Birleşmiş Milletler: İsrail, Gazze’de Savaş Suçu İşledi

Gazze Şeridi’nde yaşananlara dair rapor hazırlayan Birleşmiş Milletler (BM), İsrail’in Gazze’de savaş suçu ve insanlığa karşı suçlar işlediğine hükmetti. İsrail ise BM’yi İsrail karşıtlığı yapmakla suçladı.

Gazze Şeridi’nde İsrail saldırılarında hayatını kaybedenlerin sayısı ise son 24 saatte 40 artarak 37 bin 164’e yükseldi. Gazze’de İsrail saldırılarında yaralananların sayısı ise son 24 saatte 120 artarak 84 bin 832’ye yükseldi.

Gazze’de İsrail saldırılarında ölenlerin yüzde 70’ini çocuklar ve kadınların oluşturduğu aktarılırken, saldırılar sonucu oluşan yıkımdan dolayı çok sayıda kişinin hala enkaz altında olduğu vurgulandı. Sivil savunma ve acil sağlık ekiplerinin bu kişilere ulaşmakta zorluk yaşadığı kaydedildi.

Birleşmiş Milletler (BM), İsrail’in Gazze’de savaş suçu ve insanlığa karşı suçlar işlediğine hükmetti. BM’ye bağlı Bağımsız Soruşturma Komisyonu, 7 Ekim sonrası Gazze’de yaşananlara dair ilk kapsamlı soruşturmasını tamamladı. Hazırlanan raporda, İsrail ordusunun sivilleri “doğrudan, yaygın ve sistematik biçimde” hedef alarak uluslararası hukuku ihlal ettiği sonucuna varıldı.

Raporda, “Komisyon; cinayet, Filistinli yetişkin ve çocuk erkekleri hedef alan ayrımcılık, zorla yerinden etme, işkence, insani olmayan ve vahşice muamele suçlarının işlendiğini tespit etmiştir” denildi. İsrail yönetimi, açlığı silah olarak kullanmakla da suçlandı. İsrail Filistin’e karadan insani yardım taşınmasına engel olurken, Ürdün öncülüğünde başlatılan operasyonla havadan gıda ulaştırılmaya çalışılmıştı.

Bulguları reddeden İsrail ise BM’yi İsrail karşıtlığı yapmakla suçladı. Bağımsız Soruşturma Komisyonu, BM İnsan Hakları Konseyi tarafından 2021’de İsrail ve Filistin topraklarında yaşandığı iddia edilen ihlalleri araştırmak üzere kurulmuştu.

BM Komisyonu ayrıca, Hamas ve diğer Filistinli silahlı grupların 7 Ekim’deki baskında savaş suçu işlediklerini belirledi. Raporda; Hamas ve diğer örgüt üyelerinin cinsel suçlara karıştığı ve cesetlere bilinçli olarak zarar verildiği yönünde tespitler yer aldı.

İsrail’in Gazze’ye saldırıları, Hamas’ın 7 Ekim’de düzenlediği, İsrail’in verdiği bilgiye göre 1200 kişinin ölümüyle sonuçlanan baskınıyla başlamıştı. ABD ve Avrupa Birliğinin terör örgütleri listesindeki Hamas, 251 kişiyi rehin alarak Gazze’ye kaçırmıştı. Hâlâ 116 rehine Gazze’de bulunuyor, İsrail ordusuna göre bunların 41’i yaşamını yitirdi.

Komisyon Başkanı Navi Pillay, “İsrail saldırılarını derhal durdurmalı” dedi, ayrıca Hamas’ı rehineleri serbest bırakmaya çağırdı.

Geçtiğimiz günlerde de BM Genel Sekreteri Antonio Guterres, İsrail ve Hamas’ı “çatışma bölgelerinde çocuklara zarar veren ülke ve örgütler” listesine ekleme kararı almış, bu konuda İsrail’i bilgilendirmişti. İsrail’in çocuk haklarını ihlal ettiği, çocukların yaşamlarını tehlikeye attığının tescili anlamına gelen listede, Rusya ve IŞİD de yer alıyor.

(Kaynak: DW Türkçe)

Paylaşın

Dikkat Çeken Rapor: Savaş, Gazze’de Ekonomiyi Yıktı

Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) Arap Ülkeleri Bölge Direktörü Ruba Jaradat, Gazze Şeridi’nde 8 aydır süren savaşın insanların yaşamına verdiği korkunç zarar dışında, ekonomiyi ve bölge insanın geçim kaynaklarını da şiddetle vurup, çok büyük ve yaygın bir yıkıma yol açtığını ifade etti.

Ruba Jaradat, “Bu ekonomik yıkım, Gazze Şeridi ve Batı Şeria’daki Filistinlilerin acılarını, güvenliklerini ve refahlarını daha da tehlikeli bir hale getiriyor. İnsanların geçim kaynaklarını yeniden tesis etmek ve insana yakışır işler yaratmak, Filistinlilerin savaşın kendilerine yaşattığı dehşetten kurtulmalarını sağlamak için hayati önem taşıyor” dedi.

Birleşmiş Milletler’e bağlı Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) ve Filistin Merkez İstatistik Bürosu’nun (PCBS) ortaklaşa hazırladığı rapora göre, savaş ekonomide benzeri görülmemiş bir yıkıma neden oldu. Gazze Şeridi’nde işsizlik oranı yüzde 79,1’e yükseldi. Gayri Safi Yurtiçi Hasıla, 7 Ekim’den bugüne kadar yüzde 83,5 oranında azaldı.

Son verilere göre, işgal altındaki Filistin topraklarında ekonomi ve iş gücünde dünyada ender görülen bir yıkıma neden olduğu belirtildi. Raporda, Gazze Şeridi’nde sekiz aydır devam eden savaşın, çok büyük ölçekte iş kaybına neden olduğu kaydedildi.

Son sekiz ayda, Gazze Şeridi’ndeki işsizlik oranının yüzde 79,1 gibi şaşırtıcı bir seviyeye ulaştığı, krizden ciddi şekilde etkilenen Batı Şeria’da da işsizlik oranının yüzde 32’ye yükseldiği kaydedildi.

Son verilerin, savaşın Filistin’in iki bölgesinde ortalama işsizlik oranını yüzde 50,8’e yükselttiği ancak son oranların iş bulma ümidini yitirdikleri için iş aramaktan tamamen vazgeçenleri kapsamadığı kaydedildi. İşini kaybedenlerin gerçek sayısının, işsizlik rakamlarının gösterdiğinin çok üzerinde olduğu tahmin ediliyor.

