TSK’dan Kuzey Irak’a ‘Pençe Kilit’ Operasyonu: Tüm Detaylar

Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK), “Pençe 1”, “Pençe 2” ve “Pençe Kartal” operasyonlarının devamı olarak, Irak’ın kuzeyine yönelik “Pençe Kilit” operasyonu başlattı. Pazar günü başlayan operasyon kapsamında Metina, Zap ve Avaşin-Basyan bölgelerindeki hedeflerin, hava kuvvetleri tarafından bombalandığı bildirildi.

Hedeflerin daha sonra Hakkari’nin Derecik ilçesinde konuşlu 34’üncü Hudut Tugay Komutanlığı’ndan Fırtına obüsleri ve çoklu namlulu roketatar ÇRNA ile ateş altına alındığı savunuldu. Top ve uçak seslerinin Derecik ile Çukurca’dan da duyulduğu haber verildi.

Akar: Belirlenen hedefler ele geçirildi

Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, operasyonun ilk gününü kuvvet komutanları ile birlikte Hava Kuvvetleri Komutanlığındaki karargahtan takip ederken, operasyonun planlandığı şekilde yürütüldüğünü ve birinci safhada belirlenen hedeflerin ele geçirildiğini söyledi.

MSB: Meşru müdafaa hakkı doğrultusunda

Milli Savunma Bakanlığı’ndan (MSB) yapılan açıklamada da “terör örgütünün geniş çaplı saldırı hazırlığı içinde olduğu, PKK/KCK’nın Irak’ın kuzeyinde bazı bölgelerde varlığını halen sürdürmeye devam ettiği” ifade edilerek, operasyonun “terör saldırılarını bertaraf etmek amacıyla Birleşmiş Milletler Anlaşması’nın 51’inci maddesinden doğan meşru müdafaa hakkı doğrultusunda” yapıldığı da kaydedildi.

Pençe operasyonları Mayıs 2019’da başlamıştı

Türkiye, Kuzey Irak’a yönelik son dönem operasyonları 2018 yılında “Dicle Kalkanı (Kararlılık) Harekâtı” ile başlatmış daha sonra bu operasyonlar, ilki 2019 yılının Mayıs ayında başlatılan Pençe operasyonlarıyla devam etmişti. TSK unsurları, verilen bilgiye göre, PKK/KCK tarafından kullanılan mağara ve sığınakları imha ettikten sonra, askeri üsler kuruyor ve bölgede konuşlanıyor. Bu şekilde PKK/KCK’nın yeniden o bölgeye yerleşmesinin önüne geçilmesi hedeflenirken, keşif-gözetleme faaliyetlerinin de bu üsler üzerinden yapıldığı kaydediliyor.

Milli Savunma Bakanlığı, “Pençe Kilit” operasyonu öncesinde internet sitesi üzerinden bugüne kadar Pençe operasyonlarına ilişkin son gelişmeleri de şöyle duyurdu: “831 terörist etkisiz hale getirildi. Bin 281 adet çeşitli silah ele geçirildi. Bin 407 mağara kullanılamaz hale getirildi. Bin 812 adet el yapımı patlayıcı (EYP) imha edildi”.

Barzani’nin ziyaretinden iki gün sonra

Savunma Bakanlığı, PKK’nın operasyon hazırlığı içinde olduğu ve “Kilit Pençe” ile buna darbe vurulduğunu kaydetse de medyada operasyon yapılacağına dair çok sayıda haber yer aldığı görülmüştü.

İlaveten operasyonun, Irak Kürt Bölgesel Yönetimi lideri Mesrur Barzani’nin Türkiye’yi ziyaret etmesi ve Cumhurbaşkanı Erdoğan ile görüşmesinin hemen akabinde düzenlendiği dikkat çekti. Bu da Barzani’nin operasyondan haberdar edildiği yorumları yapılmasına neden oluyor. Barzani, üç gün önce Erdoğan ile yaptığı görüşmenin ardından, iki ülke arasında güvenlik ve istikrar alanlarındaki işbirliğinin genişletilmesinden memnuniyet duyduğunu söylemişti.

Mezopotamya Haber Ajansı, ay başında Türkiye’nin Irak sınır hattına askeri yığınak yaptığını; Zap, Metîna ve Avaşin bölgelerine yönelik operasyon başlatılacağını bildirmişti.

Haberde, “Kürdistan Demokrat Partisi’nin (KDP) ortaklığında yapılacağı belirtilen operasyon için günlerdir karayolu ile Hakkari’nin Çukurca ilçesinin köylerine sevk edilen asker ve zırhlı araçlar, sınırın hattında konuşlandırıldı” ifadeleri yer almıştı.

Kuzey Irak’ta yoğun çatışmalar

PKK’yla çatışmalar son yıllarda Kuzey Irak’a kayıyor. Dünya çapında silahlı çatışma verilerini tutan açık kaynak kodlu ACLED’e göre 2020’de PKK’ya yönelik operasyonların sadece yüzde 23’ü Türkiye sınırları içerisinde düzenlendi.

