HDP’yi Yok Saymak, Cumhur İttifakı’na Mı Millet İttifakı’na Mı Yarıyor?

“HDP’yi yok saymak, “vebalıymış” gibi uzak durmak Cumhur İttifakı’na mı yoksa Millet İttifakı’na (Altılı Masa) mı yarıyor?” sorusunu, siyaset bilimci Prof. Dr. Tanju Tosun, “HDP’yi yok saymanın Altılı Masa’nın zararına bir durum olduğu görüşünde” şeklinde yanıtlarken, siyasal iletişimci ve stratejist Ateş İlyas Başsoy da kimsenin HDP’yi yok saymak gibi bir lüksü olmadığı görüşünde.

Siyasal iletişimci ve kamuoyu araştırmacısı Dr. İbrahim Uslu da HDP’nin hiçbirine yaranamadığını söyledi. Cumhur İttifakı’nın bugüne kadar kutuplaştırmaya zemin hazırlamak için HDP’yi kriminalize ettiğini ifade eden Uslu, “Bu kısmen işe yaradı gibi görünüyor ama bir bedel de ödedi” dedi.

HDP’ye karşı kullandığı sert dil nedeniyle Cumhur İttifakı’nın Kürt seçmenleri kaybettiğine vurgu yapan Uslu, “HDP gibi bir sosyolojiyi görmezden gelmenin ya da onun desteği ve katkısını alamamanın her iki bloğa da yarattığı maliyetler var. HDP seçmeninin büyük çoğunluğu yani 11 puanın yaklaşık 1 puanı Erdoğan’a oy verebileceğini söylerken diğer 10 puan muhalefete oy vereceğini ifade ediyor” diye konuştu.

Türkiye seçim sathı mahalline girdi. Bugün itibariyle seçimlere 110 gün kaldı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, geçen hafta Türkiye Büyük Millet Meclisi Grup Toplantısı’nda seçimlerin 14 Mayıs’ta yapılacağının işaretini vermişti.

Erdoğan, dün akşam Bursa’da gençlik buluşmasında seçimin 14 Mayıs’ta olacağına yönelik mesajını yineleyerek, “10 Mart’ta Cumhurbaşkanı olarak bu yetkimizi kullanacağız ve 60 gün süre var o süreyi de YSK değerlendirecek” dedi.

Bir sürpriz olmazsa cumhurbaşkanlığı ve parlamento seçimlerinin 14 Mayıs’ta yapılacağı kesin. İktidar bunun erken seçim olmadığını, sadece öne almak olmak olduğunu iddia ederken, muhalefet tam tersini savunuyor.

Tabii ki tartışmalar bununla sınırlı değil. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın üçüncü kez aday olup olamayacağı, yeni seçim kanunun geçerliliği gibi tartışmalı birçok konu var.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) ve İYİ Parti başta olmak üzere muhalefetteki parti temsilcileri işin peşini bırakmayacaklarını, tüm hukuki yollara başvuracağını söyledi.

HDP’nin desteğini alamayan adayın ilk turda kazanması neredeyse imkansız. Nihai kararı Yüksek Seçim Kurulu (YSK) verecek ve tartışma da noktalanacak. Zira YSK’nın kararlarına itiraz yolu kapalı.

Cumhur İttifakı, Erdoğan’ın adayını açıklayalı aylar oldu ve seçim çalışmasına başladı. Seçimlere kısa süre kalmasına rağmen Altılı Masa adayını hala belirlemedi. Bu belirsizliğin yanı sıra Halkların Demokratik Partisi’ne (HDP) yaklaşımları da tam netlik kazanmadı.

Kamuoyu araştırmalarına göre ise HDP’nin destek vermediği hiçbir adayın birinci turda kazanma ihtimali neredeyse imkansız. Bu nedenle Millet İttifakı veya bir diğer ismiyle Altılı Masa, HDP’yi yok saydığı, görmezden geldiği için kimi kesimlerce sürekli eleştiriliyor.

“Altılı Masa aday belirlemede HDP’yi dikkate almalı”

Altılı Masa’yı eleştirenlerden biri de eski Kültür ve Turizm Bakanı Fikri Sağlar.

Ortak aday belirlenirken HDP’nin de beklentilerinin dikkate alınması çağrısında bulunan Sağlar, “HDP’ye ‘görünmez parti’ muamelesi yapmak AKP’ye yarıyor. Sıkışınca mektup okutanların 6’lı masayı hapsetmeye çalıştığı köşeden artık çıkılmalı. Ortak adayın belirlenmesinde HDP, TİP ve Sosyalist Güç Birliği’nin beklentileri dikkate alınmalıdır” paylaşımında bulundu.

Geçen günlerde İz gazetesinden Pınar Teke’nin sorularını yanıtlayan Selahattin Demirtaş da Türkiye’de Kürt sorunu ve HDP olunca söz konusu olduğunda herkesin kendini özel harekatçı gibi konumlandırdığı eleştirisinde bulunmuştu.

Aslında sadece Demirtaş değil, şimdiye kadar HDP’li birçok üst düzey yönetici, partilerinin “vebalı” muamelesi gördüğünü söyledi, söylüyor.

HDP’yi yok saymak, “vebalıymış” gibi uzak durmak Cumhur İttifakı’na mı yoksa Millet İttifakı’na (Altılı Masa) mı yarıyor?

“HDP desteği olmadan birinci turda seçim kazanma imkansız”

Independent Türkçe’den Abdulhakim Günaydın’a değerlendirmede bulunan siyaset bilimci Prof. Dr. Tanju Tosun, HDP’yi yok saymanın Altılı Masa’nın zararına bir durum olduğu görüşünde.

