Yavuz Özdem kimdir? Hayatı, Eserleri

5 Ağustos 1956 yılında Elazığ’da dünyaya gelen Yavuz Özdem, Hulkiye Hanım ile öğretmen Kahraman Özdem’in oğlu, şair Oğuz Özdem’in ağabeyidir. Hıdırbaba İlkokulu ve Elazığ Atatürk Lisesi’ni bitirdi. Dicle Üniversitesi Eğitim Fakültesi Türkçe Bölümünden 1979’da mezun oldu.

Haber Merkezi / Sivas Yıldızeli Lisesi (1980), Beyoğlu Terzilik Meslek Lisesi (1981-88) ve özel eğitim kurumlarında öğretmenlik ve yöneticilik yaptı. Bir dönem Atika dergisinin yazı işleri müdürlüğünü üstlendi. Digraf Yayıncılık’ın kurucuları arasında yer aldı. İki çocuk babası olan Yavuz Özdem evli ve İstanbul’da yaşamına devam etmektedir.

PEN yazarlar Derneği, Türkiye Yazarlar Sendikası ve Edebiyatçılar Derneği üyesidir. Özdem’in ilk şiirleri 1985’te Yazko Edebiyat ve Attila İlhan’ın çıkardığı Sanat Olayı dergilerinde çıktı. Şiirlerini, dil ve şiir üzerine yazılarını; Öğretmen Dünyası, Yazko Edebiyat, Sanat Olayı, Varlık, Hürriyet Gösteri, Atika Şiir, Şiir Ülkesi, Dünya Kitap, E, Yasakmeyve, Güzel Yazılar, Edebiyat ve Eleştiri, Şiir-lik, Eşik, Şiir Oku, Islık, Şiirden, Esmer, Kitap-lık, Öteki-siz, Mor Toka, Üç Nokta dergilerinde yayımladı. Eylemlik şiiri ile 1994 yılında “Dünya Kitap Şiir Ödülü”nü kazandı.

Dil – biçim, biçem – imge gibi konuları ele aldığı yazıları ‘Rüzgâr Odası’ genel başlığı altında Hürriyet Gösteri dergisinde yayımladı. Şiirlerinde temel izlek olarak sosyal ve ekonomik koşullar altında ezilen insanları ve umutlarını, hayal kırıklıklarını ele aldı. Yavuz Özdem’in şiirleri Fransızca, İspanyolca, İtalyanca, Arapça ve İbraniceye çevrildi.

“Benim Yapamadığımı Yap”

Benim yapamadığımı yap
karşılıksız sev akıp
götüren bir trenin
gizli kalabalığını
cesaret et uzaklara
kendi dağılışlarında
yürüyenlerin kasabalarına
tam orda kal öne çıksın
kuruyan ağzımda kadınlığın
kendini ve beni şehvetle sev
yalnızlarıyız çünkü biz arzular kentinin

Benim yapamadığımı yap
satranç oyna doğuda ve kışın
sus çıksınlar içlerinde
donmuş ırmaklarla esrarlı
ön odalarından
yemin et masallarından
kendini ve beni yeminle sev
iki mümkünüz çünkü biz ısrar et

“Eylemlik”

Aklım yaz yağmurlarına takılınca
yüzüne bakıyorum
yüzündeki zamana

bir temmuz peyda oluyor
çocukluğumdan, kurumuş ot kokularından
geçmiş bir hoşluktan ve huzurdan

şaşırıyorum hangi zenaatı tutacağımı