Gazze’de İsrail Saldırılarında Can Kaybı 34 Bin 388’e Çıktı

Hamas’ın başlattığı Filistin – İsrail savaşının 204. günü geride kalırken, Gazze Şeridi’nde İsrail saldırılarında hayatını kaybedenlerin sayısı ise son 24 saatte 32 artarak 34 bin 388’e çıktı.

Haber Merkezi /Gazze’de İsrail saldırılarında yaralananların sayısı ise son 24 saatte 69 artarak 77 bin 437’ye yükseldi.

Gazze’de İsrail saldırılarında ölenlerin yüzde 70’ini çocuklar ve kadınların oluşturduğu aktarılırken, saldırılar sonucu oluşan yıkımdan dolayı çok sayıda kişinin hala enkaz altında olduğu vurgulandı. Sivil savunma ve acil sağlık ekiplerinin bu kişilere ulaşmakta zorluk yaşadığı kaydedildi.

Hamas, İsrail’den Gazze Savaşı’nda ateşkes ve rehinelerin serbest bırakılmasına ilişkin bir teklif aldıklarını açıkladı. Radikal İslamcı örgütün üst düzey isimlerinden Halil El Hayya Telegram üzerinden yaptığı açıklamada, “Hamas bu teklifi değerlendirecek ve bir yanıt verecek” dedi.

İsrail’in önerisinin, 13 Nisan’da Mısır ve Katarlı müzakerecilere iletilen Hamas’ın pozisyonuna yanıt niteliğinde olduğu belirtildi. İsrail, dolaylı müzakerelerde ateşkes ve İsrailli rehinelerin serbest bırakılması konularında örgüt üzerindeki zaman baskısını artırıyor.

Axios haber portalı ve İsrail medyasının üst düzey İsrailli yetkillere dayandırdığı haberlere göre, yakın zamanda bir uzlaşmaya varılmaması halinde Gazze Şeridi’nin güneyindeki Refah’ta da bir kara operasyonuna başlanacağı belirtiliyor.

İsrail medyasında Mısır ve İsrailli heyetler arasındaki son görüşmelerde Hamas’la sınırlı bir uzlaşmaya varıldığı; buna göre yalnızca ileri yaştaki rehinelerle, kadın ve hasta rehinelerin serbest bırakılacağına yönelik haberler yer almıştı.

Axios’un haberinde, ateşkesin süresinin ise Hamas tarafından serbest bırakılacak rehinelerin sayısına bağlı olacağı belirtildi. İsrail, Hamas’ın iki hafta önce masaya getirdiği kalıcı ateşkes talebini ise reddediyor.

Dünya Ekonomik Forumu (WEF) Başkanı Borge Brende, Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas dahil bazı uluslararası yetkililerin, bu hafta Riyad’da olacaklarını ve Gazze’de olası bir barış anlaşmasına varılmasını amaçlayan görüşmeler yapacaklarını söyledi.

Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad’da düzenlenen basın toplantısında konuşan Brende, “Kilit oyuncular şu anda Riyad’da. Umarım görüşmeler uzlaşı ve barışa yönelik bir sürece dönüşür.” dedi.

Pazar günü başlayacak görüşmelerinin Dünya Ekonomik Forumu toplantıları kapsamında olacağını belirten yetkili, Gazze’deki insani krizin gündemde olacağını aktardı.

Toplantıda Orta Doğu ülkelerinin yanı sıra Almanya, Fransa ve İngiltere dahil bazı Avrupalı yetkililer de hazır bulunacak. Brende binin üzerindeki katılımcı arasında toplam 12 devlet ve hükümet başkanının yer alacağını söyledi.

Borge Brende, ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken’in toplantılara Katar Başbakanı, Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı, Umman Veliaht Prensi ve Bahreynli yetkililerin de aralarında bulunduğu bölgesel liderlerle birlikte katılacağı bilgisini verdi.

Ayrıca Brende, Mısır Dışişleri Bakanı Semih Şukri’nin de Gazze’deki savaşı sona erdirmek ve kalan İsrailli rehinelerin serbest kalması çabalarını yeniden başlatmak amacıyla Mısırlı müzakerecilerin cuma günü İsrail’de gerçekleştirdiği görüşmelere dair yetkililere bilgi vermek üzere orada olacağını sözlerine ekledi.

WEF Başkanı, “Rehinelerle ilgili görüşmeler ve olası bir ateşkes için az da olsa hızlanma söz konusu.” ifadesini kullandı.

Paylaşın

Gazze’de İsrail Saldırılarında Ölü Sayısı 34 Bin 356’ya Çıktı

Filistin – İsrail savaşının 203. günü geride kalırken, Gazze Şeridi’nde İsrail saldırılarında hayatını kaybedenlerin sayısı ise son 24 saatte 51 artarak 34 bin 356’ya çıktı. Gazze’de İsrail saldırılarında yaralananların sayısı ise son 24 saatte 75 artarak 77 bin 368’e çıktı.

Haber Merkezi /Gazze’de İsrail saldırılarında ölenlerin yüzde 70’ini çocuklar ve kadınların oluşturduğu aktarılırken, saldırılar sonucu oluşan yıkımdan dolayı çok sayıda kişinin hala enkaz altında olduğu vurgulandı. Sivil savunma ve acil sağlık ekiplerinin bu kişilere ulaşmakta zorluk yaşadığı kaydedildi.

Öte yandan Birleşmiş Milletler’e bağlı yardım kuruluşu Dünya Gıda Programı (WFP) Genel Müdür Yardımcısı Carl Skau, kuşatma altındaki bölgeye ulaşan yardım hacminde bir miktar iyileşme kaydedilmesine rağmen, kuzey Gazze’nin hâlâ kıtlık riskiyle karşı karşıya olduğu uyarısında bulundu.

“Kıtlığa doğru gidiyoruz. Kıtlığı önlemek için gereken yaklaşım değişikliğini henüz göremedik” diyen Carl Skau ,Birleşmiş Milletler’de gazetecilere yaptığı açıklamada “Daha fazla hacme, daha fazla öngörülebilirliğe ve kuzeye daha çeşitli yardım ulaştırmak için sürekli bir çabaya ihtiyacımız var” dedi. Skau, kıtlığın önlenmesine yardımcı olmak için besin takviyelerine ve hazır yemeklere de ihtiyaç olduğunu da ekledi.

Carl Skau, geçtiğimiz üç hafta içinde WFP’nin, İsrail ile Hamas savaşının başladığı Ekim’den bu yana yardım dağıtımının büyük ölçüde kesildiği kuzeye yardım konvoyları sokma konusunda bazı ilerlemeler kaydettiğini söyledi. BM yetkilisi, her iki ya da üç günde bir 7 ila 12 WFP gıda kamyonunun kuzey Gazze’ye geçtiğini, ancak bunun yeterli olmaktan uzak olduğunu söyledi.

Skau “Bu gerçekten de okyanusta bir damla; günde en az 30 kamyona ulaşmamız ve bunu her gün yapmamız gerekiyor” dedi. Geçtiğimiz günlerde İsrailli yetkililer Gazze Şeridi’nin kuzey ucundaki Erez Sınır Kapısı’nı açtı ve buğday taşıyan yardım gemilerinin İsrail’in Aşdod Limanı’na yanaşmasına izin vereceklerini söyledi. Skau, “Aşdod’u sadece buğday için değil, diğer mallar için de kullanmak istiyoruz” dedi.

