Ali Babacan’dan Devlet Bahçeli’ye Sert Sözler

Partisinin Yozgat mitinginde konuşan DEVA Lideri Babacan, hedefine MHP Lideri Bahçeli’yi alarak, “Bahçeli’nin bildiği tek şey: Öfke, nefret, şiddet. Bildiği başka bir şey yok. Bu ülkede milliyetçi hareketin bir ceremesini çekenler, bir de keyfini sürenler vardır. İktidar ortağı olarak devletin her türlü imkânı kullanıyor. Ancak, bir ayağı siyasetin içinde, bir ayağı şiddetin içinde.” dedi.

Haber Merkezi / Babacan, Erdoğan’a yüksek enflasyon ve 2023 hedefleri üzerinden yüklendi. Erdoğan’ın “Enflasyon düşecek” dediği konuşmaları izleten Babacan “Enflasyon 5 yıldır yükseliyor” dedi. Babacan, “Birbirine ‘çomar’, ‘laikçi’, ‘bidon kafalı’, ‘din düşmanı’, ‘koyun sürüsü’, ‘vatan haini’ diye gürültü yapanlardan ibaret bir ülke olmadığımızı gayet iyi biliyoruz” sözleriyle kutuplaşmaya da tepki gösterdi.

DEVA Partisi üçüncü mitingini Yozgat’ta yaptı. Mitingde kürsüye çıkan DEVA Partisi Genel Başkan Ali Babacan, şu ifadeleri kullandı:

“Önümüzdeki seçimleri kazanacağız ve Türkiye’nin en güzel yıllarını inşa edeceğiz. Bu seçimi tüm Türkiye kazanacak. Evladına harçlık veremeyip gizli gizli ağlayan analar, pazardan eli boş, başı eğik dönen babalar kazanacak. Çocuğunu okutamayan işçiler, açlıkla sınanan emekliler kazanacak. Torununa bir küçük hediye bile alamayan dedeler, nineler kazanacak. Ürettikçe zarar eden çiftçi, sattığı malı yerine koyamayan esnaf kazanacak.

Bu seçimi; en güzel yılları umutsuzlukla, kaygıyla geçen gençler, günde tek öğünle karnını doyurmaya çalışan öğrenciler kazanacak. Konserleri yasaklanan sanatçılar kazanacak. Bu seçimi; düşüncesi, kimliği, inancı, kıyafeti, yaşam tarzı nedeniyle hor görülenler kazanacak. 28 Şubatçıların 1000 yıllık iktidar hevesini alaşağı eden arkadaşlarım, dostlarım kazanacak. Otoriter ittifakın görmezden geldiği milyonlar kazanacak.

Türkiye’de hiçbir şey eskisi gibi olmayacak. Bu iktidarı tereyağından kıl çeker gibi değiştireceğiz ve yarınları birlikte kuracağız. Gücü ele geçirenin zayıfı ezdiği, nöbetleşe zorbalığın hüküm sürdüğü bir döneme artık geçit vermeyeceğiz. Türkiye’yi asla öfkeye, nefrete, şiddete teslim etmeyeceğiz. Seçimden sonra hır güre asla müsaade etmeyeceğiz. İstikrarı güçlendireceğiz.

Kutuplaşmadan, bağırış çağırıştan memlekete bir hayır gelmez. Kutuplaştırarak ülkeyi yönetmeye başladılar. Bizim hayalimizde; herkesin kendisini özgür ve eşit hissettiği bir Türkiye var. Birbirine ‘çomar’, ‘laikçi’, ‘bidon kafalı’, ‘din düşmanı’, ‘koyun sürüsü’, ‘vatan haini’ diye gürültü yapanlardan ibaret bir ülke olmadığımızı gayet iyi biliyoruz. Onlar, inanın çok az. Bu ülkenin kahir çoğunluğunun mayasında sevgi, barış, kardeşlik var.

