti.

İran’da kadınlara nasıl muamele yapılıyor?

İran, Afganistan’daki Taliban rejimi dışında kamusal alanda başörtüsü takmayı zorlayan tek ülke.

İranlı kadınların eğitime tam erişimi var, ev dışında çalışıyor ve kamu görevlerinde bulunuyorlar. Ancak, başörtüsü takmanın yanı sıra uzun, bol elbiseler de dahil olmak üzere halka açık yerlerde “mütevazı” giyinmeleri gerekiyor. Evli olmayan erkek ve kadınların birbirine yakın durması ve teması yasak.

1979 İslam Devrimi’nden sonraki günlere dayanan kurallar, “devletin her kademesinde yolsuzluk ve rüşvet gibi durumların aleniyet kazandığı ülkede” ahlak polisi tarafından uygulanıyor.

Resmi olarak Rehberlik Devriyesi olarak bilinen bu birimler, halka açık alanlarda geziyor ve hem erkeklerden hem de kadınlardan oluşuyor.

Uygulama, bir noktada ahlak polisini aşırı saldırgan olmakla suçlayan ve nispeten ılımlı olan eski Cumhurbaşkanı Hassan Ruhani döneminde yumuşatıldı. 2017 yılında kadınların kıyafet kurallarını ihlal ettikleri için tutuklanmayacağı sadece uyarılacağı açıklandı.

Ancak geçen yıl seçilen sert görüşlü Reisi yönetiminde, ahlak polisinin ajanları farklı bir uygulamaya geçti.

BM insan hakları ofisi, son aylarda genç kadınların yüzlerine tokat atıldığını, coplarla dövüldüklerini ve polis araçlarına alındıklarını söylüyor.

Ne olmuştu?

İran’ın Sakız kentinden başkent Tahran’a akrabalarını ziyarete gelen Mahsa Amini erkek kardeşinin kullandığı aracı durduran ahlak polisince gözaltına alınmıştı. Kardeşine, nasihat edilip serbest bırakılacağı söylenerek götürülen genç kadının, gözaltına alındıktan iki saat sonra komaya girdiği ve kaldırıldığı hastanede öldüğü ortaya çıktı.

Devlet televizyonu Amini’nin dövüldüğü iddialarını yalanlayarak, polisin genç kadını “nasihat etmek ve eğitmek” üzere karakola götürdüğünü ve orada kalp krizi geçirdiğini söyledi. Akrabaları, kadının herhangi bir kalp rahatsızlığı olduğunu yalanladı.

Devlet televizyonu bir polis karakolunda Amini olduğu söylenen bir kadının oturduğu koltuktan bir yetkiliyle konuşmak üzere kalktıktan sonra yere düştüğünü gösteren güvenlik kamerası kayıtları yayınladı. Ancak görüntülerden kadının Amini olduğu doğrulanamadı.

Amini’nin dövülerek öldürüldüğü yolunda sosyal medyada yayılan iddialarını reddeden Tahran emniyeti açıklamasında, “Ayrıntılı araştırmalara göre, Amini’nin araca alınması sonrasında ve tutulduğu karakolda fiziksel bir temas olduğunu” reddetti.

Ancak, İran’ın yarı resmi Fars haber ajansı, Mahsa Amini’nin ahlak polisince dövülmesi nedeniyle komaya girdiğini duyurdu.

Şu ana kadar Tahran, Senendec, Kerec, Tebriz, Meşhed, Kiş, Kirman, Yezd, Reşt, Bender Abbas, Abadan, Kirmanşah, Erdebil, İsfahan, Urumiye, Kazvin, Zencan, İlam, Mazenderan, Hemedan başta olmak üzere birçok şehirde gösteriler düzenlendi. Birçok noktada eylemciler ile güvenlik güçleri arasında şiddetli arbede yaşandı.

Paylaşın

Mahsa Amini Protestoları: Ölü Sayısı 378’e Yükseldi

İran’da ‘tesettüre uygun olmayan’ giyimi gerekçesiyle gözaltına alındıktan sonra hayatını kaybeden 22 yaşındaki Mahsa Amini’nin ölümü sonrası başlayan protestolarda yaşamını yitirenlerin sayısı 378’e yükseldi.

İran İnsan Hakları Örgütü (IHR) Mahsa Amini’nin “ahlak polisi” tarafından gözaltına alındıktan sonra hayatını kaybetmesiyle başlayan protestolarla ilgili bir rapor açıkladı. IHR’nin raporuna göre, son bir haftada güvenlik güçlerinin protestoculara yönelik saldırıları sonucu yaklaşık 40 kişinin hayatını kaybetmesiyle, üçüncü ayına giren protestolarda ölü sayısı 378’e yükseldi.

Ülkedeki 31 eyaletten 25’ine dair verilerin yer aldığı IHR raporunda, en fazla can kaybının Sistan-Beluçistan eyaletinde yaşandığı belirtildi.

Raporda, Sistan-Beluçistan’da 123, Tahran ve Kürdistan’da 40, Batı Azerbaycan’da 39, Mazenderan’da 33, Gilan 23, Elborz’da 15, Kirmanşah’ta 14, Huzistan’da dokuz, Horasan-ı Rezevi ve İsfahan’da beşer, Zencan ve Doğu Azerbaycan’da dörder, Merkezi, Kazvin ve Loristan’da üçer, Kohgiluye-Buyer Ahmed, Erdebil, İylam, Buşehr, Fars ve Hemedan’da ikişer, Hürmüzgan, Simnan ve Kirman’da da birer göstericinin öldüğü kaydedildi.

