İYİ Parti’de Kılıçdaroğlu Rezervi: Seçmen Sandığa Gitmez

“Kazanacak aday” kriterini baştan itibaren dile getiren İYİ Parti, CHP Lideri Kılıçdaroğlu’nun adaylığına en mesafeli parti konumunda. İYİ Partililer buna gerekçe olarak “İYİ Parti seçmeninin tepki olarak sandığa gitmemesi” ihtimalini gösteriyor.

Partili seçmenin sandığa gitmemesi halinde, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ilk turda seçilme şansının artacağına işaret edilerek, “Seçmen sandığa giderse, bizim adayımızın şansı yüksek olur. Ama tabanımızda, ‘sandığa gitmeyiz’ diyen seçmen çok fazla” görüşü dile getiriliyor.

Altılı Masa’da yer alan siyasi partiler, 26 Ocak’ta Akşener’in ev sahipliğinde yapılacak toplantıda, cumhurbaşkanı adayı belirlemek için masaya oturacak.

Geçirdiği rahatsızlığın ardından, dün parti genel merkezinde mesaisine başlayan İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, toplantı gündemine ilişkin Perşembe gününden itibaren liderleri ziyarete başlayacak.

Kulislerde, aday isminin netleşeceği tarih olarak ise Şubat  ayının ilk yarısında, Temel Karamollaoğlu’nun ev sahipliğinde yapılacak  ikinci turun son toplantısı gösteriliyor.

Güçlendirilmiş parlamenter sistem konusunda ortak mutabakat açıklayan altı siyasi parti, bu işbirliğini  hem cumhurbaşkanlığı seçimi hem de parlamento seçiminde ittifaka taşımak için son viraja giriyor.

2022 yılı Şubat ayından itibaren 10 toplantıyı geride bırakan Altılı Masa’da seçim güvenliği, güçlendirilmiş parlamenter sisteme ilişkin anayasa değişikliği, kurumsal reformlara ilişkin çalışmalar tamamlandı. Altılı Masa’nın cumhurbaşkanı adayının “seçim bildirgesi” niteliğindeki “temel politikalar” ve “güçlendirilmiş parlamenter sisteme geçiş sürecinin yol haritası”na ilişkin metinler ise 30 Ocak’ta kamuoyuna açıklanacak.

Aday belirleme yöntemi netleşecek

Altılı Masa’nın önündeki en kritik konu ise cumhurbaşkanı adayının kim olacağı ve bu adayın nasıl belirleneceği. İYİ Parti Genel Başkanı Akşener, Perşembe günü, toplantı gündem önerilerini almak için liderler turuna çıkacak.  Akşener’in bu ziyaretlerinde aday belirleme yöntemi konusunda görüş alışverişinde bulunması ve toplantıda aday belirleme yönteminin netleştirilmesi bekleniyor.

Kim hangi adayı istiyor?

Her ne kadar Altılı Masa’da şimdiye kadar aday ismi konuşulmasa da parti kulislerinde adaya ilişkin eğilimler uzun süredir konuşuluyor. CHP, Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu’nun adaylığında ısrarlı. CHP liderinin,  Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun adaylıklarına rezerv koyduğu için öncelikle kendi adaylığı üzerinde uzlaşma arayacağı ifade ediliyor.

Demokrat Parti Genel Başkanı Gültekin Uysal ve Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu’nun Kılıçdaroğlu’na destek eğiliminde olduğu belirtilirken, DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan da kendi adaylığını bir süredir seslendiriyor.

Gelecek Partisi’nde de Kılıçdaroğlu’nun adaylığına sıcak bakılmıyor. Ancak aday konusunda belirleyici iki ismin Akşener ve Kılıçdaroğlu olacağı masadaki diğer siyasi partilerce de dile getiriliyor ve iki liderin uzlaşması halinde sorunun büyük ölçüde çözülmüş olacağına işaret ediliyor.

İYİ Parti’de Kılıçdaroğlu rezervi: Seçmen sandığa gitmez

“Kazanacak aday” kriterini baştan itibaren dile getiren İYİ Parti, Kılıçdaroğlu’nun adaylığına en mesafeli parti konumunda. İYİ Partililer buna gerekçe olarak “İYİ Parti seçmeninin tepki olarak sandığa gitmemesi” ihtimalini gösteriyor.

Partili seçmenin sandığa gitmemesi halinde, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ilk turda seçilme şansının artacağına işaret edilerek, “Seçmen sandığa giderse, bizim adayımızın şansı yüksek olur. Ama tabanımızda, ‘sandığa gitmeyiz’ diyen seçmen çok fazla” görüşü dile getiriliyor.

‘Halka, parti kurullarına, tabana sorulabilir’

Partiden gelen bu görüşler doğrultusunda,  Akşener’in,  adayın kamuoyu anketleri ile halka sorulması, ayrıca parti yetkili kurullarının ve tabanlarının eğilimlerine göre belirlenmesi önerilerini masaya getireceği belirtiliyor.  Hangi isimlerin kamuoyu anketine konulacağı, anketin hangi şirket tarafından nasıl yapılacağı konusunun da liderlerin masasında olacağına dikkat çekiliyor:

“Tabii öncelikle anket yöntemi konusunda mutabık kalmak gerekiyor. Bu konuda partilerin birbirlerini çek edebilecekleri bir ortak çalışma grubu oluşturulabilir. Aday belirlemede iki kriter çok önemli: Birincisi kamuoyu anketi ile halka sorulmalı. İkincisi de partinin yetkili kurullarının eğilimi ve tabanlarının eğilimi alınmalı. Bunlar masaya getirilmeli.”

‘Fark azsa, liderler içlerinden birini tercih edebilirler’

İYİ Parti’de İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, ilk turda seçimi kazanma potansiyeli en yüksek isim olarak ifade edilirken, İmamoğlu’nun hakkındaki yargı kararı nedeniyle aday gösterilme olasılığı düşük görülüyor. Ancak Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş da hala İYİ Parti’nin gündeminde.

BBC Türkçe’den Ayşe Sayın’a konuşan bir parti yöneticisi, Kılıçdaroğlu’nun aday gösterilebilmesi için kriterin ne olacağı sorusuna ise şu yanıtı veriyor:

“Kamuoyu anketlerinde, Kemal bey ile Mansur Yavaş arasında ilk başlarda çok fark vardı.  Mesela, Kemal bey yüzde 38 civarındaysa Yavaş yüzde 56-58  çıkıyordu. Ama şimdi baktığımızda, Kemal bey  aradaki farkı biraz daha  kapatmış görünüyor. Mesela böyle bir anket yaparsınız, aradaki fark 1-2  puan olur o zaman liderler kendi içlerinden birini aday olarak tercih edebilirler. Ama fark çok olursa, bu göze alınabilir bir risk değil.”

Geçiş süreci yönetimi de masada netleşecek

Altılı Masa’nın 30 Ocak’ta kamuoyuna açıklanması beklenen “geçiş süreci”nin en tartışmalı konusunu, masadaki liderlerin yönetimde nasıl görev alacağı oluşturuyor.

Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu’nun, “Cumhurbaşkanı imza yetkisini Altılı Masa liderleriyle paylaşacak” açıklaması nedeniyle tartışma konusu olan yönetim modeli konusuna da toplantıda son noktanın konulması bekleniyor.

Liderlerin “Cumhurbaşkanı Yardımcısı” olarak yönetimde görev almaları konusunda uzlaşma noktasına gelindiği belirtilirken, milletvekili olmak isteyen liderlerin yerine partiden birisinin görevlendirilmesi seçeneğinin de düşünülebileceği ifade ediliyor.

Cumhurbaşkanı’nın anayasal yetkilerini kullanmaya engel bir yönetim modeli olmayacağı belirtilirken, çok önemli kararlar ve atamalarda, “istişare”  yöntemini kullanabileceği bir sistem öngörülüyor.

30 Ocak’ta aday da açıklanabilir mi?

Cumhurbaşkanı adayının ne zaman açıklanacağı ise en çok merak edilen konuların başında geliyor. Adayın 26 Ocak toplantısında netleşmesi zayıf seçenek olarak görülüyor. O nedenle seçim bildirgesi ve geçiş sürecinin yol haritasının açıklanacağı 30 Ocak’taki toplantıya yetişmeyeceği düşünülüyor.

Altılı Masa kulislerinde, adayın açıklanma tarihi olarak,  SP Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu’nun ev sahipliğinde yapılacak ikinci turun son toplantısı gösteriliyor. Liderlerin bu toplantı öncesinde yoğun bir görüşme trafiği yürüteceği ve seçim takvimini de dikkate alarak,  Şubat’ın ilk yarısında adayı açıklayabileceği ifade ediliyor.

Geçiş sürecinde cumhurbaşkanı parti ile bağını sürdürecek mi?

Toplantıda netleşmesi beklenen konulardan biri de cumhurbaşkanı adayının parti liderlerinden biri olması halinde, geçiş sürecinde parti genel başkanlığından ayrılıp ayrılmayacağı olacak. Güçlendirilmiş parlamenter sistem önerisinde, cumhurbaşkanının partisiyle bağının kesilmesi öngörülüyor. Ancak geçiş sürecinde, masadaki diğer liderlerin cumhurbaşkanı yardımcısı olacağı bir denklemde, cumhurbaşkanının parti bağının kesilmesinin sıkıntılara yol açacağına dikkat çekiliyor.

DEVA Partisi de bu nedenle geçiş sürecinde, liderin partisiyle bağını sürdürmesi önerisini masaya getirmeyi planlıyor. Kulislerde, cumhurbaşkanının geçiş sürecinde parti ile ilişiğinin kesilmesi halinde doğacak sakıncalar şöyle ifade ediliyor:

“Diyelim Kılıçdaroğlu, cumhurbaşkanı seçildi. Bir parti yöneticisi de CHP Genel Başkanı oldu. Peki CHP o zaman Kılıçdaroğlu’nun taahhütlerinin arkasında olmazsa ne olacak? Tahhütlerimizi hayata geçirme şansımız kalmaz. Parlamenter sistemde, temsili sembolik olacağı için parti bağı olmasın, ama geçiş sürecinde icranın başında olacağı için parti bağı sürmeli. Bu olmazsa, geçiş sürecini tamamlayamazsınız.”

Paylaşın

Altılı Masa’dan Kritik “Kamu Kurumları” Hamlesi

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP), İYİ Parti, Saadet Partisi, Demokrat Parti, Demokrasi ve Atılım (DEVA) Partisi ve Gelecek Partisi’nden oluşan Atılı Masa, 30 Ocak’ta ortak politika belgesinin yanı sıra, parlamenter sisteme geçişin yol haritasını da kamuoyu ile paylaşacak.

Sputnik’ten Osman Nuri Cerit’in haberine göre, bu yol haritasında cumhurbaşkanlığı hükümet sistemine geçiş için atılan adımların tersi hayata geçirilecek. Bunun için yasal ve anayasal düzenlemeler gündeme gelecek. Bunun yanı sıra pratik anlamda da sürecin yürütülmesi için önlemler alınacak. Kritik kamu kurumlarının başındaki isimlerin değişmesi de bu adımlardan birsi olacak.

Altılı masanın cumhurbaşkanı adayının kazanması durumunda kabine üyelerinin yanı sıra görev yapacak üst düzey kadrolar da altı lider tarafından belirlenecek. Bu kurumların başında Merkez Bankası, Milli İstihbarat Teşkilatı, Devlet Denetleme Kurulu Başkanlığı, Savunma Sanayi Başkanlığı, Devlet Arşivleri Başkanlığı, Diyanet İşleri Başkanlığı, İletişim Başkanlığı, Milli Saraylar İdaresi Başkanlığı, Strateji ve Bütçe Başkanlığı gelecek.

Aday ile birlikte yönetim kadrosu da açıklanacak

Altılı masa kurmaylarından edinilen bilgiye göre yol haritası ve ortak politika belgesi açıklandıktan sonran liderler yönetim kadroları ve cumhurbaşkanı adayı üzerinden çalışma yapacak. Cumhurbaşkanı adayı ile birlikte yönetim kadrosuna ilişkin de açıklama yapılması planlanıyor.

3 numaralı cumhurbaşkanlığı kararnamesi kullanılacak

Parlamenter sisteme dönüşte yol temizliği olarak değerlendirilen üst düzey bürokratlara yönelik bu atamalar, cumhurbaşkanlığı hükümet sistemine geçiş ile birlikte yayınlanan 3 numaralı kararnameye dayanarak yapılacak. Kararnamede üst düzey kamu yöneticilerinin atama ve görevden alma yetkisi cumhurbaşkanına verilmişti.

Merkez Bankası’nın yapısı değişecek

Altılı masanın daha önce açıkladığı ‘Kurumsal Reformlar Komisyonu’ raporuna göre Merkez Bankası’nın yapısının değişmesi öngörülmüştü. Yine aynı raporda Ekonomik ve Sosyal Konsey’in yeniden düzenlenmesi, Strateji ve Planlama Teşkilatı’nın kurulması öngörülmüştü. Altılı masanın hazırladığı anayasa değişikliği çalışmasına göre de Anayasa Mahkemesi ve HSK gibi kurumlarda yapısal değişiklik hedefleniyor.

Paylaşın

Babacan’dan ‘Altılı Masa’ Dağılacak İddialarına Çarpıcı Yanıt

Demokrasi ve Atılım (DEVA) Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, Altılı Masa’nın dağılacağı yönündeki iddialarına “Bu masayı bozan olmak hiçbir siyasi partinin kaldırabileceği bir yük değil” ifadelerini kullandı.

FOX TV’de Çalar Saat programına katılan Babacan, Altılı Masa’da birçok farklı fikrin bulunduğunu söyledi ve “Kriz kelimesini asla kullanmamak lazım. Altılı Masa’da pek çok görüşte farklı görüşler var. Ama masaya oturduğumuzda herkes fikrini söylüyor. Bu masayı bozan olmak hiçbir siyasi partinin kaldırabileceği bir yük değil” dedi.

