<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Haber Kaos &#8211; Haber Kaos</title>
	<atom:link href="https://www.haberkaos.com/tag/haber-kaos/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.haberkaos.com</link>
	<description>Türkiye ve Dünya&#039;daki gözünüz!</description>
	<lastBuildDate>Mon, 15 Jun 2026 11:44:16 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.0</generator>

<image>
	<url>https://www.haberkaos.com/wp-content/uploads/2022/12/fav.png</url>
	<title>Haber Kaos &#8211; Haber Kaos</title>
	<link>https://www.haberkaos.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Özgür Özel: CHP’ye Darbe Yapılıyor</title>
		<link>https://www.haberkaos.com/ozelden-erdogana-dikkat-ceken-diploma-gondermesi/</link>
					<comments>https://www.haberkaos.com/ozelden-erdogana-dikkat-ceken-diploma-gondermesi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Kurtuluş]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 05 Jun 2026 06:00:24 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[01-sol slayt]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Son Dakika]]></category>
		<category><![CDATA[chp]]></category>
		<category><![CDATA[Haber Kaos]]></category>
		<category><![CDATA[özgür özel]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.haberkaos.com/?p=187912</guid>

					<description><![CDATA[CHP Genel Başkanı Özgür Özel, partisinin TBMM&#8217;deki grup toplantısında yaptığı uzun konuşmada hem iktidara hem de yargı süreçlerine yönelik sert eleştirilerde bulundu. Özgür Özel’in konuşmasında ekonomi, demokrasi, parti içi süreçler ve dış politika başlıkları öne çıktı. Konuşmasına partililere teşekkür ederek başlayan Özel, CHP’nin zor bir süreçten geçtiğini belirterek “dostu düşmanı ayırmakta ustalaştıklarını” söyledi. Gezi Parkı [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>CHP Genel Başkanı Özgür Özel, partisinin TBMM&#8217;deki grup toplantısında yaptığı uzun konuşmada hem iktidara hem de yargı süreçlerine yönelik sert eleştirilerde bulundu. </strong></p>
<p>Özgür Özel’in konuşmasında ekonomi, demokrasi, parti içi süreçler ve dış politika başlıkları öne çıktı.</p>
<p>Konuşmasına partililere teşekkür ederek başlayan Özel, CHP’nin zor bir süreçten geçtiğini belirterek “dostu düşmanı ayırmakta ustalaştıklarını” söyledi. Gezi Parkı olaylarının yıl dönümüne de değinen Özel, yaşamını yitirenleri anarak tutuklu bulunan isimlere selam gönderdi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarının uygulanması çağrısında bulundu.</p>
<p>Türkiye’de derin bir ekonomik kriz yaşandığını savunan Özel, emekli ve çalışanların büyük bölümünün yoksulluk sınırının altında kaldığını ifade etti. Enflasyon verilerine dikkat çeken CHP lideri, Türkiye’nin dünya sıralamasındaki konumunu eleştirerek “ülke kötü yönetiliyor” dedi.</p>
<p>Ekonomik adaletsizlik örnekleri veren Özel, vergi ve fiyat artışlarının vatandaşın alım gücünü düşürdüğünü belirterek iktidarı eleştirdi.</p>
<p><strong>“CHP’ye darbe yapılıyor”</strong></p>
<p>Konuşmasında en sert bölüm, yargı süreçleri ve parti içi tartışmalara ilişkin oldu. CHP’ye yönelik girişimlerin “darbe” niteliği taşıdığını savunan Özel, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu üzerinden yürütülen süreçlere de atıfta bulundu.</p>
<p>“Karşımızda mutlak sultanla mutlak butlanın ittifakı var” ifadelerini kullanan Özel, partinin hedef alındığını ve demokratik iradenin zedelendiğini söyledi.</p>
<p>CHP içindeki tartışmalara da değinen Özel, kurultay sürecine ilişkin iddiaların asılsız olduğunu savunarak delegelerin iradesine güven duyduğunu belirtti. Parti içinde “iki farklı CHP görüntüsü” olduğunu söyleyen Özel, bazı isimlerin iktidarla iş birliği yaptığı iddiasını dile getirdi.</p>
<p>Kurultay delegelerinin imza sürecine de değinen Özel, kısa sürede yüksek sayıda imza toplandığını belirterek bunun parti tabanının iradesini gösterdiğini ifade etti.</p>
<p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı da hedef alan Özel, 15 Temmuz ve sonrasındaki süreçlere atıfta bulunarak hükümeti demokrasi konusunda çifte standartla eleştirdi. “Darbeye karşı olunmalı” diyen Özel, CHP’nin her zaman seçilmiş iradenin yanında durduğunu vurguladı.</p>
<p>Konuşmasında ABD ve uluslararası ilişkilere de değinen Özel, Türkiye’nin dış politikada yanlış yönlendirildiğini iddia etti. Meşruiyetin sandıkta olduğunu söyleyen CHP lideri, “millet iradesi dışında hiçbir güç meşruiyet sağlayamaz” ifadelerini kullandı.</p>
<p><strong>“İktidara yürüyoruz” mesajı</strong></p>
<p>Konuşmasının sonunda partililere seslenen Özel, CHP’nin iktidar hedefini vurgulayarak “iktidara yürüyüş grubuyuz” dedi. Dayanışma çağrısı yapan Özel, “Bu mücadeleyi büyütürsek biz kazanacağız, Türkiye kazanacak” ifadeleriyle konuşmasını tamamladı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.haberkaos.com/ozelden-erdogana-dikkat-ceken-diploma-gondermesi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bilimin Cevaplayamadığı En Büyük Soru: Bilinç</title>
		<link>https://www.haberkaos.com/bilimin-cevaplayamadigi-en-buyuk-soru-bilinc/</link>
					<comments>https://www.haberkaos.com/bilimin-cevaplayamadigi-en-buyuk-soru-bilinc/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Kurtuluş]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 02 Jun 2026 05:00:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[01-sol slayt]]></category>
		<category><![CDATA[Bilim Teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[Bilinç]]></category>
		<category><![CDATA[Haber Kaos]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.haberkaos.com/?p=141428</guid>

					<description><![CDATA[Sabah uyandığımız andan gece uykuya dalana kadar bizimle olan, düşüncelerimizi, duygularımızı ve deneyimlerimizi şekillendiren bilinç, insanlığın en büyük gizemlerinden biri olmaya devam ediyor. Haber Merkezi / Yüzyıllardır filozofların tartıştığı, günümüzde ise nörobilim araştırmalarının merkezine yerleşen &#8220;Neden yalnızca fiziksel süreçlerle çalışan biyolojik sistemler değiliz de dünyayı deneyimleyen varlıklarız?&#8221; sorusu, bilim ve düşünce dünyasında yeniden gündeme taşındı. [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p class="isSelectedEnd"><strong>Sabah uyandığımız andan gece uykuya dalana kadar bizimle olan, düşüncelerimizi, duygularımızı ve deneyimlerimizi şekillendiren bilinç, insanlığın en büyük gizemlerinden biri olmaya devam ediyor.</strong></p>
<p class="isSelectedEnd"><strong>Haber Merkezi /</strong> Yüzyıllardır filozofların tartıştığı, günümüzde ise nörobilim araştırmalarının merkezine yerleşen &#8220;Neden yalnızca fiziksel süreçlerle çalışan biyolojik sistemler değiliz de dünyayı deneyimleyen varlıklarız?&#8221; sorusu, bilim ve düşünce dünyasında yeniden gündeme taşındı.</p>
<p class="isSelectedEnd">Araştırmacılar artık yalnızca bilincin beyinde nasıl ortaya çıktığını değil, doğanın veya evrimin neden böyle bir mekanizma geliştirdiğini de anlamaya çalışıyor. Tartışmaların odağındaki temel soru ise şu: Bilinç, canlılara ne kazandırıyor?</p>
<p class="isSelectedEnd"><strong>Bilinç Hayatta Kalmanın En Gelişmiş Aracı mı?</strong></p>
<p class="isSelectedEnd">Günümüzde öne çıkan bilimsel ve felsefi yaklaşımlar, bilincin canlılara karmaşık çevre koşullarında avantaj sağlayan bir uyum mekanizması olduğunu öne sürüyor.</p>