Carl Skau, dördü kuzey Gazze’de olmak üzere 16 fırının yeniden faaliyete geçmesi ve bu sayede Gazze sakinlerine günde 60 bin torba ekmek dağıtmasının geçtiğimiz ayın kaydedilen en önemli gelişmelerden biri olduğunu söyledi. Savaştan önce WFP, Gazze’deki 23 fırınla birlikte çalışarak günde 200 bin kişiye taze ekmek sağlıyordu, ancak fırınlar yakıt yetersizliği ve savaş hasarı nedeniyle kapandı.

Daha önce kuzeyde Filistinlilerin yardım kamyonlarına çaresizce hücum ettiği vakalar yaşanmasına rağmen, fırınlardaki durumun sakin olduğunu ve insanların gözle görülür şekilde heyecanlı olduğunu söyleyen Skau, “İnsanlar sıraya girdi ve altı aydan uzun bir süre sonra ilk ekmek torbalarını alıp gittiklerinde yüzlerinde benzersiz bir sevinç vardı” dedi.

Ayrıca İsrail Refah’a hava saldırılarını sürdürürken Mısır Cumhurbaşkanı Abdülfettah es-Sisi Refah’a kara operasyonu düzenlemeye hazırlanan İsrail’i uyardı. Sisi Gazze Şeridi’ndeki Filistinlilerin yerlerinden edilmesine karşı çıktı. Kahire, Hamas’ın Gazze’deki son kalesi olan güneydeki sınır kenti Refah’a yönelik planlı bir operasyonun Mısır’ın Sina Yarımadası’na doğru kitlesel bir göçü tetiklemesinden endişe ediyor.

Sisi televizyonda canlı yayınlanan konuşmasında “Mısır, (savaşın) ilk dakikasından bu yana Filistin davasının tasfiye olmaması ve Mısır’ın ulusal güvenliğini korumak amacıyla Filistinlilerin topraklarından Sina’ya ya da başka bir yere zorla göç ettirilmesini tamamen reddeden net bir tutum benimsedi” ifadelerini kullandı. Sisi, İsrail’in Refah’a kara operasyonunun Gazze’deki insani durum ve bölgesel barış ve güvenlik üzerinde “felaket sonuçları” olacağını söyledi.

Gazze’deki savaşın başlamasından bu yana, Gazze Şeridi’nin 2,2 milyonu aşan nüfusunun yaklaşık 1,5 milyonu İsrail saldırılarından kaçarak Refah’a sığındı. Yardım grupları savaş sırasında 1 milyondan fazla insanın buraya sığındığını söylüyor.

Hamas, silah bırakma koşulunu açıkladı

Öte yandan Hamas’ın Siyasi Büro üyesi Halid Hayya, “İsrail’in 1967 öncesi sınırları boyunca, Batı Şeria ve Gazze’de tam egemen bir Filistin devletini ve uluslararası kararlarla uyumlu bir şekilde Filistinli mültecilerin geri dönüşünü kabul edeceklerini” kaydetti.

Bunun gerçekleşmesi durumunda Hamas’ın silahlı kanadının lağvedileceğini belirten el Hayya, “İşgalcilere karşı savaşmış kişiler bağımsızlıklarını, haklarını kazanıp kendi devletlerine sahip olduğunda şimdiye kadar yaşanmış deneyimlere bakın. Bu güçler ne yaptı? Siyasi partilere dönüştüler ve muharip güçleri milli ordular haline geldi” ifadelerini kullandı.

Hamas’ın üst düzey yöneticilerinden Siyasi Büro üyesi Halid Hayya, 1967 sınırları içinde bağımsız bir Filistin devletinin kurulması karşılığında silah bırakarak siyasi bir partiye dönüşmeye ve beş yıl ya da daha uzun süreliğine bir ateşkese hazır olduklarını açıkladı.

Kaynaklar Mısırlı, İsrailli ve ABD’li yetkililerin Çarşamba günü yüz yüze ve uzaktan yapılan toplantılarda, ateşkes için aylardır süren müzakerelerdeki çıkmazı aşmak için ne gibi tavizler verilebileceğini ele aldığını söyledi. Ayrıca Mısırlı ve İsrailli yetkililer arasında Cuma günü Kahire’de bir toplantı yapılmasının beklendiği ve sonuca bağlı olarak Hamas’la başka görüşmelerin de yapılacağı öğrenildi.

Paylaşın

Birleşmiş Milletler’den Gazze’nin Kuzeyi İçin Kıtlık Uyarısı

Filistin – İsrail savaşının 203. günü geride kalırken, Birleşmiş Milletler’e bağlı yardım kuruluşu Dünya Gıda Programı (WFP) Genel Müdür Yardımcısı Carl Skau, kuşatma altındaki bölgeye ulaşan yardım hacminde bir miktar iyileşme kaydedilmesine rağmen, kuzey Gazze’nin hâlâ kıtlık riskiyle karşı karşıya olduğu uyarısında bulundu.

Haber Merkezi / “Kıtlığa doğru gidiyoruz. Kıtlığı önlemek için gereken yaklaşım değişikliğini henüz göremedik” diyen Carl Skau ,Birleşmiş Milletler’de gazetecilere yaptığı açıklamada “Daha fazla hacme, daha fazla öngörülebilirliğe ve kuzeye daha çeşitli yardım ulaştırmak için sürekli bir çabaya ihtiyacımız var” dedi. Skau, kıtlığın önlenmesine yardımcı olmak için besin takviyelerine ve hazır yemeklere de ihtiyaç olduğunu da ekledi.

Carl Skau, geçtiğimiz üç hafta içinde WFP’nin, İsrail ile Hamas savaşının başladığı Ekim’den bu yana yardım dağıtımının büyük ölçüde kesildiği kuzeye yardım konvoyları sokma konusunda bazı ilerlemeler kaydettiğini söyledi. BM yetkilisi, her iki ya da üç günde bir 7 ila 12 WFP gıda kamyonunun kuzey Gazze’ye geçtiğini, ancak bunun yeterli olmaktan uzak olduğunu söyledi.

Skau “Bu gerçekten de okyanusta bir damla; günde en az 30 kamyona ulaşmamız ve bunu her gün yapmamız gerekiyor” dedi. Geçtiğimiz günlerde İsrailli yetkililer Gazze Şeridi’nin kuzey ucundaki Erez Sınır Kapısı’nı açtı ve buğday taşıyan yardım gemilerinin İsrail’in Aşdod Limanı’na yanaşmasına izin vereceklerini söyledi. Skau, “Aşdod’u sadece buğday için değil, diğer mallar için de kullanmak istiyoruz” dedi.

Carl Skau, dördü kuzey Gazze’de olmak üzere 16 fırının yeniden faaliyete geçmesi ve bu sayede Gazze sakinlerine günde 60 bin torba ekmek dağıtmasının geçtiğimiz ayın kaydedilen en önemli gelişmelerden biri olduğunu söyledi. Savaştan önce WFP, Gazze’deki 23 fırınla birlikte çalışarak günde 200 bin kişiye taze ekmek sağlıyordu, ancak fırınlar yakıt yetersizliği ve savaş hasarı nedeniyle kapandı.