Babacan, Davos’a davet aldığını ve programa katılacağını söylerken “Davos’taki mesajımız; ‘Asla Türkiye’den vazgeçmeyin. Türkiye büyük bir ülke. Türkiye seçimlerden sonra dünyayla barışık, dünyayla konuşan, alışveriş eden, sözünün gücü olan bir ülke olacak. Ülkemize güvenin’ olacak” dedi.

Babacan açıklamalarına şöyle devam etti;

“Erdoğan bir tarafına Çilleri aldı, bir tarafına Bahçeli’yi bir tarafına da Perinçek’i.

Sayın Erdoğan, korku siyaseti üzerinden yürüyor. O yüzden o panoya her hafta birini yazmak zorunda. Cumhuriyet tarihinde bir ilk; binlerce bir eylem hazırladık. Bu seçimlerden sonra kurulacak hükümetin, her bakanın masasının üzerinde duracak bir kitap.

İlk kez bir siyasi parti, seçim tarihi dahi açıklanmamışken, en ufak detayına kadar hükûmet programını açıklıyor. İlk kez bir parti muhalefetteyken, ‘İktidara gelirseniz ne yapacaksınız?’ sorusuna kalın bir kitapla yanıt veriyor.

“AK Parti, MHP’ye muhtaç”

AK Parti seçimleri kaybetmiş durumda. O yüzden MHP’ye muhtaç. Bu seçimlerde de 2018 seçimlerinden çok daha kötü bir sonuç olacak. Yorulmuş ve yorgun bir iktidar iş başında. Son 4 buçuk yıldır ülkenin menfaatine ürettiği şeyler ne? ‘Ben ekonomistim’ diye diye aldığı kararlarla ülkemizin geldiği durum belli.

Türkiye çıkmış ve şimdi iniyor. İstişare terk edilince başarı mümkün değil. Cumhuriyet tarihinin en yüksek enflasyon rakamını üretti Sayın Erdoğan.

Yoksul daha yoksul oldu, zengin daha zengin oldu. Türkiye’nin satın alma gücü düştü ama o faiz nereye aktarıldı; zengine. Devletin hazinesinden ödenen faizlere bakın. Bir de ben ekonominin başındayken faizlere bakın. Ne zaman Erdoğan tek imza veriyor, bu böyle oldu. Tek imzayla Sayın Erdoğan bu faizi ödüyor. Cumhurbaşkanı adına bakanlar iş yapıyor.

Türkiye Cumhuriyeti’nin en yüksek faizini ödeyen iktidar şu anki iktidar. Faizi zaten parası olan alıyor. Sizin maaş bordronuz faize gidiyor. Alışveriş yapıyorsunuz, cep telefonu kullanıyorsunuz… Bunlar faize gidiyor. Hesap çok basit.

‘Gezi’den sonra troll orduları oluşturuldu’

Şu gerçeği artık görüyorlar; AK Parti ve MHP’nin toplam milletvekili sayısı artık Meclis’te çoğunluk sağlayamıyorlar. Diyorlar ki, ” Biz kaybedeceğiz. Gelin birlikte olalım ama biz yöneteceğiz” Ben Sayın Bahçeli’nin cümlelerini böyle okuyorum.

Seçim tarihi ya Meclis kararı ya da Cumhurbaşkanı kararıyla oluyor. Ama biz, ‘6 Nisan’dan sonra olacak hiçbir seçime oy vermeyeceğiz’ dedik. Biz Erdoğan’ın ikinci dönemi olduğunu söylüyoruz. Erdoğan, tek imzayla seçime giderse biz DEVA Partisi olarak YSK’ya itiraz dilekçemizi vereceğiz.

AK Parti’de olduğum dönemde Gezi olaylarına kadar troll hesaplar yoktu. İktidar Gezi olaylarından sonra kendi troll ordularını oluşturdu. Şu andaki iktidar için kaynak sorunu yok.

EYT’yi bunca yıldır geciktiren de hükümet. Seçime 3 ay kala mı aklınıza geliyor. Erdoğan, şimdiye kadar yapmadığı popülizmi yapıyor. Seçimi kaybedeceğini anladı. Gerçek enflasyonla bu ülkede herkesin satın alma gücü düştü. Maaşlı, sabit geliri olan herkes, enflasyon karşısında ezilmiş durumda.”

Paylaşın

“Altılı Masa Adayını Şubat’ta Açıklayacak” İddiası

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP), İYİ Parti, Saadet Partisi, Demokrat Parti, Demokrasi ve Atılım (DEVA) Partisi ve Gelecek Partisi’nden oluşan Atılı Masa, aday ve Ortak Politikalar Metni için çalışmalarına yoğunluk kazandırdı.

26 Ocak’taki Altılı Masa 11’inci liderler buluşmasından önce ev sahibi konumunda olan İYİ Parti Lideri Akşener, beş liderle makamlarında buluşarak zirveye ilişkin fikir alışverişinde bulunacak. Bu buluşmalarda, cumhurbaşkanı adayının nitelikleri ve belirlenme süreci görüşülecek.

Adayın masa içinden mi yoksa dışından mı olacağına yönelik prensip kararına da büyük oranda bu buluşmalarda karar verilecek. 26 Ocak’ta yapılacak görüşmelerin ardından 30 Ocak Ortak Politikalar Metni’nin ilanı için hazırlıklar hızlandırılacak.

Halka açık lansman

Birgün’den Hüseyin Şimşek’in muhalefet kulislerinden edindiği bilgiye göre, 30 Ocak’taki lansman, diğer açıklamaların aksine halka açık olacak. Altı parti üyelerinin katılımının planlandığı buluşmada, Hükümet Programı ve güçlendirilmiş parlamenter sisteme geçiş süreci anlatılacak. Burada, kamuoyunda tartışmalara da neden olan, “Cumhurbaşkanı olmayan liderlerin cumhurbaşkanı yardımcısı olacağı” kararı da resmen duyurulacak.

Altılı Masa’nın adayı ne zaman açıklanacak?

Altılı Masa’da planlanan bir diğer gelişme, Cumhurbaşkanı adayının kamuoyuna nasıl açıklanacağı olacak. Bu konuda Şubat ayı, kararın verileceği tarih olarak gösteriliyor.

Buna göre, lansmandan yaklaşık 10 gün sonra Saadet Partisi ev sahipliğinde 12’inci liderler buluşmasını gerçekleştirecek olan Altılı Masa, bu tarihe kadar adayını belirleyecek ve Şubat ayının ikinci haftasından sonra aday, İstanbul’da düzenlenecek ortak mitingle kamuoyunun karşısına çıkacak.

Paylaşın

Davutoğlu’ndan ‘Altılı Masa’ Açıklaması: Hedefimiz 400 Milletvekili Almak

GP Lideri Davutoğlu, Altılı Masa’nın seçim hedeflerine ilişkin yaptığı açıklamada, “Bizim hedefimiz 5 sene değil, çok daha erken süreçte güçlendirilmiş parlamenter sisteme geçmek. Hedefimiz 400 milletvekilini almak. Parlamenter sisteme geçmişsek, bir Başbakan çıkıp, yönetecek” dedi.