IHR’nin raporuna göre, hayatını kaybeden göstericilerden 47’si 18 yaş altında, 27’si kadın ve 351’i erkekti.

Protestoculara ateşli silahlarla saldırı

Öte yandan, İran’ın Batı Azerbaycan eyaletine bağlı Mahabad kentinde düzenlenen protestolara emniyet güçleri ateşli silahlarla saldırdı.

Sosyal medyaya yansıyan görüntülere göre, dün gece Mahabad’da yaşanan olaylarda polis protestoculara karşı silah ve patlayıcılar kullandı.

Kentte rejim aleyhine sloganlar atan göstericiler, bazı caddeleri tuğla ve taşlarla kapattı. Emniyet güçlerinin göstericilere ateşli silahlarla saldırdığı kentte, yer yer patlama sesleri duyuldu.

Kente çok sayıda polisin sevk edildiği belirtilirken, rejim karşıtları sosyal medyadan yaptıkları paylaşımlarla “Mahabad halkına yardım” çağrılarında bulunuyor. Çıkan olaylarda can kaybı ya da yaralı olup olmadığına ilişkin resmi makamlar tarafından henüz bir açıklama yapılmadı.

İran’da kadınlara nasıl muamele yapılıyor?

İran, Afganistan’daki Taliban rejimi dışında kamusal alanda başörtüsü takmayı zorlayan tek ülke.

İranlı kadınların eğitime tam erişimi var, ev dışında çalışıyor ve kamu görevlerinde bulunuyorlar. Ancak, başörtüsü takmanın yanı sıra uzun, bol elbiseler de dahil olmak üzere halka açık yerlerde “mütevazı” giyinmeleri gerekiyor. Evli olmayan erkek ve kadınların birbirine yakın durması ve teması yasak.

1979 İslam Devrimi’nden sonraki günlere dayanan kurallar, “devletin her kademesinde yolsuzluk ve rüşvet gibi durumların aleniyet kazandığı ülkede” ahlak polisi tarafından uygulanıyor.

Resmi olarak Rehberlik Devriyesi olarak bilinen bu birimler, halka açık alanlarda geziyor ve hem erkeklerden hem de kadınlardan oluşuyor.

Uygulama, bir noktada ahlak polisini aşırı saldırgan olmakla suçlayan ve nispeten ılımlı olan eski Cumhurbaşkanı Hassan Ruhani döneminde yumuşatıldı. 2017 yılında kadınların kıyafet kurallarını ihlal ettikleri için tutuklanmayacağı sadece uyarılacağı açıklandı.

Ancak geçen yıl seçilen sert görüşlü Reisi yönetiminde, ahlak polisinin ajanları farklı bir uygulamaya geçti.

BM insan hakları ofisi, son aylarda genç kadınların yüzlerine tokat atıldığını, coplarla dövüldüklerini ve polis araçlarına alındıklarını söylüyor.

Ne olmuştu?

İran’ın Sakız kentinden başkent Tahran’a akrabalarını ziyarete gelen Mahsa Amini erkek kardeşinin kullandığı aracı durduran ahlak polisince gözaltına alınmıştı. Kardeşine, nasihat edilip serbest bırakılacağı söylenerek götürülen genç kadının, gözaltına alındıktan iki saat sonra komaya girdiği ve kaldırıldığı hastanede öldüğü ortaya çıktı.

Devlet televizyonu Amini’nin dövüldüğü iddialarını yalanlayarak, polisin genç kadını “nasihat etmek ve eğitmek” üzere karakola götürdüğünü ve orada kalp krizi geçirdiğini söyledi. Akrabaları, kadının herhangi bir kalp rahatsızlığı olduğunu yalanladı.

Devlet televizyonu bir polis karakolunda Amini olduğu söylenen bir kadının oturduğu koltuktan bir yetkiliyle konuşmak üzere kalktıktan sonra yere düştüğünü gösteren güvenlik kamerası kayıtları yayınladı. Ancak görüntülerden kadının Amini olduğu doğrulanamadı.

Amini’nin dövülerek öldürüldüğü yolunda sosyal medyada yayılan iddialarını reddeden Tahran emniyeti açıklamasında, “Ayrıntılı araştırmalara göre, Amini’nin araca alınması sonrasında ve tutulduğu karakolda fiziksel bir temas olduğunu” reddetti.

Ancak, İran’ın yarı resmi Fars haber ajansı, Mahsa Amini’nin ahlak polisince dövülmesi nedeniyle komaya girdiğini duyurdu.

Şu ana kadar Tahran, Senendec, Kerec, Tebriz, Meşhed, Kiş, Kirman, Yezd, Reşt, Bender Abbas, Abadan, Kirmanşah, Erdebil, İsfahan, Urumiye, Kazvin, Zencan, İlam, Mazenderan, Hemedan başta olmak üzere birçok şehirde gösteriler düzenlendi. Birçok noktada eylemciler ile güvenlik güçleri arasında şiddetli arbede yaşandı.

Paylaşın