Net söylüyorum, söz veriyorum: Türkiye’de hiç kimsenin; inancı, kimliği, yaşam tarzı, düşüncesi nedeniyle hor görülmesine asla izin vermeyeceğiz. Kimsenin ötekileştirilmesine müsaade etmeyeceğiz. Kimse kendisini bu ülkenin üvey evladı hissetmeyecek. Herkes birinci sınıf, onurlu vatandaş olacak. Kazanılmış tüm hakların güvencesi hukuk olacak. Özgürlükler üzerindeki baskılar da teker teker kaldıracağız.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın 2017 yılından beri “Enflasyon düşecek” dediği konuşmaları ekrana yansıtan Babacan, konuşmalar esnasında enflasyonun hep yükseldiğine işaret etti. Gerçek enflasyonun yüzde 200’e dayandığını söyleyen Babacan şu ifadelere yer verdi:

“Enflasyon sürekli yükselmiş. 5 yıldır yükseliyor, ‘Daha da düşecek’ diyor. ‘Müspet sonuçları göreceğiz’ diyor. Çarşıda, pazarda, markette müspet fiyat gören var mı? Belgeleriyle her şey ortada. 5 senedir tek yetkiyi toplamış, enflasyonu düşüremiyor. Enflasyonu nasıl patlattığı ortada.

‘Enflasyon dünyanın her yerinde yüksek’ diyorlar. Hop, 1 dakika dur! Savaşın ortasındaki Rusya’da enflasyon %15. Amerika’da %8,5. Almanya’da %7,5. Güney Kore’de %6. Çin’de %2,7. Japonya’da %2,4. Siz kimi aldattığınızı zannediyorsunuz? Rekor Türkiye’de.

Hani ‘Yüksek faiz sebep, yüksek enflasyon sonuç’ diyor ya. Bu doğru değil. Erdoğan sebep, yüksek faiz ve yüksek enflasyon sonuç. Doğrusu bu. 2018’den bu yana bütün yetkiyi kendi üstünde topladı. Atsın bir imza da düşürsün. Elini tutan mı var? Enflasyon da faiz de talimatla düşmez, güvenle düşer. 20 yıldır bunu anlamadı, anlamıyor.

‘2023 hedeflerimize ne oldu Beştepe?’

2023’e 4 ay kaldı. 2023 hedeflerimize ne oldu Beştepe? Kişi başı geliri 25 bin dolar hedefliyorduk. Olmadı. Ülkemizi dünyanın ilk 10 ekonomisine sokacaktık. Olmadı. İhracatımız 500 milyar dolara çıkaracaktık. Olmadı. Ehil ve dürüst kadroların çoğunu uzaklaştırdılar. İstişareyi terk ettiler. Bu güzel hedeflere giden yoldan saptılar. Ülkenin istikametini, adalet yolundan, demokrasi yolundan saptırdılar. Taşın, çamurun içinde debelenip duruyorlar.

Dış politikada Avrupa Birliği rotasından, Şanghay beşlisine döndüler. Nereden nereye? Kadrolarda liyakatten sadakate döndüler. ‘Yat’ deyince yat, ‘Kalk’ deyince kalk… Arabulucu, güçlü, itibarlı bir Türkiye iken; kapı kapı para arayan bir ülke olduk. Tüm dünyanın cazibe merkezi olan bir Türkiye’den, gençlerin kaçmak istediği bir ülkeye döndük. Nereden nereye?

Sokakların sesi Beştepe’ye ulaşmıyor. Eskiden bir apartman dairesinde otururdu. Külliye’ye taşındı. Tek bir komşusu bile yok. Gerçek hayatla ilgisi kalmadı. Devletin kulakları vatandaşa sağır oldu. İşte biz, devletin kulağını yeniden vatandaşa çevirmekle işe başlayacağız.

Biz iki tane büyük ekonomik kriz çözen ekibiz. Şu anda yaşadığımız krizi de inşallah, evelallah 6 ayda çözeriz. En geç iki yılda da enflasyonu tek haneye indiririz. Bunları daha önce yaptık, gene yaparız.

Babacan’ın gündeminde ayrıca bu hafta DEVA Partisi’ne yönelik engellemeler ve saldırılar vardı. Babacan şöyle konuştu:

“Her yerde engellemeye çalışıyorlar. Evvelsi gün Denizli’deydik. Aşure dağıtımının olduğu yerin yanında vatandaşlarımıza seslenelim dedik. Neymiş? Konuşmaya izin almamışız. Kusura bakmayın, ben vatandaşımla konuşmak için hiç kimseden izin almak zorunda değilim. Sen buna nasıl engel olacaksın ya?