Tosun’a göre özellikle cumhurbaşkanı seçimi için konuşulduğunda yapılan kamuoyu anketleri her iki ittifakın da HDP desteği almadan birinci turda seçim kazanma ihtimalinin neredeyse imkansız.

HDP’nin büyük olasılıkla aday çıkaracağını, ikinci turda da HDP seçmenin önemli bir kısmının Millet İttifakı’na yöneleceğini düşündüğünü kaydeden Tosun, “Fire tabii ki olabilir. Bunu neden söylüyoruz? çünkü özellikle son dönemde iktidarın uyguladığı ekonomi politikaları HDP seçmeninde iktidara karşı çok ciddi bir antipati üretti ve çok sert bir kutuplaşma oluştu” yorumunu yatı.

“Millet İttifakı için hala atılabilecek ortak adımlar var”

İktidar ile HDP seçmeni arasında sosyal mesafe aşıldığı için bu saatten sonra Cumhur’un yakın durması ittifak bileşenlerinin kompozisyonuna bakıldığında mümkün görünmediğine değinen Prof. Dr. Tosun, devamında şunları kaydetti:

Ama Millet İttifakı için hala atılabilecek ortak adımlar var ki bu da demokrasi üst söylemi üzerinden inşa edilebilir. Birinci turda ayrı ayrı adaylar ile çıksalar bile bu demokrasi üst söyleminde Millet İttifakı’nın daha proaktif bir söylem geliştirmesi ikinci turda HDP seçmeninin azımsanmayacak ölçüde Millet İttifakı’na yönelmesine imkan sağlayabilir.”

“Kullanılan sert dil Kürt seçmenleri kaybettirdi”

Siyasal iletişimci ve kamuoyu araştırmacısı Dr. İbrahim Uslu da HDP’nin hiçbirine yaranamadığını söyledi. Cumhur İttifakı’nın bugüne kadar kutuplaştırmaya zemin hazırlamak için HDP’yi kriminalize ettiğini ifade eden Uslu, “Bu kısmen işe yaradı gibi görünüyor ama bir bedel de ödedi” dedi.

HDP’ye karşı kullandığı sert dil nedeniyle Cumhur İttifakı’nın Kürt seçmenleri kaybettiğine vurgu yapan Uslu, “HDP gibi bir sosyolojiyi görmezden gelmenin ya da onun desteği ve katkısını alamamanın her iki bloğa da yarattığı maliyetler var. HDP seçmeninin büyük çoğunluğu yani 11 puanın yaklaşık 1 puanı Erdoğan’a oy verebileceğini söylerken diğer 10 puan muhalefete oy vereceğini ifade ediyor” diye konuştu.

“Oy vermede aday profili önemli”

İkinci turda seçmenin kendi vicdanıyla baş başa kalacağını ve HDP seçmenin büyük ekseriyetinin muhalefetin ortak adayına oy vereceğini aktaran Dr. Uslu, sözlerini şöyle sürdürdü:

Burada tamamının da sandığa gidip oy vereceğini varsayamayız. Eğer bu sürede incitici süreçler yaşanırsa ya da muhalefetin ikinci tura kalan adayını çok içine sindiremiyorsa o zaman bir kısmı da sandığa gitmez. Az bir kısmı Erdoğan’a, bir kısmı sandığa gitmez bir kısmı da muhalefetin adayına verir. İşte ne kadarı sandığa gitmeyecek veya ne kadarı sandığa gidip muhalefetin adayına oy verecek onu da adayın profili önem kazanacak.”

“Millet İttifakı korkularından kurtulmalı”

Siyasal iletişimci ve stratejist Ateş İlyas Başsoy da kimsenin HDP’yi yok saymak gibi bir lüksü olmadığı görüşünde. Millet İttifakı başta olmak üzere muhalefetin korkularından kurtulması çağrısında bulunan Başsoy, sözlerini şöyle tamamladı:

Millet İttifakı ‘Ne dersek AKP’ye yarar, Erdoğan mağdur olur, bize şöyle derler, böyle derler’ zihniyetin de kurtulmalı. Şu halleriyle ‘konu komşu ne der’ diye kendini eve kapatan insanlara benziyorlar. AKP konu ve komşuysa, HDP de konu ve komşu…”

Paylaşın

SP Lideri Karamollaoğlu’ndan Aday Açıklaması: 30 Ocak’ta Olmayacak

Nevşehir’de katıldığı bir etkinlikte Altılı Masa’nın ortak adayına ilişkin değerlendirmede bulunan SP Lideri Karamollaoğlu, 26 Ocak’ta toplanacak Altılı Masa’nın 30 Ocak’ta iktidara gelmeleri durumunda atacakları adımları açıklayacaklarını, bu toplantıda adaylıkla ilgili herhangi bir açıklamanın olmayacağını söyledi.

Karamollaoğlu, ancak 26 Ocak toplantısında adaylıkla ilgili bir karar alınması durumunda ise durumun farklılaşabileceğini söyledi.

Altılı Masa’da yer alan siyasi partilerin genel başkanları, İYİ Parti’nin ev sahipliğindeki 11’inci toplantısını 26 Ocak’ta yapacak. Bu toplantının ardından 30 Ocak’ta “Ortak Politikalar Metni” ve “Geçiş Sürecinin Yol Haritası”nı açıklayacak.

Altılı Masa onuncu toplantısını 5 Ocak’ta Gelecek Partisi Genel Merkezi’nde gerçekleştirmişti.