Daha önce kuzeyde Filistinlilerin yardım kamyonlarına çaresizce hücum ettiği vakalar yaşanmasına rağmen, fırınlardaki durumun sakin olduğunu ve insanların gözle görülür şekilde heyecanlı olduğunu söyleyen Skau, “İnsanlar sıraya girdi ve altı aydan uzun bir süre sonra ilk ekmek torbalarını alıp gittiklerinde yüzlerinde benzersiz bir sevinç vardı” dedi.

Gazze’de can kaybı 34 bin 356’ya çıktı

Gazze Şeridi’nde İsrail saldırılarında hayatını kaybedenlerin sayısı ise son 24 saatte 51 artarak 34 bin 356’ya çıktı. Gazze’de İsrail saldırılarında yaralananların sayısı ise son 24 saatte 75 artarak 77 bin 368’e çıktı.

Gazze’de İsrail saldırılarında ölenlerin yüzde 70’ini çocuklar ve kadınların oluşturduğu aktarılırken, saldırılar sonucu oluşan yıkımdan dolayı çok sayıda kişinin hala enkaz altında olduğu vurgulandı. Sivil savunma ve acil sağlık ekiplerinin bu kişilere ulaşmakta zorluk yaşadığı kaydedildi.

Ayrıca İsrail Refah’a hava saldırılarını sürdürürken Mısır Cumhurbaşkanı Abdülfettah es-Sisi Refah’a kara operasyonu düzenlemeye hazırlanan İsrail’i uyardı. Sisi Gazze Şeridi’ndeki Filistinlilerin yerlerinden edilmesine karşı çıktı. Kahire, Hamas’ın Gazze’deki son kalesi olan güneydeki sınır kenti Refah’a yönelik planlı bir operasyonun Mısır’ın Sina Yarımadası’na doğru kitlesel bir göçü tetiklemesinden endişe ediyor.

Sisi televizyonda canlı yayınlanan konuşmasında “Mısır, (savaşın) ilk dakikasından bu yana Filistin davasının tasfiye olmaması ve Mısır’ın ulusal güvenliğini korumak amacıyla Filistinlilerin topraklarından Sina’ya ya da başka bir yere zorla göç ettirilmesini tamamen reddeden net bir tutum benimsedi” ifadelerini kullandı. Sisi, İsrail’in Refah’a kara operasyonunun Gazze’deki insani durum ve bölgesel barış ve güvenlik üzerinde “felaket sonuçları” olacağını söyledi.

Gazze’deki savaşın başlamasından bu yana, Gazze Şeridi’nin 2,2 milyonu aşan nüfusunun yaklaşık 1,5 milyonu İsrail saldırılarından kaçarak Refah’a sığındı. Yardım grupları savaş sırasında 1 milyondan fazla insanın buraya sığındığını söylüyor.

Hamas, silah bırakma koşulunu açıkladı

Öte yandan Hamas’ın Siyasi Büro üyesi Halid Hayya, “İsrail’in 1967 öncesi sınırları boyunca, Batı Şeria ve Gazze’de tam egemen bir Filistin devletini ve uluslararası kararlarla uyumlu bir şekilde Filistinli mültecilerin geri dönüşünü kabul edeceklerini” kaydetti.

Bunun gerçekleşmesi durumunda Hamas’ın silahlı kanadının lağvedileceğini belirten el Hayya, “İşgalcilere karşı savaşmış kişiler bağımsızlıklarını, haklarını kazanıp kendi devletlerine sahip olduğunda şimdiye kadar yaşanmış deneyimlere bakın. Bu güçler ne yaptı? Siyasi partilere dönüştüler ve muharip güçleri milli ordular haline geldi” ifadelerini kullandı.

Hamas’ın üst düzey yöneticilerinden Siyasi Büro üyesi Halid Hayya, 1967 sınırları içinde bağımsız bir Filistin devletinin kurulması karşılığında silah bırakarak siyasi bir partiye dönüşmeye ve beş yıl ya da daha uzun süreliğine bir ateşkese hazır olduklarını açıkladı.

Kaynaklar Mısırlı, İsrailli ve ABD’li yetkililerin Çarşamba günü yüz yüze ve uzaktan yapılan toplantılarda, ateşkes için aylardır süren müzakerelerdeki çıkmazı aşmak için ne gibi tavizler verilebileceğini ele aldığını söyledi. Ayrıca Mısırlı ve İsrailli yetkililer arasında Cuma günü Kahire’de bir toplantı yapılmasının beklendiği ve sonuca bağlı olarak Hamas’la başka görüşmelerin de yapılacağı öğrenildi.

Paylaşın

Gazze’de İsrail Saldırılarında Can Kaybı 34 Bin 262’ye Yükseldi

Hamas’ın başlattığı Filistin – İsrail savaşının 202. günü geride kalırken, Gazze Şeridi’nde İsrail saldırılarında hayatını kaybedenlerin sayısı ise son 24 saatte 43 artarak 34 bin 262’ye yükseldi.

Haber Merkezi /Gazze’de İsrail saldırılarında yaralananların sayısı ise son 24 saatte 64 artarak 77 bin 293’e çıktı.

Gazze’de İsrail saldırılarında ölenlerin yüzde 70’ini çocuklar ve kadınların oluşturduğu aktarılırken, saldırılar sonucu oluşan yıkımdan dolayı çok sayıda kişinin hala enkaz altında olduğu vurgulandı. Sivil savunma ve acil sağlık ekiplerinin bu kişilere ulaşmakta zorluk yaşadığı kaydedildi.

İsrailli üst düzey bir savunma yetkilisi, insani felakete ilişkin uluslararası uyarılara rağmen İsrail ordusunun Filistinli sivilleri Refah’tan tahliye etmeye ve Gazze Şeridi’nin güneyindeki Hamas mevzilerine saldırmaya hazırlandığını söyledi.

Başbakan Benyamin Netanyahu’nun hükümet sözcüsü İsrail’in bir kara operasyonuyla ilerlediğini söyledi, ancak bir zaman çizelgesi vermedi.

Savunma yetkilisi, İsrail Savunma Bakanlığı’nın bir saldırı öncesinde Refah’tan taşınan Filistinlileri barındırmak üzere her biri 10 ila 12 kişi kapasiteli 40 bin çadır satın aldığını söyledi.

İsrailli bir hükümet kaynağı Netanyahu’nun savaş kabinesinin önümüzdeki iki hafta içinde toplanarak yaklaşık bir ay sürmesi beklenen sivil tahliyelere onay vermeyi planladığını söyledi.

ABD, herhangi bir operasyondan önce Refah’taki insanları koruyacak bir planın uygulamaya alınması gerektiğini söyledi. İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Hamas’a karşı tam bir zafer elde etmek ve rehineleri aramak için Refah saldırısının gerekli olduğu konusunda ısrarcı.

İsrail ordusu 7 Ekim’den bu yana Gazze Şehri dahil Gazze’nin kuzeyinin tamamında ve Han Yunus dahil orta ile güneyin bazı kısımlarında kontrolü ele geçirdi. Ordu ardından Gazze’nin neredeyse tamamından çekilse de bombardıman Refah da dahil olmak üzere Gazze genelinde devam etti.

Aynı zamanda İsrail’in inşa ettiği ve Gazze’nin kuzeyi ile güneyini ayıran bir yol üzerinde askerler konuşlandırılmaya devam ediliyor.