‘Bahçeli’nin bildiği tek şey: Öfke, nefret, şiddet’

Karaman il başkanımıza 8-10 kişilik bir ekip saldırıda bulundu. İl başkanımızın arasında olduğu 2 kişiyi ağır şekilde darp ettiler. Şu Bahçeli var ya Bahçeli… Bahçeli’nin bugüne kadar bu memlekete faydası dokundu mu? Ortağı olduğu her hükûmet ülkeyi krizlerin içine düşürdü. Bildiği tek şey: Öfke, nefret, şiddet. Bildiği başka bir şey yok. Bu ülkede milliyetçi hareketin bir ceremesini çekenler, bir de keyfini sürenler vardır. İktidar ortağı olarak devletin her türlü imkânı kullanıyor. Ancak, bir ayağı siyasetin içinde, bir ayağı şiddetin içinde.”

Erdoğan’a: ‘Siz de şiddeti siyaset zannedenlerden misiniz?’

Olayın üzerinden 2 gün geçti. Karaman’da kolluk kuvvetleri de adliye de ağır çekim çalışıyor. Biz bu konunun takipçisi olacağız. Bahçeli’nin ve ortağının bu ülkeyi şiddete, öfkeye, nefrete sürüklemesine izin vermeyeceğiz. Erdoğan’a da birkaç sorum var: Siz kimlerle ortak olduğunuzun farkında mısınız? Sizin görmek istediğiniz Türkiye bu mu? Yoksa siz de şiddeti, ‘siyaset’ zannedenlerden misiniz?

DEVA’nın yükselişini asla durduramayacaklar. İstedikleri kadar arkalarına devletin imkânlarını alsınlar. Biz, milletin iradesinden başka güç tanımayız. Seçim akşamı sonuçlar açıklanınca hep beraber ‘Güle güle’ diyeceğiz.”

‘Türkiye, büyük ve güzel bir değişimin eşiğinde’

Konuşmasında partisinin vaatlerini de sıralayan Babacan:

“Türkiye büyük ve güzel bir değişimin eşiğinde. Şunu herkes çok iyi bilsin; DEVA Partisi bu değişimin asli aktörüdür. Ekonomik krizi biz çözeceğiz. Göç krizini de biz çözeceğiz. Hukuk ve adalet krizini de biz çözeceğiz. Eğitim krizini, istihdam krizini de çözen biz olacağız.

Sağlık sorunlarını da biz çözeceğiz. Sağlık sisteminin reçetesini yazdık, hepsini düzelteceğiz. Aile hekimliklerinden itibaren tüm kademelerde nitelikli ve donanımlı bir sistem kuracağız.

Şu anda sosyal yardımları ihtiyacı olan herkes alamıyor. Parti üyeliğine, tanıdığa bakılıyor. Buna son vereceğiz. İhtiyaç sahibi herkes devletin yardımlarına, desteklerine ulaşacak. Kapı kapı dolaşacağız. Devlet destekleri, devlet yardımları bir lütuf değil, vatandaşın hakkıdır.

7’den 70’e herkesin derdiyle ilgileneceğiz. Yaşlı bakım sigortasını hayata geçireceğiz. Bebekler sağlıklı büyüsün diye 2 yaşına kadar süt ve bebek maması başta olmak üzere temel ihtiyaçlarını karşılayacağız.

Çiftçimizin üstündeki borç yükünü kaldıracağız. Eski borçların faizini silip, rakamı dondurup, 2 yılı ödemesiz uzun vadeye yayacağız. Yeni finansman kapıları açacağız. Destekleri ekim dikim olmadan açıklayacağız. Hasatla beraber gününde ödeyeceğiz. Gübrenin yarısını karşılayacağız. Elektriğe düşük tarife uygulayacağız. Mazottan ÖTV almayacağız. Ne demişler? Bağı gör, üzüm olsun; yemeye yüzün olsun. Bağı bahçeyi, tarlayı toprağı göreceğiz.

Bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da dosdoğru çalışacağız. Ne iş yaparsak yapalım; bin biliyorsak, bir bilene soracağız. Her işi mutlaka ehline vereceğiz.”

Yozgat: Çekereksu Hanı

Çekereksu Hanı; Yozgat’ın Saraykent İlçesi, Kesikköprü Köyü sınırları içerisinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçları ile ulaşım mümkündür.

Çekereksu Hanı, Valide Sultan Melike Mahperi Hatun tarafından 1239-1240 yıllarında yaptırılmıştır.  Çekereksu Hanı kuzey güney doğrultusunda uzunlamasına devam eden moloz taş ve kireç harcından yığma olarak yapılmıştır.

Kalıntısının üst örtü sistemi beşik tonozludur. Yapı, iki ana birimden oluşmaktadır. Kuzey kısmı daha geniş olup kuzey güney yanlarda ise doğu-batı doğrultusunda taşlarla örtülü mekânlardan oluşmaktadır. Güney kanadında kuzey güney doğrultusunda uzunlamasına tonozlarla örtülmüş üç mekân bulunmaktadır.

Yozgat: Salim Korkmaz Konağı

Salim Korkmaz Konağı; Yozgat’ın Merkez İlçesi, Aşağınohutlu Mahallesi sınırları içerisinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçları ile ulaşım mümkündür.

Geniş bir bahçe içerisinde yer alan konağın kuzeyinde başçavuş sokağı üzerinde bahçe girişi bulunmaktadır. Binanın kuzey cephesi hizasında görülen taş konsollardan içeri mevcut bahçe girişinin içe kaydırıldığı anlaşılmaktadır.

Taşlık özgün taş döşemesi ile dikkat çekmektedir. Taşlığın batısında kalan konak Zemin+1 kat olarak inşa edilmiştir. Arazi eğiminden dolayı doğu batı yönlerinde tek katlı cephede iki katlıdır. Zemin kesme taştan, üst kat ise ahşap çatkı sistemiyle inşa edilmiştir.

Yapı duvarları tatlı kireç sıvalıdır. Üst örtüsü ahşap kırma çatı olup marsilya kiremitle kaplıdır. Saçak altları ahşap kaplamadır. Yapının güney ve doğusunda birer adet giriş bulunmaktadır. Güney cephesinin orta kısmı içe çekilerek cephede hareket sağlanmıştır.

Yozgat: Hisarbeyli (Yoğurtyurdu) Yaylası

Hisarbeyli (Yoğurtyurdu) Yaylası; Yozgat’ın Sarıkaya İlçesi, Hisarbeyli Köyü sınırları içerisinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçları ile ulaşım mümkündür.

Akdağ Ormanları arasında bulunan yaylanın içerisinden, Hasbek-Hisarbeyli-Akdağmadeni yolu geçmektedir. Burada iki tepe arasından büyükçe bir dere akmaktadır.

Bir yanı çamlarla, diğer yanı küçük bitki örtüleriyle kaplı tepe, Hasbek ve Hisarbeylilerin yaz aylarında çıktıkları yayla konumundadır. Soğuk su kaynakları çok fazla olup adından da anlaşılacağı üzere yoğurduyla ünlüdür.

Muhteşem görüntüsüyle gürültülü şehir ortamından kaçıp doğanın sesini dinlemek isteyenlere kucak açan Hisarbeyli (Yoğurtyurdu) Yaylası’na gitmeden önce her ihtimale karşı tüm ihtiyaçlarınızı karşılamanızı öneririz. Yöre halkı, oldukça sıcak ve samimidir. Size her türlü yardımda bulunacağından şüpheniz olmasın.

Yozgat: Tek Kemerli Köprü

Tek Kemerli Köprü; Yozgat’ın Merkez İlçesi, Bozok Üniversitesi Kampüsü sınırları içerisinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçları ile ulaşım mümkündür.

Tek Kemerli Köprü: Köprü kesme taştan tek gözlü olarak inşaa edilmiştir. Zaman içerisinde onarım geçirmiş olup; cephelerde yer yer çimento sıva görülmektedir. Yaklaşık 5 metre genişliğindeki köprünün üst hizası bir silmeyle tamamlanmakta olup; bu silmenin üzerinde kesme taştan parapet duvarı bulunmaktadır.