Saadet Partisi (SP) Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, Nevşehir’in Kozaklı ilçesinde Şuurlu Öğretmenler Derneğinin (ÖĞ-DER) düzenlediği toplantıya katıldı.

SP Lideri Karamollaoğlu, “Şu ana kadar yaptığımız geçen toplantıdaki görüşmelerimizde 30 Ocak’ta sadece iktidara gelindiğinde politikalar görüşülecek. Onlar deklare edilecek. Yani adayla ilgili açıklama 30 Ocak’ta olmayacak ama önümüzde yapacağımız toplantıda böyle bir karar alınırsa o farklı. O zaman olabilir” dedi.

Temel Karamollaoğlu, ancak 26 Ocak toplantısında adaylıkla ilgili bir karar alınması durumunda ise durumun farklılaşabileceğini belirtti.

TV5’in haberine göre Karamollaoğlu, partisinin cumhurbaşkanı adayı kriterlerini ise şöyle yineledi: Bizim için söylediğimiz bugüne kadar yapılan çalışmalarda ortaya konulan politikalara uyum sağlaması gerekecek. Tabii herkes aynı şeyi söylüyor. Seçilebilir olma ihtimali yüksek olacak.

Karamollaoğlu, “İlk turda sonucun çıkmasını bekliyor musunuz?” yönündeki soruya da şu şekilde yanıt verdi: Aslında bekliyoruz. Anketlerde öyle bir ihtimal güçlü olarak gözüküyor. Ama yüzde 100 bir şey söylemek mümkün değil.

Paylaşın

Erdoğan, Seçim İçin 14 Mayıs’ı İşaret Etti; Altılı Masa’da 8’e 3 Hesabı

AK Parti Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan partisinin grup toplantısında seçim tarihi için 14 Mayıs’ı işaret etti. Erdoğan’ın sözleri bir süredir seçimin öne çekilebileceği yönündeki açıklamaları da dikkate alındığında kimse için sürpriz olmadı.

Hatta uzun süredir seçim hazırlıklarını sürdüren muhalefet partileri, “Tarih ilan edilse de bir an önce sahaya çıksak” değerlendirmeleri yapmaya başladı.

Gazete Duvar’da yayımlanan Duvar Arkası’ köşesine göre, Altılı Masa’nın seçim sürecine Cumhur İttifakı’na göre daha avantajlı gireceğini söyleyen bir partinin yöneticisi, “Düşünün kampanya başlamış, aynı gün Altılı Masa’daki 6 lider 6 farklı kentte. Cumhurbaşkanı adayı ve liderlere, yine toplumda büyük karşılığı olan İstanbul ve Ankara Büyükşehir Belediye Başkanları Ekrem İmamoğlu ile Mansur Yavaş da eklenince 8 önemli isim sahada olacak.

Diğer tarafta Erdoğan’ın yanına MHP ve BBP’yi eklersek 8’e 3’lük bir tablo var. Altılı Masa olarak bu şansı iyi kullanabiliriz” değerlendirmesinde bulundu.

Altılı Masa’da “Güçlendirilmiş Parlamenter Sisteme geçişte” üç senaryo

Öte yandan Cumhuriyet Halk Partisi (CHP), İYİ Parti, Saadet Partisi, Demokrat Parti, Demokrasi ve Atılım (DEVA) Partisi ve Gelecek Partisi’nden oluşan Atılı Masa, 26 Ocak’ta yeniden bir araya gelecek.

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener’in ev sahipliğinde, yapılacak toplantı öncesi trafik hızlandı. “Ortak Politika Metni” ve “Geçiş Süreci Yol Haritası” için son düzenlemeler yapılıyor. İki metin, 30 Ocak’ta paylaşılacak. Altılı masanın cumhurbaşkanı adayının da şubat ayında açıklanacağı belirtiliyor.

Cumhuriyet’ten Sertaç Eş’in Altılı Masa kurmaylarından edindiği bilgiye göre, 6 partinin iktidara gelmesi durumunda “güçlendirilmiş parlamenter sisteme geçişte” üç farklı senaryo hazırlandı.

1- 400 vekil ve üzeri: Masadaki partilerin toplam milletvekili sayısı 400 ve üzerinde olursa, “Seçilen ortak cumhurbaşkanı ve oluşturacağı kabine bir yıl görev yapacak.” Bu süreçte güçlendirilmiş parlamenter sisteme geçişte altyapı oluşturulacak ve bir yılın ardından Türkiye seçime gidecek.” Böylece, “Tartışmalı cumhurbaşkanlığı hükümet sistemine” son verilecek.

2- Referandum aralığı: “6’lı masanın 360 ila 399 arası milletvekili çıkarması” öngörüsünde bulunuluyor. Eğer masadaki partiler bu aralıktaki kadar vekil çıkarabilirse “güçlendirilmiş parlamenter sisteme geçişe” ilişkin anayasa değişikliği Meclis’te 400 “evet” oyuna ulaşamasa dahi cumhurbaşkanınca referanduma götürülecek. Bu seçenekte ise “cumhurbaşkanı ve kabinenin 2 yıl iktidarda kalması” öngörülüyor.

3- 360 vekilin altı: En kötümser senaryoya göre, muhalefet Meclis’te çoğunluğu sağlayacak ancak güçlendirilmiş parlamenter sistem değişikliği için referanduma gitme yeterliliğine ulaşamayacak.

Paylaşın

İYİ Parti’den DEVA Partisi’ne “Vatandaşlık Tanımını Ve Anadil” Tepkisi

‘Altıl Masa’da yer alan İYİ Parti ve  DEVA Partisi arasında “vatandaşlık tanımı ve anadil” gerginliği… Demokrasi ve Atılım (DEVA) Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, partisinin 21’inci eylem planı olan Temel Haklar Eylem Planı’nı 2 Ocak’ta açıklamıştı.