Altı liderin stratejik kararlarda imza yetkisi olacağı yönünde yaptığı konuşmaya açıklık getiren Davutoğlu, “Bizim kitleleri ikna etmemiz için ‘merak etmeyin, Türkiye’yi temsil edecek Cumhurbaşkanı seçeceğiz, biz onun yanında yönetim sürecinde olacağız’ dememiz gerekiyor” ifadelerini kullandı.

Davutoğlu, altılı masa liderlerinin seçimden sonra cumhurbaşkanı yardımcısı olacağını ve her partiye bir bakanlık verileceğini söyledi.

Gelecek Partisi (GP) Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, Habertürk’te katıldığı programda soruları yanıtladı. Davutoğlu konuşmasında şunları söyledi:

“Hükümet kurulduktan sonra sayın Cumhurbaşkanının güçlü hükümeti yönetebilmesi için halkın hepimizin yanında olduğun görmesi, o Cumhurbaşkanını rahatlatır. Meclis’te Cumhurbaşkanının arkasında 6 partinin de grubu Cumhurbaşkanının arkasında diye onu desteklemekten daha büyük bir yetki Cumhurbaşkanına verilmez.

Böylece o Cumhurbaşkanının arkasında duracağız, üstünde durmayacağız. Önce Cumhurbaşkanı olacak arkasında 6 tane ya da 5 tane Cumhurbaşkanı yardımcısı olacak. Halk bilecek ki, 5 ya da 6 genel başkan onun yanında. Yetkiyi ve sorumluluğu da paylaşıyor diye düşünecek.”

Eşitlik stratejik kararlarda”

“6’lı masada olanların hepsi cumhurbaşkanı yardımcısı ve en az 1 bakanlık alacak” diyen Davutoğlu,  “Aynı zamanda sorumluluk üstleniyoruz. Risk alıyoruz. Kendi kitlemizi ikna edeceğiz. Eşitlik stratejik kararlarda. Mesela önemli atamalar. Herkesin içine, toplumun içine sinecek şekilde. Seçim günü akşamı Türkiye’de hiçbir kesimin ‘biz kaybettik’ anlayışına kapılmaması” dedi.

Davutoğlu’nun açıklamalarından öne çıkan bazı başlıklar şöyle:

Bizim hedefimiz 5 sene değil, çok daha erken süreçte güçlendirilmiş parlamenter sisteme geçmek. Hedefimiz 400 milletvekilini almak. Parlamenter sisteme geçmişsek, bir Başbakan çıkıp, yönetecek.

Sayın Erdoğan üzerinde Bahçeli vesayeti var, Perinçek vesayeti var. Beştepe’de bir güruh var.

Sayın Erdoğan’ın takvimine uymayacağız. O istediği zaman değil, biz istediğimiz zaman adayımızı açıklayacağız. Onların oyun planına gelmeyeceğiz. Adayımızı açıkladığımızda ola ki bir kesim memnun olmazsa, o kesimlere dönüp diyeceğiz ki ‘Bakın biz ekibiz, burada bir kişi yok’.

Kitleler şunu görecek ‘Bu cumhurbaşkanı benim partimden değil ama arkasında benim genel başkanım var’. diyecek.

Paylaşın

Altılı Masa’da Milletvekili Seçim Listeleri Konusunda Çalışma Kararı

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP), İYİ Parti, Saadet Partisi, Demokrat Parti, Demokrasi ve Atılım (DEVA) Partisi ve Gelecek Partisi’nden oluşan Atılı Masa’da milletvekili listeleri hazırlığı başlıyor…

Altılı Masa, Gelecek Partisi ev sahipliğindeki 10’uncu buluşmada, Cumhurbaşkanı adaylığı dışında milletvekili seçim listeleri konusunda da çalışma kararı aldı.

Birgün’den Hüseyin Şimşek’in muhalefet kulislerinden edindiği bilgiye göre, Altılı Masa’da yer alan partiler büyük oranda seçimlere kendi partileri logosu altında girecek.

Her parti, en az 41 ilde seçime girebilmek için yeterliliklerini tamamlayacak, daha sonra belirlenen aday listeleri ile seçime dahil olacak. Alınan karara göre, parti yöneticileri, ilçe ilçe aday listesi belirlenmesi için koordinasyon içerisinde çalışacak. Kurmaylar, ilçe ilçe çalışarak her partiye uygun adayları belirleyecek.

Adaylarda aynı zamanda “ayrım” izleniminin verilmemesi için taban tabana zıt isimler aynı ilçelerde rakip adaylar olarak karşı karşıya getirilmeyecek. Birbirlerine karşı yarışılacak ilçelerde de uyum aranacak.

Partiler ayrıca bazı ilçelerde ortak listelerle seçime girecek. Kazanacağına kesin gözüyle bakılan adaylar, Altılı Masa ortaklarının listelerinden seçimlere girebilecek. Bu konuda seçim takvimi açıklanmadan hemen önce çalışmaların tamamlanması planlanıyor.

Altı partinin hali hazırda sürdürdüğü sandık güvenliği, sandık görevlisi, her sandığa bir avukat çalışmaları, ortak çalışma grubu tarafından birleştirilecek ve kritik sandıklarda Altılı Masa’nın birden fazla görevlisinin bulunması sağlanacak.

Daha önceki seçimlerde ulaşılamayan sandıklarda da bu yolla en az bir görevli bulundurulacak. Altılı Masa’nın bu kapsamda birçok kentle ilgili özel çalışma yapacağı da aktarıldı.

Paylaşın

Altılı Masa ‘Ortak Aday’ Sürecini Başlattı

CHP, İYİ Parti, Saadet Partisi, Demokrat Parti, DEVA Partisi ve Gelecek Partisi’nden oluşan Atılı Masa’da yer alan siyasi partilerin liderleri Gelecek Partisi Genel Merkezi’nde 10. Toplantısını gerçekleştirdi. 

Haber Merkezi / Toplantıda, “ortak cumhurbaşkanı adayının tespiti için istişarelere başlanması” kararı alındı.

Altılı Masa’nın dokuz saati aşan en uzun toplantısında, “güçlendirilmiş parlamenter sisteme geçiş sürecinin yol haritası” ve “seçim bildirgesi, hükümet programı” olarak da nitelendirilen “ortak politikalar metni”nin 30 Ocak’ta yapılacak tanıtım toplantısıyla kamuoyuna açıklanacağı bildirildi.

Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu’nun ev sahipliğinde gerçekleşen toplantıdan sonra yapılan 4 sayfalık açıklamada, ortak cumhurbaşkanı adayı çıkarma konusunda bir kez daha kararlılık vurgusu yapıldı ve aday belirlemek için istişarelere başlanacağı belirtildi.

Açıklamanın tamamı şöyle:

“Önemli bir mesafe kat ettik”

“Aziz Milletimiz,

Altı siyasi partinin Genel Başkanları olarak Cumhuriyetimizin 100. Yılına girdiğimiz bu hafta içinde 5 Ocak 2023’te Gelecek Partisi’nin ev sahipliğinde bir araya geldik. 2023 yılının ve Cumhuriyetimizin ikinci yüzyılının ülkemize ve milletimize mutluluk, adalet ve refah getirmesini diliyoruz.

