Gazze’de Ateşkes: Trump’tan Erdoğan’a Teşekkür

İsrail ile Hamas’ın Gazze Şeridi’nde yaklaşık iki yıldır devam eden çatışmaları sona erdirmek için ateşkes anlaşmasına vardığı bildirildi. Anlaşma, Gazze’yi harap eden savaşı sona erdirmek için önemli bir adım olarak görülüyor.

Haber Merkezi / Gazze Şeridi’nde İsrail saldırılarında hayatını kaybedenlerin sayısı 67 bin 194’e yükseldi. Gazze’de İsrail saldırılarında yaralananların sayısı ise 169 bin 890’a çıktı.

Gazze’de İsrail saldırılarında ölenlerin yüzde 70’ini çocuklar ve kadınların oluşturduğu aktarılırken, saldırılar sonucu oluşan yıkımdan dolayı çok sayıda kişinin hala enkaz altında olduğu vurgulandı. Sivil savunma ve acil sağlık ekiplerinin bu kişilere ulaşmakta zorluk yaşadığı kaydedildi.

Savaş, Gazze’de geniş bir bölgeyi dümdüz etti. Gazze Şeridi’nin 2,3 milyonluk nüfusunun yaklaşık yüzde 90’ını yerlerinden edildi, birçoğu da birden fazla kez kaçmak zorunda kaldı. Yüzbinlerce kişi, yiyecek ve diğer temel ihtiyaçlara sınırlı erişimle sahil boyunca yayılan çadır kamplarda toplanmış durumda.

İsrail hükümeti yeni anlaşma için bir takvim açıkladı. Buna göre Binyamin Netanyahu hükümeti 9 Ekim akşamı anlaşmayı oylamak için toplanacak. Ardından İsrail ordusu 24 saatlik hukuki itiraz süresi sonunda belirlenen hatta çekilecek.

Rehine aramayı da içeren 72 saatlik sürenin bu 24 saatin dolması sonrası başlayacağı ifade ediliyor. Bu da 10 Ekim Cuma günü geç saatlere ya da cumartesi sabahı arama çalışmalarının başlayacağı anlamına geliyor.

Plan ayrıca, sahadaki durum için uluslararası bir gücün kurulmasını da öngörüyor.

9 Ekim Perşembe günü Paris’te bu amaçla Avrupa ülkeleri ve Arap ülkelerinden üst düzey yetkililerin katılacağı bir toplantı yapılacak. Gazze’nin gelecekteki yönetiminin nasıl olacağı, yardım, yeniden inşa ile silahsızlanma gibi konular da görüşülecek.

Mısır ve Katar ile birlikte, ABD’nin öncülüğünde yürütülen müzakerelerde arabulucu rolü üstelenen Türkiye adına en üst düzey açıklama AK Parti Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’dan geldi. Sosyal medya hesabından açıklama yapan Erdoğan, görüşmelerin ateşkesle sonuçlanmasından memnuniyet duyduğunu vurgulayarak şu ifadeleri kullandı:

“İsrail hükümetinin ateşkese teşvik edilmesinde gerekli siyasi iradeyi ortaya koyan ABD Başkanı Sayın Trump başta olmak üzere, anlaşmaya varılmasında önemli destekleri olan kardeş ülkeler Katar ve Mısır’a hassaten teşekkür ediyorum.

Türkiye olarak anlaşmanın harfiyen uygulanmasının yakın takipçisi olacak ve sürece katkı sunmaya devam edeceğiz. Aynı şekilde Filistin’de 1967 sınırları temelinde, başkenti Doğu Kudüs olan, bağımsız, egemen ve coğrafi bütünlüğü haiz bir Filistin devleti kurulana dek mücadelemizi sürdüreceğiz.”

ABD Başkanı Donald Trump, Beyaz Saray’daki kabine toplantısının ardından yaptığı açıklamada, Gazze’de ateşkes sürecine yaptığı katkılardan dolayı Erdoğan’a teşekkür etti: Erdoğan, Hamas ve diğer bazı gruplar konusunda bizzat ilgilendi ve harika bir iş çıkardı.

Paylaşın

Cezasız Suç: Gazze Soykırımı

İsrail’in Gazze Şeridi’nde işlediği suçların cezasız kalması, uluslararası hukukun ve uluslararası insan hakları mekanizmalarının bağlayıcılığı konusunda ciddi soru işaretleri yaratmaktadır.

Kurtuluş Aladağ / Birleşmiş Milletler’in (BM) 1948 yılında kabul ettiği Soykırım Sözleşmesi’ne göre, bir  etnik, dini veya ırksal grubu tamamen veya kısmen yok etme niyetiyle işlenen eylemler “soykırım” olarak tanımlanmaktadır.

İnsan hakları uzmanları, İsrail’in Gazze Şeridi’ne yönelik saldırılarının, çok açık bir şekilde bu tanıma uyduğunu ifade etmektedirler.