“Biz, ülkemizde daha kapsayıcı ve kuşatıcı yeni bir vatandaşlık anlayışının geliştirilmesi gerektiğini savunuyoruz” diyen Babacan, şöyle devam etmişti:

“Anayasa’mızın 66’ncı maddesini, çağımızın gereği olarak kapsayıcı bir anlayışla yeniden ele almayı teklif ediyoruz. Hak ve özgürlükler konuşulduğunda akla hemen anadili hakkının geldiğinin farkındayız, bu konuda da oldukça netiz. Herkesin anadili, anasının ak sütü kadar helaldir. Anayasa’mızın 42’nci maddesinin de bu doğrultuda değiştirilmesini istiyoruz.”

DEVA Partisi’nin Temel Haklar Eylem Planı kapsamında vatandaşlık tanımını yeniden ele almayı teklif etmesi ve anadil ile ilgili vaatleri geçtiğimiz günlerin önemli tartışmaları arasında yer aldı.

Gazete Duvar’da yayımlananDuvar Arkası’ köşesinde” İYİ Parti’den Sözcü Kürşat Zorlu bu açıklamalarla ilgili “Masayı bağlamaz, ortak metinlerde bu konular olmayacak” yanıtı vermekle yetindi ama söz konusu vaatler parti içinde tepkiyle karşılandı” denildi. Yazının ilgili bölümü şöyle:

” Altılı Masa’nın birlikteliğini sarsacak açıklamalardan kaçınılması gerektiğine dikkat çeken İYİ Partili bir kurmay, “DEVA’nın dile getirdiği konular İYİ Parti’nin durduğu yer dikkate alındığında kesinlikle savunmadığı konular. Hepimizin farklılıkları var ama bu dönem farklılıkların öne çıkarılacağı bir dönem değil. DEVA yüzde 3’ü almaya çalışırken, bu açıklamalarla yüzde 10 gibi bir kesimi kaybediyor” değerlendirmesinde bulundu.

HDP’nin aday çıkarmasını da ‘çok olumlu’ olarak değerlendiren İYİ Parti kurmayları partilerinin oy oranı ile ilgili ise “Bizim oylar 15 bandına oturmuş görünüyor. Ama bunun da üstüne çıkacağız” iddiasında…”

Öte yandan Altılı Masa’da “Güçlendirilmiş Parlamenter Sisteme seçişte” üç senaryo

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP), İYİ Parti, Saadet Partisi, Demokrat Parti, Demokrasi ve Atılım (DEVA) Partisi ve Gelecek Partisi’nden oluşan Atılı Masa, 26 Ocak’ta yeniden bir araya gelecek.

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener’in ev sahipliğinde, yapılacak toplantı öncesi trafik hızlandı. “Ortak Politika Metni” ve “Geçiş Süreci Yol Haritası” için son düzenlemeler yapılıyor. İki metin, 30 Ocak’ta paylaşılacak. Altılı masanın cumhurbaşkanı adayının da şubat ayında açıklanacağı belirtiliyor.

Cumhuriyet’ten Sertaç Eş’in Altılı Masa kurmaylarından edindiği bilgiye göre, 6 partinin iktidara gelmesi durumunda “güçlendirilmiş parlamenter sisteme geçişte” üç farklı senaryo hazırlandı.

1- 400 vekil ve üzeri: Masadaki partilerin toplam milletvekili sayısı 400 ve üzerinde olursa, “Seçilen ortak cumhurbaşkanı ve oluşturacağı kabine bir yıl görev yapacak.” Bu süreçte güçlendirilmiş parlamenter sisteme geçişte altyapı oluşturulacak ve bir yılın ardından Türkiye seçime gidecek.” Böylece, “Tartışmalı cumhurbaşkanlığı hükümet sistemine” son verilecek.

2- Referandum aralığı: “6’lı masanın 360 ila 399 arası milletvekili çıkarması” öngörüsünde bulunuluyor. Eğer masadaki partiler bu aralıktaki kadar vekil çıkarabilirse “güçlendirilmiş parlamenter sisteme geçişe” ilişkin anayasa değişikliği Meclis’te 400 “evet” oyuna ulaşamasa dahi cumhurbaşkanınca referanduma götürülecek. Bu seçenekte ise “cumhurbaşkanı ve kabinenin 2 yıl iktidarda kalması” öngörülüyor.

3- 360 vekilin altı: En kötümser senaryoya göre, muhalefet Meclis’te çoğunluğu sağlayacak ancak güçlendirilmiş parlamenter sistem değişikliği için referanduma gitme yeterliliğine ulaşamayacak.

Paylaşın

Altılı Masa’da “Güçlendirilmiş Parlamenter Sisteme Geçişte” Üç Senaryo

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP), İYİ Parti, Saadet Partisi, Demokrat Parti, Demokrasi ve Atılım (DEVA) Partisi ve Gelecek Partisi’nden oluşan Atılı Masa, 26 Ocak’ta yeniden bir araya gelecek.

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener’in ev sahipliğinde, yapılacak toplantı öncesi trafik hızlandı. “Ortak Politika Metni” ve “Geçiş Süreci Yol Haritası” için son düzenlemeler yapılıyor. İki metin, 30 Ocak’ta paylaşılacak. Altılı masanın cumhurbaşkanı adayının da şubat ayında açıklanacağı belirtiliyor.