Gayri Safi Yurtiçi Hasıla’nın son sekiz ayda Gazze Şeridi’nde yüzde 83,5, Batı Şeria’da yüzde 22,7 gibi şaşırtıcı bir oranda daralma gösterdiği, reel ortalamanın ise yüzde 32,8 oranında gerçekleştiği tespit edildi.

Raporda, bölgede yaşanan ciddi ekonomik krizin özellikle özel sektörü etkilediği belirtiliyor. Gazze Şeridi’nde neredeyse tüm özel sektör kuruluşlarının üretimlerini ya tamamen durdurduğu ya da büyük ölçüde azalttığı kaydedildi.

Özel sektörün, savaşın ilk dört ayında üretiminin yüzde 85,8’ini kaybettiği, bunun 810 milyon dolara tekabül ettiği kaydedildi. Batı Şeria’da özel sektör, aynı dönemde üretimde 1,5 milyar dolara eşdeğer yüzde 27’lik bir düşüş yaşadı.

VOA Türkçe’den Can Kamiloğlu’nun haberine göre; ILO Arap Ülkeleri Bölge Direktörü Ruba Jaradat, Gazze Şeridi’nde 8 aydır süren savaşın insanların yaşamına verdiği korkunç zarar dışında, ekonomiyi ve bölge insanın geçim kaynaklarını da şiddetle vurup, çok büyük ve yaygın bir yıkıma yol açtığını ifade etti.

Jaradat, “Bu ekonomik yıkım, Gazze Şeridi ve Batı Şeria’daki Filistinlilerin acılarını, güvenliklerini ve refahlarını daha da tehlikeli bir hale getiriyor. İnsanların geçim kaynaklarını yeniden tesis etmek ve insana yakışır işler yaratmak, Filistinlilerin savaşın kendilerine yaşattığı dehşetten kurtulmalarını sağlamak için hayati önem taşıyor” dedi.

Paylaşın

Hamas’tan Biden’ın Açıkladığı İsrail’in Ateşkes Önerisine Olumlu Yanıt

ABD Başkanı Joe Biden, İsrail’in yeni ateşkes teklifini açıklamasının ardından Hamas, İsrail’in ateşkes anlaşmasına yönelik yol haritasının “olumlu değerlendirdiğini” belirten bir bildiri yayınladı.

Haber Merkezi / ABD Başkanı Joe Biden, İsrailli rehinelerin serbest bırakılması karşılığında Gazze’de ateşkes için İsrail’in üç aşamalı önerisini açıklamış ve “bu savaşın sona ermesinin zamanı geldi” demişti.

Anlaşmanın ilk aşaması, İsrail güçlerinin Gazze’nin “nüfuslu bölgelerinden” çekileceği altı haftalık bir ateşkesi içeriyor. Bu aşamada Hamas’ın elinde bulunan yaşlı ve kadın rehineler, Filistinli mahkumlar karşılığında serbest bırakılacak. Yine bu aşamada Filistinli siviller geri dönecek ve bölgeye günde 600 kamyon insani yardım yapılacak.

Anlaşmanın ikinci aşamasında, Hamas ve İsrail, kalıcı barış şartlarını müzakere edecek, bu aşama müzakereler devam ettiği sürece sürecek. Anlaşmanın üçüncü aşamasında ise Gazze’nin yeniden imar planı ele alınacak.

Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres’in, ABD Başkanı Joe Biden’ın açıkladığı Gazze Şeridi’nde ateşkes taslağıyla ilgili, “Kalıcı barış sağlanması için anlaşmaya yol açmasını umuyorum.” açıklamasında bulunduğu bildirildi.

AB Konseyi Başkanı Charles Michel, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, “(Öneri) Bu, başta çatışmaların kalıcı durdurulması ve İsrail güçlerinin geri çekilmesinin yanı sıra Gazze’nin yeniden inşası olmak üzere uzun vadeli çözüme yönelik görüşmelere alan açması açısından çok önemli” ifadesine yer verdi.

Gazze’de ateşkes, esirlerin serbest bırakılması ve Gazze’nin yeniden inşasını içeren öneriyi memnuniyetle karşıladığını belirten Michel, Katar, Mısır ve ABD’ye çabaları için teşekkür etti. Michel, “Acı sona ermelidir. Tüm tarafları barış için bu fırsatı değerlendirmeye çağırıyorum” ifadelerini kullandı.

AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, X’ten yaptığı paylaşımda, Biden’ın duyurduğu ateşkes önerisine tüm kalbiyle katıldığını ifade ederek, bunun Gazze’deki savaşın ve sivillerin çektiği acıların sona erdirilmesi için önemli bir fırsat olduğunu kaydetti. Von der Leyen, ateşkes taslağına ilişkin dengeli ve gerçekçi olduğu yorumunu yaparak, “Şimdi önerinin tüm tarafların desteğine ihtiyacı var” mesajını paylaştı.

AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Josep Borrell de sosyal medya paylaşımında öneriye desteğine dikkati çekerek, savaşın artık sona ermesinin gerektiğini vurguladı.

Gazze Şeridi’nde İsrail saldırılarında hayatını kaybedenlerin sayısı ise son 24 saatte 60 artarak 36 bin 284’e yükseldi. Gazze’de İsrail saldırılarında yaralananların sayısı ise son 24 saatte 280 artarak 82 bin 57’ye yükseldi.

Gazze’de İsrail saldırılarında ölenlerin yüzde 70’ini çocuklar ve kadınların oluşturduğu aktarılırken, saldırılar sonucu oluşan yıkımdan dolayı çok sayıda kişinin hala enkaz altında olduğu vurgulandı. Sivil savunma ve acil sağlık ekiplerinin bu kişilere ulaşmakta zorluk yaşadığı kaydedildi.

Paylaşın

Çin’den “Gazze Şeridi” İçin Barış Konferansı Çağrısı

Çin – Arap Devletleri İşbirliği Forumu’nun açılışında konuşan Çin Devlet Başkanı Şi Jinping, “İsrail – Hamas savaşına odaklanan” uluslararası bir barış konferansı çağrısında bulundu.

Haber Merkezi / Şi Jinping, konuşmasının devamında Pekin’in Arap ülkeleriyle birlikte çalışarak sorunu, “adalet ve hakkaniyete uygun şekilde çözmek ve uzun vadeli barış ve istikrarı sağlamak” istediğini kaydetti. Şi Jinping, savaşın sonsuza kadar devam edemeyeceğini ve iki devletli çözümün desteklenmesi gerektiğini söyledi.

Çin’in Gazze’deki insani krizin hafifletilmesini ve savaş sonrası yeniden inşayı desteklemeye devam edeceğini dile getiren Şi Jinping, Gazze’ye 69 milyon dolar acil insani yardım sözü verdi. Şi Jinping, Çin’in ayrıca Birleşmiş Milletler Filistinli Mültecilere Yardım ve Bayındırlık Ajansı’na Gazze bölgesine acil yardımını desteklemek için 3 milyon dolar bağışta bulunacağını söyledi.