Bu yılın ilk toplantısı ile Altılı Masa olarak başlattığımız işbirliği sürecinin ilk yılını da tamamlamış olduk. Bu bağlamda toplantımıza bir yılın genel değerlendirmesi ile başladık. Üstlendiğimiz tarihi sorumluluğumuzun bilincinde olarak işbirliğimizi 12 Şubat 2022’deki ilk zirvemizde kamuoyuna duyurduğumuz ilke ve hedefler doğrultusunda sürdürme kararlılığımızı bir kez daha vurguluyoruz.

İki yüz yıllık modernleşme, 150 yıllık Meclis, 100 yıllık Cumhuriyet ve 75 yıllık demokrasi tarihimizdeki bütün ana akımların temsil edildiği bu işbirliği süreci siyasi tarihimizde bir ilk niteliği taşımaktadır. Bütün bu tecrübe birikimimizden hareketle temel amacımız bir taraftan Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sisteminin devlet ve kamu hayatında yol açtığı tahribatı gidermek diğer taraftan Cumhuriyetimizi gerçek ve kâmil bir demokratik düzen ile taçlandıracak bir dönemi başlatmaktır.

Bu bağlamda, son bir yıl içinde kat ettiğimiz mesafeyi, elde ettiğimiz kazanımları ve karşı karşıya olduğumuz meydan okumaları son derece samimi bir ortamda ve yapıcı bir şekilde değerlendirdik. Her şeyden önce memnuniyetle ifade etmek isteriz ki bu işbirliği süreci ülkemizin siyasi ikliminde psikolojik bir dönüşüme öncülük etmektedir. İktidarın kendisinden farklı düşünen kesimleri düşmanlaştırma ve kutuplaştırma üzerinden tahakkümünü sürdürme çabasına karşı farklı düşünceleri ve yaklaşımları bir masa etrafında bir araya getirerek yeni bir siyasi iklim oluşturduk.

Oluşturduğumuz bu yeni siyasi iklim temelinde önümüzdeki kritik süreçlerde rehber olacak referans metinler ortaya koyduk. Uzun mesailer sonucunda üretilen Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem Mutabakat Metni, Temel İlkeler ve Hedefler, Seçim Güvenliği, Kurumsal Reform ve Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem Anayasa Değişikliği Önerisi metinleri siyasi tarihimizde altı siyasi partinin ortak bir zemin inşası için ortaya koyduğu ve demokratik olgunluk seviyemizi gösteren birer başarı örneği olmuşlardır.

Otoriter yolsuzluk düzenini sürdürmek isteyen iktidar demokratik özgürlüklerin kısıtlanması, kutuplaştırma, yargının siyasallaşması ve medya tekeli üzerinden siyasi mühendislik peşindeyken bizler uzlaşıya, ortak akla, siyasi nezakete ve kapsayıcı demokrasiye dayalı yeni bir siyaset mimarisi inşa etme çabası içine girdik ve bu alanda önemli bir mesafe kat ettik.

“30 Ocak’ta yapacağımız ortak bir tanıtım toplantısı ile kamuoyunun bilgilerine sunacağız”

Değerli vatandaşlarımız,

Bu çerçevede, bugün işbirliği sürecimizin somut adımlar bağlamında son derece önemli iki ortak metnini daha tamamlama aşamasına getirdik. Ayrıca bundan sonraki adımlarımızı ve çalışma takvimimizi de oluşturduk.

Bugün tamamlama aşamasına getirdiğimiz Geçiş Süreci Yol Haritasını ve Ortak Politikalar Metnini 30 Ocak’ta yapacağımız ortak bir tanıtım toplantısı ile kamuoyunun bilgilerine sunacağız.

Bu iki metin ile birlikte partilerimizin siyasi işbirliği mimarisi önemli ölçüde tamamlanmış olacaktır.

– Temel İlkeler ve Hedefler metni ile işbirliğimizin dayandığı zemini,

– Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem Mutabakat Metni ile işbirliğimizin siyasi iskeletini,

– Seçim Güvenliği metni ile siyasi sigortasını,

– Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem Anayasa Değişikliği Önerisi ile hukuki sütunlarını,

– Kurumsal Reform metni ile kurumsal altyapısını,

açıkladıktan sonra şimdi de Yol Haritamız ile süreç yönetim mekanizmalarını, Ortak Politikalar Metni ile her alandaki ortak somut adımlarımızı tanımlamış olacağız.

Değerli vatandaşlarımız,

Çetin siyasi şartlar altında bir yıllık yoğun bir çaba ile ortaya koyduğumuz bu vizyonun hayata geçirilmesinin iki gerekli şarta bağlı olduğunun da bilincindeyiz: Ortak Adayımızın Cumhurbaşkanı seçilmesi ve TBMM’de Anayasa reformu için gerekli çoğunluğun elde edilmesi.

Bu temel şartların sağlanabilmesi için,

– Seçim güvenliği için oluşturulan komisyonun aralıksız çalışarak sandıkların tamamındaki her oyun korunmasını temin edecek tedbirlere yoğunlaşmasına,

– Ortak bir komisyon tarafından genel başkanların kararlarına baz teşkil etmek üzere TBMM’de anayasal çoğunluğu elde edebilmek için milletvekili seçimlerinde uygulanabilecek alternatiflerin çalışılmasına ve nihai kararı vermek üzere genel başkanlara sunulmasına,

– Genel Başkanlar arasında ortak Cumhurbaşkanı adayının tespiti ile ilgili istişarelerin başlatılmasına, karar verdik.

“Bir sonraki toplantımız İYİ Parti’nin ev sahipliğinde 26 Ocak tarihinde”

Cumhurbaşkanı adayı ve Milletvekili seçimleri konusunda tam bir uzlaşı kültürüyle hareket edecek ve seçimlerden sonra hem yürütmede hem yasamada yeni bir dönemi başlatacağız.

Bu çalışmaların kısa sürede tamamlanabilmesi amacıyla liderler arası toplantıların daha sık aralıklarla yapılmasına karar verdik. Bu bağlamda, bir sonraki toplantımız İYİ Parti’nin ev sahipliğinde 26 Ocak tarihinde yapılacaktır.

“6 Nisan’dan önce yapılacak bir erken seçime ise destek vermeye hazırız”

Bu vesile ile ayrıca vurgulamak isteriz ki son günlerde gündeme gelen erken seçim tartışmaları bağlamında da ortak tutumumuz açıktır: Geçen sene bir siyasi mühendislik çabası olarak devreye sokulan seçim sistemi ile yapılacak hiçbir erken seçime destek vermeyeceğiz. 2018 seçimlerinde geçerli olan sistemle gerçekleşecek -yani 6 Nisan’dan önce yapılacak- bir erken seçime ise destek vermeye hazırız.

Değerli vatandaşlarımız,

Toplantımızda ayrıca gündemdeki siyasi ve ekonomik konuları da ele aldık.