Cumhuriyet’ten Sertaç Eş’in Altılı Masa kurmaylarından edindiği bilgiye göre, 6 partinin iktidara gelmesi durumunda “güçlendirilmiş parlamenter sisteme geçişte” üç farklı senaryo hazırlandı.

1- 400 vekil ve üzeri: Masadaki partilerin toplam milletvekili sayısı 400 ve üzerinde olursa, “Seçilen ortak cumhurbaşkanı ve oluşturacağı kabine bir yıl görev yapacak.” Bu süreçte güçlendirilmiş parlamenter sisteme geçişte altyapı oluşturulacak ve bir yılın ardından Türkiye seçime gidecek.” Böylece, “Tartışmalı cumhurbaşkanlığı hükümet sistemine” son verilecek.

2- Referandum aralığı: “6’lı masanın 360 ila 399 arası milletvekili çıkarması” öngörüsünde bulunuluyor. Eğer masadaki partiler bu aralıktaki kadar vekil çıkarabilirse “güçlendirilmiş parlamenter sisteme geçişe” ilişkin anayasa değişikliği Meclis’te 400 “evet” oyuna ulaşamasa dahi cumhurbaşkanınca referanduma götürülecek. Bu seçenekte ise “cumhurbaşkanı ve kabinenin 2 yıl iktidarda kalması” öngörülüyor.

3- 360 vekilin altı: En kötümser senaryoya göre, muhalefet Meclis’te çoğunluğu sağlayacak ancak güçlendirilmiş parlamenter sistem değişikliği için referanduma gitme yeterliliğine ulaşamayacak.

İYİ Parti’den DEVA’ya tepki

Öte yandan Altılı Masa’da yer alan DEVA Partisi’nin Temel Haklar Eylem Planı kapsamında vatandaşlık tanımını yeniden ele almayı teklif etmesi ve anadil ile ilgili vaatleri geçtiğimiz günlerin önemli tartışmaları arasında yer aldı.

Gazete Duvar’da yayımlanan Duvar Arkası’ köşesine göre, İYİ Parti’den Sözcü Kürşat Zorlu bu açıklamalarla ilgili “Masayı bağlamaz, ortak metinlerde bu konular olmayacak” yanıtı vermekle yetindi ama söz konusu vaatler parti içinde tepkiyle karşılandı.

Altılı Masa’nın birlikteliğini sarsacak açıklamalardan kaçınılması gerektiğine dikkat çeken İYİ Partili bir kurmay, “DEVA’nın dile getirdiği konular İYİ Parti’nin durduğu yer dikkate alındığında kesinlikle savunmadığı konular. Hepimizin farklılıkları var ama bu dönem farklılıkların öne çıkarılacağı bir dönem değil.

DEVA yüzde 3’ü almaya çalışırken, bu açıklamalarla yüzde 10 gibi bir kesimi kaybediyor” değerlendirmesinde bulundu. HDP’nin aday çıkarmasını da ‘çok olumlu’ olarak değerlendiren İYİ Parti kurmayları partilerinin oy oranı ile ilgili ise “Bizim oylar 15 bandına oturmuş görünüyor. Ama bunun da üstüne çıkacağız” iddiasında…

Paylaşın

Altılı Masa’nın Cumhurbaşkanı Adayı Şubat’ta Kesinleşecek

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP), İYİ Parti, Saadet Partisi, Demokrat Parti, Demokrasi ve Atılım (DEVA) Partisi ve Gelecek Partisi’nden oluşan Atılı Masa’nın Cumhurbaşkanı adayının şubat ayı içerisinde kesinleşeceği öne sürüldü.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Parti Meclisi (PM) toplantısı, CHP Genel Merkezi’nde gerçekleştirildi. CHP Parti Meclisi’nin 1 saat 15 dakika süren toplantısına ilişkin Birgün’den Hüseyin Şimşek’in edindiği bilgilere göre, CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, Altılı Masa’nın aday belirleme süreci hakkında değerlendirmelerde bulundu.

Kılıçdaroğlu’nun, 26 Ocak’ta gerçekleştirilecek 11’inci liderler buluşmasının ardından önce 30 Ocak’ta ortak politikalar metni açıklamasının gerçekleştirileceğini, daha sonra adaylık konusunun netleşeceğini bildirdiği aktarıldı. Kılıçdaroğlu’nun, liderler buluşmasının Saadet Partisi ev sahipliğinde yapılacak 12’nci randevusunu işaret ettiği öğrenildi. İkinci turun son toplantısı olan bu buluşmanın en geç şubat ayının ilk yarısı içerisinde gerçekleştirilmesi planlanıyor.

CHP Lideri Kılıçdaroğlu, Parti Meclisi üyelerine, 30 Ocak’ta ortak politikalar metninin kamuoyuna duyurulacağı toplantının, 3 bin 107 kişi kapasiteli Congresium Kongre Merkezi’nde gerçekleştirileceğini de söyledi.

Seçim güvenliği konusunda endişe yok

Parti Meclisi toplantısında, CHP’nin seçimlere hazırlık konusunun da ele alındığı kaydedildi. Genel Başkan Yardımcısı Onursal Adıgüzel gerçekleştirdiği sunumda, Altılı Masa dışında CHP’nin de seçimlere ve sandıklara tam hakimiyet konusunda çalışmalarında büyük aşama kaydettiğini ve her sandık için temsilci ile avukat görevlendirmelerinin büyük oranda tamamlandığını anlattı.

İstişare heyeti çalışacak

Toplantıda ayrıca Altılı Masa’nın seçim listeleri için çalışacak İstişare Heyeti konusunda da bilgi verildi. Bu heyetin çalışmalarının özellikle ortak adayın netleşmesinin ardından hız kazanacağı, parlamentoda 400 sandalyeye ulaşılabilmesi için ilçe ilçe çalışacağı, bazı illerde ortak liste ile seçime girilmesi durumunda kazanılacak sandalyelere ilişkin çalışma yapacağı ifade edildi.