Kendisi de bir petrol üreticisi olan Çin, Ortadoğu’dan uzun süredir ham petrol ithal ediyor ve son yıllarda bölgedeki nüfuzunu ekonomi alanındaki iş birliği ile artırmaya çalışıyor. Çin’in gümrük verilerine göre Çin’in Körfez ülkeleriyle ikili ticareti 2023 yılında 286,9 milyar dolar tutarında gerçekleşti ve Suudi Arabistan ile ticaret bunun yaklaşık yüzde 40’ını oluşturdu.

Çin Devlet Başkanı Şi, ülkesinin dünyadaki nüfuzunu arttırma hedefinin temel ayaklarından biri olan Kuşak ve Yol Girişimi’nde Ortadoğu’ya anahtar bir rol biçiyor. İsrail-Filistin ihtilafında kendisini rakibi ABD’ye kıyasla daha tarafsız bir aktör olarak konumlandırmaya çalışan Pekin yönetimi, bir yandan iki devletli çözümü savunuyor, diğer yandan İsrail ile iyi ilişkilerini de sürdürmeye çalışıyor.

Çin, son yıllarda arabuluculuk girişimleriyle de dikkatleri üzerine çekiyor. Geçen sene Suudi Arabistan ile “ezeli düşmanı” İran’ı bir araya getirmeyi başaran Pekin geçen ay da Filistinli iki rakip grubu,  Hamas ve El Fetih’i “uzlamayı teşvik amacıyla” ağırladı.

Öte yandan Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin (BMGK) “Ortadoğu ve Filistin” oturumunda, İsrail’in Refah’a düzenlediği askeri operasyonlar ele alındı. BM Güvenlik Konseyi’ne üye 15 ülkenin temsilcisi, İsrail’in sivilleri hedef almasının asla kabul edilemez olduğunu belirterek saldırıya tepki gösterdi.

Konseye üye ülkelerin temsilcileri, İsrail’in Refah’a düzenlediği saldırıları derhal durdurması ve Gazze’ye yeterince insani yardımın ulaşması için somut adımların acilen atılması gerektiğini belirtti. Cezayir, İsrail’in Refah’taki saldırılarına son vermesi için tüm konsey üyesi ülkeler tarafından kabul görecek yeni bir karar tasarısını konseye sunacaklarını kaydetti.

Ayrıca İsrail ordusu, Gazze ile Mısır sınırı boyunca uzanan ve Philadelphi Koridoru olarak bilinen stratejik bölgenin kontrolünü ele geçirdiğini açıkladı. Ordu sözcüsü, bölgede Hamas’ın Gazze’ye silah kaçırmak için kullandığı yaklaşık 20 tünelin bulunduğunu söyledi.

Mısır televizyonuna konuşan bazı kaynaklar bu iddiayı yalanladı ve İsrail’in Refah’a düzenlediği askeri operasyonu meşru kılmaya çalıştığını söyledi. Açıklama Mısır ile gerilimin arttığı bir dönemde geldi.

İsrail Ulusal Güvenlik Danışmanı Tzachi Hanegbi İsrail’in Gazze’de Hamas’a karşı yürüttüğü savaşı yıl sonuna kadar sürdürebileceğini belirtti. Kan radyosuna bir mülakat veren Hanegbi “Başarımızı pekiştirmek ve Hamas’ın gücünü ve askeri kabiliyetlerini yok etmek olarak tanımladığımız hedefe ulaşmak için yedi ay daha savaşmamız gerekebilir” dedi.

Hanegbi “Ordu hedeflerine ulaşıyor ancak kabineye planını sunduğu ilk günlerden beri savaşın uzun süreceğini ifade etti” diye konuştu. “2024’ü bir savaş yılı olarak tanımladılar” diyen Hanegbi’nin sözleri Gazze’nin geleceği ve İsrail’in burada nasıl bir rol oynayacağı konusunda soru işareti yarattı.

Amerika Birleşik Devletleri (ABD), İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu’dan Filistin bölgeleri için savaş sonrası vizyonu geliştirmesini istiyor.

Hamas 7 Ekim tarihinde Gazze Şeridi dışına çıkarak yaklaşık 1200 kişiyi öldürerek 250’den fazla insanı rehin aldı. Yaklaşık 130 rehinenin halen Gazze’de bulunduğu sanılıyor. İsrail’in bu saldırıya karşılık Gazze Şeridi’ne düzenlediği saldırılarda 7 ayda 36 binden fazla Filistinli hayatını kaybetti.

Paylaşın

Uluslararası Adalet Divanı’ndan İsrail’e ‘Refah’ Çağrısı: Derhal Durun

İsrail’in Gazze Şeridi’ne yönelik saldırılarında 230. gün geride kalırken, Birleşmiş Milletler’in (BM) yargı organı Uluslararası Adalet Divanı (UAD), İsrail’in Refah’a düzenlediği operasyonlarını durdurmasını emretti.

Haber Merkezi / Uluslararası Adalet Divanı’nın (UAD), 15 üyesinin katıldığı oylamada karar, 13 üyenin kabul, 2 üyenin ret oylarıyla kabul edildi. UAD, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu ve Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi tarafından seçilen 15 yargıçtan oluşuyor.

Gazze Sağlık Bakanlığı’na göre, İsrail’in 7 Ekim’den bu yana Gazze Şeridi’ne düzenlediği saldırılarda en az 15 bin 103’ü çocuk, 9 bin 849’u kadın olmak üzere 35 bin 800 Filistinli öldürüldü, 80 bin 200 kişi yaralandı. Ayrıca enkaz altında hala binlerce ölü olduğu tahmin ediliyor.

UAD’nin kararını okuyan mahkeme başkanı Nawaf Selam, Gazze’deki durumun, mahkemenin İsrail’e durumu iyileştirmek için adımlar atması yönünde verdiği son karardan bu yana kötüleştiğini söyledi.

Mahkeme Başkanı Yargıç Nawaf Selam, “İsrail devleti, askeri saldırısını ve Refah vilayetinde Filistinliler’e fiziksel olarak tamamen ya da kısmen yıkım getirmesi olası yaşam koşullarına neden olabilecek diğer tüm eylemlerini derhal durdurmalı” dedi.

Mahkeme ayrıca İsrail’in Mısır ile Gazze arasındaki Refah sınır kapısını açarak insani yardımların girişine izin vermesini ve kuşatma altındaki bölgeye müfettişlerin erişimini sağlayarak bir ay içinde kaydedilen ilerleme hakkında rapor vermesini istedi.