<p class="isSelectedEnd">Bu görüşe göre bilinç, bireyin yalnızca çevresine tepki vermesini değil, aynı zamanda farklı senaryoları değerlendirmesini, geleceği planlamasını ve sosyal ilişkileri yönetmesini mümkün kılıyor.</p>
<p class="isSelectedEnd">Uzmanlar, bilincin üç temel işlev üzerinden açıklanabileceğini belirtiyor:</p>
<p class="isSelectedEnd"><strong>Bilişsel esneklik</strong>, bireyin otomatik davranışların dışına çıkarak anlık kararlar almasını sağlıyor. Örneğin trafikte beklenmedik bir tehlikeyi fark ederek yön değiştirmek bu yeteneğin bir sonucu olarak görülüyor.</p>
<p class="isSelectedEnd"><strong>Sosyal farkındalık ve empati</strong>, insanların başkalarının duygularını anlamasına, iş birliği yapmasına ve karmaşık toplumsal yapılar kurmasına olanak tanıyor. Adalet, ahlak ve dayanışma gibi kavramların temelinde de bu özelliklerin bulunduğu düşünülüyor.</p>
<p class="isSelectedEnd"><strong>Zamansal düşünme kapasitesi</strong> ise geçmiş deneyimlerden ders çıkarma ve gelecekteki olası durumları zihinde canlandırma becerisini ifade ediyor. Bir iş görüşmesine hazırlanmak ya da olası riskleri önceden hesaplamak bu yeteneğin örnekleri arasında gösteriliyor.</p>
<p class="isSelectedEnd">Bilincin doğasına ilişkin tartışmalarda sıkça başvurulan düşünce deneylerinden biri de &#8220;felsefi zombiler&#8221; kavramı.</p>
<p class="isSelectedEnd">Bu varsayımsal varlıklar insanlar gibi davranıyor, konuşuyor ve çevrelerine tepki veriyor. Ancak iç dünyalarında hiçbir öznel deneyim bulunmuyor; acıyı hissetmiyor, mutluluğu yaşamıyor ve farkındalık taşımıyorlar.</p>
<p class="isSelectedEnd">Bu düşünce deneyinden hareketle filozoflar şu soruyu gündeme getiriyor: Eğer canlılar yalnızca otomatik tepkiler veren sistemler olarak var olabilseydi, doğa neden öznel deneyimler ve bilinç gibi karmaşık süreçleri ortaya çıkardı?</p>
<p class="isSelectedEnd">Bilim insanlarına göre bu sorunun yanıtı, bilincin canlıların çevreyi yalnızca algılamasını değil, aynı zamanda anlamlandırmasını sağlamasında yatıyor olabilir.</p>
<p class="isSelectedEnd">Bazı teorilere göre bilinç, evrimsel süreçte ortaya çıkan en gelişmiş problem çözme sistemi olarak işlev görüyor.</p>
<p class="isSelectedEnd">Bu yaklaşım, bilinci bir tür &#8220;iç simülasyon ekranı&#8221; olarak tanımlıyor. Canlılar bu sayede yalnızca mevcut duruma tepki vermiyor; olası gelecek senaryolarını değerlendiriyor, alternatifleri karşılaştırıyor ve kararlarının sonuçlarını önceden öngörebiliyor.</p>
<p class="isSelectedEnd">Araştırmacılar, bu özelliğin hayatta kalma ve çevreye uyum sağlama açısından büyük avantaj sunduğunu belirtiyor.</p>
<p class="isSelectedEnd"><strong>Yapay Zeka Çalışmalarında Yeni Sorular</strong></p>
<p class="isSelectedEnd">Bilinç tartışmaları yalnızca felsefe ve biyolojiyi değil, yapay zeka araştırmalarını da doğrudan etkiliyor.</p>
<p class="isSelectedEnd">Günümüzde yapay zeka sistemleri satranç oynayabiliyor, karmaşık problemleri çözebiliyor ve insan benzeri metinler üretebiliyor. Ancak uzmanlar, bu sistemlerin dünyayı deneyimlemediğini ve herhangi bir öznel farkındalığa sahip olmadığını vurguluyor.</p>
<p class="isSelectedEnd">Bir bilgisayar dünya satranç şampiyonunu yenebilir; ancak zaferin sevincini ya da mağlubiyetin hayal kırıklığını hissedemez. Bu nedenle birçok araştırmacı, yapay zekanın gerçek anlamda &#8220;anlayan&#8221; sistemlere dönüşebilmesi için önce bilincin neden ve nasıl ortaya çıktığının çözülmesi gerektiğini savunuyor.</p>
<p class="isSelectedEnd">Bilincin kökeni ve amacı hakkındaki tartışmalar henüz kesin bir sonuca ulaşmış değil. Ancak nörobilim, felsefe ve yapay zeka alanlarında yürütülen çalışmalar, insan zihninin en derin gizemlerinden birinin kapısını aralamaya devam ediyor.</p>
<p>Bilinci anlamaya yönelik her yeni araştırma, yalnızca beynimizin nasıl çalıştığını değil; neden hissettiğimizi, neden düşündüğümüzü ve evrendeki yerimizi nasıl anlamlandırdığımızı da açıklamaya biraz daha yaklaştırıyor.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.haberkaos.com/bilimin-cevaplayamadigi-en-buyuk-soru-bilinc/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bakırhan&#8217;dan &#8220;Butlan&#8221; Yorumu: Siyasi Partilerin Güvencesi Kalmamıştır</title>
		<link>https://www.haberkaos.com/bakirhandan-surec-aciklamasi-siyasi-ve-hukuki-duzenlemeler-yapilmali/</link>
					<comments>https://www.haberkaos.com/bakirhandan-surec-aciklamasi-siyasi-ve-hukuki-duzenlemeler-yapilmali/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Kurtuluş]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 02 Jun 2026 04:00:18 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[01-sol slayt]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Son Dakika]]></category>
		<category><![CDATA[DEM Parti]]></category>
		<category><![CDATA[Haber Kaos]]></category>
		<category><![CDATA[tuncer bakırhan]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.haberkaos.com/?p=188064</guid>

					<description><![CDATA[DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, partisinin Grup Toplantısı&#8217;nda yaptığı konuşmada, CHP&#8217;ye yönelik yargı sürecinden Kürt sorunu ve barış sürecine kadar birçok başlıkta değerlendirmelerde bulundu. Tuncer Bakırhan, CHP hakkında verilen &#8220;mutlak butlan&#8221; kararını sert sözlerle eleştirirken, Türkiye&#8217;nin temel sorununun &#8220;Cumhuriyetin demokrasiyle tamamlanmamış olması&#8221; olduğunu savundu. Konuşmasına Dünya Açlıkla Mücadele Haftası&#8217;na değinerek başlayan Bakırhan, Türkiye&#8217;de [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p class="isSelectedEnd"><strong>DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, partisinin Grup Toplantısı&#8217;nda yaptığı konuşmada, CHP&#8217;ye yönelik yargı sürecinden Kürt sorunu ve barış sürecine kadar birçok başlıkta değerlendirmelerde bulundu.</strong></p>
<p class="isSelectedEnd">Tuncer Bakırhan, CHP hakkında verilen &#8220;mutlak butlan&#8221; kararını sert sözlerle eleştirirken, Türkiye&#8217;nin temel sorununun &#8220;Cumhuriyetin demokrasiyle tamamlanmamış olması&#8221; olduğunu savundu.</p>
<p class="isSelectedEnd">Konuşmasına Dünya Açlıkla Mücadele Haftası&#8217;na değinerek başlayan Bakırhan, Türkiye&#8217;de milyonlarca insanın yoksulluk ve açlıkla mücadele ettiğini söyledi.</p>
<p class="isSelectedEnd">Kurban Bayramı&#8217;nın tarihin en ağır ekonomik koşulları altında geçirildiğini belirten Bakırhan, birçok vatandaşın çocuklarına harçlık veremediğini, evine bayramlık alışveriş yapamadığını ifade etti. Türkiye&#8217;nin derin bir ekonomik krizin içinde bulunduğunu söyleyen Tuncer Bakırhan, iktidarın ekonomi politikalarının başarısız olduğunu ileri sürdü.</p>
<p class="isSelectedEnd">Toplumsal dayanışmanın önemine vurgu yapan Bakırhan, vatandaşlara komşularıyla dayanışma içinde olma çağrısında bulunarak, &#8220;Bereket paylaştıkça çoğalır, paylaşmak bu toprakların kadim gerçeğidir&#8221; dedi.</p>
<p class="isSelectedEnd">Tuncer Bakırhan, CHP hakkında verilen mutlak butlan kararının yalnızca hukuki bir mesele olarak değerlendirilemeyeceğini belirterek, kararın demokratik siyaseti dışarıdan şekillendirme girişimi olduğunu savundu.</p>