Yine ACLED’e göre, Irak’ta TSK ve PKK arasındaki çatışmalar 2021’de son 5 yıldaki en yüksek seviyeye ulaştı. 2021’de Türkiye ve Kuzey Irak’ta ayda ortalama 209 silahlı çatışma çıktı.

Uluslararası Kriz Grubu’na göre ise Türkiye’nin Bayraktar TB2 insansız hava araçlarını 2017’den itibaren Kuzey Irak’ta kullanmaya başlaması büyük bir kırılım yarattı. 2019’a gelindiğinde Türkiye’nin bölgedeki operasyonlarının yüzde 78’ini hava harekatları oluşturdu. Türkiye’nin “Kuzey Irak’taki varlığını güçlendirmesiyle” hava harekatlarının oranı azalırken, silahlı çatışmalar ve bombardımanlar arttı. Yine de hava harekatları 2021’de yüzde 58’lik oranla tüm operasyonlar arasında çoğunluğu oluşturmaya devam etti.

Irak ve Suriye’ye asker gönderilmesine izin veren Cumhurbaşkanlığı Tezkeresi’nin süresi Ekim 2021’de 2 yıl uzatılmıştı.

(Kaynak: DW Türkçe, BBC Türkçe)

Libya’da Görevli 56 Asker TSK’dan İhraç Edildi

Türk Silahlı Kuvvetleri’ne (TSK) bağlı Libya Görev Grubu Komutanlığı’nda görevlendirilen 56 uzman çavuş, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı’na (CİMER) toplu şikâyet dilekçesi verdi. Komutanlarının kendilerine psikolojik ve fiziksel mobbing yaptığını ileri süren askerler, Libyalı askerlerin çöplerini dahi kendilerinin topladığını iddia etti. Bunun üzerine haklarında disiplin soruşturması başlatılan askerlerin görevlerine son verildi. Türkiye’ye dönen askerler, daha sonra TSK’dan atıldı. Ayrıca haklarında adli soruşturma da başlatıldı.

DW Türkçe’den Alican Uludağ’ın haberine göre, CİMER’e yapılan şikâyet dilekçelerinde askerler yaşadıklarını anlattı. İddiaya göre, Yarbay rütbesindeki bir komutan, içtima sırasında askerlere, “Siz aldığınız parayı hak etmiyorsunuz, bu TSK ne generaller yedi, siz hiçbir şeysiniz. Beni istediğiniz yere şikâyet edebilirsiniz, 9 sene Hukuk Şube’de çalıştım. Sizi meslekten atmam 5 dakika. Dışarıda sizin yerinizde olmak isteyen binlerce kişi var” diyerek meslekten atmakla tehdit etti. Üsteğmen rütbesindeki bölük komutanı ise, “Size burayı dar etmezsem bu rütbeyi sökerim, size burada kan kusturacağım, sizi sahilde carettalar gibi süründüreceğim” dedi.

“Bu durum temsil ettiğimiz TSK’yı ayaklar altına almaktır”

Hastayken bile kendilerine spor yaptırıldığını belirten uzman çavuşlar, komutanlarının kendilerine Libyalı askerlerin çöplerini toplattığını da öne sürdü. Şikâyet dilekçesinde, Libyalı askerlerin kendilerine bu sırada küçümseyici ve alaycı gözlerle baktığını belirten askerler, “Bu durum temsil ettiğimiz Türkiye Cumhuriyeti Devletini ve Türk Silahlı Kuvvetleri’ni ayaklar altına almaktır” dedi. Yaşadıkları nedeniyle meslekten soğuduklarını ifade eden askerler, “Severek başladığım ve devam ettiğim, ölürsek şehit, kalırsak gazi anlayışıyla hiçbir zaman yılmayıp görevimin gerektirdiği şekilde mesleğimi sürdürmüş bulunmaktayım. Burada gördüğüm fiziksel ve psikolojik baskılar beni mesleğimden soğutmaktadır” görüşünü kaydetti.

Askerlerin şikâyet dilekçeleri, Kara Kuvvetleri Komutanlığı’na iletildi. Komutanları hakkında soruşturma açılmasını bekleyen askerler, tersi bir durumla karşılaştı. Askerlerin Libya’da görevlendirilmeleri emri sonlandırıldı, 56 uzman çavuş Türkiye’ye gönderildi. Haklarında idari soruşturma başlatılan askerlerin tümünün sözleşmeleri 9 Aralık’ta feshedildi.