Vatandaşın talebi değişim

CHP Lideri Kılıçdaroğlu’nun toplantıda kent ziyaretlerine ilişkin bilgiler verdiği de öğrenildi. Buna göre, gerçekleştirdiği temaslarda vatandaşta “değişim talebinin” öne çıktığını vurgulayan CHP Lideri Kılıçdaroğlu, bu değişim talebinin gerçeğe dönüşmesi için kurmaylarına büyük iş düştüğünü bildirdi. Kılıçdaroğlu’nun başta uyuşturucu sorunu olmak üzere, ekonomi ve sosyal bozulma gibi konulara ağırlık verilmesini istediği dile getirildi.

Erdoğan’ın adaylığı tartışması

CHP Lideri Kılıçdaroğlu’nun AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın üçüncü kez adaylığına yönelik tartışmalar konusunda kurmaylarını uyardığı öğrenildi. Erdoğan’ın yeniden adaylığının partililerce gündeme getirilmemesini isteyen Kılıçdaroğlu’nun, “Bu bir hukuki tartışma. Bunun kararını hukukçular ve YSK verecek. Seçime dönük açıklamaları ekonomik, sosyal ve siyasi meseleler üzerinden yapalım” dediği bildirildi.

Paylaşın

CHP’li Ağbaba: Adayımız Kılıçdaroğlu, Takdir Altılı Masa’nın

Malatya’da basın toplantısı düzenleyen CHP’li Veli Ağbaba, Cumhurbaşkanı adayına ilişkin yaptığı değerlendirmede, “Altılı Masa’nın gösterdiği aday, bizim adayımız olacak. Bizim adayımız Kemal Kılıçdaroğlu, takdir Altılı Masa’nın” dedi ve ekledi:

“Açıklanacak aday, Millet İttifakı’nın adayı olacak. Aday tarifi yapıyoruz; herkesle konuşabilen, geçmişte kirli, karanlık işleri olmayan, bürokrasi, devlet deneyimi olan birisi olsun istiyoruz. İçimizden geçen umarım Kemal Kılıçdaroğlu olur.”

Seçim güvenliğiyle ilgili de konuşan Ağbaba, “Öncelikle seçim güvenliğiyle ilgili her şeyimiz hazır. Genel Başkanı’mız başta olmak üzere çok ciddi çalışıyoruz,” ifadelerini kullandı.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkan Yardımcısı Veli Ağbaba, Malatya’da basın toplantısı düzenledi.

Muhalefetin cumhurbaşkanı adayına ilişkin konuşan Ağbaba “Altılı Masa’nın adayına, altılı masa karar verecek ama bize sorarsanız CHP’nin adayı Kemal Kılıçdaroğlu” dedi.

6’lı Masa’nın önümüzdeki haftalarda yapacakları iki toplantının ardından adayın açıklanacağını belirten Ağbaba şöyle devam etti:

“Tekrar söylüyoruz, Altılı Masa’nın gösterdiği aday, bizim adayımız olacak. Bizim adayımız Kemal Kılıçdaroğlu, takdir Altılı Masa’nın.

Açıklanacak aday, Millet İttifakı’nın adayı olacak. Aday tarifi yapıyoruz; herkesle konuşabilen, geçmişte kirli, karanlık işleri olmayan, bürokrasi, devlet deneyimi olan birisi olsun istiyoruz. İçimizden geçen umarım Kemal Kılıçdaroğlu olur.”

Seçim güvenliğiyle ilgili soruyu da yanıtlayan Ağbaba, “Öncelikle seçim güvenliğiyle ilgili her şeyimiz hazır. Genel Başkanı’mız başta olmak üzere çok ciddi çalışıyoruz,” dedi ve ekledi:

“Ne yaparlarsa yapsınlar, atacakları her adıma karşı tedbirimiz var. Seçim güvenliğiyle ilgili yapılacak provokasyonlara karşı çok dikkatliyiz ve her şeye hazırlıklıyız. Bu milletin huzur ve kardeşlik içerisinde bir seçim yaşaması gerekiyor. Onu da sağlayacağımızı biliyoruz.”

Paylaşın

‘Altılı Masa’da Adaylık İçin Kılıçdaroğlu’nun İsmi Öne Çıkıyor

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP), İYİ Parti, Saadet Partisi, Demokrat Parti, Demokrasi ve Atılım (DEVA) Partisi ve Gelecek Partisi’nden oluşan Atılı Masa’da Cumhurbaşkanlığı adaylığı için CHP Lideri Kılıçdaroğlu’nun ismi öne çıkıyor.

İYİ Parti Lideri Akşener’in İBB Başkanı İmamoğlu’nun aday gösterilmesinden yana olduğu konuşuluyor. Ancak İmamoğlu ile ilgili davalar ve siyasi yasak kararı adaylığı önündeki en büyük engel olarak gösteriliyor.

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın seçimler için 14 Mayıs tarihini işaret etmesiyle Türkiye erken seçim sürecine girdi. En çok merak edilen ise 6’lı masanın cumhurbaşkanı adayının kim olacağı ve “ortak aday”ın ne zaman açıklanacağı.

Cumhuriyet’ten Sefa Uyar’ın aktardığı kulis haberine göre, 6’lı masanın adayı için farklı isimler dillendiriliyor. Edinilen bilgiyle göre, masada CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun ismi öne çıkıyor.

