Tevfik Taş kimdir? Hayatı, Eserleri

1 Mayıs 1962 yılında Erzincan’ın Çayırlı İlçesine bağlı Ördekhacı Köyü’nde dünyaya gelen Tevfik Taş, ilkokulu köyünde tamamladı. Ailesiyle birlikte İstanbul’a taşındı. Ortaokul yıllarında siyasi mücadele ile tanıştı.

Haber Merkezi / 1980 sonrası İstanbul Üniversitesi Sosyoloji Bölümü öğrencisiyken “hileli” olduğu gerekçesiyle ilkokul diploması hariç, eğitim sürecine ilişkin bilgi, belge ve kayıtları iptal edildi. Halkın kurtuluşu ve Özgürlük gazetelerinde gönüllü muhabirlik yaptı.

Sonraları Gökyüzü, Yeni Ülke, 2000’e Doğru, Evrensel Kültür, Gerçek, Kaldıraç, Atlas dergilerinde ve Evrensel gazetesinde gazeteci, yazar ve yönetici olarak çalıştı. Halen İstanbul’da yaşıyor ve Türkiye Yazarlar Sendikası’nın (TYS) Genel Sekreterlik görevini yürütüyor.

Eserleri; 

Şiir; Eskatalogya, Kaptanı Seyredenin Defteri, Günün Kapıları, Irak Yakın Acı

Deneme; Bakmak-Görmek, Görünüş ve Gerçek

Ödülleri; 1992 Truva Folklor Araştırmaları Şiir Ödülü, 2002 Behçet Aysan Şiir Ödülü / Günün Kapıları ile, 2004 Homeroz Şiir Ödülü – Jüri Özel Ödülü

“Med Cezir Çölünde Yazma”

Manş denizi, Mont St Michel kıyılarından çekilmiş
Düşünsene, seher ermeden gidiyormuş

Bilen yok akşama gelir mi gelmez mi

Kadın diyor ki
Yaz…
Çırılçıplak bekliyoruz

Bazen gelmiyor deniz

Ama gelmesi de gelme ha
Ufuklar karman çorman
Yeryüzü yarılıp dikiliyor yeniden

Normandiya kıyılarında Verlaine’in bir dizesi
Dönüyor göğün kayalıklarında

“Tekdüze bir bitkinlikle kalbimi yaralıyorlar”1
Radyo dalgaları, Fransız direnişçilerine parolayı veriyor

Yıl iki bin iki. Tedirgin bir bitkinlikle dinliyoruz haberleri
“Yine, Avrupa’dan yükseliyor faşizm”

Kışın tavan arasında bulutlar celallenmiş
Deniz olacaklar sanki

Biz, eski yazılardaki gelgitini düşünüyoruz tarihin
Elimizde bembeyaz köy ekmeği, ucuz şarap

Kadın diyor ki: Kiminde çok gecikiyor bizimki
Aklımız sıkılıyor. – Özlüyoruz o menevişli haziranı

Evrenin bilmem hangi feleğinde
Buluttan davullar vuruluyor

Üstümüzde fırlanıyor bir Kelt ezgisi
Yalın ayak tığı teber

“Yazgı Takvimi”

Şr. Dr. Behçet Aysan’ın güzel yüzüne, anısına. Sivas Madımak Oteli’nde yitirdiklerimize
Defterini açıyor Giritli bir şafak
Süt mavisi ışıkta

—Orada duruyorsun

Tek söz için çalmış da onca dilin kapısın
Çaresiz el istemiş pirinden
Yaz vurgunu, karayağız bir ozan

Öyle terlemiş yüzün
Öyle…
İnce dolaşık

Duruşumuzu okşuyor yüklü zambağın
Kayadan tanrıların üstünde

—Oradasın

Dallar düşünüyorsun denizin bağlarına
Kiraz zamanı
Sakız ağaçları duruyor yanında

Sözcükler elbet
Katmerli göç yolları
Sesler ve Küller
Ada gülleri, gemici menekşeleri
Ve babikolar

Temmuz ki andaçtır Sümer’den bize

—Aysın; o zamandan büyüyorsun

Göksel bir kız büyütüyor ellerin
Bir dize
Mülhit ve ölçüye gelmez
Narin düş, kızıl inci
Devrimci