Yozgat merkezdeki ”Karabıyık”, Yerköy ilçesindeki ”Tuzla”, Çekerek ilçesindeki ”Çekerek” köprüleri ile Şefaatli ilçesindeki ”Koşa’, ve yine il merkezindeki Bozok Üniversitesi Kampüsü içerisinde bulunan ”Kemerli Menfez” ve ” Kemerli Armağan” köprüleri de Yozgat İl sınırları içerisinde bulunan diğer ilgi çekici köprülerdir

Yozgat: Muteber Divanlıoğlu Konağı

Muteber Divanlıoğlu Konağı; Yozgat’ın Merkez İlçesi, İstanbulluoğlu Mahallesinde Kurtuluş Sokağı ile Kuyulu Çeşme Sokağının kesiştiği noktasında yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçları ile ulaşım mümkündür.

Yapı iki kat olarak inşa edilmiştir. Bahçe içinde bir müştemilat ve gölgelik bulunmaktadır. Yapının kapı ve pencere doğramaları ahşaptan yapılmış olup üzeri ahşap oturtma çatıdır. Pencere doğramalarında metalden yapılmış parmaklıklar bulunmaktadır. Üst kattaki pencereler 1/1 zemin kattakiler ise 1/2 oranında yapılmıştır.

Zemin katta girişin sağında solunda bahçeye bakan 2 oda ile sol kısımda bulunan oda ile bağlantılı bir mutfak bulunmaktadır. Zemin kattan birinci kata ahşap taşıyıcı bir merdivenle çıkılmaktadır. Bu kata çıkıldığında solda ve sağda birer oda ve bu odaların arasında cumba ile birleştirilmiş tavanı ahşaptan süslemeli olarak yapılmış bir sofa bulunmaktadır.

Çıkış istikametine göre solda bulunan oda tavanı ahşap süslemeli olarak yapılmıştır. Odanın içerisinde ahşap kapakları olan bir yüklük ve ahşap bir şerbetlik bulunmaktadır. Sağdaki odanın tavanı ahşaptan süslemesiz olarak yapılmış olup bu oda da ahşap kapakları olan bir yüklük ve şerbetlik mevcuttur.

Yozgat: Hacı Ozan Evi

Hacı Ozan Evi; Yozgat’ın Merkez İlçesi, Nohutlu Mahallesi sınırları içerisinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçları ile ulaşım mümkündür.

Yapı bodrum, zemin ve bir kattan oluşmaktadır. Halen varisleri tarafından konut olarak kullanılan bina Yozgat’ ta Geç Osmanlı döneminin nadide örneklerindendir. Geniş bir bahçe içerisinde yer alan ve biri batı diğeri güney olmak üzere iki bahçe kapısı girişine sahip olan Hacı Ozan Evi zaman içerisinde değişikliğe uğrayan bölümlere sahip olsa da çok iyi korunmuş, ender süsleme elemanlarına sahiptir.

Batı tarafta yer alan bahçe kapısı üzerinde ki kitabede 1317 tarihi (M.1899-1900) dikkat çekmektedir. Ahşap çatkılar arası kerpiç dolgu sistemiyle inşa edilmiştir. Birinci ve ikinci kat ön cephesinin orta kısımlarında balkon kısmı bulunmaktadır. Pencereler ahşap çerçeveli yuvarlak kemerlidir. Balkon üzerinde alınlık kısmı mevcuttur.

Bodrum kata giriş kapısının söveleri kesme sarıtaştandır. Balkon demir korkulukludur. Çatı saçakları ahşap tahta döşemedir. Duvar yüzeyleri kireç sıvalıdır. Pencere alt ve üstleri tezyinatlıdır. Kapılar ahşap olup; kapı üzerlerinde yuvarlak kemerler bulunmaktadır. Çatı çadır tipinde olup; alaturka kiremit döşelidir. Evin oda tavanları tamamen ahşaptır. Ayrıca odalarda ahşap dolap ve şerbetlikler dikkat çekmektedir.

Yozgat: Şeh Necdi Mescidi

Şeh Necdi Mescidi; Yozgat’ın Sarıkaya İlçesi, Aşağı Nohutlu Mahallesi. Lise Caddesi üzerinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçları ile ulaşım mümkündür.