<p class="isSelectedEnd">Siyasetin yargı kararlarıyla dizayn edilmek istendiğini öne süren Bakırhan, &#8220;Sandığın iradesini yargı kararnamesiyle iptal eden anlayış, hukukun maskesini kullanmaktadır&#8221; ifadelerini kullandı.</p>
<p class="isSelectedEnd">Kararın yalnızca CHP&#8217;yi değil, tüm siyasi partileri, sivil toplumu ve örgütlenme özgürlüğünü tehdit ettiğini dile getiren Tuncer Bakırhan, Yargıtay&#8217;a çağrıda bulunarak söz konusu sürecin bir an önce sonlandırılmasını istedi.</p>
<p class="isSelectedEnd"><strong>&#8220;Bugün CHP&#8217;ye Yapılan, Yarın Başka Partilere Yapılabilir&#8221;</strong></p>
<p class="isSelectedEnd">Hukuksuzluğun zamanla tüm toplumu etkileyen bir hale geldiğini savunan Bakırhan, bugün bir siyasi partiye yönelik uygulamaların yarın diğer partilere de yöneltilebileceğini söyledi.</p>
<p class="isSelectedEnd">&#8220;Bugün CHP&#8217;ye giden kolluk yarın AKP&#8217;ye, MHP&#8217;ye, DEVA Partisi&#8217;ne ya da Gelecek Partisi&#8217;ne gidebilir&#8221; diyen Tuncer Bakırhan, siyasetin güvencesinin hukuk ve demokratik meşruiyet olması gerektiğini vurguladı.</p>
<p class="isSelectedEnd">CHP içerisindeki tartışmalara da değinen Bakırhan, siyasi rekabetin suçlayıcı etiketler ve ithamlar üzerinden yürütülmemesi gerektiğini belirterek, kullanılan dilin siyasi operasyonlara zemin hazırlayabileceği uyarısında bulundu.</p>
<p class="isSelectedEnd">Cumhuriyet tarihi boyunca yaşanan siyasi krizlere değinen Bakırhan, Türkiye&#8217;nin birçok kritik dönemeçte demokratikleşme yerine baskıcı yöntemleri tercih ettiğini ileri sürdü.</p>
<p class="isSelectedEnd">1925&#8217;te Takrir-i Sükûn Kanunu&#8217;nun, 1960 ve 1980 darbelerinin, 28 Şubat sürecinin ve 2007&#8217;deki 367 kararının siyaseti daraltan uygulamalar olduğunu söyleyen Tuncer Bakırhan, 2016 sonrasında da OHAL uygulamalarının kalıcı hale getirildiğini savundu.</p>
<p class="isSelectedEnd">DEM Parti yöneticilerinin tutuklanmasını ve son dönemde muhalefete yönelik yargı süreçlerini de bu çerçevede değerlendiren Bakırhan, &#8220;Demokrasi ertelendikçe kriz büyüdü, hukuk askıya alındıkça toplum yaralandı&#8221; dedi.</p>
<p class="isSelectedEnd"><strong>&#8220;Türkiye&#8217;nin Kök Sorunu Demokrasi Eksikliğidir&#8221;</strong></p>
<p class="isSelectedEnd">Türkiye&#8217;nin temel sorununun Cumhuriyet olmadığını ifade eden Bakırhan, asıl problemin Cumhuriyetin demokrasiyle tamamlanamamış olması olduğunu söyledi.</p>
<p class="isSelectedEnd">DEM Parti&#8217;nin savunduğu &#8220;Barış ve Demokratik Toplum Süreci&#8221;nin Cumhuriyeti demokrasiyle buluşturmayı hedeflediğini belirten Tuncer Bakırhan, eşit yurttaşlık, hukuk ve demokratik katılım temelinde yeni bir toplumsal sözleşmeye ihtiyaç olduğunu kaydetti.</p>
<p class="isSelectedEnd">CHP&#8217;ye yönelik yargı müdahalesinin toplumdaki güvensizlik duygusunu artırdığını ifade eden Bakırhan, bunun aynı zamanda barış sürecine ilişkin kaygıları da derinleştirdiğini dile getirdi.</p>
<p class="isSelectedEnd"><strong>&#8220;Anadolu Çözümü&#8221; Vurgusu</strong></p>
<p class="isSelectedEnd">Konuşmasının son bölümünde Orta Doğu&#8217;daki gelişmelere değinen Bakırhan, bölgenin yeni bir siyasi ve toplumsal dönüşüm sürecinden geçtiğini söyledi.</p>
<p class="isSelectedEnd">Türkler ile Kürtler arasındaki tarihsel ilişkinin eşitlik temelinde yeniden tanımlanmasının hem Türkiye hem de bölge açısından önemli bir fırsat sunduğunu ifade eden Tuncer Bakırhan, iç barışını sağlamış güçlü bir Türkiye&#8217;nin Orta Doğu&#8217;da demokratik bir vizyon ortaya koyabileceğini belirtti.</p>
<p class="isSelectedEnd">&#8220;Çözümü Trump&#8217;ın hesaplarında ya da Londra&#8217;nın pozisyonunda değil, bu toprakların kadim tarihinde bulabiliriz&#8221; diyen Bakırhan, buna &#8220;Anadolu Çözümü&#8221; adını verdiklerini söyledi.</p>
<p>Tuncer Bakırhan, Anadolu Çözümü&#8217;nün Türklerin güvenliğini Kürtlerin inkârında görmeyen, Kürtlerin haklarını da güvenlik kaygıları altında ezmeyen ortak ve eşit bir gelecek anlayışına dayandığını belirterek, demokratik Türkiye&#8217;nin bu temel üzerinde inşa edilebileceğini ifade etti.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.haberkaos.com/bakirhandan-surec-aciklamasi-siyasi-ve-hukuki-duzenlemeler-yapilmali/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İran İçin Sırada Ne Var? Tahran’ın Zorlu Yol Haritası</title>
		<link>https://www.haberkaos.com/iran-icin-sirada-ne-var-tahranin-zorlu-yol-haritasi/</link>
					<comments>https://www.haberkaos.com/iran-icin-sirada-ne-var-tahranin-zorlu-yol-haritasi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Kurtuluş]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 02 Jun 2026 03:00:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[01-sol slayt]]></category>
		<category><![CDATA[Diğer]]></category>
		<category><![CDATA[Dünya]]></category>
		<category><![CDATA[Görüş]]></category>
		<category><![CDATA[Haber Kaos]]></category>
		<category><![CDATA[iran]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.haberkaos.com/?p=141382</guid>

					<description><![CDATA[İran, son yılların en kritik dönemecine yaklaşırken uluslararası kamuoyunda tek bir soru öne çıkıyor: İran İslam Cumhuriyeti mevcut yapısıyla varlığını sürdürebilecek mi? Haber Merkezi / Yaklaşık yarım asırdır bölgesel siyasetin merkezinde yer alan İran, bugün yalnızca dış baskılarla değil, içeride biriken ekonomik, toplumsal ve siyasi sorunlarla da mücadele ediyor. İsrail ile yaşanan gerilimler, Batı yaptırımları, [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p class="isSelectedEnd"><strong>İran, son yılların en kritik dönemecine yaklaşırken uluslararası kamuoyunda tek bir soru öne çıkıyor: İran İslam Cumhuriyeti mevcut yapısıyla varlığını sürdürebilecek mi?</strong></p>
<p class="isSelectedEnd"><strong>Haber Merkezi /</strong> Yaklaşık yarım asırdır bölgesel siyasetin merkezinde yer alan İran, bugün yalnızca dış baskılarla değil, içeride biriken ekonomik, toplumsal ve siyasi sorunlarla da mücadele ediyor. İsrail ile yaşanan gerilimler, Batı yaptırımları, nükleer program etrafında şekillenen diplomatik krizler ve içeride giderek büyüyen toplumsal hoşnutsuzluk, Tahran yönetimini tarihinin en karmaşık denklemlerinden biriyle karşı karşıya bırakmış durumda.</p>
<p class="isSelectedEnd">Batılı düşünce kuruluşları, diplomatik çevreler ve bölge uzmanları, İran&#8217;ın geleceğini belirleyecek üç temel başlığa dikkat çekiyor: Liderlik değişimi, ekonomik sürdürülebilirlik ve bölgesel nüfuz stratejisinin geleceği.</p>
<p class="isSelectedEnd"><strong>Hamaney Sonrası İran: Rejimin En Büyük Bilinmezi</strong></p>
<p class="isSelectedEnd">İran siyasetinde son yıllarda en çok tartışılan konu, 1989&#8217;dan bu yana ülkenin en üst otoritesi olan Ali Hamaney sonrasının nasıl şekilleneceği.</p>
<p class="isSelectedEnd">1979 Devrimi&#8217;nin ardından kurulan sistem, büyük ölçüde dini liderlik makamının otoritesi üzerine inşa edildi. Bu nedenle Hamaney&#8217;in görevden ayrılması ya da hayatını kaybetmesi halinde yaşanacak geçiş süreci yalnızca bir lider değişimi değil, aynı zamanda rejimin geleceğini belirleyecek tarihsel bir sınav olarak görülüyor.</p>
<p class="isSelectedEnd">Bir dönem olası halefler arasında gösterilen Ebrahim Raisi&#8217;nin helikopter kazasında yaşamını yitirmesi, halefiyet tartışmalarını yeniden alevlendirdi.</p>