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Sayın Ekrem İmamoğlu hakkında verilen ve siyaset yasağını da içeren ceza hükmü, yargının siyasallaşmasının son çarpıcı örneği olmuştur. Yargının siyasallaşması karşısındaki tutumumuzu Saraçhane’de sergilediğimiz dayanışmayla bir kez daha göstermiş olduk. Sayın Erdoğan’ın kendi yaşadığı mağduriyeti başkalarına da yaşatacak adımlar atması güç yozlaşmasının en hazin örneklerinden birini teşkil etmektedir. Seçim sürecini etkilemek üzere yargıya müdahale niteliği taşıyacak benzer siyaset mühendisliği çabalarına karşı da bu dayanışmayı kararlılıkla sürdüreceğiz.

Son aylarda gündemde yer alan başörtüsü konusunu da son derece samimi bir istişare ortamı içinde ele aldık. 12 Eylül’ün darbeci ve 28 Şubat’ın vesayetçi zihniyetinin eseri olan ve milyonlarca kadının hayatını karartan bu çağdışı yasağın bir daha gündeme gelmesini engelleyecek hukuki bir teminatın sağlanması konusunda tam bir mutabakata sahibiz.

Ancak, insan hakları ve inanç özgürlüğü ile ilgili bir konuyu ve başörtüsü gibi bir sembolü “gollük pas” olarak gören zihniyete de esastan karşıyız. Başörtüsü yasağı dolayısıyla ağır mağduriyetler yaşayan kadınlar için hakaret niteliği taşıyan bu tanımlama Sayın Erdoğan’ın bu meseleyi bir seçim malzemesi olarak gördüğünü açık bir şekilde ortaya koymaktadır. İktidar samimi ise, bu düzenlemeler konusunda muhalefetten gelecek önerilere önyargısız şekilde yaklaşarak metinlerin uzlaşı ile çıkmasını desteklemelidir.

Toplantımızda ekonomideki son gelişmeleri de ele aldık. Akıl, bilim ve rasyonalite ile tüm bağlarını koparan, Merkez Bankası bağımsızlığını yok sayan iktidar ülkemize dünyada 7. Avrupa’da 1. en yüksek enflasyona sahip olma utancını yaşatmıştır. TÜİK’in enflasyon hesaplamalarının gerçek hayat ve bağımsız hesaplamalarla hiçbir tutarlılığı kalmamıştır. Ücret ve maaş artışlarında TÜİK’in verilerinin esas alınması milletimize karşı ağır bir hak gaspıdır. İktidarın daha işçinin eline geçmeden bu ay sonunda açlık sınırının altında kalacak olan yeni asgari ücreti bir övünç kaynağı olarak görmesi en hafif tabiriyle hazindir.

Seçimleri kaybedeceğini anlayan hükümet, panik içinde henüz mürekkebi dahi kurumamış olan 2023 bütçesinde yer vermediği ve 24 saat geçmeden değişen adımlar atarak devlet ve bütçe yönetimindeki ciddiyetsizliğini ve umursamazlığını ortaya koymaktadır. Öte yandan hükümet çalışanların zaten hakkı olan EYT düzenlemesini ve alım gücündeki erime karşısında hiçbir anlam ifade etmeyen maaş artışlarını bir müjde gibi sunmaktadır. Bu durum, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi ile birlikte ortaya çıkan keyfiliğin, kuralsızlığın ve kamu yönetimindeki çöküşün en somut örneğidir.

Toplantımızda ayrıca, geçtiğimiz hafta içinde Ülkü Ocakları eski Genel Başkanı Sinan Ateş’in Ankara’da güpegündüz sokak ortasında katledilmesi ile daha da aşikâr bir şekilde ortaya çıkan kamu düzenindeki bozulma konusunu da kapsamlı bir şekilde ele aldık. Her şeyden önce Sinan Ateş’in ailesine ve sevenlerine taziyelerimizi sunuyoruz. Bu vahşeti daha da vahim kılan husus ise, cinayet sonrasında başta Cumhurbaşkanı, İçişleri Bakanı, Adalet Bakanı ve MHP Genel Başkanı olmak üzere ilgili yetkililerin derin bir sessizlik içine girmeleridir. Daha önce siyasilere, akademisyenlere ve gazetecilere yönelik saldırıların faillerinin hiçbir ceza almadan serbest kalmalarının da verdiği cüretle kendileri gibi düşünmeyen herkese saldıran çetelerin elini kolunu sallayarak gezdiği, mafyatik yapıların karşılıklı infazlar gerçekleştirdiği bir ülkede kamu düzeninden ve demokratik hukuk devletinden bahsetmek mümkün değildir.

Bu cürümleri işleyenlerin ve onların arkasındaki güçlerin hak ettikleri cezaları almasının takipçisi olacağız. Kimse ülkemizi her kesimden gençlerin feda edildiği yetmişli yılların karanlıklarına da, seksenli yılların darbeci 12 Eylül şartlarına da, doksanlı yılların faili meçhullerine de geri götüremeyecektir.

Bizi bir araya getiren en önemli saik olan özgürlükçü kamu düzeni ve hukuk devleti ilkeleri ülkemizde egemen oluncaya kadar ortak bir mücadele vermeye kararlıyız. Bu bağlamda, otoriter düzeni sürdürmek için seçimlere olağanüstü şartlarda gitme senaryolarına karşı adil ve objektif seçim şartlarının korunması yönündeki çabalarımızı da yoğunlaştıracağız.

“Asla ümitsizliğe kapılmayınız”

Bu gelişmeleri kaygı ile izleyen Aziz Milletimiz,

Asla ümitsizliğe kapılmayınız.

Siyaseti bir rant ve güç paylaşımı olarak değil, hak ve adalet temelli bir alan olarak gören bizler bu kara bulutları dağıtmaya kararlıyız.

Kimsenin Cumhuriyetimizin 100. Yılını yolsuzluklarla, yasaklarla, baskılarla ve yoksullukla karartmasına izin vermeyeceğiz.

Cumhuriyetimizin 100. Yılı toplumsal barışın, insan hak ve özgürlüklerinin, adaletin, demokratik hukuk devletinin, temiz siyasetin ve refah toplumunun gerçekleşmesi yönünde yeni bir başlangıcın yılı olacaktır.”

Paylaşın

‘Altılı Masa’dan Dikkat Çeken Paylaşım: Yarının Türkiyesi İçin Cesaret Zamanı

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP), İYİ Parti, Saadet Partisi, Demokrat Parti, Demokrasi ve Atılım (DEVA) Partisi ve Gelecek Partisi’nden oluşan Atılı Masa’da yer alan siyasi partilerin liderleri Gelecek Partisi Genel Merkezi’nde 10. kez bir araya geldi.

Haber Merkezi / Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, beş genel başkanı Genel Merkez binası önünde tek tek karşıladı. Liderler, Ahmet Davutoğlu ile beraber fotoğrafı çektirdikten sonra içeriye geçti.

Millet İttifakı’nı oluşturan altı siyasi partinin genel başkanının 13 Şubat 2022 tarihinde başlattığı görüşmelerin ilk tur çalışmaları Saadet Partisi ev sahipliğinde 21 Ağustos 2022 tarihinde tamamlanmıştı.