Yapının kitabesi yoktur. H. Cemaziyel evvel 1326 M. 20 Haziran 1908 tarihli bir vakıf sureti vardır. Banisi Konyalı Şeyh El Hac Salih Sabri Dede Efendi bin hasandır. Cami uzun süre halk kütüphanesi olarak kullanılan ve son şeyhinin (Şeyh Necdi) ismiyle anılan cami eski Mevlevi dergâhı çarşı içinde lise caddesi üzerinde yer alır.

Harim enine dikdörtgen planlı düz tavanlı kırma çatılıdır. Güneyde silindirik gövdeli bir mihrap yanında yeni ahşaptan yapılmış minber yer alır. Harime doğu duvarının ekseninden kuzeye kayan bir kapıyla girilir. Ara mekânın doğusunda iki oda yer alır.

Her iki odada kareye yakın dikdörtgen planlı ve üzeri tavanla örtülüdür. Güneydeki odanın güneye bakan duvarında camideki gibi silmeli yuvarlak kemerli üç alt penceresi vardır. Eskiden Mevlevihane olarak kullanıldığı söylenen yapı da kapatılmış bir sundurma yer alır. Zamanının günümüze ulaşan sayılı eserlerindendir.

Yozgat: Arap Dede Camii

Arap Dede Camii; Yozgat’ın Merkez İlçesi, Tekke Mahallesi, Çamlık Caddesi ile Seyfi Ağa Caddesinin kesiştiği köşede yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçları ile ulaşım mümkündür.

Caminin kitabesi yoktur. Fakat son cemaat yerinin iki pencere arasında “Maşallah sene H.1327” yazılıdır ki bu tarih (M. 1899 – 1900) muhtemelen caminin tamir tarihidir. Çünkü caminin H. 1 Zi’l – Hicce 1257 / M. 14 Ocak 1842 tarihli bir vakfiyesi vardır. Caminin etrafını (kuzey hariç) çeviren hazire de tespit edilen en eski tarihli iki mezar taşı vardır. Bunlardan “H.1262 tarihli İsmail Ağa’nın eşine” ve diğeri ise “H.174 tarihli Abdullah Efendi’nin eşine” ait olanıdır. Bu iki mezar taşı da bize caminin vakfiye tarihinden önce yapıldığının en güzel örnekleridir.

Harim kareye yakın dikdörtgen planlı düz tavanlıdır. Güneyde eksende yarım silindirik gövdeli bir mihrap, yanında (batıda) yapılmış ahşap minber yer alır. Harimin kuzeyinde önü balkon gibi kuzeye doğru çıkıntı yapan bir mahfil bulunur. Mahfile son cemaat yerinin kuzeydoğusunda, girişin yanındaki oda içerisinde bulunan merdivenle çıkılır. Batıdaki minber çok sade ve ahşaptan yapılmıştır. Doğudaki vaiz kürsüsü ise ince ahşap sütunlar üzerine oturan sade bir kuruluştur.

Harimi doğu duvarda ve batı duvarda birer, güney ve kuzey duvarda ikişer alt pencere aydınlatır. Ayrıca yalnız güney cephede alt pencerelerin üzerinde küçük birer üst pencere daha vardır. Yapının iç ve dışında süsleme yoktur. Harime güney – kuzey eksenindeki yanları profili yuvarlak kemerli bir kapı ile girilir. Harimin kuzeybatı köşesinde kare kaideli, yuvarlak gövdeli bir minare bulunur. Minareye son cemaat yerinin kuzeybatı köşesindeki kapıdan çıkılır. Caminin çift katlı, yanları harimin uzantısı duvarla, alt önü camekânla kapalı çok küçük bir son cemaat yeri vardır.