<p class="isSelectedEnd">Uzmanlara göre öne çıkan ilk senaryo, dini liderliğin Hamaney ailesi çevresinde kalması. Özellikle Mojtaba Khamenei&#8217;nin son yıllarda artan etkisi dikkat çekiyor. Ancak böyle bir gelişme, İran Devrimi&#8217;nin monarşik yönetim anlayışına karşı ortaya çıkmış olması nedeniyle ciddi meşruiyet tartışmalarını beraberinde getirebilir.</p>
<p class="isSelectedEnd">İkinci senaryo ise çok daha güçlü bir İslam Devrim Muhafızları Ordusu etkisine işaret ediyor. Birçok gözlemciye göre yeni lider kim olursa olsun, Devrim Muhafızları&#8217;nın devlet yönetimindeki ağırlığı artmaya devam edecek ve İran giderek daha güvenlikçi bir yapıya dönüşecek.</p>
<p class="isSelectedEnd"><strong>Ekonomik Baskılar Rejimin En Zayıf Noktası</strong></p>
<p class="isSelectedEnd">İran yönetimi son yıllarda dış politikada olduğu kadar ekonomik alanda da ciddi sorunlarla karşı karşıya.</p>
<p class="isSelectedEnd">Batı yaptırımları, enerji gelirlerindeki dalgalanmalar, yüksek enflasyon ve para birimindeki değer kaybı geniş halk kesimlerini doğrudan etkiliyor. Özellikle genç nüfus arasında işsizlik oranlarının yüksek seyretmesi ve alım gücünün düşmesi, toplumsal memnuniyetsizliği artırıyor.</p>
<p class="isSelectedEnd">Ekonomi uzmanları, İran&#8217;ın bugüne kadar Çin ve Rusya ile geliştirdiği ticari ilişkiler sayesinde tam bir ekonomik çöküşten kaçındığını belirtiyor. İran&#8217;ın son dönemde BRICS platformuna yönelmesi ve Asya merkezli ekonomik ağlarla entegrasyonunu artırması da bu stratejinin bir parçası olarak değerlendiriliyor.</p>
<p class="isSelectedEnd">Ancak birçok analist, mevcut ekonomik modelin uzun vadede sürdürülebilir olmadığı görüşünde birleşiyor.</p>
<p class="isSelectedEnd"><strong>Protestolar Sona Ermedi, Sadece Görünürlüğünü Kaybetti</strong></p>
<p class="isSelectedEnd">2022 yılında başlayan ve &#8220;Kadın, Yaşam, Özgürlük&#8221; sloganıyla dünya gündemine oturan protestolar, İran toplumundaki dönüşüm taleplerinin sembolü haline geldi.</p>
<p class="isSelectedEnd">Her ne kadar güvenlik politikaları ve yoğun baskı mekanizmaları nedeniyle kitlesel gösteriler bugün daha sınırlı görünse de uzmanlar toplumsal rahatsızlığın ortadan kalkmadığını vurguluyor.</p>
<p class="isSelectedEnd">İran&#8217;da özellikle gençler, kadınlar ve kentli orta sınıflar arasında sistemin reforme edilmesine yönelik taleplerin devam ettiği belirtiliyor. Bu nedenle ekonomik veya siyasi bir kriz anında yeni protesto dalgalarının ortaya çıkması ihtimali yüksek görülüyor.</p>
<p class="isSelectedEnd"><strong>Nükleer Dosya Hâlâ Masada</strong></p>
<p class="isSelectedEnd">İran&#8217;ın nükleer programı, ülkenin dış politika gündemindeki en kritik başlıklardan biri olmayı sürdürüyor.</p>
<p class="isSelectedEnd">Batılı ülkeler ile Tahran arasında zaman zaman dolaylı görüşmeler yürütülse de taraflar arasında kalıcı bir uzlaşma sağlanabilmiş değil.</p>
<p class="isSelectedEnd">Uluslararası uzmanlar, İran yönetiminin bir yandan nükleer kapasitesini stratejik bir koz olarak elinde tutmaya çalışırken diğer yandan yaptırımların hafifletilmesini sağlayacak diplomatik kanalları tamamen kapatmama politikası izlediğini değerlendiriyor.</p>
<p class="isSelectedEnd">Bu nedenle önümüzdeki dönemde sert söylemler ile kontrollü diplomasi arasında gidip gelen bir İran politikası görülmesi bekleniyor.</p>
<p class="isSelectedEnd"><strong>&#8220;Direniş Ekseni&#8221; Yeni Bir Testten Geçiyor</strong></p>
<p class="isSelectedEnd">İran&#8217;ın son yirmi yılda bölgesel nüfuzunu artırmasında en önemli araçlardan biri, Lübnan, Irak, Yemen ve Suriye&#8217;deki müttefik yapılar oldu.</p>
<p class="isSelectedEnd">Ancak son dönemde yaşanan gelişmeler bu stratejinin sınırlarını ortaya koyuyor.</p>
<p class="isSelectedEnd">İsrail&#8217;in Hizbullah&#8217;a yönelik operasyonları, Gazze savaşı sonrası değişen dengeler ve bölgesel aktörlerin artan baskıları, Tahran&#8217;ın yıllardır inşa ettiği caydırıcılık mimarisini zorluyor.</p>
<p class="isSelectedEnd">Uzmanlar, İran&#8217;ın doğrudan bir bölgesel savaşa girmekten kaçınacağını ancak vekil güçler üzerinden etkisini korumaya çalışacağını öngörüyor. Bununla birlikte bu stratejinin geçmiş yıllardaki kadar etkili olup olmayacağı konusunda ciddi soru işaretleri bulunuyor.</p>
<p class="isSelectedEnd"><strong>İran&#8217;ın Geleceğini Kim Belirleyecek?</strong></p>
<p class="isSelectedEnd">Uluslararası analizlerde ortaklaşan nokta, İran rejiminin kısa vadede çökmesinin beklenmediği yönünde.</p>
<p class="isSelectedEnd">Devlet kurumları, güvenlik aygıtı ve siyasi sistem hâlâ güçlü bir kontrol kapasitesine sahip. Ancak aynı analizler, İran&#8217;ın eski yöntemlerle yönetilmeye devam edilmesinin de giderek zorlaştığına dikkat çekiyor.</p>
<p class="isSelectedEnd">Bu nedenle önümüzdeki yıllarda İran&#8217;ın kaderini dış müdahalelerden çok iç dinamiklerin belirlemesi bekleniyor. Rejim içindeki güç mücadeleleri, liderlik geçiş süreci, ekonomik performans ve halkın sabır eşiği, Tahran&#8217;ın geleceğini şekillendirecek temel faktörler olacak.</p>
<p class="isSelectedEnd"><strong>Yeni İran Nasıl Bir İran Olacak?</strong></p>
<p class="isSelectedEnd">Bugün için en olası senaryo, İran&#8217;ın ani bir rejim değişikliğinden ziyade kademeli bir dönüşüm sürecine girmesi olarak görülüyor. Bu dönüşümün daha demokratik bir yapıya mı yoksa daha merkeziyetçi ve güvenlik odaklı bir yönetime mi evrileceği ise belirsizliğini koruyor.</p>
<p class="isSelectedEnd">Ancak kesin olan bir gerçek var: Hamaney sonrası döneme yaklaşıldıkça İran yalnızca yeni bir lider seçmeyecek; aynı zamanda 1979 Devrimi sonrasında kurulan siyasi düzenin geleceğine de karar vermek zorunda kalacak.</p>
<p>Bu nedenle önümüzdeki birkaç yıl, yalnızca İran için değil, Orta Doğu&#8217;nun tamamı açısından belirleyici bir dönem olmaya aday görünüyor.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.haberkaos.com/iran-icin-sirada-ne-var-tahranin-zorlu-yol-haritasi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Devlet Bahçeli: Türkiye Bir Hukuk Devletidir</title>
		<link>https://www.haberkaos.com/devlet-bahceli-kutlu-bir-donemin-esigindeyiz/</link>
					<comments>https://www.haberkaos.com/devlet-bahceli-kutlu-bir-donemin-esigindeyiz/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Kurtuluş]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 02 Jun 2026 02:00:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[01-sol slayt]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Son Dakika]]></category>
		<category><![CDATA[devlet bahçeli]]></category>
		<category><![CDATA[Haber Kaos]]></category>
		<category><![CDATA[mhp]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.haberkaos.com/?p=188011</guid>

					<description><![CDATA[MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin TBMM Grup Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, hem iç siyasete hem de bölgesel gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulundu. CHP’de yaşanan tartışmalara, belediyelere yönelik soruşturmalara ve Orta Doğu’daki gelişmelere değinen Bahçeli, “Türkiye bir hukuk devletidir, demokratik kurum ve kurallar işlemektedir” dedi. Türkiye’nin siyasi tansiyonun yüksek seyrettiği bir dönemden geçtiğini belirten Bahçeli, Kurban Bayramı’nın [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p class="isSelectedEnd"><strong>MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin TBMM Grup Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, hem iç siyasete hem de bölgesel gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulundu.</strong></p>