7 Ekim 2023 yılında Hamas’ın İsrail’e yönelik saldırısının ardından İsrail, Gazze Şeridi’ne yönelik kapsamlı saldırılar başlatmıştır. 24 Ağustos 2025 itibarıyla, İsrail’in saldırıları sonucu, 63 bine yakın Filistinlinin hayatını kaybettiği, bunların çoğunluğunu kadınların ve çocukların oluşturduğu bildirilmiştir.

Birleşmiş Milletler (BM), İnsan Hakları İzleme Örgütü (HRW), Uluslararası Af Örgütü (AI) gibi kuruluşlar, İsrail’in Gazze’de uluslararası hukuku ve savaş hukukunu ihlal ettiğini belirtmişlerdir.

Dünya genelinde bir çok insan hakları savunucusu, Gazze’deki insani krizin durdurulması ve sorumluların yargılanması için çağrıda bulunmuş ve İsrail’in Gazze’deki eylemlerinin soykırım suçu oluşturabileceğine dair bildiriler yayınlamışlardır.

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ise, soykırım suçlamalarını “antisemitik” olarak nitelendirmiş ve İsrail’in kendini savunma hakkı olduğunu savunmuştur.

Uluslararası Adalet Divanı (ICJ), Güney Afrika’nın Aralık 2023 yılında açtığı soykırım davasında, İsrail’in Gazze’de soykırımı önlemek için tüm tedbirleri alması gerektiğine hükmetmiştir. Ancak, İnsan Hakları İzleme Örgütü ve Uluslararası Af Örgütü, İsrail’in bu karara uymadığını ve insani yardım girişlerini dahi engellemeye devam ettiğini açıklamıştır.

İsrail’in Gazze’ye uyguladığı elektrik, gıda, yakıt ve su ablukası, Cenevre Sözleşmeleri’ne göre bir savaş suçu olan toplu cezalandırma olarak nitelendirilmektedir. BM Gıda Hakkı Özel Raportörü Michael Fakhri, İsrail’in gıda, su ve insani yardıma erişimlerini kasıtlı olarak engelleyerek açlığı bir savaş silahı olarak kullandığını belirtmiştir.

BM İnsan Hakları Konseyi, İsrail’in savaş suçları işlendiğine dair açık kanıtlar bulduğunu açıklamıştır. Uluslararası Ceza Mahkemesi (ICC), 2014 yılından bu yana Filistin’de işlenen savaş suçlarını teyit etmiştir. Mahkemenin soruşturmaları sürmekle birlikte, somut bir cezalandırma henüz gerçekleşmemiştir.

İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırıları, 2006 yılından itibaren devam eden saldırın bir devamı niteliğindedir. Bu, İsrail’in uluslararası hukuku ihlal etme konusunda bir dokunulmazlığa sahip olduğunu göstermektedir.

Gazze’nin açık hava hapishanesine dönüştüğü, nüfusun yüzde 80’inin açlık sınırında ve altında yaşadığı ve çocukların yüzde 10’unun fiziksel gelişim bozukluğu ile karşı karşıya kaldığı bir ortamda, uluslararası toplumun harekete geçme sorumluluğu daha da önem kazanmaktadır.

Bu, sadece bir hukuk meselesi değil, aynı zamanda insanlık vicdanının bir sınavıdır.

Paylaşın

Türkiye’den Hamas’a Silah Bırakma Çağrısı

17 ülke, Avrupa Birliği (AB) ve Arap Birliği yedi sayfalık bir deklarasyona imza attı. Deklarasyonda Hamas’a silah bırakma ve Gazze’deki iktidarını sonlandırma çağrısında bulunuldu. Deklarasyonda Türkiye’nin de imzası var.

ABD’nin New York kentinde düzenlenen Birleşmiş Milletler (BM) konferansında 17 ülke, Avrupa Birliği (AB) ve Arap Birliği yedi sayfalık bir deklarasyona imza attı.

Deklarasyonda Hamas’a silah bırakma ve Gazze’deki iktidarını sonlandırma çağrısında bulunulurken İsrail ve Filistinliler arasındaki soruna yönelik iki devletli çözüm önerisine destek verildi.

“Gazze’deki savaşın sonlandırılması için Hamas silahlarını Filistin Yönetimi’ne teslim etmeli” denilen deklarasyonda, “egemen ve bağımsız bir Filistin Devleti hedefi doğrultusundaki” bu adımın “uluslararası angajman ve destek” ile atılması gerektiği belirtildi.

Hamas’ın İsrail’e yönelik 7 Ekim 2023 baskınının da kınandığı deklarasyonda Katar, Suudi Arabistan ve Mısır gibi Arap ülkelerinin imzası bulunuyor.

Deklarasyon, New York’taki BM konferansının ikinci gününde yayımlandı. Konferansın ilk gününde BM’deki Filistin heyeti de İsrail ve Hamas’a Gazze’yi terk etme ve bu bölgenin Filistin Yönetimi tarafından yönetilmesine izin verme çağrısında bulunmuştu.