CHP, İYİ Parti, Saadet Partisi, DEVA Partisi, Gelecek Partisi ve Demokrat Parti’nin oluşturduğu Altılı Masa’nın ikinci tur görüşmelerinin ilki 2 Ekim’de, CHP Genel Merkezi’nde, ikincisi, 28 Kasım’da Demokrat Parti Genel Merkezi’nde yapılmıştı.

Toplantı öncesinde CHP, İYİ Parti, Saadet Partisi, Demokrat Parti, DEVA Partisi ve Gelecek Partisi, sosyal medya hesaplarından ortak bir paylaşım yapıldı.

“Yarının Türkiyesi İçin Cesaret Zamanı” etiketiyle paylaşılan videoda genel başkanların şu sözleri yer alıyor:

Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu: Temiz bir Türkiye, aydınlık bir Türkiye, herkesin mutlu olduğu bir Türkiye’yi yeniden inşa edeceğiz, beraber inşa edeceğiz, birlikte inşa edeceğiz.

Demokrasi ve Atılım Partisi Genel Başkanı Ali Babacan: Bu toprakların insanı ne badirelerden, ne krizlerden, ne afetlerden, ne savaşlardan çıkarttı bu ülkeyi. Yine başaracağız. El ele, omuz omuza hep birlikte başaracağız.

Demokrat Parti Genel Başkanı Gültekin Uysal: Milletin gücü, azmi, kararlılığı her daim önüne örülmüş o duvarları yıkıp atmıştır.

Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu: Geçmişe değil geleceğe, nefrete değil sevgiye, öfkeye değil merhamete, korkuya değil ümide ayarlıyız.

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener: 2023’te milletimizle birlikte öyle bir tarih yazacağız ki 1923’te kavuştuğumuz bayram havası memleketimize yeniden yayılacak.

Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu: Ülkemizin problemlerine çözüm üretmek adına yola çıktık. Bu masada sadece altı genel başkan yok. 85 milyon insanımız bu masada oturmaktadır.

Paylaşın

SP Lideri Karamollaoğlu: Bir Aday Üzerinde İttifak Sağlanmalı

Altılı Masa, 5 Ocak’ta Gelecek Partisi’nin ev sahipliğinde 10. kez bir araya gelecek. SP Lideri Karamollaoğlu, toplantı öncesi Altılı Masa’nın Cumhurbaşkanı adayına ilişkin dikkat çeken bir açıklama yaptı.

Karamollaoğlu, “Çoklu aday ihtimaline nasıl bakıyorsunuz? sorusuna “Sıcak bakmıyorum. Bir aday üzerinde ittifak sağlanmalı.” şeklinde yanıt verdi.

Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, Altılı Masa toplantısı öncesi Halk TV’den İsmail Saymaz’a konuştu.

Saymaz’ın soruları ve Saadet Partisi liderinin yanıtları şöyle:

Altılı Masa’da adaylık konusu açılır mı?

Bu konu mutlaka açılır. Gündeme gelir. Türkiye’nin gündemine bu kadar girdikten sonra orada hiç konuşulmaması olmaz.

Daha önce açılmadı değil mi?

Yok, başkanlık genelde konuşulmadı. Arada sırada söylenmiş olması, konuşulduğu manasına gelmez.

Bu kez?

“Ne yapalım” diye düşünülür en azından.

İki ihtimalden söz ediliyor. “Atlılı Masa’dan biri olsun” ya da “Altılı Masa’nın liderleri adaya karar versin.” Hangisine sıcaksınız.

Altılı Masa’dan biri de olabilir, dışarıdan da olabilir. Biz “İlle de genel başkanlardan biri olsun” demedik. Ama “Genel başkanlar olamaz” da denmedi. Mühim olan, seçilme şansı yüksek bir aday olmalı.

Son demecinizde “Kılıçdaroğlu’nun şansı yüksek” dediniz.

Anketler öyle gösteriyor. Anketlerde ileri sürülen diğer arkadaşlar da Tayyip beyin önünde gözüküyor. Kılıçdaroğlu da önde. Fakat bu konular hiç görüşülmediği için olur mu olmaz mı tarzında değerlendirme yapmayı doğru bulmadım.

Yavaş ve İmamoğlu’nu zayıf bulduğunuz düşünüldü.

Öyle de demedim. Onlar da önde gözüküyor. Ama İmamaoğlu’nun görevden alınması noktasına gelirse, “Tayyip bey alır görevden,” o manada söyledim. O yanlış anlaşıldı belki. Öyle bir noktaya geldik ki, adalet mekanizması, onun kararları dışında karar almaya cüret edemiyor.

Çoklu aday ihtimaline nasıl bakıyorsunuz?

Sıcak bakmıyorum. Bir aday üzerinde ittifak sağlanmalı.

Kılıçdaroğlu ve İyi Parti’nin gizli başörtüsü zirvesi

Öte yandan İyi Parti her ay düzenli olarak Başkanlık Divanı ve Genel İdare Kurulu üyeleri ve milletvekilleriyle birlikte toplanıyor.

Bu ayki toplantı 2 Ocak Pazartesi akşamı yapıldı.

Başörtüsüne ilişkin anayasa teklifinde nasıl bir tutum alınacağı konuşuldu. Çoğunluk, düzeltme yapılması kaydıyla “Evet” denilmesini savundu.

Bu arada İyi Parti, AK Parti’nin teklifine karşılık alternatif bir metin hazırlıyor. Aile kurumunu düzenleyen 41. maddede çocuk istismarının önüne geçmeye yönelik düzeltme öneriliyor. 24. maddede de örtünme davranışını dini inançla sınırlamayan ve laik kadınları koruyan bir çerçeve düşünülüyor.

Toplantıda bu hazırlıktan da söz edildi.

Görüşme sürerken..

İyi Parti Grup Başkanvekilleri İsmail Tatlıoğlu, Erhan Usta ve Müsavat Dervişoğlu, CHP Genel Merkezi’ne giderek, Kılıçdaroğlu ile gizli bir görüşme yaptı. Kılıçdaroğlu başörtüsü meselesini halledilmesi için stratejik hamleler önerdi.

İyi Partililer “Farklı yollara sapmak doğru değil. En uygun yol, CHP’nin de ‘evet’ demesidir” diye konuştu.

İyi Partililer yarım saat süren görüşmeden sonra otele döndü ve konuşulanları Akşener’e anlattı.

Ben CHP’nin önerilerinin kabul görmediği izlenimini edindim. Kriz halen sürüyor.

Altılı Masa’daki diğer partiler de “Evet” demeye yatkın.

Bu durumda CHP, Altılı Masa’daki birliği koruyabilmek adına, fakat kitlesini öfkelendirmeyi göze alarak, teklife “Evet” diyebilir.

Yazının tamamı için TIKLAYIN

Paylaşın

Altılı Masa “Aday Belirleme Sürecini” Konuşacak

CHP, İYİ Parti, DEVA Partisi, Demokrat Parti, Saadet Partisi ve Gelecek Partisi’nden oluşan Altılı Masa, 5 Ocak’ta Gelecek Partisi’nin ev sahipliğinde 10. kez bir araya gelecek. 10. buluşmada aday ismi ele alınmasa bile adayın artık belirleme çalışmalarının gündeme geleceği belirtiliyor.