Kılıçdaroğlu her açıklamasında “Belediye başkanlarımız görevinin başında” dese de İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener farklı görüşte.

Kulislerde, Akşener’in İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun aday gösterilmesinden yana olduğu konuşuluyor. Ancak İmamoğlu ile ilgili davalar ve siyasi yasak kararı adaylığı önündeki en büyük engel olarak gösteriliyor.

İYİ Parti teşkilatlarında konuşulan ismin ise Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş olduğu belirtiliyor. HDP’nin Mansur Yavaş’ın ismine karşı çıkan net açıklamaları Yavaş’ın adaylığı olaslığını zayıflatıyor.

HDP ise muhalefete “kapıyı kapatmadık” mesajı verirken; partide “Erdoğan çizgisinde aday çıkarsa neden müzakere edelim?” görüşü de öne çıkıyor.

Paylaşın

Altılı Masa’nın Adayını Ne Zaman Açıklayacağı Netleşmeye Başladı

İktidarın seçim için 14 Mayıs’ı dillendirmesi sonrası, CHP, İYİ Parti, Saadet Partisi, Demokrat Parti, DEVA Partisi ve Gelecek Partisi’nden oluşan Atılı Masa’nın ortak adayının ne zaman açıklanacağı netleşmeye başladı.

İYİ Parti kurmayları, ortak aday için 26 Ocak’ta yapılacak Altılı Masa toplantısının önemli olduğunu, ortak adayın liderler zirvesi sonrası her an açıklanabileceğini kaydediyor.

Cumhuriyet’ten Sertaş Eş’in haberine göre, kurmaylar, “Şubat ortasının makul bir tarih olarak öne çıktığına” da dikkat çekiyor. Ortak adayın açıklanması konusunda CHP’li kurmaylar arasında “Şubat ortasının ağırlık kazandığının” anımsatılması üzerine İYİ Partililer, “Masanın toplantısının ardından her tarih makuldür. Dolayısıyla şubat ortası da aynı şekilde makuldür” yorumunda bulunuyor.

Öte yandan kulislerde, Altılı Masanın adayı için farklı isimler dillendiriliyor. Cumhuriyet’ten Can Uğur’un edindiği bilgilere göre, masada CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun ismi öne çıkıyor. Cumhurbaşkanlığı seçimine ilişkin yapılan kamuoyu araştırmalarında CHP lideri Kılıçdaroğlu’nun oy oranındaki artışa vurgu yapılıyor. 6’lı masanın üzerinde durduğu “kazanacak aday”ın ise Kılıçdaroğlu olduğu belirtiliyor.

İyi Parti ne diyor? 

Kılıçdaroğlu her açıklamasında “Belediye başkanlarımız görevinin başında” dese de İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener farklı görüşte. Kulislerde, Akşener’in İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun aday gösterilmesinden yana olduğu konuşuluyor. Ancak İmamoğlu ile ilgili davalar ve siyasi yasak kararı adaylığı önündeki en büyük engel olarak gösteriliyor. İYİ Parti teşkilatlarında konuşulan ismin ise Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş olduğu belirtiliyor. HDP’nin Mansur Yavaş’ın ismine karşı çıkan net açıklamaları Yavaş’ın adaylığı olasılığını zayıflatıyor.

HDP ne diyor? 

Daha önce aday çıkarma kararı alan HDP ise ortak adaya ve müzakerelere kapıyı kapatmış değil. HDP’li isimler, “muhalefeti temsil etmek isteyen kişilerle ilkeler ışığında görüşmeler yapılabileceğini” belirtiyor. HDP’de “Erdoğan çizgisinde aday çıkarsa neden müzakere edelim?” görüşü de öne çıkıyor.

HDP kaynakları, “Aday çıkarma kararının alınmasına yönelik eleştirilere” değinerek “Adımı atarken amacımız Erdoğan’a kazandırmak değil. Asla böyle bir amaç taşımıyoruz” vurgusunu yapıyor. Bu nedenle “müzakerelere her koşulda kapının açık olduğu”, böyle bir durumda “ilkelerin ve tutumun göz önüne alınacağı ve değerlendirileceği” aktarılıyor. Ortak aday değerlendirmesinin ve müzakerelerin de isimler üzerinden olmayacağına dikkat çekiliyor.

Kulislerde, “HDP’nin kendi adayını çıkarma kararının ilgili kurulların genel mutabakatı olduğu ve ‘Kılıçdaroğlu ya da şu veya bu isim aday olursa tartışmaya açarız’ görüşünün bulunmadığı” kaydediliyor.

Adaylık tartışmalarında HDP Danışma Kurulu’nda yer alan Ahmet Türk’ün açıklamaları da dikkat çekmişti. Türk, “Bu iktidarı ilk turda göndermeyi biz de isterdik ama sorumluluk bizde değil 6’lı masada. Bence Kılıçdaroğlu uygun bir aday” demişti.

Paylaşın

Altılı Masa’nın Adayı Nasıl Belirlenecek?

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP), İYİ Parti, Saadet Partisi, Demokrat Parti, Demokrasi ve Atılım (DEVA) Partisi ve Gelecek Partisi’nden oluşan Atılı Masa, İYİ Parti’nin ev sahipliğinde on birinci toplantıya hazırlanıyor.

Güçlendirilmiş Parlamenter Sisteme Geçiş vaat eden Altılı Masa bu süreci yönetecek “Cumhurbaşkanı (adayı) kim olacak?” sorusuna önümüzdeki bir ay içinde yanıt vermeye hazırlanıyor. Son toplantısında “Ortak Cumhurbaşkanı adayının tespiti ile ilgili istişarelerin başlatılmasına” karar veren liderler önce adayı belirleme usulünü ele alacak. Bu konuda İYİ Parti’nin iki önerisi var.