Konferansta Türkiye’yi Dışişleri Bakan Yardımcısı Nuh Yılmaz temsil ediyor.

New York’taki üç günlük konferansa Suudi Arabistan’la birlikte eş başkanlık eden Fransa açıklanan deklarasyonu “tarihi ve emsalsiz” olarak tanımladı.

Fransa Dışişleri Bakanı Jean-Noel Barrot, “İlk kez Arap ülkeleri ve Ortadoğu’daki ülkeler Hamas’ı ve 7 Ekim’i kınıyor, Hamas’a silah bırakma ve Filistin’in yönetiminden çekilme çağrısı yapıyor ve gelecekte İsrail’le ilişkileri normalleştirme niyetlerini açıkça ifade ediyorlar” dedi.

Deklarasyonda, çatışmaların sona ermesinin ardından Gazze’ye yabancı güç konuşlandırılabilmesi için de çağrı yapıldı.

Deklarasyona şu ülkeler imza attı: Türkiye, Fransa, Suudi Arabistan, Mısır, Katar, Ürdün, Endonezya, Birleşik Krallık, Kanada, İrlanda, İspanya, İtalya, Japonya, Brezilya, Meksika, Norveç ve Senegal.

Konferansta İsrail ve ABD yok

New York’taki konferansa İsrail ve müttefiki ABD katılmadı.

İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu iki devletli çözümü hem milliyetçi gerekçelerle hem de güvenlik kaygılarını öne sürerek reddediyor.

ABD de “verimsiz ve zamansız” olarak tanımladığı bu konferansa katılmayacağını duyurmuştu.

ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Tammy Bruce önceki gün yaptığı açıklamada, konferansı “hakaret” olarak nitelemiş, “Amerika Birleşik Devletleri bu hakarete katılmayacak ancak çatışmaları sona erdirmek ve kalıcı bir barış getirmek için gerçek dünyadaki çabalara öncülük etmeyi sürdürecek” demişti.

(Kaynak: DW Türkçe)

Paylaşın

Gazze’de Her Üç Kişiden Biri Günlerdir Yemek Yemedi

Birleşmiş Milletler (BM), Gazze Şeridi’nde her üç kişiden birinin günlerdir yemek yemediğini belirterek, insani yardımların hızla ulaştırılması ve kalıcı ateşkesin sağlanması çağrısı yaptı.

İsrail’in Gazze Şeridi’ne 7 Ekim 2023’ten bu yana düzenlediği saldırılarda en az 59 bin 821 Filistinli hayatını kaybetti, 144 bin 851 kişi de yaralandı.

Birleşmiş Milletler (BM) İnsani İşlerden Sorumlu Genel Sekreter Yardımcısı ve Acil Yardım Koordinatörü Tom Fletcher, Gazze’de her 3 kişiden birinin günlerdir yemek yemediğini belirterek, insani yardımların hızla ulaştırılması ve kalıcı ateşkesin sağlanması çağrısı yaptı.

Fletcher, İsrail’in saldırıları ve ablukası altındaki Gazze Şeridi’ndeki duruma ilişkin yazılı açıklama yaptı.

Gazze’de dünyanın gözleri önünde insani kriz yaşandığının altını çizen Fletcher, gıda yardımına ulaşmaya çalışan halkın vurulduğunu ve çocukların açıktan “eriyip gittiğini” ifade etti.

Fletcher, Gazze’de her 3 kişiden birinin günlerdir yemek yemediğini bildirerek “Yardımlar engellenmemeli, geciktirilmemeli veya saldırı altında dağıtılmamalıdır.” ifadelerini kullandı.

Yardım konvoylarının sınırdan hızlı geçiş izni alması ve gıda yardımı için toplanan insanlara yönelik saldırıların sona ermesi gerektiğini belirten Fletcher, kalıcı ateşkesin sağlanmasının zorunluluğunu hatırlattı.

Fletcher, İsrail’in Gazze’ye insani yardım girişi için bazı adımlar atma kararına ilişkin, kıtlığı ve felaket boyutlarına ulaşan sağlık krizini önlemek için çok büyük miktarda yardıma ihtiyaç duyulduğunu vurguladı.

İsrail ordusu, uyguladığı ablukayla insanlık felaketine yol açtığı ve açlıktan ölümlere neden olduğu Gazze Şeridi’nde, uluslararası baskı nedeniyle insani yardım girişi için bazı adımlar atacağını öne sürmüştü.

İsrail’in saldırıları ve insani yardım girişini kısıtlayan sıkı kuşatması altındaki Gazze Şeridi, açlığın yayıldığı, su, ilaç, tıbbi gereçler ve hijyen malzemesinin bulunamadığı insani felaketi yaşıyor.

Başta çocuklar olmak üzere, Gazze Şeridi’nde açlık nedeniyle ölümler artıyor.

Yerel ve uluslararası çevreler İsrail’in “açlığı ve susuzluğu silah olarak” kullandığını belirtiyor.