<p class="isSelectedEnd">CHP’de yaşanan tartışmalara, belediyelere yönelik soruşturmalara ve Orta Doğu’daki gelişmelere değinen Bahçeli, “Türkiye bir hukuk devletidir, demokratik kurum ve kurallar işlemektedir” dedi.</p>
<p class="isSelectedEnd">Türkiye’nin siyasi tansiyonun yüksek seyrettiği bir dönemden geçtiğini belirten Bahçeli, Kurban Bayramı’nın birlik ve kardeşlik ruhuna vurgu yaptı. Ancak CHP’nin bu dönemde toplumsal uzlaşma yerine kutuplaşmayı artıran bir görüntü verdiğini savunan Bahçeli, yaşanan gelişmelerin hem siyasi kültüre hem de demokrasiye zarar verdiğini söyledi.</p>
<p class="isSelectedEnd">Terörle mücadele ve toplumsal bütünleşme hedeflerinin yalnızca güvenlik politikalarıyla değil, siyasi istikrar ve toplumsal uzlaşmayla da mümkün olacağını ifade eden Bahçeli, hukuki süreçlerin sokak çağrılarıyla gölgelenmemesi gerektiğini vurguladı.</p>
<p class="isSelectedEnd">“Türkiye’yi karıştırmaya kimse cüret etmemelidir” diyen Bahçeli, mahkeme kararlarına yönelik itirazların hukuk zemininde değerlendirilmesi gerektiğini belirterek, Yargıtay’ın ilgili dosyayla ilgili kararını bir an önce vermesini istedi.</p>
<p class="isSelectedEnd">CHP üzerinden siyasi oyunlar oynandığı yönündeki görüşünü yineleyen Bahçeli, son dönemde “bölünmüş bir CHP” algısının oluşturulmaya çalışıldığını öne sürdü. Bölgesel gelişmeler ve “terörsüz Türkiye” hedefi doğrultusunda güçlü siyasi kurumlara ve ortak akla her zamankinden daha fazla ihtiyaç duyulduğunu ifade etti.</p>
<p class="isSelectedEnd">Konuşmasının dış politika bölümünde İsrail’in bölgedeki politikalarını sert sözlerle eleştiren Bahçeli, siyonist yayılmacılığın Orta Doğu’daki en büyük tehditlerden biri olduğunu söyledi.</p>
<p class="isSelectedEnd">İslam ülkeleri arasında yeterli birlik sağlanamadığını belirten Bahçeli, daha önce gündeme getirdiği “Kudüs Paktı” önerisinin ciddiyetle değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti. “İslam dünyası ayağa kalkmalı, İsrail’e haddini bildirmelidir. Filistin özgürleşmelidir” dedi.</p>
<p class="isSelectedEnd">Birleşmiş Milletler’in etkisini kaybettiğini, Avrupa Birliği ve NATO gibi kurumların da güç kaybettiğini savunan Bahçeli, yeni dünya düzeninin şekillendiği bu süreçte İslam coğrafyasının ortak hareket etmesinin zorunlu olduğunu kaydetti.</p>
<p class="isSelectedEnd">ABD yönetimini de eleştiren Bahçeli, Başkan Donald Trump’ın açıklamalarının Washington yönetiminin savaşta başarısız olduğunu gösterdiğini öne sürdü.</p>
<p class="isSelectedEnd">ABD’nin bölgedeki askeri varlığının sürdürülebilir olmadığını savunan Bahçeli, üst düzey komutanların da bu duruma itiraz ettiğini iddia ederek, “ABD askerleri savaş motivasyonunu yitirmektedir. ABD’nin inandırıcılığı ve müttefiklerinin ona olan saygıları her geçen gün zayıflamaktadır” ifadelerini kullandı.</p>
<p class="isSelectedEnd">Doğu Akdeniz’de kalıcı bir barış ve istikrarın Türkiye olmadan sağlanamayacağını vurgulayan Bahçeli, ABD’nin bölgedeki askeri varlığını sonlandırması gerektiğini söyledi.</p>
<p class="isSelectedEnd">“Daha fazla bu savaş devam etmemeli” diyen Bahçeli, bölge halklarının nefes alabilmesi için çatışmaların sona erdirilmesi gerektiğini belirterek, Türkiye’nin insanlığın huzuru için atılacak her türlü adıma destek vermeye hazır olduğunu ifade etti.</p>
<p class="isSelectedEnd"><strong>“CHP Önce Kendi Arınmasını Yapmalı”</strong></p>
<p class="isSelectedEnd">Son dönemde bazı belediyeler hakkında yürütülen soruşturmalara da değinen Bahçeli, kamu kaynaklarının kötüye kullanılması, yolsuzluk ve usulsüzlük iddialarının ciddi şekilde araştırılması gerektiğini söyledi.</p>
<p class="isSelectedEnd">Siyasi aidiyet fark etmeksizin, kamu görevini kötüye kullananların korunmaması gerektiğini vurgulayan Bahçeli, “Türk siyasetini kirleten bu kişiler yaptıkları karşısında koruma görmemeli, siyasetten temizlenmelidir” dedi.</p>
<p class="isSelectedEnd">MHP’nin “temiz siyaset, temiz toplum” anlayışı doğrultusunda hareket ettiğini belirten Bahçeli, CHP’ye yönelik olarak da “CHP her şeyden önce kendi arınmasını yapmalı, toplumun hassasiyetlerini gözeterek durulmalıdır” çağrısında bulundu.</p>
<p class="isSelectedEnd"><strong>“Siyaset Daha Şeffaf Hale Getirilmeli”</strong></p>
<p class="isSelectedEnd">Siyasetin finansmanından siyasi etik kurallarına kadar birçok başlığın yeniden ele alınması gerektiğini söyleyen Bahçeli, siyasi partiler rejiminin gözden geçirilmesini ve Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin ruhuna uygun düzenlemeler yapılmasını önerdi.</p>
<p>Konuşmasının sonunda Türkiye’nin bir hukuk devleti olduğunun altını çizen Bahçeli, bölgenin bir ateş çemberinden geçtiği bu dönemde Türkiye’nin milli güvenliği güçlendirmeye ve bölgesel istikrara katkı sunmaya çalıştığını belirtti. CHP’nin ise “gündem yanılsaması içerisinde patinaj yaptığını” savunarak bunun ülkeye herhangi bir fayda sağlamayacağını ifade etti.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.haberkaos.com/devlet-bahceli-kutlu-bir-donemin-esigindeyiz/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>1,2 Milyar İnsan Ruhsal Bozukluklarla Yaşıyor</title>
		<link>https://www.haberkaos.com/anksiyete-ve-depresyon-vakalari-yuzde-25-artti/</link>
					<comments>https://www.haberkaos.com/anksiyete-ve-depresyon-vakalari-yuzde-25-artti/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Kurtuluş]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 02 Jun 2026 01:00:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dünya]]></category>
		<category><![CDATA[Haber Kaos]]></category>
		<category><![CDATA[Ruhsal Bozukluk]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.haberkaos.com/?p=132124</guid>

					<description><![CDATA[Uluslararası çapta yürütülen kapsamlı bir araştırma, 1,2 milyar kişinin ruhsal bozukluklarla yaşadığını ve bu hastalıkların artık dünya genelinde engelliliğin başlıca nedeni haline geldiğini ortaya koydu. Sağlık Ölçütleri ve Değerlendirme Enstitüsü ile Queensland Üniversitesi araştırmacılarının hazırladığı ve tıp dergisi The Lancet&#8217;te yayımlanan çalışma, ruh sağlığı alanında bugüne kadar gerçekleştirilen en kapsamlı araştırmalardan biri olarak değerlendiriliyor. Araştırmada, [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p class="isSelectedEnd"><strong>Uluslararası çapta yürütülen kapsamlı bir araştırma, 1,2 milyar kişinin ruhsal bozukluklarla yaşadığını ve bu hastalıkların artık dünya genelinde engelliliğin başlıca nedeni haline geldiğini ortaya koydu.</strong></p>
<p class="isSelectedEnd">Sağlık Ölçütleri ve Değerlendirme Enstitüsü ile Queensland Üniversitesi araştırmacılarının hazırladığı ve tıp dergisi The Lancet&#8217;te yayımlanan çalışma, ruh sağlığı alanında bugüne kadar gerçekleştirilen en kapsamlı araştırmalardan biri olarak değerlendiriliyor.</p>
<p class="isSelectedEnd">Araştırmada, 1990-2023 yılları arasında 204 ülke ve bölgeden elde edilen veriler incelendi. Bulgular, ruhsal bozukluklarla yaşayan kişi sayısının son 30 yılda neredeyse iki katına çıktığını gösterdi.</p>