Akşener 19 Ocak’ta liderler turuna başlayacak

Altılı Masa İYİ Parti’nin ev sahipliğinde on birinci toplantıya hazırlanıyor. 26 Ocak’ta gerçekleşecek toplantının iki ana gündemi var. Son toplantıda büyük ölçüde tamamlanan Geçiş Süreci Yol Haritası ile Altılı Masa’nın seçim manifestosu anlamına gelecek Ortak Politikalar Metnine nokta konulacak. Ev sahibi İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener’in gündemle ilgili görüş alışverişinde bulunmak üzere perşembe (19 Ocak) günü liderleri ziyaret etmesi planlanıyor.

Cumhurbaşkanı adayı parti genel başkanlığını bırakacak mı?

Gazete Duvar’dan Nergis Demirkaya’nın haberine göre, Altılı Masa’daki partilerin temsilcilerinden edinilen bilgiye göre aylardır hazırlığı süren iki metinle ilgili büyük ölçüde uzlaşma sağlandı. Siyasi parti genel başkanlarının Cumhurbaşkanı Yardımcısı olması konusunda genel bir eğilim oluştu. Ancak geçiş sürecini Cumhurbaşkanı Yardımcıları ile birlikte yönetme vaadi bulunan Altılı Masa’nın Cumhurbaşkanı adayının seçilmesi durumunda partisiyle kuracağı ilişkinin nasıl olacağı sorusuna henüz yanıt verilmiş değil.

Bu konunun liderler arasında ikili görüşmelerde ele alınabileceği ve 26 Ocak’taki toplantıda karara bağlanabileceği kaydediliyor. Cumhurbaşkanı adayının genel başkan olması durumunda bu görevi bırakması gerektiğini savunanlar var. Ancak karşı çıkanlar ise “Şu anki başkanlık sistemi ile parlamenter sistemi ayrı düşünmek gerek. Parlamenter sistemde temsili bir cumhurbaşkanı tarifi yapıyoruz. Bu sistemde ise icranın başında bir yetkili var. Partili olmak ilkesel olarak karşı çıktığımız bir durum ama geçiş süreci tamamlanana kadar bu devam etmeli. Kim Cumhurbaşkanı olursa olsun buna ihtiyaç duyacaktır” görüşünü dile getiriyor.

30 Ocak ertelenebilir mi?

Altılı Masa’nın son toplantısında Geçiş Süreci ve Ortak Politikalar Metni’nin 30 Ocak’ta yapılacak bir tanıtım toplantısı ile kamuoyuna duyurulacağı açıklandı. Ancak bu konuda da farklı görüşler dile getirilmeye başlandı. Bazı parti yetkilileri “Hükümet programı da geçiş süreci de adayla ilişkili. Bu iki metnin adayla açıklanması, hatta aday tarafından açıklanması daha şık olabilir. Sonuçta iki metin de adayı güçlendirecek metinler” diyerek 26 Ocak toplantısında 30 Ocak lansmanının ertelenmesinin de ele alınabileceğini kaydediyor.

Ancak adayla programın açıklanmasının ayrı olması gerektiğini savunanlar ise “30 Ocak’ta açıklanması planlanan iki metin de çok önemli. Topluma dönük vaatlerimizi içeriyor. Bunları adayla açıklarsak gözler adaya çevrilir ve bu vaatler gölgede kalır, ilgi azalır. Ayrı yapmak daha doğru” görüşünü savunuyor. Ama bu iki önerinin de 26 Ocak’taki toplantıda ele alınıp karara varılması bekleniyor.

Aday değil usul konuşulacak

Altılı Masa kurmaylarından edinilen bilgiye göre toplantının en önemli gündem maddelerinden biri de ortak Cumhurbaşkanı adayı olacak. Ancak 26 Ocak’taki toplantıda da bir isim belirlenmesi beklenmiyor. Yetkililer toplantı öncesi ikili görüşmelerde liderlerin aday belirleme usulünü ele alacağını, toplantıda da bunun kararını verme ihtimalinin yüksek olacağını kaydediyor. Akşener’in yapacağı liderler turunda ele alınacak usul ile ilgili partilerin mutfaklarında da öneriler şekillenmeye başladı.

Hem halkın hem de partilerin görüşü masaya getirilsin önerisi

Toplantıya ev sahipliği yapacak olan İYİ Parti “Aday halka sorulsun” görüşünü savunuyor. Bu kapsamda diğer partilerin de “aday belirleme sürecinde kamuoyu anketlerine bakılabilir” görüşü doğrultusunda Altılı Masa’nın belirlediği güvenilir bazı şirketlere ortak anket yaptırılması, hatta uluslararası kimi şirketlerden de destek alınması gerektiği ifade ediliyor.

İYİ Parti ayrıca parti tabanlarının görüşünün yanı sıra partilerin Genel İdare Kurulu, Parti Meclisi gibi geniş yönetim organları ile Başkanlık Divanı, MYK gibi parti yürütme organları ve milletvekillerinin de adayla ilgili eğilimlerinin belirlenip Altılı Masa’ya bunların da taşınması önerisinde bulunuyor.

İYİ Parti’de “Aday belirleme usulüyle ilgili birkaç kriter konulabilir. Partilerin kendi iç kararları, yetkili kurullarının tabanlarının eğilimleri. Halk ne diyor, partinin kendi tabanları ne diyor? Bunlar masaya getirilmeli” deniliyor.

Paylaşın