Mahkeme, davayı açan Güney Afrika’nın geçen haftaki oturumlarda talep ettiği gibi, Gazze geneli için tam ateşkes çağrısında bulunmadı. UAD, Hamas’tan da 7 Ekim tarihindeki saldırısında rehin aldığı kişileri serbest bırakmasını istedi.

Adalet Divanı’nın kararı üzerine İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu’nun bakanlarıyla görüşeceği duyuruldu. İsrail’in aşırı sağcı Maliye Bakanı Bezalel Smotrich, sosyal medya hesabı üzerinden karara tepki gösterdi. Smotrich “tarih bugün Hamas’ın, DEAŞ’ın Nazileriyle yan yana duranları yargılayacak” ifadelerini kullandı.

İsrailli muhalefet lideri Yair Lapid, Uluslararası Adalet Divanı’nın cuma günkü kararını, çatışmaların sona erdirilmesi talebi ile Gazze’de tutulan İsrailli rehinelerin iadesi talebi arasında bir bağlantı kuramadığı için kınadı. Lapid, mahkemenin iki konu arasında bağlantı kuramamasının “ahlaki bir çöküş ve ahlaki bir felaket” olduğunu söyledi.

Filistin Özerk Yönetimi ise kararı memnuniyetle karşıladı. Filistin Özerk Yönetimi Başkanlık Sözcüsü Nebil Ebu Rudeyne “Başkanlık Uluslararası Adalet Divanının Gazze’deki topyekun savaşı durdurma talebi üzerindeki uluslararası konsensüsü temsil eden kararını memnuniyetle karşılamaktadır” dedi.

Bir Hamas yetkilisi, kararı memnuniyetle karşıladığını ancak yeterli olmadığını belirterek İsrail’in Gazze’nin tamamına yönelik saldırılarına son vermesi çağrısında bulundu. Hamas ayrıca BM Güvenlik Konseyi’ni UAD kararını uygulamaya çağırdı.

UAD nedir?

Merkezi Hollanda’nın Lahey kentinde olan Uluslararası Adalet Divanı, Birleşmiş Milletler’in (BM) başlıca yargı organı. Uluslararası Adalet Divanı (UAD), Birleşmiş Milletler Genel Kurulu ve Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi tarafından seçilen 15 yargıçtan oluşuyor.

Mahkeme, BM üyesi ülkeler arasındaki sorunlarda yasal olarak bağlayıcı kararlar alabiliyor. Ancak mahkemenin bu kararların uygulanmasını sağlamaya yönelik mekanizmaları sınırlı.

Acil önlemler

Davada Güney Afrika’yı temsil eden avukatlar geçen hafta Uluslararası Adalet Divanı’ndan acil önlemler almasını isteyerek, Filistin halkının hayatta kalması için İsrail’in Refah’a yönelik saldırılarının durdurulması gerektiğini kaydetmişti.

Davadan bir sonucun çıkması yıllar alabilir; ancak Güney Afrika hukuki süreç devam ederken Filistinli sivilleri korumak amacıyla acil birtakım kararlar alınmasını talep etmişti. İsrail aleyhine bir karar, Başbakan Benyamin Netanyahu hükümeti üzerinde daha fazla diplomatik baskı yaratabilir.

Merkezi Lahey’de bulunan Uluslararası Ceza Mahkemesi’nin başsavcısı ise Pazartesi günü Netanyahu ve İsrail Savunma Bakanı Yoav Gallant’ın yanı sıra Hamas liderleri hakkında tutuklama emri çıkarılması için başvuruda bulunduğunu açıklamıştı.

Savcı Kerim Han, Netanyahu ve Gallant’ı yıkım ve açlığı silah olarak kullanma ve kasıtlı olarak sivillere saldırma gibi suçlarla itham etmişti. İsrail bu suçlamaları şiddetle reddediyor ve müttefiklerine mahkemenin bu hamlesini reddetme çağrısında bulunuyor.

İsrail Uluslararası Ceza Mahkemesi’ne taraf değil. Bu nedenle yakalama kararı çıksa bile Netanyahu ve Gallant yargılanma riskiyle karşı karşıya kalmıyor ancak böyle bir karar İsrailli liderlerin yurtdışına seyahatini zorlaştırabilir.

Güney Afrika’nın Uluslarası Adalet Divanı’ndaki daha geniş kapsamlı davası İsrail’i Filistin halkına karşı “devlet öncülüğünde bir soykırım” ile suçluyor. Adalet Divanı bu suçlamanın esası hakkında karar vermedi; ancak İsrail’in davanın düşürülmesi talebini reddetti.

Mahkeme daha önceki kararlarında, İsrail’in Filistinliler’e yönelik soykırım eylemlerini engellemesini ve Gazze’ye yardım akışına izin vermesini emretmiş, ancak İsrail’in askeri operasyonlarını durdurma emri vermekten kaçınmıştı.

Paylaşın

İsrail’in Gazze Şeridi’ndeki Yıkımı 33 Milyar Dolar

Gazze Şeridi’nde yönelik İsrail’in saldırılarının doğrudan verdiği zararın 33 milyar dolar olduğu açıklandı. Açıklamada, saldırılarda 87 bin konutun tamamen yıkıldığı, toplamda ise 297 bin konutun oturulamaz durumda olduğu bilgisi paylaşıldı.

Açıklamada ayrıca, 189 hükümet binası ile 108 okul ve üniversitenin yerle bir edildiği, 313 okul ve üniversitenin ise kısmen zarar gördüğü kaydedildi.

Gazze Şeridi’nde İsrail saldırılarında hayatını kaybedenlerin sayısı ise son 24 saatte 91 artarak 35 bin 800’e yükseldi. Gazze’de İsrail saldırılarında yaralananların sayısı ise son 24 saatte 210 artarak 80 bin 200’e yükseldi.

Gazze’deki hükümetin Medya Ofisi, İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırılarının 230 günlük bilançosunu açıkladı. Bianet’in aktardığına göre; Açıklamada, İsrail ordusunun “7 Ekim 2023’ten bu yana Gazze Şeridi’nde 3 bin 191 katliam gerçekleştirdiği” bildirildi.

İsrail ordusunun Gazze Şeridi’ne yönelik saldırılarında 15 bin 239 çocuk ve 10 bin 93 kadının hayatını kaybettiği belirtilen açıklamada, 10 bin kişinin enkaz altında veya kayıp olduğu, hastanelere ulaşan ölü sayısının 35 bin 800, yaralı sayısının da 80 bin 200 olduğu kaydedildi.