<p class="isSelectedEnd">Araştırmaya göre, 2023 yılında ruhsal bozukluklar nedeniyle 171 milyon engelliliğe bağlı yaşam yılı kaybı (DALY) yaşandı. Bu ölçüt, hastalık, engellilik veya erken ölüm nedeniyle kaybedilen sağlıklı yaşam yıllarını ifade ediyor.</p>
<p class="isSelectedEnd">Uzmanlar, zihinsel bozuklukların artık dünya genelinde engellilikle geçirilen yılların yüzde 17&#8217;sinden fazlasını oluşturduğunu belirtiyor. Bu durum, ruhsal hastalıkların birçok kronik fiziksel hastalıktan daha büyük bir toplumsal yük oluşturduğunu gösteriyor.</p>
<p class="isSelectedEnd"><strong>Anksiyete ve Depresyon Öne Çıkıyor</strong></p>
<p class="isSelectedEnd">Araştırmaya göre son yıllarda en hızlı artış gösteren ruhsal rahatsızlıklar anksiyete bozuklukları ve majör depresyon oldu.</p>
<p class="isSelectedEnd">2019&#8217;dan bu yana majör depresif bozukluk oranları yaklaşık yüzde 24 artarken, anksiyete bozukluklarındaki artış yüzde 47&#8217;yi aştı.</p>
<p class="isSelectedEnd">Bilim insanları, COVID-19 pandemisinin bu yükselişte önemli rol oynadığını belirtiyor. Pandemi döneminde yaşanan izolasyon, ekonomik sıkıntılar, belirsizlik, yas süreçleri ve sosyal yaşamın kesintiye uğraması milyonlarca insanın ruh sağlığını olumsuz etkiledi.</p>
<p class="isSelectedEnd">Ancak uzmanlara göre sorunun temelinde yalnızca pandemi bulunmuyor. Yoksulluk, şiddet, ayrımcılık, güvensizlik, istismar ve zayıflayan sosyal ilişkiler de ruh sağlığı üzerindeki baskıyı artıran başlıca etkenler arasında yer alıyor.</p>
<p class="isSelectedEnd">Araştırma, ruh sağlığı sorunlarının özellikle gençler arasında yaygınlaştığını ortaya koydu.</p>
<p class="isSelectedEnd">En yüksek ruhsal hastalık yükü 15-19 yaş grubunda görüldü. Uzmanlar, ergenlik döneminde yaşanan ruh sağlığı sorunlarının eğitim hayatını, iş bulma olanaklarını, sosyal ilişkileri ve yaşam kalitesini uzun yıllar etkileyebileceği uyarısında bulunuyor.</p>
<p class="isSelectedEnd">Daha küçük yaş gruplarında ise otizm spektrum bozukluğu, dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu (DEHB), davranış bozuklukları ve gelişimsel zihinsel engellilik daha sık görüldü. Erkek çocuklarda bu bozuklukların görülme oranının kız çocuklarına göre daha yüksek olduğu belirlendi.</p>
<p class="isSelectedEnd"><strong>Kadınlar Daha Fazla Etkileniyor</strong></p>
<p class="isSelectedEnd">Araştırma sonuçları, kadınların ruh sağlığı yükünü erkeklerden daha ağır taşıdığını gösterdi.</p>
<p class="isSelectedEnd">2023 yılında dünya genelinde yaklaşık 620 milyon kadın ruhsal bozukluklarla yaşarken, erkeklerde bu sayı 552 milyon olarak kaydedildi.</p>
<p class="isSelectedEnd">Araştırmacılar, kadınlarda görülen yüksek oranların aile içi şiddet, cinsel istismar, bakım yükü, toplumsal cinsiyet eşitsizliği ve ayrımcılık gibi faktörlerle ilişkili olabileceğini ifade ediyor.</p>
<p class="isSelectedEnd">Araştırmanın en dikkat çekici bulgularından biri de ruh sağlığı hizmetlerine erişimde yaşanan eksiklikler oldu.</p>
<p class="isSelectedEnd">Dünya genelinde majör depresyon yaşayan kişilerin yalnızca yaklaşık yüzde 9&#8217;unun yeterli düzeyde tedavi alabildiği tahmin ediliyor. İncelenen 90 ülkede ise depresyon hastalarının yüzde 5&#8217;inden daha azının yeterli bakım hizmetine ulaşabildiği belirtiliyor.</p>
<p class="isSelectedEnd">Araştırmacılar, özellikle düşük ve orta gelirli ülkelerde ruh sağlığı hizmetlerinin ciddi şekilde yetersiz kaldığını ve bu alana daha fazla kaynak ayrılması gerektiğini vurguluyor.</p>
<p class="isSelectedEnd">Uzmanlar ayrıca ruhsal hastalıklara yönelik damgalanmanın da önemli bir engel olduğunu belirtiyor. Birçok kişinin yargılanma, dışlanma veya ayrımcılığa uğrama korkusuyla profesyonel yardım almaktan kaçındığı ifade ediliyor.</p>
<p class="isSelectedEnd"><strong>Uzmanlardan Acil Önlem Çağrısı</strong></p>
<p class="isSelectedEnd">Araştırmacılar, hükümetlerin ve sağlık sistemlerinin ruh sağlığına yönelik yatırımları artırmaması halinde dünyanın önümüzdeki yıllarda daha büyük bir ruh sağlığı kriziyle karşı karşıya kalabileceği uyarısında bulunuyor.</p>
<p class="isSelectedEnd">Uzmanlara göre önleyici çalışmaların güçlendirilmesi, erken müdahale programlarının yaygınlaştırılması, ruh sağlığı eğitiminin artırılması ve tedavi hizmetlerine erişimin kolaylaştırılması, gelecekte oluşabilecek yükün azaltılmasında kritik önem taşıyor.</p>
<p>Araştırma, ruh sağlığının artık yalnızca bireysel değil, ekonomik ve toplumsal sonuçları olan küresel bir sorun haline geldiğini bir kez daha gözler önüne seriyor.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.haberkaos.com/anksiyete-ve-depresyon-vakalari-yuzde-25-artti/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Hanehalkı Bütçesini En Çok Konut Zorluyor</title>
		<link>https://www.haberkaos.com/kendilerine-ait-bir-konutta-yasayanlarin-orani-yuzde-567/</link>
					<comments>https://www.haberkaos.com/kendilerine-ait-bir-konutta-yasayanlarin-orani-yuzde-567/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Kurtuluş]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 02 Jun 2026 00:00:25 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Diğer]]></category>
		<category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[Son Dakika]]></category>
		<category><![CDATA[2025]]></category>
		<category><![CDATA[Haber Kaos]]></category>
		<category><![CDATA[Hanehalkı Bütçe Araştırması]]></category>
		<category><![CDATA[tüik]]></category>
		<category><![CDATA[türkiye istatistik kurumu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.haberkaos.com/?p=156841</guid>

					<description><![CDATA[2025 yılı Hanehalkı Bütçe Araştırması sonuçlarına göre, Türkiye genelinde hanehalklarının tüketim amaçlı harcamaları içinde en yüksek payı yüzde 29,3 ile konut ve kira harcamaları aldı. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2025 yılı Hanehalkı Bütçe Araştırması sonuçlarını açıkladı. Veriler, vatandaşların bütçelerinde en büyük payı konut, kira ve ulaştırma harcamalarının aldığını ortaya koydu. Gıda harcamaları yüksek seviyesini korurken, [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>2025 yılı Hanehalkı Bütçe Araştırması sonuçlarına göre, Türkiye genelinde hanehalklarının tüketim amaçlı harcamaları içinde en yüksek payı yüzde 29,3 ile konut ve kira harcamaları aldı.</strong></p>
<p class="isSelectedEnd">Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2025 yılı Hanehalkı Bütçe Araştırması sonuçlarını açıkladı. Veriler, vatandaşların bütçelerinde en büyük payı konut, kira ve ulaştırma harcamalarının aldığını ortaya koydu. Gıda harcamaları yüksek seviyesini korurken, gıda israfına ilişkin rakamlar da dikkat çekti.</p>
<p class="isSelectedEnd">Araştırmaya göre, hanehalklarının tüketim harcamalarında en büyük pay yüzde 29,3 ile konut ve kira giderlerine ayrıldı. Ulaştırma harcamaları yüzde 20,5 ile ikinci sırada yer alırken, gıda ve alkolsüz içecekler yüzde 17,3 ile üçüncü sıraya yerleşti.</p>
<p class="isSelectedEnd">Buna karşılık, bütçeden en düşük payı alan harcama kalemleri sigorta ve finansal hizmetler, eğitim ve sağlık oldu. Sigorta ve finansal hizmetlerin payı yüzde 0,8, eğitim harcamalarının payı yüzde 1,8, sağlık harcamalarının payı ise yüzde 2,2 olarak gerçekleşti.</p>
<p class="isSelectedEnd">Araştırma, gelir seviyesine göre harcama alışkanlıklarında önemli farklılıklar olduğunu gösterdi.</p>