Sivil altyapıyı da tahrip ederek Gazze’nin yüzde 88’ini yıkan İsrail ordusu, sürgün emirleriyle yerinden ettiği Filistinlileri sık sık barındıkları bölgelerde hedef alıyor.

Nüfusu yaklaşık 2,3 milyon olan Gazze’de İsrail saldırıları ve sürgün emirleriyle yerinden edilenlerin sayısının 2 milyona ulaştığı, çok sayıda kişinin defalarca yerinden edildiği belirtiliyor.

Temel malzemelerden yoksun bir şekilde yerinden edilen Filistinliler, derme çatma çadırlarda veya aşırı kalabalıklar içinde hijyen malzemelerinin eksikliğinde lavaboların bile yetersiz olduğu, bulaşıcı hastalıkların yayıldığı okullarda hayatta kalmaya çalışıyor.

İsrail ordusu ise günlük düzenlediği saldırılarla yerinden edilenlerin çadırları ve barındığı sivil noktaları bombalıyor.

İsrail’in Gazze Şeridi’ne 7 Ekim 2023’ten bu yana düzenlediği saldırılarda en az 59 bin 821 Filistinli hayatını kaybetti, 144 bin 851 kişi de yaralandı.

(Kaynak: Bianet)

Paylaşın

İsrail’den Gazze’ye Yönelik Saldırıları Genişletme Kararı

İsrail, Gazze Şeridi’n yönelik saldırılarını kademeli olarak genişletme karar aldı. İsrail, iki ay süren ateşkesin ardından mart ayında yeniden saldırılara başlamıştı.

Gazze Şeridi’nde İsrail saldırılarında hayatını kaybedenlerin sayısı 52 bin 535’e yükseldi. Gazze’de İsrail saldırılarında yaralananların sayısı ise 118 bin 491’e çıktı.

Gazze’de İsrail saldırılarında ölenlerin yüzde 70’ini çocuklar ve kadınların oluşturduğu aktarılırken, saldırılar sonucu oluşan yıkımdan dolayı çok sayıda kişinin hala enkaz altında olduğu vurgulandı. Sivil savunma ve acil sağlık ekiplerinin bu kişilere ulaşmakta zorluk yaşadığı kaydedildi.

İsrail yönetimi Gazze’ye yönelik saldırıları kademeli olarak genişletme kararı aldı. İsrail kamu yayıncısı Kan, kararın Başbakanı Benyamin Netanyahu başkanlığında toplanan güvenlik kabinesinde alındığını aktardı.

Toplantı öncesinde sosyal medya hesabından paylaştığı video mesajda Netanyahu, kabine üyeleri ile Gazze savaşının “yeni aşamasını” konuşacaklarını söyledi.

Karar, İsrail ordusunun on binlerce yedek askeri göreve çağırmasından günler sonra geldi. Ordudan yapılan açıklamada, “Hamas’ı yenmek ve insanlarımızı (rehineler) eve getirmek için baskıyı artırıyoruz” denilmişti.

İsrail, iki ay süren ateşkesin ardından Mart ayında yeniden saldırılara başlamıştı.

Güvenlik kabinesinin Gazze’ye insani yardımların ulaştırılmasına dair yeni bir planı onayladığı da aktarıldı ancak yardımların geçişine ne zaman başlanacağına veya ne miktarda yardım malzemesinin girişine izin verileceğine dair detay paylaşılmadı.

İsrail iki aydan fazla süredir Gazze’ye başta gıda maddeleri olmak üzere insani yardımın girişine engel oluyor. Birçok ülke ve uluslararası örgüt İsrail’i iki milyon Filistinliye karşı açlığı bir silah olarak kullanmakla suçluyor.

Gazze Şeridi’nde İsrail saldırılarında hayatını kaybedenlerin sayısı 52 bin 535’e yükseldi. Gazze’de İsrail saldırılarında yaralananların sayısı ise 118 bin 491’e çıktı.

Gazze’de İsrail saldırılarında ölenlerin yüzde 70’ini çocuklar ve kadınların oluşturduğu aktarılırken, saldırılar sonucu oluşan yıkımdan dolayı çok sayıda kişinin hala enkaz altında olduğu vurgulandı. Sivil savunma ve acil sağlık ekiplerinin bu kişilere ulaşmakta zorluk yaşadığı kaydedildi.

İsrail’in 18 Mart’ta ateşkesi bozmasının ardından yeniden yoğunlaşan saldırılarda şu ana kadar en az 2 bin 436 kişi hayatını kaybetti. Gazze’deki Filistin Sağlık Bakanlığı’na göre, 7 Ekim 2023’ten bu yana toplam can kaybı 52 bin 535’e, yaralı sayısı ise 118 bin 491’e ulaştı.

İsrail’in saldırıları, Hamas’ın 7 Ekim 2023’te İsrail’e düzenlediği saldırıyla başlamıştı. Saldırıda çoğunluğu sivil olmak üzere yaklaşık bin 200 kişi ölmüş, 251 kişi de rehin alınmıştı.