Açıklamada ayrıca Gazze’de İsrail saldırılarına maruz kalanların yüzde 71’inin kadın ve çocuk olduğu vurgulandı. İsrail’in halkı zorla aç ve susuz bıraktığı, yardımların girişini engelleyerek insani felakete neden olduğu Gazze’de 31 kişinin yetersiz beslenme ve sıvı kaybı nedeniyle hayatını kaybettiği hatırlatıldı.

İsrail ordusunun 7 Ekim’den bu yana Gazze’ye 77 bin ton patlayıcıyla saldırı düzenlediği aktarılan açıklamada, sağlık sektörünü de hedef alan İsrail saldırılarında Gazze’de 493 sağlık çalışanı, 69 sivil savunma görevlisinin ve 147 gazetecinin yaşamını yitirdiği kaydedildi.

İsrail askerlerinin baskın yaptığı hastanelerde bulunan 7 toplu mezardan 520 Filistinlinin cenazesinin çıkarıldığı belirtildi. Saldırılar nedeniyle Gazze’de 17 bin çocuğun ebeveynlerinden biri veya her ikisinden yoksun şekilde yaşadığı vurgulandı.

Hayati tehlikesi bulunan ve yurt dışında tedavi edilmesi gereken yaralı sayısının 11 bin olduğu, yetersiz sağlık hizmeti nedeniyle 10 bin kanser hastasının ölüm tehlikesiyle karşı karşıya bulunduğu aktarıldı.

Yerinden edilen Filistinlilerin sığındığı kalabalık barınma merkezlerindeki gayriinsani duruma işaret edilen açıklamada, yerinden edilme sonucu 1 milyon 95 bin bulaşıcı hastalık ve 20 binden fazla “Hepatit A” vakasının tespit edildiği bilgisi verildi.

Gazze’de sağlık bakımı verilemediği için 60 bin hamile kadının, ilaç eksikliği nedeniyle de kronik hastalığı bulunan 350 bin kişinin hayati tehlikesinin olduğu kaydedildi.

297 bin konut zarar gördü

Açıklamada, İsrail ordusunun saldırılarını başlatmasından bu yana Gazze’de 5 binden fazla Filistinliyi gözaltına aldığı belirtildi. İsrail askerlerinin 310 sağlık çalışanı ve 20 gazeteciyi alıkoyduğu, 2,3 milyon nüfuslu Gazze Şeridi’nde 2 milyon kişinin yerinden edildiği vurgulandı.

İsrail’in Gazze’deki saldırılarında 87 bin konutun tamamen yıkıldığı, toplamda ise 297 bin konutun zarar görerek oturulamaz durumda olduğu bilgisi paylaşıldı. İsrail ordusunun, 189 hükümet binası ile 108 okul ve üniversiteyi yerle bir ettiği, 313 okul ve üniversitenin ise kısmen zarar gördüğü kaydedildi.

Açıklamada, İsrail ordusunun Gazze’de 604 camiyi tamamen, 200’ünü ise kısmen yıktığı ve 3 kiliseyi hedef alarak yıkımına neden olduğu aktarıldı. Gazze’de İsrail’in 160 sağlık kuruluşunu hedef aldığı, 55 sağlık merkezi ile 33 hastaneyi hizmet dışı bıraktığı, 130 ambulansı da kullanılamaz hale getirdiği belirtildi.

İsrail’in Filistin’in kültürel mirasını da hedef aldığı, Gazze’de 206 tarihi ve kültürel varlığı yıktığı ifade edildi. Gazze Şeridi’nde İsrail’in saldırılarıyla doğrudan verdiği zararın 33 milyar dolar olduğu belirtildi.

Paylaşın

Gazze’de İsrail Saldırılarında Ölü Sayısı 35 Bin 456’ya Çıktı

Gazze Şeridi’nde İsrail saldırılarında hayatını kaybedenlerin sayısı ise son 24 saatte 70 artarak 35 bin 456’ya yükseldi. Gazze’de İsrail saldırılarında yaralananların sayısı ise son 24 saatte 110 artarak 79 bin 476’ya yükseldi.

Haber Merkezi / Gazze’de İsrail saldırılarında ölenlerin yüzde 70’ini çocuklar ve kadınların oluşturduğu aktarılırken, saldırılar sonucu oluşan yıkımdan dolayı çok sayıda kişinin hala enkaz altında olduğu vurgulandı. Sivil savunma ve acil sağlık ekiplerinin bu kişilere ulaşmakta zorluk yaşadığı kaydedildi.

Öte yandan İsrail’in üç üyeli savaş kabinesinin merkezci üyesi Benny Gantz, Gazze operasyonu için hazırladığı altı maddelik planın 8 Haziran’a kadar hükümet tarafından kabul edilmemesi halinde istifa edeceği tehdidinde bulundu.

Basın toplantısında konuşan Gantz, Başbakan Netanyahu’nun Gazze saldırılarındaki tutumunu eleştirdi. Gantz, toplantıda savaş kabinesinin kabul etmesini istediği 6 maddelik eylem planını da açıkladı.

Gantz açıkladığı planda rehinelerin iadesi, Hamas’ın iktidarına son verilmesi, Gazze Şeridi’nin askerden arındırılması ve uluslararası bir sivil yönetim kurulmasını içeren altı madde yer aldı. Plan ayrıca Suudi Arabistan ile ilişkilerin normalleştirilmesi ve askerlik hizmetinin tüm İsraillilere yaygınlaştırılması çabalarını da destekliyor.

Gantz, “Eğer fanatiklerin yolunu seçer ve tüm ulusu uçuruma sürüklerseniz, hükümetten ayrılmak zorunda kalacağız” dedi.

Gantz’ın ayrılması Netanyahu’yu, ateşkes müzakerelerinde sert tutum sergileyen ve İsrail’in Gazze’yi işgal ederek orada Yahudi yerleşimlerini yeniden inşa etmesi gerektiğine inanan aşırı sağcı müttefiklerine karşı zor durumda bırakacak.

Gantz, savaş kabinesinin üçüncü üyesi olan İsrail Savunma Bakanı Yoav Gallant’ın İsrail’in Gazze’yi yeniden işgal etmeyi seçmesi halinde görevinde kalmayacağını söylemesinden günler sonra konuştu. Gallant ayrıca hükümeti bölgenin Filistinliler tarafından yönetilmesi için planlar yapmaya çağırdı.

Netanyahu’ya üstü kapalı bir eleştiri olarak algılanan açıklamasında Gantz, “kişisel ve siyasi mülahazaların İsrail’in güvenliği gibi kutsal bir meseleye nüfuz etmeye başladığını” söyledi. Netanyahu’yu eleştirenler onu yeni seçimlerden kaçınmak için savaşı uzatmaya çalışmakla suçlarken Netanyahu bu iddiaları reddediyor.