Hamas, silah bırakma koşulunu açıkladı

Öte yandan Hamas’ın Siyasi Büro üyesi Halid Hayya, “İsrail’in 1967 öncesi sınırları boyunca, Batı Şeria ve Gazze’de tam egemen bir Filistin devletini ve uluslararası kararlarla uyumlu bir şekilde Filistinli mültecilerin geri dönüşünü kabul edeceklerini” kaydetti.

Bunun gerçekleşmesi durumunda Hamas’ın silahlı kanadının lağvedileceğini belirten el Hayya, “İşgalcilere karşı savaşmış kişiler bağımsızlıklarını, haklarını kazanıp kendi devletlerine sahip olduğunda şimdiye kadar yaşanmış deneyimlere bakın. Bu güçler ne yaptı? Siyasi partilere dönüştüler ve muharip güçleri milli ordular haline geldi” ifadelerini kullandı.

Hamas’ın üst düzey yöneticilerinden Siyasi Büro üyesi Halid Hayya, 1967 sınırları içinde bağımsız bir Filistin devletinin kurulması karşılığında silah bırakarak siyasi bir partiye dönüşmeye ve beş yıl ya da daha uzun süreliğine bir ateşkese hazır olduklarını açıkladı.

Katar, Mısır ve ABD arabuluculuğunda Gazze’de ateşkes ve İsrailli rehinelerin serbest bırakılması için yürütülen müzakerelerde Hamas heyetine başkanlık eden Hayya, Filistinli rakip grup El Fetih’in yönetimindeki Filistin Kurtuluş Örgütü’ne (FKÖ) katılmak ve Gazze ve Batı Şeria’da bir ulusal birlik hükümeti kurmak istediklerini kaydetti.

Paylaşın

Filistin – İsrail Savaşı: Hamas, Silah Bırakma Koşulunu Açıkladı

Hamas’ın Siyasi Büro üyesi Halid Hayya, “İsrail’in 1967 öncesi sınırları boyunca, Batı Şeria ve Gazze’de tam egemen bir Filistin devletini ve uluslararası kararlarla uyumlu bir şekilde Filistinli mültecilerin geri dönüşünü kabul edeceklerini” kaydetti.

Bunun gerçekleşmesi durumunda Hamas’ın silahlı kanadının lağvedileceğini belirten el Hayya, “İşgalcilere karşı savaşmış kişiler bağımsızlıklarını, haklarını kazanıp kendi devletlerine sahip olduğunda şimdiye kadar yaşanmış deneyimlere bakın. Bu güçler ne yaptı? Siyasi partilere dönüştüler ve muharip güçleri milli ordular haline geldi” ifadelerini kullandı.

Hamas’ın üst düzey yöneticilerinden Siyasi Büro üyesi Halid Hayya, 1967 sınırları içinde bağımsız bir Filistin devletinin kurulması karşılığında silah bırakarak siyasi bir partiye dönüşmeye ve beş yıl ya da daha uzun süreliğine bir ateşkese hazır olduklarını açıkladı.

Katar, Mısır ve ABD arabuluculuğunda Gazze’de ateşkes ve İsrailli rehinelerin serbest bırakılması için yürütülen müzakerelerde Hamas heyetine başkanlık eden Hayya, Filistinli rakip grup El Fetih’in yönetimindeki Filistin Kurtuluş Örgütü’ne (FKÖ) katılmak ve Gazze ve Batı Şeria’da bir ulusal birlik hükümeti kurmak istediklerini kaydetti.

İstanbul’da Associated Press (AP) haber ajansına konuşan Hamas üst düzey yetkilisi, “İsrail’in 1967 öncesi sınırları boyunca, Batı Şeria ve Gazze’de tam egemen bir Filistin devletini ve uluslararası kararlarla uyumlu bir şekilde Filistinli mültecilerin geri dönüşünü kabul edeceklerini” kaydetti.

Bunun gerçekleşmesi durumunda Hamas’ın silahlı kanadının lağvedileceğini belirten el Hayya, “İşgalcilere karşı savaşmış kişiler bağımsızlıklarını, haklarını kazanıp kendi devletlerine sahip olduğunda şimdiye kadar yaşanmış deneyimlere bakın. Bu güçler ne yaptı? Siyasi partilere dönüştüler ve muharip güçleri milli ordular haline geldi” ifadelerini kullandı.

Bağımsız Filistin devletinin kurulması yoluyla Ortadoğu’da iki devletli çözümü reddeden İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu’nun ise bu senaryoya sıcak bakması beklenmiyor. Filistinliler, İsrail’in 1967 yılındaki Altı Gün Savaşı’nda ele geçirdiği topraklar üzerinde, başkenti Doğu Kudüs olan bağımsız bir devlet kurmayı hedefliyor. İki devletli çözüm, ABD ve diğer Batılı ülkeler tarafından da destekleniyor.

Uluslararası toplum tarafından tanınan ve görüşmelerde muhatap alınan Filistin Özerk Yönetim Konseyi de Batı Şeria, Gazze ve Doğu Kudüs’ü içeren bağımsız bir Filistin devleti kurulmasını hedefliyor. Özerk Yönetim’in merkezi Batı Şeria’daki Ramallah’ta bulunuyor.

Hayya’nın açıklamaları, Katar merkezli arabuluculuk çabalarının tıkandığı bir döneme ve Hamas Siyasi Büro Başkanı İsmail Haniye’nin Cumartesi günü İstanbul’da Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile yaptığı görüşme sonrasına denk geldi. El Hayya’nın silah bırakma konusunu gündeme getirmesi, resmi olarak İsrail’i yok etme hedefi güden örgüt açısından önemli bir dönüm noktası olarak değerlendiriliyor.

Hamas, zaman zaman İsrail’in sınırlarıyla ilgili ılımlı söylemlerde bulunsa da resmi olarak “nehirden denize Filistin’in tam kurtuluşu” hedefini izliyor. “Nehirden denize” sloganı, Ürdün Nehri (Şeria) ile Akdeniz arasındaki bölgeyi kapsıyor ve İsrail topraklarını da içeriyor.

Müzakerelerde aylardır süren tıkanıklığın ardından Katar arabulucu rolünü yeniden gözden geçireceğini açıklamış, Hamas’ın üst düzey siyasi yöneticilerinin çoğu Katar’dan ayrılarak İstanbul’a geçmişti. Kendisi de İstanbul’da bulunan Hayya, Hamas’ın siyasi bürosunun kalıcı olarak taşınması için hazırlık yapıldığı iddialarını reddederek Katar’ın müzakerelerde arabulucu rolünü sürdürmesini istediklerini söyledi.

“Hedefimize ulaştık”

Hamas’ın İsrail topraklarına 7 Ekim’de düzenlediği ve çoğu sivil bin 200’e yakın kişinin öldüğü saldırılarla ilgili de konuşan Hayya, İsrail’in misilleme saldırılarında Gazze’nin ve sivil halkın karşılaştığı yıkıma rağmen 7 Ekim saldırılarından pişmanlık duymadıklarını söyledi.

Hamas militanlarının saldırılarda sivilleri hedef aldığını inkâr eden Hayya, “Operasyonun amacına ulaştığını ve Filistin davasını yeniden dünya kamuoyunun odağına yerleştirdiğini” kaydetti.