<p class="isSelectedEnd">En düşük gelir grubundaki haneler bütçelerinin yüzde 38,7&#8217;sini konut ve kiraya, yüzde 29,2&#8217;sini ise gıdaya ayırdı. Bu grubun ulaştırma harcamalarının payı yüzde 8,6&#8217;da kaldı.</p>
<p class="isSelectedEnd">En yüksek gelir grubunda ise konut ve kira harcamalarının payı yüzde 25,7 olurken, ulaştırma harcamaları yüzde 25 ile benzer seviyede gerçekleşti. Bu kesimin gıda harcamalarının payı ise yüzde 12,4 olarak ölçüldü.</p>
<p class="isSelectedEnd"><strong>Gelir Kaynağına Göre Harcamalar Değişiyor</strong></p>
<p class="isSelectedEnd">Temel gelir kaynağı maaş, ücret veya yevmiye olan haneler bütçelerinin yüzde 26,4&#8217;ünü konut ve kiraya, yüzde 21,9&#8217;unu ulaştırmaya, yüzde 16&#8217;sını ise gıdaya ayırdı.</p>
<p class="isSelectedEnd">Kendi işini yapan ve girişimcilik geliri elde eden hanelerde ise ulaştırma harcamaları yüzde 25,9 ile ilk sırada yer aldı. Bu grupta konut ve kira harcamalarının payı yüzde 25,5, gıda harcamalarının payı ise yüzde 17 oldu.</p>
<p class="isSelectedEnd">Hanehalkı büyüklüğü de harcama kalemlerini doğrudan etkiledi.</p>
<p class="isSelectedEnd">Tek başına yaşayanların bütçelerinin yüzde 41&#8217;i konut ve kira giderlerine giderken, gıda harcamalarının payı yüzde 14,3, ulaştırma harcamalarının payı ise yüzde 14,4 oldu.</p>
<p class="isSelectedEnd">Altı ve daha fazla kişinin yaşadığı kalabalık hanelerde ise gıda harcamalarının payı yüzde 23,7&#8217;ye yükseldi. Bu grupta konut ve kira harcamaları yüzde 24,4, ulaştırma harcamaları ise yüzde 18,1 olarak kaydedildi.</p>
<p class="isSelectedEnd">Araştırmanın en dikkat çeken sonuçlarından biri de gıda israfı oldu.</p>
<p class="isSelectedEnd">Hanelerde en fazla israf edilen gıda grubu yüzde 39,7 ile taze meyve ve sebzeler olarak belirlendi. Bunu yüzde 32,5 ile ekmek, yüzde 15,1 ile süt ve süt ürünleri takip etti.</p>
<p>Uzmanlar, artan yaşam maliyetleri karşısında gıda harcamalarının önemli bir yer tuttuğunu belirterek, özellikle meyve, sebze ve ekmekte görülen yüksek israf oranlarının hem hane bütçesine hem de ülke ekonomisine olumsuz yansıdığına dikkat çekiyor.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.haberkaos.com/kendilerine-ait-bir-konutta-yasayanlarin-orani-yuzde-567/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>TÜİK Sağlık Araştırması 2025: Obezite Ve Sigara Kullanımı Artıyor</title>
		<link>https://www.haberkaos.com/turkiyede-obez-bireylerin-orani-yuzde-202/</link>
					<comments>https://www.haberkaos.com/turkiyede-obez-bireylerin-orani-yuzde-202/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Kurtuluş]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 01 Jun 2026 23:00:22 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Diğer]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Son Dakika]]></category>
		<category><![CDATA[Haber Kaos]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.haberkaos.com/?p=157721</guid>

					<description><![CDATA[Türkiye İstatistik Kurumu&#8217;nun (TÜİK), 2025 yılına ilişkin sağlık araştırması, toplum sağlığına ilişkin önemli veriler ortaya koyarken, obezite ve tütün kullanımındaki artış dikkat çekti. Öte yandan kadınlarda kanser taramalarına katılımın yükselmesi olumlu gelişmeler arasında yer aldı. Araştırmaya göre, 15 yaş ve üzerindeki obez bireylerin oranı 2022 yılında yüzde 20,2 iken 2025 yılında yüzde 21,8&#8217;e çıktı. Kadınların [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p class="isSelectedEnd"><strong>Türkiye İstatistik Kurumu&#8217;nun (TÜİK), 2025 yılına ilişkin sağlık araştırması, toplum sağlığına ilişkin önemli veriler ortaya koyarken, obezite ve tütün kullanımındaki artış dikkat çekti.</strong></p>
<p class="isSelectedEnd">Öte yandan kadınlarda kanser taramalarına katılımın yükselmesi olumlu gelişmeler arasında yer aldı.</p>
<p class="isSelectedEnd">Araştırmaya göre, 15 yaş ve üzerindeki obez bireylerin oranı 2022 yılında yüzde 20,2 iken 2025 yılında yüzde 21,8&#8217;e çıktı.</p>
<p class="isSelectedEnd">Kadınların yüzde 24,8&#8217;i obez, yüzde 32,2&#8217;si fazla kilolu olarak belirlenirken; erkeklerde obezite oranı yüzde 18,7, fazla kilolu oranı ise yüzde 43,1 oldu.</p>
<p class="isSelectedEnd">Uzmanlar, obezitedeki artışın en önemli nedenlerinden birinin hareketsiz yaşam olduğunu belirtiyor. Dünya Sağlık Örgütü&#8217;nün haftada en az 150 dakika fiziksel aktivite önerisine rağmen, erkeklerin yüzde 83,5&#8217;i, kadınların ise yüzde 89,7&#8217;si düzenli egzersiz yapmıyor. Haftada 150-300 dakika arasında fiziksel aktivite gerçekleştirenlerin oranı erkeklerde yüzde 4,1, kadınlarda ise yüzde 2,7 seviyesinde kaldı.</p>
<p class="isSelectedEnd">Araştırma sonuçlarına göre kadınlar günlük yaşam aktivitelerinde erkeklere kıyasla daha fazla güçlük çekiyor. Merdiven inip çıkmada kadınların yüzde 8,3&#8217;ü, erkeklerin ise yüzde 3,7&#8217;si zorluk yaşadığını belirtti. Yürümede zorluk yaşayanların oranı kadınlarda yüzde 5,6, erkeklerde yüzde 2,8 olarak kaydedildi. Öğrenme veya hatırlama konusunda güçlük yaşayan kadınların oranı yüzde 5,4 olurken, erkeklerde bu oran yüzde 2,8&#8217;de kaldı.</p>
<p class="isSelectedEnd">Son 12 ay içerisinde yetişkinlerde en sık görülen sağlık sorunu yüzde 24,3 ile bel bölgesi rahatsızlıkları oldu. Bel ağrılarını yüzde 16,9 ile hipertansiyon, yüzde 16,7 ile boyun bölgesi sorunları, yüzde 11,9 ile diyabet ve yüzde 10,1 ile yüksek kan lipidleri izledi.</p>
<p class="isSelectedEnd">Çocuklarda ise üst solunum yolu enfeksiyonları ilk sırada yer aldı. 0-6 yaş grubunda bu hastalık yüzde 28,5 oranında görülürken, ishal yüzde 24 ile ikinci sırada yer aldı. 7-14 yaş grubunda da üst solunum yolu enfeksiyonları yüzde 24,6 ile en yaygın sağlık sorunu olarak kaydedildi.</p>
<p class="isSelectedEnd"><strong>Sigara ve Alkol Kullanımı Arttı</strong></p>
<p class="isSelectedEnd">Araştırma, tütün ve alkol kullanımında da yükseliş olduğunu gösterdi. Her gün tütün ürünü kullanan 15 yaş ve üzeri bireylerin oranı 2022&#8217;de yüzde 28,3 iken 2025&#8217;te yüzde 30,1&#8217;e yükseldi.</p>
<p class="isSelectedEnd">Erkeklerin yüzde 42,9&#8217;u, kadınların ise yüzde 17,5&#8217;i her gün sigara kullandığını belirtti. Buna karşılık hiç sigara kullanmayanların oranı yüzde 66,8&#8217;e geriledi.</p>
<p class="isSelectedEnd">Son 12 ay içerisinde alkol kullandığını ifade edenlerin oranı da yüzde 12,1&#8217;den yüzde 12,6&#8217;ya çıktı. Erkeklerde bu oran yüzde 18,7, kadınlarda ise yüzde 6,6 olarak ölçüldü.</p>
<p class="isSelectedEnd">Araştırmanın olumlu sonuçlarından biri kadınların kanser taramalarına katılımındaki artış oldu.</p>
<p class="isSelectedEnd">40 yaş ve üzeri kadınlarda son bir yıl içinde mamografi yaptıranların oranı yüzde 10,8&#8217;den yüzde 16,7&#8217;ye yükseldi. Ancak kadınların yüzde 42,4&#8217;ünün hayatında hiç mamografi yaptırmadığı görüldü.</p>
<p class="isSelectedEnd">Smear testi yaptıran kadınların oranı da arttı. Son bir yıl içinde smear testi yaptıranların oranı yüzde 7,2&#8217;den yüzde 11,8&#8217;e çıktı. Buna rağmen kadınların yüzde 59&#8217;unun bu testi hiç yaptırmadığı belirlendi.</p>