Halihazırda Hamas’ın elinde olduğu bilinen 59 rehineden 24’ünün sağ olduğu değerlendiriliyor.

İsrail, Hamas’ı teslim olmaya zorlamak ve kalan rehinelerin geri dönüşünü kolaylaştırmak amacıyla Gazze’de şiddeti yoğunlaştırma sözü verdi. Daha fazla baskı uygulamak için tüm gıda, yakıt ve insani yardım tedariki de kesildi.

İsrail ayrıca, Hamas’tan silahsızlanmasını ve Gazze’yi terk etmesini talep etti. Hamas rehineleri ancak daha fazla Filistinli tutuklunun serbest bırakılması, kalıcı bir ateşkes ve İsrail’in Gazze’den tamamen çekilmesi karşılığında serbest bırakacağını belirtiyor.

Ancak Hamas silah bırakma ya da bölgeyi terk etme önermelerini reddediyor.

Paylaşın

Yüzlerce İsrailli Yazardan Benyamin Netanyahu’ya “Savaşı Bitir” Çağrısı

David Grossman, Joshua Sobol ve Zeruya Shalev gibi yazarlarında aralarında olduğu yaklaşık 350 İsrailli yazar, Gazze’de devam eden savaşın derhal sona erdirilmesini talep eden açık bir mektup yayınladı.

Haber Merkezi / İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun sert bir dille eleştirildiği mektupta, Netanyahu’nun kişisel siyasi çıkarlar uğruna savaşı uzattığı belirtildi.

Mektupta, imzacıların büyük çoğunluğunun geçmişte İsrail ordusunda görev yaptığı ve İsrail devleti ve kültürünün inşasına katkı sağladığı da vurgulanıyor.

İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırıları, Hamas öncülüğündeki güçlerin 7 Ekim 2023’te İsrail’in güneyine düzenlediği ve yaklaşık 1.200 kişinin ölümüne, 250’den fazla kişinin rehin alınmasına yol açan operasyonun ardından başlamıştı.

Gazze Şeridi’nde İsrail saldırılarında hayatını kaybedenlerin sayısı 51 bine yükseldi. Gazze’de İsrail saldırılarında yaralananların sayısı ise 116 bin 343’e çıktı.

Gazze’de İsrail saldırılarında ölenlerin yüzde 70’ini çocuklar ve kadınların oluşturduğu aktarılırken, saldırılar sonucu oluşan yıkımdan dolayı çok sayıda kişinin hala enkaz altında olduğu vurgulandı. Sivil savunma ve acil sağlık ekiplerinin bu kişilere ulaşmakta zorluk yaşadığı kaydedildi.

Birleşmiş Milletler Yakın Doğu’daki Filistin Mültecilerine Yardım ve Bayındırlık Ajansı (UNRWA), ateşkesin bozulduğu 18 Mart’tan bu yana Gazze Şeridi’nde yaklaşık 400 bin kişinin yerinden edildiğini bildirdi.

UNRWA, sosyal medya hesabı üzerinden yayımladığı bir paylaşımda, ateşkesin derhal yenilenmesi ve insani yardım ile ticari malzemelerin kesintisiz akışının sağlanması çağrısında bulundu.

Paylaşın

18 Mart’tan Bu Yana Gazze’de 400 Bin Kişi Yerinden Edildi

Birleşmiş Milletler Yakın Doğu’daki Filistin Mültecilerine Yardım ve Bayındırlık Ajansı (UNRWA), ateşkesin bozulduğu 18 Mart’tan bu yana Gazze Şeridi’nde yaklaşık 400 bin kişinin yerinden edildiğini bildirdi.

Haber Merkezi / UNRWA, sosyal medya hesabı üzerinden yayımladığı bir paylaşımda, ateşkesin derhal yenilenmesi ve insani yardım ile ticari malzemelerin kesintisiz akışının sağlanması çağrısında bulundu.

Öte yandan İsrail’in 18 Mart’ta ateşkesi bozmasının ardından yeniden yoğunlaşan saldırılarda şu ana kadar en az bin 550 kişi hayatını kaybetti. Gazze’deki Filistin Sağlık Bakanlığı’na göre, 7 Ekim 2023’ten bu yana toplam can kaybı 50 bin 886’ya, yaralı sayısı ise 115 bin 875’e ulaştı.

Gazze’de İsrail saldırılarında ölenlerin yüzde 70’ini çocuklar ve kadınların oluşturduğu aktarılırken, saldırılar sonucu oluşan yıkımdan dolayı çok sayıda kişinin hala enkaz altında olduğu vurgulandı. Sivil savunma ve acil sağlık ekiplerinin bu kişilere ulaşmakta zorluk yaşadığı kaydedildi.

İsrail, Hamas’la iki aylık ateşkesi bozmuş, Gazze’ye yönelik hava ve kara operasyonlarını yeniden başlatmıştı.

