Türkan Yeşilyurt kimdir? Hayatı, Eserleri

16.05.1967 yılında Samsun’da dünyaya gelen Türkân Yeşilyurt, ilk öğrenimini, bu şehirde, Kâzım Orbay İlkokulunda tamamladı. Liseyi Mithatpaşa Kız Lisesinde okudu. 1984’te başladığı Ankara Üniveristesi Ziraat Fakültesi Süt Teknolojisi Bölümünden 1988 yılında mezun oldu. 1993 yılında ikinci lisans öğrenimi olan Anadolu Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi İktisat Bölümünü bitirdi.

Haber Merkezi / Bir süre Ankara’da; önce Ziraat Mühendisi, sonra Serbest Muhasebeci Mali Müşavir olarak çalıştı. Abdülkadir Budak ile birlikte 2000’de, toplam on iki sayı yayımlanan, Şiir Odası adlı dergiyi çıkardı. 2001 yılında Bilkent Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Türk Edebiyatı Bölümünde lisansüstü eğitimine başladı. “Kadın Şairde Kadın: Şükûfe Nihal’in Şiirleri” adlı teziyle 2005 yılında yüksek lisansını tamamladı. Aynı yıl Ankara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Yeni Türk Edebiyatı Anabilim Dalında başladığı doktorasını “Fazıl Hüsnü Dağlarca’nın Şiirlerindeki Temalar” adlı teziyle tamamlayarak 2010 yılında “doktor” unvanını aldı. Doktora tezi, Dağlarca: “Öyle Aydınlık, Öyle Uzun, Öyle Yepyeni” adıyla 2013 yılında kitap olarak basıldı. 2007-2008 yılları arasında Ankara Üniversitesi Türk Dili Bölümünde, 2008-2010 yılları arasında da Orta Doğu Teknik Üniversitesi Türk Dili Bölümünde öğretim görevlisi olarak çalıştı.

2011’de Tunceli Üniveristesi Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü Yeni Türk Edebiyatı Anabilim Dalına yardımcı doçent olarak atandı. 2015 yılında Sinop Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesine geçti. Anabilim dalı başkanlığı görevinin yanı sıra; Yeni Türk Edebiyatı, Edebiyat ve Sinema, Karşılaştırmalı Edebiyat, Dünya Edebiyatı Metinleri, Roman Sanatı ve Şairce gibi dersler verdi. Türkiye Yazarlar Sendikası, Edebiyatçılar Derneği ve Folklor Araştırma Kurumu üyesi olan Yeşilyurt, burada hem akademik hem de şiirle ilgili çalışmalarını sürdürmektedir.

Türkân Yeşilyurt; kaleme aldığı şiirlerle şair, Türk edebiyatı üzerine yaptığı ilmî inceleme ve araştırma yazılarıyla da akademisyen kimliğine sahip bir şahsiyettir. “En Güzel Aşk Şiirlerini Yazmak İstiyorum” başlıklı ilk şiiri 1990’da Karşı dergisinde yayımlanmıştır. Bu tarihten sonra kaleme aldığı şiir ve yazıları; Şiir Odası, Edebiyat ve Eleştiri, Varlık, Yasakmeyve, Folklor-Edebiyat, Cumhuriyet Kitap ve Hayâl gibi süreli yayınlarda belli aralıklarla yayımlanmıştır. Şiirlerinde; özlem, geçmiş zaman, bireyin yalnızlığı, taşra ve kent yaşamı gibi izlekleri lirik üslûbuyla dizelere işlemiştir. Alpay onun 1993’te yayımlanan ilk şiir kitabı Yoksun için: “Nefis bir çiftanlamlılık, iyi bir şiirsel başlangıç” derken, 2005’te çıkan Dün Kendimin Önünden Geçtim için “Günümüzün yaygın bir duygusu olarak özne sorgulamaları içeren (”içimde ağlayan kim’ vb.), dizisel yinelemeli, bazen uyakçı ve nakaratçı, 5N1K’lı lirikler vardı o kitapta. Bu gelenek çağrışımlı biçimin içinde yer yer, ‘es’lerle parçalara ayrılmanın da etkisiyle metropol duygusu, hatta poplaşma eğilimi oluşuyordu.” demektedir.

Küçük Bir Ah (2014) ile şairin kendi sesini bulduğu görülmektedir. Yine Alpay şair ve eserini “Şiirin ve lirizmin zincirlerini kırmaya yönelirken, bir yandan da esaslı bir zincir imal ediyor şair: Dizeden dizeye, bölümden bölüme, şiirden şiire halkalanarak çok az istisnayla bütün kitabı kat eden bir söz zinciri kuruyor. Söz konusu olan, eskilerin ‘iade’ dediği söz sanatıdır. Divan şiirinde beyitte olup biten iade sanatı burada bütün kitabı biçimlendiriyor. Metin lastik gibi esnemek, bildiği gibi uzayarak biçim değiştirmek istiyor, ama öncesine bağlı kalmak da istiyor bir ucundan ve bir sözcükle bağlanıyor.” şeklinde değerlendirmektedir.

Yeşilyurt bir yandan şiir kaleme alırken diğer yandan; Nâzım Hikmet ve Yergi “Ayağa Kalkın Efendiler” (2014), Hilmi Yavuz’un Şiirlerinde Geleneğin Yeniden Üretimi: “Güldeki Gömü Neyse” (2014), Halk Şiirinde Osmanlı Toprak Düzeninin İzleri (1994) gibi eserleriyle de Türk şiirindeki şahsiyetler ve halk şiiri üzerine incelemeler yaparak şiir tarihimize katkıda bulunmuştur. Taşra Do adlı son şiir kitabı 2016’da yayımlanmıştır. Eski yazıdan yeni yazıya aktardığı ve tahlil ettiği Ahmet Rasim’in Hanım adlı çalışması 2017’de basılmıştır. 2018 yılında ise on altı romanı incelediği Romandan Bakan Düşkün Kadınlar’ı çıkmıştır. (Kaynak: teis.yesevi.edu.tr)