ABD ve diğer ülkeler Gazze’nin 2,3 milyonluk nüfusunun yarısından fazlasının sığındığı bir şehre yapılacak saldırıya karşı ve Gazze’deki insani kriz nedeniyle desteği azaltma sinyali verdi.

Beyaz Saray Ulusal Güvenlik Danışmanı Jake Sullivan bu hafta sonu savaşı görüşmek üzere Suudi Arabistan ve İsrail’de olacak ve Pazar günü İsrail’in gerekirse “tek başına ayakta kalacağını” ilan eden Netanyahu ile görüşmesi planlanıyor.

Ateşkes için Katar, ABD ve Mısır’ın arabuluculuğunda yapılan son görüşmelerden de bir sonuç çıkmadı. Savaşın ötesinde bir vizyon da belirsiz.

Rehineler yüzünden tepkili olan ve Netanyahu’yu siyasi çıkarlarını her şeyin önüne koymakla suçlayan pek çok İsrailli, çatışmaların durdurulması ve rehinelerin serbest bırakılması için bir anlaşma yapılmasını istiyor.

Binlerce İsrailli Cumartesi akşamı yeni seçimlerle birlikte bir anlaşma talep etmek üzere yeniden yürüyüşe geçti.

“Yardımlar ilk kez geçici iskeleyle taşınmaya başlandı”

ABD ordusu yaptığı açıklamada, haftalardır kuşatma altındaki bölgeye deniz yoluyla ilk kez ulaşan kamyonların, ABD güçleri tarafından inşa edilen geçici bir iskeleden karaya yardım taşımaya başladığını söyledi.

Gazze’de Hamas ile birlikte savaşan silahlı bir grup olan Halk Direniş Komitesi (PRC) bir açıklama yayınlayarak iskelenin İsrail üzerindeki siyasi baskıyı hafifletmek için inşa edildiğini ve topraklarındaki herhangi bir İsrail veya ABD askerinin meşru bir hedef olarak kabul edileceğini söyledi.

Hamas da iskele ile ilgili endişelerini dile getirmiş ve Gazze’de herhangi bir yabancı askeri güce karşı uyarıda bulunmuştu. Mart ayında Başkan Joe Biden ülkesinin iskele inşa planlarını açıkladığında, “Sahada hiçbir ABD askeri olmayacak” demişti.

Paylaşın

Gazze’de İsrail Saldırılarında Can Kaybı 35 Bin 303’e Yükseldi

Gazze Şeridi’nde İsrail saldırılarında hayatını kaybedenlerin sayısı ise son 24 saatte 31 artarak 35 bin 303’e yükseldi. Gazze’de İsrail saldırılarında yaralananların sayısı ise son 24 saatte 56 artarak 79 bin 261’e yükseldi.

Haber Merkezi / Gazze’de İsrail saldırılarında ölenlerin yüzde 70’ini çocuklar ve kadınların oluşturduğu aktarılırken, saldırılar sonucu oluşan yıkımdan dolayı çok sayıda kişinin hala enkaz altında olduğu vurgulandı. Sivil savunma ve acil sağlık ekiplerinin bu kişilere ulaşmakta zorluk yaşadığı kaydedildi.

Öte yandan ABD Temsilciler Meclisi, Başkan Joe Biden’ı İsrail’e silah göndermeye zorlayacak bir tasarıyı kabul etti. İsrail Güvenlik Yardım Destek Yasası, 224’e karşı 187 oyla onaylandı. Oylamada 16 Demokrat, Cumhuriyetçilerin çoğuna katılarak evet oyu verirken, üç Cumhuriyetçi de Demokratların çoğuna katılarak yasaya karşı çıktı.

Cumhuriyetçilerin çoğunlukta olduğu Meclis, İsrail’i Hamas’la savaşı sırasında sivilleri korumak için daha fazlasını yapmaya çağırdı. Yasanın kanunlaşması beklenmiyor, ancak yasanın kabul edilmesi ABD’nin İsrail politikası konusundaki bölünmüşlüğünün altını çizdi.

Zira ABD Başkanı Biden, Refah’a kara harekatı yapılması durumunda İsrail’e silah göndermeyeceğini duyurmuştu. Ancak İsrail, 2,000 poundluk (907 kg) ve 500 poundluk bombalardan oluşan bir sevkiyatın ertelenmesine ve diğer silah sevkiyatlarının Biden yönetimi tarafından gözden geçirilmesine rağmen hala milyarlarca dolarlık ABD silahı alacak.

Arap Birliği’ne üye 22 ülke, İsrail işgali altındaki Filistin topraklarında uluslararası barış gücü konuşlandırılması çağrısı yaptı. Bahreyn’in başkenti Manama’da düzenlenen zirvede yayımlanan “Manama Bildirgesi”nde “iki devletli çözüm hayata geçirilinceye kadar, işgal altındaki Filistin topraklarında uluslararası koruma ve Birleşmiş Milletler barış güçlerinin konuşlandırılması” çağrısında bulunuldu.

Bildirgede, El Fetih öncülüğündeki Filistin Kurtuluş Örgütü’nün (FKÖ) “Filistin halkının yegane meşru temsilcisi” olarak görüldüğüne vurgu yapılarak, “Tüm Filistinli grupların FKÖ şemsiyesi altında birleşmesi” çağrısı yapıldı. ABD de savaş sonrasıyla ilgili olarak Batı Şeria’daki Ramallah merkezli Filistin Özerk Yönetimi’nin reformdan geçirilmesini ve bu yapı kontrolünde bir yönetim kurulmasını öngörüyor.

İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu ise Hamas tamamen yenilgiye uğratılana kadar kontrolün İsrail’in elinde kalmasında ısrarcı. Netanyahu ayrıca uluslararası toplum olarak muhatap kabul edilen Filistin Özerk Yönetimi’nin kontrolü üstlenmesine de karşı. İsrail Başbakanı, kendi koltuğunu korumak için savaşı uzatmaya çalışmakla suçlanıyor.

Soykırım Davası

İsrail, Uluslararası Adalet Divanı’nda (UAD) Güney Afrika’nın yaptığı başvuruya ilişkin cuma günü yaptığı savunmada, Gazze’deki askeri operasyonlarının gerekliliğini savunurken, yapılan suçlamalarla soykırım konusunun alaya alındığını iddia etti.

Lahey’deki duruşmaların ikinci gününde Güney Afrika’nın başvurusuna ilişkin savunma yapan İsrail, Güney Afrika’nın Refah’taki operasyonları durdurması ve Filistin topraklarından tamamen çekilmesi yönündeki talebe karşı çıktı.