İsrail’in saldırıları, Hamas’ın 7 Ekim 2023’te İsrail’e düzenlediği saldırıyla başlamıştı. Saldırıda çoğunluğu sivil olmak üzere yaklaşık bin 200 kişi ölmüş, 251 kişi de rehin alınmıştı. Halihazırda Hamas’ın elinde olduğu bilinen 59 rehineden 24’ünün sağ olduğu değerlendiriliyor.

İsrail, Hamas’ı teslim olmaya zorlamak ve kalan rehinelerin geri dönüşünü kolaylaştırmak amacıyla Gazze’de şiddeti yoğunlaştırma sözü verdi. Daha fazla baskı uygulamak için tüm gıda, yakıt ve insani yardım tedariki de kesildi.

İsrail ayrıca, Hamas’tan silahsızlanmasını ve Gazze’yi terk etmesini talep etti. Hamas rehineleri ancak daha fazla Filistinli tutuklunun serbest bırakılması, kalıcı bir ateşkes ve İsrail’in Gazze’den tamamen çekilmesi karşılığında serbest bırakacağını belirtiyor. Ancak Hamas silah bırakma ya da bölgeyi terk etme önermelerini reddediyor.

Paylaşın

İsrail’den Gazze Şeridi’ne Hava Saldırıları: En Az 400 Ölü

İsrail’in Gazze Şeridi’ne düzenlediği geniş kapsamlı hava saldırılarında aralarında çok sayıda çocuğun da bulunduğu 400’den fazla Filistinli hayatını kaybetti, 100’den fazla kişi de yaralandı.

Haber Merkezi / İsrail ordu sözcüsü Avichay Adraee, “Siyasi düzeyin talimatları doğrultusunda, İsrail ordusu ve (İsrail iç istihbarat teşkilatı) Shin Bet, Gazze Şeridi genelinde Hamas’a bağlı hedeflere geniş çaplı bir saldırı başlattı” dedi.

Gazze İçişleri Bakan Yardımcısı ve bölgedeki en üst düzey Hamas güvenlik yetkilisi Mahmud Ebu Vafah’ın düzenlenen saldırılarda öldürüldüğü bildirildi.

İsrail Başbakanlık Ofisi tarafından yapılan yazılı açıklamada, Başbakan Binyamin Netanyahu ve İsrail Savunma Bakanı İsrael Katz’ın, İsrail ordusuna Hamas’a karşı “güçlü bir eylem” talimatı verildiği belirtildi.

Saldırıların, “Hamas’ın rehinelerimizi serbest bırakmayı tekrar tekrar reddetmesinin yanı sıra ABD Başkanlık Temsilcisi Steve Witkoff ve arabuluculardan aldığı hiçbir öneriyi kabul etmemesi” üzerine gerçekleştiği kaydedildi. Buna göre saldırı planı hafta sonu onaylandı.

İsrail’in BM Büyükelçisi Danny Danon, Hamas’ı tüm rehineleri serbest bırakması konusunda uyardı ve “düşmanlarımıza merhamet göstermeyeceğiz” dedi.

İsrail Savunma Bakanı Yisrael Katz, yaptığı açıklamada, Hamas’ın İsrailli esirleri serbest bırakmayı reddetmesi nedeniyle saldırıları yeniden başlattıklarını söyledi.

Katz, “Hamas esirlerin tamamını serbest bırakmazsa Gazze’de cehennemin kapıları açılacak.” ifadesini kullandı. Şiddetli saldırılar düzenleyecekleri tehdidinde bulunan Katz, hedeflerine ulaşana kadar saldırıları sürdüreceklerini kaydetti.

“İsrail rehinelerin hayatlarını tehlikeye atıyor”

Hamas yaptığı açıklamada son saldırıları kınarken, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’yu Filistinlilere karşı “provoke edilmemiş bir gerilimi yaratmaktan” sorumlu tuttu.

Telegram üzerinden yapılan açıklamada, “Gazze’ye, savunmasız sivillere ve Filistin halkımıza yönelik hain saldırının sonuçlarından suçlu Netanyahu’yu tamamen sorumlu tutuyoruz” denildi.

Hamas, saldırıların ateşkesi ihlal ettiği ve rehinelerin kaderini tehlikeye attığı uyarısında bulundu. Açıklamada, “Netanyahu ve aşırılık yanlısı hükümeti ateşkes anlaşmasını ihlal etmeye ve Gazze’deki esirleri bilinmeyen bir kadere maruz bırakmaya karar verdi” denildi.

Arap ülkeleri ve İslam İşbirliği Teşkilatının (İİT) sorumluluklarını yerine getirerek Filistin halkının yanında yer alarak Gazze Şeridi’ne dayatılan ablukayı kırmaları talebinde bulunulan açıklamada, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyine (BMGK) de acil toplanması çağrısında bulunuldu.

Gazze Şeridi’nde 48 binden fazla Filistinli İsrail saldırılarında hayatını kaybetti. Gerçek sayının bunun çok daha üzerinde olabileceği tahmin ediliyor.