Son cemaat yeri sonradan ince bir duvarla ikiye ayrılarak doğu tarafı bir oda haline getirilmiştir. Yapı meyilli bir arazi üzerine kurulduğu için son cemaat yeri zeminden yüksekte kalmıştır. Buraya iki taraflı 5 – 10 basamaklı merdivenlerle çıkılır. Son cemaat yerinin önünde ve doğusunda küçük bir haziresi vardır. Caminin etrafı bir duvarla çevrilmiştir. Cami kırma çatılı üzeri oluklu kiremit örtülü geniş saçaklıdır. Yapı sıvalı olduğu için malzemesi hakkında bir bilgiye sahip olamıyoruz. Ama minaresi sarı kesme taştan yapılmıştır. Tavan ve taban ahşap döşemelidir. İldeki önemli tarihi mekânlarındandır.

Yozgat: Nakıpzade Camii

Nakıpzade Camii; Yozgat’ın Merkez İlçesi, Köseoğlu Mahallesi sınırları içerisinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçları ile ulaşım mümkündür.

Yapı harime giriş kapısı üzerindeki kitabesine göre tarihlendirilir. Camiinin harime giriş kapısı üzerindeki medrese kitabesi göre camii, H.1260 / M.1844 tarihinde II. Mahmut’un ikinci kadını olan Hoşyar Kadın tarfından medrese ile birlikte yaptırılmıştır. Kitabede Beyhan Sultan’ın manevi kızı, Mihrimah Sultan’ın kızı gibi görülen Hoşyar kadın, aslında Beyhan Sultan’ ın manevi annesi, Mihrimah Sultan’ın öz annesidir. Her iki kızının da kendinden önce öldüğü kitabede belirtilerek onların adına bu eseri yaptırdığı yazılıdır.

Ayrıca, kitabe ustası Ziya isimli biridir. Kitabeden başka caminin iki tane de vakfiyesi vardır. Vakfiyelerden ilki H.Zi’l –Hicce 1268 / M. 21 Eylül 1852 ‘ den önce tarihlidir. Bu vakfiyede banisi camiye 12.000 guruş para vakfında bulunarak, bu para ile camiinin bakım ve tamiri ile diğer masraflarının yapılmasını ister. İkinci vakıf ise, H.26 Cemazziye’l – Evvel 1332 / M. 22 Nisan 1914 tarihlidir.

Bu vakfiye, Yozgat Tekke Mahallesi’nde oturan Sivas Ziraat Müfettişi Ayintabi – zade Mustafa Mahzar Bey b. Hacı Ömer Lütfi Bey tarafından bir takım gayr-i menkul gelirlerinden vakfedilen yıllık 500 guruş gelirdir. Vakfın şartlarına göre gelirin her yıl 200 guruşu camiinin tamir ve bakımına, 30 guruşu ise su yollarının tamirine harcanacaktı. Harim boyuna dikdörtgen planlı düz tavanlıdır. Güneyde eksende beşgen gövdeli bir mihrap, yanında (batıda )korkulukları kafes oyma tekniği ile yapılmış orijinal ahşap minber yer alır.

Mihrap renkli rehberlerden yapılmıştır. Doğu duvarda güneydeki pencerelerden ikisinin arasında, pencere içinden geçilerek çıkılan balkonumsu bir vaiz kürsüsü vardır. Vaiz köşkünün önü ahşap parmaklıkla, yanları taş silmelerle süslenmiş yuvarlak kemerlidir. Harimin kuzeyinde önü balkon gibi güneye doğru çıkıntı yapan bir mahfil bulunur. Mahfille son cemaat yerinin kuzeydoğusundaki son cemaat yan duvarı içindeki merdivenlerle çıkılır. Harimi doğu ve batı duvarda üçer güney ve kuzey duvarda ikişer alt pencere ile onların üzerindeki üst pencereler aydınlatılır.

Harimin kuzeyinde yanları harimin uzantısı duvarla, önü camekânla kapalı, dört sütun üzerine oturan üç yuvarlak kemerle dışarı açılan çift katlı bir son cemaat yeri vardır. Harim ile son cemaat yerini mihrap eksenindeki bir kapı halka biçimli kaval silmeli şerefeli bir minare bulunur. Minareye güneybatı köşedeki kapıdan çıkılır. Harim içinde süsleme olarak minberin kafes oyma tekniği ile yapılmış korkulukları, vaiz kürsüsü köşkü ve yanındaki selvi motifli bezemeler ile kesme taştan yapılan binanın duvarlarındaki silmeleri dikkate çeker.