Duruşmada söz alan İsrail Adalet Bakanlığı yetkilisi Gilad Noam, ülkesini Uluslararası Soykırım Sözleşmesini ihlal etmekle suçlayan Güney Afrika’nın başvurusunun asılsız ve temelsiz gerekçelere dayandırıldığını iddia etti. Noam, “(Dava) iğrenç soykırım suçlamasıyla alay ediyor.” dedi.

Duruşma öncesi bir grup İsrail yanlısı gösterici, mahkeme önünde ellerinde Hamas tarafından rehine alınanların fotoğraflarıyla gösteri düzenledi.

Güney Afrika’nın Hollanda Büyükelçisi Vusimuzi Madonsela, dün yaptığı savunmada mahkemenin İsrail ordusunun Gazze Şeridi’nin tamamından derhal, tamamen ve koşulsuz olarak çekilmesi emrini vermesini talep etti. Güney Afrika adına konuşan hukukçular, duruşmada İsrail’in askeri operasyonunun Filistin halkının yok edilmesini amaçlayan soykırım planının bir parçası olduğu görüşünü dile getirdi.

UAD, daha önceki duruşmalarda İsrail’in davanın reddi yönündeki talebini reddetmiş ve İsrail’e Filistinlilere yönelik soykırım eylemlerinin önlenmesi talimatını vermişti. Mahkeme bununla birlikte İsrail’e saldırılarını tamamen durdurma emrini vermekten de kaçınmıştı.

Divan, 26 Ocak’ta açıkladığı tedbir kararlarında, İsrail’in Soykırım Sözleşmesi’ndeki yükümlülüklerine uygun davranması gerektiğini belirterek, 6 maddede ihtiyati tedbir kararına hükmetmişti. Güney Afrika, 10 Mayıs’ta yeni tedbir kararı talep etmişti.

Paylaşın

Gazze’de İsrail Saldırılarında Ölü Sayısı 35 Bin 272’ye Çıktı

Gazze Şeridi’nde İsrail saldırılarında hayatını kaybedenlerin sayısı ise son 24 saatte 39 artarak 35 bin 272’ye yükseldi. Gazze’de İsrail saldırılarında yaralananların sayısı ise son 24 saatte 64 artarak 79 bin 205’e yükseldi.

Haber Merkezi / Gazze’de İsrail saldırılarında ölenlerin yüzde 70’ini çocuklar ve kadınların oluşturduğu aktarılırken, saldırılar sonucu oluşan yıkımdan dolayı çok sayıda kişinin hala enkaz altında olduğu vurgulandı. Sivil savunma ve acil sağlık ekiplerinin bu kişilere ulaşmakta zorluk yaşadığı kaydedildi.

İsrail, Gazze Şeridi’nin güneyindeki Refah kentinin derinliklerine ve kuzeydeki Cibaliye Mülteci Kampı’nın dış mahallelerine ilerleyerek yedi aydır devam eden saldırıları şiddetlendirdi.

İsrail, aynı zamanda doğudaki Refah Sınır Kapısı’ndan ilerleyerek, Selahaddin Caddesi’ni geçip bir milyondan fazla Filistinlinin hava ve topçu ateşi altında toplandığı batı ve orta Refah bölgelerine girdi.

İsrailli yetkililerin, Mısır’ın Refah sınır kapısının Filistin tarafını kontrol etmesinin ardından Mısır ve İsrail arasındaki “krizin” kötüleşmesi nedeniyle, Mısır’ın Gazze’de ateşkes anlaşmasına aracılık etme ve tutukluları serbest bırakma çabalarından çekilebileceği uyarısında bulunduğu bildirildi.

İsrailli yetkililerin krizin çözülmemesi halinde, Mısır ile İsrail arasında savunma ve istihbarat alanlarındaki iş birliğinin azalabileceğine ilişkin endişelerini dile getirdikleri aktarıldı.

İsrailli yetkililer ayrıca Gazze’de çatışmaların devam etmesi ve İsrail ile Hamas arasında anlaşmaya varılması yönündeki görüşmelerin başarısızlıkla sonuçlanmasıyla, Mısır ile İsrail ilişkilerindeki krizin daha da kötüleşebileceğinden korktuklarını dile getirdiler.

İsrail Dışişleri Bakanı Israel Katz, Mısır’ı Refah sınır kapısını kapatmakla suçlamış ve Kahire’nin Gazze’de insani bir krizi önlemenin “anahtarını elinde tuttuğunu” söylemişti. Katz, “Dünya (Gazze’deki) insani durumun sorumluluğunu İsrail’in omuzlarına yüklüyor. Ancak Gazze’de insani krizi önlemenin anahtarı artık Mısırlı dostlarımızın elinde” ifadelerini kullandı.

Mısır Dışişleri Bakanı Samih Şükri bu açıklamaları eleştirdi ve ülkesinin “İsrail tarafının gerçekleri çarpıtma ve sorumluluktan kaçma politikasını” kategorik olarak reddettiğini vurgulayarak, “Gazze Şeridi’ndeki Filistinlilerin şu anda karşı karşıya olduğu insani felaketin tek sorumlusunun İsrail olduğunu” söyledi.

Öte yandan uluslararası insan hakları örgütleri, İsrail’in Gazze Şeridi’ndeki Refah kentine saldırıları artırmasına dair ortak açıklama yaptı. Açıklamada, üçüncü ülkelerin, Gazze’de uluslararası insancıl hukuka karşı işlenen ciddi ihlallere son vermek ve bu ihlallerden ötürü hesap verebilirliği sağlamak üzere acilen harekete geçmekle yükümlü olduğu belirtildi.

Açıklamada şu örgütlerin imzası var: ActionAid, Action Against Hunger, American Friends Service Committee (AFSC), A.M. Qattan Foundation, Anera, Churches for Middle East Peace (CMEP), DanChurch Aid (DCA), Humanity & Inclusion/ Handicap International (HI), IM Swedish Development Partner, INTERSOS, Médecins du Monde International Network, Mennonite Central Committee, Mercy Corps, Norwegian Church Aid (NCA), Norwegian People’s Aid, Oxfam, Plan International, Relief International, Uluslararası Af Örgütü, War Child Alliance.

Hamas Hareketi Siyasi Büro Başkanı İsmail Heniyye, Gazze’de ateşkes için Mısır ve Katar’ın yanı sıra ABD arabuluculuğunda yapılan müzakerelere tamamen olumlu yaklaştıklarını belirterek şu ifadeleri kullandı:

“Hamas, Gazze’de ateşkes ve esir takasının sağlanması için arabulucu olan Mısır ve Katar’ın çabalarını tamamen olumlu karşıladı. İşgalci ise buna Refah Sınır Kapısı’nı işgal etme ve Refah kentine fiili olarak karadan saldırıyı başlatarak yanıt verdi.”