Gazze’nin 2,1 milyonluk nüfusunun çoğu birden fazla kez yerinden edildi. Binaların yaklaşık yüzde 70’i hasar gördü veya yıkıldı, sağlık, su ve hijyen sistemleri çöktü. Bölgede ağır bir yiyecek, yakıt, ilaç ve sığınak sorunu yaşanıyor.

Paylaşın

Arap Birliği, 53 Milyar Dolarlık Gazze’nin İnşa Planını Kabul Etti

Kahire’de düzenlenen Arap Birliği Zirvesi’nde Mısır’ın Gazze Şeridi için önerdiği 53 milyar dolarlık yeniden inşa planı oybirliğiyle onaylandı. Plan, Filistinlilerin yerinden edilmemesini sağlıyor.

Haber Merkezi / Arap Birliği liderleri ayrıca, Filistinlileri yerinden etme veya Filistin topraklarının herhangi bir bölümünü ilhak etme girişimlerine karşı İsrail’i kesin bir dille uyardı.

Mısır Devlet Başkanı Abdülfettah el-Sisi, zirvenin açılış konuşmasında yeniden yapılanma planının Filistinlilerin “topraklarında kalabilmelerini” sağlayacağını söyledi.

Mısır’ın başkenti Kahire’de bir araya gelen Arap Birliği liderleri, Gazze’ye el koymak isteyen ABD Başkanı Donald Trump’ın planına bir alternatif sundu.

Trump Filistinlilerin Gazze’den çıkarılarak komşu ülkeler Mısır ve Ürdün’e yerleştirilmelerini isterken Kahire planı Mahmud Abbas liderliğindeki Filistin Yönetiminin Gazze’de hakimiyeti ele almasını öngörüyor. Gazze 2007’den beri Abbas’ın partisi El Fetih’e rakip Hamas tarafından yönetiliyor.

Mısır Devlet Başkanı Abdulfettah es-Sisi, toplantıda yaptığı konuşmada, Filistinlilerin kendi topraklarında kalacağını söyledi ancak ABD Başkanı Trump’ı eleştirmekten kaçındı.

Zirve sonrasında sosyal medyada yaptığı bir paylaşımda el-Sisi, “Bu planın başarılı olmasını sağlamak için uluslararası toplumdan gelen her türlü fikir ve öneriye açığız. Bunun, büyük bir barış planıyla birlikte uygulanması gerekiyor,” ifadelerini kullandı.

Zirvenin sonuç bildirgesinde Filistin halkını yerinden etmeye yönelik girişimlere tepki gösterilirken bunun yeni çatışmaları tetikleyeceği uyarısında bulunuldu.

Kahire’de liderler, BM işbirliğinde Mısır’da bir bağışçılar konferansı düzenlemekte ve Dünya Bankası tarafından yönetilecek ortak bir fon oluşturmakta uzlaştı.

Toplantıya katılan Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres, Gazze’nin yeniden inşasına yönelik girişimi desteklediğini belirterek, BM’nin “tam iş birliği içinde olacağını” ifade etti.

Gazze’nin yeniden inşası için sunulan bu yeni Arap planında üç aşama öngörülüyor. Altı ay sürmesi düşünülen ve erken yeniden toparlanma diye adlandırılan ilk aşamada büyük miktarlardaki enkazın ve patlamamış mühimmatın temizlenmesi planlanıyor. Devamındaki iki aşamanın da birkaç yıl sürmesi bekleniyor.

Bu sürede sayıları 1,5 milyonu bulan yerlerinden edilmiş Filistinliler geçici konteynerlerde barındırılacak.

Plan, gelecek yıllarda Gazze’yi “sürdürülebilir, yeşil ve yaya dostu” bir bölgeye dönüştürmeyi, yenilenebilir enerji kaynaklarıyla sanayi bölgeleri ve parklar oluşturmayı öngörüyor. Ayrıca, bir liman ve bir havaalanı inşa edilmesi bekleniyor.

Birleşmiş Milletler (BM), Gazze’deki hanelerin yüzde 90’ının hasarlı olduğunu ya da tamamen yok edildiğini söylüyor. Okullardan, hastanelere, kanalizasyon sisteminden, elektrik hatlarına hayatı yaşamaya değer kılan her şey yıkılmış halde.

Beyaz Saray Ulusal Güvenlik Konseyi Sözcüsü Brian Hughes, “Başkan Trump, Hamas’ın Gazze’yi yönetmeye devam edemeyeceğini açıkça belirtti” dedi.

Brian Hughes, “Başkan, savaş sonrası Gazze için cesur vizyonunun arkasında duruyor, ancak bölgedeki ortaklarımızdan gelen görüşleri de memnuniyetle karşılıyor” diye ekledi.

ABD Başkanı Donald Trump, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’yu Beyaz Saray’da ağırladığı Şubat ayında, ABD’nin Gazze Şeridi’nin kontrolünü “kalıcı olarak” devralacağını ve “yeniden inşa” edeceğini açıklamıştı.