CHP Lideri Kılıçdaroğlu da gazetecilere yaptığı açıklamada, adaylık konusunun güçlendirilmiş parlamenter sisteme geçiş süreci ve ortak hükümet programı çalışmaları tamamlandıktan sonra gündeme geleceğini söylemişti. Altılı masa hükümet programını açıkladıktan sonra 11. toplantısını fazla vakit geçmeden yapacak. İYİ Parti’nin ev sahipliğini yapması muhtemel olan toplantıda ortak adayın görüşülmeye başlanması bekleniyor.

Altılı masanın Perşembe günü gerçekleşecek toplantısına ev sahipliği Gelecek Partisi yapacak. Toplantı öncesi Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, diğer beş lider ile ikişer kez olmak üzere toplamda 10 görüşme yaparak masaya oturmuş olacak.

DW Türkçe’den Kıvanç El‘in aktardığına göre, AK Parti’nin başörtüsü ve aile ile ilgili Anayasa değişiklik teklifine nasıl bir tutum belirleneceğinin ele alınacağı toplantıda, hükümet programının ayrıntılarının da belli olması bekleniyor. Cumhurbaşkanı adaylığı konusunun ise İYİ Parti’nin evsahipliğindeki toplantıya kalacağı tahmin ediliyor.

CHP “evet” diyecek mi?

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun başörtüsüne yasal güvence çıkışı sonrası AK Parti, bu çıkışa Anayasa teklifi ile yanıt vermiş ve sadece başörtüsü değil, aynı zamanda aile ile ilgili düzenlemeyi de teklife koyarak Meclis’e getirmişti. AK Parti’nin Anayasa teklifine dair altılı masanın Anayasa değişikliği konusundaki ana görüşü referanduma bırakılmaması yönünde. Bu konuda CHP’nin tavrı belirleyici olacak.

Ana muhalefet şu ana kadar AK Parti’nin teklifine “hayır” oyu vereceği yönünde bir izlenim bıraktı. CHP MYK toplantısında da ağırlıklı olarak “hayır” eğilimi oluştu, ancak nihai karar CHP liderine bırakıldı. Başta İYİ Parti ve Saadet Partisi olmak üzere masanın diğer üyeleri ise konunun siyasi bir tartışmaya dönüşmemesi ve iktidarın eline koz verilmemesini istiyor. Bu nedenle teklife “evet” deme eğilimi, CHP hariç altılı masada hakim görüş.

Hükümet programı dokuz ana başlıktan oluşuyor

Genel başkan yardımcılarının yer aldığı “Temel Politikalar Ortak Çalışma Grubu” 2 Ekim 2022’de liderlerin buluşmasında aldığı kararla kurulmuştu.

Komisyon dokuz ana başlıkta “Hukuk, adalet ve yargı”, “Kamu yönetimi”, “Şeffaflık, denetim ve yolsuzlukla mücadele”, “Ekonomi, finans ve istihdam”, “Sektörel ve bölgesel konular”, “Bilim ve teknoloji”, “Eğitim ve öğretim”, “Sosyal politikalar”, “Dış politika, güvenlik, savunma” başlıklarında çalıştı ve çalışmalar tamamlanarak programın taslak hali ortaya çıktı.

Ana başlıklarda altı parti, büyük oranda uzlaşma sağladı. Ancak 5 Ocak’ta masaya gelecek olan Temel Politikalar Belgesi’nde sorunlu konular da yer alıyor.

İstanbul Sözleşmesi’nde şerh kalkar mı?

Altılı masadaki tartışmalı konulardan bir tanesi İstanbul Sözleşmesi’ne dönüş.

CHP, İYİ Parti, DEVA, Demokrat ve Gelecek partileri kadına şiddete karşı mücadeleyi hedef alan İstanbul Sözleşmesi’ne yeniden dönülmesi gerektiğini savunuyor. CHP ve İYİ Parti, sözleşmeye dönüşü öncelikli politikalar arasında gösteriyor. Saadet Partisi’nin ise İstanbul Sözleşmesi’ne dair vaatlere şerh düştüğü kaydedildi. Ancak Saadet Partisi kaynakları, bu başlığın “önemli bir kriz alanı olmadığını” belirtirken, süreçte altılı masanın iktidara gelmesine etki edecek bir sorun olmadığına vurgu yapıyor.

Mülteci politikasına ilişkin de masada görüş ayrılıkları olduğu belirtiliyor.

Hükümetin partilere göre dağılımında cumhurbaşkanı yardımcılarının durumu, liderlerin kabinede yer alıp almayacağı, hangi bakanlıkların hangi isimlerle yer alacağı gibi konu başlıkları da genel başkan yardımcılarının oluşturduğu komisyonda karara bağlanmadı. Bu başlıklar, tamamen liderlerin inisiyatifine bırakıldı.

“Aday belirlenme süreci” konuşulacak

Ortak hükümet programının açıklanacağı tarih sonrasında ise liderlerin gündemi artık aday olacak. Ancak 10. buluşmada aday ismi ele alınmasa bile adayın artık belirleme çalışmalarının gündeme geleceği belirtiliyor.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu da gazetecilere yaptığı açıklamada, adaylık konusunun güçlendirilmiş parlamenter sisteme geçiş süreci ve ortak hükümet programı çalışmaları tamamlandıktan sonra gündeme geleceğini söylemişti. Altılı masa hükümet programını açıkladıktan sonra 11. toplantısını fazla vakit geçmeden yapacak. İYİ Parti’nin ev sahipliğini yapması muhtemel olan toplantıda ortak adayın görüşülmeye başlanması bekleniyor.

İmamoğlu’na hapis cezası sonrası İYİ Parti ile CHP arasındaki Saraçhane gerginliğinin altılı masa buluşmasında gündeme gelmesinin ise beklenmediği ifade edildi. Ancak kaynaklar, masadaki konuların görüşmelere yansımasına göre belli olacağı yorumunu yaptı.

İYİ Parti’den Babacan’a yanıt

Toplantı öncesi dikkat çeken bir açıklama da var. DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, Pazartesi günü Anayasa’nın 66. maddesinde yer alan “Türk Devleti’ne vatandaşlık bağı ile bağlı olan herkes Türk’tür” ifadesinin tekrar değerlendirileceğini ifade etmişti.

Bu açıklama İYİ Parti Sözcüsü Kürşad Zorlu’ya soruldu. Zorlu, “DEVA Partisi ile ortak yanımız altılı masada bulunuyor olmamız ve bu ortaklaşmamızın en büyük temeli güçlendirilmiş ve iyileştirilmiş parlamenter sistemi ülkemizde yeniden inşa etmek, adaleti ve liyakati esas alan bir yönetim anlayışını kurgulayabilmektir. Bizim bu çerçevede ortak anayasa değişikliği paketimiz açıklanmıştır. Hükümet programı taslağı da 5 Ocak’ta liderlere sunulacaktır. İki belgede de bahsedilen taahhütler yer almamaktadır” açıklaması yaptı.

DEVA Partisi kurmayları Babacan tarafından açıklanan metnin DEVA Partisi’nin metni olduğunu ifade ederken altılı masaya dair bir vaat verilmediğini kaydetti.

Paylaşın