Hamas Hareketi Siyasi Büro Başkanı İsmail Heniyye, 6 Mayıs’ta Katar ve Mısır’a, Gazze Şeridi’nde ateşkese ilişkin önerilerini onayladığını bildirmişti. Hamas’ın Katar ve Mısır tarafından iletilen “ateşkes önerilerine” onay verdiğini duyurmasının ardından, İsrail Savaş Kabinesi, Refah’ta saldırılara devam kararı almıştı.

İsrail ordusu, 6 Mayıs’ta yaptığı açıklamada, zorla yerinden edilmiş Filistinlilerin sığındığı Refah’ın doğusundaki bazı mahallelerin boşaltılmasını istemiş, 7 Mayıs sabahı da Gazze’nin Refah bölgesine kara saldırısı başlatarak Mısır ile olan sınır kapısının Gazze tarafını ele geçirdiğini duyurmuştu.

Paylaşın

Gazze’de İsrail Saldırılarında Can Kaybı 35 Bin 173’e Yükseldi

Gazze Şeridi’nde İsrail saldırılarında hayatını kaybedenlerin sayısı ise son 24 saatte 82 artarak 35 bin 173’e yükseldi. Gazze’de İsrail saldırılarında yaralananların sayısı ise son 24 saatte 234 artarak 79 bin 061’e yükseldi.

Haber Merkezi / Gazze’de İsrail saldırılarında ölenlerin yüzde 70’ini çocuklar ve kadınların oluşturduğu aktarılırken, saldırılar sonucu oluşan yıkımdan dolayı çok sayıda kişinin hala enkaz altında olduğu vurgulandı. Sivil savunma ve acil sağlık ekiplerinin bu kişilere ulaşmakta zorluk yaşadığı kaydedildi.

Öte yandan Amerika Birleşik Devletleri’nde (ABD) Başkan Joe Biden yönetimi İsrail’in Hamas ile savaşında Gazze’deki Filistinlileri öldürmesini soykırım olarak görmediğini açıkladı.

Beyaz Saray Ulusal Güvenlik Danışmanı Jake Sullivan Pazartesi günü yaptığı açıklamada Biden yönetiminin İsrail’in Hamas ile savaşında Gazze’deki Filistinliler’i öldürmesini bir soykırım olarak görmediğini söyledi.

Beyaz Saray günlük basın brifinginde açıklamalar yapan Sullivan, ABD’nin Hamas’ın yenildiğini görmek istediğini belirtirken, savaşın ortasında kalan Filistinliler’in “cehennemi yaşadığını” ve İsrail’in Refah’ta büyük bir askeri operasyon yapmasının hata olacağını kaydetti.

Sullivan, “Gazze’de yaşananların bir soykırım olduğuna inanmıyoruz. Bu iddiayı kesin bir dille reddediyoruz” dedi. Ulusal Güvenlik Danışmanı, ABD’nin bu değerlendirmeye varmak için “niyete odaklanmayı içeren uluslararası kabul görmüş soykırım terimini kullandığına” dikkat çekti.

Kasım ayındaki seçimlerde bir kez daha başkan olmak için yarışan Joe Biden, İsrail’e verdiği destek nedeniyle ülke içindeki destekçileri tarafından ağır eleştirilere maruz kaldı. Bu eleştirilerden bazılarında İsrail soykırım yapmakla suçlandı. Bölgedeki sağlık yetkililerine göre Gazze’de 35 binden fazla Filistinli hayatını kaybetti.

Biden’ın Cumartesi günü yaptığı bir açıklamaya atıfta bulunan Sullivan, Hamas’ın rehineleri serbest bırakması halinde Gazze’de ateşkes sağlanabileceğini söyledi. Sullivan, dünyanın Hamas’ı müzakere masasına dönmeye ve anlaşmayı kabul etmeye çağırması gerektiği mesajını verdi.

Sullivan, ABD’nin ateşkes ve rehinelerin serbest bırakılması için yoğun bir şekilde çalıştığını söyledi. Sullivan, böyle bir anlaşmanın ne zaman yapılacağını ya da yapılıp yapılmayacağı ile öngöremediğini ifade etti.

Jake Sullivan’ın haftasonu İsrailli mevkidaşı Tzachi Hanegbi ile yaptığı telefon görüşmesinde Başkan Joe Biden’ın İsrail’in Refah’a yönelik saldırısına ilişkin “uzun süredir devam eden endişelerini” dile getirdiği açıklanmıştı.

Sullivan’ın Hamas’ın Gazze Şeridi’nde yenilgiye uğratılmasını sağlayacak alternatif planları görüştüğü ve Hanegbi’nin de İsrail’in ABD’nin endişelerini dikkate aldığını teyit ettiği belirtilmişti.

Birleşmiş Milletler (BM) İnsan Hakları İzleme Örgütü (UNHRW) tarafından hazırlanan son raporda İsrail’in savaşın başlamasından bu yana Gazze’deki insani yardım konvoylarına ve tesislerine en az sekiz saldırı düzenlediği belirtildi.

Örgüt ayrıca İsrail ordusunun, en az 31 yardım görevlisinin ve beraberindekilerin ölümüne ya da yaralanmasına neden olan saldırılardan önce uyarıda bulunmadığını açıkladı. BM’ye göre İsrail’in 7 Ekim’deki saldırısından bu yana Gazze’de 250’den fazla yardım görevlisi öldürüldü.

Bu rapor, BM Güvenlik Genel Sekreteri Antonio Guterres’in bir BM güvenlik görevlisinin ölümü ve bir diğerinin yaralanmasının ardından soruşturma açılması çağrısında bulunmasının ardından geldi. Görevlilerin bulunduğu araç pazartesi sabahı Refah’taki Avrupa Hastanesine giderken vurulmuştu.

“Gazze’deki çatışmalar sadece sivillere değil insani yardım çalışanlarına da ağır bedeller ödetmeye devam ediyor” diyen Genel Sekreter, “Acil insani ateşkes ve tüm rehinelerin serbest bırakılması çağrılarımızı yineliyoruz.” açıklamasında bulundu.

Pazartesi günü İsrailli protestocuların Gazze’ye girmeye çalışan bir insani yardım konvoyuna saldırdığı görüldü. Sosyal medyada yer alan videolarda protestocuların yardım paketlerini yağmaladıkları, yere attıkları ve içindeki gıda ve malzemeleri tahrip ettikleri görülüyor. İsrail polisi dört göstericinin gözaltına alındığını bildirdi.

Paylaşın