(Kaynak: DW Türkçe)

Paylaşın

Gazze’de İsrail Saldırılarında Ölü Sayısı 34 Bin 262’ye Yükseldi

Filistin – İsrail savaşının 201. günü geride kalırken, Gazze Şeridi’nde İsrail saldırılarında hayatını kaybedenlerin sayısı ise son 24 saatte 79 artarak 34 bin 262’ye yükseldi. Gazze’de İsrail saldırılarında yaralananların sayısı ise son 24 saatte 86 artarak 77 bin 229’a çıktı.

Haber Merkezi / Gazze’de İsrail saldırılarında ölenlerin yüzde 70’ini çocuklar ve kadınların oluşturduğu aktarılırken, saldırılar sonucu oluşan yıkımdan dolayı çok sayıda kişinin hala enkaz altında olduğu vurgulandı. Sivil savunma ve acil sağlık ekiplerinin bu kişilere ulaşmakta zorluk yaşadığı kaydedildi.

Batı Şeria’da ihlallerini artıran İsrail güçleri ile yasa dışı yerleşimcilerin saldırılarında son 200 günde 122’si çocuk, 4’ü kadın 487 kişi öldü, 4 bin 900 kişi yaralandı.

Öte yandan Birleşmiş Milletler (BM) Gazze’de İsrail askerleri tarafından basılan iki büyük hastanede ortaya çıkarılan toplu mezarlar için “açık, şeffaf ve güvenilir bir soruşturma” çağrısında bulundu.

BM sözcüsü Stephane Dujarric dün gazetecilere yaptığı açıklamada, güvenilir araştırmacıların bölgeye erişiminin olması gerektiğini söyledi ve daha fazla gazetecinin gerçekleri haberleştirmek için Gazze’de güvenli bir şekilde çalışabilmesi gerektiğini sözlerine ekledi.

Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Yüksek Komiseri Volker Turk, Gazze’deki Şifa Hastanesi’nin ve Han Yunus kentindeki Nasır Hastanesi’nin yıkılmasından ve İsrailliler ayrıldıktan sonra tesislerin içinde ve çevresinde toplu mezarların bulunmasından dehşete düştüğünü söyledi.

Ölümlerle ilgili bağımsız ve şeffaf soruşturmalar yapılması çağrısında bulunan Turk, “hüküm süren cezasızlık ortamı göz önüne alındığında, bunun uluslararası araştırmacıları da içermesi gerektiğini” dedi.

Turk, “Hastaneler uluslararası insancıl hukuk kapsamında çok özel bir koruma hakkına sahiptir. Sivillerin, tutukluların ve ‘hors de combat’ (çatışmaya giremeyecek durumda) olan diğer kişilerin kasıtlı olarak öldürülmesi bir savaş suçudur” ifadelerini kullandı.

ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcü Yardımcısı Vedant Patel, dün yaptığı açıklamada hastanelerdeki toplu mezarlarla ilgili haberleri “son derece rahatsız edici” olarak nitelendirdi ve ABD’li yetkililerin İsrail hükümetinden bilgi istediğini söyledi.

Almanya’dan dikkat çeken adım

Ayrıca Almanya, Birleşmiş Milletler’in Gazze’deki Filistinli mülteciler ajansı (UNRWA) ile işbirliğini yeniden kuracağını duyurdu.

Alman Dışişleri Bakanlığı ile Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Bakanlığı tarafından yapılan ortak açıklamada, “Alman hükümeti, örneğin Avustralya, Kanada, İsveç ve Japonya’nın yaptığı gibi, Gazze’de UNRWA ile işbirliğini kısa süre içinde sürdürecektir.” denildi.

İsrail’in UNRWA’ya yönelik iddialarını yoğun bir şekilde ele aldığını belirten hükümet bu karar öncesinde İsrail hükümeti, Birleşmiş Milletler ve diğer uluslararası bağışçılarla yakın temas halinde olduğunu bildirdi.

Açıklamada, diğer uluslararası yardım kuruluşlarının UNRWA’nın Gazze’deki operasyonel yapılarına bağımlı olduğu ve Gazze’deki durum göz önüne alındığında insani yardımın sağlanmasının “her zamankinden daha önemli” olduğu belirtildi.

Almanya, İsrail’in bazı UNRWA çalışanlarının Hamas ile bağlantıları olduğu yönündeki iddialarının ardından ajansla ilişkilerini kesen ülkeler arasında yer alıyordu.

UNRWA, BM’nin üst düzey yetkililerince, Gazze’deki yardım operasyonlarının bel kemiği olarak görülüyor. Ancak bu yılın başlarında, İsrail’in UNRWA’nın 12 çalışanının Hamas’ın 7 Ekim’deki saldırılarına katıldığını iddia etmesinin ardından kuruluşla ilgili inceleme başlatılmıştı. İsrail’in suçlamalarından sonra 16 ülke, UNRWA’ya fon desteğini durdurmuş ya da askıya almıştı.

Hizbullah’tan saldırı açıklaması

Diğer yandan Hizbullah’la İsrail arasındaki çatışmalar da sürüyor. Lübnan’daki İran destekli Hizbullah Hareketi’nden yapılan açıklamada, Lübnan’ın güneyinde sivillerin ölümüne neden olan dünkü İsrail saldırısına karşılık bugün sınır bölgesinde bulunan yerleşim biriminin hedef alındığı belirtildi.

Açıklamada, İsrail’in sınır hattı üzerinde yer alan Şumira yerleşim birimine onlarca katyuşa füzesi fırlatıldığı ifade edildi.

Ayrıca İsrail’in Er-Rahib askeri mevziisinin de topçu atışlarıyla vurulduğu kaydedildi. İsrail ordusundan yapılan açıklamada, Lübnan’dan gelen birkaç saldırı üzerine Teyrharfa bölgesindeki Hizbullah hedeflerinin savaş uçaklarıyla vurulduğu belirtildi.

Açıklamada, Lübnan’ın Merkaba, Ayta eş-Şaab ve Mervahin beldelerindeki Hizbullah’a ait askeri altyapıların savaş uçaklarıyla hedef alındığı kaydedildi.

İsrail ordusuna ait savaş uçakları, dün Lübnan’ın güneyindeki Hanine beldesinde yer alan iki katlı bir binaya hava saldırısı düzenlemişti. Saldırıda bir kadın ve bir çocuk hayatını kaybetmiş, 6 sivil de yaralanmıştı.

Paylaşın

Uluslararası Adalet Divanı’ndan Dikkat Çeken “Gazze Şeridi” Kararı

Hamas’ın başlattığı Filistin – İsrail savaşının 175. günü geride kalırken, Uluslararası Adalet Divanı, İsrail ordusunun, Gazze’de acilen ihtiyaç duyulan insani yardımın ulaştırılmasını engellememek dahil, Soykırım Sözleşmesi kapsamında “korunan grup” olan Filistinlilerin haklarını ihlal etmeyeceğinin güvence altına alınmasını istedi.

Haber Merkezi / Gazze’de İsrail saldırılarında ölü sayısı son 24 saatte 62 daha artarak 32 bin 552’ye yükseldi. Gazze’de İsrail saldırılarında yaralı sayısı ise 74 bin 980’e ulaştı.