<p>Uzmanlar, erken teşhis açısından tarama oranlarındaki artışın sevindirici olduğunu belirtirken, hiç tarama yaptırmamış kadınlara yönelik farkındalık çalışmalarının sürdürülmesi gerektiğini vurguluyor.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.haberkaos.com/turkiyede-obez-bireylerin-orani-yuzde-202/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>CHP&#8217;li 111 Milletvekilinden Olağanüstü Kurultay Çağrısı</title>
		<link>https://www.haberkaos.com/ozgur-ozel-chpyi-kayyuma-teslim-etmedik/</link>
					<comments>https://www.haberkaos.com/ozgur-ozel-chpyi-kayyuma-teslim-etmedik/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Kurtuluş]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 01 Jun 2026 20:00:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[01-sol slayt]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Son Dakika]]></category>
		<category><![CDATA[chp]]></category>
		<category><![CDATA[cumhuriyet halk partisi]]></category>
		<category><![CDATA[Haber Kaos]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.haberkaos.com/?p=189477</guid>

					<description><![CDATA[CHP&#8217;li 111 milletvekili ortak bir açıklama yayımlayarak olağanüstü kurultay çağrısında bulundu. Gözler, olağanüstü kurultay çağrısına parti yönetiminin nasıl yanıt vereceğine çevrildi. Cumhuriyet Halk Partisi&#8217;nde (CHP), Ankara Bölge İdare Mahkemesi&#8217;nin verdiği kararın ardından başlayan tartışmalar sürüyor. Mahkemenin, 38. Olağan Kurultay&#8217;a ilişkin &#8220;mutlak butlan&#8221; kararı vermesi ve eski Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu&#8217;nun yeniden göreve dönmesinin önünü açmasının [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p class="isSelectedEnd"><strong>CHP&#8217;li 111 milletvekili ortak bir açıklama yayımlayarak olağanüstü kurultay çağrısında bulundu. Gözler, olağanüstü kurultay çağrısına parti yönetiminin nasıl yanıt vereceğine çevrildi.</strong></p>
<p class="isSelectedEnd">Cumhuriyet Halk Partisi&#8217;nde (CHP), Ankara Bölge İdare Mahkemesi&#8217;nin verdiği kararın ardından başlayan tartışmalar sürüyor.</p>
<p class="isSelectedEnd">Mahkemenin, 38. Olağan Kurultay&#8217;a ilişkin &#8220;mutlak butlan&#8221; kararı vermesi ve eski Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu&#8217;nun yeniden göreve dönmesinin önünü açmasının ardından, CHP&#8217;li 111 milletvekili ortak bir açıklama yayımlayarak olağanüstü kurultay çağrısında bulundu.</p>
<p class="isSelectedEnd">Milletvekilleri, yayımladıkları bildiride parti yönetiminin ve geleceğinin mahkeme kararlarıyla değil, delegelerin iradesiyle belirlenmesi gerektiğini vurguladı. Açıklamada, CHP&#8217;nin içinde bulunduğu sürecin aşılması amacıyla Olağanüstü Kurultay&#8217;ın 12 Temmuz 2026 tarihinde toplanması çağrısı yapıldı.</p>
<p class="isSelectedEnd">Mahkeme kararının ardından Kemal Kılıçdaroğlu&#8217;nun yeni yönetim çalışmalarına başladığı belirtilirken, görevden uzaklaştırılan Genel Başkan Özgür Özel&#8217;in de milletvekilleriyle bir dizi toplantı gerçekleştirdiği öğrenildi.</p>
<p class="isSelectedEnd">CHP&#8217;nin TBMM&#8217;deki 138 milletvekilinden 111&#8217;inin imza verdiği bildiride, partinin yönünü belirleme yetkisinin delegelerde olduğu ifade edilerek, yaşanan sürecin daha fazla uzamadan çözüme kavuşturulması gerektiği kaydedildi.</p>
<p class="isSelectedEnd">Öte yandan, imzacılar arasında daha önce Kemal Kılıçdaroğlu&#8217;na yakınlığıyla bilinen bazı milletvekillerinin de yer alması siyasi kulislerde dikkat çekti. Bu durumun, parti içindeki dengelere ilişkin yeni değerlendirmeleri beraberinde getirdiği yorumları yapıldı.</p>
<p class="isSelectedEnd">TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş ise konuya ilişkin değerlendirmesinde, CHP&#8217;nin yaşadığı sürecin parti organları ve kendi iç mekanizmaları tarafından çözülmesi gerektiğini söyledi.</p>
<p>CHP&#8217;de gözler şimdi, olağanüstü kurultay çağrısına parti yönetiminin nasıl yanıt vereceğine ve önümüzdeki günlerde atılacak adımlara çevrildi.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.haberkaos.com/ozgur-ozel-chpyi-kayyuma-teslim-etmedik/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Açlık Sınırı 35 Bin, Yoksulluk Sınırı 114 Bin Lirayı Aştı</title>
		<link>https://www.haberkaos.com/aclik-siniri-22-bin-yoksulluk-siniri-68-bin-lirayi-asti/</link>
					<comments>https://www.haberkaos.com/aclik-siniri-22-bin-yoksulluk-siniri-68-bin-lirayi-asti/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Kurtuluş]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 01 Jun 2026 19:00:53 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[01-sol slayt]]></category>
		<category><![CDATA[Diğer]]></category>
		<category><![CDATA[Emek Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Son Dakika]]></category>
		<category><![CDATA[açlık sınırı]]></category>
		<category><![CDATA[Haber Kaos]]></category>
		<category><![CDATA[yoksulluk sınırı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.haberkaos.com/?p=184057</guid>

					<description><![CDATA[Haziran ayında dört kişilik bir ailenin açlık sınırı 35 bin 174 liraya, yoksulluk sınırı 114 bin 576 liraya yükseldi. Tek kişinin yaşam maliyeti ise 45 bin 488 liraya çıktı. Haber Merkezi / Türkiye İşçi Sendikaları Konfederasyonu (TÜRK-İŞ), Haziran 2026 dönemine ilişkin Açlık ve Yoksulluk Sınırı Araştırması&#8217;nın sonuçlarını açıkladı. Verilere göre, dört kişilik bir ailenin yalnızca sağlıklı [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Haziran ayında dört kişilik bir ailenin açlık sınırı 35 bin 174 liraya, yoksulluk sınırı 114 bin 576 liraya yükseldi. Tek kişinin yaşam maliyeti ise 45 bin 488 liraya çıktı.</strong></p>
<p><strong>Haber Merkezi / </strong>Türkiye İşçi Sendikaları Konfederasyonu (TÜRK-İŞ), Haziran 2026 dönemine ilişkin Açlık ve Yoksulluk Sınırı Araştırması&#8217;nın sonuçlarını açıkladı. Verilere göre, dört kişilik bir ailenin yalnızca sağlıklı ve dengeli beslenebilmesi için gereken aylık gıda harcaması 35 bin lirayı aşarken, yoksulluk sınırı 114 bin 576 liraya yükseldi.</p>
<p class="isSelectedEnd">Araştırmaya göre Ankara’da yaşayan dört kişilik bir ailenin aylık gıda harcaması tutarını ifade eden açlık sınırı 35 bin 174 lira olarak hesaplandı. Böylece açlık sınırı bir ayda 588 lira artarken, yılın ilk beş ayında toplam artış 3 bin 950 liraya ulaştı.</p>
<p class="isSelectedEnd">Mutfak harcamalarındaki artış da dikkat çekti. Ankara’da gıda fiyatları aylık bazda yüzde 1,70 yükselirken, son 12 aylık artış oranı yüzde 40,18 olarak gerçekleşti.</p>
<p class="isSelectedEnd">Araştırmada, gıda harcamasının yanı sıra barınma, ulaşım, eğitim, sağlık, giyim ve diğer temel ihtiyaçları kapsayan yoksulluk sınırı ise 114 bin 576 lira olarak belirlendi.</p>
<p class="isSelectedEnd">Bekâr bir çalışanın aylık yaşama maliyeti de yükselişini sürdürdü. TÜRK-İŞ verilerine göre, tek kişinin yaşam maliyeti 45 bin 488 liraya çıktı.</p>
<p>TÜRK-İŞ, raporunda yüksek enflasyonun sabit gelirli kesimler üzerindeki etkisine dikkat çekerek, ücretlerin yalnızca gerçekleşen enflasyon oranına göre belirlenmesinin yeterli olmadığını vurguladı.</p>
<p>Konfederasyon, satın alma gücünün korunması ve yoksulluğun azaltılması için daha kapsamlı sosyal ve ekonomik politikaların hayata geçirilmesi gerektiğini ifade etti.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.haberkaos.com/aclik-siniri-22-bin-yoksulluk-siniri-68-bin-lirayi-asti/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