İsrail Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Oren Marmorstein, sosyal medya hesabından yayınladığı bir gönderide, Mısır’ın planının “durumun gerçeklerini göz ardı ettiğini” ve zirve bildirgesinde Hamas’ın 7 Ekim 2023’teki saldırısına değinilmediğini ve grubun kınanmadığını söyledi. Planın “güncelliğini yitirmiş perspektiflere dayandığını” öne sürdü.

Hamas, zirvenin sonuçlarını memnuniyetle karşıladı ve bunun, Filistin davasıyla ilgili Arap ve İslam dünyasında yeni bir uyum aşamasını başlattığını belirtti.

Paylaşın

İsrail, Gazze’ye Yönelik Saldırı Planları Hazırlıyor

İsrail Savunma Kuvvetleri Genelkurmay Başkanı Herzi Halevi, sosyal medya hesabı üzerinden, İsrail ordusunun Gazze Şeridi’ne yönelik saldırı planları hazırladığını açıkladı.

Haber Merkezi / Herzi Halevi ayrıca, İsrail’in Hamas’ın elinde bulunan rehinelerin kurtarılması konusunda kararlı olduğunu ve bunu başarmak için yoğun çaba sarf ettiğini söyledi.

Hamas bugün erken saatlerde üç İsrailli esiri Uluslararası Kızılhaç Komitesi’ne (ICRC) teslim etti. İsrail ise buna karşılık, 369 Filistinli tutsağı serbest bıraktı.

Hamas şu ana kadar 19 İsrailli ve 5 Taylandlı rehineyi serbest bıraktı. Hâlâ Hamas’ın elinde olduğu düşünülen 73 rehinenin yaklaşık yarısı, İsrail makamlarına göre kayıp veya hayatını kaybetmiş bulunuyor.

ABD’de Joe Biden’ın başkan olarak geçirdiği son gün olan 19 Ocak’ta varılan anlaşmanın ilk evresi, 42 günlük bir ateşkes öngörüyor.

İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu ile görüşen ABD Başkanı Donald Trump’ın birkaç hafta önce dile getirdiği, ABD’nin Gazze Şeridi’nin kontrolünü devralıp, Filistinlileri Gazze Şeridi’nden sürüp, bölgeyi “Ortadoğu’nun rivierası” hâline getirecek şekilde yeniden inşa etmesi planları, aralarında Türkiye’nin de bulunduğu birçok ülkenin tepkisini çekmişti.

Öte yandan Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres ise insani yardım taşıyan 630’dan fazla kamyonun Gazze’ye girdiğini bildirdi. Guterres’in açıklamasına göre bunların en az 300’ü Gazze’nin kuzey kesimine gönderildi.

Güvenlik Konseyi’ni ve tüm BM üyesi devletleri ateşkesin uygulanması ve çatışmaların kalıcı olarak durdurulmasına yönelik çabaları desteklemeye çağıran Guterres, ayrıca uluslararası medyanın sahadaki durumu haberleştirmesi için Gazze’ye girmesine izin verilmesi çağrısında bulundu.

Diğer taraftan, 22 ülkeden oluşan Arap Grubu’nun BM’deki büyükelçileri, yaptıkları ortak açıklamada, Başkan Trump’ın, ABD’nin Gazze Şeridi’nin kontrolünü devralması ve Filistinliler’in başka bir yere yerleştirilmesi önerisini reddetti. Arap ülkeleri, Gazze’nin Filistinliler için yeniden inşa edildiğini görmek istediklerini ifade etti.

New York’taki BM merkezinde konuşan grubun başkanı Kuveyt’in BM Daimi Temsilcisi Tarık Albanai, Filistinliler’in Gazze’den çıkarılması önerisinin “1949 tarihli Dördüncü Cenevre Sözleşmesi’nin, sebebi ne olursa olsun, korunan nüfusun işgal altındaki topraklardan zorla çıkarılmasını yasaklayan 49. maddesinin açık bir ihlali” anlamına geleceğini söyledi.

BM Filistin Büyükelçisi Riyad Mansur, Filistinliler’in Gazze’nin Trump’ın hayal ettiği gibi yeniden inşa edildiğini görmek istediklerini, ancak Gazze’nin sadece Filistinliler için inşa edilmesi gerektiğini dile getirdi. “Bizim Filistin’den başka vatanımız yok” diyen Mansur, Gazze Şeridi’ni ve Filistin’i yeniden inşa edeceklerini söyledi.

Mansur ayrıca grubun mevcut ateşkes anlaşmasının arkasında güçlü bir şekilde birleştiğini, bunun kalıcı hale getirilmesini ve sadece Gazze’yi değil işgal altındaki Batı Şeria’yı da kapsayacak şekilde genişletilmesini istediklerini ifade etti.

Arap Grubu ayrıca BM Güvenlik Konseyi’ni Gazze’yi ziyaret etmeye davet etti.

Paylaşın