Gazze’de İsrail saldırılarında ölenlerin yüzde 70’ini çocuklar ve kadınların oluşturduğu aktarılırken, saldırılar sonucu oluşan yıkımdan dolayı çok sayıda kişinin hala enkaz altında olduğu vurgulandı. Sivil savunma ve acil sağlık ekiplerinin bu kişilere ulaşmakta zorluk yaşadığı kaydedildi.

Birleşmiş Milletler’in (BM) en üst düzey mahkemesi Uluslararası Adalet Divanı (UAD) oybirliğiyle, Gazze’deki Filistinlilere temel gıda tedarikini sağlamak ve yayılan kıtlığı durdurmak için gerekli ve etkili tüm önlemleri almasını emretti. UAD yargıçları kararlarında “Mahkeme Gazze’deki Filistinlilerin artık sadece kıtlık riskiyle karşı karşıya olmadığını (…) kıtlığın baş gösterdiğini gözlemlemektedir.” dedi.

Yeni tedbirler Güney Afrika tarafından, İsrail’i Gazze’de devlet öncülüğünde soykırım yapmakla suçlayan ve devam etmekte olan davanın bir parçası olarak talep edildi.

“Karara bir yürütme mekanizması eşlik etmeli”

Hamas, Uluslararası Adalet Divanının kararının ardından yazılı açıklama yaptı: “UAD’nin, Gazze’ye yardım girişini öngören kararının ölü bir mektup olarak kalmaması için açlığı sivillere karşı bir silah olarak kullanan faşist işgale bu kararı bir an önce hayata geçirme zorunluluğunu getirecek uluslararası toplum tarafından dayatılan bir yürütme mekanizması eşlik etmeli.”

Karara rağmen İsrail’İn Filistin halkına yönelik “acımasız soykırım savaşını” sürdürdüğü açıklandı: “İsrail, tüm uluslararası kararları görmezden gelmeye devam ediyor. Bu davranış, Gazze Şeridi’nde çocuklara ve savunmasız sivillere karşı işlenen tüm suçlara ortak olan ABD yönetiminin kendisine sağladığı kılıf sayesinde bu terör örgütünün hukukun ve sorumluluğun üstündeymiş gibi davrandığını teyit etmektedir.”

İsrail’den yorum gelmedi

Gazze’ye insani yardımların karadan, havadan ve gemilerle Akdeniz kıyısından erişimini genişletmek için çaba sarf ettiğini belirten İsrail’den karara ilişkin bir yorum gelmedi.

İsrail ordusu, bir haftadan uzun bir süre önce Gazze’deki Şifa Hastane kompleksine saldırdıktan sonra çevresinde operasyon yapmaya devam ettiğini bildirdi. Açıklamada ordunun yaklaşık 200 silahlı kişiyi öldürdüğü ve operasyonun başlangıcından bu yana “sivillere, hastalara, sağlık ekiplerine ve tıbbi ekipmana zarar gelmesini önlediği” belirtildi.

Güney Afrika kararı memnuniyetle karşıladı

Güney Afrika Perşembe günkü kararı memnuniyetle karşılayarak “önemli” olarak nitelendirdi. Güney Afrika Devlet Başkanı Cyril Ramaphosa, “Filistinlilerin ölümlerinin sadece bombardıman ve kara saldırılarından değil, aynı zamanda hastalık ve açlıktan da kaynaklandığı gerçeği, grubun var olma hakkının korunması gerektiğine işaret ediyor” dedi.

Bu ayın başlarında, Güney Afrika’nın daha fazla önlem talebine yazılı bir yanıt veren İsrail, Güney Afrika’nın iddialarının “tamamen asılsız”, “Soykırım Sözleşmesi’nin ve Mahkeme’nin kendisinin istismarı” olduğu görüşünü savunmuştu.

Savaşın ilk günlerinde Gazze’ye açılan sınır kapılarını kapatan İsrail bir süre sonra insani yardım malzemelerinin girişine izin vermeye başladı. İsrailli yetkililer, Gazze’ye girmesine izin verilen insani yardım miktarına herhangi bir kısıtlama getirmediklerini söylüyor ve BM’yi teslimatları düzgün bir şekilde organize edememekle suçluyor.

BM ve uluslararası yardım grupları ise, teslimatların İsrail’in askeri kısıtlamaları, devam eden çatışmalar nedeniyle engellendiğini söylüyor.

Uluslararası Af Örgütü: UAD, kıtlığın başladığının altını çiziyor

Divan’ın yeni tedbir kararlarına ilişkin Af Örgütünün sosyal medya hesabından yapılan açıklamada, “UAD’nin Güney Afrika tarafından başlatılan soykırım davasında aldığı ek tedbir kararları, Divan’ın son kararından bu yana koşulların feci şekilde kötüleşmeye devam ettiğini ve işgal altındaki Gazze’deki Filistinliler için tehdidin arttığını vurguluyor” dendi.

İsrail’in Divan’ın açıkladığı hükümlere uymadığı belirtilen açıklamada, “UAD, Gazze’deki Filistinlilerin artık kıtlıkla karşı karşıya olmadığını, kıtlığın başladığının altını çiziyor” değerlendirmesi yer aldı. Açıklamada UAD’nin hükümlerinin başka ülkelere de mesaj verdiği, tüm ülkelerin UAD kararlarının tamamen uygulandığından emin olması gerektiği vurgulandı.

Tüm ülkelerin Gazze’deki katliamı önlemek için elinden geleni yapması ve İsrail üzerindeki etkisini kullanması gerektiği kaydedilen açıklamada, “Acil ateşkes, Gazzelilerin acılarını dindirecek ve UAD kararlarının uygulanmasına imkan verecek en önemli çözüm olmaya devam etmektedir” dendi.

Açıklamada ateşkes çağrısı yapmayan UAD hakimlerinin Divan kararlarının uygulanması için İsrail’in askeri operasyonlarını durdurmasının gerekli olduğu yönünde açıklamalar yaptığına işaret edildi.

Paylaşın

Gazze’de Acilen Ateşkes Talebi BMGK’da Kabul Edildi

Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi (BMGK), Gazze’de derhal ateşkes sağlanmasını ve tüm rehinelerin derhal ve koşulsuz olarak serbest bırakılmasını talep etti. 14 “evet” ve 1 “çekimser” oyla kabul edilen tasarı için Amerika Birleşik Devletleri (ABD) çekimser oy kullandı.

7 Ekim 2023’ten bu yana Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nde (BMGK), ilk kez Gazze Şeridi’nde ateşkes talep edilen bir karar kabul edildi.

Gazze’ye ilişkin 7 Ekim 2023’ten sonra çok sayıda oturum düzenlenen BMGK’de, bugün yapılanla 10 karar tasarısı oylamaya sunuldu. Bu kararla birlikte 2712 ile 2720 sayılı kararlar da kabul edildi.

BMGK, İsrail’in Hamas’a karşı savaş açtığını açıkladığı Ekim ayından bu yana ateşkes çağrısı üzerinde yapılan oylamalarda anlaşmaya varamamıştı.

Oylama, Gazze’ye saldırı konusunda müttefiki İsrail’e tam destek veren ABD’nin tutum değişikliğine gittiğinin işareti olarak yorumlandı. Ancak Beyaz Saray kararın alınmasından kısa süre sonra, “oylamanın ABD’nin politikasında bir değişikliği temsil etmediği” açıklaması yapıldı.

Kabul edilen tasarı ne diyor?