İdari tahkikat raporunda, askerler “koordineli ve işbirliği içerisinde aynı metni kullanarak, CİMER’e şikayette bulunmak, amirlerini sindirmeye yönelik tutum ve davranışlar sergilemek, birlik içinde disiplini bozmak ve askeri atmosferin oluşmasını engellemekle” suçlandılar. Raporda, askerlerin kusurlu oldukları belirtilerek, tazminatlarının da ödenmeyeceği vurgulandı.

Adli soruşturma da başlatıldı

Öte yandan askerler hakkında Milli Savunma Bakanlığı’nın izni üzerine Askeri Ceza Kanunu’na muhalefet etmekten adli soruşturma da açıldı. Birlikte şikâyette bulunmakla suçlanan askerler üç yıla kadar hapis istemiyle soruşturulacak.

37 askerin davasını üstlenen Avukat Murat Altay, sözleşmelerin feshedilmesi kararına karşı dava açtıklarını ifade etti. Mahkemeden adil bir karar beklediklerini belirten Altay, “Bu hukuksuzluğa son vermek maksadıyla arkadaşlarımıza verilmiş olan soruşturma izinlerine bölge idare mahkemesinde itiraz ettik. 37 arkadaşımızın sözleşmesi fesih davaları da geçen hafta tamamlandı. Uzman çavuş arkadaşlarımız için Edirne ve Hatay İdare Mahkemelerinde davalar açtık. Umarım en kısa sürede bu hukuksuzluk son bularak, adalet tecelli eder” dedi.

Askeri ceza hukuku doktoru olan Avukat Mehmet Erkan Akkuş, sözleşmelerin feshedilmesi kararıyla “Komutan her zaman haklıdır” mesajı verilmek istendiğini söyledi. Akkuş, şunları kaydetti:

“Burada sorun, 56 tane uzman çavuş arkadaşımızın aynı anda CİMER’e başvuru yapması değil. Burada sorun 56 tane uzman çavuş arkadaşımızın CİMER’e başvuru yapmak zorunda bırakılmasıdır. Amirler ve üstler hakkında usulüne uygun soruşturulmuş olsa, usulüne uygun işleme konulmuş olsa, hukuk devleti prensibi gereği adil yargılanmış olsalardı, bu çocuklar da CİMER’e başvuru yapmak zorunda bırakılmayacaktı. Mesleki kaderi bir amirin imzasına bırakılan uzman çavuş arkadaşlarımızın yeri geldiğinde ölüme gönderiliyor olmasındaki vicdanı adaletsizliği de kamuoyunun vicdanına bırakıyorum.”

MSB Duyurdu: Afganistan’dan Tahliye Başladı

Milli Savunma Bakanlığı (MSB), “Afganistan’daki Hamid Karzai Havaalanı’nda görev yapan TSK unsurlarının tahliyesine başlanmıştır. TSK kendine tevdi edilen bu görevi de başarıyla yerine getirmenin gururuyla vatan toprağımıza geri dönmektedir.” açıklamasında bulundu.

Haber Merkezi / MSB çeşitli temaslar, mevcut durum ve şartlar değerlendirilerek Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) unsurlarının Afganistan’dan tahliyesine başlandığını bildirdi.

MSB’den yapılan açıklamada, TSK’nın 2002’den bu yana BM, NATO ve ikili anlaşmalar kapsamında tarihi ve kültürel bağları olan Afgan halkının barış, huzur ve istikrarına katkı sağlamak için Afganistan’da görev yaptığı anımsatıldı.

Açıklamada, şunlar kaydedildi:

  •  Türk Silahlı Kuvvetleri 2002 yılından bu yana BM, NATO ve ikili anlaşmalar kapsamında tarihi ve kültürel bağlarımız olan Afgan halkının barış, huzur ve istikrarına katkı sağlamak için Afganistan’da görev yapmaktadır.
  • ABD ve NATO’nun Afganistan’dan ayrılacaklarını açıklamalarının ardından Türkiye her zaman ifade ettiği “Afgan halkı istediği sürece Türkiye yanlarında olmaya devam edecektir” sözünden hareketle belirli şartlar oluşması durumunda 6 yıldır yaptığı gibi Uluslararası Hamid Karzai Uluslararası Havaalanının güvenli ve uluslararası standartlarda işletilmesi sorumluluğunu sürdürebileceği yönündeki niyetini ortaya koymuştur.
  • Bu kapsamda; Hamid Karzai Havaalanı’nda yaşanan karmaşaya diğer ülke askerleri ile birlikte müdahale edilmiş, havaalanında güvenlik sağlanarak faaliyetlerin yürütülmesi sağlanmıştır. Bu süreçte askerî uçaklarımızla 1129 sivil vatandaşın tahliyesi yapılmıştır.
  • Çeşitli temaslar, mevcut durum ve şartlar değerlendirilerek TSK unsurlarının tahliyesine başlanmıştır.
  • Türk Silahlı Kuvvetleri kendine tevdi edilen bu görevi de başarıyla yerine getirmenin gururuyla vatan toprağımıza geri dönmektedir.