Tasarıda, İsrail ve Filistinliler arasında acil ateşkes çağrısı ve tüm rehinelerin koşulsuz şekilde serbest kalması çağrısı yapılıyor.

Tasarı Gazze’de, iki hafta içinde sona erecek Ramazan ayı boyunca ateşkes talebinde bulunuyor. Tasarıda, tıbbi ve diğer insani ihtiyaçların karşılanması için insani erişimin sağlanmasına çağrı da yapılıyor. Ayrıca, tarafların gözaltına aldıkları tüm kişilerle ilgili olarak uluslararası hukuk kapsamındaki yükümlülüklerini yerine getirmeleri isteniyor.

Karar, Gazze Şeridi’nin tamamındaki sivillerin korunmasını güçlendirmeye ve insani yardım akışını genişletmeye yönelik acil ihtiyacı vurgulayarak, büyük ölçekte insani yardımın sivillere ulaşması için tüm engellerin kaldırılmasını talep ediyor.

Metinde ifade değişikliği

Tasarı metninde “kalıcı ve sürdürülebilir ateşkes” ifadesi son anda “uzun soluklu ve sürdülebilir” ateşkes ifadesiyle değiştirildi.

BMGK daimi üyeleri Rusya ve Çin geçtiğimiz Cuma günü acil ve sürdürülebilir ateşkes çağrısında bulunan ABD liderliğinde hazırlanan tasarıyı veto etmişti. ABD bugün oylanan tasarının ABD, Mısır ve Katar aracılığında yürütülen müzakereleri sekteye uğratabileceği uyarısında bulunmuştu.

Paylaşın

BM Ve AB’den Gazze Şeridi’ne İnsani Yardım Çağrısı

Hamas’ın başlattığı Filistin – İsrail savaşının 167. günü geride kalırken, Birleşmiş Milletler (BM) ve Avrupa Birliği’nden (AB) Gazze Şeridi’ne insani yardım çağrısı geldi.

Gazze Şeridi’nde İsrail saldırılarında ölü sayısı son 24 saatte 104 artarak 31 bin 923’e yükseldi. Gazze’de İsrail saldırılarında yaralı sayısı ise 74 bin 96’ya ulaştı.

Gazze’de İsrail saldırılarında ölenlerin yüzde 70’ini çocuklar ve kadınların oluşturduğu aktarılırken, saldırılar sonucu oluşan yıkımdan dolayı çok sayıda kişinin hala enkaz altında olduğu vurgulandı. Sivil savunma ve acil sağlık ekiplerinin bu kişilere ulaşmakta zorluk yaşadığı kaydedildi.

Avrupa Birliği (AB) Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen ve Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres, AB Liderler Zirvesi öncesi dün Brüksel’de bir araya geldi. Von der Leyen ve Guterres, ikili görüşmeleri öncesinde basına ortak açıklama yaptı.

Bianet’in aktardığına göre; Gazze ve Ukrayna’daki durumu ele alacaklarını belirten von der Leyen, Guterres’e hayatını kaybeden BM personeli için taziyelerini iletti, “Gazze’deki savaştan ve ortaya çıkan felaket niteliğindeki insani durumdan son derece kaygılıyız. Gazze kıtlıkla karşı karşıya. Bu kabul edilemez” dedi.

“Rehineleri serbest bırakacak ve Gazze’ye daha fazla insani yardımın ulaşmasını sağlayacak bir ateşkes konusunda şimdi hızla anlaşmaya varmak kritik önem taşıyor” diyen von der Leyen, Refah’a yönelik geniş çaplı bir saldırının savunmasız sivil nüfusa yönelik risklerinden de büyük endişe duyduğunu bir kez daha vurguladı.

Von der Leyen, AB’nin Gazze’ye daha fazla yardım ulaştırılması için elinden geleni yaptığını belirterek, bu esnada iki devletli çözüme yönelik hazırlıklar da yapılması gerektiğine işaret etti.

Guterres de Avrupa’nın küresel sahnedeki rolünün her zamankinden daha önemli olduğu karanlık bir dönemden geçildiğini söyledi. Ukrayna’da iki seneyi aşkın süredir devam eden savaşta uluslararası hukukun ve BM Şartı’nın yok sayıldığını vurgulayan Guterres, Gazze’deki durumla ilgili şunları söyledi:

“Gazze’de savaş devam ederken hiçbir şey Hamas’ın 7 Ekim’deki iğrenç eylemlerini haklı gösteremez. Hiçbir şey Filistin halkının kolektif olarak cezalandırılmasını da haklı gösteremez. Bugün nüfusun yarısından fazlası, yani 1 milyondan fazla insan felaket düzeyinde bir açlıkla karşı karşıya.

Çok geç olmadan, şimdi harekete geçmeliyiz. İsrailli yetkililere, Gazze genelinde insani yardım malzemelerine tam ve sınırsız erişim sağlamaları, uluslararası topluma da insani çabalarımıza tam destek vermeleri çağrısında bulunuyorum.”

“1 milyondan fazla kişi açlıkla karşı karşıya”

Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı UNDP’nin başkanı Achim Steiner İsrail’in operasyonlarını sürdürdürdüğü Gazze’ye ilişkin uyarılarda bulundu. Alman Phoenix kanalına konuşan Steiner, Gazze Şeridi’ndeki insani krizin giderek derinleştiğine dikkat çekerek “Gazze’de ciddi bir kıtlığın yaşandığı bir noktadayız” dedi. Steiner, bölgenin altyapsının yüzde 70’inin çökertildiğini söyledi.

Gazze’deki kıtlığın “felaket boyutuna” geldiğini ve bu durumun sadece savaşın bir sonucu olmadığını, aynı zamanda bir silah olarak da kullanıldığını belirten Steiner, “En feci krizlerin ve savaşların ortasında dahi gıdaya erişim silah olmamalı” dedi. BM Yetkilisi, yardım görevlileri için insanlara erişimin ve insani yardım sağlamanın giderek zorlaştığını ifade etti.

Dünya genelindeki kriz ve savaşların artışından duyduğu tedirginliği de dile getiren Steiner, 1945 yılından bu yana dünya üzerinde yaşadığı yeri terk etmek zorunda kalan insanların sayısının geçen yıl rekor kırdığını söyledi. BM yetkilisi, uluslararası toplumun ülkeler arasındaki eşitsizliği gidermek ve uzun dönemli olarak güvenlik ve istikrarı sağlamak için üzerine düşeni yapması gerektiğini ifade etti.

Birleşmiş Milletler’in verilerine göre, Gazze’de bir milyondan fazla insan kıtlık tehlikesi ile karşı karşıya. BM Gıda Programı, hafta başında Roma’da yaptığı açıklamada, Gazze’de 1 milyon 100 bin dolayında kişinin gıda stoklarını kullandığını ve ağır bir açlık felaketi ile karşı karşıya olduğunu duyurmuştu.

ABD’den Gazze’de acil ateşkes adımı

ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken, BM Güvenlik Konseyi’ne Hamas’ın elinde tuttuğu rehinelerin serbest bırakılmasıyla bağlantılı olarak acil ateşkes çağrısında bulunulan bir karar taslağı sunduklarını açıkladı.

Blinken Çarşamba gecesi Suudi medya kuruluşu Al-Hadath’a verdiği demeçte, “Rehinelerin serbest bırakılmasıyla birlikte acil ateşkes çağrısında bulunan ve şu anda Güvenlik Konseyi’nin önünde bulunan bir karar tasarısı sunduk” ifadelerini kullandı.

ABD Dışişleri Bakanı bu adımın ateşkese yönelik “güçlü bir sinyal” göndereceğini umduğunu söyledi. ABD daha önce İsrail ve Hamas arasındaki savaşa yönelik acil ateşkes çağrısında bulunulan karar tasarılarını veto etmişti.

Paylaşın

Gazze’de İsrail Saldırılarında Ölü Sayısı 30 Bin 800’e Yükseldi

Filistin – İsrail savaşının 153. günü geride kalırken Gazze’de İsrail saldırılarında yaşamını yitirenlerin sayısı son 24 saatte 83 artarak 30 bin 800’e yükseldi. Yaralananların sayısı ise 72 bin 298’e çıktı.

Haber Merkezi / Gazze’de İsrail saldırılarında ölenlerin yüzde 70’ini çocuklar ve kadınların oluşturduğu aktarılırken, saldırılar sonucu oluşan yıkımdan dolayı çok sayıda kişinin hala enkaz altında olduğu vurgulandı. Sivil savunma ve acil sağlık ekiplerinin bu kişilere ulaşmakta zorluk yaşadığı kaydedildi.

Öte yandan Gazze Şeridi’nin kuzeyindeki insanların ciddi bir gıda yetersizliği ve açlıktan ölme tehdidi altında yaşadığını vurgulayan uluslararası insani yardım örgütleri, bir süredir acil bir şekilde harekete geçilmesi çağrısında bulunuyor.

Bölgeye giderek çocukların durumunu yerinde gören, Birleşmiş Milletler Çocuklara Yardım Fonu (UNICEF) Sözcüsü Jonathan Crickx, “Şu anda güvenlik eksikliği sebebiyle Gazze Şeridi’nin ortasına ve kuzeyine çok az gıda ulaşabiliyor. Bu bölgelerde hala 300 bin civarında insanın yaşadığını tahmin ediyoruz” dedi.

Gazze Sağlık Bakanlığı’nın bağımsız kuruluşlar tarafından denetlenemeyen verilerine göre şu ana dek Gazze’de 15 çocuk açlık ve susuzluktan hayatını kaybetti. Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi (BMGK) de, “Endişe verici düzeyde akut gıda güvensizliği”nden söz ederek, savaşın her iki tarafına, “Uygun miktarda insani yardımların,  hemen, hızlı, güvenli, sürekli ve engellenmeden ulaştırılmasına olanak sağlanması” çağrısında bulundu.

ABD Başkan Yardımcısı Kamala Harris de Pazar günü yaptığı açıklamada, İsrail hükümetinin, şartsız ve koşulsuz bir biçimde insani yardımların artırılması için çaba göstermesi gerektiğini vurguladı.

İsrail iddiaları yalanlıyor

İsrail ise sivillere yönelik insani yardımlara sınırlama getirdiği iddialarına karşı çıkarak, söz konusu yardımlara Hamas tarafından el koyulduğunu öne sürdü. İsrail hükümeti sözcüsü Eylon Levy, X hesabından paylaştığı mesajında, “İsrail’in sivillere yönelik yardımları kısıtladığı fikri en basit anlatımla bir yalandır. Daha fazla yardım ulaştırmak için İsrail sınır kapılarında yeterince olanak mevcut” ifadelerini kullandı.

İsrail Savunma Bakanlığı’na bağlı Filistin Topraklarındaki Hükümet Aktivitelerini Koordinasyon Birimi (COGAT) de Birleşmiş Milletler (BM) örgütlerini, Gazze’ye giden yardımları yeterince hızlı bir biçimde dağıtmamakla suçluyor. Yardım örgütleri ise İsrail’in, Gazze’nin kuzeyinde yardımlar için bir sınır kapısı daha açmasını talep ediyor.

Bununla beraber zaten yolların çoğu da savaş neticesinde kullanılamayacak hale gelmiş durumda. Ayrıca devam eden ağır çatışmalar nedeniyle, Gazze Şeridi’nin tamamı yüksek risk altında. İsrail’in, Hamas’ın eline geçmesi halinde askeri amaçlarla kullanabileceğinden kuşkulandığı, el lambası, jeneratör ve hatta baston gibi malların Gazze Şeridi’ne girişine izin vermemesi ve bu sebepten dolayı yardımları çok hassas bir şekilde kontrolden geçirmesi de, yardımların seri bir şekilde yerlerine ulaştırılmasının önünde bir başka engel teşkil ediyor.

BM’nin bölgedeki görevlileri, yardım konvoylarının risk altında olmasının bir başka sebebinin de Hamas’a bağlı polislerin artık koruma sağlayamaması olduğunu dile getiriyor. Konvoylara saldıranların ise silahlı grupların yanı sıra çaresizlik içindeki siviller olduğu ifade ediliyor.

Bölgedeki 2,2 milyon kişinin sadece insani yardımlarla hayatta kalamayacağını belirten UNICEF Sözcüsü Jonathan Crickx, “Bir arkadaşım insanların bir kamyondan su şişelerini çaldığını ve hiç kaçmaya tenezzül etmeden, aşırı susuzluk çektikleri için orada hemen içmeye başladıklarını görmüş” diyor. Bölgedeki yerel gıda tedarik sistemi de çatışmalarda tüm mahsuller ve hayvancılık yok olduğu için tamamen çökmüş vaziyette.

Avrupa Birliği, Gazze’ye insani yardım için denizden koridor oluşturmaya çalışıyor

Ayrıca Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen’in sözcüsü Eric Mamer, bloğun Gazze’deki halkı desteklemek için Kıbrıs üzerinden insani yardım koridorunun oluşturulmaya çalışıldığını söyledi. Leyen bu hafta Kıbrıs’a giderek konuyla ilgil temaslarda bulunacak.

Sözcü açıklamasında, “Çabalarımız Filistinlilere yardım sağlayabilmemize odaklanmış durumda. Hepimiz bu koridorun açılışının çok yakında gerçekleşeceğini umuyoruz.” dedi.

Lefkoşa’da hükümet sözcüsü Constantinos Letymbiotis, Leyen’in Kıbrıs Cumhurbaşkanı Nikos Christodoulides’in cuma günü Larnaka limanındaki tesisleri denetlemek üzere Von der Leyen’e katılacağını belirtti.

Letymbiotis, Kıbrıs’ın 386 kilometre uzaklıktaki Filistin yerleşim bölgesine düzenli olarak büyük miktarlarda yardım gönderme girişiminin hem AB içinde hem de diğer ülkeler arasında ilgi gördüğünü söyledi.

Kıbrıs, bölgeye en yakın Avrupa Birliği üyesi ülke konumunda. Rum yönetimi, Gazze’ye doğrudan yardım ulaştıracak sürekli ve tek yönlü bir deniz rotası oluşturulması için kampanya yürütüyor.

AB Komisyonu sözcüsü Balazs Ujvari, deniz koridorunun bloğun Gazze’deki Filistinlilere daha fazla yardım ulaştırma çabalarını arttırabileceğini söyledi. Ujvari, AB’nin Gazze’ye yardım ulaştırmak için şu ana kadar başta Mısır üzerinden olmak üzere yaklaşık 40 uçuş gerçekleştirdiğini kaydetti.

Paylaşın